Hikayelerle İngilizce | Eğitim Yolculuğum | İngilizcenizi Geliştirin | Dinleme ve Konuşma Becerileri: İngilizce çalışma notları
PodEnglish
Video Özeti: Konuşmacı, ilkokuldan üniversiteye uzanan eğitim yolculuğunu anlatıyor. Akademik ve sosyal beklentilerin zamanla nasıl arttığını, kişisel gelişimini destekleyen fırsatları ve yardım istemek, gerçek ilgi alanlarının peşinden gitmek, hatalardan ders çıkarmak ve hedeflerde ısrarcı olmakla ilgili öğrendiklerini paylaşıyor. Başlıca İngilizce Öğrenme Noktaları: 1. As I got older, — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: As ile başlayan zaman yan cümlesinin yaşın ilerlemesini, aynı sırada gelişen bir durum değişikliğiyle nasıl ilişkilendirdiğini öğrenin. Bu yapı, kişisel gelişimi, eğitimi veya uzun süreye yayılan başka deneyimleri anlatırken farklı aşamalar arasında akıcı geçişler kurmanızı sağlar. 2. then came the big question, — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: Devrik yapının özneyi fiilden sonraya bırakarak önemli bir kararı nasıl etkileyici biçimde tanıttığını fark edin. Bu kalıbı bir dönüm noktasını belirtmek, merak uyandırmak ve sözlü bir hikâyede dinleyiciyi arka plan olaylarından temel meseleye yönlendirmek için kullanabilirsiniz. 3. Don't be afraid to — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: Kaygı veya tereddüde rağmen birini harekete geçmeye teşvik etmek için bu destekleyici çerçeveyi fiilden önce kullanın. Yardım istemeyi, hata yapmayı kabullenmeyi veya yeni bir şey denemeyi doğrudan bir emirden daha nazik ve güven verici bir tonla önerebilirsiniz.
Bu derste
Today, I am going to talk a little bit about my own educational journey. Notlar
0:00Bugün kendi eğitim yolculuğum hakkında biraz konuşacağım.
am going to talk: konuşulması planlanan konuyu duyurmak
Am going to talk, be going to + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Burada “konuşmayı planlıyorum” veya “şimdi konuşacağım” anlamına gelir; going bir yere gitmeyi anlatmaz. Bu yapı, sırada ne olduğunu bildirir. Today, I am going to talk about... diye başlamak, ayrıntılardan önce dinleyicilere konuyu açıkça gösterir.
Alıştırma
Sınıf sunumunun başlangıcını am going to ve talk fiiliyle tamamlayın: Today, I ____ about our class garden.
Cevabı göster
am going to talk
a little bit about: konunun kapsamını yumuşakça sınırlamak
talk a little bit about X yapısında a little bit “küçük bir miktar” anlamına gelir ve about konuyu tanıtır. Konuşan kişi tüm ayrıntıları değil, bazı bilgileri paylaşacağını belirtir. Bu ifade başlangıcı da yumuşatır. Konunun daha kolay ele alınabilir ve sohbet havasında duyulmasını sağlar; buradaki bit küçük bir miktardır, bilgisayardaki bilgi birimi değildir.
Alıştırma
Hangi cümle bir konu hakkında yalnızca bazı bilgileri samimi ve dil bilgisi bakımından eksiksiz biçimde verir?
- I will explain every detail about my new school.
- Let me tell you a little bit my new school.
- Let me tell you a little bit about my new school.
Cevabı göster
Let me tell you a little bit about my new school.
educational journey: öğrenmeyi bir yolculuk olarak anlatmak
Bu cümlede educational journey, konuşmacının farklı eğitim aşamalarındaki öğrenme geçmişini ve gelişimini anlatır. Journey burada mecazdır; gerçek bir yolculuktan söz edilmez. Bu mecaz, eğitimi tek bir olay olarak değil, aşamaları, değişimleri, zorlukları ve gelişimi olan bir süreç olarak sunar.
Alıştırma
"Her educational journey continued when she returned to college at thirty." cümlesinde educational journey ne anlama gelir?
- Eğitimin farklı aşamalarındaki öğrenme ve gelişimi.
- Bir üniversiteyi ziyaret etmek için yaptığı gerçek bir yolculuk.
- Bir okul servisinin izlediği güzergâh.
Cevabı göster
Eğitimin farklı aşamalarındaki öğrenme ve gelişimi.
I know it may not sound like the most exciting topic, Dilbilgisi
0:05Bunun en heyecan verici konu gibi gelmeyebileceğini biliyorum,
but I think it's important to share our experiences and learn from each other. Dilbilgisi
0:09ama bence deneyimlerimizi paylaşmak ve birbirimizden bir şeyler öğrenmek önemlidir.
it may not sound like: olası bir ilk izlenimi kabul etmek
Burada it may not sound like, “dinleyenlere … gibi görünmeyebilir” anlamına gelir. Sound, gerçek bir sesi değil, bir düşüncenin veya açıklamanın oluşturduğu izlenimi anlatır. Yapı may not sound like + isim öbeği şeklindedir. Konuşmacı önce konunun başlangıçta pek heyecan verici görünmeyebileceğini kabul eder. Böylece but sonrasındaki karşıtlığa hazırlanır ve konunun neden yine de önemli olduğunu açıklar.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için may ve sound like kullanın: Cleaning the park ____ an exciting activity, but it helps everyone.
Cevabı göster
may not sound like
it's important to ...: bir eylemin önemini değerlendirmek
it's important to + fiilin yalın hâli, bir eylemi önemli, gerekli veya yapmaya değer olarak değerlendirmek için kullanılır. Bu cümlede it biçimsel öznedir; gerçekten değerlendirilen içerik to share our experiences and learn from each other bölümüdür. Bu yapı, eylemi söylemeden önce bir görüş belirtmeyi sağlar. Tavsiye vermek, ilke belirtmek ve gerekçeli bir düşünce sunmak için kullanışlıdır.
Alıştırma
it's important to + yalın fiil yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: It's important ____ the figures before you send the report.
Cevabı göster
to check
brimming with energy and excitement to learn new things. Kalıp ifadeler
0:21yeni şeyler öğrenmek için enerji ve heyecanla dolup taşıyordum.
brimming with energy and excitement: bol olumlu duyguyu canlı biçimde anlatmak
brimming with + isim öbeği, bir duygu, özellik veya fikirle tamamen dolu olmak anlamına gelir. İfade, ağzına kadar dolu bir kap görüntüsünden gelir; ancak burada mecazidir: kişinin yeni şeyler öğrenmek için bol miktarda enerjisi ve heyecanı vardır. Bu ifade, sade full of ifadesinden daha canlı ve etkileyicidir. Bu nedenle yalnızca bir gerçeği bildirmek yerine betimlemeyi hareketli hâle getirir.
Alıştırma
Olumlu enerjiyle dolu bir takımı anlatmak için brimming with ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- The team was brimming with energy.
- The team was brimming of energy.
- The team was brimming energy.
Cevabı göster
The team was brimming with energy.
I remember loving story time and drawing pictures. Dilbilgisi
0:25Hikaye saatini ve resim çizmeyi çok sevdiğimi hatırlıyorum.
remember loving: geçmişteki bir duygu için remember + -ing
Remember loving, daha önce yaşanmış bir duyguya veya deneyime dönüp bakmak için remember + -ing yapısını kullanır. Bu cümlede konuşan kişi hikâye saatini ve resim çizmeyi sevdiğini hatırlıyor. -ing biçimi, loving'i geçmiş deneyimin bir parçası olarak gösterir. Remember to do farklıdır: hâlâ yapılması gereken bir işi unutmamak anlamına gelir.
Alıştırma
Çocukken müzikten hoşlandığını hatırlamak anlamına gelen cümle hangisidir?
- I remember to love music as a child.
- I remember loved music as a child.
- I remember loving music as a child.
Cevabı göster
I remember loving music as a child.
but my teachers were always patient and helped me understand.
0:32ama öğretmenlerim her zaman sabırlıydı ve anlamama yardımcı oldular.
As I got older: zaman içindeki değişim için as + cümle
As I got older ifadesindeki as, zaman ve değişim bildiren bir yan cümle başlatır. Konuşanın yaşı artarken durumun da değiştiğini anlatır; birlikte gelişen iki değişimi birbirine bağlar. Bu ifade, hikâyeyi hayatın bir döneminden sonraki döneme taşımaya yardımcı olur. Buradaki as because anlamında değildir: büyümeyi doğrudan neden olarak değil, değişimlerin gerçekleştiği zaman çerçevesi olarak sunar.
Alıştırma
İki değişimin birlikte geliştiğini göstermek için as kullanan cümle hangisidir?
- As I practiced, the song became easier to play.
- Because I practiced, the song became easier to play.
- Like I practiced, the song became easier to play.
Cevabı göster
As I practiced, the song became easier to play.
Middle school was a period of significant changes,
0:41Ortaokul önemli değişikliklerin yaşandığı bir dönemdi,
both academically and socially: iki paralel yönü bağlamak
both A and B kalıbı, birbiriyle bağlantılı iki düşünceye eşit önem verir. Burada academically “eğitim ve dersler açısından”, socially ise “diğer insanlarla ilişkiler açısından” anlamına gelir. A ve B aynı dil bilgisi biçiminde olmalıdır. Bu cümlede iki sözcük de zarftır; böylece ifade, değişimlerin yaşandığı iki alanı açıkça gösterir.
Alıştırma
Paralel yapıyı tek sözcükle tamamlayın: The program helped Leo both academically ____ socially.
Cevabı göster
and
adapt to: yeni bir şeye alışmak
Adapt to, yeni bir durumla başa çıkmak kolaylaşsın diye alışkanlıklarını veya davranışlarını değiştirmek anlamına gelir. Bu cümlede konuşmacının yeni öğretmenlere alışması gerekir. Bu kalıptaki to bir edattır. Ardından isim, zamir veya -ing biçimi gelir: adapt to a new school, adapt to it ya da adapt to working with a new team.
Alıştırma
Sabit ifadeyi tamamlayın: It took Nina time to adapt ____ her new schedule.
Cevabı göster
to
which was something I had always wanted to do. Dilbilgisi
0:59ki bu her zaman yapmak istediğim bir şeydi.
something I had always wanted to do: something sözcüğünden sonra gelen ilgi cümleciği
something I had always wanted to do ifadesinde I had always wanted to do bölümü something sözcüğünden sonra gelir ve anlatılan eylemin ne olduğunu açıklar. İsteğe bağlı that düşürülmüştür: something (that) I had always wanted to do. That, do fiilinin nesnesi olacağı için düşürülmesi doğaldır. Buradaki something fiziksel bir nesne değil, okul bandosuna katılma eylemidir. Had always wanted, uzun süredir var olan isteği bandoya katılma geçmiş olayından daha önceye yerleştirir.
Alıştırma
Hangi cümle, yüzme öğrenmenin Mia'nın uzun süredir istediği bir şey olduğunu doğal biçimde anlatır?
- Learning to swim was something had Mia always wanted to do.
- Learning to swim was something Mia had always wanted to do it.
- Learning to swim was something Mia had always wanted to do.
Cevabı göster
Learning to swim was something Mia had always wanted to do.
keep in touch with: biriyle iletişimi sürdürmek
Keep in touch with someone, mesajlaşma, telefon etme veya buluşma gibi yollarla o kişiyle zaman içinde iletişimi sürdürmek demektir. Yalnızca bir kez iletişim kurmayı değil, devam eden bir bağı anlatır. Yapı keep in touch with + kişi şeklindedir. Cümlede whom, some amazing friends ifadesini gösterir ve with edatının nesnesidir. Today, iletişimin bugüne kadar sürdüğünü belirtir; kalıplaşmış ifadenin bir parçası değildir.
Alıştırma
İletişimi sürdürmeyi anlatan kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: After graduation, I hope to keep ____ my classmates.
Cevabı göster
in touch with
and there was definitely pressure to perform. Kalıp ifadeler
1:14ve başarılı olmak için kesinlikle bir baskı vardı.
pressure to perform: iyi olma baskısı
“Pressure to perform”, iyi olmak veya iyi sonuçlar elde etmek zorunda olduğun beklentisinin yarattığı stresi ifade eder. Bu okul bağlamında “perform”, “seyirci önünde gösteri yapmak” değil, “ne kadar iyi yapabildiğini göstermek” anlamındadır. “Pressure to + fiil” kalıbı, kişinin hangi eylemi yapmasının beklendiğini hissettiğini belirtir. Örneğin “pressure to succeed” denebilir.
Alıştırma
Cümleyi “iyi olma baskısı” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Before the final exam, many students feel ____.
Cevabı göster
pressure to perform
I started to think about what I wanted to do with my life after graduation, Dilbilgisi
1:18Mezun olduktan sonra hayatımda ne yapmak istediğimi düşünmeye başladım,
what I wanted to do with my life: gömülü soruda sözcük sırası
“What I wanted to do with my life”, konuşan kişinin düşünmeye başladığı şeydir. Burada “what”, kişinin seçmek istediği gelecek yolu, iş veya hedeflerle ilgili bir yan cümleyi başlatır. Bu yan cümle “think about” ifadesinden sonra daha büyük bir cümlenin içinde olduğu için düz cümle sırasını kullanır: “what I wanted”. Doğrudan soru sırası olan “what did I want” kullanılmaz. Diğer dolaylı sorularda da aynı sıra kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümlede gömülü soru için doğru sözcük sırası kullanılmıştır?
- I thought about what I wanted to do next.
- I thought about what did I want to do next.
- I thought about what wanted I to do next.
Cevabı göster
I thought about what I wanted to do next.
a bit daunting: hafifletilmiş bir göz korkusu hissi
a bit daunting, yalnızca bir şeyin zor olduğunu değil, onunla başa çıkmanın veya işe başlamanın biraz göz korkutucu olduğunu anlatır. Burada mezuniyetten sonra ne yapılacağını düşünmek, başlangıçta bir miktar zihinsel baskı yaratır. a bit değerlendirmeyi yumuşatır; bu yüzden konuşan kişi durumu dramatik göstermeden ölçülü bir dil kullanır. Bu ifade büyük bir görev, önemli bir karar veya alışılmadık bir durum için de kullanılabilir.
I took some advanced classes that I really enjoyed, Kelime
1:29Gerçekten keyif aldığım bazı ileri düzey dersler aldım,
advanced classes: normal düzeyin üzerindeki dersler
advanced classes, düzeyi, içeriği veya gerektirdiği hazırlık normalden yüksek olan dersleri anlatır. Bu cümlede konuşan kişi seçtiği ve keyif aldığı daha yüksek düzeydeki okul derslerinden söz ediyor. Burada advanced dersin düzeyini anlatır; dersin erken saatte olması ya da derse erken kaydolunması anlamına gelmez. Kesin adlandırma okula göre değişebilir, bu nedenle otomatik olarak üniversite dersi anlamına gelmez.
and I even had the opportunity to participate in a few research projects. Kalıp ifadeler
1:32ve hatta birkaç araştırma projesine katılma fırsatım oldu.
had the opportunity to participate in: katılma fırsatı bulmak
Had the opportunity to, have the opportunity to + fiilin yalın hâli yapısının geçmiş zaman biçimidir. Birinin bir şey yapma şansı bulduğunu veya o eylemi mümkün kılan bir durumda olduğunu anlatır. Participate in, “katılmak” anlamına gelir ve bir etkinlik ya da projeden önce in kullanılması gerekir. Had the opportunity to participate in yapısı bir bütün olarak araştırma çalışmasını, konuşmacının katılabildiği değerli bir deneyim olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi vurgulanan resmî ifadeyle tamamlayın: Last summer, I ____ a community science project.
Cevabı göster
had the opportunity to participate in
then came the big question: dönüm noktasını öne çıkaran devrik yapı
Then, hikâyedeki bir sonraki noktayı başa alır ve came, özne olan the big question ifadesinden önce gelir. Bu devrik sıra, önemli yeni bilgiyi geciktirerek onun bir dönüm noktası olarak öne çıkmasını sağlar. Burada came, bir sorunun fiziksel olarak hareket etmesi değil, “ortaya çıkması” veya “bir sonraki mesele hâline gelmesi” anlamındadır. College, the big question ifadesinin konusunu belirtir; böylece kısa son bölüm, önceki hazırlığın neye yöneldiğini açıklar.
Alıştırma
Hikâyeyi vurgulanan devrik yapıyla tamamlayın: The early rounds were easy. ____ the final challenge: speaking in front of the judges.
Cevabı göster
Then came
overwhelmed by: başa çıkamama hissinin nedenini belirtmek
Be overwhelmed by something, bir şeyin miktarı, zorluğu ya da yoğunluğu yüzünden başa çıkamayacak gibi hissetmek demektir. Bu cümlede seçeneklerin çokluğu konuşanın kolayca karar vermesini engelliyor; fiziksel olarak ezilme söz konusu değildir. Kalıp be/feel + overwhelmed + by + neden şeklindedir. By, bunalmaya yol açan şeyi gösterir; bu yüzden kalıp başka baskı kaynaklarıyla da kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi overwhelmed ve nedeni gösteren doğru edatla tamamlayın: At first, Lina felt ____ all the new instructions.
Cevabı göster
overwhelmed by
but I finally decided on a school that felt right for me. Notlar
1:44ama sonunda benim için doğru hissettiren bir okula karar verdim.
decided on a school: seçenekler arasından bir okul seçmek
Decide on + isim, seçenekleri değerlendirdikten sonra bir kişiyi, şeyi, zamanı veya planı seçmek demektir. Burada decided on a school, konuşanın sonunda bir okul seçtiğini ifade eder. On sonrasındaki isim öbeği, nihai seçimi belirtir. Yalnızca bir karar verilip verilmediği değil, hangi seçeneğin seçildiği önemli olduğunda bu kalıbı kullanın.
Alıştırma
Cümleyi decide on ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After comparing three routes, we ____ the shortest one.
Cevabı göster
decided on
felt right for me: kendine uygun hissettirmek
felt right for me ifadesinde right, nesnel olarak doğru değil, uygun veya kişiye iyi uyan demektir. Okul, konuşanın kendi ihtiyaçları, hedefleri ve duygularıyla uyumluydu. something feels right for someone kalıbı, bir seçeneğin o kişiye uygun olduğuna dair sezgisel bir his anlatır.
Alıştırma
Üç daireyi gezdikten sonra Maya, "The small one felt right for me." diyor. Ne demek istiyor?
- Nesnel olarak tek doğru seçimdi.
- Onun sağ tarafındaydı.
- Kişisel olarak ona uygun görünüyordu.
Cevabı göster
Kişisel olarak ona uygun görünüyordu.
It was challenging, demanding, and sometimes even frustrating.
1:52Zorluydu, talepkardı ve bazen sinir bozucuydu.
But it was also the most rewarding experience of my life so far. Kelime
1:57Ama aynı zamanda şu ana kadar hayatımdaki en ödüllendirici deneyimdi.
the most rewarding experience: en tatmin edici deneyim
Rewarding, harcanan çabanın değdiğini hissettirdiği için güçlü bir değer, gelişim veya tatmin duygusu veren bir şeyi anlatır. Para ya da ödül içermesi gerekmez. the most rewarding experience ifadesinde the most üstünlük derecesini oluşturur: konuşanın deneyimleri arasında en büyük tatmin duygusunu bu deneyim vermiştir. of my life so far karşılaştırmayı konuşanın şu ana kadarki hayatıyla sınırlar.
Alıştırma
Cümleyi en iyi tamamlayan kelimeyi seçin: Mentoring younger players took time, but it was deeply ____.
- reward
- rewarding
- rewarded
Cevabı göster
rewarding
and experienced personal growth beyond what I thought was possible. Dilbilgisi
2:05ve mümkün olduğunu düşündüğümün ötesinde kişisel bir gelişim yaşadım.
beyond what I thought was possible: mümkün olduğunu düşündüğüm sınırın ötesinde
beyond what I thought was possible ifadesinde beyond, fiziksel bir yeri değil, “bir sınırın ya da derecenin ötesini” anlatır. what yan cümlesi hayal edilen bu sınırı belirtir: what I thought was possible, “ulaşılabileceğine inandığım düzey” anlamına gelir. personal growth ifadesinden sonra kullanıldığında, gelişimin derecesinin konuşanın kendi beklentilerini aştığını belirtir. Yeniden kullanılabilen beyond what + yan cümle yapısı, inanılan ya da beklenen bir sınırı aşan sonucu anlatır.
Alıştırma
beyond what I thought was possible, konuşanın gelişimi hakkında ne anlatıyor?
- Fiziksel olarak konuşandan çok uzakta gerçekleşti.
- Konuşanın ilk beklentileri içinde kaldı.
- Konuşanın mümkün olduğuna inandığı düzeyi aştı.
Cevabı göster
Konuşanın mümkün olduğuna inandığı düzeyi aştı.
My educational journey has been long and winding, Deyimler
2:09Eğitim yolculuğum uzun ve dolambaçlı oldu,
yolculuk metaforu olarak long and winding
Long and winding, kelime anlamıyla uzun bir mesafeye uzanan ve çok sayıda virajı olan bir güzergâhı anlatır. Burada educational journey bir metafordur; bu nedenle ifade, uzun süren ve değişiklikler, dolambaçlar ya da zorluklar içeren bir eğitim sürecini anlatır. Yol imgesi, deneyimi doğrudan olmayan ve karmaşık bir süreç olarak sunar; havanın rüzgârlı olduğu anlamına gelmez. Aynı metafor eğitim, kariyer veya başka bir yaşam süreci için kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle long and winding ifadesini çok sayıda dönüm noktası olan bir süreç için metaforik olarak kullanıyor?
- Her path to becoming a doctor was long and winding.
- The road through the mountains was long and winding.
- The afternoon was long and windy.
Cevabı göster
Her path to becoming a doctor was long and winding.
been worth it: kesinlikle buna değdi
Be worth it, elde edilen sonucun veya faydanın harcanan zamanı, çabayı, parayı ya da yaşanan zorluğu haklı çıkardığını anlatır. Bu cümlede it, konuşanın uzun ve zorlu eğitim yolculuğunu ifade eder; yani bu yolculuk sonunda kesinlikle buna değmiştir. Been, be fiilinin geçmiş ortaç hâlidir ve has ile birlikte has been worth it yapısını oluşturur. Bu yapı geçmişteki çabayı konuşanın şu anki değerlendirmesine bağlar; definitely ise bu değerlendirmedeki kesinliği güçlendirir.
Alıştırma
Sonucun çabayı haklı çıkardığını anlatan kalıp ifadeyi tamamlayın: The hike was steep, but the view made it ____.
Cevabı göster
worth it
I am truly grateful for all the experiences I've had, Notlar
2:16Sahip olduğum tüm deneyimler için gerçekten minnettarım,
grateful for: bir şeye minnet duymak
Be grateful for + bir şey, deneyim, yardım veya fırsat, bunlar nedeniyle minnet duymak anlamına gelir. Bu cümlede for, all the experiences I've had ifadesini tanıtır; konuşan kişi bu deneyimlerin kendisine kattıklarını takdir eder, yalnızca mutlu olduğunu söylemez. Grateful bir sıfattır ve normalde be fiiliyle kullanılır: I am grateful for ... .
Alıştırma
Bir şey için teşekkür ederken kullanılan ifadeyi tamamlayın: I am grateful ____ your support.
Cevabı göster
for
the experiences I've had ... the knowledge I've gained ... the people I've met: paralel bir özet
Vurgulanan bölüm, the experiences I've had, the knowledge I've gained ve the people I've met biçimindeki üç isim öbeğinden oluşan tek bir sıralı listedir. Üçü de grateful for ifadesini tamamlar ve konuşanın değer verdiği şeyleri birlikte belirtir. Her öğe, isim + I've + geçmiş zaman ortacı biçimindeki benzer bir kalıbı izler. Bu paralel yapı değerlendirmeyi kolay anlaşılır ve ritmik hâle getirir; and son öğeyi bildirerek özeti tamamlar.
Alıştırma
Vurgulanan bölümün bilgiyi düzenlemedeki temel işlevi nedir?
- Üç olayı tam olarak gerçekleşme sırasına göre verir.
- Deneyimlerin, bilginin ve insanların aynı anlama geldiğini söyler.
- Üç paralel bölümü, konuşanın değer verdiği şeylerin tek bir özeti hâlinde birleştirir.
Cevabı göster
Üç paralel bölümü, konuşanın değer verdiği şeylerin tek bir özeti hâlinde birleştirir.
along the way: bir yolculuk veya süreç sırasında
Bu cümlede along the way, “daha uzun bir deneyim veya süreç boyunca” anlamına gelir. Buradaki way sözcüğü mecazidir; gerçek bir yolu değil, konuşanın eğitim yolculuğunu ifade eder. Cümlenin sonunda yer alan ifade, bu tanışmaların söz konusu yolculuk sırasında gerçekleştiğini belirtir. Birinin öğrenirken, bir proje üzerinde çalışırken veya kişisel olarak gelişirken yaşadığı şeyleri anlatmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi “süreç sırasında” anlamına gelen ders ifadesiyle tamamlayın: We made a few mistakes ____, but each one taught us something.
Cevabı göster
along the way
Here are some words and expressions from our story
2:23İşte hikayemizden bazı kelimeler ve ifadeler
to help improve our English skills.
2:26İngilizce becerilerimizi geliştirmemize yardımcı olmak için.
This noun refers to the process of traveling or progressing Kalıp ifadeler
2:30Bu isim seyahat etme veya ilerleme sürecini ifade eder
refers to ... seyahat etme veya ilerleme süreci
Bir tanımda refers to, bir kelimenin, ifadenin veya sembolün neyi anlattığını ya da gösterdiğini açıklar. This noun refers to ... cümlesinde bu ifade, ismin anlamını tanıtır; bir kişiye yönelik bir eylemi anlatmaz. Açıklanan terim özne olur ve to sabit ifadenin bir parçasıdır: noun + refers to + terimin anlattığı şey veya kavram. Bu yapı sözlüklerde, derslerde, kılavuzlarda ve açıklayıcı yazılarda yaygındır.
Alıştırma
Tanımı tamamlayın: In this manual, the term “offline mode” ____ a feature that works without an internet connection.
Cevabı göster
refers to
or for abstract concepts like learning or growth.
2:38veya öğrenme veya büyüme gibi soyut kavramlar için.
physical travel ... abstract concepts: fiziksel seyahat ve soyut kavramlar
Burada physical travel, bir yerden başka bir yere gerçek anlamda hareket etmektir. Abstract concepts ise learning veya growth gibi fiziksel nesne olmayan düşünce ya da süreçlerdir. Bu cümle journey kelimesinin anlam alanını genişletir: Kelime gerçek bir yolculuğu anlatabilir veya yavaş yavaş gerçekleşen değişim ve gelişimi yolculuğa benzetebilir. Educational journey ifadesinde gerçek bir hareket gerekmez.
Alıştırma
Hangi cümlede journey fiziksel bir yolculuk yerine soyut bir süreci anlatıyor?
- Learning to play the piano has been a long journey.
- The hikers followed a mountain trail for six hours.
- The train journey ended at the central station.
Cevabı göster
Learning to play the piano has been a long journey.
This adjective describes something that is basic, fundamental, or introductory. Kelime
2:51Bu sıfat temel, asıl veya başlangıç niteliğinde olan bir şeyi tanımlar.
basic, fundamental veya introductory: elementary sözcüğündeki anlam ayrımları
Bu tanımda basic, fundamental veya introductory, elementary sözcüğünün “başlangıç ya da temel düzeyde” anlamına geldiğini açıklar; sözcük burada yalnızca “ilkokulla ilgili” demek değildir. Bu sözcüklerin anlamları örtüşür, ancak her zaman birbirlerinin yerine kullanılamazlar. Basic sadeliği veya gerekli temel bilgileri, fundamental başka şeyleri destekleyen temeli, introductory ise yeni başlayanlar için ilk adımı vurgular.
Alıştırma
Bir ders, konuya tamamen yeni olan kişilere ilk genel bakışı sunuyor. En uygun sıfat hangisidir?
- basic
- introductory
- fundamental
Cevabı göster
introductory
where I learned the basics of reading, writing, and math.
3:00okuma, yazma ve matematiğin temellerini öğrendiğim yerde.
This adjective describes something that is difficult or demanding.
3:06Bu sıfat zor veya talepkar olan bir şeyi tanımlar.
but it helped me prepare for the even greater challenges of college. Kalıp ifadeler
3:13ama üniversitenin daha da büyük zorluklarına hazırlanmama yardımcı oldu.
helped me prepare for: daha sonraki bir şeye hazırlanmak
helped me prepare for, help + kişi + prepare for + isim veya -ing biçimi kalıbını kullanır. Birinin ya da bir şeyin, kişiyi daha sonraki bir olay, görev veya duruma daha hazır hâle getirdiğini anlatır. Cümlede lise, konuşana üniversitedeki daha büyük zorluklarla karşılaşırken yararlı olacak deneyim kazandırmıştır. for sözcüğü, konuşanın neye hazır olması gerektiğini belirtir.
Alıştırma
Cümleyi gelecekteki olayı belirten edatla tamamlayın: The workshop helped me prepare ____ the interview.
Cevabı göster
for
This verb describes the feeling of being unable to cope with something Kalıp ifadeler
3:19Bu fiil bir şeyle başa çıkamama hissini tanımlar
unable to cope with: başa çıkamamak
unable to cope with, zor bir durumu, duyguyu veya iş yükünü “yönetememek ya da onunla başa çıkamamak” demektir. Yapı unable to + cope with + isim şeklindedir. Bu cümlede overwhelmed sözcüğünün anlamını açıklar: Bir şey o kadar zorlayıcı gelir ki kişi onu başarıyla yönetemez. Cope with, zorlukla başa çıkmakla ilgilidir; “kopyalamak” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “başa çıkamamak” anlamına gelen tam ifadeyle tamamlayın: After three sleepless nights, Leo felt ____ the pressure.
Cevabı göster
unable to cope with
when it came to + isim veya -ing biçimi
when it came to, geçmişteki bir durumda önemli olan belirli konu ya da yönü tanıtır. Burada konuşmanın kapsamını choosing a college konusuyla sınırlar; came fiziksel bir hareketi anlatmaz. Came, when it comes to kalıbının geçmiş zaman anlatımında kullanılan biçimidir. Bu kalıpta to bir edattır; bu nedenle ardından isim veya -ing biçimi gelir: when it came to choosing a college.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrendiğiniz geçmiş zamandaki konuyu tanıtan ifadeyle tamamlayın: ____ choosing a class project, everyone had a different idea.
Cevabı göster
When it came to
the right fit for me: bana en uygun seçenek
Bu cümlede the right fit for me, “kişisel olarak bana uyan seçenek” anlamına gelir. Fit burada isimdir; bir kişiyle okul, iş, ekip veya başka bir seçenek arasındaki iyi uyumu anlatır. Bu ifade, seçeneğin konuşanın ihtiyaçlarına ve hedeflerine uymasını vurgular. Bir kişi için the right fit olan bir şey, herkes için en iyi seçim olmayabilir.
Alıştırma
Cümleyi “kişisel olarak bana uyan seçenek” anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: I tried several clubs, and the music club was ____.
Cevabı göster
the right fit for me
This adjective describes the feeling of being thankful or appreciative for something.
3:36Bu sıfat bir şeye karşı teşekkür etme veya minnettar olma hissini tanımlar.
I'm so grateful for all the experiences I've had,
3:42sahip olduğum tüm deneyimler için çok minnettarım,
and the people I've met along my educational journey.
3:46ve eğitim yolculuğum boyunca tanıştığım insanlar için.
There are so many people who want to support you and see you succeed.
3:56Sizi desteklemek ve başardığınızı görmek isteyen pek çok insan var.
Find something you are passionate about and pursue it with all your heart. Notlar
4:00Tutkulu olduğunuz bir şey bulun ve bütün kalbinizle onun peşinden gidin.
passionate about: bir şeye tutkuyla bağlı olmak
Be passionate about something, bir şeye karşı güçlü ve kalıcı bir heyecan duymak anlamına gelir. About, konuyu veya etkinliği tanıtır ve ardından bir isim ya da -ing biçimi gelebilir. Bu tavsiyede something you are passionate about, sizin için çok önemli olan ve sizi harekete geçiren bir şeyi anlatır. Yalnızca bir şeyi sevdiğinizi söyleyen like sözcüğünden daha güçlüdür.
Alıştırma
Yaygın sıfat yapısını tamamlayın: Leo is passionate ____ caring for animals.
Cevabı göster
about
with all your heart: tüm kalbinle
With all your heart, bir şeyi tüm samimiyetin, coşkun ve çabanla yapmak demektir. Burada heart mecazi anlamdadır; vücuttaki organı değil, duyguları ve bağlılığı temsil eder. Bu cümlede ifade, sevdiğin şeyin peşinden gitme öğüdünü güçlendirir. Yalnızca çok çalışmayı söylemekten daha sıcak ve duygulu bir teşvik oluşturur.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “tam bir samimiyet ve çabayla” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: If you choose to help, do it ____.
Cevabı göster
with all your heart
Education is about more than just grades. Anlatım akışı
4:04Eğitim sadece notlardan ibaret değildir.
more than just grades: yalnızca notlardan fazlası
More than just grades, eğitimin anlamını genişletir. Notların eğitimin bir parçası olduğunu, ancak eğitimin başka önemli şeyleri de içerdiğini söyler. Burada more than just, sayıları karşılaştırmaz. X is about more than just Y kalıbı önce dar bir bakış açısını belirtir, ardından X'in daha kapsamlı anlamını görmek için Y'nin ötesine bakılması gerektiğinin işaretini verir.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “yalnızca değil” anlamına gelen üç sözcüklü kalıpla tamamlayın: Friendship is about ____ having fun.
Cevabı göster
more than just
It's about discovering your interests and developing your talents.
4:07İlgi alanlarınızı keşfetmek ve yeteneklerinizi geliştirmekle ilgilidir.
Don't be afraid to + fiilin yalın hâli
Don't be afraid to + fiilin yalın hâli, endişe duyulan veya tereddüt edilen bir şeyi yapması için birini nazikçe cesaretlendirir. Olumsuz biçim bir eleştiri değildir; dinleyiciye korkunun kendisini durdurmasına izin vermemesini söyler. Bu cümlede, öğrenirken hata yapmanın kabul edilebilir olduğu anlatılarak dinleyici rahatlatılır.
Alıştırma
Cesaretlendirme cümlesini tamamla: Don't be afraid ____ ask for help.
Cevabı göster
to
and they're actually a great way to learn and grow. Dilbilgisi
4:15ve aslında hatalar öğrenmek ve büyümek için harika bir yoldur.
a great way to + fiilin yalın hâli
a great way to + fiilin yalın hâli, bir şeyin belirli bir eylemi yapmak için çok yararlı veya etkili bir yöntem olduğunu anlatır. Burada way, yol veya yön değil, “yöntem” anlamındadır. Cümlede them, mistakes sözcüğünü belirtir. Hatalar, insanların öğrenmesine ve gelişmesine yardımcı olabilecek bir şey olarak sunulur. to sözcüğünden sonra a great way to learn örneğindeki gibi fiilin yalın hâli gelir.
Alıştırma
Cümleyi tamamla: Drawing pictures is a great way ____ remember new words.
Cevabı göster
to
give up on + bir kişi, plan veya hedef
give up on your dreams ifadesinde on, kişinin inanmaya ve uğruna çalışmaya devam etmesi gereken belirli şeyi, yani hayallerini tanıtır. never ile birlikte ifade, devam etmek için güçlü bir teşvik verir. give up on + kişi, plan veya hedef yapısı, belirli bir kişi ya da şey için çabalamayı, onu desteklemeyi veya başarılı olacağına inanmayı bırakmak anlamına gelir.
Alıştırma
Tavsiyeyi, dersteki üç sözcüklü phrasal verb ile tamamlayın: Even after one setback, don't ____ your goal.
Cevabı göster
give up on
that can help you achieve anything you set your mind to. Deyimler
4:24aklınıza koyduğunuz her şeyi başarmanıza yardımcı olabilecek.
Etkili bir yol mecazı olarak a powerful tool
Burada a powerful tool bir mecazdır. Eğitim fiziksel bir nesne değildir; tool sonuç elde etmeye yarayan faydalı bir yolu, powerful ise büyük bir fark yaratabileceğini anlatır. X is a powerful tool yapısı bir fikri, beceriyi veya kaynağı hedefe ulaşmanın etkili bir yolu olarak sunar. Cümlenin devamı sonucu açıklar: Eğitim, kişinin yapmaya karar verdiği şeyi başarmasına yardımcı olabilir.
Alıştırma
Education is a powerful tool burada ne anlama geliyor?
- Eğitim, beceri kazanmanın ve hedeflere ulaşmanın etkili bir yoludur.
- Eğitim yalnızca makinelerin nasıl kullanılacağını öğretir.
- Eğitim, insanların ellerinde tutabileceği ağır bir nesnedir.
Cevabı göster
Eğitim, beceri kazanmanın ve hedeflere ulaşmanın etkili bir yoludur.
set your mind to: kesin karar verip bir hedef için çalışmak
Set your mind to something, bir şeyi yapmaya ya da başarmaya kesin olarak karar vermek ve ona odaklanıp çaba göstermek demektir. Düşünceleri bir yere koymak gibi sözcüğü sözcüğüne bir anlam taşımaz. anything you set your mind to ifadesinde anything, daha önce gelmesine rağmen to edatının nesnesidir. Anlamı, başarmaya kesin olarak karar verdiğin herhangi bir şeydir. Bir eylem doğrudan to’dan sonra gelirse set your mind to learning örneğindeki gibi -ing biçimi kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi set your mind to ifadesinin doğru biçimiyle ve hedefi belirten zamirle tamamla: Nora can solve the puzzle if she ____.
Cevabı göster
sets her mind to it