İngilizcenize güç katacak 5 oyun terimi - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
323 kelime 170 kel/dk

Video özeti: Kısa bir oyun diyaloğu; deneyimsiz bir oyuncuyu, öfkeyle oyundan çıkmayı ve performansıyla takımına galibiyet getiren oyuncuyu anlatan üç ifadeyi açıklıyor. Ayrıca bazı oyun terimlerinin spor ve başka etkinliklerde de kullanılabildiğini gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. noob? — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bu gayriresmî ve hafif alaycı sözcüğün, bir oyuna yeni başladığı için henüz fazla bilgili veya becerikli olmayan kişiyi anlattığını anlayacaksınız. Bir etkinlik adı noob sözcüğünün önüne getirildiğinde ifadenin oyun dışına taşınarak, örneğin sörfe yeni başlayan biri için de kullanılabildiğini fark edeceksiniz. 2. rage quit — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bu oyuncu argosunu, yenilmenin doğurduğu yoğun öfke veya hayal kırıklığı yüzünden oyun bitmeden ayrılmak olarak tanıyacak; rage ile quit sözcüklerini ayrı ayrı yorumlamayacaksınız. Böylece oyunlarda ve çevrim içi topluluklarda oyuncu davranışını anlatırken ifadeyi doğru bağlamda kullanabileceksiniz. 3. carries their team? — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: carry fiilinin özel mecaz anlamını kavrayacaksınız: Bir oyuncu takım arkadaşlarından çok daha iyi oynar ve takımın kazanmasının başlıca nedeni olur. Bu sayede hem oyunlarda hem sporda bireysel etkinin değerlendirildiği cümleleri, fiziksel olarak taşıma anlamına çekmeden anlayabileceksiniz.

Bu derste

Are you a noob? Kelime

0:04

Sen bir "noob" musun?

Kelime

noob: yeni başlayan biri için alaycı ve samimi bir söz

Are you a noob? cümlesinde noob, bir oyunda yeni veya becerisi yetersiz olan kişiyi ifade eder. Bu soru yalnızca deneyim sormak yerine diğer oyuncuya meydan okuyabilir veya onunla alay edebilir. Noob, internette ve oyunlarda kullanılan çok samimi bir argo sözcüktür. Başka etkinlikler için de kullanılabilir, ancak genellikle kişinin becerisini yargıladığı için beginner kadar tarafsız değildir.

Alıştırma

Samimi bir oyun sohbetindeki şu alaycı mesajı en iyi hangi sözcük tamamlar? Nice try, ___!

  1. noob
  2. newcomer
  3. beginner
Cevabı göster

noob

Do you often rage quit when losing? Notlar

0:06

Kaybederken sık sık "rage quit" atar mısın?

Kelime

rage quit: öfkelenip oyundan aniden çıkmak

Rage quit, öfke veya hayal kırıklığı yüzünden bir oyunu ya da yarışmayı aniden, çoğu zaman bitmeden bırakmak anlamına gelen birleşik bir fiildir. Bu sorudaki when losing, eylemi tetikleyen durumu gösterir: kişi geride olduğu için oyunu terk eder. Bu ifade, sakin veya önceden planlanmış bir bırakma kararını değil, duyguların yol açtığı ani bir çıkışı anlatır.

Alıştırma

Cümleyi “kaybettiğin için öfkelenip aniden çıkmak” anlamındaki iki sözcüklü oyun ifadesiyle tamamlayın: Don't ____ just because you're losing.

Cevabı göster

rage quit

Dilbilgisi

when losing: when you are losing ifadesinin kısaltılmış biçimi

Burada when losing, when you are losing ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Soru you öznesine yöneliktir, bu yüzden losing eyleminin örtük öznesi de you olur. Losing o anda devam eden durumu anlatır; burada isim değildir. when + -ing kalıbı, ana eylemin gerçekleştiği zamanı ya da durumu kısaca belirtir.

Alıştırma

Do you often rage quit when losing? sorusunda, when losing ile aynı anlama gelen tam biçim hangisidir?

  1. when you are losing
  2. when the other player is losing
  3. when you were losing yesterday
Cevabı göster

when you are losing

Or are you someone that carries their team? Kelime

0:08

Yoksa takımını "taşıyan (carry)" kişi misin?

Kelime

carries their team: takımın başarısındaki ana güç olmak

Oyunlarda ve sporda carries their team, bir kişinin güçlü performansının takımın başarısının ya da galibiyetinin başlıca nedenlerinden biri olduğu anlamına gelir. Carry burada mecazidir; kimse takımı fiziksel olarak kaldırmaz. Bu ifade yalnızca yardım etmekten daha güçlüdür. Kişinin önemli işlerin olağan dışı derecede büyük bir kısmını yaptığını anlatır.

Alıştırma

Bu cümlede carried her team to victory ne anlama gelir? Nia scored almost every point and carried her team to victory.

  1. Onun mükemmel performansı takımının kazanmasının ana nedeniydi.
  2. Oyun bitmeden ayrıldı.
  3. Bütün takım arkadaşlarını fiziksel olarak kaldırdı.
Cevabı göster

Onun mükemmel performansı takımının kazanmasının ana nedeniydi.

Do any of these sentences make sense to you? Kalıp ifadeler

0:11

Bu cümleler sana bir anlam ifade ediyor mu?

Kalıp ifadeler

make sense to you: bir şeyin açık olup olmadığını sormak

Bu soruda make sense to you, “sizin için anlaşılır veya mantıklı olmak” anlamına gelir. Değerlendirilen şey cümlelerdir; to you ise onları anlamaya çalışan kişiyi belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp something makes sense to someone şeklindedir. these sentences gibi çoğul bir özneyle makes değil, make kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle bir açıklamanın dinleyen için açık olup olmadığını doğal biçimde sorar?

  1. Does this explanation make sense of you?
  2. Do this explanation make sense to you?
  3. Does this explanation make sense to you?
Cevabı göster

Does this explanation make sense to you?

If not, keep watching and find out what they mean. Anlatım akışı

0:13

Eğer etmiyorsa, izlemeye devam et ve ne anlama geldiklerini öğren.

Anlatım akışı

If not, keep watching and find out: olumsuz bir yanıtı sonraki içeriğe bağlamak

If not, If these sentences do not make sense to you gibi daha uzun bir koşulun yerini alır. Tüm fikri tekrarlamadan olası bir “hayır” yanıtını sonraki yönlendirmeye bağlar. keep watching izleyicilere devam etmelerini söyler; find out ise yanıtı öğrenmek veya keşfetmek anlamına gelir. Bu bölümler birlikte bir merak unsuru oluşturur: bir soru ortaya atar ve yanıtın geleceğini bildirir.

Alıştırma

Bu girişte If not, keep watching and find out ne işe yarar?

  1. Olası bir “hayır” yanıtını, açıklamayı öğrenmek için devam etme davetine bağlar.
  2. İzleyicilerden kayıp bir nesneyi bulmalarını ister.
  3. İzleyicilerin yanıtı zaten öğrendiğini ve durmaları gerektiğini söyler.
Cevabı göster

Olası bir “hayır” yanıtını, açıklamayı öğrenmek için devam etme davetine bağlar.

What's going on? Ton ve niyet

0:21

Neler oluyor?

Ton ve niyet

What's going on? — Mevcut durumu sormak

What's going on? şu anda olan durum hakkında soru sormanın doğal, konuşma diline ait bir yoludur. Bir şey beklenmedik, kafa karıştırıcı ya da beklenenden farklı göründüğünde açıklama istemek için kullanılır; burada konuşan kişi oyunu kullanamaz. Bu cümlede going on bir yere doğru gitmek değil, olmak veya devam etmek anlamındadır. Bu yüzden ifadenin tamamı mevcut durum hakkında bilgi isteme işlevi görür.

Alıştırma

Bu durumda What's going on? neyi soruyor: ışıklar söndü ve konuşan kişi kafası karışmış durumda.

  1. Daha sonraki bir gezi planı
  2. Mevcut durumun açıklaması
  3. Bir kişinin gideceği yer
Cevabı göster

Mevcut durumun açıklaması

I can't shoot.

0:22

Ateş edemiyorum.

How do I run?

0:23

Nasıl koşacağım?

We haven't started playing yet. Dilbilgisi

0:24

Daha oyuna başlamadık bile.

Dilbilgisi

haven't started playing yet. — Oyunun henüz başlamadığını belirtmek

haven't started playing yet. ifadesi, şu ana kadar etkinliğin başlamadığını söyler. Present perfect biçimi haven't started, oyunun başlayabileceği önceki zamanı mevcut durumla bağlar; yet ise şimdiye kadar gerçekleşmediği anlamını ekler ve daha sonra başlayabileceğini açık bırakır. Altyazıda bu ifade, şu anda neden oynanamadığını açıklar: oyun aslında henüz başlamamıştır.

Alıştırma

Gerekli en kısa kelimeyi ekleyerek cümleyi tamamlayın: The movie hasn't started ____.

Cevabı göster

yet

It's just a cutscene. Kültür

0:25

Bu sadece bir cutscene (ara sahne).

Kültür

cutscene: video oyunundaki bir hikâye bölümü

Cutscene, bir video oyununun içinde gösterilen hikâye bölümüdür. Genellikle oyuncuya doğrudan kontrol vermeden oynatılır ve hikâyeyi ilerleten konuşmaları ya da olayları gösterir. Burada konuşan kişi, oyuncunun eylemi kontrol etmek yerine oyundaki bir bölümü izlediğini açıklıyor. Cutscene, kesilip çıkarılmış veya silinmiş bir sahne anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir video oyununda cutscene nedir?

  1. Oyuncuların çevrim içi yarıştığı bir mod.
  2. Genellikle oyuncunun doğrudan kontrolü olmadan oynatılan bir hikâye bölümü.
  3. Bitmiş oyundan çıkarılmış bir sahne.
Cevabı göster

Genellikle oyuncunun doğrudan kontrolü olmadan oynatılan bir hikâye bölümü.

What's a cutscene?

0:28

Cutscene nedir?

A cutscene is a scene in a video game that isn't interactive, Kelime

0:29

Cutscene, bir video oyununda interaktif olmayan bir sahnedir,

Kelime

isn't interactive: oyuncunun kontrolü yok

Oyunlarda ve dijital medyada interactive, kullanıcının giriş yapabildiği, seçim yapabildiği veya olacakları kontrol edebildiği anlamına gelir. Isn't interactive, oyuncunun sahneyi izleyebildiğini ancak sahnede doğrudan hareket edemediğini veya onu değiştiremediğini belirtir. that isn't interactive yapısında that, a scene ifadesine geri döner ve bu sahneyi açıklayan bir yan cümleyi başlatır. Burada interactive bir medya özelliğini anlatır; yalnızca insanların birbiriyle konuşması anlamına gelmez.

Alıştırma

Şu cümlede isn't interactive ne anlama gelir: The tutorial isn't interactive.?

  1. Öğreticide ses yoktur.
  2. Kullanıcılar tıklayamaz, seçim yapamaz veya olacakları kontrol edemez.
  3. Kullanıcıların arkadaşlarıyla sohbet etmesine izin verilmez.
Cevabı göster

Kullanıcılar tıklayamaz, seçim yapamaz veya olacakları kontrol edemez.

but it helps the story along. Öbek fiiller

0:34

fakat hikayenin ilerlemesine yardımcı olur.

Öbek fiiller

helps the story along: hikâyeyi ilerletmek

help the story along içindeki help + something + along kalıbı, bir etkinliğin veya sürecin ilerlemesini sağlamak demektir. Along burada ilerleme anlamı katar; bir şeyin yanında ya da bir yol boyunca hareket etmek anlamına gelmez. Bu cümlede ara sahne, oyunun hikâyesinin devam etmesini sağlar. Bu kalıp bir tartışma, proje veya soruşturma için de kullanılabilir.

Alıştırma

help fiiline “süreci ilerletmek” anlamını veren sözcükle cümleyi tamamlayın: Her question helped the discussion ____.

Cevabı göster

along

Okay,

0:37

Tamam,

now it's started.

0:37

şimdi başladı.

Wait, what just happened?

0:41

Bekle, az önce ne oldu?

You lost.

0:43

Kaybettin.

Already?

0:44

Şimdiden mi?

Yeah,

0:45

Evet,

I didn't know you were such a noob. Dilbilgisi

0:46

bu kadar noob olduğunu bilmiyordum.

Dilbilgisi

such a noob: such a + isim ile güçlü değerlendirme

such a noob ifadesinde such a + isim kalıbı güçlü bir değerlendirme yapar. İsim, sayılabilen tek bir kişiyi veya şeyi belirtmelidir; dil bilgisi terimiyle tekil sayılabilen isim olmalıdır. Burada kalıp, noob sözcüğünü güçlü ve alaycı bir yargı hâline getirir. Ana sözcük isimdir. such a helpful player örneğindeki gibi ismin önüne sıfat gelebilir, ancak such a yalnızca bir sıfatla kullanılmaz. Sıfat tek başına ana açıklamaysa so inexperienced örneğindeki gibi so + sıfat kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümlede such a + sıfat + tekil sayılabilen isim yapısı doğru kullanılmıştır?

  1. She is such a helpful teammate.
  2. She is such helpful.
  3. She is so a helpful teammate.
Cevabı göster

She is such a helpful teammate.

A noob?

0:48

Noob mu?

Noob comes from the word newbie, and it means somebody who is new to a video game, Kalıp ifadeler

0:49

Noob kelimesi newbie (çömez) kelimesinden gelir ve bir video oyununda yeni olan biri anlamına gelir,

Kalıp ifadeler

Sözcük kökenini anlatan comes from the word ...

X comes from the word Y kalıbı, X'in Y'den geliştiğini anlatır. Burada noob, newbie sözcüğünden gelişmiştir. Bu kullanımda come from bir yeri değil, sözcüğün kökenini gösterir. Bir argo ifadenin, adın veya kısaltılmış biçimin nereden geldiğini açıklarken bu kalıbı kullanabilirsin.

Alıştırma

Sözcük kökenini anlatan cümleyi tamamla: The word bike comes ____ the word bicycle.

Cevabı göster

from

Kalıp ifadeler

Henüz alışılmamış bir şey için new to ...

be new to kalıbından sonra bir isim veya -ing biçimi gelir. Bu kalıp, birinin bir şeye yeni başladığını, yeni katıldığını veya onunla yeni karşılaştığını ve onu henüz iyi bilmediğini anlatır. Bu cümlede somebody new to a video game, bir video oyununu oynamaya yeni başlamış kişidir. To, henüz alışılmamış olan etkinliği, aracı, yeri veya grubu tanıtır: new to chess, new to this app veya new to the school.

Alıştırma

Henüz alışılmamış anlamındaki iki sözcüklü kalıpla cümleyi tamamla: Mia is ____ coding, so she is starting with an easy lesson.

Cevabı göster

new to

so they don't know very much about the game

0:55

bu yüzden oyun hakkında pek bir şey bilmezler

and aren't very good as a consequence. Anlatım akışı

0:58

ve sonuç olarak çok iyi değillerdir.

Anlatım akışı

as a consequence: sonucu belirtmek

As a consequence, ‘az önce sözü edilen durum yüzünden’ anlamına gelir ve sonucu belirtir. Bu cümlede iyi olmamaları, önceki durumun sonucu olarak sunulur. Bu ifade bilgiyi nedenden sonuca doğru düzenler. Buradaki consequence sıradan bir ‘sonuç’ demektir; mutlaka ceza ya da yaptırım anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi consequence ile biten üç kelimelik bağlayıcıyla tamamlayın: The power went out. ____, the room became dark.

Cevabı göster

As a consequence

You can also use this word outside of video gaming, Kalıp ifadeler

1:01

Bu kelimeyi video oyunları dışında da kullanabilirsin,

Kalıp ifadeler

outside of video gaming: bir alanın veya ortamın ötesinde

Outside of video gaming, ‘video oyunları dışındaki bağlamlarda’ demektir. Burada outside of, fiziksel bir konumu değil, bir kelimenin kullanıldığı alanın sınırını belirtir. outside of + alan, etkinlik veya durum yapısı, bir şeyin o alanın ötesinde de geçerli olduğunu gösterir. Konuşan kişi, kelimenin yalnızca oyunlarla sınırlı olmadığını söylüyor.

Alıştırma

'This skill is useful outside of school,' cümlesindeki outside of school ne anlama gelir?

  1. okul binasının hemen dışındaki alanda
  2. yalnızca ders saatlerinde
  3. okul dışındaki durumlarda
Cevabı göster

okul dışındaki durumlarda

so I could say I'm a surfing noob. Kelime

1:04

mesela ben sörf konusunda bir noob'um diyebilirim.

Kelime

I'm a surfing noob: etkinlik + noob

I'm a surfing noob ifadesinde surfing, konuşanın hangi etkinlikte noob olduğunu belirtir. İfade, konuşanın sörfe yeni başladığı veya bu konuda çok az deneyimi olduğu anlamına gelir; bir sörf oyunundaki karakterin adı değildir. Etkinlik + noob kalıbı, bu argo sözcüğün video oyunları dışındaki alanlarda da kullanılmasını sağlar. Örneğin a coding noob, kodlamaya yeni başlayan kişidir.

Alıştırma

Bu cümlede I'm a surfing noob ne anlama gelir?

  1. Konuşan kişi bir sörf oyunundaki karakterdir.
  2. Konuşan kişi sörfe yeni başlamıştır.
  3. Konuşan kişi bir sörf yarışmasını yarıda bırakmıştır.
Cevabı göster

Konuşan kişi sörfe yeni başlamıştır.

No, no, no, no, no, no.

1:10

Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır, hayır.

Forget this.

1:12

Unut gitsin.

Wait, where are you going?

1:13

Bekle, nereye gidiyorsun?

Don't just rage quit.

1:15

Öylece rage quit atma.

What's rage quitting?

1:18

Rage quit nedir?

When somebody rage quits,

1:20

Birisi rage quit attığında,

it means that they're so angry that they're losing Dilbilgisi

1:22

kaybettikleri için o kadar sinirlenirler ki

that they leave the game before it's finished

1:25

oyun bitmeden oyundan çıkarlar

Dilbilgisi

so angry that they're losing that they leave: dıştaki so ... that yapısının sonucu

Dış çerçeve so [angry that they're losing] that [they leave the game before it's finished] biçimindedir. so + sıfat + that yan cümlesi, bir özellik ya da duygunun son that yan cümlesindeki sonucu doğuracak dereceye ulaştığını anlatır. İlk that yan cümlesi olan that they're losing, angry sözcüğünü tamamlar ve neye kızdıklarını belirtir. Sondaki that they leave ... ise dıştaki so ... that çerçevesine aittir. Basitçe: Kaybettikleri için kızgındırlar ve öfkeleri oyundan çıkmalarına yol açacak kadar güçlüdür.

Alıştırma

Cümleyi iç içe geçmiş so + sıfat + that ... that kalıbıyla tamamla. İlk that yan cümlesi Ava'nın ne hakkında endişelendiğini, ikincisi ise sonucu belirtir: Ava was ____ her dog was sick ____ she called the vet.

Cevabı göster

so worried that · that

and just go "Argh!"

1:27

ve sadece "Argh!" diye bağırırlar,

maybe smashing their controller in the process. Kalıp ifadeler

1:29

belki bu sırada kontrolcülerini de kırarlar.

Kalıp ifadeler

in the process: eylem sırasında başka bir şeyin olması

in the process, “önceki eylem gerçekleşirken” anlamına gelir. Buradaki önceki eylem öfkeyle oyundan çıkmaktır; oyun kumandasını parçalamak ise bu sırada ortaya çıkabilecek ek veya istenmeyen bir sonuçtur. Buradaki process, resmî bir prosedürü değil, bir eylemin devam ettiği süreci anlatır. Kullanışlı bir kalıp do A and do or cause B in the process şeklindedir.

Alıştırma

Bu cümlede in the process neyi gösteriyor?

  1. Birisi resmî bir oyun kumandası onarım prosedürünü izler.
  2. Oyun kumandası, önceki eylem başlamadan parçalanır.
  3. Oyun kumandasını parçalamak, önceki eylem gerçekleşirken olabilir.
Cevabı göster

Oyun kumandasını parçalamak, önceki eylem gerçekleşirken olabilir.

Right, what should we play now?

1:33

Pekala, şimdi ne oynayalım?

Let's play a co-op game. Kelime

1:34

Hadi bir co-op (eşli) oyun oynayalım.

Kelime

co-op game: takım çalışmasına dayalı bir oyun

Co-op, cooperative kelimesinin kısaltılmış biçimidir. Bir co-op game, oyuncuların çoğunlukla birbirlerine karşı oynaması yerine ortak hedeflere ulaşmak için birlikte çalışması üzerine kuruludur. Kısa çizgi, co-op ifadesini tek bir oyun terimi olarak bir arada tutar. Bu ifade, oyunlarda overpowered yani aşırı güçlü anlamına gelen ayrı bir kısaltma olan OP ile aynı değildir.

Alıştırma

Hangi açıklama bir co-op game için en uygundur?

  1. Oyuncular rekabet etse bile birden fazla oyuncusu olan herhangi bir oyun
  2. Oyuncuların ortak hedeflere ulaşmak için birlikte çalıştığı bir oyun
  3. Her karakterin aşırı güçlü olduğu bir oyun
Cevabı göster

Oyuncuların ortak hedeflere ulaşmak için birlikte çalıştığı bir oyun

My character is a bit OP. Notlar

1:36

Benim karakterim biraz OP.

Ton ve niyet

a bit: güçlü bir değerlendirmeyi yumuşatmak

a bit genellikle küçük bir dereceyi ifade eder. Bir sıfatın veya değerlendirmenin önünde kullanıldığında yorumu daha hafif ve daha az doğrudan da gösterebilir. Burada OP, overpowered anlamındadır; yani oyun dengesini bozabilecek kadar güçlü demektir. Konuşan kişi a bit OP diyerek bu güçlü değerlendirmeyi bilerek küçültür. Böylece cümle rahat, alçak gönüllü veya biraz esprili duyulur. Bu, karakterin gerçekten yalnızca azıcık fazla güçlü olduğu anlamına gelmek zorunda değildir.

Alıştırma

My character is a bit OP. cümlesinde a bit esas olarak ne yapar?

  1. Karakterin yalnızca az miktarda canı kaldığını belirtir.
  2. Konuşanın hangi karakterin kendisine ait olduğundan emin olmadığını gösterir.
  3. Güçlü değerlendirmeyi daha hafif ve biraz esprili gösterir.
Cevabı göster

Güçlü değerlendirmeyi daha hafif ve biraz esprili gösterir.

Kelime

OP: oyunlarda overpowered

OP, overpowered sözcüğünün kısaltmasıdır. Oyunlarda, oynanışı haksız veya dengesiz hâle getirecek kadar güçlü bir karakteri, silahı ya da yeteneği anlatır. Bu cümlede konuşan kişi yalnızca karakterin iyi olduğunu söylemiyor. OP, karakterin oyun dengesinin izin vermesi gerekenden daha fazla güce sahip olduğunu düşündürür.

Alıştırma

Bu samimi oyun yorumunu en iyi hangi sözcük tamamlar? The new hero is so strong that every match feels unfair. The hero is ___.

  1. experienced
  2. powerful
  3. OP
Cevabı göster

OP

OP means overpowered,

1:38

OP, overpowered (aşırı güçlü) anlamına gelir,

so you can say that a character is OP,

1:40

yani bir karakterin OP olduğunu söyleyebilirsin,

and that means that the character is so strong

1:44

ve bu, karakterin çok güçlü olduğu anlamına gelir

that it gives that character an unfair advantage in the game. Kalıp ifadeler

1:46

öyle ki oyunda o karaktere haksız bir avantaj sağlar.

Kalıp ifadeler

unfair advantage: haksız bir avantaj

Unfair advantage, bir oyunda veya başka bir yarışmada durumu başkaları için adaletsiz hâle getiren yarardır. Bu cümlede karakterin kendisine fazla yardım eden veya herkesin eşit şekilde ulaşamadığı bir şeye sahip olduğu anlatılır. give someone an unfair advantage kalıbı, birini adaletsiz biçimde daha güçlü bir konuma getirmek demektir. Advantage tek başına yalnızca yararlı bir koşulu belirtir; unfair ise durumun adil olmadığı değerlendirmesini ekler.

Alıştırma

Yararın adil olmadığını belirten ifadeyle cümleyi tamamlayın: Getting the answers early gave one team an ____.

Cevabı göster

unfair advantage

We won!

1:53

Kazandık!

Nice!

1:54

Güzel!

Yeah,

1:54

Evet,

I mean I kind of carried you. Notlar

1:55

yani bir bakıma seni taşıdım (carry).

Anlatım akışı

I mean: söylediğini eklemek veya düzeltmek

I mean, konuşmayı düzenleyen bir işarettir; buna söylem belirteci de denir. Burada ayrı bir eylem eklemez, önceki düşüncenin daha kesin bir biçimini başlatır. “We won” ifadesi, konuşanın işin çoğunu yaptığı yönündeki daha güçlü bir iddiaya dönüştürülür. I mean ifadesini duyduğunuzda kelime kelime çevirmek yerine ardından bir açıklama, düzeltme veya öncekinin daha güçlü bir biçiminin gelip gelmediğini dinleyin.

Alıştırma

“We finished the project. I mean, Mia did most of the work,” cümlesinde I mean neyin işaretidir?

  1. Konuşan kişi mean kelimesini tanımlıyor.
  2. Daha kesin bir düzeltme veya açıklama geliyor.
  3. Konuşan kişi ilgisiz bir konuya geçiyor.
Cevabı göster

Daha kesin bir düzeltme veya açıklama geliyor.

Ton ve niyet

kind of: carried you iddiasını yumuşatmak

Bu cümlede kind of, “bir ölçüde” veya “denebilir ki” anlamına gelir. carried you ifadesini niteler ve iddiayı daha az kesin gösterir. I carried you demek övünme gibi duyulabilir. kind of eklemek iddianın gücünü azaltır ve yorumu daha şakacı hâle getirir. Bu kullanım, ifadeyi daha az doğrudan yapmak için bir sıfatın, fiilin veya iddianın önüne gelebilir.

Alıştırma

“I kind of carried you” cümlesinde kind of ne işe yarar?

  1. Konuşanın bütün işi kesinlikle tek başına yaptığını vurgular.
  2. Bir taşıma türünü belirtir.
  3. İddiayı yumuşatıp daha az kesin ve daha şakacı yapar.
Cevabı göster

İddiayı yumuşatıp daha az kesin ve daha şakacı yapar.

What do you mean you carried me? Ton ve niyet

1:58

Beni taşıdın derken ne demek istiyorsun?

Ton ve niyet

What do you mean ...?: açıklama istemek veya bir iddiayı sorgulamak

What do you mean, karşıdaki kişiden az önce söylediği bir şeyi açıklamasını ister. Burada ardından gelen you carried me cümleciği, açıklanması gereken iddiayı tam olarak belirtir. Bu ifade yalnızca anlamadığınızı göstermeyebilir. Ses tonuna göre bir iddiaya karşı çıkabilir veya konuşanın onu kabul etmediğini gösterebilir. Konuşmada bir iddiayı tekrar etmek için What do you mean + cümlecik?, belirli bir sözcük ya da ifadeyi göstermek için What do you mean by + sözcük veya ifade? kullanılır.

Alıştırma

Bir takım arkadaşı 'I changed your part of the project.' diyor. Hangi cevap bu iddiayı açıklamasını doğrudan ister?

  1. Why did you change my part?
  2. What do you mean you changed my part?
  3. Did you change my part?
Cevabı göster

What do you mean you changed my part?

If a player carries their team,

2:00

Bir oyuncu takımını taşırsa (carry),

it means that the player is much stronger compared to the rest of the team, Kalıp ifadeler

2:02

bu, o oyuncunun takımın geri kalanına kıyasla çok daha güçlü olduğu anlamına gelir,

Kalıp ifadeler

compared to the rest of the team: bir üyeyi diğerleriyle karşılaştırmak

Compared to ... ifadesi, much stronger değerlendirmesi için karşılaştırma ölçütünü belirler. The rest of the team, sözü edilen oyuncu dışındaki aynı takımın bütün üyeleri demektir. Yeniden kullanılabilen compared to the rest of + grup kalıbı, grup içi bir karşılaştırma yapar: bir üye, kalan üyelerle karşılaştırılır. Burada bütün takımlardaki oyuncularla karşılaştırma yapılmaz.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki beş sözcüklük tam karşılaştırma başlangıcıyla tamamlayın: ____ his group, Leo finished the task much earlier.

Cevabı göster

Compared to the rest of

so they won because of that player. Dilbilgisi

2:06

dolayısıyla o oyuncu sayesinde kazanmışlardır.

Dilbilgisi

because of that player: because of + isim öbeği

Because of bir neden belirtir ve ardından isim, zamir veya isim öbeği gelir. because of that player ifadesinde that player, kazanmalarının nedenini belirtir. Nedeni kendi öznesi ve fiili olan tam bir yan tümceyle vermek isterseniz because kullanın: They won because that player played well.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki iki sözcüklük tam neden ifadesiyle tamamlayın: We stayed inside ____ the heavy rain.

Cevabı göster

because of

And you can also use this phrase outside of video gaming,

2:10

Ve bu ifadeyi video oyunları dışında da kullanabilirsin,

so when you're talking about football,

2:13

örneğin futboldan bahsederken,

you could say a player carried their team.

2:16

bir oyuncunun takımını taşıdığını söyleyebilirsin.

Look out for these phrases next time you play some online games, Öbek fiiller

2:18

Bir dahaki sefere çevrimiçi oyunlar oynadığında bu ifadelere dikkat et,

Öbek fiiller

Look out for these phrases: look out for + nesne

Look out for + nesne, o kişi veya şey ortaya çıktığında onu fark edebilmek için dikkatli olmak demektir. Bu cümlede these phrases, çevrim içi oyun oynarken fark edilmesi gereken ifadelerdir. For, dikkat edilen nesneyi tanıtır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp look out for + kişi veya şey biçimindedir.

Alıştırma

Cümleyi look out for ile tamamlayın: During the game, ____ the key phrase on the screen.

Cevabı göster

look out for

and remember,

2:22

ve unutma,

don't rage quit and be kind to noobs. Kalıp ifadeler

2:24

rage quit atma ve noob'lara iyi davran.

Kalıp ifadeler

be kind to noobs: be kind to + kişi

Be kind to someone, o kişiye dostça ve düşünceli davranmak demektir. To edatı, nezaket gösterilen kişiyi tanıtır; bu nedenle kalıp be kind to + kişi biçimindedir. Burada noobs, deneyimsiz oyuncular anlamına gelir. Konuşmacı, onlarla alay etmek veya onları suçlamak yerine onlara iyi davranılmasını öğütlüyor.

Alıştırma

Cümleyi be kind to ile tamamlayın: Please ____ new players who are still learning.

Cevabı göster

be kind to