Her gün sabah 3:14'te nasıl uyanıyorum | Biyolojik Saatinizi Eğitin: İngilizce çalışma notları

Zeliha Akpinar

Öğrenme zorluğu
1.379 kelime 202 kel/dk

Video özeti: Bir tıp öğrencisi, sabah 3’te uyanmanın biyolojik saatine neden uyduğunu, ancak erken kalkmanın insanı kendiliğinden daha üretken yapmadığını anlatıyor. Yeterli uyku, doğru zamanda ışık, amaçlı bir rutin, egzersiz, kademeli saat değişiklikleri, tutarlılık ve öğün zamanlamasının sürdürülebilir bir geçişi nasıl desteklediğini açıklıyor ve herkesin kendisine uygun düzeni izlemesi gerektiğini vurguluyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. being an early bird ve night owls — Deyimler ve mecazi ifadeler: Sabahları daha iyi çalışanlarla geç saatleri tercih edenler arasındaki yaygın karşıtlığı anlayın; uyku düzeni, çalışma alışkanlıkları veya üretkenlikten söz ederken birini üstün göstermeden doğal biçimde kullanın. 2. it will catch up with you. — Deyimler ve mecazi ifadeler: catch up with someone ifadesinin, geciken olumsuz sonuçların eninde sonunda kişiyi etkilemesi anlamına gelebileceğini fark edin; sürekli uykudan kısmamanın ileride yorgunluk, kaygı veya odaklanma güçlüğü yaratabileceği uyarısında kullanın. 3. I'm embracing what works best for me and my schedule, — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: embrace what works best ile kişinin kendisine ve programına en uygun seçeneği kabul edip benimsediğini anlatmayı öğrenin; özellikle bir rutinin toplumsal beklentilerden çok bireysel ihtiyaçlara uyması gerektiğini açıklarken kullanın.

Bu derste

Waking up early, the world seems so quiet. Dilbilgisi

0:00

Erken uyanınca dünya çok sessiz görünüyor.

Dilbilgisi

Waking up early, ile ana cümleden önce arka plan verme

"Waking up early," cümle başında kullanılan bir -ing öbeğidir. Ardından gelen içeriğin zamanını ve durumunu belirtmek için eylemi ana cümleden önce verir; bir emir değildir. Amaçlanan anlam “konuşan kişi erken uyandığında dünya çok sessiz görünür” şeklindedir. Bu yapı anlatımı veya betimlemeyi daha kısa hâle getirebilir, ancak -ing eylemini yaptığı anlaşılan kişi ya da şey ana cümleyle açıkça bağlantılı olmalıdır.

Alıştırma

Hangi cümlede baştaki -ing öbeğinin örtük eylem yapanı aynı zamanda ana cümlenin öznesidir?

  1. Waking up early, there is less traffic.
  2. Waking up early, I enjoy the quiet streets.
  3. Waking up early, the streets seem quiet.
Cevabı göster

Waking up early, I enjoy the quiet streets.

Rest of your family and friends are sleeping,

0:03

Ailenizin ve arkadaşlarınızın geri kalanı uyuyor,

but you're getting out of bed, washing your face,

0:05

ama siz yataktan kalkıyor, yüzünüzü yıkıyor,

and sitting on your desk to start your day early

0:08

ve güne erken başlamak için masanıza oturuyorsunuz

to get that work done,

0:11

o işi bitirmek için,

to do that exercise.

0:12

o egzersizi yapmak için.

Achieving it all a few hours before everyone else wakes up.

0:14

Herkes uyanmadan birkaç saat önce hepsini başarıyorsunuz.

This video is brought to you by Squarespace. Kalıp ifadeler

0:18

Bu video Squarespace tarafından sunulmaktadır.

Kalıp ifadeler

Sponsorluk duyurularında brought to you by

Medya içeriklerinde "is brought to you by" ifadesinin ardından sponsorun gelmesi, edilgen yapıda kullanılan yerleşik bir sponsorluk duyurusudur. Burada Squarespace videoyu destekleyen sponsordur; videoyu gerçekten taşıyan veya izleyiciye teslim eden biri değildir. Bu ifade, içerikle bağlantılı bir sponsor mesajı veya reklam bulunduğunu gösterir. Video, podcast, yayın ya da etkinlik bölümünün başında sıkça duyulur.

Alıştırma

Bu dersteki sponsorluk ifadesini tamamlayın: This podcast is ____ Bright Coffee.

Cevabı göster

brought to you by

I've always been a morning person Kelime

0:20

Ben her zaman sabah insanı oldum

and been waking up between 3:00 to 4:00 a.m. since I can remember. Kalıp ifadeler

0:22

ve kendimi bildim bileli sabah 3:00 ile 4:00 arasında uyanıyorum.

Kelime

a morning person: sabah erken saatlerde en iyi durumda olan kişi

A morning person, genellikle sabahları seven veya günün erken saatlerinde kendini en uyanık ve verimli hisseden kişidir. Bu ifade, yalnızca belirli bir gün erken kalkmayı değil, devamlı bir eğilimi anlatır. Bu cümlede I've always been, bunun uzun zamandır konuşanın normal düzeninin bir parçası olduğunu gösterir. Buradaki person belirli bir insan tipini ifade eder; bu nedenle söz öbeği kelimesi kelimesine “sabahın insanı” şeklinde yorumlanmamalıdır.

Alıştırma

Genellikle sabah erken saatlerde kendini en uyanık hisseden kişiyi anlatan ifadeyle tamamlayın: Nina saves her hardest homework for 7 a.m. because she's a ____.

Cevabı göster

morning person

Kalıp ifadeler

since I can remember: hatırladığım en eski zamandan beri

Since I can remember, “hatırlayabildiğim en eski zamandan bugüne kadar” anlamına gelir. Since bir başlangıç noktası belirtir, ancak buradaki nokta bir tarih değil, konuşanın kişisel olarak hatırladığı en eski dönemdir. Bu ifade, uzun süredir devam eden bir alışkanlığı veya durumu anlatmak için genellikle present perfect yapısından sonra gelir. Bu cümlede o saatte uyanmanın yakın zamanda gerçekleşen bir değişiklik olmadığını, konuşanın hatırladığı kadarıyla hep böyle olduğunu gösterir.

Alıştırma

İlginin konuşanın hatırlayabildiği en eski zamanda başladığını ve şimdi de devam ettiğini anlatan tamamlamayı seçin: I've been interested in space ...

  1. since I can remember
  2. for three months
  3. since last Tuesday
Cevabı göster

since I can remember

Currently, I'm a fourth-year medical student

0:25

Şu anda dördüncü sınıf tıp öğrencisiyim

and when I first started med school, Kelime

0:27

ve tıp fakültesine ilk başladığımda,

Kelime

med school: medical school ifadesinin gündelik kısaltması

Med school, medical school ifadesinin gündelik ve kısaltılmış biçimidir. start med school kalıbında, tıp fakültesindeki eğitim ve mesleki hazırlık dönemine başlamak anlamına gelir. Buradaki med, medical sözcüğünün kısaltmasıdır; medication anlamına gelmez. İnsanlar eğitim veya kariyer geçmişlerinden söz ederken bu kısa biçimi sık kullanır.

Alıştırma

Cümleyi medical school ifadesinin gündelik kısaltmasıyla tamamlayın: She hopes to start ____ next year.

Cevabı göster

med school

I had a lecture by a neurology professor about circadian rhythms, Kelime

0:29

bir nöroloji profesöründen sirkadiyen ritimler hakkında bir ders aldım,

which means your biological body clock. Kelime

0:33

ki bu biyolojik vücut saatiniz anlamına gelir.

Kelime

about circadian rhythms: yaklaşık 24 saatlik biyolojik döngüler

about circadian rhythms ifadesinde about, dersin konusunu belirtir. Sirkadiyen ritimler, yaklaşık 24 saatlik gece-gündüz döngüsüne göre işleyen ve uykululuk ile uyanıklık gibi değişimleri düzenlemeye yardımcı olan biyolojik örüntülerdir. Ardından gelen biological body clock ifadesi daha basit bir açıklama sunar. Body clock, anlaşılması kolay gündelik bir imgedir; circadian rhythms ise bu tekrarlanan biyolojik örüntülerin daha kesin bilimsel adıdır.

Alıştırma

Cümlede circadian rhythms ne anlama geliyor?

  1. Beyinle ilgili derslerin zaman çizelgesi.
  2. Her sabah yapılması gereken bir egzersiz dizisi.
  3. Yaklaşık 24 saatlik gece-gündüz döngüsünü izleyen biyolojik örüntüler.
Cevabı göster

Yaklaşık 24 saatlik gece-gündüz döngüsünü izleyen biyolojik örüntüler.

Kelime

your biological body clock: gündelik bir benzetme

Bu cümlede your biological body clock, vücudun iç zamanlama sistemini anlatan gündelik bir benzetmedir. Ne zaman uyanık veya uykulu hissettiğini düzenlemeye yardımcı olur; clock gerçek bir saat anlamına gelmez. Bu ifade, circadian rhythms kavramını daha basit bir dille açıklar. Daha kesin söylersek body clock zamanlama sistemidir; circadian rhythms ise bu sistemin oluşmasına yardımcı olduğu yaklaşık 24 saatlik düzenlerdir.

Alıştırma

'your biological body clock' ifadesinde clock neyi anlatır?

  1. Vücuda takılan bir saat
  2. Vücudun iç zamanlama sistemi
  3. Telefonun içindeki bir zamanlayıcı
Cevabı göster

Vücudun iç zamanlama sistemi

That lecture had seven to eight slides,

0:35

O derste yedi sekiz slayt vardı,

but for you, I pulled out the key information Öbek fiiller

0:37

ama sizin için kilit bilgileri çıkardım

Öbek fiiller

pulled out the key information: önemli bölümleri seçmek

Burada pulled out the key information, daha büyük miktardaki bir materyalden en önemli ayrıntıların seçildiği anlamına gelir. Nesnenin key information olması, anlamın fiziksel olmadığını açıkça gösterir. Pull out çoğu zaman şu kalıbı izler: pull out + information/details/facts + from + a source. Bir nesneyi fiziksel olarak çekmeye değil, yararlı bölümleri seçmeye odaklanır.

Alıştırma

Uzun bir rapor okudunuz ve yalnızca en önemli ayrıntıları seçtiniz. Yaptığınız şeyi en iyi hangi ifade anlatır?

  1. pulled out the key information
  2. left out the key information
  3. looked up the key information
Cevabı göster

pulled out the key information

and also added some tips from my personal experience as an extreme early bird. Deyimler

0:39

ve ayrıca aşırı erken kalkan biri olarak kişisel deneyimlerimden bazı ipuçları ekledim.

Deyimler

as an extreme early bird: çok erken kalkan bir kişiyi anlatmak

Burada as, konuşmacının tavsiyeleri hangi rol veya bakış açısıyla verdiğini gösterir. An extreme early bird, çok erken kalkan ya da etkinliklerine çok erken başlayan bir kişiyi anlatan günlük ve mecazlı bir ifadedir; extreme bu derecenin çok yüksek olduğunu vurgular. Bu ifade gerçek bir kuştan söz etmez; konuşmacının kendi erken kalkma deneyimine işaret eder. Tavsiyenin kişisel bir alışkanlıktan veya günlük düzenden kaynaklandığını anlatırken de kullanılabilir.

Alıştırma

“I plan my day before sunrise as an extreme early bird” cümlesinde as an extreme early bird neyi anlatıyor?

  1. konuşmacının yalnızca bir kez erken kalktığı
  2. konuşmacının kimliği ve erken kalkma alışkanlığı
  3. konuşmacının gün doğmadan önce gerçek bir kuşu izlediği
Cevabı göster

konuşmacının kimliği ve erken kalkma alışkanlığı

Everyone is unique and have different biological clocks.

0:44

Herkes benzersizdir ve farklı biyolojik saatlere sahiptir.

This chart that I stole from the professor shows that there are people with various biological clocks in our world,

0:47

Profesörden çaldığım bu grafik, dünyamızda çeşitli biyolojik saatlere sahip insanlar olduğunu gösteriyor,

starting from extreme morning people like myself to extreme night people, Dilbilgisi

0:52

benim gibi aşırı sabah insanlarından aşırı gece insanlarına kadar,

Dilbilgisi

starting from extreme morning people like myself to extreme night people: bir aralığı ifade etmek

Vurgulanan ifade, konuşmacının tavsiyeleri hangi rol veya bakış açısıyla verdiğini gösterir. Starting from birinci uç noktayı, extreme morning people like myself ifadesini; to ise diğer uç noktayı, extreme night people ifadesini tanıtır. Aradaki insanlar tek tek sayılmasa da iki uç arasında farklı örneklerin bulunduğu anlaşılır. Like myself, konuşmacının kendisini birinci gruba dahil eder. Bu nedenle ilk uç nokta yalnızca soyut bir kategori değildir; konuşmacıya benzer bir düzene sahip kişileri de kapsar.

Alıştırma

“The survey covers businesses, starting from small local shops to large international stores” cümlesindeki vurgulanan aralık yapısının işlevi nedir?

  1. her küçük dükkânın uluslararası bir mağazaya dönüştüğünü söyler
  2. işletmelerin açıldığı kesin sırayı listeler
  3. bir aralığın iki ucunu gösterir
Cevabı göster

bir aralığın iki ucunu gösterir

so people who tends to stay up until later at night or even until early morning. Öbek fiiller

0:57

yani gece geç saatlere kadar hatta sabahın erken saatlerine kadar uyanık kalma eğiliminde olan insanlara.

Öbek fiiller

stay up until later at night: gece geç saatlere kadar uyanık kalmak

Stay up, normalde uyuma zamanı geldiğinde yatağa gitmek yerine uyanık kalmak demektir. Up bu öbeksi fiilin bir parçasıdır ve yukarı yönünü göstermez. Stay up until + zaman kalıbı, birinin ne zamana kadar uyanık kaldığını belirtir. Or even daha uç bir olasılık ekler: bazı insanlar sabahın erken saatlerine kadar uyanık kalır.

Alıştırma

Cümleyi, bu derste geçen ve ‘yatağa gitmek yerine uyanık kalmak’ anlamına gelen öbeksi fiille tamamlayın: I had to ____ until midnight to finish my homework.

Cevabı göster

stay up

It's a whole spectrum. Deyimler

1:01

Bu tam bir spektrum.

Deyimler

a whole spectrum: iki uç arasındaki sürekli bir aralık

Bu cümlede a whole spectrum, süreklilik gösteren bir aralık için kullanılan bir benzetmedir. Erken ve geç uyuma alışkanlıkları iki uç noktadır; aralarında pek çok derece bulunur. Whole aralığın tamamını vurgular. Bu nedenle spectrum, yalnızca çok sayıda ayrı türü değil, kademeli değişimi ifade eder.

Alıştırma

Bu bağlamda It's a whole spectrum. ne anlama gelir?

  1. İnsanların uyku alışkanlıkları iki uç nokta arasında kademeli olarak değişir.
  2. Yalnızca iki sabit uyku alışkanlığı türü vardır.
  3. Herkes tamamen aynı uyku alışkanlığına sahiptir.
Cevabı göster

İnsanların uyku alışkanlıkları iki uç nokta arasında kademeli olarak değişir.

You must have heard Apple CEO, Michelle Obama, The Rock,

1:02

Apple CEO'su, Michelle Obama, The Rock,

all of those successful celebrities wake up before 5:00 a.m.

1:07

tüm o başarılı ünlülerin sabah 5:00'ten önce uyandığını duymuşsunuzdur.

Waking up early is often portrayed as being productive in the media. Kelime

1:10

Erken uyanmak medyada genellikle üretken olmak olarak tasvir edilir.

Kelime

medyada sıklıkla üretken olarak tasvir edilmek

Be portrayed as + isim, sıfat veya being + sıfat yapısının edilgen biçimi, bir kişinin ya da şeyin belirli bir kimlik, özellik veya durum olarak sunulması ya da şekillendirilmesi anlamına gelir. Bu cümlede medya, erken kalkmayı tekrar tekrar üretken bir durum veya davranış olarak sunuyor. Portrayed, bir şeyin nasıl gösterildiğini veya kamuoyundaki imajını anlatır; erken kalkmanın gerçekten birini daha üretken yaptığını kanıtlamaz.

Alıştırma

Bu cümlede often portrayed as being productive in the media ne anlama geliyor?

  1. medya içeriğini verimli bir şekilde üretmek
  2. medya tarafından insanları daha üretken yaptığı kanıtlanmak
  3. medyada üretken olarak sunulmak
Cevabı göster

medyada üretken olarak sunulmak

Contrary to common belief, Anlatım akışı

1:14

Yaygın inanışın aksine,

Anlatım akışı

Yaygın inanışın aksine, …

Contrary to common belief, ifadesi cümlenin başında yer alır ve dinleyene, ardından gelen yargının yaygın olarak kabul edilen bir düşünceyle çeliştiğini bildirir. Tartışmayı düzenler: önce yaygın beklentiyi ortaya koyar, sonra onu düzeltir veya sorgular. Contrary to ifadesinden sonra bir isim öbeği gelir; burada common belief bu öbeği tamamlar. Virgül de bu giriş ifadesini ana yargıdan ayırır.

Alıştırma

Derste öğrenilen dört kelimelik giriş ifadesini aynen kullanarak cümleyi tamamlayın: ____, short breaks can help you focus.

Cevabı göster

Contrary to common belief

being an early bird doesn't automatically make you more productive than night owls and vice versa. Notlar

1:15

erkenci kuş olmak sizi otomatik olarak gece kuşlarından daha üretken yapmaz ve tersi de geçerlidir.

Deyimler

being an early bird ... night owls: iki uyku düzeni

Being an early bird, genellikle erken kalkmayı ve sabahları daha dinç olmayı tercih eden kişiyi anlatır. A night owl ise geç saatlere kadar uyanık kalıp geceleri daha dinç olan kişidir; burada hayvan adları mecaz anlamda kullanılır. Bu ifadeler bir kişinin alışılmış uyku düzenini veya enerjisinin en yüksek olduğu zamanı anlatır; belirli bir üretkenlik düzeyini garanti etmez. Cümle iki tipi karşılaştırır, ancak bunlardan birinin otomatik olarak daha iyi olduğunu söylemez.

Alıştırma

Bu cümlede early bird ve night owls neyi anlatıyor?

  1. Uyku düzenleri ve enerjik oldukları zamanlar farklı olan insanlar
  2. İki gerçek hayvan türü
  3. İki medya programı türü
Cevabı göster

Uyku düzenleri ve enerjik oldukları zamanlar farklı olan insanlar

Dilbilgisi

Başka birinden otomatik olarak daha üretken yapmaz

doesn't automatically make you more productive than ... kalıbı, tek bir koşulun karşılaştırmada tek başına daha iyi bir sonucu garanti etmediğini anlatır. Burada erken kalkan biri olmak, gece kuşlarından daha üretken olmak için yeterli bir neden olarak sunulmuyor. make + nesne + sıfat öbeği, bir etkenin bir kişiyi veya şeyi belirli bir duruma ya da sonuca getirdiğini anlatır: make you more productive. doesn't automatically, başka koşullar olmadan sonucun kesinlikle ortaya çıkacağı düşüncesini reddeder; bu etkenin hiçbir zaman etkili olamayacağını söylemez.

Alıştırma

Sabit ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: Waking up early doesn't ____ more productive than people who work late.

Cevabı göster

automatically make you

Kalıp ifadeler

and vice versa: bunun tersi de geçerlidir

Vice versa, söylenen ilişkinin ters yönde de geçerli olduğu anlamına gelir. İlişkideki iki tarafı değiştirirken bütün ters cümleyi tekrar etmeyi önler. Buradaki ilk iddia, erkencilerin gece kuşlarından otomatik olarak daha üretken olmadığını söyler. And vice versa ise ters iddiayı ekler: Gece kuşları da erkencilerden otomatik olarak daha üretken değildir.

Alıştırma

'Tersi de geçerlidir' anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: Mia can teach Leo chess, and ____.

Cevabı göster

vice versa

There has been many occasions, especially on holidays, Dilbilgisi

1:21

Birçok durum oldu, özellikle tatillerde,

where I still wake up at 3:00 a.m.,

1:24

yine sabah 3:00'te uyandığım,

but binge watch my favorite Netflix show, Kelime

1:25

ama en sevdiğim Netflix dizisini art arda izlediğim,

Kelime

binge watch a Netflix show: bir dizinin birçok bölümünü peş peşe izlemek

Binge-watch, bir dizinin birçok bölümünü tek oturuşta veya kısa bir süre içinde art arda izlemek demektir. Bu cümlede binge watch my favorite Netflix show, yalnızca bir bölüm izlemeyi değil, bu şekilde dizi izlemeyi anlatır. Bu ifade daha çok yayın platformları, diziler ve bölümlerden oluşan diğer içerikler hakkında konuşurken kullanılır.

which is questionably a productive activity. Ton ve niyet

1:28

ki bu şüpheli bir şekilde üretken bir aktivitedir.

Dilbilgisi

There has been many occasions: standart İngilizcede has ve have

Özgün ve doğaçlama cümledeki There has been many occasions anlaşılırdır, ancak standart özne-yüklem uyumuna uymaz. There ile kurulan varlık cümlesinde fiil normalde ardından gelen isim grubuyla uyum gösterir: many occasions çoğuldur, bu nedenle düzeltilmiş biçim There have been many occasions olur. Tekil bir isim grubuyla There has been kullanılır; örneğin There has been one occasion. Bu ayrım, günlük konuşmayı anlamanıza ve kendi yazınızda standart uyumu seçmenize yardımcı olur.

Alıştırma

Present perfect kullanarak cümleyi standart yazı İngilizcesiyle tamamlayın: There ____ many occasions when the bus arrived late.

Cevabı göster

have been

Ton ve niyet

questionably a productive activity: üretken olduğuna dair ironik kuşku

questionably a productive activity ifadesinde questionably, productive etiketinin gerçekten haklı olup olmadığını sorgulayan bir değerlendirme zarfıdır. Gerçek bir soru başlatmaz; o etkinliğe üretken demenin şüpheli olduğunu anlatır. which ile başlayan bölüm, hemen önce sözü edilen etkinlik hakkında yorum yapar. Bu kullanım, etkinliğin üretken olmadığını doğrudan söylemek yerine hafif bir ironi veya öz-şaka oluşturur.

So, it's about how you spend your time, Anlatım akışı

1:30

Yani, mesele zamanınızı nasıl harcadığınızdır,

Anlatım akışı

it's about how you spend your time: odağı asıl önemli noktaya çevirmek

So bu cümleyi önceki örneğe bağlar ve bir sonuç sunar. It's about how you spend your time, önemli olanın zamanı kullanma biçimin olduğunu belirtir. Bu cümle savı yeniden düzenler: dikkati günün hangi saati olduğundan, kişinin o saatlerde gerçekte ne yaptığına çevirir. it's about how ... yapısını kullanarak bir tartışmayı yüzeysel bir ayrıntıdan gerçekten önemli olan etkene yönlendirebilirsin.

Alıştırma

Bu cümlenin sav içindeki temel görevi nedir?

  1. Yeni bir günlük program tanıtır.
  2. Odağı günün saatinden zamanın nasıl kullanıldığına çevirir.
  3. Sabahların her zaman daha verimli olduğunu söyler.
Cevabı göster

Odağı günün saatinden zamanın nasıl kullanıldığına çevirir.

whether it's an early morning or late at night. Dilbilgisi

1:32

ister sabahın erken saatleri olsun ister gecenin geç saatleri.

Dilbilgisi

whether it's ... or ...: iki durumda da aynı sonuç

Whether ... or ... çevresindeki ifadenin her ikisi için de geçerli olduğu iki seçeneği sunar. Burada an early morning ve late at night iki olasılıktır ve zamanı nasıl kullandığınla ilgili düşünce her iki durumda da geçerlidir. Whether burada doğrudan bir soru sormaz. “A ya da B olması fark etmeksizin” anlamıyla bir seçenek aralığı açar.

Alıştırma

Kuralın iki durumda da aynı olduğunu göstermek için cümleyi whether ... or ... ile tamamla: The same rule applies ____ you work at home ____ in the office.

Cevabı göster

whether · or

But for me, one of the biggest advantages of waking up early Dilbilgisi

1:35

Ama benim için erken uyanmanın en büyük avantajlarından biri

is that there are less distractions in early hours of the day,

1:38

günün erken saatlerinde daha az dikkat dağıtıcı olması,

Dilbilgisi

erken kalkmanın en büyük avantajlarından biri

one of the biggest advantages of ... yapısı, “birkaç avantaj içindeki çok önemli bir avantaj” anlamına gelir. one bir gruptan tek bir öğe seçtiği için advantage çoğul olmalıdır: one of the biggest advantages. of sonrasında, değerlendirilen şeyi adlandırmak için bir isim veya -ing yapısı kullanılır. Burada waking up early isim gibi işlev görür. Daha geniş olan one of ... is that ... kalıbı daha sonra belirli avantajı açıklar.

Alıştırma

Hangi cümle çevrim içi öğrenmenin önemli bir yararını tanıtmak için bu kalıbı doğru kullanır?

  1. One of the biggest advantage of learning online is that you can study anywhere.
  2. One of the biggest advantages of learn online is that you can study anywhere.
  3. One of the biggest advantages of learning online is that you can study anywhere.
Cevabı göster

One of the biggest advantages of learning online is that you can study anywhere.

which makes it ideal for deep focus work. Kalıp ifadeler

1:41

bu da onu derin odaklanma gerektiren işler için ideal kılıyor.

Kalıp ifadeler

derin odaklanma gerektiren işler için ideal

ideal for + isim veya -ing yapısı, “bir amaç ya da etkinlik için çok uygun” anlamına gelir. Deep focus work, uzun süreli dikkat ve çok az kesinti gerektiren çalışma demektir. which makes it ideal ... ifadesinde which, dikkat dağıtıcı unsurların daha az olduğu gerçeğine; it ise sabahın erken saatlerine veya bu ortama gönderme yapar. Yan cümle bir sonuç bildirir: dikkat dağıtıcı unsurların az olması, bu zamanı odaklanarak çalışmak için özellikle uygun kılar.

Alıştırma

Hangi cümle sessiz bir odanın odaklanarak çalışmaya çok uygun olduğunu doğal biçimde ifade eder?

  1. This quiet room is ideal at focused study.
  2. This quiet room is ideal for focused study.
  3. This quiet room is ideal for to study with focus.
Cevabı göster

This quiet room is ideal for focused study.

It's described by Newport as state of distraction-free concentration Kelime

1:43

Newport tarafından dikkatin dağılmadığı bir konsantrasyon durumu olarak tanımlanır,

when your brain works at its maximum potential.

1:47

beyninizin maksimum potansiyelinde çalıştığı zaman.

Kelime

state of distraction-free concentration: dikkat dağıtıcı unsurlardan arınmış odaklanma durumu

“State of distraction-free concentration”, kişinin dikkatini başka yöne çeken hiçbir şey olmadan odaklanabildiği bir durumu ifade eder. “State of” bu durumu adlandırır, “distraction-free” ise odaklanmanın nasıl olduğunu açıklar. X-free birleşik sıfatında free, “ücretsiz” değil, “X olmadan” veya “X’ten etkilenmeyen” anlamına gelir. Bu kalıp noise-free veya sugar-free gibi kesin tanımlar oluşturur.

Alıştırma

Cümleyi “dikkat dağıtıcı unsurlar olmadan” anlamındaki X-free sıfatıyla tamamlayın: Please silence your phone so we can have a ____ study session.

Cevabı göster

distraction-free

If you want to become more of a morning person, Kalıp ifadeler

1:50

Eğer daha çok bir sabah insanı olmak istiyorsanız,

Kalıp ifadeler

become more of a morning person: daha çok sabah insanı olmak

“A morning person”, sabahları uyanık hissetme ve iyi çalışma eğiliminde olan kişidir. “Become more of a morning person”, bu eğilimin daha da gelişmesi anlamına gelir. Become more of a + tür adı kalıbı, belirli bir insan türüne doğru değişimi gösterir. Buradaki more, kişinin bu türe ne ölçüde uyduğunu belirtir; insan sayısının arttığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi “sabahları uyanık olan birine daha çok benzeyen” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: A steady sleep schedule helped Nina become ____.

Cevabı göster

more of a morning person

you can train your body clock Deyimler

1:52

vücut saatinizi eğitebilirsiniz

Deyimler

train your body clock: Uyku ve Uyanıklık Ritmini Aşamalı Olarak Ayarlamak

Body clock, vücudun uyku ve uyanıklık zamanlarını düzenleyen iç ritmi için kullanılan günlük bir ifadedir. Train your body clock ifadesindeki train mecazidir: belirli rutinleri tekrarlamak bu ritmin zamanla yeni bir düzene uyum sağlamasına yardımcı olabilir. Bu ifade gerçek bir saati eğitmek anlamına gelmez. Uyku ve uyanıklık ritmini, düzenli yatma ve kalkma saatleri gibi alışkanlıklarla koşullandırılabilen bir şey olarak anlatır.

Alıştırma

Uyku ve uyanıklık ritmini yavaş yavaş ayarlamak anlamına gelen ifadeyle tavsiyeyi tamamlayın: A steady morning routine can help you ____.

Cevabı göster

train your body clock

and here is how I wake up at 3:00 a.m. naturally without an alarm.

1:54

ve işte alarm olmadan doğal olarak sabah 3:00'te nasıl uyandığım.

Firstly, go to bed early.

1:57

Öncelikle, erken yatın.

It sounds basic, but it is essential.

1:59

Kulağa basit geliyor ama bu çok önemli.

Let's ask my flatmates about my sleep schedule,

2:01

Yıl boyunca uyanmamı ve uyumamı izleyen ev arkadaşlarıma

who's been witnessing me wake up and go to sleep throughout the year.

2:04

uyku düzenimi soralım.

Here I am with Clara.

2:07

İşte Clara ile birlikteyim.

Lavie. As known as flatmate number one.

2:09

Lavie. Bir numaralı ev arkadaşı olarak da bilinir.

What?

2:12

Ne?

No, I am flatmate number one.

2:12

Hayır, ben bir numaralı ev arkadaşıyım.

Actual flatmate number one.

2:14

Gerçek bir numaralı ev arkadaşı.

How is my sleep schedule like?

2:16

Uyku düzenim nasıl?

Very odd.

2:18

Çok tuhaf.

It's really weird.

2:19

Gerçekten garip.

Only time I see Emine is if I'm up in the morning for my breakfast Dilbilgisi

2:20

Emine'yi gördüğüm tek zaman sabah kahvaltım için kalktığım zaman

and that's when she has her lunch.

2:24

ve o sırada o öğle yemeğini yiyor oluyor.

Dilbilgisi

Only time ... is if ...: Tek Koşulu Belirtmek

(The) only time + cümlecik + is if + koşul kalıbında ilk cümlecik bir olayı belirtir, if ile başlayan bölüm ise bu olayın gerçekleşebileceği tek koşulu verir. Burada konuşan kişi Emine'i yalnızca sabah kahvaltı etmek için kalkmışsa görür. Bu samimi konuşma cümlesinde baştaki The söylenmemiştir. Standart biçim The only time I see Emine is if ... şeklindedir. Buradaki if, “olup olmadığı” değil, “şu koşulla” anlamına gelir.

Alıştırma

Otobüse yalnızca tek bir koşulda binildiğini anlatmak için standart kalıbı doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The only time I take the bus is if I'm running late.
  2. The only time I take the bus is whether I'm running late.
  3. The only time I take the bus if I'm running late.
Cevabı göster

The only time I take the bus is if I'm running late.

We barely see you because you're asleep Kelime

2:26

Seni neredeyse hiç görmüyoruz çünkü uyuyorsun

so early.

2:28

çok erken.

Kelime

barely see: neredeyse hiç görmemek

We barely see you cümlesinde barely, “neredeyse hiç” anlamına gelir. O kişiyi görmenin çok seyrek olduğunu veya temasın yok denecek kadar az olduğunu gösterir; ancak mutlaka “hiçbir zaman” demek değildir. barely, ana fiil see'den önce gelerek cümleye olumsuza yakın bir anlam verir. Nitelediği fiile göre sıklığın, miktarın, yeteneğin veya başarı düzeyinin çok düşük olduğunu anlatabilir.

Alıştırma

“We barely see Mia these days,” cümlesinde barely ne anlama gelir?

  1. Mia'yı görüyoruz ama çok seyrek.
  2. Mia'yı net göremiyoruz.
  3. Mia'yı neredeyse her gün görüyoruz.
Cevabı göster

Mia'yı görüyoruz ama çok seyrek.

We just hang out in the mornings. Öbek fiiller

2:29

Sadece sabahları takılıyoruz.

Öbek fiiller

just hang out: sadece birlikte rahatça vakit geçirmek

Hang out, insanlarla veya bir yerde rahat ve samimi biçimde vakit geçirmek anlamına gelir. Genellikle belirli bir etkinlik ya da ciddi bir amaç yoktur. Bu bir phrasal verb olduğu için burada bir şeyi fiziksel olarak dışarıya asmak anlamına gelmez. just hang out ifadesindeki just, “sadece” veya “bundan başka bir şey yapmadan” anlamındadır. Konuşan kişi, rahat ve plansız biçimde birlikte geçirilen zamanı anlatır.

Alıştırma

“Birlikte rahatça vakit geçirmek” anlamına gelen iki sözcüklü, samimi phrasal verb ile tamamlayın: After football practice, we often ____ at the café.

Cevabı göster

hang out

Do you know what time I wake up and go to sleep?

2:30

Saat kaçta uyandığımı ve uyuduğumu biliyor musunuz?

Oh.

2:33

Oh.

Um I think you wake up at like around 4:00 a.m. Ton ve niyet

2:33

Hımm sanırım sabah 4:00 gibi uyanıyorsun

Ton ve niyet

Kabaca bir tahmin olarak at like around 4:00 a.m.

at like around 4:00 a.m. ifadesinde around saatin yaklaşık olduğunu belirtir, konuşma dilindeki like ise ifadeyi bir kez daha yumuşatır. Burada like, sevmek veya hoşlanmak anlamına gelmez. Bu birleşim, konuşanın düşünürken konuştuğunu ve emin olmadığını hissettirir. Konuşan kişi kaydedilmiş ya da planlanmış kesin bir saat değil, kabaca bir tahmin vermektedir.

Alıştırma

Bu cümlede at like around 4:00 a.m. ne anlatıyor?

  1. Konuşan kişi kesin saatin 4:00 a.m. olduğunu biliyor.
  2. Konuşan kişi saat hakkında kabaca ve samimi bir tahminde bulunuyor.
  3. Konuşan kişi 4:00 a.m. saatinde uyanmanın keyifli olduğunu söylüyor.
Cevabı göster

Konuşan kişi saat hakkında kabaca ve samimi bir tahminde bulunuyor.

and about 6:00 p.m. I think you go to bed.

2:36

ve akşam 6:00 gibi yatağa gidiyorsun sanırım.

Even though my flatmates exaggerated it,

2:39

Ev arkadaşlarım abartmış olsa da,

but I still go to bed early around half past seven Kelime

2:41

yine de yedi buçuk civarında erken yatıyorum

Kelime

around half past seven: yaklaşık 7:30

Half past seven, 7:30 demektir: saat yediden bu yana yarım saat geçmiştir. Bu saat söyleme kalıbında past, tam saatten sonra kaç dakika geçtiğini belirtir. Around bu saati yaklaşık hâle getirir. Bu nedenle around half past seven, 7:30 civarı demektir; mutlaka tam 7:30 anlamına gelmez.

Alıştırma

7:30'u yazmak için half past kalıbını kullanın: The club meeting starts at ____.

Cevabı göster

half past seven

because getting enough sleep is the key to waking up feeling refreshed. Kalıp ifadeler

2:44

çünkü yeterince uyumak dinç uyanmanın anahtarıdır.

Kalıp ifadeler

is the key to + isim veya -ing biçimi

A is the key to B kalıbı, A'yı B'yi gerçekleştirmek için çok önemli bir yol veya etken olarak gösterir. Burada getting enough sleep öznedir; waking up feeling refreshed ise bunun elde edilmesine yardımcı olduğu sonuçtur. the key to yapısındaki to bir edattır. Ardından bir isim veya -ing biçimi gelebilir: the key to success; the key to staying calm. Bu nedenle cümlede wake değil, waking kullanılır.

Alıştırma

Parantez içindeki fiili kullanarak hedef yapıyı tamamlayın: Regular practice is the key to ____ more confidently. (speak)

Cevabı göster

speaking

For me, enough sleep means 7 and a half hours of sleep,

2:48

Benim için yeterli uyku 7 buçuk saat uyku demektir,

but this can change from person to person Kalıp ifadeler

2:51

ama bu kişiden kişiye değişebilir

Kalıp ifadeler

change from person to person: kişiden kişiye değişmek

can change from person to person, bir şeyin farklı kişiler için farklı olabileceği anlamına gelir. Burada this, yeterli sayılan uyku miktarını ifade eder. Bu nedenle yedi buçuk saat kişisel bir örnektir, herkes için geçerli bir kural değildir. from person to person ifadesi, genel bir açıklamanın veya tavsiyenin herkese tamamen aynı şekilde uygulanmadığını göstermek için çoğunlukla change, vary veya differ gibi fiillerden sonra kullanılır.

Alıştırma

'Farklı kişiler için' anlamına gelen hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The best study routine can change ____.

Cevabı göster

from person to person

and it also differs by age.

2:53

ve yaşa göre de farklılık gösterir.

These are the hours of sleep each age group need according to Health Service of the UK. Kültür

2:55

Bunlar, İngiltere Sağlık Servisi'ne göre her yaş grubunun ihtiyaç duyduğu uyku saatleridir.

Kültür

according to Health Service of the UK. Kaynak belirtmek

According to bir bilginin kaynağını tanıtır. Bu cümlede Health Service of the UK, uykuyla ilgili yönlendirmelerin arkasındaki kurum olarak gösteriliyor; yani konuşan kişi bu sayıları kendi tahmini gibi değil, bu kaynağa ait bilgiler olarak aktarıyor. Bu yapı bir olgunun, önerinin veya iddianın nereden geldiğini belirtmek için kullanılabilir: according to + kişi, rapor, araştırma veya kurum. Kaynağı gösterir, ancak tek başına bilginin doğru olduğunu garanti etmez.

Alıştırma

Bu cümlede according to Health Service of the UK ne işlev görüyor?

  1. Konuşanın kişisel görüşünü verir
  2. Daha uzun uyumanın nasıl mümkün olduğunu açıklar
  3. Bilginin kaynağını belirtir
Cevabı göster

Bilginin kaynağını belirtir

That's why you really want to avoid sacrificing sleep to become an early riser Kalıp ifadeler

2:59

Bu yüzden erken kalkan biri olmak için uykudan fedakarlık etmekten gerçekten kaçınmalısınız

because it will catch up with you. Deyimler

3:03

çünkü bu sizi yakalayacaktır.

Kalıp ifadeler

avoid sacrificing sleep to become an early riser

Avoid sacrificing sleep to become an early riser, sırf erken kalkma hedefine ulaşmak için gerekli uykudan vazgeçmemek gerektiği anlamına gelir. Avoid ifadesinden sonra sacrificing sleep gerund yapısı gelir; to become an early riser ise amacın ne olduğunu açıklar. Sacrifice sleep soyut bir ödünleşmeyi anlatır: başka bir hedef uğruna daha az uyumak. Konuşan kişi bu ödünleşmeyi kaçınılması gereken bir davranış olarak sunar; bu nedenle ifade uykuyu korumaya yönelik güçlü bir tavsiye işlevi görür.

Alıştırma

Bu tür bir tavsiyeyi vermek için avoid + -ing yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Avoid sacrificing sleep just to finish one more chapter.
  2. Avoid sacrifice sleep just to finish one more chapter.
  3. Avoid to sacrifice sleep just to finish one more chapter.
Cevabı göster

Avoid sacrificing sleep just to finish one more chapter.

Deyimler

it will catch up with you: sonradan ortaya çıkan sonuçlar

Bu cümlede catch up with you mecazidir: uykudan fedakârlık etmenin zararlı etkileri hemen ortaya çıkmayabilir ama daha sonra sizi etkiler. Buradaki it, uykudan fedakârlık etmeyi, yani uyku eksikliğini ve sonuçlarını anlatır; sizi kovalayan bir kişiyi anlatmaz. something catches up with someone kalıbı, gecikmiş bir sonucu sonunda kişiye yetişen bir şey gibi sunar. Zamanla biriken alışkanlıklar veya sorunlarla ilgili uyarılarda özellikle yaygındır.

Alıştırma

Gecikmiş olumsuz etkilerin sonunda sizi etkileyeceğini anlatan ifadeyle uyarıyı tamamlayın: You can ignore the stress for a while, but it will ____.

Cevabı göster

catch up with you

You can cut your sleep short to wake up early for a couple of days, Deyimler

3:05

Birkaç gün erken uyanmak için uykunuzu kısabilirsiniz,

Deyimler

cut your sleep short: cut + nesne + short yapısı

Cut your sleep short, uykunuzu normalde gerekenden daha erken bitirip daha az uyumak anlamına gelir. Short bir sonuç tümlecidir: cut eyleminin oluşturduğu daha kısa durumu anlatır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp cut + nesne + short biçimindedir; cut the meeting short bunun bir örneğidir. Yalnızca iki miktarı karşılaştırmak yerine bir şeyi kesmeye veya beklenenden erken bitirmeye odaklanır.

Alıştırma

Bir alarmın şekerlemeyi planlanandan erken bitirdiğini cut + nesne + short yapısıyla anlatan cümle hangisidir?

  1. The alarm stopped us from taking a nap.
  2. The alarm made our nap shorter.
  3. The alarm cut our nap short.
Cevabı göster

The alarm cut our nap short.

but then sleep deprivation will cause you poor concentration, Kelime

3:08

ama sonra uyku yoksunluğu sizde zayıf konsantrasyona,

anxiety,

3:11

kaygıya,

tiredness during the day,

3:12

gün içinde yorgunluğa neden olur,

and it won't be a sleep routine you can maintain.

3:13

ve bu sürdürebileceğiniz bir uyku rutini olmaz.

Kelime

sleep deprivation: çok az uyuma durumu

Sleep deprivation, yeterince uyumama durumudur. Bu cümlede konsantrasyon bozukluğu, kaygı ve gündüz yorgunluğunun nedeni olarak sunulur. Bu ifade yalnızca uykulu hissetmeye değil, ihtiyaç duyulan uykunun eksikliğine odaklanır. Sağlık, tıp ve performansla ilgili konuşmalarda yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki iki sözcüklük sağlık terimiyle tamamlayın: After several nights of too little sleep, ____ affected Maya's concentration.

Cevabı göster

sleep deprivation

If early rising means cutting sleep, Anlatım akışı

3:16

Eğer erken kalkmak uykudan kısmak anlamına geliyorsa,

don't do it.

3:18

bunu yapmayın.

Anlatım akışı

If early rising means cutting sleep, ...: bir karar ölçütü

If ile başlayan yan cümle, önceki tavsiyeyi bir karar ölçütüne dönüştürür. Tek bir koşulu kontrol etmenizi ister: Erken kalkmak uykunuzu azaltmanızı gerektiriyor mu? Gerektiriyorsa don't do it emri geçerlidir. Burada means, “sonucu bu olur” veya “uygulamada bunu gerektirir” anlamındadır; “niyet eder” demek değildir. Cutting sleep, erken kalkmanın sonucunu adlandıran bir -ing yan cümlesidir.

Alıştırma

Cümle hangi karar ölçütünü ifade ediyor?

  1. Erken kalkmak uykunuzu her zaman iyileştirir.
  2. Erken kalkmak daha az uyumanızı gerektiriyorsa erken kalkmayın.
  3. Yeterince uyuduktan sonra bile asla erken kalkmayın.
Cevabı göster

Erken kalkmak daha az uyumanızı gerektiriyorsa erken kalkmayın.

How to fall asleep early using light therapy.

3:19

Işık terapisi kullanarak nasıl erken uyunur.

If you're not used to sleeping early, Dilbilgisi

3:21

Eğer erken uyumaya alışkın değilseniz,

once you're in bed, Kalıp ifadeler

3:23

yatağa girdiğinizde,

falling asleep can be difficult.

3:24

uykuya dalmak zor olabilir.

Dilbilgisi

be used to sleeping: bir etkinliğe alışkın olmak

Be used to + isim veya -ing biçimi, “bir şeye alışkın olmak” anlamına gelir. not used to sleeping early ifadesinde kişi henüz erken uyumaya alışmamıştır. Buradaki to bir edattır; bu nedenle sleep, sleeping biçimine dönüşür. Olumsuz yapı be + not + used to + isim veya -ing biçimidir.

Alıştırma

be used to yapısından sonra sleep fiilinin doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: Leo isn't used to ____ early.

Cevabı göster

sleeping

Kalıp ifadeler

once you're in bed: zaman bağlacı olarak once

Burada once, “bir kez” değil, “-er -mez” veya “-dikten sonra” anlamına gelir. once you're in bed yan cümlesi, uykuya dalmanın zorlaşabileceği zaman noktasını belirler. Bağlaç olarak once, bir zaman koşulunu sonucuna bağlar: once + yan cümle, ana cümle. Gelecek olaylardan söz ederken İngilizcede once yan cümlesinde normalde şimdiki zaman kullanılır: Once you get home, call me.

Alıştırma

“Once the door is locked, the alarm will turn on,” cümlesinde once ne anlama gelir?

  1. Kapı kilitlendikten sonra
  2. Kapı kilitlenmeden önce
  3. Yalnızca bir kez
Cevabı göster

Kapı kilitlendikten sonra

Reducing blue light exposure before bed is helpful. Kelime

3:25

Yatmadan önce mavi ışığa maruz kalmayı azaltmak faydalıdır.

Kelime

Yatmadan önce mavi ışığa maruz kalmayı azaltmak

blue light exposure, mavi ışıkla temas etmeyi veya mavi ışıktan etkilenmeyi ifade eder. Uykuyla ilgili bu cümlede, mavi ışığın kişiye ulaşmasını anlatır; fotoğrafçılıktaki pozlama anlamında değildir. Reducing blue light exposure before bed ifadesi, is helpful ögesinin öznesi olarak kullanılan bir -ing yapısıdır; bu yüzden eylemin tamamı tek bir şey olarak değerlendirilir. Bu yapı bir etkinliğin yararlı veya zararlı olup olmadığını anlatabilir.

Alıştırma

Uyku sağlığı bağlamında blue light exposure ne anlama gelir?

  1. Beyaz ışığı mavi ışığa dönüştürmek
  2. Mavi filtreyle fotoğraf çekmek
  3. Mavi ışıkla temas etmek veya mavi ışıktan etkilenmek
Cevabı göster

Mavi ışıkla temas etmek veya mavi ışıktan etkilenmek

Studies found that warmer colored lights increase melatonin production, Kelime

3:29

Çalışmalar, daha sıcak renkli ışıkların melatonin üretimini artırdığını buldu,

Kelime

Daha sıcak renkli ışıklar melatonin üretimini artırır

warmer colored lights, görünüşte daha sıcak renklere sahip, genellikle sarı, turuncu veya kırmızıya çalan ışıkları ifade eder. warmer ışığın görsel renk sıcaklığını anlatır; lambanın fiziksel olarak ne kadar sıcak olduğunu anlatmaz. warmer colored lights increase melatonin production, özne-fiil-nesne yapısını kullanır: ışıkların vücudun ürettiği melatonin miktarını etkilediğini anlatır. Melatonin, uykululuk ve uyku-uyanıklık döngüsüyle ilişkili bir hormondur.

Alıştırma

warmer colored lights increase melatonin production ifadesinde ışıkların etkisi nedir?

  1. Lambaları fiziksel olarak daha sıcak hâle getirmek
  2. Vücudun daha fazla melatonin üretmesini sağlamak
  3. Vücudun daha az melatonin üretmesini sağlamak
Cevabı göster

Vücudun daha fazla melatonin üretmesini sağlamak

which is the sleep hormone of the body,

3:32

ki bu vücudun uyku hormonudur,

the hormone which makes you more sleepy.

3:34

sizi daha uykulu yapan hormon.

To encourage my body to sleep,

3:36

Vücudumu uyumaya teşvik etmek için,

I make my LED lights warmer colored,

3:38

LED ışıklarımı daha sıcak renkli yapıyorum,

so yellow, orange,

3:41

yani sarı, turuncu,

and red tones.

3:42

ve kırmızı tonlar.

If you don't have access to LED lights, Kalıp ifadeler

3:43

Eğer LED ışıklara erişiminiz yoksa,

then you can just make your room darker by dimming your lights. Kalıp ifadeler

3:45

ışıklarınızı kısarak odanızı daha karanlık hale getirebilirsiniz.

Kalıp ifadeler

don't have access to LED lights: LED ışıkları kullanamamak

don't have access to LED lights ifadesinde have access to, “elde edebilmek veya kullanabilmek” anlamına gelir. Konuşmacı, LED ışıkların kullanımınıza açık olmadığını söylüyor; mutlaka hiçbir LED ışığa sahip olmadığınızı değil. Burada access bir isimdir ve yapı have access to + isim şeklindedir. Bu yapı sahiplikten çok kullanılabilirlik veya izne odaklanır.

Alıştırma

“Kullanabilmek” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: I do not own a printer, but I ____ one at the library.

Cevabı göster

have access to

Kalıp ifadeler

make your room darker by dimming your lights: ışıkları kısarak odayı karanlıklaştırmak

make your room darker, bir değişikliğe neden olmayı göstermek için make + nesne + sıfat yapısını kullanır. Bir eylemin sonucunda oda daha karanlık hâle gelir. by dimming your lights, sonucun nasıl elde edildiğini açıklar. make + nesne + sıfat + by + -ing yapısında make bölümü sonucu, by + -ing ise bu sonucun nasıl elde edildiğini belirtir.

Alıştırma

make + nesne + sıfat ... by + -ing yapısını tamamlayın: You can ____ the text larger ____ increasing the font size.

Cevabı göster

make · by

Also, less exposure to bright lights by reducing screen time on your phone or on your laptop Kelime

3:49

Ayrıca, rahatlamaya başlarken telefonunuzda veya dizüstü bilgisayarınızda ekran süresini azaltarak

as you start winding down should help as well. Öbek fiiller

3:54

parlak ışıklara daha az maruz kalmak da yardımcı olacaktır.

Kelime

telefonda veya dizüstü bilgisayarda screen time

Screen time, telefon ve dizüstü bilgisayar gibi ekranlı cihazları kullanarak geçirdiğiniz süredir. Burada reducing screen time, bu cihazları daha az kullanmak anlamına gelir. by ile başlayan bölüm yöntemi gösterir: cihaz kullanımını azaltarak parlak ışığa daha az maruz kalırsınız. Sonuç + by + -ing yapısı, bir sonucun nasıl elde edildiğini açıklar.

Alıştırma

Cümleyi ekranlı cihazları kullanarak geçirilen süreyi belirten standart ifadeyle tamamlayın: Parents often set limits on their children's ____.

Cevabı göster

screen time

Öbek fiiller

as you start winding down: gevşemeye başlarken

Wind down, özellikle günün sonuna doğru giderek sakinleşmek ve daha az hareketli hâle gelmek anlamına gelir. Bu cümlede start winding down, gevşemeye ve dinlenmeye hazırlanmaya başlamak demektir. As, tavsiyenin geçerli olduğu zamanı belirtir. Should help as well, parlak ışığa maruz kalmayı azaltmanın da yararlı olması beklendiğini anlatır.

Alıştırma

Cümleyi “kademeli olarak gevşemek” anlamındaki phrasal verb ile tamamlayın: After the school concert, we sat quietly and began to ____.

Cevabı göster

wind down

I choose to just not bring my phone into my bed

3:57

Telefonumu yatağıma getirmemeyi seçiyorum

so I don't scroll on TikTok and Instagram aimlessly

3:59

böylece uyumam gerekirken

whilst I'm supposed to sleep. Dilbilgisi

4:02

TikTok ve Instagram'da amaçsızca gezinmiyorum.

Dilbilgisi

I'm supposed to sleep: be supposed to + fiil

Be supposed to + fiilin yalın hâli, bir eylemin plan, kural, görev veya normal kabul edilen durum nedeniyle beklendiğini anlatır. I'm supposed to sleep cümlesinde o anda beklenen eylem uyumaktır. Burada ifade, olması gereken şey ile gerçekte olabilecek şeyi de karşılaştırır: Konuşan kişi uyumak yerine telefonda gezinebilir. Bu yapı, bir beklentiye uyulmadığını belirtmek için sıkça kullanılır.

Alıştırma

Zamanında gerçekleşmeyen planlı bir olay için be supposed to yapısının doğru geçmiş biçimini yazın: The bus ____ arrive at eight, but it was late.

Cevabı göster

was supposed to

You can also make use of lights when you wake up in the morning. Kalıp ifadeler

4:04

Sabah uyandığınızda da ışıktan faydalanabilirsiniz.

Kalıp ifadeler

make use of lights: make use of + isim

Make use of, mevcut olan bir şeyi çoğunlukla yararlı veya etkili biçimde kullanmak demektir. Make use of lights ifadesinde kullanılan kaynak ışıklardır. Bu kelimeler tek bir ifade oluşturur; make burada “yaratmak” anlamına gelmez. İfade çoğu zaman zaten mevcut olan bir imkândan yararlanma anlamı katar.

Alıştırma

“Mevcut bir kaynağı etkili biçimde kullanmak” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyi yazın: We can ____ the empty room for our club.

Cevabı göster

make use of

This is actually part of a treatment called light therapy in medicine Kültür

4:07

Bu aslında tıpta ışık terapisi adı verilen bir tedavinin parçasıdır

and it's used in patients with sleep disorders.

4:10

ve uyku bozukluğu olan hastalarda kullanılır.

Kültür

light therapy ... uyku bozukluğu olan hastalar

Burada light therapy, planlı olarak ışığa maruz kalmayı kullanan tıbbi bir tedavinin adıdır. Uykuyu etkileyen sağlık sorunları olan bazı uyku bozukluğu hastalarında kullanılabilir. Cümle, ışıklandırma tavsiyesine tıbbi bir arka plan kazandırır. Evde ışıkta yapılan basit bir değişiklik bu fikirden esinlenebilir, ancak kendiliğinden resmî bir tedavi planıyla aynı olmaz.

Alıştırma

Bu cümlede light therapy ifadesini en iyi açıklayan seçenek hangisidir?

  1. Planlı olarak ışığa maruz kalmayı kullanan tıbbi bir tedavidir.
  2. Uyumak yerine uyanık kalma yöntemidir.
  3. Evde herhangi bir lambanın sıradan biçimde kullanılmasıdır.
Cevabı göster

Planlı olarak ışığa maruz kalmayı kullanan tıbbi bir tedavidir.

You can create light therapy at home for cheap Kelime

4:13

Evde ucuza ışık terapisi oluşturabilirsiniz

by just doing the opposite of what you do in the evening.

4:15

sadece akşam yaptığınızın tam tersini yaparak.

Kelime

at home for cheap: evde çok az para harcayarak

at home for cheap ifadesinde at home, etkinliğin nerede gerçekleştiğini belirtirken for cheap “çok az para harcayarak” veya “düşük maliyetle” anlamına gelir. For cheap günlük ve samimi bir ifadedir. Burada cheap, for cheap kalıbının parçasıdır; home kelimesini nitelemez.

Alıştırma

Gündelik cümleyi “çok az para harcayarak” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: We made these decorations ____ using recycled paper.

Cevabı göster

for cheap

So, when you first wake up in the morning,

4:18

Yani, sabah ilk uyandığınızda,

make your lights cooler colored like blue or cool white Kelime

4:20

ışıklarınızı mavi veya soğuk beyaz gibi daha soğuk renkli yapın

or you could just make your room brighter by turning on your lights.

4:24

veya ışıklarınızı açarak odanızı daha parlak hale getirebilirsiniz.

Kelime

Işıkları mavi veya soğuk beyaz gibi daha soğuk tonlu yapmak

make your lights cooler colored ifadesinde make + nesne + tamamlayıcı yapısı kullanılır. Bu yapı, ışıkların görünüşte daha soğuk bir renge dönüştürülmesini anlatır. Buradaki cooler colored, lambanın gerçek sıcaklığının daha düşük olması değil, mavimsi veya soğuk beyaz bir renk görünümüdür. Like sözcüğü somut örnekleri tanıtır.

Alıştırma

Bu cümlede make your lights cooler colored ne anlama geliyor?

  1. renk değişmeden parlaklığın artması
  2. daha mavimsi veya soğuk beyaz bir renge değişim
  3. lambanın gerçek sıcaklığının düşmesi
Cevabı göster

daha mavimsi veya soğuk beyaz bir renge değişim

And it helps you feel more energized and alert during the day. Kalıp ifadeler

4:27

Ve bu gün içinde daha enerjik ve tetikte hissetmenize yardımcı olur.

Kalıp ifadeler

feel more energized and alert: kendini daha enerjik ve uyanık hissetmek

make your lights cooler colored ifadesi make + nesne + tamamlayıcı yapısını kullanır. Bu yapı, ışıkların görünüşte daha soğuk bir renge dönüştürülmesini anlatır. Buradaki cooler colored, lambanın gerçek sıcaklığının daha düşük olması değil, mavimsi veya soğuk beyaz bir görünümüdür. Like somut örnekleri tanıtır.

Alıştırma

Daha fazla enerjin olduğunu ve dikkat etmeye daha hazır olduğunu anlatmak için şu cümleyi doğal biçimde tamamlayan ifadeyi seç: After a short break, I feel ____.

  1. more sleepy and distracted
  2. more energized and alert
  3. an alert
Cevabı göster

more energized and alert

Morning routines and waking up with a plan.

4:30

Sabah rutinleri ve bir planla uyanmak.

Having a goal and a plan motivates you Dilbilgisi

4:32

Bir amaca ve plana sahip olmak sizi motive eder

and makes it easy to get up. Dilbilgisi

4:35

ve kalkmayı kolaylaştırır.

Dilbilgisi

Having a goal and a plan motivates you: özne olarak kullanılan gerund öbeği

Having a goal and a plan, özne olarak kullanılan bir gerund öbeğidir. Bir hedefe ve plana sahip olma durumunu anlatır; buradaki having, şimdiki zaman yapısının bir parçası değildir. Öbeğin tamamı tek bir düşünce olarak ele alındığı için fiil tekil biçimdedir: motivates. Bu yapı, bir etkinliği veya durumu adlandırıp ardından onun etkisini belirtmeyi sağlar.

Alıştırma

Gerund öbeğinin özne olması için İngilizce cümleyi have fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ a clear plan helps you begin.

Cevabı göster

Having

Dilbilgisi

makes it easy to get up: make it + adjective + to do kalıbı

makes it easy to get up ifadesinde make, make + it + adjective + to-infinitive kalıbını izler. İfade, kalkma eylemini kolay hâle getirmek anlamına gelir. Burada it, nesne konumunu dolduran geçici bir nesnedir; kolay olarak değerlendirilen asıl eylemi ise to get up belirtir. Bu kalıp, bir şeyin bir eylemin zorluğunu, güvenliğini veya kolaylığını nasıl değiştirdiğini açıklamak için kullanılır.

Alıştırma

İngilizce cümleyi make it easy to do kalıbıyla ve make, easy, find sözcüklerini kullanarak tamamlayın: A color-coded folder ____ your notes.

Cevabı göster

makes it easy to find

So, understand why you want to wake up early in the first place. Kalıp ifadeler

4:36

Bu yüzden, en başta neden erken uyanmak istediğinizi anlayın.

Kalıp ifadeler

in the first place ... asıl neden

In the first place, bir şeyin başlangıçtaki veya asıl nedenini belirtir. Bu cümlede dinleyeni başlangıçtaki güdüye geri götürür: en başta neden erken kalkmak istiyorsun? Konuşan kişi ilk nedeni veya amacı sorgulamak istediğinde bu ifade why sorusunun ya da ilgili bir cümlenin sonunda sıkça kullanılır; fiziksel bir yeri veya sıralamadaki ilk konumu anlatmaz.

Alıştırma

Why did you take that job in the first place? cümlesinde in the first place neyi ifade eder?

  1. ilk fiziksel yer
  2. başlangıçtaki neden veya amaç
  3. sıralamadaki ilk adım
Cevabı göster

başlangıçtaki neden veya amaç

For example, because you want to get ahead of your revision before school Öbek fiiller

4:40

Örneğin, okuldan önce tekrar çalışmalarınızda öne geçmek istediğiniz için

Öbek fiiller

get ahead of your revision ... ders tekrarında erkenden ilerlemek

Get ahead of, bir görev acil hâle gelmeden veya gereken işin son teslim tarihi gelmeden önce erken ilerleme kaydetmek demektir. Get ahead of your revision, sınav tekrarına erken başlayıp bu çalışmayı ilerletmek anlamına gelir; yalnızca biraz tekrar yapmak demek değildir. Britanya'daki okul İngilizcesinde revision genellikle sınavlara çalışmak anlamına gelir. Bu nedenle ifadenin tamamı önceden hazırlanma fikrini verir.

Alıştırma

Bu okul bağlamında get ahead of your revision ne anlama gelir?

  1. geride kalan işleri telafi etmek
  2. ilerlemeyle ilgili bir anlam olmadan çalışmaya başlamak veya devam etmek
  3. sınav hazırlığında erkenden ilerlemek
Cevabı göster

sınav hazırlığında erkenden ilerlemek

or exercise before work

4:43

veya işten önce egzersiz yapmak

or just have time to meditate and pray before leaving home.

4:45

veya evden çıkmadan önce meditasyon ve dua etmek için zaman ayırmak.

Having a morning routine sets the tone for the day Deyimler

4:48

Bir sabah rutinine sahip olmak günün tonunu belirler

Deyimler

sets the tone for the day: günün havasını belirler

Burada sets the tone for the day, “günün geri kalanını etkilemesi muhtemel genel havayı ve yönü oluşturur” anlamına gelir. Tone burada mecazidir; ses perdesi veya ses niteliği anlamına gelmez. Bir deneyimin başlangıcı, devamında olacakların havasını belirleyebilir. Bu cümlede sabah rutini, günü daha düzenli ve amaçlı hissettiren erken bir etki olarak sunulur.

Alıştırma

Cümleyi set the tone for ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: A friendly welcome ____ a positive meeting.

Cevabı göster

sets the tone for

and it gives a sense of structure and purpose, Kalıp ifadeler

4:51

ve bir yapı ve amaç duygusu verir,

which can help improve overall productivity of your day.

4:53

ki bu gününüzün genel üretkenliğini artırmaya yardımcı olabilir.

Kalıp ifadeler

a sense of structure and purpose: düzen ve amaç duygusu

a sense of structure and purpose ifadesinde sense, beş fiziksel duyudan biri değil, bir his veya farkındalık anlamına gelir. Structure, etkinliklerin düzenli ve öngörülebilir olduğu hissidir; purpose ise açık bir neden veya hedef bulunduğu hissidir. give a sense of + soyut isim kalıbı, bir şeyin zihinde yarattığı etkiyi anlatır. Burada rutin, günü hem düzenli hem anlamlı hissettirir.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve “açık bir düzen ile harekete geçmek için bir neden duygusu” anlamına gelen tam ifadeyle tamamlayın: A weekly plan can give the team ____.

Cevabı göster

a sense of structure and purpose

And when you're being consistent with your morning routine,

4:56

Ve sabah rutininizde tutarlı olduğunuzda,

your body becomes used to the schedule Dilbilgisi

4:59

vücudunuz programa alışır

Dilbilgisi

becomes used to the schedule: programa zamanla alışmak

Become used to, bir şeye alışık olmama durumundan onu normal veya tanıdık bulmaya doğru kademeli bir değişimi anlatır. Buradaki becomes, vücudun düzenli bir sabah programına zamanla uyum sağladığını gösterir. Be/become/get used to yapılarında to bir edattır. Ardından isim, zamir veya -ing biçimi gelir: used to the schedule ya da used to waking up early.

Alıştırma

Hangi cümle, saat altıda uyanmanın zamanla alışıldık hâle geldiğini doğru biçimde anlatır?

  1. After a month, Leo used to waking up at six.
  2. After a month, Leo became used to wake up at six.
  3. After a month, Leo became used to waking up at six.
Cevabı göster

After a month, Leo became used to waking up at six.

and helps you naturally wake up at the same time each day.

5:01

ve her gün aynı saatte doğal olarak uyanmanıza yardımcı olur.

For me, early morning is the time where I can focus and learn the best,

5:04

Benim için sabahın erken saatleri en iyi odaklanıp öğrenebildiğim zamandır,

so I prioritize getting as much studying done as possible. Dilbilgisi

5:08

bu yüzden mümkün olduğunca çok çalışmayı bitirmeye öncelik veriyorum.

Dilbilgisi

prioritize getting as much studying done as possible: mümkün olduğunca çok çalışmayı tamamlamaya öncelik vermek

Prioritize + -ing, bir eylemi daha önemli görmek ve ona zaman ayırmak anlamına gelir. Buradaki prioritize getting ... done, daha az önemli şeylerden önce çalışma işini tamamlamayı seçmek demektir. Get as much + sayılamayan etkinlik veya iş + done as possible kalıbı, uygulanabilir en büyük miktarı tamamlamak anlamına gelir. Studying burada sayılamayan bir etkinlik miktarıdır; bu nedenle many değil much kullanılır. Son as, possible ile bağlantılıdır.

Alıştırma

Cümleyi prioritize, much ve done ile tamamlayın: I ____ getting as ____ paperwork ____ as possible before the office opens.

Cevabı göster

prioritize · much · done

If you want to see my 3:00 a.m. morning routine,

5:11

Eğer sabah 3:00 rutinimi görmek isterseniz,

you can watch it here.

5:13

buradan izleyebilirsiniz.

Exercise.

5:14

Egzersiz.

It's well known that exercise has lots of benefits

5:15

Egzersizin birçok faydası olduğu iyi bilinir

and one of them is that it increases sleep quality and helps you fall asleep faster. Kalıp ifadeler

5:18

ve bunlardan biri de uyku kalitesini artırması ve daha hızlı uykuya dalmanıza yardımcı olmasıdır.

Kalıp ifadeler

increases sleep quality ... helps you fall asleep kullanımı

Increases sleep quality, uykuyu daha iyi veya daha dinlendirici hâle getirmek demektir. Sleep quality, yalnızca yatakta kaç saat geçirildiğini değil, ne kadar iyi uyunduğunu anlatır. Helps you fall asleep, uyanık durumdan uykuya geçmeyi kolaylaştırmak demektir. Kalıp help + kişi + fiilin yalın hâli şeklindedir; bu yüzden helps you fall kullanılır. Faster, fall asleep ifadesini niteler ve bu geçişin daha çabuk gerçekleştiğini gösterir. İki bölüm, daha iyi uyumayı ve daha hızlı uykuya dalmayı anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle bir alışkanlığın uykuyu iyileştirip kişinin daha çabuk uykuya dalmasına yardımcı olabileceğini söylüyor?

  1. It can increase sleep quality and help you fall asleep faster.
  2. It can increase sleep duration and help you wake up earlier.
  3. It can lower sleep quality and keep you awake longer.
Cevabı göster

It can increase sleep quality and help you fall asleep faster.

Exercise affects your body clock by increasing body temperature

5:22

Egzersiz vücut ısısını artırarak

and by producing adrenaline rush, Kelime

5:26

ve adrenalin patlaması üreterek vücut saatinizi etkiler,

which makes you more awake and alert.

5:28

bu da sizi daha uyanık ve tetikte yapar.

Kelime

producing adrenaline rush: an adrenaline rush kullanımı

An adrenaline rush, adrenalinin yol açtığı ani bir fiziksel enerji, heyecan veya tetikte olma dalgasıdır. Burada producing adrenaline rush, kişiyi daha uyanık bırakabilen bu güçlü tepkiye yol açmak anlamındadır. Standart günlük İngilizcede rush bu ifadede sayılabilen bir isimdir; bu yüzden tek bir tepki için normalde an adrenaline rush denir. Vurgulanan ifadede an eksiktir. Kendi cümlenizi kurarken produce an adrenaline rush kullanın.

Alıştırma

Cümleyi ani bir heyecan ve tetikte olma dalgasını anlatan hedef ifadeyle tamamlayın: The starting signal gave me ____.

Cevabı göster

an adrenaline rush

That's why it's recommended to exercise in the morning or early afternoon. Dilbilgisi

5:30

Bu yüzden sabah veya öğleden sonra erken saatlerde egzersiz yapılması önerilir.

Dilbilgisi

it's recommended to exercise: nesnel bir öneri

it's recommended to exercise ifadesinde it biçimsel öznedir; to exercise ise önerilen eylemi belirtir. Edilgen yapı, tavsiyeyi kimin verdiğini söylemez; çünkü odak tavsiyenin kendisidir. It is recommended to + fiilin yalın hâli kalıbı, doğrudan emir vermek yerine genel ya da kanıta dayalı bir yönlendirme sunar.

Alıştırma

It is recommended to + fiilin yalın hâli kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: It ____ check the weather before a long hike.

Cevabı göster

is recommended to

Avoid doing high-intensity exercise within an hour of bedtime Kalıp ifadeler

5:33

Yatmadan önceki bir saat içinde yüksek yoğunluklu egzersiz yapmaktan kaçının

Kalıp ifadeler

within an hour of bedtime: yatmadan önceki bir saatlik aralık

Bu tavsiyede within an hour of bedtime, planlanan uyku saatinden önceki son bir saat içinde demektir. Yatma saati 22.00 ise 21.30 bu aralığın içindedir. within + süre + of + referans noktası yapısı, o noktaya olan zaman uzaklığı için bir üst sınır belirler. Yönü çevredeki bağlam gösterir; burada egzersiz ve yatma saatiyle ilgili tavsiye, uykudan önceki bir saati anlatır.

Alıştırma

Yatma saati 22.00. Bu tavsiyeye göre hangi saat within an hour of bedtime kapsamındadır?

  1. 19.00
  2. 20.30
  3. 21.30
Cevabı göster

21.30

as it can keep you up at night. Öbek fiiller

5:37

çünkü bu sizi gece uyanık tutabilir.

Öbek fiiller

can keep you up at night: gece uyutmamak

Keep someone up at night, biri uyumak istediği hâlde onun uyanık kalmasına neden olmak demektir. Bu cümlede can keep you up at night, söz konusu şeyin uyumanızı engelleyebileceğini anlatır. Buradaki up, ‘daha yüksek bir konumda’ değil, ‘uyanık’ anlamındadır. Yeniden kullanılabilir kalıp something keeps someone up (at night) şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi keep me up at night ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The barking dog ____.

Cevabı göster

kept me up at night

For longer lasting results,

5:39

Daha uzun süreli sonuçlar için,

move your body clock slowly. Deyimler

5:40

vücut saatinizi yavaşça hareket ettirin.

Deyimler

move your body clock slowly: biyolojik saatinizi yavaş yavaş ayarlamak

Body clock, uyku ve uyanıklık saatlerinizi belirleyen doğal günlük ritminizdir. Move your body clock, bu zamanlamayı daha erkene veya daha geçe kaydırmak demektir; move burada mecazidir ve gerçek bir saati fiziksel olarak hareket ettirmeyi anlatmaz. Slowly, değişikliği bir kerede değil küçük adımlarla yapmayı anlatır. Bu fikir, yatma ve uyanma saatlerinizi değiştirirken kullanılabilir.

Alıştırma

Bu tavsiyede move your body clock slowly ne anlama gelir?

  1. Evinizdeki tüm saatlerin daha yavaş çalışmasını sağlayın.
  2. Uyuduğunuz ve uyandığınız saatleri kademeli olarak değiştirin.
  3. Yavaş yürürken bir saat taşıyın.
Cevabı göster

Uyuduğunuz ve uyandığınız saatleri kademeli olarak değiştirin.

So, advance your bedtime a bit earlier each night Kelime

5:42

Yani, yatma saatinizi her gece biraz daha erkene alın

until the desired bedtime is reached. Dilbilgisi

5:45

istenen yatma saatine ulaşılana kadar.

Kelime

Her gece yatma saatini biraz daha erkene almak

advance your bedtime a bit earlier each night, her gece yatma saatini biraz daha erkene almak anlamına gelir. Buradaki advance, planlanmış bir zamanı daha erkene taşımak için kullanılan geçişli bir fiildir; ilerlemek anlamında değildir. A bit earlier each night, değişikliğin kademeli olduğunu gösterir: yatma saati her gece bir kerede çok fazla değil, biraz erkene alınır.

Alıştırma

Her gece yatma saatini on beş dakika erkene almak anlamına gelen cümle hangisidir?

  1. Advance your bedtime by fifteen minutes each night.
  2. Delay your bedtime by fifteen minutes each night.
  3. Keep your bedtime at the same time each night.
Cevabı göster

Advance your bedtime by fifteen minutes each night.

Dilbilgisi

İstenen yatma saatine ulaşılana kadar

until the desired bedtime is reached, kademeli ayarlamanın son noktasını gösterir. Yatma saati hedeflenen zamana gelene kadar erkene alınır; bu noktaya ulaşıldığında ayarlama durur. Is reached edilgen çatıdır. Dilbilgisel özne desired bedtime'dır ve cümle, kimin ulaştığına değil hedefin gerçekleşmesine odaklanır. Desired burada istenen veya hedef olarak belirlenen anlamındadır.

Alıştırma

Hedef durumun son nokta olduğunu göstermek için until ve edilgen yan cümleyi doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Keep adjusting the schedule until the target bedtime reaches.
  2. Keep adjusting the schedule until you reach the target bedtime.
  3. Keep adjusting the schedule until the target bedtime is reached.
Cevabı göster

Keep adjusting the schedule until the target bedtime is reached.

For example, go to bed at midnight one night,

5:47

Örneğin, bir gece gece yarısı yatın,

then 11:45 the next,

5:49

sonraki gece 11:45,

then 11:30 the following night,

5:51

sonraki gece 11:30,

and so on.

5:53

ve bu şekilde devam edin.

Doing this progressive change in your sleep routine Kelime

5:54

Uyku rutininizde bu aşamalı değişikliği yapmak

will help your body adapt more easily.

5:57

vücudunuzun daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olacaktır.

Kelime

this progressive change in your sleep routine: uyku düzeninde aşamalı ayarlama

Burada progressive, değişimin bir anda değil, zaman içinde küçük aşamalarla gerçekleştiği anlamına gelir. This, yatma saatini her gün biraz erkene almak gibi daha önce belirtilen belirli ve adım adım bir ayarlamaya gönderme yapar; tek seferde büyük bir değişiklik anlamına gelmez. in your sleep routine, ayarlanan alanın uyku düzeni olduğunu belirtir. Genel fikir, alışkanlıkları yavaş yavaş değiştirmenin vücuda uyum sağlaması için zaman vermesidir.

Alıştırma

Burada this progressive change in your sleep routine ne anlama geliyor?

  1. Düzeni azar azar ayarlamak
  2. Düzeni her gece farklı bir şekilde değiştirmek
  3. Bütün düzeni bir anda değiştirmek
Cevabı göster

Düzeni azar azar ayarlamak

Consistency.

5:59

Tutarlılık.

Keeping your night routine consistent and following bedtime rituals are useful. Kalıp ifadeler

6:00

Gece rutininizi tutarlı tutmak ve yatma vakti ritüellerini takip etmek yararlıdır.

Kalıp ifadeler

following bedtime rituals: tekrarlanan yatma rutinini uygulamak

Burada bedtime rituals; diş fırçalamak, ışıkları kısmak veya kitap okumak gibi uyumadan önce tekrarlanan tanıdık etkinliklerdir. Ritual her zaman dinî tören anlamına gelmez; günlük yaşam bağlamında belirli bir düzeni olan alışılmış bir rutin anlamına da gelebilir. Following bedtime rituals, bu etkinlikleri uygulamak veya sürdürmek demektir. Following, Keeping your night routine consistent ile eş görevde kullanılan bir -ing biçimidir ve ikisi birlikte iki yararlı alışkanlığı adlandırır.

Alıştırma

Bu cümlede following bedtime rituals ne anlama geliyor?

  1. Uyumadan önce tanıdık bir etkinlik dizisini tekrarlamak
  2. Gece resmî bir dinî törene katılmak
  3. Yatağa giden birinin arkasından yürümek
Cevabı göster

Uyumadan önce tanıdık bir etkinlik dizisini tekrarlamak

For example, simple stuff like brushing your teeth,

6:04

Örneğin, dişlerinizi fırçalamak,

putting on your pajamas,

6:07

pijamalarınızı giymek gibi basit şeyler,

whatever you usually do before going to bed,

6:09

yatmadan önce genellikle ne yapıyorsanız,

do it a bit earlier.

6:11

bunu biraz daha erken yapın.

This reinforces in your mind that it is bedtime. Kalıp ifadeler

6:12

Bu zihninizde yatma vakti olduğunu pekiştirir.

Kalıp ifadeler

reinforces in your mind that it is bedtime: yatma vaktinin geldiği düşüncesini zihinde pekiştirmek

Buradaki This, yatmadan önce yapılan etkinlikleri daha erken tamamlamayı ifade eder. Reinforces, “bir düşünceyi veya işareti tekrar yoluyla güçlendirir” demektir. Bu rutin, uyuma vaktinin geldiğini bildiren zihinsel mesajı güçlendirir. In your mind, güçlenmenin zihinde gerçekleştiğini; that it is bedtime ise mesajın içeriğini gösterir. idea veya signal gibi bir nesne bağlamdan anlaşılır. Daha açık bir biçim This reinforces the idea in your mind that it is bedtime olur.

Alıştırma

Burada “reinforces in your mind that it is bedtime” ne anlama gelir?

  1. Uyuma vaktinin geldiği mesajını zihinde daha sağlam hâle getirir.
  2. Yatma saatini daha erken bir saate taşır.
  3. Yatma vaktinin yaklaştığını unutmanıza yardımcı olur.
Cevabı göster

Uyuma vaktinin geldiği mesajını zihinde daha sağlam hâle getirir.

Diet.

6:15

Beslenme.

Eating late at night or too close to bedtime can keep you awake, Kalıp ifadeler

6:16

Gece geç saatlerde veya yatma vaktine çok yakın yemek yemek sizi uyanık tutabilir,

Kalıp ifadeler

too close to bedtime: uygun olmayacak kadar kısa bir zaman aralığı

Burada or, yemek için ikinci bir riskli zamanı ekler: yalnızca gece geç saatleri değil, uykuya kadar çok az zaman kalan bir anı da belirtir. Close to fiziksel mesafeyi değil, zamansal yakınlığı anlatır. Too aşırı bir dereceyi gösterir; bu nedenle too close to bedtime, kısa zaman aralığının sorun yaratabileceğini ifade eder. Close to bedtime tek başına tarafsız olabilir.

Alıştırma

Hangi cümle uyumadan önceki zaman aralığının çok kısa olduğunu ve sorun yaratabileceğini açıkça söyler?

  1. Do not keep coffee close to the bed.
  2. I often drink tea close to bedtime.
  3. Do not drink coffee too close to bedtime.
Cevabı göster

Do not drink coffee too close to bedtime.

especially if it's a big meal.

6:19

özellikle büyük bir öğünse.

Your body will be focused on digesting the food Dilbilgisi

6:21

Vücudunuz rahatlamak ve uykuya hazırlanmak yerine

rather than relaxing and preparing for sleep.

6:24

yemeği sindirmeye odaklanacaktır.

Dilbilgisi

focused on doing A rather than doing B: B'yi yapmak yerine A'yı yapmaya odaklanmak

Be focused on doing something, birinin dikkatinin veya faaliyetinin esas olarak o eyleme yöneldiğini ifade eder. Burada vücudun faaliyetini anlatır; vücudun bilinçli bir seçim yaptığı anlamına gelmez. on burada bir edat olduğu için ardından -ing biçimi gelir: digesting. Rather than, bu cümlede gerçekleşmeyen ya da ana odak olmayan diğer eylemi veya durumu tanıtır. digesting the food ile relaxing and preparing for sleep ifadelerini karşılaştırır. digesting, relaxing ve preparing paralel -ing biçimleridir.

Alıştırma

Karşıtlığı, bu derste geçen ve “yerine” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: I spent the evening reading ____ scrolling through my phone.

Cevabı göster

rather than

I usually eat my last meal of the day at least three hours before bed. Kalıp ifadeler

6:26

Genellikle günün son öğününü yatmadan en az üç saat önce yerim.

Kalıp ifadeler

Günün son öğünü ... yatmadan en az üç saat önce

Last meal of the day ifadesi, o gün yediğiniz son öğün anlamına gelir. at least three hours before bed zaman ifadesi bu öğünün ne zaman yendiğini belirtir. At least bir alt sınır koyar. Yatmaya kadar olan süre üç saat veya daha fazladır; dolayısıyla cümle tam olarak üç saat anlamına gelmez.

Alıştırma

Leo 6:00 p.m.'de yemek yiyor ve 10:00 p.m.'de yatıyor. Zamanlamayı doğru açıklayan cümle hangisidir?

  1. Leo eats his last meal of the day exactly three hours before bed.
  2. Leo eats his last meal of the day at least three hours before bed.
  3. Leo eats his last meal of the day less than three hours before bed.
Cevabı göster

Leo eats his last meal of the day at least three hours before bed.

Also, avoiding caffeine and sugary food in the evening

6:30

Ayrıca, akşamları kafein ve şekerli yiyeceklerden kaçınmak

improves quality of sleep as well.

6:33

uyku kalitesini de artırır.

So, why do I wake up early?

6:35

Peki, neden erken uyanıyorum?

Many people in my comments seem worried because I wake up at 3:00 a.m. every day,

6:37

Yorumlarımdaki birçok insan her gün sabah 3:00'te uyandığım için endişeli görünüyor,

but I've been living like this for over 20 years now. Dilbilgisi

6:41

ama ben 20 yıldan fazladır böyle yaşıyorum.

Dilbilgisi

I've been living like this for...: şimdiye kadar devam etme

I've been living like this... ifadesindeki have been + living, present perfect continuous yapısıdır. Bu yaşam biçiminin geçmişte başlayıp bitmiş bir döneme ait olmadığını, şu ana kadar devam ettiğini gösterir. For over 20 years sürenin uzunluğunu belirtir; now ise durumun hâlâ geçerli olduğunu vurgular. Like this, daha önce anlatılan çok erken uyanma düzenine gönderme yapar. Başka durumlara aktarılabilecek yapı have/has been + fiil-ing + for + süre şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi live fiilinin present perfect continuous biçimiyle tamamlayın: I ____ like this for over twenty years now.

Cevabı göster

have been living

I'm naturally a morning person.

6:44

Ben doğal olarak sabah insanıyım.

My default is to wake up early. Dilbilgisi

6:46

Benim varsayılanım erken uyanmaktır.

Dilbilgisi

My default is to...: kişinin olağan düzeni

My default is to wake up early cümlesinde default, önceden ayarlanmış bir seçeneğe dayanan mecazlı bir kullanımdır. Bir kişi için kullanıldığında, farklı bir seçim yaptıran özel bir durum olmadıkça ortaya çıkan olağan düzeni anlatır. My default is to + fiilin yalın hâli, alışılmış bir seçimi veya doğal ilk tepkiyi kısa biçimde anlatır. Burada erken uyanmak konuşanın normal düzenidir; bir cihaz ayarı veya zorunluluk değildir.

Alıştırma

Burada "My default is to wake up early" ne anlama geliyor?

  1. Rutinimi değiştiren bir şey olmadıkça normalde erken uyanırım.
  2. Belirli bir günde erken uyanmak zorundayım.
  3. Bir cihaz beni erken uyandırmak üzere programlanmıştır.
Cevabı göster

Rutinimi değiştiren bir şey olmadıkça normalde erken uyanırım.

I'm embracing what works best for me and my schedule, Kalıp ifadeler

6:48

Benim ve programım için en iyi çalışanı benimsiyorum,

Kalıp ifadeler

Embracing what works best for me and my schedule: bana en uygun yöntemi benimsemek

Burada embracing, bir şeyi fiziksel olarak kucaklamak demek değildir. Bir yaklaşımı etkin biçimde kabul edip kullanmayı seçmek demektir. What works best for me and my schedule, konuşanın hem ihtiyaçlarına hem de kullanabileceği zamana uyan düzeni anlatır. İfade bir bütün olarak bu düzeni herkesin uyması gereken bir kural değil, kişisel ve uygulanabilir bir seçim olarak sunar.

Alıştırma

Vurgulanan cümleyi en iyi açıklayan seçenek hangisidir?

  1. Yazılı programımı fiziksel olarak kucaklıyorum.
  2. Kendime ve programıma en uygun yaklaşımı etkin biçimde seçiyorum.
  3. Bana uymayan bir programa istemeyerek katlanıyorum.
Cevabı göster

Kendime ve programıma en uygun yaklaşımı etkin biçimde seçiyorum.

and I hope you do the same,

6:51

ve umarım siz de aynısını yaparsınız,

whether it means waking up late or early. Dilbilgisi

6:52

ister geç ister erken uyanmak anlamına gelsin.

Dilbilgisi

Whether it means waking up late or early: ister geç ister erken uyanmak anlamına gelsin

whether it means A or B kalıbı, ana düşünceyi gerçekleştirmenin iki yolunun da kapsandığını anlatır. Burada A ve B, birbirine paralel -ing ifadeleri olan waking up late ve waking up early bölümleridir. Bu bağlamda it, kişinin kendi programına uygun olanı seçmesine işaret eder. Bu nedenle do the same, “benimle tam olarak aynı saatte uyan” değil, “senin için uygun olanı seç” demektir. Bu kalıp tek bir seçeneği dayatmak yerine öneriyi esnek hâle getirir.

Alıştırma

“Hangi biçimi alırsa alsın” anlamına gelen üç sözcüklük ders kalıbıyla tamamla: Choose a routine that fits you, ____ exercising before breakfast or after school.

Cevabı göster

whether it means

If you want to find out about your body clock, Öbek fiiller

6:55

Eğer vücut saatiniz hakkında bilgi edinmek isterseniz,

you can check out the questionnaire I put in the description. Öbek fiiller

6:57

açıklamaya koyduğum ankete göz atabilirsiniz.

Öbek fiiller

find out about your body clock: vücut saatiniz hakkında bilgi edinmek

Find out about + konu, geniş kapsamlı bir konu hakkında bilgi edinmek anlamına gelir. Genellikle daha önce bilmediğiniz şeyleri öğrenmek için bakmayı, okumayı, soru sormayı veya araştırma yapmayı ifade eder. Burada your body clock bilgi edinilecek konudur ve anket bunu öğrenmenin bir yoludur. Find out, fiziksel bir saatin yerini bulmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle, bu rehberi yerel hizmetler hakkında genel bilgi edinmek için kullanmak anlamına gelir?

  1. Use this guide to find out when local services close.
  2. Use this guide to find out about local services.
  3. Use this guide to find local services.
Cevabı göster

Use this guide to find out about local services.

Öbek fiiller

can check out the questionnaire ... in the description: açıklamadaki ankete göz atmak

Burada check out, bir kaynağa bakmak veya onu incelemek anlamına gelir. Can ile kullanıldığında samimi ve baskı yaratmayan bir öneri olur. İzleyiciyi anketi açıp incelemeye davet eder, ancak tek başına anketi cevaplayıp göndermek anlamına gelmez. I put in the description, hangi anketten söz edildiğini belirtir. Bir videoda the description, videoya bağlı açıklama metni alanıdır ve genellikle bağlantılar veya ek kaynaklar içerir.

Alıştırma

You can check out the questionnaire in the description cümlesinde check out, izleyiciden ne yapmasını ister?

  1. Ankete bakmak veya anketi incelemek
  2. Her soruyu cevaplayıp anketi göndermek
  3. Anket için ödeme yapmak
Cevabı göster

Ankete bakmak veya anketi incelemek

I linked the exact questionnaire

6:59

Nöroloğun dersten önce yapmamızı istediği

the neurologist asked us to do before the lecture.

7:01

o tam anketi linkledim.

Oh, wait.

7:04

Oh, bekle.

I need to think what I have to say first.

7:04

Önce ne söylemem gerektiğini düşünmem lazım.

Okay.

7:06

Tamam.

What do I want to say?

7:06

Ne söylemek istiyorum?

Whatever you wanna say.

7:07

Ne söylemek istersen.

Lovely.

7:08

Harika.