Şekerlemeleriniz ne kadar sürmeli? - Sara C. Mednick: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
673 kelime 152 kel/dk

Video özeti: Video, şekerleme süresinin hangi uyku evrelerine girildiğini nasıl belirlediğini ve bunun uyanıklığı, belleği, rüyaya benzer çağrışımları ve uyanma kolaylığını neden etkileyebildiğini açıklıyor. Ayrıca günün saatinin ve kişinin düzenli olarak şekerleme yapıp yapmamasının sonucu, gece uykusu üzerindeki olası etkiler de dâhil olmak üzere, nasıl değiştirebildiğini gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Would taking a nap help or would it derail your day? — Dil bilgisi ve cümle kalıpları. would sözcüğünün tekrarlanarak iki olası sonucu tartan seçenekli bir soru oluşturmasını öğrenin. Bu kalıp, bir kararın yarar sağlayabileceği ya da planı aksatabileceği durumları yalnızca evet-hayır sorusu sormaktan daha ayrıntılı biçimde değerlendirmeyi sağlar. 2. often don't kick in until about 15 minutes after waking — Deyimsel fiiller. kick in ifadesinin bir etkinin işlemeye veya hissedilmeye başlamasını, not ... until yapısının ise bu başlangıcın belirli bir zamana kadar gecikmesini anlattığını kavrayın. Böylece hemen ortaya çıkmayan faydaları, ilaç etkilerini, kuralları veya başka sonuçları açıkça anlatabilirsiniz. 3. but non-nappers may not. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları. Önceki cümledeki show cognitive benefits from napping anlamının yeniden söylenmediği karşılaştırmalı eksiltmeyi tanıyın. Eksik bırakılan bilgiyi zihnen tamamlamak, kısa karşılaştırmaları takip etmenizi ve may not ifadesinin yarım kalmış değil, tekrarı önleyen bir yapı olduğunu anlamanızı sağlar.

Bu derste

Your eyes get heavy and gradually close. Kalıp ifadeler

0:07

Gözleriniz ağırlaşıyor ve yavaş yavaş kapanıyor.

Kalıp ifadeler

eyes get heavy: uykudan göz kapaklarının ağırlaşması

eyes get heavy ifadesinde get, bir hâle gelmek anlamındadır; heavy ise göz kapaklarını açık tutmayı zorlaştıran uykulu hissi anlatır. Gözlerin gerçek ağırlığının arttığı söylenmez. Bu ifade uykululuğu fiziksel bir değişim olarak gösterir ve çoğu zaman kişinin uykuya dalmak üzere olduğunu düşündürür. Yorgunluğun ya da uykunun bastırmasını anlatırken yeniden kullanılabilir.

Alıştırma

Vurgulanan ifadeyi geçmiş zamanda kullanarak cümleyi tamamlayın: By the end of the movie, my eyes ____, and I could barely stay awake.

Cevabı göster

got heavy

But wait, it's only lunchtime and you still have so much to do. Anlatım akışı

0:12

Ama bekleyin, daha öğle tatili ve yapacak o kadar çok işiniz var ki.

Anlatım akışı

But wait: dönüşten önce düşünceyi durdurmak

But wait bir söylem belirtecidir. O anki düşünce akışını keser ve dinleyiciye önceki görüntüyü ya da sonucu henüz kabul etmemesi gerektiğini bildirir. Burada uykuya dalma görüntüsünden sorun yaratan yeni bir bilgiye geçilir: daha öğle vaktidir ve yapılacak çok iş vardır. Başka bağlamlarda, devamını değiştiren bir düzeltme, şaşırtıcı bilgi veya eksik ayrıntıdan önce kullanılabilir.

Alıştırma

Düzeltmeden önce hikâyeyi durduran, vurgulanmış iki sözcüklü söylem belirteciyle cümleyi tamamlayın: ____, that map is upside down.

Cevabı göster

But wait

Would taking a nap help or would it derail your day? Notlar

0:17

Şekerleme yapmak işe yarar mı yoksa gününüzü mahveder mi?

Dilbilgisi

Would ... or would ...? ile iki olası sonucu tartmak

Would taking a nap help or would it derail your day? iki olası sonucu yan yana koyar: yararlı bir sonuç ve düzeni bozan bir sonuç. İlk would soruyu başlatır; tekrarlanan would ise ikinci sonucu ilkine açıkça paralel hâle getirir. Sonuç belirsiz olduğunda ve birinin yalnızca evet ya da hayır demesi yerine olasılıkları tartmasını istediğinizde bu kalıbı kullanabilirsiniz. Buradaki would, aynı olası eylemin hayal edilen sonuçlarını gösterir.

Alıştırma

Her iki paralel bölüme de would getirerek soruyu tamamlayın: ____ moving the deadline help, or ____ it create more confusion?

Cevabı göster

Would · would

Deyimler

derail your day: planları ciddi biçimde bozmak

Derail sözcüğü gerçek anlamıyla bir şeyin rayından çıkarılmasını anlatır. derail your day ifadesinde ise mecazdır: bir olay günün planlarını, zamanlamasını veya düzenini yolundan çıkarır. Bu ifade küçük bir kesintiden daha fazlasını anlatır. Aksaklığın daha sonra yapılacak birçok şeyi etkileyebileceği ve günün artık planlandığı gibi ilerlemeyeceği anlamına gelir.

Alıştırma

Bir bilgisayar arızası programınızın geri kalanını takip etmeyi imkânsız hâle getirdi. Bu geniş kapsamlı aksaklığı en iyi hangi cümle ifade eder?

  1. The failure derailed my day.
  2. The failure interrupted me for a moment.
  3. The failure delayed one task by ten minutes.
Cevabı göster

The failure derailed my day.

Our sleep, both at night and in naps, Dilbilgisi

0:21

Uykumuz, hem gece hem de şekerlemelerde,

is made up of approximately 90 minute sleep cycles with four stages each. Notlar

0:23

her biri dört aşamadan oluşan yaklaşık 90 dakikalık uyku döngülerinden meydana gelir.

Dilbilgisi

both at night and in naps: iki ortamı da kapsamak

both at night and in naps ifadesinde both ... and ..., at night ve in naps şeklindeki iki paralel ortam ifadesini birbirine bağlar. Bu yapı, uyku döngüleri hakkındaki açıklamanın yalnızca birine değil, her iki ortamdaki uykuya da uygulandığını gösterir. Yaygın kalıp both + birinci öge + and + ikinci öge şeklindedir.

Alıştırma

Kartın iki ulaşım türünde de geçerli olduğunu göstermek için cümleyi both ... and ... ile tamamlayın: The pass works ____ on buses ____ on trains.

Cevabı göster

both · and

Kalıp ifadeler

is made up of: bir bütünün parçalarını belirtmek

is made up of yapısında özne bütünü, of sonrasındaki isim öbeği ise onun parçalarını belirtir. Burada sleep bütündür ve sleep cycles bu bütünün parçalarıdır. Yeniden kullanılabilir kalıp whole + form of be + made up of + parts şeklindedir. be fiilini özneye ve zamana göre değiştirin: is made up of, was made up of veya are made up of.

Alıştırma

be made up of ifadesini doğru biçimde kullanın: The science club ____ twelve students.

Cevabı göster

is made up of

Kelime

approximately 90 minute sleep cycles: isimden önce kullanılan zaman niteleyicisi

Ana isim sleep cycles ifadesidir. approximately 90 minute sözleri, her döngünün yaklaşık uzunluğunu belirtir: her seferinde tam olarak 90 dakika değil, yaklaşık 90 dakika. Burada 90 minute, ismin önünde tek bir zaman niteleyicisi olarak görev yapar. Özenli yazıda bu yapı genellikle 90-minute sleep cycles biçiminde kısa çizgiyle yazılır ve minute tekil kalır.

Alıştırma

Standart birleşik zaman niteleyicisini yazmak için 15 ve minute kullanın: We took a ____ break before class.

Cevabı göster

15-minute

A nap can last anywhere from 5 minutes to 3 hours, Dilbilgisi

0:29

Bir şekerleme 5 dakikadan 3 saate kadar sürebilir,

Dilbilgisi

can last anywhere from ... to ...: geniş bir süre aralığı

can last anywhere from 5 minutes to 3 hours ifadesinde anywhere from A to B, sürenin geniş bir aralıktaki herhangi bir değer olabileceğini belirtir. Burada anywhere bir yeri anlatmaz. Yeniden kullanılabilen kalıp can + fiil + anywhere from A to B şeklindedir. Sürenin kendisi için last, başka tür aralıklar için cost veya take gibi fiiller kullanılır.

Alıştırma

Aralığı anywhere from ... to ... ile tamamlayın: The repair can take ____ one day ____ a week.

Cevabı göster

anywhere from · to

so it can include full sleep cycles or just a few stages.

0:32

bu yüzden tam uyku döngülerini veya sadece birkaç aşamayı içerebilir.

As you fall asleep, you enter stage one, Dilbilgisi

0:37

Uykuya daldığınızda birinci aşamaya girersiniz,

Dilbilgisi

As you fall asleep: eş zamanlı değişimleri as ile bağlama

As you fall asleep ifadesindeki as, “... olurken” veya “süreç ilerledikçe” anlamına gelir. As you fall asleep yan cümlesi, birinci evreye girmenin zamanını belirler; iki değişim zaman bakımından örtüşür. Bir eylem ya da değişim başka bir süreçle birlikte ilerlediğinde as + yan cümle yapısını kullanabilirsin. Burada as neden değil, zaman bildirir.

Alıştırma

Hangi cümlede as, bir değişimin başka bir süreçle birlikte geliştiğini gösterir?

  1. Because the afternoon is warm, I brought water.
  2. After the afternoon ended, we went home.
  3. As the afternoon gets warmer, the ice melts faster.
Cevabı göster

As the afternoon gets warmer, the ice melts faster.

the first 2 to 5 minutes of sleep.

0:40

bu, uykunun ilk 2 ila 5 dakikasıdır.

Stage two comes next for about 30 minutes. Kalıp ifadeler

0:42

Ardından yaklaşık 30 dakika süren ikinci aşama gelir.

Kalıp ifadeler

comes next: sonraki adımı veya evreyi belirtme

Comes next, “sıradaki şey ya da evredir” anlamına gelir. Burada Stage two tekil öznedir, bu yüzden come fiili -s alır: comes next. Bu ifade, açıklamayı bir uyku evresinden sonraki evreye taşır. Sırada ne olduğunu belirtmek için özne + come/comes next yapısını kullan. Tekil özneyle comes, çoğul özneyle come kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi “sıradaki adımdır” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamla: After the safety briefing, the equipment check ____.

Cevabı göster

comes next

In stage two, body temperature drops, Dilbilgisi

0:46

İkinci aşamada vücut ısısı düşer,

muscles relax,

0:49

kaslar gevşer,

and breathing and heart rate become more regular.

0:50

ve solunum ile kalp atış hızı daha düzenli hale gelir.

Dilbilgisi

body temperature drops, muscles relax, and ...: değişimleri paralel yapıyla sıralamak

Cümle üç değişimi paralel özne-fiil birimleriyle sunar: body temperature drops; muscles relax; and breathing and heart rate become more regular. Son birimde breathing and heart rate birleşik özne oluşturduğu için çoğul fiil olan become kullanılır. Eşit önemdeki ögelerde aynı dil bilgisi biçimini kullanmak, bilimsel bir açıklamanın izlenmesini kolaylaştırır. Bu kalıp adımları, sonuçları veya birbiriyle ilişkili başka değişimleri düzenlemek için de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle üç değişimi açık ve paralel özne-fiil birimleriyle sıralar?

  1. The room gets quiet, the lights dim, and the music slows down.
  2. The room gets quiet, dimming lights, and the music slow.
  3. Quiet in the room, the lights dim, and slowing the music.
Cevabı göster

The room gets quiet, the lights dim, and the music slows down.

Your neurons start to fire in unison, Kalıp ifadeler

0:54

Nöronlarınız eşzamanlı olarak ateşlenmeye başlar,

Kalıp ifadeler

start to fire in unison: eşzamanlı sinirsel etkinliğin başlaması

Start to fire sinirsel etkinliğin başladığını belirtir. Nörobilimde fire, nöronların elektrik sinyalleri üretmesi anlamına gelir; yanmak veya ateş etmek anlamına gelmez. In unison bu bağlamda aynı anda ve eşgüdümlü biçimde demektir. İfade bir bütün olarak birden fazla nöronun eşzamanlı biçimde sinyal göndermeye başladığını anlatır.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki “aynı anda elektrik sinyalleri göndermeye başlamak” anlamına gelen beş sözcüklü ifadeyle tamamlayın: When the signal arrives, the neurons ____.

Cevabı göster

start to fire in unison

creating waves of activity that sweep across the cortex, Kalıp ifadeler

0:57

korteks boyunca yayılan aktivite dalgaları yaratır,

Kalıp ifadeler

waves of activity that sweep across the cortex: korteks boyunca yayılan etkinlik dalgaları

waves of activity ifadesi, sinirsel etkinliği tekrarlanan ve dalgaya benzeyen bir hareket olarak sunar. that sweep across the cortex ilgi cümleciği bu dalgaların ne yaptığını açıklar: korteksin üzerinde hızla hareket eder veya yayılırlar. Sweep across burada mecazidir; gerçek bir temizlik eylemini anlatmaz. Işığın, sesin, duygunun veya başka bir etkinliğin geniş bir alanda hızla hareket etmesini ya da yayılmasını anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede sweep across, bir şeyin bir alan üzerinde hareket etmesini veya yayılmasını anlatır?

  1. A beam of light swept across the wall.
  2. She swept the wall with a broom.
  3. The wall swept the beam of light.
Cevabı göster

A beam of light swept across the wall.

punctuated by rapid bursts of neural activity called sleep spindles. Notlar

1:01

ve bunlar uyku iğcikleri adı verilen hızlı sinirsel aktivite patlamalarıyla bölünür.

Kalıp ifadeler

punctuated by rapid bursts of neural activity: hızlı sinirsel etkinlik patlamalarıyla aralıklarla kesilen

Be punctuated by, devam eden bir durumun veya etkinliğin kısa ve fark edilir olaylarla aralıklarla kesilmesi anlamına gelir. Burada devam eden düzen, hızlı sinirsel etkinlik patlamalarıyla bölünür. Rapid bursts, etkinlikteki kısa ve ani artışları anlatır. Punctuated bu kullanımda mecazidir; bir yazıya noktalama işaretleri eklendiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve “aralıklarla ... tarafından kesilmek” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The quiet night was ____ occasional bursts of thunder.

Cevabı göster

punctuated by

Kelime

called sleep spindles: nöral aktiviteye ad verme

called sleep spindles ifadesinde called, önceki isim grubuna ad veren bir geçmiş ortaçtır: hızlı nöral aktivite patlamalarına sleep spindles adı verilir. Bu, that are called sleep spindles yapısının kısaltılmış hâlidir; geçmişte birinin onları çağırdığı anlamına gelmez. İsim + called + isim kalıbı bilimsel açıklamalarda sık görülür. Önceki tanımdan yola çıkarak sonraki teknik terimin neyi anlattığını bulmanıza yardım eder.

Alıştırma

called sleep spindles içindeki called kullanımını hangi seçenek açıklar?

  1. called birinin telefon ettiğini gösterir
  2. called önceki etkinliğe ad verir
  3. called iki adı alternatif olarak sunar
Cevabı göster

called önceki etkinliğe ad verir

As you enter stage three or slow wave sleep, Kelime

1:07

Üçüncü aşamaya veya yavaş dalga uykusuna girdiğinizde,

Kelime

enter stage three or slow wave sleep: or ile alternatif ad verme

stage three or slow wave sleep ifadesinde or, aynı uyku evresi için ikinci bir ad verir. İfade, iki evre arasında seçim yapmak değil, stage three, yani slow wave sleep anlamına gelir. İfadenin tamamı enter fiilinden sonra onun nesnesi olarak gelir: enter stage three or slow wave sleep, o uyku evresine girmek demektir. Açıklayıcı veya akademik metinlerde or, bilinen bir adı teknik ya da alternatif bir adla bağlayabilir.

Alıştırma

stage three or slow wave sleep ifadesinde or ne yapar?

  1. or stage three evresinin slow wave sleep sonrasında gerçekleştiğini söyler
  2. or aynı uyku evresine ikinci bir ad verir
  3. or iki farklı uyku evresi arasında seçim yaptırır
Cevabı göster

or aynı uyku evresine ikinci bir ad verir

the rolling waves increase as your neurons fire in coordination. Dilbilgisi

1:10

nöronlarınız koordineli olarak ateşlendikçe yuvarlanan dalgalar artar.

Dilbilgisi

as your neurons fire in coordination: eş zamanlı süreçleri bağlamak

Bu cümlede as, artışla aynı anda gerçekleşen bir süreci tanıtır: nöronlar birlikte ateşlenirken dalgalar güçlenir. Buradaki as, yalnızca bir neden belirtmekten çok “-iken” veya “bu süreç geliştikçe” anlamında anlaşılmalıdır. In coordination, nöronların düzenli ve eşgüdümlü biçimde birlikte hareket ettiğini belirtir. Yeniden kullanılabilir kalıp [değişim] + as + [gelişen başka bir süreç] şeklindedir ve aynı anda ilerleyen iki süreci birbirine bağlar.

Alıştırma

Hangi cümle, bir değişimin eşgüdümlü bir etkinlikle aynı anda geliştiğini doğal biçimde gösterir?

  1. The signal stays unchanged although the cells fire together.
  2. The signal grows stronger as the cells fire in coordination.
  3. The signal grows stronger after the cells stop firing.
Cevabı göster

The signal grows stronger as the cells fire in coordination.

This phase lasts about 20 to 30 minutes and is where your deepest sleep occurs. Dilbilgisi

1:14

Bu evre yaklaşık 20 ila 30 dakika sürer ve en derin uykunuzun gerçekleştiği yerdir.

Dilbilgisi

is where your deepest sleep occurs: süreç evresini gösteren where

Buradaki is where fiziksel bir yeri göstermez. Bu evreyi, en derin uykunun gerçekleştiği süreç noktası olarak tanımlar. Yeniden kullanılabilir kalıp [evre, adım veya bölüm] + be + where + [olay] şeklindedir. İngilizcede bir sürecin parçası, olayın gerçekleştiği “yer” gibi düşünüldüğü için where ile ifade edilebilir.

Alıştırma

Bir süreç evresini belirten be + where yapısıyla cümleyi tamamlayın: The final round ____ the winner is chosen.

Cevabı göster

is where

Then you enter REM sleep, Kelime

1:21

Sonra REM uykusuna girersiniz,

which lasts about 10 to 20 minutes in a nap.

1:22

bu da bir şekerlemede yaklaşık 10 ila 20 dakika sürer.

Kelime

REM sleep: hızlı göz hareketi uykusu

REM sleep, bir uyku evresinin adıdır. REM, rapid eye movement ifadesinin kısaltmasıdır ve bu evreyle ilişkili hızlı göz hareketlerini anlatır. "Enter REM sleep" ifadesindeki enter, kısa bir uykunun veya daha uzun bir uyku döngüsünün sırası içinde bu evreye geçmek anlamına gelir. REM sleep ifadesini tek bir uyku evresi terimi olarak anlayın.

Alıştırma

REM sleep ifadesindeki REM neyin kısaltmasıdır?

  1. resting energy mode
  2. regular eye motion
  3. rapid eye movement
Cevabı göster

rapid eye movement

In REM, the brain becomes more active,

1:26

REM'de beyin daha aktif hale gelir,

more like your brain activity while awake. Dilbilgisi

1:28

uyanıkkenki beyin aktivitenize daha çok benzer.

Dilbilgisi

more like ... while awake: uyanıkkenki duruma daha çok benzer

More like, benzerlik derecesini karşılaştırır. Burada REM sırasındaki beyin etkinliğinin uyanık olduğunuz zamanki beyin etkinliğine daha çok yaklaştığını söyler; iki durumun tamamen aynı olduğunu söylemez. While awake, while you are awake ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Karşılaştırma noktasının hangi beyin etkinliği olduğunu, yani uyanık durumdaki beyin etkinliğinizi belirtir.

Alıştırma

Cümleyi more like ile tamamlayın: After the redesign, the app feels ____ a notebook than a spreadsheet.

Cevabı göster

more like

The end of REM signals the completion of a sleep cycle. Kalıp ifadeler

1:31

REM'in sonu bir uyku döngüsünün tamamlandığını işaret eder.

Kalıp ifadeler

signals the completion of...: bir sürecin tamamlandığını belirtmek

Bu cümlede signals, 'elektronik bir sinyal gönderir' değil, 'bir şeyin gerçekleştiğini veya belirli bir aşamaya ulaştığını gösterir' anlamında kullanılan bir fiildir. The end of REM gözlemlenebilir olaydır ve bir uyku döngüsünün tamamlandığını gösterir. X signals the completion of Y kalıbı, açık bir olay veya belirtinin bir sürecin, aşamanın, projenin ya da döngünün bittiğini göstermesini sağlar. Nesnel açıklamalarda yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi signals the completion of ile tamamlayın: A signed handover form ____ the transfer process.

Cevabı göster

signals the completion of

Okay, but will a nap make you feel better? Anlatım akışı

1:36

Tamam, peki bir şekerleme daha iyi hissetmenizi sağlayacak mı?

Anlatım akışı

Okay, but...: bir noktayı kabul edip yön değiştirmek

Okay önceki noktayı kısaca kabul eder veya kapatır; but ise konuşanın şimdi bir sınırlama, şüphe ya da daha pratik bir soru ortaya koyacağını gösterir. Burada ifade, bilimsel açıklamadan kısa bir uykunun gerçekten işe yarayıp yaramadığı sorusuna geçer. Bir konuşma sırasının başında Okay, but... bilgiyi şöyle düzenler: 'Bu noktayı anlıyorum; şimdi şu kaygıyı ele alalım.' Tam anlamıyla katılmak zorunda olduğunuzu göstermez.

Alıştırma

Bir konuşmacı bir projenin açıklamasını dinledi. Hangi yanıt Okay, but ifadesini kullanarak pratik bir kaygıya en iyi şekilde geçer?

  1. Okay, but what happens if the budget is cut?
  2. Okay, because the budget was printed yesterday.
  3. Okay, and the budget has four sections.
Cevabı göster

Okay, but what happens if the budget is cut?

Well, that depends on a few things, Anlatım akışı

1:38

Şey, bu birkaç şeye bağlı,

especially what stages of sleep the nap includes.

1:40

özellikle şekerlemenin hangi uyku aşamalarını içerdiğine.

Anlatım akışı

that depends on a few things, especially ...: cevabı koşullara bağlayıp temel etkeni vurgulamak

That depends on a few things ilk olarak her koşulda geçerli tek bir cevap olmadığını, sonucu birkaç etkenin belirlediğini gösterir. Ardından especially, konuşmacının dinleyenin odaklanmasını istediği etkeni seçer; burada bu etken şekerlemenin içerdiği uyku evreleridir. Bu kalıbı karmaşık bir cevabı düzenlemek için kullanabilirsiniz: önce koşullara bağlı bir cevap verin, ardından en önemli değişkeni belirtin. especially sonrasında bir isim öbeği ya da buradaki gibi what ile başlayan bir dolaylı soru gelebilir.

Alıştırma

Önce koşullara bağlı bir cevap veren, sonra temel etkeni vurgulayan kalıpla cümleyi tamamlayın: Whether the picnic happens ____, ____ the weather.

Cevabı göster

depends on a few things · especially

Take a 30-minute nap, Anlatım akışı

1:44

30 dakikalık bir şekerlemeyi ele alalım,

which consists mainly of stage two sleep. Kalıp ifadeler

1:46

bu temel olarak ikinci aşama uykusundan oluşur.

Anlatım akışı

Take a 30-minute nap: Take ile bir örnek tanıtmak

Burada Take a 30-minute nap dinleyiciye gidip uyumasını söylemez. “30 dakikalık bir şekerlemeyi örnek olarak ele alalım” anlamına gelir ve analiz edilecek bir nesne ortaya koyar. Açıklamalarda Take + isim öbeği sık sık sözbilimsel bir emir yapısı olarak kullanılır. Sonraki yan cümle ya da cümle bu örneğin bir özelliğini, sonucunu veya verdiği dersi açıklar; burada which yan cümlesi örnekteki başlıca uyku türünü anlatır.

Alıştırma

Bu açıklamayla ilgili ifadeyi değerlendirin: Take a small company with ten employees. Its costs can rise quickly. Burada Take, şirketi gerçekten kaldırmaya yönelik bir emirdir.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

Kalıp ifadeler

consists mainly of: ana bileşenleri açıklamak

Consists mainly of, “çoğunlukla …den oluşur” anlamına gelir. Bu cümlede ikinci evre uykusu, 30 dakikalık şekerlemenin ana bölümünü oluşturur; ancak tek uyku türü olmak zorunda değildir. Yeniden kullanılabilir yapı “bütün + consist(s) mainly of + ana bileşen(ler)” şeklindedir. Mainly ifadenin kapsamını sınırlar: bu sözcük olmadan consists of, ardından gelen bileşenin veya listenin bütün yapıyı oluşturduğunu düşündürebilir.

Alıştırma

“Çoğunlukla …den oluşur” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The workshop ____ group activities.

Cevabı göster

consists mainly of

Stage two sleep is associated with long-term potentiation, Kalıp ifadeler

1:49

İkinci aşama uykusu uzun süreli güçlenmeyle ilişkilidir,

Kalıp ifadeler

is associated with: neden iddia etmeden bir ilişki belirtmek

Is associated with, “ile ilişkili olmak” anlamına gelir. Burada ikinci evre uykusu ile uzun süreli potansiyasyon birbiriyle ilişkili olarak sunulur; ancak bu ifade birinin diğerine doğrudan neden olduğunu söylemez. Yeniden kullanılabilir yapı “A + be associated with + B” şeklindedir. be biçimi özneye ve zamana göre değişir: is associated with, are associated with veya was associated with.

Alıştırma

Hangi cümle, bir etkenin diğerine doğrudan neden olduğunu iddia etmeden aralarındaki ilişkiyi bildirir?

  1. Heavy traffic consists mainly of higher air pollution levels.
  2. Heavy traffic causes higher air pollution levels.
  3. Heavy traffic is associated with higher air pollution levels.
Cevabı göster

Heavy traffic is associated with higher air pollution levels.

a process that's thought to strengthen the synapses between neurons, Dilbilgisi

1:53

bu, nöronlar arasındaki sinapsları güçlendirdiği düşünülen bir süreçtir,

Dilbilgisi

that's thought to strengthen: görüşü temkinli aktaran edilgen yapı

a process that's thought to strengthen ... ifadesinde that's, that is'in kısaltmasıdır ve ilgi cümleciği süreci açıklar. Edilgen aktarım yapısı be thought to + fiilin yalın hâli, insanların, örneğin araştırmacıların, bu görüşe genel olarak inandığını belirtir. Bu yapı, görüşü taşıyan kişi yerine sürece odaklanır. Ayrıca güçlendirme etkisini kesinliği tam olan bir gerçek değil, güncel bir bilimsel görüş olarak sunar.

Alıştırma

Cümleyi “araştırmacılar genel olarak böyle olduğuna inanıyor” anlamındaki edilgen aktarım ifadesiyle tamamlayın: This process ____ improve long-term memory.

Cevabı göster

is thought to

which is essential for learning. Kalıp ifadeler

1:56

ve öğrenme için esastır.

Kalıp ifadeler

is essential for learning: gerekli bir koşulu ifade etmek

is essential for learning ifadesinde essential, öğrenmenin gerçekleşmesi veya iyi ilerlemesi için bir şeyin gerekli olduğu anlamına gelir. Bu sözcük, söz konusu koşula useful ya da helpful gibi sözcüklerden çok daha fazla ağırlık verir. Tekrar kullanılabilen kalıp be essential for + isim veya -ing biçimidir. Burada learning, daha önce belirtilen koşula bağlı olan etkinliği anlatır.

Alıştırma

Cümleyi “bir şey için gerekli” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Sleep is ____ healthy growth.

Cevabı göster

essential for

A 20-to-30-minute nap stops short of stage three's deep sleep, Deyimler

1:59

20 ila 30 dakikalık bir şekerleme, üçüncü aşamanın derin uykusundan hemen önce durur,

Deyimler

stops short of stage three's deep sleep: ulaşılmayan bir sınır

Bu cümlede stops short of stage three's deep sleep, şekerlemenin o uyku evresine ulaşmadan sona erdiği anlamına gelir. Üçüncü evredeki derin uyku, şekerlemenin aşmadığı bir sınır olarak sunulur. stop short of + isim veya -ing biçimi, belirli bir noktaya, eyleme ya da sonuca kadar gitmemek anlamına gelir. Kasıtlı bir sınırı anlatabilir; ancak burada yalnızca 20 ila 30 dakikalık sürenin yarattığı sonucu açıklar.

Alıştırma

Kuralın tam bir yasağa yaklaştığını ancak o sınıra ulaşmadığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The rule stops short of a total ban.
  2. The rule stops short to a total ban.
  3. The rule stops shortly of a total ban.
Cevabı göster

The rule stops short of a total ban.

making it relatively easy to wake up from. Dilbilgisi

2:03

bu da uyanmayı nispeten kolaylaştırır.

Dilbilgisi

making it relatively easy to wake up from: bir sonucu ifade etmek

-ing yan cümlesi making it relatively easy to wake up from, önceki cümlenin sonucunu verir. Şekerleme derin uykuya geçmediği için bu uykudan uyanmak görece kolaydır. Yeniden kullanılabilen yapı, tam bir cümlenin ardından virgül + making + nesne + sıfat + to mastarı getirmektir. Burada it şekerlemeye gönderme yapar; asıl fikir wake up from it olduğu için from sonda kalır. Relatively, easy sözcüğünü yumuşatır: derin uykuya kıyasla bir kolaylıktan söz edilir, her zaman kolayca uyanılacağı garanti edilmez.

Alıştırma

İlk cümlenin sonucunu göstermek için making it + sıfat + to mastarını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The guide uses clear pictures, make it easy to follow.
  2. The guide uses clear pictures, making it easy to follow.
  3. The guide uses clear pictures, making it easily to follow.
Cevabı göster

The guide uses clear pictures, making it easy to follow.

A 30-to-60-minute nap, meanwhile, Anlatım akışı

2:06

Öte yandan 30 ila 60 dakikalık bir şekerleme,

has the benefits of stage two sleep

2:08

ikinci aşama uykusunun faydalarına sahiptir

and also takes you into the deeper sleep of stage three. Kalıp ifadeler

2:10

ve aynı zamanda sizi üçüncü aşamanın daha derin uykusuna götürür.

Anlatım akışı

meanwhile: paralel ve karşıt bir duruma geçiş

Burada meanwhile esas olarak iki şeyin aynı anda gerçekleştiği anlamına gelmez. Açıklamayı bir şekerleme süresinden paralel bir duruma, yani 30 ila 60 dakikalık bir şekerlemeye geçirir. Bir söylem belirteci olarak dinleyiciye bu yeni koşulun sonucunu az önce ele alınan sonuçla karşılaştırmasını söyler. Özneden sonra virgüllerle ayrılarak bu cümlenin önceki cümleyle nasıl bağlantı kurduğunu gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede meanwhile, aynı konu içinde paralel ve hafifçe karşıt bir seçeneğe geçmek için kullanılmıştır?

  1. Maria cooked dinner. Meanwhile, Ben set the table.
  2. The basic ticket covers admission. The premium ticket, meanwhile, includes a guided tour.
  3. The dog slept by the door. Meanwhile, rain fell outside.
Cevabı göster

The basic ticket covers admission. The premium ticket, meanwhile, includes a guided tour.

Kalıp ifadeler

also takes you into ...: bir duruma girmeyi sağlamak

take + kişi + into + durum veya aşama yapısında take, birini fiziksel olarak bir yere taşımak değil, bir duruma girmesine neden olmak veya onu oraya yönlendirmek anlamına gelir. Burada şekerleme, üçüncü evrenin daha derin uykusuna girmenizi sağlar. Also bu sonucu önceki faydaya bağlar: şekerleme ikinci evre uykunun faydalarını sağlar ve buna ek olarak sizi üçüncü evreye geçirir. Aynı yapı bir sürece, deneyime, konuya, ruh hâline veya başka bir soyut duruma girmeyi anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi take someone into yapısıyla tamamlayın ve kişi olarak the reader kullanın: The final chapter ____ a darker part of the story.

Cevabı göster

takes the reader into

During stage three,

2:15

Üçüncü aşama boyunca,

multiple brain areas work together to transfer information Kalıp ifadeler

2:16

bilgiyi aktarmak için birden fazla beyin bölgesi birlikte çalışır,

from short-term memory storage to long-term storage,

2:20

kısa süreli bellek deposundan uzun süreli depoya,

Kalıp ifadeler

work together to transfer A from X to Y: A’yı X’ten Y’ye aktarmak için birlikte çalışmak

work together to + fiil, iki veya daha fazla kişinin, parçanın ya da sistemin tek bir hedefe ulaşmak için iş birliği yaptığını anlatır. Buradaki hedef bilgiyi aktarmaktır. transfer A from X to Y, aktarılan şeyi, başlangıç noktasını ve varış noktasını belirtir. İki kalıp birlikte hem iş birliğini hem de değişimin yönünü gösterir.

Alıştırma

Hedef kalıbı tamamlayın: work together to transfer A from X to Y: The two apps ____ transfer photos ____ the phone ____ the laptop.

Cevabı göster

work together to · from · to

stabilizing and strengthening long-term memory

2:23

böylece uzun süreli belleği stabilize eder ve güçlendirir,

by coupling sleep spindles with slow waves. Dilbilgisi

2:26

uyku iğciklerini yavaş dalgalarla birleştirerek.

Dilbilgisi

by coupling A with B: A ile B’yi eşleştirerek

by + -ing biçimi, bir sonucu ortaya çıkarmak için kullanılan yöntemi açıklar. Burada by coupling..., uzun süreli belleğin nasıl kararlı hâle getirildiğini ve güçlendirildiğini gösterir. couple A with B, A ile B’yi bağlamak, eşgüdümlemek veya birlikte kullanmak demektir. Bu cümlede uyku iğcikleri yavaş dalgalarla eşgüdümlenir; couple romantik bir çifti anlatmaz.

Alıştırma

Hedef yöntem kalıbını tamamlayın: by coupling A with B: The workshop builds confidence ____ role-play ____ supportive feedback.

Cevabı göster

by coupling · with

Stage three is the most difficult stage to wake up from. Dilbilgisi

2:30

Üçüncü aşama, uyanması en zor aşamadır.

Dilbilgisi

the most difficult stage to wake up: üstünlük derecesi + to-infinitive

Bu ifade the + üstünlük derecesindeki sıfat + isim + to-infinitive kalıbını kullanır. to wake up, bu evrenin hangi eylem açısından en zor olduğunu belirtir; evrenin amacını anlatmaz. stage, kişinin uyanarak çıktığı durumu ifade ettiğinde fiil kalıbı wake up from something olur. Tam ve başka durumlara aktarılabilir biçim the most difficult stage to wake up from şeklindedir. from edatının anlamca nesnesi daha önce geçen stage olduğu için İngilizcede from doğal olarak sonda kalır.

Alıştırma

Cümleyi gerekli edatla tamamlayın: Of all the chairs, this is the most difficult one to get up ____.

Cevabı göster

from

So, while a 30-to-60-minute nap can have cognitive benefits, Dilbilgisi

2:34

Bu yüzden, 30 ila 60 dakikalık bir şekerleme bilişsel faydalara sahip olsa da,

those benefits often don't kick in until about 15 minutes after waking up. Öbek fiiller

2:37

bu faydalar genellikle uyandıktan yaklaşık 15 dakika sonrasına kadar etkisini göstermez.

Dilbilgisi

So, while ... can have ...: faydayı kabul edip ardından sınırlama getirmek

Burada So, cümleyi önceki akıl yürütmeye bağlar. While bir ödünleme ilişkisi kurar: konuşmacı önce 30 ila 60 dakikalık bir şekerlemenin bilişsel faydalar sağlayabileceğini kabul eder. Ardından ana cümle önemli sınırlamayı verir: bu faydalar gecikmeli olarak ortaya çıkar. Bu kalıp dengeli bir düşünce düzenler: A doğru olabilir, ancak B onu nasıl değerlendirmemiz gerektiğini değiştirir. Can have de faydayı kesin değil, olası olarak sunar.

Alıştırma

Hangi cümlede while önce bir faydayı kabul edip ardından bir sınırlama getiriyor?

  1. While I was taking the course, my sister was traveling.
  2. I listened to the course while I was driving home.
  3. While the course can be useful, it requires a lot of time.
Cevabı göster

While the course can be useful, it requires a lot of time.

Öbek fiiller

don't kick in until ...: etki ancak daha sonra başlar

Bu cümlede kick in, “etki göstermeye başlamak” anlamına gelir. Bu faydalar kişi uyandıktan hemen sonra fark edilmez. not ... until + zaman kalıbı, başlangıç noktasının geciktiğini gösterir: yaklaşık 15 dakika geçmeden faydalar genellikle başlamamıştır; o zaman civarında ortaya çıkmaya başlar. Often bunun kesin bir kural değil, sık görülen bir durum olduğunu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi doesn't, kick in ve until ile oluşturulan dört kelimelik hedef kalıpla tamamlayın: The cooling effect ____ ten minutes after the fan starts.

Cevabı göster

doesn't kick in until

60-to-90-minute naps enter the REM stage.

2:43

60 ila 90 dakikalık şekerlemeler REM aşamasına girer.

While in REM, the prefrontal cortex,

2:46

REM'deyken prefrontal korteks,

which is largely responsible for inhibition and cognitive control, Kalıp ifadeler

2:48

ki bu büyük ölçüde inhibisyon ve bilişsel kontrolden sorumludur,

Kalıp ifadeler

which is largely responsible for ...: bir işlev hakkında ek bilgi verme

Virgüllerle ayrılan which is largely responsible for inhibition and cognitive control yan cümleciği, prefrontal korteks hakkında ek bilgi verir. Bu, sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciğidir: isim zaten bellidir, dolayısıyla cümlecik hangi şeyin kastedildiğini belirlemek için gerekli değildir. Burada be responsible for, “bir işlevi yerine getirmek veya desteklemek” anlamına gelir; “suçlanmak” anlamına gelmez. Largely, “büyük ölçüde” demektir; böylece ifade korteksi önemli bir katkı sağlayan unsur olarak gösterir, ancak tek unsur olduğunu iddia etmez.

Alıştırma

Hangi cümle kontrol biriminin ana işlevi hakkında zorunlu olmayan bilgiyi doğru biçimde ekler?

  1. The control unit, which largely responsible for temperature regulation, is behind the panel.
  2. The control unit which is largely responsible for temperature regulation, is behind the panel.
  3. The control unit, which is largely responsible for temperature regulation, is behind the panel.
Cevabı göster

The control unit, which is largely responsible for temperature regulation, is behind the panel.

becomes much less active.

2:52

çok daha az aktif hale gelir.

Meanwhile, the amygdala and cingulate cortex,

2:54

Bu arada, amigdala ve singulat korteks,

regions associated with emotion and motivation,

2:57

duygu ve motivasyonla ilişkili bölgeler,

are highly active.

3:00

oldukça aktiftir.

Researchers have posited that Kalıp ifadeler

3:02

Araştırmacılar öne sürmüşlerdir ki

the combination of these things leads to bizarre dreams during REM sleep. Kalıp ifadeler

3:03

bu şeylerin kombinasyonu REM uykusu sırasında tuhaf rüyalara yol açar.

Kalıp ifadeler

Researchers have posited that: önerilmiş bir teoriyi aktarmak

Researchers have posited that, araştırmacıların ortaya attığı bir teori veya açıklamayı resmî biçimde aktarır. Burada ardından gelen yan tümceyi, bir olayın neden gerçekleştiğine ilişkin önerilmiş bir açıklama olarak çerçeveler; cümlenin kanıtlanmış olduğunu ileri sürdüğü bir sonuç olarak sunmaz. Posited, said sözcüğünden daha akademiktir ve teoriye daha çok odaklanır. Present perfect yapıdaki have posited, önerinin daha önce ortaya atıldığını ve mevcut tartışmayla hâlâ ilgili olduğunu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifade have posited that ile tamamlayın: Researchers ____ regular contact with nature can reduce stress.

Cevabı göster

have posited that

Kalıp ifadeler

the combination of ... leads to ...: birden çok etkenin tek sonuç doğurması

The combination of these things, birkaç etkeni birleşik tek bir neden olarak ele alır. Bu cümlede sonucu ortaya çıkaran, etkenlerden herhangi biri tek başına değil, onların oluşturduğu bütündür. Yeniden kullanılabilecek kalıp the combination of A and B leads to C biçimindedir. Özne grubunun tekil ana sözcüğü combination olduğundan geniş zamanda fiil leads olur. Lead to yapısından sonra sonucu adlandıran bir isim grubu veya -ing biçimi gelir.

Alıştırma

Cümleyi the combination of ... leads to ... kalıbıyla tamamlayın: ____ short study sessions and regular breaks ____ better focus.

Cevabı göster

The combination of · leads to

The decrease in inhibition and cognitive control might lead to wild associations, Kalıp ifadeler

3:07

İnhibisyon ve bilişsel kontroldeki düşüş çılgın çağrışımlara yol açabilir,

Kalıp ifadeler

The decrease in inhibition and cognitive control ifadesinin adlaştırılmış özne olarak kullanımı

The decrease in + isim, aşağı yönlü bir değişimi adlandırır ve bu değişimin tamamını bir isim öbeğine dönüştürür. Burada in inhibition and cognitive control bölümü neyin azaldığını belirtir; ifadenin tamamı ise might lead yapısının öznesidir. Bu adlaştırılmış özne, açıklayıcı bir metinde değişimin neden veya konu olarak ele alınmasını sağlar. Bilimsel ya da resmî yazılarda sık görülen kısa ve yoğun bir yapıdır. Günlük konuşmada inhibition and cognitive control decrease gibi tam bir yan cümle daha doğrudan gelebilir.

Alıştırma

“Gürültüdeki azalma” anlamını vermek için the decrease in + isim yapısını kullanın: ____ made it easier to study in the library.

Cevabı göster

The decrease in noise

Kalıp ifadeler

might lead to wild associations: olası bir sonucu ifade etme

might lead to yapısında might, sonucun kesin değil olası olduğunu belirtir; lead to ise bir nedeni sonucuna bağlar. Wild associations, kelimenin tam anlamıyla “vahşi” nesneler değil, şaşırtıcı veya birbiriyle gevşek biçimde bağlantılı düşünceler demektir. İfade bir bütün olarak dikkatli bir neden-sonuç açıklaması verir: konuşan kişi olası bir sonuç ileri sürer, ancak bunun her zaman gerçekleştiğini iddia etmez. Bu yapı, kanıtlar bir olasılığı desteklediğinde fakat kesin bir sonuca yetmediğinde kullanışlıdır.

Alıştırma

Yeni bir çalışmada gece geç saatlerde ekran kullanımıyla ilgili yalnızca ön bulgular vardır. Hangi cümle olası bir sonucu en iyi şekilde aktarır?

  1. Late-night screen use cannot lead to poorer sleep.
  2. Late-night screen use might lead to poorer sleep.
  3. Late-night screen use definitely leads to poorer sleep.
Cevabı göster

Late-night screen use might lead to poorer sleep.

and thanks to the amygdala and cingulate cortex activity, Dilbilgisi

3:13

ve amigdala ile singulat korteks aktivitesi sayesinde,

Dilbilgisi

thanks to ...: bir sonucun nedenini belirtmek

Bu cümlede thanks to, bir sonucun nedenini belirtir: amigdala ile singulat korteksin etkinliği bu sonucu mümkün kılar. Bu beyin bölgelerine teşekkür edildiği anlamına gelmez. Yapı thanks to + isim öbeği şeklindedir. because of gibi çalışır, ancak thanks to çoğu zaman nedeni yararlı, olumlu veya özellikle önemli bir unsur olarak sunar.

Alıştırma

Açık yönlendirmeleri yararlı bir neden olarak sunan iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ the clear directions, we arrived on time.

Cevabı göster

Thanks to

those associations can be between emotionally charged topics. Kalıp ifadeler

3:16

bu çağrışımlar duygusal olarak yüklü konular arasında olabilir.

Kalıp ifadeler

emotionally charged topics: güçlü duygular uyandıran konular

Emotionally charged topics, öfke, korku, üzüntü veya derin kişisel kaygı gibi güçlü duygular taşıyan ya da uyandıran konulardır. Burada charged, duygusal güç veya gerilimle dolu anlamına gelir; elektrik, pil ya da ücretle ilgisi yoktur. emotionally charged + isim yapısı, duygusal yoğunluğu insanların tepki verme veya tartışma biçimini etkileyen bir şeyi anlatır. Yalnızca konunun duygularla ilgili olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

“The class discussed an emotionally charged topic.” cümlesinde emotionally charged ne anlama gelir?

  1. elektrikle çalışan
  2. tartışılması pahalı
  3. güçlü duygular uyandırması muhtemel
Cevabı göster

güçlü duygular uyandırması muhtemel

Some researchers think this stage might help us make innovative connections Kalıp ifadeler

3:22

Bazı araştırmacılar bu aşamanın uyanma üzerine fikirler arasında

between ideas upon waking. Kalıp ifadeler

3:25

yenilikçi bağlantılar kurmamıza yardımcı olabileceğini düşünüyor.

Kalıp ifadeler

help us make innovative connections between ideas: fikirler arasında yenilikçi bağlantılar kurmamıza yardım etmek

Bu cümlede help us make, help + kişi + fiilin yalın hâli yapısını kullanır: us yardımı alan kişiyi gösterir ve make yalın hâlde kalır. İfadenin tamamı, bu evrenin insanların fikirleri yeni ve yaratıcı bir biçimde ilişkilendirmesini sağlayabileceğini anlatır. Make connections between ideas, kavramlar arasındaki ilişkileri fark etmek veya kurmak için doğal bir eşdizimdir. Innovative, bu bağlantıların özgün ya da yeni bir şekilde yararlı olduğunu belirtir; yalnızca birkaç fikri hatırlamak anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi, ‘fikirleri yeni ve yaratıcı bir şekilde ilişkilendirmek’ anlamındaki vurgulanmış eşdizimin aynısıyla tamamlayın: A change of setting can help us ____.

Cevabı göster

make innovative connections between ideas

Kalıp ifadeler

upon waking: uyanınca veya uyandıktan hemen sonra

Upon waking, ‘biri uyandığında’ veya ‘uyandıktan hemen sonra’ anlamına gelir. Burada bağlantıların kurulacağı zamanı belirtir: fikirlerin ilişkilendirilmesi kişi uyanırken gerçekleşebilir. upon + V-ing kalıbı, bir olayı sonraki olayın gerçekleştiği zaman olarak sunar ve çoğu zaman hemen ardından olma anlamı taşır. upon bir edat olduğu için fiil -ing biçimini alır: waking kullanılır; wake veya woke kullanılmaz.

Alıştırma

Yönergeyi when you wake up anlamındaki resmî ifadeyle tamamlayın: ____, write down anything you remember from your dream.

Cevabı göster

Upon waking

Because the brain activity during REM is closer to waking, Dilbilgisi

3:27

REM sırasındaki beyin aktivitesi uyanıklığa daha yakın olduğu için,

it may be easier to wake up from REM than stage three,

3:30

şekerleme daha uzun olsa bile,

Dilbilgisi

Because ..., it may be easier ...: bir gerekçeyi olası sonuca bağlamak

Because gerekçeyi sunar: REM sırasındaki beyin etkinliği uyanıklık durumuna daha yakındır. Virgülden sonra gelen ana cümle it may be easier ... ise olası sonucu verir. May, sonucu kesin değil temkinli hâle getirir. Kullanışlı kalıp Because + gerekçe, it may be easier to + eylem şeklindedir.

Alıştırma

Because ..., it may be easier ... hedef kalıbını tamamlayın: ____ the map uses colors, ____ to find the right trail.

Cevabı göster

Because · it may be easier

even though the nap is longer. Dilbilgisi

3:34

REM'den uyanmak üçüncü aşamadan daha kolay olabilir.

Dilbilgisi

even though the nap is longer: sonucu değiştirmeyen bir gerçek

Even though bir ödünleme ilişkisi kurar. the nap is longer gerçek bir bilgi olarak sunulur ve bu bilgi önceki sonucu şaşırtıcı gösterebilir. Buna rağmen önceki sonuç geçerliliğini korur. even though + yan cümle, “bu doğru, ama sonucu değiştirmiyor” anlamına gelir. Burada yan cümle önceki iddiaya bağlanır; o iddianın gerekçesini vermez.

Alıştırma

Konuşan kişi otobüsün gerçekten geç kaldığını biliyor. Hangi cümle bu gerçeğe rağmen zamanında vardıklarını söyler?

  1. We arrived on time even if the bus was late.
  2. We arrived on time because the bus was late.
  3. We arrived on time even though the bus was late.
Cevabı göster

We arrived on time even though the bus was late.

The time of day also matters. Anlatım akışı

3:36

Günün saati de önemlidir.

Anlatım akışı

The time of day also matters: başka bir etken eklemek

Bu kısa cümle bir konu cümlesi işlevi görür. Dinleyiciye açıklamanın başka bir etkene, yani bir şeyin günün hangi saatinde gerçekleştiğine geçtiğini bildirir. also, bu etkenin önceki etkenlerin yerine geçmediğini, dikkate alınacak bir unsur olarak onlara eklendiğini gösterir. matters, bir şeyin etkili veya önemli olduğu anlamına gelir; bu yüzden yeniden kullanılabilen X also matters kalıbı başka bir ilgili etkeni açıkça ekler.

Alıştırma

Bu cümlenin bir açıklamadaki temel görevi nedir?

  1. günlük programı anlatmak
  2. ek bir etken tanıtmak
  3. sonucu açıklamak
Cevabı göster

ek bir etken tanıtmak

Our need for deep stage three sleep progressively increases throughout the day, Kalıp ifadeler

3:39

Derin üçüncü aşama uykusuna olan ihtiyacımız gün boyunca kademeli olarak artar,

Kalıp ifadeler

progressively increases throughout the day: kademeli bir artış eğilimi

Bu ifade, gün ilerledikçe azar azar gelişen bir artışı anlatır. progressively, increases fiilini niteler ve değişimin bir anda değil, aşamalar hâlinde gerçekleştiğini gösterir. throughout the day ise eğilimin geliştiği zaman aralığını belirtir. X progressively increases throughout Y kalıbını belirli bir süre boyunca giderek büyüyen bir ihtiyaç, miktar, risk veya baskıyı anlatmak için yeniden kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Hangi cümle bir riskin öğleden sonra boyunca azar azar arttığını söyler?

  1. The risk suddenly increases at noon.
  2. The risk progressively increases throughout the afternoon.
  3. The risk remains stable throughout the afternoon.
Cevabı göster

The risk progressively increases throughout the afternoon.

so if you nap later, Dilbilgisi

3:43

bu yüzden daha geç bir saatte şekerleme yaparsanız,

you may rob yourself of the sleep pressure needed Notlar

3:44

gece uykuya dalmak için gereken uyku baskısını

to go to sleep at night.

3:47

kendinizden çalabilirsiniz.

Dilbilgisi

if you nap later, you may ...: bir koşul ve olası sonuç

if you nap later, if + geniş zaman kullanarak bir koşul ortaya koyar. you may ... ise may + fiilin yalın hâli ile olası bir sonucu belirtir; may sonucun mümkün olduğunu, kesin olmadığını gösterir. Bu yapı, bir seçimin daha sonraki bir hedefi nasıl etkileyebileceğini açıklar. Sonucun her seferinde gerçekleşeceğini söylemeden dikkatli bir uyarı veya açıklama yapmak için kullanılır.

Alıştırma

“Çok geç çıkarsan otobüsü kaçırabilirsin” anlamını doğal biçimde veren cümleyi seçin.

  1. You may if leave too late miss the bus.
  2. If you leave too late, you may miss the bus.
  3. If you leave too late, you must miss the bus.
Cevabı göster

If you leave too late, you may miss the bus.

Deyimler

rob yourself of the sleep pressure: uyku baskısını kendinden mahrum bırakmak

rob yourself of the sleep pressure, rob + kişi + of + şey yapısını kullanır. Burada sleep pressure, uyanık kalınan süre uzadıkça vücutta artan uyku isteğini ifade eder; bu ifade, kişinin kendi davranışının bu yararlı dürtünün bir kısmını elinden alabileceğini anlatır. Buradaki rob gerçek anlamda hırsızlık değildir. Bu cümlede daha geç kestirmek, gece uykuya dalmaya yardımcı olan uyku baskısını azaltabilir.

Alıştırma

Kendinin bir şeyi kaybetmesine neden olmak anlamındaki ifadeyi yazın: Don't ____ the chance to ask for help.

Cevabı göster

rob yourself of

Kelime

sleep pressure: uyumaya yönelten biyolojik dürtü

sleep pressure, uyku bilimi alanında kullanılan bir terimdir. Uyanık kaldıkça biriken biyolojik uyku dürtüsünü ifade eder. Bu cümlede, gece uykuya dalmanıza yardımcı olan içsel uyku ihtiyacı anlatılır; başka birinin uyguladığı baskı ya da stres duygusu anlatılmaz. Uyumak veya kestirmek sleep pressure değerini azaltır. Bu nedenle geç saatte yapılan bir kestirme, yatma vaktinde kalan uyku baskısını azaltabilir.

Alıştırma

Uyku biliminde sleep pressure ne anlama gelir?

  1. başkalarının yatağa gitmeniz için yaptığı baskı
  2. iyi uyuma konusundaki stres
  3. uyanıkken biriken biyolojik uyku dürtüsü
Cevabı göster

uyanıkken biriken biyolojik uyku dürtüsü

This doesn't happen for REM sleep.

3:49

Bu REM uykusu için gerçekleşmez.

Longer periods of REM occur during morning hours,

3:51

Daha uzun REM periyotları sabah saatlerinde meydana gelir,

so morning naps are dominated by REM. Kalıp ifadeler

3:54

bu nedenle sabah şekerlemelerine REM hakimdir.

Kalıp ifadeler

are dominated by REM.: başlıca bileşeni belirtmek

Are dominated by REM, edilgen bir yapıdır ve REM’in bütün içindeki en büyük ya da en önemli bileşen olduğunu anlatır. Burada anlamı, sabah yapılan kısa uykulardaki uyku evrelerinin çoğunun REM uykusundan oluşmasıdır. be dominated by + isim yapısı, bir bütünün başlıca bileşenini, etkisini veya özelliğini gösterir. Bu yapı mutlaka bir kişinin bir şeyi kasıtlı olarak kontrol ettiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir konunun toplantının ana odağı olduğunu doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The meeting dominated by questions about safety.
  2. The meeting was dominating by questions about safety.
  3. The meeting was dominated by questions about safety.
Cevabı göster

The meeting was dominated by questions about safety.

Midday naps have about equal parts of REM and deep sleep, Kalıp ifadeler

3:57

Öğle vakti şekerlemeleri hemen hemen eşit oranda REM ve derin uykuya sahiptir,

and evening naps contain more deep sleep.

4:01

ve akşam şekerlemeleri daha fazla derin uyku içerir.

Kalıp ifadeler

about equal parts of REM and deep sleep: REM uykusu ve derin uykunun yaklaşık eşit oranları

about equal parts of A and B, bir bütünün A ve B'yi yaklaşık olarak eşit miktar veya oranlarda içerdiğini belirtir. About karşılaştırmayı yaklaşık hale getirir; her parçanın tam olarak yüzde 50 olduğunu söylemez. Bu yapı, kesin yüzdeler vermeden bir karışımın bileşimini veya zaman dağılımını anlatmak için kullanılır.

Alıştırma

Eksik kelimeyi tamamlayın: The course has about equal parts ____ lectures and hands-on practice.

Cevabı göster

of

On top of all this, Anlatım akışı

4:05

Tüm bunlara ek olarak,

it seems that we're just about evenly split between nappers and non-nappers. Kalıp ifadeler

4:06

görünüşe göre şekerleme yapanlar ve yapmayanlar olarak neredeyse eşit olarak bölünmüş durumdayız.

Anlatım akışı

On top of all this: bütün bunlara ek olarak

On top of all this bir söylem bağlacıdır. Konuşan kişi birkaç olgudan, sorundan veya etkenden söz ettikten sonra, bunlarla bağlantılı bir noktayı daha eklemek için bu ifadeyi kullanır; anlamı kabaca “bütün bunlara ek olarak” demektir. Burada ifade, uykuyla ilgili açıklamanın bitmediğini ve şekerleme yapanlarla yapmayanlar arasındaki dağılım hakkında ek bir bilgi verildiğini gösterir. Fiziksel bir konumu anlatmaz.

Alıştırma

On top of all this bu cümlede hangi işlevi görüyor: The hotel was expensive and far from town; on top of all this, the room had no window?

  1. Önceki birkaç noktadan sonra bir nokta daha eklemek
  2. Artık başka bilgi eklenmeyeceğini belirtmek
  3. Odanın diğer sorunların fiziksel olarak üstünde olduğunu anlatmak
Cevabı göster

Önceki birkaç noktadan sonra bir nokta daha eklemek

Kalıp ifadeler

be just about evenly split between A and B: iki gruba neredeyse eşit bölünmek

We're just about evenly split between A and B ifadesi, grubun büyüklükleri neredeyse aynı olan iki kesime ayrıldığını anlatır. just about, dağılımın tam olarak 50-50 değil yaklaşık olduğunu belirtir; between A and B ise iki tarafı adlandırır. İnsanların, oyların, görüşlerin veya tercihlerin dağılımını anlatmak için be + (just about) evenly split between A and B kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi be just about evenly split between A and B yapısıyla tamamlayın: The club ____ morning runners ____ evening runners.

Cevabı göster

is just about evenly split between · and

Nappers consistently show cognitive benefits from napping, Kalıp ifadeler

4:11

Şekerleme yapanlar sürekli olarak şekerlemenin bilişsel faydalarını gösterirken,

but non-nappers may not. Dilbilgisi

4:14

şekerleme yapmayanlar göstermeyebilir.

Kalıp ifadeler

consistently show cognitive benefits from napping: şekerlemenin bilişsel yararlarını tutarlı biçimde göstermek

Consistently show cognitive benefits from napping ifadesi, tekrarlanan gözlemlerin şekerleme yapan kişilerde düşünmeyle ilgili yeteneklerde güvenilir gelişmeler bulduğunu anlatır. consistently, bu örüntünün yalnızca bir kez değil tekrar tekrar ortaya çıktığını belirtir. show benefits from X yapısında show, yararları gözlemlenen veya ölçülen bir sonuç olarak sunar; from X ise bu yararların kaynağını belirtir. cognitive benefits hafıza, dikkat veya diğer zihinsel performans alanlarındaki gelişmeleri içerebilir.

Alıştırma

Hangi cümle, tekrarlanan gözlemlerde düzenli çalışmanın olumlu etkilerinin bulunduğunu doğal biçimde ifade eder?

  1. Participants consistently showed benefits from regular practice.
  2. Participants showed consistently benefits from regular practice.
  3. Participants consistently showed benefits to regular practice.
Cevabı göster

Participants consistently showed benefits from regular practice.

Dilbilgisi

but non-nappers may not: kiplik fiilinden sonra eksiltme

Burada may not, daha önce söylenen show cognitive benefits from napping fiil öbeğinin yerini tutar. Açık hâli şöyledir: but non-nappers may not show cognitive benefits from napping. İngilizcede dinleyen kişi eylemi bağlamdan çıkarabiliyorsa bir kiplik fiilinden sonra tekrarlanan fiil öbeği sık sık atılır. But karşıtlık kurar, not ise anlaşılan fikri olumsuz yapar. Bu nedenle may not bağlam içinde tamamlanmış bir ifadedir; cümlenin sonu eksik değildir.

Alıştırma

Karşıtlığı iki kelimeyle tamamlayın. may kullanın ve tekrarlanan eylemi söylemeyin: Some children enjoy reading aloud, but others ____.

Cevabı göster

may not

Researchers think this could be because nappers are able to stay in a lighter sleep Dilbilgisi

4:17

Araştırmacılar bunun nedeninin şekerleme yapanların daha hafif bir uykuda kalabilmeleri

and move through sleep stages more easily. Kalıp ifadeler

4:21

ve uyku aşamaları arasında daha kolay hareket edebilmeleri olabileceğini düşünüyor.

Dilbilgisi

could be because: olası bir açıklama sunmak

Bu cümlede this, az önce bahsedilen sonuca işaret eder; could be because ise olası bir nedeni açıklar. Because ile başlayan bölüm önerilen nedeni verirken could, araştırmacıların bu nedenin kanıtlandığını iddia etmediğini gösterir. Bu yapı, bir gözlemi bir varsayımdan ayırmaya yarar: bir şey olmuştur ve konuşan kişi bunun için temkinli bir açıklama sunar.

Alıştırma

Olası bir neden belirtmek için could kullanarak cümleyi tamamlayın: The game ended early. This ____ the rain became heavier.

Cevabı göster

could be because

Dilbilgisi

are able to stay: yetenek veya gerekli koşullar

Be able to + fiilin temel biçimi, birinin bir şeyi yapma yeteneğine veya gerekli koşullara sahip olduğunu anlatır. Bu cümlede are able to stay, şekerleme yapanların daha hafif bir uyku durumunda kalabildiğini belirtir; bunu yapmalarına izin verildiği anlamına gelmez. Be biçimi özneye ve zamana göre değişir, ancak sonraki fiil temel biçiminde kalır: are able to stay, was able to stay, will be able to stay. Bu yapı bir beceriyi, fiziksel kapasiteyi veya koşulların mümkün kıldığı bir şeyi anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi yetenek bildiren be able to biçimiyle tamamlayın: Because of the new battery, the robot will ____ work for six hours without stopping.

Cevabı göster

be able to

Kalıp ifadeler

move through sleep stages: aşamalar boyunca ilerlemek

Move through sleep stages, zaman içinde bir uyku evresinden diğerine ilerlemek demektir. Through, evreleri tek ve sabit bir hedef olarak değil, uyuyan kişinin sırayla geçtiği bir süreç olarak sunar. Tam ifadede more, easily ile birleşerek more easily olur. Bu nedenle more, stages sözcüğünü nitelemez; ilerlemenin ne kadar kolay olduğunu karşılaştırır.

Alıştırma

Hangi cümle, başvurunun onaylanmadan önce üç inceleme aşamasının tamamından geçtiğini anlatır?

  1. The application moves to the third review stage before approval.
  2. The application moves through three review stages before approval.
  3. The application remains in one review stage until approval.
Cevabı göster

The application moves through three review stages before approval.

Meanwhile, non-nappers may experience more deep sleep while napping,

4:24

Öte yandan şekerleme yapmayanlar şekerleme sırasında daha fazla derin uyku yaşayabilirler,

making them groggy afterward. Dilbilgisi

4:28

bu da onları sonrasında sersemletir.

Dilbilgisi

making them groggy afterward: sonucu bildiren bir -ing yan cümlesi

making them groggy afterward şeklindeki -ing yan cümlesi, ana cümledeki durumun sonucunu belirtir. Yapı making + nesne + nesne tümleci biçimindedir: them, normalde şekerleme yapmayan kişileri gösterir; groggy ise girdikleri durumu anlatır. Groggy, özellikle uykudan hemen sonra ya da hastalık, aşırı yorgunluk veya ilaç nedeniyle zihnin bulanık, bedenin dengesiz veya tepkilerin yavaş olması demektir. Burada tired sözcüğünden daha özeldir: derin uyku, şekerlemeden sonra tam olarak ayılmamalarına neden olur.

Alıştırma

Örnekte 'making them groggy afterward' ne işe yarıyor?

  1. Amacı gösterir: zihinleri bulanık olsun diye şekerleme yaparlar.
  2. Sonucu gösterir: daha derin uyku, sonrasında zihinlerinin bulanık olmasına neden olur.
  3. Şekerlemeden önce gerçekleşen ilgisiz bir eylemi anlatır.
Cevabı göster

Sonucu gösterir: daha derin uyku, sonrasında zihinlerinin bulanık olmasına neden olur.

So, will a nap help?

4:31

Peki, bir şekerleme yardımcı olacak mı?

Well, there's only one way to find out. Deyimler

4:33

Şey, bunu öğrenmenin tek bir yolu var.

Deyimler

there's only one way to find out: tahminden eyleme geçmek

There's only one way to find out, tahmin yürütmenin veya tartışmanın soruyu çözmeye yetmediğini; bu nedenle birinin denemesi, gözlemlemesi, kontrol etmesi ya da test yapması gerektiğini anlatır. Konuşan kişi bu cümleyi çoğunlukla tahminleri bitirip eyleme geçmek için kullanır. Only one way, başka hiçbir yöntemin bulunmadığı dikkatle kanıtlanmış bir iddia değil, çoğu zaman etkili bir anlatım biçimidir.

Alıştırma

Tahminden teste geçiren hedef ifadeyi tamamlayın: We cannot tell whether the battery is charged until we check it. There's only one ____.

Cevabı göster

way to find out

If you're interested in learning more Kalıp ifadeler

4:37

Hayatınızı dönüştürmek için uykunuzu nasıl hackleyeceğiniz hakkında

about how to hack your sleep to transform your life, Kelime

4:39

daha fazla şey öğrenmekle ilgileniyorsanız,

Kalıp ifadeler

If you're interested in learning more about how...: ek bilgiye kibar bir giriş

If you're interested in learning more about how... ek bilgiye kibarca geçiş yapar. if yan cümlesi dinleyiciyi zorlamak yerine seçimi ona bırakır; learning more about how ise bir süreç ya da yöntemi tanıtır. Bu bir if yan cümlesi olduğu için tam bir cümlede normal olarak kitap, bağlantı veya açıklama gibi bir sonraki adımı sunan ana cümleye ihtiyaç duyar.

Alıştırma

Kibar öneriyi learn fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: If you're interested in ____ more about how habits work, this book may help.

Cevabı göster

learning

Kelime

to hack your sleep: uykuyu iyileştiren samimi bir ifade

to hack your sleep ifadesindeki hack, bir bilgisayar sistemine yasa dışı şekilde girmek anlamına gelmez. Modern yaşam tarzı ve kişisel gelişim dilinde, bir şeyi iyileştirmek için akıllıca teknikler veya küçük değişiklikler kullanmak anlamına gelir. Burada hack your sleep, uykuyu daha verimli hâle getirmek için alışkanlıkları veya araçları denemeyi ifade eder. Dikkat çekici ve verimlilik odaklıdır; klinik bir ifade değildir.

Alıştırma

Samimi bir yaşam tarzı yazısında hack your sleep ifadesi büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Bir bilgisayar sistemine yasa dışı şekilde erişmek.
  2. Uykuyu iyileştirmek için akıllıca yöntemler kullanmak.
  3. Uyumayı tamamen bırakmak.
Cevabı göster

Uykuyu iyileştirmek için akıllıca yöntemler kullanmak.

we have two book recommendations for you.

4:43

size iki kitap önerimiz var.

Take a nap, change your life

4:45

Take a nap, change your life

and Why we sleep are both available as audiobooks,

4:47

ve Why we sleep kitaplarının her ikisi de sesli kitap olarak mevcuttur,

and if you visit audible.com/ted-ed, you can download a free copy.

4:51

ve audible.com/ted-ed adresini ziyaret ederseniz, ücretsiz bir kopyasını indirebilirsiniz.