Hapishaneden kaçış bulmacasını çözebilir misin? - Dan Finkel: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
505 kelime 179 kel/dk

Video açıklaması: Saati bozulan bir mahkûm, düzensiz yanmalarına rağmen her biri uçtan uca tam bir dakikada tükenen iki fitille tam 45 saniyeyi ölçmek zorundadır. Açıklama, fitili iki ucundan yakmanın kalan süreyi neden değiştirdiğini ve iki fitilin kısa bir kaçış aralığı yaratmak için nasıl birleştirildiğini gösterir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. break out of jail. — Öbek fiiller: Bu ifadeyi hapishaneyi fiziksel olarak kırmak değil, tutulduğun yerden kaçmak anlamında kavrayacaksınız. Suç haberlerinde, aksiyon öykülerinde ve planlanmış kaçışlarla ilgili konuşmalarda bu kısa ifadeyi tanıyıp doğal biçimde kullanabileceksiniz. 2. If you had started it from the other end, it would have reached the exact same spot — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Geçmişte gerçek olmayan bir koşulun, yaşanan süreci hayalî bir alternatifle nasıl karşılaştırdığını göreceksiniz. Bu yapı, karşıolgusal akıl yürütmeyi takip etmenize ve geçmişteki farklı bir eylemin hangi sonucu doğuracağını açıklamanıza yardım eder. 3. hiccups back to life, — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Devrenin yeniden çalışması, canlı bir varlığın hıçkırır gibi kesintili biçimde hayata dönmesi olarak betimlenir. Makinelerin, ışıkların veya sistemlerin ani fakat biraz düzensiz toparlanışını anlatan canlı fiilleri yorumlamayı ve kullanmayı öğreneceksiniz.

Bu derste

Your timing made you and your partner

0:06

Zamanlama yeteneğiniz seni ve ortağını

the most infamous bank robbers in the west. Kültür

0:08

Batı'nın en kötü şöhretli banka soyguncuları yaptı.

Kültür

the most infamous bank robbers in the West: kanun kaçağı hikâyelerinin ortamı olarak Amerikan Batısı

Bu cümlede the West, sınır kasabaları, kovboylar ve kanun kaçaklarıyla ilişkilendirilen tarihî ve kültürel ortamı, yani Amerikan Batısı'nı ifade eder. Yalnızca bir yön anlamına gelmez. Onlara “the most infamous bank robbers in the West” denmesi, anlatıma bir Vahşi Batı kanun kaçağı hikâyesinin tonunu verir. Bu bölgesel anlam, banka soyguncularını kötü şöhretleriyle ilişkilendirir.

Alıştırma

Bu cümlede the West neyi ifade ediyor?

  1. Konuşanın batısında bulunan herhangi bir ülke
  2. Sınır bölgesi ve kanun kaçağı hikâyelerinin ortamı olarak Amerikan Batısı
  3. Belirli bir binanın batı tarafı
Cevabı göster

Sınır bölgesi ve kanun kaçağı hikâyelerinin ortamı olarak Amerikan Batısı

Now, you'll need to use that timing

0:11

Şimdi, hapishaneden kaçmak için

to help you break out of jail. Öbek fiiller

0:13

bu zamanlama yeteneğini kullanman gerekecek.

Öbek fiiller

break out of jail: kapalı tutululan yerden kaçmak

Break out of jail, izin almadan hapisten kaçmak anlamına gelir. Burada break out bir öbek fiildir ve of jail, kaçılan yeri belirtir. Break sözcüğünü hapishaneyi fiziksel olarak parçalamak şeklinde anlamayın. Yeniden kullanılabilen kalıp break out of + kapalı tutululan yer biçimindedir; break out of prison veya break out of a locked room örneklerinde olduğu gibi.

Alıştırma

Cümleyi break out öbek fiili ve gerekli edatla tamamlayın: The prisoners planned to ____ jail before dawn.

Cevabı göster

break out of

At the appointed time, Kelime

0:15

Belirlenen saatte,

you'll be walking in the yard

0:17

avluya çıkıp

near the electric fence.

0:18

elektrikli çitin yanında yürüyor olacaksın.

Kelime

Belirlenen zamanda…

Burada appointed, “önceden seçilmiş veya belirlenmiş” anlamındadır; “bir göreve atanmış” anlamında değildir. At the appointed time, planda önceden belirlenen kesin zamanı ifade eder. Cümlenin başındaki bu ifade, eylemin ne zaman gerçekleşeceğini önce bildirir. at that time ifadesinden daha resmî ve planlı bir tını verir; zamanlamanın kesin olduğunu vurgular.

Alıştırma

Bu cümlede At the appointed time, ifadesinin anlamını seç.

  1. Önceden seçilmiş veya belirlenmiş kesin zaman
  2. Birinin göreve verildiği zaman
  3. Uygun görünen herhangi bir zaman
Cevabı göster

Önceden seçilmiş veya belirlenmiş kesin zaman

Your partner will flash you the signal Kalıp ifadeler

0:20

Ortağın sana işareti verecek

and exactly 45 seconds later

0:22

ve tam 45 saniye sonra

will short out the fence circuit. Öbek fiiller

0:25

çitin devresine kısa devre yaptıracak.

Kalıp ifadeler

Flash you the signal: işareti sana hızla göstermek

Burada flash, fotoğraf çekmek değil, bir şeyi hızlı ve kısa süreli olarak göstermek anlamına gelir. flash you the signal yapısında kalıp flash + kişi + şey şeklindedir: ortağın sana kısa ve görünür bir işaret verir. Bu ifade, işareti sana aniden gösterme hareketini öne çıkarır. İşaret bir ışık, jest veya başka bir görünür belirti olabilir; burada flash, işareti sürekli sergilemek anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede flash you the signal ne anlama geliyor?

  1. seni flaşla fotoğraflamak
  2. işareti uzun süre görünür tutmak
  3. sana kısa bir işareti hızla göstermek
Cevabı göster

sana kısa bir işareti hızla göstermek

Öbek fiiller

will short out: çitin devresinde kısa devreye neden olmak

Short out elektrikle ilgili bir phrasal verbdür. Bu cümlede your partner will short out the fence circuit, partnerinin çitin devresinde kısa devreye neden olup devrenin geçici olarak çalışmamasını sağlayacağı anlamına gelir. Buradaki short “kısa” anlamında değildir; out sabit fiilin bir parçasıdır. Genel olarak bir kişinin veya nesnenin bir cihazda ya da devrede short out oluşturduğundan söz edilebilir. Cihazın veya devrenin kendisi arızalandığında da short out kullanılır.

Alıştırma

“Kısa devreye neden olmak” anlamındaki phrasal verbü kullanarak cümleyi tamamla: A loose wire may ____ the lamp.

Cevabı göster

short out

It'll automatically restart after a second or two,

0:27

Bir veya iki saniye sonra otomatik olarak yeniden başlayacak,

but as long as you move fast, Dilbilgisi

0:30

ancak hızlı hareket ettiğin sürece

you'll be home free. Deyimler

0:32

kurtulmuş olacaksın.

Dilbilgisi

as long as you move fast: kaçmak için gereken koşul

Bu cümlede as long as you move fast, ana cümledeki sonucun gerçekleşmesi için gereken koşulu belirtir: hızlı hareket etmen, güvenli bir şekilde kaçman için yeterlidir. Virgül, koşul cümlesini sonuçtan ayırır. Buradaki as long as “yeter ki” veya “-dığı sürece” anlamındadır; uzunluk karşılaştırması yapmaz. Bir eylemin ne kadar sürdüğüne değil, yerine getirilmesi gereken koşula odaklanır.

Alıştırma

Bu cümlede as long as you move fast ne anlama geliyor?

  1. Hızın başka birinin hızıyla aynı olmalı
  2. Sabit bir süre boyunca hareket etmeye devam etmelisin
  3. Hızlı hareket etmek, kaçmanı sağlayan koşuldur
Cevabı göster

Hızlı hareket etmek, kaçmanı sağlayan koşuldur

Deyimler

you'll be home free: tehlikeden kurtulup başarıyı neredeyse garantilemek

Bu cümlede you'll be home free, hızlı hareket etmeniz koşuluyla tehlikeden kurtulacağınız ve başarıya ulaşmanızın neredeyse kesin olacağı anlamına gelir. Gerçek anlamda eve gitmekten söz etmez; free de “ücretsiz” demek değildir. Bu deyim, son bir koşul veya engel kaldığını gösterir. Bu engel aşılınca zor kısım fiilen bitmiş olur. Tehlikeden kaçmayı, bir planı tamamlamayı veya yarışmada galibiyete çok yaklaşmayı anlatabilir.

Alıştırma

Örnekte you'll be home free ne anlama geliyor?

  1. Evde hiçbir sorumluluğunuz olmayacak.
  2. Tehlikeden kurtulacak ve neredeyse kesin olarak başarılı olacaksınız.
  3. Ücret ödemeden eve döneceksiniz.
Cevabı göster

Tehlikeden kurtulacak ve neredeyse kesin olarak başarılı olacaksınız.

And then you notice, to your horror, Kalıp ifadeler

0:34

Ve sonra dehşet içinde fark ediyorsun ki,

that your watch is broken

0:36

saatin kırık

and there's no time to fix it.

0:38

ve onu tamir edecek zaman yok.

Kalıp ifadeler

to your horror: dehşet tepkisini belirtmek

To your horror, “sizde dehşet duygusu uyandırarak” veya burada daha doğal biçimde “bunu dehşet içinde fark edersiniz” anlamına gelir. Ardından gelen gerçeğe karşı duygusal tepkinizi belirten bir ara sözdür: saat bozuktur ve zamanında tamir edilemez. Başka durumlara aktarılabilen yapı to + iyelik belirleyicisi + duygu adıdır; to my surprise ve to her relief buna örnektir. Anlatıcı, bir keşfin yol açtığı tepkiyi adlandırarak olayı çerçeveler.

Alıştırma

Cümleyi “bu keşif beni dehşete düşürdü” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: ____, I realized that the backup file was empty.

Cevabı göster

To my horror

The signal is coming

0:40

İşaret gelmek üzere

and if you make even a small mistake Kalıp ifadeler

0:41

ve eğer 45 saniyeyi sayarken

in counting off 45 seconds, Öbek fiiller

0:43

küçük bir hata bile yaparsan,

you'll get fried.

0:45

kızarırsın.

Kalıp ifadeler

make even a small mistake: make a mistake eşdizimi

Make a mistake, bir hata yapmak veya bir şeyi yanlış yapmak anlamındaki standart eşdizimdir. Make even a small mistake ifadesinde even a small, hatanın büyük olması gerekmediğini; en küçük hatanın bile sonucu doğurmaya yeteceğini vurgular. Sayı veya zaman değiştiğinde de make fiilinin uygun biçimi kullanılır: make a mistake, make mistakes ve made a mistake.

Alıştırma

“Hata yapmak” anlamındaki standart eşdizimi oluşturacak fiille cümleyi tamamlayın: Please check the total so you do not ____ a mistake.

Cevabı göster

make

Öbek fiiller

counting off: zaman birimlerini sırayla saymak

Counting off 45 seconds, 45 saniyelik bir süreyi ölçmek için geçen saniyeleri sırayla ve birer birer saymak anlamına gelir. Burada off, count off öbek fiilinin bir parçasıdır; “uzağa”, “bitmiş” veya “saymayı bırakmak” anlamına gelmez. Daha genel olarak count off, sayıları, kişileri veya birimleri sırayla söylemek ya da işaretlemek demektir. Örneğin bir grup, konumları belirlemek için count off yapabilir; zamanlayıcısı olmayan biri ise count off seconds ile süreyi ölçebilir.

Alıştırma

"Maya counted off ten seconds before opening her eyes," cümlesinde Maya ne yaptı?

  1. Zamanı ölçmek için saniyeleri birer birer saydı.
  2. Toplamdan on saniye çıkardı.
  3. Gözlerini açmadan on saniye önce saymayı bıraktı.
Cevabı göster

Zamanı ölçmek için saniyeleri birer birer saydı.

Searching your pockets, Dilbilgisi

0:47

Ceplerini karıştırırken,

you find something that might help,

0:48

yardımcı olabilecek bir şey buluyorsun,

a lighter and two fuses

0:51

bir çakmak ve iki fitil,

you made earlier in the prison work program.

0:53

bunları daha önce hapishanedeki çalışma programında yapmıştın.

Dilbilgisi

Searching your pockets: cümle başındaki -ing yapısı

Searching your pockets, ana cümledeki you find something eylemine arka plan sağlayan, cümle başında kullanılan bir -ing yan yapısıdır. Bir şeyi ceplerini ararken bulduğunu anlatır. searching fiilinin örtük öznesi, ana cümlenin öznesi olan you sözcüğüdür. Bu yapı tek başına tam bir cümle olamaz; While you are searching your pockets ifadesini daha kısa bir anlatım biçimine dönüştürür.

Alıştırma

Cümle başındaki -ing yapısının örtük öznesiyle ana cümlenin öznesinin aynı olduğu doğru cümleyi seçin.

  1. Walking through the park, a lost key appeared beside Mia.
  2. Walking through the park, the trees looked beautiful to Mia.
  3. Walking through the park, Mia found a lost key.
Cevabı göster

Walking through the park, Mia found a lost key.

Each fuse is a length of flammable twine

0:56

Her bir fitil yanıcı bir ipten oluşuyor,

built to be lit on either end Notlar

0:59

her iki ucundan da yakılabilecek

and burn for precisely 1 minute.

1:01

ve tam olarak 1 dakikada yanacak şekilde tasarlanmış.

Dilbilgisi

built to be lit on either end: tasarım amacını anlatma

Built to be lit on either end, sicimin bir tasarım özelliğini anlatır: Bir kişinin onu iki ucundan herhangi birinden yakabilmesi için yapılmıştır. Either end, iki uçtan birinin seçilebileceği anlamına gelir; iki ucun aynı anda yakılması gerektiğini anlatmaz. built, a length of flammable twine ifadesini niteleyen bir geçmiş zaman ortacıdır. Sicim eyleme maruz kaldığı, yani birisi onu yaktığı için edilgen mastar to be lit kullanılır. Burada built, tasarlanmış ya da yapılmış anlamındadır; o anda gerçekleşen bir inşa eylemini anlatmaz.

Alıştırma

“Bir kişinin açabilmesi için tasarlanmış” anlamında built + edilgen mastar kullanarak cümleyi tamamlayın: This container is ____ with one hand.

Cevabı göster

built to be opened

Kelime

on either end: iki uçtan birini seçmek

Either, iki alternatif olduğunda kullanılır. On either end, fitili yakmak için bir ucun ya da diğer ucun seçilebileceği anlamına gelir; iki uç da seçenek olarak kullanılabilir. Bu ifade, iki ucun aynı anda yakıldığını söylemez. Both ends, iki ucu birlikte kapsar.

Alıştırma

Bir tüp bir ucundan ya da diğer ucundan açılabilir. Hangi talimat bu seçimi ifade eder?

  1. You may open the tube from either end.
  2. You may open the tube only from the marked end.
  3. You must open the tube from both ends.
Cevabı göster

You may open the tube from either end.

The problem is that even though the fuses look uniform, Dilbilgisi

1:04

Sorun şu ki, fitiller aynı görünse de,

they don't burn evenly. Kalıp ifadeler

1:07

eşit şekilde yanmıyorlar.

Dilbilgisi

even though the fuses look uniform: beklenmedik bir karşıtlık göstermek

Even though bir ödünleme yan cümlesi başlatır: fitiller tekdüze görünür. Bu görünüm normalde fitillerin sabit bir hızda yanacağını düşündürür. Ana cümle olan they don't burn evenly bu beklentiyi boşa çıkarır. İki bilgi de doğru olduğu hâlde ikincisi, ilkinin oluşturduğu beklentiyle çelişiyorsa even though kullanın; because anlamına gelmez.

Alıştırma

Kutu ağır görünüyor ama kaldırması kolay. Hangi cümle bu beklenmedik karşıtlığı even though ile ifade eder?

  1. The box is easy to lift because it looks light.
  2. Even though the box looks heavy, it is easy to lift.
  3. Because the box looks heavy, it is easy to lift.
Cevabı göster

Even though the box looks heavy, it is easy to lift.

Kalıp ifadeler

they don't burn evenly: düzensiz bir yanma süreci

they don't burn evenly ifadesinde evenly, yanma işleminin nasıl gerçekleştiğini anlatır. Fitil boyunca yanma hızı sabit değildir; bir bölüm diğerinden daha hızlı veya daha yavaş yanabilir. Burada evenly, “sabit bir hızda veya tüm bölümlerde eşit biçimde” anlamına gelir; “adil bir şekilde” anlamına gelmez. Bu ifade, yalnızca fitilin uzunluğuna bakarak her bölümün ne kadar süre yanacağını tahmin edemeyeceğimizi gösterir.

Alıştırma

Burada “they don't burn evenly” ne anlama geliyor?

  1. Fitillerin her bölümündeki yanma hızı aynı değildir.
  2. Fitillere adaletsiz davranılmaktadır.
  3. Fitiller hiç tutuşamaz.
Cevabı göster

Fitillerin her bölümündeki yanma hızı aynı değildir.

So if you cut one in half, for example, Kalıp ifadeler

1:09

Örneğin birini ikiye bölersen,

one side might burn longer than the other.

1:11

bir tarafı diğerinden daha uzun sürede yanabilir.

Kalıp ifadeler

cut one in half: cut + nesne + in half yapısı

cut one in half ifadesindeki yapı cut + nesne + in half şeklindedir. In half sonucu bildiren bir ifadedir: kesme işleminden sonra nesne eşit veya yaklaşık olarak eşit iki parçaya ayrılır. One, daha önce sözü edilen fitillerden birinin yerine kullanılır. Cut fiilinin nesnesidir; in half ise sonucu açıklar ve bir konum belirtmez.

Alıştırma

Cümleyi, in ile başlayan ve “eşit iki parçaya” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Before serving it, cut the sandwich ____.

Cevabı göster

in half

Your partner is going to give the signal any minute Kalıp ifadeler

1:15

Ortağın her an işareti verebilir

and you'll have to make your move. Kalıp ifadeler

1:17

ve hemen harekete geçmen gerekecek.

Kalıp ifadeler

any minute: kesin olmayan bir anda, çok yakında

Bu cümlede any minute, kesin zamanı belli olmayan ama çok yakında gerçekleşmesi beklenen bir anlama gelir. İşaretin verilmesi an meselesidir, fakat tam zamanı bilinmez. İfade, give the signal bölümünü niteleyen bir zaman zarfı görevi görür. Any, çok yakın gelecekteki öngörülemeyen bir ana işaret eder; birinden istediği dakikayı seçmesini istemez.

Alıştırma

Bu cümlede any minute ne anlama geliyor?

  1. Serbestçe seçilen bir dakikada
  2. Çok yakında, kesin olmayan bir anda
  3. Tam olarak altmış saniye boyunca
Cevabı göster

Çok yakında, kesin olmayan bir anda

Kalıp ifadeler

you'll have to make your move: gerekli stratejik adımı atmak

You'll have to, işaret geldiğinde bu eylemin gerekli olacağını ve isteğe bağlı olmadığını anlatır. Make your move, doğru an geldiğinde önemli ve planlanmış eylemi gerçekleştirmek demektir. Buradaki move, yalnızca fiziksel konumu değiştirmek değil, stratejik bir adımdır.

Alıştırma

Planladığın eylemi gerçekleştirmek anlamındaki üç kelimelik hedef ifadeyle cümleyi tamamla: The chance will disappear soon, so you'll have to ____.

Cevabı göster

make your move

How can you use the fuses and lighter

1:19

Fitilleri ve çakmağı kullanarak

to time exactly 45 seconds?

1:21

tam 45 saniyeyi nasıl ölçebilirsin?

The length of the fuse may not tell you anything, Dilbilgisi

1:35

Fitilin uzunluğu sana hiçbir şey ifade etmeyebilir,

but you do know the fuses take exactly 60 seconds Notlar

1:37

ama fitillerin bir uçtan diğerine yanmasının

to burn from end to end.

1:40

tam 60 saniye sürdüğünü biliyorsun.

Dilbilgisi

may not tell you anything: temkinli bir olumsuz sonuç

Bu cümlede may not, “bir şeyin gerçekleşmeme ihtimali vardır” anlamına gelir. Konuşan kişi, fitilin uzunluğunun problemi çözmek için yararlı hiçbir bilgi vermeyebileceğini temkinli bir biçimde söylüyor. Buradaki tell you anything, kelimesi kelimesine konuşmak değil, “yararlı bir şeyi ortaya çıkarmak veya göstermek” demektir. Özne cansız bir ipucu olduğu ve cümle bir kanıtı değerlendirdiği için may not izin eksikliğini değil, belirsizliği ifade eder.

Alıştırma

Bu cümlede may not tell you anything ne anlama geliyor?

  1. Kesinlikle her şeyi açıklar.
  2. Yararlı hiçbir bilgi vermeyebilir.
  3. Bilgi vermesi yasaktır.
Cevabı göster

Yararlı hiçbir bilgi vermeyebilir.

Dilbilgisi

you do know: olumlu cümlede vurgu yapan do

you do know ifadesinde do, olumlu know fiilini vurgulamak için kullanılan bir yardımcı fiildir. “Gerçekten veya kesinlikle biliyorsunuz” anlamını ekler; bir eylemi yapmak anlamına gelmez. Bu vurgu, bilinen gerçeği daha önceki belirsizlikle karşı karşıya getirir. Başka cümlelere aktarılabilen yapı do/does/did + fiilin yalın hâlidir: I do agree, she does remember ve they did call.

Alıştırma

Cümleyi özneyle uyumlu vurgulu yardımcı fiille tamamlayın: Maya seems quiet, but she ____ enjoy the party.

Cevabı göster

does

Kalıp ifadeler

bir uçtan diğer uca yanmanın tam olarak 60 saniye sürmesi

Bu cümlede take, “bir şeyi almak veya götürmek” değil, “belirli bir süre gerektirmek” anlamındadır. Yapı özne + take + süre + to ile mastar şeklindedir: the fuses öznedir, exactly 60 seconds süreyi belirtir ve to burn süresi ölçülen eylemi adlandırır. From end to end tüm sürecin sınırlarını gösterir: yanma bir uçta başlar ve diğer uca ulaşır. Bu ifadeler birlikte, fitilin tamamının tam olarak 60 saniyede yandığını belirtir.

Alıştırma

Cümleyi take + süre yapısı ve exactly two minutes kullanarak tamamlayın: The robot ____ to move from one end of the track to the other.

Cevabı göster

takes exactly two minutes

Here's the key insight. Anlatım akışı

1:43

İşte asıl püf noktası burada.

Anlatım akışı

Here's the key insight: temel fikri işaret etmek

Here's the key insight, bir açıklama içindeki yönlendirici ifadedir. Dinleyiciye, konuşmacının problemi anlamak veya çözmek için gereken temel fikri birazdan sunacağını bildirir. Hazırlık bölümünden kritik akıl yürütmeye geçişi işaretleyerek açıklamayı düzenler. Here's, here is ifadesinin kısaltmasıdır. Bu söylem kullanımında here esas olarak fiziksel bir yeri göstermez; önemli fikri o anda sunar. Insight yalnızca bir olgu değil, problemi daha açık hâle getiren bir anlayıştır.

Alıştırma

Bir açıklamada “Here's the key insight” genellikle neyi belirtir?

  1. Temel fikrin birazdan geleceğini belirtir.
  2. Açıklamanın zaten bittiğini gösterir.
  3. İlgisiz bir konuya geçer.
Cevabı göster

Temel fikrin birazdan geleceğini belirtir.

If you start a fuse on one side

1:44

Eğer bir fitili bir tarafından yakarsan

and it burns for 30 seconds,

1:46

ve 30 saniye boyunca yanarsa,

there will still be 30 seconds of fuse left. Dilbilgisi

1:48

geriye 30 saniyelik fitil kalacaktır.

Dilbilgisi

there will still be ... left: kalan miktarı ifade etme

There will still be ... left, gelecekteki bir an veya eylemden sonra bir şeyden ne kadar kalacağını anlatır. There will be miktarı ortaya koyar, still o anda da varlığını sürdürdüğünü vurgular ve left “kalan” anlamına gelir. Bu kalıpta left genellikle miktardan veya isim grubundan sonra gelir. Buradaki 30 seconds of fuse, kalan fitili ne kadar süre daha yanabileceğiyle ölçer; bir uzunluğu tarif etmez. Left, geriye kalanı ifade eder; “sol” yönünü değil.

Alıştırma

Cümleyi “kalan” anlamındaki kelimeyle tamamlayın: We have twelve tickets. After we sell ten, there will still be two tickets ____.

Cevabı göster

left

If you had started it from the other end, Dilbilgisi

1:52

Eğer diğer uçtan yakmış olsaydın,

it would have reached the exact same spot

1:54

30 saniyede

in 30 seconds.

1:56

tam olarak aynı noktaya ulaşacaktı.

Dilbilgisi

If you had started ... it would have reached: geçmişe ilişkin gerçek dışı koşul

Bu, geçmişte gerçeğin tersini varsayan bir koşul cümlesidir. if yan cümlesi past perfect olan If + had + past participle (had started) yapısını, sonuç cümlesi ise would have + past participle (would have reached) yapısını kullanır. Bu yapı, tamamlanmış geçmişte farklı bir eylem yapıldığını ve bunun varsayımsal sonucunu hayal ettirir. Bu bağlamda fitil gerçekte diğer ucundan yakılmadı; varsayılan durum karşılaştırma ve akıl yürütme amacıyla kullanılıyor.

Alıştırma

If + had done, would have done kalıbını check ve find ile tamamlayın: If Maya ____ the map, she ____ the shorter route.

Cevabı göster

had checked · would have found

That means that if you lit it

1:58

Bu da demek oluyor ki,

from both ends simultaneously, Kalıp ifadeler

1:59

onu her iki ucundan aynı anda yakarsan,

it would burn out in precisely 30 seconds. Öbek fiiller

2:01

tam olarak 30 saniyede tamamen yanar.

Kalıp ifadeler

from both ends simultaneously: iki uçtan aynı anda

From both ends, aynı eylemin bir nesnenin iki ayrı ucundan başladığını belirtir. Simultaneously ise iki başlangıcın art arda değil, aynı anda gerçekleştiğini gösterir. Bu cümlede iki ucu aynı anda yakmak, fitilin normal toplam yanma süresinin yarısında yanıp bitmesini sağlar. Bu ifade, iki uç noktada aynı anda yapılan başka eylemleri de anlatabilir.

Alıştırma

from both ends simultaneously size ne yapmanızı söyler?

  1. Ortadan başlayıp dışa doğru ilerlemek.
  2. İki uçtan aynı anda başlamak.
  3. Bir uçtan başlayıp sonra diğerine geçmek.
Cevabı göster

İki uçtan aynı anda başlamak.

Öbek fiiller

burn out in precisely 30 seconds: tam 30 saniyede yanıp bitmek

Burada burn out, yanabilen bütün malzeme tükendiği için yanmanın tamamlanması demektir. Out dışarıya doğru hareketi değil, sürecin tamamlanmasını belirtir. In precisely 30 seconds zaman ifadesi, fitilin yakılmasından tamamen yanıp bitmesine kadar geçen kesin süreyi verir.

Alıştırma

Bu cümlede it would burn out in precisely 30 seconds ne anlama gelir?

  1. Yanması tamamlanmadan önce söndürülürdü.
  2. Tam olarak 30 saniye sonra yanıp biterdi.
  3. 30 saniye boyunca dışarıya doğru yanardı.
Cevabı göster

Tam olarak 30 saniye sonra yanıp biterdi.

But how will you time the last 15? Anlatım akışı

2:05

Peki son 15 saniyeyi nasıl ölçeceksin?

That'll have to come from the second fuse.

2:07

Bunu ikinci fitilden elde etmen gerekecek.

Anlatım akışı

But how will you time the last 15? ile sonraki adıma yöneltme

Bu soru, dinleyiciden yalnızca yardım istemek yerine açıklamanın akışını düzenler. But, çözümün bir kısmından sonra hâlâ bir boşluk bulunduğunu gösterir: 30 saniyelik bölüm çözülmüştür ve konuşmacı şimdi dikkati kalan soruna yöneltir. Burada time, “bir sürenin uzunluğunu ölçmek” anlamında bir fiildir; the last 15 ise son 15 saniyeyi ifade eder. But how will you ...? kalıbı, bir açıklamada henüz çözülmemiş bir sonraki adımı ortaya koyabilir.

Alıştırma

“But how will you time the last 15?” bu açıklamada ne işe yarar?

  1. Henüz çözülmemiş olan kalan adımı ortaya koyar.
  2. Çözümün tamamlandığını bildirir.
  3. Son on beş nesneden söz eder.
Cevabı göster

Henüz çözülmemiş olan kalan adımı ortaya koyar.

If it were a 30-second fuse, Dilbilgisi

2:10

Eğer o 30 saniyelik bir fitil olsaydı,

you'd be able to use that same trick again Dilbilgisi

2:12

aynı numarayı tekrar kullanarak

to double the burning speed Dilbilgisi

2:14

yanma hızını iki katına çıkarabilir

and make it last exactly 15 seconds.

2:16

ve tam olarak 15 saniye sürmesini sağlayabilirdin.

Dilbilgisi

If it were a 30-second fuse: gerçek dışı bir koşul

If it were a 30-second fuse, gerçek dışı bir koşul kurar: fitil aslında 30 saniyelik değildir, ancak konuşmacı bu öncülden akıl yürütebilmek için geçici olarak öyle olduğunu hayal eder. Buradaki were geçmişte olan bir durumu bildirmez. if + özne + were kalıbında gerçek dışı veya olgulara aykırı bir koşulu işaretler ve sonuç cümlesindeki would ya da could ile doğal biçimde kullanılır.

Alıştırma

Standart gerçek dışı koşul biçimini tamamlayın: If the room ____ larger, we could hold the meeting here.

Cevabı göster

were

Dilbilgisi

you'd be able to use that same trick again: varsayımsal bir koşula bağlı yeterlilik

Bu varsayımsal koşul cümlesinde you'd, you would kısaltmasıdır. If it were a 30-second fuse varsayılan bir koşul kurar; would be able to ise bu koşul gerçekleşse ortaya çıkacak yapabilme durumunu belirtir. İngilizcede would ile can doğrudan birleştirilemez, bu yüzden would sonrasında be able to kullanılır. Buradaki use that same trick again, daha önce anlatılan aynı yöntemi tekrarlamak demektir.

Alıştırma

Varsayımsal sonucu “yapabilmek” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: If the lab stayed open later, we'd ____ finish the test tonight.

Cevabı göster

be able to

Dilbilgisi

to double ... and make ...: tek bir to ile bağlanan paralel eylemler

to double ... and make ... mastar grubu, yöntemi kullanarak neyin amaçlandığını açıklar. İki fiil grubu tek bir to sözcüğünü paylaşır; bu to hem double hem de make için geçerlidir. Bu nedenle make öncesinde ikinci bir to gerekmez. Double burada fiildir ve nesnesi the burning speed ifadesidir. İki katına çıkan şey hızdır, fitilin uzunluğu değildir. make it last yapısında make sonrasında it nesnesi ve yalın biçimde last fiili gelir. Last exactly 15 seconds, o süre boyunca devam etmek anlamındadır. Bu bağlamda hızın iki katına çıkması, kalan yanma süresini 15 saniyeye düşürür.

Alıştırma

Hangi cümle to sonrasındaki iki eylemi doğru biçimde paralel bağlar ve make + nesne + yalın fiil yapısını kullanır?

  1. We changed the setting to double the download speed and make the backup finish sooner.
  2. We changed the setting to double the download speed and make the backup to finish sooner.
  3. We changed the setting to double the download speed and makes the backup finish sooner.
Cevabı göster

We changed the setting to double the download speed and make the backup finish sooner.

And you realize you can shorten the second fuse

2:19

Ve fark ediyorsun ki ikinci fitilin bir ucunu,

by lighting one end of Dilbilgisi

2:22

birinci fitili yaktığın anla

it at the same time as you light the first.

2:24

aynı zamanda yakarak ikinci fitili kısaltabilirsin.

Dilbilgisi

by lighting ... at the same time as ...: yöntem ve eş zamanlılık

Burada by lighting one end of it, ikinci fitilin yanma süresini kısaltmak için kullanılan yöntemi açıklar. by + -ing yapısında by, “bir eylem yoluyla” anlamına gelir; “yanında” anlamındaki yer bildiren by değildir. at the same time as you light the first zaman koşulunu ekler: iki yakma eylemi aynı anda gerçekleşir. Yöntem eş zamanlı eylemlere bağlı olduğunda sonuç + by + -ing ..., at the same time as + yan cümle kalıbı başka durumlara da aktarılabilir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlayın. İlk boşlukta yöntemi belirtmek için by ile organize fiilinin -ing biçimini, ikinci boşlukta ise dersin eş zamanlılığı anlatan beş kelimelik ifadesini kullanın: You can save time ____ the files ____ you back up the computer.

Cevabı göster

by organizing · at the same time as

At the moment the first burns out, Kalıp ifadeler

2:27

Birinci fitil tamamen yandığı anda,

you'll be left with 30 seconds on the second fuse. Dilbilgisi

2:29

ikinci fitilde geriye 30 saniyen kalmış olacak.

Kalıp ifadeler

At the moment + olay yan cümlesi: kesin bir an

At the moment the first burns out, ana cümledeki sonucu birinci fitilin yanmayı bitirdiği tam ana yerleştirir. the first burns out yan cümlesi hangi anın kastedildiğini belirtir. Burada moment, bir süre miktarı değil, zaman çizgisi üzerindeki bir noktadır. At the moment + olay yan cümlesi, ana cümle kalıbı, ardından olacakları başlatan kesin anı gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle kesin bir tetiklenme anını belirtmek için at the moment + olay yan cümlesi yapısını kullanıyor?

  1. At the moment the timer reaches zero, remove the tray.
  2. Wait for a moment before removing the tray.
  3. The timer is not working at the moment.
Cevabı göster

At the moment the timer reaches zero, remove the tray.

Dilbilgisi

İkinci fitilde 30 saniyenin kalması: be left with

Be left with, bir şey olduktan sonra bir kişinin elinde belirli bir şeyin kalması anlamına gelir. Bu cümlede you'll be left with 30 seconds on the second fuse, o anda ikinci fitilde 30 saniyelik yanma süresi kalacağı anlamındadır. Bu ifade, kalan miktarı önceki bir sürecin sonucu olarak sunar. Buradaki left, ayrılmak ya da sol taraf anlamına gelmez; sonuçta ortaya çıkan durumu anlatan bir yapıda leave fiilinin geçmiş ortaç hâlidir.

Alıştırma

Be left with kalıbını oluşturan ve bir miktarın kaldığını gösteren sözcüğü yazın: After paying the deposit, Maya will be ____ with only forty dollars for the week.

Cevabı göster

left

Just when you've got this all figured out, Anlatım akışı

2:33

Tam da bunları düşünmüşken,

you see the signal from your partner

2:35

ortağının işaretini görüyorsun

and spring into action. Deyimler

2:37

ve harekete geçiyorsun.

Anlatım akışı

Tam her şeyi çözdüğün anda: ani bir dönüş

Just when you've got this all figured out, bir zaman noktası belirler: bir şeyi tamamen anladığını veya çözdüğünü düşündüğün tam an. Bu cümlede sonraki olayın o anda hemen gerçekleşmesini sağlar. Bu yan cümle, tamamlanmış gibi görünen bir düşünceyi yeni bir eylem ya da kesintinin hemen önüne koyarak hikâyeyi düzenler. Just when ani bir dönüş duygusu ekler ve sıradan bir when cümlesinden daha güçlüdür.

Alıştırma

Bir hikâyede Just when you've got this all figured out ifadesi esas olarak neyi belirtir?

  1. Konuşmacının durumu hiç anlamamış olması
  2. Özel bir dönüş içermeyen sıradan bir zaman çakışması
  3. Durum anlaşılmış gibi göründüğü anda yeni bir olayın gerçekleşmesi ve ani bir dönüş yaratması
Cevabı göster

Durum anlaşılmış gibi göründüğü anda yeni bir olayın gerçekleşmesi ve ani bir dönüş yaratması

Deyimler

spring into action: hızla harekete geçmek

Burada spring into action, bir tetikleyicinin ardından aniden ve hızla harekete geçmek anlamına gelir. Spring hızlı bir hareketi çağrıştıran bir fiildir; mevsim olan “ilkbahar” ya da nesne olan “yay” anlamında değildir. Bu ifade, ortağın işaretini hemen harekete geçiren olay olarak sunar. Genel olarak bir kişi, ekip veya kuruluş bekleme ya da hazırlanma durumundan hızla gerçek eyleme geçtiğinde kullanılabilir.

Alıştırma

Örnekte spring into action ne anlama gelir?

  1. Durum sakinleşene kadar beklemek.
  2. İşarete karşılık hızla harekete geçmek.
  3. Bir yay ittiği için zıplamak.
Cevabı göster

İşarete karşılık hızla harekete geçmek.

You gather the four ends of the two fuses

2:38

İki fitilin dört ucunu bir araya getiriyor

and light three of them.

2:41

ve üçünü yakıyorsun.

The moment the first burns out, Kalıp ifadeler

2:43

Birinci fitil tamamen yandığı an,

you light the other end of the second fuse.

2:44

ikinci fitilin diğer ucunu yakıyorsun.

Kalıp ifadeler

The moment + yan cümle: anında gerçekleşen zaman ilişkisi

Burada The moment bir zaman yan cümlesi başlatır. Bu nedenle The moment the first burns out, “ilk fitil yanıp biter bitmez” anlamına gelir. The first, the first fuse ifadesinin yerine kullanılır; bütün cümlenin öznesi değildir. Bu yapı, yan cümledeki olayı ana eylemin tetikleyicisi olarak sunar ve ana eylemin hemen ardından gerçekleşeceğini güçlü biçimde belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp The moment + yan cümle, ana cümle şeklindedir.

Alıştırma

Talimatı “olur olmaz” anlamındaki iki kelimelik hedef bağlayıcıyla tamamlayın: '____ the bell rings, leave the room.'

Cevabı göster

The moment

When it flickers and dies, Deyimler

2:47

Titreyip söndüğünde,

you know that exactly 45 seconds have passed Dilbilgisi

2:49

tam 45 saniyenin geçtiğini

and the electric fence is dead.

2:52

ve elektrikli çitin kapandığını biliyorsun.

Deyimler

flickers and dies: bir alevin sönüşünü canlı biçimde anlatmak

Flicker, parlaklığın hızla değiştiği kararsız bir ışık yaymak demektir. Bu cümlede alev, yanması sona ermeden hemen önce titreşir. Die burada mecazidir: Bir alev veya ışık gerçekten ölmez, söner. flickers and dies birlikte açık bir sıra gösterir—önce kararsız parlamalar, sonra karanlık—ve nötr goes out ifadesinden daha canlıdır.

Alıştırma

“Kararsız biçimde yanıp söndü ve ardından tamamen söndü” anlamındaki canlı iki fiilli ifadeyle cümleyi tamamlayın: The stage lights ____, and the theater went dark.

Cevabı göster

flickered and died

Dilbilgisi

exactly 45 seconds have passed: şimdiye kadar geçen süre

you know that exactly 45 seconds have passed ifadesinde have passed, present perfect yapısındadır. Sayım daha önce başlamıştır ve bilme anında 45 saniyelik sürenin tamamı bitmiştir. Bir zaman uzunluğu özne olduğunda pass, “geçmek” anlamına gelir. Exactly ölçümün kesin olduğunu belirtir. Bu yapı, sayımın önceki başlangıcını şimdi geçerli olan sonuca bağlar.

Alıştırma

Cümleyi pass fiilinin present perfect biçimiyle tamamlayın: The timer started 45 seconds ago, and it is still running now. Exactly 45 seconds ____ since it started.

Cevabı göster

have passed

By the time it hiccups back to life, Notlar

2:55

Çit tekrar açılana kadar,

you're over the fence and home free.

2:57

çitin üzerinden geçmiş ve kurtulmuş oluyorsun.

Dilbilgisi

By the time ...: son zamana gelindiğinde zaten gerçekleşmiş sonuç

By the time + yan cümle, o yan cümledeki olayı zaman bakımından bir son sınır veya referans noktası yapar. Ana cümle, en geç o noktaya gelindiğinde zaten geçerli olan sonucu ya da durumu anlatır. Burada elektrikli çitin yeniden çalışması referans noktasıdır; çiti aşmış ve güvene kavuşmuş olmak ise o zamana kadar elde edilmiş sonuçtur. Bu kullanımda by bir yöntemi değil, zaman sınırını belirtir.

Alıştırma

Trenin gelişini son zaman sınırı yapan üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ the train arrives, we will already be on the platform.

Cevabı göster

By the time

Deyimler

hiccups back to life: tekleyerek yeniden çalışmak

Burada hiccups, canlı ve kişileştirici bir fiildir. Elektrikli çit devresine elektriğin kısa süreli ve düzensiz biçimde dönmesini küçük, istemsiz bir harekete benzetir; böylece yeniden çalışma ani ve güvenilmez görünür. Cansız bir makineyi veya sistemi anlatırken back to life yeniden çalışır duruma gelmek demektir. Dolayısıyla hiccups back to life, devrenin tekleyerek ve düzensiz biçimde yeniden çalışmaya başlamasını anlatır; gerçekten canlanması anlamına gelmez.

Alıştırma

"the generator hiccups back to life" en güçlü biçimde neyi anlatır?

  1. Jeneratör kesintisiz ve sorunsuz biçimde çalışmaya devam eder.
  2. Jeneratör gerçekten canlı bir varlığa dönüşür.
  3. Jeneratör kısa süreli ve düzensiz biçimde yeniden çalışmaya başlar.
Cevabı göster

Jeneratör kısa süreli ve düzensiz biçimde yeniden çalışmaya başlar.

Looking for a riddle that's a little trickier? Anlatım akışı

3:00

Biraz daha zorlu bir bilmece mi arıyorsun?

Try this one,

3:03

Bunu dene,

which has been described Dilbilgisi

3:04

ki bu dünyanın en zor

as the hardest logic puzzle in the world.

3:05

mantık bulmacası olarak tanımlanıyor.

Anlatım akışı

İzleyiciye yönelik geçiş olarak Looking for a riddle that's a little trickier?

Looking for...? ifadesi, Are you looking for...? sorusunun kısaltılmış ve konuşma diline özgü biçimidir. Doğrudan izleyiciye seslenir; bir karakterin ya da konuşmacının bir şey aradığını anlatmaz. Burada soru, izleyicinin daha zor bir bilmece isteyebileceğini belirtir ve ardından gelen Try this one önerisine zemin hazırlar. Önce soru, sonra öneri biçimindeki bu düzen, tamamlanan içerikten bağlantılı bir sonraki seçeneğe geçiş sağlar.

Alıştırma

Hangi cümle izleyicinin ihtiyacını en doğal biçimde belirleyip ardından başka bir seçenek önerir?

  1. The next puzzle offers a harder challenge.
  2. I am looking for a harder challenge, so I will try the next puzzle.
  3. Looking for a harder challenge? Try the next puzzle.
Cevabı göster

Looking for a harder challenge? Try the next puzzle.

Dilbilgisi

Dış değerlendirmeyi aktaran which has been described as...

Tam cümlede which, önceki this one ifadesine, yani önerilen bulmacaya gönderme yapar. Virgül, sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciği başlatır: Hangi bulmacadan söz edildiğini belirlemek yerine, zaten belirlenmiş olan bulmaca hakkında ek bilgi verir. Has been described as, describe A as B yapısının present perfect edilgen biçimidir. Sonraki iddiayı, adları belirtilmeyen başka insanların zaman içinde yaptığı bir tanımlama olarak sunar. Bu nedenle cümle, bulmacanın gerçekten en zor olduğunu doğrudan ileri sürmek yerine onun ününü aktarır.

Alıştırma

Cümleyi describe as ile kurulan present perfect edilgen ifadeyle tamamlayın: The documentary ____ a powerful account of migration.

Cevabı göster

has been described as

Or if you're looking for something a bit tamer, Anlatım akışı

3:08

Ya da biraz daha kolay bir şey arıyorsan,

try this one,

3:10

bunu dene,

which has been described

3:12

ki bu da TED-Ed kütüphanesindeki

as the easiest puzzle in the TED-Ed library.

3:13

en kolay bulmaca olarak tanımlanıyor.

Anlatım akışı

If you're looking for something a bit tamer: daha sakin bir alternatif sunmak

If you're looking for... dinleyenin tercihine dayalı bir koşul kurar: Dinleyen bu tür bir seçenek istiyorsa ardından bir öneri gelir. Or ile birlikte kullanıldığında, daha önceki yoğun veya zor bir seçeneğe alternatif sunar. Burada tamer mecazi anlamdadır. Daha evcil değil; daha az yoğun, daha az zorlayıcı veya başa çıkması daha kolay demektir. A bit karşılaştırmayı yumuşatarak önerinin küçümseyici değil, nazik duyulmasını sağlar.

Alıştırma

Bir arkadaşınız ileri seviye rafting gezisinin fazla yoğun göründüğünü söylüyor. Hangi yanıt bu tercihe göre daha sakin bir alternatifi doğal biçimde önerir?

  1. If you're looking for something a bit more domesticated, try the guided river tour.
  2. If you're looking at something a bit tamer, try the guided river tour.
  3. If you're looking for something a bit tamer, try the guided river tour.
Cevabı göster

If you're looking for something a bit tamer, try the guided river tour.