Koşul Cümlelerinde 'if' Yerine Kullanılabilecek Alternatifler - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video açıklaması: Bu ders, İngilizcedeki birinci koşul yapısının yalnızca if ile sınırlı olmadığını gösteriyor. Önce geniş zaman ile gelecek zamanın kullanıldığı temel kalıp ele alınıyor; ardından gündelik bir alternatif, daha resmî bir bağlayıcı ve olumsuz koşul bildirme yolu karşılaştırılıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. If you try hard, you will succeed. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bu cümleyi birinci koşul yapısının temel modeli olarak kullanın. if yan cümlesinde geniş zaman, ana cümlede ise gerçekleşmesi olası bir gelecek sonucu belirtmek için will kullanılır. Böylece koşulu sonuçtan ayırabilir ve her iki bölümde doğru zamanı seçebilirsiniz. 2. provided that — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bu bağlayıcıyı “şu koşulla ki” anlamıyla tanıyıp kullanın. Özellikle özenli konuşma veya yazıda daha resmî bir ton gerektiğinde, koşul ile sonuç arasındaki mantıksal ilişkiyi değiştirmeden if yerine kullanılabilir. 3. unless — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bu sözcüğü “eğer… değilse” anlamında olumsuz bir koşul kurmak için kullanın. Bir şart yerine getirilmediğinde ne olacağını, koşul yan cümlesinin içine ayrıca bir olumsuzluk eklemeden kısa ve doğru biçimde anlatabilirsiniz.
Bu derste
Forget everything you thought you knew about the first conditional. Notlar
0:00Birinci koşul cümlesi (first conditional) hakkında bildiğinizi sandığınız her şeyi unutun.
Bildiğini sandığın her şeyi bir kenara bırak
Buradaki Forget everything you thought you knew, bildiklerinizi gerçekten silmenizi isteyen kelimesi kelimesine bir emir değildir. Önceki varsayımları bir süreliğine bir kenara bırakmayı isteyen, girişte kullanılan retorik bir ifadedir. Konuşmacı bu dramatik sıfırlamayla merak uyandırır ve dinleyicinin beklentisini yeniden ayarlar; bundan sonraki açıklamanın alışılmış anlayışa meydan okuyabileceğini bildirir.
Alıştırma
Bu cümlede Forget everything you thought you knew ifadesinin temel işlevi nedir?
- Dinleyicilerden yeni bir açıklamadan önce eski varsayımlarını bir kenara bırakmalarını istemek
- Konuşmacının birinci koşul cümlesini unuttuğunu söylemek
- Dinleyicilerden bütün anılarını silmelerini istemek
Cevabı göster
Dinleyicilerden yeni bir açıklamadan önce eski varsayımlarını bir kenara bırakmalarını istemek
Birinci koşul cümlesi
First conditional, gerçekçi veya gerçekleşmesi mümkün bir koşulu ve bunun olası sonucunu anlatan koşul cümlesi türünün dilbilgisi adıdır. Bu cümlede dersin konusunu belirtir; first, listedeki ilk koşul anlamına gelmez. Yaygın yapı if + simple present, will + fiilin yalın hâlidir: If the library is open, I will return these books. Bu tek mümkün yapı değildir; ancak koşulun gerçek hayatta mümkün bir durum olarak mı, yoksa gerçek dışı ya da yalnızca hayalî bir durum olarak mı sunulduğunu anlamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Yaygın first conditional yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: If the train is late, we ____ take a taxi。
Cevabı göster
will
What I'm about to tell you will change everything. Dilbilgisi
0:04Size söyleyeceğim şeyler her şeyi değiştirecek.
I'm about to: bir şey çok yakında olacak
Be about to + fiilin yalın hâli, bir eylemin çok kısa süre içinde gerçekleşmesinin beklendiğini anlatır. I'm about to tell you ifadesinde konuşmacı, anlatma eyleminin hemen sıradaki eylem olduğunu bildirir. Buradaki about, “hakkında” anlamındaki edat değildir. Yakın geleceği anlatan sabit be about to yapısının bir parçasıdır.
Alıştırma
Eylemin çok yakında gerçekleşeceğini be about to ile gösterin: The show ____ begin.
Cevabı göster
is about to
You don't have to use if with the conditional one. Dilbilgisi
0:15Birinci koşul cümlesinde 'if' kullanmak zorunda değilsiniz.
don't have to: zorunluluk yoktur, yasak değildir
Don't have to + fiilin yalın hâli, bir eylemin gerekli olmadığını anlatır. Kişi yine de o eylemi yapmayı seçebilir. Bu cümlede if kullanmaya izin vardır, ancak kullanmak zorunlu değildir. Olumsuzluk izinle değil, gereklilik veya zorunlulukla ilgilidir. Bu nedenle don't have to, must not anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “gerekli değil” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: You ____ bring a pencil; there are extras here.
Cevabı göster
don't have to
You've got a range of other options to choose from. Kalıp ifadeler
0:20Seçebileceğiniz birçok farklı seçeneğiniz var.
a range of ... to choose from: aralarından seçim yapılabilecek çeşitli seçenekler
Bu cümlede a range of other options to choose from, seçilebilecek birkaç farklı alternatif olduğu anlamına gelir. a range of çeşitli seçeneklerden oluşan bir grubu tanıtır; other ise bu seçeneklerin daha önce anılan bir seçeneğe ek olduğunu gösterir. options to choose from içinde from, seçimin yapıldığı kümeyi gösterir. İşlev farkı şöyledir: choose an option ile bir seçenek seçilir; choose from a range of options ile çeşitli seçenekler arasından seçim yapılır.
Alıştırma
a range of ... to choose from kalıbını tamamlayın: The game has a range of characters to choose ____.
Cevabı göster
from
If + geniş zaman, will + fiilin yalın hâli
Bu birinci koşul cümlesidir: If + geniş zaman, gerçek veya gerçekleşmesi mümkün bir gelecek koşulunu; will + fiilin yalın hâli ise beklenen sonucu ifade eder. Burada try hard koşul, will succeed ise sonuçtur. Koşul gelecekle ilgili olsa da if yan cümlesinde normalde will try değil, geniş zaman biçimi try kullanılır. Bu cümlede will sonuç bildiren cümlecikte yer alır.
Alıştırma
Bu birinci koşul cümlesini finish ve call kullanarak tamamlayın: If Leo ____ early, he ____ us.
Cevabı göster
finishes · will call
as long as: “yeter ki” anlamında koşul
Bu cümlede as long as, “yeter ki” veya “şartıyla” anlamına gelir. “you try hard” bölümünü koşul olarak verir; bu koşul gerçekleştiğinde “you will succeed” sonucu beklenir. Burada long zaman süresini ya da fiziksel uzunluğu anlatmaz. Üç sözcüğü tek bir koşul bağlacı olarak okuyun: as long as + özne + fiil.
Alıştırma
Cümleyi as ile başlayan ve “yeter ki” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: You can play outside ____ you stay near the house.
Cevabı göster
as long as
so long as: “yeter ki” anlamında koşul
Burada so long as, “yeter ki” veya “şartıyla” anlamına gelir. as long as gibi, “you try hard” bölümünü “you will succeed” sonucunun koşulu olarak verir. Koşul bağlacı tam olarak so long as ifadesidir. Önündeki even, başka bir ifade biçimini tanıtan çevre açıklamaya aittir; bağlacın parçası değildir. Ardından as ve bir yan cümle geldiğinde so long as, vedalaşma sözü olan So long! değildir.
Alıştırma
Cümleyi so ile başlayan ve “yeter ki” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Mia can join the game ____ she follows the rules.
Cevabı göster
so long as
What if you want something a little bit more formal? Notlar
0:39Peki ya biraz daha resmi bir şey isterseniz?
Yeni bir varsayımsal durum sunan What if ...?
What if varsayımsal bir durum sunar: bu koşulun doğru olduğunu hayal eder ve sonrasında ne olacağını düşünürüz. Burada koşul, günlük bir ifade istemekten daha resmî bir ifade istemeye geçer. Açıklamalarda ve tartışmalarda bu soru kalıbı, cevap veya öneri verilmeden önce konuyu bir sonraki duruma taşıyabilir.
Alıştırma
Örnek cümlede What if esas olarak ne yapıyor?
- Başka bir seçeneği düşünmeden konuyu bitirmek
- Açıklama için yeni bir varsayımsal durum sunmak
- formal sözcüğünün nasıl yazıldığını sormak
Cevabı göster
Açıklama için yeni bir varsayımsal durum sunmak
a little bit more formal: karşılaştırmayı yumuşatma
a little bit more formal ifadesinde a little bit, more formal karşılaştırma grubunu niteler. Resmiyet düzeyindeki artışın küçük olduğunu, yani yalnızca biraz daha resmî olduğunu belirtir. Formal, ifadenin dil düzeyini veya üslubunu anlatır. a little bit more + sıfat kalıbı, karşılaştırmayı büyük ya da kesin bir değişim yerine yumuşak ve sınırlı gösterir.
Alıştırma
Hedef ifadeyi oluşturmak için a, little, bit ve more sözcüklerini doğru sıraya koyun: Could you make the email ____ formal?
Cevabı göster
a little bit more
in that case: bir durumu verilecek yanıta bağlamak
In that case, “az önce söylenenleri göz önünde bulundurursak” veya “durum buysa” anlamına gelir. Buradaki that case, daha önce belirtilen “daha resmî bir ifade kullanma” isteğine gönderme yapar; case sözcüğü “durum” anlamındadır, “hukuki dava” anlamında değildir. Bu ifade, önceki bilgiyi ardından gelen yanıt, karar veya tavsiyeye bağlar. Dinleyiciye, sonraki sözün belirtilen durum nedeniyle geçerli olduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “bu durum göz önüne alındığında” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The library is closed. ____, let's study at home.
Cevabı göster
In that case
provided that you try hard, Kalıp ifadeler
0:45Çok çabalaman şartıyla (provided that you try hard),
provided that: resmî bir koşul belirtmek
Provided that, ana cümlenin geçerli olması için gereken bir koşulu sunar. Bu cümlede çok çalışmak, başarının öngörüldüğü koşuldur. İki sözcüklü bu bağlayıcı “eğer” veya “şu koşulla” anlamına gelir; provided burada “sağlamak” anlamındaki fiil değildir. Günlük if veya as long as ifadelerinden daha resmîdir. Bu nedenle izinlerde, kurallarda veya anlaşmalarda koşul belirtirken özellikle kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi provided ile başlayan iki sözcüklü resmî koşul bağlayıcısıyla tamamlayın: You may use the hall ____ an adult is present.
Cevabı göster
provided that
Or even providing that you try hard, Kalıp ifadeler
0:48Ya da 'providing that you try hard' derseniz bile,
Koşul bağlacı olarak providing that
Bu cümlede providing that, başarının beklendiği koşulu başlatır. if ya da daha açık biçimde ‘şu koşulla ki’ anlamına gelir: çok çalışmak, beklenen sonuca ulaşmanın belirtilen koşulu olarak sunulur. Buradaki providing, ‘sağlamak’ anlamındaki fiil değildir. Providing that iki sözcüklü bir koşul bağlacı olarak birlikte çalışır ve provided that ile yakın anlamlıdır.
Alıştırma
Cümleyi providing ile başlayan iki sözcüklü koşul bağlacıyla tamamlayın: You can play outside ____ you finish your homework first.
Cevabı göster
providing that
But what if you want to focus on the negative? Kalıp ifadeler
0:52Peki ya olumsuz kısma odaklanmak isterseniz?
Focus on the negative: dikkati yöneltme
Focus on, ‘dikkati bir şeye yöneltmek’ anlamına gelir. Burada the negative, konuşulan koşulun veya sonucun olumsuz tarafını adlandırır. Soru, açıklamayı olumlu bir koşuldan olumsuzlukla ifade edilen bir koşula veya sonuca taşır. Kimseye karamsar olmasını söylemez.
Alıştırma
Bir dil bilgisi dersinde focus on the negative, dinleyenlerden ne yapmalarını ister?
- Onlara bütün olumsuz cümleleri görmezden gelmelerini söylemek.
- Onlardan karamsar hissetmelerini istemek.
- Dikkatlerini olumsuz koşula veya biçime yöneltmek.
Cevabı göster
Dikkatlerini olumsuz koşula veya biçime yöneltmek.
unless: olumsuz bir koşul ifade etmek
Unless, “-medikçe/-madıkça” anlamına gelir ve sonucu değiştirmek için gereken koşulu belirtir. Burada unless you try hard, if you do not try hard ile aynı anlama gelir. Yani cümle, çok çabalamamanın başarısızlığa yol açacağını söyler. Unless koşulu zaten olumsuz yaptığı için ardından gelen yan cümle normalde olumlu biçimdedir: Bu anlam için unless you try denir, unless you don't try denmez.
Alıştırma
Cümleyi “eğer ... değilse” anlamına gelen tek sözcüklü koşul bağlacıyla tamamla: ____ you water the plant, it will dry out.
Cevabı göster
Unless
there you go: konuşmada kullanılan kapanış ifadesi
Burada there you go, konuşma dilinde kullanılan bir kapanış ifadesidir. Konuşan kişi bir şeyi gösterdikten veya açıkladıktan sonra cevabın ya da sonucun artık açık olduğunu belirtmek için bunu söyler. Yaklaşık olarak “işte bu kadar” veya “böyle çalışıyor” anlamına gelir. Bu cümlede tek parça hâlinde kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir; bir yere gitme talimatı değildir.
Alıştırma
Bir arkadaşın fotoğraf göndermeyi göstermeyi bitirip “Press Send, and there you go.” diyor. Burada there you go ne anlama gelir?
- Yönergeleri baştan anlatmaya başla.
- Şuradaki yere doğru yürü.
- İşlem tamamlandı; böyle yapılıyor.
Cevabı göster
İşlem tamamlandı; böyle yapılıyor.
if plus present simple plus the future simple, Dilbilgisi
1:10'if' artı geniş zaman (present simple) artı gelecek zaman (future simple),
if plus present simple plus the future simple: sözlü bir dil bilgisi formülü
Buradaki plus, sınıfta dil bilgisi yapısını anlatmak için kullanılan bir üst dil ifadesidir. “Ardından gelen” veya “birlikte kullanılan” anlamındadır; yani konuşmacı matematiksel bir toplama işleminden değil, bir dil bilgisi formülünden söz eder. Yaygın birinci tip koşul cümlesi yapısında if, geniş zamanda bir koşul yan cümlesi başlatır; sonuç cümlesi ise gelecek zamanı, genellikle will + fiilin yalın hâlini kullanır: If + present simple, will + base verb.
Alıştırma
if plus present simple plus the future simple sözlü formülünde plus ne işe yarar?
- Dinleyiciden bir sayı hesaplamasını ister.
- Bir dil bilgisi yapısının parçalarını birbirine bağlar.
- Tamamlanan koşul cümlesinde plus sözcüğünün bulunması gerektiğini belirtir.
Cevabı göster
Bir dil bilgisi yapısının parçalarını birbirine bağlar.
and then use the different expressions we've looked at,
1:13ve sonra incelediğimiz o farklı ifadeleri kullanın,
And please share what you come up with in the comment section. Öbek fiiller
1:27Lütfen bulduğunuz cümleleri yorumlar kısmında bizimle paylaşın.
come up with: düşünüp bulmak veya oluşturmak
Come up with, bir şeyi düşünüp bulmak veya oluşturmak anlamına gelen üç sözcüklü bir phrasal verb’dür. Özellikle fikir, cevap, plan, ad veya çözüm için kullanılır. Cümledeki what you come up with, izleyicilerin düşünüp sonra paylaştığı içeriği ifade eder. Yaygın yapı come up with + şey biçimindedir: come up with an idea. what you come up with ifadesinde what, bu şeyin yerini tutar.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “düşünüp bulmak veya oluşturmak” anlamına gelen üç sözcüklü phrasal verb ile tamamlayın: Can you ____ a new name for our team?
Cevabı göster
come up with