İngilizcede kelime sonları (ekler) nasıl telaffuz edilir + ÜCRETSİZ PDF: İngilizce çalışma notları
Pronunciation with Emma
Video özeti: Bu ders, son ekin ne olduğunu tanımlar ve -ly, -able/-ible, -tion, -ful ile -less eklerinin bir sözcüğün anlamını ya da türünü nasıl değiştirdiğini açıklar. Özellikle bu eklerin doğal İngilizcede zayıf ve hızlı söylenişine odaklanır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. if you take the suffix -less, / and you add it to the end of joy, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bir koşulun ve sıralı iki eylemin sözcük yapımını göstererek nasıl bir sonuca ulaştığını izleyin. Bu yapıyı bir işlemi, kuralı, deneyi veya mantıksal çıkarımı adım adım açıklamak için yeniden kullanabilirsiniz. 2. able on its own, — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: on its own ifadesinin burada bağımsız biçimde, ayrı bir sözcük olarak kullanımı anlattığını kavrayın. Böylece able sözcüğünün tek başınayken güçlü söylenişini, son ek olduğundaki indirgenmiş söylenişinden ayırabilirsiniz. 3. Careful that you're not saying this — Konuşma edimbilimi ve tutum: Be öğesinin atıldığı bu kısaltılmış sınıf uyarısını, öğretmenin bir hataya dikkat çekmesinin doğal yolu olarak tanıyın. Kaçınılması gereken bir telaffuzu veya kullanımı belirtirken bu uyarıyı anlayabilir ve kullanabilirsiniz.
Bu derste
and how to pronounce the most common suffixes in English.
0:05ve İngilizce'deki en yaygın son eklerin nasıl telaffuz edileceğini öğreneceksiniz.
In this English pronunciation lesson: dersin kapsamını belirleme
In this English pronunciation lesson, ardından gelen bütün içeriğin kapsamını belirlemek için cümlenin başında kullanılır. “İngilizce telaffuzla ilgili bu ders kapsamında” demektir; birinin fiziksel olarak bir yerin içinde olduğu anlamına gelmez. In this + lesson/video/article/meeting kalıbı, dinleyicinin ana mesajı duymadan önce ortamı veya konuyu anlamasına yardımcı olur.
Alıştırma
Bir dersin başında kapsamı doğal biçimde belirleyen cümle hangisidir?
- Inside this writing lesson, we will practice short emails.
- In this writing lesson, we will practice short emails.
- At this writing lesson, we will practice short emails.
Cevabı göster
In this writing lesson, we will practice short emails.
you're going to learn: ders içeriğini önceden bildirme
You're going to learn, “ders bundan sonra sana bunu öğretecek” anlamına gelir. Yapı you are + going to + fiilin yalın hâli şeklindedir; you're, you are ifadesinin kısaltmasıdır. Burada be going to, planlanmış ders içeriğini önceden bildirir. Dinleyicinin bir yere gittiği anlamına gelmez; learn, ardından gelecek konu veya beceriyi tanıtır.
Alıştırma
Ders duyurusunu learn fiilinin be going to biçimiyle tamamla: Today, you're ____ three new sounds.
Cevabı göster
going to learn
If you would like some free extra activities Ton ve niyet
0:09Eğer ücretsiz bazı ekstra aktiviteler isterseniz,
to help you practice and remember what you've learned in today's lesson, Dilbilgisi
0:11bugünkü derste öğrendiklerinizi pratik yapmanıza ve hatırlamanıza yardımcı olması için,
then you can download the free PDF version of the lesson summary and notes.
0:15ders özetinin ve notlarının ücretsiz PDF sürümünü indirebilirsiniz.
you would like: «istemek» anlamını nazikçe ifade etme
Would like, bir şeyi istemeyi daha nazik ve yumuşak biçimde ifade eder. If you would like... yapısında konuşan kişi ek etkinlikleri bir zorunluluk olarak değil, bir seçenek olarak sunar. Burada would geçmiş zamanı belirtmez. İfadeye mesafe ve nezaket katar; like sonrasında would like some activities örneğindeki gibi bir isim ya da would like to download them örneğindeki gibi to + fiil kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi want anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: If you ____ a copy, I can email one to you.
Cevabı göster
would like
to help you practice and remember: amaç bildiren mastar yapısı
to help you practice and remember mastar öbeği, ek etkinliklerin amacını belirtir. Etkinliklerin ne işe yaradığını açıklar; ayrı bir olay eklemez. İngilizcede help + kişi yapısından sonra gelen fiil yalın hâlde kullanılabilir: help you practice ve help you remember. Practice ile remember, and ile bağlanır ve to help you bölümünü ortak kullanır.
Alıştırma
Kartların ne işe yaradığını açıklamak için to help you öbeğini doğru kullanan cümle hangisidir?
- These cards are here to help you practice and remember new words.
- These cards are here help you practice and remember new words.
- These cards are here to help you practicing and remembering new words.
Cevabı göster
These cards are here to help you practice and remember new words.
There are additional sentences in there to help you practice.
0:19İçinde pratik yapmanıza yardımcı olacak ek cümleler var.
The link to download the PDF is in the description. Kültür
0:22PDF'i indirme bağlantısı açıklamada yer almaktadır.
The link to download the PDF ... is in the description: video açıklamasında kaynak bulmak
Bu cümlede description, bir şeyi tarif etme eylemini değil, çevrim içi videoya bağlı bilgi alanını, yani video açıklamasını ifade eder. PDF'yi indirme bağlantısının orada bulunduğu söylenir. Bu, izleyiciye kaynağın yerini bildiren bir ifadedir: dosyayı bulmak için videonun açıklama bölümüne bakılır. Aynı kullanım, video sayfasındaki diğer bağlantılar ve kaynaklar için de geçerlidir.
Alıştırma
Bir video dersinde bu cümle sana ne anlatıyor?
- PDF bağlantısı videonun içine basılmış.
- PDF videoda sesli olarak okunuyor.
- PDF bağlantısı videonun bilgi bölümünde.
Cevabı göster
PDF bağlantısı videonun bilgi bölümünde.
Let's start with ...: ilk konuyu tanıtmak
Let's start with bir derste ele alınacak ilk konuyu veya adımı tanıtmak için kullanılır. Burada konuşmacıyı girişten ilk açıklama noktasına, yani what is a suffix konusuna geçirir. With'den sonra ilk olarak ele alınacak şey gelir. Bu şey bir konu, soru veya isim öbeği olabilir; dolayısıyla bu ifade fiziksel bir başlangıç yerini değil, açıklamanın sırasını düzenler.
Alıştırma
Dersin açılışını tamamlayın: ____ the first question.
Cevabı göster
Let's start with
suffix: kelimenin sonuna eklenen bir parça
Bu cümlede suffix, bir kelimenin sonuna eklenen bir harf veya harf grubu için kullanılan sözcük yapımı terimidir. Konumu tanımın bir parçasıdır: son ek, temel kelimenin veya kökün ardından gelir. Son ekin kelime yapımında bir görevi vardır: anlamı biraz değiştirebilir ya da kelimenin dil bilgisel biçimini veya sözcük türünü değiştirebilir. Sondaki her harf grubu son ek değildir; sonradan eklenen ve kelime içinde işlev gören bir parça olmalıdır.
Alıştırma
Cümleyi doğru sözcük yapımı terimiyle tamamlayın: The ending -ness is a ____.
Cevabı göster
suffix
that you add to the end of a word: add A to the end of B
That you add to the end of a word yan cümlesi, önceki a letter or group of letters ifadesini açıklar. That bu önceki ifadeye gönderme yapar ve yan cümle bu harflere ne yapıldığını anlatır. Yan cümledeki add A to the end of B kalıbı, A'yı B'nin son konumuna eklemek anlamına gelir. Burada A bir harf ya da harf grubudur, B ise bir kelimedir.
Alıştırma
Cümleyi add A to the end of B kalıbını kullanarak tamamlayın: To spell cats, add -s ____ the word cat.
Cevabı göster
to the end of
the word joy is a noun meaning great happiness. Kelime
0:37joy kelimesi büyük mutluluk anlamına gelen bir isimdir.
a noun meaning... ile sözcük türünü ve tanımı belirtme
a noun meaning... kalıbı önce bir sözcüğün isim olduğunu belirtir, ardından tanımını vermek için -ing biçimindeki meaning sözcüğünü kullanır. a noun meaning great happiness ifadesinde meaning great happiness, noun hakkında bilgi verir ve bu ismin büyük mutluluk anlamına geldiğini gösterir. Cümlenin ana fiili is sözcüğüdür. Meaning, noun hakkında ek bilgi veren bir ortaçtır; ikinci bir ana fiil değildir. Aynı kalıpta a verb meaning... veya an adjective meaning... gibi başka sözcük türleri de kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle önce sözcük türünü doğal biçimde belirtip ardından tanımını verir?
- A cub is a noun meaning is a young animal.
- A cub is a noun meaning a young animal.
- A cub is a noun means a young animal.
Cevabı göster
A cub is a noun meaning a young animal.
which means lacking in something or without something,
0:44ki bu bir şeyin eksikliği veya bir şeyin olmaması anlamına gelir,
if you take... and you add... ile sonuca götüren adımları sunma
if yan cümlesi bir süreç kurar. Take, kullanılmak üzere seçilen öğeyi tanıtır; ikinci bölüm olan and you add... ise bir sonraki eylemi verir. Burada take, bir şeyi kaldırmak veya alıp götürmek değil, kullanmak için seçmek anlamındadır. İki eylem, ana cümledeki you get joyless sonucunu hazırlar. Bu koşul-adımlar-sonuç kalıbı gösterileri, hesaplamaları ve kural açıklamalarını düzenlemeye yardımcı olur.
Alıştırma
Hangi cümle eylemleri sunmak için if, sonucu tanıtmak için you get kullanır?
- If you take six and add three, you get nine.
- Six plus three equals nine.
- Take six and add three to make nine.
Cevabı göster
If you take six and add three, you get nine.
you get joyless: sonuç bildiren get
you get joyless ifadesinde get, sözcük oluşturma adımının sonucunu gösterir: joy sözcüğüne -less eklemek joyless sonucunu verir. Kullanışlı bir kalıp if/when you do X, you get Y biçimindedir. X süreç veya kural, Y ise sonuçtur.
Alıştırma
Bu cümlede you get joyless içindeki get ne anlama gelir?
- sözcüğü satın almak
- sözcüğü birinden teslim almak
- bu sonuca ulaşmak
Cevabı göster
bu sonuca ulaşmak
and how to pronounce them correctly in English.
0:58ve İngilizce'de doğru bir şekilde nasıl telaffuz edildiklerine bakalım.
Let's now look at five common suffixes: bir sonraki konuya geçiş
Let's now look at... açıklamayı bir sonraki bölüme taşır. Let's, konuşmacı ile dinleyicileri birlikte odaklanmaya davet eder; now ise bu noktadaki geçişi belirtir. Derslerde ve sunumlarda look at, yalnızca gözle bakmak değil, bir konuyu incelemek, tartışmak veya ele almak anlamına gelebilir. Burada beş yaygın son ek hakkındaki bölümü başlatır.
Alıştırma
Bir derste Let's now look at five common suffixes ifadesinin temel işlevi nedir?
- Dinleyicilere kayıp beş son eki aramalarını söyler.
- Dinleyicilerden yazılı beş eke gözlerini dikmelerini ister.
- Dersi beş yaygın son ekin ele alınacağı bölüme taşır.
Cevabı göster
Dersi beş yaygın son ekin ele alınacağı bölüme taşır.
-ly ile bir şeyin nasıl yapıldığını anlatmak
-ly eki çoğu zaman bir eylemin nasıl yapıldığını anlatan bir zarf oluşturur. “Nasıl?” sorusuna cevap verir: slowly “yavaş bir şekilde”, clearly ise “açık bir şekilde” demektir. Cümlede way ve manner aynı anlama gelir. İkisi de eylemin zamanını, yerini veya yapan kişiyi değil, yapılış biçimini gösterir.
Alıştırma
slowly ve clearly gibi kelimelerde -ly genellikle neyi gösterir?
- Eylemi kimin yaptığını
- Bir eylemin nerede gerçekleştiğini
- Bir eylemin nasıl yapıldığını
Cevabı göster
Bir eylemin nasıl yapıldığını
And it's usually used to turn adjectives into adverbs. Dilbilgisi
1:08Ve genellikle sıfatları zarflara dönüştürmek için kullanılır.
be used to turn adjectives into adverbs: sıfatları zarflara dönüştürmek için kullanılmak
Burada it, -ly ekini ifade eder. is used to turn adjectives into adverbs ifadesi -ly ekinin ne işe yaradığını söyler: quick gibi kelimeleri quickly biçimine dönüştürür. Be used to + fiilin yalın hâli bir amacı veya kullanım işlevini anlatır. Bu yapıdaki turn A into B, “A'yı değiştirerek B yapmak” demektir; turn burada “döndürmek” anlamına gelmez.
Alıştırma
Amaç ve değişim yapısını tamamlayın: A blender is ____ fruit into juice.
Cevabı göster
used to turn
Quickly means to do something in a quick way.
1:16Quickly, bir şeyi hızlı bir şekilde yapmak anlamına gelir.
Slowly means to do something in a slow way.
1:22Slowly, bir şeyi yavaş bir şekilde yapmak anlamına gelir.
Now listen to this sentence and repeat after me. Kalıp ifadeler
1:25Şimdi bu cümleyi dinleyin ve benden sonra tekrarlayın.
Now listen to this sentence and repeat after me: sınıfta kullanılan bir yönerge
Now listen to this sentence and repeat after me sınıfta kullanılan iki aşamalı bir yönergedir. Önce örnek cümleyi dinlersin; ardından konuşan kişi söyledikten sonra aynı cümleyi söylersin. Buradaki after me, “ben söyledikten sonra söylediklerimi aynen söyle” demektir. Konuşanın fiziksel olarak arkasında bulunmayı anlatmaz.
Alıştırma
Yönergeyi oku: Now listen to this sentence and repeat after me. Dinleyenden ne yapması isteniyor?
- Dinlerken konuşan kişinin arkasında durmak.
- Konuşanı taklit etmek yerine cümleyi başka birine tekrarlamak.
- Önce dinlemek, sonra konuşan kişinin ardından aynı cümleyi söylemek.
Cevabı göster
Önce dinlemek, sonra konuşan kişinin ardından aynı cümleyi söylemek.
slowly and clearly: speaks fiilini niteleyen iki zarf
slowly ve clearly, and ile bağlanan iki zarftır. İkisi de speaks fiilini niteler: slowly konuşma hızını, clearly ise konuşmanın ne kadar kolay anlaşılabildiğini belirtir. Bu sözcükler English sözcüğünü değil, kişinin İngilizceyi nasıl konuştuğunu anlatır. Bu yapı, fiili tekrarlamadan tek bir eyleme iki özellik eklemeyi sağlar.
Alıştırma
Bu cümleyi oku: He speaks English slowly and clearly. slowly ve clearly neyi anlatıyor?
- he ile belirtilen kişiyi
- konuşma eylemini
- English sözcüğünü
Cevabı göster
konuşma eylemini
You use this to form adjectives for things that can be done. Dilbilgisi
1:49Bunu, yapılabilen şeyler için sıfatlar oluşturmakta kullanırsınız.
-able ve -ible: aynı duyulan sıfat ekleri
-able ve -ible, sıfat oluşturmak için sözcüklerin sonuna eklenen eklerdir. Genellikle bir şeyin bir eyleme maruz kalabileceğini belirtirler: washable “yıkanabilir”, visible ise “görülebilir” demektir. Burada -able and, -able and -ible çiftini başlatır. Bu sonlar ek olarak kullanıldığında bağımsız sıfat able değildir. Ayrıca her tam sözcüğün yerleşik bir yazımı vardır; bu yüzden iki ek birbiriyle gelişigüzel değiştirilemez.
Alıştırma
-able ve -ible hakkında hangi ifade doğrudur?
- Her sıfatta -able veya -ible eklerinden herhangi biri kullanılabilir.
- -able ve -ible eklerinin ikisi de sıfat oluşturabilir, ancak doğru yazım sözcüğe bağlıdır.
- -able ve -ible her zaman farklı seslere sahip olmalıdır.
Cevabı göster
-able ve -ible eklerinin ikisi de sıfat oluşturabilir, ancak doğru yazım sözcüğe bağlıdır.
to form adjectives ... that can be done: edilgen olabilirlik
Bu cümlede to form adjectives, “sıfat biçimleri oluşturmak” demektir. this sözcüğü -able ve -ible gibi ekleri belirtir. for things that can be done ifadesi, bu sıfatların yaygın edilgen olabilirlik anlamını açıklar: ismin belirttiği şey eyleme maruz kalabilir. Readable, can read değil, can be read demektir. Buradaki things geniş anlamlıdır; bir nesneyi, eylemi veya durumu belirtebilir.
Alıştırma
Anlamı tamamlamak için can be ve wash fiilinin geçmiş zaman ortacını kullanın: A washable jacket is a jacket that ____.
Cevabı göster
can be washed
In other words ile aynı düşünceyi yeniden ifade etmek
In other words, konuşanın aynı düşünceyi farklı ve genellikle daha açık bir şekilde ifade edeceğini gösterir. Dinleyenin yeni ifadeyi önceki sözlerle ilişkilendirmesine yardımcı olur. Burada you are able to do those things ifadesini, things that can be done sözünün yeniden anlatımı olarak tanıtır; ayrı bir fikir eklemez.
Alıştırma
Burada In other words neyi gösteriyor? The shop is closed today. In other words, we cannot buy anything there now.
- İkinci cümle karşıt anlamı verir.
- İkinci cümle ilk cümleyi daha açık bir şekilde yeniden ifade eder.
- İkinci cümle ilgisiz yeni bir konu açar.
Cevabı göster
İkinci cümle ilk cümleyi daha açık bir şekilde yeniden ifade eder.
are able to do: be able to + fiil yapısı
Are able to do, be able to + fiilin yalın hâli yapısının geniş zamandaki bir biçimidir. Birinin bir eylemi yapma yeteneğine veya fırsatına sahip olduğunu anlatır. be, özneye ve zamana göre değişirken able sözcüğünden sonra to ve fiilin yalın hâli gelir. Bu cümlede you are able to do those things, o eylemleri yapmanın senin için mümkün olduğu anlamına gelir. be veya to sözcüğünü atmayın; able do standart yapı değildir.
Alıştırma
be able to yapısını tamamlayın: After one more lesson, you will be ____ read this book on your own.
Cevabı göster
able to
Notice that the pronunciation as well is not /ˈeɪbəl/.
2:06Telaffuzun aynı zamanda /ˈeɪbəl/ olmadığına dikkat edin.
able on its own: bağımsız bir sözcük olarak able
Burada on its own, “tek başına ele alındığında” anlamına gelir. Able, başka bir sözcüğe eklenen -able son eki olarak değil, bağımsız bir sözcük olarak konuşulmaktadır. Buradaki own sahiplik bildirmez. Dil açıklamalarında X on its own, çoğunlukla X’in başka bir sözcük veya çevresindeki bağlam olmadan ele alınması demektir.
Alıştırma
Cümlede able on its own ne anlama geliyor?
- able bağımsız bir sözcük olarak kullanılıyor
- able başka bir sözcüğe son ek olarak ekleniyor
- able sahiplik gösteriyor
Cevabı göster
able bağımsız bir sözcük olarak kullanılıyor
But when we use it as a suffix at the end of a word,
2:18Ancak bir kelimenin sonunda bir son ek olarak kullandığımızda,
easily breakable: easily + -able ile biten bir sıfat
Breakable, “kırılabilen” anlamına gelen bir sıfattır. Easily, breakable sıfatını niteler ve çok az kuvvetin yeterli olduğunu belirtir. Cümle, süs eşyalarının genel bir özelliğini anlatır; şu anda kırılmakta olduklarını söylemez. Bu yapı diğer easily + -able sıfatlarına da aktarılabilir: easily removable, az çabayla çıkarılabilen; easily readable ise zorlanmadan okunabilen anlamına gelir.
Alıştırma
Uyarıyı, “çok az kuvvetle kırılabilir” anlamına gelen easily + -able ile biten bir sıfattan oluşan iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: These decorations are ____, so handle them carefully.
Cevabı göster
easily breakable
easily accessible: kolayca ulaşılabilen veya girilebilen
Bu cümlede easily accessible, insanların binaya fazla zorlanmadan ulaşabildiği ve girebildiği anlamına gelir. Accessible binayı niteler, easily ise bunun ne kadar az zorlukla yapılabildiğini gösterir. Erişimin türü, nitelenen nesneye göre değişir. Bir yere karayoluyla veya toplu taşımayla ulaşmak kolay olabilir; bir web sitesi ya da kaynak ise kolayca edinilebildiği veya kullanılabildiği için accessible olabilir. Buradaki doğrudan anlam, binaya fiziksel erişimdir.
Alıştırma
The building is easily accessible. cümlesi burada ne anlama geliyor?
- Bina şu anda boş ve kullanıma hazırdır.
- İnsanlar binaya fazla zorlanmadan ulaşabilir veya girebilir.
- Bina kolayca başka bir yere taşınabilir.
Cevabı göster
İnsanlar binaya fazla zorlanmadan ulaşabilir veya girebilir.
So watch that you're not saying access-able, Ton ve niyet
2:44Bu yüzden access-able demediğinize dikkat edin,
watch that you're not saying...: bir hatayı önleme uyarısı
Burada watch that you're not saying..., “...dememeye dikkat et” anlamına gelir. Konuşan kişi, dinleyeni muhtemel bir telaffuz hatasına karşı uyarır; access-able kaçınılması gereken biçimi belirtir. Bu yapıda watch, bir şeye bakmak anlamına gelmez. Watch that..., kişiye yaptığı şeyi kontrol etmesini ve hatayı önlemesini söyleyen doğrudan bir konuşma dili uyarısıdır.
Alıştırma
Öğretmenin uyarısını hedef ifadeyle tamamlayın: ____ stressing the first syllable.
Cevabı göster
Watch that you're not
We use this to talk about an action or a resulting state.
2:52Bunu bir eylem veya ortaya çıkan durum hakkında konuşmak için kullanırız.
-tion: eylemleri ve ortaya çıkan durumları anlatan isim eki
-tion, bir tabanın, çoğunlukla da bir fiilin sonuna gelerek isim oluşturan bir ektir. Bu isim bir eylemi ya da süreci veya bunların ortaya çıkardığı durum ya da sonucu adlandırabilir. Örneğin create, creation olur. Bu ek bütün kelimenin bir parçasıdır; bağımsız bir kelime değildir ve her fiile doğal biçimde eklenemez.
Alıştırma
create kelimesinden -tion ekiyle oluşturulan isim hangisidir?
- creative
- creation
- create
Cevabı göster
creation
or something with a very strong vowel there like -ion.
3:03veya orada -ion gibi çok güçlü bir ünlü harf ile bir şeyler söylüyor.
Mind the pronunciation: dikkat etmeye yönelik doğrudan bir hatırlatma
Mind the pronunciation ifadesindeki mind, dikkat etmek veya sakınmak anlamına gelen emir kipinde bir fiildir. Konuşan kişi, dinleyenlere ekin nasıl duyulduğuna odaklanmalarını söyler. Mind + isim kalıbı kısa bir hatırlatma veya uyarı verir. Buradaki mind, düşünceleri anlatan isim değildir ve Do you mind ...? içindeki itiraz etmek veya rahatsız olmak anlamında da kullanılmamıştır.
Alıştırma
Hatırlatmayı dersteki ifadeyle tamamlayın: ____ of this new word.
Cevabı göster
Mind the pronunciation
just a schwa: schwa ses bilgisi terimini anlamak
Schwa, zayıf orta ünlü /ə/ için kullanılan ses bilgisi terimidir. Genellikle vurgusuz bir hecede görülür; burada ünlü, tam ve güçlü söylenmek yerine zayıflar. just a schwa ifadesindeki just, “yalnızca” anlamındadır. Konuşmacı, -tion içindeki vurgusuz ünlünün yalnızca /ə/ olduğunu söylüyor. Bu terimi tanımak, İngilizce telaffuz açıklamalarını takip etmeyi kolaylaştırır.
Alıştırma
Bu telaffuz açıklamasında schwa ne anlama geliyor?
- Söylenmeyen bir ünsüz
- Genellikle vurgusuz bir hecede bulunan zayıf bir orta ünlü
- Güçlü vurgu alan uzun bir ünlü
Cevabı göster
Genellikle vurgusuz bir hecede bulunan zayıf bir orta ünlü
So we're not going to say crea-sion or crea-tion or anything like that. Kalıp ifadeler
3:14Yani crea-sion veya crea-tion veya benzeri bir şey demeyeceğiz.
or anything like that: benzer örneklerden oluşan bir listeyi bitirmek
or anything like that, bir veya daha fazla örnekten sonra listenin benzer şeylere açık olduğunu gösterir. Burada iki yanlış telaffuzdan sonra gelir ve “ya da buna benzer başka bir söyleyiş” demektir. Belirli tek bir şeyi göstermez. Bu ifade, dinleyen kişi aynı genel türdeki diğer örnekleri çıkarabildiği için konuşmacının listeyi uzatmadan bitirmesini sağlar. Kalıp şöyledir: örnek(ler) + or anything like that.
Alıştırma
“Ya da buna benzer başka şeyler” anlamındaki ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: You don't need a suit, a tie, or ____.
Cevabı göster
anything like that
The creation of the statue: creation + of + yaratılan şey
Creation, create fiilinin isim biçimidir. The creation of the statue ifadesinin tamamı heykeli yaratma eylemini ya da sürecini adlandırır; bu nedenle took months ifadesinin öznesi olabilir. create gibi bir eylem fiili creation gibi bir isme dönüştüğünde, eylemin yöneldiği şey isimden sonra bir of öbeğiyle verilebilir: create the statue, the creation of the statue olur. Buradaki of the statue, neyin yaratıldığını belirtir.
Alıştırma
create the robot ifadesini -tion ekli isimle bir isim öbeğine dönüştürün: The ____ the robot took several weeks.
Cevabı göster
creation of
The celebration will take place in the main hall. Kalıp ifadeler
3:41The celebration will take place in the main hall.
take place: bir olay gerçekleşir veya bir etkinlik yapılır
Take place, bir şeyin meydana gelmesi ya da planlanmış bir etkinliğin yapılması anlamına gelen kalıplaşmış bir fiil öbeğidir. Özne The celebration olduğu ve bir salon belirtildiği için burada kutlamanın ana salonda yapılacağı anlamına gelir. Bu öbek geçişsiz bir fiil gibi çalışır: etkinlik özne olur, ardından zaman veya yer bilgisi gelebilir. Burada take ve place sözcüklerini ayrı ayrı anlamlandırmayın.
Alıştırma
Yapılmak anlamındaki kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: The science fair will ____ in the gym.
Cevabı göster
take place
The celebration will take place in the main hall.
3:46The celebration will take place in the main hall.
There's really not much difference: iki şeyin çok benzer olduğunu söylemek
There's really not much difference, iki şeyin tamamen aynı olmasalar bile birbirine çok benzediğini anlatır. Ana bölüm not much difference ifadesidir; really, farkın küçük olduğu yönündeki değerlendirmeyi güçlendirir ve burada “aslında” veya “gerçekten” olarak anlaşılabilir. Bu, seçenekleri yumuşak bir biçimde karşılaştırır. Hiç fark olmadığını kesin olarak söylemek yerine küçük bir fark olabileceğine yer bırakır.
Alıştırma
“There's really not much difference between the two plans” ifadesine en uygun anlam hangisidir?
- Planlar arasında hiçbir fark yok.
- Planlar birbirlerinden çok farklı.
- Planlar biraz farklı olabilir ama birbirlerine çok benziyorlar.
Cevabı göster
Planlar biraz farklı olabilir ama birbirlerine çok benziyorlar.
This is used to form adjectives that are full of something.
3:59Bu, bir şeyle dolu olan sıfatlar oluşturmak için kullanılır.
-ful ... full of something: sıfat oluşturma
-ful, bir isme veya köke eklenerek sıfat oluşturan bir son ektir. Çoğu zaman kökün adlandırdığı şeye sahip olma, onu gösterme veya onunla nitelenme anlamı verir: color + -ful → colorful; use + -ful → useful. Cümledeki full of something, bu fikri basitçe açıklayan bir ifadedir. Anlam her zaman gerçek anlamda dolu olmak değildir: careful, özen göstermek demektir; fiziksel olarak özenle dolu olmak demek değildir. Son ek olarak -ful köke bitişik yazılır ve yalnızca bir l içerir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için color sözcüğüne -ful ekleyin: The festival flags were ____.
Cevabı göster
colorful
Be careful when crossing: kısaltılmış when + -ing yapısı
Burada when crossing the street, “karşıdan karşıya geçerken” anlamına gelir. Bu, when you are crossing the street ifadesinin kısaltılmış biçimidir: özne you ve be fiilinin are biçimi çıkarılır. When + -ing, ana yönergenin zaman çerçevesini verir. İki eylemi yapan kişi aynı olmalıdır: dikkatli olması gereken kişi de you, karşıdan karşıya geçen kişi de you’dur.
Alıştırma
when you are crossing ifadesinin kısa biçimini tamamlayın: Be careful when ____ the road.
Cevabı göster
crossing
bright and colorful: olumlu bir görsel betimleme
Burada and, festivalin nasıl göründüğünü anlatan iki sıfatı birbirine bağlar. Bright bol ışığı veya canlı renkleri, colorful ise çok sayıda güçlü ve çeşitli rengi ifade eder. Bright and colorful birlikte genellikle olumlu bir görüntü oluşturur: sahne canlı ve görsel olarak zengin görünür; yalnızca “siyah beyaz değil” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle çok sayıda canlı renge sahip bir odayı doğal biçimde anlatır?
- The room sounds bright and colorful.
- The room looks dark and plain.
- The room looks bright and colorful.
Cevabı göster
The room looks bright and colorful.
And finally, our last ...: son maddeye geçmek
“And finally”, konuşmacının bir listenin veya açıklamanın son bölümüne geçtiğini dinleyicilere bildirir. Ardından “Our last suffix is -less” bu son maddeyi adlandırır ve dersin bitmek üzere olduğunu gösterir. Buradaki “finally” esas olarak sıralamayı gösteren bir geçiş ifadesidir. Mutlaka rahatlama veya sabırsızlık içeren “nihayet” anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede “And finally, our last suffix is -less” ifadesinin temel işlevi nedir?
- Açıklamadaki son maddeyi tanıtmak
- Uzun bir bekleyiş bittiği için rahatlama göstermek
- -less ekinin ilk ele alınan son ek olduğunu söylemek
Cevabı göster
Açıklamadaki son maddeyi tanıtmak
Careful that you're not saying this with the strong form less, Ton ve niyet
4:33Bunu güçlü form olan less ile söylememeye dikkat edin,
Careful that you're not saying this: doğrudan bir sözlü uyarı
Cümlenin başındaki “Careful”, “Be careful” ifadesinin konuşma dilindeki kısa biçimidir. Konuşmacı dinleyicinin dikkatli biri olduğunu söylemiyor; hızlı bir uyarı veya düzeltme yapıyor. Ardından gelen “that you're not saying this ...” sözleri kaçınılması gereken eylemi belirtir. Bir ders veya düzeltme sırasında başka durumlarda da kullanılabilen “Careful that you're not ...” kalıbı, “bu hatayı yapmamak için dikkat et” anlamına gelir.
Alıştırma
Konuşmacı “Careful that you're not saying this ...” ifadesiyle ne yapıyor?
- Dinleyiciyi belirli bir telaffuzdan kaçınması için uyarmak
- Dikkatli konuştuğu için dinleyiciyi övmek
- Dinleyiciden daha yüksek sesle konuşmasını istemek
Cevabı göster
Dinleyiciyi belirli bir telaffuzdan kaçınması için uyarmak
It essentially means without something or lacking something.
4:45Esasen bir şeyin olmaması veya bir şeyin eksik olması anlamına gelir.
-less: “bir şey olmadan veya bir şeyden yoksun”
Bir isme eklenen -less soneki, genellikle o ismin belirttiği şeyin “olmadığını” veya “eksik olduğunu” anlatan bir sıfat oluşturur. Örneğin hope + -less, “umutsuz” anlamındaki hopeless sözcüğünü oluşturur. Bu cümlede -less, -ful sonekinin karşıtı olarak açıklanır: -ful “dolu” ya da “sahip olan”, -less ise “olmayan” anlamı katar.
Alıştırma
-less soneki bir taban sözcüğün anlamına genellikle ne ekler?
- taban sözcüğün belirttiği şeyden daha az miktarda
- taban sözcüğün belirttiği şeyle dolu
- taban sözcüğün belirttiği şey olmadan veya ondan yoksun
Cevabı göster
taban sözcüğün belirttiği şey olmadan veya ondan yoksun
There's no hope: There is + no + isim
There's, there is ifadesinin kısaltılmış biçimidir. There's no hope cümlesinde no doğrudan hope isminin önüne gelir; bu nedenle yapı hiç umut olmadığını, en küçük bir umut bile bulunmadığını anlatır. Başka durumlarda kullanılabilecek yapı There is/There's + no + isim biçimindedir. Hiçbir şeyin bulunmadığını veya mevcut olmadığını söylemek için hope yerine başka bir tekil sayılabilen isim ya da sayılamayan isim getirin.
Alıştırma
Cümleyi There is + no yapısının kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: ____ time to wait.
Cevabı göster
There's no
situation seemed hopeless ifadesinde seemed + sıfat
situation seemed hopeless ifadesinde seemed + sıfat, durumun geçmişteki o anda nasıl göründüğünü anlatır. Hopeless, durumu betimleyen sıfattır. Seemed, gerçeğin farklı olabileceği ihtimalini açık bırakır. Bu yapı, betimlemeyi kesin bir gerçek olarak sunmak yerine geçmişteki bir izlenimi aktarır.
Alıştırma
Hangi cümle geçmişteki bir izlenimi anlatmak için seem + sıfat yapısını kullanıyor?
- The road was definitely unsafe.
- The road became unsafe after the storm.
- The road seemed unsafe in the dark.
Cevabı göster
The road seemed unsafe in the dark.
Don't worry ... harmless: önce rahatlatmak, sonra gerekçe vermek
Don't worry karşıdaki kişiyi doğrudan rahatlatır. He's harmless ise gerekçeyi verir: O tehlikeli değildir ve kimseye zarar vermesi beklenmez. Cümlenin tamamı kullanışlı bir konuşma düzenini izler: Önce dinleyeni sakinleştirir, sonra kısa bir gerekçe verir. Harmless, zarar verme ihtimalini anlatır; birinin yaralanıp yaralanmadığını anlatmaz.
Alıştırma
Don't worry, he's harmless. cümlesinde harmless ne anlama gelir?
- O artık endişeli değildir.
- O tehlikeli değildir ve kimseye zarar vermesi beklenmez.
- O yaralanmamıştır.
Cevabı göster
O tehlikeli değildir ve kimseye zarar vermesi beklenmez.
on how to pronounce some of the most common suffixes in English.
5:26İngilizce'deki en yaygın son eklerden bazılarının nasıl telaffuz edileceği üzerine.
Ders kapanış sinyali olarak And that's the end of this lesson
And that's the end of this lesson, dinleyenlere dersin asıl öğretim içeriğinin artık bittiğini söyler. Buradaki end yapısal bir bitiştir: hikâyedeki bir olayı değil, dersi kapatır. Başlangıçtaki And, bu kapanış sözünü önceki içeriğe bağlar. Ardından gelen on ile başlayan bir ifade, on how to pronounce... örneğindeki gibi kapanan konuyu belirtebilir. Lesson ve konu değiştirilerek aynı kalıpla başka bir düzenli konuşma da kapatılabilir.
Alıştırma
Harita okuma becerileriyle ilgili çevrim içi bir dersi hangi cümle doğal biçimde kapatır?
- Here is a question about map-reading skills.
- Let's begin this lesson on map-reading skills.
- And that's the end of this lesson on map-reading skills.
Cevabı göster
And that's the end of this lesson on map-reading skills.
Remember to download your free PDF version of today's lesson notes.
5:30Bugünün ders notlarının ücretsiz PDF sürümünü indirmeyi unutmayın.
to help you practice and improve your pronunciation of everything we've covered today. Kelime
5:36bugün işlediğimiz her şeyin telaffuzunu pratik yapmanıza ve geliştirmenize yardımcı olmak için.
everything we've covered today: cover ile içeriği ele alma anlamı
everything we've covered today ifadesinde cover, içeriği ele almak, öğretmek veya tartışmak anlamına gelir. İfadenin tamamı, gün içinde ele alınan bütün materyali belirtir. Sınıf ve toplantı bağlamlarında cover, bir derse veya tartışmaya dâhil edilen içeriği anlatır; bir nesnenin üzerine fiziksel olarak bir şey koymak anlamına gelmez. We've covered, we have covered ifadesinin present perfect zamandaki kısaltılmış biçimidir. Bugün daha önce ele alınan materyali şu anda sunulan alıştırmayla ilişkilendirir.
Alıştırma
Sınıf bağlamında everything we've covered today ne anlama gelir?
- bugün üzerini örttüğümüz bütün nesneler
- yarın ele almayı planladığımız bütün içerik
- bugün ele aldığımız bütün içerik
Cevabı göster
bugün ele aldığımız bütün içerik
The link to download your free PDF is in the description of this video.
5:41Ücretsiz PDF'inizi indirme bağlantısı bu videonun açıklamasındadır.
if you have enjoyed this lesson and you've learned something new,
5:46eğer bu dersin tadını çıkardıysanız ve yeni bir şey öğrendiyseniz,
As always: tanıdık bir rutini belirtmek
As always, “her zaman olduğu gibi” anlamına gelir. Cümlenin başında kullanıldığında, ardından gelen bilginin tanıdık bir rutinin veya tekrarlanan bir düzenin parçası olduğunu gösterir. Burada kapanıştaki isteği, konuşanın her zamanki hatırlatması olarak sunar. Always, tek bir eylemin durmadan sürdüğü anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle tanıdık bir rutini doğal biçimde tanıtır?
- As always, we will check yesterday's work first.
- For once, we will check yesterday's work first.
- At last, we will check yesterday's work first.
Cevabı göster
As always, we will check yesterday's work first.
do hit: emir cümlesinde vurgulu do
do hit the like button ifadesinde do, olumlu emir cümlesini vurgulamak için hit fiilinin yalın hâlinden önce gelir. Burada soru oluşturmaz. Bu istek, yalnızca Hit the like button demekten daha güçlüdür: konuşan kişi dinleyiciyi bunu yapmaya sıcak bir biçimde teşvik eder ve “lütfen mutlaka yap” anlamına yaklaşır.
Alıştırma
İsteği sıcak ama net yapmak için vurgulu do ekleyin: ____ tell me if you need help.
Cevabı göster
Do
help someone out immensely: çok büyük yardım sağlamak
Help someone out, özellikle biri yardıma ihtiyaç duyduğunda ona yararlı bir destek vermek veya işini kolaylaştırmak demektir. Buradaki It, daha önce sözü edilen Beğen düğmesine tıklama eylemini gösterir. Out, öbek fiilin bir parçasıdır; dışarıya doğru hareket anlamı taşımaz. Immensely, çok büyük bir ölçüde demektir. Bu nedenle konuşmacı, bu eylemin son derece yararlı olduğunu vurgular.
Alıştırma
Cümleyi help someone out immensely ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Your advice ____ yesterday.
Cevabı göster
helped me out immensely
and leave a comment telling me what's your favorite kind of weather. Kalıp ifadeler
5:53ve bana en sevdiğiniz hava durumunun ne olduğunu söyleyen bir yorum bırakın.
leave a comment telling me...: belirli bir yanıtı yorum olarak istemek
Leave a comment, birinden herkese açık yorum alanına bir yanıt yazmasını ister. Arkasındaki -ing bölümü telling me..., yorumun hangi bilgiyi içermesi gerektiğini açıklar; bu yüzden ayrı bir komut değildir. Özenli standart İngilizcede telling me sonrasındaki soru içeriği normalde düz cümle sırasını kullanır: what your favorite kind of weather is. Orijinal what's your favorite kind of weather ise doğrudan soru sırasını korur. Bu kullanım hazırlıksız konuşmada duyulabilir, ancak planlı konuşmada ve yazıda standart sırayı kullanın.
Alıştırma
Davet cümlesini hedef ifadeyle tamamlayın: ____ which game you want us to play next.
Cevabı göster
Leave a comment telling me
Do you prefer hot weather or cold weather? Kalıp ifadeler
5:58Sıcak havayı mı yoksa soğuk havayı mı tercih edersiniz?
Do you prefer X or Y?: iki seçenekten hangisinin tercih edildiğini sormak
Do you prefer X or Y? iki seçenekten hangisinin daha çok sevildiğini sorar. Seçenekler prefer fiilinden sonra gelir ve or ile bağlanır. Bu cümlede X hot weather, Y ise cold weather ifadesidir. Prefer zaten bir seçeneği diğerine tercih etme anlamını içerir. Bu nedenle doğal kalıp prefer X or Y şeklindedir; prefer more X or Y kullanılmaz.
Alıştırma
Do you prefer X or Y? kalıbını kullanarak soruyu tamamla: Do you ____ tea ____ coffee?
Cevabı göster
prefer · or
prefer something in the middle: orta karar bir seçenek seçmek
prefer something in the middle ifadesinde something belirli olmayan bir seçeneği anlatır; in the middle ise bu seçeneği bir ölçeğin iki ucu arasına yerleştirir. İfade bir bütün olarak, iki uçtan biri yerine orta karar bir seçenek istemek demektir. Önceki seçenekler hot weather ve cold weather olduğu için orta seçenek ne çok sıcak ne de çok soğuk olan havadır. Buradaki in the middle fiziksel bir konumu değil, bir dereceyi veya tercihi anlatır.
Alıştırma
Bir oyun çok kolay veya çok zor olabilir. Hangi cevap orta seviyede bir zorluk istediğini belirtir?
- I prefer something at the end.
- I prefer something in the middle.
- I prefer both extremes.
Cevabı göster
I prefer something in the middle.
not too hot and not too cold: rahat bir orta aralık
Not too + sıfat, bir özelliğin istenen dereceyi aşmadığını anlatır. Bu, o özelliğin hiç olmadığı anlamına gelmez: not too hot ifadesi havanın yine de ılık olduğunu gösterebilir. Tekrarlanan not too X and not too Y kalıbı, birbirine zıt iki uç noktayı dışarıda bırakır. Burada havayı rahat bir orta aralığa yerleştirir.
Alıştırma
not too ... and not too ... kalıbını tamamlayın: The game is not ____ long and not ____ short.
Cevabı göster
too · too
Tell me in the comments what your favorite kind of weather is. Dilbilgisi
6:05En sevdiğiniz hava durumunun ne olduğunu yorumlarda bana söyleyin.
what your favorite kind of weather is: dolaylı soruda sözcük sırası
what your favorite kind of weather is yan cümlesi, Tell me ile istenen bilginin ne olduğunu belirtir; bu nedenle dolaylı bir sorudur. İngilizcede dolaylı sorunun içinde genellikle düz cümle sırası kullanılır: what + özne + fiil. Burada your favorite kind of weather, is sözcüğünden önce gelir. Tek başına kullanılan doğrudan bir soru ise soru sırasını kullanır: What is your favorite kind of weather?
Alıştırma
What is your favorite song? sorusunu Tell me ifadesinden sonra doğru biçimde kullanan cümle hangisidir?
- Tell me what is your favorite song.
- Tell me what your favorite song is.
- Tell me your favorite song what is.
Cevabı göster
Tell me what your favorite song is.
Thank you very much for watching: kapanışta izleyiciye teşekkür etmek
“Thank you very much for watching”, bir videonun, canlı yayının, dersin veya sunumun sonunda izleyicilere teşekkür etmek için kullanılan kibar bir kapanış ifadesidir. “Very much” teşekkürü güçlendirir, “for watching” ise teşekkürün nedenini belirtir. “Thank you ... for” kalıbından sonra bir isim veya -ing biçiminde bir fiil kullanılır. Buradaki “watching”, izleyicinin yaptığı eylemi belirtir. “For”, “izlemek amacıyla” değil, “izlediğiniz için” anlamındadır.
Alıştırma
Kapanış teşekkürünü “watch” fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Thank you very much for ____ this presentation.
Cevabı göster
watching
and remember to subscribe if you're new here Kalıp ifadeler
6:11ve eğer burada yeniyseniz abone olmayı unutmayın,
remember to subscribe if you're new here: yeni izleyicilere abone olmayı hatırlatmak
“Remember to subscribe” ifadesinde “remember to + fiilin yalın hâli” kalıbı, birine henüz yapılmamış olabilecek bir eylemi yapmasını hatırlatır. Konuşan kişi izleyiciden sonraki adımı, yani abone olmayı unutmamasını ister. “If you're new here”, hatırlatmayı bu kanala veya topluluğa yeni katılan kişilerle sınırlar. Buradaki “here”, çevrim içi alanı ifade eder; mutlaka fiziksel bir yer anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle yeni bir izleyiciye gelecekteki bir eylemi unutmamasını söylüyor?
- Remember to subscribe if you're new here.
- I remember subscribing when I first found this channel.
- Remember that new viewers can subscribe at any time.
Cevabı göster
Remember to subscribe if you're new here.
and you would like more videos to help you improve your English pronunciation and listening skills. Dilbilgisi
6:13ve İngilizce telaffuzunuzu ve dinleme becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olacak daha fazla video isterseniz.
to help you improve...: amaç belirtmek
to help you improve... mastar öbeği more videos ifadesinden sonra gelir ve bu videoların ne işe yaradığını açıklar. “Videoların amacı nedir?” sorusunu yanıtlar: izleyenin telaffuz ve dinleme becerilerini geliştirmek için hazırlanmışlardır. help you improve yapısında you yardım alan kişidir ve improve fiilin yalın hâlidir. help + kişi sonrasında help you to improve örneğindeki gibi to’lu mastar da kullanılabilir; ancak ikinci to olmadan kullanılan biçim de çok yaygın ve doğaldır.
Alıştırma
Cümleyi to help + kişi + fiilin yalın hâli amaç yapısıyla tamamlayın: These short lessons are designed ____ your pronunciation.
Cevabı göster
to help you improve
I will see you in the next lesson: ders kapanış ifadesi
I will see you in the next lesson, eğitim içeriğinin sonunda kullanılan samimi bir kapanış ifadesidir. Buradaki see you, konuşanın kurs aracılığıyla izleyiciyle yeniden bir araya gelmeyi beklediğini belirtir; yüz yüze görüşme gerektirmez. In the next lesson, bir dizinin sonraki dersine işaret eder. Cümle o anda vedalaşırken kursun devam edeceğini de gösterir.
Alıştırma
Hangi kapanış hem vedalaşır hem de sonraki bir derse işaret eder?
- This is the final lesson in the series.
- Thank you for watching this lesson.
- I will see you in the next lesson.
Cevabı göster
I will see you in the next lesson.