Dinlemeni Geliştir, İngilizceni Geliştir | PARİS gezim | Dinle ve Pratik Yap | #2: İngilizce çalışma notları

PodEnglish

Öğrenme zorluğu
456 kelime 151 kel/dk

Video özeti: Üç günlük Paris gezi günlüğü Eyfel Kulesi ve Louvre Müzesi’nden Notre-Dame, Lüksemburg Bahçesi ve Versay Sarayı’na uzanıyor; sonunda da biletleri erken alma ve müze ziyaretlerini önceden planlama konusunda pratik öneriler veriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. take you on a tour — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: Bu ifadeyi, birini yalnızca bir yere “götürmek” değil, izleyiciyi rehberli bir geziye veya düzenli bir sunuma davet etmek olarak anlayabilirsiniz. Kişiyi belirten nesneyle birlikte bütün kalıbı gezi videolarında, müze ya da kampüs tanıtımlarında ve izleyiciyi farklı yerlerle deneyimler boyunca yönlendiren anlatılarda kullanabilirsiniz. 2. beautiful grounds. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: grounds sözcüğünün burada zemin veya bir savın gerekçeleri değil, saraya ya da büyük bir mülke ait bahçeler, arazi ve açık alanlar anlamına geldiğini ayırt edebilirsiniz. Böylece saray, okul, otel ve tarihî malikâne betimlemelerini doğru yorumlayabilirsiniz. 3. If you are planning to visit / make sure to purchase — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir kişinin planını belirten koşul yan cümlesini açık bir hazırlık tavsiyesiyle birleştirmeyi öğrenebilirsiniz. Bu kalıp önce önerinin kime yönelik olduğunu gösterir, ardından uzun kuyruklardan kaçınmak için giriş biletini erken almak gibi uygulanabilir bir yönergeyi sert görünmeden iletir.

Bu derste

Hi everyone, and welcome to my channel. Kalıp ifadeler

0:00

Herkese merhaba ve kanalıma hoş geldiniz.

Kalıp ifadeler

welcome to my channel: kanalıma hoş geldiniz

Welcome to + yer, etkinlik veya program, insanlar geldiğinde ya da izlemeye başladığında onları karşılamanın doğal bir yoludur. Buradaki my channel, içerik üreticisinin video kanalıdır. Yer veya programdan önce to gereklidir. Bu ifade, içerik üreticisinin izleyicilerin gelmesine sevindiğini anlatır; izleyicilerden kanalı karşılamalarını istemez.

Alıştırma

Açılışı welcome ve gerekli edatla tamamlayın: Hi everyone, and ____ my channel.

Cevabı göster

welcome to

Today, I will take you on a tour Kalıp ifadeler

0:04

Bugün sizi bir tura çıkaracağım

of my recent trip to Paris,

0:06

yakın zamandaki Paris gezimin,

Kalıp ifadeler

take you on a tour: seni tura çıkarmak

Take someone on a tour, bir kişiyi bir yerde gezdirip önemli bölümleri göstermek veya açıklamak anlamına gelir. Take you on a tour ifadesinde you, rehberlik edilen kişidir. Burada izleyiciler konuşan kişiyle gerçekten seyahat etmez. Video, onları bir tura katılmış gibi konuşan kişinin yakın zamandaki Paris gezisinde yönlendirecektir.

Alıştırma

Hangi cümle doğal biçimde “Sizi müzede gezdireceğim” anlamına gelir?

  1. I will take you on a tour of the museum.
  2. I will take you to the museum.
  3. I will take you a tour of the museum.
Cevabı göster

I will take you on a tour of the museum.

the city of love, Kültür

0:09

aşkın,

lights, and fashion.

0:10

ışıkların ve modanın şehrinin.

Kültür

the city of love, lights, and fashion: Paris için çağrışım yaratan bir tanımlama

Bu ifade Paris sözcüğünün hemen ardından gelir ve şehre canlı, gözde canlanan bir açıklama ekler. Dilbilgisinde açıklayıcı bir eşleme, yani appositive, görevi görür; Paris’in ikinci bir resmî adı değildir. Love, Paris’in romantizmle bağını; lights, “Işık Şehri” imajını; fashion ise küresel moda kültürünü çağrıştırır. Yan yana sıralanan üç isim, turistik tanıtım havası yaratır. Bir yer the city of X, Y, and Z diye adlandırıldığında bu sözcükleri idari bir unvan olarak değil, bir izlenim oluşturmak için seçilmiş kültürel çağrışımlar olarak anlamak gerekir.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: Cümlede the city of love, lights, and fashion, Paris’in resmî idari adıdır.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

Paris has something to offer everyone. Kalıp ifadeler

0:13

Paris'in herkese sunacağı bir şey vardır.

Kalıp ifadeler

has something to offer everyone: geniş bir kitleye hitap etmek

Have something to offer someone, bir kişinin değerli bulabileceği veya keyif alabileceği bir deneyim, özellik ya da yarar sunmak demektir. Bu cümlede everyone, farklı ilgi alanlarına sahip kişilerin Paris’te kendilerine çekici gelen bir şey bulabileceğini anlatır. Bu ifade değerlendirme ve öneri bildirir; her kişiye gerçek anlamda bir nesne vermeyi anlatmaz. Yapı şöyledir: özne + have/has something to offer + kişi veya grup.

Alıştırma

Cümleyi have something to offer someone kalıbı ve everyone sözcüğüyle tamamlayın: With games, food, and live music, the festival ____.

Cevabı göster

has something to offer everyone

Paris is a truly magical city

0:15

Paris gerçekten büyülü bir şehirdir

with its iconic landmarks such as the Eiffel Tower Dilbilgisi

0:18

Eyfel Kulesi gibi ikonik simge yapılarıyla

and the Louvre Museum,

0:22

ve Louvre Müzesi,

as well as its charming streets and cafes.

0:23

büyüleyici sokakları ve kafelerinin yanı sıra.

Dilbilgisi

such as ... as well as: örnek verip ardından bilgi eklemek

Such as, genel bir kategoriden belirli örnekler verir. Burada Eyfel Kulesi ve Louvre Müzesi, iconic landmarks kategorisinin örnekleridir. As well as ise başka bir özelliği, yani büyüleyici sokakları ve kafeleri ekler. Bu iki ifade, bilgiyi önce kategori ve örnekler, sonra da ek bir özellik şeklinde düzenler.

Alıştırma

Her birini bir kez kullanarak cümleyi such as ve as well as ile tamamlayın: The park has animals ____ ducks and rabbits, ____ a small playground.

Cevabı göster

such as · as well as

Day one.

0:27

Birinci gün.

On my first day in Paris,

0:30

Paris'teki ilk günümde,

I woke up early and headed to the Eiffel Tower. Kalıp ifadeler

0:32

erkenden uyandım ve Eyfel Kulesi'ne doğru yola çıktım.

Kalıp ifadeler

headed to: bir sonraki hedefe doğru gitmek

Headed to, bir yere “doğru gitmek” veya “oraya doğru yola çıkmak” anlamına gelir. Burada head bir fiildir ve headed onun geçmiş zaman biçimidir. Bu cümlede woke up ve headed to geçmişte gerçekleşmiş iki eylemdir. Headed to, gezi anlatısını bir sonraki hedefe taşır ve basitçe went to demekten daha hareketli bir his verebilir.

Alıştırma

Cümleyi head to ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After lunch, Mia ____ the museum.

Cevabı göster

headed to

This iconic landmark is a must-see Kelime

0:35

Bu ikonik simge yapı mutlaka görülmesi gereken bir yerdir

for any visitor to Paris.

0:37

Paris'i ziyaret eden herkes için.

Kelime

a must-see: mutlaka görülmesi tavsiye edilen şey veya yer

A must-see, insanların kaçırmamasının önemle tavsiye edildiği kadar iyi veya önemli bir yer, etkinlik ya da eseri adlandıran bir isimdir. Bu cümlede yapı, ziyaretçiler için mutlaka uğranması gereken bir yer olarak sunulur. Başındaki a, must-see ifadesinin burada isim olduğunu gösterir. Must güçlü bir tavsiye verir; belirli bir ziyaretçiye yöneltilen gerçek bir emir değildir.

Alıştırma

Cümleyi “sanatseverlerin kaçırmaması gereken bir şey” anlamındaki isimle tamamlayın. Kısa çizgili biçimi kullanın: The new exhibition is ____ for art lovers.

Cevabı göster

a must-see

I took the elevator to the top of the tower

0:41

Kule'nin en üstüne asansörle çıktım

and was rewarded with breathtaking views of the city. Kalıp ifadeler

0:44

ve şehrin nefes kesici manzarasıyla ödüllendirildim.

Kalıp ifadeler

was rewarded with breathtaking views: güzel manzaralarla ödüllendirilmek

Was rewarded with, manzaraları tepeye ulaşmanın verdiği hoş sonuç olarak sunar. Burada mecaz anlamdadır: konuşan kişiye kimse resmî bir ödül vermemiştir. Breathtaking views, birinin nefesini gerçekten durduran manzaralar değil, son derece etkileyici görüntüler demektir. be rewarded with + sonuç yapısı, bir eylem veya deneyimi tatmin edici bir sonuçla ilişkilendirerek anlatımı daha canlı kılar.

Alıştırma

Cümleyi be rewarded with yapısının basit geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After an hour in the cold, the photographers ____ a clear sunrise.

Cevabı göster

were rewarded with

I could see for miles in every direction, Deyimler

0:47

Her yöne kilometrelerce uzağı görebiliyordum,

Deyimler

for miles in every direction: her yönde uzağa uzanan görüş

Burada for miles, ölçülmüş belirli bir mil sayısını değil, “çok uzak bir mesafeye kadar” anlamını taşır. see ile birlikte, görüşün ne kadar uzağa eriştiğini anlatır. in every direction ise bu uzak görüşün her yöne uzandığını belirtir. İfade bütünüyle geniş ve açık bir manzara görüntüsü oluşturur.

Alıştırma

“could see for miles in every direction” bize ne anlatıyor?

  1. Konuşan kişinin birçok mil yolculuk ettiği anlamına gelir.
  2. Her yönün tam olarak bir mil uzunluğunda olduğu anlamına gelir.
  3. Görüşün her yönde çok uzağa ulaştığı anlamına gelir.
Cevabı göster

Görüşün her yönde çok uzağa ulaştığı anlamına gelir.

and it was truly an unforgettable experience.

0:50

ve bu gerçekten unutulmaz bir deneyimdi.

After visiting the Eiffel Tower,

0:55

Eyfel Kulesi'ni ziyaret ettikten sonra,

I walked to the Louvre Museum.

0:57

Louvre Müzesi'ne yürüdüm.

This world-famous museum

0:58

Bu dünyaca ünlü müze

is home to some of the most iconic works Kalıp ifadeler

1:00

en ikonik eserlerden bazılarına ev sahipliği yapmaktadır

of art in the world,

1:03

dünya sanatının,

including the Mona Lisa and Venus de Milo. Kültür

1:04

Mona Lisa ve Milo Venüsü de dahil olmak üzere.

Kalıp ifadeler

is home to: barındırmak veya ev sahipliği yapmak

Burada is home to, “bir şeyi barındırır veya bir şeyin bulunabildiği yerdir” anlamına gelir. Cümle, müzenin ünlü sanat eserlerini barındırdığını söyler. Yapı be + home to + isim öbeğidir. Özne genellikle bir yerdir; isim öbeği ise orada bulunan insanları, hayvanları, kuruluşları veya şeyleri belirtir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki “barındırır veya yaşam alanı sağlar” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: This national park ____ hundreds of bird species.

Cevabı göster

is home to

Kültür

Mona Lisa ve Milo Venüsü: iki simgesel sanat eseri

the Mona Lisa ünlü bir tablonun, Venus de Milo ise ünlü bir Antik Yunan mermer heykelinin adıdır. Her iki eser de Louvre Müzesi'ndedir. Bu cümlede Venus de Milo, müzeyi ziyaret eden bir kişiyi değil, heykeli ifade eder. including sözcüğünden sonra gelen iki ad, iconic works of art için somut örnekler verir. Müzenin neden world-famous olarak tanımlandığını açıklamaya yardımcı olurlar.

Alıştırma

Bu cümlede Venus de Milo neyi ifade ediyor?

  1. Müzenin içindeki bir ziyaretçi
  2. Ünlü bir Antik Yunan heykeli
  3. Müzenin başka bir adı
Cevabı göster

Ünlü bir Antik Yunan heykeli

I spent hours wandering through the Museum, Kalıp ifadeler

1:09

Müzede dolaşarak saatler geçirdim,

admiring the incredible works of art.

1:11

inanılmaz sanat eserlerine hayran kalarak.

Kalıp ifadeler

spent hours wandering through: spend time + -ing kalıbı

spent hours, spend + bir süre + -ing kalıbını izler. Cümle geçmiş zamanda olduğu için spend, spent olur; wander ise wandering biçimine dönüşür. wander through a place, bir yerde yavaşça veya kesin bir rota izlemeden dolaşmak demektir. Burada tüm ifade, uzun ve rahat bir ziyareti anlatır; konuşanın mutlaka kaybolduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi wander sözcüğünün doğru biçimi ve hedef ifadedeki edatla tamamlayın: The children spent an hour ____ the science center, looking at every exhibit.

Cevabı göster

wandering through

Day two.

1:15

İkinci gün.

On my second day in Paris,

1:18

Paris'teki ikinci günümde,

I visited the Notre Dame Cathedral. Kültür

1:20

Notre Dame Katedrali'ni ziyaret ettim.

Kültür

the Notre Dame Cathedral: Paris’teki Notre Dame Katedrali

Bu cümlede the Notre Dame Cathedral, Paris’teki tarihî katedrali belirtir; bu yapı Notre-Dame de Paris olarak da bilinir. Cathedral sözcüğü, buranın turistik bir simge olmasının yanında bir kilise binası olduğunu gösterir. Notre Dame adı başka kiliselerin ve okulların adlarında da geçebilir. Burada Cathedral sözcüğü ve Paris gezisi bağlamı, Paris’teki ünlü yapıyı belirtir.

Alıştırma

Bu cümlede vurgulanan ifade hangi yeri belirtir?

  1. Sıradan bir şehir parkı
  2. Paris’teki tarihî bir katedral
  3. Notre Dame adlı bir okul
Cevabı göster

Paris’teki tarihî bir katedral

This iconic Cathedral

1:22

Bu ikonik katedral

is one of the most popular tourist attractions Dilbilgisi

1:24

en popüler turistik mekanlardan biridir

in Paris.

1:27

Paris'teki.

Dilbilgisi

is one of the most popular tourist attractions: en popüler turistik yerlerden biridir

be + one of the most + sıfat + çoğul sayılabilen isim yapısı, bir kişinin veya şeyin en üst gruplardan birine dâhil olduğunu anlatır. Burada is one of the most popular tourist attractions, katedrali pek çok kişinin ziyaret etmek istediği Paris yerleri grubuna yerleştirir. one bir gruptan tek bir üyeyi seçtiği için sıfattan sonraki sayılabilen isim tourist attractions örneğindeki gibi çoğul olur. Bu yapı, katedralin tek ve açık ara en popüler yer olduğunu söylemez.

Alıştırma

Satrancın kulüpteki en popüler oyunlar grubunda olduğunu söylemek için hedef yapıyı kullanın: Chess is ____ games in the club.

Cevabı göster

one of the most popular

I was amazed by the beauty Kalıp ifadeler

1:29

Güzelliğine hayran kaldım

and grandeur of the Cathedral.

1:31

ve Katedralin ihtişamına.

Kalıp ifadeler

was amazed by: …… karşısında hayran kalmak

Was amazed by, birinin bir şey nedeniyle çok şaşırıp etkilenmesi anlamına gelir. Burada katedralin güzelliği ve görkemi, konuşanda güçlü ve olumlu bir tepki oluşturuyor. Kalıp be amazed by + kişi, şey veya deneyim şeklindedir. Özne, hayranlık duygusunu yaşayan kişidir; by ise bu duygunun nedenini belirtir.

Alıştırma

Cümleyi be amazed by kalıbıyla tamamlayın ve be fiilini doğru geçmiş zaman biçimine getirin: We ____ the acrobat's skill.

Cevabı göster

were amazed by

I spent time exploring the interior of the Cathedral

1:33

Katedralin içini keşfetmek için zaman harcadım

and admiring its breathtaking stained glass windows. Kelime

1:36

ve nefes kesici vitray pencerelerine hayran kaldım.

Kelime

stained glass windows: vitray pencereler

Stained glass windows, genellikle resim veya desen oluşturacak şekilde düzenlenen renkli cam parçalarından yapılmış pencerelerdir. Kiliselerde ve diğer tarihî yapılarda sık görülürler. Burada stained glass, windows sözcüğünü niteleyen yerleşik bir mimari ve sanat terimidir. Stained, pencerelerin kirli olduğunu değil, cama renk verildiğini anlatır.

Alıştırma

Stained glass windows nedir?

  1. Camları kirli olan pencereler.
  2. Renkli cam parçalarından yapılmış pencereler.
  3. Camları kırık olan pencereler.
Cevabı göster

Renkli cam parçalarından yapılmış pencereler.

After visiting Notre Dame,

1:41

Notre Dame'ı ziyaret ettikten sonra,

I took a walk through the Jardin du Luxembourg. Kültür

1:43

Lüksemburg Bahçesi'nde yürüyüşe çıktım.

Kültür

Paris'teki bir yer adı olarak Jardin du Luxembourg

Jardin du Luxembourg, Paris'teki Lüksemburg Bahçesi'nin Fransızca adıdır. İngilizce gezi anlatılarında bu Fransızca ad değiştirilmeden kullanılabilir. Burada ifadenin tamamını tek bir özel yer adı olarak anlayın. Luxembourg, yürüyüşün Lüksemburg ülkesinde yapıldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümledeki the Jardin du Luxembourg neyi ifade ediyor?

  1. Paris'teki bir park
  2. Notre Dame'daki bir bahçe
  3. Lüksemburg ülkesi
Cevabı göster

Paris'teki bir park

This beautiful garden is an excellent spot Kalıp ifadeler

1:46

Bu güzel bahçe harika bir noktadır

to unwind and escape from the noise

1:49

rahatlamak ve gürültüden kaçmak için

and commotion of the city.

1:51

ve şehrin kargaşasından.

Kalıp ifadeler

Rahatlamak ve gürültüden uzaklaşmak için harika bir yer

An excellent spot to + fiil, o etkinlik için çok iyi bir yer anlamına gelir. Burada unwind rahatlamak; escape from the noise and commotion ise şehrin gürültülü ve hareketli ortamından bir süre uzaklaşmak demektir. Aynı to, iki eylem için de geçerlidir: unwind ve escape. Bu eylemler birlikte bahçeyi dinlenmeye uygun bir yer olarak önerir.

Alıştırma

Hangi cümle spot to + fiil ve escape from yapılarını doğru kullanıyor?

  1. This library is an excellent spot studying and escape the street noise.
  2. This library is an excellent spot to study and escaping from the street noise.
  3. This library is an excellent spot to study and escape from the street noise.
Cevabı göster

This library is an excellent spot to study and escape from the street noise.

I found a spot on a bench

1:54

Bir bankta yer buldum

and enjoyed a picnic lunch.

1:56

ve piknik öğle yemeğinin tadını çıkardım.

Day three.

1:59

Üçüncü gün.

On my third and final day in Paris, Kalıp ifadeler

2:02

Paris'teki üçüncü ve son günümde,

Kalıp ifadeler

üçüncü ve son gün

Bu ifade, kalışın veya etkinliğin üçüncü gününün aynı zamanda son gün olduğunu belirtir. Third sıradaki yeri, final ise bitiş noktasını gösterir. Bu iki sözcük birlikte zaman çizelgesini netleştirir ve anlatının sona yaklaştığını hissettirir. “Son üç gün” anlamına gelmez.

Alıştırma

“Üçüncü ve son gün” anlamındaki ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: On my ____ in Paris, I visited the Palace of Versailles.

Cevabı göster

third and final day

I visited the Palace of Versailles. Kültür

2:04

Versay Sarayı'nı ziyaret ettim.

Kültür

Versay Sarayı

the Palace of Versailles, belirli bir kraliyet sarayının ve tarihî yapının özel adıdır; genel bir saray türünü belirtmez. Palace yapıyı tanımlar, of Versailles ise yeri belirtir ve özel adın bir parçasını oluşturur. Versay, Paris'in hemen dışındadır. Bu nedenle cümle, Fransız monarşisiyle bağlantılı belirli bir tarihî yeri ziyaret etmeyi anlatır. Bu bağlamda ifadenin tamamı yapının adı olarak anlaşılır.

Alıştırma

Değerlendirin: I visited the Palace of Versailles cümlesindeki ifade, belirli bir tarihî yapının adını verir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Doğru

This magnificent Palace

2:07

Bu muhteşem saray

is located just outside of Paris Kalıp ifadeler

2:08

Paris'in hemen dışında yer alır

Kalıp ifadeler

is located just outside of Paris: bir sınırın hemen ötesindeki konum

be located + yer ifadesi yapısı, bir şeyin nerede bulunduğunu nesnel olarak belirtir. Burada just outside of Paris, Paris sınırının ötesinde ama kısa bir mesafede demektir. Just mesafenin kısa olduğunu vurgular; “az önce” anlamına gelmez. İfadenin tamamı sarayı Paris'e yakın, fakat Paris'in içinde olmayan bir yere yerleştirir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp be located just outside of + yer şeklindedir.

Alıştırma

Müzenin kasaba sınırının kısa bir mesafe ötesinde olduğunu anlatan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The museum ____ the town.

Cevabı göster

is located just outside of

and is a must-see

2:11

ve mutlaka görülmesi gereken bir yerdir

for any visitor to the city.

2:12

şehri ziyaret eden herkes için.

I spent hours wandering through the Palace's many rooms

2:15

Sarayın birçok odasında dolaşarak saatler harcadım

and gardens.

2:19

ve bahçelerinde.

I was amazed by the Palace's lavish decor

2:20

Sarayın cömert dekorasyonuna hayran kaldım

and its beautiful grounds. Kelime

2:23

ve o güzel arazisine.

Kelime

beautiful grounds: büyük bir binanın çevresindeki açık arazi

Buradaki çoğul grounds ismi, büyük bir binaya ait olan ve onu çevreleyen bahçeleri, çimleri, avluları ve diğer açık arazileri ifade eder. Beautiful grounds, sarayın güzel dış alanını anlatır. Bu anlam saray, okul, otel, hastane ve malikâne gibi yerlerle sık kullanılır. Büyük bir bina ve çevresi bağlamı, bu anlamı ayak altındaki yüzeyi belirten ground ile “gerekçeler” anlamındaki grounds sözcüklerinden ayırır.

Alıştırma

“I was amazed by the palace's beautiful grounds,” cümlesinde grounds ne anlama gelir?

  1. sarayı inşa etme gerekçeleri
  2. sarayın çevresindeki bahçeler ve açık arazi
  3. sarayın içindeki zemin
Cevabı göster

sarayın çevresindeki bahçeler ve açık arazi

Paris is a truly amazing city.

2:26

Paris gerçekten muhteşem bir şehir.

It has something to offer everyone

2:29

Herkese sunacak bir şeyleri var

from its iconic landmarks Dilbilgisi

2:31

ikonik simge yapılarından

to its charming streets and cafes.

2:33

büyüleyici sokakları ve kafelerine kadar.

Dilbilgisi

from its iconic landmarks to its charming streets and cafes: geniş bir kapsamı göstermek

from X to Y kalıbı, bir kapsamın geniş ve çeşitli olduğunu göstermek için iki temsilî örnek kullanabilir. Burada simgesel yapılar bir tür çekim noktasını, büyüleyici sokaklar ve kafeler ise başka bir türü temsil eder. Bu kalıp, bir yerden başka bir yere giden güzergâhı anlatmaz. Dinleyen kişi bunların daha geniş bir çeşitlilik içindeki örnekler olduğunu, eksiksiz bir liste olmadığını anlar.

Alıştırma

from X to Y kapsam kalıbını tamamlayın: The after-school club offers activities ____ chess ____ swimming.

Cevabı göster

from · to

If you're ever planning a trip to Europe, Dilbilgisi

2:37

Eğer bir gün Avrupa'ya seyahat etmeyi planlıyorsanız,

be sure to add Paris to your list.

2:40

Paris'i mutlaka listenize ekleyin.

Dilbilgisi

If you're ever planning... be sure to...: gelecekteki bir plan için eylem önermek

If you're ever planning... gelecekteki olası bir durumu ortaya koyar: bir gün böyle bir plan yaparsan. Burada ever, her zaman değil, herhangi bir zamanda ya da bir gün anlamındadır. Be sure to... net bir öneri veya hatırlatma verir. İkisi birlikte kullanıldığında koşul, öneriyi yalnızca gelecekte bu plan gerçekleşirse geçerli kılar; ana cümle ise önemli bir eylemin atlanmamasını söyler.

Alıştırma

Hangi cümle gelecekteki olası bir planı güçlü ama dostça bir öneriyle doğal biçimde birleştirir?

  1. If you're ever planning a trip to Spain, be sure to book your train tickets early.
  2. If you're planning a trip to Spain now, you could book your train tickets early.
  3. If you planned a trip to Spain last year, you probably booked your train tickets early.
Cevabı göster

If you're ever planning a trip to Spain, be sure to book your train tickets early.

I hope you enjoyed this video tour Ton ve niyet

2:44

Umarım bu video turundan keyif almışsınızdır

of my trip to Paris.

2:46

Paris gezim hakkındaki.

Ton ve niyet

I hope you enjoyed this video tour: samimi bir kapanış

I hope you enjoyed... izleyici bir şeyi izledikten ya da deneyimledikten sonra kullanılan samimi bir kapanış sözüdür. Yeni biten deneyimden keyif almış olmalarını diler ve ana içeriğin sona erdiğini bildirir. Geçmiş zaman biçimi enjoyed, tamamlanmış deneyime dönüp bakar. Videoya video tour denmesi, onu rehberli bir gezi gibi sunar; izleyicinin fiziksel bir tura katıldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir içerik üreticisi gezi videosunu yeni bitirdi. “I hope you enjoyed this video tour” doğal bir kapanış cümlesi midir?

  1. Hayır
  2. Evet
Cevabı göster

Evet

If you have any questions about Paris Ton ve niyet

2:49

Paris ile ilgili herhangi bir sorunuz varsa

or my trip,

2:51

veya gezim hakkında,

please leave a comment below.

2:53

lütfen aşağıya bir yorum bırakın.

Ton ve niyet

If you have any questions ... please leave a comment below: yorum yapmaya davet

If yan tümcesi olası bir durumu ortaya koyar: bir izleyicinin sorusu vardır. Ana cümle daha sonra yapılacak şeyi nazikçe belirtir: please leave a comment below. Vurgulanan iki bölüm birlikte, çevrim içi içeriğin sonunda bir eylem çağrısı oluşturur. Burada below, sayfanın daha aşağısındaki yorum alanını gösterir; “daha sonra” anlamına ya da konuşanın fiziksel olarak altındaki bir yere gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle, sorusu olan izleyicileri yorum alanını kullanmaya doğal biçimde davet eder?

  1. If you enjoyed the video, please leave a comment below.
  2. If you have any questions, please leave a comment below.
  3. If you have any questions, please ask me after class.
Cevabı göster

If you have any questions, please leave a comment below.

Don't forget to subscribe to my channel Ton ve niyet

2:56

Kanalıma abone olmayı unutmayın

for more travel videos.

2:58

daha fazla seyahat videosu için.

Ton ve niyet

Don't forget to subscribe to my channel: nazik bir hatırlatma

Don't forget to + fiilin yalın hâli, henüz yapılması gereken bir eylemi hatırlatmak için kullanılan bir kalıptır. Buradaki eylem subscribe fiilidir. Subscribe to my channel, gelecekteki videoları bulabilmek için kanalı takip etmeyi seçmek anlamına gelir. subscribe ile kanal veya hizmet arasında to kullanılır.

Alıştırma

Yaygın kanal hatırlatmasını tamamlayın: Don't forget to ____ to my channel.

Cevabı göster

subscribe

Listen and practice. Anlatım akışı

3:01

Dinleyin ve pratik yapın.

Anlatım akışı

Listen and practice: alıştırmaya geçiş

Listen and practice cümlesi, and ile bağlanan fiillerin yalın hâllerinden oluşan kısa bir yönergedir. Gizli özne you sözcüğüdür: önce dinleyin, sonra pratik yapın. Bir derste veya eğitim videosunda içeriği de düzenler. Açıklamanın sona erdiğini ve etkin bir alıştırmanın başladığını bildirir.

Alıştırma

Bir eğitim videosunda Listen and practice temel olarak neyin başladığını gösterir?

  1. Konuşan kişi geçmişteki bir seyahati anlatıyor.
  2. Etkin bir dinleme ve pratik bölümü başlıyor.
  3. Konuşan kişi izleyicilerden abone olmalarını istiyor.
Cevabı göster

Etkin bir dinleme ve pratik bölümü başlıyor.

If you are planning to visit the Eiffel Tower, Dilbilgisi

3:04

Eğer Eyfel Kulesi'ni ziyaret etmeyi planlıyorsanız,

make sure to purchase your tickets in advance Kalıp ifadeler

3:07

biletlerinizi önceden aldığınızdan emin olun

to avoid long queues. Kalıp ifadeler

3:11

uzun kuyruklardan kaçınmak için.

Dilbilgisi

If you are planning to visit ... make sure to purchase ...: plandan önemli bir hatırlatmaya

If you are planning to visit ... önce durumun kimler için geçerli olduğunu belirtir: tavsiye, bu ziyareti yapmayı düşünen kişiye yöneliktir. Burada be planning to + fiilin yalın hâli, planın tamamen kesinleşmiş olması gerekmeden bir şeyi yapmayı düşünmek veya ona hazırlanmak anlamına gelir. Make sure to + fiilin yalın hâli, yapılması önemli olan eylemi belirtir. “Bunu yapmayı unutma” veya “mutlaka yap” anlamındadır. İki bölüm birlikte olası bir planı açık bir hazırlık adımına bağlar.

Alıştırma

Hatırlatmayı iki hedef ifadeyle tamamlayın: If you are ____ the aquarium this weekend, ____ tickets online.

Cevabı göster

planning to visit · make sure to purchase

Kalıp ifadeler

purchase your tickets in advance: biletleri önceden satın almak

Purchase your tickets, biletleri satın almak anlamına gelir. Purchase, buy sözcüğünden biraz daha resmîdir; bu yüzden seyahat bilgilerinde, bilet satış sayfalarında ve halka yönelik yönergelerde sık görülür. In advance, biletler gerekmeden önce, bu cümlede ise ziyaretten önce anlamındadır. Bu zaman ifadesi genellikle nesneden sonra gelir: purchase your tickets in advance.

Alıştırma

Hangi cümle, biletleri bir etkinlikten önce satın almaya yönelik doğal ve biraz resmî bir hatırlatmadır?

  1. Please purchase your tickets at the entrance.
  2. Please purchase your tickets in advance.
  3. Please book your tickets after the event.
Cevabı göster

Please purchase your tickets in advance.

Kalıp ifadeler

to avoid long queues: avoid ile amaç belirtmek

to avoid long queues sözleri, biletlerin neden önceden alınması gerektiğini açıklar: erken almak uzun süre beklemeyi önlemeye yardımcı olur. Queue, bekleyen insanların oluşturduğu sıradır. Burada avoid sözcüğünden hemen sonra long queues isim öbeği gelir. Kaçınılmak istenen şey bir eylemse avoid waiting örneğindeki gibi -ing biçimi kullanılır; avoid to wait gibi bir mastar kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi wait sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: Book online to avoid ____ in a long queue.

Cevabı göster

waiting

If you are planning to visit the Eiffel Tower,

3:23

Eğer Eyfel Kulesi'ni ziyaret etmeyi planlıyorsanız,

make sure to purchase your tickets in advance

3:26

biletlerinizi önceden aldığınızdan emin olun

to avoid long queues.

3:29

uzun kuyruklardan kaçınmak için.

The Louvre Museum is huge,

3:32

Louvre Müzesi devasa büyüklüktedir,

so it's a good idea to plan your visit Dilbilgisi

3:35

bu yüzden ziyaretinizi planlamak iyi bir fikirdir

ahead of time. Kalıp ifadeler

3:38

önceden.

Dilbilgisi

so it's a good idea to plan your visit: nedeni nazik bir öneriye bağlamak

So, müzenin çok büyük olduğu gerçeğini ardından gelen sonuç veya öneriye bağlar. Bu gerçek nedeniyle plan yapmanın mantıklı olduğunu gösterir. it's a good idea to + fiilin yalın biçimi kalıbı nazik bir öneri verir. Burada plan your visit önerilen eylemi belirtir; bu ifade onu bir kural veya zorunluluk hâline getirmez.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrenilen kısaltılmış öneri kalıbıyla tamamlayın: The forecast says it will be hot, so ____ take extra water.

Cevabı göster

it's a good idea to

Kalıp ifadeler

ahead of time: bir şeyi önceden yapmak

Ahead of time, beklenen ya da gerekli zamandan önce, yani önceden demektir. Bu cümlede ziyareti ne zaman planlamanın iyi olduğunu gösterir: vardıktan sonra değil, ziyaret başlamadan önce plan yapmak gerekir. Genellikle plan, prepare, book veya finish gibi eylemlerden sonra gelir. Bir işi erken yapmanın daha sonraki bir etkinliği kolaylaştırabileceğini anlatır.

Alıştırma

Bir arkadaşınızın formu toplantıdan önce göndermesini ve böylece önce okuyabilmeyi istiyorsunuz. Hangi cümle bunu açıkça ister?

  1. Please bring me the form during the meeting.
  2. Please send me the form ahead of time so I can read it before the meeting.
  3. Please send me the form on time for the meeting.
Cevabı göster

Please send me the form ahead of time so I can read it before the meeting.

The Louvre Museum is huge,

3:49

Louvre Müzesi devasa büyüklüktedir,

so it's a good idea to plan your visit

3:51

bu yüzden ziyaretinizi planlamak iyi bir fikirdir

ahead of time.

3:54

önceden.