Aynı anda hem uyanık hem de uykuda olabilir misiniz? - Masako Tamaki: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu video, hayvanların ve insanların tehlikelere ya da yaşamsal görevlere tepki verebilir durumda kalırken dinlenmek için asimetrik uykudan nasıl yararlandığını açıklıyor; deneylerin bu uykunun faydaları ve yabancı ortamlardaki insan tepkisi hakkında gösterdiklerini inceliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. some degree of asymmetrical sleep, — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: some degree of ifadesinin bilimsel bir olguyu mutlak değil, dereceleri olan bir durum şeklinde nasıl sunduğunu öğrenin. Temkinli iddiaları tanıyabilir ve kanıtları abartmadan farklı yoğunluklarda görülen durumları anlatmak için bu kalıbı kullanabilirsiniz. 2. suggesting a great tolerance for sleep deprivation. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: suggesting ile kurulan ortaç yan cümlesinin, firkateyn kuşlarının uçuşta çok az uyuduğu gözlemini gerekçeli bir yoruma nasıl bağladığını görün. Bir gözlemden ya da sayısal veriden, kanıtla desteklenen bir çıkarıma akıcı biçimde geçebilirsiniz. 3. first night effect — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Bir katılımcının laboratuvardaki ilk gecesinde uykusunun bozulmasını veya değişmesini anlatan uyku araştırması terimini kavrayın. Böylece ilk gece verilerinin neden çıkarılabildiğini ve olgunun yabancı ortamlardaki yüksek tetikte olma hâliyle ilişkisini anlayabilirsiniz.
Bu derste
where they pulse less and respond more slowly to food and movement.
0:13bu durumda daha az atım yapar, yiyeceklere ve harekete daha yavaş tepki verirler.
sleep-like states: benzer durumları dikkatli biçimde anlatmak
sleep-like states, “uykuya benzer durumlar” demektir. -like eki benzerlik gösterir; bu nedenle ifade, denizanasının durumunun insan uykusuyla tamamen aynı olduğunu iddia etmez. Bilimsel yazıda isim + -like, iki şeyin aynı olduğunu söylemeden ortak özellikleri anlatan temkinli bir yoldur. Böylece yazar, kanıtların desteklediğinden daha güçlü bir iddiada bulunmadan gözlemi aktarır.
Alıştırma
“Uykuya benzer” anlamındaki birleşik sıfatı tamamlayın: The resting animal entered a ____ state.
Cevabı göster
sleep-like
But all of the threats and demands animals face Kalıp ifadeler
0:17Ancak hayvanların karşılaştığı tüm tehditler ve ihtiyaçlar
don't just go away when it's time to doze. Öbek fiiller
0:21uyku zamanı geldiğinde öylece ortadan kaybolmaz.
threats and demands animals face: face fiilinin “karşılaşmak” anlamı
threats and demands animals face ifadesinde face, “karşılaşmak veya başa çıkmak zorunda olmak” anlamında bir fiildir; vücudun bir bölümünü belirten isim değildir. Bu ifade, “hayvanların karşı karşıya kaldığı tehditler ve talepler”, yani threats and demands that animals face anlamına gelir. Bu, kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir: animals face, nitelediği isimlerden sonra gelir ve bu isimler face fiilinin nesnesi olduğu için that kullanılmaz. Aynı yapı, birinin başa çıkması gereken sorunları, riskleri veya görevleri bir isimden sonra açıklamayı sağlar.
Alıştırma
Face fiilini “başa çıkmak, karşılaşmak” anlamında kullanan ve kısaltılmış ilgi cümleciğini doğru kuran cümle hangisidir?
- These are the challenges that new teachers' face every day.
- These are the challenges that new teachers face every day.
- These are the challenges face new teachers every day.
Cevabı göster
These are the challenges that new teachers face every day.
go away: bir problem ortadan kalktığında
Bu cümlede go away, ortadan kaybolmak veya sorun olmaktan çıkmak anlamına gelir. Özne, all of the threats and demands adlı soyut isim öbeğidir; yani hiçbir şey gerçek anlamda yürüyüp uzaklaşmaz. Don't just go away, hayvanlar uyumaya başladığında tehditlerin öylece kendiliğinden yok olmadığını da vurgular. Genel olarak go away; bir ağrının, kaygının, kokunun veya sorunun artık var ya da fark edilir olmadığını anlatabilir.
Alıştırma
“The worry did not go away overnight.” cümlesinde go away ne anlama gelir?
- Kaygı ortadan kalktı veya kişiyi artık etkilemedi.
- Kaygı daha acil hâle geldi.
- Kaygı fiziksel olarak başka bir yere taşındı.
Cevabı göster
Kaygı ortadan kalktı veya kişiyi artık etkilemedi.
That's why a range of birds and mammals experience some degree of asymmetrical sleep, Notlar
0:25Bu nedenle çeşitli kuşlar ve memeliler bir dereceye kadar asimetrik uyku yaşarlar;
That's why: nedenden sonuca geçiş
That's why, az önce verilen nedeni işaret eder ve onun sonucunu sunar. Burada, tehditlerin uyku sırasında da devam ettiği önceki bilgi neden, asimetrik uyku ise sonuçtur. Okurken veya dinlerken That's why, sıradaki ifadenin ilgisiz yeni bir bilgi değil, bir sonuç ya da çıkarım olduğunu gösteren bir düzenleme işaretidir.
Alıştırma
Bir nedeni sonucuna bağlamak için That's why ifadesinin doğru kullanıldığı cümleyi seçin.
- The path is flooded. That's why the park is closed.
- The path is flooded. That's because the park is closed.
- The park is closed. That's why the path is flooded.
Cevabı göster
The path is flooded. That's why the park is closed.
a range of birds and mammals: çeşitliliği vurgulamak
A range of, farklı türleri veya seçenekleri içeren bir grubu tanıtır. Bu cümlede a range of birds and mammals, fiziksel bir aralık değil, çeşitli kuş ve memeli türleri anlamına gelir. Bu ifade hayvanları geniş ve çeşitli bir grup olarak düzenler. Many ifadesinden farklı olarak toplam sayıdan çok kapsanan türleri ve çeşitliliği vurgular.
Alıştırma
Hangi cümle yalnızca sayının çokluğunu değil, farklı türlerdeki çeşitliliği en iyi vurgular?
- The center offers many classes every week.
- The center offers a range of classes, from painting to robotics.
Cevabı göster
The center offers a range of classes, from painting to robotics.
where parts of their brain are asleep and other areas are more active.
0:32burada beyinlerinin bir kısmı uykudadır ve diğer bölgeleri daha aktiftir.
some degree of asymmetrical sleep: değişken bir düzeyi ifade etmek
Some degree of, bir özellik veya durumun belirsiz bir ölçüde var olduğunu anlatır. Burada asimetrik uyku yalnızca var ya da yok olan bir durum olarak görülmez; farklı hayvanlarda daha güçlü veya daha zayıf olabilir. Bu ifade iddiayı yumuşatır ve uygun biçimde temkinli hâle getirir. Az miktarda uykuyu değil, şiddetteki değişimi anlatır.
Alıştırma
Cümleyi 'belirtilmemiş bir ölçüde' anlamındaki üç sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: Every major change brings ____ disruption.
Cevabı göster
some degree of
All vertebrate brains consist of two hemispheres,
0:42Tüm omurgalı beyinleri iki yarımküreden oluşur,
Brain activity is usually similar across both during sleep.
0:48Uyku sırasında her iki yarımkürede de beyin aktivitesi genellikle benzerdir.
one brain hemisphere can be in deep sleep, Dilbilgisi
0:55bir beyin yarımküresi derin uykuda olabilirken,
İki parçayı karşılaştıran one ..., while the other ... kalıbı
one ..., while the other ... kalıbı, aynı ikili içindeki iki öğeyi karşılaştırır. one brain hemisphere ilk öğedir; the other ise ikisinden geriye kalan diğer beyin yarım küresini belirtir. Burada while, “... olduğu sırada” değil, “buna karşılık” anlamındadır. Okuyucunun iki yarım kürenin farklı uyku durumlarında olduğunu hızla görmesini sağlayacak şekilde bilgiyi düzenler.
Alıştırma
Bu cümlede while ne işe yarıyor? One camera records the front, while the other records the back.
- İkinci kameranın adını tanıtır.
- İki kameranın görevlerini karşılaştırır.
- İki eylemin de yalnızca bir gecikmeden sonra gerçekleştiği anlamına gelir.
Cevabı göster
İki kameranın görevlerini karşılaştırır.
And in an extreme version called unihemispheric sleep, Kelime
1:01Ve tek yarımküreli uyku adı verilen ekstrem bir versiyonda,
unihemispheric sleep adı verilen bir biçim
a version called X yapısında called X, version sözcüğüyle belirtilen şeye ad verir. Bu, kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir: a version which is called X. Buradaki called, bu biçimin telefon ettiği veya bağırdığı anlamına gelmez. Uni- “bir” anlamına gelir; hemispheric ise beyin yarım küresiyle ilgilidir. Unihemispheric sleep, iki beyin yarım küresinin aynı derecede uyumadığı bir uyku türüdür: biri daha derin uyurken diğeri daha uyanık kalır.
Alıştırma
The app includes a setting called quiet mode cümlesinde called quiet mode ne işe yarar?
- Ayarın telefon ettiğini söyler.
- Ayarın gürültülü olduğunu söyler.
- Ayarın adını tanıtır.
Cevabı göster
Ayarın adını tanıtır.
may appear completely awake: temkinli bir gözlem ifadesi
Burada appear, “ortaya çıkmak” değil, “görünmek” anlamına gelir. Özneyi awake sıfatına bağladığı için bağ fiili olarak kullanılır. May belirsizlik katar. May appear birlikte kullanıldığında anlatım, kesin bir gerçek yerine gözleme dayalı bir izlenim olarak sunulur; bu ayrım bilimsel açıklamalarda yararlıdır.
Alıştırma
“The animal may appear calm” cümlesi ne anlama gelir?
- Hayvan kesinlikle sakindir.
- Sakin hayvan aniden ortaya çıkabilir.
- Hayvan sakin görünebilir, ancak bu yalnızca gözleme dayalı bir izlenimdir.
Cevabı göster
Hayvan sakin görünebilir, ancak bu yalnızca gözleme dayalı bir izlenimdir.
Take bottlenose dolphins: hızlı bir örnek geçişi
Take + isim öbeği, “bu durumu ele alalım” veya “bunu örnek olarak kullanalım” anlamında kısa ve bağımsız bir cümle olabilir. Burada şişe burunlu yunuslar, genel düşünceyi açıklayacak belirli örnek olarak sunulur. Bu Take açıklamayı düzenler; yunusları fiziksel olarak alıp götürme emri değildir. Sonraki ifade, örneğin neden ilgili olduğunu gösteren bilgiyi verir.
Alıştırma
Geçişi Take + örnek yapısıyla tamamlayın: ____ penguins. They huddle together to stay warm.
Cevabı göster
Take
is consciously controlled: bilincin yer aldığı kontrol
is consciously controlled ifadesindeki is controlled edilgen bir yapıdır: bir şey nefes almayı kontrol eder, ancak cümle kontrol edeni belirtmek yerine nefes almaya odaklanır. Consciously, bu kontrolde bilincin rol oynadığını gösterir. Burada consciously, dikkatlice ya da ciddi biçimde değil, bilinçli olarak anlamına gelir. Fizyoloji bağlamında bu ifade, etkin biçimde yönetilmesi gereken bir süreci tamamen otomatik gerçekleşen bir süreçten ayırır.
Alıştırma
Their breathing is consciously controlled cümlesinde consciously neyi gösterir?
- Nefes alma hiçbir bilinçli katılım olmadan gerçekleşir.
- Nefes almanın kontrolünde bilinç rol oynar.
- Nefes alma olağan dışı bir hassasiyetle kontrol edilir.
Cevabı göster
Nefes almanın kontrolünde bilinç rol oynar.
and they must surface for air every few minutes or they'll drown. Notlar
1:16ve her birkaç dakikada bir hava almak için yüzeye çıkmak zorundadırlar, yoksa boğulurlar.
surface for air: surface fiil olarak
surface for air ifadesinde surface, suyun yüzeyine çıkmak anlamına gelen bir fiildir. Suyun altından yüzeye doğru hareketi anlatır. For air, hayvanın neden yukarı çıktığını açıklar: nefes alması gerekir. İfadenin tamamı, hava almak için suyun yüzeyine çıkmak anlamına gelir.
Alıştırma
Nefes almak için suyun yüzeyine çıkmak anlamındaki hedef ifadeyi aynen kullanın: After several minutes underwater, the seal must ____.
Cevabı göster
surface for air
or they'll drown: or “aksi hâlde” anlamında
Buradaki or bir seçim sunmaz. “Aksi hâlde” anlamına gelir ve önceki gerekli eylem yapılmazsa ne olacağını gösterir. Kalıp, ilk eylem veya gereklilik + or + sonuç şeklindedir. Bunu “İlk eylem gerçekleşmezse ikinci sonuç gerçekleşebilir ya da gerçekleşir” diye anlayın.
Alıştırma
“Check the map, or you may get lost,” cümlesinde or ne işe yarar?
- Aynı anda yapılması gereken başka bir eylem ekler.
- Haritaya bakmamanın sonucunu gösterir.
- İki eşit seçenek sunar.
Cevabı göster
Haritaya bakmamanın sonucunu gösterir.
they must actually swim nonstop for weeks in order to keep it safe. Dilbilgisi
1:22onu güvende tutmak için kelimenin tam anlamıyla haftalarca durmadan yüzmelidirler.
newborn calf: hayvan yavrusu anlamındaki calf
Bu hayvan bağlamında calf, bir yunusun yavrusu anlamına gelir. Newborn calf, henüz doğmuş bir yavru demektir. Calf ayrıca bir insanın baldırı anlamına da gelebilir; bu nedenle anlamı bağlam belirler. Doğumdan, anne hayvandan veya yavru bakımından söz edilmesi hayvan yavrusu anlamına işaret eder.
Alıştırma
“The elephant guided her calf across the river,” cümlesinde calf ne anlama gelir?
- Bir tür nehir bitkisi
- Bir fil yavrusu
- Bir insanın baldırı
Cevabı göster
Bir fil yavrusu
in order to keep it safe: amacı açıkça ifade etmek
in order to keep it safe bir amaç ifadesidir. Haftalarca durmadan yüzmek zorunda olmalarının nedenini açıklar: amaç, yeni doğmuş yavruyu korumaktır. Bir sıra veya ardışıklık bildirmez. in order to ifadesinden sonra fiilin yalın hâli gelir. Burada keep yalın fiildir ve keep it safe onu güvende tutmak anlamındadır. it zamiri, daha önce geçen newborn calf ifadesine gönderme yapar.
Alıştırma
Amacı açıkça belirtmek için cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? The guide spoke slowly ____ help everyone follow the directions.
- at a time
- at the same time
- in order to
Cevabı göster
in order to
So, dolphins sleep unihemispherically with just one hemisphere at a time. Kalıp ifadeler
1:27Bu yüzden yunuslar tek yarımküreli uyku uyurlar, tek seferde sadece bir yarımküreyi dinlendirirler.
with just one hemisphere at a time: her dönemde birle sınırlamak
with just one hemisphere at a time yunusların nasıl uyuduğunu açıklar. With bu düzeni tanıtır, just one sayıyı tek bir beyin yarım küresiyle sınırlar ve at a time bu sınırı her dönem için uygular. At a time belirli bir saat değil, her seferinde veya her dönem bir tane anlamına gelir. Bu cümlede iki yarım kürenin aynı anda aynı uyku durumunda olmadığını, sırayla dinlendiklerini anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle at a time ifadesini her turda kaç şey olacağını sınırlamak için kullanır?
- Please answer one question at a time.
- Please answer the question at noon.
- Please answer the question for a long time.
Cevabı göster
Please answer one question at a time.
This allows them to continue swimming and breathing while snoozing. Dilbilgisi
1:34Bu, uyuklarken yüzmeye ve nefes almaya devam etmelerini sağlar.
allows them to continue swimming and breathing: allow + nesne + to’lu mastar
Bir şeyin bir eylemi mümkün kıldığını anlatmak için allow + nesne + to + fiilin yalın hâli yapısını kullan. allows them to continue bölümünde them nesnedir; to continue swimming and breathing ise mümkün hâle gelen eylemi belirtir. Buradaki allow, birinin izin vermesini değil, bir işlevi veya sonucu anlatır. This, daha önce sözü edilen uyuma biçimine gönderme yapar: bu yöntem yüzmeye ve nefes almaya devam etmeyi mümkün kılar.
Alıştırma
Cümleyi allow + children + to yapısının doğru biçimiyle tamamla: The low step ____ reach the sink safely.
Cevabı göster
allows children to
Other marine mammals also need asymmetrical sleep.
1:39Diğer deniz memelileri de asimetrik uykuya ihtiyaç duyar.
Fur seals might spend weeks on end migrating at sea. Deyimler
1:43Kürklü foklar denizde göç ederken haftalarını geçirebilirler.
weeks on end: haftalarca kesintisiz
Weeks on end, haftalar boyunca aralıksız demektir. Buradaki on end, zamana ilişkin bir deyimdir; fiziksel bir uç veya kenar anlamına gelmez. Çoğul bir zaman biriminden sonra on end kullanmak, durumun çok az kesintiyle veya hiç kesilmeden uzun süre devam ettiğini güçlü biçimde vurgular.
Alıştırma
Cümleyi haftalar boyunca aralıksız anlamındaki kalıpla tamamla: The repairs continued for weeks ____.
Cevabı göster
on end
They slip into unihemispheric sleep while floating horizontally, Öbek fiiller
1:46Yatay olarak yüzerken tek yarımküreli uykuya dalarlar,
slip into unihemispheric sleep: kademeli bir durum değişimi
Burada slip into, “bir duruma yumuşakça ya da neredeyse fark etmeden girmek” anlamına gelir. Girilen durum unihemispheric sleep, yani tek yarım küreli uykudur; slip düşmeyi veya kaymayı anlatmaz. slip into + isim yapısı, bir durum ya da davranış kalıbındaki değişimi sınırları keskin bir eylemden çok kademeli, kolay veya plansız gerçekleşen bir süreç olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi slip into ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: During the quiet train ride, Nina ____ a deep sleep.
Cevabı göster
slipped into
upward-facing eye ... downward-facing eye: -facing ile yön belirtme
Upward-facing ve downward-facing birleşik sıfatlardır. Her biri bir yön sözcüğünü -facing ile birleştirir ve eye sözcüğünden önce tek bir birim olarak görev yapar: bir göz yukarı, diğeri aşağı bakar. Yön + -facing kalıbı bir kişinin, vücut bölümünün, nesnenin veya yüzeyin yönelimini anlatabilir. Burada facing, niteleyicinin bir parçasıdır; ayrı bir ana fiil değildir.
Alıştırma
“Kuzeye bakan” anlamındaki birleşik sıfatla tamamlayın: We chose a ____ room.
Cevabı göster
north-facing
This may help them stay alert to threats from the depths. Kalıp ifadeler
1:58Bu, derinliklerden gelen tehditlere karşı tetikte kalmalarına yardımcı olabilir.
stay alert to threats: bir tehlikeye karşı tetikte kalmak
Stay alert to threats, “tehlikelere karşı dikkatli ve tetikte kalmaya devam etmek” demektir. Burada stay bağlayıcı fiil, alert devam eden durumu anlatan sıfat, to ise dikkat edilmesi gereken şeyi gösteren edattır. Bu cümlede threats, aşağıdan gelebilecek olası tehlikelerdir. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı stay alert to + isim veya zamirdir.
Alıştırma
“Karşı tetikte kalmak” anlamındaki bu notta geçen ifadeyle güvenlik önerisini tamamlayın: Hikers should ____ signs of falling rocks.
Cevabı göster
stay alert to
Similar pressures keep birds partially awake. Dilbilgisi
2:03Benzer baskılar kuşları da kısmen uyanık tutar.
keep birds partially awake: keep + nesne + sıfat
Keep birds partially awake, keep + nesne + sıfat yapısını kullanarak “kuşların bir durumda kalmasını sağlamak” anlamını verir. Birds nesnedir; awake ise onların durumunu anlatan sıfattır. Partially, awake sözcüğünü niteler; yani kuşlar tamamen uyanık değildir. Buradaki keep, kuşları “saklamak” değil, “bir durumun devam etmesini sağlamak” demektir.
Alıştırma
Hangi cümle “bir şeyin bir durumda kalmasını sağlamak” anlamında keep + nesne + sıfat yapısını kullanır?
- The insulated bottle keeps the water cold.
- The insulated bottle keeps the water.
- The insulated bottle keeps cold water.
Cevabı göster
The insulated bottle keeps the water cold.
but some must inevitably be on the peripheries. Kelime
2:08ancak bazıları kaçınılmaz olarak grubun çevresinde olmak zorundadır.
on the peripheries: dış bölgelerde
On the peripheries, merkezden uzaktaki dış bölgelerde bulunmak anlamına gelir. Burada bazı kuşların grubun dış tarafındaki konumlarda olduğunu anlatır. Çoğul isim peripheries, dış tarafı tek bir kesin sınır çizgisi olarak değil, çeşitli dış bölgeler veya konumlar olarak sunar. Aynı düşünce bir yerin, sistemin veya grubun merkezde olmayan bölümlerini de anlatabilir.
Alıştırma
Bir kuş sürüsünün resmî bir betimlemesinde 'some birds are on the peripheries' ne anlama gelir?
- Sürünün tam merkezindedirler.
- Sürünün dış kısımlarındadırlar.
- Bilgisayar aksesuarlarını kontrol ediyorlar.
Cevabı göster
Sürünün dış kısımlarındadırlar.
Those ducks spend more time in unihemispheric sleep,
2:12O ördekler, tek yarımküreli uykuda daha fazla zaman geçirirler;
with their outward-facing eyes open and their corresponding brain hemispheres more active.
2:15dışarıya bakan gözleri açıktır ve ilgili beyin yarımküreleri daha aktiftir.
Other birds have been shown to catch Z's in mid-air migration. Deyimler
2:21Diğer kuşların göç sırasında havada uyukladıkları gösterilmiştir.
catch Z's: biraz uyumak
Catch Z's, uyumak veya kısa bir süre uyumak anlamına gelen gündelik bir deyimdir. Z harfi, çizgi filmlerde ve diğer görsel medyada uykuyu veya horlamayı göstermek için sıkça kullanılır; bu yüzden ifade harfleri gerçekten yakalamakla ilgili değildir. Bu bilimsel anlatımda deyim, ifadeyi daha hafif ve konuşma diline yakın hâle getirir: kuşlar havada göç ederken uyur.
Alıştırma
'After the night shift, Maya went home to catch some Z's,' cümlesinde catch some Z's ne anlama gelir?
- alfabenin harflerini toplamak
- vızıltı sesi çıkarmak
- bir süre uyumak
Cevabı göster
bir süre uyumak
While undertaking nonstop transoceanic flights of up to 10 days, Notlar
2:2510 güne kadar sürebilen kesintisiz okyanus aşırı uçuşlar gerçekleştirirken,
While undertaking nonstop transoceanic flights: arka plan eylemi için while + -ing
While undertaking ..., kısaltılmış bir zaman yan cümlesidir. while they are undertaking ... anlamına gelir ve ana cümle bu sırada ne olduğunu söylemeden önce uçuş etkinliğini arka plan olarak verir. Bu kısaltılmış yan cümlede açık bir özne yoktur. Anlaşılan özne, ana cümlenin öznesiyle aynı olmalıdır. Burada undertaking, uçuşları “gerçekleştirmek” veya “yürütmek” anlamındadır.
Alıştırma
while Nora was checking the equipment ifadesini while + -ing yapısıyla kısaltın: While ____ the equipment, Nora noticed a loose cable.
Cevabı göster
checking
up to 10 days: en uzun süreyi belirtmek
Up to 10 days bir üst sınır verir: Bir uçuş en fazla 10 gün sürebilir, ancak daha kısa da olabilir. Her uçuşun tam olarak 10 gün sürdüğünü söylemez. Yeniden kullanılabilen kalıp up to + sayı, miktar veya birim şeklindedir. Zaman, miktar, mesafe, fiyat, kapasite ve benzeri ölçülerde en yüksek değeri belirtmek için kullanılır.
Alıştırma
Hangi seçenek 500 kişinin en yüksek kapasite olduğunu gösterir? The hall can hold ___ 500 people.
- up to
- at least
- exactly
Cevabı göster
up to
frigatebirds either sleep with one or both hemispheres at a time. Dilbilgisi
2:30fırkateyn kuşları aynı anda ya tek ya da her iki yarımküreleriyle uyurlar.
either ... or ...: bir veya iki yarım küreyi alternatif olarak sunmak
Either ... or ... iki alternatifi veya olası durumu birbirine bağlar. Bu cümledeki iki durum, beynin tek yarım küresiyle uyumak ve iki yarım küresiyle birden uyumaktır; or sonrasında ortak olan sleep with sözcüklerini tekrarlamak gerekmez. Either, alternatiflerin geleceğini bildirir; or ise ikinci alternatifi tanıtır. Uzun bir cümlede or ile bağlanan karşılıklı bölümleri bulun.
Alıştırma
Either ... or ... yapısını tek sözcükle tamamlayın: The robot can either follow the map ____ wait for new instructions.
Cevabı göster
or
They do so: daha önce belirtilen bir eylemin yerine kullanmak
Do so daha önce söylenmiş bir fiil öbeğinin yerini alır. Burada They do so, fregat kuşlarının beyinlerinin tek veya iki yarım küresiyle uyuduğu anlamına gelir; so yeni bir eylemi değil, bu eylemin tamamını gösterir. Bu yapı, aynı sözcüklerin tekrarlanmasını önler. Do so gördüğünüzde, onun yerine geçtiği belirli eylemi önceki ifadelerde arayın. Do sözcüğünün biçimi zamana göre değişir; did so bunun geçmiş zaman biçimidir.
Alıştırma
Apologize sözcüğünü tekrarlamamak için do so yapısının geçmiş zaman biçimini kullanın: Noah said he would apologize, and he ____ the next morning.
Cevabı göster
did so
seconds-long bursts: birkaç saniye süren kısa bölümler
seconds-long, birkaç saniye süren anlamına gelen birleşik bir sıfattır. bursts sözcüğünü niteler; dolayısıyla her bölüm yalnızca birkaç saniye sürer. Burada bursts, patlamalar değil, kısa ve yoğun etkinlik dönemleri anlamındadır. seconds-long bursts birlikte, eylemin sürekli olmak yerine kısa ve ayrı bölümler hâlinde gerçekleştiğini anlatır.
Alıştırma
Birkaç saniye süren anlamındaki not ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The robot moved in ____ bursts.
Cevabı göster
seconds-long
But the frigatebirds still sleep less than 8% of what they would on land, Dilbilgisi
2:41Ancak fırkateyn kuşları karada uyuyacaklarının hala %8'inden daha azını uyurlar,
suggesting a great tolerance for sleep deprivation. Anlatım akışı
2:46bu da uyku yoksunluğuna karşı büyük bir toleransları olduğunu gösteriyor.
less than 8% of what they would ...: would sonrasında fiil eksiltme
less than 8% of, gerçek miktarın bir referans miktarın yüzde sekizinden az olduğunu belirtir. Buradaki referans, kuşların karada uyuyacakları miktardır; dolayısıyla cümle, anlatılan durumdaki uykularını karadaki normal veya beklenen uyku miktarlarıyla karşılaştırır. what they would on land ifadesinde sleep fiil grubu would sözcüğünden sonra anlaşılır ancak tekrarlanmaz. İngilizcede önceki sözcüklerden açıkça anlaşılan bir fiil grubu, kip belirten yardımcı fiilden sonra atılabilir. Burada would, başka durumdaki beklenen sonucu anlatır; istek bildirmez.
Alıştırma
sleep sözcüğünü tekrar etmemek için nottaki yardımcı fiili kullanın: On the trip, Leo slept less than half of what he ____ at home.
Cevabı göster
would
suggesting a great tolerance for sleep deprivation: kanıttan çıkarıma
suggesting ... sıfat-fiil yan cümlesi, virgülden önceki sonucun tamamına gönderme yapar. Kuşların çok az uyuduğu gerçeğinden hangi çıkarımın yapılabileceğini gösterir; kuşların gerçekleştirdiği başka bir ana eylem değildir. Bu yapı, bilimsel yazılarda sık görülen bir düzen oluşturur: önce gözlem veya veri, ardından temkinli bir yorum gelir. Suggesting, sonucun kanıtlarla desteklendiğini, ancak kesin olarak ispatlanmadığını belirtir.
Alıştırma
Bu cümlede suggesting nasıl bir ilişki kuruyor?
- Önceki sonuçtan temkinli bir çıkarım yapar.
- Kuşlara nasıl uyumaları gerektiği konusunda tavsiye verir.
- Sonuçla ilgisi olmayan ayrı bir olay başlatır.
Cevabı göster
Önceki sonuçtan temkinli bir çıkarım yapar.
It's currently unclear whether asymmetrical sleep packs the same benefits as sleep in both hemispheres Notlar
2:50Asimetrik uykunun her iki yarımküredeki uykuyla aynı faydaları sağlayıp sağlamadığı
packs the same benefits as: pack fiilinin soyut kullanımı
Bu cümlede pack fiili soyut anlamda kullanılmıştır: bir şeyi bavula koymak değil, bazı faydaları içermek, sunmak veya sağlamak anlamına gelir. pack the same benefits as yapısı iki şeyin sunduğu faydaları karşılaştırır; X packs the same benefits as Y, X'in Y ile aynı faydalara sahip olduğunu veya bunları sunduğunu belirtir. Cümle, asimetrik uykunun her iki beyin yarım küresinde uyumakla aynı faydaları sağlayıp sağlamadığının şu anda belirsiz olduğunu söylüyor. Fiziksel nesneleri içine alma imgesi burada soyut bir avantaja genişletilmiştir.
Alıştırma
pack fiilinin soyut anlamını göstererek cümleyi en iyi tamamlayan ifade hangisidir? The basic plan ___ the premium plan.
- packs the benefits inside
- packs the premium plan
- packs the same benefits as
Cevabı göster
packs the same benefits as
and how this varies across species. Kalıp ifadeler
2:57ve bunun türler arasında nasıl değiştiği şu anda net değildir.
It's currently unclear whether ... and how ...: iki dolaylı soru
It's currently unclear whether ... and how ... kalıbı, henüz yanıtlanmamış iki soruyu tek bir bildirme cümlesinin içine yerleştirir. Whether, evet veya hayırla yanıtlanan bir konuyu tanıtır: Asimetrik uyku aynı faydaları sağlıyor mu? And how ise biçim veya örüntüyle ilgili bir soruyu tanıtır: Bu olgu türler arasında nasıl değişiyor? Whether ve how dolaylı soru başlattığı için bunlardan sonraki sözcükler doğrudan soru devriğiyle değil, bildirme cümlesi sırasıyla kullanılır: whether asymmetrical sleep packs ... ve how this varies .... Bu yapı, akademik yazıda iki doğrudan soru sormadan araştırma boşluklarını belirtmeyi sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle whether ... and how ... yapısını dolaylı sorular olarak doğru kullanıyor?
- It is unclear whether the signal is useful and how it changes at night.
- It is unclear whether is the signal useful and how it changes at night.
- It is unclear whether the signal is useful and how does it change at night.
Cevabı göster
It is unclear whether the signal is useful and how it changes at night.
varies across species: türler arasındaki farkları karşılaştırmak
varies across species ifadesi, bir özelliğin türden türe değiştiği veya farklılaştığı, yani türe göre farklı olduğu anlamına gelir. Varies değişimi ya da farkı belirtir; across species ise karşılaştırılan aralığı gösterir. Buradaki across fiziksel olarak bir şeyin içinden geçmeyi anlatmaz. Bu cümlede this, daha önce sözü edilen asimetrik uykunun faydalarına ve özelliklerine gönderme yapar. This tekil olduğu için varies kullanılır; çoğul bir özneyle vary across kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi en iyi tamamlayan ifade hangisidir? Sleep patterns ___ age groups.
- pack across
- stay across
- vary across
Cevabı göster
vary across
fur seals relied on asymmetrical sleep while being constantly stimulated. Notlar
3:01kürklü foklar sürekli uyarılırken asimetrik uykuya güvendiler.
relied on asymmetrical sleep: rely on ve dayanılan kaynak
Relied on asymmetrical sleep, fokların bu uyku düzenini karşılaştıkları koşullarda bir dayanak olarak kullandığına bağlı olduklarını anlatır. Geçmiş zaman biçimi relied, deney sırasında neye ihtiyaç duyduklarını veya neye dayandıklarını gösterir. Rely on, “birine ya da bir şeye güvenmek, dayanmak” anlamındaki fiil ve edat birleşimidir. On'dan sonra destek sağlayan kişi, kaynak, yöntem veya sistem gelir.
Alıştırma
Eksik edatı doldurun: During the storm, the sailors relied ____ a radio for weather updates.
Cevabı göster
on
while being constantly stimulated: kısaltılmış edilgen while cümleciği
While being constantly stimulated, fokların asimetrik uykuya dayandıkları sırada sürekli uyarılma durumunda olduklarını anlatan kısaltılmış bir while cümleciğidir. Being stimulated edilgendir: foklar eylemi gerçekleştiren değil, uyarılmayı alan taraftır. Kısaltılmış cümlecikte özne söylenmez, ancak anlaşılan özne ana cümlenin öznesi olan fur seals ile aynıdır.
Alıştırma
Cümleyi doğru tamamlayan ifadeyi seçin: The battery stayed cool while ____ in the lab.
- testing
- being tested
- was testing
Cevabı göster
being tested
in recovery: toparlanma evresinde
Burada in recovery, sürekli uyarım sona erdikten sonra hayvanların normal durumlarına dönmeye başladığı toparlanma evresi anlamına gelir. But, uyarım altındaki davranışlarıyla bir karşıtlık kurar. Recovery yalnızca bir hastalıktan iyileşme anlamına gelmez. Egzersiz, stres, yaralanma veya deneysel bir koşuldan sonraki toparlanma dönemini de adlandırabilir.
Alıştırma
But in recovery ifadesindeki in recovery bu deneyde ne anlama gelir?
- Uyarım sona erdikten sonraki evrede
- Hayvanlar kaybettikleri bir şeyi geri alırken
- Uyarım hâlâ devam ederken
Cevabı göster
Uyarım sona erdikten sonraki evrede
they showed a strong preference for sleep across both hemispheres, Kalıp ifadeler
3:08her iki yarımküredeki uykuya güçlü bir tercih gösterdiler,
showed a strong preference for: belirgin bir tercihi bildirmek
Showed a strong preference for, gözlemlenen seçimlerin for sonrasında gelen şeyi açıkça tercih ettiğini anlatır. Showed burada “sahneledi” değil, “gösterdi veya ortaya koydu” anlamındadır; for ise tercih edilen seçeneği tanıtır. Bu ifade yalnızca liked demekten daha resmîdir ve kanıta daha çok odaklanır. Bu nedenle araştırma sonuçlarına ve davranış raporlarına uygundur.
Alıştırma
Araştırma raporunu yaygın kullanılan edatla tamamlayın: In the trial, the bees showed a strong preference ____ blue flowers.
Cevabı göster
for
suggesting that it was more restorative for them. Kelime
3:12bu da bunun onlar için daha onarıcı olduğunu düşündürüyor.
more restorative for them: onlar için daha güçlü bir toparlanma etkisi
Burada restorative, “bedenin veya zihnin toparlanmasına yardımcı olan” anlamında bir sıfattır. More restorative karşılaştırma biçimidir; yani bir uyku türünün daha güçlü bir toparlanma etkisi sağladığını belirtir. For them bu etkiden kimin yararlandığını gösterir. Bu cümlede it, beynin iki yarım küresini de içeren uykuya gönderme yapar. İfade, bu uyku türünün hayvanların daha iyi toparlanmasına yardımcı olduğunu düşündürür.
Alıştırma
Örnekte more restorative for them ne anlama geliyor?
- Onlar için daha güçlü bir toparlanma etkisi vardı.
- Daha fazla sayıda şeyi eski hâline getirdiler.
- Onu onarmak için daha fazla zaman harcadılar.
Cevabı göster
Onlar için daha güçlü bir toparlanma etkisi vardı.
on the other hand: karşıt bir örnek sunma
On the other hand, dinleyiciye sıradaki bilginin önceki bilgilerle karşıtlık oluşturacağını bildirir. Burada fokların bir uyku düzeni anlatıldıktan sonra yunuslar yeni karşılaştırma örneği olur. İfade özneden sonra eklenmiş ve virgüllerle ayrılmıştır: Dolphins, on the other hand, .... Açıklamadaki bilgiyi düzenler; fiziksel bir elden söz etmez.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrenilen dört sözcüklü karşıtlık bağlacıyla tamamlayın: The city center is noisy. The park, ____, is peaceful.
Cevabı göster
on the other hand
have been observed to maintain high levels of alertness for at least 5 days. Notlar
3:17yunusların en az 5 gün boyunca yüksek seviyede dikkatlerini koruyabildikleri gözlemlenmiştir.
have been observed to maintain: gözlemi aktaran edilgen yapı
Have been observed to maintain, özne + have been observed to + fiilin yalın hâli kalıbını kullanır. Gözlemcilerin veya araştırmacıların, öznenin bir şeyi sürdürdüğüne dair kanıt gördüğü anlamına gelir. Maintain, özneye atfedilen eylemdir; buradaki to amaç bildirmez. Edilgen yapı gözlemcileri arka planda bırakır ve gözlemlenen özneyle bulguya odaklanır. Araştırma sonuçlarını açıklarken yaygındır ve “gözlemler, onların ... sürdürdüğünü gösteriyor” şeklinde anlaşılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle bilimsel bir bulguyu anlatmak için edilgen raporlama kalıbını doğru kullanır?
- Researchers have been observed these ants to build bridges with their bodies.
- These ants have been observed to build bridges with their bodies.
- These ants have observed to build bridges with their bodies.
Cevabı göster
These ants have been observed to build bridges with their bodies.
maintain high levels of alertness: yüksek düzeyde uyanıklığı korumak
Maintain high levels of alertness, “yüksek derecede dikkatli ve tepki vermeye hazır olma durumunu zaman içinde korumak” demektir. Maintain, durumun yükselmesini değil sürmesini vurgular; high levels of ise alertness kavramını yüksek kalabilen bir derece olarak sunar. Alertness, uyanık, dikkatli ve tepki vermeye hazır olma hâlidir; bir uyarı mesajı ya da alarm değildir. maintain + a level/levels of + soyut isim kalıbı, durumları veya ölçülebilir koşulları anlatırken yaygın olarak kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi “çok yüksek düzeyde dikkatli ve tepki vermeye hazır olma durumunu korumak” anlamındaki hedef sözcük grubuyla tamamlayın: During the night watch, guards must ____ throughout the shift.
Cevabı göster
maintain high levels of alertness
By switching which hemisphere is awake, Dilbilgisi
3:23Hangi yarımkürenin uyanık olduğunu değiştirerek,
they get several hours of deep sleep in each hemisphere throughout a 24-hour period. Kalıp ifadeler
3:2524 saatlik bir süre boyunca her iki yarımkürede de birkaç saat derin uyku alırlar.
By switching...: Yöntem bildiren By + -ing
By switching which hemisphere is awake, “hangi beyin yarım küresinin uyanık kalacağını değiştirme yöntemiyle” anlamına gelir. Baştaki By + -ing öbeği, ana cümledeki sonucu ortaya çıkaran yöntemi belirtir. Buradaki by, by noon ifadesindeki “en geç öğlene kadar” anlamında bir son tarih belirtmez. Bu yapı, “Sonuç hangi yöntemle elde ediliyor?” sorusunu yanıtlar.
Alıştırma
Cümleyi “fiyatları karşılaştırma yöntemiyle” anlamına gelen bir By + -ing öbeğiyle tamamlayın: ____, Lena found the best deal.
Cevabı göster
By comparing prices
throughout a 24-hour period: Tüm zaman aralığını kapsamak
Throughout a 24-hour period, uyku düzeninin yayıldığı zaman aralığı olarak 24 saatin tamamını ele alır. Olayı yalnızca belirli bir ana yerleştirmez. Bu cümlede ifade, her yarım kürenin 24 saatin tamamında kesintisiz biçimde derin uyuduğu anlamına gelmez. Her biri, genel döngü içinde birkaç saat derin uyku uyur.
Alıştırma
Tüm zaman aralığının kapsandığını vurgulayan ders sözcüğüyle cümleyi tamamlayın: Small updates appeared ____ the day.
Cevabı göster
throughout
This may be why unihemispheric sleep alone meets their needs. Notlar
3:32Sadece tek yarımküreli uykunun ihtiyaçlarını karşılamasının nedeni bu olabilir.
This may be why: temkinli bir açıklama sunmak
This, az önce açıklanan mekanizmaya gönderme yapar; why ise bu mekanizmanın açıklayabileceği sonucu getirir. This may be why + yan cümlecik yapısı, önceki kanıtı olası bir sonuca bağlayarak bilgiyi düzenler. may bu bağı olasılık düzeyinde tutar. Konuşan kişi makul bir açıklama sunar, nedenin kanıtlandığını ileri sürmez.
Alıştırma
Hangi cümle önceki bir olguyu olası bir açıklama olarak temkinli biçimde sunar?
- This is why the seedlings are growing faster.
- This has nothing to do with why the seedlings are growing faster.
- This may be why the seedlings are growing faster.
Cevabı göster
This may be why the seedlings are growing faster.
unihemispheric sleep alone meets their needs: tek başına yeterli
Bu cümlede alone, unihemispheric sleep ifadesinden sonra gelir ve başka bir uyku türü olmadan, tek başına anlamını taşır. Bu tek uyku düzeninin yeterli olduğunu vurgular. Meet someone's needs, bir kişinin, hayvanın veya sistemin gereksinim duyduğu şeyi sağlamak demektir. Burada their needs yunusların uyku gereksinimini belirtir; dolayısıyla yan cümle bu uyku düzeninin tek başına yeterli olduğunu söyler.
Alıştırma
A solar panel alone meets the cabin's power needs cümlesinde alone neyi gösterir?
- Güneş paneli kulübeden uzaktadır.
- Güneş paneli kendini yalnız hisseder.
- Güneş paneli tek başına yeterlidir.
Cevabı göster
Güneş paneli tek başına yeterlidir.
Have you ever woken up groggy after your first night in a new place? Notlar
3:40Yeni bir yerdeki ilk gecenizin ardından hiç sersemlemiş bir şekilde uyandınız mı?
Have you ever woken up ...? ile deneyim sormak
Have you ever + past participle ...? kalıbı, bir deneyimin şu ana kadar herhangi bir zamanda yaşanıp yaşanmadığını sorar. Burada woken, wake fiilinin geçmiş zaman ortacı olan past participle biçimidir. Bu yüzden Have you ever woken up ...? dinleyeni geçmişte bu şekilde uyandığı herhangi bir anı düşünmeye çağırır. Ever, herhangi bir zamanda ya da hiç anlamı taşır ve belirli bir tarihi göstermez. Bu soru biçimi, bir konuyu dinleyenin kişisel deneyimiyle bağlayarak onu konuşmaya katmak için sıkça kullanılır.
Alıştırma
Wake fiilinin past participle biçimiyle deneyim sorusunu tamamlayın: Have you ever ____ up before your alarm?
Cevabı göster
woken
woken up groggy: wake up + sıfat
Woken up groggy ifadesinde groggy, öznenin uyandığı andaki durumunu anlatan bir sıfattır. Wake up + adjective yapısı, wake up happy veya wake up cold örneklerinde olduğu gibi kişinin uyandığında o durumda olduğu anlamına gelir. Groggy, zihnin bulanık, tepkilerin yavaş ve kişinin tam olarak uyanık olmaması demektir. Genellikle uykudan hemen sonra, hastalık sırasında veya ilaç aldıktan sonra kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle zihin bulanıklığı ve yavaş tepkilerle uyanmayı en iyi anlatır?
- I woke up angry because the alarm was loud.
- I woke up tired after carrying boxes all day.
- I woke up groggy after the nap.
Cevabı göster
I woke up groggy after the nap.
Part of your brain might have spent the night only somewhat asleep. Dilbilgisi
3:44Beyninizin bir kısmı geceyi sadece biraz uykulu geçirmiş olabilir.
might have spent the night: geçmişe ilişkin kesin olmayan bir olasılık
might have spent yapısında might have + past participle, geçmişteki bir durum hakkında kesin olmayan bir tahmin bildirir. Spent, spend fiilinin past participle biçimidir; spend the night ise geceyi belirli bir yerde veya durumda geçirmek demektir. Buradaki have, perfect yapısını kuran yardımcı fiildir; “sahip olmak” anlamındaki asıl fiil değildir. Konuşmacı, beynin o bölümünün yalnızca kısmen uyumuş olmasını kesin bir gerçek değil, bir olasılık olarak sunar.
Alıştırma
might have ve take fiilinin past participle biçimiyle tamamlayın: Mia is late. She ____ the wrong train.
Cevabı göster
might have taken
scientists have recognized that participants sleep poorly their first night in the lab. Dilbilgisi
3:50bilim insanları katılımcıların laboratuvardaki ilk gecelerinde kötü uyuduklarını kabul ettiler.
scientists have recognized that: geçmişte yerleşmiş ve bugün de geçerli bilgi
Have recognized, have + past participle ile kurulan present perfect yapısıdır. Bu yapı, söz konusu bilginin geçmişte yerleştiğini ve şimdi de geçerli olduğunu gösterir. Bağlamdaki For decades ifadesi, geçmişten bugüne uzanan bu anlamı güçlendirir. That, bilim insanlarının kabul ettiği içeriği tanıtır: katılımcılar laboratuvardaki ilk gecelerinde kötü uyurlar. Bilimsel açıklamalarda have recognized that, bitmiş bir geçmiş zamandaki tek bir keşif yerine, geçmişte yerleşmiş ve bugün de önemini koruyan bir bulguyu veya anlayışı tanıtabilir.
Alıştırma
recognize fiilinin present perfect biçimi ve that ile tamamlayın: For years, educators ____ regular reading builds vocabulary.
Cevabı göster
have recognized that
It's actually customary to toss out that night's data. Notlar
3:56Aslında o gecenin verilerini atmak adettendir.
It's actually customary to + fiilin yalın hâli
It's actually customary to + fiilin yalın hâli, bir davranışın bir grup, kurum veya durumda olağan ya da kabul edilmiş uygulama olduğunu belirtir. Burada o geceki verilerin kullanılmamasına ilişkin standart uygulamayı anlatır; customary kişisel tercihi değil, ortak bir uygulamayı ifade eder. It biçimsel öznedir ve to ile kurulan mastar eylemi belirtir. Actually, bu bilginin dinleyicinin düşüncesini düzeltebileceğini veya onu şaşırtabileceğini gösterir.
Alıştırma
“It's customary to check identification at the entrance.” cümlesinde bu yapı ne anlama gelir?
- Girişte kimlik kontrolü yapmak olağan kabul edilen uygulamadır.
- Kimlik kontrolü yapmak yasaktır.
- Bir kişi tesadüfen kimlik kontrolü yapmaktan hoşlanır.
Cevabı göster
Girişte kimlik kontrolü yapmak olağan kabul edilen uygulamadır.
“Atmak veya elemek” anlamındaki toss out
Bu cümlede toss out, “atmak” veya “kullanım dışı bırakmak” anlamına gelir. Veriler analize dâhil edilmeyecektir; fiziksel olarak bir şeyi fırlatmak kastedilmez. Data, evidence, results, plans veya ideas gibi soyut nesnelerle toss out, onları kullanmamaya ya da değerlendirmemeye karar vermek anlamına gelebilir.
Alıştırma
“Atmak ve kullanmamak” anlamındaki, vurgulanan iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: Because the sensor failed, we had to ____ its readings.
Cevabı göster
toss out
scientists discovered that this first night effect is a very subtle version of asymmetrical sleep in humans. Notlar
4:01bilim insanları bu ilk gece etkisinin insanlardaki asimetrik uykunun çok ince bir versiyonu olduğunu keşfettiler.
Uyku araştırmalarında first night effect (ilk gece etkisi)
First night effect, bir kişinin bir uyku laboratuvarında veya alışık olmadığı başka bir uyku ortamında geçirdiği ilk gecede uykusunun değişmesini anlatan bir uyku araştırması terimidir. Kişi genellikle her zamankinden farklı ya da daha kötü uyur. Bu gece normal uykuyu yansıtmayabileceği için araştırmacılar o gecenin verilerini ayrı analiz edebilir veya ele alabilir. Burada ifade belirli bir olgunun adıdır; yalnızca ilk gecede ortaya çıkan herhangi bir etki demek değildir.
Alıştırma
Bu cümlede first night effect ne anlama geliyor?
- İnsanların ilk gece her zaman en iyi şekilde uyumasını sağlayan bir iyileşme
- Bir araştırmanın ilk gecesinde gerçekleşen herhangi bir olay
- Bir kişinin laboratuvarda veya alışılmadık bir ortamda geçirdiği ilk gecedeki uyku değişikliği
Cevabı göster
Bir kişinin laboratuvarda veya alışılmadık bir ortamda geçirdiği ilk gecedeki uyku değişikliği
asimetrik uykunun çok hafif bir biçimi
a very subtle version of X kalıbı, bir şeyi X'in zayıf, hafif ya da fark edilmesi güç bir biçimi olarak sunar. Very, subtle sözcüğünü güçlendirir: bu biçim özellikle belli belirsiz veya tespit edilmesi zordur. Burada first night effect, insanlardaki asimetrik uykunun hafif bir biçimi olarak anlatılır. Version of, aynı temel olgunun bir biçimi ya da çeşidi demektir. Subtle, farkın belli belirsiz veya zor fark edilir olduğunu anlatır; basit ya da karmaşık olmayan anlamına gelmez.
Alıştırma
Yeni bir örüntü asıl örüntüyle bağlantılıdır, ancak belli belirsiz ve fark edilmesi zordur. Hangi ifade en uygundur?
- a simple version of the original pattern
- an unrelated pattern
- a subtle version of the original pattern
Cevabı göster
a subtle version of the original pattern
participants experienced deeper sleep in their right hemisphere and lighter sleep in their left.
4:12katılımcıların sağ yarımkürelerinde daha derin, sol yarımkürelerinde daha hafif uyku yaşadıklarını gördüler.
When exposed to ...: kısaltılmış edilgen zaman yan cümlesi
When exposed to infrequent sounds, edilgen bir zaman yan cümlesinin kısaltılmış biçimidir. Tam biçimi when they were exposed to infrequent sounds şeklindedir: tekrarlanan özne they ve be fiilinin were biçimi çıkarılır, geriye geçmiş zaman ortacı exposed kalır. Buradaki they, araştırmaya katılan kişileri ifade eder. Nadir sesleri deneyimleyen katılımcılardır; maruz bırakılan şey sesler değildir. Bu yapı, bir koşulu kısa ve öz biçimde belirtmeyi sağlar.
Alıştırma
Edilgen zaman yan cümlesini kısaltın: When the material is exposed to heat, it expands. → When ____ to heat, the material expands.
Cevabı göster
exposed
that lighter sleeping left hemisphere showed greater bumps in activity. Kelime
4:21o daha hafif uyuyan sol yarımküre aktivitede daha büyük sıçramalar gösterdi.
bumps in activity: ölçülen bir sinyaldeki kısa yükselişler
Bu cümlede bumps in activity, ölçülen beyin aktivitesindeki kısa süreli yükselişler veya küçük tepe noktaları anlamına gelir. bumps sözcüğü mecazidir; bir grafik ya da sinyal çizgisindeki yukarı doğru çıkıntıları canlandırır. Bu nedenle greater bumps, sol yarım kürenin tepkisinde daha güçlü veya daha belirgin yükselişler anlamına gelir. Beyindeki fiziksel yumruları ifade etmez.
Alıştırma
Bu cümlede “greater bumps in activity” ne anlama gelir?
- Beyin aktivitesinin tamamen yok olması
- Beyin aktivitesi sinyalindeki daha belirgin yükselişler
- Beyinde oluşan fiziksel yumrular
Cevabı göster
Beyin aktivitesi sinyalindeki daha belirgin yükselişler
Participants also woke up and responded to infrequent sounds faster during the first night Dilbilgisi
4:27Katılımcılar ayrıca ilk gece nadir duyulan seslere daha hızlı tepki vererek uyandılar,
than when experiencing deep sleep in both hemispheres during nights following.
4:33bu durum sonraki gecelerde her iki yarımkürede derin uyku yaşanırken olduğundan daha hızlıydı.
faster ... than when ...: iki koşulu karşılaştırma
Faster, tepki hızına ilişkin bir karşılaştırma kurar. during the first night A koşulunu, than when experiencing deep sleep in both hemispheres during nights following ise B koşulunu, yani sonraki gecelerde iki yarım kürenin de derin uykuda olduğu durumu verir. Buradaki when, than ile kurulan karşılaştırmanın parçasıdır. Karşılaştırma için kullanılan ikinci durumu tanıtır; zaman çizgisinde ayrı bir olay başlatmaz. Yeniden kullanılabilir kalıp comparative + condition A + than when + condition B şeklindedir.
Alıştırma
Hangi cümle iki koşuldaki tepki hızını doğru biçimde karşılaştırır?
- Drivers react as fast in daylight than when driving through heavy fog.
- Drivers react faster in daylight than when driving through heavy fog.
- Drivers react faster in daylight when driving through heavy fog.
Cevabı göster
Drivers react faster in daylight than when driving through heavy fog.
humans use asymmetrical sleep for vigilance, Kalıp ifadeler
4:40insanların da asimetrik uykuyu uyanıklık için kullandığını gösteriyor,
Araya eklenen bir karşılaştırma olarak like other animals
like other animals, diğer hayvanlarla aynı şekilde anlamına gelir. İnsanlarla daha önce sözü edilen hayvanlar arasında bir karşılaştırma kurar. Bu ifade virgüllerle ayrılan ek bir çerçeve bilgisidir; ana cümle humans use asymmetrical sleep for vigilance bölümüdür. Burada like, ardından isim öbeği gelen bir edattır; hoşlanmak anlamındaki fiil değildir.
Alıştırma
Like + bir isim öbeği kullanarak karşılaştırmayı tamamlayın: ____, dolphins breathe air. (other mammals)
Cevabı göster
Like other mammals
This suggests that: kanıttan çıkarıma geçme
This, önceki deney sonuçlarına gönderme yapar. Ardından suggests that bu sonuçları sonraki yorumla birleştirir; böylece ifade bilgiyi kanıt → çıkarım düzeninde sunar. Bu kullanımda suggest, tavsiye vermek değil, bir şeyi göstermek veya bir düşünceyi desteklemek anlamına gelir. Sonucu temkinli biçimde sunar: Kanıt, sonucun makul olduğunu gösterir ancak tamamen kanıtlandığını iddia etmez.
Alıştırma
Dersteki temkinli çıkarım kalıbını kullanarak kanıttan çıkarıma geçen cümleyi tamamlayın: The footprints are fresh. ____ someone was here recently.
Cevabı göster
This suggests that
use asymmetrical sleep for vigilance ile amaç belirtmek
use X for Y yapısı, X'i araç, yöntem veya mekanizma; Y'yi ise onun amacı ya da işlevi olarak gösterir. Burada asymmetrical sleep mekanizma, vigilance ise amaçtır: olası tehlikelere karşı tetikte kalmak. Vigilance, özellikle alışılmadık bir ortamda sürekli tetikte olmayı anlatan oldukça resmî bir kelimedir. Genel enerji veya canlılık anlamına gelmez.
Alıştırma
use X for doing Y yapısını ve parantez içindeki kelimeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: We use this brush ____ narrow bottles. (clean)
Cevabı göster
for cleaning
So, while your hotel room is obviously not trying to eat you Notlar
4:47Bu yüzden, otel odanız açıkça sizi yemeye çalışmasa da
Abartılı kişileştirme olarak trying to eat you
Trying to eat you, otel odasına hayvan benzeri bir niyet yükler. Bir oda gerçekten kimseyi avlayamaz veya yiyemez; bu nedenle ifade kişileştirme ve abartı kullanır. Bu saçma görüntü, odanın bir yırtıcı veya doğrudan hayatta kalma tehdidi olmadığını anlatır. Karşıtlığı komik hâle getirirken beynin neden yine de tetikte kaldığını açıklamaya yardım eder.
Alıştırma
Yargılayın: Videodaki cümlede trying to eat you, otel odasının gerçekten bir insana saldırıp onu yemeyi planladığı anlamına gelir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
and you're not going to die if you don't continue moving,
4:51ve hareket etmeye devam etmezseniz ölmeyecek olsanız da,
your brain is still keeping you alert, just in case. Kalıp ifadeler
4:54beyniniz ne olur ne olmaz diye sizi hala uyanık tutuyor.
“Her ne kadar” anlamındaki ödünleyici while
Burada while, “... sırasında” değil, “her ne kadar” veya “... olsa da” anlamına gelir. Beklenen tehlikeyi azaltan iki gerçeği sunar: oda sizi yemeye çalışmıyordur ve hareket etmeyi bırakmak sizi öldürmeyecektir. Ardından ana cümle şaşırtıcı karşıtlığı verir: beyniniz sizi yine de tetikte tutar. while bir gerçeği sunduktan sonra ona ters düşen veya beklenmedik bir ana düşünce getiriyorsa ödünleme bildirebilir.
Alıştırma
Bu cümlede while ne işe yarıyor?
- “... olsa da” anlamına gelir ve bir karşıtlık getirir.
- “çünkü” anlamına gelir ve bir neden verir.
- “... sırasında” anlamına gelir ve eş zamanlı olayları bağlar.
Cevabı göster
“... olsa da” anlamına gelir ve bir karşıtlık getirir.
just in case: olası bir durum için önlem
Just in case, “bir şeye ihtiyaç duyulabilir ya da bir şey ters gidebilir diye önlem olarak” anlamına gelir. Bu cümlede beynin seni neden tetikte tuttuğunu açıklar: Kesin bir tehlike yoktur, ancak beyin bir olasılığa hazırlanmaktadır. Buradaki case, kalıplaşmış bir ifadenin parçasıdır ve hukuki bir “dava” değil, olası bir durum anlamına gelir. Just in case bu cümledeki gibi sonda tek başına kullanıldığında, bağlamdan anlaşılan durumun açıkça söylenmesi gerekmez.
Alıştırma
“Önlem olarak” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: I saved a backup copy, ____.
Cevabı göster
just in case
So, what happens when your brain keeps you fully awake for hours and hours of the night? Kalıp ifadeler
5:02Peki, beyniniz gece saatlerce sizi tamamen uyanık tuttuğunda ne olur?
hours and hours: çok uzun bir süreyi anlatan tekrar
Hours and hours, bir şeyin çok uzun süre devam ettiğini vurgulamak için aynı çoğul ismi tekrarlar. Tam olarak iki saat anlamına gelmez. Bu soruda tekrar, uyanık kalınan sürenin çok uzun hissedilmesini sağlar. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp çoğul isim + and + aynı çoğul isim biçimindedir. Days and days örneğinde olduğu gibi, büyük bir miktarı veya uzun bir süreyi öznel ve vurgulu biçimde anlatır.
Alıştırma
Çok uzun bir süreyi vurgulayan tekrarlı ifadeyle cümleyi tamamlayın: We waited for ____ at the airport.
Cevabı göster
hours and hours
Is there any way to overcome insomnia? Dilbilgisi
5:07Uykusuzluğun üstesinden gelmenin bir yolu var mı?
Is there any way to + fiilin yalın hâli?: Bir çözüm olup olmadığını sormak
Is there any way to + fiilin yalın hâli? bir hedefe ulaşmak için en az bir olası yöntem bulunup bulunmadığını sorar. Örnekte overcome, to’dan sonra gelen fiilin yalın hâlidir; any way ise fiziksel bir yol değil, “mümkün olan herhangi bir yöntem” anlamına gelir. Bu yapı, konuşmayı bir sorundan çözüm arayışına taşır. Ayrıca konuşanın gerçekten bir çözüm bulunup bulunmadığından emin olmadığını gösterebilir.
Alıştırma
Bir çözüm olup olmadığını soran hedef yapıyı tamamlayın: Is there ____ recover a deleted file?
Cevabı göster
any way to
Dig into the science of the sleep disorder with this video. Notlar
5:10Bu video ile uyku bozukluğunun bilimine daha derinlemesine inin.
Dig into: Bir şeyi ayrıntılı biçimde araştırmak
Dig into, bir şeyi ayrıntılı biçimde araştırmak veya incelemek anlamına gelen bir öbek fiildir. Bu emir cümlesinde izleyiciyi bilimi dikkatlice keşfetmeye davet eder; fiziksel olarak kazmaktan söz etmez. Bu anlamda dig into, incelenen konuyu veya bilgiyi nesne olarak alır. Örneğin dig into the evidence, the data veya the cause denebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede dig into, bir şeyi ayrıntılı biçimde araştırmak anlamında kullanılmıştır?
- Everyone was hungry and ready to dig into dinner.
- We need to dig into the survey results before the meeting.
- The dog tried to dig into the hard ground.
Cevabı göster
We need to dig into the survey results before the meeting.
Bir sağlık terimi olarak sleep disorder
Sleep disorder, normal uykuyu bozan bir durumu anlatan sağlık terimidir. Bu cümlede ifade, daha önce sözü edilen insomnia'ya gönderme yapar. Sleep, bunun ne tür bir disorder olduğunu gösterir; disorder burada vücudun veya zihnin normal bir işlevinin olması gerektiği gibi çalışmaması demektir, sıradan bir dağınıklık ya da düzensizlik değil. Bu ifade konuyu bilimsel ya da tıbbi bir çerçeveye yerleştirir. Yalnızca bir gece kötü uyumaktan daha fazlasını düşündürür; ancak belirli bir bozukluğun tanısını yalnızca bir sağlık uzmanı koyabilir.
Alıştırma
Cümleyi öğrendiğiniz iki sözcüklü hedef sağlık terimiyle tamamlayın: Insomnia is a ____.
Cevabı göster
sleep disorder