Much mu, many mi? Bu yaygın hatayı yapmayı bırakın – Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
504 kelime 164 kel/dk

Video özeti: Bu ders, ismin sayılabilir olup olmamasının much ile many seçimini nasıl belirlediğini, bu sözcüklerin günümüz İngilizcesinde hangi bağlamlarda doğal duyulduğunu ve time sözcüğünün neden hem süreyi hem de sayılabilir olay sayısını ifade edebildiğini açıklar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. much with uncountable nouns ve many with countable nouns, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: İngilizcede money ve information gibi tek tek sayılmayan kavramlarla much; people ve books gibi çoğul sayılabilir isimlerle many kullanmayı öğrenin. Böylece ana dilinizdeki sayılabilirlik kurallarını doğrudan aktarmadan doğal sorular ve olumsuz cümleler kurabilirsiniz. 2. We don't really use much in positive sentences ve now it sounds quite old-fashioned. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Olumlu bir cümlede tek başına kullanılan much anlaşılabilse de günümüzde çoğunlukla eski moda bir ton verir. Bu ayrımı bilerek doğal olmayan ifadelerden kaçınabilir, amaçlanan anlama göre so much veya too much gibi güncel seçenekleri kullanabilirsiniz. 3. use time in the countable form with many, ve the number of times or the number of occasions — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Sayılabilir time sözcüğünün süre değil, bir olay ya da gerçekleşme anlamına geldiğini kavrayın. Bir eylemin kaç kez gerçekleştiğini how many times ile sorabilir ve bunu harcanan zamanın uzunluğunu soran how much time yapısından ayırabilirsiniz.

Bu derste

Is it how much people or how many people? Dilbilgisi

0:00

How much people mı yoksa how many people mı?

Dilbilgisi

how much people ile how many people arasındaki seçim

People burada sayılabilen çoğul bir isimdir: one person, two people. İnsan sayısını sormak için how much people değil, how many people kullanılır. Sayılabilen çoğul isimlerden önce sayı sormak için how many kullanılır. How much ise sayılamayan isimlerin miktarını sormak için kullanılır.

Alıştırma

İnsan sayısını soran cümleyi tamamlayın: How ____ people are waiting outside?

Cevabı göster

many

How much money or how many money? Dilbilgisi

0:04

How much money mi yoksa how many money mi?

Dilbilgisi

how much money ile how many money arasındaki seçim

Burada money, paranın toplam miktarını ifade eder ve İngilizcede sayılamayan bir isim olarak kullanılır. Bu miktarı sormak için how many money değil, how much money kullanılır. How many yalnızca coins, notes veya dollars gibi sayılabilen birimler söylendiğinde kullanılır: how many coins, how many notes, how many dollars.

Alıştırma

Para miktarını soran cümleyi tamamlayın: How ____ money should I bring?

Cevabı göster

much

Whether you use much or many depends on the noun in the sentence. Dilbilgisi

0:07

Much veya many kullanmanız cümledeki isme bağlıdır.

Dilbilgisi

Whether ... depends on ...: whether yan cümleciğinin özne olması

Whether you use much or many yan cümleciği, tüm cümlenin öznesidir. Whether, evet-hayır türündeki bir konuyu veya seçenekler arasındaki bir tercihi bir bildirimin konusu hâline getirebilir; yalnızca doğrudan soruları başlatmak için kullanılmaz. depends on the noun, seçimi belirleyen etkeni gösterir. Whether + yan cümlecik + depends on + belirleyici etken kalıbı, bir seçimin hangi bilgiye dayandığını açıklar.

Alıştırma

Dersi öğrendiğiniz kalıpla cümleyi tamamlayın: ____ we eat inside or outside ____ the weather.

Cevabı göster

Whether · depends on

There is one very common noun that uses both much and many,

0:11

Hem much hem de many ile kullanılan çok yaygın bir isim var,

but the meaning changes.

0:16

ancak anlamı değişiyor.

I'll tell you what it is at the end of this video,

0:18

Bunun ne olduğunu bu videonun sonunda size söyleyeceğim,

but see if you can think of it before then. Ton ve niyet

0:20

ama o zamana kadar tahmin edip edemeyeceğinize bir bakın.

Ton ve niyet

see if you can think of it ile dostça meydan okuma

see if you can think of it ifadesindeki see if, gözlerle bakmayı anlatmaz. Bir şeyi yapıp yapamayacağınızı denemek anlamına gelir. Konuşan kişi dinleyiciye küçük ve dostça bir meydan okuma sunar. think of it, cevabı veya fikri akla getirmek demektir. Bu ifade katı bir emir vermek yerine dinleyiciye deneme alanı bırakır.

Alıştırma

Bir öğretmen dostça ve baskı yaratmayan küçük bir meydan okuma sunmak istiyor. En uygun cümle hangisidir?

  1. I can see the hidden star.
  2. You must find the hidden star now.
  3. See if you can find the hidden star.
Cevabı göster

See if you can find the hidden star.

The important thing to remember is we use much with uncountable nouns like money, Dilbilgisi

0:29

Hatırlamanız gereken önemli şey, much'ı money (para),

food, information,

0:35

food (yiyecek), information (bilgi) gibi sayılamayan isimlerle,

and many with countable nouns,

0:37

many'i ise sayılabilen isimlerle kullandığımızdır,

Dilbilgisi

sayılamayan isimlerle much ... çoğul sayılabilen isimlerle many

Büyük bir miktardan söz ederken sayılamayan bir isimden önce much kullanılır. Sayılamayan isimler tek tek sayılmaz, bir bütün olarak ele alınır; burada money, food ve information buna örnektir. Çok sayıda şeyden söz ederken sayılabilen bir ismin çoğul hâlinden önce many kullanılır. İki kelime de Türkçeye “çok” diye çevrilebilse de seçim İngilizce ismin dil bilgisi türüne göre yapılır.

Alıştırma

Cümleyi much veya many ile tamamlayın: We do not have ____ rice, but we have ____ apples.

Cevabı göster

much · many

which is most nouns,

0:40

ki bu isimlerin çoğudur,

like people, books, cars,

0:42

örneğin people (insanlar), books (kitaplar), cars (arabalar)

and so on. Kalıp ifadeler

0:45

ve benzeri.

Kalıp ifadeler

and so on: tamamlanmadan bırakılan bir listeyi bitirmek

And so on, bir listenin sonunda kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Aynı türden daha fazla öge eklenebileceğini, ancak konuşanın bunların hepsini söylemediğini belirtir. Burada people, books ve cars örneklerinin sıralanışını bitirir. So ve on kelimelerini ayrı ayrı yorumlamak yerine tüm ifadeyi tek bir birim olarak anlayın.

Alıştırma

Listeyi “ve diğer benzer şeyler” anlamındaki kalıpla tamamlayın: The art box contains crayons, glue, scissors, ____.

Cevabı göster

and so on

If a noun is uncountable, Dilbilgisi

0:45

Bir isim sayılamaz ise,

that just means we can't count it.

0:48

bu onu sadece sayamayacağımız anlamına gelir.

Dilbilgisi

Basit açıklamalar için If ..., that just means ...

If a noun is uncountable yan cümlesi açıklanacak koşulu verir. that bu koşulun tamamına gönderme yaparken means açıklamayı başlatır: ismi doğrudan sayamayız. Buradaki just, az önce değil, basitçe veya başka bir deyişle anlamındadır. Tekrar kullanılabilen If X is ..., that just means ... kalıbı, bir etiketi veya kuralı sade bir açıklamaya dönüştürür.

Alıştırma

Cümleyi just içeren ders kalıbıyla tamamlayın: If this button is disabled, ____ you cannot use it right now.

Cevabı göster

that just means

So we can't say one money, Dilbilgisi

0:50

Yani one money,

two monies,

0:52

two monies,

three monies.

0:53

three monies diyemeyiz.

Dilbilgisi

Neden one money, two monies, three monies diyemeyiz

can't say, konuşanın reddettiği biçimleri sunar. Günlük İngilizcede money, genel olarak para veya nakit anlamındayken sayılamaz bir isimdir. Bu nedenle önüne doğrudan sayı getirilemez ve -s eklemek onu normal bir sayılabilir isme dönüştürmez. Saymak için birim ya da parça adı kullanılmalıdır: one pound, two coins, three notes. İngilizcede sayılabilirlik, yalnızca gerçek dünyadaki ilgili nesnelerin sayılabilmesiyle değil, ismin dilbilgisel olarak nasıl sunulduğuyla ilgilidir.

Alıştırma

Birinin iki madeni parası olduğunu doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. She has two monies.
  2. She has two money.
  3. She has two coins.
Cevabı göster

She has two coins.

Uncountable nouns are different in every language. Kelime

0:54

Sayılamayan isimler her dilde farklıdır.

So make sure you check them.

0:57

Bu yüzden onları kontrol ettiğinizden emin olun.

Kelime

Sayılamayan isimler dilden dile değişir

Bir ismin sayılabilir ya da sayılamaz olması her dilin kendi dil bilgisi kuralıdır. Ana dilinizde sayılabilen bir kavram İngilizcede sayılamayan bir isimle ifade edilebilir; bu nedenle sınıflandırmayı doğrudan aktaramazsınız. Burada different in every language, sayılabilen ve sayılamayan isim kalıplarının dilden dile değiştiği anlamına gelir. İngilizce bir isim öğrenirken sayılabilirliğini de kontrol edin; sonraki cümledeki them bu isimleri belirtir.

Alıştırma

Hangi cümlede İngilizcedeki sayılamayan advice ismi doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. She gave me two pieces of advice.
  2. She gave me an advice.
  3. She gave me two advices.
Cevabı göster

She gave me two pieces of advice.

We have some great mini English lessons on this topic.

0:59

Bu konuyla ilgili harika mini İngilizce derslerimiz var.

We use much and many most commonly in questions and negatives. Dilbilgisi

1:02

Much ve many'i en yaygın olarak sorularda ve olumsuz cümlelerde kullanırız.

Dilbilgisi

Sorularda ve olumsuz cümlelerde much ile many

Sorular ve olumsuz cümleler, much ile many için en yaygın kullanım ortamlarıdır. Bir miktarı sormak veya anlatmak için much sözcüğünü sayılamayan bir isimle; bir sayıyı sormak veya anlatmak için many sözcüğünü çoğul sayılabilen bir isimle kullanın. Most commonly yalnızca demek değildir. Cümle güçlü bir kullanım eğilimini anlatır; much veya many sözcüklerini bütün olumlu cümlelerde yasaklayan bir kural değildir.

Alıştırma

Soruyu ve olumsuz cümleyi much veya many ile tamamlayın: How ____ milk do we need? We don't have ____ bottles.

Cevabı göster

much · many

For example,

1:07

Örneğin,

how much money did you spend? Dilbilgisi

1:09

"Ne kadar para harcadın?"

And I don't have much food at home.

1:11

Ve "Evde pek fazla yiyeceğim yok."

Dilbilgisi

how much money ... don't have much food: sayılamayan isimlerle much

Much, bir miktarı sorarken veya miktarın fazla olmadığını söylerken sayılamayan bir isimden önce gelir. how much money ifadesinde how much para miktarını sorar. don't have much food ifadesindeki not much food, 'fazla yiyecek yok' demektir. Burada money ve food sayılamayan isim olarak kullanılır. Başka cümlelere aktarılabilecek kalıplar How much + sayılamayan isim ...? ve olumsuz fiil + much + sayılamayan isim şeklindedir.

Alıştırma

Sayılamayan bir miktarı soruda ve olumsuz cümlede belirtmek için kullanılan aynı sözcüğü iki boşluğa da yaz: How ____ milk do we need? We don't have ____ time.

Cevabı göster

much · much

I really need to go shopping.

1:13

Gerçekten alışverişe gitmem gerekiyor.

In those examples,

1:15

Bu örneklerde,

I used much because money and food are both uncountable.

1:16

much kullandım çünkü money ve food her ikisi de sayılamaz.

For many,

1:21

Many için ise,

you might have questions like,

1:22

şöyle sorularınız olabilir:

"Do you know many people in London?" Dilbilgisi

1:24

"Londra'da birçok insan tanıyor musun?"

and negatives like,

1:26

ve şöyle olumsuz cümleleriniz:

"There aren't many students in my class."

1:27

"Sınıfımda pek fazla öğrenci yok."

Dilbilgisi

many people ... aren't many students: çoğul sayılabilen isimlerle many

Many, bir sayıdan söz ederken çoğul sayılabilen bir isimden önce gelir. many people ifadesinde bir sorunun içinde kullanılır. aren't many students ifadesindeki not many, 'öğrenci sayısının fazla olmaması' anlamına gelir. People, person sözcüğünün yaygın düzensiz çoğuludur. -s ile bitmez, fakat burada yine de çoğul ve sayılabilirdir. Başka cümlelere aktarılabilecek kalıp, soru içinde veya olumsuz bir fiilden sonra many + çoğul sayılabilen isim şeklindedir.

Alıştırma

Çoğul sayılabilen isimlerle büyük bir sayı anlamına gelen aynı sözcüğü iki boşluğa da yaz: Do you know ____ neighbors here? There aren't ____ buses after midnight.

Cevabı göster

many · many

We don't really use much in positive sentences anymore. Kelime

1:29

Artık olumlu cümlelerde pek much kullanmıyoruz.

We used to, Dilbilgisi

1:33

Eskiden kullanırdık,

but now it sounds quite old-fashioned.

1:34

ama şimdi kulağa oldukça eski moda geliyor.

Kelime

olumlu cümlelerde much eski moda duyulabilir

Vurgulanan cümlede positive sentences, olumlu cümleler anlamına gelir. Buradaki nokta kesin bir dil bilgisi yasağı değil, modern İngilizcede neyin doğal duyulduğudur: I have much time örneğinde olduğu gibi, nötr bir olumlu cümlede sayılamayan bir isimden önce değiştiricisiz much kullanmak çoğu zaman eski moda veya gereğinden fazla resmî duyulur. Günlük olumlu ifadelerde a lot of genellikle doğal seçimdir. anymore ve now sözcükleri, konuşanın zaman içinde gerçekleşen bir kullanım değişikliğini anlattığını gösterir.

Alıştırma

Modern günlük İngilizcede hangi olumlu cümle en doğal duyulur?

  1. I have much time before my train leaves.
  2. I have a lot of time before my train leaves.
  3. I have many time before my train leaves.
Cevabı göster

I have a lot of time before my train leaves.

Dilbilgisi

We used to: bilinen bir eylemin atılması

Burada We used to, We used to use much in positive sentences ifadesinin kısa biçimidir. used to ifadesinden sonraki fiil öbeği az önce belirtildiği ve dinleyen kişi bunu bağlamdan çıkarabildiği için atılmıştır. Used to, artık geçerli olmayan geçmişteki bir alışkanlığı veya durumu anlatır. Bu cümlede bir şeye alışkın olmak ya da bir amaç için kullanılmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Bilinen eylemi tekrarlamayan kısa used to biçimiyle cümleyi tamamlayın: Mia walked to school every day. She ____, but now she takes the bus.

Cevabı göster

used to

So if you say,

1:37

Yani eğer,

"I have much money,"

1:38

"I have much money" (Çok param var) derseniz,

you sound like a character in a Jane Austen novel, Kültür

1:40

bir Jane Austen romanındaki bir karakter gibi kulağa gelirsiniz,

which sadly you are not.

1:43

ki ne yazık ki değilsiniz.

Kültür

you sound like a character in a Jane Austen novel: eski moda İngilizceyle ilgili bir şaka

Jane Austen, en tanınmış eserleri on dokuzuncu yüzyılın başlarında yayımlanan İngiliz bir romancıydı. Romanları o dönemin dili ve toplumuyla güçlü biçimde ilişkilendirilir. Bu cümlede you sound like a character in a Jane Austen novel, I have much money ifadesinin günümüz konuşmalarında eski moda duyulduğunu eğlenceli biçimde anlatan bir benzetmedir. Konuşan kişi kullanılan sözleri değerlendirir; dinleyenin gerçekten kurgusal bir karakter veya zengin olduğunu söylemez.

Alıştırma

Konuşan kişi neden birini Jane Austen romanındaki bir karaktere benzetiyor?

  1. Kişinin zengin olduğunu söylemek
  2. Kullanılan sözlerin eski moda duyulduğunu belirtmek
  3. Kişinin gerçekten kurgusal bir karakter olduğunu söylemek
Cevabı göster

Kullanılan sözlerin eski moda duyulduğunu belirtmek

Nowadays,

1:46

Günümüzde,

we only really use much in positive sentences with the words so or too. Dilbilgisi

1:47

olumlu cümlelerde much'ı yalnızca so veya too kelimeleriyle kullanıyoruz.

Dilbilgisi

olumlu cümlelerde so veya too ile much

Günlük modern İngilizcede yalnız kullanılan much, büyük miktar anlamındaki olumlu bir cümlede genellikle doğal değildir. Normalde I have much money değil, I have a lot of money deriz. Ancak much, so ve too sözcüklerinden sonra doğaldır: so much çok büyük bir miktarı, too much ise istenen veya kabul edilebilir miktardan fazlasını ifade eder. Only really günlük kullanımdaki temel eğilimi anlatır; hiç istisnası olmayan kesin bir kural değildir.

Alıştırma

Şaşırtıcı derecede büyük bir miktar için so much, kabul edilebilirden fazlası için too much kullanarak tamamlayın: Ava has ____ energy today, but this game takes ____ time, so we cannot finish it.

Cevabı göster

so much · too much

So you could say,

1:53

Yani şöyle diyebilirsiniz:

"I have so much money," Kelime

1:55

"I have so much money" (O kadar çok param var ki)

or even,

1:57

veya hatta:

"I have too much money,"

1:58

"I have too much money" (Çok fazla param var),

Kelime

so much money ile too much money arasındaki fark

Hem so much money hem de too much money ifadesinde much kullanılır, çünkü money sayılamayan bir isimdir. So much miktarın çok büyük olduğunu vurgular; bu miktarın sorun olduğunu söylemeden şaşkınlık veya güçlü bir duygu gösterebilir. Too much, uygun, gerekli veya idare edilebilir olandan daha fazla demektir. Miktarı aşırı olarak değerlendirir; bu nedenle çoğu zaman bir sorun veya yük anlamı taşır.

Alıştırma

Hangi cümle şeker miktarının aşırı olduğunu ve içeceği bitirmeyi zorlaştırdığını söyler?

  1. There is too much sugar in this drink.
  2. There are many sugar in this drink.
  3. There is so much sugar in this drink.
Cevabı göster

There is too much sugar in this drink.

which is not a problem that I have,

2:00

bu benim sahip olduğum bir sorun değil,

but maybe you do.

2:02

ama belki sizin öyledir.

And if so, Kalıp ifadeler

2:03

Ve eğer öyleyse,

I can help you.

2:04

size yardımcı olabilirim.

Kalıp ifadeler

if so: önceki bir duruma gönderme yapmak

If so ifadesinde so, az önce sözü edilen durumun tamamının yerini tutar. Burada maybe you do ile anlatılan olasılığı belirtir; dolayısıyla if so, “bu doğruysa” veya “durum böyleyse” demektir. Bu yapı, önceki yan cümleyi tekrarlamadan olası bir koşulu sonucuna bağlar. So sözcüğünün hangi durumun yerini tuttuğunu anlamak için önceki cümleye bakılır.

Alıştırma

İngilizce örneği okuyun ve if so ifadesinin anlamını seçin: “The library may still be open. If so, we can return the books today.”

  1. Kitaplar zaten iade edildiyse
  2. Kütüphane açık değilse
  3. Kütüphane hâlâ açıksa
Cevabı göster

Kütüphane hâlâ açıksa

We sometimes use many on its own in positive sentences, Dilbilgisi

2:06

Bazen olumlu cümlelerde many'i tek başına kullanırız,

but we often do add so or too.

2:09

ancak genellikle so veya too ekleriz.

Dilbilgisi

many tek başına ... do add so or too

Burada many on its own, many sözcüğünün so veya too olmadan kullanılması demektir. Many tek başına olumlu bir cümlede dil bilgisi bakımından doğru şekilde yer alabilir ve genellikle many people, many books örneklerindeki gibi sayılabilen çoğul bir isimden önce gelir. Bu, many sözcüğünün isim olmadan durması gerektiği anlamına gelmez. we often do add ifadesindeki vurgulu do, zorunlu olmasa bile so veya too eklemenin gerçekten yaygın olduğunu vurgular. So many sayının çok büyük olduğunu öne çıkarır; too many ise sayının aşırı olduğunu belirtir.

Alıştırma

Hangi cümlede olumlu bir ifade içinde many, so veya too olmadan tek başına kullanılmıştır?

  1. Many neighbours came to the picnic.
  2. Too many neighbours came to the picnic.
  3. So many neighbours came to the picnic.
Cevabı göster

Many neighbours came to the picnic.

So you might have sentences like,

2:12

Yani şöyle cümleler kurabilirsiniz:

"I have so many friends.

2:13

"O kadar çok arkadaşım var ki."

It's really hard to find the time to see them all." Kalıp ifadeler

2:15

"Hepsiyle görüşmek için zaman bulmak gerçekten zor."

Kalıp ifadeler

find the time to + fiilin yalın hâli

Find the time to + fiilin yalın hâli, özellikle meşgulken bir etkinliği programa sığdırmayı başarmak demektir. Find burada saat üzerinde belirli bir zamanı gerçekten aramak anlamına gelmez. To sözcüğünden sonraki fiil yalın hâlde kalır: find the time to see, read veya help. Bu ifade, etkinliğe yer açmayı başarma noktasına odaklanır.

Alıştırma

Bu derste geçen ve bir etkinliği programa sığdırmayı başarmak anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: I hope I can ____ finish my model this weekend.

Cevabı göster

find the time to

Again,

2:17

Tekrar söylemek gerekirse,

not exactly a bad problem to have. Deyimler

2:18

sahip olunması o kadar da kötü bir sorun değil.

Deyimler

not exactly a bad problem to have: olumlu yanı olan bir güçlük

Burada not exactly, a bad problem ifadesindeki olumsuz değerlendirmeyi yumuşatır. Konuşan kişi, durumun biraz güçlük çıkarabileceğini ama aslında kötü olmadığını, hatta şanslı bir şeyden kaynaklanabileceğini anlatır. Bu ifade durumu hafifçe küçümseyerek anlatır: ona bir problem derken dinleyenin olumlu yanını da fark etmesini sağlar.

Alıştırma

"That is not exactly a bad problem to have," cümlesinde konuşan kişi hangi tutumu ifade ediyor?

  1. Durum son derece ciddi ve tamamen olumsuz.
  2. Durumda hiçbir güçlük yok.
  3. Durum güçlük çıkarıyor ama olumlu bir yanı da var.
Cevabı göster

Durum güçlük çıkarıyor ama olumlu bir yanı da var.

At the beginning of this video,

2:20

Bu videonun başında,

I told you that there is one noun which uses both much and many.

2:21

size hem much hem de many kullanan bir isim olduğunu söylemiştim.

Did you think of it?

2:26

Bulabildiniz mi?

The answer is time.

2:27

Cevap time (zaman/kere).

If you use time in the uncountable form with much, Kelime

2:32

Time'ı sayılamayan formda much ile kullanırsanız,

you're talking about a duration of time.

2:36

bir süreden bahsediyorsunuz demektir.

Kelime

much time ... a duration of time: sayılamayan time ile süre anlatmak

time, much ile kullanıldığında zaman miktarı veya uzunluğu anlamına gelen sayılamayan bir isimdir. Bir şeyin ne kadar sürdüğü ya da ne kadar zaman bulunduğu gibi süre sorularını yanıtlar. a duration of time ifadesindeki duration, bir olayın kaç kez gerçekleştiğini değil, başlangıçtan sona kadar olan uzunluğu anlatır.

Alıştırma

Süreyi soran cümleyi tamamlayın: How ____ time do we have before the library closes?

Cevabı göster

much

For example,

2:39

Örneğin,

how much time did you spend watching the British Council's mini English lessons?

2:40

"British Council'ın mini İngilizce derslerini izlemek için ne kadar zaman harcadın?"

And the answer is always not enough.

2:44

Ve cevap her zaman: Yeterince değil.

You should spend more time watching them. Kalıp ifadeler

2:47

Onları izlemek için daha fazla zaman harcamalısınız.

Kalıp ifadeler

spend more time watching: spend time doing kalıbı

spend + bir zaman miktarı + fiilin -ing biçimi, belirtilen zamanı bir etkinliği yaparak kullanmak anlamına gelir. spend more time watching ifadesinde more time zaman miktarını, watching ise etkinliği belirtir. Zaman ifadesinden sonra mastar değil, fiilin -ing biçimi kullanılır: spend time watching denir; spend time to watch denmez. Buradaki them, daha önce sözü edilen mini İngilizce derslerini belirtir.

Alıştırma

Cümleyi practise fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Mia spends thirty minutes ____ the piano every day.

Cevabı göster

practising

If you use time in the countable form with many, Kelime

2:49

Time'ı sayılabilir formda many ile kullanırsanız,

you're talking about the number of times or the number of occasions that you do something.

2:53

bir şeyi yapma sayınızdan veya o durumun kaç kez gerçekleştiğinden bahsediyorsunuz demektir.

Kelime

many ile kullanılan time: tekrar veya durum sayısı

Burada sayılabilir time, bir şeyin gerçekleştiği bir seferi veya durumu ifade eder. Çoğulu times olduğundan many times, bir eylemin ne kadar sürdüğünü değil, kaç kez gerçekleştiğini sayar. The number of times ve the number of occasions, bu sayılabilir anlamı paralel biçimde açıklayan ifadelerdir.

Alıştırma

Eylemi birbirinden ayrı birçok durumda tekrarladığım anlamına gelen cümle hangisidir?

  1. I checked the answer many times.
  2. I checked the answer for a long time.
  3. I didn't spend much time checking the answer.
Cevabı göster

I checked the answer many times.

For example,

2:57

Örneğin,

how many times did Kate have to film this video to get it right? Notlar

2:59

"Kate bu videoyu doğru çekmek için kaç kez kayıt yapmak zorunda kaldı?"

Dilbilgisi

How many times: tam tekrar sayısını sormak

How many times, bir eylemin kaç kez gerçekleştiğini sorar. Times, many sözcüğünden sonra gelen sayılabilen çoğul bir isimdir; bu nedenle once, twice veya three times gibi cevaplar verilebilir. Geçmiş zaman sorusunda How many times + did + özne + fiilin yalın hâli yapısı kullanılır. Burada sorulan, çekim için kaç kez deneme yapıldığıdır; çekimin ne kadar sürdüğü değildir.

Alıştırma

İzleme süresini değil, videonun kaç kez izlendiğini soran cümle hangisidir?

  1. How long did you watch the video?
  2. How much time did you spend watching the video?
  3. How many times did you watch the video?
Cevabı göster

How many times did you watch the video?

Dilbilgisi

Have to film: gereklilik ve fiilin yalın hâli

Have to film ifadesinde have to gereklilik bildirir: istenen sonuca ulaşmak için çekim yapmak gerekliydi. Burada have to bir bütün olarak çalışır; have, “sahip olmak” anlamına gelmez. Have to sonrasında fiilin yalın hâli kullanılır, bu yüzden film doğrudur. Geçmiş zaman sorusu did Kate have to film ...? içinde geçmiş zamanı did taşıdığı için had değil, have kullanılır.

Alıştırma

Maya'nın sahneyi yeniden çekmesinin gerekli olup olmadığını doğru biçimde soran cümle hangisidir?

  1. Did Maya have to film the scene again?
  2. Did Maya had to film the scene again?
  3. Did Maya have to filming the scene again?
Cevabı göster

Did Maya have to film the scene again?

Kalıp ifadeler

get it right?: doğru yapmak

Get it right, bir şeyi doğru yapmak veya istenen sonuca ulaşmak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Bu soruda to get it right, videoyu Kate’in istediği şekilde çekmek demektir; right burada «sağ» yönünü anlatmaz. To get it right mastar öbeği, tekrar tekrar çekim yapmanın amacını belirtir. It, videoyu veya çekim işini ifade eder. Bu ifade cevaplar, beceriler, talimatlar ve başka görevler için de kullanılabilir.

Alıştırma

“To get it right” ifadesindeki get it right ne anlama gelir?

  1. kontrol etmeden bitirmek
  2. bir şeyi doğru yapmak veya istenen sonucu elde etmek
  3. onu sağa taşımak
Cevabı göster

bir şeyi doğru yapmak veya istenen sonucu elde etmek

And the answer is embarrassingly high,

3:02

Ve cevap utanç verici derecede yüksek,

so let's not talk about it. Ton ve niyet

3:04

bu yüzden bundan bahsetmeyelim.

Ton ve niyet

let's not talk about?: Utandırıcı bir konudan hafifçe kaçınmak

Let's not talk about, konuşan kişiyle karşısındaki kişinin bir konuyu konuşmaktan kaçınmasını veya konuşmayı bırakmasını öneren bir ifadedir. Burada cevap utandıracak kadar yüksek olduğu için konuşan kişi bu rahatsız edici ayrıntıyı kendisiyle dalga geçen bir şakayla geçiştiriyor; birine ciddi biçimde susmasını emretmiyor. Yapı let's not + fiilin yalın hâlidir. Altyazı about kelimesinde bittiği için bu kesitte konu söylenmemiştir veya hemen ardından gelebilir; konuşanın ne hakkında konuşmak istemediğini bağlam gösterir.

Alıştırma

Bu bağlamdaki anlamı değerlendirin: “Let's not talk about it”, karşıdaki kişiye susmasını söyleyen sert bir emirdir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

We've received so many questions about this, Dilbilgisi

3:06

Bu konuda o kadar çok soru aldık ki,

but you don't need too much information to get it right.

3:09

ancak doğru anlamak için çok fazla bilgiye ihtiyacınız yok.

Dilbilgisi

so many questions ... too much information: many, much, so ve too seçimi

so many questions ifadesinde questions çoğul ve sayılabilen bir isimdir; bu yüzden many kullanılır. so miktarı vurgular ve soru sayısının çok yüksek olduğunu anlatır. too much information ifadesinde information sayılamayan bir isimdir; bu yüzden much kullanılır. too, miktarın gerekli ya da yararlı olandan fazla olduğunu belirtir. Önce isme göre many veya much, sonra vermek istediğiniz anlama göre so veya too seçin.

Alıştırma

so many ve too much ifadelerinin her birini bir kez kullanarak cümleyi tamamlayın: The class asked ____ questions because the handout contained ____ information.

Cevabı göster

so many · too much

Just remember that much is for uncountable nouns and many is for countable,

3:12

Sadece much'ın sayılamayan isimler, many'nin ise sayılabilenler için olduğunu unutmayın,

and you'll get it right every time.

3:17

ve her seferinde doğru yapacaksınız.