İngilizcenize güç katacak 5 oyun terimi - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video özeti: Kısa bir oyun diyaloğu; deneyimsiz bir oyuncuyu, öfkeyle oyundan çıkmayı ve performansıyla takımına galibiyet getiren oyuncuyu anlatan üç ifadeyi açıklıyor. Ayrıca bazı oyun terimlerinin spor ve başka etkinliklerde de kullanılabildiğini gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. noob? — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bu gayriresmî ve hafif alaycı sözcüğün, bir oyuna yeni başladığı için henüz fazla bilgili veya becerikli olmayan kişiyi anlattığını anlayacaksınız. Bir etkinlik adı noob sözcüğünün önüne getirildiğinde ifadenin oyun dışına taşınarak, örneğin sörfe yeni başlayan biri için de kullanılabildiğini fark edeceksiniz. 2. rage quit — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bu oyuncu argosunu, yenilmenin doğurduğu yoğun öfke veya hayal kırıklığı yüzünden oyun bitmeden ayrılmak olarak tanıyacak; rage ile quit sözcüklerini ayrı ayrı yorumlamayacaksınız. Böylece oyunlarda ve çevrim içi topluluklarda oyuncu davranışını anlatırken ifadeyi doğru bağlamda kullanabileceksiniz. 3. carries their team? — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: carry fiilinin özel mecaz anlamını kavrayacaksınız: Bir oyuncu takım arkadaşlarından çok daha iyi oynar ve takımın kazanmasının başlıca nedeni olur. Bu sayede hem oyunlarda hem sporda bireysel etkinin değerlendirildiği cümleleri, fiziksel olarak taşıma anlamına çekmeden anlayabileceksiniz.
Bu derste
noob: yeni başlayan biri için alaycı ve samimi bir söz
Are you a noob? cümlesinde noob, bir oyunda yeni veya becerisi yetersiz olan kişiyi ifade eder. Bu soru yalnızca deneyim sormak yerine diğer oyuncuya meydan okuyabilir veya onunla alay edebilir. Noob, internette ve oyunlarda kullanılan çok samimi bir argo sözcüktür. Başka etkinlikler için de kullanılabilir, ancak genellikle kişinin becerisini yargıladığı için beginner kadar tarafsız değildir.
Alıştırma
Samimi bir oyun sohbetindeki şu alaycı mesajı en iyi hangi sözcük tamamlar? Nice try, ___!
- noob
- newcomer
- beginner
Cevabı göster
noob
rage quit: öfkelenip oyundan aniden çıkmak
Rage quit, öfke veya hayal kırıklığı yüzünden bir oyunu ya da yarışmayı aniden, çoğu zaman bitmeden bırakmak anlamına gelen birleşik bir fiildir. Bu sorudaki when losing, eylemi tetikleyen durumu gösterir: kişi geride olduğu için oyunu terk eder. Bu ifade, sakin veya önceden planlanmış bir bırakma kararını değil, duyguların yol açtığı ani bir çıkışı anlatır.
Alıştırma
Cümleyi “kaybettiğin için öfkelenip aniden çıkmak” anlamındaki iki sözcüklü oyun ifadesiyle tamamlayın: Don't ____ just because you're losing.
Cevabı göster
rage quit
when losing: when you are losing ifadesinin kısaltılmış biçimi
Burada when losing, when you are losing ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Soru you öznesine yöneliktir, bu yüzden losing eyleminin örtük öznesi de you olur. Losing o anda devam eden durumu anlatır; burada isim değildir. when + -ing kalıbı, ana eylemin gerçekleştiği zamanı ya da durumu kısaca belirtir.
Alıştırma
Do you often rage quit when losing? sorusunda, when losing ile aynı anlama gelen tam biçim hangisidir?
- when you are losing
- when the other player is losing
- when you were losing yesterday
Cevabı göster
when you are losing
Or are you someone that carries their team? Kelime
0:08Yoksa takımını "taşıyan (carry)" kişi misin?
carries their team: takımın başarısındaki ana güç olmak
Oyunlarda ve sporda carries their team, bir kişinin güçlü performansının takımın başarısının ya da galibiyetinin başlıca nedenlerinden biri olduğu anlamına gelir. Carry burada mecazidir; kimse takımı fiziksel olarak kaldırmaz. Bu ifade yalnızca yardım etmekten daha güçlüdür. Kişinin önemli işlerin olağan dışı derecede büyük bir kısmını yaptığını anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede carried her team to victory ne anlama gelir? Nia scored almost every point and carried her team to victory.
- Onun mükemmel performansı takımının kazanmasının ana nedeniydi.
- Oyun bitmeden ayrıldı.
- Bütün takım arkadaşlarını fiziksel olarak kaldırdı.
Cevabı göster
Onun mükemmel performansı takımının kazanmasının ana nedeniydi.
Do any of these sentences make sense to you? Kalıp ifadeler
0:11Bu cümleler sana bir anlam ifade ediyor mu?
make sense to you: bir şeyin açık olup olmadığını sormak
Bu soruda make sense to you, “sizin için anlaşılır veya mantıklı olmak” anlamına gelir. Değerlendirilen şey cümlelerdir; to you ise onları anlamaya çalışan kişiyi belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp something makes sense to someone şeklindedir. these sentences gibi çoğul bir özneyle makes değil, make kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle bir açıklamanın dinleyen için açık olup olmadığını doğal biçimde sorar?
- Does this explanation make sense of you?
- Do this explanation make sense to you?
- Does this explanation make sense to you?
Cevabı göster
Does this explanation make sense to you?
If not, keep watching and find out what they mean. Anlatım akışı
0:13Eğer etmiyorsa, izlemeye devam et ve ne anlama geldiklerini öğren.
If not, keep watching and find out: olumsuz bir yanıtı sonraki içeriğe bağlamak
If not, If these sentences do not make sense to you gibi daha uzun bir koşulun yerini alır. Tüm fikri tekrarlamadan olası bir “hayır” yanıtını sonraki yönlendirmeye bağlar. keep watching izleyicilere devam etmelerini söyler; find out ise yanıtı öğrenmek veya keşfetmek anlamına gelir. Bu bölümler birlikte bir merak unsuru oluşturur: bir soru ortaya atar ve yanıtın geleceğini bildirir.
Alıştırma
Bu girişte If not, keep watching and find out ne işe yarar?
- Olası bir “hayır” yanıtını, açıklamayı öğrenmek için devam etme davetine bağlar.
- İzleyicilerden kayıp bir nesneyi bulmalarını ister.
- İzleyicilerin yanıtı zaten öğrendiğini ve durmaları gerektiğini söyler.
Cevabı göster
Olası bir “hayır” yanıtını, açıklamayı öğrenmek için devam etme davetine bağlar.
What's going on? — Mevcut durumu sormak
What's going on? şu anda olan durum hakkında soru sormanın doğal, konuşma diline ait bir yoludur. Bir şey beklenmedik, kafa karıştırıcı ya da beklenenden farklı göründüğünde açıklama istemek için kullanılır; burada konuşan kişi oyunu kullanamaz. Bu cümlede going on bir yere doğru gitmek değil, olmak veya devam etmek anlamındadır. Bu yüzden ifadenin tamamı mevcut durum hakkında bilgi isteme işlevi görür.
Alıştırma
Bu durumda What's going on? neyi soruyor: ışıklar söndü ve konuşan kişi kafası karışmış durumda.
- Daha sonraki bir gezi planı
- Mevcut durumun açıklaması
- Bir kişinin gideceği yer
Cevabı göster
Mevcut durumun açıklaması
haven't started playing yet. — Oyunun henüz başlamadığını belirtmek
haven't started playing yet. ifadesi, şu ana kadar etkinliğin başlamadığını söyler. Present perfect biçimi haven't started, oyunun başlayabileceği önceki zamanı mevcut durumla bağlar; yet ise şimdiye kadar gerçekleşmediği anlamını ekler ve daha sonra başlayabileceğini açık bırakır. Altyazıda bu ifade, şu anda neden oynanamadığını açıklar: oyun aslında henüz başlamamıştır.
Alıştırma
Gerekli en kısa kelimeyi ekleyerek cümleyi tamamlayın: The movie hasn't started ____.
Cevabı göster
yet
cutscene: video oyunundaki bir hikâye bölümü
Cutscene, bir video oyununun içinde gösterilen hikâye bölümüdür. Genellikle oyuncuya doğrudan kontrol vermeden oynatılır ve hikâyeyi ilerleten konuşmaları ya da olayları gösterir. Burada konuşan kişi, oyuncunun eylemi kontrol etmek yerine oyundaki bir bölümü izlediğini açıklıyor. Cutscene, kesilip çıkarılmış veya silinmiş bir sahne anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir video oyununda cutscene nedir?
- Oyuncuların çevrim içi yarıştığı bir mod.
- Genellikle oyuncunun doğrudan kontrolü olmadan oynatılan bir hikâye bölümü.
- Bitmiş oyundan çıkarılmış bir sahne.
Cevabı göster
Genellikle oyuncunun doğrudan kontrolü olmadan oynatılan bir hikâye bölümü.
A cutscene is a scene in a video game that isn't interactive, Kelime
0:29Cutscene, bir video oyununda interaktif olmayan bir sahnedir,
isn't interactive: oyuncunun kontrolü yok
Oyunlarda ve dijital medyada interactive, kullanıcının giriş yapabildiği, seçim yapabildiği veya olacakları kontrol edebildiği anlamına gelir. Isn't interactive, oyuncunun sahneyi izleyebildiğini ancak sahnede doğrudan hareket edemediğini veya onu değiştiremediğini belirtir. that isn't interactive yapısında that, a scene ifadesine geri döner ve bu sahneyi açıklayan bir yan cümleyi başlatır. Burada interactive bir medya özelliğini anlatır; yalnızca insanların birbiriyle konuşması anlamına gelmez.
Alıştırma
Şu cümlede isn't interactive ne anlama gelir: The tutorial isn't interactive.?
- Öğreticide ses yoktur.
- Kullanıcılar tıklayamaz, seçim yapamaz veya olacakları kontrol edemez.
- Kullanıcıların arkadaşlarıyla sohbet etmesine izin verilmez.
Cevabı göster
Kullanıcılar tıklayamaz, seçim yapamaz veya olacakları kontrol edemez.
helps the story along: hikâyeyi ilerletmek
help the story along içindeki help + something + along kalıbı, bir etkinliğin veya sürecin ilerlemesini sağlamak demektir. Along burada ilerleme anlamı katar; bir şeyin yanında ya da bir yol boyunca hareket etmek anlamına gelmez. Bu cümlede ara sahne, oyunun hikâyesinin devam etmesini sağlar. Bu kalıp bir tartışma, proje veya soruşturma için de kullanılabilir.
Alıştırma
help fiiline “süreci ilerletmek” anlamını veren sözcükle cümleyi tamamlayın: Her question helped the discussion ____.
Cevabı göster
along
such a noob: such a + isim ile güçlü değerlendirme
such a noob ifadesinde such a + isim kalıbı güçlü bir değerlendirme yapar. İsim, sayılabilen tek bir kişiyi veya şeyi belirtmelidir; dil bilgisi terimiyle tekil sayılabilen isim olmalıdır. Burada kalıp, noob sözcüğünü güçlü ve alaycı bir yargı hâline getirir. Ana sözcük isimdir. such a helpful player örneğindeki gibi ismin önüne sıfat gelebilir, ancak such a yalnızca bir sıfatla kullanılmaz. Sıfat tek başına ana açıklamaysa so inexperienced örneğindeki gibi so + sıfat kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümlede such a + sıfat + tekil sayılabilen isim yapısı doğru kullanılmıştır?
- She is such a helpful teammate.
- She is such helpful.
- She is so a helpful teammate.
Cevabı göster
She is such a helpful teammate.
Noob comes from the word newbie, and it means somebody who is new to a video game, Kalıp ifadeler
0:49Noob kelimesi newbie (çömez) kelimesinden gelir ve bir video oyununda yeni olan biri anlamına gelir,
Sözcük kökenini anlatan comes from the word ...
X comes from the word Y kalıbı, X'in Y'den geliştiğini anlatır. Burada noob, newbie sözcüğünden gelişmiştir. Bu kullanımda come from bir yeri değil, sözcüğün kökenini gösterir. Bir argo ifadenin, adın veya kısaltılmış biçimin nereden geldiğini açıklarken bu kalıbı kullanabilirsin.
Alıştırma
Sözcük kökenini anlatan cümleyi tamamla: The word bike comes ____ the word bicycle.
Cevabı göster
from
Henüz alışılmamış bir şey için new to ...
be new to kalıbından sonra bir isim veya -ing biçimi gelir. Bu kalıp, birinin bir şeye yeni başladığını, yeni katıldığını veya onunla yeni karşılaştığını ve onu henüz iyi bilmediğini anlatır. Bu cümlede somebody new to a video game, bir video oyununu oynamaya yeni başlamış kişidir. To, henüz alışılmamış olan etkinliği, aracı, yeri veya grubu tanıtır: new to chess, new to this app veya new to the school.
Alıştırma
Henüz alışılmamış anlamındaki iki sözcüklü kalıpla cümleyi tamamla: Mia is ____ coding, so she is starting with an easy lesson.
Cevabı göster
new to
as a consequence: sonucu belirtmek
As a consequence, ‘az önce sözü edilen durum yüzünden’ anlamına gelir ve sonucu belirtir. Bu cümlede iyi olmamaları, önceki durumun sonucu olarak sunulur. Bu ifade bilgiyi nedenden sonuca doğru düzenler. Buradaki consequence sıradan bir ‘sonuç’ demektir; mutlaka ceza ya da yaptırım anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi consequence ile biten üç kelimelik bağlayıcıyla tamamlayın: The power went out. ____, the room became dark.
Cevabı göster
As a consequence
You can also use this word outside of video gaming, Kalıp ifadeler
1:01Bu kelimeyi video oyunları dışında da kullanabilirsin,
outside of video gaming: bir alanın veya ortamın ötesinde
Outside of video gaming, ‘video oyunları dışındaki bağlamlarda’ demektir. Burada outside of, fiziksel bir konumu değil, bir kelimenin kullanıldığı alanın sınırını belirtir. outside of + alan, etkinlik veya durum yapısı, bir şeyin o alanın ötesinde de geçerli olduğunu gösterir. Konuşan kişi, kelimenin yalnızca oyunlarla sınırlı olmadığını söylüyor.
Alıştırma
'This skill is useful outside of school,' cümlesindeki outside of school ne anlama gelir?
- okul binasının hemen dışındaki alanda
- yalnızca ders saatlerinde
- okul dışındaki durumlarda
Cevabı göster
okul dışındaki durumlarda
I'm a surfing noob: etkinlik + noob
I'm a surfing noob ifadesinde surfing, konuşanın hangi etkinlikte noob olduğunu belirtir. İfade, konuşanın sörfe yeni başladığı veya bu konuda çok az deneyimi olduğu anlamına gelir; bir sörf oyunundaki karakterin adı değildir. Etkinlik + noob kalıbı, bu argo sözcüğün video oyunları dışındaki alanlarda da kullanılmasını sağlar. Örneğin a coding noob, kodlamaya yeni başlayan kişidir.
Alıştırma
Bu cümlede I'm a surfing noob ne anlama gelir?
- Konuşan kişi bir sörf oyunundaki karakterdir.
- Konuşan kişi sörfe yeni başlamıştır.
- Konuşan kişi bir sörf yarışmasını yarıda bırakmıştır.
Cevabı göster
Konuşan kişi sörfe yeni başlamıştır.
it means that they're so angry that they're losing Dilbilgisi
1:22kaybettikleri için o kadar sinirlenirler ki
so angry that they're losing that they leave: dıştaki so ... that yapısının sonucu
Dış çerçeve so [angry that they're losing] that [they leave the game before it's finished] biçimindedir. so + sıfat + that yan cümlesi, bir özellik ya da duygunun son that yan cümlesindeki sonucu doğuracak dereceye ulaştığını anlatır. İlk that yan cümlesi olan that they're losing, angry sözcüğünü tamamlar ve neye kızdıklarını belirtir. Sondaki that they leave ... ise dıştaki so ... that çerçevesine aittir. Basitçe: Kaybettikleri için kızgındırlar ve öfkeleri oyundan çıkmalarına yol açacak kadar güçlüdür.
Alıştırma
Cümleyi iç içe geçmiş so + sıfat + that ... that kalıbıyla tamamla. İlk that yan cümlesi Ava'nın ne hakkında endişelendiğini, ikincisi ise sonucu belirtir: Ava was ____ her dog was sick ____ she called the vet.
Cevabı göster
so worried that · that
maybe smashing their controller in the process. Kalıp ifadeler
1:29belki bu sırada kontrolcülerini de kırarlar.
in the process: eylem sırasında başka bir şeyin olması
in the process, “önceki eylem gerçekleşirken” anlamına gelir. Buradaki önceki eylem öfkeyle oyundan çıkmaktır; oyun kumandasını parçalamak ise bu sırada ortaya çıkabilecek ek veya istenmeyen bir sonuçtur. Buradaki process, resmî bir prosedürü değil, bir eylemin devam ettiği süreci anlatır. Kullanışlı bir kalıp do A and do or cause B in the process şeklindedir.
Alıştırma
Bu cümlede in the process neyi gösteriyor?
- Birisi resmî bir oyun kumandası onarım prosedürünü izler.
- Oyun kumandası, önceki eylem başlamadan parçalanır.
- Oyun kumandasını parçalamak, önceki eylem gerçekleşirken olabilir.
Cevabı göster
Oyun kumandasını parçalamak, önceki eylem gerçekleşirken olabilir.
co-op game: takım çalışmasına dayalı bir oyun
Co-op, cooperative kelimesinin kısaltılmış biçimidir. Bir co-op game, oyuncuların çoğunlukla birbirlerine karşı oynaması yerine ortak hedeflere ulaşmak için birlikte çalışması üzerine kuruludur. Kısa çizgi, co-op ifadesini tek bir oyun terimi olarak bir arada tutar. Bu ifade, oyunlarda overpowered yani aşırı güçlü anlamına gelen ayrı bir kısaltma olan OP ile aynı değildir.
Alıştırma
Hangi açıklama bir co-op game için en uygundur?
- Oyuncular rekabet etse bile birden fazla oyuncusu olan herhangi bir oyun
- Oyuncuların ortak hedeflere ulaşmak için birlikte çalıştığı bir oyun
- Her karakterin aşırı güçlü olduğu bir oyun
Cevabı göster
Oyuncuların ortak hedeflere ulaşmak için birlikte çalıştığı bir oyun
a bit: güçlü bir değerlendirmeyi yumuşatmak
a bit genellikle küçük bir dereceyi ifade eder. Bir sıfatın veya değerlendirmenin önünde kullanıldığında yorumu daha hafif ve daha az doğrudan da gösterebilir. Burada OP, overpowered anlamındadır; yani oyun dengesini bozabilecek kadar güçlü demektir. Konuşan kişi a bit OP diyerek bu güçlü değerlendirmeyi bilerek küçültür. Böylece cümle rahat, alçak gönüllü veya biraz esprili duyulur. Bu, karakterin gerçekten yalnızca azıcık fazla güçlü olduğu anlamına gelmek zorunda değildir.
Alıştırma
My character is a bit OP. cümlesinde a bit esas olarak ne yapar?
- Karakterin yalnızca az miktarda canı kaldığını belirtir.
- Konuşanın hangi karakterin kendisine ait olduğundan emin olmadığını gösterir.
- Güçlü değerlendirmeyi daha hafif ve biraz esprili gösterir.
Cevabı göster
Güçlü değerlendirmeyi daha hafif ve biraz esprili gösterir.
OP: oyunlarda overpowered
OP, overpowered sözcüğünün kısaltmasıdır. Oyunlarda, oynanışı haksız veya dengesiz hâle getirecek kadar güçlü bir karakteri, silahı ya da yeteneği anlatır. Bu cümlede konuşan kişi yalnızca karakterin iyi olduğunu söylemiyor. OP, karakterin oyun dengesinin izin vermesi gerekenden daha fazla güce sahip olduğunu düşündürür.
Alıştırma
Bu samimi oyun yorumunu en iyi hangi sözcük tamamlar? The new hero is so strong that every match feels unfair. The hero is ___.
- experienced
- powerful
- OP
Cevabı göster
OP
and that means that the character is so strong
1:44ve bu, karakterin çok güçlü olduğu anlamına gelir
that it gives that character an unfair advantage in the game. Kalıp ifadeler
1:46öyle ki oyunda o karaktere haksız bir avantaj sağlar.
unfair advantage: haksız bir avantaj
Unfair advantage, bir oyunda veya başka bir yarışmada durumu başkaları için adaletsiz hâle getiren yarardır. Bu cümlede karakterin kendisine fazla yardım eden veya herkesin eşit şekilde ulaşamadığı bir şeye sahip olduğu anlatılır. give someone an unfair advantage kalıbı, birini adaletsiz biçimde daha güçlü bir konuma getirmek demektir. Advantage tek başına yalnızca yararlı bir koşulu belirtir; unfair ise durumun adil olmadığı değerlendirmesini ekler.
Alıştırma
Yararın adil olmadığını belirten ifadeyle cümleyi tamamlayın: Getting the answers early gave one team an ____.
Cevabı göster
unfair advantage
I mean: söylediğini eklemek veya düzeltmek
I mean, konuşmayı düzenleyen bir işarettir; buna söylem belirteci de denir. Burada ayrı bir eylem eklemez, önceki düşüncenin daha kesin bir biçimini başlatır. “We won” ifadesi, konuşanın işin çoğunu yaptığı yönündeki daha güçlü bir iddiaya dönüştürülür. I mean ifadesini duyduğunuzda kelime kelime çevirmek yerine ardından bir açıklama, düzeltme veya öncekinin daha güçlü bir biçiminin gelip gelmediğini dinleyin.
Alıştırma
“We finished the project. I mean, Mia did most of the work,” cümlesinde I mean neyin işaretidir?
- Konuşan kişi mean kelimesini tanımlıyor.
- Daha kesin bir düzeltme veya açıklama geliyor.
- Konuşan kişi ilgisiz bir konuya geçiyor.
Cevabı göster
Daha kesin bir düzeltme veya açıklama geliyor.
kind of: carried you iddiasını yumuşatmak
Bu cümlede kind of, “bir ölçüde” veya “denebilir ki” anlamına gelir. carried you ifadesini niteler ve iddiayı daha az kesin gösterir. I carried you demek övünme gibi duyulabilir. kind of eklemek iddianın gücünü azaltır ve yorumu daha şakacı hâle getirir. Bu kullanım, ifadeyi daha az doğrudan yapmak için bir sıfatın, fiilin veya iddianın önüne gelebilir.
Alıştırma
“I kind of carried you” cümlesinde kind of ne işe yarar?
- Konuşanın bütün işi kesinlikle tek başına yaptığını vurgular.
- Bir taşıma türünü belirtir.
- İddiayı yumuşatıp daha az kesin ve daha şakacı yapar.
Cevabı göster
İddiayı yumuşatıp daha az kesin ve daha şakacı yapar.
What do you mean ...?: açıklama istemek veya bir iddiayı sorgulamak
What do you mean, karşıdaki kişiden az önce söylediği bir şeyi açıklamasını ister. Burada ardından gelen you carried me cümleciği, açıklanması gereken iddiayı tam olarak belirtir. Bu ifade yalnızca anlamadığınızı göstermeyebilir. Ses tonuna göre bir iddiaya karşı çıkabilir veya konuşanın onu kabul etmediğini gösterebilir. Konuşmada bir iddiayı tekrar etmek için What do you mean + cümlecik?, belirli bir sözcük ya da ifadeyi göstermek için What do you mean by + sözcük veya ifade? kullanılır.
Alıştırma
Bir takım arkadaşı 'I changed your part of the project.' diyor. Hangi cevap bu iddiayı açıklamasını doğrudan ister?
- Why did you change my part?
- What do you mean you changed my part?
- Did you change my part?
Cevabı göster
What do you mean you changed my part?
it means that the player is much stronger compared to the rest of the team, Kalıp ifadeler
2:02bu, o oyuncunun takımın geri kalanına kıyasla çok daha güçlü olduğu anlamına gelir,
compared to the rest of the team: bir üyeyi diğerleriyle karşılaştırmak
Compared to ... ifadesi, much stronger değerlendirmesi için karşılaştırma ölçütünü belirler. The rest of the team, sözü edilen oyuncu dışındaki aynı takımın bütün üyeleri demektir. Yeniden kullanılabilen compared to the rest of + grup kalıbı, grup içi bir karşılaştırma yapar: bir üye, kalan üyelerle karşılaştırılır. Burada bütün takımlardaki oyuncularla karşılaştırma yapılmaz.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki beş sözcüklük tam karşılaştırma başlangıcıyla tamamlayın: ____ his group, Leo finished the task much earlier.
Cevabı göster
Compared to the rest of
because of that player: because of + isim öbeği
Because of bir neden belirtir ve ardından isim, zamir veya isim öbeği gelir. because of that player ifadesinde that player, kazanmalarının nedenini belirtir. Nedeni kendi öznesi ve fiili olan tam bir yan tümceyle vermek isterseniz because kullanın: They won because that player played well.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki iki sözcüklük tam neden ifadesiyle tamamlayın: We stayed inside ____ the heavy rain.
Cevabı göster
because of
And you can also use this phrase outside of video gaming,
2:10Ve bu ifadeyi video oyunları dışında da kullanabilirsin,
Look out for these phrases next time you play some online games, Öbek fiiller
2:18Bir dahaki sefere çevrimiçi oyunlar oynadığında bu ifadelere dikkat et,
Look out for these phrases: look out for + nesne
Look out for + nesne, o kişi veya şey ortaya çıktığında onu fark edebilmek için dikkatli olmak demektir. Bu cümlede these phrases, çevrim içi oyun oynarken fark edilmesi gereken ifadelerdir. For, dikkat edilen nesneyi tanıtır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp look out for + kişi veya şey biçimindedir.
Alıştırma
Cümleyi look out for ile tamamlayın: During the game, ____ the key phrase on the screen.
Cevabı göster
look out for
be kind to noobs: be kind to + kişi
Be kind to someone, o kişiye dostça ve düşünceli davranmak demektir. To edatı, nezaket gösterilen kişiyi tanıtır; bu nedenle kalıp be kind to + kişi biçimindedir. Burada noobs, deneyimsiz oyuncular anlamına gelir. Konuşmacı, onlarla alay etmek veya onları suçlamak yerine onlara iyi davranılmasını öğütlüyor.
Alıştırma
Cümleyi be kind to ile tamamlayın: Please ____ new players who are still learning.
Cevabı göster
be kind to