Tütün İçmeyi Bıraktığınızda Vücudunuza Ne Olur: İngilizce çalışma notları
The Infographics Show
Video özeti: Zaman çizelgesi sigarayı bıraktıktan sonra vücudun iyileşmesini izliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. According to the Centers for Disease Control and Prevention, — Söylem ve retorik: olguyu yetkili bir kaynağa dayandırın ve kanıtı kişisel görüş gibi sunmadan aktarın. 2. twice as likely to have a heart attack as a non-smoker, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: twice as likely to ... as ... ile iki grubun olasılık farkını sayısal biçimde anlatın. 3. argument to be made for continuing to smoke. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: an argument to be made for + fiil-ing ile bir eylemi destekleyen nedenleri değerlendirin ve sonucu anlayın.
Bu derste
Get a free audiobook with a 30-day trial today by signing up at audible.com/infographics.
0:02Bugün audible.com/infographics adresinden kaydolarak 30 günlük deneme sürümüyle ücretsiz bir sesli kitap alın.
Go to audible.com/infographics or text infographics to 500-500 to get started.
0:08Başlamak için audible.com/infographics adresine gidin veya 500-500'e infographics yazıp gönderin.
According to the Centers for Disease Control and Prevention, Anlatım akışı
0:14Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri'ne göre,
smoking causes nearly 6 million deaths around the world each year
0:17sigara içmek her yıl dünya çapında yaklaşık 6 milyon ölüme neden oluyor
and current trends show that tobacco use will be responsible for more than 8 million deaths annually by 2030. Kalıp ifadeler
0:20ve mevcut eğilimler tütün kullanımının 2030 yılına kadar yılda 8 milyondan fazla ölümden sorumlu olacağını gösteriyor.
According to + kaynak: bilginin kaynağını belirtme
According to + bir kişi, kuruluş veya belge, ardından gelen iddianın kaynağını tanıtır. Burada ölüm istatistiklerinin yazarın kendi değerlendirmesinden değil, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinden (CDC) geldiğini belirtir. Bu kalıp, kanıt niteliğindeki bilgiyi kaynağından ayırarak bilgiyi düzenler. Cümle başındaki kaynak ifadesinden sonra gelen virgül, kaynağa dayandırılan açıklamanın başladığı yeri gösterir.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrenilen kaynak belirtme ifadesiyle tamamlayın: ____ the city report, traffic fell by ten percent last month.
Cevabı göster
According to
“neden olacak” anlamında will be responsible for
Bu cümlede will be responsible for, “neden olacak” veya “sebebi olacak” anlamına gelir. Tütün kullanımı neden, 8 milyondan fazla ölüm ise sonuç olarak sunulur. be responsible for + isim veya -ing biçimi, yalnızca bir kişinin görevini değil, nedenselliği de anlatabilir. Çevredeki özne ve sonuç, hangi anlamın kastedildiğini gösterir.
Alıştırma
“A faulty wire was responsible for the fire,” cümlesinde “was responsible for” ne anlama gelir?
- neden oldu
- bildirdi
- yönetmekle görevlendirildi
Cevabı göster
neden oldu
It is the leading cause of preventable death in America Kalıp ifadeler
0:26Amerika'da önlenebilir ölümlerin önde gelen nedenidir
the leading cause of preventable death: önlenebilir ölümlerin başlıca nedeni
the leading cause of preventable death ifadesi, “önlenebilir ölümler arasındaki en önemli neden” veya ilgili nedenler içinde birinci sıradaki neden demektir. Buradaki leading, “yol göstermek” değil, bir sıralamada en üstte olmak anlamındadır. preventable, death sözcüğünü niteler ve bu ölümlerin önlenebileceğini belirtir. the kullanımı, söz konusu karşılaştırmada tek bir birinci neden sunulduğunu gösterir.
Alıştırma
Hangi ifade, bir etkenin önlenebilecek ölümlerin nedenleri arasında birinci sırada olduğunu anlatır?
- a leading cause of preventable death
- a major cause of preventable death
- the leading cause of preventable death
Cevabı göster
the leading cause of preventable death
and as many as 16 million people are living with a disease caused by smoking, Dilbilgisi
0:29ve 16 milyona kadar insan sigaranın neden olduğu bir hastalıkla yaşamaktadır,
as many as: tam 16 milyon kadar
as many as + sayı, sayının şaşırtıcı derecede yüksek olduğunu vurgular ve çoğu zaman “bu kadar yüksek bir sayıya kadar” anlamı taşır. 16 million people gibi sayılabilen kişi veya nesnelerin sayısından önce kullanılır. Bu cümlede ifade, grubun büyüklüğüne dikkat çeker; caused by smoking ise hastalığın nedenini belirtir. Bu kullanım, karşılaştırma bildiren as many ... as yapısı değildir.
Alıştırma
4,000 visitors ifadesinden önce gelerek ziyaretçi sayısının şaşırtıcı derecede yüksek olduğunu vurgulayan ifade hangisidir?
- as much as
- as many ... as
- as many as
Cevabı göster
as many as
including cancer, heart disease, stroke, lung disease, and diabetes.
0:33bunlara kanser, kalp hastalığı, felç, akciğer hastalığı ve diyabet dahildir.
Varsayımsal bir durum sunmak için what if
What if varsayımsal bir koşul sunar: alışkanlığın bırakıldığı hayal edilir ve dinleyiciden olası sonuçları düşünmesi istenir. Dinleyicinin alışkanlığı zaten bıraktığını iddia etmez. Baştaki So, soruyu mevcut tartışmaya bağlayarak konuyu açar. Burada küçümseyici So what? sorusu değildir; anlam taşıyan kalıp What if + özne + fiil? şeklindedir.
Alıştırma
Soruyu varsayımsal bir olasılık sunan iki sözcüklü İngilizce kalıpla tamamlayın: “____ the power goes out during the presentation?”
Cevabı göster
What if
That's what we'll be exploring today in this episode of The Infographics Show.
0:41Bugün The Infographics Show'un bu bölümünde bunu inceleyeceğiz.
Apart from the fact that it's bad for your health, Anlatım akışı
0:47Sağlığınıza kötü olmasının yanı sıra,
there are many other reasons to quit smoking.
0:49sigarayı bırakmak için birçok başka neden vardır.
Başka bir nokta eklemek için Apart from the fact that
Apart from the fact that önce tam bir that yan cümlesini zaten kabul edilen bir nokta olarak sunar. Ana cümle daha sonra başka nedenler ekler; böylece ifade, savı “bu bilinen gerçeğe ek olarak” anlamıyla düzenler. Yeniden kullanılabilir kalıp Apart from the fact that + özne + fiil, ana cümle şeklindedir. Bu cümlede sağlıkla ilgili gerçek hâlâ muhakemenin bir parçasıdır; dışlanmaz ya da görmezden gelinmez.
Alıştırma
Cümleyi tam bir yan cümleden önce kullanılan beş sözcüklü İngilizce ekleme kalıbıyla tamamlayın: “____ the rent is high, the apartment is too far from campus.”
Cevabı göster
Apart from the fact that
and in many places in the world it's considered unsociable
0:54ve dünyanın birçok yerinde asosyal olarak kabul edilir,
meaning you'll need to leave the crowd and head outside for a puff.
0:59yani bir fırt çekmek için kalabalıktan ayrılıp dışarı çıkmanız gerekecek.
kicking the habit: kötü bir alışkanlığı bırakmak
Burada kicking the habit, uzun süredir devam eden kötü veya bağımlılık yapan bir alışkanlığı bırakmak demektir; bir şeyi gerçekten tekmelemek anlamına gelmez. Bu cümlede the habit sigara içmeyi anlatıyor, dolayısıyla ifade “sigarayı bırakmak” anlamındadır. -ing biçimi, pluses to kicking the habit ifadesinde to edatından sonra söz konusu edilen eylemi gösterir. Kick the habit başka bırakılması zor alışkanlıklar için de kullanılabilir ve özellikle konuşma dilinde doğaldır.
Alıştırma
Bu cümlede kicking the habit ne anlama geliyor? "There are plenty of pluses to kicking the habit, but what will the health results be?"
- bir etkinliğe geçici olarak ara vermek
- zor bir kötü alışkanlığı bırakmak
- bir şeyi gerçekten tekmelemek
Cevabı göster
zor bir kötü alışkanlığı bırakmak
Let's take a look at how your body will change as time passes once you've quit smoking. Notlar
1:06Sigarayı bıraktıktan sonra zaman geçtikçe vücudunuzun nasıl değişeceğine bir göz atalım.
Let's take a look at: birlikte bakalım
Let's take a look at, konuşan kişinin ve dinleyen kişinin bir şeyi birlikte incelemesini öneren samimi bir davettir. Bu cümlede, sigarayı bıraktıktan sonra vücudun zaman içinde nasıl değişeceğini açıklayan bölüme geçiş yapar; take a look kelimesi kelimesine anlaşılmamalıdır. Yapı Let's + take a look at + konu şeklindedir. Bir sorudan açıklamaya geçmek için akıcı bir yol sağlar; veriler, nesneler veya fikirlerle de kullanılabilir.
Alıştırma
Bir grubu bir sonraki konuyu birlikte incelemeye en iyi davet eden cümle hangisidir?
- Let's take a look at the next chart.
- Take the next chart away.
- Let's ignore the next chart.
Cevabı göster
Let's take a look at the next chart.
once you've quit smoking: “sigarayı bıraktıktan sonra”
Burada once, bir şey gerçekleştikten sonra anlamına gelen bir zaman bağlacıdır; bir kez anlamındaki sayı ifadesi değildir. Sonraki değişimlerin değerlendirildiği başlangıç noktasını belirtir. You've quit, present perfect yapısındadır. Geleceğe yönelik bu zaman yan cümlesinde sigarayı bırakma eylemini vücuttaki değişimlerden önce tamamlanmış olarak gösterir; gelecek anlamını ana cümle olan your body will change taşır.
Alıştırma
Cümleyi once ve finish fiilinin you için kullanılan kısaltılmış present perfect biçimiyle tamamlayın: ____ the setup, you can start the test.
Cevabı göster
Once you've finished
In less time than it takes to commute to work, Dilbilgisi
1:11İşe gitmek için geçen süreden daha kısa bir sürede,
In less time than it takes to...: “… yapmanın sürdüğünden daha kısa sürede”
Baştaki ifade, normal bir işe gidiş süresinden daha kısa bir zaman dilimi içinde anlamına gelir. Hayal edilmesi zor bir hızı, tanıdık bir günlük etkinliğin süresiyle karşılaştırarak vücudun hızlı tepkisini gözde canlandırmayı kolaylaştırır. Yeniden kullanılabilen kalıp in less time than it takes to + fiilin yalın hâlidir. it takes to commute yapısında it biçimsel öznedir; to commute ise süresi ölçülen etkinliği belirtir.
Alıştırma
Uygulamanın telefonunuzun kilidini açmanızdan daha hızlı yüklendiğini söylemek için zaman karşılaştırma kalıbını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The app loads in less time then it takes to unlock your phone.
- The app loads in less time than it takes to unlock your phone.
- The app loads in fewer time than it takes to unlock your phone.
Cevabı göster
The app loads in less time than it takes to unlock your phone.
20 minutes after the last cigarette is stubbed out, Öbek fiiller
1:16Son sigaranın söndürülmesinden 20 dakika sonra,
your pulse and blood pressure start to drop back to normal,
1:18nabzınız ve kan basıncınız normale dönmeye başlar,
stubbed out: sigarayı bastırarak söndürmek
Bir sigarayı stub out etmek, yanan ucunu genellikle küllük gibi sert bir yüzeye bastırarak veya ezerek söndürmek demektir. stub out ifadesini tek bir öbek fiil olarak düşünün; stub tek başına bu anlamı taşımaz. is stubbed out yapısında edilgen çatı, eylemi yapan kişiden çok söndürülen nesne olan the last cigarette üzerine odaklanır.
Alıştırma
Cümleyi ‘bastırarak söndürdü’ anlamındaki geçmiş zamanlı öbek fiille tamamlayın: After one last puff, Maya ____ her cigarette in the ashtray.
Cevabı göster
stubbed out
and your hands and feet will warm to their usual temperature.
1:23ve elleriniz ve ayaklarınız normal sıcaklıklarına kadar ısınacaktır.
as it prevents oxygen from entering the lungs and blood. Dilbilgisi
1:33çünkü oksijenin akciğerlere ve kana girmesini engeller.
prevent ... from entering: prevent + nesne + from + -ing yapısı
prevent + nesne + from + fiil-ing yapısı, nesnenin bir eylemi yapmasını veya o eyleme maruz kalmasını engellemek anlamına gelir. Bu cümlede oxygen, prevents fiilinin nesnesi ve entering fiilinin anlamca öznesidir: gaz, oksijenin akciğerlere ve kana girmesini engeller. from sonrasında fiilin -ing biçimini kullanın. Bunu to + yalın fiil ile değiştirmeyin: standart yapı prevent oxygen from entering şeklindedir; prevent oxygen to enter değildir.
Alıştırma
prevent + nesne + from + -ing yapısını kullanın. Cümleyi from ve get fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Safety rails prevent visitors ____ too close to the edge.
Cevabı göster
from getting
halfway through your first day: bir zaman diliminin ortasına gelmek
halfway through your first day, ilk günün yüzde 50’sinin tamamlandığı anlamına gelir; 24 saatlik bir günde bu, 12 saatin geçtiği noktadır. halfway through + bir zaman dilimi veya süreç yapısı, o sürecin ortasında bulunmayı anlatır. Buradaki through fiziksel bir alanın içinden geçmek anlamında değildir. Zaman bilgisini düzenler ve devam eden bir sürecin hangi noktasında olunduğunu gösterir.
Alıştırma
Altı saatlik bir atölye üçüncü saate ulaştı. Atölyenin tam ortasında olduğunu anlatmak için cümleyi hangi ifade doğal biçimde tamamlar? "At hour three, we are ___ the six-hour workshop."
- halfway toward
- halfway across
- halfway to
- halfway through
Cevabı göster
halfway through
which is great for your heart as it doesn't have to pump as hard Dilbilgisi
1:41kalbiniz için bu harikadır çünkü vücudunuza yeterli oksijeni sağlamak için
doesn't have to pump as hard: yasak değil, daha az çaba gerektiğini anlatmak
doesn't have to pump as hard, kalbin eskisiyle aynı miktarda güç kullanmasının gerekli olmadığı anlamına gelir. Doesn't have to gereklilik olmadığını, as hard ise çaba düzeyini karşılaştırmayı ifade eder. Bu ifade, kalbin o kadar güçlü çalışmadan da vücuda yeterli oksijeni ulaştırabildiğini söyler. Kalbin güçlü pompalayamadığını veya güçlü pompalamasının yasak olduğunu söylemez.
Alıştırma
Yeni bir motor aynı yükü daha az çabayla kaldırabiliyor. Hangi cümle fazladan çaba gerekmediğini anlatır?
- The new motor can't work as hard to lift the load.
- The new motor has to work as hard to lift the load.
- The new motor mustn't work as hard to lift the load.
- The new motor doesn't have to work as hard to lift the load.
Cevabı göster
The new motor doesn't have to work as hard to lift the load.
it's at this point you'll be feeling the withdrawal and cravings. Kelime
1:47işte tam bu noktada yoksunluk ve aşerme hissedeceksiniz.
withdrawal ve cravings
Bu cümlede withdrawal, bir kişinin vücudunun bağımlı hâle geldiği bir maddeyi bırakması veya kullanımını büyük ölçüde azaltmasıyla ortaya çıkabilen fiziksel ve duygusal etkileri ifade eder. Burada para çekmek ya da yalnızca bir şeyden ayrılmak anlamına gelmez. Cravings, maddeyi yeniden kullanmaya yönelik güçlü ve tekrarlayan dürtülerdir. Bu iki sözcük bırakma sürecinin farklı iki yönünü kapsar: withdrawal bırakmaya verilen tepkidir, cravings ise yeniden kullanmaya yönelik güçlü istektir.
Alıştırma
Cümleyi iki sağlık terimiyle tamamlayın: After he stopped using nicotine, he had headaches from ____ and powerful ____ for a cigarette.
Cevabı göster
withdrawal · cravings
A couple of ways to fight these feelings are by chewing gum or sipping water. Dilbilgisi
1:50Bu hislerle savaşmanın birkaç yolu sakız çiğnemek veya su yudumlamaktır.
ways to ... are by + -ing yapısı
ways to + fiilin yalın hâli kalıbı, ways to fight these feelings örneğinde olduğu gibi hedefi veya çözülmek istenen sorunu belirtir. Mastar, yöntemlerle neyin başarılmak istendiğini gösterir. are by + -ing bölümü yöntemlerin kendisini tanıtır. by sonrasında gerund kullanılır; bu nedenle chewing ve sipping paralel yöntem ifadeleridir. Önce hedefi, ardından yöntemi veren bu yapı tavsiye, talimat ve açıklamalarda kullanışlıdır.
Alıştırma
Parantez içindeki fiili kullanarak cümleyi tamamlayın: A good way to stay informed is by ____ the news each morning. (read)
Cevabı göster
reading
Well done, you've hit the 1-day mark. Kalıp ifadeler
1:55Tebrikler, 1 günlük dönüm noktasına ulaştınız.
hit the 1-day mark: bir dönüm noktasına ulaşmak
Burada hit the 1-day mark, “tam bir günün geçtiği noktaya ulaşmak” anlamına gelir. Bu bağlamda, sigara içmeden geçirilen bir günü kutlar. hit the ... mark kalıbında hit “vurmak” değil “ulaşmak”, mark ise not değil, ölçülebilir bir nokta veya dönüm noktası demektir. hit the six-month mark örneğinde olduğu gibi sayı veya aşama değiştirilerek başka ilerlemeler anlatılabilir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki dönüm noktası ifadesiyle tamamlayın: After six months in business, the café has finally ____.
Cevabı göster
hit the six-month mark
decreasing the risk of heart disease and blood clots Dilbilgisi
2:01kalp hastalığı ve felce yol açabilen
decreasing the risk ...: sonucu belirten bir -ing yan cümlesi
-ing yan cümlesi decreasing the risk of heart disease and blood clots, önceki değişikliğin sonucunu belirtir: tansiyon düşmeye başlayınca ilgili risk de azalır. Bu, önceki düşünceye eklenen tamamlayıcı bir sonuç yan cümlesidir. Decreasing burada bağımsız bir progressive fiil değildir ve blood clots ifadesini nitelemez. Daha açık bir yeniden ifade biçimi “and this decreases the risk of heart disease and blood clots.” olur.
Alıştırma
İlk eylemin sonucunu gösteren bir -ing yan cümlesiyle cümleyi doğru tamamlayan seçenek hangisidir? The new filter removes more dust, ___ the air safer to breathe.
- making
- it makes
- is making
Cevabı göster
making
you're twice as likely to have a heart attack as a non-smoker, Dilbilgisi
2:07kalp krizi geçirme olasılığınız içmeyen birine göre iki kat daha fazladır,
Olasılık oranları için twice as likely to ... as ...
twice as likely to + fiil ... as + karşılaştırma grubu kalıbı, bir sonucun bir grupta gerçekleşme olasılığının diğer gruptakinin iki katı olduğunu belirtir. Burada günde bir paket sigara içenler sigara içmeyenlerle karşılaştırılır ve söz konusu sonuç kalp krizi geçirmektir. Twice, likely sözcüğünü niteler ve dolayısıyla göreli olasılığı ölçer. Bir kişinin iki kez kalp krizi geçireceği anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilir kalıp A is twice as likely to do X as B. şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki olasılık karşılaştırma yapısıyla tamamlayın: In the survey, remote workers were ____ to take a midday walk ____ office workers.
Cevabı göster
twice as likely · as
and that risk has already been reduced considerably after just 24 hours.
2:10ve bu risk sadece 24 saat sonra önemli ölçüde azaltılmış durumdadır.
physical activity and exercise will already feel easier.
2:16fiziksel aktivite ve egzersiz zaten daha kolay hissettirecektir.
Yükseliş eğilimi için on the rise
On the rise, artmakta, daha yaygın hâle gelmekte veya daha yüksek bir seviyeye çıkmakta anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede oksijen seviyelerinin yükseldiğini anlatır. Odak, mevcut seviyenin büyüklüğü değil değişimin yönüdür. Bir şey hâlâ düşük seviyedeyken de on the rise olabilir. Yaygın kalıp isim + be + on the rise şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi “şu anda artmakta” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: Demand for evening classes is ____.
Cevabı göster
on the rise
2 days in is a good time for a tasty snack. Kalıp ifadeler
2:212 gün, lezzetli bir atıştırmalık için iyi bir zamandır.
Bir aşamayı belirtmek için zaman dilimi + in
Burada 2 days in, “bir süreç başladıktan sonra iki günün geçmiş olduğu nokta” anlamına gelir. Söz konusu süreç sigarayı bırakmaktır; dolayısıyla bu ifade kişinin ikinci güne ulaştığını belirten bir aşama güncellemesidir. “Zaman dilimi + in” kalıbı, daha geniş etkinlik zaten belliyken kullanılır; örneğin three weeks in, we changed the plan. Asıl cümlede ifadenin tamamı konuşulan zamanı veya aşamayı belirtir; “iki gün içinde” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “zaman dilimi + in” kalıbıyla tamamlayın: The hiking trip started two days ago and lasts a week. We are ____, and everyone is still energetic.
Cevabı göster
two days in
which decreases your ability to smell and taste properly.
2:25bu da düzgün koku alma ve tat alma yeteneğinizi azaltır.
your senses will get sharper as nerve endings begin to heal.
2:30sinir uçları iyileşmeye başladıkça duyularınız keskinleşecektir.
Your body will also enter a detoxification phase
2:33Vücudunuz ayrıca bir detoksifikasyon aşamasına girecektir
with your lungs kicking out mucus left from cigarettes. Öbek fiiller
2:36ve akciğerleriniz sigaradan kalan mukusu dışarı atacaktır.
kicking out: bir şeyi zorlayarak dışarı çıkarmak
Burada kicking out, “zorlayarak dışarı çıkarmak veya itmek” anlamına gelir. Akciğerlerin sigara dumanından kalan mukusu temizlediği anlatılır; gerçek anlamda ayakla tekmeleme yoktur. kicking out, kick out öbek fiilinin -ing biçimidir. Nesnesi bir madde olduğunda dışarı atma eylemini güçlü ve gündelik bir imgeyle anlatır. “with + isim + -ing” yapısı, bunu arınma sırasında eş zamanlı olarak gerçekleşen bir süreç şeklinde sunar.
Alıştırma
“The air filter is kicking out dust through the side vent,” cümlesinde kicking out ne anlama gelir?
- tozu daha da içeri çekmek
- bir alışkanlığı bırakır gibi tozu bırakmak
- tozu zorlayarak dışarı çıkarmak
- toza ayakla vurmak
Cevabı göster
tozu zorlayarak dışarı çıkarmak
The downside is that this is when the toughest withdrawal symptoms show up. Notlar
2:39Dezavantajı ise, en zorlu yoksunluk belirtilerinin ortaya çıktığı zamanın bu olmasıdır.
The downside is that: bir dezavantajı belirtmek
The downside is that, bir durumun, planın veya sürecin olumsuz yönünü tanıtır. Bu cümlede that, dezavantajı açıklayan yan cümleyi başlatır: en ağır yoksunluk belirtileri bu sırada ortaya çıkar. Bu yapı, daha önce söylenen bir yarar veya ilerlemeden sonra bir dezavantaja geçişi gösteren bir söylem işaretidir. Yapıyı The downside is that + cümle şeklinde yeniden kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Bu cümle yapısında The downside is that neyi belirtir?
- Bir avantajı tanıtır.
- Bir neden veya gerekçe belirtir.
- Bir dezavantajı tanıtır.
Cevabı göster
Bir dezavantajı tanıtır.
show up: belirtilerin ortaya çıkmasını anlatmak
Burada show up, görünür veya fark edilir hâle gelmek, yani ortaya çıkmak anlamındadır: en şiddetli yoksunluk belirtileri görülmeye başlar. Özne symptoms olduğu için burada bir kişinin bir yere varması söz konusu değildir. Bu phrasal verb insanları bir yere gelmek için anlatabilir; ayrıca işaretlerin, sorunların veya belirtilerin fark edilir hâle gelmesini de anlatabilir. Hangi anlamın kastedildiğini özne ve bağlam belirler.
Alıştırma
Bu cümlede özne symptoms olduğunda show up ne anlama gelir?
- Bir yere varmak
- İnsanları etkilemeye çalışmak
- Fark edilir hâle gelmek veya ortaya çıkmak
Cevabı göster
Fark edilir hâle gelmek veya ortaya çıkmak
and you may also crave more food than usual.
2:46ve ayrıca normalden daha fazla yemek aşerebilirsiniz.
the nicotine levels in a person's body are depleted.
2:50bir kişinin vücudundaki nikotin seviyeleri tükenir.
Ridding the body of nicotine leaves a person much healthier, Kalıp ifadeler
2:53Vücudu nikotinden arındırmak kişiyi çok daha sağlıklı hale getirir,
but initially this also adds to the effects of withdrawal. Öbek fiiller
2:56ancak başlangıçta bu aynı zamanda yoksunluğun etkilerine de eklenir.
-ing öznesi olarak Ridding A of B
Rid A of B, “B'yi A'dan çıkarmak” veya “A'yı B'den arındırmak” anlamına gelir. Ridding the body of nicotine ifadesinde A, the body; B ise nicotine'dir. Ridding the body of nicotine şeklindeki -ing öbeği, leaves fiilinin öznesidir. Bu kalıp, bir eylemin tamamını konu olarak sunmayı sağlar: Ridding A of B + tekil fiil + sonuç.
Alıştırma
Yeni cümleyi rid A of B yapısının -ing biçimiyle tamamlayın: ____ the attic ____ mold made the room safer.
Cevabı göster
Ridding · of
adds to: mevcut bir durumu artırmak
Add to, “zaten var olan bir şeyi artırmak veya şiddetlendirmek” anlamına gelir. Burada this, vücudun başlangıçta nikotini temizleme sürecine gönderme yapar; adds to ise bu sürecin yoksunluk etkilerini güçlendirdiğini belirtir. Yapı, özne + add to + mevcut durum şeklindedir. Özellikle pressure, cost, difficulty, tension veya confusion gibi soyut isimlerle yaygındır; gerçek anlamda matematiksel toplama gerekmez.
Alıştırma
Cümleyi “mevcut bir yükü artırmak” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The extra paperwork ____ the team's workload.
Cevabı göster
adds to
many people will become moody and irritable,
3:01vücut yeniden uyum sağladıkça birçok kişi huysuz ve sinirli hale gelecek,
experiencing severe headaches and cravings as the body readjusts. Dilbilgisi
3:03şiddetli baş ağrıları ve aşermeler yaşayacaktır.
As the body readjusts: eş zamanlılık ve neden
As bağlacı, arka planı veren the body readjusts yan cümlesini başlatır. Vücudun yeniden uyum sağlaması baş ağrıları ve yoğun isteklerle aynı anda gerçekleşir ve bu belirtilerin neden ortaya çıktığını açıklamaya da yardımcı olur. Burada as, while veya because anlamına yakındır; zaman ve neden anlamlarını birleştirir. Like anlamındaki bir karşılaştırma değildir ve bir görev ya da rol belirtmez.
Alıştırma
'Many people experience headaches as the body readjusts,' cümlesinde as esas olarak neyi gösterir?
- Vücudun yeniden uyum sağlama görevi veya rolü vardır.
- Vücut baş ağrılarına benzer.
- Yeniden uyum sağlama aynı anda gerçekleşir ve baş ağrılarını açıklamaya yardımcı olur.
Cevabı göster
Yeniden uyum sağlama aynı anda gerçekleşir ve baş ağrılarını açıklamaya yardımcı olur.
On the positive side: bir avantaja geçiş
On the positive side, dezavantajlar veya zorluklar belirtildikten sonra bir avantajı tanıtan bir söylem belirtecidir. Dinleyiciye değerlendirmenin olumsuzdan olumluya geçtiğini bildirir. Fiziksel bir tarafı adlandırmak yerine bilgiyi düzenler. Cümlenin başında kullanıldığında normalde ardından virgül gelir.
Alıştırma
Hangi cümlede On the positive side ifadesi bir dezavantajdan avantaja geçmek için doğal biçimde kullanılmıştır?
- The train is delayed. On the positive side, we have time to get some coffee.
- The weather is sunny. On the positive side, the park is open.
- Both walls are blue. On the positive side, the left wall is near the door.
Cevabı göster
The train is delayed. On the positive side, we have time to get some coffee.
cravings will subside: yoğun istekler giderek azalacak
Burada cravings will subside, güçlü nikotin isteğinin bir süre sonra giderek daha az yoğun hâle geleceği anlamına gelir. İsteğin bir anda tamamen biteceğini söylemez. Subside geçişsiz bir fiildir: duygu, belirti veya etkinliğin kendisi hafifler. Bu yapı; pain, anger, symptoms, noise veya a storm gibi zamanla gücünü kaybeden şeylerle kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi giderek daha az yoğun hâle gelmek anlamındaki hedef fiille tamamlayın: After the medicine begins to work, the pain should ____.
Cevabı göster
subside
and the chance of going back to the habit is far less likely.
3:17ve alışkanlığa geri dönme olasılığı çok daha düşecektir.
you can exercise without huffing and puffing so much, Deyimler
3:23çok fazla nefes nefese kalmadan egzersiz yapabilirsiniz,
huffing and puffing: gürültülü ve zorlanmalı solunum
Burada huffing and puffing, fiziksel efor nedeniyle nefesi kesilen birinin yüksek sesle, ağır ve hızlı nefes almasıdır. İki sözcük, art arda çıkan nefesleri taklit eder ve anlatımı breathing hard ifadesinden daha canlı kılar. Bu cümlede without huffing and puffing so much, egzersizin artık aynı ölçüde nefes darlığına yol açmadığını anlatır. Buradaki puffing nefes almayla ilgilidir; sigaradan bir nefes çekmek değildir.
Alıştırma
Cümleyi gürültülü ve zorlanmalı solunumu anlatan canlı ikili ifadeyle tamamlayın: After sprinting to catch the bus, I was ____.
Cevabı göster
huffing and puffing
there will be major physical changes and improvements in the body.
3:31vücutta büyük fiziksel değişiklikler ve iyileşmeler olacaktır.
The lungs have significantly healed themselves,
3:35Akciğerler kendini önemli ölçüde iyileştirmiştir,
the delicate hair-like structures inside the lungs,
3:37akciğerlerin içindeki silia olarak bilinen,
will have recovered from the toll of cigarette smoke. Deyimler
3:42sigara dumanının yarattığı hasardan kurtulmuş olacaktır.
the toll of cigarette smoke: dumanın yol açtığı birikimli zarar
Burada toll ücret anlamına gelmez. Bir şeyin zaman içinde yol açtığı hasarı, yükü veya bedeli ifade eder. The toll of X, X'in neden olduğu birikimli zararı adlandıran bir isim öbeğidir. Bu cümlede the toll of cigarette smoke, dumanın akciğerlerdeki silyalara zaman içinde verdiği birikimli zararı ifade eder. Yapı, tek bir maruz kalmadan çok ortaya çıkan zarara odaklanır.
Alıştırma
Hangi cümlede the toll of X, X'in neden olduğu birikimli zarar anlamında kullanılmıştır?
- The bell's toll echoed across the valley.
- We paid the toll before entering the tunnel.
- She struggled with the toll of years of night shifts.
Cevabı göster
She struggled with the toll of years of night shifts.
many former smokers notice a decrease in the frequency of lung infections
3:46birçok eski sigara içicisi akciğer enfeksiyonlarının sıklığında bir azalma fark eder
because the healed cilia can do their job more easily.
3:50çünkü iyileşmiş silialar işlerini daha kolay yapabilirler.
and energy levels will be a lot higher and back to normal.
3:55ve enerji seviyeleri çok daha yüksek olacak ve normale dönecektir.
A big milestone with the habit in the distant past. Kalıp ifadeler
3:59Alışkanlığın uzak geçmişte kaldığı büyük bir kilometre taşı.
in the distant past: şimdiki zamandan çok uzakta
In the distant past, çok uzun zaman önce olarak sunulan bir zamanı ifade eder. Distant, fiziksel uzaklık fikrini zamana aktarır; böylece ifade geçmişi şimdiki zamandan çok uzakta gösterir. Burada eski alışkanlıkla arasında retorik bir mesafe de oluşturur: alışkanlık, yaşamın uzak ve tamamlanmış bir evresine aitmiş gibi ele alınır. Başka bağlamlarda aynı ifade gerçekten çok eski bir tarihi anlatabilir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi “çok uzun zaman önce” anlamına gelen üç sözcüklü zaman ifadesiyle tamamlayın: This tradition began ____.
Cevabı göster
in the distant past
The risk of heart disease has decreased by half Dilbilgisi
4:03Kalp hastalığı riski yarı yarıya azalmıştır
and will continue to drop beyond this 1-year mark.
4:05ve bu 1 yıllık işaretin ötesinde de düşmeye devam edecektir.
decreased by half: azalmanın büyüklüğünü belirtmek
decreased by half ifadesinde decreased aşağı yönlü bir değişimi, by half ise bu değişimin başlangıç değerine göre büyüklüğünü belirtir. Burada kalp hastalığı riski, sigarayı bırakmadan önceki referans düzeyinden %50 daha düşüktür. “Değişim fiili + by + miktar” yapısını “Ne kadar değişti?” sorusuna cevap vermek için kullanın. By eski ve yeni düzey arasındaki farkı gösterir; nihai düzeyi doğrudan belirtmez.
Alıştırma
Fiyat eskiden 80 dolardı, şimdi ise 40 dolar. Raporu, half sözcüğünü ve değişimin büyüklüğünü gösteren edatı içeren iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The price decreased ____.
Cevabı göster
by half
the body has healed itself so that the arteries and blood vessels begin to widen again. Dilbilgisi
4:11vücut kendini iyileştirerek atardamarların ve kan damarlarının tekrar genişlemeye başlamasını sağlamıştır.
Sonuç bildiren so that
Burada so that, vücudun iyileşmesinin sonucunu açıklar: atardamarlar ve kan damarları yeniden genişlemeye başlar. Önceki bir durumu ondan doğan sonuçla bağlar. So that amaç da bildirebilir, ancak anlamı bağlam belirler. Amaç anlamında genellikle bilinçli bir eylem ve istenen bir sonuç vardır. Burada vücut bir hedefe ulaşmak için iyileşmeyi seçmez; bu nedenle sonuç anlamı uygundur.
Alıştırma
'The heavy rain filled the reservoir, so that the town no longer needed water restrictions.' İngilizce cümlesinde so that neyi anlatır?
- Rezervuarın dolmasının bir sonucu
- Birbiriyle ilgisiz iki gerçek arasındaki karşıtlık
- Yağmurun bilinçli amacı
Cevabı göster
Rezervuarın dolmasının bir sonucu
This means blood is less likely to clot,
4:15Bu, kanın pıhtılaşma olasılığının daha düşük olduğu anlamına gelir,
which lowers the risk of stroke to the same level as a non-smoker.
4:17ve felç riskini sigara içmeyen bir kişiyle aynı seviyeye indirir.
you're half as likely to get cancer of the mouth,
4:22ağız, boğaz, yemek borusu veya mesane kanserine
Lung cancer is one of the greatest risks a smoker faces,
4:27Akciğer kanseri, bir sigara içicisinin karşılaştığı en büyük risklerden biridir,
a person's chances of developing lung cancer and dying from it
4:31bir kişinin akciğer kanseri geliştirme ve bundan ölme şansı
the same as if you've never smoked at all: sonuçları varsayımsal olarak karşılaştırma
the same as if you've never smoked at all ifadesi gerçek bir sonucu, hayal edilen bir karşılaştırma durumundaki sonuçla karşılaştırır. Buradaki karşılaştırma durumu, hiç sigara içmemiş bir kişinin durumudur; bu nedenle 15 yıl sonraki riskin o durumdaki riskle aynı olduğu söylenir. If cümleciği yalnızca karşılaştırma ölçütünü belirler; kişinin geçmişini değiştirmez. Anlam, kişinin gerçekten hiç sigara içmediği değil, mevcut sonuçların eşdeğer olduğudur.
Alıştırma
İki sonucun eşit olduğunu belirten ve if cümleciğiyle varsayımsal bir karşılaştırma ölçütü getiren ifadeyi seçin: After the treatment, her energy level is ____ she had slept for eight hours.
- the same as if
- the same if
- as if
- the same as when
Cevabı göster
the same as if
Your body has done a huge amount of recovery and healing,
4:44Vücudunuz büyük miktarda toparlanma ve iyileşme sağlamış,
From the first few weeks of headaches and discomfort Anlatım akışı
4:49İlk haftalardaki baş ağrısı ve rahatsızlıktan
From the first few weeks of headaches and discomfort to a fully healed body: iki uç noktayla bir süreci özetleme
From X to Y iki uç noktayı bir aralık etrafında konumlandırır. Bu cümlede from the first few weeks of headaches and discomfort başlangıç aşamasını, to a fully healed body ise sonraki sonucu belirtir; böylece ifade iyileşme sürecinin tamamını tek bir çerçevede özetler. Burada anlatılan fiziksel bir alanda hareket değil, bir süreç veya aralıktır. Yapı, dağınık aşamaları başlangıç koşulundan sonuca uzanan tek bir değişim olarak düzenler.
Alıştırma
Bir sürecin başlangıç ve bitiş noktalarını çerçeveleyen iki kelimeyi ekleyerek cümleyi tamamlayın: The program takes us ____ a rough outline ____ a finished presentation.
Cevabı göster
from · to
There's no real argument to be made for continuing to smoke. Kalıp ifadeler
4:56Sigara içmeye devam etmek için sunulabilecek hiçbir gerçek argüman yoktur.
an argument to be made for + -ing: bir eylemi destekleyen gerekçe
Bu cümlede argument, insanlar arasındaki bir tartışma veya kavga değil, bir görüşü destekleyen gerekçe ya da mantıklı sav demektir. there is an argument to be made for + isim veya -ing biçimi, bir fikir ya da eylemi destekleyebilecek kanıt veya gerekçe bulunduğunu ifade eder. Burada no real bu değerlendirmeyi olumsuzlaştırır: konuşan kişi sigara içmeye devam etmek için ikna edici bir dayanak olmadığını söyler. For burada bir edattır; continuing to smoke ise ele alınan eylemi adlandıran bir -ing grubudur.
Alıştırma
Lansmanı ertelemeyi destekleyen makul bir gerekçe bulunduğunu anlatmak için cümleyi hedef resmî ifadeyle tamamlayın: There is ____ delaying the launch until the safety checks are complete.
Cevabı göster
an argument to be made for
As well as + isim grubu: ilişkili bilgi eklemek
Cümlenin başındaki As well as, ek bir unsuru, yani sağlıktaki değişiklikleri tanıtır. Ardından ana cümle başka bir sonucu sunar: bağışıklık sistemi de iyileşecektir. Burada ifade in addition to gibi çalışır; karşılaştırma yapmaz. Cümle başındaki yapı As well as + isim grubu, virgül ve ana cümle biçimindedir. İlişkili iki bilgiyi düzenlerken ikinci bilgiyi dil bilgisel olarak ana mesaj konumunda tutar.
Alıştırma
Bir etkinliğe başka bir etkinlik eklemek için cümleyi hangi ifade doğru tamamlar? ____ swimming, Maya enjoys cycling.
- As well as
- As well
- As active as
Cevabı göster
As well as
If you're quitting and need support and are based in the U.S., Kelime
5:11Eğer bırakıyorsanız ve desteğe ihtiyacınız varsa ve ABD'de yaşıyorsanız,
are based in the U.S.: uyruk değil, konum
are based in the U.S. ifadesindeki be based in, “bir yerde yaşamak, çalışmak veya faaliyetlerini ağırlıklı olarak orada yürütmek” anlamına gelir. Burada destek hizmetinden yararlanmak için bir konum şartı belirtir: kişinin Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunması gerekir. Kişinin uyruğunu veya doğum yerini belirtmez. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı be based in + yer şeklindedir; be, özneye ve zamana göre değişir.
Alıştırma
Hangi cümle yalnızca ekibin ağırlıklı olarak Amerika Birleşik Devletleri'nde faaliyet gösterdiğini söyler?
- The support team serves only U.S. citizens.
- The support team is from the U.S.
- The support team is based in the U.S.
Cevabı göster
The support team is based in the U.S.
quit line: sigarayı bırakmak için telefon desteği
Buradaki quit line, insanların sigarayı bırakmasına yardımcı olan bir telefon destek hizmetidir. Quit tütün kullanımını bırakmayı, line ise fiziksel bir yol veya çıkış talimatını değil, telefon hattını ifade eder. National Cancer Institute adı ve telefon numarası, bunun Amerika Birleşik Devletleri'ndeki gerçek bir sağlık destek iletişim noktası olduğunu gösterir. Başka bağlamlarda, neyin bırakıldığı açık değilse bunu belirtin.
Alıştırma
Bu cümlede quit line nedir?
- Bir binadan çıkış yolu
- Bir aboneliği iptal etmek için kullanılan telefon hattı
- İnsanların sigarayı bırakmasına yardımcı olan bir telefon hizmeti
Cevabı göster
İnsanların sigarayı bırakmasına yardımcı olan bir telefon hizmeti
This classic guide to the world's most successful smoking cessation method
5:26Dünyanın en başarılı sigarayı bırakma yöntemine dair bu klasik rehber,
is all you need to quit smoking. Dilbilgisi
5:29sigarayı bırakmak için ihtiyacınız olan tek şeydir.
all you need to quit smoking: yeterlilik iddiası
Bu cümlede all you need, rehberi gereken tek şey olarak sunar; to quit smoking ise hedefi belirtir. Başka durumlara da uygulanabilen X is all you need to + fiilin yalın hâli kalıbı, “Bu hedefe ulaşmak için X yeterlidir” anlamına gelir.
Alıştırma
“This guide is all you need to quit smoking,” cümlesinde all you need ne iddia ediyor?
- Rehber, herkesin sigarayı bırakacağını garanti ediyor.
- Rehber, birçok isteğe bağlı kaynaktan yalnızca biridir.
- Rehber, hedefe ulaşmak için yeterli olarak sunuluyor.
Cevabı göster
Rehber, hedefe ulaşmak için yeterli olarak sunuluyor.
Audible is offering our listeners a free audiobook
5:31Audible, dinleyicilerimize 30 günlük deneme üyeliği ile birlikte
so you can check out this book risk-free. Öbek fiiller
5:35böylece bu kitabı risksiz bir şekilde inceleyebilirsiniz.
check out: bir şeyi keşfetmek veya denemek
Burada check out, “bir şeyi daha iyi tanımak için ona bakmak, onu dinlemek veya denemek” anlamına gelir. Dinleyiciyi deneme süresince sesli kitabı keşfetmeye davet eder. Check out ayrılabilen bir deyimsel fiildir: check out the book veya check the book out denebilir. Nesne bir zamirse doğal sıra check it out biçimindedir.
Alıştırma
“If you're curious about this app, check it out this weekend,” cümlesinde check it out ne anlama geliyor?
- Uygulamanın ücretini kasada ödemek.
- Konakladıktan sonra otelden ayrılmak.
- Uygulamayı keşfetmek veya denemek.
Cevabı göster
Uygulamayı keşfetmek veya denemek.
a great sidekick for summer activities: yaz etkinlikleri için harika bir yol arkadaşı
Sidekick normalde ana kişinin yanında duran güvenilir bir arkadaş veya yardımcı karakter anlamına gelir. Burada eğlenceli bir benzetme olarak kullanılmıştır: sesli kitaplar, yaz etkinliklerine eşlik eden ve deneyimi daha keyifli hâle getiren arkadaşlar gibi sunulur. X is a great sidekick for Y kalıbı, X'in Y ile iyi uyum sağladığını ve deneyimi desteklediğini anlatır. X'in gerçekten insan bir yardımcı olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede sidekick ne anlama geliyor?
- Sesli kitaplar, bu etkinlikler sırasında keyif veren arkadaşlar olarak sunuluyor.
- Sesli kitaplar fiziksel egzersiz talimatları olarak tanımlanıyor.
- Sesli kitapların bütün bu etkinliklerin yerini aldığı söyleniyor.
Cevabı göster
Sesli kitaplar, bu etkinlikler sırasında keyif veren arkadaşlar olarak sunuluyor.
and browse the unmatched selection of audio programs.
5:48ve ses programlarının benzersiz seçkisine göz atın.
manage to do it: zorluğa rağmen başarmak
Manage to + fiilin yalın hâli, genellikle zorluk, gecikme veya belirsizliğe rağmen bir şeyi yapmayı başarmak anlamına gelir. Yalnızca bir girişimi değil, başarılı bir sonucu anlatır. how did you manage to do it? sorusunda how, başarıyı hangi yöntemin veya çabanın mümkün kıldığını sorar. Geçmiş zamanı did taşıdığı için manage yalın hâlde kalır. Burada it, sigarayı bırakmayı başarmayı ifade eder; ancak kalıp her türlü zor başarı için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi manage to ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın. Maya'nın çabadan sonra başarılı olduğunu göstermelidir: After three failed attempts, Maya finally ____ unlock the door.
Cevabı göster
managed to
What If You Only Drank Coke and Nothing Else?
6:07Ya Sadece Kola İçip Başka Hiçbir Şey İçmeseydiniz? videomuza da göz atmayı unutmayın.