"Mavi Toplar" (Blue Balls) Olduğunda Ne Olur?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: video “blue balls” durumunun gerçek olup olmadığını, uzun uyarılmada kan akışını, benzer vulva tepkisini ve rahatsızlığın neden azaldığını açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. results in (Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler): bir nedenin sonuç doğurduğunu belirtir; results from ile ayırıp mekanizma ve sonucu bağlayın. 2. builds up (Öbek fiiller): inşa etmek değil, zamanla birikmek demektir; kan, basınç, trafik, iş veya gerilim için kullanın. 3. getting your mind out of the gutter (Deyimler ve mecazlı ifadeler): cinsel ya da kaba düşünceleri bırakmaya yönelik samimi uyarıyı anlayın, oluk anlamını bire bir almayın ve resmî ortamlarda kullanmayın.
Bu derste
from prolonged periods of sexual arousal without an orgasm. Kalıp ifadeler
0:06Bu sıkıntı, orgazm olmadan uzun süre cinsel olarak uyarılmaktan kaynaklanır.
blue balls: anlamı ve kullanım düzeyi
“Blue balls”, orgazm olmadan süren cinsel uyarılmayla ilişkili geçici fiziksel rahatsızlık ve hayal kırıklığını anlatan gayriresmî bir cinsel argo ifadedir. Sözcüğü sözcüğüne anlaşılmamalıdır: balls testislere kaba bir biçimde gönderme yapar, ancak blue onların gerçekten maviye döndüğü anlamına gelmez. Bu cümlede ifade, bildirilen bir tepkiye ad verir; resmî bir tıbbi tanı değildir. Kesin bir klinik terimden çok gündelik bir adlandırma olarak anlaşılmalıdır.
Alıştırma
Bu cümlede “blue balls” ne anlama gelir?
- Uzun süre üzgün hissetmeyi anlatan genel bir ifade
- Testislerin gerçekten maviye döndüğü resmî bir tanı
- Orgazm olmadan uzun süren uyarılma sonrası rahatsızlık ve hayal kırıklığını anlatan gayriresmî bir terim
Cevabı göster
Orgazm olmadan uzun süren uyarılma sonrası rahatsızlık ve hayal kırıklığını anlatan gayriresmî bir terim
prolonged periods of: sıklık değil, süre
“Prolonged periods of”, alışılmadık derecede uzun süren zaman dilimleri anlamına gelir. Prolonged, periods sözcüğünü niteler; of ise prolonged periods of waiting örneğinde olduğu gibi devam eden durumu veya etkinliği belirtir. Bu ifade sıklığı değil, süreyi vurgular. Örnekte cinsel uyarılmanın uzun sürdüğü anlatılır; bunun sık sık gerçekleştiği söylenmez.
Alıştırma
Hareketsiz kalınan her zaman diliminin uzun sürdüğünü açıkça belirten cümle hangisidir?
- The workers experienced prolonged periods of inactivity.
- The workers experienced brief periods of inactivity.
- The workers experienced frequent periods of inactivity.
Cevabı göster
The workers experienced prolonged periods of inactivity.
If so: bütün bir ihtimale gönderme yapmak
Bu cümlede if so, “eğer bu doğruysa” demektir. So, önceki önermenin tamamının, yani bunun gerçek olma ihtimalinin yerini tutar; “bu şekilde” anlamında bir tarz bildirmez. Bu yapı, konuşanın bir ihtimali geçici olarak kabul edip if it is real gibi tam bir yan cümleyi tekrarlamadan doğrudan sonraki soruya geçmesini sağlar.
Alıştırma
İhtimale onu tekrarlamadan gönderme yapan iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The roads may freeze tonight. ____, the morning buses will be delayed.
Cevabı göster
If so
your body experiences a lot of physiological changes. Kelime
0:15vücudunuzda pek çok fizyolojik değişiklik meydana gelir.
“Her ... olduğunda” anlamında Whenever
Whenever, tekrarlanan bir tetikleyiciyi belirten yan cümleyi başlatır. Burada “her ... olduğunda” demektir: cinsel uyarılmanın gerçekleştiği her durumda ana cümlede açıklanan fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Bu yapı belirli tek bir zamana gönderme yapmak yerine düzenli bir ilişkiyi veya genel bir süreci anlatır. Whenever yan cümlesi ana cümleden önce veya sonra gelebilir.
Alıştırma
En uygun sözcüğü seçin: The security light turns on ___ it detects movement. Kural, bunun her durumda gerçekleştiği anlamına gelir.
- While
- Until
- Whenever
Cevabı göster
Whenever
physiological changes: zihinsel değil, bedensel süreçler
Bu cümlede physiological changes, vücudun işleyişinde ve biyolojik süreçlerde meydana gelen değişiklikler anlamına gelir. Bu ifade düşünce veya duygu değişimlerini değil, bedensel tepkileri anlatır. Physiological, bilim ve tıp alanlarında yaygın olan teknik bir sıfattır. Bu ifade kalp atış hızı, solunum, hormon düzeyleri veya kan akışındaki değişimler gibi ölçülebilir başka tepkiler için de kullanılabilir.
Alıştırma
Tıbbi bir açıklamada physiological changes ne anlama gelir?
- Düşünce ve duygulardaki değişimler
- Vücut işlevleri ve biyolojik süreçlerdeki değişimler
- Bir kişinin sosyal programındaki değişimler
Cevabı göster
Vücut işlevleri ve biyolojik süreçlerdeki değişimler
preventing deoxygenated blood from leaving. Dilbilgisi
0:26oksijence fakir kanın bölgeden ayrılmasını engeller.
oxygenated blood ... deoxygenated blood: göreli oksijen düzeyleri
Burada oxygenated blood, görece yüksek miktarda oksijen taşıyan kandır; deoxygenated blood ise oksijeninin büyük bölümünü dokulara vermiş ve daha az oksijen taşıyan kandır. Deoxygenated, kanda kesinlikle hiç oksijen olmadığı anlamına gelmez. Bu ikili dolaşım açıklamasını düzenlemeye yardımcı olur: oxygenated ve deoxygenated kanı oksijen düzeyine göre sınıflandırırken çevredeki fiiller kanın nereye aktığını anlatır.
Alıştırma
oxygenated ve deoxygenated sözcüklerini doğru boşluklara yerleştirin: Blood that has just picked up oxygen in the lungs is ____ blood, while blood that has delivered much of its oxygen to body tissues is ____ blood.
Cevabı göster
oxygenated · deoxygenated
At the same time: paralel süreçleri bağlamak
At the same time, toplardamarların daralmasının daha önce anlatılan atardamar genişlemesiyle aynı anda gerçekleştiğini belirtir. İki fizyolojik süreci aynı zaman çizgisine yerleştirir. Burada bağlayıcı ifade paralel bilgileri de düzenler: aynı anda gerçekleşen ikinci bir süreci ekler. Bağlam bazen karşıtlık etkisi verebilse de ifade tek başına karşıtlık bildirmez.
Alıştırma
Aynı anda gerçekleşmeyi açıkça belirten dört sözcüklü bağlayıcıyla cümleyi tamamlayın: The temperature drops inside the chamber. ____, ice begins to form on the walls.
Cevabı göster
At the same time
prevent A from doing: A'nın bir eylemi yapmasını engellemek
Prevent A from doing, A'nın -ing fiiliyle belirtilen eylemi gerçekleştirmesini engellemek anlamına gelir. Kalıp prevent + nesne + from + fiilin -ing biçimidir; burada deoxygenated blood nesne, aynı zamanda leaving fiilinin anlamca öznesidir. preventing ile başlayan ortaç yan cümlesi, toplardamarların daralmasının sonucunu ekler: daralma, kanın dışarı çıkmasını olanaksız hâle getirir.
Alıştırma
Cümleyi gerekli edat ve reach fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The new filter prevents dust ____ the motor.
Cevabı göster
from reaching
This increase in blood flow and pressure results in an erection. Kalıp ifadeler
0:28Kan akışı ve basıncındaki bu artış ereksiyona yol açar.
results in: bir nedeni ve etkisini ifade etmek
X results in Y kalıbı X’i neden, Y’yi ise sonuç olarak sunar. Burada “This increase in blood flow and pressure” neden, “an erection” ise ortaya çıkan sonuçtur. Result in bilimsel açıklamalarda ve raporlarda sık kullanılan, kısa ve nötrden resmîye uzanan bir bağlayıcıdır. Yalnızca iki olayı sıralamak yerine aralarında neden-sonuç ilişkisi kurar.
Alıştırma
Hangi cümle şiddetli yağmurun sele neden olduğunu doğru biçimde ifade eder?
- Flooding results in heavy rain.
- Heavy rain results in flooding.
- Heavy rain results from flooding.
Cevabı göster
Heavy rain results in flooding.
But what you may not realize is that Anlatım akışı
0:32Ancak farkında olmayabileceğiniz bir şey daha var:
the testicles expand up to twice their regular size. Dilbilgisi
0:33Testisler normal boyutlarının iki katına kadar büyür.
What you may not realize is that: beklenmedik bir gerçeği öne çıkarmak
What you may not realize is that + yan cümlecik kalıbı, that’ten sonraki cümleciği yeni, ana ve muhtemelen şaşırtıcı bilgi hâline getirir. Baştaki what cümleciği bir isim öbeği gibi görev yapar; is that ise konuşmacının dinleyicinin dikkatini çekmek istediği gerçeğe yöneltir. what ile başlamasına rağmen bu bir ifade cümlesidir, doğrudan soru değildir. May not varsayımı yumuşatır: konuşmacı, dinleyicinin gerçeği bilmediğini açıkça söylemek yerine bilmiyor olabileceğini ima eder.
Alıştırma
Hangi cümle, dinleyiciye doğrudan soru sormadan sonraki gerçeği dikkat çekici bir açıklama olarak en iyi biçimde öne çıkarır?
- What you may not realize is that the backup runs automatically.
- You may not realize that the backup runs automatically.
- Do you realize that the backup runs automatically?
Cevabı göster
What you may not realize is that the backup runs automatically.
up to twice: kat sayısıyla belirtilen üst sınır
up to twice ifadesinde up to bir üst sınır belirtir, twice ise kat sayısını verir. Testisler normal boyutlarının iki katına ulaşabilir; ancak cümle her durumda bu en yüksek değere ulaşıldığını söylemez. Karşılaştırma temeli their regular size ifadesidir. Burada son boyutun temel değerin en fazla iki katı olması anlatılır; temel boyuta iki temel boyut daha eklenmesi anlatılmaz.
Alıştırma
'En fazla iki kat, ancak daha az da olabilir' anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: During peak season, delivery can take ____ as long as usual.
Cevabı göster
up to twice
a common misconception is that deoxygenated blood is blue, Anlatım akışı
0:39oksijence fakir kanın mavi olduğu sık rastlanan bir yanılgıdır,
a common misconception is that ... but it's actually ...: yanlış bir inancı düzeltmek
İlk kalıp olan a common misconception is that, ardından gelen that yan cümlesini yaygın fakat yanlış bir inanç olarak etiketler. Böylece dinleyici, oksijeni azalmış kanın mavi olduğu düşüncesini konuşmacının kendi doğru iddiası olarak kabul etmemesi gerektiğini anlar. but it's actually geçişi düzeltmeyi sunar ve bunu yanlış kanıyla karşılaştırır. Burada actually, 'aslında, bu inancın tersine' anlamındadır; yalnızca vurgu yapmaz, düzeltme bilgisini düzenleyen bir işaret görevi görür. Yeniden kullanılabilir kalıp A common misconception is that X, but it's actually Y. şeklindedir.
Alıştırma
İki bölümlü bilgi doğrulama kalıbını tamamlayın: ____ glass is a slow-moving liquid, ____ an amorphous solid.
Cevabı göster
A common misconception is that · but it's actually
Veins often appear greenish blue on your arms due to the skin above them Kalıp ifadeler
0:45Kollarınızdaki damarlar, üzerlerini kaplayan deri nedeniyle çoğu zaman yeşilimsi mavi görünür
due to + isim öbeği: neden belirtme
Burada due to, damarların yeşilimsi mavi görünmesinin nedenini belirtir. Ardından the skin above them isim öbeği gelir; them sözcüğü veins sözcüğüne gönderme yapar. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp due to + isim öbeğidir. Özne ve çekimli fiil içeren tam bir yan cümle başlatmak yerine nedeni kısa ve yoğun biçimde ifade eder.
Alıştırma
Hangi cümlede bir nedeni açıklamak için due to ifadesi isim öbeğinden önce doğru kullanılmıştır?
- The match was delayed due to it rained heavily.
- Due to the match was delayed, we went home.
- The match was delayed due to heavy rain.
Cevabı göster
The match was delayed due to heavy rain.
because red light has a longer wavelength than blue light
0:48çünkü kırmızı ışığın dalga boyu mavi ışığınkinden daha uzundur
as a result: bir sonucu belirtme
Burada as a result, can be absorbed deeper into the skin bilgisini kırmızı ışığın daha uzun dalga boyunun sonucu olarak işaretler. Daha önce verilen nedene gönderme yaparken ardından gelecek sonucu gösterir. Nedenden sonuca geçişi açıkça göstermek için bu bağlayıcıyı kullanın. Açıklamadaki bilgileri düzenler; yeni bir neden belirtmez.
Alıştırma
Bir ekip önemli bir son tarihi kaçırdı. Hangi seçenek hedef bağlayıcıyı kullanarak bu durumun sonucunu sunar?
- Because the client moved the meeting, the team missed the deadline.
- As a result, the client moved the meeting.
- Although the client moved the meeting, the team missed the deadline.
Cevabı göster
As a result, the client moved the meeting.
ends up being reflected before it's absorbed by deeper veins, Öbek fiiller
0:55daha derindeki damarlarca emilmeden önce geri yansır
nihai bir sonuç için ends up + -ing
“Ends up”, bir sürecin ardından ulaşılan nihai sonucu belirtir; bu sonuç çoğu zaman amaçlanmamıştır veya önceden açık değildir. Bu cümlede blue light ends up being reflected ifadesindeki nihai sonuç, ışığın yansıtılmasıdır. end up + -ing kalıbı, “end up waiting” örneğinde olduğu gibi, sonunda gerçekleşen bir eylemi veya durumu anlatır. “Up” bu öbek fiilin bir parçasıdır ve yukarı yönlü hareket ifade etmez.
Alıştırma
Cümleyi “sonunda bu sonuç ortaya çıkar” anlamındaki iki sözcüklü geniş zaman ifadesiyle tamamlayın: Even with a detailed agenda, the meeting often ____ running late.
Cevabı göster
ends up
on the other hand, ile karşıt tarafı sunmak
“On the other hand”, bir açıklamanın karşıt tarafına geçildiğini belirtir. Burada mavi ışığa olanlar, daha önce kırmızı ışık hakkında verilen açıklamayla karşılaştırılır: mavi ışık daha derine geçip soğurulmak yerine, derinde soğurulmadan önce yansıtılır. Bu ifadeyi ilgili bir yönden farklı olan iki mekanizmayı, seçeneği veya değerlendirmeyi düzenlemek için kullanabilirsiniz. Dinleyiciye sıradaki bilginin aynı yönde ek bir ayrıntı değil, bir karşıt nokta olduğunu gösterir.
Alıştırma
İkinci noktayı karşıtlığın diğer tarafı olarak en iyi hangi bağlayıcı sunar? The city-center apartment is close to work. ___, the suburban house offers more space.
- In addition
- For example
- On the other hand
Cevabı göster
On the other hand
making your blood appear blue: sonuç bildiren -ing yan cümlesi
Virgülden sonra gelen making your blood appear blue yan cümlesi, önce anlatılan sürecin sonucunu verir. Buradaki making, “bir şeyi amaçlı olarak yapmak” değil, “neden olmak” anlamındadır. Kan yalnızca mavi görünür; gerçekten maviye dönüşmez. Make fiilinden sonra your blood nesnedir ve appear, to almayan yalın fiildir: make + nesne + yalın fiil. Bu yapı, bir nedeni ve onun görülebilen sonucunu tek cümlede özetler.
Alıştırma
Cümleyi make fiilinin sonuç bildiren biçimiyle tamamlayın: The tinted glass filters some blue light, ____ the scene appear warmer.
Cevabı göster
making
When it comes to: konuyu değiştirmek
When it comes to, sırada ele almak istediğiniz konuyu tanıtır; “söz konusu olduğunda” veya “konu ... olduğunda” anlamına gelir. Burada dikkat belirli bir vücut bölgesine çevrilir ve aynı açıklama o bölgeye uygulanır. Tam yapı When it comes to + isim, zamir veya -ing biçimidir. Bu ifadede come hareket bildirmez; cümle başındaki ifade zaman değil, konu belirler.
Alıştırma
Dersteki konu belirleme ifadesini kullanın: ____ weekend travel, I prefer the train.
Cevabı göster
When it comes to
the deoxygenated blood builds up in the testicles, Öbek fiiller
1:07oksijence fakir kan testislerde birikir
builds up: kademeli birikme
Bu cümlede builds up, zaman içinde yavaş yavaş birikmek anlamına gelir. Özne oksijeni alınmış kandır; yani testislerde artan şey kanın kendisinin miktarıdır. Geçişsiz bir öbek fiil olarak builds up, birinin bir nesne üzerinde yaptığı eylemi değil, birikme sürecini anlatır. Aynı yapı basıncın, ısının, gerginliğin veya trafiğin giderek artmasını da anlatabilir.
But it's not just a condition that men experience, Dilbilgisi
1:12Ancak bu yalnızca erkeklerin yaşadığı bir durum değildir,
as blood rushes to the vagina during sexual arousal too. Kalıp ifadeler
1:14çünkü cinsel uyarılma sırasında vajinaya da kan hücum eder.
not just ... too: kapsamı genişletmek
Burada not just, durumun erkeklerle sınırlı olmadığını belirtir. Bu ifade erkekleri tablonun yalnızca bir parçası olarak sunar; sonraki cümle bölümündeki too ise kadınları başka bir grup olarak ekler. Bu iki işaret birlikte cümleye dağılmış bir yapı oluşturur: not just X ... Y too. X ifadede kalır ve Y açıkça eklenir; böylece ilk durumun yerine başka bir şey konmaz, kapsam genişletilir.
blood rushes to: kanın bir vücut bölgesine hızla yönelmesi
Bu cümlede blood rushes to, nispeten büyük miktarda kanın belirli bir vücut bölgesine doğru hızla ilerleyip oraya dolması anlamına gelir. İnsan olmayan blood öznesi rush ile doğal biçimde kullanılabilir; fiil, bir kişinin acele etmesini değil hızlı hareketi anlatır. blood rushes/rushed to + vücut bölgesi kalıbı, dolaşımdaki ani değişimleri veya güçlü bir fiziksel tepkiyi anlatmak için kullanışlıdır. Burada ardından gelen hedef ve koşul, kanın nereye gittiğini ve bunun ne zaman gerçekleştiğini açıklar.
Alıştırma
Cümleyi rush to ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When Leo stepped into the warm room, blood ____ his cheeks.
Cevabı göster
rushed to
results in the analogous condition sometimes called blue vulva. Kelime
1:21bazen “mavi vulva” denen benzer bir duruma yol açar.
analogous condition: ilgili yönlerden benzer, ancak aynı değil
Analogous condition, ilgili bir mekanizma, rol veya özellikler bütünü bakımından başka bir durumla karşılık gösteren durum demektir. Bu cümlede farklı bir anatomiyi etkileyen durum, daha önce sözü edilen durumun karşılığı olarak sunulur. Analogous tam bir aynılık değil, karşılaştırma bildirir: ayrıntıları, adları veya etkiledikleri vücut bölgeleri farklı olsa bile iki durum analogous olabilir.
Alıştırma
Bir araştırmacı, iki durumun farklı organlarda ortaya çıktığını ancak karşılaştırılabilir bir mekanizma içerdiğini söylüyor. Tam olarak aynı olduklarını iddia etmeden bu ilişkiyi en iyi hangi ifade anlatır?
- an identical condition
- an analogous condition
- a similar condition
Cevabı göster
an analogous condition
The good news is that relief can be right around the corner. Notlar
1:24İyi haber şu ki rahatlama sandığınızdan daha yakın olabilir.
good news is that: olumlu bir geçişi çerçevelemek
“The good news is that ...” yapısında “the good news”, ardından gelen bilgiyi olumlu ya da rahatlatıcı olarak değerlendirir; “that” ise olumlu durumu bildiren yan cümleyi başlatır. Bu çerçeve mesajı düzenler: konuşmacı bir sorundan söz ettikten sonra rahatlama, çözüm veya daha iyi bir sonuca geçildiğini belirtmek için bunu kullanır. Çerçeve konuşmacının tutumunu gösterir, ancak gerçek bilgi yine de that yan cümlesinde verilmelidir.
Alıştırma
Olumlu bir geçişi gösteren ifadeyi tamamlayın: The ____ relief may begin soon.
Cevabı göster
good news is that
right around the corner: çok yakında beklenen
Burada “right around the corner”, rahatlamanın çok yakında gelebileceğini belirten bir zaman deyimidir; fiziksel bir sokak köşesini anlatmaz. “Relief” öznesi ve “can be” fiil grubu mecaz anlamı destekler. “Right” yakınlık duygusunu güçlendirir. Bu ifade bir olayın veya sonucun zaman bakımından yakın olduğunu gösterir ve çoğu zaman cesaret verici ya da beklenti dolu bir ton katar.
Alıştırma
“Çok yakında gerçekleşmesi beklenen” anlamındaki deyimi kullanın: After months of preparation, the launch is ____.
Cevabı göster
right around the corner
It's also been suggested that applying an ice pack can relieve some pain Notlar
1:34Ayrıca buz torbası koymanın ağrıyı biraz hafifletebileceği de söyleniyor
“It's also been suggested that” ile temkinli aktarım
“It's also been suggested that + yan cümle” yapısı, kimin ileri sürdüğünü belirtmeden başka bir öneriyi veya aktarılan iddiayı tanıtır. “It” biçimsel öznedir; edilgen present perfect yapıdaki “has been suggested”, daha önce ortaya atılmış ve şimdi de ilgili olan bir fikre gönderme yapar. “Also” bu bilgiyi önceki bilgilerle bağlar. Bu ifade, konuşanın iddiaya bağlılık derecesini bilinçli olarak düşürür: bir fikrin var olduğunu aktarır, ancak iddianın kanıtlandığını, kabul edildiğini veya resmen önerildiğini söylemez. Rapor ve açıklamalarda bu yapı, kaynağı ve kesinlik derecesini geri planda tutarak geçici nitelikte bilgi eklemeyi sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle, bir fikrin kanıtlandığını veya resmen zorunlu tutulduğunu söylemeden onu temkinli biçimde aktarır?
- It's also been suggested that a later start may help some students.
- The school officially requires a later start for every student.
- Research has proved that a later start helps every student.
Cevabı göster
It's also been suggested that a later start may help some students.
“applying an ice pack”: fiziksel yerleştirme anlamında “apply”
“Applying an ice pack” ifadesinde “apply”, tedavi amacıyla buz torbasını etkilenen vücut bölgesine yerleştirmek veya orada tutmak anlamına gelir. -ing yan cümlesi “can relieve” yükleminin öznesidir; vücut bölgesi bağlamdan anlaşıldığı için belirtilmemiştir. Yeniden kullanılabilecek kalıp “apply + tedavi aracı veya madde + to + vücut bölgesi” şeklindedir: “apply an ice pack to the knee” veya “apply cream to the skin”. Burada “apply”, fiziksel yerleştirmeyi anlatır; başvuru göndermek ya da soyut bir kuralı uygulamak anlamında değildir.
Alıştırma
“Apply” içeren hedef eşdizimle ilk yardım talimatını tamamlayın: For the first ten minutes after the injury, ____ to the swollen ankle.
Cevabı göster
apply an ice pack
go that route: önerilen yaklaşımı seçmek
Bu cümlede go that route, “az önce sözü edilen yaklaşımı seçip uygulamak” anlamına gelir. Route burada mecazidir; gerçek bir yol veya seyahat rotası değil, bir konuyu ele alma yöntemidir. Bu ifade, seçeneği zorunlu tutmadan sunar. if you want to go that route içinde that, daha önce bilinen bir öneriye gönderme yapar; if you want to ise kararı dinleyiciye bırakır.
Alıştırma
Olası çözümlerin tartışıldığı bir durumda go that route en doğal olarak ne anlama gelir?
- O yaklaşımı seçip uygulamak.
- Rotanın nerede başladığını açıklamak.
- O yolda seyahat etmek.
Cevabı göster
O yaklaşımı seçip uygulamak.
blue balls and blue vulva can happen to all of us.
1:39“blue balls” ve “mavi vulva” hepimizin başına gelebilir.
It's a legitimate physiological response from prolonged sexual arousal. Kelime
1:42Bu, uzun süren cinsel uyarılmaya verilen gerçek bir fizyolojik tepkidir.
legitimate physiological response: legitimate yasal değil, geçerli demektir
Burada legitimate, “gerçek, geçerli ve sağlam bir açıklamayla desteklenen” anlamına gelir. Fizyolojik tepkinin olgusal olarak kabul edildiğini belirtir; yasal olarak izin verildiğini değil. legitimate physiological response isim grubunda physiological, bedensel süreçlerle ilgili tepkinin türünü belirtirken legitimate bu tepkinin gerçek veya sağlam temelli olduğunu değerlendirir. Bu kullanım bilimsel, tıbbi ve kanıta dayalı tartışmalarda yaygındır.
Alıştırma
"It's a legitimate physiological response," cümlesinde legitimate ne anlama gelir?
- Yasalarca özellikle izin verilen bir tepki.
- Gerçek, geçerli ve kanıtlarla desteklenen bir tepki.
- Toplumsal olarak kibar ama tıbben önemsiz bir tepki.
Cevabı göster
Gerçek, geçerli ve kanıtlarla desteklenen bir tepki.
it's easy to turn off this unusual color by getting your mind out of the gutter Deyimler
1:46zihninizi müstehcen düşüncelerden uzaklaştırarak bu sıra dışı rengi kolayca ortadan kaldırabilirsiniz
getting your mind out of the gutter: belden aşağı düşünmeyi bırakmak
Getting your mind out of the gutter, bir şeyi cinsel ya da kaba bir şekilde yorumlamayı bırakmak anlamına gelen gayriresmî bir deyimdir. İmalı düşünceleri zihinsel olarak lağımın içindeymiş gibi gösterir; düşünceyi gerçekten bir giderden çıkarmak anlamına gelmez. Burada konuşan kişi, bu imalı çağrışımı tuhaf rengin nedeni gibi şakayla anlatıyor. İfade by sözcüğünden sonra geldiği için getting, -ing biçimindedir. by getting ... rengin nasıl kapatılacağını açıklar.
Alıştırma
Cümleyi deyimin -ing biçimiyle tamamlayın: You can enjoy the harmless joke by ____。
Cevabı göster
getting your mind out of the gutter
We want to thank the company Hims for sponsoring this video. Dilbilgisi
1:53Bu videoya sponsor olduğu için Hims'e teşekkür ediyoruz.
thank ... for sponsoring: birine yaptığı şey için teşekkür etmek
Thank someone for doing something, minnettarlığa neden olan eylemi belirtmek için kullanılan temel yapıdır: thank + kişi + for + -ing fiili. Cümlede teşekkür edilen kişi veya kuruluş Hims'tir; for sponsoring this video ise teşekkür nedenini verir. for sözcüğünden sonra isim veya gerund kullanılır. Sponsoring, sponsor fiilinin -ing biçimidir. Bu yapı kişisel teşekkürlerde, e-postalarda ve kamuya açık teşekkürlerde kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi sponsor fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: We want to thank GreenTech for ____ the science fair。
Cevabı göster
sponsoring
It's not weird for men to deal with issues with their penis Öbek fiiller
1:55Erkeklerin penisleriyle ilgili sorunlar yaşaması garip değildir;
deal with an issue: bir sorunu ele almak
Bu cümlede deal with, bir sorunu ele almak veya yönetmek için harekete geçmek anlamına gelir. Erkekler sağlıkla ilgili sorunlar yaşamaktadır ve bu ifade, söz konusu sorunları ele alınabilecek konular olarak sunar; ticari bir anlaşma yapmak ya da yalnızca bu sorunlardan bahsetmek anlamına gelmez. Bu kullanımda deal with, ayrılmayan bir fiil-edat birleşimidir: deal with an issue veya deal with it örneklerinde olduğu gibi nesne with'ten sonra gelir. Bu kalıp iş, pratik sorunlar, duygular ve sağlık sorunları için doğal biçimde kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve “ele almak veya yönetmek” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The support team will ____ the billing problem today.
Cevabı göster
deal with
Hims helps by using confidential interactions with real doctors.
2:00Hims, gerçek doktorlarla gizlilik içinde görüşmenizi sağlayarak yardımcı olur.
using prescription and non-prescription drugs in order to give you the best care. Kelime
2:06ve en iyi bakımı sunmak için reçeteli ve reçetesiz ilaçlardan yararlanırlar.
prescription and non-prescription drugs: erişim ve güvenlik
Prescription drugs, sağlanmadan önce yetkili bir sağlık uzmanının onayını, yani reçete gerektirir. Non-prescription drugs genellikle bu onay olmadan satın alınabilir; bazı bölgelerde bunlara over-the-counter drugs veya OTC drugs da denir. Bu ayrım, ilacın güçlü, zararsız, doğal veya herkes için uygun olup olmadığını değil, ilaca erişimin nasıl düzenlendiğini anlatır. Cümlede her iki kategori de hasta bakımının bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Alıştırma
Bir ilaç reçetesiz satın alınabiliyor. Hangi açıklama doğrudur?
- Tıbbi değildir ve bu nedenle vücudu etkileyemez.
- Bu bir prescription drug ürünüdür çünkü tüm ilaçlar onay gerektirir.
- Bu bir non-prescription drug ürünüdür, ancak yine de riskleri ve kullanım talimatları olabilir.
Cevabı göster
Bu bir non-prescription drug ürünüdür, ancak yine de riskleri ve kullanım talimatları olabilir.
they ship you generic equivalents to expensive drugs
2:10pahalı ilaçların jenerik muadillerini size göndererek
keep the cost way down: maliyeti çok düşük tutmak
Keep + isim + down, bir şeyin düşük bir seviyede kalmasını sağlamak veya yükselmesini önlemek anlamına gelir. Burada the cost nesnesi keep ile down arasındadır; dolayısıyla down fiziksel bir aşağı hareketi değil, kontrol altında tutulan düşük bir seviyeyi anlatır. Way burada “çok” ya da “bir hayli” anlamına gelen, samimi üsluplu bir derece zarfıdır. Down ifadesini güçlendirir: amaç maliyeti yalnızca biraz azaltmak değil, çok düşük tutmaktır.
Alıştırma
Çok düşük bir sıcaklığın korunması anlamını vermek için cümleyi keep + nesne + way down ile tamamlayın: The new cooling system helps ____ during the summer.
Cevabı göster
keep the temperature way down
Hair loss affects 66% of men before the age of 35.
2:14Erkeklerin %66'sı 35 yaşından önce saç dökülmesi yaşar.
where you can get confidential legit medical treatments Kelime
2:23Bu hizmetle gizlilik içinde, onaylı tıbbi tedavilere ulaşabilirsiniz.
legit medical treatments: samimi bir güvenilirlik ifadesi
Legit, legitimate sözcüğünün kısaltılmış ve samimi üsluplu biçimidir. Legit medical treatments ifadesinde tedavilerin sahte ya da şüpheli değil, gerçek ve güvenilir olduğu konusunda dinleyiciye güven verir. Burada genel bir güvenilirlik iddiası vardır; her tedavinin belirli bir hukuki veya düzenleyici statüye sahip olduğu kesin biçimde söylenmez. Dil bilgisi açısından legit, medical treatments ifadesinden önce gelen bir sıfattır.
Alıştırma
Belirtilen ortam için bu kullanımı değerlendirin: Bir hastanenin resmî politikasında “Only legit medical treatments are permitted.” yazıyor.
- Uygun değil
- Uygun
Cevabı göster
Uygun değil
for these somewhat sensitive issues. Ton ve niyet
2:26Bunlar, biraz hassas sayılabilecek bu tür sorunlara yöneliktir.
biraz hassas konular
Somewhat bir yumuşatıcıdır; “bir ölçüde” anlamına gelir ve açıklamayı daha az doğrudan ya da kesin yapar. somewhat + sıfat yapısı, açıklamanın gücünü azaltır ama açıklamayı inkâr etmez. Sensitive issues, mahrem, utandırıcı veya duygusal açıdan konuşulması zor olabilecek konuları anlatır. Burada these, daha önce sözü edilen konulara gönderme yapar; bu ifade onları doğrudan adlandırmak yerine daha özenli bir şekilde belirtir.
Alıştırma
Özen gerektiren bazı konuları daha yumuşak bir şekilde tanımlamak istiyorsunuz. Hangi ifade en uygundur?
- somewhat sensitive issues
- serious issues
- public issues
Cevabı göster
somewhat sensitive issues
Support our show by visiting forhims.com/asaphair to get a virtual visit with a doctor Kültür
2:28Doktorla çevrim içi görüşmek için forhims.com/asaphair adresini ziyaret ederek programımıza destek olun
bir doktorla sanal görüşme
A virtual visit with a doctor, genellikle video veya başka bir güvenli çevrim içi bağlantı üzerinden uzaktan yapılan tıbbi görüşmeyi ifade eder. Buradaki visit bir isimdir ve planlanmış bir sağlık danışmanlığı anlamına gelir; doktorun hastanın evine gelmesi ya da yalnızca bir web sitesini açmak anlamına gelmez. Bu ifade hizmetin sunuluş biçimini belirtir ve sağlık hizmeti reklamlarında, randevu sayfalarında ve yönergelerde kullanılabilir.
Alıştırma
Bir klinik, klinikte yapılan görüşme yerine video üzerinden doktor görüşmesi sunuyor. Bu hizmeti en doğru şekilde hangi ifade adlandırır?
- a virtual visit with a doctor
- an in-person visit with a doctor
- an online appointment
Cevabı göster
a virtual visit with a doctor
and this comprehensive hair kit for only $5.
2:34ve bu kapsamlı saç bakım setini yalnızca 5 dolara alın.