"Mavi Toplar" (Blue Balls) Olduğunda Ne Olur?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
498 kelime 194 kel/dk

Video özeti: video “blue balls” durumunun gerçek olup olmadığını, uzun uyarılmada kan akışını, benzer vulva tepkisini ve rahatsızlığın neden azaldığını açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. results in (Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler): bir nedenin sonuç doğurduğunu belirtir; results from ile ayırıp mekanizma ve sonucu bağlayın. 2. builds up (Öbek fiiller): inşa etmek değil, zamanla birikmek demektir; kan, basınç, trafik, iş veya gerilim için kullanın. 3. getting your mind out of the gutter (Deyimler ve mecazlı ifadeler): cinsel ya da kaba düşünceleri bırakmaya yönelik samimi uyarıyı anlayın, oluk anlamını bire bir almayın ve resmî ortamlarda kullanmayın.

Bu derste

This episode is supported by Hims.

0:00

Bu bölüm Hims'in desteğiyle hazırlanmıştır.

The term blue balls describes the physical and mental frustration Kelime

0:02

“Blue balls”, fiziksel ve zihinsel sıkıntıyı anlatan bir terimdir.

from prolonged periods of sexual arousal without an orgasm. Kalıp ifadeler

0:06

Bu sıkıntı, orgazm olmadan uzun süre cinsel olarak uyarılmaktan kaynaklanır.

Kelime

blue balls: anlamı ve kullanım düzeyi

“Blue balls”, orgazm olmadan süren cinsel uyarılmayla ilişkili geçici fiziksel rahatsızlık ve hayal kırıklığını anlatan gayriresmî bir cinsel argo ifadedir. Sözcüğü sözcüğüne anlaşılmamalıdır: balls testislere kaba bir biçimde gönderme yapar, ancak blue onların gerçekten maviye döndüğü anlamına gelmez. Bu cümlede ifade, bildirilen bir tepkiye ad verir; resmî bir tıbbi tanı değildir. Kesin bir klinik terimden çok gündelik bir adlandırma olarak anlaşılmalıdır.

Alıştırma

Bu cümlede “blue balls” ne anlama gelir?

  1. Uzun süre üzgün hissetmeyi anlatan genel bir ifade
  2. Testislerin gerçekten maviye döndüğü resmî bir tanı
  3. Orgazm olmadan uzun süren uyarılma sonrası rahatsızlık ve hayal kırıklığını anlatan gayriresmî bir terim
Cevabı göster

Orgazm olmadan uzun süren uyarılma sonrası rahatsızlık ve hayal kırıklığını anlatan gayriresmî bir terim

Kalıp ifadeler

prolonged periods of: sıklık değil, süre

“Prolonged periods of”, alışılmadık derecede uzun süren zaman dilimleri anlamına gelir. Prolonged, periods sözcüğünü niteler; of ise prolonged periods of waiting örneğinde olduğu gibi devam eden durumu veya etkinliği belirtir. Bu ifade sıklığı değil, süreyi vurgular. Örnekte cinsel uyarılmanın uzun sürdüğü anlatılır; bunun sık sık gerçekleştiği söylenmez.

Alıştırma

Hareketsiz kalınan her zaman diliminin uzun sürdüğünü açıkça belirten cümle hangisidir?

  1. The workers experienced prolonged periods of inactivity.
  2. The workers experienced brief periods of inactivity.
  3. The workers experienced frequent periods of inactivity.
Cevabı göster

The workers experienced prolonged periods of inactivity.

But is it even real?

0:09

Peki bu gerçekten var olan bir şey mi?

And if so, Kalıp ifadeler

0:11

Eğer öyleyse,

what actually happens?

0:12

aslında ne oluyor?

Kalıp ifadeler

If so: bütün bir ihtimale gönderme yapmak

Bu cümlede if so, “eğer bu doğruysa” demektir. So, önceki önermenin tamamının, yani bunun gerçek olma ihtimalinin yerini tutar; “bu şekilde” anlamında bir tarz bildirmez. Bu yapı, konuşanın bir ihtimali geçici olarak kabul edip if it is real gibi tam bir yan cümleyi tekrarlamadan doğrudan sonraki soruya geçmesini sağlar.

Alıştırma

İhtimale onu tekrarlamadan gönderme yapan iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The roads may freeze tonight. ____, the morning buses will be delayed.

Cevabı göster

If so

Whenever you are sexually aroused, Dilbilgisi

0:14

Cinsel olarak uyarıldığınızda,

your body experiences a lot of physiological changes. Kelime

0:15

vücudunuzda pek çok fizyolojik değişiklik meydana gelir.

Dilbilgisi

“Her ... olduğunda” anlamında Whenever

Whenever, tekrarlanan bir tetikleyiciyi belirten yan cümleyi başlatır. Burada “her ... olduğunda” demektir: cinsel uyarılmanın gerçekleştiği her durumda ana cümlede açıklanan fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Bu yapı belirli tek bir zamana gönderme yapmak yerine düzenli bir ilişkiyi veya genel bir süreci anlatır. Whenever yan cümlesi ana cümleden önce veya sonra gelebilir.

Alıştırma

En uygun sözcüğü seçin: The security light turns on ___ it detects movement. Kural, bunun her durumda gerçekleştiği anlamına gelir.

  1. While
  2. Until
  3. Whenever
Cevabı göster

Whenever

Kelime

physiological changes: zihinsel değil, bedensel süreçler

Bu cümlede physiological changes, vücudun işleyişinde ve biyolojik süreçlerde meydana gelen değişiklikler anlamına gelir. Bu ifade düşünce veya duygu değişimlerini değil, bedensel tepkileri anlatır. Physiological, bilim ve tıp alanlarında yaygın olan teknik bir sıfattır. Bu ifade kalp atış hızı, solunum, hormon düzeyleri veya kan akışındaki değişimler gibi ölçülebilir başka tepkiler için de kullanılabilir.

Alıştırma

Tıbbi bir açıklamada physiological changes ne anlama gelir?

  1. Düşünce ve duygulardaki değişimler
  2. Vücut işlevleri ve biyolojik süreçlerdeki değişimler
  3. Bir kişinin sosyal programındaki değişimler
Cevabı göster

Vücut işlevleri ve biyolojik süreçlerdeki değişimler

In men,

0:18

Erkeklerde,

the arteries of the penis and testicles dilate,

0:19

penis ve testislerdeki atardamarlar genişler,

meaning more oxygenated blood flows through them. Kelime

0:21

yani içlerinden daha fazla oksijenli kan geçer.

At the same time, Anlatım akışı

0:24

Aynı anda,

veins constrict,

0:25

toplardamarlar daralarak

preventing deoxygenated blood from leaving. Dilbilgisi

0:26

oksijence fakir kanın bölgeden ayrılmasını engeller.

Kelime

oxygenated blood ... deoxygenated blood: göreli oksijen düzeyleri

Burada oxygenated blood, görece yüksek miktarda oksijen taşıyan kandır; deoxygenated blood ise oksijeninin büyük bölümünü dokulara vermiş ve daha az oksijen taşıyan kandır. Deoxygenated, kanda kesinlikle hiç oksijen olmadığı anlamına gelmez. Bu ikili dolaşım açıklamasını düzenlemeye yardımcı olur: oxygenated ve deoxygenated kanı oksijen düzeyine göre sınıflandırırken çevredeki fiiller kanın nereye aktığını anlatır.

Alıştırma

oxygenated ve deoxygenated sözcüklerini doğru boşluklara yerleştirin: Blood that has just picked up oxygen in the lungs is ____ blood, while blood that has delivered much of its oxygen to body tissues is ____ blood.

Cevabı göster

oxygenated · deoxygenated

Anlatım akışı

At the same time: paralel süreçleri bağlamak

At the same time, toplardamarların daralmasının daha önce anlatılan atardamar genişlemesiyle aynı anda gerçekleştiğini belirtir. İki fizyolojik süreci aynı zaman çizgisine yerleştirir. Burada bağlayıcı ifade paralel bilgileri de düzenler: aynı anda gerçekleşen ikinci bir süreci ekler. Bağlam bazen karşıtlık etkisi verebilse de ifade tek başına karşıtlık bildirmez.

Alıştırma

Aynı anda gerçekleşmeyi açıkça belirten dört sözcüklü bağlayıcıyla cümleyi tamamlayın: The temperature drops inside the chamber. ____, ice begins to form on the walls.

Cevabı göster

At the same time

Dilbilgisi

prevent A from doing: A'nın bir eylemi yapmasını engellemek

Prevent A from doing, A'nın -ing fiiliyle belirtilen eylemi gerçekleştirmesini engellemek anlamına gelir. Kalıp prevent + nesne + from + fiilin -ing biçimidir; burada deoxygenated blood nesne, aynı zamanda leaving fiilinin anlamca öznesidir. preventing ile başlayan ortaç yan cümlesi, toplardamarların daralmasının sonucunu ekler: daralma, kanın dışarı çıkmasını olanaksız hâle getirir.

Alıştırma

Cümleyi gerekli edat ve reach fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The new filter prevents dust ____ the motor.

Cevabı göster

from reaching

This increase in blood flow and pressure results in an erection. Kalıp ifadeler

0:28

Kan akışı ve basıncındaki bu artış ereksiyona yol açar.

Kalıp ifadeler

results in: bir nedeni ve etkisini ifade etmek

X results in Y kalıbı X’i neden, Y’yi ise sonuç olarak sunar. Burada “This increase in blood flow and pressure” neden, “an erection” ise ortaya çıkan sonuçtur. Result in bilimsel açıklamalarda ve raporlarda sık kullanılan, kısa ve nötrden resmîye uzanan bir bağlayıcıdır. Yalnızca iki olayı sıralamak yerine aralarında neden-sonuç ilişkisi kurar.

Alıştırma

Hangi cümle şiddetli yağmurun sele neden olduğunu doğru biçimde ifade eder?

  1. Flooding results in heavy rain.
  2. Heavy rain results in flooding.
  3. Heavy rain results from flooding.
Cevabı göster

Heavy rain results in flooding.

But what you may not realize is that Anlatım akışı

0:32

Ancak farkında olmayabileceğiniz bir şey daha var:

the testicles expand up to twice their regular size. Dilbilgisi

0:33

Testisler normal boyutlarının iki katına kadar büyür.

Anlatım akışı

What you may not realize is that: beklenmedik bir gerçeği öne çıkarmak

What you may not realize is that + yan cümlecik kalıbı, that’ten sonraki cümleciği yeni, ana ve muhtemelen şaşırtıcı bilgi hâline getirir. Baştaki what cümleciği bir isim öbeği gibi görev yapar; is that ise konuşmacının dinleyicinin dikkatini çekmek istediği gerçeğe yöneltir. what ile başlamasına rağmen bu bir ifade cümlesidir, doğrudan soru değildir. May not varsayımı yumuşatır: konuşmacı, dinleyicinin gerçeği bilmediğini açıkça söylemek yerine bilmiyor olabileceğini ima eder.

Alıştırma

Hangi cümle, dinleyiciye doğrudan soru sormadan sonraki gerçeği dikkat çekici bir açıklama olarak en iyi biçimde öne çıkarır?

  1. What you may not realize is that the backup runs automatically.
  2. You may not realize that the backup runs automatically.
  3. Do you realize that the backup runs automatically?
Cevabı göster

What you may not realize is that the backup runs automatically.

Dilbilgisi

up to twice: kat sayısıyla belirtilen üst sınır

up to twice ifadesinde up to bir üst sınır belirtir, twice ise kat sayısını verir. Testisler normal boyutlarının iki katına ulaşabilir; ancak cümle her durumda bu en yüksek değere ulaşıldığını söylemez. Karşılaştırma temeli their regular size ifadesidir. Burada son boyutun temel değerin en fazla iki katı olması anlatılır; temel boyuta iki temel boyut daha eklenmesi anlatılmaz.

Alıştırma

'En fazla iki kat, ancak daha az da olabilir' anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: During peak season, delivery can take ____ as long as usual.

Cevabı göster

up to twice

Yep, that's right.

0:37

Evet, doğru duydunuz.

The balls grow.

0:38

Yumurtalar büyür.

Now,

0:39

Şimdi,

a common misconception is that deoxygenated blood is blue, Anlatım akışı

0:39

oksijence fakir kanın mavi olduğu sık rastlanan bir yanılgıdır,

but it's actually a dark red color.

0:43

ama aslında koyu kırmızı renktedir.

Anlatım akışı

a common misconception is that ... but it's actually ...: yanlış bir inancı düzeltmek

İlk kalıp olan a common misconception is that, ardından gelen that yan cümlesini yaygın fakat yanlış bir inanç olarak etiketler. Böylece dinleyici, oksijeni azalmış kanın mavi olduğu düşüncesini konuşmacının kendi doğru iddiası olarak kabul etmemesi gerektiğini anlar. but it's actually geçişi düzeltmeyi sunar ve bunu yanlış kanıyla karşılaştırır. Burada actually, 'aslında, bu inancın tersine' anlamındadır; yalnızca vurgu yapmaz, düzeltme bilgisini düzenleyen bir işaret görevi görür. Yeniden kullanılabilir kalıp A common misconception is that X, but it's actually Y. şeklindedir.

Alıştırma

İki bölümlü bilgi doğrulama kalıbını tamamlayın: ____ glass is a slow-moving liquid, ____ an amorphous solid.

Cevabı göster

A common misconception is that · but it's actually

Veins often appear greenish blue on your arms due to the skin above them Kalıp ifadeler

0:45

Kollarınızdaki damarlar, üzerlerini kaplayan deri nedeniyle çoğu zaman yeşilimsi mavi görünür

Kalıp ifadeler

due to + isim öbeği: neden belirtme

Burada due to, damarların yeşilimsi mavi görünmesinin nedenini belirtir. Ardından the skin above them isim öbeği gelir; them sözcüğü veins sözcüğüne gönderme yapar. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp due to + isim öbeğidir. Özne ve çekimli fiil içeren tam bir yan cümle başlatmak yerine nedeni kısa ve yoğun biçimde ifade eder.

Alıştırma

Hangi cümlede bir nedeni açıklamak için due to ifadesi isim öbeğinden önce doğru kullanılmıştır?

  1. The match was delayed due to it rained heavily.
  2. Due to the match was delayed, we went home.
  3. The match was delayed due to heavy rain.
Cevabı göster

The match was delayed due to heavy rain.

because red light has a longer wavelength than blue light

0:48

çünkü kırmızı ışığın dalga boyu mavi ışığınkinden daha uzundur

and as a result Anlatım akışı

0:51

ve bu nedenle kırmızı ışık

can be absorbed deeper into the skin.

0:52

derinin daha derin katmanlarında emilebilir.

Anlatım akışı

as a result: bir sonucu belirtme

Burada as a result, can be absorbed deeper into the skin bilgisini kırmızı ışığın daha uzun dalga boyunun sonucu olarak işaretler. Daha önce verilen nedene gönderme yaparken ardından gelecek sonucu gösterir. Nedenden sonuca geçişi açıkça göstermek için bu bağlayıcıyı kullanın. Açıklamadaki bilgileri düzenler; yeni bir neden belirtmez.

Alıştırma

Bir ekip önemli bir son tarihi kaçırdı. Hangi seçenek hedef bağlayıcıyı kullanarak bu durumun sonucunu sunar?

  1. Because the client moved the meeting, the team missed the deadline.
  2. As a result, the client moved the meeting.
  3. Although the client moved the meeting, the team missed the deadline.
Cevabı göster

As a result, the client moved the meeting.

Blue light,

0:54

Mavi ışık,

on the other hand, Anlatım akışı

0:54

buna karşılık,

ends up being reflected before it's absorbed by deeper veins, Öbek fiiller

0:55

daha derindeki damarlarca emilmeden önce geri yansır

Öbek fiiller

nihai bir sonuç için ends up + -ing

“Ends up”, bir sürecin ardından ulaşılan nihai sonucu belirtir; bu sonuç çoğu zaman amaçlanmamıştır veya önceden açık değildir. Bu cümlede blue light ends up being reflected ifadesindeki nihai sonuç, ışığın yansıtılmasıdır. end up + -ing kalıbı, “end up waiting” örneğinde olduğu gibi, sonunda gerçekleşen bir eylemi veya durumu anlatır. “Up” bu öbek fiilin bir parçasıdır ve yukarı yönlü hareket ifade etmez.

Alıştırma

Cümleyi “sonunda bu sonuç ortaya çıkar” anlamındaki iki sözcüklü geniş zaman ifadesiyle tamamlayın: Even with a detailed agenda, the meeting often ____ running late.

Cevabı göster

ends up

making your blood appear blue. Dilbilgisi

0:58

ve bu da kanınızın mavi görünmesine yol açar.

Anlatım akışı

on the other hand, ile karşıt tarafı sunmak

“On the other hand”, bir açıklamanın karşıt tarafına geçildiğini belirtir. Burada mavi ışığa olanlar, daha önce kırmızı ışık hakkında verilen açıklamayla karşılaştırılır: mavi ışık daha derine geçip soğurulmak yerine, derinde soğurulmadan önce yansıtılır. Bu ifadeyi ilgili bir yönden farklı olan iki mekanizmayı, seçeneği veya değerlendirmeyi düzenlemek için kullanabilirsiniz. Dinleyiciye sıradaki bilginin aynı yönde ek bir ayrıntı değil, bir karşıt nokta olduğunu gösterir.

Alıştırma

İkinci noktayı karşıtlığın diğer tarafı olarak en iyi hangi bağlayıcı sunar? The city-center apartment is close to work. ___, the suburban house offers more space.

  1. In addition
  2. For example
  3. On the other hand
Cevabı göster

On the other hand

Dilbilgisi

making your blood appear blue: sonuç bildiren -ing yan cümlesi

Virgülden sonra gelen making your blood appear blue yan cümlesi, önce anlatılan sürecin sonucunu verir. Buradaki making, “bir şeyi amaçlı olarak yapmak” değil, “neden olmak” anlamındadır. Kan yalnızca mavi görünür; gerçekten maviye dönüşmez. Make fiilinden sonra your blood nesnedir ve appear, to almayan yalın fiildir: make + nesne + yalın fiil. Bu yapı, bir nedeni ve onun görülebilen sonucunu tek cümlede özetler.

Alıştırma

Cümleyi make fiilinin sonuç bildiren biçimiyle tamamlayın: The tinted glass filters some blue light, ____ the scene appear warmer.

Cevabı göster

making

When it comes to your balls, Kalıp ifadeler

1:00

Testislerinize gelince,

since more red light is being absorbed,

1:01

daha fazla kırmızı ışık emildiği için

the veins here can appear blue as well.

1:03

buradaki damarlar da mavi görünebilir.

Kalıp ifadeler

When it comes to: konuyu değiştirmek

When it comes to, sırada ele almak istediğiniz konuyu tanıtır; “söz konusu olduğunda” veya “konu ... olduğunda” anlamına gelir. Burada dikkat belirli bir vücut bölgesine çevrilir ve aynı açıklama o bölgeye uygulanır. Tam yapı When it comes to + isim, zamir veya -ing biçimidir. Bu ifadede come hareket bildirmez; cümle başındaki ifade zaman değil, konu belirler.

Alıştırma

Dersteki konu belirleme ifadesini kullanın: ____ weekend travel, I prefer the train.

Cevabı göster

When it comes to

And if arousal is prolonged,

1:05

Uyarılma uzarsa,

the deoxygenated blood builds up in the testicles, Öbek fiiller

1:07

oksijence fakir kan testislerde birikir

creating more of a blue tinge.

1:10

ve daha belirgin mavimsi bir ton oluşturur.

Öbek fiiller

builds up: kademeli birikme

Bu cümlede builds up, zaman içinde yavaş yavaş birikmek anlamına gelir. Özne oksijeni alınmış kandır; yani testislerde artan şey kanın kendisinin miktarıdır. Geçişsiz bir öbek fiil olarak builds up, birinin bir nesne üzerinde yaptığı eylemi değil, birikme sürecini anlatır. Aynı yapı basıncın, ısının, gerginliğin veya trafiğin giderek artmasını da anlatabilir.

But it's not just a condition that men experience, Dilbilgisi

1:12

Ancak bu yalnızca erkeklerin yaşadığı bir durum değildir,

as blood rushes to the vagina during sexual arousal too. Kalıp ifadeler

1:14

çünkü cinsel uyarılma sırasında vajinaya da kan hücum eder.

Dilbilgisi

not just ... too: kapsamı genişletmek

Burada not just, durumun erkeklerle sınırlı olmadığını belirtir. Bu ifade erkekleri tablonun yalnızca bir parçası olarak sunar; sonraki cümle bölümündeki too ise kadınları başka bir grup olarak ekler. Bu iki işaret birlikte cümleye dağılmış bir yapı oluşturur: not just X ... Y too. X ifadede kalır ve Y açıkça eklenir; böylece ilk durumun yerine başka bir şey konmaz, kapsam genişletilir.

Kalıp ifadeler

blood rushes to: kanın bir vücut bölgesine hızla yönelmesi

Bu cümlede blood rushes to, nispeten büyük miktarda kanın belirli bir vücut bölgesine doğru hızla ilerleyip oraya dolması anlamına gelir. İnsan olmayan blood öznesi rush ile doğal biçimde kullanılabilir; fiil, bir kişinin acele etmesini değil hızlı hareketi anlatır. blood rushes/rushed to + vücut bölgesi kalıbı, dolaşımdaki ani değişimleri veya güçlü bir fiziksel tepkiyi anlatmak için kullanışlıdır. Burada ardından gelen hedef ve koşul, kanın nereye gittiğini ve bunun ne zaman gerçekleştiğini açıklar.

Alıştırma

Cümleyi rush to ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When Leo stepped into the warm room, blood ____ his cheeks.

Cevabı göster

rushed to

The increased blood flow to the vaginal wall,

1:17

Vajina duvarına giden kan akışının artması,

clitoris, and labia

1:19

klitoris ve dış dudaklara giden akışın da artmasıyla birlikte,

results in the analogous condition sometimes called blue vulva. Kelime

1:21

bazen “mavi vulva” denen benzer bir duruma yol açar.

Kelime

analogous condition: ilgili yönlerden benzer, ancak aynı değil

Analogous condition, ilgili bir mekanizma, rol veya özellikler bütünü bakımından başka bir durumla karşılık gösteren durum demektir. Bu cümlede farklı bir anatomiyi etkileyen durum, daha önce sözü edilen durumun karşılığı olarak sunulur. Analogous tam bir aynılık değil, karşılaştırma bildirir: ayrıntıları, adları veya etkiledikleri vücut bölgeleri farklı olsa bile iki durum analogous olabilir.

Alıştırma

Bir araştırmacı, iki durumun farklı organlarda ortaya çıktığını ancak karşılaştırılabilir bir mekanizma içerdiğini söylüyor. Tam olarak aynı olduklarını iddia etmeden bu ilişkiyi en iyi hangi ifade anlatır?

  1. an identical condition
  2. an analogous condition
  3. a similar condition
Cevabı göster

an analogous condition

The good news is that relief can be right around the corner. Notlar

1:24

İyi haber şu ki rahatlama sandığınızdan daha yakın olabilir.

Anlatım akışı

good news is that: olumlu bir geçişi çerçevelemek

“The good news is that ...” yapısında “the good news”, ardından gelen bilgiyi olumlu ya da rahatlatıcı olarak değerlendirir; “that” ise olumlu durumu bildiren yan cümleyi başlatır. Bu çerçeve mesajı düzenler: konuşmacı bir sorundan söz ettikten sonra rahatlama, çözüm veya daha iyi bir sonuca geçildiğini belirtmek için bunu kullanır. Çerçeve konuşmacının tutumunu gösterir, ancak gerçek bilgi yine de that yan cümlesinde verilmelidir.

Alıştırma

Olumlu bir geçişi gösteren ifadeyi tamamlayın: The ____ relief may begin soon.

Cevabı göster

good news is that

Deyimler

right around the corner: çok yakında beklenen

Burada “right around the corner”, rahatlamanın çok yakında gelebileceğini belirten bir zaman deyimidir; fiziksel bir sokak köşesini anlatmaz. “Relief” öznesi ve “can be” fiil grubu mecaz anlamı destekler. “Right” yakınlık duygusunu güçlendirir. Bu ifade bir olayın veya sonucun zaman bakımından yakın olduğunu gösterir ve çoğu zaman cesaret verici ya da beklenti dolu bir ton katar.

Alıştırma

“Çok yakında gerçekleşmesi beklenen” anlamındaki deyimi kullanın: After months of preparation, the launch is ____.

Cevabı göster

right around the corner

It can be easily alleviated through an orgasm

1:27

Bu durum orgazm yoluyla kolayca hafifletilebilir

or by just decreasing sexual arousal

1:29

ya da yalnızca cinsel uyarılma azaltılarak giderilebilir;

with no lasting side effects or damage.

1:31

kalıcı bir yan etki veya hasar oluşmaz.

It's also been suggested that applying an ice pack can relieve some pain Notlar

1:34

Ayrıca buz torbası koymanın ağrıyı biraz hafifletebileceği de söyleniyor

Anlatım akışı

“It's also been suggested that” ile temkinli aktarım

“It's also been suggested that + yan cümle” yapısı, kimin ileri sürdüğünü belirtmeden başka bir öneriyi veya aktarılan iddiayı tanıtır. “It” biçimsel öznedir; edilgen present perfect yapıdaki “has been suggested”, daha önce ortaya atılmış ve şimdi de ilgili olan bir fikre gönderme yapar. “Also” bu bilgiyi önceki bilgilerle bağlar. Bu ifade, konuşanın iddiaya bağlılık derecesini bilinçli olarak düşürür: bir fikrin var olduğunu aktarır, ancak iddianın kanıtlandığını, kabul edildiğini veya resmen önerildiğini söylemez. Rapor ve açıklamalarda bu yapı, kaynağı ve kesinlik derecesini geri planda tutarak geçici nitelikte bilgi eklemeyi sağlar.

Alıştırma

Hangi cümle, bir fikrin kanıtlandığını veya resmen zorunlu tutulduğunu söylemeden onu temkinli biçimde aktarır?

  1. It's also been suggested that a later start may help some students.
  2. The school officially requires a later start for every student.
  3. Research has proved that a later start helps every student.
Cevabı göster

It's also been suggested that a later start may help some students.

Kalıp ifadeler

“applying an ice pack”: fiziksel yerleştirme anlamında “apply”

“Applying an ice pack” ifadesinde “apply”, tedavi amacıyla buz torbasını etkilenen vücut bölgesine yerleştirmek veya orada tutmak anlamına gelir. -ing yan cümlesi “can relieve” yükleminin öznesidir; vücut bölgesi bağlamdan anlaşıldığı için belirtilmemiştir. Yeniden kullanılabilecek kalıp “apply + tedavi aracı veya madde + to + vücut bölgesi” şeklindedir: “apply an ice pack to the knee” veya “apply cream to the skin”. Burada “apply”, fiziksel yerleştirmeyi anlatır; başvuru göndermek ya da soyut bir kuralı uygulamak anlamında değildir.

Alıştırma

“Apply” içeren hedef eşdizimle ilk yardım talimatını tamamlayın: For the first ten minutes after the injury, ____ to the swollen ankle.

Cevabı göster

apply an ice pack

if you want to go that route. Deyimler

1:37

tabii bu yöntemi denemek isterseniz.

Deyimler

go that route: önerilen yaklaşımı seçmek

Bu cümlede go that route, “az önce sözü edilen yaklaşımı seçip uygulamak” anlamına gelir. Route burada mecazidir; gerçek bir yol veya seyahat rotası değil, bir konuyu ele alma yöntemidir. Bu ifade, seçeneği zorunlu tutmadan sunar. if you want to go that route içinde that, daha önce bilinen bir öneriye gönderme yapar; if you want to ise kararı dinleyiciye bırakır.

Alıştırma

Olası çözümlerin tartışıldığı bir durumda go that route en doğal olarak ne anlama gelir?

  1. O yaklaşımı seçip uygulamak.
  2. Rotanın nerede başladığını açıklamak.
  3. O yolda seyahat etmek.
Cevabı göster

O yaklaşımı seçip uygulamak.

Essentially,

1:38

Kısacası,

blue balls and blue vulva can happen to all of us.

1:39

“blue balls” ve “mavi vulva” hepimizin başına gelebilir.

It's a legitimate physiological response from prolonged sexual arousal. Kelime

1:42

Bu, uzun süren cinsel uyarılmaya verilen gerçek bir fizyolojik tepkidir.

Kelime

legitimate physiological response: legitimate yasal değil, geçerli demektir

Burada legitimate, “gerçek, geçerli ve sağlam bir açıklamayla desteklenen” anlamına gelir. Fizyolojik tepkinin olgusal olarak kabul edildiğini belirtir; yasal olarak izin verildiğini değil. legitimate physiological response isim grubunda physiological, bedensel süreçlerle ilgili tepkinin türünü belirtirken legitimate bu tepkinin gerçek veya sağlam temelli olduğunu değerlendirir. Bu kullanım bilimsel, tıbbi ve kanıta dayalı tartışmalarda yaygındır.

Alıştırma

"It's a legitimate physiological response," cümlesinde legitimate ne anlama gelir?

  1. Yasalarca özellikle izin verilen bir tepki.
  2. Gerçek, geçerli ve kanıtlarla desteklenen bir tepki.
  3. Toplumsal olarak kibar ama tıbben önemsiz bir tepki.
Cevabı göster

Gerçek, geçerli ve kanıtlarla desteklenen bir tepki.

However,

1:46

Ancak,

it's easy to turn off this unusual color by getting your mind out of the gutter Deyimler

1:46

zihninizi müstehcen düşüncelerden uzaklaştırarak bu sıra dışı rengi kolayca ortadan kaldırabilirsiniz

Deyimler

getting your mind out of the gutter: belden aşağı düşünmeyi bırakmak

Getting your mind out of the gutter, bir şeyi cinsel ya da kaba bir şekilde yorumlamayı bırakmak anlamına gelen gayriresmî bir deyimdir. İmalı düşünceleri zihinsel olarak lağımın içindeymiş gibi gösterir; düşünceyi gerçekten bir giderden çıkarmak anlamına gelmez. Burada konuşan kişi, bu imalı çağrışımı tuhaf rengin nedeni gibi şakayla anlatıyor. İfade by sözcüğünden sonra geldiği için getting, -ing biçimindedir. by getting ... rengin nasıl kapatılacağını açıklar.

Alıştırma

Cümleyi deyimin -ing biçimiyle tamamlayın: You can enjoy the harmless joke by ____。

Cevabı göster

getting your mind out of the gutter

or just masturbating.

1:50

ya da sadece mastürbasyon yapabilirsiniz.

We want to thank the company Hims for sponsoring this video. Dilbilgisi

1:53

Bu videoya sponsor olduğu için Hims'e teşekkür ediyoruz.

Dilbilgisi

thank ... for sponsoring: birine yaptığı şey için teşekkür etmek

Thank someone for doing something, minnettarlığa neden olan eylemi belirtmek için kullanılan temel yapıdır: thank + kişi + for + -ing fiili. Cümlede teşekkür edilen kişi veya kuruluş Hims'tir; for sponsoring this video ise teşekkür nedenini verir. for sözcüğünden sonra isim veya gerund kullanılır. Sponsoring, sponsor fiilinin -ing biçimidir. Bu yapı kişisel teşekkürlerde, e-postalarda ve kamuya açık teşekkürlerde kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi sponsor fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: We want to thank GreenTech for ____ the science fair。

Cevabı göster

sponsoring

It's not weird for men to deal with issues with their penis Öbek fiiller

1:55

Erkeklerin penisleriyle ilgili sorunlar yaşaması garip değildir;

or their skin or hair loss.

1:58

cilt sorunları ya da saç dökülmesi yaşaması da öyle.

Öbek fiiller

deal with an issue: bir sorunu ele almak

Bu cümlede deal with, bir sorunu ele almak veya yönetmek için harekete geçmek anlamına gelir. Erkekler sağlıkla ilgili sorunlar yaşamaktadır ve bu ifade, söz konusu sorunları ele alınabilecek konular olarak sunar; ticari bir anlaşma yapmak ya da yalnızca bu sorunlardan bahsetmek anlamına gelmez. Bu kullanımda deal with, ayrılmayan bir fiil-edat birleşimidir: deal with an issue veya deal with it örneklerinde olduğu gibi nesne with'ten sonra gelir. Bu kalıp iş, pratik sorunlar, duygular ve sağlık sorunları için doğal biçimde kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve “ele almak veya yönetmek” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The support team will ____ the billing problem today.

Cevabı göster

deal with

Hims helps by using confidential interactions with real doctors.

2:00

Hims, gerçek doktorlarla gizlilik içinde görüşmenizi sağlayarak yardımcı olur.

They will personalize recommendations for you

2:03

Size özel öneriler hazırlarlar

using prescription and non-prescription drugs in order to give you the best care. Kelime

2:06

ve en iyi bakımı sunmak için reçeteli ve reçetesiz ilaçlardan yararlanırlar.

Kelime

prescription and non-prescription drugs: erişim ve güvenlik

Prescription drugs, sağlanmadan önce yetkili bir sağlık uzmanının onayını, yani reçete gerektirir. Non-prescription drugs genellikle bu onay olmadan satın alınabilir; bazı bölgelerde bunlara over-the-counter drugs veya OTC drugs da denir. Bu ayrım, ilacın güçlü, zararsız, doğal veya herkes için uygun olup olmadığını değil, ilaca erişimin nasıl düzenlendiğini anlatır. Cümlede her iki kategori de hasta bakımının bir parçası olarak değerlendirilebilir.

Alıştırma

Bir ilaç reçetesiz satın alınabiliyor. Hangi açıklama doğrudur?

  1. Tıbbi değildir ve bu nedenle vücudu etkileyemez.
  2. Bu bir prescription drug ürünüdür çünkü tüm ilaçlar onay gerektirir.
  3. Bu bir non-prescription drug ürünüdür, ancak yine de riskleri ve kullanım talimatları olabilir.
Cevabı göster

Bu bir non-prescription drug ürünüdür, ancak yine de riskleri ve kullanım talimatları olabilir.

Also,

2:09

Ayrıca,

they ship you generic equivalents to expensive drugs

2:10

pahalı ilaçların jenerik muadillerini size göndererek

in order to keep the cost way down. Öbek fiiller

2:12

maliyeti oldukça düşük tutarlar.

Öbek fiiller

keep the cost way down: maliyeti çok düşük tutmak

Keep + isim + down, bir şeyin düşük bir seviyede kalmasını sağlamak veya yükselmesini önlemek anlamına gelir. Burada the cost nesnesi keep ile down arasındadır; dolayısıyla down fiziksel bir aşağı hareketi değil, kontrol altında tutulan düşük bir seviyeyi anlatır. Way burada “çok” ya da “bir hayli” anlamına gelen, samimi üsluplu bir derece zarfıdır. Down ifadesini güçlendirir: amaç maliyeti yalnızca biraz azaltmak değil, çok düşük tutmaktır.

Alıştırma

Çok düşük bir sıcaklığın korunması anlamını vermek için cümleyi keep + nesne + way down ile tamamlayın: The new cooling system helps ____ during the summer.

Cevabı göster

keep the temperature way down

Hair loss affects 66% of men before the age of 35.

2:14

Erkeklerin %66'sı 35 yaşından önce saç dökülmesi yaşar.

We are both turning 30 this year

2:17

İkimiz de bu yıl 30 yaşına giriyoruz

and it has yes already started for us.

2:19

ve evet, bizde de saç dökülmesi çoktan başladı.

Hims offers a trusted place

2:21

Hims, güvenebileceğiniz bir hizmet sunar.

where you can get confidential legit medical treatments Kelime

2:23

Bu hizmetle gizlilik içinde, onaylı tıbbi tedavilere ulaşabilirsiniz.

Kelime

legit medical treatments: samimi bir güvenilirlik ifadesi

Legit, legitimate sözcüğünün kısaltılmış ve samimi üsluplu biçimidir. Legit medical treatments ifadesinde tedavilerin sahte ya da şüpheli değil, gerçek ve güvenilir olduğu konusunda dinleyiciye güven verir. Burada genel bir güvenilirlik iddiası vardır; her tedavinin belirli bir hukuki veya düzenleyici statüye sahip olduğu kesin biçimde söylenmez. Dil bilgisi açısından legit, medical treatments ifadesinden önce gelen bir sıfattır.

Alıştırma

Belirtilen ortam için bu kullanımı değerlendirin: Bir hastanenin resmî politikasında “Only legit medical treatments are permitted.” yazıyor.

  1. Uygun değil
  2. Uygun
Cevabı göster

Uygun değil

for these somewhat sensitive issues. Ton ve niyet

2:26

Bunlar, biraz hassas sayılabilecek bu tür sorunlara yöneliktir.

Ton ve niyet

biraz hassas konular

Somewhat bir yumuşatıcıdır; “bir ölçüde” anlamına gelir ve açıklamayı daha az doğrudan ya da kesin yapar. somewhat + sıfat yapısı, açıklamanın gücünü azaltır ama açıklamayı inkâr etmez. Sensitive issues, mahrem, utandırıcı veya duygusal açıdan konuşulması zor olabilecek konuları anlatır. Burada these, daha önce sözü edilen konulara gönderme yapar; bu ifade onları doğrudan adlandırmak yerine daha özenli bir şekilde belirtir.

Alıştırma

Özen gerektiren bazı konuları daha yumuşak bir şekilde tanımlamak istiyorsunuz. Hangi ifade en uygundur?

  1. somewhat sensitive issues
  2. serious issues
  3. public issues
Cevabı göster

somewhat sensitive issues

Support our show by visiting forhims.com/asaphair to get a virtual visit with a doctor Kültür

2:28

Doktorla çevrim içi görüşmek için forhims.com/asaphair adresini ziyaret ederek programımıza destek olun

Kültür

bir doktorla sanal görüşme

A virtual visit with a doctor, genellikle video veya başka bir güvenli çevrim içi bağlantı üzerinden uzaktan yapılan tıbbi görüşmeyi ifade eder. Buradaki visit bir isimdir ve planlanmış bir sağlık danışmanlığı anlamına gelir; doktorun hastanın evine gelmesi ya da yalnızca bir web sitesini açmak anlamına gelmez. Bu ifade hizmetin sunuluş biçimini belirtir ve sağlık hizmeti reklamlarında, randevu sayfalarında ve yönergelerde kullanılabilir.

Alıştırma

Bir klinik, klinikte yapılan görüşme yerine video üzerinden doktor görüşmesi sunuyor. Bu hizmeti en doğru şekilde hangi ifade adlandırır?

  1. a virtual visit with a doctor
  2. an in-person visit with a doctor
  3. an online appointment
Cevabı göster

a virtual visit with a doctor

and this comprehensive hair kit for only $5.

2:34

ve bu kapsamlı saç bakım setini yalnızca 5 dolara alın.

Make sure you subscribe

2:37

Abone olmayı unutmayın,

and we will see you next Thursday

2:38

gelecek perşembe görüşürüz

for another science video.

2:40

başka bir bilim videosuyla.

See ya.

2:41

Hoşça kalın.