Bateri 🥁🎧 | TAM BLUEY MİNİ BÖLÜMÜ | Bluey: İngilizce çalışma notları
Bluey - Official Channel
Video açıklaması: Bir ebeveyn, en küçük kızına uygun bir keman bulmak için müzik mağazasına gider. Görevli, çocukların genellikle daha küçük bir enstrümanla başladığını açıklar; ancak fiyat ve dersler hakkındaki konuşma, bir hayvana atfedilen tekrarlayan zorlanma sakatlığıyla ilgili bir şakayla sona erer. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. get my youngest daughter into violin. — Phrasal Verbs: get someone into something yapısını, birini bir etkinliğe başlatmak veya o etkinliğe ilgi duymasını sağlamak için kullanmayı öğrenin. Bu yapı hobiler, kurslar, sporlar ve yeni deneyimler hakkında konuşurken kullanılabilir; böylece get yalnızca bir şeyi edinmek anlamında yorumlanmaz. 2. quarter sized violin. — Kültür, Medya ve Gerçek Yaşam Bağlamı: Bu ifadenin fiyatın ya da miktarın dörtte birini değil, çocuklar için üretilmiş çeyrek boy bir kemanı anlattığını fark edin. Bu pratik bilgi, müzik mağazası görevlisinin başlangıç için uygun enstrümanı önerirken neden çocuğun yaşını dikkate aldığını açıklar. 3. RSI of the forepaw. — Kültür, Medya ve Gerçek Yaşam Bağlamı: RSI’ın repetitive strain injury, yani tekrarlayan zorlanma sakatlığı için kullanılan bir kısaltma olduğunu; forepaw sözcüğünün ise hayvanın ön ayağını insan eliymiş gibi mizahi biçimde sunduğunu anlayın. Tıbbi kısaltma ile kişileştirmenin birleşimi, keman dersi vermemek için söylenen komik bahaneyi kavramayı sağlar.
Bu derste
I'm trying to get my youngest daughter into violin. Öbek fiiller
0:01En küçük kızımı kemana başlatmaya çalışıyorum.
get someone into something: birini bir etkinliğe veya ilgi alanına yönlendirmek
get my youngest daughter into violin ifadesinde get + kişi + into + etkinlik, o kişinin etkinliğe başlamasına yardım etmek veya onu teşvik etmek anlamına gelir; çoğu zaman kişinin ilgi duyması da amaçlanır. Buradaki into fiziksel bir hareketi anlatmaz. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp get someone into something şeklindedir. Özne değişimi sağlayan kişidir, get sonrasındaki nesne etkinliğe yeni başlayan kişidir ve into sonrasında etkinlik ya da ilgi alanı gelir.
Alıştırma
“Onu astronomiden keyif almaya başlaması için teşvik etti” anlamındaki kalıpla cümleyi tamamlayın: Her science teacher got her ____ astronomy.
Cevabı göster
into
might really suit her: bir şeyin ona çok uygun olabileceğini söylemek
might really suit her ifadesinde suit, “onun kişiliğine, ihtiyaçlarına, yeteneklerine veya durumuna çok uygun olmak” anlamında bir fiildir. Burada keman öğrenmenin ona uygun olabileceği söylenir; suit, bir takım elbiseyi ifade eden isim değildir. Might bunu kesinlik değil olasılık olarak sunar, really ise olumlu değerlendirmeyi güçlendirir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp something might suit someone şeklindedir.
Alıştırma
“The flexible schedule might really suit her” cümlesinde might really suit her ne anlama gelir?
- Kesinlikle ona uygun ölçüde olacaktır.
- Takım elbise giymekten hoşlanabilir.
- Ona çok uygun olabilir.
Cevabı göster
Ona çok uygun olabilir.
come to the right place: doğru yardım kaynağını bulmak
Come to the right place, birinin doğru yardım, hizmet veya bilgi kaynağını bulduğunu anlatan kalıplaşmış bir ifadedir. Buradaki right, left yönünün karşıtı değil, “uygun” anlamındadır. Tam cümlede bu ifade karşıdaki kişiye güven verir ve “Bu konuda size yardımcı olabilirim” mesajını kendinden emin biçimde iletir.
Alıştırma
“Burası yardım almak için doğru yer” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: If you need advice about your CV, you've come ____.
Cevabı göster
to the right place
Can you talk me through what's here? Öbek fiiller
0:08Bana burada neler olduğunu biraz anlatabilir misiniz?
talk me through what's here: yönlendirmeli bir açıklama istemek
Talk someone through something, bir kişinin önemli bölümleri veya adımları anlayabilmesi için bir konuyu düzenli ve yardımcı olacak biçimde açıklamak demektir. Through, fiziksel bir hareketi değil, açıklamanın bir bölümden diğerine ilerlemesini gösterir. what's here içindeki what, burada bulunan şeyleri veya seçenekleri ifade eder. Konuşan kişi yalnızca konu hakkında konuşulmasını değil, mevcut seçeneklerin yönlendirmeli biçimde tanıtılmasını istiyor.
Alıştırma
Yönlendirmeli bir açıklama istemek için kullanılan ifadeyle ricayı tamamlayın: Could you ____ the online booking process?
Cevabı göster
talk me through
big ones: çoğul bir ismin yerine ones kullanımı
big ones ifadesindeki ones, daha önce söylenmiş olan çoğul ve sayılabilen violins isminin yerine geçer. big sıfatı söylenmeyen ismi niteler; bu yüzden big ones, violins kelimesini tekrarlamadan büyük kemanlar demektir. Aynı türden birkaç nesne arasından seçim yaparken ve hangi isimden söz edildiği bağlamdan anlaşılıyorsa adjective + ones yapısı kullanılır. Buradaki ones, one sayısının çoğulu değil, çoğul bir ismin yerine geçen zamirdir.
Alıştırma
Tekrarlanan ismin yerine doğru zamiri koyun: The large boxes are too heavy. Please bring the small ____.
Cevabı göster
ones
we'd start them off with a quarter sized violin. Notlar
0:19çeyrek boy bir kemanla başlamalarını öneririz.
start them off with: öğrenene bir başlangıç noktası vermek
start them off with a quarter sized violin ifadesi, onlara başlangıç enstrümanı olarak çeyrek boy bir keman vermek anlamına gelir. Them öğrenen kişiyi belirtir; off, start ile birleşerek birinin başlamasına yardım etmek anlamındaki bir deyimsel fiili oluşturur. With ise ilk araç, görev veya seviyeyi tanıtır. start someone off with something yapısı, deneyimli bir kişinin yeni başlayan biri için bir başlangıç noktası seçtiği durumlarda kullanılır. Odak, öğrenenin nasıl başlayacağını düzenlemektir; öğreneni göndermek değildir.
Alıştırma
“The coach started the beginners off with short drills” ne anlama gelir?
- Antrenör yeni başlayanlara pratik yapmadan önce gitmelerini söyledi.
- Antrenör yeni başlayanlara ilk etkinlik olarak kısa egzersizler verdi.
- Antrenör yeni başlayanların pratik yapmasını engelledi.
Cevabı göster
Antrenör yeni başlayanlara ilk etkinlik olarak kısa egzersizler verdi.
quarter sized violin: genç çalanlar için yerleşik bir boy kategorisi
Quarter sized violin, genellikle daha genç ve küçük yapılı çalanlar için kullanılan yerleşik 1/4 boy kategorisindeki bir kemanı ifade eder. Çocuklara yönelik yaylı çalgılar, çalgının çalan kişinin bedenine uyması için kesirli boy kategorilerine ayrılır. Burada quarter sized boy kategorisinin adıdır. Parçalanmış bir kemanın dörtte biri anlamına gelmez ve fiyat hakkında bilgi vermez.
Alıştırma
Bu bağlamda a quarter sized violin ne anlama gelir?
- Normal fiyatın dörtte birine satılan bir keman
- Bir kemanın dörtte biri
- Genç çalanlar için yerleşik küçük boy kategorisinde bir keman
Cevabı göster
Genç çalanlar için yerleşik küçük boy kategorisinde bir keman
How much is that one?: belirli bir ürünün fiyatını sormak
How much is that one?, iki kişinin de hangi ürün olduğunu anlayabildiği belirli bir ürünün fiyatını sormanın doğal bir yoludur. How much is ...? fiyat sorusunu oluştururken that ürünü işaret eder. One, bağlamdan zaten anlaşılan tekil ve sayılabilen bir ismin yerini alır; burada violin yerine kullanılır. 1 sayısı değil, ismin yerine geçen bir sözcüktür.
Alıştırma
Bir mağazada belirli bir çantayı gösterip fiyatını sormak istiyorsunuz. Hangi soru doğaldır?
- How many is that one?
- How much is that one?
- How much are that one?
Cevabı göster
How much is that one?
depends on where ...: yerleştirilmiş wh yan cümlesiyle belirleyici etkeni anlatma
Depends on, bir cevabın veya sonucun bir etkene göre belirlendiğini anlatır. Burada firstly, dikkate alınacak ilk etkeni, yani kemanın geldiği yeri belirtir. depends on ifadesinden sonra gelen where the violin's from doğrudan soru değil, cümle içine yerleştirilmiş bir wh yan cümlesidir. Bu nedenle where + özne + be + from bildirme sırasını kullanır. violin's, violin is ifadesinin kısaltmasıdır.
Alıştırma
Hangi cümle depends on ifadesini yerleştirilmiş bir where yan cümlesiyle doğru kullanıyor?
- The shipping cost depends on where the package is going.
- The shipping cost depends on where is the package going.
- The shipping cost depends where the package is going on.
Cevabı göster
The shipping cost depends on where the package is going.
bring one in: mağaza için ürün temin etmek
Bu mağaza bağlamında bring one in, başka bir yerden bir keman temin edip mağazada sunmak anlamına gelir; bu genellikle sipariş vermeyi veya teslimatı ayarlamayı içerir. Yalnızca kemanı bir kapıdan içeri taşımak anlamına gelmez. One, one violin yerine kullanılır ve bir kemanı ifade eder. Tamamlanmadan kalan from sözcüğünden sonra normalde from another supplier örneğindeki gibi kaynak belirtilir.
Alıştırma
Bir müşteri mağazada şu anda bulunmayan bir keman istiyor. We can bring one in from another supplier ne anlama gelir?
- Mağaza kemanı başka bir odaya taşıyabilir.
- Mağaza başka bir tedarikçiye keman ödünç verebilir.
- Mağaza başka bir tedarikçiden keman temin edebilir.
Cevabı göster
Mağaza başka bir tedarikçiden keman temin edebilir.
make a difference: bir şeyin sonucu etkileyip etkilemediğini sormak
Burada make a difference, “sonucu etkilemek” veya “pratikte önemli olmak” anlamına gelir. Konuşan kişi, az önce belirtilen etkenin önemli bir şeyi değiştirip değiştirmediğini soruyor; iki şey arasındaki farkların sıralanmasını istemiyor. Does X make a difference? kalıbında X, etkisi olabilecek etmendir. Bir seçimin, koşulun veya değişikliğin sonuç üzerinde gerçek bir etkisi olup olmadığını sormak için bu kalıbı kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Soruyu “sonucu etkilemek” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: Does the type of battery ____?
Cevabı göster
make a difference
do lessons: günlük dilde ders hizmeti sunmak
Burada Do you do lessons?, “Ders sunuyor veya düzenliyor musunuz?” anlamına gelir. Müşteri bir işletmeyle konuştuğu için do, mağazanın sağlayabileceği bir hizmeti belirtir; ders ödevini tamamlamak anlamına gelmez. Hizmetlerle ilgili sorularda do, anlamı bağlama bağlı olan geniş kapsamlı bir fiildir. Dinleyen kişi, do repairs veya do alterations örneklerinde olduğu gibi, mekâna ve do sonrasındaki isme bakarak tam etkinliği anlar.
Alıştırma
Bir bisiklet mağazasında Do you do repairs? sorusu büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Mağaza tamir hizmeti sunuyor.
- Mağaza tamir dersleri alıyor.
- Müşteriler bisikletlerini kendileri tamir etmek zorunda.
Cevabı göster
Mağaza tamir hizmeti sunuyor.
RSI of the forepaw: tıbbi kısaltma ve insanbiçimci hayvan mizahı
RSI, repetitive strain injury ifadesinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır; aynı hareketin tekrarlanmasıyla ilişkili ağrı ya da yaralanmayı anlatır. Bu cümle parçasında of the forepaw, etkilenen vücut bölümünü, yani hayvanın ön patisini belirtir. Tıbbi tınlayan bu ifade, hayvan karakterin patisini bir insanın eli ya da bileğiymiş gibi ele alır. Resmî sağlık diliyle hayvan anatomisinin birleşmesi, insanbiçimci bir mizah yaratır ve rahatsızlığı sıradan bir fiziksel kısıtlama olarak sunar.
Alıştırma
Bu bağlamda RSI of the forepaw ne anlama gelir?
- Bir hayvanın arka bacağını etkileyen yaralanma
- Bir hayvan karakterin ön patisini etkileyen tekrarlayan zorlanma yaralanması
- Bir hayvan sağlığı kuruluşunun adı
Cevabı göster
Bir hayvan karakterin ön patisini etkileyen tekrarlayan zorlanma yaralanması