İzinsiz Görevden Ayrıldığınızda (AWOL) Ne Olur?: İngilizce çalışma notları

The Infographics Show

Öğrenme zorluğu
1.202 kelime 195 kel/dk

Video özeti: Bu anlatım, ABD ordusunda izinsiz ayrılma ile firarın tanımını açıklar; otuz günlük eşiği, askeri mahkeme sürecini ve ayrılık süresiyle niyete göre değişen cezaları ele alır, ardından sert hukuk kurallarını uygulamadaki seyrek takiple karşılaştırır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. "they're cut out for." - Deyimler ve mecazlı ifadeler: bir kişinin yetenek veya mizacının zorlu bir göreve uygun olup olmadığını anlamak. 2. "go AWOL or absent without leave." - Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: kısaltmayı, tam askeri terimi ve firardan farkını tanımak. 3. "turns themselves in," - Öbek fiiller: yetkililere gönüllü teslim olmayı anlatmak ve yakalanmaktan ayırmak.

Bu derste

The United States military has long prided itself on being an all-volunteer force Notlar

0:00

Amerika Birleşik Devletleri ordusu uzun zamandır tamamen gönüllülerden oluşan bir güç olmakla övünmektedir

Kalıp ifadeler

prided itself on: ... ile gurur duymak

Pride oneself on, bir niteliği, başarıyı veya uygulamayı özel bir gurur kaynağı olarak görmek demektir. Bu cümlede ordu, tamamen gönüllü katılıma dayanmasını kimliğinin önemli bir parçası olarak sunuyor. Yapı pride + dönüşlülük zamiri + on + isim veya -ing biçimidir. Dönüşlülük zamiri özneyle uyumlu olmalıdır: I pride myself, she prides herself ve they pride themselves.

Alıştırma

Cümleyi pride oneself on ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Our support team ____ answering urgent requests quickly.

Cevabı göster

prides itself on

Kültür

an all-volunteer force: tamamen gönüllü katılıma dayalı ordu

An all-volunteer force, zorunlu askerlik yoluyla hizmet etmeleri istenen kişilerden değil, askere katılmayı kendi seçen kişilerden oluşan bir ordudur. Bu terimde volunteer, hizmetin ücretli olup olmadığını değil, hizmete nasıl başlandığını açıklar. Bu ifade bir personel alım sisteminin adıdır. Gönüllü olarak katılan askerler yine de maaş ve yan haklar alabilir.

Alıştırma

Hangi durum an all-volunteer force ifadesini doğru biçimde açıklar?

  1. Bir hayır kurumu tamamen ücretsiz yardım eden kişilere dayanır.
  2. Vatandaşların bir yıl askerlik yapması yasalar gereği zorunludur.
  3. Bir ordu, askere katılmayı seçen kişileri alır ve onlara asker olarak ödeme yapar.
Cevabı göster

Bir ordu, askere katılmayı seçen kişileri alır ve onlara asker olarak ödeme yapar.

and data from around the world has proven time and time again Deyimler

0:05

ve dünyanın dört bir yanından gelen veriler defalarca kanıtlamıştır ki

Deyimler

time and time again: tekrar tekrar

Bu cümlede time and time again, “tekrar tekrar” veya “defalarca” anlamına gelir. Aynı sonucun birçok kez ortaya çıktığını vurgular; yani belirli saatleri belirtmek yerine iddiayı güçlendirir. Tekrarlanan bir sonuç ya da olay bir çıkarımı desteklediğinde bu ifadeyi kullanabilirsin. Tekrarı ikna edici bir kanıt olarak sunar.

Alıştırma

İngilizce cümleyi 'repeatedly' anlamındaki kalıpla tamamla: The test has worked ____.

Cevabı göster

time and time again

that volunteer soldiers routinely outperform and outfight conscripted soldiers. Kelime

0:08

gönüllü askerler rutin olarak zorunlu askerlerden daha iyi performans gösterir ve daha iyi savaşır.

Kelime

volunteer soldiers ... conscripted soldiers: gönüllü askerler ve zorunlu askerlik için çağrılan askerler

Volunteer soldiers, askere katılmayı kendi seçen askerlerdir. Bu askerî bağlamda volunteer, askerlerin hizmete nasıl girdiklerini anlatır; karşılığında ücret alıp almadıklarını anlatmaz. Conscripted soldiers, zorunlu askerlik yoluyla, genellikle yasal veya resmî bir sistem kapsamında hizmet etmek zorunda bırakılan askerlerdir. Vurgulanan iki ifade birbirinin karşıtı olan asker alım yollarını gösterir; tek başlarına her askerin yeteneği hakkında kanıt oluşturmazlar.

Alıştırma

Bir ülke insanların askerlik hizmetini seçmesine izin veriyor ve hiç kimse askere katılmak zorunda değil. Bu ülkenin birliklerini en iyi hangi ifade tanımlar?

  1. drafted soldiers (askere çağrılan askerler)
  2. volunteer soldiers (gönüllü askerler)
  3. conscripted soldiers (zorunlu askerlik için çağrılan askerler)
Cevabı göster

volunteer soldiers (gönüllü askerler)

American soldiers can enjoy decent, if not great, Dilbilgisi

0:13

Amerikan askerleri harika olmasa da düzgün bir

Dilbilgisi

decent, if not great: değerlendirmeyi temkinli biçimde yükseltme

“decent, if not great,” ifadesinde konuşmacı bir şeyin decent olduğunu kesin biçimde belirtir, ardından great tanımının da uygun olabileceğini temkinli şekilde öne sürer. Decent değerlendirmesi belirsiz değildir. A, if not B kalıbı önce daha güvenli olan A tanımını, sonra daha güçlü olan B tanımını verir. Buradaki if not, “B değilse A’dır” değil, “hatta belki B’dir” anlamına gelir.

Alıştırma

'İyi, hatta belki mükemmel' anlamını veren ara ifadeyle cümleyi tamamlayın: The repair was good, ____ excellent.

Cevabı göster

if not

pay, medical benefits during and after serving,

0:16

maaş, hizmet sırasında ve sonrasında sağlık hizmetlerinden yararlanma,

a very generous education benefits package,

0:18

oldukça cömert bir eğitim destek paketi,

and a slew of other benefits Kalıp ifadeler

0:21

ve bir dizi başka avantajın tadını çıkarabilirler

Kalıp ifadeler

a slew of: dikkat çekici derecede büyük bir sayı

“a slew of other benefits” ifadesinde a slew of, “çok sayıda” veya “birçok” anlamına gelir. Yan hakların dikkat çekici derecede büyük bir grup olduğunu gösterir; buradaki slew bir isimdir, slay fiilinin bir biçimi değildir. Kalıp a slew of + sayılabilen çoğul isim şeklindedir; örneğin a slew of questions.

Alıştırma

Cümleyi bu notta geçen ve 'birçok' anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: After the announcement, we received ____ questions.

Cevabı göster

a slew of

all meant to entice everyday people to give up their normal lives and to become a soldier. Notlar

0:23

ki bunların tümü, sıradan insanları normal hayatlarından vazgeçip bir asker olmaya ikna etmeyi amaçlar.

Dilbilgisi

entice someone to do something: birini bir şey yapmaya özendirmek

entice someone to do something yapısında entice, nesne olarak bir kişi ya da grup alır; ardından, bu kişilerin yöneltildiği eylemi belirten to-infinitive gelir. Bu cümlede everyday people nesnedir; to give up their normal lives ... ise yapmaya özendirildikleri eylemdir. Entice, çekici bir şeyi teşvik unsuru olarak kullanmayı anlatır. Bilinçli biçimde etkileme anlamı taşıyabilir, ancak otomatik olarak aldatma ya da zorlama demek değildir.

Alıştırma

Cümleyi entice ve doğru to-infinitive ile tamamlayın: The free trial was designed to ____ new users ____ the app.

Cevabı göster

entice · to try

Öbek fiiller

give up + nesne

Give up, bir şeye sahip olmayı, bir şeyi yapmayı, peşinden gitmeyi veya sürdürmeyi bırakmak anlamına gelen bir phrasal verb’dür. Bu cümlede their normal lives nesnedir; dolayısıyla insanların bu yaşam biçimini geride bırakacağı anlatılır. Nesne, buradaki gibi bir isim öbeği veya -ing biçimi olabilir: give up a plan; give up smoking. Nesne bir zamirse zamiri fiil ile up arasına yerleştirin: give it up.

Alıştırma

Doğal tamamlamayı seçin: After months of trying, Leo decided to ___ the plan and take a different approach.

  1. give up
  2. give in
  3. give away
Cevabı göster

give up

But sometimes service's too much of a burden Dilbilgisi

0:27

Fakat bazen askerlik hizmeti çok büyük bir yüke dönüşür

Dilbilgisi

too much of a burden: aşırı ağır bir yük

too much of a burden ifadesindeki too much of a + tekil sayılabilen isim kalıbı, ismin belirttiği niteliğin aşırı bir düzeye ulaştığını anlatır. Burada anlam, ayrı ayrı birçok yük olması değil, bir şeyin başa çıkılamayacak kadar ağır bir yük olmasıdır. Bu cümlede askerlik hizmetinin gerektirdiği çaba, zaman veya fedakârlığın bir kişinin makul biçimde kaldırabileceğinden fazla olduğu değerlendiriliyor. Aynı kalıp too much of a risk veya too much of a hassle gibi değerlendirmelerde de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, tek bir sorumluluğun başa çıkılamayacak kadar zor olduğunu söylemek için bu kalıbı doğal biçimde kullanır?

  1. Taking care of both stores became too much of a burden for Maya.
  2. Taking care of both stores became many burdens for Maya.
  3. Taking care of both stores became too much burden for Maya.
Cevabı göster

Taking care of both stores became too much of a burden for Maya.

or a new recruit realizes that military life simply isn't something they're cut out for. Deyimler

0:30

veya yeni bir asker, askeri yaşamın kendi yapısına hiç uygun olmadığını fark eder.

Deyimler

be cut out for: doğal olarak uygun olmak

Be cut out for, bir işe, etkinliğe veya yaşam biçimine uygun doğal yeteneklere, kişiliğe ya da mizaca sahip olmak demektir. something they're cut out for içinde they, a new recruit ifadesine gönderme yapar ve something, for'un bağlamdan anlaşılan tamamlayıcısıdır. isn't olumsuzluğu, askerî yaşamın bu kişiye uygun olmadığını belirtir. İfadenin ardından normalde bir isim veya -ing biçimi gelir: cut out for the job ya da cut out for teaching. Bu bir deyimdir ve fiziksel olarak bir şeyi kesmekle ilgisi yoktur.

Alıştırma

Bir arkadaş sabır ve ayrıntı isteyen işleri seviyor ve danışmanlığa uygun bir mizaca sahip. Hangi cümle bu uyumu en iyi anlatır?

  1. She is up for counseling.
  2. She is cut out for counseling.
  3. She is qualified for counseling.
Cevabı göster

She is cut out for counseling.

Perhaps a soldier objects to being sent to a combat zone, Dilbilgisi

0:35

Belki bir asker bir savaş bölgesine gönderilmeye karşı çıkar,

Dilbilgisi

object to + edilgen -ing yapısı: objects to being sent

Bu cümlede objects, “karşı olduğunu belirtir” anlamındaki bir fiildir. Ardından edat olan to gelir; bu nedenle sonraki öge bir isim öbeği veya -ing biçimi olmalıdır: object to something / object to doing something. being sent edilgen bir -ing yapısıdır. Asker gönderme eylemini yapan değil, bu eyleme maruz kalan kişidir. objects to being sent bir bütün olarak askerin, başka birinin kendisini gönderme planına karşı çıktığını anlatır.

Alıştırma

Cümleyi tamamlayın. object fiilini geniş zamanda, send fiilini edilgen -ing biçiminde kullanın: The soldier ____ into a combat zone.

Cevabı göster

objects to being sent

either out of cowardice or on grounds of morality. Kalıp ifadeler

0:38

bunu ya korkaklıktan ya da ahlaki gerekçelerle yapar.

Kalıp ifadeler

on grounds of + isim öbeği

Burada grounds, “nedenler” veya “dayanak” anlamına gelir; “zemin” anlamında değildir. on grounds of bir görüşün, kararın, itirazın veya eylemin dayanağını belirtir. Ardından on grounds of morality örneğinde olduğu gibi bir isim veya isim öbeği gelir. Bu ifade, nedeni kısa ve resmî bir biçimde sunar. Bu cümlede morality, askerin itirazının dayanağı olarak gösterilir.

Alıştırma

Hangi cümlede on grounds of bir isim öbeğinden önce doğru kullanılmıştır?

  1. The appeal was denied on grounds of the evidence was insufficient.
  2. The appeal was denied on grounds of insufficient evidence.
  3. The appeal was denied on grounds that insufficient evidence.
Cevabı göster

The appeal was denied on grounds of insufficient evidence.

For many of these soldiers,

0:40

Bu askerlerin çoğu için,

the only solution is a drastic one,

0:42

tek çözüm oldukça sert bir yoldur:

to go AWOL or absent without leave. Kültür

0:44

AWOL yani izinsiz olarak görev yerini terk etmek.

Kültür

go AWOL: izinsiz görevden ayrılmak

AWOL, absent without leave ifadesinin kısaltmasıdır. go AWOL içindeki go, kişinin izin almadan kendisine tahsis edilmiş yerden veya görevden uzakta olma durumuna geçmesini belirtir. ABD askeri bağlamında AWOL, kişinin istenen yerde ve zamanda hazır bulunmamasını da kapsayabilir; tek başına, kişinin kalıcı olarak ayrılma niyeti taşıdığını göstermez. Bu daha güçlü düşünce desertion ile ilişkilidir.

Alıştırma

Bir denizci katılması zorunlu olan içtimaya gelmiyor ve bulunmamak için izni yok. Hangi cümle yalnızca bu olguların kanıtladığı şeyi belirtir?

  1. The sailor has gone AWOL.
  2. The sailor is on approved leave.
  3. The sailor has definitely deserted.
Cevabı göster

The sailor has gone AWOL.

But what happens when you go AWOL?

0:47

Fakat AWOL olduğunuzda ne olur?

Between 2001 and 2012,

0:50

2001 ile 2012 yılları arasında,

during the height of the Global War on Terror, Notlar

0:52

Küresel Terörle Savaş'ın zirvesinde,

Kalıp ifadeler

during the height of: en yoğun aşamasında

during the height of içindeki height mecazidir: bir olayın veya dönemin zirvesini, yani en yoğun, etkili ya da hareketli aşamasını ifade eder. İfadenin tamamı bir şeyi bu zirve aşamasının içine yerleştirir. Ardından during the height of the crisis örneğindeki gibi bir isim öbeği gelir. Örnekte fiziksel bir yüksekliği değil, eylemin ne zaman gerçekleştiğini belirtir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki during the height of ifadesinin tam hâliyle tamamlayın: ____ the wildfire season, the town added extra fire crews.

Cevabı göster

During the height of

Kültür

Tarihî bir ad olarak Global War on Terror

Global War on Terror, 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra başlayan ve ABD'nin öncülük ettiği geniş kapsamlı terörle mücadele harekâtının tarihî ve siyasi adıdır. Birden fazla ülkedeki politikaları ve askerî operasyonları kapsar. Burada bu ad, during the height of ifadesine zaman bağlamı sağlar: harekâtın özellikle yoğun olduğu dönemi belirtir. Tek bir savaş alanına ve herkesçe kabul edilen tek bir bitiş tarihine sahip geleneksel bir savaşı ifade etmez.

Alıştırma

Bu cümlede Global War on Terror neyi ifade ediyor?

  1. 11 Eylül 2001'den sonra başlayan, ABD öncülüğündeki geniş kapsamlı terörle mücadele harekâtı
  2. Bir gün sürmesi planlanan askerî tatbikat
  3. Tek bir savaş alanında yapılan tek bir muharebe
Cevabı göster

11 Eylül 2001'den sonra başlayan, ABD öncülüğündeki geniş kapsamlı terörle mücadele harekâtı

approximately 50,000 US service members went AWOL,

0:54

yaklaşık 50.000 ABD askeri personeli AWOL oldu,

either permanently or for short amounts of time.

0:58

ister temelli olarak isterse kısa süreliğine olsun.

The military defines AWOL status as not being where you're ordered to be Dilbilgisi

1:00

Ordu, AWOL durumunu, 'emir verilen yerde,

at the time instructed to be there.

1:04

emir verilen saatte bulunmamak' olarak tanımlar.

Dilbilgisi

defines AWOL status as not being...: define A as B kalıbı

define A as B kalıbı, B aracılığıyla A'ya açık bir anlam verir: A terim, B ise tanımdır. Burada A, AWOL status; B ise not being ile başlayıp cümlenin geri kalanında devam eden bölümdür. Bu kalıpta as, tanımın içeriğini başlatır; karşılaştırma yapmaz. B bir isim öbeği ya da buradaki gibi -ing'li bir yan cümle olabilir.

Alıştırma

Tanımı define A as B kalıbıyla tamamlayın: The handbook ____ plagiarism ____ using someone else's work without credit.

Cevabı göster

defines · as

So technically,

1:05

Yani teknik olarak,

being late to formation can count as being AWOL. Kalıp ifadeler

1:06

içtimaya geç kalmak bile AWOL sayılabilir.

Kalıp ifadeler

count as: bir kurala göre sınıflandırma

count as ifadesindeki count, “sayıları saymak” değil, “olarak kabul edilmek ya da sınıflandırılmak” anlamına gelir. X counts as Y kalıbı, bir kuralın, tanımın veya değerlendirmenin X’i Y kategorisine yerleştirdiğini belirtir. Burada askerî kurallar içtimaya geç kalmayı izinsiz ayrılma olarak sınıflandırabilir. Can, bu sınıflandırmanın her durumda otomatik olmadığını, mümkün olduğunu gösterir.

Alıştırma

“Sınıflandırılmak” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Under the policy, submitting the form one minute after the deadline may ____ late.

Cevabı göster

count as

Overwhelmingly,

1:09

Büyük bir çoğunlukla,

most soldiers go AWOL for completely unintended reasons,

1:10

çoğu asker tamamen istem dışı sebeplerle AWOL olur,

such as being stuck with bad travel plans Öbek fiiller

1:13

örneğin kötü bir seyahat planına takılıp kalmak

Öbek fiiller

being stuck with: istenmeyen bir seçenekten kurtulamamak

Being stuck with something, değiştirmek veya kurtulmak zor olduğu için bir şeyi elinde tutmak, kabul etmek ya da onunla uğraşmak zorunda kalmak demektir. Buradaki kullanım mecazidir; fiziksel olarak yapışık olmayı anlatmaz. Being stuck with, such as ifadesinden sonra gelen bir ulaç öbeğidir; böylece durumun tamamı bir örnek işlevi görür.

Alıştırma

“Elinde tutmak veya uğraşmak zorunda kalmak” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Because the tickets are nonrefundable, we're ____ the inconvenient flight times.

Cevabı göster

stuck with

or are AWOL for only a day or two before returning to their unit.

1:15

ya da birliklerine dönmeden önce sadece bir veya iki gün AWOL durumuna düşmek gibi.

Some, however,

1:19

Ancak bazıları,

go AWOL with the intention to leave the military permanently. Kalıp ifadeler

1:20

orduyu temelli olarak terk etme niyetiyle AWOL olurlar.

Kalıp ifadeler

with the intention to: bilinçli bir amacı belirtmek

With the intention to + fiilin yalın biçimi, bir eylemin arkasındaki bilinçli amacı belirtir. Yalnızca iki eylemin art arda gerçekleştiğini söylemekten daha açık ve resmîdir. Burada kişi, ordudan kalıcı olarak ayrılmayı önceden planlayarak izinsiz şekilde birliğinden ayrılıyor. İfade, kalıcı ayrılığı tesadüfi bir sonuç ya da sonradan alınmış bir karar olarak değil, önceden belirlenmiş hedef olarak sunuyor.

Alıştırma

Cümleyi ‘bilinçli bir planla’ anlamına gelen dört sözcüklük tam resmî ifadeyle tamamlayın: The committee opened the inquiry ____ identify the cause.

Cevabı göster

with the intention to

Once AWOL,

1:24

AWOL olduğunuzda,

you have 30 days to report back to duty Kalıp ifadeler

1:25

resmi olarak bir asker kaçağı olarak listelenmeden önce

before you're officially listed as a deserter

1:27

göreve geri döndüğünüzü bildirmek için 30 gününüz vardır

Kalıp ifadeler

report back to duty: geri dönüp resmî bildirimde bulunmak

Report back to duty, bir süre görevde bulunmadıktan sonra geri dönmek ve atanmış görevi yeniden üstlenmek için resmî olarak hazır bulunduğunu bildirmek anlamına gelir. Buradaki report, ‘yazılı rapor hazırlamak veya sunmak’ değil, ‘gelip hazır bulunduğunu bildirmek’ demektir. Back geri dönüşü, to duty ise yeniden üstlenilen görevi veya statüyü belirtir. Bu cümlede ifade, kişinin statüsü firari olarak değiştirilmeden önce gerçekleştirmesi gereken zorunlu dönüşü anlatır.

Alıştırma

Cümleyi ‘atanmış görev için geri dönüp resmî olarak hazır bulunduğunu bildirmek’ anlamına gelen dört sözcüklük tam ifadeyle tamamlayın: After the emergency recall, every reservist had to ____ at the assigned base.

Cevabı göster

report back to duty

and the punishment you face varies depending on how long you were gone Kalıp ifadeler

1:29

ve karşılaşacağınız ceza, ne kadar süre yok olduğunuza

and what you did during that time.

1:33

ve o süre zarfında ne yaptığınıza bağlı olarak değişir.

Kalıp ifadeler

varies depending on: bir koşula göre değişmek

Varies depending on ifadesinde varies “değişir” veya “farklılık gösterir” anlamına gelir; depending on ise bu değişime yol açan koşulu belirtir. Ceza sabit değildir; kişinin ne kadar süre uzakta kaldığına ve bu sürede yaptıklarına göre değişir. depending on ifadesinden sonra bir ad öbeği veya dolaylı soru yan cümlesi gelebilir. Bu cümlede how long you were gone ve what you did during that time olmak üzere iki yan cümle bağlanmıştır. Tekil özneyle varies, çoğul özneyle vary kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi “bir koşula göre değişir” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The delivery time ____ the destination.

Cevabı göster

varies depending on

Once you return from AWOL status or are captured by law enforcement,

1:34

AWOL statüsünden döndüğünüzde veya kolluk kuvvetleri tarafından yakalandığınızda,

you'll face a military court-martial, Kültür

1:38

askeri mahkemede yargılanırsınız,

which is the same as a civilian court with some notable exceptions

1:40

bu, bazı dikkate değer istisnalar haricinde sivil bir mahkemeyle aynıdır

and is exclusively for military service members.

1:43

ve yalnızca askeri personel içindir.

Kültür

a military court-martial: askerî hukuka göre yargılama

Court-martial, askerî personelin askerî hukuku ihlal ettiği iddialarını ele alan resmî bir askerî yargılama veya bu yargılamayı yürüten askerî mahkemedir. Askerî adalet sistemine ait olduğu için kuralları ve olası cezaları sivil mahkemelerinkinden farklı olabilir. Bu cümlede face a military court-martial, “askerî bir yargılamadan geçmek zorunda olmak” anlamına gelir. Bu sözcük, sonrasında verilebilecek cezayı değil, hukuki yargılama sürecini adlandırır.

Alıştırma

Hangi durum doğru biçimde court-martial olarak tanımlanabilir?

  1. Bir sivil, belediye mahkemesinde park cezasına itiraz eder.
  2. Bir askerî personel, askerî hukuku ihlal ettiği için resmî olarak yargılanır.
  3. Bir şirket yeni bir iş için bir kişiyle görüşme yapar.
Cevabı göster

Bir askerî personel, askerî hukuku ihlal ettiği için resmî olarak yargılanır.

Punishments can vary,

1:46

Cezalar değişebilir,

though, and as mentioned before,

1:47

ancak, daha önce de belirtildiği gibi,

are typically meted out proportionate to the violation. Notlar

1:49

genellikle ihlalle orantılı olarak verilir.

Öbek fiiller

meted out: resmî olarak ceza uygulamak

Bu cümlede meted out, özellikle cezalar için “bir karara göre verilmek veya uygulanmak” anlamına gelir. Önceki bağlamdan, söylenmeyen öznenin punishments olduğu anlaşılır. Bu nedenle are meted out edilgen bir fiil öbeğidir: yetkili bir kişi veya kurum cezaları uygular. Temel biçim mete out şeklindedir. Bu ifade, eylemi sıradan bir biçimde bir şey vermek olarak değil, belirli bir ölçüye göre dağıtmak veya uygulamak olarak sunar.

Alıştırma

Cümleyi “ceza olarak verilmek” anlamındaki iki sözcüklü resmî ifadeyle tamamlayın: Penalties were ____ only after a fair review.

Cevabı göster

meted out

Kalıp ifadeler

proportionate to: derece bakımından uygun biçimde eşleşen

Proportionate to, “boyut, derece veya ciddiyet bakımından başka bir şeye uygun biçimde denk” anlamına gelir. Burada cezanın aşırı ağır veya fazla hafif olmadan ihlalin ciddiyetiyle uyumlu olması gerektiğini belirtir. Kalıp A is proportionate to B şeklindedir. Proportionate bir sıfattır ve to, A’yı değerlendirmek için kullanılan ölçütü belirtir.

Alıştırma

Cümleyi “derece bakımından uygun biçimde eşleşen” anlamındaki sıfat ve edat grubuyla tamamlayın: The security response should be ____ the level of risk.

Cevabı göster

proportionate to

Going AWOL for a day or two

1:52

Bir veya iki günlüğüne AWOL olmak

might earn you disciplinary action from your commanding officer

1:53

komutanınızdan disiplin cezası almanıza yol açabilir

and can vary depending on their own judgment

1:56

ve bu ceza kendi takdirlerine bağlı olarak,

from everything from administrative and legal action

1:59

idari ve yasal işlemlerden

to off the record punishments such as harsh mandatory PT sessions Deyimler

2:01

sert, zorunlu fiziksel eğitim gibi resmi olmayan cezalara

Deyimler

resmî olmayan ve kayda geçirilmeyen anlamında off the record

Burada off the record, resmî bir disiplin kaydına yazılmadan, gayriresmî biçimde uygulanan cezaları anlatır. Bu, cezanın her açıdan gizli olduğu anlamına gelmez; temel nokta, cezanın resmî belgelendirme veya prosedür dışında kalmasıdır. Daha genel olarak off the record, bir bilgi ya da eylemin resmî olarak bir kişiye atfedilmemesi, alıntılanmaması veya kayda geçirilmemesi gerektiğini gösterir. Bir yorum için genellikle “bunu resmî olarak alıntılama veya kaynağa atfetme”; bir ceza içinse “resmî olarak belgelenmemiş” anlamına gelir.

Alıştırma

Bu cezaların tanımında off the record ne anlama geliyor?

  1. Cezalar resmen onaylanmış ve kamuya açık biçimde belgelenmiştir.
  2. Cezalar yazılmak yerine müzik olarak kaydedilir.
  3. Cezalar gayriresmîdir ve resmî kayda geçirilmez.
Cevabı göster

Cezalar gayriresmîdir ve resmî kayda geçirilmez.

or a bevy of very unpleasant chores that will make sure you no longer have any free time. Kalıp ifadeler

2:05

ya da artık hiç boş vaktinizin kalmamasını sağlayacak son derece tatsız angarya işlere kadar değişiklik gösterebilir.

Kalıp ifadeler

a bevy of + çoğul sayılabilen isim

Burada a bevy of, büyük ve dikkat çekici bir tatsız işler grubunu anlatır. Bevy tekil bir topluluk ismidir ve of grubun üyelerini tanıtır; ardından gelen isim normalde çoğul ve sayılabilirdir. Bu ifade many veya a lot of ifadelerinden daha canlı ve daha az tarafsızdır. Ardından gelen isme göre etkileyici, şaşırtıcı veya bazen bunaltıcı bir sayıyı düşündürebilir.

Alıştırma

Hangi cümlede a bevy of doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The new app includes a bevy of useful tools.
  2. She bought a bevy of milk.
  3. We need a bevy of patience.
Cevabı göster

The new app includes a bevy of useful tools.

Under Article 87 of the Uniform Code of Military Justice Kültür

2:10

Tekdüzen Askeri Adalet Kanunu'nun 87. Maddesi uyarınca

or the laws which govern military service members,

2:13

veya askeri personeli yöneten yasalara göre,

Kültür

Tek Tip Askerî Adalet Kanunu'nun 87. Maddesi

Bir hukuk adında Article 87, gazete veya dergi yazısını değil, 87 numaralı hukuk hükmünü ifade eder. Atıf yapılan yasanın tam olarak hangi kısmı olduğunu gösterir. Uniform Code of Military Justice, ABD askerî adalet sistemini ve birçok askerî suçu düzenleyen federal yasadır. Burada Uniform ortak bir kurallar sistemini, Code ise düzenlenmiş bir kanun bütününü anlatır; adın askerî kıyafetle ilgisi yoktur.

Alıştırma

Burada “Article 87 of the Uniform Code of Military Justice” ifadesinin doğru yorumu hangisidir?

  1. Askerlerin ne giymesi gerektiğini belirleyen bir kural
  2. ABD askerî adalet kanunundaki numaralı bir hukuk hükmü
  3. Askerî üniformalar hakkında bir haber
Cevabı göster

ABD askerî adalet kanunundaki numaralı bir hukuk hükmü

individuals who miss movements or the departure of a soldier's unit for deployment Kültür

2:16

birlik hareketlerini veya bir askerin birliğinin görevlendirilmesi için yola çıkışını kaçıran kişiler

Kültür

Askerî hukukta miss movements ifadesinin anlamı

Bu askerî hukuk kullanımında movement, bir birliğin, geminin veya hava aracının emirle yola çıkmasıdır. To miss movements, bu planlanmış hareketlerde hazır bulunmamak veya ilgili birlik ya da araçla birlikte ayrılmamak anlamına gelir. Fiziksel hareketleri fark etmemek veya toplumsal hareketleri gözden kaçırmak anlamına gelmez. Yakındaki birliğin konuşlanma için ayrılışına ilişkin ifade, bu özel anlamı doğrular.

Alıştırma

Bu cümlede “miss movements” ne anlama gelir?

  1. Emredildiği şekilde bir askerî birlikle birlikte ayrılmamak
  2. Başka birinin beden hareketlerini taklit edememek
  3. Siyasi veya toplumsal bir hareketteki değişiklikleri görmezden gelmek
Cevabı göster

Emredildiği şekilde bir askerî birlikle birlikte ayrılmamak

can be punished in one of two ways.

2:20

iki yoldan biriyle cezalandırılabilir.

If a soldier misses the movement on purpose,

2:22

Eğer bir asker, hareketi bilerek kaçırırsa,

as in refuses to deploy when ordered,

2:24

örneğin emir verildiğinde görev yerine gitmeyi reddederse,

they can be dishonorably discharged and have all pay and allowances forfeited for a period of time, Kültür

2:26

onursuz bir şekilde ordudan ihraç edilebilir ve belli bir süre için tüm maaş ve ödeneklerine el konulabilir,

Kültür

askerî ceza olarak dishonorably discharged

Bu cümlede dishonorably discharged, ABD ordusundaki erbaş ve erler için en ağır cezai terhis türü olan onursuz terhisle askerlik hizmetinden çıkarılmak anlamına gelir. Bu, sıradan bir işten çıkarma değil, çok ciddi suçlar için uygulanan resmî bir askerî cezadır. Buradaki discharged, askerlik hizmetiyle ilişiğin kesilmesi demektir. İfade ayrıca görevi kaybetmenin ötesine geçebilen, sosyal hakları ve kişinin resmî kaydını etkileyebilen sonuçlara işaret eder.

Alıştırma

Bu askerî bağlamda dishonorably discharged ne anlama gelir?

  1. Normal askerî statü korunarak geçici olarak eve gönderilmek
  2. En ağır cezai terhisle askerlik hizmetinden resmen çıkarılmak
  3. Tedaviden sonra hastaneden taburcu edilmek
Cevabı göster

En ağır cezai terhisle askerlik hizmetinden resmen çıkarılmak

be reduced to the lowest enlisted grade,

2:31

en alt er rütbesine indirilebilir,

the lowest rank in their service,

2:34

ki bu hizmet ettiği kuvvetteki en düşük rütbedir,

or be confined for up to two years.

2:35

veya iki yıla kadar hapsedilebilir.

If the soldier missed their deployment because of their own neglect,

2:38

Eğer asker, dağıtım görevini kendi ihmalkarlığından dolayı kaçırırsa,

but not on purpose,

2:40

ancak bilerek yapmazsa,

they may receive a bad conduct discharge or Big Chicken Dinner, Kültür

2:42

kötü hal terhisi veya 'Big Chicken Dinner' (Büyük Tavuk Yemeği),

as it's known in the military parlance,

2:45

ki ordunun jargonuyla böyle bilinir, alabilir,

Kültür

a bad conduct discharge ... Big Chicken Dinner: resmî terim ve askerî argo

A bad conduct discharge, uygunsuz davranış nedeniyle verilen belirli bir cezai askerî terhis türüdür. Bu cümlede Big Chicken Dinner, aynı terhis türü için kullanılan askerî grup içi argodur; çünkü kelimelerin ilk harfleri B, C ve D bir araya gelerek BCD'yi oluşturur. or sözcüğü ile as it's known in the military parlance yan cümlesi gerçek bir yemeği değil, alternatif bir adı tanıtır. A bad conduct discharge ciddi bir cezadır, ancak dishonorable discharge türünden ayrı ve daha hafif bir kategoridir.

Alıştırma

Hangi yorum cümleyle en iyi eşleşir?

  1. Big Chicken Dinner, herhangi bir askerî terhisten sonra verilen bir yemektir.
  2. A bad conduct discharge, dishonorable discharge için kullanılan başka bir resmî addır.
  3. Big Chicken Dinner, a bad conduct discharge için kullanılan gayriresmî bir askerî lakaptır.
Cevabı göster

Big Chicken Dinner, a bad conduct discharge için kullanılan gayriresmî bir askerî lakaptır.

forfeit pay and allowances for a period of time,

2:47

belirli bir süre maaş ve ödeneklerinden mahrum bırakılabilir,

be reduced to the lowest rank,

2:50

en alt rütbeye düşürülebilir,

or be confined for up to one year.

2:52

ya da bir yıla kadar hapse mahkum edilebilir.

It's important to note that punishments can be cumulative. Anlatım akışı

2:54

Cezaların birikebileceğini unutmamak önemlidir.

Anlatım akışı

It's important to note that: önemli bir noktayı vurgulamak

“It's important to note that”, ardından gelen yan cümlenin sonucu etkileyebileceği veya bir yanlış anlamayı önleyebileceği için özel dikkat gerektirdiğini dinleyiciye bildirir. Kalıp It's important to note that + yan cümle şeklindedir. Burada dinleyiciyi, cezaların üst üste eklenebileceği yönündeki önemli sınırlamaya hazırlar; note, “bir şeyi yazmak” değil, “fark etmek veya akılda tutmak” anlamındadır.

Alıştırma

Vurgulanan giriş ifadesiyle cümleyi tamamlayın: ____ the cheaper plan has fewer features.

Cevabı göster

It's important to note that

So, for example,

2:56

Yani, örneğin,

you may be forced to forfeit all pay for six months

2:57

altı ay boyunca tüm maaşınızı kaybetmek zorunda kalabilir

and be reduced in rank.

3:00

ve rütbe tenzili alabilirsiniz.

Under Article 86,

3:01

Madde 86'ya göre,

soldiers who go absent without leave

3:03

izinsiz devamsızlık yapan askerler

are subject to various penalties depending on the nature of their offense. Kalıp ifadeler

3:04

işledikleri suçun niteliğine bağlı olarak çeşitli cezalara tabidir.

Kalıp ifadeler

are subject to: bir kurala tabi olmak veya bir sonuçla karşılaşabilmek

are subject to ifadesinde subject, resmî be subject to + isim kalıbında kullanılan bir sıfattır. Bu ifade, bir kişinin veya şeyin bir kurala ya da koşula tabi olduğunu veya bir sonuçla karşılaşabileceğini belirtir. Burada various penalties isim öbeği, “yasal olarak çeşitli cezalar alabilir veya bu cezalarla karşılaşabilir” anlamını verir. are biçimi çoğul özne soldiers ile uyumludur.

Alıştırma

Hangi cümle sürekli geçerli bir politika koşulunu doğal biçimde anlatır?

  1. All refunds are subject to manager approval.
  2. The samples were subjected to extreme heat.
  3. Manager approval is the subject of the meeting.
Cevabı göster

All refunds are subject to manager approval.

Soldiers who fail to report to their appointed place of duty, Kültür

3:08

Belirlenen görev yerine gelmeyen askerler,

as in being late for work,

3:11

örneğin işe geç kalanlar,

leaving work early,

3:12

işten erken ayrılanlar,

not reporting to a new duty station, or miss an appointment,

3:13

yeni görev yerine rapor vermeyenler veya randevuyu kaçıranlar,

Kültür

atanan görev yerine bildirmemek

Bu resmî askerî ifadede fail to report, emredildiği şekilde varıp bildirim yapmamak anlamına gelir. Report to, kişinin gitmesi ve bildirimde bulunması gereken yeri ya da görev noktasını gösterir; burada birine rapor sunmak anlamında değildir. Appointed, resmî olarak atanmış veya belirlenmiş demektir. İfade bir bütün olarak, askerin görev yapması emredilen yerde bulunmamasını anlatır; gereken saatte gelmemek de buna dahildir.

Alıştırma

Resmî olarak belirlenmiş bir görev yerine varıp bildirimde bulunmamak anlamına gelen ifade hangisidir?

  1. leave their assigned post early
  2. submit a report to their supervisor
  3. fail to report to their appointed place of duty
Cevabı göster

fail to report to their appointed place of duty

can be subject to confinement for one month,

3:16

bir ay hapis cezasına,

reduction to the lowest rank,

3:19

en düşük rütbeye düşürülmeye,

and forfeit two-thirds of their pay for one month.

3:20

ve bir ay boyunca maaşlarının üçte ikisine el konulmasına maruz kalabilirler.

Harsh,

3:23

Sert,

but it's unlikely you'll face any of those punishments

3:23

ancak ayda sadece birkaç kez işe geç kalırsanız

if you're just late to work for a few times a month.

3:26

bu cezalardan herhangi biriyle karşılaşmanız pek olası değildir.

But make it a habit Kalıp ifadeler

3:28

Ama bunu bir alışkanlık haline getirirseniz

and you could very well face one of these punishments or multiple. Dilbilgisi

3:29

bu cezalardan biriyle veya birkaçıyla karşılaşma ihtimaliniz çok yüksektir.

Kalıp ifadeler

bunu alışkanlık hâline getirmek

Make it a habit, tekrarlanan bir davranışı düzenli bir alışkanlığa dönüştürmek anlamına gelir. Bu cümlede it, daha önce sözü edilen davranışı ifade eder; yani konuşan kişi, bu davranışı tekrarlamanın onu normal bir kalıba dönüştürebileceği konusunda uyarır. Burada ifade bir uyarı olarak kullanılmıştır: davranış sürerse kişi ceza görebilir. Aynı ifade olumlu tavsiye vermek için de kullanılabilir; bu nedenle taşıdığı tutum bağlama bağlıdır.

Alıştırma

Tekrarlanan bir eylemi teşvik etmek için make it a habit kullanılan cümle hangisidir?

  1. Make it a habit to stretch before you run.
  2. Make it a habit to stretch once, but do not do it again.
  3. Make it a habit means make a physical object.
Cevabı göster

Make it a habit to stretch before you run.

Dilbilgisi

could very well: güçlü bir olasılık, kesinlik değil

could very well yapısında very well, kiplik yardımcı fiili could'u güçlendirir. İfade, bir sonucun oldukça mümkün olduğunu veya gerçekleşme ihtimalinin gerçekçi olduğunu söyler; ancak could belirsizliği korur. Burada uyarıyı daha güçlü hâle getirir: davranışın tekrarlanması gerçekten bir veya daha fazla cezaya yol açabilir. Very well olasılık derecesini değiştirir; “çok iyi bir şekilde” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle gecikmenin oldukça mümkün, ancak kesin olmadığını söyler?

  1. The storm could very well delay the flight.
  2. The storm will definitely delay the flight.
  3. The storm might not delay the flight.
Cevabı göster

The storm could very well delay the flight.

If a soldier leaves their post without authorization while on guard or watch duty, Kelime

3:33

Eğer bir asker nöbet veya devriye görevindeyken izinsiz görev yerinden ayrılırsa,

but does so without the intent to abandon that post,

3:37

ancak görev yerini terk etme niyeti olmadan bunu yaparsa,

Kelime

leave a post ile abandon a post arasındaki fark

Burada post, özellikle nöbet görevi sırasında kişiye tahsis edilmiş yer veya görev noktası demektir. Leave one's post, o noktadan uzaklaşma şeklindeki gözlemlenebilir eylemi anlatır. Abandon a post daha güçlü bir anlam ekler: görev noktasını bırakmak veya terk etmek; bu genellikle göreve devam etmeme niyetini içerir. Cümle, askerin ayrıldığını fakat bu niyeti taşımadığını söylediği için ayrım yalnızca harekete değil, amaca dayanır.

Alıştırma

Hangi cümle bir nöbetçinin tahsis edilmiş görev yerinden uzaklaştığını, ancak orayı bırakma niyeti taşıdığını iddia etmeden anlatır?

  1. The guard was assigned to a different post before the shift.
  2. The guard left the post for two minutes and then returned.
  3. The guard abandoned the post and never planned to return.
Cevabı göster

The guard left the post for two minutes and then returned.

they can face the following punishments:

3:40

şu cezalarla karşılaşabilir:

confinement for three months,

3:42

üç ay hapis,

reduction to lowest rank,

3:44

en alt rütbeye düşürülme,

and forfeiture of two-thirds pay for three months.

3:45

ve üç ay boyunca maaşının üçte ikisinin kesilmesi.

If a soldier leaves their post,

3:48

Eğer bir asker görev yerini bırakırsa,

but with the intent to actually abandon their post,

3:50

ama gerçekten görev yerini terk etme kastı varsa,

the soldier could receive a bad conduct discharge,

3:52

bu asker kötü hal terhisi alabilir,

forfeiture of all pay and allowances,

3:55

tüm maaş ve ödeneklerine el konulabilir,

reduction to the lowest rank,

3:57

en alt rütbeye düşürülebilir,

and confinement for six months.

3:58

ve altı ay hapse mahkum olabilir.

If a soldier goes absent for no more than three days,

4:00

Eğer bir asker üç günü aşmayan bir süre için devamsızlık yaparsa,

they can face the following:

4:03

şunlarla karşılaşabilir:

confinement for one month,

4:04

bir ay hapis,

reduction to lowest rank,

4:05

en alt rütbeye düşürülme,

and forfeiture of two-thirds pay for one month.

4:07

ve bir ay boyunca maaşının üçte ikisinin kesilmesi.

Going absent for more than three days,

4:09

Üç günden uzun süren

but not more than 30 days,

4:11

ancak 30 günü geçmeyen devamsızlık ise,

can land you in confinement for six months, Deyimler

4:12

size altı ay hapis,

Deyimler

land you in ifadesinin anlamı ve kullanımı

Bu cümlede land you in, “sonunda sizi genellikle istenmeyen bir duruma sokmak” anlamına gelir. Özne bir kişi değil, Going absent for more than three days... eyleminin tamamıdır; you sonucu yaşayan kişidir ve in confinement ortaya çıkan durumu belirtir. Buradaki land, bir uçağın “inmesi” anlamında değildir. Bir eylemin sonucunu, kişinin sonunda içine girdiği bir yer ya da durum gibi anlatır. Aynı yapı, bir eylemin birini trouble, debt veya legal difficulty içine sokmasını anlatmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Boşluğu doldurun: Ignoring the warning could ____ serious trouble.

Cevabı göster

land you in

reduction to the lowest rank,

4:15

en alt rütbeye düşürülme,

and forfeiture of two-thirds pay for six months.

4:16

ve altı ay boyunca maaşınızın üçte ikisinin kesilmesine neden olabilir.

If a soldier goes AWOL for more than 30 days,

4:19

Bir asker 30 günden fazla AWOL olursa,

they can face dishonorable discharge,

4:22

onursuzca terhis,

forfeiture of all pay and allowances,

4:24

tüm maaş ve ödeneklerine el konulması,

reduction to the lowest rank,

4:26

en alt rütbeye düşürülmesi,

and confinement for one year.

4:27

ve bir yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.

If they are AWOL for more than 30 days and their official AWOL status is terminated by apprehension, Kelime

4:29

Eğer 30 günden fazla AWOL olurlar ve resmi AWOL durumları tutuklanma ile sona ererse,

meaning the soldier got caught,

4:34

yani asker yakalanırsa,

Kelime

terminated by apprehension ifadesinin resmî anlamı

Terminated by apprehension resmî, edilgen bir ifadedir. Burada sona eren şey resmî AWOL statüsüdür; by apprehension ise bu statüyü sona erdiren olayı belirtir: asker resmî olarak yakalanmış veya gözaltına alınmıştır. Bu bağlamda apprehension, endişe duygusu değil, yakalanma ya da tutuklanma anlamına gelir. Bu ifade, “asker yakalandı” şeklindeki sade düşünceyi kişisiz ve idarî bir ifadeye dönüştürür.

Alıştırma

Doğru mu yanlış mı karar verin: Bu resmî bağlamda terminated by apprehension, asker yakalandığı için resmî AWOL statüsünün sona erdiği anlamına gelir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Doğru

they face all the same penalties

4:36

tamamen aynı cezalarla

plus confinement for 18 months.

4:37

artı olarak 18 aylık hapis cezasıyla karşı karşıya kalırlar.

If a soldier only goes AWOL to avoid field exercises or maneuvers

4:40

Bir asker sadece saha tatbikatlarından veya manevralarından kaçınmak için AWOL olursa

and not to permanently leave the military,

4:44

ve orduyu tamamen bırakmak gibi bir amacı yoksa,

that soldier can face a bad conduct discharge,

4:46

bu asker kötü hal terhisi alabilir,

forfeiture of all pay and allowances,

4:48

tüm maaş ve ödeneklerine el konulabilir,

reduction to the lowest rank,

4:50

en alt rütbeye düşürülebilir,

and confinement for six months.

4:51

ve altı ay hapis cezasına çarptırılabilir.

Once a soldier is AWOL for more than 30 days,

4:53

Bir asker 30 günden fazla AWOL olduğunda,

they can officially be considered a deserter.

4:56

artık resmi olarak firari kabul edilebilir.

Although there is a prerequisite that they be found as having gone AWOL with no intention of ever returning, Kalıp ifadeler

4:59

Asla geri dönmeme niyetiyle AWOL olduğunun tespit edilmesi gibi bir ön koşul olmasına rağmen,

desertion is the most serious of offenses

5:04

firar etmek suçların en ağırıdır

Kalıp ifadeler

no intention of ever returning: bir daha dönmeye hiç niyeti olmamak

no intention of ever returning ifadesi, bu kişilerin gelecekte hiçbir zaman geri dönmeyi planlamadıkları anlamına gelir. Ever zaman kapsamını genişletip güçlendirir; dolayısıyla burada kısa süreli bir ayrılık değil, kalıcı olarak dönmeme anlatılır. Kalıp no intention of + -ing biçimidir. Burada of sözcüğünden sonra returning gelir. Bu cümlede dönmeme niyeti, firarı geçici bir izinsiz ayrılıktan ayıran koşuldur.

Alıştırma

Cümleyi no intention of ever + sell fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Nora has ____ the family bookstore.

Cevabı göster

no intention of ever selling

and punishments vary on how the soldier was discovered after deserting

5:06

ve cezalar, firar ettikten sonra askerin nasıl keşfedildiğine

and why they deserted.

5:10

ve neden firar ettiğine göre değişiklik gösterir.

If a soldier willingly turns themselves in, Öbek fiiller

5:11

Eğer bir asker kendi isteğiyle teslim olursa,

Öbek fiiller

turns themselves in: kendi isteğiyle teslim olur

turns themselves in ifadesi, kişinin gönüllü olarak polise, askerî yetkililere veya başka bir makama gidip gözaltına alınmayı ya da soruşturulmayı kabul etmesi anlamına gelir. Kelime anlamıyla dönüp bir yere girmeyi anlatmaz. Turn oneself in ayrılabilen bir phrasal verb olduğu için dönüşlülük zamiri turn ile in arasına gelir. Cinsiyet belirtmeyen tekil zamir themselves, tekil ve cinsiyeti belirtilmemiş soldier sözcüğüne gönderme yapar.

Alıştırma

Cümleyi turn oneself in ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: After a week in hiding, Daniel decided to ____ to the police.

Cevabı göster

turn himself in

they face a dishonorable discharge,

5:13

onursuzca terhis,

reduction to the lowest rank,

5:15

en alt rütbeye düşürülme,

forfeiture of all pay and allowances,

5:17

tüm maaş ve ödeneklerine el konulması,

and confinement for two years.

5:18

ve iki yıl hapis cezası ile karşı karşıya kalır.

If the soldier's apprehended by law enforcement

5:20

Eğer asker kolluk kuvvetleri tarafından yakalanırsa

and does not willingly turn themselves in,

5:22

ve gönüllü olarak teslim olmazsa,

they face the same punishments

5:24

iki yıl yerine üç yıllık bir hapis cezası dışında

except a three-year jail sentence instead of two.

5:26

aynı cezalarla karşı karşıya kalır.

If,

5:28

Eğer,

however,

5:29

ancak,

a soldier deserted in order to avoid hazardous duty or shirk important service, Kelime

5:29

bir asker tehlikeli bir görevden kaçınmak veya önemli bir hizmetten kaytarmak için firar ettiyse,

Kelime

shirk important service: önemli bir hizmet yükümlülüğünü savsaklamak

Bu cümlede shirk important service, askerin yerine getirmesi beklenen önemli bir görevi bilerek yapmaması anlamına gelir. Shirk olumsuz bir yargı taşır: kişi yalnızca bir şeyden kaçınmıyor, aynı zamanda sorumluluğunu ihmal ediyordur. Kalıp shirk + görev, sorumluluk, yükümlülük veya iş şeklindedir. Konuşan kişi, yapması gerekeni yapmayan birini suçlamak istediğinde kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle, birini sorumluluğunu yerine getirmediği için açıkça suçlar?

  1. She postponed the meeting until Friday.
  2. She shirked her duty when the team needed her.
  3. She avoided the icy road because it was unsafe.
Cevabı göster

She shirked her duty when the team needed her.

such as a deployment to a combat zone,

5:34

örneğin bir savaş bölgesine konuşlandırılmaktan kaçıyorsa,

then they face all the previous punishments

5:36

o zaman önceki cezaların tümüyle birlikte

and a jail sentence of five years.

5:38

beş yıllık hapis cezası ile karşılaşır.

If,

5:40

Eğer,

however,

5:40

ancak,

a soldier deserts during a time of war,

5:41

bir asker savaş zamanında firar ederse,

the military court has the right to sentence the soldier to death Kalıp ifadeler

5:43

askeri mahkeme o askeri ölüm cezasına

or life in prison.

5:46

veya ömür boyu hapse mahkum etme hakkına sahiptir.

Kalıp ifadeler

sentence someone to death or life in prison: birini ölüm cezasına veya ömür boyu hapse mahkûm etmek

Burada sentence bir fiildir. Sentence someone to + ceza yapısı, bir mahkemenin veya hâkimin hukuki karar sonrasında bu cezayı resmen vermesi anlamına gelir. Eylemi askerî mahkeme gerçekleştirir, cezayı asker alır ve death ya da life in prison olası cezalardır. Life in prison, kişinin hayatının geri kalanı boyunca hapsedilmesi demektir. Aynı yapı başka cezalarla da kullanılır: sentence someone to five years in prison veya sentence someone to community service.

Alıştırma

Hukuk bağlamındaki örneği sentence fiilinin geçmiş zamanı ve gerekli edatla tamamlayın: The judge ____ the offender ____ five years in prison.

Cevabı göster

sentenced · to

Surprisingly, Anlatım akışı

5:48

Şaşırtıcı bir şekilde,

though,

5:48

yine de,

the US military very rarely ever goes after soldiers who go AWOL or desert Öbek fiiller

5:49

ABD ordusu AWOL olan veya firar eden askerlerin peşine çok nadir düşer

Öbek fiiller

goes after etkin biçimde takip etmek veya hedef almak demektir

Buradaki goes after, yalnızca birinin arkasından hareket etmek anlamına gelmez. Hedef olarak görülen kişileri etkin biçimde takip etmek veya onlara karşı harekete geçmek anlamına gelir. Bu askerî bağlamda, ayrılan askerlerin yerini belirlemek ve yaptırım sürecini başlatmak buna dâhil olabilir. Öbek fiilin temel biçimi go after şeklindedir; goes after, tekil özne olan the US military ile uyumludur. Nesnesi hedefi belirtirken çevresindeki bağlam ne tür bir takip veya eylem olduğunu açıklar.

Alıştırma

Cümleyi “etkin biçimde takip etmek veya karşı harekete geçmek” anlamındaki öbek fiille tamamlayın: The regulator will ____ companies that falsify safety reports.

Cevabı göster

go after

and only around 5% of AWOL soldiers or deserters ever face punishment.

5:53

ve AWOL olanların veya firarilerin sadece yaklaşık %5'i bir cezayla yüzleşir.

Anlatım akışı

Surprisingly, though, beklenmedik bir karşıtlık bildirir

Bu cümlede surprisingly, sıradaki bilginin beklenmedik olduğunu gösterirken though, daha önce anlatılan ağır cezaların oluşturduğu beklentiye karşı çıkar. Bu iki sözcük birlikte şu geçişi bildirir: kurallar sert görünür, ancak gerçek durum farklıdır. Buradaki though, tamamlanmamış bir yan cümle başlatan bağlaç değil, tüm cümleyi etkileyen bir zarftır. Virgüllerle ayrılarak yeni ifadeyi önceki düşünceye bağlar; surprisingly ise konuşanın değerlendirmesini ekler.

Alıştırma

Cümlenin başındaki Surprisingly, though, dinleyiciye ne anlatır?

  1. Konuşan, because ile başlayan bir neden belirtmeye başlıyor.
  2. Konuşan, önceki beklentiyle çelişen bir bilgiye geçiyor.
  3. Konuşan, karşıtlık olmadan beklenen başka bir sonucu ekliyor.
Cevabı göster

Konuşan, önceki beklentiyle çelişen bir bilgiye geçiyor.

Typically,

5:57

Genellikle,

only those who leave the military and then draw attention to themselves, Kalıp ifadeler

5:58

sadece ordudan ayrılıp sonra da dikkatleri üzerine çekenler,

Kalıp ifadeler

draw attention to themselves: dikkatleri üzerlerine çekmek

Burada draw attention to themselves, başka insanların onları fark etmesine neden olmak anlamına gelir. Öznenin kendi davranışları özneyi daha görünür hâle getirir; bu yüzden dönüşlülük zamiri themselves, those sözcüğüne gönderme yapar. İfade kendi başına olumsuz değildir, ancak bu bağlamda halkın veya yetkililerin riskli ya da istenmeyen ilgisini ima eder. Aynı kalıpta özneyle uyumlu dönüşlülük zamiri kullanılır: I draw attention to myself; she draws attention to herself.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: Nora wore a flashing costume because she wanted to ____.

Cevabı göster

draw attention to herself

such as by becoming anti-war protesters,

6:01

örneğin savaş karşıtı protestocu olanlar,

are caught by law enforcement

6:04

kolluk kuvvetleri tarafından yakalanır

with the military generally happy to let a low-morale troop go

6:05

çünkü ordu genellikle morali bozuk bir askerin gitmesine izin vermekten

and save money by simply training a new one.

6:09

ve basitçe yenisini eğiterek paradan tasarruf etmekten memnundur.

With such attractive enlistment boons,

6:11

Böylesine cazip askere alınma teşvikleri varken,

there's little reason for the military to waste time and money Dilbilgisi

6:13

ordunun zamanını ve parasını boşa harcayarak

chasing down a deserter. Öbek fiiller

6:15

bir firarinin peşine düşmesi için pek bir sebep yoktur.

Dilbilgisi

There's little reason for A to do B: A'nın B yapması için pek az neden var

There's little reason for the military to waste time and money, ordunun bu kaynakları harcamasını haklı çıkaracak geçerli bir nedenin neredeyse hiç olmadığı anlamına gelir. Buradaki little, sıfıra yakın olumsuz bir anlam taşır; bir nedenin fiziksel boyutunu anlatmaz. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp there is little reason for + kişi veya kuruluş + to-mastar şeklindedir. Eylemin muhtemelen zahmete değmediğine veya gerekli olmadığına ilişkin gerekçeli bir değerlendirme sunar. Baştaki With öbeği bu değerlendirmenin dayanağını verir.

Alıştırma

“Neredeyse hiç geçerli gerekçe yok” anlamındaki hedef kalıpla tamamlayın: Since the files are already backed up, ____ the team to print every page.

Cevabı göster

there is little reason for

Öbek fiiller

chasing down: hedefi bulana kadar peşine düşmek

Bu cümlede chasing down a deserter, ordunun o kişiyi bulana ya da yakalayana kadar peşinden gitmeye ve onu aramaya devam etmesi demektir. Buradaki down sonuç bildirir; aşağı doğru hareketi anlatmaz. Daha genel olarak chase down ifadesinin hedefi bir kişi, bir ipucu ya da gerekli bir bilgi olabilir ve çabanın sonunda hedefe ulaşıldığını düşündürür.

Alıştırma

Chase ile kurulan ve ‘bulana ya da yakalayana kadar takip etmek’ anlamına gelen öbek fiilin uygun biçimini yazın: The investigator spent days ____ the missing witness.

Cevabı göster

chasing down

A new volunteer is never far away. Deyimler

6:17

Yeni bir gönüllü her zaman çok yakındadır.

Deyimler

never far away: mecazi olarak her an erişilebilir olma

Burada never far away mecazi anlamdadır. Belirli bir gönüllünün yakında durduğunu değil, başka bir yeni gönüllünün her zaman kolayca bulunabileceğini anlatır. X is never far away kalıbı, bir şeyin gerektiğinde kolayca bulunabildiğini veya erişilebilir olduğunu söyleyebilir. Never, iddiayı genel ve tekrarlanan bir durum hâline getirerek cümleye kararlı ve gerçekçi bir sonuç verir.

Alıştırma

Bu cümleyi okuyun: Technical help is never far away. Mecazi bir bağlamda never far away en doğal olarak ne anlama gelir?

  1. Teknik yardım fiziksel olarak yalnızca kısa bir mesafe uzaktadır.
  2. Teknik yardım almak zordur.
  3. Teknik yardım gerektiğinde her zaman kolayca alınabilir.
Cevabı göster

Teknik yardım gerektiğinde her zaman kolayca alınabilir.

Do you think you would ever desert the military?

6:19

Siz hiç ordudan firar edeceğinizi düşünür müsünüz?

Why or why not?

6:22

Neden evet veya neden hayır?

Let us know in the comments

6:23

Yorumlarda bize bildirin

and as always,

6:24

ve her zamanki gibi,

if you enjoyed this video,

6:25

eğer bu videodan keyif aldıysanız,

don't forget to like,

6:26

beğenmeyi unutmayın,

share,

6:27

paylaşmayı,

and subscribe for more great content.

6:27

ve daha harika içerikler için abone olmayı.