So ve such nasıl kullanılır? - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
151 kelime 161 kel/dk

Video özeti: Bu ders; heyecan, yorgunluk, ilginç bir ders, üzüntü ve şaşkınlıkla ilgili örnekler üzerinden so ile such arasındaki farkı ele alıyor ve her bir pekiştiriciden sonra hangi yapının geldiğini gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. so excited. örneğinde so, derecesini güçlendirmek için doğrudan sıfatın önüne gelir. Güçlü bir durumu veya niteliği anlatırken so + sıfat yapısını tanıyıp kullanabilecek, so sözcüğünü yanlışlıkla doğrudan bir isim öbeğinin önüne getirmekten kaçınabileceksiniz. Tür: Dil bilgisi ve cümle kalıpları. 2. such an interesting lesson örneğinde such; tanımlık, sıfat ve isim içeren tam bir isim öbeğini niteler. such + sıfat + isim kalıbını doğru kurabilecek ve bu seçimi yalnızca sıfatın derecesinin değil, yapıda bir ismin bulunmasının belirlediğini anlayabileceksiniz. Tür: Dil bilgisi ve cümle kalıpları. 3. such a shame or such a pity. talihsiz bir durum karşısında üzüntü bildiren iki yerleşik ifadedir. Buradaki shame sözcüğünün kişisel utanç değil, üzücü bir durum anlamına geldiğini anlayacak; kaçırılan fırsatlara veya hayal kırıklığı yaratan olaylara tepki verirken iki ifadeyi de doğal biçimde kullanabileceksiniz. Tür: Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler.

Bu derste

Hi everyone.

0:00

Herkese merhaba.

I am so excited. Dilbilgisi

0:00

Çok heyecanlıyım.

Dilbilgisi

so excited: so + sıfat

so excited ifadesinde so, excited sıfatını doğrudan niteler ve duygunun derecesini güçlendirir. Konuşan kişi güçlü bir biçimde “çok heyecanlı” olduğunu anlatır. Başka cümlelerde de kullanılabilen kalıp so + sıfat veya so + zarftır. Burada so sözcüğünden sonra bir isim öbeği değil, sıfat gelir.

Alıştırma

so veya such ile tamamlayın: After winning the match, Leo was ____ excited that he jumped up and down.

Cevabı göster

so

I have such an interesting lesson for you today. Dilbilgisi

0:02

Bugün sizin için çok ilginç bir dersim var.

Dilbilgisi

such an interesting lesson: such + isim öbeği

such an interesting lesson ifadesinde such, an interesting lesson isim öbeğinin tamamını niteler. Dersin türünü veya niteliğini güçlü biçimde vurgular. Lesson tekil ve sayılabilen bir isimdir; bu yüzden öbekte a/an gerekir. Interesting ünlü sesle başladığı için kalıp such + an + sıfat + tekil isim olur.

Alıştırma

such sözcüğünün doğru biçimi ve gereken artikel ile tamamlayın: The class heard ____ amazing story that everyone stayed quiet.

Cevabı göster

such an

Do you ever get confused between using so and such? Kalıp ifadeler

0:10

Hiç so ve such kullanımı arasında kafanızın karıştığı oldu mu?

Kalıp ifadeler

get confused between using so and such?: iki kullanımı karıştırmak

get confused between A and B, iki şeyden hangisinin doğru olduğunu bilememek veya onları birbirine karıştırmak anlamına gelir. Burada A using so, B ise using such ifadesidir. and'den sonra gelen ikinci using söylenmemiştir; tam düşünce get confused between using so and using such şeklindedir. Do you ever get confused ...? sorusu, bu zorluğu bazen yaşayıp yaşamadığınızı sorar. Bu ifade kelimeler, kurallar, seçenekler, güzergâhlar veya kolayca karıştırılan başka şeyler için de kullanılabilir.

Alıştırma

İki seçeneğin kolayca karıştırıldığını anlatmak için get confused between A and B yapısını kullanan cümle hangisidir?

  1. I get confused about the two bus routes.
  2. I confuse the two bus routes.
  3. I get confused between the two bus routes.
Cevabı göster

I get confused between the two bus routes.

Don't worry, Ton ve niyet

0:13

Endişelenmeyin,

Ton ve niyet

Don't worry: karşı tarafı rahatlatmak

Don't worry biçim olarak olumsuz bir emir cümlesidir, ancak burada karşı tarafı rahatlatan bir güvence olarak kullanılır. Konuşan kişi, so ve such ifadelerini karıştırmanın sorun olmadığını ve açıklamanın yardımcı olacağını söylüyor; karşı tarafa sert bir şekilde endişelenmeyi bırakmasını emretmiyor. Dersin başında kullanıldığında bu ifade dinleyicinin kaygısını azaltır ve devamındaki açıklamayı daha samimi gösterir. Aynı güvence, yardım, çözüm veya bir sorunun üstesinden gelinebileceğini belirten bir cümleden önce de kullanılabilir.

Alıştırma

Doğru mu, yanlış mı: Samimi bir ders başlangıcında Don't worry, dinleyiciye endişelenmemesini sertçe emretmekten çok onu rahatlatmak için kullanılır.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Doğru

it's super easy. Kelime

0:14

süper kolay.

Kelime

super easy: very anlamındaki gündelik super

Burada super, very anlamına gelen bir derece zarfıdır. Doğrudan easy sıfatının önüne gelir; bu nedenle super easy, very easy demektir. Bu kullanım, easy sözcüğünün temel anlamını değiştirmeden anlatımı güçlendirir ve canlı, samimi bir vurgu ekler.

Alıştırma

Basit bir oyun hakkında bir arkadaşınıza mesaj yazıyorsunuz. Hangi cümle super sözcüğünü very anlamında doğal biçimde kullanır?

  1. The game is super easy.
  2. The game is easy super.
  3. The game is a super easy.
Cevabı göster

The game is super easy.

Today, I'm going to show you how to use them. Anlatım akışı

0:15

Bugün size bunları nasıl kullanacağınızı göstereceğim.

Anlatım akışı

I'm going to show you how to...: öğretimin içeriğini önceden bildirmek

I'm going to show you how to... yapısında konuşmacı, dersin veya gösterimin bir sonraki bölümünü önceden bildirir. Dinleyicilere bir gösterim yapılacağını ve hangi eylemi öğreneceklerini söyler. Kalıp show + kişi + how to + fiilin yalın hâli şeklindedir; show you how to use bunun bir örneğidir. Buradaki them, daha önce geçen so ve such sözcüklerini belirtir. Going to, konuşmacının planladığı bir sonraki eylemi gösterir; fiziksel hareket anlatmaz.

Alıştırma

Öğretim girişini dersteki yapının aynısıyla tamamlayın: I'm going to ____ draw a cat.

Cevabı göster

show you how to

I was at an Ed Sheeran concert last night

0:19

Dün gece bir Ed Sheeran konserindeydim

and I'm so tired today.

0:21

ve bugün çok yorgunum (so tired).

We use so with an adjective,

0:24

So kelimesini bir sıfatla kullanırız,

so tired.

0:27

so tired gibi.

This is such an interesting lesson.

0:28

Bu çok ilginç bir ders (such an interesting lesson).

Thanks, I do try. Dilbilgisi

0:31

Teşekkürler, gerçekten elimden geleni yapıyorum.

Dilbilgisi

I do try: olumlu cümlede vurgulu do

I do try cümlesinde do, olumlu bir ifadeye vurgu katan yardımcı fiildir. Daha basit olan I try yalnızca durumu bildirir; I do try ise “gerçekten deniyorum” veya “gerçekten çaba gösteriyorum” anlamına gelir. Burada Thanks sözünden sonra gelen yanıt, söylenenleri kabul ederken gösterilen çabanın gerçek olduğunu vurgular. Vurgulu do, bir şüpheye yanıt vermek veya içtenliği göstermek için de kullanılabilir. Cümleyi soruya dönüştürmez ve do sonrasındaki try yalın hâlde kalır.

Alıştırma

Bir arkadaşınız oyunu sevmediğinizi düşünüyor. Vurgulu yardımcı fiille yanıtı tamamlayın: I ____ enjoy it.

Cevabı göster

do

We use such with an adjective noun phrase.

0:32

Such kelimesini ise sıfat tamlamalarıyla kullanırız.

Such an interesting lesson.

0:37

Such an interesting lesson gibi.

The other way that you can use such is just with the noun Anlatım akışı

0:40

Such kelimesini kullanmanın bir diğer yolu da sadece isimle kullanmaktır,

Anlatım akışı

Alternatif bir yönteme geçiş ifadesi olarak The other way

The other way, dinleyiciye konuşmacının daha önce açıklanan bir yöntemden veya kullanımdan farklı bir yönteme geçtiğini bildirir. Buradaki way fiziksel bir yol değil, “yöntem” veya “kullanım biçimi” anlamındadır. The, bağlam sayesinde dinleyicinin belirli bir alternatifi tanıyabildiğini gösterir; bu çoğu zaman iki seçenekten geriye kalandır. Bu ifade açıklamayı düzenler: İlk seçenek bitmiştir ve sıradaki seçenek başlamaktadır.

Alıştırma

İki rezervasyon yöntemi var ve bunlardan biri zaten açıklandı. Geriye kalan yöntemi belirten hedef ifadeyle İngilizce geçişi tamamlayın: We have discussed one method. ____ is to call the office directly.

Cevabı göster

The other way

for phrases like such a shame or such a pity. Kalıp ifadeler

0:43

such a shame veya such a pity gibi ifadelerde.

Kalıp ifadeler

Üzüntü bildiren such a shame ... such a pity ifadeleri

Such a shame ve such a pity, bir durumun üzücü ya da talihsiz olduğunu söylemenin yaygın yollarıdır. Bu cümlede such + a + tekil isim kalıbına örnek olarak kullanılırlar. Burada shame, suçluluk veya toplum önünde utanç duygusu değil, “üzücü bir durum” anlamındadır. Bu ifadeler birinin davranışını anlatmak yerine konuşanın tepkisini belirtir.

Alıştırma

Burada such a shame ne anlama geliyor? "It's such a shame that the school trip was cancelled."

  1. İptal, herkesin kendini suçlu hissetmesine yol açtı.
  2. Birisi kötü davrandığı için okul gezisi iptal edildi.
  3. Okul gezisinin iptal edilmesi çok üzücü.
Cevabı göster

Okul gezisinin iptal edilmesi çok üzücü.

It was such a shame

0:48

Gerçekten çok yazık oldu (It was such a shame),

you couldn't come to dinner last night.

0:49

dün gece yemeğe gelememen.

The food was really delicious.

0:51

Yemekler gerçekten çok lezzetliydi.

Or another one would be such a shock, Anlatım akışı

0:54

Ya da bir başka örnek such a shock,

Anlatım akışı

Başka bir örnek eklemek için another one would be ...

Another one would be ... aynı gruptan bir örnek daha ekler. Another ek bir öğeyi belirtir, one ise example gibi bir ismin yerini alarak bu ismin tekrar edilmesini önler. Burada would be, bir sonraki öğeyi olası bir örnek olarak sunar; geleceğe yönelik bir tahminde bulunmaz. Kalıbın tamamı, konuşanın bir örnekten diğerine açıkça geçmesine yardımcı olur.

Alıştırma

İkinci cümleyi Another one ile başlayan ve örnek eklemek için would kullanan dört sözcüklük kalıpla tamamlayın: One musical instrument is the piano. ____ the guitar.

Cevabı göster

Another one would be

such a surprise.

0:57

veya such a surprise olabilir.

Oh my god, Kelime

0:59

Aman Tanrım,

Kelime

Güçlü bir gündelik ünlem olarak Oh my god

Oh my god, şaşkınlık veya heyecanı güçlü biçimde gösteren gündelik bir ünlemdir. Burada beklenmedik terfi haberine tepki verildiği için Tanrı hakkında gerçek anlamda bir ifade değil, mutlu bir şaşkınlık anlatır. Aynı sözler şok, korku veya rahatsızlık da ifade edebilir. Hangi tepkinin kastedildiğini ton ve durum gösterir.

Alıştırma

Bu kullanımı değerlendirin: Bir öğretmene gönderdiğiniz resmî e-postada “Oh my god, the school trip is tomorrow!” yazıyorsunuz.

  1. Uygun
  2. Uygun değil
Cevabı göster

Uygun değil

can you believe I got that promotion? Notlar

1:00

o terfiyi aldığıma inanabiliyor musun?

Ton ve niyet

Şaşkınlığı paylaşmak için Can you believe...?

Can you believe...? evet ya da hayır sorusu gibi görünür, ancak burada esas olarak şaşkınlık ifade eder ve dinleyeni bu tepkiyi paylaşmaya çağırır. Konuşan kişi terfinin gerçekleşmesine heyecanlanmıştır; dinleyenin bunu doğru kabul edip etmediğini ciddi biçimde sınamıyordur. Doğal bir yanıt yalnızca Yes ya da No demek yerine genellikle habere Congratulations! veya That’s amazing! gibi bir tepki verir.

Alıştırma

Bir arkadaşınız “Can you believe I won the art contest?” diyor. Büyük olasılıkla ne yapıyor?

  1. won sözcüğünün dil bilgisini bilip bilmediğinizi sınamak
  2. Sanat yarışmalarının var olduğunu kanıtlamanızı istemek
  3. Şaşkınlığını paylaşmak ve sizi tepki vermeye çağırmak
Cevabı göster

Şaşkınlığını paylaşmak ve sizi tepki vermeye çağırmak

Kalıp ifadeler

got that promotion: get a promotion ifadesinin geçmiş zamanı

Get a promotion, işte daha yüksek bir pozisyon veya rütbe elde etmek anlamına gelen doğal bir kelime birleşimidir. Örnekte got, get fiilinin geçmiş zaman biçimidir; yani kariyerdeki değişiklik zaten gerçekleşmiştir. Buradaki get, fiziksel olarak bir şeyi almak değil, elde etmek anlamındadır. That promotion, konuşma veya durum sayesinde hangisi olduğu zaten belli olan belirli bir terfiyi gösterir. Kullanılabilir kalıp get/got + a, the veya that + promotion şeklindedir; belirleyici, terfinin ne kadar belirli olduğuna göre seçilir.

Alıştırma

Cümleyi get a promotion ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After working hard all year, Leo ____.

Cevabı göster

got a promotion

It was such a surprise to me.

1:02

Benim için öyle büyük bir sürprizdi ki (such a surprise).

See,

1:04

Gördünüz mü,

that was so easy.

1:05

o kadar kolaydı ki (so easy).

Such an easy lesson.

1:07

Çok kolay bir ders (Such an easy lesson).

Bye.

1:09

Hoşça kalın.