Nehirden geçiş bilmecesini çözebilir misiniz? - Lisa Winer: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
611 kelime 173 kel/dk

Video özeti: Bu nehir geçme bulmacasında üç aslan ve üç antilop, iki hayvan taşıyabilen bir salla yangından kaçar. Tehlikeli veya yalnızca önceki durumu tekrarlayan hamleler elendikçe, aslanlar hiçbir kıyıda sayıca üstün olmadan herkes karşıya geçirilir ve gereken en az geçiş sayısının 11 olduğu gösterilir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. outnumber the wildebeest — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: outnumber fiilinin bir grubun diğerinden sayıca fazla olması anlamına geldiğini kavrayın; bulmaca koşullarında, istatistiklerde veya haberlerde grupları karşılaştırırken kullanın. Burada her hamlenin güvenli olup olmadığını anlamak için aslanların sayısal üstünlük kazanıp kazanmadığını izlemek gerekir. 2. that's a dead end, — Deyimler ve mecazlı ifadeler: a dead end ifadesinin yalnızca gerçek bir çıkmaz yolu değil, geçerli bir sonuca ulaşamayacak planı veya düşünce yolunu da anlattığını fark edin. Problem çözerken, olasılıkları araştırırken ya da bir projeyi tartışırken bir seçeneği açıkça elemek için kullanabilirsiniz. 3. All that's left is for that one lion to raft back — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Önceki koşullar tamamlandıktan sonra gerekli son eylemi sunan “All that’s left is for someone to do something” sonuç kalıbını öğrenin. Bu yapı, bir sürecin, planın veya çözümün geriye kalan son adımını açık ve doğru biçimde özetlemenizi sağlar.

Bu derste

As a wildfire rages through the grasslands, three lions and three wildebeest flee for their lives. Notlar

0:07

Bir orman yangını çayırları kasıp kavururken, üç aslan ve üç antilop canlarını kurtarmak için kaçıyor.

Dilbilgisi

As a wildfire rages...: Zaman arka planını tanıtan As

Burada As, “bir rolde” anlamına değil, “... sırasında” veya “... olduğunda” anlamına gelir. Kendi öznesi (a wildfire) ve fiili (rages) olan bir yan cümleyi başlatır; ardından gelen ana eylemin zamanını ve durumunu belirler. Bu yapı öykülerin veya haberlerin başında sık görülür: As + arka plan cümlesi, ana cümle. Arka plandaki olay, ana olayla aynı anda gerçekleşiyor gibi sunulur.

Alıştırma

“As the rain got heavier, we hurried home,” cümlesinde As ne işe yarar?

  1. Yağmurun işini veya rolünü belirtir.
  2. Ana eylemle aynı anda gerçekleşen bir zaman veya arka plan olayını tanıtır.
  3. İki eşit yağmur miktarını karşılaştırır.
Cevabı göster

Ana eylemle aynı anda gerçekleşen bir zaman veya arka plan olayını tanıtır.

Deyimler

flee for their lives: ölümcül tehlikeden kaçmak

Flee for their lives, “öldürülmekten veya ağır şekilde yaralanmaktan kaçınmak için kaçmak” anlamına gelir. Flee zaten tehlikeden kaçmak demektir; for their lives ise durumu daha ciddi hâle getirir: kaçışın amacı hayatta kalmaktır. İyelik sözcüğü özneye göre değişir. Tek bir kişi flee for his life, her life veya their life; birden fazla kişi ise flee for their lives biçimini kullanabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede flee for one's life ifadesi olağan aciliyet düzeyiyle kullanılmıştır?

  1. Families fled for their lives as flames reached their homes.
  2. Mia fled for her life because the shop had sold out of ice cream.
  3. Leo fled for his life so he would not miss the school bus.
Cevabı göster

Families fled for their lives as flames reached their homes.

To escape the inferno, they must cross over to the left bank of a crocodile-infested river. Notlar

0:14

Cehennemden kaçmak için, timsah kaynayan bir nehrin sol kıyısına geçmek zorundalar.

Dilbilgisi

To escape the inferno: amaç bildiren mastar yapısı

To escape the inferno, amaç bildiren bir mastar öbeğidir. Nehri neden geçmeleri gerektiğini, yani şiddetli yangından uzaklaşma amaçlarını açıklar. Yapı to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Cümlenin başında bu amaç öbeği genellikle virgülden önce gelir ve amaca ulaşmak için yapılan eylemi tanıtır. Buradaki to, mastar işaretidir; hedef yön gösteren bir edat değildir.

Alıştırma

Cümleyi protect fiilinin amaç bildiren mastar biçimiyle tamamlayın: ____ the seedlings from frost, we covered them at night.

Cevabı göster

To protect

Öbek fiiller

cross over to the left bank: diğer tarafa geçiş

Cross over to the left bank, iki tarafı ayıran alanı geçip sol kıyıya varmak demektir. cross over bir taraftan diğerine hareketi vurgularken to the left bank varış yerini belirtir. Burada over, cross over hareket ifadesinin bir parçasıdır; bir şeyin nehrin üstünde bulunduğu anlamına gelmez. Aynı kalıp yolları, sınırları ve başka ayırıcı çizgileri geçmek için kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle yürüyüşçülerin vadinin bir tarafından diğer tarafına geçip oraya vardığını anlatır?

  1. The hikers looked over the far side of the gorge.
  2. The hikers walked along the far side of the gorge.
  3. The hikers crossed over to the far side of the gorge.
Cevabı göster

The hikers crossed over to the far side of the gorge.

Kelime

crocodile-infested river: timsahlarla dolu tehlikeli bir nehir

crocodile-infested river, çok sayıda timsahın yaşadığı veya sık sık görüldüğü bir nehri anlatır. Birleşik sıfat crocodile-infested, river sözcüğünden önce gelir: crocodile tehlikenin kaynağını, -infested ise bir yerin istenmeyen veya tehlikeli bir şeyle aşırı derecede dolu olduğunu gösterir. -infested, yalnızca içinde bir şey var demenin tarafsız bir yolu değildir. Nehri tehlikeli ve rahatsız edici gösterir. Genel olarak X-infested, çok sayıda X yüzünden sorunlu olan bir yeri anlatır; mosquito-infested wetlands buna örnektir.

Alıştırma

crocodile-infested river ne anlatır?

  1. Timsah şeklindeki bir nehir
  2. Timsahları korumak için kullanılan bir nehir
  3. Çok sayıda timsah bulunan ve bu yüzden tehlikeli olan bir nehir
  4. Timsahların hiç görülmediği bir nehir
Cevabı göster

Çok sayıda timsah bulunan ve bu yüzden tehlikeli olan bir nehir

Fortunately, there happens to be a raft nearby. Kalıp ifadeler

0:21

Neyse ki, yakında tesadüfen bir sal vardır.

Kalıp ifadeler

there happens to be: uygun bir tesadüf

there happens to be, there be varlık yapısına happens to eklenmiş biçimdir. Belirli bir yerde bir şeyin tesadüfen bulunduğu anlamına gelir: bu cümlede, ihtiyaç duydukları anda yakında bir sal vardır. Bu ifade yalnızca bir salın var olduğunu bildirmez. Salı beklenmedik veya şans eseri bulunan bir şey olarak sunar; düz there is ise sadece salın yakında olduğunu söyler. Buradaki happens to, bir şeye dönüşmek anlamına gelmez; tesadüfü belirtir.

Alıştırma

Nesnenin orada tesadüfen bulunduğunu göstermek için cümleyi tamamlayın: Luckily, ____ a map in my bag.

Cevabı göster

there happens to be

It can carry up to two animals at a time and needs at least one lion and or wildebeest on board to row it across the river. Kalıp ifadeler

0:24

Tek seferde en fazla iki hayvanı taşıyabilir ve nehri geçmek için salda en az bir aslan veya antilop olması gerekir.

Kalıp ifadeler

carry up to two animals at a time: sefer başına en yüksek sayı

Burada carry, ‘taşımak’ anlamına gelir. Up to two bir üst sınır belirler: araç sıfır, bir veya iki hayvan taşıyabilir, ancak üç hayvan taşıyamaz. At a time, ‘bir seferde’ anlamına gelir. Sınır her yükleme için geçerlidir; birkaç seferde taşınabilecek toplam sayıyı belirtmez.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: “The cart can carry up to two animals at a time”, arabanın her seferde tam olarak iki hayvan taşıması gerektiği anlamına gelir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

Kalıp ifadeler

on board: fiziksel olarak bir araçta

Burada on board, araç olarak kullanılan salın fiziksel olarak üzerinde bulunmak anlamına gelir. Bu ifade genellikle insanların, hayvanların veya eşyaların gemi, uçak, tren, otobüs ya da benzer bir araçta bulunduğunu anlatır. On board ayrıca bir plana katılmak veya onu kabul etmek anlamında mecazi olarak kullanılabilir; ancak bu anlam bu cümleye uymaz. Hayvan taşıma fikri, burada fiziksel konumun anlatıldığını gösterir.

Alıştırma

‘Trende’ anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: All passengers are now ____.

Cevabı göster

on board

Kalıp ifadeler

row it across the river: kürek çekerek karşı kıyıya geçirmek

row it across the river ifadesinde row, salı küreklerle hareket ettirmek anlamına gelir; it ise salı gösterir. Across the river, nehir boyunca ilerlemeyi değil, bir kıyıdan diğerine giden yolu belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp fiil + nesne + across + yer biçimindedir: kişi, fiilin belirttiği eylemle bir nesneyi bir alanın bir tarafından diğer tarafına geçirir.

Alıştırma

Hangi cümle teknenin nehrin bir kıyısından diğerine gittiği anlamına gelir?

  1. They rowed the boat across the river.
  2. They rowed the boat along the river.
  3. They left the boat beside the river.
Cevabı göster

They rowed the boat across the river.

There's just one problem. Anlatım akışı

0:33

Tek bir sorun var.

Anlatım akışı

There's just one problem: temel bir engeli haber vermek

There's just one problem bir geçiş işaretidir. Dinleyicinin dikkatini başlangıçtaki durumdan veya uygulanabilir görünen bir plandan, sırada açıklanacak temel engele yöneltir. Buradaki just, sorun sayısını birle sınırlar ve dikkati o tek noktaya toplar. Sorunun küçük veya önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

There's just one problem uygulanabilir görünen bir plandan sonra geldiğinde genellikle neyi belirtir?

  1. Herhangi bir sınırlama eklemeden konuyu kapatır.
  2. Sorunun önemsiz olduğunu söyler.
  3. Sırada temel bir zorluğun açıklanacağını belirtir.
Cevabı göster

Sırada temel bir zorluğun açıklanacağını belirtir.

If the lions ever outnumber the wildebeest on either side of the river, Notlar

0:35

Nehrin herhangi bir tarafında aslanların sayısı antilopların sayısını aşarsa,

Kelime

outnumber the wildebeest: hangi grup sayıca daha büyük

outnumber the wildebeest ifadesinde outnumber, “sayıca daha fazla olmak” demektir. Özne aslanlar olduğu için koşul, belirli bir kıyıda aslanların gnulardan daha fazla olduğunu anlatır. Kalıp A outnumbers B şeklindedir. Sayıca daha büyük grup A'dır ve B doğrudan fiilden sonra gelir; than eklenmez.

Alıştırma

“Sayıca daha fazla olmak” anlamındaki fiille cümleyi tamamlayın: At this camp, thirty older children ____ ten younger children.

Cevabı göster

outnumber

Kalıp ifadeler

either side of the river: nehrin iki yakasından herhangi biri

Burada either side of the river, nehrin iki yakasından herhangi biri demektir. Koşul her yakada ayrı ayrı kontrol edilir: olay sol ya da sağ yakada gerçekleşirse kural devreye girer. Either, iki seçenek olduğunda kullanılır. Bu koşullu kuralda olayın iki yakada aynı anda gerçekleşmesi gerekmez; tek bir yaka koşulu tetiklemeye yeter.

Alıştırma

Kuralda on either side of the river ne yapmanız gerektiğini anlatıyor?

  1. İki yakayı da ayrı ayrı kontrol etmek; herhangi biri koşulu tetikleyebilir.
  2. Hayvanların hangi yakada olduğunu önemsememek.
  3. Kontrol etmeden önce iki yakadaki hayvanları birleştirmek.
  4. Yalnızca sol yakayı kontrol etmek.
Cevabı göster

İki yakayı da ayrı ayrı kontrol etmek; herhangi biri koşulu tetikleyebilir.

even for a moment, Kalıp ifadeler

0:39

bir an için bile olsa,

Kalıp ifadeler

even for a moment, ...: En kısa süreyi bile bir sınırlamaya dahil etmek

even for a moment “çok kısa bir süre için bile” anlamına gelir. Bir kuralın, uyarının veya koşulun içine mümkün olan en kısa süreyi bile dahil eder; bu yüzden sınırlamanın katı olduğunu gösterir. even, for a moment ifadesini güçlendirir; ayrı ve şaşırtıcı bir gerçek eklemez. Daha uzun bir cümlede bu ifade, kısa süreli bir ihlalin bile önem taşıdığını gösterir.

Alıştırma

Bir uyarıda “even for a moment” neyi vurgular?

  1. Eyleme yalnızca bazen izin verildiğini
  2. Uyarının ciddi olmadığını
  3. Uzun süre beklemek gerektiğini
  4. En kısa sürenin bile sayıldığını
Cevabı göster

En kısa sürenin bile sayıldığını

their instincts will kick in and the results won't be pretty. Notlar

0:41

içgüdüleri devreye girecek ve sonuçlar hiç hoş olmayacaktır.

Öbek fiiller

their instincts will kick in: Otomatik bir tepki çalışmaya başladığında

their instincts will kick in, onların doğal ve otomatik tepkilerinin çalışmaya başlayacağı anlamına gelir. kick in, bir etkinin, sürecin, hissin veya tepkinin çalışmaya başlaması için kullanılan bir phrasal verbdür; burada kelimenin tam anlamıyla tekme atmak anlamında değildir. Bu cümlede instincts, bir şey tarafından tetiklendiğinde otomatik olarak etkinleşen doğal bir tepki olarak sunulur. Odak, tepkinin çalışmaya başladığı andadır; birinin düşünüp bilinçli olarak seçim yapmasında değil.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrenilen iki kelimelik phrasal verb ile tamamlayın: The pain medicine should ____ within twenty minutes.

Cevabı göster

kick in

Deyimler

the results won't be pretty: kötü sonucu hafifçe ima eden bir uyarı

the results won't be pretty ifadesinde pretty, be fiilinden sonra gelen bir sıfattır. Bu olumsuz ifade gerçekte görünüşten söz etmez; sonuçların kötü, karmaşık veya tehlikeli olacağını daha hafif bir dille anlatır. Yumuşak ifade uyarıya hafif bir mizah katabilir, ama konuşanın ciddi bir sorun beklediğini yine de gösterir.

Alıştırma

Bu uyarıda “The results won't be pretty” cümlesi ne anlama gelir?

  1. Sonucun kötü olacağı anlamına gelir.
  2. Sonucun sıradan olacağı anlamına gelir.
  3. Sonucun belirsiz olduğu anlamına gelir.
  4. Sonucun güzel görüneceği anlamına gelir.
Cevabı göster

Sonucun kötü olacağı anlamına gelir.

That includes the animals in the boat when it's on a given side of the river. Notlar

0:45

Buna, sal nehrin belirli bir tarafındayken içindeki hayvanlar da dahildir.

Anlatım akışı

That includes: önceki bir kuralın kapsamını genişletmek

That includes, az önce belirtilen kuralın kapsamına bir durum daha ekler. That yeni bir hayvana veya nesneye değil, kuralın tamamına gönderme yapar; includes ise teknedeki hayvanların da bu kuralın parçası olarak sayılması gerektiğini belirtir. That includes ... ifadesini duyduğunuzda, ardından gelen sözleri önceki kategoriye, iddiaya veya kurala bağlayın. Konuşan kişi yeni bir konu başlatmıyor, aynı fikri genişletiyor.

Alıştırma

Devam cümlesini dersteki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: All visitors need a ticket. ____ babies.

Cevabı göster

That includes

Kelime

a given side: bir kuralda belirlenmiş taraf

a given side ifadesinde given, “o anda uygulanan kural için belirlenmiş veya seçilmiş” anlamına gelen bir sıfattır. Tarafın sabit bir adı olması gerekmez; hangi taraf ele alınıyorsa o taraf the given side olabilir. Given, side ismini niteler; bir şeyi verme eylemini anlatmaz. Bu kullanım, bir kural seçilmiş bir duruma, değere, yere veya zamana uygulandığında yaygındır.

Alıştırma

“Place the marker on a given square,” kuralında given ne anlama gelir?

  1. birine verilmekte olan
  2. kural için belirlenmiş
  3. bir yerden başka bir yere hareket eden
  4. bilinmeyen ve seçilmesi imkânsız
Cevabı göster

kural için belirlenmiş

What's the fastest way for all six animals to get across Dilbilgisi

0:50

Altı hayvanın karşıya geçmesi için en hızlı yol nedir,

Dilbilgisi

the fastest way for ... to ...: eylemi kimin yaptığını belirtmek

Bu ifade the + üstünlük sıfatı + way + for someone or something + to mastarı yapısını izler. Sıfatın belirttiği ölçütte en yüksek dereceye ulaşan yöntemi sorar; burada fastest hız ölçütünü belirtir. For ile başlayan bölüm, to get across eyleminin anlamca öznesini verir: karşı tarafa ulaşması gerekenler all six animals ifadesindeki hayvanlardır. Aynı yapı best, easiest veya safest ile başka ölçütlere göre yöntem sormak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi for ve cross fiilinin to mastarıyla tamamlayın: What's the safest way ____ young children ____ the road?

Cevabı göster

for · to cross

without the lions stopping for dinner? Notlar

0:54

aslanların akşam yemeği için duraksamadan?

Dilbilgisi

without the lions stopping: without + isim + -ing

without the lions stopping for dinner ifadesinde without, gerçekleşmemesi gereken bir durumu belirtir. Yapı without + isim + -ing şeklindedir: the lions, stopping eylemini kimin yaptığını açıkça gösterir; stopping ise şimdiki zamanın sürekli hâli değil, bu yapıda kullanılan -ing biçimidir. Kaçınılan eylemi kimin yaptığını belirtmek gerektiğinde bu yapıyı kullanın. Bir olay gerçekleşirken başka bir olayın gerçekleşmediğini kısa ve açık biçimde anlatır.

Alıştırma

Parantez içindeki sözcükleri ve without + isim + -ing yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: We finished lunch ____. (the phone / ring)

Cevabı göster

without the phone ringing

Deyimler

stopping for dinner: aslanların yiyeceğine dair mizahi bir ima

Stopping for dinner ifadesi kelime anlamıyla “akşam yemeği yemek için durmak” demektir. Ancak avcı ve avın bulunduğu bu bağlamda, aslanların antilopları yiyebileceğini mizahi biçimde ima eder; yani avlar aslanların “akşam yemeği” olacaktır. Konuşan kişi tehlikeli bir sonucu yumuşatmak ve cümleyi eğlenceli hâle getirmek için sıradan bir yemek ifadesi kullanır. Bu örtülü anlam ifadenin tek başına anlamından değil, bağlamdan gelir.

Alıştırma

Bu cümlede stopping for dinner neyi ima ediyor?

  1. Aslanlar antiloplarla sıradan bir yemek paylaşacak.
  2. Aslanlar bir restoran arıyor.
  3. Aslanlar antilopları yiyebilir.
Cevabı göster

Aslanlar antilopları yiyebilir.

If you feel stuck on a problem like this, Kalıp ifadeler

1:04

Böyle bir problemde tıkandığınızı hissederseniz,

Kalıp ifadeler

feel stuck on a problem: bir problemde ilerleyememek

Bu cümlede feel stuck on a problem, bir sonraki adımda ne yapacağınızı bilemediğiniz için ilerleyememek demektir. Buradaki zorluk fiziksel değil, zihinsel ya da uygulamayla ilgilidir. Kalıp, feel/be/get stuck on + soru, görev, adım veya bölüm şeklindedir. Feel ve be bu durumda olmayı, get ise bu duruma geçmeyi anlatır.

Alıştırma

Bu belirli görevde ilerleyememek anlamını veren ifadeyle cümleyi tamamlayın: Lina feels ____ this science problem.

Cevabı göster

stuck on

try listing all the decisions you can make at each point Dilbilgisi

1:06

her noktada verebileceğiniz tüm kararları

Dilbilgisi

try listing: bir yöntemi denemek için try + -ing

Burada try listing, olası bir yöntem önermek için try + fiil-ing yapısını kullanır: bir liste yapın ve işe yarayıp yaramadığına bakın. Listing, tamamlanması gereken zor bir hedef olarak değil, denenebilecek bir strateji olarak sunulur. Başka durumlara aktarılabilen kalıp try + fiil-ing şeklindedir. Birden fazla çözümün işe yarayabileceği durumlarda pratik tavsiye vermek için sıkça kullanılır.

Alıştırma

Bir yöntemi denemeyi önermek için list fiilini try + -ing yapısıyla kullanın: If the choices are confusing, ____ them in two columns.

Cevabı göster

try listing

and the consequences each choice leads to. Kalıp ifadeler

1:10

ve her seçimin yol açacağı sonuçları listelemeyi deneyin.

Kalıp ifadeler

the consequences each choice leads to: neden ve sonuç

Lead to “neden olmak” veya “sonuç olarak ortaya çıkarmak” demektir. Burada each choice neden, consequences ise sonuçtur; to bir varış noktasını değil, sonucu gösterir. Bu ifadede nesne görevindeki ilgi zamiri düşürülmüştür: the consequences (that) each choice leads to. Günlük İngilizcede that yan cümlede nesneyse sıkça kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi “neden olmak” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Ignoring the warning can ____ a bigger problem.

Cevabı göster

lead to

For instance, Anlatım akışı

1:13

Örneğin,

Anlatım akışı

For instance: belirli bir örnek sunmak

For instance, dinleyiciye sırada belirli bir örnek olduğunu bildirir. Açıklamayı genel bir düşünceden bu düşünceyi destekleyen ayrıntıya taşır. Cümlenin başında kullanıldığında genellikle ardından virgül gelir. For example da bilgiyi aynı şekilde düzenler.

Alıştırma

Cümleyi örneği tanıtan hedef ifadeyle tamamlayın: Some plants can grow indoors. ____, mint grows well on a sunny windowsill.

Cevabı göster

For instance

there are five options for who goes across first. Dilbilgisi

1:14

ilk önce kimin karşıya geçeceği konusunda beş seçenek vardır.

Dilbilgisi

for who goes across first: gömülü bir who yan cümlesi

for who goes across first ifadesinde who goes across first, for edatının nesnesi olarak kullanılan gömülü bir wh yan cümlesidir. Beş seçeneğin hangi konuyla ilgili olduğunu, yani hangi kişinin önce karşıya geçeceğini belirtir. Burada who, goes fiilinin öznesidir; bu yüzden sıra who + goes across first şeklindedir. does eklemeyin ve onu who sözcüğünün önüne koymayın. Tek başına kullanılan özne sorusu Who goes across first? da who özne olduğu için aynı sözcük sırasına sahiptir. Ancak örnekte yan cümlenin tamamı for sözcüğünden sonra gömülüdür.

Alıştırma

Hangi cümle for sözcüğünden sonra gömülü bir who yan cümlesini doğru kullanır?

  1. There are several options for does who go first.
  2. There are several options for who go first.
  3. There are several options for who goes first.
Cevabı göster

There are several options for who goes first.

One wildebeest, one lion,

1:17

Bir antilop, bir aslan,

two wildebeest,

1:20

iki antilop,

two lions, or one of each. Kalıp ifadeler

1:21

iki aslan veya her birinden birer tane.

Kalıp ifadeler

one of each: adı verilen her kategoriden bir tane

One of each, daha önce belirtilmiş her kategoriden bir nesne veya üye anlamına gelir. Bu listede each, iki hayvan türünü belirtir; dolayısıyla ifade bir gnu ve bir aslan anlamındadır. Dinleyen kişi each sözcüğünün hangi kategorileri belirttiğini anlayabilmelidir. Aynı kalıpta başka bir sayı da kullanılabilir. Örneğin two of each, her kategoriden iki tane demektir.

Alıştırma

Bağlam: The bakery has chocolate and vanilla muffins. Her tattan bir muffin anlamına gelecek şekilde cümleyi tamamlayın: I'll take one of ____.

Cevabı göster

each

If one animal goes alone,

1:23

Eğer bir hayvan tek başına giderse,

it'll just have to come straight back. Kalıp ifadeler

1:25

doğrudan geri dönmek zorunda kalacaktır.

Kalıp ifadeler

it'll just have to come straight back: hemen geri dönmek zorunda kalacak

Will have to, özgür bir seçimi değil, durumun zorunlu kıldığı gelecekteki bir gerekliliği anlatır. It'll just have to içindeki just, seçenekleri bire indirerek bunun uygulanabilir tek yol olduğunu gösterir. Come straight back, durmadan ya da başka bir yere gitmeden hemen ve doğrudan geri gelmek demektir. Buradaki straight, geri dönüş biçimini anlatır; bedenin ya da rotanın düz bir şekli olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Durmadan hemen geri dönmek zorunda olma anlamını veren bu açıklamadaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: If the trail is closed, we'll ____.

Cevabı göster

have to come straight back

And if two wildebeest cross first,

1:27

Ve eğer ilk önce iki antilop geçerse,

the remaining one will immediately get eaten. Dilbilgisi

1:29

kalan biri hemen yenecektir.

Dilbilgisi

will immediately get eaten: konuşma dilinde get ile edilgen yapı

The remaining one, geride bırakılan hayvanı anlatır. Will immediately get eaten içinde get + geçmiş zaman ortacı eaten edilgen yapı kurar: hayvan eyleme maruz kalır. Bu yüzden get eaten, yiyecek elde etmek değil, başka bir hayvan tarafından yenilmek anlamındadır. Get edilgeni konuşmada yaygındır ve olayı öznenin başına gelen bir şey olarak sunar; sonuç çoğu zaman istenmeyen ya da ani olur. Immediately, sonucun hemen gerçekleştiğini gösterir.

Alıştırma

damage fiilinin get ile kurulan edilgen biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: Phones can ____ if they get wet.

Cevabı göster

get damaged

So those options are all out. Kelime

1:32

Yani bu seçeneklerin hepsi elendi.

Kelime

those options are all out: tüm seçenekler elenmiş

Bu cümlede out, fiziksel olarak dışarıda olmayı değil, “değerlendirme dışı bırakılmış” veya “artık mümkün değil” anlamını taşır. Those options are all out, az önce ele alınan seçeneklerin hepsinin elendiğini söyler. Out kelimesinin bu kullanımı bir seçeneğin, planın veya yarışmacının artık kullanılabilir grupta olmadığını gösterir. All, hiçbir seçeneğin kalmadığını vurgular.

Alıştırma

“those options are all out” burada ne anlama gelir?

  1. Hepsi dışarı taşınmış.
  2. Hepsi elenmiş.
  3. Hepsi duyurulmuş.
Cevabı göster

Hepsi elenmiş.

Sending two lions or one of each animal Dilbilgisi

1:34

İki aslan veya her hayvandan birini göndermek

Dilbilgisi

İsim-fiil grubu özne olarak Sending two lions or one of each animal

Sending, send fiilinin isim görevinde kullanılan -ing biçimidir; bu nedenle bütün ifade bir eylem planını adlandırır. Tam bir cümlede Sending two lions or one of each animal özne, yani değerlendirilen veya tartışılan şey olabilir. Sending kelimesinden önce be fiilinin hiçbir biçimi bulunmadığından bu bir sürekli zaman yapısı değildir. Tek bir Sending, or ile bağlanan iki seçeneğin ikisine de uygulanır: two lions ve one of each animal.

Alıştırma

Eylemi özne yapmak için choose fiilinin -ing biçimini kullanın: ____ the earlier train saves time.

Cevabı göster

Choosing

can actually both lead to solutions in the same number of moves. Kalıp ifadeler

1:38

aslında her ikisi de aynı hamle sayısında çözümlere yol açabilir.

Kalıp ifadeler

lead to solutions: çözümlere yol açmak

Lead to solutions, “işe yarayan çözümler üretmek veya bu çözümlerle sonuçlanmak” demektir. lead to + isim yapısı bir eylemin, seçimin veya durumun sonucunu belirtir. Buradaki lead, birine yol göstermek anlamına gelmez. Özne daha önce sözü edilen iki olası yöntemi belirtir ve her iki yöntem de çözüm üretebilir.

Alıştırma

Bir yöntem ile sonucunu bağlamak için lead to ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. A new clue may lead a solution.
  2. A new clue may lead for a solution.
  3. A new clue may lead to a solution.
Cevabı göster

A new clue may lead to a solution.

Kalıp ifadeler

in the same number of moves: aynı sayıda hamleyle

In the same number of moves, iki yöntemin bitirmek için eşit sayıda hamle gerektirdiğini belirtir. The same number sayıları karşılaştırır; yapılan hamlelerin tek tek aynı olduğunu söylemez. Bulmacalarda, masa oyunlarında ve strateji oyunlarında move, bir eylem veya hamledir. in ... moves yapısı, bir sonuca ulaşmak için kaç hamle gerektiğini belirtir; buradaki moves ev taşımak anlamına gelmez.

Alıştırma

İki yöntemin eşit sayıda bulmaca eylemi kullandığını belirtmek için cümleyi vurgulanan ifadeyle tamamlayın: Both methods solved the puzzle ____.

Cevabı göster

in the same number of moves

For the sake of time, Kalıp ifadeler

1:42

Zaman kazanmak adına,

we'll focus on the second one.

1:43

ikinci seçeneğe odaklanacağız.

Kalıp ifadeler

For the sake of time: zaman kazanmak için

For the sake of time, “zaman sınırlı olduğu için” veya “zaman kazanmak için” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Burada konuşmacının neden yalnızca bir seçeneğe odaklandığını açıklar. for the sake of + isim yapısını tek bir kalıp olarak düşün. Bu yapı, “o ismin yararı için” veya “o isim göz önünde bulundurularak” anlamına gelir. Bu ifadede sake, ayrı bir hedefi belirtmez.

Alıştırma

“Zaman sınırlı olduğu için” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyi tamamla: For the ____ of time, we'll skip the last example.

Cevabı göster

sake

One of each animal crosses.

1:45

Her hayvandan biri karşıya geçer.

Now,

1:47

Şimdi,

if the wildebeest stays and the lion returns,

1:48

eğer antilop kalır ve aslan geri dönerse,

there will be three lions on the right bank. Dilbilgisi

1:50

sağ kıyıda üç aslan olacaktır.

Dilbilgisi

there will be ...: gelecekte var olacak bir şeyi belirtmek

there will be + isim öbeği kalıbı, gelecekte birinin ya da bir şeyin var olacağını, gerçekleşeceğini veya bulunacağını belirtir. Burada üç aslanın yer aldığı gelecekteki bir durumu tahmin eder. Buradaki there, varlık bildiren cümleyi başlatan sözcüktür; yer göstermez. Asıl konum on the right bank ifadesidir.

Alıştırma

Cümleyi gelecekte varlık bildiren kalıpla tamamla: After the repair, ____ two working elevators in the building.

Cevabı göster

there will be

Bad news for the two remaining wildebeest. Ton ve niyet

1:53

Kalan iki antilop için kötü haber.

Ton ve niyet

Bad news for ...: olumsuz bir sonucu değerlendirmek

Bad news for + etkilenen kişi veya grup, bir sonucun onlar için olumsuz olduğunu belirten kısa bir değerlendirmedir. Burada dezavantajlı duruma düşenler geriye kalan iki gnudur; news sözcüğü mutlaka basında bildirilen bir haber anlamına gelmez. Tam düşünce That's bad news for them. cümlesine yakındır. Kısaltılmış biçim, konuşan ya da anlatan kişinin hızla tepki verip açıklamayı sürdürmesini sağlar.

Alıştırma

Kısa değerlendirmeyi hedef ifadeyle tamamlayın: The outdoor concert has been canceled. ____ everyone who bought a ticket.

Cevabı göster

Bad news for

So we need to have the lion stay on the left bank Dilbilgisi

1:56

Bu yüzden aslanın sol kıyıda kalmasını

and the wildebeest go back to the right.

1:59

ve antilobun sağa dönmesini sağlamalıyız.

Dilbilgisi

have the lion stay ... and the wildebeest go back: have + nesne + fiilin yalın hâli

have the lion stay ve (have) the wildebeest go back yapılarında have, sahip olmak değil, bir eylemi ayarlamak ya da yaptırmak anlamındadır. Kalıp have + nesne + fiilin yalın hâli biçimindedir: have the lion stay; have the wildebeest go back. İki nesne-fiil grubu and ile bağlanır. İkinci have söylenmese de anlaşılır; böylece tek bir have hem the lion stay ... hem de the wildebeest go back ... grubunu yönetir. Bu yapı, planlanmış eylemleri veya adımları sıralamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi stay ve go fiillerinin doğru biçimleriyle tamamlayın: We need to have Mia ____ here and Leo ____ back.

Cevabı göster

stay · go

Now we have the same five options,

2:01

Şimdi aynı beş seçeneğe sahibiz,

but with one lion already on the left bank. Dilbilgisi

2:03

ama sol kıyıda zaten bir aslan var.

Dilbilgisi

but with one lion already on the left bank: with ile arka plan durumu eklemek

but with one lion already on the left bank ifadesinde with, duruma eşlik eden bir hâli ekler: Bir aslan zaten sol kıyıdadır. one lion ad öbeğinden sonra yer bildiren on the left bank tamamlayıcısı gelir; already ise bu durumun sonraki adımdan önce de geçerli olduğunu gösterir. Buradaki with, “biriyle birlikte” anlamına gelmez. But, diğer yönlerden aynı kalan beş seçeneğe göre bu durumun önemli değişiklik olduğunu gösterir. with + ad öbeği + tamamlayıcı kalıbı, and one lion is already on the left bank gibi tam bir yan cümle eklemek yerine arka plan bilgisini kısaltır.

Alıştırma

Parantez içindeki sözcükleri kullanarak cümleyi with + ad öbeği + tamamlayıcı kalıbıyla tamamlayın: The class began ____. (one chair / still empty)

Cevabı göster

with one chair still empty

If two wildebeest go,

2:06

Eğer iki antilop giderse,

the one that stays will get eaten.

2:08

kalan antilop yenecektir.

And if one of each animal goes,

2:10

Ve her hayvandan biri giderse,

the wildebeest on the raft

2:12

saldaki antilop

will be outnumbered as soon as it reaches the other side. Dilbilgisi

2:13

karşı tarafa ulaşır ulaşmaz sayıca azınlıkta kalacaktır.

Dilbilgisi

will be outnumbered: geleceğe yönelik edilgen bir tahmin

To outnumber another group, başka bir gruptan daha fazla üyeye sahip olmak demektir. will be outnumbered ifadesinde edilgen yapı, sayıca daha küçük olan tarafı, yani the wildebeest on the raft ifadesini özne konumuna getirir. Bu nedenle ifade, onun sayıca daha büyük bir grupla karşılaşacağını anlatır. Will be + geçmiş zaman ortacı, geleceğe yönelik edilgen bir tahmin oluşturur. Burada gnu karşı kıyıya ulaştığında ortaya çıkacak sayısal dezavantaj tahmin edilir; gnunun diğerlerinden sayıca fazla olacağı anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi outnumber fiilinin gelecekte edilgen biçimiyle tamamlayın: If two players leave, our team ____.

Cevabı göster

will be outnumbered

Dilbilgisi

as soon as it reaches the other side: karşı kıyıya ulaşır ulaşmaz

Burada as soon as, “-er -mez” ya da “hemen ... olduğunda” anlamına gelir. as soon as it reaches the other side yan cümlesi sonucu tetikleyen zamanı verir: gnu karşı kıyıya ulaştığı anda sayıca azınlıkta kalacaktır. Bu yapı neden değil, zaman ilişkisi anlatır. Gelecekteki bir sonuçtan söz ederken İngilizcede ana cümlede genellikle will, as soon as'ten sonraki zaman yan cümlesinde ise geniş zaman kullanılır: will be outnumbered ... as soon as it reaches ....

Alıştırma

Hangi cümle, kapıyı açar açmaz ışıkların yanacağını doğal biçimde anlatır?

  1. The lights will turn on because you open the door.
  2. The lights will turn on as soon as you open the door.
  3. The lights will turn on as soon as you will open the door.
Cevabı göster

The lights will turn on as soon as you open the door.

So that's a dead end, Deyimler

2:17

Yani bu bir çıkmaz sokak,

Deyimler

that's a dead end: bu bir çıkmaz yol

A dead end, gerçek anlamıyla içinden geçilip devam edilemeyen bir çıkmaz sokaktır. Burada ise yararlı bir sonuca götüremeyecek bir fikir ya da akıl yürütme yolu için kullanılan bir benzetmedir. That's a dead end, “bu yaklaşım işe yaramayacak, başka birini denemeliyiz” demektir. That sözcüğü, az önce konuşulan seçeneği gösterir. Bu kullanım planlar, ipuçları, aramalar ve problem çözme yolları hakkında konuşurken yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi a dead end ifadesiyle tamamlayın: We tested the idea, but it was ____.

Cevabı göster

a dead end

which means that at the third crossing, Anlatım akışı

2:18

bu da üçüncü geçişte,

only the two lions can go.

2:20

sadece iki aslanın gidebileceği anlamına gelir.

Anlatım akışı

which means that: bir durumdan sonuca geçiş

Burada which means that tek bir isme değil, daha önce belirtilen durumun tamamına gönderme yapar. Bu durumdan bir sonuç çıktığını gösterir. “İfade, which means that + sonuç” kalıbı bilinen bilgiyi onun sonucuna veya bir sonraki adıma bağlar. Açıklamaları ve adım adım yürütülen akıl yürütmeyi daha anlaşılır hâle getirir.

Alıştırma

“The store is closed, which means that we need to come back tomorrow,” cümlesinde which means that ne işe yarar?

  1. Hangi belirli mağazanın kapalı olduğunu açıklar.
  2. Mağazanın kapalı olduğu gerçeğinin tamamına gönderme yapar ve sonucunu sunar.
  3. Yarın hakkında bir soru başlatır.
Cevabı göster

Mağazanın kapalı olduğu gerçeğinin tamamına gönderme yapar ve sonucunu sunar.

One gets dropped off, Öbek fiiller

2:23

Biri indirilir,

Öbek fiiller

gets dropped off: bir yere götürülüp orada bırakılmak

Gets dropped off, get + geçmiş zaman ortacıyla kurulan bir get edilgenidir. Drop someone off, birini araba, tekne veya başka bir ulaşım aracıyla bir yere götürüp orada indirmek ya da bırakmak demektir. Burada özne varış yerine taşınıp orada bırakılır; düşürülmez. Etken yapı someone drops a person off şeklindedir. Edilgen yapıda eylemden etkilenen kişi özne olur: a person gets dropped off. Varış yeri çoğunlukla at, by veya near ile gelir.

Alıştırma

Cümleyi drop off ifadesinin get edilgeniyle tamamlayın: Maya ____ at the library by her dad every morning.

Cevabı göster

gets dropped off

leaving two lions on the left bank.

2:24

sol kıyıda iki aslan kalır.

The third lion takes the raft back to the right bank Kalıp ifadeler

2:27

Üçüncü aslan salı sağ kıyıya geri götürür

Kalıp ifadeler

takes the raft back to the right bank

takes the raft back to the right bank, take + nesne + back to + yer yapısını kullanır. Bir nesneyi daha önce bulunduğu yere geri götürmek anlamına gelir. Burada the raft taşınan nesne, the right bank ise varış yeridir. Bu ifade fiziksel bir hareketi anlatır. Back önceki yere dönüşü, to the right bank ise dönüş yerini gösterir.

Alıştırma

Bir nesnenin önceki yerine geri götürüldüğünü göstermek için take + nesne + back to + yer yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Leo took the toolbox back to the shed.
  2. Leo took the shed back the toolbox.
  3. Leo went back the toolbox to the shed.
Cevabı göster

Leo took the toolbox back to the shed.

where the wildebeest are waiting.

2:30

antilopların beklediği yere.

What now? Anlatım akışı

2:32

Şimdi ne olacak?

Anlatım akışı

What now?:sonraki adımı sormak

What now? bundan sonra ne olması gerektiğini ya da şimdi ne yapmamız gerektiğini soran kısa, eksiltili bir sorudur. Saati sormaz. Bir bulmacada, hikâyede veya süreç açıklamasında bu soru aşamanın değiştiğini gösterir. Mevcut durumu kısa süreliğine durdurur ve dinleyeni bir sonraki seçimi düşünmeye yönlendirir.

Alıştırma

Otobüs gitti ve haritamız yok. What now? Burada What now? ne anlama geliyor?

  1. Bundan sonra ne yapmalıyız?
  2. Şu anda yeni olan ne?
  3. Saat kaç?
Cevabı göster

Bundan sonra ne yapmalıyız?

Well,

2:34

Şey,

since we've got two lions waiting on the left bank, Dilbilgisi

2:34

sol kıyıda bekleyen iki aslanımız olduğuna göre,

Dilbilgisi

since we've got ...: gerekçe bildiren since

Burada since, “madem” ya da “çünkü” anlamındadır. Sonraki sonucun dayandığı gerçeği belirtir: sol kıyıda zaten bekleyen iki aslan vardır. Buradaki since zaman bildirmez. Since'den sonra we've got two lions... gibi bir olguyu belirten tam bir yan cümle geldiğinde, devamındaki düşünceye gerekçe veya bilinen bir öncül sunabilir.

Alıştırma

“Since we've got two tickets, let's invite Sam.” cümlesinde since ne anlama gelir?

  1. her ne kadar
  2. o zamandan şimdiye kadar
  3. madem / çünkü
Cevabı göster

madem / çünkü

the only option is for two wildebeest to cross. Dilbilgisi

2:37

tek seçenek iki antilobun karşıya geçmesidir.

Dilbilgisi

the only option is for ... to ...: tek planı ve uygulayan kişiyi belirtmek

Bu cümle the only option is for + kişi veya şey + to + fiil kalıbını kullanır. Geriye kalan tek planı ve bu planı kimin gerçekleştireceğini belirtir. for two wildebeest to cross bölümünde two wildebeest, to cross eyleminin anlamca öznesidir; yani karşıya geçenler iki gnudur. Eylemi kimin yaptığı açıkça belirtilmek istendiğinde for + isim + to-mastar yapısı kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi for + person + to + verb kalıbıyla tamamlayın: The only option is ____ Maya ____ drive.

Cevabı göster

for · to

Next,

2:41

Sonra,

there's no sense in two wildebeest going back Kalıp ifadeler

2:41

iki antilobun geri dönmesinin bir anlamı yok

since that just reverses the last step. Anlatım akışı

2:44

çünkü bu sadece son adımı tersine çevirir.

Kalıp ifadeler

there's no sense in ...: bir eylemin anlamsız olduğunu söylemek

There's no sense in ... ifadesi, belirtilen eylemi yapmanın yararlı veya mantıklı olmayacağını anlatır. Buradaki sense, görme ya da işitme gibi fiziksel bir duyu değil, “amaç” veya “pratik gerekçe” demektir. Kalıp there is no sense in + isim ya da -ing yan cümlesidir. two wildebeest going back içinde two wildebeest, going back eyleminin öznesidir. İfadenin tamamı reddedilen eylemi adlandırır.

Alıştırma

Devam etmenin anlamsız olduğunu belirten sabit ifadeyi tamamlayın: There is no sense ____ arguing after the decision is final.

Cevabı göster

in

Anlatım akışı

since that just reverses the last step: bir eylemi reddetme gerekçesi sunmak

Since, hemen önce sözü edilen eylemin neden reddedildiğini açıklar. That, two wildebeest going back eyleminin tamamına gönderme yapar; böylece yan cümle önerilen hareketi sonucuna bağlar. Burada just “yalnızca”, reverses the last step ise “önceki adımın etkisini geri alır” demektir. Yalnızca ters yönde bir hareketi anlatmaz.

Alıştırma

“Let's not restore the old file, since that would just reverse our last change,” cümlesinde that neye gönderme yapar?

  1. Eski dosyayı geri yüklemek
  2. Dosyayı kullanma nedeni
  3. Son değişikliğimiz
Cevabı göster

Eski dosyayı geri yüklemek

And if two lions go back,

2:47

Ve eğer iki aslan geri dönerse,

they'll outnumber the wildebeest on the right bank.

2:48

sağ kıyıdaki antiloplardan sayıca fazla olacaklardır.

So one lion and one wildebeest take the raft back,

2:51

Bu yüzden bir aslan ve bir antilop salı geri alır,

leaving us with one of each animal on the left bank Dilbilgisi

2:55

sol kıyıda her hayvandan bir tane

and two of each on the right.

2:58

ve sağ kıyıda her birinden iki tane bırakarak.

Dilbilgisi

leaving us with ...: eylemin sonucunda oluşan durumu belirtmek

leaving us with ... şeklindeki -ing yan cümlesi, ana cümledeki eylemin sonucunu belirtir. Burada salın geri götürülmesi hayvanların dağılımını değiştirir. Leaving, bizden uzaklaşmak değil, bu durumun kalmasına neden olmak anlamındadır. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp şudur: eylem, leaving someone with + geriye kalan şey veya yeni durum. Bu kalıp, bir eylemi söyleyip etkisini hemen özetlemeyi sağlar.

Alıştırma

Sonuç yan cümlesini leaving us with ile tamamlayın: We used three of the five boxes, ____ two boxes.

Cevabı göster

leaving us with

Again,

3:00

Tekrar etmek gerekirse,

there's no point in sending the lion-wildebeest pair back, Kalıp ifadeler

3:01

aslan-antilop çiftini geri göndermenin bir anlamı yok,

Kalıp ifadeler

there's no point in sending ...: bir eylemi yararsız olarak değerlendirmek

There's no point in sending ... ifadesi, bu çifti geri göndermenin yardımcı olmayacağı veya yararlı bir sonuç vermeyeceği anlamına gelir. Burada point, bir nokta veya puan değil, amaç ya da değer demektir. Başka durumlarda da kullanılabilecek yapı there is no point in + -ing biçimidir. in edatından sonra send değil sending gelir; ifade, bir eylemi yapmaya değip değmeyeceğini değerlendirir.

Alıştırma

Cümleyi örnekteki kısaltılmış kalıpla tamamlayın: ____ calling the closed office again.

Cevabı göster

There's no point in

so the next trip should be either a pair of lions or a pair of wildebeest. Dilbilgisi

3:04

bu yüzden sonraki yolculuk ya bir çift aslan ya da bir çift antilop olmalıdır.

Dilbilgisi

either a pair of lions or a pair of wildebeest: paralel iki seçenek

Either ... or ... seçimi iki seçenekle sınırlar. Buradaki seçenekler a pair of lions ve a pair of wildebeest ifadeleridir. Either ve or sonrasındaki iki bölüm aynı dil bilgisi yapısındadır: ikisi de a pair of ile kurulan ad öbekleridir ve aynı türden iki hayvanı belirtir. Bölümleri paralel tutmak seçimi açık hâle getirir.

Alıştırma

Either ... or ... ile tamamlayın: You may bring ____ a notebook ____ a tablet.

Cevabı göster

either · or

If the lions go,

3:09

Eğer aslanlar giderse,

they'd eat the wildebeest on the left, Dilbilgisi

3:10

soldaki antilopları yiyeceklerdir,

Dilbilgisi

they'd eat: would anlamındaki 'd

They'd eat ifadesinde 'd, would sözcüğünün kısaltmasıdır: they would eat. If yan cümlesi olası bir durumu verir, would ise bu durumun öngörülen sonucunu belirtir. 'd sonrasındaki fiilin biçimi anlamı belirler. Eat fiilin yalın biçimidir, bu yüzden burada 'd, would anlamına gelir; had ise normalde they'd eaten örneğindeki gibi geçmiş zaman ortacıyla kullanılır.

Alıştırma

Bu cümleyi okuyun: If they left now, they'd catch the last bus. 'd ne anlama gelir?

  1. had
  2. would
  3. did
Cevabı göster

would

so they stay Anlatım akışı

3:12

bu yüzden kalırlar

and the two wildebeest cross instead.

3:13

ve bunun yerine iki antilop karşıya geçer.

Anlatım akışı

so ... instead: bir sonucu alternatife bağlamak

Burada so, önceki akıl yürütmeden çıkan kararı belirtir: onlar kalır. Ardından instead, iki gnunun karşıya geçmesini, aslanların geçmesi şeklindeki reddedilen planın yerine seçilen eylem olarak gösterir. Bu birleşim hem sonucu hem de seçilen alternatifi gösterir: bir plan elendiği için bir grup kalır, diğer grup onun yerine harekete geçer.

Alıştırma

Yürümenin alternatif plan olduğunu gösteren zarfla cümleyi tamamlayın: The bus is full, so we'll walk ____.

Cevabı göster

instead

Now we're quite close Kelime

3:16

Artık oldukça yaklaştık

Kelime

we're quite close: hedefe yakın, ancak henüz bitmedi

We're quite close ifadesinde close, be fiilinden sonra gelen bir sıfattır ve hedefe, cevaba ya da tamamlanma noktasına yakın olmayı anlatır; kapatmak anlamında değildir. Tam olarak neye yakın olunduğu bağlamdan anlaşılır. Burada quite, close sözcüğünün derecesini güçlendirir: konuşan kişi önemli ölçüde ilerleme kaydedildiğini ve yalnızca küçük bir fark kaldığını söyler. Görevin tamamen bittiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Konuşan kişi ilerlemeden söz ederken we're quite close ne anlama gelir?

  1. Hedefe yakınız ama henüz ulaşmadık.
  2. Hedeften çok uzaktayız.
  3. Her şeyi bitirdik.
Cevabı göster

Hedefe yakınız ama henüz ulaşmadık.

because the wildebeest are all where they need to be Kalıp ifadeler

3:18

çünkü antilopların hepsi olmaları gereken yerdeler

Kalıp ifadeler

all where they need to be: hepsi olmaları gereken yerde

Burada all bütün gnuları kapsar; where they need to be ise “bulunmaları beklenen veya gereken yerde” demektir. Where, are fiilinin anlamını tamamlayan bir yer yan cümlesi başlatır; doğrudan soru değildir. Bu ifade gerçek bir konumu, başka bağlamlarda ise uygun bir aşama ya da durumu anlatabilir. Where bu bilgiyi zaten verdiği için be sonrasında yer veya durum tekrar edilmez.

Alıştırma

Cümleyi “her alet kendisine ayrılan yerde” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The tools are ____ before the workshop begins.

Cevabı göster

all where they need to be

with safety in numbers. Deyimler

3:20

sayıca üstünlüğün verdiği güvenlikle.

Deyimler

with safety in numbers: grup hâlinde olmanın sağladığı koruma

Safety in numbers, insanların veya hayvanların grup hâlinde kaldıklarında daha iyi korunabileceklerini anlatan bir deyimdir. Numbers burada matematiksel rakamları değil, grubun büyüklüğünü ifade eder. With safety in numbers yapısında with, bu korumayı duruma eşlik eden bir avantaj veya koşul olarak sunar. İfade, birlikte olmanın riski neden azaltabileceğini anlatır; “güvenliği” gerçekten sayıların içine yerleştirmez.

Alıştırma

Cümleyi “bir grupta olmak tehlikeyi azaltabilir” anlamındaki deyimle tamamlayın: We should stay together because there is ____.

Cevabı göster

safety in numbers

All that's left is for that one lion to raft back Notlar

3:22

Geriye kalan tek şey o aslanın sal ile geri dönüp

Dilbilgisi

All that's left is for ... to ...: son adımı belirtmek

All that's left, “yapılması gereken ve hâlâ kalan tek şey” demektir. Buradaki left, right sözcüğünün karşıtı olan “sol” değil, “kalan” anlamındadır. Son tamamlanmamış eylemi kimin yapacağını belirtmek için All that's left is for + kişi veya şey + to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın. Bu yapı yalnızca bir adım kaldığını söyler; o adımın kolay olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Kalan tek adımı tanıtan yapıyla cümleyi tamamlayın: ____ Maya to upload the final file.

Cevabı göster

All that's left is for

Kelime

to raft back: raft sözcüğünü fiil olarak kullanmak

to raft back ifadesinde raft, “salla yolculuk etmek” anlamında bir fiildir; back ise geri dönme anlamı katar. Yolculuk eden aslan olduğu için ifade “salla geri dönmek” anlamına gelir. İngilizcede bike veya ski gibi bazı araç ya da etkinlik adları fiil olarak kullanılabilir. Ancak raft back, “salı eski yerine geri götürmek” demek değildir; bu anlam için take the raft back veya put the raft back gibi bir ifade gerekir.

Alıştırma

“After the picnic, we rafted back to the village,” cümlesinde rafted back ne anlama gelir?

  1. Salı eski yerine geri taşıdılar
  2. Salın arkasında beklediler
  3. Salla geri döndüler
Cevabı göster

Salla geri döndüler

and bring his fellow lions over one by one. Notlar

3:25

diğer aslan dostlarını teker teker getirmesidir.

Öbek fiiller

bring his fellow lions over: bring ... over ile hedef tarafa getirmek

Bu cümlede bring his fellow lions over, diğer aslanları o anda hedef olan ya da anlatının odağında bulunan tarafa hareket ettirmek veya yönlendirmek demektir. Kalıp bring + nesne + over şeklindedir; his fellow lions, bring ile over arasına yerleştirilen nesnedir. Burada over, hedef tarafa veya yere doğru hareketi gösterir. “Üstünde” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi bring + object + over ile tamamlayın: Could you ____ your brother ____ after school?

Cevabı göster

bring · over

Kalıp ifadeler

one by one: ayrı ayrı ve sırayla

One by one, “ayrı ayrı ve sırayla” anlamına gelen kalıplaşmış bir zarf ifadesidir. Burada bring fiilini niteler ve bütün aslanların birlikte hareket etmesi yerine her aslanın sırası geldiğinde getirildiğini anlatır. İnsanları, nesneleri veya işleri anlatabilir ve genellikle nitelediği eylemden sonra gelir. Çarpma ifadesi olan one times one değildir.

Alıştırma

Başlıktaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: The guests entered the hall ____.

Cevabı göster

one by one

That makes 11 trips total, Kelime

3:29

Bu toplam 11 sefer yapar,

Kelime

That makes 11 trips total: hesaplanan toplamı belirten make

Burada makes, “toplamı eder” veya “sonuç olarak verir” anlamındadır. That, daha önce sayılan seferlere gönderme yapar; 11 trips ise hesaplanan toplamdır. Make burada “yaratmak” anlamına gelmez. That makes + sayı/sonuç kalıbı, bilgiler sayıldıktan veya toplandıktan sonra toplamı belirtmek için kullanılır.

Alıştırma

Toplamı belirtmek için cümleyi make fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Six red balloons plus five blue balloons—that ____ eleven balloons in all.

Cevabı göster

makes

the smallest number needed Dilbilgisi

3:31

herkesi güvenli bir şekilde karşıya geçirmek için

to get everyone across safely.

3:33

gereken en küçük sayıdır.

Dilbilgisi

the smallest number needed...: isimden sonra gelen kısaltılmış ilgi cümleciği

needed to get everyone across safely ifadesi, the smallest number ifadesinden sonra gelir ve onu niteler. Hangi sayıdan söz edildiğini açıklar: herkesin güvenli biçimde karşıya ulaşması için gereken sayı. Bu niteleyici, kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir: the smallest number that is needed to get everyone across safely, the smallest number needed to get everyone across safely biçimine dönüşür. Needed bir geçmiş zaman ortacıdır; bu parçanın ana fiili değildir.

Alıştırma

Kısaltılmış ilgi cümleciğini need fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: Please bring the documents ____ for the application.

Cevabı göster

needed

The solution that involves sending both lions on the first step Notlar

3:35

İlk adımda her iki aslanı göndermeyi içeren çözüm de

Dilbilgisi

solution that involves...: that ile çözümü belirlemek

that involves sending both lions on the first step bölümü solution sözcüğünün hemen ardından gelir ve hangi çözümün kastedildiğini belirtir. Bu, ismi tanımlayan bir ilgi cümleciğidir. Bu cümlecikte that, solution sözcüğüne gönderme yapar ve involves fiilinin öznesidir; uzaktaki bir şeyi gösteren “şu” anlamında değildir. İsim + that + fiil kalıbı, a plan that works veya the route that avoids traffic örneklerinde olduğu gibi, bir ismi belirlemek için gerekli bilgiyi o isimden sonra eklemenizi sağlar.

Alıştırma

Örnekte that involves sending both lions on the first step bölümünün görevi nedir?

  1. Uzaktaki bir solution sözcüğünü gösterir.
  2. Aslanlar hakkında ayrı bir cümle başlatır.
  3. Hangi solution sözcüğünün kastedildiğini belirtir.
Cevabı göster

Hangi solution sözcüğünün kastedildiğini belirtir.

Kalıp ifadeler

involves sending...: involve + -ing

Involves burada “bir planın veya sürecin parçası olarak içerir” anlamına gelir. Cümlede sending both lions, çözümün içerdiği eylemdir. Involve sözcüğünden sonra bir eylem geliyorsa fiilin -ing biçimi kullanılır: involve doing something. Bu yüzden involves sending doğaldır; involves to send ise yanlıştır. Sonraki on, on the first step zaman ifadesini başlatır ve involve + -ing kalıbının parçası değildir.

Alıştırma

Cümleyi check fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The job involves ____ every safety lock.

Cevabı göster

checking

works similarly and also takes 11 crossings. Kalıp ifadeler

3:38

benzer şekilde çalışır ve o da 11 geçiş sürer.

Kalıp ifadeler

works similarly and also takes 11: benzer şekilde işler ve 11 gerektirir

Bu karşılaştırmada works similarly, başka bir yöntemin daha önce sözü edilen yöntemle hemen hemen aynı şekilde işlediğini anlatır. Burada work, “bir işte çalışmak” değil, “işlemek veya işe yaramak” anlamındadır. Also, ortak olan bir özellik daha ekler. Takes 11 crossings, yöntemi tamamlamak için 11 geçiş gerektiği anlamına gelir. Bu yapıda take; gereken zaman, çaba veya adım sayısını belirtir.

Alıştırma

Bu cümle ne anlama geliyor? This backup method works similarly and also takes 11 steps.

  1. Yedek yöntemin benzer bir işi vardır ve 11 adımı ortadan kaldırır.
  2. Yedek yöntem ancak biri 11 adım yürüdükten sonra çalışır.
  3. Yedek yöntem benzer şekilde işler ve 11 adım gerektirir.
Cevabı göster

Yedek yöntem benzer şekilde işler ve 11 adım gerektirir.

The six animals escape unharmed Kalıp ifadeler

3:43

Altı hayvan yara almadan kaçar

from the fire just in time Kalıp ifadeler

3:45

ateşten tam zamanında kurtularak

Kalıp ifadeler

escape unharmed: yaralanmadan kurtulmak

Escape unharmed, “tehlikeden yaralanmadan kurtulmak” anlamına gelir. Unharmed, kaçışın sonucunda hayvanların durumunu anlatan bir sıfattır; özel bir hareket etme biçimini anlatmaz. İngilizcede bazı fiillerden sonra öznenin durumunu anlatmak için bir sıfat kullanılabilir. Burada hayvanlar kaçar ve zarar görmemiş durumda kalır.

Alıştırma

Bu cümleyi okuyun: The hikers escaped unharmed. Unharmed bize ne anlatıyor?

  1. Yürüyüşçüler çok sessiz hareket etti.
  2. Yürüyüşçüler korkmadı.
  3. Yürüyüşçüler yaralanmadı.
Cevabı göster

Yürüyüşçüler yaralanmadı.

Kalıp ifadeler

just in time: çok geç olmadan hemen önce

Just in time, kötü bir sonucu önleyecek kadar erken ama neredeyse hiç zaman kalmamışken anlamına gelir. Burada, yangından kaçışın çok geç olmadan gerçekleştiğini gösterir. Bu kalıp ifadede just, “tam olarak” veya “çok küçük bir farkla” anlamındadır. “Sadece” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi “ancak yetecek kadar erken” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: We reached the gate ____ to board the plane.

Cevabı göster

just in time

and begin their new lives across the river. Deyimler

3:47

ve nehrin karşısında yeni hayatlarına başlarlar.

Deyimler

begin their new lives across the river: insana özgü gibi anlatılan yeni bir başlangıç

Bu cümlecik, hayvanların nehrin karşısına geçmesini yeni bir bölümün başlangıcı gibi anlatır ve normalde insanlar için kullanılan bir dil kullanır. Bu kişileştirme, sona sıcak, hafif mizahi bir yeni başlangıç duygusu verir. Bu, hayvanların insan tarzı bir hayat planladığı anlamına gelmez. Across the river yalnızca daha güvenli yeni durumlarının nerede başladığını belirtir.

Alıştırma

Bu hayvan öyküsünde begin their new lives across the river ifadesinin temel işlevi nedir?

  1. Hayvanların tam olarak insanlar gibi yaşamayı öğrendiğini söyler.
  2. Hayvanların daha güvenli bir yerde, insan hayatındaki bir bölüme benzeyen yeni bir aşamaya başladığını gösterir.
  3. Nehri geçmenin hayvanları yeni türlere dönüştürdüğünü kanıtlar.
Cevabı göster

Hayvanların daha güvenli bir yerde, insan hayatındaki bir bölüme benzeyen yeni bir aşamaya başladığını gösterir.

Of course,

3:50

Tabii ki,

now that the danger's passed, Dilbilgisi

3:51

tehlike geçtiğine göre,

Dilbilgisi

now that the danger's passed: artık tehlike geçtiğine göre

Now that, kısa süre önce gerçekleşmiş ve artık geçerli olan bir durumu tanıtır ve bunu sonraki sözün dayanağı olarak sunar. Buradaki yeni durum tehlikenin geçmiş olmasıdır; konuşan kişi de bu değişikliğin sonucuna geçer. the danger's passed yan cümlesinde danger's, danger has ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Now that, yaklaşık olarak durum artık farklı olduğuna göre anlamına gelen iki sözcüklü bir bağlayıcıdır; now ve that sözcükleri burada ayrı ayrı yorumlanmaz.

Alıştırma

now ile başlayan ve yeni gerçekleşmiş bir durumu tanıtan iki sözcüklü bağlayıcıyla cümleyi tamamlayın: ____ the repairs are finished, the pool can reopen.

Cevabı göster

Now that

it remains to be seen Deyimler

3:52

bu pek olası görünmeyen ittifaklarının

Deyimler

it remains to be seen: henüz belli değil

It remains to be seen, cevabın veya sonucun hâlâ bilinmediğini ve ancak daha sonra açıklığa kavuşacağını belirten kalıplaşmış bir ifadedir. Bir şeyi fiziksel olarak görmekten söz etmez. Bilinmeyen sorunun ne olduğu bağlamdan belliyse ifade tek başına kullanılabilir. Ayrıca whether ya da bir soru sözcüğüyle başlayan yan cümleyle devam edebilir: It remains to be seen whether the plan will work.

Alıştırma

Sonucun hâlâ bilinmediğini anlatmak için ifadeyi doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. It remains to be seen whether the new plan will work.
  2. It remains to see whether the new plan will work.
  3. It remains seeing whether the new plan will work.
Cevabı göster

It remains to be seen whether the new plan will work.

how long their unlikely alliance will last. Kalıp ifadeler

3:53

ne kadar süreceği henüz belli değil.

Kalıp ifadeler

their unlikely alliance will last: beklenmedik bir ortaklık sürer

unlikely alliance ifadesi, normalde birlikte çalışması beklenmeyen kişi ya da gruplar arasındaki iş birliğini anlatır. Burada aslan ile gnu normalde avcı ve avdır; bu nedenle iş birliği yapmaları şaşırtıcıdır. will last içinde last, belirli bir süre devam etmek anlamında kullanılan bir fiildir. how long ile birlikte bu yan cümle, beklenmedik ortaklığın ne kadar süreceğini anlatır; burada last, “son” anlamına gelmez.

Alıştırma

The two rivals formed an unlikely alliance that lasted longer than expected. cümlesi ne anlama gelir?

  1. Son ortaklık, insanların beklediğinden daha geç başladı.
  2. İki rakip, insanların beklediğinden daha uzun süre birlikte çalıştı.
  3. İki yakın arkadaş iş birliğini hemen bıraktı.
Cevabı göster

İki rakip, insanların beklediğinden daha uzun süre birlikte çalıştı.