Bir Volkana Düşerseniz Vücudunuza Ne Olur?: İngilizce çalışma notları

The Infographics Show

Öğrenme zorluğu
721 kelime 197 kel/dk

Video özeti: Zehirli gaz, ısı, lav yoğunluğu ve akışkanlığa karşı direncin yanardağa düşen bedeni nasıl etkilediğini açıklar; bilimle sinemayı karşılaştırır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. What's it like to — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: deneyim, durum ya da sürecin nasıl olduğunu doğal biçimde sorun; mastar deneyimi belirtir. 2. burnt to a crisp — Deyimler ve mecazlı ifadeler: ağır yanmayı anlatan canlı, gündelik ifadeyi tanıyın; crisp sözcüğünü yalnız yiyecekle sınırlamayın. 3. anywhere from two to three times as dense as water. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: anywhere from yaklaşık aralığı, times as ... as katlı karşılaştırmayı kurar; bilimsel nicelikleri doğru okuyun.

Bu derste

We've all heard stories of far off primitive tribes hurling virgins into the mouth of a fiery volcano in their attempt to appease some particularly capricious god. Notlar

0:00

Uzaklardaki ilkel kabilelerin, son derece kaprisli bir tanrıyı yatıştırmak amacıyla bakireleri alevli bir yanardağın ağzına attıkları hikayelerini hepimiz duymuşuzdur.

Anlatım akışı

We've all heard stories of: ortak bir arka plan sunmak

We've all heard stories of, ardından gelen bilgiyi herkesin aşina olduğu ortak bir arka plan olarak sunar. Buradaki stories, doğrulanmış tarihsel kayıtları değil, insanlar arasında dolaşan öyküleri veya efsaneleri anlatır. All sözcüğü retoriktir; her dinleyicinin bunu gerçekten duyduğuna ilişkin kelimesi kelimesine bir iddia değildir. Konuşmacı, dinleyiciyi tanıdık bir fikri hatırlamaya çağırarak ortak zemin kurar ve ana konuya hızla geçer.

Alıştırma

Hangi açılış, tanıdık bir efsaneyi doğrulanmış olduğunu iddia etmeden ortak arka plan olarak sunar?

  1. No one has ever told a story about a city beneath the sea.
  2. Researchers have proved that a city is hidden beneath the sea.
  3. We've all heard stories of a city hidden beneath the sea.
Cevabı göster

We've all heard stories of a city hidden beneath the sea.

Dilbilgisi

in their attempt to: başarıyı garanti etmeden amacı belirtmek

in their attempt to edat öbeği, kendisinden önceki eylemin amacını belirtir. Bu cümlede insanları yanardağa atma eylemi, bir tanrıyı yatıştırma amacıyla yapılmıştır. Attempt, başarılı bir sonucu değil bir çabayı adlandırır. Kalıp in + iyelik belirleyicisi + attempt to + fiilin yalın hâli şeklindedir; örneğin in their attempt to appease. İyelik ifadesini girişimde bulunan kişi veya gruba göre değiştirin: in my attempt to, in her attempt to gibi.

Alıştırma

Hangi cümle, pilotun dikkatini çekmeyi yürüyüşçülerin amacı olarak sunar ancak başarılı olduklarını söylemez?

  1. The hikers waved their jackets because the pilot had already noticed them.
  2. The hikers waved their jackets after they had attracted the pilot's attention.
  3. The hikers waved their jackets in their attempt to attract the pilot's attention.
Cevabı göster

The hikers waved their jackets in their attempt to attract the pilot's attention.

What is that unfortunate girl's fate though as she falls to her fiery death?

0:09

Peki o talihsiz kız ateşe doğru düşerken akıbeti ne olur?

What's it like to die inside of a burning pit of lava and sulfur? Dilbilgisi

0:13

Yanan bir lav ve kükürt çukurunun içinde ölmek nasıldır?

Dilbilgisi

What's it like to + fiilin yalın hâli?: bir deneyimi sormak

What's it like to + fiilin yalın hâli? bir şeyi yapmanın veya yaşamanın nasıl bir his olduğunu sorar. Bu cümlede konuşmacı, anlatılan durumda ölme deneyimini soruyor; kimsenin bundan hoşlanıp hoşlanmadığını sormuyor. Buradaki like, “neye benziyor?” veya “nasıl bir şey?” anlamındaki bir edattır. Bu kalıp gerçek bir kişiden deneyimini anlatmasını istemek için kullanılabileceği gibi, konuşmacının ardından kendisinin yanıtlayacağı bir açıklamayı başlatmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi soru, kişinin bundan hoşlanıp hoşlanmadığını değil, deneyimini anlatmasını ister?

  1. Would you like to work from home?
  2. What's it like to work from home?
  3. Do you like to work from home?
Cevabı göster

What's it like to work from home?

Hello and welcome to another episode of The Infographics Show.

0:17

Merhaba, The Infographics Show'un yeni bir bölümüne hoş geldiniz.

Today we're taking a look at what happens to your body when you fall into a volcano. Kalıp ifadeler

0:20

Bugün bir yanardağa düştüğünüzde vücudunuza neler olduğuna bakıyoruz.

Kalıp ifadeler

take a look at + isim veya wh yan cümlesi

Take a look at + isim veya wh yan cümlesi, bir şeyi incelemek, değerlendirmek ya da ele almak anlamına gelir. Today we're taking a look at what happens... cümlesinde bu ifade, konuşmacının birazdan açıklayacağı konuyu duyurur; yalnızca kısa süreli görsel bir bakış anlamına gelmez. İfadenin tamamı fiil öbeği olarak görev yapar. take, zamana göre take, took veya are taking biçimine girer; a look birlikte kalır ve at, incelenen nesneyi ya da soruyu tanıtır.

Alıştırma

Cümleyi take a look at ifadesinin şimdiki zamanın süreklilik biçimiyle tamamlayın: Today we're ____ how bees communicate.

Cevabı göster

taking a look at

Falling into a volcano is not going to be a pleasant fate for anyone.

0:24

Bir yanardağa düşmek kimse için hoş bir son olmayacaktır.

Yet in 2007 a Maasai porter fell into the rim of an active volcano

0:28

Ancak 2007 yılında bir Maasai hamalı aktif bir yanardağın kenarına düştü

and managed to survive albeit with some burns. Notlar

0:33

ve bazı yanıklarla da olsa hayatta kalmayı başardı.

Kalıp ifadeler

managed to survive: zorluğa rağmen hayatta kalmayı başarmak

Managed to + fiilin yalın hâli, birinin genellikle zorluk, çaba veya belirsizliğin ardından bir şeyi gerçekten başardığını anlatır. Bu cümlede managed to survive, hamalın hayatta kaldığını kesin olarak belirtir; yalnızca hayatta kalmaya çalıştığı anlamına gelmez. Survived gibi basit geçmiş zamanlı bir fiille karşılaştırıldığında managed to survive, başarılı sonucun ne kadar zor veya beklenmedik olduğuna daha fazla vurgu yapar.

Alıştırma

Hangi cümle Leo'nun gerçekten başardığını ve bunun zor olduğunu da vurgular?

  1. Leo tried to reach the shelter before dark.
  2. Leo reached the shelter before dark.
  3. Leo managed to reach the shelter before dark.
Cevabı göster

Leo managed to reach the shelter before dark.

Kelime

albeit with some burns: kısa ve resmî bir ödünleme

Albeit bir ödünleme anlamı ekler: az önce söylenen ifadeyi geçersiz kılmadan sınırlayan veya niteleyen bir bilgi verir. Burada hamal gerçekten hayatta kalmıştır, ancak with some burns ifadesi onun zarar görmeden kurtulmadığını gösterir. Bu cümlede albeit'i kısa bir edat öbeği olan with some burns izler. Bu sıkıştırılmış yapı, although he had some burns ile benzer anlamdadır ancak daha özlü ve resmî duyulur.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: Nötr gündelik İngilizcede albeit, iki tam cümleciği bağlamak için normalde but'ın yerine kullanılabilir.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

Fortunately for that porter

0:36

O hamal için neyse ki,

the reason he survived is that the particular volcano he fell into Dilbilgisi

0:37

hayatta kalmasının nedeni içine düştüğü o belirli yanardağın,

has what's known as natural carbonatite lava Kalıp ifadeler

0:40

doğal karbonatit lav olarak bilinen bir lav türüne sahip olmasıdır.

Kalıp ifadeler

Yerleşik bir adı tanıtmak için “what's known as”

“What's known as”, “what is known as” ifadesinin kısaltılmış biçimidir ve as sonrasında gelen yerleşik adı veya etiketi tanıtır. Burada tanıtılan ad natural carbonatite lava ifadesidir. Buradaki what bir soru sormaz. Yaklaşık olarak “... olarak bilinen şey” anlamına gelen kaynaşmış bir ilgi yan cümlesini başlatır; yan cümlenin tamamı has fiilinin nesnesidir.

Alıştırma

Yerleşik bir terimi tanıtan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The glow is caused by ____ bioluminescence.

Cevabı göster

what's known as

which is rich in sodium and potassium carbonate minerals and nyerereite Kalıp ifadeler

0:43

Bu lav, sodyum ve potasyum karbonat mineralleri ile nyerereit bakımından zengindir

Kalıp ifadeler

rich in: bol miktarda içermek

Bu cümlede rich in, bir şeyin başka bir şeyi büyük miktarda içermesi anlamına gelir. Magma, belirtilen mineralleri yüksek oranda içerir; rich burada “maddi açıdan zengin” demek değildir. Bir maddenin, kaynağın veya özelliğin bol olduğunu doğal biçimde anlatmak için be rich in + isim yapısını kullanın.

Alıştırma

Cümleyi rich in ile tamamlayın: Volcanic soil is often ____ minerals.

Cevabı göster

rich in

which is a unique combination that makes the lava cool very quickly when coming in contact with the air. Kalıp ifadeler

0:47

ve bu eşsiz kombinasyon, lavın havayla temas ettiğinde çok hızlı soğumasını sağlar.

Dilbilgisi

Neden belirtmek için “the reason he survived is that” kalıbı

“the reason he survived” isim öbeği, açıklanması gereken sonucu belirtir. Bağlayıcı fiil is, bu öbeği that ile başlayan bir yan cümleye bağlar; that sonrasındaki tam yan cümle açıklamayı verir. Yeniden kullanılabilen kalıp The reason + özne + fiil + is that + tam yan cümle şeklindedir. Ayrıntıları vermeden önce nedeni öne çıkararak daha uzun bir açıklamanın düzenlenmesine yardımcı olur.

Alıştırma

En iyi seçeneği belirleyin: The reason the picnic was canceled ___ heavy rain made the field unsafe.

  1. is because
  2. because
  3. is that
  4. that
Cevabı göster

is that

Kalıp ifadeler

coming in contact with the air: temas ve kısaltılmış when yan cümlesi

Coming in contact with the air, “havayla temas etmek” anlamına gelir. Come in contact with ifadesinde contact bir isimdir ve with, temas edilen şeyi belirtir. Burada when + -ing, when the lava comes in contact with the air biçimindeki tam düşünceyi kısaltır. Havayla teması hızlı soğumayı başlatan durum olarak sunar.

Alıştırma

Come in contact with ifadesini doğru biçimde kullanın: The coating hardens when ____ air.

Cevabı göster

coming in contact with

This lava burns at around 510 degrees Celsius

0:52

Bu lav, normal lav sıcaklığının yarısı olan

or half the temperature of normal lava Dilbilgisi

0:55

yaklaşık 510 santigrat derecede yanar

Dilbilgisi

half the temperature of normal lava: normal lav sıcaklığının yarısı

Half the temperature of normal lava, half the + ölçü adı + of + referans kalıbını izler. İlk sıcaklığın normal lav sıcaklığının %50'si olduğunu belirtir. Referans değer T ise anlatılan sıcaklık 0.5T'dir. Buradaki referans, sıcaklık ölçeğinin kendisi değil, normal lavın ölçülen sıcaklığıdır. Bu kalıp toplam değerleri karşılaştırır; başka bir karşılaştırmadan sonra sonucun yarısının çıkarıldığı anlamına gelmez. half the price of, half the time of ve half the volume of gibi fiyat, süre ve hacim ölçüleriyle de kullanılabilir.

Alıştırma

half the + ölçü adı + of kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: The small tank has ____ the large tank.

Cevabı göster

half the volume of

and because the porter fell near the lava and not directly on it

0:57

ve hamal lavın doğrudan içine değil, yakınına düştüğü için

he was able to survive.

1:01

hayatta kalabilmiştir.

But what happens to our sacrificed virgin as she's hurled into a fiery mouth of doom

1:02

Ama Kıymetlisi'ni kurtarmaya çalışan habersiz bir Gollum gibi

like an unwitting Gollum trying to save his Precious. Kültür

1:07

ölümün alevli ağzına fırlatılan kurban edilmiş bakiremize ne olacak?

Kültür

like an unwitting Gollum ... his Precious: kültürel bir gönderme

Bu benzetme Yüzüklerin Efendisi'ne gönderme yapar. Gollum, Tek Yüzük'e “Kıymetlim” der ve ona sarılmış hâlde Hüküm Dağı'nın lavlarına düşer. Burada Precious büyük harfle başlar çünkü değerli bir kişi veya şeyi anlatan genel bir kelime değil, Gollum'un Yüzük için kullandığı özel bir ad işlevi görür. Konuşmacı düşen kişiyi “ne olup bittiğinden habersiz bir Gollum”a benzeterek tehlikeli görüntüyü kara mizah içeren bir film göndermesine dönüştürür. Unwitting, gerçekte ne olduğunun farkında olmamak demektir; dolayısıyla bu, kişinin gerçekten Gollum olduğunu söyleyen gerçek anlamlı bir iddia değil, görsel ve mizahi bir karşılaştırmadır.

Alıştırma

“like an unwitting Gollum trying to save his Precious” benzetmesi cümleye esas olarak ne katar?

  1. Gollum ve Tek Yüzük'ü çağrıştıran, birinin lava doğru düşmesine ilişkin kara mizahlı bir görüntü
  2. Gollum'un kişiyi kasıtlı olarak lava ittiği iddiası
  3. Düşen kişinin adının Precious olduğu bilgisi
Cevabı göster

Gollum ve Tek Yüzük'ü çağrıştıran, birinin lava doğru düşmesine ilişkin kara mizahlı bir görüntü

First it's likely that as she falls through the air Anlatım akışı

1:10

Öncelikle, havadan aşağı düşerken,

she'll quickly suffocate from the noxious gases produced by the volcano. Kalıp ifadeler

1:12

yanardağın ürettiği zehirli gazlar nedeniyle hızla boğulması muhtemeldir.

Anlatım akışı

First ... it's likely that: bilgiyi sıralamak ve olasılık belirtmek

First, bu olayı bir sürecin ilk aşaması olarak gösterir. Dinleyiciye yalnızca olayın ne zaman gerçekleştiğini değil, açıklamanın nasıl düzenlendiğini de anlatır. It's likely that, doğrulanmış bir gerçek yerine gerçekleşme olasılığı yüksek bir tahmin sunar. Bu iki ifade birlikte, önce bu sonucun ele alındığını ve konuşanın bunun muhtemelen gerçekleşeceğini düşündüğünü belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle ilk aşamayı doğal biçimde sunarken sonucun kesin değil, olası olduğunu gösterir?

  1. First, it's likely that the roads will close as the storm gets stronger.
  2. The roads closed first because the storm got stronger.
  3. First, the roads will definitely close as the storm gets stronger.
Cevabı göster

First, it's likely that the roads will close as the storm gets stronger.

Kalıp ifadeler

suffocate from the noxious gases: zararlı gazlar yüzünden boğulmak

Burada suffocate geçişsizdir: kişi nefes alamaz duruma gelir. suffocate from + neden yapısı, solunabilir havanın kaybedilmesine neyin yol açtığını gösterir; kişinin kasıtlı olarak başkasına zarar verdiği anlamına gelmez. Noxious, özellikle duman veya gaz gibi sağlığa zararlı bir şeyi niteler. Bu nedenle noxious gases, nefes almayı tehlikeli hâle getirebilecek zararlı gazlar demektir.

Alıştırma

Gaz nedeniyle nefes alamaz duruma gelmeyi anlatan ifadeyle cümleyi tamamlayın: The workers could ____ the fumes in the sealed room.

Cevabı göster

suffocate from

If not immediately suffocated however Dilbilgisi

1:16

Eğer hemen boğulmazsa,

she'll likely completely sear her lungs as she inhales the superheated gas amidst the desperate screaming. Kelime

1:18

çaresiz çığlıklar arasında aşırı ısınmış gazı solurken muhtemelen akciğerlerini tamamen kavuracaktır.

Dilbilgisi

If not immediately suffocated, however: kısaltılmış bir koşul

“If not immediately suffocated” kısaltılmış bir koşul yan cümlesidir. Buradaki tam biçim “if she is not immediately suffocated” olur: she öznesi ve be fiilinin is biçimi, ana cümleden anlaşılabildiği için atılmıştır. Not yalnızca immediately suffocated bölümünü olumsuz yapar; ardından gelen sonucu olumsuzlamaz. However iki sonuç arasında karşıtlık kurar: hemen boğulma gerçekleşmese bile ciddi yaralanma olasılığı devam eder. Özenli yazıda bu ara geçiş ifadesi normalde virgüllerle ayrılır: “If not immediately suffocated, however, she'll ...”

Alıştırma

Özgün cümledeki “If not immediately suffocated” ifadesini hangi tam yan cümle doğru biçimde açar?

  1. If she does not immediately suffocate someone
  2. If she is not immediately suffocated
  3. Although she is immediately suffocated
Cevabı göster

If she is not immediately suffocated

Kelime

Sear her lungs: şiddetli ısı hasarı

“Sear her lungs” ifadesinde sear, aşırı ısıyla akciğer dokusunu ani ve şiddetli biçimde yakmak ya da hasara uğratmak anlamına gelir. Her lungs fiilin nesnesidir; aşırı sıcak gaz ise hasarın nedenidir. Bu sözcük yemek yaparken bir yüzeye çok yüksek ısı uygulamak için sıkça kullanılır. Burada aynı hızlı ve şiddetli ısı fikri bedensel yaralanmaya aktarılmıştır; bu nedenle sear, yalnızca heat demekten daha canlıdır.

Alıştırma

“Sear her lungs” ifadesindeki sear ne anlatır?

  1. Dumana maruz kaldıktan sonra akciğerleri soğutmak
  2. Hava kaçmaması için akciğerleri kapatmak
  3. Aşırı ısıyla akciğer dokusuna hızla zarar vermek
  4. Akciğerleri yaralamadan hafifçe ısıtmak
Cevabı göster

Aşırı ısıyla akciğer dokusuna hızla zarar vermek

With lungs burnt to a crisp and noxious gas coursing through her bloodstream Notlar

1:23

Akciğerleri çıtır çıtır yanmış ve kan dolaşımına zehirli gaz karışmış bir halde,

Deyimler

burnt to a crisp: tamamen yanmış

burnt to a crisp ifadesinde burnt sonucu gösterir; to a crisp ise derecesini güçlendirir: bir şeyin kuruyacak, kararacak ya da kırılganlaşacak kadar tamamen yandığını düşündürür. Buradaki crisp, yiyeceğin hoş biçimde çıtır olduğunu övmez. Bütün ifade, aşırı ısı hasarını çarpıcı ve abartılı bir görüntüyle anlatır.

Alıştırma

Hangi durum burnt to a crisp ifadesine en uygundur?

  1. Kurabiyelerin ortası henüz pişmemiş.
  2. Kurabiyeler kararmış ve tamamen yanmış.
  3. Kurabiyeler sıcak ama hâlâ yumuşak.
Cevabı göster

Kurabiyeler kararmış ve tamamen yanmış.

Kalıp ifadeler

coursing through her bloodstream: vücutta hızlı ve güçlü hareket

coursing through her bloodstream ifadesinde coursing, bir yol boyunca hızlı ve güçlü biçimde ilerlemek anlamındaki course fiilidir. Through izlenen yolu belirtir; her bloodstream ise içinden geçilen dolaşım sistemidir. Bu ifade, gazı yalnızca kanda bulunan bir madde olarak değil, vücutta güçlü biçimde ilerleyen bir şey olarak gösterir. Aynı kalıp; sıvıların, elektriğin, enerjinin veya güçlü duyguların bir sistem içinde hareketini de anlatabilir.

Alıştırma

course fiilinin -ing biçimini ve doğru edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: Adrenaline was ____ his bloodstream as he waited backstage.

Cevabı göster

coursing through

our sacrificed virgin will be near death already before even hitting the lava below. Dilbilgisi

1:27

kurban edilen bakiremiz daha aşağıdaki lava bile çarpmadan zaten ölüme çok yaklaşmış olacaktır.

Dilbilgisi

before even hitting ile beklenmedik erken zamanı vurgulama

Bu cümlede before even hitting the lava, ölümün eşiğine gelme durumunun lavla beklenen fiziksel temastan daha önce gerçekleştiğini belirtir. Even vurgu katar: Lavla temas asıl büyük olay gibi görünür, ancak sonuç daha erken başlar. before even + -ing yapısı, -ing eylemini henüz gerçekleşmemiş bir dönüm noktası olarak sunar. Bir sonucun şaşırtıcı derecede erken ortaya çıktığını vurgulamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

reach sözcüğünü vurgulu before even + -ing yapısında kullanın: The runner had to stop ____ the halfway point.

Cevabı göster

before even reaching

Depending on the type of volcano and the shape of the rim she's hurled into Dilbilgisi

1:32

Yanardağın türüne ve fırlatıldığı kraterin şekline bağlı olarak,

her body will next likely burst into flames as she approaches the lava Kalıp ifadeler

1:35

lava yaklaştıkça, ancak fiziksel olarak ona çarpmadan önce

Kalıp ifadeler

burst into flames: aniden alev almak

Burst into flames, genellikle görünür alevlerle birlikte aniden yanmaya başlamak demektir. Burada, bedenin lavlara ulaşmadan önce tutuşmasını anlatır. Bu ifadede burst, hızlı ve çarpıcı bir değişim duygusu katar. Bir şeyin patladığı ya da parçalara ayrıldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu notta geçen ve “aniden yanmaya başlamak” anlamına gelen ifadeyle cümleyi tamamlayın: The dry curtain touched the candle and ____.

Cevabı göster

burst into flames

but before she physically hits it.

1:39

bedeni muhtemelen alevler içinde kalacaktır.

Dilbilgisi

Depending on ile değişken bir koşulu çerçevelemek

Cümlenin başındaki Depending on ifadesi, tahmini değiştirebilecek değişkenleri belirtir: volkanın türü ve krater kenarının şekli. Ardından gelen sonucun tamamını çerçeveler; onun bedeninin etkin biçimde bir şeye bağlı olduğu anlamına gelmez. Tekrar kullanılabilecek yapı Depending on + isim öbeği veya wh yan cümlesi, ana cümledir. Sonucun sabit olmadığını ve belirtilen koşula göre değişeceğini anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle, tam bir sonuçtan önce koşul belirtmek için Depending on yapısını doğru kullanıyor?

  1. Depending on the weather.
  2. Depending on the weather, the match may move indoors.
  3. Depending the weather, the match may move indoors.
Cevabı göster

Depending on the weather, the match may move indoors.

That's because radiant heat can superheat the air above and around the volcano mouth Anlatım akışı

1:41

Bunun nedeni, radyant ısının yanardağın ağzının üstündeki ve çevresindeki havayı aşırı derecede ısıtarak

making it reach temperatures so high that human flesh immediately ignites. Dilbilgisi

1:45

insan etinin anında alev alacağı kadar yüksek sıcaklıklara ulaştırmasıdır.

Anlatım akışı

That's because: bir nedeni açıklamak

That's because, az önce söylenen ifadeye geri gönderme yapar; because ise bunun nedenini açıklar. Burada that, bedenin lavlara ulaşmadan önce alev alacağı tahminini ifade eder. Bu kalıp bilgiyi önce sonuç, sonra neden sırasıyla düzenler: önce bir ifade gelir, ardından That's because ve neden söylenir. Böylece açıklama önceki cümleye açıkça bağlanır.

Alıştırma

İkinci cümlede nedeni doğru biçimde açıklayan ifadeyi seçin: The ground is wet. ___ it rained all night.

  1. That's why
  2. That's because
Cevabı göster

That's because

Dilbilgisi

so high that + sonuç

Bu cümlede so high that, aşırı bir dereceyi bunun sonucuna bağlar. So, high sözcüğünü niteler; that ile başlayan yan cümle ise sıcaklık bu dereceye ulaştığı için ne olduğunu belirtir. Aktarılabilir kalıp so + sıfat/zarf + that + sonuç cümlesidir. Bir özellik ya da eylem, ardından bir sonuç doğuracak kadar yüksek bir dereceye ulaşır. Buradaki so, tek başına “bu yüzden” anlamındaki bir bağlaç değildir.

Alıştırma

Cümleyi derece-sonuç kalıbıyla tamamlayın: The backpack was ____ heavy ____ I could not lift it.

Cevabı göster

so · that

Just seconds after being hurled into the mouth of the volcano Dilbilgisi

1:49

Yanardağın ağzına fırlatıldıktan sadece birkaç saniye sonra,

our sacrificed virgin has turned into a fiery human comet. Deyimler

1:52

kurban edilen bakiremiz alevli bir insan kuyruklu yıldızına dönüşmüştür.

Dilbilgisi

Just seconds after being hurled: fırlatıldıktan yalnızca birkaç saniye sonra

Just seconds after, ana olayı after öbeğinde anlatılan olaydan yalnızca birkaç saniye sonrasına yerleştirir. Just, aralığın ne kadar kısa olduğunu vurgular. Burada after ifadesinden sonra being + geçmiş zaman ortacı gelir. Being hurled edilgendir: kişi fırlatma eylemini yapmak yerine kuvvetle fırlatılır. being hurled ifadesinin örtük öznesi, ana cümlede anlatılan kişiyle aynıdır.

Alıştırma

Hangi cümle Maya'nın havuza fırlatıldığını ve yalnızca birkaç saniye sonra sudan çıktığını anlatır?

  1. Just seconds after hurling a stone into the pool, Maya climbed out of the water.
  2. Just seconds before being hurled into the pool, Maya climbed out of the water.
  3. Just seconds after being hurled into the pool, Maya climbed out of the water.
Cevabı göster

Just seconds after being hurled into the pool, Maya climbed out of the water.

Deyimler

alev alev yanan bir insan kuyruklu yıldızı

a fiery human comet ifadesinde human, comet sözcüğünü niteler: konuşan kişi yanmakta olan bir insanı kuyruklu yıldızmış gibi anlatır. Fiery alevleri ve parlayan ışığı öne çıkarırken comet, gökyüzünde hareket eden parlak bir nesne imgesi verir. Bu, bir uzay cismine gerçek anlamda dönüşmek değil, bir metafordur. İfade kişinin görünüşünü ve hareketini tek bir canlı görüntüde birleştirerek anlatımı hızlı, dramatik ve görsel hâle getirir.

Alıştırma

a fiery human comet ifadesi nasıl bir görüntü oluşturur?

  1. Yanan ve parlak bir kuyruklu yıldız gibi havada hareket eden bir kişi
  2. Yerden sakince bir kuyruklu yıldızı izleyen bir kişi
  3. İnsanlardan yapılmış gerçek bir kuyruklu yıldız
Cevabı göster

Yanan ve parlak bir kuyruklu yıldız gibi havada hareket eden bir kişi

Though the worst is unfortunately still to come. Kalıp ifadeler

1:55

Ne yazık ki, en kötüsü henüz yaşanmadı.

Kalıp ifadeler

Ne yazık ki en kötüsü hâlâ gelecek

the worst is unfortunately still to come ifadesinde still, en kötü kısmın henüz gerçekleşmediğini; to come ise bunun gelecekteki bir olay olduğunu gösterir. Konuşan kişi durumun daha da kötüleşeceği konusunda uyarır. Unfortunately konuşanın üzüntüsünü veya olumsuz tutumunu belirtir; zaman yapısının bir parçası değildir. Bu ifade hikâyelerde dramatik bir öngörü ya da ciddi bir uyarı olarak sıkça kullanılır.

Alıştırma

the worst is unfortunately still to come uyarısı ne anlama gelir?

  1. En zor kısım çoktan sona erdi
  2. Zor hiçbir şey olmayacak
  3. En zor kısım henüz gerçekleşmedi
Cevabı göster

En zor kısım henüz gerçekleşmedi

Despite what you've seen in the movies Dilbilgisi

1:58

Filmlerde gördüklerinizin aksine,

most lava is incredibly dense anywhere from two to three times as dense as water. Dilbilgisi

2:00

çoğu lav inanılmaz derecede yoğundur, suyun iki ila üç katı kadar bir yoğunluğa sahiptir.

Dilbilgisi

Filmlerde gördüklerinize rağmen

Despite bir ödünleme ilişkisi kurar: konuşmacı, karşıt bir gerçeği vermeden önce bir bilgiyi veya izlenimi kabul eder. Burada filmlerin belirli bir görüntü oluşturmuş olabileceğini kabul eder ve ardından gerçek açıklamanın farklı olacağını belirtir. What you've seen in the movies, “filmlerde gördüğünüz şeyler” anlamında isim görevinde bir yan cümledir. Bu nedenle despite edatından sonra gelebilir. Yeniden kullanılabilen kalıp despite + isim, -ing biçimi veya what ile başlayan isim görevli yan cümledir; despite + sıradan bir özne-yüklem cümlesi değildir.

Alıştırma

Önceden duyulan bir bilgiyi kabul edip ardından düzeltmek için despite sözcüğünü hangi cümle doğru kullanıyor?

  1. Despite you heard it, the library is open today.
  2. Despite you've heard the library is closed, it is open today.
  3. Despite what you've heard, the library is open today.
Cevabı göster

Despite what you've heard, the library is open today.

Dilbilgisi

Suyun iki ila üç katı yoğunluk

Anywhere from X to Y değişken veya yaklaşık bir aralık sunar: değer iki sınır arasındaki herhangi bir noktada olabilir. Burada yoğunluk oranı tek bir kesin sayı değildir; yaklaşık olarak iki ile üç arasındadır. number + times as + sıfat + as + karşılaştırma temeli kalıbı toplam oranı belirtir. Two times as dense as water, yoğunluğun suyun yoğunluğuna iki kat daha eklenmesi değil, suyun yoğunluğunun 2 katına eşit olması demektir. İfade bir bütün olarak lavların çoğunun sudan yaklaşık iki ila üç kat yoğun olduğunu söyler.

Alıştırma

Toplam maliyetin temel seçeneğin maliyetinin iki ila üç katı olduğunu belirtmek için anywhere from ve as ... as oran kalıbını kullanın: This package can cost ____ as much ____ the basic one.

Cevabı göster

anywhere from two to three times · as

This is after all liquid rock we're talking about. Anlatım akışı

2:05

Sonuçta bahsettiğimiz şey sıvı kayadır.

Anlatım akışı

after all: kabul edilen bir destek gerekçesi eklemek

Burada after all, konuşmacının zaten açık olduğunu veya hatırlanmaya değer bulduğunu düşündüğü bir gerçeği sunar: söz konusu madde sıvı kayadır. Bu gerçek, ileri sürülen düşünceyi güçlendirir. Söylem belirleyicisi olarak after all, “bu bilinen gerekçe dikkate alındığında” anlamına gelir; “her şeyden sonra” şeklinde bir zaman sırası anlatmaz. Açıklamanın bir iddiadan onu destekleyen gerekçeye ilerlemesini sağlar.

Alıştırma

Hangi cümlede after all, bir iddiayı destekleyen bilinen bir gerçeği sunmak için kullanılmıştır?

  1. We ate dessert after all the plates were cleared.
  2. We decided to go to the concert after all.
  3. We should pack a map; after all, the trail is unfamiliar.
Cevabı göster

We should pack a map; after all, the trail is unfamiliar.

That means that a human body is going to float on its surface Anlatım akışı

2:08

Bu da bir insan vücudunun yüzeyde yüzeceği anlamına gelir

Anlatım akışı

That means that: bir gerçeği sonuca dönüştürmek

That, önceki gerçeğe veya duruma gönderme yapar. Means that, bundan çıkan sonucu sunar; dolayısıyla That means that kanıtı onun sonucuna bağlar. Burada means, “niyet eder” değil, “gösterir” veya “bu sonucu doğurur” anlamındadır. Konuşmada ikinci that çoğu zaman atılarak That means a human body... denir; ancak onu kullanmak da tamamen doğaldır ve bağlantıyı açık hâle getirir.

Alıştırma

Hangi ifade ikinci cümleyi bir neden veya temkinli tahmin olarak değil, doğrudan sonuç olarak sunar? The building has no electricity. ___ the elevators cannot operate.

  1. That's because
  2. That suggests that
  3. That means that
Cevabı göster

That means that

and because lava is also anywhere from thousands to millions of times more viscous than water Dilbilgisi

2:11

ve lav aynı zamanda sudan binlerce ila milyonlarca kat daha viskoz olduğu için,

a human body impacting the surface is unlikely to deform it enough to sink beneath the surface. Dilbilgisi

2:16

yüzeye çarpan bir insan vücudunun lavı batacak kadar deforme etmesi pek olası değildir.

Dilbilgisi

anywhere from ... to ... aralığı ve times more ... than karşılaştırması

Anywhere from X to Y, genellikle çok geniş olan tahminî bir aralık verir. Burada alt sınır binlerce kat, üst sınır ise milyonlarca kattır. Bu aralık, more viscous than water karşılaştırmasının içinde yer alır. İfadenin bütünü, lavın akmaya karşı sudan çok daha fazla direnç gösterdiğini anlatır; viscous akış direncini belirtir, yoğunluğu değil.

Alıştırma

Cümleyi anywhere from ... to ... ve times more ... than kullanarak tamamlayın: Depending on temperature, the oil can be ____ ten to fifty times ____ viscous ____ water.

Cevabı göster

anywhere from · more · than

Dilbilgisi

enough to sink: sonuç için gereken eşiğe ulaşmak

Deform it enough to sink yapısında enough, deformasyonun ne ölçüye ulaşması gerektiğini belirtir. To-infinitive, bu eşik aşıldığında mümkün hâle gelen sonucu adlandırır. Ana yapı is unlikely dediği için cümle, çarpmanın yüzeyi muhtemelen o derece deforme etmeyeceğini anlatır. Enough, bedenin kendisini “yeterli” olarak tanımlamaz; deformasyonun miktarını olası batma sonucuna bağlar.

Alıştırma

Hangi cümle, çarpmanın buzu kırmak için gereken kuvvete ulaştığını söylüyor?

  1. The ice was too thick to crack under the impact.
  2. The impact was strong enough to crack the ice.
  3. The impact was not strong enough to crack the ice.
Cevabı göster

The impact was strong enough to crack the ice.

Our virgin if she's miraculously still alive

2:21

Bakiremiz mucizevi bir şekilde hala hayattaysa,

is then going to impact the surface of the lava with so much force Dilbilgisi

2:24

lavın yüzeyine o kadar büyük bir kuvvetle çarpacak ki,

that she'll break most bones in her body

2:27

vücudundaki kemiklerin çoğunu kıracak

and remain stuck on the surface.

2:29

ve yüzeyde sıkışıp kalacaktır.

Dilbilgisi

with so much force that + sonuç

with so much + sayılamayan isim + that yan cümlesi kalıbı, çok yüksek bir dereceyi onun sonucuna bağlar. Burada force sayılamayan bir isimdir ve that yan cümlesi bu kuvvetin yol açtığı sonucu, yani kadının vücudundaki kemiklerin çoğunun kırılmasını belirtir. Bir miktar veya şiddet, ardından gelen sonucu doğuracak kadar yüksek olduğunda bu yapıyı kullanın. Örneğin with so much pressure that... veya with so much noise that... denebilir.

Alıştırma

Çok yüksek bir kuvvet derecesini sonucuna bağlayan beş kelimelik yapıyla cümleyi tamamlayın: The ball hit the wall ____ it cracked the plaster.

Cevabı göster

with so much force that

Although variations in lava and temperatures across different volcanoes

2:31

Farklı yanardağlardaki lav ve sıcaklık değişimleri

may possibly see her sink a few inches below. Kelime

2:35

onun birkaç santim batmasına neden olabilir elbette.

Kelime

may possibly see her sink: görsel olmayan see

Burada see, bakmak anlamına değil, bir gelişmenin gerçekleştiği ortam veya nedeni olmak anlamına gelir. Resmî İngilizcede bir zaman, yer, değişim veya koşul see fiilinin öznesi olabilir. Bu cümlede lav ve sıcaklık farklılıklarının kadının birkaç santim batmasına yol açabileceği anlatılıyor. Yapı may possibly + see + nesne + yalın fiildir: see her sink. Hem may hem possibly belirsizlik bildirir; bu nedenle iddia özellikle temkinli hâle gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede see, may possibly see her sink ifadesindekiyle aynı görsel olmayan, analitik anlamda kullanılmıştır?

  1. The mechanic may see the driver checking the brakes.
  2. The next few years may see electric buses become more common.
  3. From this hill, we may see electric buses in the distance.
Cevabı göster

The next few years may see electric buses become more common.

If she hadn't burst into flames from the radiant heat during her fall Dilbilgisi

2:38

Düşüşü sırasındaki radyant ısı nedeniyle alev almamış olsa bile,

she certainly will now as she rests on the lava itself

2:41

lavın üzerinde yatarken artık kesinlikle alev alacaktır.

Dilbilgisi

If she hadn't ... she certainly will now: karışık zamanlı koşul ve eksiltme

If yan cümlesi, daha önceki bir olayın gerçekleşmediğini hayal etmenizi ister: düşüş sırasında alev almadığını varsayarız. Geçmiş zamanın öncesini gösteren hadn't burst, gerçekleşmediği varsayılan bu olayı şimdiki durumdan önceye yerleştirir. Ana cümle şimdi olacak sonuca geçer: she certainly will now, onun şimdi kesinlikle alev alacağı anlamına gelir. Aynı fiil grubu zaten açık olduğu için burst into flames, will sözcüğünden sonra düşürülür. Bu, standart bir üçüncü tip koşul cümlesi değil, zamanları karışık bir koşul cümlesidir. Geçmişe ait hayalî bir koşul, şimdiki durumla ilgili kesin bir tahmine bağlanır.

Alıştırma

Bir teknisyen elle çalıştırma düğmesine bastıktan sonra, bu cümleye en uygun yorum hangisidir? If the backup hadn't started earlier, it certainly will now.

  1. Konuşan kişi yedek sistemin şimdi başlayamayacağına inanıyor.
  2. Yedek sistem kesinlikle daha önce başladı ve çoktan durdu.
  3. Cümle, yedek sistemin daha önce başlamadığını varsayar ve konuşan kişi sistemin şimdi başlayacağından emindir.
Cevabı göster

Cümle, yedek sistemin daha önce başlamadığını varsayar ve konuşan kişi sistemin şimdi başlayacağından emindir.

with temperatures reaching up to 2200 degrees Fahrenheit Kalıp ifadeler

2:45

Sıcaklıklar 2200 Fahrenheit dereceye (1200 santigrat) kadar ulaştığı için,

Kalıp ifadeler

reaching up to + nilai maksimum

Reaching up to 2200 degrees Fahrenheit, sıcaklığın en fazla 2200 °F'ye kadar çıkabileceği anlamına gelir. Sayı sabit bir ölçüm olarak değil, üst sınır veya tepe değer olarak sunulur. Daha düşük değerler de mümkün olduğunda sıcaklık, hız, miktar, fiyat veya kapasite gibi değerlerle reach up to + sayı yapısını kullanın.

Alıştırma

500'ün maksimum olduğunu belirten, dersteki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The hall can hold ____ 500 guests.

Cevabı göster

up to

she will immediately burst into flames

2:48

anında alevler içinde kalacak

hot enough to reduce her body to ash within seconds. Notlar

2:50

ve bu sıcaklık saniyeler içinde bedenini küle çevirecektir.

Dilbilgisi

Sıfat + enough to: hot enough to

hot enough to... yapısında enough, hot sıfatından sonra gelir ve sıcaklığın gereken düzeye ulaştığını gösterir. To ile kurulan mastar, bu düzeyin mümkün kıldığı eylemi veya yol açtığı sonucu belirtir. Tekrar kullanılabilen kalıp adjective + enough + to + fiilin yalın hâlidir. very hot yalnızca çok sıcak olmayı anlatırken hot enough to reduce... derecenin açık bir sonuç eşiğine ulaştığını gösterir.

Alıştırma

Cümleyi hot enough to ile tamamlayın: The pan was ____ melt the butter.

Cevabı göster

hot enough to

Kalıp ifadeler

reduce ... to ash: ……yı küle çevirmek

reduce her body to ash ifadesinde reduce, yalnızca bir şeyin miktarını azaltmak değil, onu yok olmuş veya en temel kalıntı hâline gelmiş bir son duruma sokmak anlamındadır. Her body nesnedir; to ash ise değişimden sonraki sonucu belirtir. Tekrar kullanılabilen yapı reduce + nesne + to + sonuç durumudur; reduce a building to rubble buna bir örnektir. Buradaki to bir yere doğru hareketi değil, sonucu gösterir.

Alıştırma

Sonuç yapısını reduce fiilinin geçmiş biçimi ve sonuç belirten to ile tamamlayın: The fire ____ the documents ____ ash.

Cevabı göster

reduced · to

For anyone hoping to recover any remains for a proper burial

2:53

Düzgün bir cenaze töreni için kalıntı bulmayı uman biri varsa,

there'll be nothing left but ash floating in the wind to collect. Kalıp ifadeler

2:57

rüzgarda uçuşan küllerden başka toplanacak hiçbir şey kalmayacaktır.

Kalıp ifadeler

nothing left but ash: geriye kalan tek şey

nothing left but ash ifadesindeki but, “dışında” anlamına gelir. nothing left but + isim öbeği kalıbı, diğer her şey ortadan kalktıktan sonra yalnızca bu isim öbeğinin belirttiği şeyin kaldığını anlatır. Bu ifade çoğu zaman yıkımın, kaybın veya tamamen tükenmenin sonucunu vurgular. Bu nedenle yalnızca only ash remains demekten daha sonuç odaklı ve çarpıcıdır.

Alıştırma

Tozun geriye kalan tek şey olduğunu anlatmak için cümleyi hedef kalıpla tamamlayın: After we emptied the old box, there was ____.

Cevabı göster

nothing left but dust

Any metal fillings, jewelry or medical implants will also be incinerated

3:00

Herhangi bir metal dolgu, mücevher veya tıbbi implant da yanıp kül olacaktır,

although a titanium medical implant may possibly survive

3:04

ancak titanyumun 3034 Fahrenheit derecelik erime noktası göz önüne alındığında,

given titanium's melting point of 3034 degrees Fahrenheit. Anlatım akışı

3:07

titanyum bir tıbbi implant belki de sağlam kalabilir.

Anlatım akışı

given titanium's melting point of ...: destekleyici kanıt sunmak

Burada given, “göz önüne alındığında” veya “dikkate alındığında” anlamına gelir. Given titanium's melting point of 3034 degrees Fahrenheit, implantın sağlam kalabileceği yönündeki önceki yargıyı destekleyen bilinen olguyu sunan bir edat öbeğidir. given + isim öbeği kalıbı, bir sonucun dayanağını kısa ve yoğun biçimde eklemeyi sağlar. Bilgiyi önce sonuç, ardından destekleyici kanıt gelecek şekilde düzenler; burada bir şeyin “verildiğini” anlatan bir eylem değildir.

Alıştırma

Sonucun dayanağını sunmak için given that + yan cümle veya because + yan cümle yerine given + isim öbeği kullanan cümle hangisidir?

  1. Given the clear forecast, the picnic should go ahead.
  2. Given that the forecast is clear, the picnic should go ahead.
  3. Because the forecast is clear, the picnic should go ahead.
Cevabı göster

Given the clear forecast, the picnic should go ahead.

So if you hurled your aging Aunt May into the mouth of a volcano Kültür

3:11

Yani yaşlı May Teyze'nizi bir yanardağın ağzına fırlatırsanız,

you might have her hip implant left to remember her by. Kalıp ifadeler

3:15

ondan hatıra olarak kalça implantını saklayabilirsiniz.

Kültür

aging Aunt May: Spider-Man karakterine gönderme

Aunt May (May Hala), Spider-Man hikâyelerinin tanınmış bir karakteridir: Peter Parker'ın yaşlı halasıdır ve onun için ebeveyn rolü üstlenen bir kişidir. aging Aunt May ifadesinde Aunt May'in büyük harfle yazılmış bir özel ad olması, mayıs ayıyla bağlantılı herhangi bir halayı değil, bu karakteri işaret eder. aging ve hip implant sözleri, May Hala'nın yaşlı bir kadın olarak bilinen görüntüsünden yararlanarak kasıtlı biçimde saçma bir kara mizah yaratır.

Alıştırma

Bu cümlede büyük harfle yazılan Aunt May adı büyük olasılıkla neyi gösteriyor?

  1. Spider-Man hikâyelerindeki Peter Parker'ın halasına bir gönderme
  2. Yanardağın resmî adı
  3. Doğum günü mayıs ayında olan herhangi bir hala
Cevabı göster

Spider-Man hikâyelerindeki Peter Parker'ın halasına bir gönderme

Kalıp ifadeler

to remember her by: hatıra nesnesi anlatan kalıp

have her hip implant left to remember her by ifadesinde to remember her by, geride kalan nesnenin işlevini açıklar: bu nesne, kişiye onu hatırlatan bir hatıra olurdu. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp have/keep + something + to remember + someone + by şeklindedir. Burada by yaklaşık olarak “bu nesne aracılığıyla” anlamına gelir. Nesne, yan cümlede daha önce geçtiği için edat doğal biçimde sonda kalır; eylemi kimin yaptığını göstermez.

Alıştırma

Hatıra nesnesini anlatan kalıbı tamamlayın: I kept this photograph to remember my grandfather ____.

Cevabı göster

by

It's clear after our investigation that movies like Terminator 2 and Lord of the Rings lied to us. Notlar

3:17

Yaptığımız incelemeden sonra açıkça görülüyor ki Terminatör 2 ve Yüzüklerin Efendisi gibi filmler bize yalan söylemiş.

Anlatım akışı

It's clear after our investigation that...: tamamlanmış analizden sonra sonuç bildirmek

It's clear after our investigation that kalıbı tamamlanmış bir incelemeyi kesin bir sonuca dönüştürür. It's clear kesinlik bildirir; that ise ileri sürülen sonucu başlatır. Burada after our investigation, konuşmacının tartışmadaki kanıtları veya fikirleri incelemeyi bitirdiğini gösterir. Investigation analiz ya da araştırma anlamına gelebilir; mutlaka polis soruşturması veya resmî deney olması gerekmez.

Alıştırma

Tamamlanmış bir analizden sonra kendinden emin bir sonuç sunmak için bu kalıbı en iyi kullanan cümle hangisidir?

  1. The review is clear to the shorter route.
  2. It's clear after the review that the shorter route is safer.
  3. Maybe the shorter route is safer before we check the map.
Cevabı göster

It's clear after the review that the shorter route is safer.

Kültür

movies like Terminator 2 and Lord of the Rings lied to us.: mizahi kişileştirme

movies like Terminator 2 and Lord of the Rings iki filmi daha geniş bir grubun örnekleri olarak sunar; burada like, such as anlamındadır. Lied to us filmleri insan gibi gösterir ve onların izleyicilere yanlış bir izlenim verdiğini anlatır; filmlerin gerçekten konuştuğu veya izleyicileri aldatma niyeti taşıdığı anlamına gelmez. Şaka, karakterlerin erimiş bir maddenin içine girdiği dramatik sahnelere gönderme yapar. Konuşmacı bunu abartılı bir suçlama gibi sunarak filmlerdeki fiziğin gerçekçi olmadığını söyler.

Alıştırma

Filmlerin lied to us olduğu iddiası, gerçekçi olmayan bir anlatıma yönelik mizahi ve mecazlı bir eleştiridir; filmlerin izleyicileri kasıtlı olarak aldatabildiği anlamına gelmez. Doğru mu, yanlış mı?

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Doğru

A fall into a fiery volcano won't mean a dramatic emotional goodbye Dilbilgisi

3:22

Alev alev yanan bir yanardağa düşmek, dramatik ve duygusal bir veda anlamına gelmez,

but rather result in an instant fireball

3:26

bunun yerine anında bir ateş topuna

Dilbilgisi

won't mean ... but rather result in ile beklenen sonucu düzeltme

Özne A fall into a fiery volcano ifadesidir. won't mean ve result in bu özneyi paylaşan iki yüklemdir: ilki birinin bekleyebileceği sonucu reddeder, ikincisi ise gerçek sonucu belirtir. but rather bu düzeltmeyi getirir. Burada rather “oldukça” değil, “aksine” veya “daha doğrusu” anlamındadır. Yeniden kullanılabilen kalıp X won't mean A but rather result in B şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi mean fiilinin kısaltılmış gelecek zaman olumsuz biçimi ve but rather + result in ifadesiyle tamamlayın: Moving the deadline ____ less work ____ a shorter review period.

Cevabı göster

won't mean · but rather result in

and a smattering of ashes moments later Kelime

3:29

ve birkaç dakika sonra da bir avuç küle dönüşmenize yol açar,

Kelime

a smattering of ashes: az miktarda ve dağınık kül

A smattering of, seyrek veya düzensiz biçimde dağılmış az miktarda ya da az sayıda şeyi belirtir. a smattering of ashes ifadesi, bir kül yığını veya kalın bir tabaka değil, geriye kalan birkaç dağınık kül izini göz önünde canlandırır. Kalıp a smattering of + isim şeklindedir. Çoğul sayılabilen isimleri veya kütle anlamı taşıyan isimleri niteleyebilir ve yalnızca some demek yerine azlık ve dağınıklık anlamı katar.

Alıştırma

Altyazıda a smattering of ashes nasıl bir görüntü oluşturuyor?

  1. Kalın ve düzgün bir kül tabakası
  2. Etrafa dağılmış yalnızca az miktarda kül
  3. Dikkatle ölçülmüş büyük bir kül yığını
Cevabı göster

Etrafa dağılmış yalnızca az miktarda kül

with just your bones burning for a minute or so after that. Kalıp ifadeler

3:31

bundan bir dakika kadar sonra ise sadece kemikleriniz yanar.

Kalıp ifadeler

a minute or so: miktar + or so

“A minute or so”, “yaklaşık bir dakika” anlamına gelir. Kalıp miktar + or so şeklindedir: or so sayı ya da ölçüden sonra gelir, önce değil. Bu ifade sürenin bir tahmin olduğunu gösterir; bu nedenle gerçek süre biraz daha kısa veya uzun olabilir. Bu cümlede yanma tam olarak altmış saniye değil, kabaca o kadar süre devam eder.

Alıştırma

Süreyi yaklaşık hâle getiren iki kelimelik İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: The repair will take ten minutes ____.

Cevabı göster

or so

What other places and what they would do to your body would you like to know about?

3:35

Başka hangi yerleri ve buraların bedeninize ne yapacağını bilmek istersiniz?

Also be sure to check out our other video called

3:38

Ayrıca şu isimdeki diğer videomuzu da izlemeyi unutmayın:

Spend a Billion in 24 Hours or Lose It All Challenge.

3:40

24 Saatte Bir Milyar Harca Yoksa Hepsini Kaybet Meydan Okuması.

Thanks for watching and as always don't forget to like, share and subscribe.

3:44

İzlediğiniz için teşekkürler ve her zaman olduğu gibi beğenmeyi, paylaşmayı ve abone olmayı unutmayın.

See you next time.

3:47

Bir dahaki sefere görüşmek üzere.