GERÇEK NYAN CAT... ve çok daha fazlası! IMG #38: İngilizce çalışma notları
Vsauce
Video özeti: Görsel seçki, benzer ünlüler ve bulmacalardan kâğıt portrelere, Kolmanskop’taki kumlu odalara ve nötrino dedektörlerine uzanıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “what heaven is like” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Cümledeki what yan cümlesi düz cümle sırasını korur ve bir yeri doğrudan soru olmadan anlatır. 2. “make sense of” — Kalıplaşmış öbekler ve eşdizimler: İfadeyi bir görüntü, açıklama veya durumu “anlamak ya da yorumlamak” anlamında öğrenin. 3. “Also eerie are underground neutrino detectors,” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Başa alınan sıfat öbeği devriklik yaratır; ürkütücü niteliği uzun özneden önce vurgular ve önceki görsele bağlar.
Bu derste
“what heaven is like” içindeki gömülü what ... is like yapısı
what heaven is like ifadesinin tamamı This is yapısını tamamlar ve “this” sözcüğünün neyi gösterdiğini açıklar. Bu, “cennetin nasıl bir yer ya da deneyim olduğu” anlamına gelen bir isim yan cümlesidir. Buradaki like, özellikleri veya görünüşü belirtir; “hoşlanmak” anlamında değildir. Daha büyük bir bildirme cümlesinin içinde bu yan cümle, bildirme cümlesi söz dizimini kullanır: what + heaven + is + like. show me, know veya describe gibi ifadelerden sonra da aynı kalıp kullanılır. What is heaven like? biçimindeki soru söz dizimi yalnızca doğrudan sorularda kullanılır.
Alıştırma
“What was the cave like?” doğrudan sorusunu gömülü bir yan cümleye dönüştürün: The guide showed us ____.
Cevabı göster
what the cave was like
got a little too real: gerçekliğe doğru rahatsız edici bir değişim
Got + sıfat, bir durum değişikliğini gösterir: got ... real, “... gerçek hâle geldi” demektir. Burada too real yalnızca “çok gerçekçi” anlamına gelmez. Şakanın veya hayalin birden gerçek hayata rahatsız edecek kadar yaklaştığını anlatır. A little, yorumu yumuşatır. too real ifadesinin tamamını niteler; dolayısıyla anlam “biraz fazla gerçek”tir, “yalnızca az miktarda gerçek” değildir. Bu kalıp, artık güvenli bir hayal gibi gelmeyen bir konuşmayı, şakayı, hikâyeyi veya oyunu anlatabilir.
Alıştırma
At first we laughed at the skit, but then it reminded us of our own problems and got a little too real. Burada got a little too real ne anlama gelir?
- Daha az ciddi ve daha eğlenceli hâle geldi.
- Hiç rahatsızlık vermeden yalnızca biraz daha gerçekçi oldu.
- Gerçek hayata biraz fazla yaklaştı ve rahatsız edici oldu.
Cevabı göster
Gerçek hayata biraz fazla yaklaştı ve rahatsız edici oldu.
Retorik Bir Tek Sözcüklük Soru Olarak Coincidence?
Coincidence? eksiltili bir sorudur: Is it a bölümü söylenmez, ancak ifade Is it a coincidence? olarak anlaşılır. Burada konuşan kişi mutlaka evet ya da hayır cevabı istemez. Bu kısa soru, az önce gösterilen benzerliklere gönderme yapar ve izleyiciyi bunların bağlantılı olabileceğinden şüphelenmeye çağırır. Kısalığı ifadeye dramatik veya şakacı bir hava verir.
Alıştırma
Bir sunucu aynı sıra dışı sembolü taşıyan iki tasarım gösterip Coincidence? diye soruyor. Sunucu büyük olasılıkla ne yapıyor?
- İki tasarımın nerede yapıldığını sormak
- Benzerliğin bir nedeni olabileceğinden izleyicinin şüphelenmesini sağlamak
- Benzerliğin kesinlikle tesadüfi olduğunu doğrulamak
Cevabı göster
Benzerliğin bir nedeni olabileceğinden izleyicinin şüphelenmesini sağlamak
Here's a caterpillar whose pattern resembles little penguins. Notlar
0:20İşte desenleri minik penguenlere benzeyen bir tırtıl.
Yeni Bir Nesneyi Tanıtmak İçin Here's a ...
Here's a, Here is a ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Sunuş başlangıcı olarak kullanılır: konuşan kişi dikkati yeni bir nesneye yöneltir ve ardından onu tekil bir isim öbeğiyle adlandırır. Bu kullanımda here mutlaka fiziksel bir yeri belirtmez. İfadenin tamamı Look at this veya Let me show you this anlamına gelebilir; böylece bir gösteri ya da görsel anlatımın bir sonraki örneğe geçmesine yardım eder.
Alıştırma
Bir gösteri sırasında yeni bir araç gösteriyorsunuz. Sunuş başlangıcını tamamlayın: ____ small device that measures temperature.
Cevabı göster
Here's a
whose pattern resembles little penguins: aitlik ve resemble
whose pattern ifadesinde whose bir ilgi cümleciği başlatır ve aitlik bildirir: pattern, caterpillar'a aittir. whose pattern resembles little penguins cümleciğinin tamamı tırtılı kısa ve yoğun bir biçimde tanımlar. Resemble geçişli bir fiildir; bu nedenle benzetilen nesne hemen ardından gelir: resembles little penguins denir, resembles to little penguins denmez. Penguenlere benzeyen şey desendir; tırtıl gerçekten penguenlere sahip değildir.
Alıştırma
Hangi cümle aitlik için whose sözcüğünü ve doğrudan nesneyle resemble fiilini doğru kullanıyor?
- We spotted a moth who's wings resemble dried leaves.
- We spotted a moth whose wings resemble to dried leaves.
- We spotted a moth whose wings resemble dried leaves.
Cevabı göster
We spotted a moth whose wings resemble dried leaves.
Hayalî bir durum sunmak için what if
What if varsayımsal bir durum ortaya koyar ve dinleyiciyi bunun sonuçlarını hayal etmeye ya da bir varsayımı yeniden düşünmeye çağırır. Bu cümlede konuşan kişi Obama hakkında gerçek bir bilgi sormuyor; gerçeğe aykırı bir düşünce deneyi kuruyor. Yeniden kullanılabilen kalıp What if + clause? biçimindedir. Şimdiki zaman biçimi açık bir olasılık sunabilirken buradaki was gibi geçmiş zaman biçimi gerçekle daha fazla mesafe kurar.
Alıştırma
Varsayımsal soruyu iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____ the train is late?
Cevabı göster
What if
Crystal emailed me a picture she took of a cooler lid that says, Dilbilgisi
0:26Crystal, çektiği bir soğutucu kapağı fotoğrafını bana e-postayla gönderdi; üzerinde şöyle yazıyor:
emailed me a picture: içerikten önce gelen alıcı
İngilizce email fiili iki nesne alabilir: email + alıcı + içerik. emailed me a picture ifadesinde me alıcı kişiyi, a picture ise gönderilen şeyi belirtir. emailed a picture to me de denebilir. Bu iki kalıptan birini kullan; çift nesneli kalıpta me sözcüğünün önüne to ekleme.
Alıştırma
Hangi cümlede email, alıcı içerikten önce gelecek şekilde doğru kullanılmıştır?
- I emailed the homework my teacher.
- I emailed to my teacher the homework.
- I emailed my teacher the homework.
Cevabı göster
I emailed my teacher the homework.
a picture she took: nesne görevindeki ilgi zamirini düşürme
a picture she took ifadesinde she took, hangi resimden söz edildiğini belirten bir ilgi cümleciğidir. Tam biçimi a picture that she took veya a picture which she took şeklindedir. Picture, took fiilinin nesnesidir; she ise zaten cümleciğin öznesidir. İlgi zamiri nesne olduğu için that veya which düşürülebilir. İlgi zamiri özne olduğunda düşürülemez.
Alıştırma
Bu ifadeyi değerlendir: the photo that won the contest isim grubunda that düşürülebilir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
Jugs: gerçek anlamıyla kaplar ve kaba bir argo anlam
Burada jugs aynı anda iki anlamla kullanılır. Sözcük anlamıyla jugs, sıvı koymaya yarayan büyük kaplardır. Kaba bir argo kullanımda ise jugs, bir kadının göğüslerini ifade edebilir. Görüntü iki anlamı da mümkün kıldığı için bu söz, kapları tarafsız biçimde betimlemekten ziyade kaba bir çift anlamlı şakadır.
Alıştırma
Bu cümlede jugs neden komiktir?
- Kapkekler için kullanılan kibar ve resmî bir sözcüktür.
- Kaplar ile bir kadının göğüsleri arasında kaba bir çift anlam oluşturur.
- Kapların hareket ettiği anlamına gelir.
Cevabı göster
Kaplar ile bir kadının göğüsleri arasında kaba bir çift anlam oluşturur.
But onto the dessert: hızlı bir konu geçişi
Onto the dessert, konuşma dilinde kullanılan eksiltili bir geçiştir. Tam düşünce But let's move on to the dessert ya da But now we'll turn to the dessert biçimine yakındır; özne ve fiil söylenmez. But önceki konuyu keser, onto ise sıradaki konuyu gösterir. Burada konuşmayı düzenler; yiyeceğin üstüne doğru fiziksel bir hareketi anlatmaz.
Alıştırma
Dersteki tek sözcüklük geçişi kullanarak konuşmadaki bu hızlı konu değişimini tamamlayın: We have finished the safety rules. But ____ the game.
Cevabı göster
onto
but the pun award goes to her upcakes. Kalıp ifadeler
0:35ama kelime oyunu ödülünü onun “upcake”leri kazanıyor.
Kazananı duyurmak için “the ... award goes to ...” kullanımı
“the ... award goes to ...” kalıbı, bir ödülün ya da unvanın kime verildiğini duyurur. Buradaki “the pun award” mizah amacıyla o anda uydurulmuş bir kategoridir; “goes to” fiziksel hareket değil, “ödül olarak verilir” anlamındadır. Bu kalıp hem bir törende gerçek kazananı açıklamak hem de bir kişiyi ya da şeyi belli bir özelliğin en iyi örneği diye esprili biçimde seçmek için kullanılabilir.
Alıştırma
Duyuruyu dersteki ifadeyle tamamlayın: The science-fair award ____ Priya!
Cevabı göster
goes to
but this picture is one of the most terrifying I've ever seen. Dilbilgisi
0:41ama bu fotoğraf şimdiye kadar gördüğüm en korkunç fotoğraflardan biri.
“One of the most ... I've ever seen”: deneyimimdeki en uç örneklerden biri
“One of the most terrifying I've ever seen”, bu resmi konuşanın en korkunç bulduğu şeylerden oluşan küçük grubun içine yerleştirir. “One of”, bunun en güçlü örneklerden biri olduğunu belirtir; mutlaka tek ve en korkunç örnek olduğu anlamına gelmez. “I've ever seen”, karşılaştırmayı konuşanın bugüne kadarki deneyimiyle sınırlar. Bağlamdan eksiltilmiş “pictures” ismi anlaşılabilir; ayrıca “I've ever seen” öncesinde “that” sözcüğünün eksiltildiği düşünülebilir. Tam bir isim öbeğinde “one of the most” sonrasında çoğul sayılabilen isim kullanılır: “one of the most terrifying pictures...”.
Alıştırma
Değerlendirmeyi “konuşanın en iyi deneyimleri arasında” anlamına gelen yapıyla tamamlayın: This is ____ meals I've ever had.
Cevabı göster
one of the best
make sense of: kafa karıştırıcı bir şeyi anlamak
Make sense of, “kafa karıştırıcı, belirsiz veya tanınması zor bir şeyi anlamak ya da yorumlamak” demektir. Bu cümlede izleyicinin şeklin içindeki anlamlı görüntüyü fark edip edemediği soruluyor. Anlaşılmaya çalışılan nesne of'tan sonra gelir: make sense of this shape, make sense of the data. Make ve sense sözcüklerini ayrı ayrı yorumlamak yerine ifadeyi bir bütün olarak öğren.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrendiğin ve “anlamak” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamla: I can't ____ this confusing map.
Cevabı göster
make sense of
you guessed it: beklenen cevabı doğrulamak
You guessed it, bir cevabı açıklarken veya doğrularken kullanılan konuşma diline ait bir ifadedir. Genellikle “doğru bildin” ya da “cevap beklediğin şey” anlamına gelir. Dinleyicinin tahminini gerçekten yüksek sesle söylemiş olması gerekmez. Bir sunucu bu ifadeyi doğrudan izleyiciye seslenmek, merak oluşturmak veya açık ya da tekrarlanan bir cevabı eğlenceli göstermek için kullanabilir.
Alıştırma
Bir sunucu “You guessed it—the next game is hide-and-seek again.” diyor. Bu ifade burada ne yapıyor?
- Sunucunun cevabı anlayamadığı anlamına gelir.
- İzleyiciden tahminde bulunmaya başlamasını ister.
- Cevabı beklenen bir sonuç olarak sunar ve doğrudan izleyiciye seslenir.
Cevabı göster
Cevabı beklenen bir sonuç olarak sunar ve doğrudan izleyiciye seslenir.
It is now time for ile sonraki bölüme geçmek
Bu cümlede It is now time for, sunumun yeni bir bölümünün başladığını duyurur. for sözcüğünden sonraki isim öbeği, sırada gelecek içeriği belirtir: 99 pictures of bananas. Buradaki it biçimsel öznedir; daha önce sözü edilen belirli bir şeyi göstermez. Yeniden kullanılabilen It is now time for + isim öbeği kalıbı, dinleyicileri bir etkinliğin bir aşamasından sonraki aşamasına açıkça geçirir.
Alıştırma
Sunucunun geçiş cümlesini dersteki beş sözcüklü kalıpla tamamlayın: ____ the question-and-answer session.
Cevabı göster
It is now time for
Here's an artist who meticulously cuts paper with an X-Acto blade Kültür
1:09İşte kâğıdı X-Acto bıçağıyla büyük bir titizlikle kesip
X-Acto blade: hassas bir el işi kesme aracı
X-Acto, Kuzey Amerika İngilizcesinde küçük bir hassas el işi bıçağı ve onun değiştirilebilir ağzı için yaygın olarak kullanılan bir marka adıdır. Bu cümlede X-Acto blade, sanatçının kâğıdı düzgün biçimde kesmek için kullandığı keskin ve ince bıçak ağzını ifade eder. Bu ifade bir sanat tarzını değil, bir aracı adlandırır. X, marka adının bir parçasıdır ve kesme yöntemini ayrıca tarif etmez.
Alıştırma
Bir el işi açıklamasında X-Acto blade büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Ayrıntılı kesimler için küçük ve hassas bir bıçak ağzı
- X biçimli kesiklerle oluşturulan bir sanat tarzı
- Ahşap kesmek için kullanılan büyük ve motorlu bir bıçak
Cevabı göster
Ayrıntılı kesimler için küçük ve hassas bir bıçak ağzı
to make swirling portraits out of a single sheet. Kalıp ifadeler
1:12tek bir kâğıttan kıvrımlı portreler yaratan bir sanatçı.
make ... out of ...: sonuç ve malzeme
make A out of B kalıbında A ortaya çıkan ürünü, B ise kullanılan malzemeyi gösterir. Burada swirling portraits sonuç, a single sheet ise malzemedir. Araya başka sözcükler girse de make ve out of birlikte make + sonuç + out of + malzeme yapısını oluşturur. Bu kullanımda out of, bir şeyin hangi malzemeden yapıldığını gösterir.
Alıştırma
Cümleyi make ... out of ile tamamlayın: At craft time, we can ____ a boat ____ an old cereal box.
Cevabı göster
make · out of
How about + isim veya -ing biçimi
Bu cümlede How about, sıradaki görüntüyü bir seçenek olarak sunar. Konuşan kişi bunu canlı bir geçiş olarak kullanır ve mutlaka ayrıntılı bir yanıt beklemez. Daha genel olarak How about, rahat bir öneride bulunur veya başka bir olasılık sunar. Buradaki gibi bir isim öbeğiyle ya da How about drawing a panda? örneğindeki gibi -ing biçimiyle devam edebilir.
Alıştırma
Rahat bir öneride bulunmak için How about kullanın: We need a rainy-day activity. ____ building a blanket fort?
Cevabı göster
How about
or face paint of famous paintings?
1:20ya da ünlü tabloları canlandıran yüz boyamalarına ne dersiniz?
Pocky Box delivers realistic South Park families
1:29Pocky Box gerçekçi South Park aileleri sunuyor
and Mario delivers any performance-enhancing drug you want Kelime
1:32Mario da istediğiniz her türlü performans artırıcı ilacı getiriyor
performance-enhancing drug: sporda kullanılan birleşik bir terim
Performance-enhancing drug; gücü, hızı, dayanıklılığı veya başka bir atletik yeteneği artırmak için kullanılan ilaç demektir. Performance-enhancing, drug sözcüğünü bir bütün olarak niteleyen birleşik bir sıfattır; kısa çizgi performance ile enhancing sözcüklerinin birlikte anlaşılması gerektiğini gösterir. Bu cümlede resmî bir spor terimi şaka amacıyla kullanılıyor. Mario oyunundaki güçlendirici öğeler, bir yarışmacıya haksız üstünlük sağlayan ilaçlarmış gibi anlatılıyor.
Alıştırma
Atletik yeteneği artıran bir ilaç için kullanılan, dersteki kısa çizgili tam terimle cümleyi tamamlayın: The athlete was suspended for using a ____.
Cevabı göster
performance-enhancing drug
but after the town of Kolmanskop in Namibia was abandoned, Kültür
1:44ama Namibya'daki Kolmanskop kasabası terk edildikten sonra
Kolmanskop in Namibia: bir kasaba ve bulunduğu ülke
Kolmanskop bir kasabanın adıdır; Namibia ise bu kasabanın bulunduğu ülkedir. Kolmanskop in Namibia ifadesinde in, daha küçük yeri daha geniş konuma bağlar. Abandoned, insanların kasabadan ayrıldığı ve artık orada kimsenin yaşamadığı anlamına gelir. Bu kısa bilgi, sonraki görüntülerde neden kumla kaplanan boş binaların görülebildiğini açıklar.
Alıştırma
"Kolmanskop in Namibia" ifadesinde iki ad arasındaki ilişki nedir?
- Namibya, Kolmanskop adlı ülkede bulunan bir kasabadır.
- Kolmanskop, Namibya'dan gelen bir kişidir.
- Kolmanskop, Namibya adlı ülkede bulunan bir kasabadır.
Cevabı göster
Kolmanskop, Namibya adlı ülkede bulunan bir kasabadır.
reclaimed the homes: doğanın alanı geri alması
Bu cümlede reclaimed, “geri alıp yeniden işgal etti” anlamına gelir. Rüzgâr ve kum, doğa bir zamanlar insanların kullandığı alanı geri alıyormuş gibi kişileştirilmiştir; dil bilgisel özne wind and sand, yeniden ele geçirilen şey ise the homes ifadesidir. Terk edilmiş yerlerin tasvirinde reclaim fiilinin bu anlamı, doğayı insan hâkimiyetini tersine çeviren bir güç olarak gösterir. Burada yaşayanların evleri onardığı, yasal olarak sahiplendiği ya da geri dönüştürdüğü anlatılmaz.
Alıştırma
Örnekte reclaimed the homes ne anlama gelir?
- Ev sakinleri evleri onarıp yeniden taşındı.
- İşçiler evlerden alınan malzemeleri geri dönüştürdü.
- Rüzgâr ve kum terk edilmiş evleri yeniden ele geçirdi.
Cevabı göster
Rüzgâr ve kum terk edilmiş evleri yeniden ele geçirdi.
leaving ...: sonuç bildiren bir -ing yan cümlesi
Leaving, önceki olayın sonucunu veren -ing biçimli bir ortaç yan cümlesi başlatır: rüzgâr ve kum evleri yeniden ele geçirmiş ve geride bu ürkütücü çöl odaları kalmıştır. Sonucun mantıksal kaynağı önceki durumun tamamıdır; rooms bir eylemi gerçekleştirmemektedir. Buradaki leaving, “geride bırakmak” veya “sonucunda ortaya çıkarmak” demektir; birinin odalardan ayrılması anlamına gelmez.
Alıştırma
Sonucu göstermek için cümleyi leave fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The storm tore off the roof, ____ the rooms exposed.
Cevabı göster
leaving
Also eerie are underground neutrino detectors, Notlar
1:52Yer altındaki nötrino dedektörleri de ürkütücü,
Also eerie are ...: betimleyici devrik yapı
Burada “Also eerie” sıfat öbeği başa alınır; ardından are ve “underground neutrino detectors” öznesi gelir. Normal sıra “Underground neutrino detectors are also eerie.” şeklindedir. Bu, öne alınmış betimleyici bir öbekten sonra özne ile fiilin yer değiştirmesidir; soru değildir. Başa alınan öbek, daha önceki eerie betimlemesini sürdürür ve yeni bir özne tanıtırken ortak niteliği odağa taşır. Bu yapı, aynı niteliğe sahip şeyleri paralel biçimde sıralamak için betimleyici veya edebî anlatımda kullanışlıdır.
Alıştırma
İkinci cümleyi also + unsettling kullanan paralel bir betimleyici devrik yapıyla tamamlayın: “The empty hallways are unsettling. ____ the locked stairwells.”
Cevabı göster
Also unsettling are
underground neutrino detectors: iç içe geçmiş isim öbeğini okuma
Bir neutrino detector, atom altı bir parçacık türü olan nötrinoları tespit eden bilimsel bir cihazdır. Underground, bu tür bir dedektörün nereye kurulduğunu belirtir. İç içe geçmiş underground neutrino detectors isim öbeğinde çoğul detectors sözcüğü ana isimdir. Neutrino, dedektörlerin neyi tespit ettiğini; underground ise konumu belirtir. Ana isimden geriye doğru “yer altında bulunan nötrino dedektörleri” şeklinde okuyun.
Alıştırma
“underground neutrino detectors” neyi ifade eder?
- sıradan metal dedektörlerini saklamak için kullanılan yer altı alanları
- yer altında bulunan ve başka parçacıkları tespit eden nötrinolar
- yer altında bulunan ve nötrinoları tespit eden dedektörler
Cevabı göster
yer altında bulunan ve nötrinoları tespit eden dedektörler
“very, very” ifadesinde vurgulu tekrar
“very, very large” ifadesinde very sözcüğünün tekrarlanması, large sözcüğünün derecesini tek bir very kullanımından daha güçlü biçimde artırır. Ayrıca betimlemeye bilinçli bir ritim vererek boyutun şaşırtıcı veya dramatik görünmesini sağlar. Konuşmada ve resmî olmayan anlatımda bir pekiştiriciyi tekrarlamak, dinleyicilerin ardından gelen bilgiye dikkat etmesine yardımcı olur. Burada özellikle large sözcüğüne odaklanılır.
Alıştırma
“The bag was very, very heavy.” cümlesinde very sözcüğünün tekrarlanması temel olarak ne yapar?
- Betimlemeyi daha resmî ve kesin hâle getirir.
- Çantanın ne kadar ağır olduğunu güçlü biçimde vurgular.
- Konuşanın heavy sözcüğünü düzelttiğini gösterir.
Cevabı göster
Çantanın ne kadar ağır olduğunu güçlü biçimde vurgular.
You can like us on Facebook to show off your exceptional taste Öbek fiiller
1:59Olağanüstü zevkinizi göstermek için Facebook'ta bizi beğenebilirsiniz
Dikkat çekmek amacıyla sergilemek için “show off”
Bu cümlede show off, başkalarının fark etmesi veya hayran kalması için bir şeyi bilerek sergilemek anlamına gelir. Sayfayı beğenmenin “show off your exceptional taste” olacağını söylemek, tanıtıma şakacı ve kendini över gibi bir ton verir. Show off nesnesiz (“He loves to show off”) veya nesneyle (“She showed off her medal”) kullanılabilir. Nesne bir isimse “show her medal off” da mümkündür; zamir kullanıldığında ise zamiri ortaya koyun: “show it off.”
Alıştırma
Cümleyi show off ve yeni saatine gönderme yapan bir zamirle tamamlayın: At lunch, Ben took out his new watch because he wanted to ____.
Cevabı göster
show it off