İngiliz İngilizcesinde CAN ve CAN'T Nasıl Telaffuz Edilir (4 YOL!): İngilizce çalışma notları
Pronunciation with Emma
Video özeti: Bu Britanya İngilizcesi telaffuz dersi; ünlü uzunluğu, vurgu, ses indirgemesi ve gırtlaksı patlamanın bağlı konuşmada can ile can't ayrımını nasıl sağladığını açıklıyor, ardından dört soruluk bir dinleme testiyle kavrayışı ölçüyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. instead of saying /kɑːnt/, they say /kɑːnʔ/. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Beklenen bir telaffuz ile konuşurların gerçekte kullandığı biçimi karşılaştırmak için “A demek yerine B derler” yapısını kullanmayı öğrenin. Ayrıca bazı Britanyalı konuşurların can't içindeki T’yi tamamen atmadığını, ağızda bırakılan T sesi yerine gırtlaksı patlama kullandığını fark edebilirsiniz. 2. the strong form, / the weak form, /kən/. — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: Vurgulu ve zayıf biçimleri adlandıran telaffuz terimlerini anlayın; vurgulu /kæn/ ile cümle içinde genellikle kısa ve hızlı söylenen /kən/ arasındaki farkı ayırt edin. Vurgu ve ünlü niteliğinden yararlanarak olumlu can ile çoğunlukla daha belirgin olan olumsuz can't biçimini yorumlayabilirsiniz. 3. there is absolutely no shame in asking. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Bu güven verici sözü, tereddüt nedeniyle duyulan mahcubiyeti gidermenin ve ses yeterince açık olmadığında can mi yoksa can't mi söylendiğini sormanın son derece normal olduğunu kendinize ya da karşınızdakine hatırlatmanın bir yolu olarak tanıyın.
Bu derste
Hello and welcome back to pronunciation with Emma Kalıp ifadeler
0:00Merhaba ve Emma ile telaffuz dersine tekrar hoş geldiniz,
welcome back to + düzenli bir dizi veya etkinlik
Welcome back to ... aynı programa, derse, kanala veya düzenli etkinliğe yeniden katılan kişileri karşılamak için kullanılır. Bu cümlede Emma, daha önce kanalını izleyenler için yeni bir telaffuz dersine başlıyor. Back yeniden katılımı belirtir; mutlaka fiziksel olarak bir yere geri dönmek anlamına gelmez. To’dan sonra izleyicinin geri döndüğü dizinin, etkinliğin veya yerin adı ya da türü gelir.
Alıştırma
Haftalık bir podcast’e geri dönen dinleyicilere yönelik standart karşılamayı tamamlayın: ____ our weekly science podcast.
Cevabı göster
Welcome back to
or welcome if you're brand new to my channel. Kalıp ifadeler
0:02veya kanalıma tamamen yeniyseniz hoş geldiniz.
you're brand new to my ...: tamamen yeni olmak
You're brand new to my channel ifadesinde brand new to, bir şeyi hiç tanımamak veya onu daha yeni tanımaya başlamak demektir. Yeni olan kanal değil, kanalı henüz tanımayan izleyicidir. Bir kişinin neredeyse hiç önceki deneyimi olmadığını belirtmek için be brand new to + yer, grup, etkinlik, araç veya alan yapısını kullanın. Brand, new sözcüğünün anlamını güçlendirir.
Alıştırma
I'm brand new to this app ne anlama gelir?
- Uygulamayı kullanmaya daha yeni başladım.
- Uygulama daha yeni oluşturuldu.
- Uygulamayı daha yenisiyle değiştirdim.
Cevabı göster
Uygulamayı kullanmaya daha yeni başladım.
In today's ... lesson: bu dersin konusunu belirtmek
In today's English pronunciation lesson ifadesi dersin başında kullanılan bir çerçevedir. Konuşmacı ne öğrenileceğini söylemeden önce dinleyicilere dersin konusunu bildirir. Tekrar kullanılabilecek kalıp In today's + topic + lesson şeklindedir. Burada today's çoğu zaman “bu ders” veya “bu bölüm” anlamına gelir; gerçek takvim tarihini özellikle vurgulamak zorunda değildir.
Alıştırma
Mevcut dersi belirten açılışı today's ile tamamlayın: In ____ music lesson, we'll learn a new rhythm.
Cevabı göster
today's
you're going to learn how to pronounce can and can't in English. Kalıp ifadeler
0:07İngilizcede can ve can't kelimelerinin nasıl telaffuz edileceğini öğreneceksiniz.
you're going to learn how to pronounce: öğrenilecek telaffuz becerisini duyurmak
you're going to learn how to pronounce ... ifadesi dinleyicilere sırada hangi beceriyi öğreneceklerini söyler. Buradaki be going to, öğrenmenin planlandığını veya yakında gerçekleşeceğini belirtir; hareket anlamı taşımaz. Kalıp be going to + learn how to + fiilin yalın hâli şeklindedir. pronounce sözcüğünden sonra öğrencilerin söyleyeceği sözcük ya da ifade gelir.
Alıştırma
Öğreticinin hedefini learn how to pronounce ile tamamlayın: You're going to ____ these new names.
Cevabı göster
learn how to pronounce
You will learn how to pronounce the difference between can and can't in sentences, Kalıp ifadeler
0:11Cümle içinde can ve can't arasındaki farkın nasıl telaffuz edileceğini
the difference between A and B: A ile B arasındaki farkı belirtme
the difference between A and B kalıbı, iki şeyin hangi yönden aynı olmadığını belirtir. Bu cümlede A can, B ise can't sözcüğüdür. between sözcüğünden sonra karşılaştırılan iki şeyi de söyle ve bunları and ile bağla: the difference between A and B. Bu kalıp sözcükleri, sesleri, seçenekleri, yöntemleri ve başka ikilileri karşılaştırmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Hedef karşılaştırma kalıbını tamamla: The chart shows ____ summer ____ winter.
Cevabı göster
the difference between · and
as well as the two ways how you can pronounce can. Kalıp ifadeler
0:16ve aynı zamanda can kelimesini telaffuz edebileceğiniz iki yolu öğreneceksiniz.
as well as: başka bir öge eklemek
As well as, daha önce söylenen bir şeye başka bir öge ekler. Burada can ve can't hakkındaki önceki konudan sonra can sözcüğünün iki telaffuz biçimini ek bir ders konusu olarak tanıtır. Anlamı and also ifadesine yakındır; ancak as well as sonrasındaki öge çoğu zaman yeni bir ana nokta değil, ek bilgi gibi duyulur.
Alıştırma
“and also” anlamındaki üç sözcüklü hedef ifadeyle cümleyi tamamla: The club teaches drawing ____ painting.
Cevabı göster
as well as
If you're interested in improving your English pronunciation, Ton ve niyet
0:19Eğer İngilizce telaffuzunuzu geliştirmekle ilgileniyorsanız,
then why not download my free English pronunciation pack?
0:22neden ücretsiz İngilizce telaffuz paketimi indirmiyorsunuz?
If you're interested in..., then why not...?: nazik bir öneri
if yan cümlesi, öneriyi ilgili hâle getiren bir ilgi alanını belirtir. Ana cümledeki then why not + fiilin yalın hâli, isteğe bağlı bir fikir sunar; then iki bölümü açıkça bağlar ve kullanılmayabilir. Burada why not download...? ifadesi “indirmenizi öneriyorum” anlamına gelir; “neden indirmediğinizi açıklayın” anlamına gelmez. interested in ifadesinden sonra isim veya -ing biçimi, why not ifadesinden sonra ise to olmadan fiilin yalın hâli gelir.
Alıştırma
Hangi cümle bu kalıbı nazik ve isteğe bağlı bir öneri sunmak için kullanıyor?
- Why aren't you interested in photography?
- If you're interested in photography, then why not join our club?
- If you're interested in photography, you are required to join our club.
Cevabı göster
If you're interested in photography, then why not join our club?
The pack includes everything you need to get started with English pronunciation. Kalıp ifadeler
0:26Paket, İngilizce telaffuza başlamanız için ihtiyacınız olan her şeyi içeriyor.
everything you need to get started with...: başlangıç için gerekenler
Everything you need, ardından belirtilen amaç için gerekli olan tüm önemli şeyler veya bilgiler anlamına gelir. Cümle yapısında you need, everything sözcüğünü açıklar. Tam biçim everything that you need olabilir, ancak that çoğu zaman kullanılmaz. Get started with + isim veya -ing biçimi, bir şeyi öğrenmeye, kullanmaya ya da yapmaya başlamak demektir. Burada paket, telaffuz çalışmaya başlamak için gereken temel içeriği sağlar; fiziksel olarak yola çıkmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle bir rehberin kodlamaya başlamak için gereken tüm temel bilgileri sağladığını doğal biçimde ifade ediyor?
- This guide explains why you should stop coding.
- This guide gives you one advanced coding tip.
- This guide gives you everything you need to get started with coding.
Cevabı göster
This guide gives you everything you need to get started with coding.
You will also learn how to find your current pronunciation mistakes Kalıp ifadeler
0:31Ayrıca mevcut telaffuz hatalarınızı nasıl bulacağınızı
find ... mistakes and correct them: hataları bulup düzeltmek
find your current pronunciation mistakes and correct them iki adımı anlatır: önce şu anda hâlâ yaptığın telaffuz hatalarını belirlersin, sonra aynı hataları düzeltirsin. Burada find, “fark etmek veya belirlemek” demektir; “kaybolmuş bir şeyi yeniden bulmak” değildir. Current, hataların öğrenmenin bu aşamasında hâlâ var olduğunu belirtir. Them, çoğul mistakes sözcüğüne gönderme yapar. Bir yazıyı ya da başka bir çalışmayı kontrol ederken find mistakes or errors and correct them kalıbını yeniden kullanabilirsin.
Alıştırma
Önce hataları belirlemeyi, sonra aynı hataları düzeltmeyi doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- Review the report to find any mistakes and count them.
- Review the report to find any mistakes and correct them.
- Review the report to find any mistakes and explain them.
Cevabı göster
Review the report to find any mistakes and correct them.
To download your free English pronunciation pack,
0:36Ücretsiz İngilizce telaffuz paketinizi indirmek için,
just click the link down below in the description. Kültür
0:38aşağıdaki açıklama kısmındaki bağlantıya tıklamanız yeterli.
the link down below in the description: aşağıdaki açıklama bölümünde bulunan bağlantı
Bir video platformunda the link down below in the description, genellikle videonun altında veya yakınında görünen açıklama bölümündeki tıklanabilir bağlantı anlamına gelir. Burada description, yalnızca bir nesnenin betimlemesi değil, sayfadaki bir bölümün adıdır. Down below, ekran veya sayfa üzerindeki bir konumu gösterir. Düzen farklı cihazlarda değişebileceğinden temel mesaj, bağlantıyı videonun açıklama bölümünde aramaktır.
Alıştırma
Bir videoda “the link down below in the description” izleyiciye nereye bakmasını söyler?
- Videonun açıklama bölümünde
- Videoda gösterilen altyazılarda
- Basılı bir kitabın içindeki açıklamada
Cevabı göster
Videonun açıklama bölümünde
By the way: ara bilgi eklemek
By the way, kısa bir ara bilgi verileceğini gösteren bir söylem belirtecidir: konuşan kişi ana noktayı doğrudan sürdürmek yerine bir hatırlatma veya ek bilgi verir. Genellikle eklenen bilgiden önce gelir. Burada dinleyiciyi videonun sonuyla ilgili bir hatırlatmaya hazırlar. Bu ifade tek bir bütün olarak çalışır; way burada “yol” veya “güzergâh” anlamına gelmez.
Alıştırma
“By the way, the library closes at five” cümlesinde By the way neyi gösterir?
- Konuşan kişi konuşmayı bitirip konuyu reddediyor.
- Konuşan kişi kütüphaneye giden yolu tarif ediyor.
- Konuşan kişi kısa bir ek bilgi veriyor.
Cevabı göster
Konuşan kişi kısa bir ek bilgi veriyor.
make sure you stay until the end of the video Ton ve niyet
0:42videonun sonuna kadar kaldığınızdan emin olun
make sure you stay until the end: sona kadar kalmayı önemle hatırlatmak
Make sure you stay until the end, dinleyiciye sona kadar kalmanın veya izlemeyi sürdürmenin önemli olduğunu söyler. Make sure + özne + fiil, bir şeyin gerçekten gerçekleşmesi için kontrol etmek veya harekete geçmek anlamına gelir; burada kelimesi kelimesine “kesinlik yaratmak” değil, güçlü bir hatırlatma işlevi görür. Stay, orada bulunmayı ya da izlemeyi sürdürmek; until the end ise eylemin hangi noktaya kadar devam edeceğini belirtmek anlamına gelir. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı make sure + yan cümledir; make sure you stay bunun bir örneğidir.
Alıştırma
Önemli hatırlatmayı dersteki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____ you lock the door before you leave.
Cevabı göster
Make sure
because there'll be a little quiz for you to test your listening skills. Dilbilgisi
0:44çünkü dinleme becerilerinizi test etmeniz için küçük bir sınav olacak.
there'll be ... for you to ...: gelecekteki bir etkinliği duyurma
Buradaki there'll be, there will be ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Daha sonra olacak bir şeyi tanıtır: küçük bir sınav. there will be + şey veya etkinlik + for + kişi + to + fiilin yalın hâli yapısı, planlanan bir etkinliği duyurup eylemi kimin yapacağını ve amacını gösterebilir. Bu cümlede for you to test your listening, sınavın dinleme becerinizi deneme fırsatı verdiğini belirtir; sınavın size ait olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
there will be ifadesinin kısaltılmış biçimini kullanın ve eylem fiilinden önce to ekleyin: ____ a short puzzle for you ____ solve.
Cevabı göster
There'll be · to
with the lesson on how to pronounce can and can't in English.
0:49İngilizcede can ve can't kelimelerinin nasıl telaffuz edileceğiyle ilgili derse.
Now, let's get started: ana içeriğe geçiş ifadesi
Now, let's get started, giriş veya hazırlık bölümünün bittiğini ve dersin ana bölümünün başladığını gösterir. Now aşama değişikliğini belirtirken let's, konuşmacıyı ve dinleyicileri birlikte ilerlemeye davet eder. Get started, “başlamak” anlamına gelir; “çalıştırılmak” anlamına gelmez. With + isim öbeği, başlayan etkinliği veya konuyu belirtir; get started with the lesson buna bir örnektir.
Alıştırma
Bir sunucu “Now, let's get started with today's topic.” diyor. Sunucu ne yapıyor?
- Girişten ana içeriğe geçmek
- Ara vermek için dersi duraklatmak
- Daha önce tamamlanmış içeriği özetlemek
Cevabı göster
Girişten ana içeriğe geçmek
as this only has one way to pronounce it. Anlatım akışı
0:55çünkü bunu telaffuz etmenin sadece bir yolu vardır.
as this only has one way to pronounce it: neden belirtmek
Bu cümlede as, can't kelimesiyle başlama nedenini belirtir. Yan cümle, bu kelimenin yalnızca bir telaffuz biçimi olduğunu söyler; böylece konuşmacının dersi neden bu sırayla düzenlediğini açıklar. Burada as bilgiyi, önce kararı sonra nedeni vererek düzenler. Açıklamalarda bu kullanım bir eylemi veya iddiayı arkasındaki nedene bağlar; when, yani “-dığında” anlamında değildir.
Alıştırma
Örnekte as ne anlama geliyor?
- although
- when
- because
Cevabı göster
because
Now, what may be confusing is some native speakers, Anlatım akışı
1:09Şimdi, kafa karıştırıcı olabilecek şey, bazı anadili İngilizce olan kişilerin,
Now, what may be confusing: olası bir güçlüğü önceden bildirmek
Bu cümlede Now yeni bir noktaya geçişi belirtir. What may be confusing, kafa karıştırabilecek şey anlamına gelen bir çerçeve yapısıdır; is sonrasındaki bilgi bunun ne olduğunu açıklar: bazı ana dili İngilizce olan kişiler T'yi gırtlaksılaştırabilir. Bu ifade konuşmacıların kendilerini kafa karıştırıcı olarak tanımlamaz. Bu yapı, konuşmacının bir olguyu açıklamadan önce olası bir güçlüğe işaret etmesini sağlar. May uyarıyı daha temkinli yapar: bu özellik öğrencilerin kafasını karıştırabilir, ancak herkesin kafasını karıştıracağı anlamına gelmez.
Alıştırma
Örnekte What may be confusing ifadesi ne yapıyor?
- olası bir güçlüğü önceden bildirmek
- açıklamayı bitirmek
- doğrudan bir soru sormak
Cevabı göster
olası bir güçlüğü önceden bildirmek
glottalize that T: /t/ sesini gırtlak kapantısıyla gerçekleştirmek
Bu bağlamda glottalize that T, söz konusu belirli /t/ sesini gırtlak kapantısı /ʔ/ olarak söylemek demektir. /t/ için ağızda yapılan olağan kapantının yerini gırtlakta oluşan kısa bir kapanma alır. Bu, sesin nasıl gerçekleştirildiğini anlatan teknik bir açıklamadır. Yalnızca T harfini silmek anlamına gelmez; that T, telaffuz açıklamasında sözü edilen belirli /t/ sesini gösterir.
Alıştırma
Burada glottalize that T ne anlama geliyor?
- O T harfini büyük yazmak.
- Bütün T'leri tamamen sessiz bırakmak.
- O /t/ sesini gırtlak kapantısıyla söylemek.
Cevabı göster
O /t/ sesini gırtlak kapantısıyla söylemek.
What does that mean?: bir terimden açıklamaya geçmek
What does that mean? az önce söylenen bir şeyin açıklanmasını ister. Bu cümlede that, glottalize the T ifadesine gönderme yapar; böylece soru, telaffuz sürecinin adını vermekten onu açıklamaya geçişi gösterir. Sunucu, dinleyicilerin muhtemel sorusunu dile getirip ardından kendisi yanıtlayabilir. Burada Emma kendi adıyla kendisine sesleniyor; ikinci bir konuşmacıya soru sormuyor, kendi açıklamasını düzenliyor.
Alıştırma
What ile başlayan, that kullanan ve anlam soran standart dört sözcüklü soruyu tamamlayın: The guide says the pass is nontransferable. ____?
Cevabı göster
What does that mean
It basically means that instead of saying /kɑːnt/, Dilbilgisi
1:19Temel olarak /kɑːnt/ demek yerine,
instead of saying A, they say B: A yerine B demek
instead of saying A, they say B kalıbında, instead of ifadesinden sonraki eylem, yerine başka bir eylem yapılan eylemdir. Burada saying /kɑːnt/, kullanmadıkları telaffuzdur. Ana cümle bunun yerine ne olduğunu gösterir: they say /kɑːnʔ/. Yapılmayan bir eylemle onun yerini alan eylemi karşılaştırmak için instead of + -ing kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi instead of ve say fiiliyle tamamlayın: ____ “no,” Mia says “not yet.”
Cevabı göster
Instead of saying
It's not A, but it's B: A'yı B ile düzeltmek
not A, but B yapısında konuşan kişi önce A'yı reddeder, ardından düzeltme olarak B'yi verir. Vurgu B'nin üzerindedir. Burada /kɑːn/, telaffuzun /n/ sesinde bittiği anlamına gelirdi. Kastedilen biçim, /n/ sesinden sonra bir gırtlak kapanması bulunan /kɑːnʔ/ biçimidir.
Alıştırma
Etkinliğin bir yarış olduğu düşüncesini düzelten ve onun bir oyun olduğunu söyleyen cümle hangisidir?
- It's not only a race, but also a game.
- It's neither a race nor a game.
- It's not a race, but it's a game.
Cevabı göster
It's not a race, but it's a game.
If you'd like to learn how to pronounce the glottal stop Ton ve niyet
1:33Eğer gırtlak duraklamasını (glottal stop) nasıl telaffuz edeceğinizi
and when the glottal stop is used,
1:35ve gırtlak duraklamasının ne zaman kullanıldığını öğrenmek isterseniz,
If you'd like: nazik ve isteğe bağlı bir teklif
If you'd like, “isterseniz” ya da “dilerseniz” anlamına gelen nazik bir koşul başlangıcıdır. Bu cümlede konuşmacı, öğrenmeye devam edip etmeme kararını dinleyiciye bırakıyor ve başka bir öğrenme kaynağı sunuyor; dinleyicinin bunu mutlaka izlemesini istemiyor. Bu yapı, isteğe bağlı eylemi belirtmek için genellikle ardından to ve fiilin yalın hâliyle kullanılır: If you'd like to learn more. if you want ifadesine göre daha yumuşak ve daha az ısrarcıdır.
Alıştırma
Hangi cümle isteğe bağlı yardımı nazikçe sunuyor?
- You must want me to explain it again.
- If you'd like, I can explain it again.
- If you like me, I can explain it again.
Cevabı göster
If you'd like, I can explain it again.
with the T or with the glottal stop.
1:53yoksa gırtlak duraklaması ile mi telaffuz etmek istediğinize siz karar verirsiniz.
decide whether ... or ...: iki seçenek arasında karar vermek
Decide whether A or B, iki seçenek arasından karar vermeyi anlatır. Bu cümlede seçenekler, onu T ile telaffuz etmek veya glottal stop ile telaffuz etmektir. whether seçimi başlatır, or ise ikinci seçeneği bağlar. Bu iki bölüm birlikte kullanıldığında A mı B mi ilişkisi açıkça görülür.
Alıştırma
İki seçeneği açıkça sunmak için decide whether ... or ... yapısını kullanan cümle hangisidir?
- Please decide that you want tea or coffee.
- Please decide whether you want tea and coffee.
- Please decide whether you want tea or coffee.
Cevabı göster
Please decide whether you want tea or coffee.
It's up to you: kararı karşı tarafa bırakmak
It's up to you, “kararı sen verebilirsin” demektir. Bu cümlede iki telaffuz da kabul edilebilir, bu yüzden konuşan kişi seçimi öğrenene bırakır. Buradaki up to fiziksel bir konumu anlatmaz. Seçenek veya tavsiye verdikten sonra son kararı karşı tarafa bırakmak için kullanılır.
Alıştırma
Hangi yanıt son seçimi gerçekten karşı tarafa bırakır?
- We can meet at ten or eleven. It's up to you.
- We must meet at ten.
- The clock is above you.
Cevabı göster
We can meet at ten or eleven. It's up to you.
But you will hear native speakers using both.
1:55Ancak anadili İngilizce olanların her ikisini de kullandığını duyacaksınız.
a lot of the time: çoğu zaman, ama her seferinde değil
A lot of the time, “sık sık” ya da “birçok durumda” demektir. Burada insanların birçok durumda muhtemelen gırtlaksı patlamalı sesi kullanacağını söyler. Cümlenin başındaki bu sıklık ifadesi, anlatılan şeyi bir kural değil, yaygın bir durum olarak sunar. every time ifadesinden farklı olarak istisnalara yer bırakır.
Alıştırma
Hangi cümle bir şeyin sık sık, ancak her seferinde olmadığını söyler?
- A lot of the time, Mia walks to school.
- Mia never walks to school.
- Mia always walks to school.
Cevabı göster
A lot of the time, Mia walks to school.
Notice that the vowel is shorter and it's more open.
2:13Ünlünün daha kısa ve daha açık olduğuna dikkat edin.
and we don't usually use the strong form in sentences.
2:33ve cümlelerde genellikle güçlü formu kullanmayız.
the strong form ... the weak form /kən/: güçlü ve zayıf biçim
“Strong form” ve “weak form”, bir işlev sözcüğünün iki farklı söylenişini anlatan telaffuz terimleridir. Sözcük vurgulandığında veya tek başına söylendiğinde güçlü biçim kullanılır; cümlede vurgulanmadığında ise sesler indirgenerek zayıf biçim kullanılır. Burada can sözcüğünün güçlü biçimi /kæn/, zayıf biçimi ise /kən/ şeklindedir. “Strong” ve “weak”, vurgu ile ünlü indirgenmesini anlatır; doğru ve yanlış telaffuz ayrımı yapmaz.
Alıştırma
Telaffuz öğretiminde bir işlev sözcüğünün weak form biçimi ne anlama gelir?
- Zayıf bir sesle konuşularak çıkarılan telaffuz.
- Dil bilgisi bakımından yanlış olan bir telaffuz.
- Sözcük bağlantılı konuşmada vurgusuz olduğunda kullanılan indirgenmiş telaffuz.
Cevabı göster
Sözcük bağlantılı konuşmada vurgusuz olduğunda kullanılan indirgenmiş telaffuz.
Notice that this one is very quick and very weak.
2:46Bunun çok hızlı ve çok zayıf olduğuna dikkat edin.
because this is the one that you are more likely to hear, Kalıp ifadeler
3:03çünkü duymanızın daha muhtemel olduğu form budur
and it sounds more natural when you use it in sentences. Kelime
3:06ve cümlelerde kullandığınızda kulağa daha doğal gelir.
be more likely to hear: duyma olasılığı daha yüksek olmak
Be more likely to + fiilin yalın hâli, bir eylemin gerçekleşme olasılığının daha yüksek olduğunu belirtir. more likely to hear ifadesinde hear fiilin yalın hâlidir ve ifade, bir şeyi duyma olasılığının daha yüksek olduğu anlamına gelir. Karşılaştırılan durum than ile açıkça söylenebilir veya bağlamdan anlaşılabilir. Burada zayıf biçimin güçlü biçime göre daha sık duyulacağı anlatılıyor. Likely olasılıkla ilgilidir; hoşlanma veya istek belirtmez.
Alıştırma
Dersteki be more likely to yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: In casual conversations, you are ____ hear contractions than in formal presentations.
Cevabı göster
more likely to
sounds more natural: bir ifadenin doğal olup olmadığını değerlendirmek
sounds more natural ifadesinde sound, duyulduğunda belli bir izlenim vermek anlamına gelen bir bağ fiilidir. Bu ifade, bir söz seçiminin veya telaffuzun bıraktığı izlenimi değerlendirir; bir şeyin daha fazla ses çıkardığı anlamına gelmez. more natural karşılaştırma biçimidir. Bir seçeneğin yaygın dil kullanımına diğerinden daha iyi uyduğunu belirtir. Diğer seçenek yine de dil bilgisi açısından doğru olabilir; bu yüzden doğallık ile doğruluk aynı değerlendirme değildir.
Alıştırma
Cümleyi sound ve natural sıfatının karşılaştırma biçimiyle tamamlayın: This shorter reply ____ in conversation.
Cevabı göster
sounds more natural
positive can: can'in olumlu biçimi
positive can ifadesindeki positive, olumlu ya da olumsuz olmayan anlamına gelen bir dil bilgisi terimidir. She can swim. örneğinde olduğu gibi not olmadan kullanılan can'i belirtir. Neşeli bir tutumu anlatmaz. Öğretmen bu etiketi can ile olumsuz biçim can't arasındaki farkı göstermek için kullanır. Bu dil bilgisel kullanım positive sentence ve positive form gibi terimlerde de görülür.
Alıştırma
positive can ifadesinde positive ne anlama gelir?
- can sözcüğünün daha yüksek sesle söylenmesi
- Neşeli bir konuşma şekli
- not içermeyen olumlu biçim
Cevabı göster
not içermeyen olumlu biçim
So, usually, if you can hear the word can't very clearly, Dilbilgisi
4:23Yani genellikle can't kelimesini çok net duyabiliyorsanız,
if ..., it's probably ...: olası bir sonuca varmak
if ile başlayan yan cümle bir ipucu verir: can't kelimesini çok net duyarsınız. Ana cümle ise olası sonucu verir: bu, olumsuz biçimdir. Probably, sonucun yüksek olasılıklı ancak kesin olmadığını belirtir. Bir işaret dikkatli bir tahminde bulunmanıza yardım ettiğinde if + ipucu ve probably + sonuç yapısını kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Hangi cümle bir ipucundan yola çıkarak olası fakat kesin olmayan bir sonuca varıyor?
- If the lights are off, the family is probably asleep.
- If the lights are off, the family is certainly asleep.
- The lights are off because the family is always asleep.
Cevabı göster
If the lights are off, the family is probably asleep.
there is absolutely no shame in asking: güçlü bir şekilde rahatlatma
There is no shame in + -ing, bir şeyi yapmanın utanç verici ya da yanlış olmadığını belirtir. Burada asking, açıklama istemek için soru sormak anlamındadır. Absolutely, no shame ifadesini güçlendirir. Konuşan kişi, soru sormanın tamamen normal olduğu konusunda dinleyiciyi sıcak bir şekilde rahatlatır.
Alıştırma
Rahatlatıcı cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: If you do not understand, there is absolutely ____ for help.
Cevabı göster
no shame in asking
Native speakers all the time get confused with this.
4:33Anadili İngilizce olanlar bile bunu her zaman karıştırır.
completely fine to say: söylenen sözlerin kabul edilebilir olduğu konusunda güvence vermek
Completely fine to say, belirli sözleri söylemenin tamamen kabul edilebilir ve sorunsuz olduğu anlamına gelir. Buradaki fine, 'uygun, sorun değil' demektir; completely ise verilen güvenceyi güçlendirir. Kalıp It's completely fine to say + söylenecek sözler veya mesaj şeklindedir. İzin verir ve kişinin açıkça konuşma konusundaki kaygısını azaltır.
Alıştırma
Rahatlatıcı cümleyi vurgulanan ifadeyle tamamlayın: It's ____ that you need more time.
Cevabı göster
completely fine to say
you need to decide if: yapılması gereken bir karar verme görevi belirtmek
You need to decide if, dinleyiciye doğru cevabı seçme görevi verir. You need to, dinleyicinin bu görevi tamamlamasının beklendiğini gösterir. Burada if, 'olup olmadığını' yani whether anlamını taşır. Bir koşulu değil, dinleyicinin belirlemesi gereken konuyu tanıtır. Kalıp decide if + öznesi ve fiili olan bir yan cümle şeklindedir; örneğin decide if the answer is right.
Alıştırma
Görev talimatını vurgulanan sözlerle tamamlayın: For this task, ____ the final sentence is true or false.
Cevabı göster
you need to decide if
in total. — tamamının sayısını belirtmek
Burada in total, “toplam olarak” veya “hepsi birlikte” anlamına gelir ve dört sayısının testteki soruların tamamını gösterdiğini belirtir. Miktardan sonra gelerek bu sayının son toplam olduğunu vurgular. Aynı ifade kişi, eşya, para veya zaman sayısını belirtirken de kullanılabilir. Dört soru daha ekleneceği anlamına gelmez.
Alıştırma
Dört sayısının tamamını gösteren ifade hangisidir? There are four questions ___ .
- in addition — ayrıca
- in total — toplam olarak
- in particular — özellikle
Cevabı göster
in total — toplam olarak
let me know in the comments — izleyicileri yanıt vermeye davet etmek
Burada let me know, “bana söyleyin” veya “bilgi verin” anlamına gelir; “bilmem için izin verin” anlamına gelmez. In the comments, izleyicilerin nereye yanıt vereceğini, yani videonun altındaki yorum bölümünü belirtir. Bu ifade birlikte, izleyicilerden kaç soruyu doğru yaptıklarını yazmalarını ister. Genel olarak let me know, birinden bilgi istemenin doğrudan ama kibar bir yoludur. Son bölüm yanıt kanalını belirtir: in the comments, çevrim içi ve herkese açık bir yanıt ister.
Alıştırma
Herkese açık bir video yorumu isteğini tamamlayın: Please ____ which book you would recommend.
Cevabı göster
let me know in the comments
a bit of a tricky one: bir şeyin zor olduğunu yumuşatarak söylemek
Bu cümlede a bit of a tricky one, “biraz zor olan veya biraz daha düşünmeyi gerektiren bir şey” anlamına gelir. A bit of, nitelemeyi yumuşatır; yani konuşan kişi bunun son derece zor olduğunu söylemez. One, bağlamdan zaten belli olan tekil bir şeyin, örneğin bir sorunun, bulmacanın veya durumun yerini tutar. Burada 1 sayısı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir kişi “The final riddle is a bit of a tricky one.” diyor. Büyük olasılıkla ne demek istiyor?
- Bilmece bir listedeki ilk bilmece.
- Bilmece biraz zor ve düşünmeyi gerektiriyor.
- Bilmeceyi çözmek tamamen imkânsız.
Cevabı göster
Bilmece biraz zor ve düşünmeyi gerektiriyor.
Here, there's more stress on eat than can't.
5:42Burada eat kelimesi can't kelimesinden daha fazla vurgulanıyor.
keep that in mind: önceki bir noktayı hatırlamak ve hesaba katmak
Keep that in mind, “bu bilgiyi hatırlamaya devam et ve daha sonra hesaba kat” anlamına gelir. That, hemen önce verilen bilgiye, yani bu cümledeki vurgu ipucuna gönderme yapar. Konuşanlar bu ifadeyi çoğunlukla bir açıklama, kural, uyarı veya tavsiyeden sonra kullanır. Bilginin sonraki aşamada önemli olacağını belirterek konuyu toparlar.
Alıştırma
Hatırlatmayı dersteki dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The shop closes at six, so ____ when you plan your trip.
Cevabı göster
keep that in mind
And that's the end of today's English pronunciation lesson.
5:59Ve bugünkü İngilizce telaffuz dersinin sonuna geldik.
how many out of four did you get correct in the quiz. Dilbilgisi
6:03sınavdaki dört sorudan kaç tanesini doğru yaptınız.
how many out of four did you get correct: dört sorudan kaçını doğru yaptın
how many out of four, toplam dört öğenin kaçında başarı sağlandığını sorar. Bu testte four toplam soru sayısıdır; how many doğru sayısını sorar ve get correct doğru cevaplamak demektir. Bir sonucu bildirmek için number + out of + total kullanılabilir: three out of four, toplam dört öğeden üçünün doğru veya başarılı olduğu anlamına gelir. Buradaki out of toplamı gösterir; bir şeyin içinden dışarı doğru hareketi anlatmaz.
Alıştırma
On sayısının toplam olduğunu gösteren iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: I got eight ____ ten correct.
Cevabı göster
out of
if you'd like to see more British English pronunciation videos,
6:08daha fazla İngiliz İngilizcesi telaffuz videosu görmek isterseniz,
like and subscribe: beğenmek ve abone olmak
Like and subscribe, video platformlarında yaygın bir eylem çağrısıdır. İki kelime de emir olarak kullanılır: like, Beğen düğmesine basmak; subscribe ise gelecekteki videoları daha kolay bulmak için kanala abone olmak demektir. Bu bağlamda subscribe kanal için kullanılır. İfade tek başına izleyicinin ücretli bir abonelik satın alması gerektiğini söylemez.
Alıştırma
Bir video platformunda like and subscribe izleyicilerden ne yapmalarını ister?
- Beğen düğmesine basmak ve kanala abone olmak.
- Gazeteleri sevdiklerini söylemek ve bir gazete satın almak.
- Videoyu kaydedip içerik üreticisine göndermek.
Cevabı göster
Beğen düğmesine basmak ve kanala abone olmak.
see you in the next lesson: ders sonu vedalaşma sözü
“See you in the next lesson”, bir öğretmenin veya sunucunun ders sonunda kullandığı samimi bir kapanış sözüdür. O an için vedalaşırken ders serisinin devam edeceğini de belirtir. “See you” mutlaka yüz yüze buluşmak anlamına gelmez. Sınıfta, çevrim içi derste veya kayıtlı bir video serisinde “the next lesson” bir sonraki öğretim bölümünü ifade eder.
Alıştırma
Yukarıda öğretilen ifadeyle tamamlayın: Great work today. I'll ____.
Cevabı göster
see you in the next lesson