Nehirden geçiş bilmecesini çözebilir misiniz? - Lisa Winer: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu nehir geçme bulmacasında üç aslan ve üç antilop, iki hayvan taşıyabilen bir salla yangından kaçar. Tehlikeli veya yalnızca önceki durumu tekrarlayan hamleler elendikçe, aslanlar hiçbir kıyıda sayıca üstün olmadan herkes karşıya geçirilir ve gereken en az geçiş sayısının 11 olduğu gösterilir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. outnumber the wildebeest — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: outnumber fiilinin bir grubun diğerinden sayıca fazla olması anlamına geldiğini kavrayın; bulmaca koşullarında, istatistiklerde veya haberlerde grupları karşılaştırırken kullanın. Burada her hamlenin güvenli olup olmadığını anlamak için aslanların sayısal üstünlük kazanıp kazanmadığını izlemek gerekir. 2. that's a dead end, — Deyimler ve mecazlı ifadeler: a dead end ifadesinin yalnızca gerçek bir çıkmaz yolu değil, geçerli bir sonuca ulaşamayacak planı veya düşünce yolunu da anlattığını fark edin. Problem çözerken, olasılıkları araştırırken ya da bir projeyi tartışırken bir seçeneği açıkça elemek için kullanabilirsiniz. 3. All that's left is for that one lion to raft back — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Önceki koşullar tamamlandıktan sonra gerekli son eylemi sunan “All that’s left is for someone to do something” sonuç kalıbını öğrenin. Bu yapı, bir sürecin, planın veya çözümün geriye kalan son adımını açık ve doğru biçimde özetlemenizi sağlar.
Bu derste
As a wildfire rages through the grasslands, three lions and three wildebeest flee for their lives. Notlar
0:07Bir orman yangını çayırları kasıp kavururken, üç aslan ve üç antilop canlarını kurtarmak için kaçıyor.
As a wildfire rages...: Zaman arka planını tanıtan As
Burada As, “bir rolde” anlamına değil, “... sırasında” veya “... olduğunda” anlamına gelir. Kendi öznesi (a wildfire) ve fiili (rages) olan bir yan cümleyi başlatır; ardından gelen ana eylemin zamanını ve durumunu belirler. Bu yapı öykülerin veya haberlerin başında sık görülür: As + arka plan cümlesi, ana cümle. Arka plandaki olay, ana olayla aynı anda gerçekleşiyor gibi sunulur.
Alıştırma
“As the rain got heavier, we hurried home,” cümlesinde As ne işe yarar?
- Yağmurun işini veya rolünü belirtir.
- Ana eylemle aynı anda gerçekleşen bir zaman veya arka plan olayını tanıtır.
- İki eşit yağmur miktarını karşılaştırır.
Cevabı göster
Ana eylemle aynı anda gerçekleşen bir zaman veya arka plan olayını tanıtır.
flee for their lives: ölümcül tehlikeden kaçmak
Flee for their lives, “öldürülmekten veya ağır şekilde yaralanmaktan kaçınmak için kaçmak” anlamına gelir. Flee zaten tehlikeden kaçmak demektir; for their lives ise durumu daha ciddi hâle getirir: kaçışın amacı hayatta kalmaktır. İyelik sözcüğü özneye göre değişir. Tek bir kişi flee for his life, her life veya their life; birden fazla kişi ise flee for their lives biçimini kullanabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede flee for one's life ifadesi olağan aciliyet düzeyiyle kullanılmıştır?
- Families fled for their lives as flames reached their homes.
- Mia fled for her life because the shop had sold out of ice cream.
- Leo fled for his life so he would not miss the school bus.
Cevabı göster
Families fled for their lives as flames reached their homes.
To escape the inferno, they must cross over to the left bank of a crocodile-infested river. Notlar
0:14Cehennemden kaçmak için, timsah kaynayan bir nehrin sol kıyısına geçmek zorundalar.
To escape the inferno: amaç bildiren mastar yapısı
To escape the inferno, amaç bildiren bir mastar öbeğidir. Nehri neden geçmeleri gerektiğini, yani şiddetli yangından uzaklaşma amaçlarını açıklar. Yapı to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Cümlenin başında bu amaç öbeği genellikle virgülden önce gelir ve amaca ulaşmak için yapılan eylemi tanıtır. Buradaki to, mastar işaretidir; hedef yön gösteren bir edat değildir.
Alıştırma
Cümleyi protect fiilinin amaç bildiren mastar biçimiyle tamamlayın: ____ the seedlings from frost, we covered them at night.
Cevabı göster
To protect
cross over to the left bank: diğer tarafa geçiş
Cross over to the left bank, iki tarafı ayıran alanı geçip sol kıyıya varmak demektir. cross over bir taraftan diğerine hareketi vurgularken to the left bank varış yerini belirtir. Burada over, cross over hareket ifadesinin bir parçasıdır; bir şeyin nehrin üstünde bulunduğu anlamına gelmez. Aynı kalıp yolları, sınırları ve başka ayırıcı çizgileri geçmek için kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle yürüyüşçülerin vadinin bir tarafından diğer tarafına geçip oraya vardığını anlatır?
- The hikers looked over the far side of the gorge.
- The hikers walked along the far side of the gorge.
- The hikers crossed over to the far side of the gorge.
Cevabı göster
The hikers crossed over to the far side of the gorge.
crocodile-infested river: timsahlarla dolu tehlikeli bir nehir
crocodile-infested river, çok sayıda timsahın yaşadığı veya sık sık görüldüğü bir nehri anlatır. Birleşik sıfat crocodile-infested, river sözcüğünden önce gelir: crocodile tehlikenin kaynağını, -infested ise bir yerin istenmeyen veya tehlikeli bir şeyle aşırı derecede dolu olduğunu gösterir. -infested, yalnızca içinde bir şey var demenin tarafsız bir yolu değildir. Nehri tehlikeli ve rahatsız edici gösterir. Genel olarak X-infested, çok sayıda X yüzünden sorunlu olan bir yeri anlatır; mosquito-infested wetlands buna örnektir.
Alıştırma
crocodile-infested river ne anlatır?
- Timsah şeklindeki bir nehir
- Timsahları korumak için kullanılan bir nehir
- Çok sayıda timsah bulunan ve bu yüzden tehlikeli olan bir nehir
- Timsahların hiç görülmediği bir nehir
Cevabı göster
Çok sayıda timsah bulunan ve bu yüzden tehlikeli olan bir nehir
Fortunately, there happens to be a raft nearby. Kalıp ifadeler
0:21Neyse ki, yakında tesadüfen bir sal vardır.
there happens to be: uygun bir tesadüf
there happens to be, there be varlık yapısına happens to eklenmiş biçimdir. Belirli bir yerde bir şeyin tesadüfen bulunduğu anlamına gelir: bu cümlede, ihtiyaç duydukları anda yakında bir sal vardır. Bu ifade yalnızca bir salın var olduğunu bildirmez. Salı beklenmedik veya şans eseri bulunan bir şey olarak sunar; düz there is ise sadece salın yakında olduğunu söyler. Buradaki happens to, bir şeye dönüşmek anlamına gelmez; tesadüfü belirtir.
Alıştırma
Nesnenin orada tesadüfen bulunduğunu göstermek için cümleyi tamamlayın: Luckily, ____ a map in my bag.
Cevabı göster
there happens to be
It can carry up to two animals at a time and needs at least one lion and or wildebeest on board to row it across the river. Kalıp ifadeler
0:24Tek seferde en fazla iki hayvanı taşıyabilir ve nehri geçmek için salda en az bir aslan veya antilop olması gerekir.
carry up to two animals at a time: sefer başına en yüksek sayı
Burada carry, ‘taşımak’ anlamına gelir. Up to two bir üst sınır belirler: araç sıfır, bir veya iki hayvan taşıyabilir, ancak üç hayvan taşıyamaz. At a time, ‘bir seferde’ anlamına gelir. Sınır her yükleme için geçerlidir; birkaç seferde taşınabilecek toplam sayıyı belirtmez.
Alıştırma
İfadeyi değerlendirin: “The cart can carry up to two animals at a time”, arabanın her seferde tam olarak iki hayvan taşıması gerektiği anlamına gelir.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
on board: fiziksel olarak bir araçta
Burada on board, araç olarak kullanılan salın fiziksel olarak üzerinde bulunmak anlamına gelir. Bu ifade genellikle insanların, hayvanların veya eşyaların gemi, uçak, tren, otobüs ya da benzer bir araçta bulunduğunu anlatır. On board ayrıca bir plana katılmak veya onu kabul etmek anlamında mecazi olarak kullanılabilir; ancak bu anlam bu cümleye uymaz. Hayvan taşıma fikri, burada fiziksel konumun anlatıldığını gösterir.
Alıştırma
‘Trende’ anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: All passengers are now ____.
Cevabı göster
on board
row it across the river: kürek çekerek karşı kıyıya geçirmek
row it across the river ifadesinde row, salı küreklerle hareket ettirmek anlamına gelir; it ise salı gösterir. Across the river, nehir boyunca ilerlemeyi değil, bir kıyıdan diğerine giden yolu belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp fiil + nesne + across + yer biçimindedir: kişi, fiilin belirttiği eylemle bir nesneyi bir alanın bir tarafından diğer tarafına geçirir.
Alıştırma
Hangi cümle teknenin nehrin bir kıyısından diğerine gittiği anlamına gelir?
- They rowed the boat across the river.
- They rowed the boat along the river.
- They left the boat beside the river.
Cevabı göster
They rowed the boat across the river.
There's just one problem: temel bir engeli haber vermek
There's just one problem bir geçiş işaretidir. Dinleyicinin dikkatini başlangıçtaki durumdan veya uygulanabilir görünen bir plandan, sırada açıklanacak temel engele yöneltir. Buradaki just, sorun sayısını birle sınırlar ve dikkati o tek noktaya toplar. Sorunun küçük veya önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
There's just one problem uygulanabilir görünen bir plandan sonra geldiğinde genellikle neyi belirtir?
- Herhangi bir sınırlama eklemeden konuyu kapatır.
- Sorunun önemsiz olduğunu söyler.
- Sırada temel bir zorluğun açıklanacağını belirtir.
Cevabı göster
Sırada temel bir zorluğun açıklanacağını belirtir.
If the lions ever outnumber the wildebeest on either side of the river, Notlar
0:35Nehrin herhangi bir tarafında aslanların sayısı antilopların sayısını aşarsa,
outnumber the wildebeest: hangi grup sayıca daha büyük
outnumber the wildebeest ifadesinde outnumber, “sayıca daha fazla olmak” demektir. Özne aslanlar olduğu için koşul, belirli bir kıyıda aslanların gnulardan daha fazla olduğunu anlatır. Kalıp A outnumbers B şeklindedir. Sayıca daha büyük grup A'dır ve B doğrudan fiilden sonra gelir; than eklenmez.
Alıştırma
“Sayıca daha fazla olmak” anlamındaki fiille cümleyi tamamlayın: At this camp, thirty older children ____ ten younger children.
Cevabı göster
outnumber
either side of the river: nehrin iki yakasından herhangi biri
Burada either side of the river, nehrin iki yakasından herhangi biri demektir. Koşul her yakada ayrı ayrı kontrol edilir: olay sol ya da sağ yakada gerçekleşirse kural devreye girer. Either, iki seçenek olduğunda kullanılır. Bu koşullu kuralda olayın iki yakada aynı anda gerçekleşmesi gerekmez; tek bir yaka koşulu tetiklemeye yeter.
Alıştırma
Kuralda on either side of the river ne yapmanız gerektiğini anlatıyor?
- İki yakayı da ayrı ayrı kontrol etmek; herhangi biri koşulu tetikleyebilir.
- Hayvanların hangi yakada olduğunu önemsememek.
- Kontrol etmeden önce iki yakadaki hayvanları birleştirmek.
- Yalnızca sol yakayı kontrol etmek.
Cevabı göster
İki yakayı da ayrı ayrı kontrol etmek; herhangi biri koşulu tetikleyebilir.
even for a moment, ...: En kısa süreyi bile bir sınırlamaya dahil etmek
even for a moment “çok kısa bir süre için bile” anlamına gelir. Bir kuralın, uyarının veya koşulun içine mümkün olan en kısa süreyi bile dahil eder; bu yüzden sınırlamanın katı olduğunu gösterir. even, for a moment ifadesini güçlendirir; ayrı ve şaşırtıcı bir gerçek eklemez. Daha uzun bir cümlede bu ifade, kısa süreli bir ihlalin bile önem taşıdığını gösterir.
Alıştırma
Bir uyarıda “even for a moment” neyi vurgular?
- Eyleme yalnızca bazen izin verildiğini
- Uyarının ciddi olmadığını
- Uzun süre beklemek gerektiğini
- En kısa sürenin bile sayıldığını
Cevabı göster
En kısa sürenin bile sayıldığını
their instincts will kick in and the results won't be pretty. Notlar
0:41içgüdüleri devreye girecek ve sonuçlar hiç hoş olmayacaktır.
their instincts will kick in: Otomatik bir tepki çalışmaya başladığında
their instincts will kick in, onların doğal ve otomatik tepkilerinin çalışmaya başlayacağı anlamına gelir. kick in, bir etkinin, sürecin, hissin veya tepkinin çalışmaya başlaması için kullanılan bir phrasal verbdür; burada kelimenin tam anlamıyla tekme atmak anlamında değildir. Bu cümlede instincts, bir şey tarafından tetiklendiğinde otomatik olarak etkinleşen doğal bir tepki olarak sunulur. Odak, tepkinin çalışmaya başladığı andadır; birinin düşünüp bilinçli olarak seçim yapmasında değil.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrenilen iki kelimelik phrasal verb ile tamamlayın: The pain medicine should ____ within twenty minutes.
Cevabı göster
kick in
the results won't be pretty: kötü sonucu hafifçe ima eden bir uyarı
the results won't be pretty ifadesinde pretty, be fiilinden sonra gelen bir sıfattır. Bu olumsuz ifade gerçekte görünüşten söz etmez; sonuçların kötü, karmaşık veya tehlikeli olacağını daha hafif bir dille anlatır. Yumuşak ifade uyarıya hafif bir mizah katabilir, ama konuşanın ciddi bir sorun beklediğini yine de gösterir.
Alıştırma
Bu uyarıda “The results won't be pretty” cümlesi ne anlama gelir?
- Sonucun kötü olacağı anlamına gelir.
- Sonucun sıradan olacağı anlamına gelir.
- Sonucun belirsiz olduğu anlamına gelir.
- Sonucun güzel görüneceği anlamına gelir.
Cevabı göster
Sonucun kötü olacağı anlamına gelir.
That includes the animals in the boat when it's on a given side of the river. Notlar
0:45Buna, sal nehrin belirli bir tarafındayken içindeki hayvanlar da dahildir.
That includes: önceki bir kuralın kapsamını genişletmek
That includes, az önce belirtilen kuralın kapsamına bir durum daha ekler. That yeni bir hayvana veya nesneye değil, kuralın tamamına gönderme yapar; includes ise teknedeki hayvanların da bu kuralın parçası olarak sayılması gerektiğini belirtir. That includes ... ifadesini duyduğunuzda, ardından gelen sözleri önceki kategoriye, iddiaya veya kurala bağlayın. Konuşan kişi yeni bir konu başlatmıyor, aynı fikri genişletiyor.
Alıştırma
Devam cümlesini dersteki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: All visitors need a ticket. ____ babies.
Cevabı göster
That includes
a given side: bir kuralda belirlenmiş taraf
a given side ifadesinde given, “o anda uygulanan kural için belirlenmiş veya seçilmiş” anlamına gelen bir sıfattır. Tarafın sabit bir adı olması gerekmez; hangi taraf ele alınıyorsa o taraf the given side olabilir. Given, side ismini niteler; bir şeyi verme eylemini anlatmaz. Bu kullanım, bir kural seçilmiş bir duruma, değere, yere veya zamana uygulandığında yaygındır.
Alıştırma
“Place the marker on a given square,” kuralında given ne anlama gelir?
- birine verilmekte olan
- kural için belirlenmiş
- bir yerden başka bir yere hareket eden
- bilinmeyen ve seçilmesi imkânsız
Cevabı göster
kural için belirlenmiş
What's the fastest way for all six animals to get across Dilbilgisi
0:50Altı hayvanın karşıya geçmesi için en hızlı yol nedir,
the fastest way for ... to ...: eylemi kimin yaptığını belirtmek
Bu ifade the + üstünlük sıfatı + way + for someone or something + to mastarı yapısını izler. Sıfatın belirttiği ölçütte en yüksek dereceye ulaşan yöntemi sorar; burada fastest hız ölçütünü belirtir. For ile başlayan bölüm, to get across eyleminin anlamca öznesini verir: karşı tarafa ulaşması gerekenler all six animals ifadesindeki hayvanlardır. Aynı yapı best, easiest veya safest ile başka ölçütlere göre yöntem sormak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi for ve cross fiilinin to mastarıyla tamamlayın: What's the safest way ____ young children ____ the road?
Cevabı göster
for · to cross
without the lions stopping: without + isim + -ing
without the lions stopping for dinner ifadesinde without, gerçekleşmemesi gereken bir durumu belirtir. Yapı without + isim + -ing şeklindedir: the lions, stopping eylemini kimin yaptığını açıkça gösterir; stopping ise şimdiki zamanın sürekli hâli değil, bu yapıda kullanılan -ing biçimidir. Kaçınılan eylemi kimin yaptığını belirtmek gerektiğinde bu yapıyı kullanın. Bir olay gerçekleşirken başka bir olayın gerçekleşmediğini kısa ve açık biçimde anlatır.
Alıştırma
Parantez içindeki sözcükleri ve without + isim + -ing yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: We finished lunch ____. (the phone / ring)
Cevabı göster
without the phone ringing
stopping for dinner: aslanların yiyeceğine dair mizahi bir ima
Stopping for dinner ifadesi kelime anlamıyla “akşam yemeği yemek için durmak” demektir. Ancak avcı ve avın bulunduğu bu bağlamda, aslanların antilopları yiyebileceğini mizahi biçimde ima eder; yani avlar aslanların “akşam yemeği” olacaktır. Konuşan kişi tehlikeli bir sonucu yumuşatmak ve cümleyi eğlenceli hâle getirmek için sıradan bir yemek ifadesi kullanır. Bu örtülü anlam ifadenin tek başına anlamından değil, bağlamdan gelir.
Alıştırma
Bu cümlede stopping for dinner neyi ima ediyor?
- Aslanlar antiloplarla sıradan bir yemek paylaşacak.
- Aslanlar bir restoran arıyor.
- Aslanlar antilopları yiyebilir.
Cevabı göster
Aslanlar antilopları yiyebilir.
If you feel stuck on a problem like this, Kalıp ifadeler
1:04Böyle bir problemde tıkandığınızı hissederseniz,
feel stuck on a problem: bir problemde ilerleyememek
Bu cümlede feel stuck on a problem, bir sonraki adımda ne yapacağınızı bilemediğiniz için ilerleyememek demektir. Buradaki zorluk fiziksel değil, zihinsel ya da uygulamayla ilgilidir. Kalıp, feel/be/get stuck on + soru, görev, adım veya bölüm şeklindedir. Feel ve be bu durumda olmayı, get ise bu duruma geçmeyi anlatır.
Alıştırma
Bu belirli görevde ilerleyememek anlamını veren ifadeyle cümleyi tamamlayın: Lina feels ____ this science problem.
Cevabı göster
stuck on
try listing all the decisions you can make at each point Dilbilgisi
1:06her noktada verebileceğiniz tüm kararları
try listing: bir yöntemi denemek için try + -ing
Burada try listing, olası bir yöntem önermek için try + fiil-ing yapısını kullanır: bir liste yapın ve işe yarayıp yaramadığına bakın. Listing, tamamlanması gereken zor bir hedef olarak değil, denenebilecek bir strateji olarak sunulur. Başka durumlara aktarılabilen kalıp try + fiil-ing şeklindedir. Birden fazla çözümün işe yarayabileceği durumlarda pratik tavsiye vermek için sıkça kullanılır.
Alıştırma
Bir yöntemi denemeyi önermek için list fiilini try + -ing yapısıyla kullanın: If the choices are confusing, ____ them in two columns.
Cevabı göster
try listing
and the consequences each choice leads to. Kalıp ifadeler
1:10ve her seçimin yol açacağı sonuçları listelemeyi deneyin.
the consequences each choice leads to: neden ve sonuç
Lead to “neden olmak” veya “sonuç olarak ortaya çıkarmak” demektir. Burada each choice neden, consequences ise sonuçtur; to bir varış noktasını değil, sonucu gösterir. Bu ifadede nesne görevindeki ilgi zamiri düşürülmüştür: the consequences (that) each choice leads to. Günlük İngilizcede that yan cümlede nesneyse sıkça kullanılmaz.
Alıştırma
Cümleyi “neden olmak” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Ignoring the warning can ____ a bigger problem.
Cevabı göster
lead to
For instance: belirli bir örnek sunmak
For instance, dinleyiciye sırada belirli bir örnek olduğunu bildirir. Açıklamayı genel bir düşünceden bu düşünceyi destekleyen ayrıntıya taşır. Cümlenin başında kullanıldığında genellikle ardından virgül gelir. For example da bilgiyi aynı şekilde düzenler.
Alıştırma
Cümleyi örneği tanıtan hedef ifadeyle tamamlayın: Some plants can grow indoors. ____, mint grows well on a sunny windowsill.
Cevabı göster
For instance
there are five options for who goes across first. Dilbilgisi
1:14ilk önce kimin karşıya geçeceği konusunda beş seçenek vardır.
for who goes across first: gömülü bir who yan cümlesi
for who goes across first ifadesinde who goes across first, for edatının nesnesi olarak kullanılan gömülü bir wh yan cümlesidir. Beş seçeneğin hangi konuyla ilgili olduğunu, yani hangi kişinin önce karşıya geçeceğini belirtir. Burada who, goes fiilinin öznesidir; bu yüzden sıra who + goes across first şeklindedir. does eklemeyin ve onu who sözcüğünün önüne koymayın. Tek başına kullanılan özne sorusu Who goes across first? da who özne olduğu için aynı sözcük sırasına sahiptir. Ancak örnekte yan cümlenin tamamı for sözcüğünden sonra gömülüdür.
Alıştırma
Hangi cümle for sözcüğünden sonra gömülü bir who yan cümlesini doğru kullanır?
- There are several options for does who go first.
- There are several options for who go first.
- There are several options for who goes first.
Cevabı göster
There are several options for who goes first.
one of each: adı verilen her kategoriden bir tane
One of each, daha önce belirtilmiş her kategoriden bir nesne veya üye anlamına gelir. Bu listede each, iki hayvan türünü belirtir; dolayısıyla ifade bir gnu ve bir aslan anlamındadır. Dinleyen kişi each sözcüğünün hangi kategorileri belirttiğini anlayabilmelidir. Aynı kalıpta başka bir sayı da kullanılabilir. Örneğin two of each, her kategoriden iki tane demektir.
Alıştırma
Bağlam: The bakery has chocolate and vanilla muffins. Her tattan bir muffin anlamına gelecek şekilde cümleyi tamamlayın: I'll take one of ____.
Cevabı göster
each
it'll just have to come straight back: hemen geri dönmek zorunda kalacak
Will have to, özgür bir seçimi değil, durumun zorunlu kıldığı gelecekteki bir gerekliliği anlatır. It'll just have to içindeki just, seçenekleri bire indirerek bunun uygulanabilir tek yol olduğunu gösterir. Come straight back, durmadan ya da başka bir yere gitmeden hemen ve doğrudan geri gelmek demektir. Buradaki straight, geri dönüş biçimini anlatır; bedenin ya da rotanın düz bir şekli olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Durmadan hemen geri dönmek zorunda olma anlamını veren bu açıklamadaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: If the trail is closed, we'll ____.
Cevabı göster
have to come straight back
will immediately get eaten: konuşma dilinde get ile edilgen yapı
The remaining one, geride bırakılan hayvanı anlatır. Will immediately get eaten içinde get + geçmiş zaman ortacı eaten edilgen yapı kurar: hayvan eyleme maruz kalır. Bu yüzden get eaten, yiyecek elde etmek değil, başka bir hayvan tarafından yenilmek anlamındadır. Get edilgeni konuşmada yaygındır ve olayı öznenin başına gelen bir şey olarak sunar; sonuç çoğu zaman istenmeyen ya da ani olur. Immediately, sonucun hemen gerçekleştiğini gösterir.
Alıştırma
damage fiilinin get ile kurulan edilgen biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: Phones can ____ if they get wet.
Cevabı göster
get damaged
those options are all out: tüm seçenekler elenmiş
Bu cümlede out, fiziksel olarak dışarıda olmayı değil, “değerlendirme dışı bırakılmış” veya “artık mümkün değil” anlamını taşır. Those options are all out, az önce ele alınan seçeneklerin hepsinin elendiğini söyler. Out kelimesinin bu kullanımı bir seçeneğin, planın veya yarışmacının artık kullanılabilir grupta olmadığını gösterir. All, hiçbir seçeneğin kalmadığını vurgular.
Alıştırma
“those options are all out” burada ne anlama gelir?
- Hepsi dışarı taşınmış.
- Hepsi elenmiş.
- Hepsi duyurulmuş.
Cevabı göster
Hepsi elenmiş.
Sending two lions or one of each animal Dilbilgisi
1:34İki aslan veya her hayvandan birini göndermek
İsim-fiil grubu özne olarak Sending two lions or one of each animal
Sending, send fiilinin isim görevinde kullanılan -ing biçimidir; bu nedenle bütün ifade bir eylem planını adlandırır. Tam bir cümlede Sending two lions or one of each animal özne, yani değerlendirilen veya tartışılan şey olabilir. Sending kelimesinden önce be fiilinin hiçbir biçimi bulunmadığından bu bir sürekli zaman yapısı değildir. Tek bir Sending, or ile bağlanan iki seçeneğin ikisine de uygulanır: two lions ve one of each animal.
Alıştırma
Eylemi özne yapmak için choose fiilinin -ing biçimini kullanın: ____ the earlier train saves time.
Cevabı göster
Choosing
can actually both lead to solutions in the same number of moves. Kalıp ifadeler
1:38aslında her ikisi de aynı hamle sayısında çözümlere yol açabilir.
lead to solutions: çözümlere yol açmak
Lead to solutions, “işe yarayan çözümler üretmek veya bu çözümlerle sonuçlanmak” demektir. lead to + isim yapısı bir eylemin, seçimin veya durumun sonucunu belirtir. Buradaki lead, birine yol göstermek anlamına gelmez. Özne daha önce sözü edilen iki olası yöntemi belirtir ve her iki yöntem de çözüm üretebilir.
Alıştırma
Bir yöntem ile sonucunu bağlamak için lead to ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- A new clue may lead a solution.
- A new clue may lead for a solution.
- A new clue may lead to a solution.
Cevabı göster
A new clue may lead to a solution.
in the same number of moves: aynı sayıda hamleyle
In the same number of moves, iki yöntemin bitirmek için eşit sayıda hamle gerektirdiğini belirtir. The same number sayıları karşılaştırır; yapılan hamlelerin tek tek aynı olduğunu söylemez. Bulmacalarda, masa oyunlarında ve strateji oyunlarında move, bir eylem veya hamledir. in ... moves yapısı, bir sonuca ulaşmak için kaç hamle gerektiğini belirtir; buradaki moves ev taşımak anlamına gelmez.
Alıştırma
İki yöntemin eşit sayıda bulmaca eylemi kullandığını belirtmek için cümleyi vurgulanan ifadeyle tamamlayın: Both methods solved the puzzle ____.
Cevabı göster
in the same number of moves
For the sake of time: zaman kazanmak için
For the sake of time, “zaman sınırlı olduğu için” veya “zaman kazanmak için” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Burada konuşmacının neden yalnızca bir seçeneğe odaklandığını açıklar. for the sake of + isim yapısını tek bir kalıp olarak düşün. Bu yapı, “o ismin yararı için” veya “o isim göz önünde bulundurularak” anlamına gelir. Bu ifadede sake, ayrı bir hedefi belirtmez.
Alıştırma
“Zaman sınırlı olduğu için” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyi tamamla: For the ____ of time, we'll skip the last example.
Cevabı göster
sake
there will be ...: gelecekte var olacak bir şeyi belirtmek
there will be + isim öbeği kalıbı, gelecekte birinin ya da bir şeyin var olacağını, gerçekleşeceğini veya bulunacağını belirtir. Burada üç aslanın yer aldığı gelecekteki bir durumu tahmin eder. Buradaki there, varlık bildiren cümleyi başlatan sözcüktür; yer göstermez. Asıl konum on the right bank ifadesidir.
Alıştırma
Cümleyi gelecekte varlık bildiren kalıpla tamamla: After the repair, ____ two working elevators in the building.
Cevabı göster
there will be
Bad news for ...: olumsuz bir sonucu değerlendirmek
Bad news for + etkilenen kişi veya grup, bir sonucun onlar için olumsuz olduğunu belirten kısa bir değerlendirmedir. Burada dezavantajlı duruma düşenler geriye kalan iki gnudur; news sözcüğü mutlaka basında bildirilen bir haber anlamına gelmez. Tam düşünce That's bad news for them. cümlesine yakındır. Kısaltılmış biçim, konuşan ya da anlatan kişinin hızla tepki verip açıklamayı sürdürmesini sağlar.
Alıştırma
Kısa değerlendirmeyi hedef ifadeyle tamamlayın: The outdoor concert has been canceled. ____ everyone who bought a ticket.
Cevabı göster
Bad news for
So we need to have the lion stay on the left bank Dilbilgisi
1:56Bu yüzden aslanın sol kıyıda kalmasını
have the lion stay ... and the wildebeest go back: have + nesne + fiilin yalın hâli
have the lion stay ve (have) the wildebeest go back yapılarında have, sahip olmak değil, bir eylemi ayarlamak ya da yaptırmak anlamındadır. Kalıp have + nesne + fiilin yalın hâli biçimindedir: have the lion stay; have the wildebeest go back. İki nesne-fiil grubu and ile bağlanır. İkinci have söylenmese de anlaşılır; böylece tek bir have hem the lion stay ... hem de the wildebeest go back ... grubunu yönetir. Bu yapı, planlanmış eylemleri veya adımları sıralamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi stay ve go fiillerinin doğru biçimleriyle tamamlayın: We need to have Mia ____ here and Leo ____ back.
Cevabı göster
stay · go
but with one lion already on the left bank: with ile arka plan durumu eklemek
but with one lion already on the left bank ifadesinde with, duruma eşlik eden bir hâli ekler: Bir aslan zaten sol kıyıdadır. one lion ad öbeğinden sonra yer bildiren on the left bank tamamlayıcısı gelir; already ise bu durumun sonraki adımdan önce de geçerli olduğunu gösterir. Buradaki with, “biriyle birlikte” anlamına gelmez. But, diğer yönlerden aynı kalan beş seçeneğe göre bu durumun önemli değişiklik olduğunu gösterir. with + ad öbeği + tamamlayıcı kalıbı, and one lion is already on the left bank gibi tam bir yan cümle eklemek yerine arka plan bilgisini kısaltır.
Alıştırma
Parantez içindeki sözcükleri kullanarak cümleyi with + ad öbeği + tamamlayıcı kalıbıyla tamamlayın: The class began ____. (one chair / still empty)
Cevabı göster
with one chair still empty
will be outnumbered as soon as it reaches the other side. Dilbilgisi
2:13karşı tarafa ulaşır ulaşmaz sayıca azınlıkta kalacaktır.
will be outnumbered: geleceğe yönelik edilgen bir tahmin
To outnumber another group, başka bir gruptan daha fazla üyeye sahip olmak demektir. will be outnumbered ifadesinde edilgen yapı, sayıca daha küçük olan tarafı, yani the wildebeest on the raft ifadesini özne konumuna getirir. Bu nedenle ifade, onun sayıca daha büyük bir grupla karşılaşacağını anlatır. Will be + geçmiş zaman ortacı, geleceğe yönelik edilgen bir tahmin oluşturur. Burada gnu karşı kıyıya ulaştığında ortaya çıkacak sayısal dezavantaj tahmin edilir; gnunun diğerlerinden sayıca fazla olacağı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi outnumber fiilinin gelecekte edilgen biçimiyle tamamlayın: If two players leave, our team ____.
Cevabı göster
will be outnumbered
as soon as it reaches the other side: karşı kıyıya ulaşır ulaşmaz
Burada as soon as, “-er -mez” ya da “hemen ... olduğunda” anlamına gelir. as soon as it reaches the other side yan cümlesi sonucu tetikleyen zamanı verir: gnu karşı kıyıya ulaştığı anda sayıca azınlıkta kalacaktır. Bu yapı neden değil, zaman ilişkisi anlatır. Gelecekteki bir sonuçtan söz ederken İngilizcede ana cümlede genellikle will, as soon as'ten sonraki zaman yan cümlesinde ise geniş zaman kullanılır: will be outnumbered ... as soon as it reaches ....
Alıştırma
Hangi cümle, kapıyı açar açmaz ışıkların yanacağını doğal biçimde anlatır?
- The lights will turn on because you open the door.
- The lights will turn on as soon as you open the door.
- The lights will turn on as soon as you will open the door.
Cevabı göster
The lights will turn on as soon as you open the door.
that's a dead end: bu bir çıkmaz yol
A dead end, gerçek anlamıyla içinden geçilip devam edilemeyen bir çıkmaz sokaktır. Burada ise yararlı bir sonuca götüremeyecek bir fikir ya da akıl yürütme yolu için kullanılan bir benzetmedir. That's a dead end, “bu yaklaşım işe yaramayacak, başka birini denemeliyiz” demektir. That sözcüğü, az önce konuşulan seçeneği gösterir. Bu kullanım planlar, ipuçları, aramalar ve problem çözme yolları hakkında konuşurken yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi a dead end ifadesiyle tamamlayın: We tested the idea, but it was ____.
Cevabı göster
a dead end
which means that: bir durumdan sonuca geçiş
Burada which means that tek bir isme değil, daha önce belirtilen durumun tamamına gönderme yapar. Bu durumdan bir sonuç çıktığını gösterir. “İfade, which means that + sonuç” kalıbı bilinen bilgiyi onun sonucuna veya bir sonraki adıma bağlar. Açıklamaları ve adım adım yürütülen akıl yürütmeyi daha anlaşılır hâle getirir.
Alıştırma
“The store is closed, which means that we need to come back tomorrow,” cümlesinde which means that ne işe yarar?
- Hangi belirli mağazanın kapalı olduğunu açıklar.
- Mağazanın kapalı olduğu gerçeğinin tamamına gönderme yapar ve sonucunu sunar.
- Yarın hakkında bir soru başlatır.
Cevabı göster
Mağazanın kapalı olduğu gerçeğinin tamamına gönderme yapar ve sonucunu sunar.
gets dropped off: bir yere götürülüp orada bırakılmak
Gets dropped off, get + geçmiş zaman ortacıyla kurulan bir get edilgenidir. Drop someone off, birini araba, tekne veya başka bir ulaşım aracıyla bir yere götürüp orada indirmek ya da bırakmak demektir. Burada özne varış yerine taşınıp orada bırakılır; düşürülmez. Etken yapı someone drops a person off şeklindedir. Edilgen yapıda eylemden etkilenen kişi özne olur: a person gets dropped off. Varış yeri çoğunlukla at, by veya near ile gelir.
Alıştırma
Cümleyi drop off ifadesinin get edilgeniyle tamamlayın: Maya ____ at the library by her dad every morning.
Cevabı göster
gets dropped off
The third lion takes the raft back to the right bank Kalıp ifadeler
2:27Üçüncü aslan salı sağ kıyıya geri götürür
takes the raft back to the right bank
takes the raft back to the right bank, take + nesne + back to + yer yapısını kullanır. Bir nesneyi daha önce bulunduğu yere geri götürmek anlamına gelir. Burada the raft taşınan nesne, the right bank ise varış yeridir. Bu ifade fiziksel bir hareketi anlatır. Back önceki yere dönüşü, to the right bank ise dönüş yerini gösterir.
Alıştırma
Bir nesnenin önceki yerine geri götürüldüğünü göstermek için take + nesne + back to + yer yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- Leo took the toolbox back to the shed.
- Leo took the shed back the toolbox.
- Leo went back the toolbox to the shed.
Cevabı göster
Leo took the toolbox back to the shed.
What now?:sonraki adımı sormak
What now? bundan sonra ne olması gerektiğini ya da şimdi ne yapmamız gerektiğini soran kısa, eksiltili bir sorudur. Saati sormaz. Bir bulmacada, hikâyede veya süreç açıklamasında bu soru aşamanın değiştiğini gösterir. Mevcut durumu kısa süreliğine durdurur ve dinleyeni bir sonraki seçimi düşünmeye yönlendirir.
Alıştırma
Otobüs gitti ve haritamız yok. What now? Burada What now? ne anlama geliyor?
- Bundan sonra ne yapmalıyız?
- Şu anda yeni olan ne?
- Saat kaç?
Cevabı göster
Bundan sonra ne yapmalıyız?
since we've got two lions waiting on the left bank, Dilbilgisi
2:34sol kıyıda bekleyen iki aslanımız olduğuna göre,
since we've got ...: gerekçe bildiren since
Burada since, “madem” ya da “çünkü” anlamındadır. Sonraki sonucun dayandığı gerçeği belirtir: sol kıyıda zaten bekleyen iki aslan vardır. Buradaki since zaman bildirmez. Since'den sonra we've got two lions... gibi bir olguyu belirten tam bir yan cümle geldiğinde, devamındaki düşünceye gerekçe veya bilinen bir öncül sunabilir.
Alıştırma
“Since we've got two tickets, let's invite Sam.” cümlesinde since ne anlama gelir?
- her ne kadar
- o zamandan şimdiye kadar
- madem / çünkü
Cevabı göster
madem / çünkü
the only option is for two wildebeest to cross. Dilbilgisi
2:37tek seçenek iki antilobun karşıya geçmesidir.
the only option is for ... to ...: tek planı ve uygulayan kişiyi belirtmek
Bu cümle the only option is for + kişi veya şey + to + fiil kalıbını kullanır. Geriye kalan tek planı ve bu planı kimin gerçekleştireceğini belirtir. for two wildebeest to cross bölümünde two wildebeest, to cross eyleminin anlamca öznesidir; yani karşıya geçenler iki gnudur. Eylemi kimin yaptığı açıkça belirtilmek istendiğinde for + isim + to-mastar yapısı kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi for + person + to + verb kalıbıyla tamamlayın: The only option is ____ Maya ____ drive.
Cevabı göster
for · to
there's no sense in two wildebeest going back Kalıp ifadeler
2:41iki antilobun geri dönmesinin bir anlamı yok
since that just reverses the last step. Anlatım akışı
2:44çünkü bu sadece son adımı tersine çevirir.
there's no sense in ...: bir eylemin anlamsız olduğunu söylemek
There's no sense in ... ifadesi, belirtilen eylemi yapmanın yararlı veya mantıklı olmayacağını anlatır. Buradaki sense, görme ya da işitme gibi fiziksel bir duyu değil, “amaç” veya “pratik gerekçe” demektir. Kalıp there is no sense in + isim ya da -ing yan cümlesidir. two wildebeest going back içinde two wildebeest, going back eyleminin öznesidir. İfadenin tamamı reddedilen eylemi adlandırır.
Alıştırma
Devam etmenin anlamsız olduğunu belirten sabit ifadeyi tamamlayın: There is no sense ____ arguing after the decision is final.
Cevabı göster
in
since that just reverses the last step: bir eylemi reddetme gerekçesi sunmak
Since, hemen önce sözü edilen eylemin neden reddedildiğini açıklar. That, two wildebeest going back eyleminin tamamına gönderme yapar; böylece yan cümle önerilen hareketi sonucuna bağlar. Burada just “yalnızca”, reverses the last step ise “önceki adımın etkisini geri alır” demektir. Yalnızca ters yönde bir hareketi anlatmaz.
Alıştırma
“Let's not restore the old file, since that would just reverse our last change,” cümlesinde that neye gönderme yapar?
- Eski dosyayı geri yüklemek
- Dosyayı kullanma nedeni
- Son değişikliğimiz
Cevabı göster
Eski dosyayı geri yüklemek
they'll outnumber the wildebeest on the right bank.
2:48sağ kıyıdaki antiloplardan sayıca fazla olacaklardır.
So one lion and one wildebeest take the raft back,
2:51Bu yüzden bir aslan ve bir antilop salı geri alır,
leaving us with one of each animal on the left bank Dilbilgisi
2:55sol kıyıda her hayvandan bir tane
leaving us with ...: eylemin sonucunda oluşan durumu belirtmek
leaving us with ... şeklindeki -ing yan cümlesi, ana cümledeki eylemin sonucunu belirtir. Burada salın geri götürülmesi hayvanların dağılımını değiştirir. Leaving, bizden uzaklaşmak değil, bu durumun kalmasına neden olmak anlamındadır. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp şudur: eylem, leaving someone with + geriye kalan şey veya yeni durum. Bu kalıp, bir eylemi söyleyip etkisini hemen özetlemeyi sağlar.
Alıştırma
Sonuç yan cümlesini leaving us with ile tamamlayın: We used three of the five boxes, ____ two boxes.
Cevabı göster
leaving us with
there's no point in sending the lion-wildebeest pair back, Kalıp ifadeler
3:01aslan-antilop çiftini geri göndermenin bir anlamı yok,
there's no point in sending ...: bir eylemi yararsız olarak değerlendirmek
There's no point in sending ... ifadesi, bu çifti geri göndermenin yardımcı olmayacağı veya yararlı bir sonuç vermeyeceği anlamına gelir. Burada point, bir nokta veya puan değil, amaç ya da değer demektir. Başka durumlarda da kullanılabilecek yapı there is no point in + -ing biçimidir. in edatından sonra send değil sending gelir; ifade, bir eylemi yapmaya değip değmeyeceğini değerlendirir.
Alıştırma
Cümleyi örnekteki kısaltılmış kalıpla tamamlayın: ____ calling the closed office again.
Cevabı göster
There's no point in
so the next trip should be either a pair of lions or a pair of wildebeest. Dilbilgisi
3:04bu yüzden sonraki yolculuk ya bir çift aslan ya da bir çift antilop olmalıdır.
either a pair of lions or a pair of wildebeest: paralel iki seçenek
Either ... or ... seçimi iki seçenekle sınırlar. Buradaki seçenekler a pair of lions ve a pair of wildebeest ifadeleridir. Either ve or sonrasındaki iki bölüm aynı dil bilgisi yapısındadır: ikisi de a pair of ile kurulan ad öbekleridir ve aynı türden iki hayvanı belirtir. Bölümleri paralel tutmak seçimi açık hâle getirir.
Alıştırma
Either ... or ... ile tamamlayın: You may bring ____ a notebook ____ a tablet.
Cevabı göster
either · or
they'd eat: would anlamındaki 'd
They'd eat ifadesinde 'd, would sözcüğünün kısaltmasıdır: they would eat. If yan cümlesi olası bir durumu verir, would ise bu durumun öngörülen sonucunu belirtir. 'd sonrasındaki fiilin biçimi anlamı belirler. Eat fiilin yalın biçimidir, bu yüzden burada 'd, would anlamına gelir; had ise normalde they'd eaten örneğindeki gibi geçmiş zaman ortacıyla kullanılır.
Alıştırma
Bu cümleyi okuyun: If they left now, they'd catch the last bus. 'd ne anlama gelir?
- had
- would
- did
Cevabı göster
would
so ... instead: bir sonucu alternatife bağlamak
Burada so, önceki akıl yürütmeden çıkan kararı belirtir: onlar kalır. Ardından instead, iki gnunun karşıya geçmesini, aslanların geçmesi şeklindeki reddedilen planın yerine seçilen eylem olarak gösterir. Bu birleşim hem sonucu hem de seçilen alternatifi gösterir: bir plan elendiği için bir grup kalır, diğer grup onun yerine harekete geçer.
Alıştırma
Yürümenin alternatif plan olduğunu gösteren zarfla cümleyi tamamlayın: The bus is full, so we'll walk ____.
Cevabı göster
instead
we're quite close: hedefe yakın, ancak henüz bitmedi
We're quite close ifadesinde close, be fiilinden sonra gelen bir sıfattır ve hedefe, cevaba ya da tamamlanma noktasına yakın olmayı anlatır; kapatmak anlamında değildir. Tam olarak neye yakın olunduğu bağlamdan anlaşılır. Burada quite, close sözcüğünün derecesini güçlendirir: konuşan kişi önemli ölçüde ilerleme kaydedildiğini ve yalnızca küçük bir fark kaldığını söyler. Görevin tamamen bittiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Konuşan kişi ilerlemeden söz ederken we're quite close ne anlama gelir?
- Hedefe yakınız ama henüz ulaşmadık.
- Hedeften çok uzaktayız.
- Her şeyi bitirdik.
Cevabı göster
Hedefe yakınız ama henüz ulaşmadık.
because the wildebeest are all where they need to be Kalıp ifadeler
3:18çünkü antilopların hepsi olmaları gereken yerdeler
all where they need to be: hepsi olmaları gereken yerde
Burada all bütün gnuları kapsar; where they need to be ise “bulunmaları beklenen veya gereken yerde” demektir. Where, are fiilinin anlamını tamamlayan bir yer yan cümlesi başlatır; doğrudan soru değildir. Bu ifade gerçek bir konumu, başka bağlamlarda ise uygun bir aşama ya da durumu anlatabilir. Where bu bilgiyi zaten verdiği için be sonrasında yer veya durum tekrar edilmez.
Alıştırma
Cümleyi “her alet kendisine ayrılan yerde” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The tools are ____ before the workshop begins.
Cevabı göster
all where they need to be
with safety in numbers: grup hâlinde olmanın sağladığı koruma
Safety in numbers, insanların veya hayvanların grup hâlinde kaldıklarında daha iyi korunabileceklerini anlatan bir deyimdir. Numbers burada matematiksel rakamları değil, grubun büyüklüğünü ifade eder. With safety in numbers yapısında with, bu korumayı duruma eşlik eden bir avantaj veya koşul olarak sunar. İfade, birlikte olmanın riski neden azaltabileceğini anlatır; “güvenliği” gerçekten sayıların içine yerleştirmez.
Alıştırma
Cümleyi “bir grupta olmak tehlikeyi azaltabilir” anlamındaki deyimle tamamlayın: We should stay together because there is ____.
Cevabı göster
safety in numbers
All that's left is for that one lion to raft back Notlar
3:22Geriye kalan tek şey o aslanın sal ile geri dönüp
All that's left is for ... to ...: son adımı belirtmek
All that's left, “yapılması gereken ve hâlâ kalan tek şey” demektir. Buradaki left, right sözcüğünün karşıtı olan “sol” değil, “kalan” anlamındadır. Son tamamlanmamış eylemi kimin yapacağını belirtmek için All that's left is for + kişi veya şey + to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın. Bu yapı yalnızca bir adım kaldığını söyler; o adımın kolay olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Kalan tek adımı tanıtan yapıyla cümleyi tamamlayın: ____ Maya to upload the final file.
Cevabı göster
All that's left is for
to raft back: raft sözcüğünü fiil olarak kullanmak
to raft back ifadesinde raft, “salla yolculuk etmek” anlamında bir fiildir; back ise geri dönme anlamı katar. Yolculuk eden aslan olduğu için ifade “salla geri dönmek” anlamına gelir. İngilizcede bike veya ski gibi bazı araç ya da etkinlik adları fiil olarak kullanılabilir. Ancak raft back, “salı eski yerine geri götürmek” demek değildir; bu anlam için take the raft back veya put the raft back gibi bir ifade gerekir.
Alıştırma
“After the picnic, we rafted back to the village,” cümlesinde rafted back ne anlama gelir?
- Salı eski yerine geri taşıdılar
- Salın arkasında beklediler
- Salla geri döndüler
Cevabı göster
Salla geri döndüler
and bring his fellow lions over one by one. Notlar
3:25diğer aslan dostlarını teker teker getirmesidir.
bring his fellow lions over: bring ... over ile hedef tarafa getirmek
Bu cümlede bring his fellow lions over, diğer aslanları o anda hedef olan ya da anlatının odağında bulunan tarafa hareket ettirmek veya yönlendirmek demektir. Kalıp bring + nesne + over şeklindedir; his fellow lions, bring ile over arasına yerleştirilen nesnedir. Burada over, hedef tarafa veya yere doğru hareketi gösterir. “Üstünde” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi bring + object + over ile tamamlayın: Could you ____ your brother ____ after school?
Cevabı göster
bring · over
one by one: ayrı ayrı ve sırayla
One by one, “ayrı ayrı ve sırayla” anlamına gelen kalıplaşmış bir zarf ifadesidir. Burada bring fiilini niteler ve bütün aslanların birlikte hareket etmesi yerine her aslanın sırası geldiğinde getirildiğini anlatır. İnsanları, nesneleri veya işleri anlatabilir ve genellikle nitelediği eylemden sonra gelir. Çarpma ifadesi olan one times one değildir.
Alıştırma
Başlıktaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: The guests entered the hall ____.
Cevabı göster
one by one
That makes 11 trips total: hesaplanan toplamı belirten make
Burada makes, “toplamı eder” veya “sonuç olarak verir” anlamındadır. That, daha önce sayılan seferlere gönderme yapar; 11 trips ise hesaplanan toplamdır. Make burada “yaratmak” anlamına gelmez. That makes + sayı/sonuç kalıbı, bilgiler sayıldıktan veya toplandıktan sonra toplamı belirtmek için kullanılır.
Alıştırma
Toplamı belirtmek için cümleyi make fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Six red balloons plus five blue balloons—that ____ eleven balloons in all.
Cevabı göster
makes
the smallest number needed...: isimden sonra gelen kısaltılmış ilgi cümleciği
needed to get everyone across safely ifadesi, the smallest number ifadesinden sonra gelir ve onu niteler. Hangi sayıdan söz edildiğini açıklar: herkesin güvenli biçimde karşıya ulaşması için gereken sayı. Bu niteleyici, kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir: the smallest number that is needed to get everyone across safely, the smallest number needed to get everyone across safely biçimine dönüşür. Needed bir geçmiş zaman ortacıdır; bu parçanın ana fiili değildir.
Alıştırma
Kısaltılmış ilgi cümleciğini need fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: Please bring the documents ____ for the application.
Cevabı göster
needed
The solution that involves sending both lions on the first step Notlar
3:35İlk adımda her iki aslanı göndermeyi içeren çözüm de
solution that involves...: that ile çözümü belirlemek
that involves sending both lions on the first step bölümü solution sözcüğünün hemen ardından gelir ve hangi çözümün kastedildiğini belirtir. Bu, ismi tanımlayan bir ilgi cümleciğidir. Bu cümlecikte that, solution sözcüğüne gönderme yapar ve involves fiilinin öznesidir; uzaktaki bir şeyi gösteren “şu” anlamında değildir. İsim + that + fiil kalıbı, a plan that works veya the route that avoids traffic örneklerinde olduğu gibi, bir ismi belirlemek için gerekli bilgiyi o isimden sonra eklemenizi sağlar.
Alıştırma
Örnekte that involves sending both lions on the first step bölümünün görevi nedir?
- Uzaktaki bir solution sözcüğünü gösterir.
- Aslanlar hakkında ayrı bir cümle başlatır.
- Hangi solution sözcüğünün kastedildiğini belirtir.
Cevabı göster
Hangi solution sözcüğünün kastedildiğini belirtir.
involves sending...: involve + -ing
Involves burada “bir planın veya sürecin parçası olarak içerir” anlamına gelir. Cümlede sending both lions, çözümün içerdiği eylemdir. Involve sözcüğünden sonra bir eylem geliyorsa fiilin -ing biçimi kullanılır: involve doing something. Bu yüzden involves sending doğaldır; involves to send ise yanlıştır. Sonraki on, on the first step zaman ifadesini başlatır ve involve + -ing kalıbının parçası değildir.
Alıştırma
Cümleyi check fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The job involves ____ every safety lock.
Cevabı göster
checking
works similarly and also takes 11 crossings. Kalıp ifadeler
3:38benzer şekilde çalışır ve o da 11 geçiş sürer.
works similarly and also takes 11: benzer şekilde işler ve 11 gerektirir
Bu karşılaştırmada works similarly, başka bir yöntemin daha önce sözü edilen yöntemle hemen hemen aynı şekilde işlediğini anlatır. Burada work, “bir işte çalışmak” değil, “işlemek veya işe yaramak” anlamındadır. Also, ortak olan bir özellik daha ekler. Takes 11 crossings, yöntemi tamamlamak için 11 geçiş gerektiği anlamına gelir. Bu yapıda take; gereken zaman, çaba veya adım sayısını belirtir.
Alıştırma
Bu cümle ne anlama geliyor? This backup method works similarly and also takes 11 steps.
- Yedek yöntemin benzer bir işi vardır ve 11 adımı ortadan kaldırır.
- Yedek yöntem ancak biri 11 adım yürüdükten sonra çalışır.
- Yedek yöntem benzer şekilde işler ve 11 adım gerektirir.
Cevabı göster
Yedek yöntem benzer şekilde işler ve 11 adım gerektirir.
escape unharmed: yaralanmadan kurtulmak
Escape unharmed, “tehlikeden yaralanmadan kurtulmak” anlamına gelir. Unharmed, kaçışın sonucunda hayvanların durumunu anlatan bir sıfattır; özel bir hareket etme biçimini anlatmaz. İngilizcede bazı fiillerden sonra öznenin durumunu anlatmak için bir sıfat kullanılabilir. Burada hayvanlar kaçar ve zarar görmemiş durumda kalır.
Alıştırma
Bu cümleyi okuyun: The hikers escaped unharmed. Unharmed bize ne anlatıyor?
- Yürüyüşçüler çok sessiz hareket etti.
- Yürüyüşçüler korkmadı.
- Yürüyüşçüler yaralanmadı.
Cevabı göster
Yürüyüşçüler yaralanmadı.
just in time: çok geç olmadan hemen önce
Just in time, kötü bir sonucu önleyecek kadar erken ama neredeyse hiç zaman kalmamışken anlamına gelir. Burada, yangından kaçışın çok geç olmadan gerçekleştiğini gösterir. Bu kalıp ifadede just, “tam olarak” veya “çok küçük bir farkla” anlamındadır. “Sadece” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “ancak yetecek kadar erken” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: We reached the gate ____ to board the plane.
Cevabı göster
just in time
and begin their new lives across the river. Deyimler
3:47ve nehrin karşısında yeni hayatlarına başlarlar.
begin their new lives across the river: insana özgü gibi anlatılan yeni bir başlangıç
Bu cümlecik, hayvanların nehrin karşısına geçmesini yeni bir bölümün başlangıcı gibi anlatır ve normalde insanlar için kullanılan bir dil kullanır. Bu kişileştirme, sona sıcak, hafif mizahi bir yeni başlangıç duygusu verir. Bu, hayvanların insan tarzı bir hayat planladığı anlamına gelmez. Across the river yalnızca daha güvenli yeni durumlarının nerede başladığını belirtir.
Alıştırma
Bu hayvan öyküsünde begin their new lives across the river ifadesinin temel işlevi nedir?
- Hayvanların tam olarak insanlar gibi yaşamayı öğrendiğini söyler.
- Hayvanların daha güvenli bir yerde, insan hayatındaki bir bölüme benzeyen yeni bir aşamaya başladığını gösterir.
- Nehri geçmenin hayvanları yeni türlere dönüştürdüğünü kanıtlar.
Cevabı göster
Hayvanların daha güvenli bir yerde, insan hayatındaki bir bölüme benzeyen yeni bir aşamaya başladığını gösterir.
now that the danger's passed: artık tehlike geçtiğine göre
Now that, kısa süre önce gerçekleşmiş ve artık geçerli olan bir durumu tanıtır ve bunu sonraki sözün dayanağı olarak sunar. Buradaki yeni durum tehlikenin geçmiş olmasıdır; konuşan kişi de bu değişikliğin sonucuna geçer. the danger's passed yan cümlesinde danger's, danger has ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Now that, yaklaşık olarak durum artık farklı olduğuna göre anlamına gelen iki sözcüklü bir bağlayıcıdır; now ve that sözcükleri burada ayrı ayrı yorumlanmaz.
Alıştırma
now ile başlayan ve yeni gerçekleşmiş bir durumu tanıtan iki sözcüklü bağlayıcıyla cümleyi tamamlayın: ____ the repairs are finished, the pool can reopen.
Cevabı göster
Now that
it remains to be seen: henüz belli değil
It remains to be seen, cevabın veya sonucun hâlâ bilinmediğini ve ancak daha sonra açıklığa kavuşacağını belirten kalıplaşmış bir ifadedir. Bir şeyi fiziksel olarak görmekten söz etmez. Bilinmeyen sorunun ne olduğu bağlamdan belliyse ifade tek başına kullanılabilir. Ayrıca whether ya da bir soru sözcüğüyle başlayan yan cümleyle devam edebilir: It remains to be seen whether the plan will work.
Alıştırma
Sonucun hâlâ bilinmediğini anlatmak için ifadeyi doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- It remains to be seen whether the new plan will work.
- It remains to see whether the new plan will work.
- It remains seeing whether the new plan will work.
Cevabı göster
It remains to be seen whether the new plan will work.
how long their unlikely alliance will last. Kalıp ifadeler
3:53ne kadar süreceği henüz belli değil.
their unlikely alliance will last: beklenmedik bir ortaklık sürer
unlikely alliance ifadesi, normalde birlikte çalışması beklenmeyen kişi ya da gruplar arasındaki iş birliğini anlatır. Burada aslan ile gnu normalde avcı ve avdır; bu nedenle iş birliği yapmaları şaşırtıcıdır. will last içinde last, belirli bir süre devam etmek anlamında kullanılan bir fiildir. how long ile birlikte bu yan cümle, beklenmedik ortaklığın ne kadar süreceğini anlatır; burada last, “son” anlamına gelmez.
Alıştırma
The two rivals formed an unlikely alliance that lasted longer than expected. cümlesi ne anlama gelir?
- Son ortaklık, insanların beklediğinden daha geç başladı.
- İki rakip, insanların beklediğinden daha uzun süre birlikte çalıştı.
- İki yakın arkadaş iş birliğini hemen bıraktı.
Cevabı göster
İki rakip, insanların beklediğinden daha uzun süre birlikte çalıştı.