Her gün sabah 3:14'te nasıl uyanıyorum | Biyolojik Saatinizi Eğitin: İngilizce çalışma notları
Zeliha Akpinar
Video özeti: Bir tıp öğrencisi, sabah 3’te uyanmanın biyolojik saatine neden uyduğunu, ancak erken kalkmanın insanı kendiliğinden daha üretken yapmadığını anlatıyor. Yeterli uyku, doğru zamanda ışık, amaçlı bir rutin, egzersiz, kademeli saat değişiklikleri, tutarlılık ve öğün zamanlamasının sürdürülebilir bir geçişi nasıl desteklediğini açıklıyor ve herkesin kendisine uygun düzeni izlemesi gerektiğini vurguluyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. being an early bird ve night owls — Deyimler ve mecazi ifadeler: Sabahları daha iyi çalışanlarla geç saatleri tercih edenler arasındaki yaygın karşıtlığı anlayın; uyku düzeni, çalışma alışkanlıkları veya üretkenlikten söz ederken birini üstün göstermeden doğal biçimde kullanın. 2. it will catch up with you. — Deyimler ve mecazi ifadeler: catch up with someone ifadesinin, geciken olumsuz sonuçların eninde sonunda kişiyi etkilemesi anlamına gelebileceğini fark edin; sürekli uykudan kısmamanın ileride yorgunluk, kaygı veya odaklanma güçlüğü yaratabileceği uyarısında kullanın. 3. I'm embracing what works best for me and my schedule, — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: embrace what works best ile kişinin kendisine ve programına en uygun seçeneği kabul edip benimsediğini anlatmayı öğrenin; özellikle bir rutinin toplumsal beklentilerden çok bireysel ihtiyaçlara uyması gerektiğini açıklarken kullanın.
Bu derste
Waking up early, the world seems so quiet. Dilbilgisi
0:00Erken uyanınca dünya çok sessiz görünüyor.
Waking up early, ile ana cümleden önce arka plan verme
"Waking up early," cümle başında kullanılan bir -ing öbeğidir. Ardından gelen içeriğin zamanını ve durumunu belirtmek için eylemi ana cümleden önce verir; bir emir değildir. Amaçlanan anlam “konuşan kişi erken uyandığında dünya çok sessiz görünür” şeklindedir. Bu yapı anlatımı veya betimlemeyi daha kısa hâle getirebilir, ancak -ing eylemini yaptığı anlaşılan kişi ya da şey ana cümleyle açıkça bağlantılı olmalıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede baştaki -ing öbeğinin örtük eylem yapanı aynı zamanda ana cümlenin öznesidir?
- Waking up early, there is less traffic.
- Waking up early, I enjoy the quiet streets.
- Waking up early, the streets seem quiet.
Cevabı göster
Waking up early, I enjoy the quiet streets.
Rest of your family and friends are sleeping,
0:03Ailenizin ve arkadaşlarınızın geri kalanı uyuyor,
and sitting on your desk to start your day early
0:08ve güne erken başlamak için masanıza oturuyorsunuz
Achieving it all a few hours before everyone else wakes up.
0:14Herkes uyanmadan birkaç saat önce hepsini başarıyorsunuz.
This video is brought to you by Squarespace. Kalıp ifadeler
0:18Bu video Squarespace tarafından sunulmaktadır.
Sponsorluk duyurularında brought to you by
Medya içeriklerinde "is brought to you by" ifadesinin ardından sponsorun gelmesi, edilgen yapıda kullanılan yerleşik bir sponsorluk duyurusudur. Burada Squarespace videoyu destekleyen sponsordur; videoyu gerçekten taşıyan veya izleyiciye teslim eden biri değildir. Bu ifade, içerikle bağlantılı bir sponsor mesajı veya reklam bulunduğunu gösterir. Video, podcast, yayın ya da etkinlik bölümünün başında sıkça duyulur.
Alıştırma
Bu dersteki sponsorluk ifadesini tamamlayın: This podcast is ____ Bright Coffee.
Cevabı göster
brought to you by
and been waking up between 3:00 to 4:00 a.m. since I can remember. Kalıp ifadeler
0:22ve kendimi bildim bileli sabah 3:00 ile 4:00 arasında uyanıyorum.
a morning person: sabah erken saatlerde en iyi durumda olan kişi
A morning person, genellikle sabahları seven veya günün erken saatlerinde kendini en uyanık ve verimli hisseden kişidir. Bu ifade, yalnızca belirli bir gün erken kalkmayı değil, devamlı bir eğilimi anlatır. Bu cümlede I've always been, bunun uzun zamandır konuşanın normal düzeninin bir parçası olduğunu gösterir. Buradaki person belirli bir insan tipini ifade eder; bu nedenle söz öbeği kelimesi kelimesine “sabahın insanı” şeklinde yorumlanmamalıdır.
Alıştırma
Genellikle sabah erken saatlerde kendini en uyanık hisseden kişiyi anlatan ifadeyle tamamlayın: Nina saves her hardest homework for 7 a.m. because she's a ____.
Cevabı göster
morning person
since I can remember: hatırladığım en eski zamandan beri
Since I can remember, “hatırlayabildiğim en eski zamandan bugüne kadar” anlamına gelir. Since bir başlangıç noktası belirtir, ancak buradaki nokta bir tarih değil, konuşanın kişisel olarak hatırladığı en eski dönemdir. Bu ifade, uzun süredir devam eden bir alışkanlığı veya durumu anlatmak için genellikle present perfect yapısından sonra gelir. Bu cümlede o saatte uyanmanın yakın zamanda gerçekleşen bir değişiklik olmadığını, konuşanın hatırladığı kadarıyla hep böyle olduğunu gösterir.
Alıştırma
İlginin konuşanın hatırlayabildiği en eski zamanda başladığını ve şimdi de devam ettiğini anlatan tamamlamayı seçin: I've been interested in space ...
- since I can remember
- for three months
- since last Tuesday
Cevabı göster
since I can remember
med school: medical school ifadesinin gündelik kısaltması
Med school, medical school ifadesinin gündelik ve kısaltılmış biçimidir. start med school kalıbında, tıp fakültesindeki eğitim ve mesleki hazırlık dönemine başlamak anlamına gelir. Buradaki med, medical sözcüğünün kısaltmasıdır; medication anlamına gelmez. İnsanlar eğitim veya kariyer geçmişlerinden söz ederken bu kısa biçimi sık kullanır.
Alıştırma
Cümleyi medical school ifadesinin gündelik kısaltmasıyla tamamlayın: She hopes to start ____ next year.
Cevabı göster
med school
about circadian rhythms: yaklaşık 24 saatlik biyolojik döngüler
about circadian rhythms ifadesinde about, dersin konusunu belirtir. Sirkadiyen ritimler, yaklaşık 24 saatlik gece-gündüz döngüsüne göre işleyen ve uykululuk ile uyanıklık gibi değişimleri düzenlemeye yardımcı olan biyolojik örüntülerdir. Ardından gelen biological body clock ifadesi daha basit bir açıklama sunar. Body clock, anlaşılması kolay gündelik bir imgedir; circadian rhythms ise bu tekrarlanan biyolojik örüntülerin daha kesin bilimsel adıdır.
Alıştırma
Cümlede circadian rhythms ne anlama geliyor?
- Beyinle ilgili derslerin zaman çizelgesi.
- Her sabah yapılması gereken bir egzersiz dizisi.
- Yaklaşık 24 saatlik gece-gündüz döngüsünü izleyen biyolojik örüntüler.
Cevabı göster
Yaklaşık 24 saatlik gece-gündüz döngüsünü izleyen biyolojik örüntüler.
your biological body clock: gündelik bir benzetme
Bu cümlede your biological body clock, vücudun iç zamanlama sistemini anlatan gündelik bir benzetmedir. Ne zaman uyanık veya uykulu hissettiğini düzenlemeye yardımcı olur; clock gerçek bir saat anlamına gelmez. Bu ifade, circadian rhythms kavramını daha basit bir dille açıklar. Daha kesin söylersek body clock zamanlama sistemidir; circadian rhythms ise bu sistemin oluşmasına yardımcı olduğu yaklaşık 24 saatlik düzenlerdir.
Alıştırma
'your biological body clock' ifadesinde clock neyi anlatır?
- Vücuda takılan bir saat
- Vücudun iç zamanlama sistemi
- Telefonun içindeki bir zamanlayıcı
Cevabı göster
Vücudun iç zamanlama sistemi
but for you, I pulled out the key information Öbek fiiller
0:37ama sizin için kilit bilgileri çıkardım
pulled out the key information: önemli bölümleri seçmek
Burada pulled out the key information, daha büyük miktardaki bir materyalden en önemli ayrıntıların seçildiği anlamına gelir. Nesnenin key information olması, anlamın fiziksel olmadığını açıkça gösterir. Pull out çoğu zaman şu kalıbı izler: pull out + information/details/facts + from + a source. Bir nesneyi fiziksel olarak çekmeye değil, yararlı bölümleri seçmeye odaklanır.
Alıştırma
Uzun bir rapor okudunuz ve yalnızca en önemli ayrıntıları seçtiniz. Yaptığınız şeyi en iyi hangi ifade anlatır?
- pulled out the key information
- left out the key information
- looked up the key information
Cevabı göster
pulled out the key information
and also added some tips from my personal experience as an extreme early bird. Deyimler
0:39ve ayrıca aşırı erken kalkan biri olarak kişisel deneyimlerimden bazı ipuçları ekledim.
as an extreme early bird: çok erken kalkan bir kişiyi anlatmak
Burada as, konuşmacının tavsiyeleri hangi rol veya bakış açısıyla verdiğini gösterir. An extreme early bird, çok erken kalkan ya da etkinliklerine çok erken başlayan bir kişiyi anlatan günlük ve mecazlı bir ifadedir; extreme bu derecenin çok yüksek olduğunu vurgular. Bu ifade gerçek bir kuştan söz etmez; konuşmacının kendi erken kalkma deneyimine işaret eder. Tavsiyenin kişisel bir alışkanlıktan veya günlük düzenden kaynaklandığını anlatırken de kullanılabilir.
Alıştırma
“I plan my day before sunrise as an extreme early bird” cümlesinde as an extreme early bird neyi anlatıyor?
- konuşmacının yalnızca bir kez erken kalktığı
- konuşmacının kimliği ve erken kalkma alışkanlığı
- konuşmacının gün doğmadan önce gerçek bir kuşu izlediği
Cevabı göster
konuşmacının kimliği ve erken kalkma alışkanlığı
Everyone is unique and have different biological clocks.
0:44Herkes benzersizdir ve farklı biyolojik saatlere sahiptir.
This chart that I stole from the professor shows that there are people with various biological clocks in our world,
0:47Profesörden çaldığım bu grafik, dünyamızda çeşitli biyolojik saatlere sahip insanlar olduğunu gösteriyor,
starting from extreme morning people like myself to extreme night people, Dilbilgisi
0:52benim gibi aşırı sabah insanlarından aşırı gece insanlarına kadar,
starting from extreme morning people like myself to extreme night people: bir aralığı ifade etmek
Vurgulanan ifade, konuşmacının tavsiyeleri hangi rol veya bakış açısıyla verdiğini gösterir. Starting from birinci uç noktayı, extreme morning people like myself ifadesini; to ise diğer uç noktayı, extreme night people ifadesini tanıtır. Aradaki insanlar tek tek sayılmasa da iki uç arasında farklı örneklerin bulunduğu anlaşılır. Like myself, konuşmacının kendisini birinci gruba dahil eder. Bu nedenle ilk uç nokta yalnızca soyut bir kategori değildir; konuşmacıya benzer bir düzene sahip kişileri de kapsar.
Alıştırma
“The survey covers businesses, starting from small local shops to large international stores” cümlesindeki vurgulanan aralık yapısının işlevi nedir?
- her küçük dükkânın uluslararası bir mağazaya dönüştüğünü söyler
- işletmelerin açıldığı kesin sırayı listeler
- bir aralığın iki ucunu gösterir
Cevabı göster
bir aralığın iki ucunu gösterir
so people who tends to stay up until later at night or even until early morning. Öbek fiiller
0:57yani gece geç saatlere kadar hatta sabahın erken saatlerine kadar uyanık kalma eğiliminde olan insanlara.
stay up until later at night: gece geç saatlere kadar uyanık kalmak
Stay up, normalde uyuma zamanı geldiğinde yatağa gitmek yerine uyanık kalmak demektir. Up bu öbeksi fiilin bir parçasıdır ve yukarı yönünü göstermez. Stay up until + zaman kalıbı, birinin ne zamana kadar uyanık kaldığını belirtir. Or even daha uç bir olasılık ekler: bazı insanlar sabahın erken saatlerine kadar uyanık kalır.
Alıştırma
Cümleyi, bu derste geçen ve ‘yatağa gitmek yerine uyanık kalmak’ anlamına gelen öbeksi fiille tamamlayın: I had to ____ until midnight to finish my homework.
Cevabı göster
stay up
a whole spectrum: iki uç arasındaki sürekli bir aralık
Bu cümlede a whole spectrum, süreklilik gösteren bir aralık için kullanılan bir benzetmedir. Erken ve geç uyuma alışkanlıkları iki uç noktadır; aralarında pek çok derece bulunur. Whole aralığın tamamını vurgular. Bu nedenle spectrum, yalnızca çok sayıda ayrı türü değil, kademeli değişimi ifade eder.
Alıştırma
Bu bağlamda It's a whole spectrum. ne anlama gelir?
- İnsanların uyku alışkanlıkları iki uç nokta arasında kademeli olarak değişir.
- Yalnızca iki sabit uyku alışkanlığı türü vardır.
- Herkes tamamen aynı uyku alışkanlığına sahiptir.
Cevabı göster
İnsanların uyku alışkanlıkları iki uç nokta arasında kademeli olarak değişir.
You must have heard Apple CEO, Michelle Obama, The Rock,
1:02Apple CEO'su, Michelle Obama, The Rock,
all of those successful celebrities wake up before 5:00 a.m.
1:07tüm o başarılı ünlülerin sabah 5:00'ten önce uyandığını duymuşsunuzdur.
Waking up early is often portrayed as being productive in the media. Kelime
1:10Erken uyanmak medyada genellikle üretken olmak olarak tasvir edilir.
medyada sıklıkla üretken olarak tasvir edilmek
Be portrayed as + isim, sıfat veya being + sıfat yapısının edilgen biçimi, bir kişinin ya da şeyin belirli bir kimlik, özellik veya durum olarak sunulması ya da şekillendirilmesi anlamına gelir. Bu cümlede medya, erken kalkmayı tekrar tekrar üretken bir durum veya davranış olarak sunuyor. Portrayed, bir şeyin nasıl gösterildiğini veya kamuoyundaki imajını anlatır; erken kalkmanın gerçekten birini daha üretken yaptığını kanıtlamaz.
Alıştırma
Bu cümlede often portrayed as being productive in the media ne anlama geliyor?
- medya içeriğini verimli bir şekilde üretmek
- medya tarafından insanları daha üretken yaptığı kanıtlanmak
- medyada üretken olarak sunulmak
Cevabı göster
medyada üretken olarak sunulmak
Yaygın inanışın aksine, …
Contrary to common belief, ifadesi cümlenin başında yer alır ve dinleyene, ardından gelen yargının yaygın olarak kabul edilen bir düşünceyle çeliştiğini bildirir. Tartışmayı düzenler: önce yaygın beklentiyi ortaya koyar, sonra onu düzeltir veya sorgular. Contrary to ifadesinden sonra bir isim öbeği gelir; burada common belief bu öbeği tamamlar. Virgül de bu giriş ifadesini ana yargıdan ayırır.
Alıştırma
Derste öğrenilen dört kelimelik giriş ifadesini aynen kullanarak cümleyi tamamlayın: ____, short breaks can help you focus.
Cevabı göster
Contrary to common belief
being an early bird doesn't automatically make you more productive than night owls and vice versa. Notlar
1:15erkenci kuş olmak sizi otomatik olarak gece kuşlarından daha üretken yapmaz ve tersi de geçerlidir.
being an early bird ... night owls: iki uyku düzeni
Being an early bird, genellikle erken kalkmayı ve sabahları daha dinç olmayı tercih eden kişiyi anlatır. A night owl ise geç saatlere kadar uyanık kalıp geceleri daha dinç olan kişidir; burada hayvan adları mecaz anlamda kullanılır. Bu ifadeler bir kişinin alışılmış uyku düzenini veya enerjisinin en yüksek olduğu zamanı anlatır; belirli bir üretkenlik düzeyini garanti etmez. Cümle iki tipi karşılaştırır, ancak bunlardan birinin otomatik olarak daha iyi olduğunu söylemez.
Alıştırma
Bu cümlede early bird ve night owls neyi anlatıyor?
- Uyku düzenleri ve enerjik oldukları zamanlar farklı olan insanlar
- İki gerçek hayvan türü
- İki medya programı türü
Cevabı göster
Uyku düzenleri ve enerjik oldukları zamanlar farklı olan insanlar
Başka birinden otomatik olarak daha üretken yapmaz
doesn't automatically make you more productive than ... kalıbı, tek bir koşulun karşılaştırmada tek başına daha iyi bir sonucu garanti etmediğini anlatır. Burada erken kalkan biri olmak, gece kuşlarından daha üretken olmak için yeterli bir neden olarak sunulmuyor. make + nesne + sıfat öbeği, bir etkenin bir kişiyi veya şeyi belirli bir duruma ya da sonuca getirdiğini anlatır: make you more productive. doesn't automatically, başka koşullar olmadan sonucun kesinlikle ortaya çıkacağı düşüncesini reddeder; bu etkenin hiçbir zaman etkili olamayacağını söylemez.
Alıştırma
Sabit ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: Waking up early doesn't ____ more productive than people who work late.
Cevabı göster
automatically make you
and vice versa: bunun tersi de geçerlidir
Vice versa, söylenen ilişkinin ters yönde de geçerli olduğu anlamına gelir. İlişkideki iki tarafı değiştirirken bütün ters cümleyi tekrar etmeyi önler. Buradaki ilk iddia, erkencilerin gece kuşlarından otomatik olarak daha üretken olmadığını söyler. And vice versa ise ters iddiayı ekler: Gece kuşları da erkencilerden otomatik olarak daha üretken değildir.
Alıştırma
'Tersi de geçerlidir' anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: Mia can teach Leo chess, and ____.
Cevabı göster
vice versa
There has been many occasions, especially on holidays, Dilbilgisi
1:21Birçok durum oldu, özellikle tatillerde,
but binge watch my favorite Netflix show, Kelime
1:25ama en sevdiğim Netflix dizisini art arda izlediğim,
binge watch a Netflix show: bir dizinin birçok bölümünü peş peşe izlemek
Binge-watch, bir dizinin birçok bölümünü tek oturuşta veya kısa bir süre içinde art arda izlemek demektir. Bu cümlede binge watch my favorite Netflix show, yalnızca bir bölüm izlemeyi değil, bu şekilde dizi izlemeyi anlatır. Bu ifade daha çok yayın platformları, diziler ve bölümlerden oluşan diğer içerikler hakkında konuşurken kullanılır.
which is questionably a productive activity. Ton ve niyet
1:28ki bu şüpheli bir şekilde üretken bir aktivitedir.
There has been many occasions: standart İngilizcede has ve have
Özgün ve doğaçlama cümledeki There has been many occasions anlaşılırdır, ancak standart özne-yüklem uyumuna uymaz. There ile kurulan varlık cümlesinde fiil normalde ardından gelen isim grubuyla uyum gösterir: many occasions çoğuldur, bu nedenle düzeltilmiş biçim There have been many occasions olur. Tekil bir isim grubuyla There has been kullanılır; örneğin There has been one occasion. Bu ayrım, günlük konuşmayı anlamanıza ve kendi yazınızda standart uyumu seçmenize yardımcı olur.
Alıştırma
Present perfect kullanarak cümleyi standart yazı İngilizcesiyle tamamlayın: There ____ many occasions when the bus arrived late.
Cevabı göster
have been
questionably a productive activity: üretken olduğuna dair ironik kuşku
questionably a productive activity ifadesinde questionably, productive etiketinin gerçekten haklı olup olmadığını sorgulayan bir değerlendirme zarfıdır. Gerçek bir soru başlatmaz; o etkinliğe üretken demenin şüpheli olduğunu anlatır. which ile başlayan bölüm, hemen önce sözü edilen etkinlik hakkında yorum yapar. Bu kullanım, etkinliğin üretken olmadığını doğrudan söylemek yerine hafif bir ironi veya öz-şaka oluşturur.
So, it's about how you spend your time, Anlatım akışı
1:30Yani, mesele zamanınızı nasıl harcadığınızdır,
it's about how you spend your time: odağı asıl önemli noktaya çevirmek
So bu cümleyi önceki örneğe bağlar ve bir sonuç sunar. It's about how you spend your time, önemli olanın zamanı kullanma biçimin olduğunu belirtir. Bu cümle savı yeniden düzenler: dikkati günün hangi saati olduğundan, kişinin o saatlerde gerçekte ne yaptığına çevirir. it's about how ... yapısını kullanarak bir tartışmayı yüzeysel bir ayrıntıdan gerçekten önemli olan etkene yönlendirebilirsin.
Alıştırma
Bu cümlenin sav içindeki temel görevi nedir?
- Yeni bir günlük program tanıtır.
- Odağı günün saatinden zamanın nasıl kullanıldığına çevirir.
- Sabahların her zaman daha verimli olduğunu söyler.
Cevabı göster
Odağı günün saatinden zamanın nasıl kullanıldığına çevirir.
whether it's an early morning or late at night. Dilbilgisi
1:32ister sabahın erken saatleri olsun ister gecenin geç saatleri.
whether it's ... or ...: iki durumda da aynı sonuç
Whether ... or ... çevresindeki ifadenin her ikisi için de geçerli olduğu iki seçeneği sunar. Burada an early morning ve late at night iki olasılıktır ve zamanı nasıl kullandığınla ilgili düşünce her iki durumda da geçerlidir. Whether burada doğrudan bir soru sormaz. “A ya da B olması fark etmeksizin” anlamıyla bir seçenek aralığı açar.
Alıştırma
Kuralın iki durumda da aynı olduğunu göstermek için cümleyi whether ... or ... ile tamamla: The same rule applies ____ you work at home ____ in the office.
Cevabı göster
whether · or
But for me, one of the biggest advantages of waking up early Dilbilgisi
1:35Ama benim için erken uyanmanın en büyük avantajlarından biri
is that there are less distractions in early hours of the day,
1:38günün erken saatlerinde daha az dikkat dağıtıcı olması,
erken kalkmanın en büyük avantajlarından biri
one of the biggest advantages of ... yapısı, “birkaç avantaj içindeki çok önemli bir avantaj” anlamına gelir. one bir gruptan tek bir öğe seçtiği için advantage çoğul olmalıdır: one of the biggest advantages. of sonrasında, değerlendirilen şeyi adlandırmak için bir isim veya -ing yapısı kullanılır. Burada waking up early isim gibi işlev görür. Daha geniş olan one of ... is that ... kalıbı daha sonra belirli avantajı açıklar.
Alıştırma
Hangi cümle çevrim içi öğrenmenin önemli bir yararını tanıtmak için bu kalıbı doğru kullanır?
- One of the biggest advantage of learning online is that you can study anywhere.
- One of the biggest advantages of learn online is that you can study anywhere.
- One of the biggest advantages of learning online is that you can study anywhere.
Cevabı göster
One of the biggest advantages of learning online is that you can study anywhere.
which makes it ideal for deep focus work. Kalıp ifadeler
1:41bu da onu derin odaklanma gerektiren işler için ideal kılıyor.
derin odaklanma gerektiren işler için ideal
ideal for + isim veya -ing yapısı, “bir amaç ya da etkinlik için çok uygun” anlamına gelir. Deep focus work, uzun süreli dikkat ve çok az kesinti gerektiren çalışma demektir. which makes it ideal ... ifadesinde which, dikkat dağıtıcı unsurların daha az olduğu gerçeğine; it ise sabahın erken saatlerine veya bu ortama gönderme yapar. Yan cümle bir sonuç bildirir: dikkat dağıtıcı unsurların az olması, bu zamanı odaklanarak çalışmak için özellikle uygun kılar.
Alıştırma
Hangi cümle sessiz bir odanın odaklanarak çalışmaya çok uygun olduğunu doğal biçimde ifade eder?
- This quiet room is ideal at focused study.
- This quiet room is ideal for focused study.
- This quiet room is ideal for to study with focus.
Cevabı göster
This quiet room is ideal for focused study.
when your brain works at its maximum potential.
1:47beyninizin maksimum potansiyelinde çalıştığı zaman.
state of distraction-free concentration: dikkat dağıtıcı unsurlardan arınmış odaklanma durumu
“State of distraction-free concentration”, kişinin dikkatini başka yöne çeken hiçbir şey olmadan odaklanabildiği bir durumu ifade eder. “State of” bu durumu adlandırır, “distraction-free” ise odaklanmanın nasıl olduğunu açıklar. X-free birleşik sıfatında free, “ücretsiz” değil, “X olmadan” veya “X’ten etkilenmeyen” anlamına gelir. Bu kalıp noise-free veya sugar-free gibi kesin tanımlar oluşturur.
Alıştırma
Cümleyi “dikkat dağıtıcı unsurlar olmadan” anlamındaki X-free sıfatıyla tamamlayın: Please silence your phone so we can have a ____ study session.
Cevabı göster
distraction-free
If you want to become more of a morning person, Kalıp ifadeler
1:50Eğer daha çok bir sabah insanı olmak istiyorsanız,
become more of a morning person: daha çok sabah insanı olmak
“A morning person”, sabahları uyanık hissetme ve iyi çalışma eğiliminde olan kişidir. “Become more of a morning person”, bu eğilimin daha da gelişmesi anlamına gelir. Become more of a + tür adı kalıbı, belirli bir insan türüne doğru değişimi gösterir. Buradaki more, kişinin bu türe ne ölçüde uyduğunu belirtir; insan sayısının arttığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “sabahları uyanık olan birine daha çok benzeyen” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: A steady sleep schedule helped Nina become ____.
Cevabı göster
more of a morning person
train your body clock: Uyku ve Uyanıklık Ritmini Aşamalı Olarak Ayarlamak
Body clock, vücudun uyku ve uyanıklık zamanlarını düzenleyen iç ritmi için kullanılan günlük bir ifadedir. Train your body clock ifadesindeki train mecazidir: belirli rutinleri tekrarlamak bu ritmin zamanla yeni bir düzene uyum sağlamasına yardımcı olabilir. Bu ifade gerçek bir saati eğitmek anlamına gelmez. Uyku ve uyanıklık ritmini, düzenli yatma ve kalkma saatleri gibi alışkanlıklarla koşullandırılabilen bir şey olarak anlatır.
Alıştırma
Uyku ve uyanıklık ritmini yavaş yavaş ayarlamak anlamına gelen ifadeyle tavsiyeyi tamamlayın: A steady morning routine can help you ____.
Cevabı göster
train your body clock
and here is how I wake up at 3:00 a.m. naturally without an alarm.
1:54ve işte alarm olmadan doğal olarak sabah 3:00'te nasıl uyandığım.
Let's ask my flatmates about my sleep schedule,
2:01Yıl boyunca uyanmamı ve uyumamı izleyen ev arkadaşlarıma
Only time I see Emine is if I'm up in the morning for my breakfast Dilbilgisi
2:20Emine'yi gördüğüm tek zaman sabah kahvaltım için kalktığım zaman
Only time ... is if ...: Tek Koşulu Belirtmek
(The) only time + cümlecik + is if + koşul kalıbında ilk cümlecik bir olayı belirtir, if ile başlayan bölüm ise bu olayın gerçekleşebileceği tek koşulu verir. Burada konuşan kişi Emine'i yalnızca sabah kahvaltı etmek için kalkmışsa görür. Bu samimi konuşma cümlesinde baştaki The söylenmemiştir. Standart biçim The only time I see Emine is if ... şeklindedir. Buradaki if, “olup olmadığı” değil, “şu koşulla” anlamına gelir.
Alıştırma
Otobüse yalnızca tek bir koşulda binildiğini anlatmak için standart kalıbı doğru kullanan cümle hangisidir?
- The only time I take the bus is if I'm running late.
- The only time I take the bus is whether I'm running late.
- The only time I take the bus if I'm running late.
Cevabı göster
The only time I take the bus is if I'm running late.
barely see: neredeyse hiç görmemek
We barely see you cümlesinde barely, “neredeyse hiç” anlamına gelir. O kişiyi görmenin çok seyrek olduğunu veya temasın yok denecek kadar az olduğunu gösterir; ancak mutlaka “hiçbir zaman” demek değildir. barely, ana fiil see'den önce gelerek cümleye olumsuza yakın bir anlam verir. Nitelediği fiile göre sıklığın, miktarın, yeteneğin veya başarı düzeyinin çok düşük olduğunu anlatabilir.
Alıştırma
“We barely see Mia these days,” cümlesinde barely ne anlama gelir?
- Mia'yı görüyoruz ama çok seyrek.
- Mia'yı net göremiyoruz.
- Mia'yı neredeyse her gün görüyoruz.
Cevabı göster
Mia'yı görüyoruz ama çok seyrek.
just hang out: sadece birlikte rahatça vakit geçirmek
Hang out, insanlarla veya bir yerde rahat ve samimi biçimde vakit geçirmek anlamına gelir. Genellikle belirli bir etkinlik ya da ciddi bir amaç yoktur. Bu bir phrasal verb olduğu için burada bir şeyi fiziksel olarak dışarıya asmak anlamına gelmez. just hang out ifadesindeki just, “sadece” veya “bundan başka bir şey yapmadan” anlamındadır. Konuşan kişi, rahat ve plansız biçimde birlikte geçirilen zamanı anlatır.
Alıştırma
“Birlikte rahatça vakit geçirmek” anlamına gelen iki sözcüklü, samimi phrasal verb ile tamamlayın: After football practice, we often ____ at the café.
Cevabı göster
hang out
Do you know what time I wake up and go to sleep?
2:30Saat kaçta uyandığımı ve uyuduğumu biliyor musunuz?
Um I think you wake up at like around 4:00 a.m. Ton ve niyet
2:33Hımm sanırım sabah 4:00 gibi uyanıyorsun
Kabaca bir tahmin olarak at like around 4:00 a.m.
at like around 4:00 a.m. ifadesinde around saatin yaklaşık olduğunu belirtir, konuşma dilindeki like ise ifadeyi bir kez daha yumuşatır. Burada like, sevmek veya hoşlanmak anlamına gelmez. Bu birleşim, konuşanın düşünürken konuştuğunu ve emin olmadığını hissettirir. Konuşan kişi kaydedilmiş ya da planlanmış kesin bir saat değil, kabaca bir tahmin vermektedir.
Alıştırma
Bu cümlede at like around 4:00 a.m. ne anlatıyor?
- Konuşan kişi kesin saatin 4:00 a.m. olduğunu biliyor.
- Konuşan kişi saat hakkında kabaca ve samimi bir tahminde bulunuyor.
- Konuşan kişi 4:00 a.m. saatinde uyanmanın keyifli olduğunu söylüyor.
Cevabı göster
Konuşan kişi saat hakkında kabaca ve samimi bir tahminde bulunuyor.
but I still go to bed early around half past seven Kelime
2:41yine de yedi buçuk civarında erken yatıyorum
around half past seven: yaklaşık 7:30
Half past seven, 7:30 demektir: saat yediden bu yana yarım saat geçmiştir. Bu saat söyleme kalıbında past, tam saatten sonra kaç dakika geçtiğini belirtir. Around bu saati yaklaşık hâle getirir. Bu nedenle around half past seven, 7:30 civarı demektir; mutlaka tam 7:30 anlamına gelmez.
Alıştırma
7:30'u yazmak için half past kalıbını kullanın: The club meeting starts at ____.
Cevabı göster
half past seven
because getting enough sleep is the key to waking up feeling refreshed. Kalıp ifadeler
2:44çünkü yeterince uyumak dinç uyanmanın anahtarıdır.
is the key to + isim veya -ing biçimi
A is the key to B kalıbı, A'yı B'yi gerçekleştirmek için çok önemli bir yol veya etken olarak gösterir. Burada getting enough sleep öznedir; waking up feeling refreshed ise bunun elde edilmesine yardımcı olduğu sonuçtur. the key to yapısındaki to bir edattır. Ardından bir isim veya -ing biçimi gelebilir: the key to success; the key to staying calm. Bu nedenle cümlede wake değil, waking kullanılır.
Alıştırma
Parantez içindeki fiili kullanarak hedef yapıyı tamamlayın: Regular practice is the key to ____ more confidently. (speak)
Cevabı göster
speaking
For me, enough sleep means 7 and a half hours of sleep,
2:48Benim için yeterli uyku 7 buçuk saat uyku demektir,
change from person to person: kişiden kişiye değişmek
can change from person to person, bir şeyin farklı kişiler için farklı olabileceği anlamına gelir. Burada this, yeterli sayılan uyku miktarını ifade eder. Bu nedenle yedi buçuk saat kişisel bir örnektir, herkes için geçerli bir kural değildir. from person to person ifadesi, genel bir açıklamanın veya tavsiyenin herkese tamamen aynı şekilde uygulanmadığını göstermek için çoğunlukla change, vary veya differ gibi fiillerden sonra kullanılır.
Alıştırma
'Farklı kişiler için' anlamına gelen hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The best study routine can change ____.
Cevabı göster
from person to person
These are the hours of sleep each age group need according to Health Service of the UK. Kültür
2:55Bunlar, İngiltere Sağlık Servisi'ne göre her yaş grubunun ihtiyaç duyduğu uyku saatleridir.
according to Health Service of the UK. Kaynak belirtmek
According to bir bilginin kaynağını tanıtır. Bu cümlede Health Service of the UK, uykuyla ilgili yönlendirmelerin arkasındaki kurum olarak gösteriliyor; yani konuşan kişi bu sayıları kendi tahmini gibi değil, bu kaynağa ait bilgiler olarak aktarıyor. Bu yapı bir olgunun, önerinin veya iddianın nereden geldiğini belirtmek için kullanılabilir: according to + kişi, rapor, araştırma veya kurum. Kaynağı gösterir, ancak tek başına bilginin doğru olduğunu garanti etmez.
Alıştırma
Bu cümlede according to Health Service of the UK ne işlev görüyor?
- Konuşanın kişisel görüşünü verir
- Daha uzun uyumanın nasıl mümkün olduğunu açıklar
- Bilginin kaynağını belirtir
Cevabı göster
Bilginin kaynağını belirtir
That's why you really want to avoid sacrificing sleep to become an early riser Kalıp ifadeler
2:59Bu yüzden erken kalkan biri olmak için uykudan fedakarlık etmekten gerçekten kaçınmalısınız
avoid sacrificing sleep to become an early riser
Avoid sacrificing sleep to become an early riser, sırf erken kalkma hedefine ulaşmak için gerekli uykudan vazgeçmemek gerektiği anlamına gelir. Avoid ifadesinden sonra sacrificing sleep gerund yapısı gelir; to become an early riser ise amacın ne olduğunu açıklar. Sacrifice sleep soyut bir ödünleşmeyi anlatır: başka bir hedef uğruna daha az uyumak. Konuşan kişi bu ödünleşmeyi kaçınılması gereken bir davranış olarak sunar; bu nedenle ifade uykuyu korumaya yönelik güçlü bir tavsiye işlevi görür.
Alıştırma
Bu tür bir tavsiyeyi vermek için avoid + -ing yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- Avoid sacrificing sleep just to finish one more chapter.
- Avoid sacrifice sleep just to finish one more chapter.
- Avoid to sacrifice sleep just to finish one more chapter.
Cevabı göster
Avoid sacrificing sleep just to finish one more chapter.
it will catch up with you: sonradan ortaya çıkan sonuçlar
Bu cümlede catch up with you mecazidir: uykudan fedakârlık etmenin zararlı etkileri hemen ortaya çıkmayabilir ama daha sonra sizi etkiler. Buradaki it, uykudan fedakârlık etmeyi, yani uyku eksikliğini ve sonuçlarını anlatır; sizi kovalayan bir kişiyi anlatmaz. something catches up with someone kalıbı, gecikmiş bir sonucu sonunda kişiye yetişen bir şey gibi sunar. Zamanla biriken alışkanlıklar veya sorunlarla ilgili uyarılarda özellikle yaygındır.
Alıştırma
Gecikmiş olumsuz etkilerin sonunda sizi etkileyeceğini anlatan ifadeyle uyarıyı tamamlayın: You can ignore the stress for a while, but it will ____.
Cevabı göster
catch up with you
You can cut your sleep short to wake up early for a couple of days, Deyimler
3:05Birkaç gün erken uyanmak için uykunuzu kısabilirsiniz,
cut your sleep short: cut + nesne + short yapısı
Cut your sleep short, uykunuzu normalde gerekenden daha erken bitirip daha az uyumak anlamına gelir. Short bir sonuç tümlecidir: cut eyleminin oluşturduğu daha kısa durumu anlatır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp cut + nesne + short biçimindedir; cut the meeting short bunun bir örneğidir. Yalnızca iki miktarı karşılaştırmak yerine bir şeyi kesmeye veya beklenenden erken bitirmeye odaklanır.
Alıştırma
Bir alarmın şekerlemeyi planlanandan erken bitirdiğini cut + nesne + short yapısıyla anlatan cümle hangisidir?
- The alarm stopped us from taking a nap.
- The alarm made our nap shorter.
- The alarm cut our nap short.
Cevabı göster
The alarm cut our nap short.
and it won't be a sleep routine you can maintain.
3:13ve bu sürdürebileceğiniz bir uyku rutini olmaz.
sleep deprivation: çok az uyuma durumu
Sleep deprivation, yeterince uyumama durumudur. Bu cümlede konsantrasyon bozukluğu, kaygı ve gündüz yorgunluğunun nedeni olarak sunulur. Bu ifade yalnızca uykulu hissetmeye değil, ihtiyaç duyulan uykunun eksikliğine odaklanır. Sağlık, tıp ve performansla ilgili konuşmalarda yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki iki sözcüklük sağlık terimiyle tamamlayın: After several nights of too little sleep, ____ affected Maya's concentration.
Cevabı göster
sleep deprivation
If early rising means cutting sleep, Anlatım akışı
3:16Eğer erken kalkmak uykudan kısmak anlamına geliyorsa,
If early rising means cutting sleep, ...: bir karar ölçütü
If ile başlayan yan cümle, önceki tavsiyeyi bir karar ölçütüne dönüştürür. Tek bir koşulu kontrol etmenizi ister: Erken kalkmak uykunuzu azaltmanızı gerektiriyor mu? Gerektiriyorsa don't do it emri geçerlidir. Burada means, “sonucu bu olur” veya “uygulamada bunu gerektirir” anlamındadır; “niyet eder” demek değildir. Cutting sleep, erken kalkmanın sonucunu adlandıran bir -ing yan cümlesidir.
Alıştırma
Cümle hangi karar ölçütünü ifade ediyor?
- Erken kalkmak uykunuzu her zaman iyileştirir.
- Erken kalkmak daha az uyumanızı gerektiriyorsa erken kalkmayın.
- Yeterince uyuduktan sonra bile asla erken kalkmayın.
Cevabı göster
Erken kalkmak daha az uyumanızı gerektiriyorsa erken kalkmayın.
be used to sleeping: bir etkinliğe alışkın olmak
Be used to + isim veya -ing biçimi, “bir şeye alışkın olmak” anlamına gelir. not used to sleeping early ifadesinde kişi henüz erken uyumaya alışmamıştır. Buradaki to bir edattır; bu nedenle sleep, sleeping biçimine dönüşür. Olumsuz yapı be + not + used to + isim veya -ing biçimidir.
Alıştırma
be used to yapısından sonra sleep fiilinin doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: Leo isn't used to ____ early.
Cevabı göster
sleeping
once you're in bed: zaman bağlacı olarak once
Burada once, “bir kez” değil, “-er -mez” veya “-dikten sonra” anlamına gelir. once you're in bed yan cümlesi, uykuya dalmanın zorlaşabileceği zaman noktasını belirler. Bağlaç olarak once, bir zaman koşulunu sonucuna bağlar: once + yan cümle, ana cümle. Gelecek olaylardan söz ederken İngilizcede once yan cümlesinde normalde şimdiki zaman kullanılır: Once you get home, call me.
Alıştırma
“Once the door is locked, the alarm will turn on,” cümlesinde once ne anlama gelir?
- Kapı kilitlendikten sonra
- Kapı kilitlenmeden önce
- Yalnızca bir kez
Cevabı göster
Kapı kilitlendikten sonra
Reducing blue light exposure before bed is helpful. Kelime
3:25Yatmadan önce mavi ışığa maruz kalmayı azaltmak faydalıdır.
Yatmadan önce mavi ışığa maruz kalmayı azaltmak
blue light exposure, mavi ışıkla temas etmeyi veya mavi ışıktan etkilenmeyi ifade eder. Uykuyla ilgili bu cümlede, mavi ışığın kişiye ulaşmasını anlatır; fotoğrafçılıktaki pozlama anlamında değildir. Reducing blue light exposure before bed ifadesi, is helpful ögesinin öznesi olarak kullanılan bir -ing yapısıdır; bu yüzden eylemin tamamı tek bir şey olarak değerlendirilir. Bu yapı bir etkinliğin yararlı veya zararlı olup olmadığını anlatabilir.
Alıştırma
Uyku sağlığı bağlamında blue light exposure ne anlama gelir?
- Beyaz ışığı mavi ışığa dönüştürmek
- Mavi filtreyle fotoğraf çekmek
- Mavi ışıkla temas etmek veya mavi ışıktan etkilenmek
Cevabı göster
Mavi ışıkla temas etmek veya mavi ışıktan etkilenmek
Studies found that warmer colored lights increase melatonin production, Kelime
3:29Çalışmalar, daha sıcak renkli ışıkların melatonin üretimini artırdığını buldu,
Daha sıcak renkli ışıklar melatonin üretimini artırır
warmer colored lights, görünüşte daha sıcak renklere sahip, genellikle sarı, turuncu veya kırmızıya çalan ışıkları ifade eder. warmer ışığın görsel renk sıcaklığını anlatır; lambanın fiziksel olarak ne kadar sıcak olduğunu anlatmaz. warmer colored lights increase melatonin production, özne-fiil-nesne yapısını kullanır: ışıkların vücudun ürettiği melatonin miktarını etkilediğini anlatır. Melatonin, uykululuk ve uyku-uyanıklık döngüsüyle ilişkili bir hormondur.
Alıştırma
warmer colored lights increase melatonin production ifadesinde ışıkların etkisi nedir?
- Lambaları fiziksel olarak daha sıcak hâle getirmek
- Vücudun daha fazla melatonin üretmesini sağlamak
- Vücudun daha az melatonin üretmesini sağlamak
Cevabı göster
Vücudun daha fazla melatonin üretmesini sağlamak
then you can just make your room darker by dimming your lights. Kalıp ifadeler
3:45ışıklarınızı kısarak odanızı daha karanlık hale getirebilirsiniz.
don't have access to LED lights: LED ışıkları kullanamamak
don't have access to LED lights ifadesinde have access to, “elde edebilmek veya kullanabilmek” anlamına gelir. Konuşmacı, LED ışıkların kullanımınıza açık olmadığını söylüyor; mutlaka hiçbir LED ışığa sahip olmadığınızı değil. Burada access bir isimdir ve yapı have access to + isim şeklindedir. Bu yapı sahiplikten çok kullanılabilirlik veya izne odaklanır.
Alıştırma
“Kullanabilmek” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: I do not own a printer, but I ____ one at the library.
Cevabı göster
have access to
make your room darker by dimming your lights: ışıkları kısarak odayı karanlıklaştırmak
make your room darker, bir değişikliğe neden olmayı göstermek için make + nesne + sıfat yapısını kullanır. Bir eylemin sonucunda oda daha karanlık hâle gelir. by dimming your lights, sonucun nasıl elde edildiğini açıklar. make + nesne + sıfat + by + -ing yapısında make bölümü sonucu, by + -ing ise bu sonucun nasıl elde edildiğini belirtir.
Alıştırma
make + nesne + sıfat ... by + -ing yapısını tamamlayın: You can ____ the text larger ____ increasing the font size.
Cevabı göster
make · by
as you start winding down should help as well. Öbek fiiller
3:54parlak ışıklara daha az maruz kalmak da yardımcı olacaktır.
telefonda veya dizüstü bilgisayarda screen time
Screen time, telefon ve dizüstü bilgisayar gibi ekranlı cihazları kullanarak geçirdiğiniz süredir. Burada reducing screen time, bu cihazları daha az kullanmak anlamına gelir. by ile başlayan bölüm yöntemi gösterir: cihaz kullanımını azaltarak parlak ışığa daha az maruz kalırsınız. Sonuç + by + -ing yapısı, bir sonucun nasıl elde edildiğini açıklar.
Alıştırma
Cümleyi ekranlı cihazları kullanarak geçirilen süreyi belirten standart ifadeyle tamamlayın: Parents often set limits on their children's ____.
Cevabı göster
screen time
as you start winding down: gevşemeye başlarken
Wind down, özellikle günün sonuna doğru giderek sakinleşmek ve daha az hareketli hâle gelmek anlamına gelir. Bu cümlede start winding down, gevşemeye ve dinlenmeye hazırlanmaya başlamak demektir. As, tavsiyenin geçerli olduğu zamanı belirtir. Should help as well, parlak ışığa maruz kalmayı azaltmanın da yararlı olması beklendiğini anlatır.
Alıştırma
Cümleyi “kademeli olarak gevşemek” anlamındaki phrasal verb ile tamamlayın: After the school concert, we sat quietly and began to ____.
Cevabı göster
wind down
I'm supposed to sleep: be supposed to + fiil
Be supposed to + fiilin yalın hâli, bir eylemin plan, kural, görev veya normal kabul edilen durum nedeniyle beklendiğini anlatır. I'm supposed to sleep cümlesinde o anda beklenen eylem uyumaktır. Burada ifade, olması gereken şey ile gerçekte olabilecek şeyi de karşılaştırır: Konuşan kişi uyumak yerine telefonda gezinebilir. Bu yapı, bir beklentiye uyulmadığını belirtmek için sıkça kullanılır.
Alıştırma
Zamanında gerçekleşmeyen planlı bir olay için be supposed to yapısının doğru geçmiş biçimini yazın: The bus ____ arrive at eight, but it was late.
Cevabı göster
was supposed to
You can also make use of lights when you wake up in the morning. Kalıp ifadeler
4:04Sabah uyandığınızda da ışıktan faydalanabilirsiniz.
make use of lights: make use of + isim
Make use of, mevcut olan bir şeyi çoğunlukla yararlı veya etkili biçimde kullanmak demektir. Make use of lights ifadesinde kullanılan kaynak ışıklardır. Bu kelimeler tek bir ifade oluşturur; make burada “yaratmak” anlamına gelmez. İfade çoğu zaman zaten mevcut olan bir imkândan yararlanma anlamı katar.
Alıştırma
“Mevcut bir kaynağı etkili biçimde kullanmak” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyi yazın: We can ____ the empty room for our club.
Cevabı göster
make use of
light therapy ... uyku bozukluğu olan hastalar
Burada light therapy, planlı olarak ışığa maruz kalmayı kullanan tıbbi bir tedavinin adıdır. Uykuyu etkileyen sağlık sorunları olan bazı uyku bozukluğu hastalarında kullanılabilir. Cümle, ışıklandırma tavsiyesine tıbbi bir arka plan kazandırır. Evde ışıkta yapılan basit bir değişiklik bu fikirden esinlenebilir, ancak kendiliğinden resmî bir tedavi planıyla aynı olmaz.
Alıştırma
Bu cümlede light therapy ifadesini en iyi açıklayan seçenek hangisidir?
- Planlı olarak ışığa maruz kalmayı kullanan tıbbi bir tedavidir.
- Uyumak yerine uyanık kalma yöntemidir.
- Evde herhangi bir lambanın sıradan biçimde kullanılmasıdır.
Cevabı göster
Planlı olarak ışığa maruz kalmayı kullanan tıbbi bir tedavidir.
by just doing the opposite of what you do in the evening.
4:15sadece akşam yaptığınızın tam tersini yaparak.
at home for cheap: evde çok az para harcayarak
at home for cheap ifadesinde at home, etkinliğin nerede gerçekleştiğini belirtirken for cheap “çok az para harcayarak” veya “düşük maliyetle” anlamına gelir. For cheap günlük ve samimi bir ifadedir. Burada cheap, for cheap kalıbının parçasıdır; home kelimesini nitelemez.
Alıştırma
Gündelik cümleyi “çok az para harcayarak” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: We made these decorations ____ using recycled paper.
Cevabı göster
for cheap
or you could just make your room brighter by turning on your lights.
4:24veya ışıklarınızı açarak odanızı daha parlak hale getirebilirsiniz.
Işıkları mavi veya soğuk beyaz gibi daha soğuk tonlu yapmak
make your lights cooler colored ifadesinde make + nesne + tamamlayıcı yapısı kullanılır. Bu yapı, ışıkların görünüşte daha soğuk bir renge dönüştürülmesini anlatır. Buradaki cooler colored, lambanın gerçek sıcaklığının daha düşük olması değil, mavimsi veya soğuk beyaz bir renk görünümüdür. Like sözcüğü somut örnekleri tanıtır.
Alıştırma
Bu cümlede make your lights cooler colored ne anlama geliyor?
- renk değişmeden parlaklığın artması
- daha mavimsi veya soğuk beyaz bir renge değişim
- lambanın gerçek sıcaklığının düşmesi
Cevabı göster
daha mavimsi veya soğuk beyaz bir renge değişim
And it helps you feel more energized and alert during the day. Kalıp ifadeler
4:27Ve bu gün içinde daha enerjik ve tetikte hissetmenize yardımcı olur.
feel more energized and alert: kendini daha enerjik ve uyanık hissetmek
make your lights cooler colored ifadesi make + nesne + tamamlayıcı yapısını kullanır. Bu yapı, ışıkların görünüşte daha soğuk bir renge dönüştürülmesini anlatır. Buradaki cooler colored, lambanın gerçek sıcaklığının daha düşük olması değil, mavimsi veya soğuk beyaz bir görünümüdür. Like somut örnekleri tanıtır.
Alıştırma
Daha fazla enerjin olduğunu ve dikkat etmeye daha hazır olduğunu anlatmak için şu cümleyi doğal biçimde tamamlayan ifadeyi seç: After a short break, I feel ____.
- more sleepy and distracted
- more energized and alert
- an alert
Cevabı göster
more energized and alert
Having a goal and a plan motivates you Dilbilgisi
4:32Bir amaca ve plana sahip olmak sizi motive eder
Having a goal and a plan motivates you: özne olarak kullanılan gerund öbeği
Having a goal and a plan, özne olarak kullanılan bir gerund öbeğidir. Bir hedefe ve plana sahip olma durumunu anlatır; buradaki having, şimdiki zaman yapısının bir parçası değildir. Öbeğin tamamı tek bir düşünce olarak ele alındığı için fiil tekil biçimdedir: motivates. Bu yapı, bir etkinliği veya durumu adlandırıp ardından onun etkisini belirtmeyi sağlar.
Alıştırma
Gerund öbeğinin özne olması için İngilizce cümleyi have fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ a clear plan helps you begin.
Cevabı göster
Having
makes it easy to get up: make it + adjective + to do kalıbı
makes it easy to get up ifadesinde make, make + it + adjective + to-infinitive kalıbını izler. İfade, kalkma eylemini kolay hâle getirmek anlamına gelir. Burada it, nesne konumunu dolduran geçici bir nesnedir; kolay olarak değerlendirilen asıl eylemi ise to get up belirtir. Bu kalıp, bir şeyin bir eylemin zorluğunu, güvenliğini veya kolaylığını nasıl değiştirdiğini açıklamak için kullanılır.
Alıştırma
İngilizce cümleyi make it easy to do kalıbıyla ve make, easy, find sözcüklerini kullanarak tamamlayın: A color-coded folder ____ your notes.
Cevabı göster
makes it easy to find
So, understand why you want to wake up early in the first place. Kalıp ifadeler
4:36Bu yüzden, en başta neden erken uyanmak istediğinizi anlayın.
in the first place ... asıl neden
In the first place, bir şeyin başlangıçtaki veya asıl nedenini belirtir. Bu cümlede dinleyeni başlangıçtaki güdüye geri götürür: en başta neden erken kalkmak istiyorsun? Konuşan kişi ilk nedeni veya amacı sorgulamak istediğinde bu ifade why sorusunun ya da ilgili bir cümlenin sonunda sıkça kullanılır; fiziksel bir yeri veya sıralamadaki ilk konumu anlatmaz.
Alıştırma
Why did you take that job in the first place? cümlesinde in the first place neyi ifade eder?
- ilk fiziksel yer
- başlangıçtaki neden veya amaç
- sıralamadaki ilk adım
Cevabı göster
başlangıçtaki neden veya amaç
For example, because you want to get ahead of your revision before school Öbek fiiller
4:40Örneğin, okuldan önce tekrar çalışmalarınızda öne geçmek istediğiniz için
get ahead of your revision ... ders tekrarında erkenden ilerlemek
Get ahead of, bir görev acil hâle gelmeden veya gereken işin son teslim tarihi gelmeden önce erken ilerleme kaydetmek demektir. Get ahead of your revision, sınav tekrarına erken başlayıp bu çalışmayı ilerletmek anlamına gelir; yalnızca biraz tekrar yapmak demek değildir. Britanya'daki okul İngilizcesinde revision genellikle sınavlara çalışmak anlamına gelir. Bu nedenle ifadenin tamamı önceden hazırlanma fikrini verir.
Alıştırma
Bu okul bağlamında get ahead of your revision ne anlama gelir?
- geride kalan işleri telafi etmek
- ilerlemeyle ilgili bir anlam olmadan çalışmaya başlamak veya devam etmek
- sınav hazırlığında erkenden ilerlemek
Cevabı göster
sınav hazırlığında erkenden ilerlemek
or just have time to meditate and pray before leaving home.
4:45veya evden çıkmadan önce meditasyon ve dua etmek için zaman ayırmak.
Having a morning routine sets the tone for the day Deyimler
4:48Bir sabah rutinine sahip olmak günün tonunu belirler
sets the tone for the day: günün havasını belirler
Burada sets the tone for the day, “günün geri kalanını etkilemesi muhtemel genel havayı ve yönü oluşturur” anlamına gelir. Tone burada mecazidir; ses perdesi veya ses niteliği anlamına gelmez. Bir deneyimin başlangıcı, devamında olacakların havasını belirleyebilir. Bu cümlede sabah rutini, günü daha düzenli ve amaçlı hissettiren erken bir etki olarak sunulur.
Alıştırma
Cümleyi set the tone for ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: A friendly welcome ____ a positive meeting.
Cevabı göster
sets the tone for
and it gives a sense of structure and purpose, Kalıp ifadeler
4:51ve bir yapı ve amaç duygusu verir,
which can help improve overall productivity of your day.
4:53ki bu gününüzün genel üretkenliğini artırmaya yardımcı olabilir.
a sense of structure and purpose: düzen ve amaç duygusu
a sense of structure and purpose ifadesinde sense, beş fiziksel duyudan biri değil, bir his veya farkındalık anlamına gelir. Structure, etkinliklerin düzenli ve öngörülebilir olduğu hissidir; purpose ise açık bir neden veya hedef bulunduğu hissidir. give a sense of + soyut isim kalıbı, bir şeyin zihinde yarattığı etkiyi anlatır. Burada rutin, günü hem düzenli hem anlamlı hissettirir.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “açık bir düzen ile harekete geçmek için bir neden duygusu” anlamına gelen tam ifadeyle tamamlayın: A weekly plan can give the team ____.
Cevabı göster
a sense of structure and purpose
And when you're being consistent with your morning routine,
4:56Ve sabah rutininizde tutarlı olduğunuzda,
becomes used to the schedule: programa zamanla alışmak
Become used to, bir şeye alışık olmama durumundan onu normal veya tanıdık bulmaya doğru kademeli bir değişimi anlatır. Buradaki becomes, vücudun düzenli bir sabah programına zamanla uyum sağladığını gösterir. Be/become/get used to yapılarında to bir edattır. Ardından isim, zamir veya -ing biçimi gelir: used to the schedule ya da used to waking up early.
Alıştırma
Hangi cümle, saat altıda uyanmanın zamanla alışıldık hâle geldiğini doğru biçimde anlatır?
- After a month, Leo used to waking up at six.
- After a month, Leo became used to wake up at six.
- After a month, Leo became used to waking up at six.
Cevabı göster
After a month, Leo became used to waking up at six.
and helps you naturally wake up at the same time each day.
5:01ve her gün aynı saatte doğal olarak uyanmanıza yardımcı olur.
For me, early morning is the time where I can focus and learn the best,
5:04Benim için sabahın erken saatleri en iyi odaklanıp öğrenebildiğim zamandır,
so I prioritize getting as much studying done as possible. Dilbilgisi
5:08bu yüzden mümkün olduğunca çok çalışmayı bitirmeye öncelik veriyorum.
prioritize getting as much studying done as possible: mümkün olduğunca çok çalışmayı tamamlamaya öncelik vermek
Prioritize + -ing, bir eylemi daha önemli görmek ve ona zaman ayırmak anlamına gelir. Buradaki prioritize getting ... done, daha az önemli şeylerden önce çalışma işini tamamlamayı seçmek demektir. Get as much + sayılamayan etkinlik veya iş + done as possible kalıbı, uygulanabilir en büyük miktarı tamamlamak anlamına gelir. Studying burada sayılamayan bir etkinlik miktarıdır; bu nedenle many değil much kullanılır. Son as, possible ile bağlantılıdır.
Alıştırma
Cümleyi prioritize, much ve done ile tamamlayın: I ____ getting as ____ paperwork ____ as possible before the office opens.
Cevabı göster
prioritize · much · done
It's well known that exercise has lots of benefits
5:15Egzersizin birçok faydası olduğu iyi bilinir
and one of them is that it increases sleep quality and helps you fall asleep faster. Kalıp ifadeler
5:18ve bunlardan biri de uyku kalitesini artırması ve daha hızlı uykuya dalmanıza yardımcı olmasıdır.
increases sleep quality ... helps you fall asleep kullanımı
Increases sleep quality, uykuyu daha iyi veya daha dinlendirici hâle getirmek demektir. Sleep quality, yalnızca yatakta kaç saat geçirildiğini değil, ne kadar iyi uyunduğunu anlatır. Helps you fall asleep, uyanık durumdan uykuya geçmeyi kolaylaştırmak demektir. Kalıp help + kişi + fiilin yalın hâli şeklindedir; bu yüzden helps you fall kullanılır. Faster, fall asleep ifadesini niteler ve bu geçişin daha çabuk gerçekleştiğini gösterir. İki bölüm, daha iyi uyumayı ve daha hızlı uykuya dalmayı anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle bir alışkanlığın uykuyu iyileştirip kişinin daha çabuk uykuya dalmasına yardımcı olabileceğini söylüyor?
- It can increase sleep quality and help you fall asleep faster.
- It can increase sleep duration and help you wake up earlier.
- It can lower sleep quality and keep you awake longer.
Cevabı göster
It can increase sleep quality and help you fall asleep faster.
Exercise affects your body clock by increasing body temperature
5:22Egzersiz vücut ısısını artırarak
producing adrenaline rush: an adrenaline rush kullanımı
An adrenaline rush, adrenalinin yol açtığı ani bir fiziksel enerji, heyecan veya tetikte olma dalgasıdır. Burada producing adrenaline rush, kişiyi daha uyanık bırakabilen bu güçlü tepkiye yol açmak anlamındadır. Standart günlük İngilizcede rush bu ifadede sayılabilen bir isimdir; bu yüzden tek bir tepki için normalde an adrenaline rush denir. Vurgulanan ifadede an eksiktir. Kendi cümlenizi kurarken produce an adrenaline rush kullanın.
Alıştırma
Cümleyi ani bir heyecan ve tetikte olma dalgasını anlatan hedef ifadeyle tamamlayın: The starting signal gave me ____.
Cevabı göster
an adrenaline rush
That's why it's recommended to exercise in the morning or early afternoon. Dilbilgisi
5:30Bu yüzden sabah veya öğleden sonra erken saatlerde egzersiz yapılması önerilir.
it's recommended to exercise: nesnel bir öneri
it's recommended to exercise ifadesinde it biçimsel öznedir; to exercise ise önerilen eylemi belirtir. Edilgen yapı, tavsiyeyi kimin verdiğini söylemez; çünkü odak tavsiyenin kendisidir. It is recommended to + fiilin yalın hâli kalıbı, doğrudan emir vermek yerine genel ya da kanıta dayalı bir yönlendirme sunar.
Alıştırma
It is recommended to + fiilin yalın hâli kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: It ____ check the weather before a long hike.
Cevabı göster
is recommended to
Avoid doing high-intensity exercise within an hour of bedtime Kalıp ifadeler
5:33Yatmadan önceki bir saat içinde yüksek yoğunluklu egzersiz yapmaktan kaçının
within an hour of bedtime: yatmadan önceki bir saatlik aralık
Bu tavsiyede within an hour of bedtime, planlanan uyku saatinden önceki son bir saat içinde demektir. Yatma saati 22.00 ise 21.30 bu aralığın içindedir. within + süre + of + referans noktası yapısı, o noktaya olan zaman uzaklığı için bir üst sınır belirler. Yönü çevredeki bağlam gösterir; burada egzersiz ve yatma saatiyle ilgili tavsiye, uykudan önceki bir saati anlatır.
Alıştırma
Yatma saati 22.00. Bu tavsiyeye göre hangi saat within an hour of bedtime kapsamındadır?
- 19.00
- 20.30
- 21.30
Cevabı göster
21.30
can keep you up at night: gece uyutmamak
Keep someone up at night, biri uyumak istediği hâlde onun uyanık kalmasına neden olmak demektir. Bu cümlede can keep you up at night, söz konusu şeyin uyumanızı engelleyebileceğini anlatır. Buradaki up, ‘daha yüksek bir konumda’ değil, ‘uyanık’ anlamındadır. Yeniden kullanılabilir kalıp something keeps someone up (at night) şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi keep me up at night ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The barking dog ____.
Cevabı göster
kept me up at night
move your body clock slowly: biyolojik saatinizi yavaş yavaş ayarlamak
Body clock, uyku ve uyanıklık saatlerinizi belirleyen doğal günlük ritminizdir. Move your body clock, bu zamanlamayı daha erkene veya daha geçe kaydırmak demektir; move burada mecazidir ve gerçek bir saati fiziksel olarak hareket ettirmeyi anlatmaz. Slowly, değişikliği bir kerede değil küçük adımlarla yapmayı anlatır. Bu fikir, yatma ve uyanma saatlerinizi değiştirirken kullanılabilir.
Alıştırma
Bu tavsiyede move your body clock slowly ne anlama gelir?
- Evinizdeki tüm saatlerin daha yavaş çalışmasını sağlayın.
- Uyuduğunuz ve uyandığınız saatleri kademeli olarak değiştirin.
- Yavaş yürürken bir saat taşıyın.
Cevabı göster
Uyuduğunuz ve uyandığınız saatleri kademeli olarak değiştirin.
Her gece yatma saatini biraz daha erkene almak
advance your bedtime a bit earlier each night, her gece yatma saatini biraz daha erkene almak anlamına gelir. Buradaki advance, planlanmış bir zamanı daha erkene taşımak için kullanılan geçişli bir fiildir; ilerlemek anlamında değildir. A bit earlier each night, değişikliğin kademeli olduğunu gösterir: yatma saati her gece bir kerede çok fazla değil, biraz erkene alınır.
Alıştırma
Her gece yatma saatini on beş dakika erkene almak anlamına gelen cümle hangisidir?
- Advance your bedtime by fifteen minutes each night.
- Delay your bedtime by fifteen minutes each night.
- Keep your bedtime at the same time each night.
Cevabı göster
Advance your bedtime by fifteen minutes each night.
İstenen yatma saatine ulaşılana kadar
until the desired bedtime is reached, kademeli ayarlamanın son noktasını gösterir. Yatma saati hedeflenen zamana gelene kadar erkene alınır; bu noktaya ulaşıldığında ayarlama durur. Is reached edilgen çatıdır. Dilbilgisel özne desired bedtime'dır ve cümle, kimin ulaştığına değil hedefin gerçekleşmesine odaklanır. Desired burada istenen veya hedef olarak belirlenen anlamındadır.
Alıştırma
Hedef durumun son nokta olduğunu göstermek için until ve edilgen yan cümleyi doğru kullanan cümle hangisidir?
- Keep adjusting the schedule until the target bedtime reaches.
- Keep adjusting the schedule until you reach the target bedtime.
- Keep adjusting the schedule until the target bedtime is reached.
Cevabı göster
Keep adjusting the schedule until the target bedtime is reached.
will help your body adapt more easily.
5:57vücudunuzun daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olacaktır.
this progressive change in your sleep routine: uyku düzeninde aşamalı ayarlama
Burada progressive, değişimin bir anda değil, zaman içinde küçük aşamalarla gerçekleştiği anlamına gelir. This, yatma saatini her gün biraz erkene almak gibi daha önce belirtilen belirli ve adım adım bir ayarlamaya gönderme yapar; tek seferde büyük bir değişiklik anlamına gelmez. in your sleep routine, ayarlanan alanın uyku düzeni olduğunu belirtir. Genel fikir, alışkanlıkları yavaş yavaş değiştirmenin vücuda uyum sağlaması için zaman vermesidir.
Alıştırma
Burada this progressive change in your sleep routine ne anlama geliyor?
- Düzeni azar azar ayarlamak
- Düzeni her gece farklı bir şekilde değiştirmek
- Bütün düzeni bir anda değiştirmek
Cevabı göster
Düzeni azar azar ayarlamak
Keeping your night routine consistent and following bedtime rituals are useful. Kalıp ifadeler
6:00Gece rutininizi tutarlı tutmak ve yatma vakti ritüellerini takip etmek yararlıdır.
following bedtime rituals: tekrarlanan yatma rutinini uygulamak
Burada bedtime rituals; diş fırçalamak, ışıkları kısmak veya kitap okumak gibi uyumadan önce tekrarlanan tanıdık etkinliklerdir. Ritual her zaman dinî tören anlamına gelmez; günlük yaşam bağlamında belirli bir düzeni olan alışılmış bir rutin anlamına da gelebilir. Following bedtime rituals, bu etkinlikleri uygulamak veya sürdürmek demektir. Following, Keeping your night routine consistent ile eş görevde kullanılan bir -ing biçimidir ve ikisi birlikte iki yararlı alışkanlığı adlandırır.
Alıştırma
Bu cümlede following bedtime rituals ne anlama geliyor?
- Uyumadan önce tanıdık bir etkinlik dizisini tekrarlamak
- Gece resmî bir dinî törene katılmak
- Yatağa giden birinin arkasından yürümek
Cevabı göster
Uyumadan önce tanıdık bir etkinlik dizisini tekrarlamak
This reinforces in your mind that it is bedtime. Kalıp ifadeler
6:12Bu zihninizde yatma vakti olduğunu pekiştirir.
reinforces in your mind that it is bedtime: yatma vaktinin geldiği düşüncesini zihinde pekiştirmek
Buradaki This, yatmadan önce yapılan etkinlikleri daha erken tamamlamayı ifade eder. Reinforces, “bir düşünceyi veya işareti tekrar yoluyla güçlendirir” demektir. Bu rutin, uyuma vaktinin geldiğini bildiren zihinsel mesajı güçlendirir. In your mind, güçlenmenin zihinde gerçekleştiğini; that it is bedtime ise mesajın içeriğini gösterir. idea veya signal gibi bir nesne bağlamdan anlaşılır. Daha açık bir biçim This reinforces the idea in your mind that it is bedtime olur.
Alıştırma
Burada “reinforces in your mind that it is bedtime” ne anlama gelir?
- Uyuma vaktinin geldiği mesajını zihinde daha sağlam hâle getirir.
- Yatma saatini daha erken bir saate taşır.
- Yatma vaktinin yaklaştığını unutmanıza yardımcı olur.
Cevabı göster
Uyuma vaktinin geldiği mesajını zihinde daha sağlam hâle getirir.
Eating late at night or too close to bedtime can keep you awake, Kalıp ifadeler
6:16Gece geç saatlerde veya yatma vaktine çok yakın yemek yemek sizi uyanık tutabilir,
too close to bedtime: uygun olmayacak kadar kısa bir zaman aralığı
Burada or, yemek için ikinci bir riskli zamanı ekler: yalnızca gece geç saatleri değil, uykuya kadar çok az zaman kalan bir anı da belirtir. Close to fiziksel mesafeyi değil, zamansal yakınlığı anlatır. Too aşırı bir dereceyi gösterir; bu nedenle too close to bedtime, kısa zaman aralığının sorun yaratabileceğini ifade eder. Close to bedtime tek başına tarafsız olabilir.
Alıştırma
Hangi cümle uyumadan önceki zaman aralığının çok kısa olduğunu ve sorun yaratabileceğini açıkça söyler?
- Do not keep coffee close to the bed.
- I often drink tea close to bedtime.
- Do not drink coffee too close to bedtime.
Cevabı göster
Do not drink coffee too close to bedtime.
Your body will be focused on digesting the food Dilbilgisi
6:21Vücudunuz rahatlamak ve uykuya hazırlanmak yerine
focused on doing A rather than doing B: B'yi yapmak yerine A'yı yapmaya odaklanmak
Be focused on doing something, birinin dikkatinin veya faaliyetinin esas olarak o eyleme yöneldiğini ifade eder. Burada vücudun faaliyetini anlatır; vücudun bilinçli bir seçim yaptığı anlamına gelmez. on burada bir edat olduğu için ardından -ing biçimi gelir: digesting. Rather than, bu cümlede gerçekleşmeyen ya da ana odak olmayan diğer eylemi veya durumu tanıtır. digesting the food ile relaxing and preparing for sleep ifadelerini karşılaştırır. digesting, relaxing ve preparing paralel -ing biçimleridir.
Alıştırma
Karşıtlığı, bu derste geçen ve “yerine” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: I spent the evening reading ____ scrolling through my phone.
Cevabı göster
rather than
I usually eat my last meal of the day at least three hours before bed. Kalıp ifadeler
6:26Genellikle günün son öğününü yatmadan en az üç saat önce yerim.
Günün son öğünü ... yatmadan en az üç saat önce
Last meal of the day ifadesi, o gün yediğiniz son öğün anlamına gelir. at least three hours before bed zaman ifadesi bu öğünün ne zaman yendiğini belirtir. At least bir alt sınır koyar. Yatmaya kadar olan süre üç saat veya daha fazladır; dolayısıyla cümle tam olarak üç saat anlamına gelmez.
Alıştırma
Leo 6:00 p.m.'de yemek yiyor ve 10:00 p.m.'de yatıyor. Zamanlamayı doğru açıklayan cümle hangisidir?
- Leo eats his last meal of the day exactly three hours before bed.
- Leo eats his last meal of the day at least three hours before bed.
- Leo eats his last meal of the day less than three hours before bed.
Cevabı göster
Leo eats his last meal of the day at least three hours before bed.
Also, avoiding caffeine and sugary food in the evening
6:30Ayrıca, akşamları kafein ve şekerli yiyeceklerden kaçınmak
Many people in my comments seem worried because I wake up at 3:00 a.m. every day,
6:37Yorumlarımdaki birçok insan her gün sabah 3:00'te uyandığım için endişeli görünüyor,
but I've been living like this for over 20 years now. Dilbilgisi
6:41ama ben 20 yıldan fazladır böyle yaşıyorum.
I've been living like this for...: şimdiye kadar devam etme
I've been living like this... ifadesindeki have been + living, present perfect continuous yapısıdır. Bu yaşam biçiminin geçmişte başlayıp bitmiş bir döneme ait olmadığını, şu ana kadar devam ettiğini gösterir. For over 20 years sürenin uzunluğunu belirtir; now ise durumun hâlâ geçerli olduğunu vurgular. Like this, daha önce anlatılan çok erken uyanma düzenine gönderme yapar. Başka durumlara aktarılabilecek yapı have/has been + fiil-ing + for + süre şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi live fiilinin present perfect continuous biçimiyle tamamlayın: I ____ like this for over twenty years now.
Cevabı göster
have been living
My default is to...: kişinin olağan düzeni
My default is to wake up early cümlesinde default, önceden ayarlanmış bir seçeneğe dayanan mecazlı bir kullanımdır. Bir kişi için kullanıldığında, farklı bir seçim yaptıran özel bir durum olmadıkça ortaya çıkan olağan düzeni anlatır. My default is to + fiilin yalın hâli, alışılmış bir seçimi veya doğal ilk tepkiyi kısa biçimde anlatır. Burada erken uyanmak konuşanın normal düzenidir; bir cihaz ayarı veya zorunluluk değildir.
Alıştırma
Burada "My default is to wake up early" ne anlama geliyor?
- Rutinimi değiştiren bir şey olmadıkça normalde erken uyanırım.
- Belirli bir günde erken uyanmak zorundayım.
- Bir cihaz beni erken uyandırmak üzere programlanmıştır.
Cevabı göster
Rutinimi değiştiren bir şey olmadıkça normalde erken uyanırım.
I'm embracing what works best for me and my schedule, Kalıp ifadeler
6:48Benim ve programım için en iyi çalışanı benimsiyorum,
Embracing what works best for me and my schedule: bana en uygun yöntemi benimsemek
Burada embracing, bir şeyi fiziksel olarak kucaklamak demek değildir. Bir yaklaşımı etkin biçimde kabul edip kullanmayı seçmek demektir. What works best for me and my schedule, konuşanın hem ihtiyaçlarına hem de kullanabileceği zamana uyan düzeni anlatır. İfade bir bütün olarak bu düzeni herkesin uyması gereken bir kural değil, kişisel ve uygulanabilir bir seçim olarak sunar.
Alıştırma
Vurgulanan cümleyi en iyi açıklayan seçenek hangisidir?
- Yazılı programımı fiziksel olarak kucaklıyorum.
- Kendime ve programıma en uygun yaklaşımı etkin biçimde seçiyorum.
- Bana uymayan bir programa istemeyerek katlanıyorum.
Cevabı göster
Kendime ve programıma en uygun yaklaşımı etkin biçimde seçiyorum.
whether it means waking up late or early. Dilbilgisi
6:52ister geç ister erken uyanmak anlamına gelsin.
Whether it means waking up late or early: ister geç ister erken uyanmak anlamına gelsin
whether it means A or B kalıbı, ana düşünceyi gerçekleştirmenin iki yolunun da kapsandığını anlatır. Burada A ve B, birbirine paralel -ing ifadeleri olan waking up late ve waking up early bölümleridir. Bu bağlamda it, kişinin kendi programına uygun olanı seçmesine işaret eder. Bu nedenle do the same, “benimle tam olarak aynı saatte uyan” değil, “senin için uygun olanı seç” demektir. Bu kalıp tek bir seçeneği dayatmak yerine öneriyi esnek hâle getirir.
Alıştırma
“Hangi biçimi alırsa alsın” anlamına gelen üç sözcüklük ders kalıbıyla tamamla: Choose a routine that fits you, ____ exercising before breakfast or after school.
Cevabı göster
whether it means
If you want to find out about your body clock, Öbek fiiller
6:55Eğer vücut saatiniz hakkında bilgi edinmek isterseniz,
you can check out the questionnaire I put in the description. Öbek fiiller
6:57açıklamaya koyduğum ankete göz atabilirsiniz.
find out about your body clock: vücut saatiniz hakkında bilgi edinmek
Find out about + konu, geniş kapsamlı bir konu hakkında bilgi edinmek anlamına gelir. Genellikle daha önce bilmediğiniz şeyleri öğrenmek için bakmayı, okumayı, soru sormayı veya araştırma yapmayı ifade eder. Burada your body clock bilgi edinilecek konudur ve anket bunu öğrenmenin bir yoludur. Find out, fiziksel bir saatin yerini bulmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle, bu rehberi yerel hizmetler hakkında genel bilgi edinmek için kullanmak anlamına gelir?
- Use this guide to find out when local services close.
- Use this guide to find out about local services.
- Use this guide to find local services.
Cevabı göster
Use this guide to find out about local services.
can check out the questionnaire ... in the description: açıklamadaki ankete göz atmak
Burada check out, bir kaynağa bakmak veya onu incelemek anlamına gelir. Can ile kullanıldığında samimi ve baskı yaratmayan bir öneri olur. İzleyiciyi anketi açıp incelemeye davet eder, ancak tek başına anketi cevaplayıp göndermek anlamına gelmez. I put in the description, hangi anketten söz edildiğini belirtir. Bir videoda the description, videoya bağlı açıklama metni alanıdır ve genellikle bağlantılar veya ek kaynaklar içerir.
Alıştırma
You can check out the questionnaire in the description cümlesinde check out, izleyiciden ne yapmasını ister?
- Ankete bakmak veya anketi incelemek
- Her soruyu cevaplayıp anketi göndermek
- Anket için ödeme yapmak
Cevabı göster
Ankete bakmak veya anketi incelemek