Hapishaneden kaçış bulmacasını çözebilir misin? - Dan Finkel: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video açıklaması: Saati bozulan bir mahkûm, düzensiz yanmalarına rağmen her biri uçtan uca tam bir dakikada tükenen iki fitille tam 45 saniyeyi ölçmek zorundadır. Açıklama, fitili iki ucundan yakmanın kalan süreyi neden değiştirdiğini ve iki fitilin kısa bir kaçış aralığı yaratmak için nasıl birleştirildiğini gösterir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. break out of jail. — Öbek fiiller: Bu ifadeyi hapishaneyi fiziksel olarak kırmak değil, tutulduğun yerden kaçmak anlamında kavrayacaksınız. Suç haberlerinde, aksiyon öykülerinde ve planlanmış kaçışlarla ilgili konuşmalarda bu kısa ifadeyi tanıyıp doğal biçimde kullanabileceksiniz. 2. If you had started it from the other end, it would have reached the exact same spot — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Geçmişte gerçek olmayan bir koşulun, yaşanan süreci hayalî bir alternatifle nasıl karşılaştırdığını göreceksiniz. Bu yapı, karşıolgusal akıl yürütmeyi takip etmenize ve geçmişteki farklı bir eylemin hangi sonucu doğuracağını açıklamanıza yardım eder. 3. hiccups back to life, — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Devrenin yeniden çalışması, canlı bir varlığın hıçkırır gibi kesintili biçimde hayata dönmesi olarak betimlenir. Makinelerin, ışıkların veya sistemlerin ani fakat biraz düzensiz toparlanışını anlatan canlı fiilleri yorumlamayı ve kullanmayı öğreneceksiniz.
Bu derste
the most infamous bank robbers in the west. Kültür
0:08Batı'nın en kötü şöhretli banka soyguncuları yaptı.
the most infamous bank robbers in the West: kanun kaçağı hikâyelerinin ortamı olarak Amerikan Batısı
Bu cümlede the West, sınır kasabaları, kovboylar ve kanun kaçaklarıyla ilişkilendirilen tarihî ve kültürel ortamı, yani Amerikan Batısı'nı ifade eder. Yalnızca bir yön anlamına gelmez. Onlara “the most infamous bank robbers in the West” denmesi, anlatıma bir Vahşi Batı kanun kaçağı hikâyesinin tonunu verir. Bu bölgesel anlam, banka soyguncularını kötü şöhretleriyle ilişkilendirir.
Alıştırma
Bu cümlede the West neyi ifade ediyor?
- Konuşanın batısında bulunan herhangi bir ülke
- Sınır bölgesi ve kanun kaçağı hikâyelerinin ortamı olarak Amerikan Batısı
- Belirli bir binanın batı tarafı
Cevabı göster
Sınır bölgesi ve kanun kaçağı hikâyelerinin ortamı olarak Amerikan Batısı
break out of jail: kapalı tutululan yerden kaçmak
Break out of jail, izin almadan hapisten kaçmak anlamına gelir. Burada break out bir öbek fiildir ve of jail, kaçılan yeri belirtir. Break sözcüğünü hapishaneyi fiziksel olarak parçalamak şeklinde anlamayın. Yeniden kullanılabilen kalıp break out of + kapalı tutululan yer biçimindedir; break out of prison veya break out of a locked room örneklerinde olduğu gibi.
Alıştırma
Cümleyi break out öbek fiili ve gerekli edatla tamamlayın: The prisoners planned to ____ jail before dawn.
Cevabı göster
break out of
Belirlenen zamanda…
Burada appointed, “önceden seçilmiş veya belirlenmiş” anlamındadır; “bir göreve atanmış” anlamında değildir. At the appointed time, planda önceden belirlenen kesin zamanı ifade eder. Cümlenin başındaki bu ifade, eylemin ne zaman gerçekleşeceğini önce bildirir. at that time ifadesinden daha resmî ve planlı bir tını verir; zamanlamanın kesin olduğunu vurgular.
Alıştırma
Bu cümlede At the appointed time, ifadesinin anlamını seç.
- Önceden seçilmiş veya belirlenmiş kesin zaman
- Birinin göreve verildiği zaman
- Uygun görünen herhangi bir zaman
Cevabı göster
Önceden seçilmiş veya belirlenmiş kesin zaman
Flash you the signal: işareti sana hızla göstermek
Burada flash, fotoğraf çekmek değil, bir şeyi hızlı ve kısa süreli olarak göstermek anlamına gelir. flash you the signal yapısında kalıp flash + kişi + şey şeklindedir: ortağın sana kısa ve görünür bir işaret verir. Bu ifade, işareti sana aniden gösterme hareketini öne çıkarır. İşaret bir ışık, jest veya başka bir görünür belirti olabilir; burada flash, işareti sürekli sergilemek anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede flash you the signal ne anlama geliyor?
- seni flaşla fotoğraflamak
- işareti uzun süre görünür tutmak
- sana kısa bir işareti hızla göstermek
Cevabı göster
sana kısa bir işareti hızla göstermek
will short out: çitin devresinde kısa devreye neden olmak
Short out elektrikle ilgili bir phrasal verbdür. Bu cümlede your partner will short out the fence circuit, partnerinin çitin devresinde kısa devreye neden olup devrenin geçici olarak çalışmamasını sağlayacağı anlamına gelir. Buradaki short “kısa” anlamında değildir; out sabit fiilin bir parçasıdır. Genel olarak bir kişinin veya nesnenin bir cihazda ya da devrede short out oluşturduğundan söz edilebilir. Cihazın veya devrenin kendisi arızalandığında da short out kullanılır.
Alıştırma
“Kısa devreye neden olmak” anlamındaki phrasal verbü kullanarak cümleyi tamamla: A loose wire may ____ the lamp.
Cevabı göster
short out
It'll automatically restart after a second or two,
0:27Bir veya iki saniye sonra otomatik olarak yeniden başlayacak,
as long as you move fast: kaçmak için gereken koşul
Bu cümlede as long as you move fast, ana cümledeki sonucun gerçekleşmesi için gereken koşulu belirtir: hızlı hareket etmen, güvenli bir şekilde kaçman için yeterlidir. Virgül, koşul cümlesini sonuçtan ayırır. Buradaki as long as “yeter ki” veya “-dığı sürece” anlamındadır; uzunluk karşılaştırması yapmaz. Bir eylemin ne kadar sürdüğüne değil, yerine getirilmesi gereken koşula odaklanır.
Alıştırma
Bu cümlede as long as you move fast ne anlama geliyor?
- Hızın başka birinin hızıyla aynı olmalı
- Sabit bir süre boyunca hareket etmeye devam etmelisin
- Hızlı hareket etmek, kaçmanı sağlayan koşuldur
Cevabı göster
Hızlı hareket etmek, kaçmanı sağlayan koşuldur
you'll be home free: tehlikeden kurtulup başarıyı neredeyse garantilemek
Bu cümlede you'll be home free, hızlı hareket etmeniz koşuluyla tehlikeden kurtulacağınız ve başarıya ulaşmanızın neredeyse kesin olacağı anlamına gelir. Gerçek anlamda eve gitmekten söz etmez; free de “ücretsiz” demek değildir. Bu deyim, son bir koşul veya engel kaldığını gösterir. Bu engel aşılınca zor kısım fiilen bitmiş olur. Tehlikeden kaçmayı, bir planı tamamlamayı veya yarışmada galibiyete çok yaklaşmayı anlatabilir.
Alıştırma
Örnekte you'll be home free ne anlama geliyor?
- Evde hiçbir sorumluluğunuz olmayacak.
- Tehlikeden kurtulacak ve neredeyse kesin olarak başarılı olacaksınız.
- Ücret ödemeden eve döneceksiniz.
Cevabı göster
Tehlikeden kurtulacak ve neredeyse kesin olarak başarılı olacaksınız.
to your horror: dehşet tepkisini belirtmek
To your horror, “sizde dehşet duygusu uyandırarak” veya burada daha doğal biçimde “bunu dehşet içinde fark edersiniz” anlamına gelir. Ardından gelen gerçeğe karşı duygusal tepkinizi belirten bir ara sözdür: saat bozuktur ve zamanında tamir edilemez. Başka durumlara aktarılabilen yapı to + iyelik belirleyicisi + duygu adıdır; to my surprise ve to her relief buna örnektir. Anlatıcı, bir keşfin yol açtığı tepkiyi adlandırarak olayı çerçeveler.
Alıştırma
Cümleyi “bu keşif beni dehşete düşürdü” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: ____, I realized that the backup file was empty.
Cevabı göster
To my horror
make even a small mistake: make a mistake eşdizimi
Make a mistake, bir hata yapmak veya bir şeyi yanlış yapmak anlamındaki standart eşdizimdir. Make even a small mistake ifadesinde even a small, hatanın büyük olması gerekmediğini; en küçük hatanın bile sonucu doğurmaya yeteceğini vurgular. Sayı veya zaman değiştiğinde de make fiilinin uygun biçimi kullanılır: make a mistake, make mistakes ve made a mistake.
Alıştırma
“Hata yapmak” anlamındaki standart eşdizimi oluşturacak fiille cümleyi tamamlayın: Please check the total so you do not ____ a mistake.
Cevabı göster
make
counting off: zaman birimlerini sırayla saymak
Counting off 45 seconds, 45 saniyelik bir süreyi ölçmek için geçen saniyeleri sırayla ve birer birer saymak anlamına gelir. Burada off, count off öbek fiilinin bir parçasıdır; “uzağa”, “bitmiş” veya “saymayı bırakmak” anlamına gelmez. Daha genel olarak count off, sayıları, kişileri veya birimleri sırayla söylemek ya da işaretlemek demektir. Örneğin bir grup, konumları belirlemek için count off yapabilir; zamanlayıcısı olmayan biri ise count off seconds ile süreyi ölçebilir.
Alıştırma
"Maya counted off ten seconds before opening her eyes," cümlesinde Maya ne yaptı?
- Zamanı ölçmek için saniyeleri birer birer saydı.
- Toplamdan on saniye çıkardı.
- Gözlerini açmadan on saniye önce saymayı bıraktı.
Cevabı göster
Zamanı ölçmek için saniyeleri birer birer saydı.
you made earlier in the prison work program.
0:53bunları daha önce hapishanedeki çalışma programında yapmıştın.
Searching your pockets: cümle başındaki -ing yapısı
Searching your pockets, ana cümledeki you find something eylemine arka plan sağlayan, cümle başında kullanılan bir -ing yan yapısıdır. Bir şeyi ceplerini ararken bulduğunu anlatır. searching fiilinin örtük öznesi, ana cümlenin öznesi olan you sözcüğüdür. Bu yapı tek başına tam bir cümle olamaz; While you are searching your pockets ifadesini daha kısa bir anlatım biçimine dönüştürür.
Alıştırma
Cümle başındaki -ing yapısının örtük öznesiyle ana cümlenin öznesinin aynı olduğu doğru cümleyi seçin.
- Walking through the park, a lost key appeared beside Mia.
- Walking through the park, the trees looked beautiful to Mia.
- Walking through the park, Mia found a lost key.
Cevabı göster
Walking through the park, Mia found a lost key.
built to be lit on either end: tasarım amacını anlatma
Built to be lit on either end, sicimin bir tasarım özelliğini anlatır: Bir kişinin onu iki ucundan herhangi birinden yakabilmesi için yapılmıştır. Either end, iki uçtan birinin seçilebileceği anlamına gelir; iki ucun aynı anda yakılması gerektiğini anlatmaz. built, a length of flammable twine ifadesini niteleyen bir geçmiş zaman ortacıdır. Sicim eyleme maruz kaldığı, yani birisi onu yaktığı için edilgen mastar to be lit kullanılır. Burada built, tasarlanmış ya da yapılmış anlamındadır; o anda gerçekleşen bir inşa eylemini anlatmaz.
Alıştırma
“Bir kişinin açabilmesi için tasarlanmış” anlamında built + edilgen mastar kullanarak cümleyi tamamlayın: This container is ____ with one hand.
Cevabı göster
built to be opened
on either end: iki uçtan birini seçmek
Either, iki alternatif olduğunda kullanılır. On either end, fitili yakmak için bir ucun ya da diğer ucun seçilebileceği anlamına gelir; iki uç da seçenek olarak kullanılabilir. Bu ifade, iki ucun aynı anda yakıldığını söylemez. Both ends, iki ucu birlikte kapsar.
Alıştırma
Bir tüp bir ucundan ya da diğer ucundan açılabilir. Hangi talimat bu seçimi ifade eder?
- You may open the tube from either end.
- You may open the tube only from the marked end.
- You must open the tube from both ends.
Cevabı göster
You may open the tube from either end.
The problem is that even though the fuses look uniform, Dilbilgisi
1:04Sorun şu ki, fitiller aynı görünse de,
even though the fuses look uniform: beklenmedik bir karşıtlık göstermek
Even though bir ödünleme yan cümlesi başlatır: fitiller tekdüze görünür. Bu görünüm normalde fitillerin sabit bir hızda yanacağını düşündürür. Ana cümle olan they don't burn evenly bu beklentiyi boşa çıkarır. İki bilgi de doğru olduğu hâlde ikincisi, ilkinin oluşturduğu beklentiyle çelişiyorsa even though kullanın; because anlamına gelmez.
Alıştırma
Kutu ağır görünüyor ama kaldırması kolay. Hangi cümle bu beklenmedik karşıtlığı even though ile ifade eder?
- The box is easy to lift because it looks light.
- Even though the box looks heavy, it is easy to lift.
- Because the box looks heavy, it is easy to lift.
Cevabı göster
Even though the box looks heavy, it is easy to lift.
they don't burn evenly: düzensiz bir yanma süreci
they don't burn evenly ifadesinde evenly, yanma işleminin nasıl gerçekleştiğini anlatır. Fitil boyunca yanma hızı sabit değildir; bir bölüm diğerinden daha hızlı veya daha yavaş yanabilir. Burada evenly, “sabit bir hızda veya tüm bölümlerde eşit biçimde” anlamına gelir; “adil bir şekilde” anlamına gelmez. Bu ifade, yalnızca fitilin uzunluğuna bakarak her bölümün ne kadar süre yanacağını tahmin edemeyeceğimizi gösterir.
Alıştırma
Burada “they don't burn evenly” ne anlama geliyor?
- Fitillerin her bölümündeki yanma hızı aynı değildir.
- Fitillere adaletsiz davranılmaktadır.
- Fitiller hiç tutuşamaz.
Cevabı göster
Fitillerin her bölümündeki yanma hızı aynı değildir.
cut one in half: cut + nesne + in half yapısı
cut one in half ifadesindeki yapı cut + nesne + in half şeklindedir. In half sonucu bildiren bir ifadedir: kesme işleminden sonra nesne eşit veya yaklaşık olarak eşit iki parçaya ayrılır. One, daha önce sözü edilen fitillerden birinin yerine kullanılır. Cut fiilinin nesnesidir; in half ise sonucu açıklar ve bir konum belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi, in ile başlayan ve “eşit iki parçaya” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Before serving it, cut the sandwich ____.
Cevabı göster
in half
Your partner is going to give the signal any minute Kalıp ifadeler
1:15Ortağın her an işareti verebilir
any minute: kesin olmayan bir anda, çok yakında
Bu cümlede any minute, kesin zamanı belli olmayan ama çok yakında gerçekleşmesi beklenen bir anlama gelir. İşaretin verilmesi an meselesidir, fakat tam zamanı bilinmez. İfade, give the signal bölümünü niteleyen bir zaman zarfı görevi görür. Any, çok yakın gelecekteki öngörülemeyen bir ana işaret eder; birinden istediği dakikayı seçmesini istemez.
Alıştırma
Bu cümlede any minute ne anlama geliyor?
- Serbestçe seçilen bir dakikada
- Çok yakında, kesin olmayan bir anda
- Tam olarak altmış saniye boyunca
Cevabı göster
Çok yakında, kesin olmayan bir anda
you'll have to make your move: gerekli stratejik adımı atmak
You'll have to, işaret geldiğinde bu eylemin gerekli olacağını ve isteğe bağlı olmadığını anlatır. Make your move, doğru an geldiğinde önemli ve planlanmış eylemi gerçekleştirmek demektir. Buradaki move, yalnızca fiziksel konumu değiştirmek değil, stratejik bir adımdır.
Alıştırma
Planladığın eylemi gerçekleştirmek anlamındaki üç kelimelik hedef ifadeyle cümleyi tamamla: The chance will disappear soon, so you'll have to ____.
Cevabı göster
make your move
The length of the fuse may not tell you anything, Dilbilgisi
1:35Fitilin uzunluğu sana hiçbir şey ifade etmeyebilir,
may not tell you anything: temkinli bir olumsuz sonuç
Bu cümlede may not, “bir şeyin gerçekleşmeme ihtimali vardır” anlamına gelir. Konuşan kişi, fitilin uzunluğunun problemi çözmek için yararlı hiçbir bilgi vermeyebileceğini temkinli bir biçimde söylüyor. Buradaki tell you anything, kelimesi kelimesine konuşmak değil, “yararlı bir şeyi ortaya çıkarmak veya göstermek” demektir. Özne cansız bir ipucu olduğu ve cümle bir kanıtı değerlendirdiği için may not izin eksikliğini değil, belirsizliği ifade eder.
Alıştırma
Bu cümlede may not tell you anything ne anlama geliyor?
- Kesinlikle her şeyi açıklar.
- Yararlı hiçbir bilgi vermeyebilir.
- Bilgi vermesi yasaktır.
Cevabı göster
Yararlı hiçbir bilgi vermeyebilir.
you do know: olumlu cümlede vurgu yapan do
you do know ifadesinde do, olumlu know fiilini vurgulamak için kullanılan bir yardımcı fiildir. “Gerçekten veya kesinlikle biliyorsunuz” anlamını ekler; bir eylemi yapmak anlamına gelmez. Bu vurgu, bilinen gerçeği daha önceki belirsizlikle karşı karşıya getirir. Başka cümlelere aktarılabilen yapı do/does/did + fiilin yalın hâlidir: I do agree, she does remember ve they did call.
Alıştırma
Cümleyi özneyle uyumlu vurgulu yardımcı fiille tamamlayın: Maya seems quiet, but she ____ enjoy the party.
Cevabı göster
does
bir uçtan diğer uca yanmanın tam olarak 60 saniye sürmesi
Bu cümlede take, “bir şeyi almak veya götürmek” değil, “belirli bir süre gerektirmek” anlamındadır. Yapı özne + take + süre + to ile mastar şeklindedir: the fuses öznedir, exactly 60 seconds süreyi belirtir ve to burn süresi ölçülen eylemi adlandırır. From end to end tüm sürecin sınırlarını gösterir: yanma bir uçta başlar ve diğer uca ulaşır. Bu ifadeler birlikte, fitilin tamamının tam olarak 60 saniyede yandığını belirtir.
Alıştırma
Cümleyi take + süre yapısı ve exactly two minutes kullanarak tamamlayın: The robot ____ to move from one end of the track to the other.
Cevabı göster
takes exactly two minutes
Here's the key insight: temel fikri işaret etmek
Here's the key insight, bir açıklama içindeki yönlendirici ifadedir. Dinleyiciye, konuşmacının problemi anlamak veya çözmek için gereken temel fikri birazdan sunacağını bildirir. Hazırlık bölümünden kritik akıl yürütmeye geçişi işaretleyerek açıklamayı düzenler. Here's, here is ifadesinin kısaltmasıdır. Bu söylem kullanımında here esas olarak fiziksel bir yeri göstermez; önemli fikri o anda sunar. Insight yalnızca bir olgu değil, problemi daha açık hâle getiren bir anlayıştır.
Alıştırma
Bir açıklamada “Here's the key insight” genellikle neyi belirtir?
- Temel fikrin birazdan geleceğini belirtir.
- Açıklamanın zaten bittiğini gösterir.
- İlgisiz bir konuya geçer.
Cevabı göster
Temel fikrin birazdan geleceğini belirtir.
there will still be ... left: kalan miktarı ifade etme
There will still be ... left, gelecekteki bir an veya eylemden sonra bir şeyden ne kadar kalacağını anlatır. There will be miktarı ortaya koyar, still o anda da varlığını sürdürdüğünü vurgular ve left “kalan” anlamına gelir. Bu kalıpta left genellikle miktardan veya isim grubundan sonra gelir. Buradaki 30 seconds of fuse, kalan fitili ne kadar süre daha yanabileceğiyle ölçer; bir uzunluğu tarif etmez. Left, geriye kalanı ifade eder; “sol” yönünü değil.
Alıştırma
Cümleyi “kalan” anlamındaki kelimeyle tamamlayın: We have twelve tickets. After we sell ten, there will still be two tickets ____.
Cevabı göster
left
If you had started ... it would have reached: geçmişe ilişkin gerçek dışı koşul
Bu, geçmişte gerçeğin tersini varsayan bir koşul cümlesidir. if yan cümlesi past perfect olan If + had + past participle (had started) yapısını, sonuç cümlesi ise would have + past participle (would have reached) yapısını kullanır. Bu yapı, tamamlanmış geçmişte farklı bir eylem yapıldığını ve bunun varsayımsal sonucunu hayal ettirir. Bu bağlamda fitil gerçekte diğer ucundan yakılmadı; varsayılan durum karşılaştırma ve akıl yürütme amacıyla kullanılıyor.
Alıştırma
If + had done, would have done kalıbını check ve find ile tamamlayın: If Maya ____ the map, she ____ the shorter route.
Cevabı göster
had checked · would have found
from both ends simultaneously: iki uçtan aynı anda
From both ends, aynı eylemin bir nesnenin iki ayrı ucundan başladığını belirtir. Simultaneously ise iki başlangıcın art arda değil, aynı anda gerçekleştiğini gösterir. Bu cümlede iki ucu aynı anda yakmak, fitilin normal toplam yanma süresinin yarısında yanıp bitmesini sağlar. Bu ifade, iki uç noktada aynı anda yapılan başka eylemleri de anlatabilir.
Alıştırma
from both ends simultaneously size ne yapmanızı söyler?
- Ortadan başlayıp dışa doğru ilerlemek.
- İki uçtan aynı anda başlamak.
- Bir uçtan başlayıp sonra diğerine geçmek.
Cevabı göster
İki uçtan aynı anda başlamak.
burn out in precisely 30 seconds: tam 30 saniyede yanıp bitmek
Burada burn out, yanabilen bütün malzeme tükendiği için yanmanın tamamlanması demektir. Out dışarıya doğru hareketi değil, sürecin tamamlanmasını belirtir. In precisely 30 seconds zaman ifadesi, fitilin yakılmasından tamamen yanıp bitmesine kadar geçen kesin süreyi verir.
Alıştırma
Bu cümlede it would burn out in precisely 30 seconds ne anlama gelir?
- Yanması tamamlanmadan önce söndürülürdü.
- Tam olarak 30 saniye sonra yanıp biterdi.
- 30 saniye boyunca dışarıya doğru yanardı.
Cevabı göster
Tam olarak 30 saniye sonra yanıp biterdi.
But how will you time the last 15? ile sonraki adıma yöneltme
Bu soru, dinleyiciden yalnızca yardım istemek yerine açıklamanın akışını düzenler. But, çözümün bir kısmından sonra hâlâ bir boşluk bulunduğunu gösterir: 30 saniyelik bölüm çözülmüştür ve konuşmacı şimdi dikkati kalan soruna yöneltir. Burada time, “bir sürenin uzunluğunu ölçmek” anlamında bir fiildir; the last 15 ise son 15 saniyeyi ifade eder. But how will you ...? kalıbı, bir açıklamada henüz çözülmemiş bir sonraki adımı ortaya koyabilir.
Alıştırma
“But how will you time the last 15?” bu açıklamada ne işe yarar?
- Henüz çözülmemiş olan kalan adımı ortaya koyar.
- Çözümün tamamlandığını bildirir.
- Son on beş nesneden söz eder.
Cevabı göster
Henüz çözülmemiş olan kalan adımı ortaya koyar.
If it were a 30-second fuse: gerçek dışı bir koşul
If it were a 30-second fuse, gerçek dışı bir koşul kurar: fitil aslında 30 saniyelik değildir, ancak konuşmacı bu öncülden akıl yürütebilmek için geçici olarak öyle olduğunu hayal eder. Buradaki were geçmişte olan bir durumu bildirmez. if + özne + were kalıbında gerçek dışı veya olgulara aykırı bir koşulu işaretler ve sonuç cümlesindeki would ya da could ile doğal biçimde kullanılır.
Alıştırma
Standart gerçek dışı koşul biçimini tamamlayın: If the room ____ larger, we could hold the meeting here.
Cevabı göster
were
you'd be able to use that same trick again: varsayımsal bir koşula bağlı yeterlilik
Bu varsayımsal koşul cümlesinde you'd, you would kısaltmasıdır. If it were a 30-second fuse varsayılan bir koşul kurar; would be able to ise bu koşul gerçekleşse ortaya çıkacak yapabilme durumunu belirtir. İngilizcede would ile can doğrudan birleştirilemez, bu yüzden would sonrasında be able to kullanılır. Buradaki use that same trick again, daha önce anlatılan aynı yöntemi tekrarlamak demektir.
Alıştırma
Varsayımsal sonucu “yapabilmek” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: If the lab stayed open later, we'd ____ finish the test tonight.
Cevabı göster
be able to
to double ... and make ...: tek bir to ile bağlanan paralel eylemler
to double ... and make ... mastar grubu, yöntemi kullanarak neyin amaçlandığını açıklar. İki fiil grubu tek bir to sözcüğünü paylaşır; bu to hem double hem de make için geçerlidir. Bu nedenle make öncesinde ikinci bir to gerekmez. Double burada fiildir ve nesnesi the burning speed ifadesidir. İki katına çıkan şey hızdır, fitilin uzunluğu değildir. make it last yapısında make sonrasında it nesnesi ve yalın biçimde last fiili gelir. Last exactly 15 seconds, o süre boyunca devam etmek anlamındadır. Bu bağlamda hızın iki katına çıkması, kalan yanma süresini 15 saniyeye düşürür.
Alıştırma
Hangi cümle to sonrasındaki iki eylemi doğru biçimde paralel bağlar ve make + nesne + yalın fiil yapısını kullanır?
- We changed the setting to double the download speed and make the backup finish sooner.
- We changed the setting to double the download speed and make the backup to finish sooner.
- We changed the setting to double the download speed and makes the backup finish sooner.
Cevabı göster
We changed the setting to double the download speed and make the backup finish sooner.
it at the same time as you light the first.
2:24aynı zamanda yakarak ikinci fitili kısaltabilirsin.
by lighting ... at the same time as ...: yöntem ve eş zamanlılık
Burada by lighting one end of it, ikinci fitilin yanma süresini kısaltmak için kullanılan yöntemi açıklar. by + -ing yapısında by, “bir eylem yoluyla” anlamına gelir; “yanında” anlamındaki yer bildiren by değildir. at the same time as you light the first zaman koşulunu ekler: iki yakma eylemi aynı anda gerçekleşir. Yöntem eş zamanlı eylemlere bağlı olduğunda sonuç + by + -ing ..., at the same time as + yan cümle kalıbı başka durumlara da aktarılabilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlayın. İlk boşlukta yöntemi belirtmek için by ile organize fiilinin -ing biçimini, ikinci boşlukta ise dersin eş zamanlılığı anlatan beş kelimelik ifadesini kullanın: You can save time ____ the files ____ you back up the computer.
Cevabı göster
by organizing · at the same time as
you'll be left with 30 seconds on the second fuse. Dilbilgisi
2:29ikinci fitilde geriye 30 saniyen kalmış olacak.
At the moment + olay yan cümlesi: kesin bir an
At the moment the first burns out, ana cümledeki sonucu birinci fitilin yanmayı bitirdiği tam ana yerleştirir. the first burns out yan cümlesi hangi anın kastedildiğini belirtir. Burada moment, bir süre miktarı değil, zaman çizgisi üzerindeki bir noktadır. At the moment + olay yan cümlesi, ana cümle kalıbı, ardından olacakları başlatan kesin anı gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle kesin bir tetiklenme anını belirtmek için at the moment + olay yan cümlesi yapısını kullanıyor?
- At the moment the timer reaches zero, remove the tray.
- Wait for a moment before removing the tray.
- The timer is not working at the moment.
Cevabı göster
At the moment the timer reaches zero, remove the tray.
İkinci fitilde 30 saniyenin kalması: be left with
Be left with, bir şey olduktan sonra bir kişinin elinde belirli bir şeyin kalması anlamına gelir. Bu cümlede you'll be left with 30 seconds on the second fuse, o anda ikinci fitilde 30 saniyelik yanma süresi kalacağı anlamındadır. Bu ifade, kalan miktarı önceki bir sürecin sonucu olarak sunar. Buradaki left, ayrılmak ya da sol taraf anlamına gelmez; sonuçta ortaya çıkan durumu anlatan bir yapıda leave fiilinin geçmiş ortaç hâlidir.
Alıştırma
Be left with kalıbını oluşturan ve bir miktarın kaldığını gösteren sözcüğü yazın: After paying the deposit, Maya will be ____ with only forty dollars for the week.
Cevabı göster
left
Tam her şeyi çözdüğün anda: ani bir dönüş
Just when you've got this all figured out, bir zaman noktası belirler: bir şeyi tamamen anladığını veya çözdüğünü düşündüğün tam an. Bu cümlede sonraki olayın o anda hemen gerçekleşmesini sağlar. Bu yan cümle, tamamlanmış gibi görünen bir düşünceyi yeni bir eylem ya da kesintinin hemen önüne koyarak hikâyeyi düzenler. Just when ani bir dönüş duygusu ekler ve sıradan bir when cümlesinden daha güçlüdür.
Alıştırma
Bir hikâyede Just when you've got this all figured out ifadesi esas olarak neyi belirtir?
- Konuşmacının durumu hiç anlamamış olması
- Özel bir dönüş içermeyen sıradan bir zaman çakışması
- Durum anlaşılmış gibi göründüğü anda yeni bir olayın gerçekleşmesi ve ani bir dönüş yaratması
Cevabı göster
Durum anlaşılmış gibi göründüğü anda yeni bir olayın gerçekleşmesi ve ani bir dönüş yaratması
spring into action: hızla harekete geçmek
Burada spring into action, bir tetikleyicinin ardından aniden ve hızla harekete geçmek anlamına gelir. Spring hızlı bir hareketi çağrıştıran bir fiildir; mevsim olan “ilkbahar” ya da nesne olan “yay” anlamında değildir. Bu ifade, ortağın işaretini hemen harekete geçiren olay olarak sunar. Genel olarak bir kişi, ekip veya kuruluş bekleme ya da hazırlanma durumundan hızla gerçek eyleme geçtiğinde kullanılabilir.
Alıştırma
Örnekte spring into action ne anlama gelir?
- Durum sakinleşene kadar beklemek.
- İşarete karşılık hızla harekete geçmek.
- Bir yay ittiği için zıplamak.
Cevabı göster
İşarete karşılık hızla harekete geçmek.
The moment + yan cümle: anında gerçekleşen zaman ilişkisi
Burada The moment bir zaman yan cümlesi başlatır. Bu nedenle The moment the first burns out, “ilk fitil yanıp biter bitmez” anlamına gelir. The first, the first fuse ifadesinin yerine kullanılır; bütün cümlenin öznesi değildir. Bu yapı, yan cümledeki olayı ana eylemin tetikleyicisi olarak sunar ve ana eylemin hemen ardından gerçekleşeceğini güçlü biçimde belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp The moment + yan cümle, ana cümle şeklindedir.
Alıştırma
Talimatı “olur olmaz” anlamındaki iki kelimelik hedef bağlayıcıyla tamamlayın: '____ the bell rings, leave the room.'
Cevabı göster
The moment
flickers and dies: bir alevin sönüşünü canlı biçimde anlatmak
Flicker, parlaklığın hızla değiştiği kararsız bir ışık yaymak demektir. Bu cümlede alev, yanması sona ermeden hemen önce titreşir. Die burada mecazidir: Bir alev veya ışık gerçekten ölmez, söner. flickers and dies birlikte açık bir sıra gösterir—önce kararsız parlamalar, sonra karanlık—ve nötr goes out ifadesinden daha canlıdır.
Alıştırma
“Kararsız biçimde yanıp söndü ve ardından tamamen söndü” anlamındaki canlı iki fiilli ifadeyle cümleyi tamamlayın: The stage lights ____, and the theater went dark.
Cevabı göster
flickered and died
exactly 45 seconds have passed: şimdiye kadar geçen süre
you know that exactly 45 seconds have passed ifadesinde have passed, present perfect yapısındadır. Sayım daha önce başlamıştır ve bilme anında 45 saniyelik sürenin tamamı bitmiştir. Bir zaman uzunluğu özne olduğunda pass, “geçmek” anlamına gelir. Exactly ölçümün kesin olduğunu belirtir. Bu yapı, sayımın önceki başlangıcını şimdi geçerli olan sonuca bağlar.
Alıştırma
Cümleyi pass fiilinin present perfect biçimiyle tamamlayın: The timer started 45 seconds ago, and it is still running now. Exactly 45 seconds ____ since it started.
Cevabı göster
have passed
By the time ...: son zamana gelindiğinde zaten gerçekleşmiş sonuç
By the time + yan cümle, o yan cümledeki olayı zaman bakımından bir son sınır veya referans noktası yapar. Ana cümle, en geç o noktaya gelindiğinde zaten geçerli olan sonucu ya da durumu anlatır. Burada elektrikli çitin yeniden çalışması referans noktasıdır; çiti aşmış ve güvene kavuşmuş olmak ise o zamana kadar elde edilmiş sonuçtur. Bu kullanımda by bir yöntemi değil, zaman sınırını belirtir.
Alıştırma
Trenin gelişini son zaman sınırı yapan üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ the train arrives, we will already be on the platform.
Cevabı göster
By the time
hiccups back to life: tekleyerek yeniden çalışmak
Burada hiccups, canlı ve kişileştirici bir fiildir. Elektrikli çit devresine elektriğin kısa süreli ve düzensiz biçimde dönmesini küçük, istemsiz bir harekete benzetir; böylece yeniden çalışma ani ve güvenilmez görünür. Cansız bir makineyi veya sistemi anlatırken back to life yeniden çalışır duruma gelmek demektir. Dolayısıyla hiccups back to life, devrenin tekleyerek ve düzensiz biçimde yeniden çalışmaya başlamasını anlatır; gerçekten canlanması anlamına gelmez.
Alıştırma
"the generator hiccups back to life" en güçlü biçimde neyi anlatır?
- Jeneratör kesintisiz ve sorunsuz biçimde çalışmaya devam eder.
- Jeneratör gerçekten canlı bir varlığa dönüşür.
- Jeneratör kısa süreli ve düzensiz biçimde yeniden çalışmaya başlar.
Cevabı göster
Jeneratör kısa süreli ve düzensiz biçimde yeniden çalışmaya başlar.
Looking for a riddle that's a little trickier? Anlatım akışı
3:00Biraz daha zorlu bir bilmece mi arıyorsun?
İzleyiciye yönelik geçiş olarak Looking for a riddle that's a little trickier?
Looking for...? ifadesi, Are you looking for...? sorusunun kısaltılmış ve konuşma diline özgü biçimidir. Doğrudan izleyiciye seslenir; bir karakterin ya da konuşmacının bir şey aradığını anlatmaz. Burada soru, izleyicinin daha zor bir bilmece isteyebileceğini belirtir ve ardından gelen Try this one önerisine zemin hazırlar. Önce soru, sonra öneri biçimindeki bu düzen, tamamlanan içerikten bağlantılı bir sonraki seçeneğe geçiş sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle izleyicinin ihtiyacını en doğal biçimde belirleyip ardından başka bir seçenek önerir?
- The next puzzle offers a harder challenge.
- I am looking for a harder challenge, so I will try the next puzzle.
- Looking for a harder challenge? Try the next puzzle.
Cevabı göster
Looking for a harder challenge? Try the next puzzle.
Dış değerlendirmeyi aktaran which has been described as...
Tam cümlede which, önceki this one ifadesine, yani önerilen bulmacaya gönderme yapar. Virgül, sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciği başlatır: Hangi bulmacadan söz edildiğini belirlemek yerine, zaten belirlenmiş olan bulmaca hakkında ek bilgi verir. Has been described as, describe A as B yapısının present perfect edilgen biçimidir. Sonraki iddiayı, adları belirtilmeyen başka insanların zaman içinde yaptığı bir tanımlama olarak sunar. Bu nedenle cümle, bulmacanın gerçekten en zor olduğunu doğrudan ileri sürmek yerine onun ününü aktarır.
Alıştırma
Cümleyi describe as ile kurulan present perfect edilgen ifadeyle tamamlayın: The documentary ____ a powerful account of migration.
Cevabı göster
has been described as
Or if you're looking for something a bit tamer, Anlatım akışı
3:08Ya da biraz daha kolay bir şey arıyorsan,
If you're looking for something a bit tamer: daha sakin bir alternatif sunmak
If you're looking for... dinleyenin tercihine dayalı bir koşul kurar: Dinleyen bu tür bir seçenek istiyorsa ardından bir öneri gelir. Or ile birlikte kullanıldığında, daha önceki yoğun veya zor bir seçeneğe alternatif sunar. Burada tamer mecazi anlamdadır. Daha evcil değil; daha az yoğun, daha az zorlayıcı veya başa çıkması daha kolay demektir. A bit karşılaştırmayı yumuşatarak önerinin küçümseyici değil, nazik duyulmasını sağlar.
Alıştırma
Bir arkadaşınız ileri seviye rafting gezisinin fazla yoğun göründüğünü söylüyor. Hangi yanıt bu tercihe göre daha sakin bir alternatifi doğal biçimde önerir?
- If you're looking for something a bit more domesticated, try the guided river tour.
- If you're looking at something a bit tamer, try the guided river tour.
- If you're looking for something a bit tamer, try the guided river tour.
Cevabı göster
If you're looking for something a bit tamer, try the guided river tour.