İngilizce'de Üçlü Ünlüler (Triphthongs) Nasıl Telaffuz Edilir: İngilizce çalışma notları

Pronunciation with Emma

Öğrenme zorluğu
548 kelime 138 kel/dk

Video özeti: Bu telaffuz dersi, İngilizcedeki üçlü ünlülerin mevcut bir ikili ünlüye ardından gelen schwa sesinin eklenmesiyle oluştuğunu açıklar. Beş yaygın üçlü ünlü tek tek sözcükler ve tam cümlelerle çalışılır; ayrıca seslerden biri üzerinden geleneksel ve modern Received Pronunciation karşılaştırılır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. is called a triphthong — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir sese, nesneye, kategoriye veya kavrama ad vermek için edilgen be called yapısını kullanmayı öğrenin. Adı kimin seçtiğini belirtmek zorunda kalmadan uzmanlık terimlerini açıkça tanımlayabilir; bu yapıyı derslerde, sunumlarda ve açıklayıcı metinlerde kullanabilirsiniz. 2. /aʊə/ as in power, — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: as in ifadesini, ele alınan sesin, yazımın veya kullanımın bulunduğu bir örnek sözcüğü sunan kısa bir kalıp olarak tanıyın. Tanıdık bir örnekle telaffuzu netleştirebilir ve sözlüklerde, sınıflarda ya da dil kılavuzlarında bu ifadeyle karşılaştığınızda neyi gösterdiğini anlayabilirsiniz. 3. more people tend to use — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir tercihi veya yaygın örüntüyü her durumda geçerliymiş gibi göstermeden anlatmak için tend to kullanın. Böylece modern telaffuz tercihlerini doğru biçimde tartışabilir, genel bir eğilim ile kesin bir kuralı ayırabilir ve açıklama ya da karşılaştırmalarda temkinli genellemeler yapabilirsiniz.

Bu derste

Did you know that some words in English can contain Anlatım akışı

0:00

İngilizcedeki bazı kelimelerin

Anlatım akışı

Did you know...?: merak uyandıran bir giriş

Burada Did you know...? konuyu açar ve dinleyenin merakını uyandırır. Bu, retorik bir sorudur: Konuşanın asıl amacı dinleyenin bilgisini sınamak değil, onu birazdan gelecek bilgiye hazırlamaktır. Sıradan bir açıklamayı ilgi çekici bir girişe dönüştürmek için Did you know that + yan cümle yapısını kullanın. Bu cümlede that, bazı İngilizce kelimelerin ne içerebildiğine ilişkin bilgiyi başlatır.

Alıştırma

Konuşan kişi hemen ardından şaşırtıcı bir gerçeği açıklayacaksa hangi cümle en uygun samimi giriş olur?

  1. You must know that some frogs survive winter.
  2. Do you know whether the frog is frozen?
  3. Did you know that some frogs can freeze and survive?
Cevabı göster

Did you know that some frogs can freeze and survive?

not one, Anlatım akışı

0:03

bir değil,

not two,

0:04

iki değil,

but three vowel sounds together?

0:05

tam üç ünlü sesin bir arada bulunabildiğini biliyor muydunuz?

Anlatım akışı

not one, not two, but three ile aşamalı vurgu

Not one, not two, but three bilgiyi aşamalar hâlinde oluşturur. İlk iki ifade son sayıyı geciktirir, but three ise şaşırtıcı odağı açıklar; bunlar birbirinden bağımsız üç olumsuzlama değildir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp not X, not Y, but Z biçimindedir. Son unsurun en güçlü vurguyu alması için tekrarlanan bölümleri paralel tutun.

Alıştırma

Sırasıyla not + one, not + two ve but + three kullanarak vurgu kalıbını tamamlayın: The robot found ____, ____, ____ hidden keys.

Cevabı göster

not one · not two · but three

This combination of three vowels together

0:08

Üç ünlünün bir araya gelmesiyle oluşan bu kombinasyon

is called a triphthong in English. Notlar

0:10

İngilizcede "triphthong" olarak adlandırılır.

Dilbilgisi

is called a triphthong: A is called B ile adlandırma

A is called B yapısında is called, “ad vermek” veya “adlandırmak” anlamındaki call fiilinin edilgen biçimidir. Cümlede birleşim A, tanıtılan ad olan a triphthong ise B'dir. called burada “telefonla arandı” anlamına gelmez. A is called B yapısını bir terimi tanımlamak veya bir şeyin, sürecin ya da kategorinin adını söylemek için kullanın. Ad, doğrudan called sözcüğünden sonra gelir.

Alıştırma

Adlandırma cümlesini doğru edilgen yapıyla tamamlayın: This process ____ evaporation.

Cevabı göster

is called

Kelime

triphthong: üç ünlü niteliği boyunca gerçekleşen kayma

Triphthong, tek bir hece içinde üç ünlü niteliği boyunca kayan bir ünlü sesini anlatan fonetik terimidir. Ses ilk ünlü niteliğinden başlar, ikinciye ve ardından üçüncüye doğru hareket eder. Bu üç bölüm, yazıdaki üç ünlü harften ibaret değildir; sesleri anlatır. Bir sözcükte üç ünlü harf bulunması, o sözcükte triphthong olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu derste triphthong terimini doğru tanımlayan seçenek hangisidir?

  1. Üç ünlü harf içeren herhangi bir yazım
  2. Üç heceden oluşan bir sözcük
  3. Tek hecede üç ünlü niteliği boyunca gerçekleşen bir kayma
Cevabı göster

Tek hecede üç ünlü niteliği boyunca gerçekleşen bir kayma

Some people also pronounce this word as triphthong. Kalıp ifadeler

0:13

Bazı insanlar bu kelimeyi farklı bir şekilde triphthong olarak da telaffuz eder.

Kalıp ifadeler

pronounce X as Y: X'i Y diye telaffuz etmek

pronounce X as Y, “X'i Y diye telaffuz etmek” anlamına gelir; Y, X'in nasıl seslendirildiğini gösterir. Bu cümlede X this word, Y ise triphthong ifadesidir ve belirtilen okunuş budur. Burada as, yazılı biçimi telaffuzuyla bağlar; “... sıfatıyla” anlamında değildir. Bu kalıp kelimeler, harfler ve adlar için de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi pronounce X as Y kalıbıyla tamamlayın: We ____ the letter Z ____ zed.

Cevabı göster

pronounce · as

Both are correct. Ton ve niyet

0:16

Her ikisi de doğrudur.

Ton ve niyet

Both are correct: iki seçeneği de kabul etmek

Both, daha önce sözü edilen tam iki seçeneğe gönderme yapar. Buradaki seçenekler iki telaffuzdur; dolayısıyla cümle, iki telaffuzun da kabul edildiği anlamına gelir. Both iki şeyi ifade ettiği için is ile değil, are ile kullanılır. Burada correct, “bu kelime için kabul edilen” demektir; iki telaffuzun aynı sesi çıkardığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Az önce iki telaffuz sunuldu. Tam olarak iki seçeneğin kabul edildiğini özellikle belirten yanıt hangisidir?

  1. All three are correct.
  2. Only one is correct.
  3. Both are correct.
Cevabı göster

Both are correct.

In this lesson, Anlatım akışı

0:18

Bu derste,

you're going to learn what is a triphthong, Anlatım akışı

0:19

triphthong'un ne olduğunu,

what are the most common triphthongs in English,

0:22

İngilizcedeki en yaygın triphthong'ların neler olduğunu,

and most importantly,

0:25

ve en önemlisi,

how to pronounce English triphthongs.

0:27

İngilizce triphthong'ların nasıl telaffuz edileceğini öğreneceksiniz.

Anlatım akışı

Dersi açmak ve kapsamı belirlemek için In this lesson,

In this lesson, dersin başladığını gösteren bir yönlendirme ifadesidir. Dersin kapsamını belirler ve sonraki bilgilerin ders planını ya da öğrenme hedeflerini açıklayacağını bildirir. Özgün cümlede dinleyiciyi öğrenilecek konuların listesine hazırlar; asıl amaç bir olayın zamanını veya yerini belirtmek değildir.

Alıştırma

Dersin kapsamını belirten ifadeyle bu açılış cümlesini tamamlayın: ____, you'll learn how to compare two animals.

Cevabı göster

In this lesson

Anlatım akışı

Paralel bir ders planı için what..., what..., and how...

Konuşmacı dersin yol haritasını soru biçimindeki üç parçayla sunar: üçlü ünlünün tanımı, en yaygın üçlü ünlüler ve telaffuz. Tekrarlanan what..., what... ve how... düzeni programın izlenmesini kolaylaştırır; most importantly ise son hedefe fazladan vurgu yapar. Burada what is...? ve what are...? sözlü bir listedeki doğrudan soru başlıkları gibi işlev görür. Özenli resmî yazıda bu biçimi You will answer three questions: What is...? örneğindeki gibi açıkça gösterin ya da learn sonrasında what a triphthong is örneğindeki gibi dolaylı soru dizilimini kullanın.

Alıştırma

Hangi cümle üç hedefi açık ve paralel biçimde tanıtırken sonuncuyu vurgular?

  1. By the end, you'll know the signal, its importance, and, most importantly, responding.
  2. By the end, you'll know what the signal means, why it matters, and, most importantly, how to respond.
  3. By the end, the signal matters, and you can respond.
Cevabı göster

By the end, you'll know what the signal means, why it matters, and, most importantly, how to respond.

If you'd like to practice what you've learned in today's lesson, Ton ve niyet

0:30

Bugünkü derste öğrendiklerinizi pratik yapmak isterseniz,

there is a free downloadable PDF for you Dilbilgisi

0:33

sizin için ücretsiz indirebileceğiniz bir PDF var;

Ton ve niyet

If you'd like to... ile nazik bir davet

If you'd like to... eylemi dinleyicinin seçimine bırakır. Bu cümlede emir vermek yerine alıştırma yapmayı isteğe bağlı bir sonraki adım olarak nazikçe sunar. Buradaki if yan cümlesi esas olarak gerçek bir belirsizlik ifade etmez. Baskıyı azaltır ve ardından gelen kaynağa zemin hazırlar. You'd like to, you would like to ifadesinin kısaltmasıdır ve burada you want to ifadesinden daha naziktir.

Alıştırma

Nazik ve isteğe bağlı daveti hedef başlangıçla tamamlayın: ____ review the notes, I can send you a copy.

Cevabı göster

If you'd like to

Dilbilgisi

Kullanılabilir bir kaynağı tanıtmak için there is ... for you

There is + tekil bir isim, var olan veya kullanılabilir bir şeyi tanıtır. Burada PDF'yi dinleyicinin kullanabileceği bir kaynak olarak konuşmaya dahil eder. For you, hedeflenen kullanıcının dinleyici olduğunu gösterir. Bu, öğenin zaten dinleyiciye ait olduğu anlamına gelmek zorunda değildir.

Alıştırma

Kullanılabilir tek bir kaynağı tanıtan iki kelimelik başlangıçla cümleyi tamamlayın: ____ a free guide for you on the website.

Cevabı göster

There is

full of lesson notes and activities Kalıp ifadeler

0:36

ders notları ve etkinliklerle dolu,

to help you improve your pronunciation Dilbilgisi

0:38

telaffuzunuzu geliştirmenize

Kalıp ifadeler

full of lesson notes and activities: bol içeriği anlatmak

Burada full of lesson notes and activities ifadesi, ücretsiz indirilebilir PDF’yi niteler. Full of, “çok sayıda ... içeren” anlamına gelir; dolayısıyla bu ifade PDF’nin neler içerdiğini gösterir. Full of hem fiziksel içerikleri hem de bir kitabın, internet sitesinin, dersin ya da başka bir materyalin içeriğini anlatabilir. Bu kullanımda bolluk hissi verir ve tarafsız contains fiilinden daha canlıdır.

Alıştırma

Cümleyi full of ile tamamlayın: The science book is ____ clear pictures and simple experiments.

Cevabı göster

full of

and practice how to pronounce triphthongs in English.

0:41

ve İngilizce triphthong'ların nasıl telaffuz edileceğini pratik yapmanıza yardımcı olacak.

Dilbilgisi

to help you improve your pronunciation: amaç ifade etmek

To help you improve your pronunciation, amaç bildiren bir to mastar grubudur. Ders notları ve etkinliklerin neden sunulduğunu açıklar; bu nedenle yeni bir ana cümle oluşturmak yerine daha önceki materyal açıklamasına bağlıdır. Yeniden kullanılabilecek yapı to help + kişi + fiilin yalın hâli şeklindedir. Help you improve ifadesinde improve yalın hâlde kalır. Bu yapı bir kaynağın, aracın veya özelliğin ne işe yaradığını açıklarken yaygın olarak kullanılır.

Alıştırma

Amaç bildiren cümleyi to help you improve ile tamamlayın: These speaking drills are designed ____ your pronunciation.

Cevabı göster

to help you improve

Just click the link down below in the description Kalıp ifadeler

0:45

Sadece aşağıdaki açıklama kısmındaki bağlantıya tıklayarak

to download your free PDF lesson notes. Kalıp ifadeler

0:47

ücretsiz PDF ders notlarınızı indirebilirsiniz.

Kalıp ifadeler

click the link down below in the description: video platformu yönergesi

Click the link down below in the description, video platformlarında sık kullanılan bir yönergedir. Burada the description, içerik üreticisinin bağlantılar ekleyebildiği, videoya bağlı açıklama bölümünü ifade eder. Down below, izleyicileri sayfanın alt kısmındaki bu alana yönlendirir; kesin bir yol tarifi vermez. İfadenin tamamı, izleyicilere video açıklamasındaki bağlantıyı açmalarını söyler.

Alıştırma

Hangi yönerge izleyicilere videoya bağlı bilgi bölümündeki bir bağlantıyı kullanmalarını söylüyor?

  1. Click the link shown on the final slide.
  2. Click the link in the email we sent you.
  3. Click the link down below in the description.
Cevabı göster

Click the link down below in the description.

Kalıp ifadeler

to download your free PDF lesson notes: amaç ve free sözcüğünün anlamı

To download your free PDF lesson notes mastar ifadesi amaç bildirir: izleyicinin bağlantıya neden tıklaması gerektiğini açıklar. Download, nesne olarak dijital bir kaynak alır ve bu kaynağı bir cihaza aktarmak veya kaydetmek anlamına gelir. Free doğrudan PDF lesson notes ifadesini niteler; dolayısıyla sunulan notlar ücretsizdir. Notların sınırsız biçimde indirilebileceği anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle sonu, bağlantıya tıklamanın ücretsiz PDF ders notlarını cihazınıza kaydetmenizi sağladığını belirtir?

  1. to buy a printed textbook
  2. to download your free PDF lesson notes
  3. to read the lesson notes online
Cevabı göster

to download your free PDF lesson notes

Now we're going to talk about five triphthongs Anlatım akışı

0:50

Şimdi İngilizcedeki beş triphthong'dan

in English and how to pronounce them.

0:53

ve bunların nasıl telaffuz edileceğinden bahsedeceğiz.

Anlatım akışı

Now we're going to talk about... ile yeni bir konuya geçiş

Burada Now, konuşmanın akışını düzenleyen bir söylem belirtecidir. Dinleyicilere girişin bittiğini ve dersin yeni bir bölümünün başladığını bildirir; yalnızca «tam şu anda» anlamına gelmez. We're going to talk about, sırada ne olduğunu haber verir. Now we're going to talk about + konu kalıbı, dinleyicilerin sözlü bir dersi, sunumu veya toplantıyı takip etmesine yardımcı olur.

Alıştırma

Sözlü ders geçişini nottaki ifadeyi aynen kullanarak tamamlayın: ____ why leaves change color.

Cevabı göster

Now we're going to talk about

What you will notice about triphthongs Dilbilgisi

0:56

Triphthong'lar hakkında fark edeceğiniz şey,

is that they are already existing diphthongs, Kelime

0:58

bunların zaten var olan diphthong'lar (ikili ünlüler),

which are two vowel sounds together,

1:02

yani yan yana gelen iki ünlü sesin ardına

Kelime

diphthongs: tek hecede iki ünlü niteliği

Bir ikili ünlü (diphthong), tek bir hece içinde bir ünlü niteliğinden diğerine doğru hareket eden veya kayan bir ünlü sesidir. Cümlede diphthongs çoğul biçimdedir ve “two vowel sounds together” ifadesi terimin basit bir tanımını verir. Bu terim yazımı değil sesleri anlatır: di- ön eki, yazıda bulunan iki ünlü harfi değil, iki ünlü niteliğini gösterir. Burada ikili ünlü başlangıç birimidir; sonuna bir schwa eklenerek derste ele alınan üçlü ünlü oluşturulabilir.

Alıştırma

Diphthong terimini doğru tanımlayan seçenek hangisidir?

  1. Tek bir hecede iki ünlü niteliğini içeren bir ünlü kayması
  2. İki ünsüz sesten oluşan bir hece
  3. Tam olarak iki ünlü harfi içeren bir yazım
Cevabı göster

Tek bir hecede iki ünlü niteliğini içeren bir ünlü kayması

with a schwa sound added after. Kelime

1:04

bir schwa sesinin eklenmesiyle oluşmasıdır.

Dilbilgisi

What you will notice about X is that Y: gözlemden sonuca giden kalıp

What you will notice about triphthongs yan cümleciğinin tamamı, cümlenin öznesidir. Yaklaşık olarak «üçlü ünlülerle ilgili fark edeceğiniz şey» anlamına gelir; dolayısıyla bir soru değildir. is fiili, bu gözlem yönlendirmesini temel sonucu veren that yan cümleciğine bağlar. Yeniden kullanılabilen What you will notice about X is that Y kalıbı, dinleyicilerin dikkatini önce bir konuya yöneltir, ardından görmeleri gereken örüntüyü belirtir.

Alıştırma

Gözlem kalıbını öğretildiği biçimde tamamlayın: ____ this map ____ the rivers all lead to the coast.

Cevabı göster

What you will notice about · is that

The schwa sound is pronounced as uh. Kalıp ifadeler

1:07

Schwa sesi uh olarak telaffuz edilir.

Kelime

schwa sound: rahat söylenen merkezî ünlü /ə/

Schwa sound, kısa ve rahat söylenen merkezî ünlü /ə/’dir. Vurgusuz hecelerde çok yaygındır ve farklı ünlü harfleri bu sesi gösterebilir. Burada schwa sound, ikili ünlünün ardından eklenen ilave sesi adlandırır. Konuşmacının kullandığı “uh” kolay bir yaklaşıklıktır; schwa bir ses terimidir, harf adı veya zorunlu bir yazım biçimi değildir.

Alıştırma

Schwa sound ifadesine en uygun açıklama hangisidir?

  1. Yazılı a harfinin adı
  2. Mutlaka vurgu taşıması gereken uzun bir ünlü
  3. Genellikle /ə/ ile gösterilen kısa ve rahat merkezî ünlü
Cevabı göster

Genellikle /ə/ ile gösterilen kısa ve rahat merkezî ünlü

Kalıp ifadeler

is pronounced as uh: bir şeyin nasıl söylendiğini açıklama

X is pronounced as Y kalıbı edilgen yapıdadır: X, telaffuzu açıklanan sözcük, harf, ad ya da sestir; Y ise nasıl söylendiğini gösterir. Burada as, bir kimlik ya da amaç değil, “uh” telaffuzunu tanıtır. Etken biçim We pronounce X as Y şeklindedir. Edilgen biçimde, konu X'in telaffuzu olduğu için X başa gelir.

Alıştırma

Telaffuzu belirten edilgen kalıbı tamamlayın: In British English, the letter Z ____ as "zed".

Cevabı göster

is pronounced

So, if we take, for example, Anlatım akışı

1:10

Yani, örneğin,

the diphthong "ai" and we add "uh" we get /aɪə/.

1:12

"ai" diphthong'unu alıp "uh" eklersek /aɪə/ elde ederiz.

Anlatım akışı

if we take A and add B, we get C: adımları ve sonucu gösterme

if we take A and add B, we get C kalıbı, açıklamayı başlangıç öğesi, eklenen öğe ve ortaya çıkan sonuç olarak düzenler. Bu kalıpta take “örnek için seçmek”, get ise “sonuca ulaşmak” anlamındadır; fiziksel olarak bir şeyi almak ya da teslim almak değildir. For example, bu birleşimin yalnızca bir gösterim olduğunu belirtir. if we take, for example, A örneğinde olduğu gibi if yan tümcesinin içinde yer alabilir ve üç adımlı mantığı değiştirmez.

Alıştırma

Cümleyi if we take A and add B, we get C kalıbıyla tamamlayın: ____ ten ____ five, ____ fifteen.

Cevabı göster

If we take · and add · we get

/aɪə/

1:17

/aɪə/

So, let's look at this triphthong /aɪə/ Kalıp ifadeler

1:18

Öyleyse, bu /aɪə/ triphthong'una

in more detail and practice it together.

1:20

daha detaylı bakalım ve birlikte pratik yapalım.

Kalıp ifadeler

let's look at ... in more detail: daha ayrıntılı bir açıklamaya geçmek

Let's look at + konu + in more detail, dinleyenleri bir konuyu daha yakından incelemeye davet eden bir geçiş ifadesidir. Burada look at, yalnızca bir şeye gözlerini çevirmek değil; incelemek, ele almak veya analiz etmek anlamına gelir. In more detail, konuşanın genel bir girişten daha kapsamlı bir açıklamaya geçtiğini belirtir. Konu, look at ile in more detail arasına gelir.

Alıştırma

Ayrıntılara daha yakından bakma anlamındaki hedef ifadeyle geçişi tamamlayın: Let's look at this chart ____.

Cevabı göster

in more detail

I'd like you to watch and listen very carefully Ton ve niyet

1:23

Çok dikkatlice izlemenizi, dinlemenizi

and then repeat.

1:26

ve ardından tekrar etmenizi istiyorum.

Ton ve niyet

I'd like you to ...: nazik ama açık bir talimat vermek

I'd like you to + fiilin yalın hâli, birinden bir şey yapmasını nazikçe istemenin veya ona talimat vermenin bir yoludur. Burada I'd, I would ifadesinin kısaltmasıdır. Kalıbın tamamı karşıdaki kişiden beklenen bir eylemi anlatır; bu nedenle like yalnızca bir şeyi sevmek anlamına gelmez. Eylemler sıralıdır: önce çok dikkatli izlemek ve dinlemek, sonra tekrar etmek gerekir. And then bir sonraki adımı belirtir.

Alıştırma

Talimatı hedeflenen nazik başlangıçla tamamlayın: ____ open your book and read the first paragraph.

Cevabı göster

I'd like you to

inquire

1:27

inquire

inquire

1:30

inquire

science

1:31

science

science

1:34

science

require

1:35

require

require

1:38

require

iron

1:39

iron

iron

1:41

iron

diet

1:42

diet

diet

1:44

diet

Now, listen and repeat these sentences. Kalıp ifadeler

1:45

Şimdi dinleyin ve bu cümleleri tekrar edin.

Kalıp ifadeler

listen and repeat these sentences: sınıfta dinleme ve tekrar etme yönergesi

Listen and repeat, sınıfta sık kullanılan bir yönergedir: önce bir örnek dinlenir, ardından aynı sözler sesli olarak söylenir. Burada these sentences, repeat fiilinin nesnesidir. Neyin tekrar söyleneceğini açıkça belirtir.

Alıştırma

Hangi yönerge, önce bir örneği dinleyip ardından aynı cümleleri sesli olarak söylemeyi ister?

  1. Listen and number these sentences.
  2. Listen and repeat these sentences.
  3. Read and copy these sentences.
Cevabı göster

Listen and repeat these sentences.

I'd like to inquire about the job. Kelime

1:48

İş hakkında bilgi almak istiyorum.

Kelime

inquire about the job: about ile resmî bilgi isteme

Inquire about the job, iş hakkında bilgi istemek anlamına gelir. Inquire, ask fiilinden daha resmîdir; bu nedenle kibar bir iş başvurusu sorgusu için uygundur. Kalıp inquire about + konu şeklindedir. About, hakkında bilgi istenen konuyu belirtir.

Alıştırma

Konudan önce kullanılan edatı yazarak resmî soru cümlesini tamamlayın: I am writing to inquire ____ the course fees.

Cevabı göster

about

I enjoy my science lessons.

1:52

Fen derslerimden keyif alıyorum.

I require additional support. Kalıp ifadeler

1:56

Ek desteğe ihtiyacım var.

Kalıp ifadeler

require additional support: daha fazla yardıma ihtiyaç olduğunu resmî biçimde söylemek

I require additional support cümlesinde require, need anlamına gelir; ancak daha resmî duyulur. Additional support, hâlihazırda mevcut olanın ötesinde ek yardım veya kaynak demektir. Support geniş kapsamlıdır: öğrenme, teknoloji, maddi kaynak, ek personel ya da başka bir ihtiyaçla ilgili yardım olabilir. Hangi tür desteğin kastedildiğini bağlam gösterir.

Alıştırma

Ek yardıma ihtiyacınız olduğunu resmî biçimde belirtmek için hangi cümle en uygundur?

  1. I require additional support.
  2. I need a bit of help.
  3. Give me a hand.
Cevabı göster

I require additional support.

I need to iron my shirt.

1:59

Gömleğimi ütülemem gerekiyor.

I'm on a diet. Kalıp ifadeler

2:03

Diyetteyim.

Kalıp ifadeler

be on a diet: kontrollü beslenmeyi anlatan kalıplaşmış ifade

I'm on a diet cümlesindeki be on a diet, kontrollü bir beslenme planını uygulamak anlamına gelen kalıplaşmış ifadedir. Buradaki on, kişinin bu planı uyguladığını göstermek için kullanılan edattır. Burada diet, belirli bir süre için seçilmiş veya önerilmiş bir beslenme biçimidir. Bunun nedeni bağlamdan anlaşılır.

Alıştırma

be on a diet kalıbını eksik edatla tamamlayın: Maya is ____ a diet for medical reasons.

Cevabı göster

on

Now, let's look at the triphthong /aʊə/

2:06

Şimdi, /aʊə/ triphthong'una bakalım.

This is a combination of /aʊ/ and /ə/ Kalıp ifadeler

2:08

Bu, /aʊ/ ve /ə/ seslerinin birleşimidir.

Kalıp ifadeler

a combination of A and B: iki bileşeni belirtmek

be a combination of A and B kalıbı, bir şeyin iki parçadan, özellikten veya fikirden oluştuğunu belirtir. Bu cümlede sesin /aʊ/ ve /ə/ seslerinden oluştuğu açıklanıyor. Combination yalnızca fiziksel malzemeleri değil; ses, yöntem veya nitelik gibi soyut öğeleri de anlatabilir. A ve B yerine belirtmek istediğiniz iki bileşeni koyabilirsiniz.

Alıştırma

“İki parçanın birleşiminden oluşan” anlamındaki kalıbı tamamlayın: The game is ____ a puzzle and a race.

Cevabı göster

a combination of

/aʊə/ as in power, Kalıp ifadeler

2:12

power kelimesindeki gibi /aʊə/,

Kalıp ifadeler

as in power: örnek bir sözcük sunmak

as in + sözcük kalıbı, açıklanan sesin, harfin, yazımın veya kullanımın bulunduğu tanıdık bir örneği gösterir. Burada power, /aʊə/ için örnek sözcüktür. Bu nedenle as in power, “power sözcüğünde duyulduğu gibi” anlamına gelir; power sözcüğünün içinde bulunmak gibi sözcüğü sözcüğüne bir anlam taşımaz. Bu kısa kalıp telaffuz öğretiminde, sözlüklerde ve yazımı netleştirirken yaygındır.

Alıştırma

Telefonda örnek vermek için kullanılan standart kalıbı tamamlayın: That's P ____ panda.

Cevabı göster

as in

flower,

2:16

flower,

hour,

2:18

hour,

coward,

2:20

coward,

tower.

2:22

tower.

They have immense power. Kalıp ifadeler

2:24

Muazzam bir güçleri var.

Kalıp ifadeler

have immense power: son derece büyük bir güce veya etkiye sahip olmak

Have immense power, “son derece büyük bir güce, yeteneğe, yetkiye veya etkiye sahip olmak” anlamına gelir. Bu cümlede power otomatik olarak elektrik anlamına gelmez; ne tür bir güç olduğu bağlamdan anlaşılır. Doğal kelime birlikteliği immense power şeklindedir. Immense güçlü bir vurgu katar ve burada very big power ifadesinden daha doğal duyulur.

Alıştırma

Hangi cümle bir kuruluşun son derece güçlü bir etkiye sahip olduğunu doğal biçimde anlatır?

  1. The club can have immense power in the community.
  2. The club can have very big power in the community.
  3. The club can make immense power in the community.
Cevabı göster

The club can have immense power in the community.

Add flour to the mixture. Kalıp ifadeler

2:27

Karışıma un ekleyin.

Kalıp ifadeler

Add X to Y: X’i Y’ye eklemek

Add X to Y, X’i Y’ye koymayı veya eklemeyi söyler. X eklenen şeydir; Y ise onu alan yer, grup veya karışımdır. Add flour to the mixture cümlesinde flour X, the mixture ise Y’dir. To edatı hedefi gösterdiği için atılmamalıdır.

Alıştırma

Talimatı tamamlayın. Şekerin nereye gittiğini gösteren kelimeyi kullanın: Add two spoonfuls of sugar ____ the bowl.

Cevabı göster

to

The show starts in an hour. Dilbilgisi

2:31

Gösteri bir saat içinde başlıyor.

Dilbilgisi

in an hour: şu andan bir saat sonra

in + bir zaman süresi yapısı, gelecekteki bir olayın şu andan ne kadar sonra gerçekleşeceğini gösterebilir. Burada starts in an hour, gösterinin şu andan bir saat sonra başlayacağı anlamına gelir. Bu ifade tek başına, gösterinin bir saat dolmadan önce herhangi bir anda başlayabileceği bir süre sınırı belirtmez. Bu anlam için within an hour kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle gösterinin şu andan bir saat sonra başlayacağını söyler?

  1. The show starts within an hour.
  2. The show starts in an hour.
  3. The show starts after an hour of rehearsal.
Cevabı göster

The show starts in an hour.

He's a coward.

2:34

O bir korkak.

There's a tower at the top of the hill. Kalıp ifadeler

2:36

Tepenin zirvesinde bir kule var.

Kalıp ifadeler

at the top of the hill: tepenin en yüksek noktasında

At the top of the hill bir yer ifadesidir. Kulenin tepenin en yüksek kısmında olduğunu belirtir; at ise tepenin zirvesini kulenin bulunduğu yer olarak sunar. at the top of + isim yapısında of ile başlayan bölüm, zirvenin hangi yere veya şeye ait olduğunu gösterir. Bu yapı, birçok açık yer ifadesi kurmayı sağlar.

Alıştırma

Hangi cümle bir seyir noktasını tarafsız biçimde tepenin en yüksek kısmında konumlandırır?

  1. The lookout is at the top of the hill.
  2. The lookout is at the top from the hill.
  3. The lookout is at top of the hill.
Cevabı göster

The lookout is at the top of the hill.

Now, let's look at /eɪə/.

2:41

Şimdi, /eɪə/ sesine bakalım.

This is a combination of /eɪ/ and /ə/

2:43

Bu, /eɪ/ ve /ə/ seslerinin birleşimidir.

/eɪə/ as in player,

2:46

player kelimesindeki gibi /eɪə/,

surveyor,

2:50

surveyor,

betrayal,

2:52

betrayal,

layer,

2:54

layer,

conveyor.

2:56

conveyor.

The team needed another player.

2:58

Takımın başka bir oyuncuya ihtiyacı vardı.

The surveyor wrote a report. Kelime

3:02

Haritacı bir rapor yazdı.

Kelime

surveyor wrote a report: surveyor mesleğinin rolü

Bu cümlede surveyor, araziyi, binaları veya inşaat işlerini ölçen ya da değerlendiren eğitimli bir uzmandır. Rapor, bu inceleme veya ölçümün doğal bir mesleki sonucudur. Burada surveyor, herhangi bir araştırmaya katılan herkes anlamına gelmez. Anket bağlamında bu kişi interviewer veya survey researcher olarak adlandırılabilir.

Alıştırma

“The surveyor wrote a report.” cümlesindeki surveyor büyük olasılıkla kimdir?

  1. Araziyi, binaları veya inşaat işlerini ölçen ya da değerlendiren bir uzman
  2. Gazetede görüş yazıları yazan kişi
  3. Bir anketteki soruları yanıtlayan kişi
Cevabı göster

Araziyi, binaları veya inşaat işlerini ölçen ya da değerlendiren bir uzman

Her betrayal was a shock. Kalıp ifadeler

3:05

Onun ihaneti tam bir şoktu.

Kalıp ifadeler

betrayal was a shock: olay bildiren bir ismin özne olması

Her betrayal, birine ihanet etme eylemini bir isim öbeğine dönüştürür ve bu olayı özne yapar. Was a shock, olayın güçlü bir şaşkınlık yarattığını ve buna çoğu zaman incinme ya da sıkıntının eşlik ettiğini belirtir. Tekrar kullanılabilecek kalıp “olay bildiren isim öbeği + be + tepki bildiren isim” şeklindedir: The decision was a surprise; His apology was a relief. Önce olayı sunar, ardından tepkinin adını koyar.

Alıştırma

shock sözcüğünü sayılabilen bir isim olarak kullanıp olayın özne olduğu kalıbı tamamlayın: The sudden closure ____ to everyone.

Cevabı göster

was a shock

The cake had a thick layer of chocolate. Kalıp ifadeler

3:08

Pastanın kalın bir çikolata tabakası vardı.

Kalıp ifadeler

a thick layer of chocolate: bir tabakanın kalınlığı ve malzemesi

a thick layer of chocolate ifadesinde thick, kaplamanın kalın olduğunu; layer, bir yüzeye yayılmış malzeme tabakasını; of chocolate ise bu malzemenin çikolata olduğunu belirtir. İfade bütünüyle pastanın üzerindeki kalın çikolata kaplamasını anlatır. Birçok kaplamayı anlatmak için a/an + adjective + layer of + material kalıbını kullanabilirsin. Layer, ayrı bir parçayı veya genel bir bölümü değil, bir yüzeyi kaplayan tabakayı düşündürür.

Alıştırma

Cümleyi a + adjective + layer of + material kalıbıyla tamamla: The wall had ____. thin ve paint kelimelerini kullan.

Cevabı göster

a thin layer of paint

The factory uses a conveyor to move the products around. Kelime

3:13

Fabrika ürünleri taşımak için bir konveyör kullanıyor.

Kelime

conveyor to move the products around: ekipman ve kullanım amacı

Burada conveyor, nesneleri belirli bir yol boyunca taşıyan bir makine veya sistem anlamına gelir ve çoğu zaman hareketli bir bant kullanır. Fabrikayla ilgili bu cümlede bir insanı değil, ekipmanı anlatır. to move the products around ifadesi fabrikanın bu ekipmanı neden kullandığını açıklar. Burada move the products around, ürünleri fabrikanın farklı yerleri arasında taşımak demektir; onları rastgele hareket ettirmek anlamına gelmez.

Alıştırma

The warehouse uses a conveyor to move boxes cümlesinde conveyor nedir?

  1. Ürünleri paketlemek için kullanılan bir kutu
  2. Nesneleri eliyle taşıyan bir çalışan
  3. Nesneleri taşıyan bir makine veya sistem
Cevabı göster

Nesneleri taşıyan bir makine veya sistem

Now, our fourth triphthong is /əʊə/

3:18

Şimdi, dördüncü triphthong'umuz /əʊə/

/əʊə/ with /əʊ/ and /ə/

3:22

/əʊ/ ve /ə/ ile /əʊə/

Now, this is typically received pronunciation, Kültür

3:26

Bu tipik olarak Received Pronunciation (Standart İngiliz Aksanı) dır,

Kültür

Received Pronunciation: bir Britanya aksanı terimi

Çoğu zaman RP olarak kısaltılan Received Pronunciation, geleneksel olarak standart ya da prestijli kabul edilen bir Britanya İngilizcesi aksan modelinin adıdır. Bu terimde received, “elde edilmiş” veya “duyulmuş” anlamına gelmez; iki sözcük birlikte özel bir ad oluşturur. Sonraki karşılaştırmada modern Received Pronunciation, RP geleneği içindeki daha yeni bir biçimi; modern olmadan kullanılan Received Pronunciation ise daha geleneksel modeli belirtir. RP bir aksan kategorisidir, bütün Britanyalıların konuşma biçimi değildir.

Alıştırma

Bir aksan dersinde Received Pronunciation neyi ifade eder?

  1. Geleneksel olarak standart kabul edilen bir Britanya İngilizcesi aksan modeli
  2. Bir dinleyicinin başarıyla aldığı bir telaffuz
  3. Britanya’daki herkesin konuşma biçimi
Cevabı göster

Geleneksel olarak standart kabul edilen bir Britanya İngilizcesi aksan modeli

but what I'm going to show you is modern received pronunciation,

3:29

ancak size göstereceğim şey modern standart aksan,

and that's because more people tend to use the modern received pronunciation Dilbilgisi

3:32

ve bunun nedeni, giderek daha fazla insanın geleneksel standart aksan yerine

as opposed to the received pronunciation. Kalıp ifadeler

3:37

modern standart aksanı kullanma eğiliminde olmasıdır.

Dilbilgisi

more people tend to use: genel bir eğilimi anlatmak

more people tend to use ifadesinde tend to + fiilin yalın hâli genel bir örüntüyü anlatır: Bu kişiler bir şeyi sıkça kullanır, ancak istisnalar olabilir. Bu yapı, ifadeyi more people use biçimine göre daha temkinli yapar. More people bir karşılaştırma yapar: Kişi sayısı başka bir grup, dönem veya seçenektekinden daha fazladır. Tek başına most people anlamına gelmez. Burada tend to, bir planı veya niyeti değil, gözlemlenen davranışı anlatır.

Alıştırma

Cümleyi tend to + fiilin yalın hâli hedef yapısıyla tamamlayın: On rainy days, people ____ stay indoors.

Cevabı göster

tend to

Kalıp ifadeler

as opposed to: açık bir karşıtlık belirtmek

“A as opposed to B” yapısında bu ifade, B’yi A ile karşılaştırılan diğer seçenek olarak sunar. Burada modern received pronunciation, insanların kullanma eğiliminde olduğu seçenek; received pronunciation ise onunla karşılaştırılan diğer seçenektir. Bu yapıda opposed, tartışma veya güçlü bir karşı çıkma anlamına gelmez. İfadenin tamamı bir karşıtlık işareti olarak çalışır ve rather than ya da in contrast with ifadelerine yakın bir anlam taşır.

Alıştırma

Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve açık bir karşıtlık belirten üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: The article examines local effects ____ global trends.

Cevabı göster

as opposed to

So only a little difference.

3:40

Yani sadece ufak bir fark var.

/oʊə/

3:42

/oʊə/

/oʊə/

3:43

/oʊə/

So, the difference here,

3:44

Yani, buradaki fark,

/əʊə/

3:45

/əʊə/

/oʊə/

3:47

/oʊə/

For example, in the word lower,

3:48

Örneğin, lower kelimesinde,

narrower,

3:51

narrower,

widower,

3:54

widower,

follower,

3:56

follower,

slower.

3:58

slower.

Listen and repeat.

4:00

Dinleyin ve tekrar edin.

Can you lower the picture? Kelime

4:01

Resmi biraz aşağı indirebilir misin?

Kelime

lower the picture: fiil olarak lower

Burada lower, “bir şeyi daha alçak bir konuma taşımak” anlamına gelen bir fiildir. Geçişli bir fiildir: lower the picture ifadesinde the picture taşınan nesnedir. Yani konuşan kişi, resmin konumunun aşağıya ayarlanmasını istiyor.

Alıştırma

Hangi cümlede lower, “bir şeyi aşağı taşımak” anlamında fiil olarak kullanılmıştır?

  1. The microphone is low enough already.
  2. The lower microphone belongs to the singer.
  3. Could you lower the microphone a little?
Cevabı göster

Could you lower the microphone a little?

This street is narrower than that one. Dilbilgisi

4:05

Bu sokak şundan daha dar.

Dilbilgisi

is narrower than that one: -er karşılaştırması ve one ile adın yerini tutma

be + sıfatın karşılaştırma biçimi + than yapısı iki şeyi karşılaştırır. Burada is narrower than, ilk sokağın ikincisinden daha az geniş olduğunu belirtir. narrow, narrower olur; than ise karşılaştırılan ikinci şeyi getirir. that one, “o sokak” demektir. one, bağlamdan anlaşılan aynı türdeki tekil ve sayılabilir bir adın yerine geçerek street sözcüğünün tekrarını önler.

Alıştırma

Cümleyi narrow sözcüğünün standart -er karşılaştırma biçimiyle tamamlayın: This lane is ____ that one.

Cevabı göster

narrower than

He's a widower.

4:09

O bir dul.

I have a new follower on Instagram. Kültür

4:11

Instagram'da yeni bir takipçim var.

Kültür

follower on Instagram: çevrim içi hesaplar arasındaki takip ilişkisi

Sosyal medyada follower, başka bir hesabı takip eden ve onun güncellemelerini görebilen kişi veya hesaptır. Burada a new follower, konuşanın hesabını yeni takip etmeye başlayan birini belirtir. On Instagram, bu takip ilişkisinin bulunduğu platformu gösterir. Platform bilgisi, follower sözcüğünün fiziksel olarak birinin arkasında yürüyen kişi anlamına gelmediğini gösterir.

Alıştırma

"The museum has a new follower on Instagram," cümlesinde follower ne anlama gelir?

  1. Müzenin Instagram hesabını takip eden bir kişi
  2. Müzeden birinin arkasında yürüyen bir kişi
  3. Müzede çalışan bir rehber
Cevabı göster

Müzenin Instagram hesabını takip eden bir kişi

My computer gets slower every year. Dilbilgisi

4:15

Bilgisayarım her yıl daha da yavaşlıyor.

Dilbilgisi

gets slower every year: değişimi anlatan get + karşılaştırma yapısı

gets slower ifadesinde get “elde etmek” değil, “hâle gelmek” anlamındadır; slower ise slow sözcüğünün karşılaştırma biçimidir. get + karşılaştırma yapısı, bir şeyin belirli bir yönde değiştiğini gösterir. My computer tekil bir özne olduğu için geniş zamanda get, -s alarak gets olur. every year, bu değişimin yıllar geçtikçe gerçekleştiğini gösterir: bilgisayar her yıl biraz daha hız kaybeder. Bu yapı yalnızca ani bir değişimi değil, aşamalı bir eğilimi de anlatabilir.

Alıştırma

get ve slow sözcüklerini doğru biçime getirerek geniş zamandaki cümleyi tamamlayın: My phone ____ every month.

Cevabı göster

gets slower

And your final triphthong today is /ɔɪə/

4:19

Ve bugünkü son triphthong'unuz /ɔɪə/

This is a combination of /ɔɪ/ and /ə/

4:23

Bu, /ɔɪ/ ve /ə/ seslerinin birleşimidir.

/ɔɪə/ as in lawyer,

4:27

lawyer kelimesindeki gibi /ɔɪə/,

loyal,

4:30

loyal,

royal,

4:32

royal,

joyous,

4:34

joyous,

employer.

4:37

employer.

She's a lawyer.

4:39

O bir avukat.

My dog is loyal.

4:41

Köpeğim sadıktır.

I'm going to visit the Royal Palace. Kültür

4:44

Kraliyet Sarayı'nı ziyaret edeceğim.

Kültür

Royal Palace: bir yer adının parçası olarak royal

Royal, bir kral, kraliçe, hükümdar veya kraliyet ailesiyle bağlantılı demektir. Royal Palace ifadesinde sarayın böyle bir kraliyet bağlantısına sahip olduğunu belirtir; yalnızca pahalı veya gösterişli anlamına gelmez. Büyük harfler, Royal Palace ifadesinin burada belirli bir yerin adı veya resmî nitelikteki unvanı olarak kullanıldığını gösterir. Cümlede konuşmacının ziyaret etmeyi planladığı yerdir.

Alıştırma

the Royal Palace ifadesinde büyük harfle yazılan Royal en güçlü olarak neyi gösterir?

  1. Sarayın herhangi bir sıradan aileye ait olduğunu gösterir.
  2. Bir yer adının parçasıdır ve sarayı bir hükümdar veya kraliyet ailesiyle ilişkilendirir.
  3. Yalnızca sarayın pahalı ve gösterişli olduğunu söyler.
Cevabı göster

Bir yer adının parçasıdır ve sarayı bir hükümdar veya kraliyet ailesiyle ilişkilendirir.

It was a joyous celebration. Kelime

4:48

Neşeli bir kutlamaydı.

Kelime

a joyous celebration: sevinç dolu bir kutlama

a joyous celebration ifadesinde joyous, “sevinç dolu” anlamına gelir. Yalnızca bir kişinin duygusunu değil, kutlamanın tamamındaki neşeli havayı anlatır. Joyous, happy sözcüğünden daha resmî ve edebîdir. Celebration ve occasion gibi özel etkinlikleri belirten isimlerle sık kullanılır.

Alıştırma

Sevinç dolu bir etkinliği resmî biçimde anlatan en doğal ifade hangisidir?

  1. a happy celebration
  2. a joyous person
  3. a joyous celebration
Cevabı göster

a joyous celebration

My employer is looking to hire more staff Kalıp ifadeler

4:51

İşverenim daha fazla personel işe almak istiyor,

Kalıp ifadeler

is looking to hire more staff: daha fazla personel işe almayı düşünüyor

is looking to hire ifadesinde be looking to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapmayı düşünmek, planlamak veya gerçekleştirmeye çalışmak anlamına gelir. Fiziksel olarak bir şeye bakmak demek değildir. Etkin bir niyet gösterir ancak işe alımın kesinlikle gerçekleşeceğini garanti etmez. Hire more staff, daha fazla çalışan işe almak demektir. Staff çalışanları bir grup olarak ifade eder; employer ise işe alımı yapan kişi veya kuruluştur.

Alıştırma

Cümleyi “işe almayı planlıyor veya istiyor” anlamına gelen be looking to yapısıyla tamamlayın: The clinic ____ two more nurses.

Cevabı göster

is looking to hire

or more staff.

4:55

veya daha fazla personel.

And that's it for your lesson on triphthongs today. Anlatım akışı

4:58

Ve bugünkü triphthong'lar dersimiz bu kadar.

Anlatım akışı

that's it for your lesson on triphthongs ile dersi bitirme

That's it for + isim öbeği, adı geçen etkinliğin veya konunun bittiğini bildirir. Buradaki it belirli bir nesneyi göstermez; tüm dersi özetleyerek ifade eder. for your lesson on triphthongs bölümü, hangi kısmın sona erdiğini belirtir. Bu ifade, konuşmacının vedalaşmadan veya başka bir konuya geçmeden önce bir bölümü açıkça kapatmasını sağlar.

Alıştırma

Kapanış ifadesi That's it for ile cümleyi tamamlayın: We have finished all the activities. ____ today's lesson.

Cevabı göster

That's it for

I hope you have enjoyed it and learned something new. Ton ve niyet

5:01

Umarım keyif almışsınızdır ve yeni bir şeyler öğrenmişsinizdir.

Ton ve niyet

I hope you have enjoyed it and learned something new ile dostça kapanış

I hope you have enjoyed it and learned something new sıcak ve dostça bir kapanış cümlesidir. Konuşmacının, dinleyicilerin iyi bir deneyim yaşamış ve bilgi edinmiş olmasını dilediğini anlatır; bunların kesinlikle gerçekleştiğini iddia etmez. Enjoyed ve learned, have yardımcı fiilini paylaşan iki sıralı geçmiş zaman ortacıdır. Present perfect, şu anki noktadan yeni tamamlanmış deneyime bakar; it ise dersi veya videoyu ifade eder.

Alıştırma

Çevrim içi bir dersin sonunda, dinleyicilerin tamamladığı deneyimle ilgili bir dileği en iyi hangi cümle ifade eder?

  1. I hope you are ready to begin the class and learn something useful.
  2. You enjoyed the class and learned everything.
  3. I hope you have enjoyed the class and learned something useful.
Cevabı göster

I hope you have enjoyed the class and learned something useful.

Remember to download your free PDF of today's lesson notes. Ton ve niyet

5:04

Bugünkü ders notlarının ücretsiz PDF'ini indirmeyi unutmayın.

Ton ve niyet

Remember to download...: sıradaki eylemi hatırlatmak

Remember to + fiilin yalın hâli, birine hâlâ yapması gereken bir işi unutmamasını söyler. Buradaki Remember to download, dinleyiciyi sonraki adım olarak ders notlarının PDF'sini indirmeye yönlendirir. Bu yalnızca bir hatırlatmadır; dinleyicinin önceden unuttuğunu göstermez. Emir yapısı dinleyiciye doğrudan seslenir ve dikkati sıradaki eyleme çeker.

Alıştırma

Burada öğretilen iki sözcüklü ifadeyle hatırlatmayı tamamlayın: ____ bring your library book tomorrow.

Cevabı göster

Remember to

It includes extra activities to help you improve your English pronunciation Dilbilgisi

5:08

İngilizce telaffuzunuzu geliştirmenize

and to help you remember what you've learned in this lesson.

5:13

ve bu derste öğrendiklerinizi hatırlamanıza yardımcı olacak ekstra aktiviteler içerir.

Dilbilgisi

includes... to help... and to help...: paralel iki amaç

Bu cümlede It, ücretsiz PDF'yi ifade eder. includes extra activities, PDF'nin ne içerdiğini söyler; ardından gelen to help yapıları ise bu etkinliklerin neden eklendiğini açıklar. İki mastar grubu paraleldir: to help you improve... ve to help you remember.... to help ifadesinin tekrarlanması, uzun iki amacı izlemeyi kolaylaştırır ve ikisinin de extra activities hakkında bilgi verdiğini gösterir.

Alıştırma

Burada öğretilen tekrarlı paralel ifadeyle açıklamayı tamamlayın: The guide includes short quizzes ____ you review new words and ____ you check your progress.

Cevabı göster

to help · to help

Remember to give this video a like if you have enjoyed it Kalıp ifadeler

5:17

Eğer keyif aldıysanız bu videoyu beğenmeyi

Kalıp ifadeler

give this video a like: platformda beğeni bırakmak

Bir platformdaki bu eylem çağrısında give this video a like, “bu videonun Beğen düğmesine basmak” anlamına gelir. Kalıp give + online content + a like şeklindedir. Burada like, bir olumlu tepkiyi ifade eden sayılabilir bir isimdir; “hoşlanmak” anlamındaki fiil değildir. İfade, platformda basit bir işlem yapılmasını ister.

Alıştırma

“Give this photo a like” cümlesinde “a like” ne anlama gelir?

  1. Beğen düğmesine bir kez basmak
  2. Fotoğraftan hoşlanma duygusu
  3. Fotoğrafa fiziksel olarak verilen bir nesne
Cevabı göster

Beğen düğmesine bir kez basmak

and subscribe if you haven't yet. Ton ve niyet

5:20

ve henüz yapmadıysanız abone olmayı unutmayın.

Ton ve niyet

and subscribe if you haven't: koşullu rica ve eksiltme

And bu eylem çağrısını önceki çağrıya bağlar; subscribe ise emir kipindedir. If you haven't, isteği henüz abone olmayan kişilerle sınırlar. Tam biçim if you haven't subscribed şeklindedir. Subscribe az önce söylendiği için İngilizcede subscribed çıkarılabilir; buna eksiltme denir. Koşul, yalnızca hâlâ eyleme geçmesi gereken kişilere seslenerek isteği daha az ısrarcı hâle getirir.

Alıştırma

Subscribed sözcüğünü söylemeyen kısa biçimle cümleyi tamamlayın: Subscribe if you ____.

Cevabı göster

haven't

I'll see you in the next lesson. Kalıp ifadeler

5:22

Bir sonraki derste görüşmek üzere.

Kalıp ifadeler

Bir sonraki derste görüşürüz.

“I'll see you in the next lesson”, devam eden bir kurstaki derslerden biri biterken kullanılan samimi bir kapanış sözüdür. Hem şimdilik vedalaşır hem de bir sonraki derse işaret eder. Buradaki “see you”, mutlaka yüz yüze görüşmek anlamına gelmez. Bir öğretmen veya sunucu çevrim içi izleyicilere de bunu söyleyebilir; anlamı “bir sonraki derste yeniden buluşacağız”dır.

Alıştırma

Devam edecek bir kurstaki dersi doğal biçimde hangi cümle bitirir?

  1. I'll see you in the next lesson.
  2. I'll see you inside the next lesson.
  3. I'll look you in the next lesson.
Cevabı göster

I'll see you in the next lesson.

Bye-bye.

5:24

Hoşça kalın.

Oh, a little kiss.

5:25

Ah, küçük bir öpücük.

Nearly forgot. Ton ve niyet

5:26

Neredeyse unutuyordum.

Ton ve niyet

Neredeyse unutuyordum.

“Nearly forgot.” günlük konuşmada kullanılan, eksiltili bir ifadedir. Anlaşılan tam biçimi “I nearly forgot.” cümlesidir. Konuşan kişi bir şeyi aniden hatırladığında bu ifadeyi söyler ve ardından eksik kalan ayrıntıyı veya eylemi hızla ekler. “Nearly”, unutmanın gerçekleşmeye çok yaklaştığını ama gerçekleşmediğini anlatır: konuşan kişi zamanında hatırlamıştır.

Alıştırma

“Nearly forgot.” ifadesinin anlaşılan anlamını hangi tam cümle verir?

  1. I nearly forgot.
  2. I never forgot.
  3. Please forget it.
Cevabı göster

I nearly forgot.

Bye-bye.

5:28

Hoşça kalın.