Anestezi nasıl çalışır? - Steven Zheng: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu video, bölgesel, solunum yoluyla ve damar içi uygulanan anesteziklerin sinir sistemi üzerinden ağrı, bilinç, hareket ve hafızayı nasıl engellediğini, kesin etkilerinin neden hâlâ kısmen belirsiz olduğunu ve ilaçların dikkatle dengelenmesinin karmaşık ameliyatları nasıl daha güvenli hâle getirdiğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. with the surgery already over — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: with + isim + tamamlayıcı yapısının başka bir eyleme eşlik eden durumu nasıl sunduğunu anlayın; bir kişi uyandığında, vardığında veya bir şeyi fark ettiğinde zaten geçerli olan durumu ayrı cümlelere bölmeden anlatmak için kullanın. 2. seem to work by affecting electrical signals in the nervous system. — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: seem to ifadesinin kanıta dayanan ancak kesinleşmemiş bilimsel bir açıklamaya işaret ettiğini, work by + -ing yapısının ise olası mekanizmayı kesin bir gerçek gibi sunmadan açıkladığını ayırt edin. 3. figuring out how to use it allowed for the development of — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Bir ulaç öbeğini özne, allowed for ifadesini de sonuç bağlantısı olarak kullanıp bir teknolojide ustalaşmak ile onun mümkün kıldığı sonraki gelişmeler arasındaki neden-sonuç ilişkisini açıkça anlatın.
Bu derste
you might remember starting to count backwards from 10, Kalıp ifadeler
0:0710'dan geriye doğru saymaya başladığınızı hatırlayabilirsiniz,
If you've had surgery: geçmiş bir deneyimi tanıtma
If you've had surgery, if ile present perfect yapıdaki you have had ifadesini kullanır. Ameliyat olmayı şu ana kadarki herhangi bir zamanda yaşanmış olası bir deneyim olarak sunar ve bu deneyimi sonraki düşüncenin koşulu yapar. Bu açık bir koşuldur: dinleyicinin kesinlikle ameliyat olduğunu söylemez ve geçmişin farklı olduğunu varsaymaz. Aktarılabilir If you've (ever) + past participle kalıbı, sonraki yorumu ilgili kılan bir deneyimi tanıtır.
Alıştırma
Bu cümlenin başlangıcı ne anlama gelir: “If you've had surgery, you might remember the recovery room.”?
- Dinleyicinin şu anda ameliyat olduğunu söyler.
- Şimdiye kadarki bir zamanda ameliyat olmuş olabilecek kişilere seslenir.
- Dinleyicinin kesinlikle ameliyat olmadığını varsayar.
Cevabı göster
Şimdiye kadarki bir zamanda ameliyat olmuş olabilecek kişilere seslenir.
count backwards from 10: başlangıç noktası ve yön
Count backwards from 10, 10 ile başlayıp ardından giderek daha küçük sayıları söylemek demektir: 10, 9, 8 ve devamı. Backwards, fiziksel olarak geriye hareket etmeyi değil, sayı dizisinin yönünü anlatır. Aktarılabilir kalıp count backwards from + başlangıç sayısıdır. Durma noktası önemli olduğunda count backwards from 20 to 1 örneğindeki gibi to + bitiş sayısı ekleyin.
Alıştırma
Talimatı tamamlamak için count, backwards ve from sözcüklerini doğru sırada kullanın: Please ____ 30 to 1.
Cevabı göster
count backwards from
with the surgery already over: with + isim + tümleç
With the surgery already over, with + isim öbeği + tümleç kalıbını kullanır. İsim öbeği the surgery’dir; already over ise onun durumunu, yani ameliyatın bitmiş olduğunu anlatır. waking up ifadesine bağlanan bu with öbeği, uyanma anında geçerli olan arka plan durumunu verir. “Uyandınız ve ameliyat çoktan bitmişti” düşüncesini daha akıcı tek bir cümlede toplar. Burada over “bitmiş” demektir; “üstünde” anlamında değildir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için parantezdeki sözcükleri verilen sırayla kullanın: Leo arrived ____. (with / the party / already / over)
Cevabı göster
with the party already over
It might seem like ..., but ...: bir izlenimi kabul edip düzeltmek
It might seem like ... olası bir ilk izlenimi sunar; but ... ise düzeltmeye geçer. Burada konuşmacı önce anestezinin uyku gibi görünebileceğini kabul eder, ardından bunun sıradan uyku olmadığını söyler. Bu kalıp şaşırtıcı bir açıklamayı düzenler. Önce dinleyicinin düşünebileceği şeyden başlar, sonra daha doğru düşünceye geçer. but you weren't içinde weren't, weren't asleep yerine kullanılır; böylece asleep tekrarlanmaz.
Alıştırma
“It might seem like ..., but ...” bir açıklamada ne yapar?
- İlk izlenimin ve düzeltmenin aynı ölçüde doğru olduğunu söyler.
- Olası bir ilk izlenimi kabul eder ve ardından düzeltir.
- Birbiriyle ilgisiz iki olguyu zaman sırasıyla sunar.
Cevabı göster
Olası bir ilk izlenimi kabul eder ve ardından düzeltir.
under anesthesia: anestezi etkisi altında
Under anesthesia, anestezik ilaçların oluşturduğu bir durumda olmak demektir. Buradaki under fiziksel bir konumu anlatmaz; kişinin tıbbi bir işlemin etkisi altında olduğunu gösterir. Bu ifade, kişinin yalnızca uyumadığını açıkça belirtir. Benzer ifadelerde under, bir durumun veya tedavinin etkisi altında olmayı anlatabilir.
Alıştırma
“Anestezik ilaçların etkisi altında” anlamına gelen, under içeren iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The patient was ____ throughout the procedure.
Cevabı göster
under anesthesia
form memories: beyinde yeni anılar oluşturmak
Form memories, beyinde yeni anılar oluşturmak demektir. Burada couldn't form memories, anestezi sırasında yaşanan olayların kişinin daha sonra hatırlayabileceği anılara dönüşmediğini belirtir. Form fiili, yeni bir anının ortaya çıkma sürecine odaklanır. Var olan anıları düzenlemek veya yeniden hatırlamak anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir ilaç, beynin kısa bir süre yeni anılar oluşturmasını engelliyor. Cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? The medicine can make it hard for the brain to ___.
- form memories
- make memories
- recall memories
Cevabı göster
form memories
Without being able to block all those processes at once, Dilbilgisi
0:32Tüm bu süreçleri aynı anda engelleyemezsek,
many surgeries would be way too traumatic to perform. Dilbilgisi
0:35birçok ameliyat gerçekleştirilemeyecek kadar travmatik olurdu.
Without being able to ... ile olumsuz koşul belirtmek
Cümle başındaki Without being able to block all those processes at once, olumsuz bir koşulu kısa ve yoğun biçimde ifade eder. Burada if it were not possible to block all those processes at once ile aynı anlama gelir. those processes sözleri, daha önce belirtilen bilinç, hareket, hafıza ve ağrıyla ilgili süreçlere gönderme yapar. without sözcüğünden sonra İngilizcede bir isim öbeği veya -ing biçimi kullanılır; bu nedenle being able to block yapısında being gereklidir. Bu öbek, ana cümledeki sonucun koşulunu kurar; belirtilmeyen özne ise anestezi uygulayan veya ameliyatı gerçekleştiren kişilerdir.
Alıştırma
Cümleyi kısa yapı Without being able to ile tamamla: ____ see the map, the hikers could not choose a safe route.
Cevabı göster
Without being able to
would be way too traumatic to perform: way too + sıfat + to + fiil
would be way too traumatic to perform ifadesi, önce would be ile varsayımsal bir sonuç verir, ardından way too + sıfat + to + fiil yapısını kullanır. Way, too sözcüğünü güçlendirir: ameliyatlar kabul edilebilir düzeyin çok ötesinde travmatik olacağı için gerçekleştirilmeleri mümkün olmazdı. to ile kurulan mastar, bu aşırı derece yüzünden engellenen eylemi belirtir. Burada traumatic, işlemlerin hastalarda yol açacağı ciddi zarar ve sıkıntıyı anlatır; cerrahın yaşayacağı teknik bir zorluğu anlatmaz.
Alıştırma
large ve upload sözcüklerini kullanarak cümleyi way too + sıfat + to + fiil yapısıyla tamamla: This video file is ____ on a slow connection.
Cevabı göster
way too large to upload
and the Middle East all describe early anesthetics containing things like opium poppy, Kalıp ifadeler
0:41ve Orta Doğu'daki eski tıp metinlerinin tümü, afyon,
things like ... ile eksiksiz olmayan örnekler verme
Things like, daha geniş bir gruptan birkaç örnek verir. Burada opium poppy, mandrake fruit ve alcohol, erken dönem anestezik maddelerin temsilî örnekleridir; liste mutlaka eksiksiz değildir. Bu kalıpta like, “sevmek” değil, “gibi” veya “örneğin” anlamına gelir. Things genel bir adlandırmadır ve like belirli örnekleri tanıtır.
Alıştırma
Birkaç örnek tanıtan, dersteki iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: The art room has ____ paint, brushes, and clay.
Cevabı göster
things like
and intravenous agents to get the right balance for a surgery. Kalıp ifadeler
0:54ve damar içi ajanları birleştirirler.
regional, inhalational, and intravenous agents: tıbbi madde anlamındaki agent
Burada agents, tıbbi bir etki oluşturan ilaçlar veya maddeler anlamına gelir. Regional, inhalational ve intravenous, anestezi ilacının türünü ya da nasıl verildiğini açıklar; bu nedenle ifade anestezi ilaçlarını anlatır. Agent, birini temsil eden kişi anlamına da gelebilir, ancak bu anlam burada uygun değildir. Tıp ve bilim metinlerinde tedavi, uygulama yolu veya etkiyle ilgili yakın sözcükler genellikle “etkin madde” anlamını gösterir.
Alıştırma
“The lab tested several antibacterial agents against the new strain,” cümlesinde agents ne anlama gelir?
- laboratuvarı temsil eden kişiler
- bakterileri öldürmek veya yavaşlatmak için kullanılan maddeler
- deneyi düzenleyen makineler
Cevabı göster
bakterileri öldürmek veya yavaşlatmak için kullanılan maddeler
get the right balance for a surgery: ameliyat için doğru dengeyi sağlamak
get the right balance, iki veya daha fazla gereksinimi, etkiyi ya da bileşeni birlikte iyi işleyecek biçimde ayarlamak demektir. Burada anestezi uzmanları, ameliyata uygun bir etki karışımı elde etmek için farklı anestezik türlerini birleştirir; balance bir banka hesabındaki bakiye anlamında değildir. Yapı, etkenleri between A and B ile, amacı ise for + amaç ile belirtebilir. for a surgery ifadesindeki for, dengenin belirli bir ameliyata uygun olması gerektiğini gösterir.
Alıştırma
Hangi durum get the right balance ifadesiyle en iyi şekilde anlatılır?
- Ders çalışma ve dinlenme sürelerini, ikisi de ihmal edilmeyecek şekilde ayarlamak
- Bir hesapta ne kadar para kaldığını kontrol etmek
- Ders çalışma süresini olabildiğince artırmak
Cevabı göster
Ders çalışma ve dinlenme sürelerini, ikisi de ihmal edilmeyecek şekilde ayarlamak
Regional anesthesia blocks pain signals from a specific part of the body from getting to the brain. Kalıp ifadeler
0:58Bölgesel anestezi, vücudun belirli bir bölgesinden gelen ağrı sinyallerinin beyne ulaşmasını engeller.
block X from getting to Y: X’in Y’ye ulaşmasını engellemek
block X from doing Y, X’in bir eylemi yapmasını veya tamamlamasını engellemek demektir. Burada bölgesel anestezi, ağrı sinyallerinin beyne ulaşmasını engeller. İki from ifadesinin görevleri farklıdır. from a specific part of the body, ağrı sinyallerinin nereden başladığını belirtir. from getting to the brain ise blocks ... from -ing yapısını tamamlar ve engellenen hareketi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi block X from -ing kalıbıyla tamamlayın: The cover ____ dust ____ getting into the machine.
Cevabı göster
blocks · from
Pain and other messages travel through the nervous system as electrical impulses. Dilbilgisi
1:04Ağrı ve diğer mesajlar sinir sisteminde elektriksel darbeler olarak dolaşır.
as electrical impulses: biçimi belirtme
Burada as + isim, bir şeyin hareket ettiği veya var olduğu biçimi belirtir. Mesajlar sinir sistemi boyunca elektriksel uyarılar biçiminde ilerler. Açıklamalarda as + isim bir biçimi, rolü veya işlevi gösterebilir. Bu cümlede as “çünkü” anlamına gelmez ve yalnızca benzer olan bir şeyle karşılaştırma yapmaz.
Alıştırma
“The signal travels as a series of pulses,” cümlesinde as ne anlama gelir?
- … yüzünden
- … biçiminde
- … benzeri ama gerçekte o olmayan
Cevabı göster
… biçiminde
Regional anesthetics work by setting up an electrical barricade. Notlar
1:09Bölgesel anestezikler, elektriksel bir barikat kurarak çalışırlar.
work by setting up: bir mekanizmayı açıklama
Work by + -ing, bir şeyin çalışmasını sağlayan yöntemi veya mekanizmayı açıklar. Burada by setting up an electrical barricade, bölgesel anesteziklerin sinyali nasıl engellediğini anlatır. Bu yapıda by bir edattır; bu yüzden sonraki fiil -ing biçimini alır: work by blocking denir, work by block denmez. Bu kalıp ilaçların, araçların ve sistemlerin nasıl çalıştığını açıklarken sık kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi work by + -ing yapısının doğru iki kelimelik biçimiyle tamamlayın: The filter ____ trapping dirt in its fibers.
Cevabı göster
works by
Bilimsel bir benzetme olarak an electrical barricade
an electrical barricade bir benzetmedir. Bir barikat normalde bir yoldaki hareketi engeller; burada ise bölgesel anesteziklerin yüklü parçacıkların hareketini ve bunun sonucunda sinirlerdeki elektrik sinyalinin ilerlemesini durdurmasını canlandırır. Bu ifade, vücudun içindeki fiziksel bir nesnenin adı değildir. Bilimsel açıklamalar, görünmeyen süreçleri zihinde canlandırmayı kolaylaştırmak için sık sık tanıdık nesneler kullanır.
Alıştırma
Bu cümlede an electrical barricade ne anlama gelir?
- Yüklü parçacıkların ve sinirlerdeki elektrik sinyallerinin durdurulmasını anlatan bir benzetmedir.
- Sinirlere daha fazla elektrik ekleyen bir cihazdır.
- Vücudun içinde inşa edilmiş katı ve gerçek bir yol barikatıdır.
Cevabı göster
Yüklü parçacıkların ve sinirlerdeki elektrik sinyallerinin durdurulmasını anlatan bir benzetmedir.
They bind to the proteins in neurons' cell membranes that let charged particles in and out Notlar
1:14Yüklü parçacıkların içeri girip çıkmasına izin veren nöronların hücre zarlarındaki proteinlere bağlanırlar
bind to the proteins in neurons' cell membranes: nöron hücre zarındaki proteinlere bağlanmak
Biyoloji ve tıpta bind to + target, bir molekülün kimyasal etkileşim yoluyla belirli bir moleküler hedefe bağlandığını anlatır. Burada They, bölgesel anestezikleri; hedefler ise nöronların hücre zarlarındaki proteinleri ifade eder. Bu kullanım, bir şeyi iple bağlamak şeklindeki günlük anlamı taşımaz. X binds to Y kalıbında X molekülü veya ilacı, Y ise onun hedefini açıkça gösterir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için bind sözcüğünü doğru edatla kullanın: A signaling molecule can ____ a receptor on the cell surface.
Cevabı göster
bind to
let charged particles in and out: let + nesne + yön
Yapı let + nesne + yön şeklindedir. Let, neyin hareket edebildiğini veya hareket etmesine izin verildiğini belirtir; in and out ise birlikte çift yön bildiren bir tümleç olarak çalışır. Burada zar proteinleri yüklü parçacıkların girip çıkmasını mümkün kılar; proteinlerin bilinçli olarak izin verdiği anlatılmaz. İngilizcede in ve out gibi yön sözcükleri nesnenin hemen ardından gelebilir. To go eklemeye gerek yoktur; let air in tek başına eksiksiz ve doğal bir ifadedir.
Alıştırma
Let fiilinin doğru biçimini ve cat, in, out sözcüklerini kullanarak cümleyi tamamlayın: This pet door ____ all day.
Cevabı göster
lets the cat in and out
and lock out positively charged particles. Öbek fiiller
1:20ve pozitif yüklü parçacıkları dışarıda tutarlar.
lock out positively charged particles: pozitif yüklü parçacıkların girişini engellemek
Lock out, “birini veya bir şeyi dışarıda tutarak içeri girmesini ya da erişim kazanmasını engellemek” anlamına gelen öbeksi bir fiildir. Bu cümlede pozitif yüklü parçacıkların zar proteinlerinden geçerek içeri girmesi engellenir. Out, dışarıda bırakılma anlamını taşır. İfade, parçacıklara fiziksel bir kilit takmaktan söz etmez; lock ve out birlikte tek bir anlam oluşturur.
Alıştırma
Hangi cümle bir sistemin Nina'nın hesabına erişmesini engellediği anlamına gelir?
- The system locked Nina out of her account.
- The system let Nina open her account.
- The system kept Nina signed in to her account.
Cevabı göster
The system locked Nina out of her account.
whose pain-killing effects were discovered by accident when an ophthalmology intern got some on his tongue. Kalıp ifadeler
1:26onun ağrı kesici etkileri, bir oftalmoloji stajyerinin yanlışlıkla birazını diline sürmesiyle tesadüfen keşfedildi.
discovered by accident: tesadüfen keşfedildi
By accident, “planlamadan veya niyet etmeden” anlamına gelir. Discovered by accident ifadesinde ağrı kesici etkilerin nasıl öğrenildiğini açıklar: keşif planlı değildi ve bilinçli bir arayışın sonucu değildi. Bu ifade hem istemeden yapılan bir eylemi hem de tesadüfi bir keşfi anlatabilir. “Bir kaza aracılığıyla” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle keşfin planlanmadığı anlamına gelir?
- The hikers found the cave by accident.
- The hikers found the cave on purpose.
- The hikers were in an accident near the cave.
Cevabı göster
The hikers found the cave by accident.
but many of the more common regional anesthetics have a similar chemical structure and work the same way. Kalıp ifadeler
1:37ancak daha yaygın bölgesel anesteziklerin birçoğu benzer bir kimyasal yapıya sahiptir ve aynı şekilde çalışırlar.
Benzer bir kimyasal yapıya sahip olmak ve aynı şekilde çalışmak
Cümle iki iddiayı and ile birleştirir: anesteziklerin kimyasal yapıları benzerdir ve aynı şekilde çalışırlar. Burada work, “işlev görmek” veya “bir etki oluşturmak” anlamındadır; “bir işe sahip olmak” anlamında değildir. Similar, yapıların birbirine benzediğini ancak mutlaka tamamen aynı olmadığını belirtir. The same way ise aynı temel süreci kullandıklarını söyler. Bu kalıp, ortak bir özelliği ortak bir işlevle ilişkilendirmek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümle iki cihazın tasarımının benzer olduğunu ve aynı süreçle çalıştığını doğal biçimde söyler?
- These two scanners have a similar design and work the same way.
- These two scanners look similar, but only one works.
- These two scanners have the same design but work in different ways.
Cevabı göster
These two scanners have a similar design and work the same way.
But for major surgeries where you need to be unconscious, Dilbilgisi
1:43Ancak bilinçsiz olmanız gereken büyük ameliyatlar için,
you'll want something that acts on the entire nervous system, Kalıp ifadeler
1:46beyin de dahil olmak üzere
surgeries where you need to be unconscious ifadesindeki where
surgeries where... ifadesinde where, surgeries ismini niteleyen bir ilgi cümleciği başlatır. “İçinde” anlamındaki in which ile aynı işlevdedir: bunlar, kişinin bilincinin kapalı olması gereken ameliyatlardır. Ameliyat gerçek anlamda bir yer değildir; bir durumun gerçekleştiği ortam olarak ele alınır. Bu kalıp, where kullanımını fiziksel yerlerin ötesine taşıyarak cases, situations, jobs ve stages gibi bir durumu çerçeveleyen isimlerle kullanmaya imkân verir. where sonrasındaki cümlecik, o durumda ne olduğunu veya neyin geçerli olduğunu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümlede where fiziksel bir yer yerine soyut bir durumu anlatmak için doğru kullanılmıştır?
- There are cases where the usual rule does not apply.
- There are cases who the usual rule does not apply.
- There are cases which the usual rule does not apply.
Cevabı göster
There are cases where the usual rule does not apply.
acts on the entire nervous system: act on + etkinin hedefi
Burada acts on, “üzerinde etki oluşturur” veya “üzerinde etkili olur” anlamındadır. Özne, söz konusu anestezik maddedir; the entire nervous system ise etkinin hedefidir. Yapı act on + hedef şeklindedir. Bir ilacın, kimyasalın, sinyalin veya kuvvetin bir vücut bölümünü, sistemi ya da nesneyi nasıl etkilediği açıklanırken yaygın olarak kullanılır. Bu ifadede act, “sahneye çıkıp rol yapmak” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için act on ifadesini doğru biçimde kullanın: This compound ____ receptors on the cell surface.
Cevabı göster
acts on
That's what inhalational anesthetics do. Anlatım akışı
1:51Soluma ile alınan anesteziklerin yaptığı da budur.
That's what ... do ile bir işlevi özetlemek
That's what inhalational anesthetics do cümlesinde that, az önce açıklanan işleve gönderme yapar. What inhalational anesthetics do yan cümlesi, anesteziklerin yaptığı işi veya yerine getirdiği işlevi belirtir; what burada soru sormaz. Önceki bir açıklamayı kısa bir özet hâline getirmek ve işlevi onu yerine getiren kişi ya da nesneyle ilişkilendirmek için That's what + özne + do/does kalıbını kullanın.
Alıştırma
Özeti That's what ... do kalıbıyla tamamlayın: Smoke alarms warn people about fire. That's ____.
Cevabı göster
what smoke alarms do
Kapsamı sınırlayan In Western medicine
In Western medicine, cümlenin başında kullanılan bir kapsam ifadesidir. Ardından gelen tarihsel iddianın dünyadaki her tıp geleneği için değil, Batı tıbbı geleneği içinde geçerli olduğunu belirtir. Western medicine bir tıp geleneğini ve onun bilgi ve uygulama sistemini adlandırır. Bu nedenle ifade, first common one sözünün hangi çerçevede yorumlanacağını belirler.
Alıştırma
İfadeyi değerlendirin: Cümle, dietil eterin dünyadaki her tıp geleneğinde yaygın olarak kullanılan ilk inhalasyon anesteziği olduğunu iddia eder.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
It was best known as a recreational drug Kalıp ifadeler
1:59En çok keyif verici bir madde olarak biliniyordu,
was best known as a recreational drug: keyif amacıyla kullanılan bir madde olarak en çok bilinmek
Be best known as + rol, kimlik, etiket veya kategori, bir kişi ya da şeyin en çok hangi kimlikle tanındığını belirtir. Bu cümlede recreational drug, geçmişte eterle en çok ilişkilendirilen kamusal tanımdır. Recreational drug, tıbbi olmayan amaçlarla ve keyif verici etkiler için kullanılan madde demektir. Bu ifade “boş zaman ilacı” gibi zararsız bir anlam taşımaz; ciddi sağlık ve hukuki riskler içerebilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlayın: The town is ____ a winter sports center.
Cevabı göster
best known as
until doctors started to realize that people sometimes didn't notice injuries they received under the influence. Deyimler
2:01ta ki doktorlar, insanların bazen etkisi altındayken aldıkları yaraları fark etmediklerini anlamaya başlayana kadar.
under the influence: alkol veya uyuşturucunun etkisi altında
Under the influence, alkol veya bir uyuşturucunun kişinin muhakemesini, duyularını ya da davranışını etkilediğini belirten kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede, eterin etkisindeki insanların aldıkları yaraları fark etmemesi anlatılır. Bir kişinin, görüşün ya da olayın sıradan etkisini anlatmaz. of olmadan kullanıldığında genellikle alkol veya uyuşturucu etkisini belirtir; hangi madde olduğu bağlamdan anlaşılır.
Alıştırma
'Maya was under the influence when she drove home' cümlesinde under the influence büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Bir öğretmen tarafından yönlendiriliyordu
- Alkol veya uyuşturucudan etkilenmişti
- Bir fikir onu ikna etmişti
Cevabı göster
Alkol veya uyuşturucudan etkilenmişti
they started sedating patients with ether during dental extractions and surgeries. Kelime
2:09diş çekimleri ve ameliyatlar sırasında hastaları eter ile yatıştırmaya başladılar.
sedating patients with ether: ilaçla tıbbi sedasyon
Burada sedating patients, tıbbi bir işlem sırasında hastalara sakinleşmeleri, uykulu hâle gelmeleri veya farkındalıklarının azalması için ilaç verilmesi anlamına gelir. Hastaları sözlerle rahatlatmak anlamına gelmez. Yapı sedate + kişi + with + ilaç şeklindedir; with ether kullanılan maddeyi belirtir. Sedasyonun derinliği değişebilir, bu nedenle sedate tek başına kişinin tamamen bilincini kaybettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Tıbbi cümleyi sedate fiilinin geçmiş zaman biçimiyle ve sedate + the patient + with yapısıyla tamamlayın: Before the scan, the doctor ____ a mild drug.
Cevabı göster
sedated the patient with
Nitrous oxide became popular in the decades that followed Kalıp ifadeler
2:15Nitröz oksit sonraki yıllarda popülerleşti
in the decades that followed: zaman çizgisini ileri taşımak
In the decades that followed, az önce belirtilen bir dönem veya olaydan sonraki uzun yıllar boyunca anlamına gelir. Burada followed zaman çizgisini ileri taşır; insanların veya nesnelerin başka bir şeyin arkasından hareket etmesini anlatmaz. That followed ilgi cümleciği decades sözcüğünü niteler. Bu kısa ve oldukça resmî zaman ifadesi, tarih anlatılarında ve uzun vadeli değişimleri açıklayan metinlerde yaygındır.
Alıştırma
Bu yeni zaman çizgisi cümlesini hedef ifadede kullanılan aynı iki sözcüklü cümlecikle tamamlayın: In the years ____, the library added three new branches.
Cevabı göster
that followed
although ether derivatives like sevoflurane are more common. Dilbilgisi
2:20her ne kadar sevofluran gibi eter türevleri daha yaygın olsa da.
although ... are more common: ödünleme ilişkisi eklemek
Although burada ödünleme ilişkisi kurar. Önceki bilgi — diazot monoksidin hâlâ kullanıldığı — doğru kalır; bu yan cümle ise karşıt bir sınırlama ekler: sevofluran gibi eter türevleri daha yaygındır. İki bilgi de doğruyken biri diğerini daha az beklenir veya daha az önemli gösteriyorsa although + tam bir yan cümle kullanılır. Burada although önceki ifadeyi geçersiz kılmaz; bilgiyi düzenler.
Alıştırma
İki gerçeği de geçerli tutup ikinciyi karşıt bir sınırlama olarak sunan bağlacı seçin: The old library is still useful, ___ the new one has more books.
- because
- and
- although
Cevabı göster
although
Inhalational anesthesia is usually supplemented with intravenous anesthesia, Kalıp ifadeler
2:25Solunum anestezisi genellikle 1870'lerde geliştirilen
is usually supplemented with ...: yerine koymadan destek eklemek
Is supplemented with, asıl şeyi desteklemek veya tamamlamak için ek bir şeyin katıldığını belirten edilgen bir kalıptır. Burada inhalasyon anestezisi kullanılmaya devam eder ve yanına intravenöz anestezi eklenir. Kalıp A is supplemented with B şeklindedir: A temel yöntem veya kaynaktır, B ise ek destek sağlar. Supplemented, A'nın tamamen değiştirildiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Ders kitabının temel kaynak olarak kaldığını ve videoların destek sağladığını göstermek için supplement fiilinin edilgen kalıbını kullanın: The textbook is ____ short videos.
Cevabı göster
supplemented with
Common intravenous agents include sedatives like propofol,
2:32Yaygın damar içi ajanlar arasında propofol gibi sakinleştiriciler,
which induce unconsciousness: neden olmak anlamındaki induce
Bu cümlede which, sedatives like propofol ifadesine gönderme yapar. induce unconsciousness, “bir kişinin bilincini kaybetmesine neden olmak” demektir; dolayısıyla ilgi cümleciği ilaçların etkisini açıklar. Burada induce, bir madde veya sürecin fiziksel bir durum oluşturmasını anlatan resmî bir neden-sonuç anlamına sahiptir. Yapı induce + isim öbeğidir ve unconsciousness ortaya çıkan durumu adlandırır.
Alıştırma
sedatives like propofol, which induce unconsciousness ifadesinde induce ne anlama gelir?
- Fiziksel bir duruma neden olmak
- Birini bir şey yapmaya ikna etmek
- Bir durumu yavaşça gözlemlemek
Cevabı göster
Fiziksel bir duruma neden olmak
These general anesthetics also seem to work by affecting electrical signals in the nervous system. Anlatım akışı
2:42Bu genel anestezikler de sinir sistemindeki elektrik sinyallerini etkileyerek çalışıyor gibi görünmektedir.
seem to work by affecting...: mekanizma hakkında temkinli bir iddia
seem to, açıklamanın kanıtlarla desteklendiğini ancak tamamen kesin olmadığını gösterir. Anesteziklerin bu şekilde çalıştığı iddiasını daha temkinli hâle getirir; ifadeyi dayanaksız bir tahmine dönüştürmez. Yapı, bilgiyi iki aşamada düzenler: seem to + fiilin yalın hâli konuşanın güven düzeyini gösterir, work by + -ing ise önerilen mekanizmayı belirtir. Buradaki mekanizma, sinir sistemindeki elektrik sinyallerini etkilemektir.
Alıştırma
Bir çalışma mekanizmaya dair bazı kanıtlar sunuyor, ancak mekanizma henüz tamamen doğrulanmadı. Hangi cümle bu kesinlik düzeyine en uygundur?
- The treatment cannot work because inflammation exists.
- The treatment seems to work by reducing inflammation.
- The treatment definitely works by reducing inflammation.
Cevabı göster
The treatment seems to work by reducing inflammation.
as different parts of the brain communicate with each other.
2:52beynin elektrik sinyalleri kaotik bir koro halindedir.
a chaotic chorus: birçok sinyali anlatan bir benzetme
Bu cümlede a chaotic chorus, aynı anda gerçekleşen birçok elektrik sinyalini anlatan bir benzetmedir. Chorus birçok “sesi” çağrıştırırken chaotic bu etkinliğin karmaşık ve düzenli olmadığını gösterir. Gerçekte şarkı söyleyen kimse yoktur. Bu görüntü, görünmez beyin etkinliğini hayal etmeyi kolaylaştırır: birçok bölüm aynı anda etkinleşir ve birbiriyle iletişim kurar.
Alıştırma
Bu cümlede a chaotic chorus ne anlama geliyor?
- Birçok beyin sinyali aynı anda etkindir ve birbiriyle örtüşür.
- Beyin gerçekten duyulabilen bir müzik üretmektedir.
- Beyindeki bütün elektrik etkinliği durmuştur.
Cevabı göster
Birçok beyin sinyali aynı anda etkindir ve birbiriyle örtüşür.
That connectivity keeps you awake and aware. Dilbilgisi
2:55Bu bağlantı sizi uyanık ve bilinçli tutar.
keeps you awake and aware: keep + nesne + sıfat
keep + nesne + sıfat yapısı, “birinin veya bir şeyin belirli bir durumda kalmasını sağlamak” anlamına gelir. keeps you awake and aware ifadesinde you nesnedir; awake ve aware ise devam eden durumu anlatan sıfatlardır. Burada keeps, bağlantının devam eden bir sonucunu ifade eder. “Saklamak” veya “depolamak” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi keep fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: A warm coat ____ you comfortable in cold weather.
Cevabı göster
keeps
those signals become calmer and more organized,
3:00bu sinyaller daha sakin ve daha düzenli hale gelir,
suggesting that different parts of the brain aren't talking to each other anymore. Anlatım akışı
3:03bu da beynin farklı kısımlarının artık birbirleriyle konuşmadığını gösterir.
As someone becomes anesthetized: birlikte gelişen iki değişim
Bu cümlede as, “bir süreç ilerlerken” ya da “zaman geçtikçe” anlamına gelir; “bir rolde” anlamında değildir. as ile başlayan yan cümle gelişmekte olan süreci, yani birinin anestezi durumuna geçmesini belirtir. Ana cümle, bununla birlikte gerçekleşen değişimi açıklar: sinyaller daha sakin ve daha düzenli hâle gelir. İki gelişme birlikte ilerlediğinde, özellikle biri kademeli olarak değiştiğinde as + özne + fiil yapısını kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Hangi cümlede as, birlikte gelişen iki değişimi bağlamak için kullanılmıştır?
- She works as a lighting designer.
- Because the room is dark, I turned on the lamp.
- As the room grows darker, the streetlights become easier to see.
Cevabı göster
As the room grows darker, the streetlights become easier to see.
Suggesting that...: gözlemden çıkarıma
-ing yapısındaki suggesting that... yan cümlesi, önündeki gözlemin tamamına döner: sinyaller daha sakin ve daha düzenli hâle gelir. Ardından bu gözlemin desteklediği çıkarımı verir: beynin farklı bölgeleri artık etkili biçimde iletişim kurmuyor olabilir. Bu yapı bilgiyi önce kanıt, sonra yorum sırasıyla düzenler. Suggesting kanıtlanmış bir sonucu değil, makul bir sonucu gösterir; böylece iddianın uygun ölçüde temkinli kalmasını sağlar.
Alıştırma
İfadeyi değerlendirin: 'The roads are wet, suggesting that it rained recently,' cümlesinde suggesting that, yağmur yağmasını kanıtlanmış bir gerçek olarak değil, makul bir çıkarım olarak sunar.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Doğru
There's a lot we still don't know about exactly how this happens. Anlatım akışı
3:09Bunun tam olarak nasıl gerçekleştiği hakkında hala bilmediğimiz çok şey var.
There's a lot we still don't know about...: Mevcut Bilginin Sınırlarını Belirtmek
There's a lot we still don't know ifadesi, mevcut bilginin sınırını gösterir. Hiçbir şey bilinmediği anlamına gelmez; a lot, hâlâ önemli boşluklar olduğunu belirtir. about exactly how this happens bölümü, belirsizliği kesin mekanizmayla sınırlar. Cümle, bilinen ipuçlarını henüz çözülmemiş açıklamadan ayırır; böylece konuşmacı daha önce ele alınan kanıtları reddetmeden belirsizliği kabul eder.
Alıştırma
Bu cümlenin bilimsel bir açıklamadaki temel işlevi nedir?
- Hâlihazırda bilinenleri reddetmeden mevcut bilgide önemli bir boşluk olduğunu belirtir.
- Daha önceki tüm açıklamaların yanlış olduğunu söyler.
- Mekanizmanın artık tamamen anlaşıldığını iddia eder.
Cevabı göster
Hâlihazırda bilinenleri reddetmeden mevcut bilgide önemli bir boşluk olduğunu belirtir.
Several common anesthetics bind to the GABA-A receptor in the brain's neurons. Kelime
3:13Yaygın kullanılan birkaç anestezik madde, beynin nöronlarındaki GABA-A reseptörüne bağlanır.
bind to the GABA-A receptor: Moleküler Hedefi Adlandırmak
Biyoloji ve kimyada bind to, belirli bir moleküler hedefe bağlanmak veya onunla etkileşime girmek anlamına gelir. Burada anesteziklerin hedefi, beyin nöronlarındaki GABA-A reseptörüdür. Reseptör, uygun bir molekül kendisine bağlandığında tepki veren bir protein yapısıdır; misafir karşılayan bir kişi anlamına gelmez. GABA-A, belirli reseptör türünü tanımlar; bu nedenle GABA-A receptor tek bir teknik isim öbeği olarak okunmalıdır.
Alıştırma
Cümlede GABA-A receptor neyi ifade ediyor?
- Beyindeki elektriksel etkinliği kaydetmek için kullanılan bir cihaz.
- Anestezik teslimatlarını alan bir hastane çalışanı.
- Anesteziklerin bağlandığı, nöronlardaki belirli bir reseptör proteini.
Cevabı göster
Anesteziklerin bağlandığı, nöronlardaki belirli bir reseptör proteini.
letting negatively charged particles flow into the cell. Dilbilgisi
3:20negatif yüklü parçacıkların hücreye akmasına izin verirler.
hold the gateway open: bir nesneyi belirli bir durumda tutmak
Burada gateway, reseptör kanalını gerçek bir kapı gibi gösteren bir benzetmedir; gerçek bir kapı değildir. They hold the gateway open, anesteziklerin kanalı açık durumda tuttuğu anlamına gelir. hold + nesne + sıfat kalıbı, “nesneyi o durumda tutmak” anlamını verir. hold the gateway open ifadesinde gateway nesnedir, open ise devam eden durumu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle kelepçenin tahtayı sabit bir durumda tuttuğu anlamına gelir?
- The board holds the clamp steady.
- The worker holds the clamp beside the board.
- The clamp holds the board steady.
Cevabı göster
The clamp holds the board steady.
letting ... flow: sonucu gösteren bir -ing yan cümlesi
Virgülden sonraki letting... yan cümlesi ana eylemin sonucunu verir: kanalın açık tutulması, negatif yüklü parçacıkların hücreye girmesine olanak tanır. Bu bölüm ana cümleye bağlıdır; yeni ve bağımsız bir ana cümle değildir. Bu yan cümlede let, let + nesne + fiilin yalın hâli kalıbını kullanır: letting + particles + flow. Fiilin yalın hâli olan flow, nesneden hemen sonra gelir.
Alıştırma
Hangi cümle, vananın açılmasının sonucunu göstermek için virgül + letting... yan cümlesini doğru kullanır?
- The valve opened, letting water flow into the tank.
- The valve opened, and letting water flow into the tank.
- The valve opened, letting water to flow into the tank.
Cevabı göster
The valve opened, letting water flow into the tank.
keeping the neuron from transmitting electrical signals. Dilbilgisi
3:28ve nöronun elektrik sinyalleri iletmesini engeller.
Negative charge builds up: zamanla birikmeyi anlatan build up
Negative charge builds up ifadesinde builds up, “zamanla birikmek” demektir. Yük zaman içinde artar ve nöronun sinyal iletimini etkileyecek miktara ulaşır; burada bir şeyin inşa edilmesi anlatılmaz. Temel biçim build up'tır. Negative charge gibi üçüncü tekil şahıs bir özneyle builds up olur. Bu öbek fiil; basınç, toz, ısı, borç veya duyguların yavaş yavaş artmasını da anlatabilir.
Alıştırma
“Zamanla birikmek” anlamını vermek için build sözcüğüne bir parçacık ekleyerek cümleyi tamamlayın: Pressure can ____ inside a sealed tank.
Cevabı göster
build up
acts like a logjam: tıkanmayı anlatan bir benzetme
Acts like a logjam mecazlı bir benzetmedir. Gerçek anlamda logjam, bir nehri tıkayan kütük yığınıdır. Burada birikmiş negatif yük benzer bir engelleme etkisi yaratır: nöronun elektrik sinyallerini iletmesini önler. Acts like, “bir şeye dönüşmek” değil, “bir şey gibi işlev görmek veya benzer etki yaratmak” demektir. Bu karşılaştırma, görünmeyen bir biyolojik süreci tanıdık bir fiziksel tıkanıklıkla açıklar.
Alıştırma
Cümleyi okuyun ve acts like a logjam ifadesinin anlamını seçin: Negative charge builds up and acts like a logjam, keeping the neuron from transmitting electrical signals.
- Sinyallerin geçmesini durduran bir engelleme etkisi yaratır.
- Nöronun içinde bir kütük yığınına dönüşür.
- Sinyalleri depolar ve daha hızlı gönderir.
Cevabı göster
Sinyallerin geçmesini durduran bir engelleme etkisi yaratır.
keeping the neuron from transmitting: keep X from -ing yapısı
keeping the neuron from transmitting electrical signals ifadesinde keep + nesne + from + -ing yapısı, ‘nesnenin bir şey yapmasını engellemek’ anlamına gelir. Nesne the neuron, engellenen eylem ise transmitting electrical signals bölümüdür. keeping ile başlayan -ing öbeği, daha önce anlatılan birikmenin sonucunu ekler: birikme bir tıkanıklık oluşturur ve bu nedenle nöron sinyal gönderemez. From sonrasında fiilin yalın hâli transmit değil, transmitting gibi -ing biçimi kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi enter fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The locked door keeps strangers ____ the room.
Cevabı göster
from entering
gated channels: kontrollü biçimde açılan kanallar
gated channels ifadesinde gated, her kanalın bir kapı gibi kontrollü biçimde açılıp kapanabildiğini anlatır. Sinir sisteminde bu kanallar, yüklü parçacıkların geçip geçemeyeceğini düzenleyerek elektriksel sinyalleşmenin kontrolüne yardımcı olur. Burada channels, televizyon veya sosyal medya kanalları değil, mikroskobik geçitlerdir. Gated, bir binaya takılmış fiziksel bir kapıyı değil, açma-kapama mekanizmasını tanımlar.
Alıştırma
Bir sinir bilimi metninde gated channels nedir?
- Yalnızca parola ile izlenebilen televizyon kanalları
- Her zaman açık kalması gereken geçitler
- Kontrollü koşullarda açılıp kapanabilen geçitler
Cevabı göster
Kontrollü koşullarda açılıp kapanabilen geçitler
Most anesthetics probably act on more than one,
3:39Çoğu anestezik muhtemelen birden fazlası üzerinde etki eder,
and they don't act on just the nervous system. Dilbilgisi
3:42ve sadece sinir sistemi üzerinde etki etmezler.
don't act on just ...: “yalnızca X” sınırını olumsuzlama
don't act on just the nervous system ifadesinde don't, just sözcüğünün getirdiği sınırlamayı olumsuzlar. Anestezikler sinir sistemi üzerinde etkilidir, ancak yalnızca bu sistem üzerinde değil; başka hedefleri de etkilerler. don't/not + fiil + just X yapısı, eylemin X ile sınırlı olmadığını gösterir. Just çıkarılırsa don't act on the nervous system, sinir sistemi üzerinde hiçbir etki olmadığını belirtir.
Alıştırma
"The treatment doesn't affect just the skin" ne anlama gelir?
- Cildi ve vücudun başka bölümlerini etkiler.
- Cilt üzerinde hiçbir etkisi yoktur.
- Yalnızca cildi etkiler.
Cevabı göster
Cildi ve vücudun başka bölümlerini etkiler.
Modern drugs can have serious side effects. Kalıp ifadeler
3:55Modern ilaçların ciddi yan etkileri olabilir.
serious side effects: tıbbi riski anlatan bir sözcük birleşimi
Tıpta side effects, amaçlanan etkiye ek olarak ortaya çıkan ve çoğu zaman istenmeyen etkileri ifade eder. Serious side effects, yalnızca hafif bir rahatsızlık değil, büyük zarara yol açabilecek veya tıbbi bakım gerektirecek kadar ağır yan etkilerdir. Yaygın kalıplar have serious side effects ve cause serious side effects ifadeleridir. Bu ifadede serious, risk veya zararın yüksek düzeyde olduğunu gösterir.
Alıştırma
Ciddi istenmeyen etkiler anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The medicine may cause ____.
Cevabı göster
serious side effects
So an anesthesiologist has to mix just the right balance of drugs to create all the features of anesthesia Kalıp ifadeler
3:58Bu nedenle bir anestezi uzmanı, anestezinin tüm özelliklerini yaratmak için tam olarak doğru oranda ilacı karıştırmalı,
mix just the right balance of drugs: ilaçları tam doğru dengede karıştırmak
Burada mix, ilaçları yalnızca karıştırmak değil, birkaç ilacı bir araya getirip formüle etmek anlamına gelir. just the right balance of drugs, miktarları ve etkileri dikkatle uygun oranlara getirilmiş bir ilaç bileşimini anlatır. just the right balance içindeki just, “yalnızca” değil, “tam olarak” veya “hassas biçimde” anlamındadır. Başka durumlara da aktarılabilen just the right balance of ... kalıbı, amacına uygun; bir parçası fazla, diğeri az olmayan bir karışımı anlatır.
Alıştırma
Örnekteki just the right balance of drugs ne anlama gelir?
- Her ilaçtan eşit miktarlar
- Hiçbir bileşim olmadan yalnızca bir ilaç
- Oranları tam olarak uygun olan bir ilaç bileşimi
Cevabı göster
Oranları tam olarak uygun olan bir ilaç bileşimi
while carefully monitoring the patient's vital signs Dilbilgisi
4:05bir yandan da hastanın yaşamsal belirtilerini dikkatle izlemeli
while monitoring ... and adjusting ... as needed: izlerken gerektiği şekilde ayarlamak
While + -ing, ana eylem sürerken gerçekleşen bir eylemi gösterir. Burada monitoring ve adjusting, and ile bağlanan paralel -ing fiilleridir ve ikisi de ana cümlenin öznesini, yani anestezi uzmanını paylaşır. As needed ifadesi adjusting fiilini niteler ve hastanın durumu bir değişikliği gerekli kıldığında ayarlama yapılması anlamına gelir. Yapı, süreci sürekli gözlem ile yalnızca gerektiğinde yapılan değişiklikler şeklinde düzenler.
Alıştırma
Paralel eylemleri tamamlamak için monitor ve adjust fiillerini doğru biçimlerde kullanın: The technician tested the machine while carefully ____ the readings and ____ the settings as needed.
Cevabı göster
monitoring · adjusting
but figuring out how to use it allowed for the development of new and better surgical techniques. Dilbilgisi
4:13ancak nasıl kullanılacağını bulmak, yeni ve daha iyi cerrahi tekniklerin geliştirilmesini sağladı.
Figuring out how to use it allowed for the development of ...: nasıl kullanılacağını çözmek gelişimi mümkün kıldı
“Figuring out how to use it”, cümlenin öznesi olan bir gerund öbeğidir. Anestezinin nasıl kullanılacağını öğrenme başarısının tamamını tek bir şey olarak adlandırır; “it”, “anesthesia” sözcüğünü gösterir. “Allowed for the development of”, “…… gelişimini mümkün kıldı” anlamına gelir. Yapı bir bütün olarak, bir başarının daha sonraki ilerlemeyi mümkün kılan koşul olduğunu anlatır; birinin izin verdiğini anlatmaz.
Alıştırma
Bu cümlede “allowed for the development of” ne anlama gelir?
- Gelişimi mümkün kıldı
- Gelişime resmî izin verdi
- Gelişimi daha az olası hâle getirdi
Cevabı göster
Gelişimi mümkün kıldı
Surgeons could learn how to routinely and safely perform C-sections, Kelime
4:19Cerrahlar sezaryen ameliyatlarını rutin ve güvenli bir şekilde yapmayı,
Routinely and safely perform C-sections: sezaryen ameliyatlarını rutin ve güvenli biçimde yapmak
“Perform C-sections”, “sezaryen ameliyatı yapmak” anlamına gelen yaygın bir tıbbi söz öbeğidir. Burada “perform”, seyirci önünde gösteri yapmak değil, uzmanlık gerektiren bir işlemi uygulamak anlamındadır. “Routinely and safely”, “perform” fiilini niteler. İşlemin sağlık hizmetlerinin düzenli bir parçası olarak ve güvenli biçimde yapılabildiğini anlatır. “C-section”, “Cesarean section” ifadesinin yaygın kısaltmasıdır.
Alıştırma
Bu tıbbi cümlede “perform C-sections” ne anlama gelir?
- Sezaryen ameliyatlarını seyirci için canlandırmak
- Hasta olarak sezaryen ameliyatı olmak
- Sezaryen ameliyatlarını gerçekleştirmek
Cevabı göster
Sezaryen ameliyatlarını gerçekleştirmek
reopen blocked arteries: tıkanmış atardamarları yeniden açmak
Reopen, “yeniden açmak” anlamına gelir. Burada tıkanmış atardamarlardaki geçişin yeniden sağlanmasını ve kanın tekrar akabilmesini anlatır. re- ön eki, open sözcüğüne “yeniden” anlamını katar. Blocked arteries tıbbi bir isim öbeğidir: blocked, arteries sözcüğünü niteler; atardamarların başka bir şeyi engellediği anlamına gelmez. reopen blocked arteries ifadesi bir tedavi veya ameliyatla amaçlanan sonucu kısa ve öz biçimde belirtir.
Alıştırma
Cümleyi yukarıda öğretilen tıbbi ifadeyle tamamlayın: The procedure may ____ and improve blood flow.
Cevabı göster
reopen blocked arteries
and many other life-saving operations. Kalıp ifadeler
4:27ve diğer birçok hayat kurtaran ameliyatı yapmayı öğrenebildiler.
life-saving operations: hayat kurtaran ameliyatlar
Life-saving, “hayat kurtarabilen veya ölümü önleyebilen” anlamına gelen birleşik bir sıfattır. Operations sözcüğünden önce gelir ve bu ameliyatların neden önemli olduğunu açıklar. Kısa çizgi, life ve saving sözcüklerinin tek bir niteleyici olarak birlikte çalıştığını gösterir. Bu tıbbi bağlamda operations, cerrahi işlemler yani ameliyatlar anlamındadır. Dolayısıyla life-saving operations, insanları hayatta tutabilecek ameliyatları ifade eder; ticari faaliyetleri veya matematik işlemlerini değil.
Alıştırma
Hangi cümlede life-saving doğal biçimde birleşik sıfat olarak kullanılmıştır?
- CPR can be a saving-life skill.
- CPR can be a life-save skill.
- CPR can be a life-saving skill.
Cevabı göster
CPR can be a life-saving skill.
new anesthesia techniques are developed that will ensure more and more patients survive the trauma of surgery. Notlar
4:31giderek daha fazla hastanın ameliyat travmasından kurtulmasını sağlayacak yeni anestezi teknikleri geliştiriliyor.
new anesthesia techniques are developed: geniş zamanda edilgen yapı
Buradaki are developed, geniş zamanın edilgen yapısıdır: are + geçmiş zaman ortacı developed. new anesthesia techniques öznesi eylemden etkilenir; dolayısıyla adı belirtilmeyen araştırmacıların bu teknikleri geliştirdiği anlaşılır. Edilgen yapı, dikkati araştırmayı yapan kişilerden çok yeni tekniklere ve tıptaki sürekli ilerlemeye yöneltir. Sonuç veya süreç, eylemi yapandan daha önemli olduğunda bu odak sık görülür.
Alıştırma
Cümleyi develop fiilinin geniş zamandaki edilgen biçimiyle tamamlayın: New safety systems ____ every year.
Cevabı göster
are developed
will ensure more and more patients survive...: ensure + sonuç bildiren yan cümle
Ensure sözcüğünün ardından, amaçlanan sonucu bildiren bir yan cümle doğrudan gelebilir. Burada bu yan cümle more and more patients survive the trauma of surgery ifadesidir; patients özne, survive ise fiildir. Will, bunu yeni tekniklerin gelecekte beklenen etkisi olarak sunar. More and more, sayının sürekli arttığını belirtir. Bu tıbbi bağlamda the trauma of surgery, ameliyatın yol açtığı ciddi fiziksel hasar ve bedensel stresi ifade eder; yalnızca psikolojik travma anlamına gelmez.
Alıştırma
will ensure more and more patients survive the trauma of surgery ifadesinin anlamına en yakın seçenek hangisidir?
- Giderek daha fazla hastanın ameliyatın fiziksel stresini atlatıp hayatta kalmasını sağlayacaktır.
- Hastalara ameliyatın hiçbir zaman korkutucu gelmeyeceğine söz verecektir.
- Ameliyattan sonra giderek daha fazla hastaya sigorta sağlayacaktır.
Cevabı göster
Giderek daha fazla hastanın ameliyatın fiziksel stresini atlatıp hayatta kalmasını sağlayacaktır.