Dövmeleri kalıcı yapan nedir? - Claudia Aguirre: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video, cilt sürekli yenilendiği hâlde dövme mürekkebinin neden görünür kaldığını açıklıyor. Pigmentin dermise ilerleyişini, deri ve bağışıklık hücrelerinin onu nasıl tuttuğunu ya da zamanla uzaklaştırdığını izliyor; lazerle silmenin neden mümkün fakat zor olduğunu anlatıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. dating back to 6000 BCE. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bir nesnenin, geleneğin veya buluntunun kökenini belirli bir döneme dayandırmayı öğrenin. Bu yapı özellikle tarih, arkeoloji ve biyografi anlatılarında zaman ve köken belirtmek için kullanışlıdır. 2. Every time — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: “Her ... olduğunda” anlamındaki zaman yan cümlesini tanıyıp kullanarak tekrarlanan bir tetikleyiciyi düzenli sonucuna bağlayın; biyolojik mekanizmaları, rutinleri ve yinelenen süreçleri açıklarken yararlanın. 3. Technically, yes. — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bir şey katı tanıma göre mümkün olsa da önemli sınırlamalar taşıdığında koşullu bir evet kullanın; burada dövme silinebilir, ancak bazı renkler daha zordur ve komplikasyonlar ortaya çıkabilir.
Bu derste
Tattoos have often been presented in popular media Dilbilgisi
0:06Dövmeler popüler medyada genellikle
have often been presented ... as: oluşturulmuş bir imgeyi anlatmak
have often been presented ... as yapısında have been presented, present perfect yapısının edilgen biçimidir: özne betimlenen taraftır ve often bu çerçevelemenin zaman içinde tekrarlandığını gösterir. As, özneye yüklenen imgeyi, rolü veya yorumu tanıtır. Burada presented as yalnızca “gösterilmiş” değil, “... olarak betimlenmiş, resmedilmiş veya çerçevelenmiş” anlamına gelir. be presented as + isim veya sıfat kalıbı, medya ya da başka konuşmacıların bir betimlemenin nesnel olarak doğru olduğunu ileri sürmeden izleyicinin bakışını nasıl şekillendirdiğini anlatmaya yardımcı olur.
Alıştırma
Cümleyi have often been presented as hedef ifadesinin tamamıyla tamamlayın: Online classes ____ an easy answer to every learning problem, but that image is misleading.
Cevabı göster
have often been presented as
marks of the dangerous and deviant: olumsuz bir toplumsal etiket
marks of ... ifadesi, dövmeleri belirli bir insan türüyle ilişkilendirilen işaretler olarak ele alır. the dangerous and deviant içindeki the + adjective yapısı, bu özelliklere sahip olduğu söylenen insanları topluca ifade eder; burada insanlar dangerous ve deviant etiketleri altında gruplanır. Deviant, kabul edilen toplumsal normlardan sapmak anlamına gelir ve olumsuz bir yargı taşır. different sözcüğünün tarafsız bir eş anlamlısı değildir. Cümle bir medya stereotipini aktarmakta, bu etiketi gerçek olarak onaylamamaktadır.
Alıştırma
Bu cümlede marks of the dangerous and deviant ne anlatıyor?
- Dövmeleri tehlikeli ve toplumsal normların dışında görülen kişilerle ilişkilendiren olumsuz bir stereotip.
- Yaratıcı insanlara yönelik tarafsız bir övgü.
- Dövmelerin fiziksel olarak tehlikeli nesneler olduğu iddiası.
Cevabı göster
Dövmeleri tehlikeli ve toplumsal normların dışında görülen kişilerle ilişkilendiren olumsuz bir stereotip.
styles come and go: geçici eğilimler
Buradaki styles come and go, tarzların ortaya çıktığını, bir süre popüler olduğunu ve sonra gözden düştüğünü ya da yerini başka tarzlara bıraktığını anlatır. Tarzlar fiziksel olarak hareket etmediği için come and go mecaz anlamdadır. Bu ifade, tarzları geçici veya değişken şeyler olarak gösterir. Genellikle kısa süreli bir eğilim ile daha kalıcı bir şeyi karşılaştırmak için kullanılır.
Alıştırma
Eğilimlerin popüler olup sonra kaybolduğunu belirten ifadeyle cümleyi tamamlayın: Fashion trends ____, but comfort always matters.
Cevabı göster
come and go
and their meaning has differed greatly across cultures, Kalıp ifadeler
0:17ve anlamları kültürler arasında büyük farklılıklar gösterirken,
has differed greatly across cultures: kültürler arasında büyük farklılık göstermiştir
has differed greatly across cultures ifadesinde differ, şeylerin aynı olmadığını; greatly ise aradaki farkın büyük olduğunu gösterir. Across cultures karşılaştırmanın kapsamını, yani birçok kültürü belirtir; kültürlerin içinden fiziksel olarak geçmek anlamına gelmez. Has differed, present perfect yapıdadır. Geçmişten bugüne kadar olan dönemi kapsar; çoğul özneyle have differed kullanılır.
Alıştırma
Anlamların farklı kültürlerde çok farklı olduğunu belirtmek için vurgulanan yapıyla cümleyi tamamlayın: The meanings have ____.
Cevabı göster
differed greatly across cultures
the practice is as old as civilization itself. Dilbilgisi
0:19bu uygulama medeniyetin kendisi kadar eskidir.
as old as civilization itself: son derece eski olmayı vurgulama
as + adjective + as kalıbı, iki şeyin bir özellik bakımından aynı derecede olduğunu belirtir. Burada as old as civilization itself, bu uygulamanın son derece uzun zamandır, neredeyse uygarlığın başlangıcından beri var olduğunu vurgular. itself sözcüğü civilization ifadesine geri döner ve karşılaştırma ölçütünü, yani “uygarlığın kendisini” güçlendirir; başka bir nesne anlatmaz. civilization çok büyük bir ölçüt olduğu için bu karşılaştırma kesin bir tarih vermekten çok güçlü bir retorik vurgu oluşturur.
Alıştırma
Cümleyi hedef karşılaştırma kalıbıyla tamamlayın: This question is ____ science itself.
Cevabı göster
as old as
dating back to 6000 BCE: tarihsel yaşı belirtme
dating back to 6000 BCE, bir şeyin yaşının veya kökeninin MÖ 6000'e kadar uzandığını belirten bir şimdiki zaman ortacı grubudur. Burada hemen önündeki Peruvian mummy ifadesinin yaşı hakkında bilgi verir; dating romantik bir buluşma anlamına gelmez. Temel ifade date back to + başlangıç zamanıdır. BCE, Before Common Era anlamına gelir ve Miladi Dönem'den önceki yılları gösterir.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadenin doğru biçimiyle tamamlayın: The stone bridge ____ the eighteenth century.
Cevabı göster
dates back to
But have you ever wondered how ... really works?: ana konuya geçiş
Cümlenin başındaki But, önceki arka plan bilgisinden ana soruya geçildiğini gösterir. Have you ever wondered ...? doğrudan izleyiciye seslenerek merak uyandırır; böylece açıklama, izleyicinin de aklına gelebilecek bir sorunun cevabı gibi sunulur. how tattooing really works bölümü, sıradaki kısmın açıklayacağı işleyişi belirtir. Burada works, “bir işte çalışmak” değil, “işlemek” veya “çalışmak” anlamındadır. Bu kalıp, konuşmacının girişten asıl açıklamaya geçtiğini fark etmeye yardımcı olur.
Alıştırma
Açıklayıcı bir içerikte “But have you ever wondered how tattooing really works?” cümlesinin temel işlevi nedir?
- Başka bir tarihî bilgi ekler.
- Arka plan bilgisinden açıklanacak işleyişe geçer.
- Son cevabı verir.
Cevabı göster
Arka plan bilgisinden açıklanacak işleyişe geçer.
shed our skin: deri hücrelerinin doğal olarak dökülmesi
we shed our skin ifadesinde shed, “vücut yüzeyindeki bir maddenin doğal olarak kaybedilmesi” anlamına gelir. İnsanlar sürekli olarak çok küçük ölü deri hücreleri kaybeder; cümle, derinin tamamının tek parça hâlinde bir anda çıktığı anlamına gelmez. Shed fiilinin ardından doğrudan kaybedilen şey gelir: shed skin, shed hair, shed fur veya shed feathers. Bu biyolojik kullanımda geniş zaman, normal ve tekrarlanan bir süreci anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede shed, we shed our skin ifadesindekiyle aynı doğal dökülme anlamında kullanılmıştır?
- Many birds shed old feathers after the breeding season.
- She peeled the label off the jar.
- He threw away his old coat.
Cevabı göster
Many birds shed old feathers after the breeding season.
losing about 30 to 40,000 skin cells per hour.
0:40saatte yaklaşık 30 ila 40.000 cilt hücresi kaybederiz.
how come + düz cümle dizilişi
How come, “neden” diye sormanın günlük ve samimi bir yoludur. Bu cümlede dövmenin dökülen deriyle birlikte neden kaybolmadığını sorar ve merak ya da hafif şaşkınlık ifade eder. How come sonrasında düz cümle dizilişi, yani özne + fiil kullanılır. How come the tattoo doesn't ...? denir; How come doesn't the tattoo ...? denmez.
Alıştırma
Hangi cümlede how come sonrasında olağan sözcük dizilişi kullanılmıştır?
- How come the colors stay bright?
- How come do the colors stay bright?
Cevabı göster
How come the colors stay bright?
gradually flake ... off: yavaş yavaş pul pul dökülmek
gradually flake off ifadesinde flake off, bir yüzeyden küçük ve ince parçalar hâlinde ayrılmak anlamına gelen bir öbek fiildir. off, yüzeyden ayrılma anlamını tamamlar; bu nedenle vurgulanan gradually flake bölümü daha sonra gelen off ile birlikte anlaşılmalıdır. Gradually, değişimin bir anda değil, yavaş yavaş gerçekleştiğini gösterir.
Alıştırma
Cümleyi flake ile kurulan hedef öbek fiille tamamlayın: The dry paint broke into small pieces and began to ____ the wall.
Cevabı göster
flake off
off along with them?: along with ifadesinin eşlik anlamını kavrama
Burada off, önceki flake ile birlikte flake off öbek fiilini oluşturur; bu fiil “küçük parçalar hâlinde dökülmek” demektir. Along with them, “onlarla birlikte” anlamına gelir; them, daha önce sözü edilen deri hücrelerini gösterir. Bu ifade aynı anda gerçekleşmesi düşünülen iki süreci bağlar: hücrelerin dökülmesi ve dövmenin de onlarla birlikte çıkması. Buradaki along with eşlik bildirir; bir yol boyunca hareket etmeyi anlatmaz.
Alıştırma
Eşlik bildirmek için along with kullanarak cümleyi tamamlayın: The charger was packed ____ the laptop.
Cevabı göster
along with
The simple answer is that: kısa ve öz bir açıklamayı başlatmak
The simple answer is that bir yönlendirme ifadesidir: dinleyiciye kısa ve öz bir açıklamanın geleceğini bildirir. Asıl cevap that’ten sonraki yan cümlede yer alır. Simple, konunun kendisini değil, açıklamanın sadeleştirilmiş biçimini niteler. Konuşan kişi, anlaşılması kolay bu ilk cevaptan sonra daha fazla ayrıntı verebilir.
Alıştırma
Kısa ve öz bir açıklamaya başlamak için dersteki kalıbı kullanın: ____ the filter is clogged.
Cevabı göster
The simple answer is that
involves getting pigment: involve + gerund
involves getting ifadesinde involve + gerund (-ing biçimi) yapısı kullanılır. getting pigment deeper into the skin gerund öbeği, dövme sürecinin parçası olan bir eylemi belirtir. Bir etkinliğin, sürecin veya sorumluluğun hangi eylemi içerdiğini açıklamak için involve + -ing kullanılır.
Alıştırma
Parantez içindeki fiilin doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: The science project involves ____ the temperature every hour. (record)
Cevabı göster
recording
deeper into the skin than: derinlik karşılaştırması
deeper into the skin than ... iki konumu derinlik bakımından karşılaştırır. deeper, deep sözcüğünün karşılaştırma biçimidir; into içe doğru yönü gösterir; than ise karşılaştırma noktası olan the outermost layer that gets shed ifadesini getirir. Pigment, bu dış katmandan daha içeride bir konuma yerleştirilir. Bu, hangi olayın önce gerçekleştiğiyle ilgili değil, mekânsal bir karşılaştırmadır.
Alıştırma
Hangi cümle iki kök grubunun toprağın içinde ne kadar derine büyüdüğünü doğru biçimde karşılaştırır?
- The tree roots grow deeper into the soil than the grass roots.
- The tree roots grow deep into the soil than the grass roots.
- The tree roots grow deeper into the soil then the grass roots.
Cevabı göster
The tree roots grow deeper into the soil than the grass roots.
different cultures have used various methods Kalıp ifadeler
1:00farklı kültürler bunu başarmak için
Geniş bir tarihsel zaman çerçevesi olarak Throughout history
Throughout history, ifadenin tamamını geçmişin birçok dönemini kapsayan geniş bir zaman çerçevesine yerleştirir. Cümlenin başında kullanıldığında, anlatılanın belirli bir tarihteki olay değil, tarihsel bir genel bakış olarak anlaşılması gerektiğini gösterir. Throughout tüm zaman aralığı boyunca anlamını taşır. Ancak bu tür bir genelleme, aynı şeyin her an gerçekleştiğini ileri sürmez. Söz konusu örüntünün tarih boyunca farklı dönemlerde tekrar tekrar görüldüğünü belirtir.
Alıştırma
Cümleyi “geçmişin birçok dönemi boyunca” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: ____, people have shared stories in many different ways.
Cevabı göster
Throughout history
various methods to accomplish this: bir hedefe ulaşmanın çeşitli yolları
Various birkaç farklı anlamına gelir; bu nedenle various methods birden fazla yol olduğunu gösterir. to accomplish this mastar öbeği yöntemlerin amacını belirtir: Bunlar, daha önce sözü edilen sonucu elde etmeye yönelik yöntemlerdir. Buradaki this, pigmentin derinin daha derin kısmına yerleştirilmesini ifade eder. Accomplish geçişli bir fiildir; bu yüzden accomplish this veya accomplish a task örneklerinde olduğu gibi hedefi doğrudan nesne olarak alır. do this ifadesine göre hedefe ulaşmayı daha çok vurgular ve biraz daha resmîdir.
Alıştırma
Hangi cümle ekibin hedefine ulaşmak için birkaç yolu denediğini doğru biçimde ifade eder?
- The team tested various methods to accomplish to this goal.
- The team tested various methods for accomplish this goal.
- The team tested various methods to accomplish this goal.
Cevabı göster
The team tested various methods to accomplish this goal.
was modeled after Thomas Edison's engraving machine Kalıp ifadeler
1:06Thomas Edison'un gravür makinesinden modellenmiş
was modeled after: daha eski bir tasarımı model aldı
was modeled after ifadesinde be modeled after, bir şeyin başka bir şey örnek alınarak tasarlanması anlamına gelir. Özne daha yeni olan tasarımdır; after'dan sonraki isim ise daha eski modeli belirtir. Burada ifade, dövme makinesinin tasarımının kaynağını açıklar. Model, tasarıma biçim vermekle ilgili bir fiildir; manken olarak çalışmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Antik bir tapınağın müzenin tasarımına model olduğunu doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The museum modeled after an ancient temple.
- The museum was modeled after an ancient temple.
- The museum was modeled on after an ancient temple.
Cevabı göster
The museum was modeled after an ancient temple.
ran on electricity: enerji kaynağı olarak elektrik kullanıyordu
ran on electricity ifadesinde run, 'çalışmak' anlamına gelir; run on ise bir makineye veya sisteme güç sağlayan enerji kaynağını belirtir. Bu ifade, makinenin elektrik kullanarak çalıştığını söyler. Burada run, 'koşmak' anlamına gelmez. Ran, run fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Günümüzde geçerli bir özellik için The device runs on electricity örneğindeki gibi runs on kullanılır. Baştaki and, bu bilgiyi önceki açıklamaya bağlar.
Alıştırma
Enerji kaynağını belirten standart run on yapısını tamamlayın: The backup generator uses diesel as fuel. It runs ____ diesel.
Cevabı göster
on
insert tiny needles loaded with dye into the skin Kalıp ifadeler
1:13boya yüklü küçük iğneleri cilde
loaded with dye ... into the skin: niteleyici ve yön
Bu cümlede loaded with dye, tiny needles ifadesini açıklar. İğnelerin boya taşıdığı veya boyayla dolu olduğu anlamına gelir; loaded burada yazılım yüklemeyi değil, fiziksel bir maddeyi anlatır. Yapı insert [tiny needles loaded with dye] [into the skin] şeklindedir. Into the skin, insert ... into ... yapısını tamamlar ve iğnelerin nereye girdiğini gösterir. Loaded with dye into tek bir kalıplaşmış ifade değildir.
Alıştırma
“The scientist placed a pipette loaded with liquid into the holder.” cümlesinin doğru yorumu hangisidir?
- Tutucu pipetlerle dolduruldu.
- Pipetin içinde sıvı vardı ve pipet tutucuya yerleştirildi.
- Sıvı tutucunun içine dolduruldu.
Cevabı göster
Pipetin içinde sıvı vardı ve pipet tutucuya yerleştirildi.
at a frequency of 50 to 3,000 times per minute. Kelime
1:17dakikada 50 ila 3.000 kez gibi bir frekansta batırır.
at a frequency of + zaman birimi başına tekrar sayısı
At a frequency of, teknik veya kesin açıklamalarda ölçülmüş bir tekrarlama sıklığını tanıtır. Ardından 50 to 3,000 times per minute örneğindeki gibi bir sayı ya da aralık ve birim gelir. Burada frequency, makinenin hareketinin bir zaman birimi içinde kaç kez tekrarlandığını anlatır. Bağlam bir radyo kanalı veya istasyon frekansı hakkında değildir.
Alıştırma
“The sensor records data at a frequency of 20 times per second” ne anlama gelir?
- Yirmi farklı radyo kanalı kullanır.
- Her saniye yirmi kez veri kaydeder.
- Toplam yirmi saniye boyunca veri kaydeder.
Cevabı göster
Her saniye yirmi kez veri kaydeder.
punch through: bir katmanı kuvvetle delip geçmek
Bu cümlede punch through, bir katmanı kuvvetle delip ötesine geçmek anlamına gelir. İğneler epidermise yalnızca dokunmaz; onu delip geçer. Through, bir yüzeyi veya engeli aşan hareketi tamamlar. Punch güçlü bir darbe hissi kattığı için bu ifade; iğnelerin, aletlerin veya başka nesnelerin bir malzemeyi delip geçmesini canlı biçimde anlatır.
Alıştırma
Bir aletin yüzeyi kuvvetle delip geçtiğini en açık biçimde hangi cümle anlatır?
- The drill rested against the metal panel.
- The drill moved beside the metal panel.
- The drill punched through the metal panel.
Cevabı göster
The drill punched through the metal panel.
allowing ink to seep deep into the dermis, Dilbilgisi
1:23mürekkebin dermisin derinliklerine sızmasını sağlar;
allowing ink to seep: -ing yan cümlesiyle sonuç eklemek
Allowing ink to seep, önceki eylemin sonucunu ekleyen bir -ing yan cümlesidir: iğneler dış katmandan geçtiği için mürekkep yavaşça daha derine sızabilir. Burada allow, izin vermek değil, mümkün kılmak anlamındadır. Kalıp allowing + nesne + to mastarı şeklindedir: allowing + ink + to seep. Bu kısa yapı, bir eylemin nasıl sonuca yol açtığını açıklarken yaygın olarak kullanılır.
Alıştırma
"The gate opened, allowing the crowd to enter," cümlesinde "allowing the crowd to enter" ne işe yarar?
- Kapının açılmasıyla mümkün hâle gelen bir sonucu ekler.
- Bir kişinin kalabalığa izin verdiğini söyler.
- Kapının açılmasıyla ilgisiz bir olayı başlatır.
Cevabı göster
Kapının açılmasıyla mümkün hâle gelen bir sonucu ekler.
is composed of: bir bütünü parçalarıyla açıklamak
is composed of yapısında özne bütünü, of sözcüğünden sonraki isim ise o bütünü oluşturan maddeyi, parçaları veya üyeleri belirtir. Kalıp be + composed + of şeklindedir; bu nedenle be özneye göre is composed of veya are composed of olur. Burada which bir ilgi cümleciğinin öznesidir ve is composed of collagen fibers ifadesi bu bütünü neyin oluşturduğunu açıklar. Bu ifade bilimsel ve resmî açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi compose fiilinin üç sözcüklü edilgen biçimiyle tamamlayın: The model ____ three sections.
Cevabı göster
is composed of
nerves, glands, blood vessels, and more.
1:29sinirler, bezler, kan damarları ve daha fazlasından oluşur.
Every time ...: tekrarlanan bir olayı sonucuna bağlamak
Every time ifadesinden sonra bir cümlecik geldiğinde, “her gerçekleştiğinde” anlamı verir. Every time + özne + fiil kalıbıyla tekrarlanan olayı tanıtır. Bu zaman cümleciği önce geldiğinde, ardından gelen ana cümle her seferinde ne olduğunu belirtir. Bu yapı düzenli bir tetiklenme ve sonuç ilişkisi gösterebilir, ancak ilk olayın ikinci olaya neden olduğunu tek başına kanıtlamaz.
Alıştırma
Hangi cümle, olay her tekrarlandığında aynı sonucun geldiğini göstermek için Every time kullanır?
- One time the timer beeped, and the players changed places.
- Every time the timer beeps, the players change places.
- The timer beeps only once before the players change places.
Cevabı göster
Every time the timer beeps, the players change places.
it causes a wound that alerts the body Kalıp ifadeler
1:35vücudu iltihaplanma sürecini başlatması için
wound that alerts the body to begin: alert + nesne + to'lu mastar
wound that alerts the body to begin ifadesinde that, wound sözcüğünü açıklayan bir ilgi cümleciği başlatır. Yara bir sinyal görevi görür; alert + nesne + to'lu mastar yapısı, bir durumun nesne tarafından fark edilmesini ve bir eylemin başlamasını ifade eder. Buradaki alert, ses veya gerçek bir alarm gerektirmez. Tıbbi ve teknik bağlamlarda bir değişiklik ya da sinyal; vücudu, sistemi veya kişiyi tepki vermesi için uyarabilir.
Alıştırma
Cümleyi alert fiilinin geçmiş biçimiyle tamamlayın: The warning light ____ the driver to check the engine.
Cevabı göster
alerted
inflammatory process: resmî bir tıp terimi
Inflammatory process, vücudun yaralanma, enfeksiyon veya tahriş sonrasında başlattığı bir dizi tepkiyi ifade eden resmî bir tıp ve biyoloji terimidir. Process, bu tepkinin tek bir olay olmadığını, birbiriyle bağlantılı birkaç aşamada geliştiğini vurgular. Bu cümlede inflammatory, iltihaplanmayla ilgili anlamındadır. Tıp dışındaki bağlamlarda görülen kışkırtıcı veya öfke uyandıran anlamına gelmez.
Alıştırma
Tıbbi bir açıklamada inflammatory process ne anlama gelir?
- Vücudun yaralanma veya tahrişe verdiği bir dizi tepki.
- İnsanları öfkelendirmek için hazırlanmış bir konuşma.
- Cilde renk ekleme yöntemi.
Cevabı göster
Vücudun yaralanma veya tahrişe verdiği bir dizi tepki.
cells to the wound site: hücrelerin yara bölgesine yönelmesi
calling immune system cells to the wound site ifadesinde immune system, cells sözcüğünün; wound ise site sözcüğünün ne tür olduğunu açıklar. wound site, vücutta yaranın bulunduğu yerdir. call + someone or something + to + place kalıbı, hücrelerin o hedefe çağrıldığını gösterir. Tıbbi ve bilimsel İngilizcede site çoğu zaman bir web sitesi değil, belirli bir fiziksel konum anlamına gelir.
Alıştırma
“calling immune system cells to the wound site” ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?
- Bağışıklık hücrelerini vücuttaki yaralı bölgeye çağırmak
- Bağışıklık hücrelerini yaralarla ilgili bir web sitesine göndermek
- Yaraya yeni bir bilimsel ad vermek
Cevabı göster
Bağışıklık hücrelerini vücuttaki yaralı bölgeye çağırmak
it is this very process that: vurgulu bir cleft yapısı
it is this very process that sözleri vurgulu bir cleft yapısı oluşturur: It is + odaklanan öğe + that + cümlenin geri kalanı. Bu yapı this very process ifadesini odağa alır ve dövmelerin kalıcı olmasının kesin nedeni olarak gösterir. Burada very, ‘son derece’ değil, ‘tam olarak bu’ veya ‘az önce sözü edilen’ anlamına gelir. Cleft yapısı dinleyicinin dikkatini temel açıklamaya yöneltir ve nedenin başka bir şey olduğu düşüncesini düzeltebilir.
Alıştırma
this small detail ifadesini vurgulayacak şekilde şimdiki zamandaki It is ... that cleft cümlesini tamamlayın: ____ prevents the door from closing.
Cevabı göster
It is this small detail that
First, specialized cells called macrophages Kelime
1:48İlk olarak, makrofaj adı verilen özelleşmiş hücreler,
specialized cells called macrophages: called ile adlandırma
specialized cells called macrophages ifadesinde called macrophages, that are called macrophages anlamındadır. cells sözcüğünden sonra gelir ve bu hücrelerin adını verir. Aktarılabilir kalıp isim + called + ad şeklindedir. Bilimsel açıklamalarda genellikle önce bir şeyin türü anlatılır, ardından teknik adı called ile tanıtılır.
Alıştırma
specialized cells called macrophages ifadesinde called ne işe yarar?
- called, macrophages sözcüğünü cümlenin öznesi yapar.
- called, hücreler için macrophages adını tanıtır.
- called, hücrelerin telefon görüşmesi yaptığı anlamına gelir.
Cevabı göster
called, hücreler için macrophages adını tanıtır.
to clean up the ...: bir girişimin amacını belirtme
in an attempt to clean up the inflammatory mess ifadesinde to clean up, yapılmaya çalışılan eylemi belirtir. İstilacı maddeyi yemenin amacını açıklar; ikinci bir ana eylem değildir. Clean up, bir dağınıklığı ortadan kaldırmak veya bir sorunu düzeltmek demektir. Burada mess mecazidir: dağınık bir odayı değil, iltihabın yol açtığı karmaşayı anlatır.
Alıştırma
Cümlede to clean up the inflammatory mess ne işe yarar?
- İstilacı maddeyi yemenin amacını belirtir.
- Bir istilacı madde türüne ad verir.
- Temizliğin başarılı olduğunu garanti eder.
Cevabı göster
İstilacı maddeyi yemenin amacını belirtir.
inflammatory mess: iltihabın etkilerini anlatan canlı bir karmaşa benzetmesi
Bu cümlede inflammatory, “iltihabın neden olduğu veya iltihapla bağlantılı” anlamındadır; mess ise gerçek kiri değil, ele alınması gereken karmaşık bir durumu anlatır. Clean up fiili bu görüntüyü genişletir: bağışıklık hücreleri, dağınık bir yeri temizliyormuş gibi betimlenir. Böylece karmaşık bir biyolojik süreci gözde canlandırmak kolaylaşır.
Alıştırma
Bu cümlede inflammatory mess ne anlama geliyor?
- Yerde duran gerçek çöpler
- İltihabı önleyen bir ilaç
- İltihabın neden olduğu ve ele alınması gereken karmaşık bir durum
Cevabı göster
İltihabın neden olduğu ve ele alınması gereken karmaşık bir durum
with a belly full of: içinde çok şey bulunan bir nesne için eğlenceli kişileştirme
Burada a belly full of dye gerçek bir mideyi anlatmaz. Hücreler, sanki bir şey yemişler gibi kişileştirilir ve ifade, içlerinde çok miktarda boya bulunduğu anlamına gelir. with + isim öbeği yapısı, hücrelerin geri taşınırken içinde bulunduğu durumu ekler: hücreler, boya içlerinde olduğu hâlde geri gider.
Alıştırma
Doğru mu yanlış mı? Hücreler with a belly full of dye durumunda geri taşınıyor diye anlatıldığında belly, hücrenin bir bölümünün gerçek anatomik adıdır.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
With no way to dispose of... ifadesiyle bir koşulu arka plan olarak sunmak
With no way to + fiilin yalın hâli, bir seçeneğin bulunmamasını ana cümledeki sonucun arka plan koşulu olarak sunar. Burada no way to dispose of the pigment, pigmenti kaldırmanın veya ondan kurtulmanın mümkün olmadığı anlamına gelir; bu yüzden boyalar görünmeye devam eder. Bu cümle başlangıcı, Because there is no way to ile başlayan tam bir neden yan cümlesinin daha kısa bir alternatifidir. Dispose of burada eksiksiz fiil öbeğidir ve bir şeyi ele almak, ortadan kaldırmak veya ondan kurtulmak anlamına gelir; onu düzenlemek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi hedef yapı With no way to ile tamamlayın: ____ reach the cabin by road, we continued on foot.
Cevabı göster
With no way to
remain visible through the skin: görünür durumun devamı
Remain + sıfat, “o durumda kalmaya devam etmek” anlamına gelir. Burada remain visible, boyaların görünmez hâle gelmediğini ve görünmeye devam ettiğini söyler. Through the skin, bunların nasıl görülebildiğini açıklar: gözlemci onları derinin ardından görebilir. Bu ifade, boyaların derinin bir tarafından diğer tarafına hareket ettiğini söylemez.
Alıştırma
Hangi cümle izin bir malzemenin ardından görünmeye devam ettiğini söylüyor?
- The mark became visible after the paint dried.
- The mark remained visible through the thin paint.
- The mark moved through the wet paint.
Cevabı göster
The mark remained visible through the thin paint.
matrix of: dokudaki destekleyici temel madde
Bu bilimsel ifadede matrix, bir dokuyu çevreleyen veya destekleyen temel maddeyi anlatır. of edatı bu matriksi dermisle ilişkilendirir; dolayısıyla matrix of the dermis, dermisin temel madde ortamı demektir, matematiksel bir matris veya film adı değildir. Gel-like bu matriksin dokusunu anlatır. Bir isme -like eklemek “ona benzer” anlamı verir; bu nedenle gel-like, jele benzer demektir, mutlaka jelden yapıldığı veya jelle tamamen aynı olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Burada gel-like matrix of the dermis ne anlama geliyor?
- Cildi ölçmek için kullanılan matematiksel bir tablo
- Saf jelle tamamen aynı olan bir madde
- Dermiste bulunan ve dokusu jele benzeyen destekleyici bir madde
Cevabı göster
Dermiste bulunan ve dokusu jele benzeyen destekleyici bir madde
engulfed by: bir hücre tarafından çevrelenip içeri alınmak
Engulfed by edilgen bir fiil öbeğidir. by sözcüğünden sonraki isim eylemi gerçekleştirir. Hücre biyolojisinde bir hücrenin bir şeyi çevreleyip içine alması anlamına gelir; bu nedenle burada eylemi yapan dermal hücrelerdir. Engulf, bilimsel bir açıklamada eat sözcüğünden daha resmî ve daha kesindir. Biyoloji dışında duman, alev veya sel suyuyla tamamen çevrelenmek ya da kaplanmak anlamına da gelebilir; bu cümlede hücresel anlam kullanılır.
Alıştırma
Bu nottaki “çevrelenip içeri alınmak” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The bacterium was ____ a white blood cell.
Cevabı göster
engulfed by
as the skin heals: değişen bir zaman arka planı
as the skin heals ifadesinde as bir zaman yan cümlesi başlatır. “Cilt iyileşirken” veya “iyileşme ilerledikçe” anlamına gelir; böylece bu yan cümle ana olay için değişen bir zaman arka planı oluşturur. Baştaki but, bu zaman arka planını önceki düşünceyle bir karşıtlığa bağlar. Buradaki as, as a doctor örneğindeki gibi “... olarak” anlamına gelmez.
Alıştırma
Birlikte ilerleyen iki kademeli değişimi göstermek için as kullanın: ____ the afternoon grew warmer, the snow softened.
Cevabı göster
As
are shed and replaced by: are yardımcı fiilini paylaşan iki edilgen eylem
are shed and replaced by iki edilgen eylemi bağlar. the damaged epidermal cells öznesi hem shed hem de replaced ile anlaşılır ve are yardımcı fiili ikisine de hizmet eder: are shed and are replaced by. Buradaki shed, hücrelerin doğal olarak dökülmesi anlamına gelir. replaced by new dye-free cells ifadesinde by, eski hücrelerin yerini alan yeni hücreleri tanıtır. Bu kısa eşgüdümlü yapı, süreç açıklamalarında yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümle iki edilgen eylemi tek bir yardımcı fiille doğru biçimde bağlar?
- Old filters are removed and replaced by clean ones.
- Old filters are removed and replace by clean ones.
- Old filters remove and are replaced by clean ones.
Cevabı göster
Old filters are removed and replaced by clean ones.
peeling off: bir yüzeyden soyulup ayrılmak
Burada peeling off, en üst katmanın altındaki yüzeyden yavaş yavaş ayrılması anlamına gelir. Peel, ince bir dış katmanın kalkmasını veya çıkarılmasını anlatır. Off parçacığı çok önemlidir: yüzeyden uzaklaşıp ayrılmayı gösterir. Aynı phrasal verb; deri, boya, etiket veya çıkartmaların yüzeyden ayrılmasını anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi peel off ifadesinin present continuous biçimiyle tamamlayın: The old label is ____ the jar.
Cevabı göster
peeling off
like a healing sunburn: soyulmayı gözde canlandırmayı kolaylaştıran bir benzetme
like a healing sunburn ifadesi, en üst katmanın soyulmasını tanıdık bir deneyimle karşılaştırarak açıklamayı düzenler: güneş yanığı iyileşirken deri pul pul dökülebilir veya soyulabilir. Böylece hayal edilmesi zor bir süreç somut bir görüntüye dönüşür. Like sınırlı bir benzetme kurar. Soyulmanın bu açıdan benzediğini söyler; alttaki sürecin kelimenin tam anlamıyla güneş yanığı olduğunu veya ikisinin aynı olduğunu söylemez.
Alıştırma
'like a healing sunburn' cümlede ne işe yarar?
- Soyulmaya güneş ışığının neden olduğunu açıklar.
- Soyulma sürecini tanıdık bir iyileşme deneyimiyle karşılaştırır.
- Sürecin tıbben güneş yanığıyla tamamen aynı olduğunu söyler.
Cevabı göster
Soyulma sürecini tanıdık bir iyileşme deneyimiyle karşılaştırır.
is not typically seen: genellikle gözlemlenmez
Is not typically seen, bir durumun veya olayın genellikle gözlemlenmediği anlamına gelir. Buradaki seen, yalnızca gözle bakmak değil, gerçek vakalarda rastlamak veya fark etmek demektir. Typically olağan durumu anlatır; bu nedenle ifade, nadir istisnalara hâlâ izin verir. Bu, durumun asla yaşanmadığını söyleyen kesin bir iddia değil, temkinli bir genellemedir.
Alıştırma
is not typically seen ifadesine en uygun yorum hangisidir?
- Genellikle gözlemlenmez, ancak istisnalar olabilir.
- İmkânsızdır ve hiçbir zaman yaşanmamıştır.
- Neredeyse her vakada gözlemlenir.
Cevabı göster
Genellikle gözlemlenmez, ancak istisnalar olabilir.
regeneration requires 2 to 4 weeks: require + süre
Regeneration requires 2 to 4 weeks ifadesinde regeneration öznedir ve requires, sürecin bu kadar zamana ihtiyaç duyduğu anlamına gelir. Bir kişinin iki ila dört haftalık süre talep ettiği anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp process or task + require + duration şeklindedir. Tamamlanmak için gereken süreyi belirtir ve resmî açıklamalarda yaygındır. Günlük İngilizcede yapı değiştirilerek take de sıkça kullanılabilir: Complete regeneration takes 2 to 4 weeks.
Alıştırma
Bu genel ifadeyi require fiilinin doğru geniş zaman biçimi ve three to six months süresiyle tamamlayın: Full recovery ____.
Cevabı göster
requires three to six months
during which excess sun exposure and swimming Dilbilgisi
2:43solmayı önlemek için bu süre zarfında aşırı güneşe maruz kalmaktan ve yüzmekten
during which: daha önce belirtilen döneme gönderme
During which, daha önce belirtilen bir dönem hakkında bilgi veren ilgi cümleciğini başlatır. Burada which, daha önce sözü edilen iki ila dört haftalık dönemi gösterir; during ise tavsiyenin bu süre içinde geçerli olduğunu belirtir. Which, sun exposure ifadesini göstermez. “Zaman dilimi + during which + cümlecik” yapısı, o dönemde gerçekleşen, izin verilen veya yapılması gereken bir şeyi tek ve kısa bir cümlede eklemeyi sağlar.
Alıştırma
Resmî cümleyi during + bir ilgi zamiriyle tamamlayın: The warranty lasts one year, ____ repairs are free.
Cevabı göster
during which
should be avoided to prevent...: edilgen tavsiye ve amaç
Should be avoided, “should + be + geçmiş zaman ortacı” yapısında edilgen bir tavsiyedir. Tavsiyeyi alan kişi yerine kaçınılması gereken etkinliklere odaklandığı için talimata daha nesnel bir ton verir. To prevent fading amaç bildiren bir mastardır. Tavsiyeye uymanın amacını gösterir: bu etkinliklerden kaçınmak solmayı durdurmayı veya azaltmayı hedefler; solmanın zaten gerçekleştiğini söylemez.
Alıştırma
Bakım talimatını avoid fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Direct contact with the sample should be ____ to prevent contamination.
Cevabı göster
avoided
remain in place: aynı konumda kalmaya devam etmek
Remain in place, aynı konumda kalmaya devam etmek demektir. Bu cümlede dermal hücreler yerlerinden ayrılmaz veya ortadan kaldırılmaz; zaten bulundukları yerde kalırlar. Place mutlaka adı olan belirli bir yer anlamına gelmez. Bu ifade, mevcut bir konumun veya durumun değişmeden sürmesini de anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi “ilk konumunda kalmaya devam etmek” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The protective cover must ____ while the machine is running.
Cevabı göster
remain in place
When they do: do önceki bir fiilin yerini tutar
When they do ifadesinde do, hemen önce sözü edilen fiil anlamının yerini tutan bir ikame fiildir. Önceki fiil die olduğundan bu ifade when they die anlamına gelir. Do kullanmak aynı fiili tekrarlamayı önler. Anlamak için do sözcüğünün hangi önceki eylem veya olayın yerini tuttuğuna bakın; burada do, bir şey yapmak anlamında yeni bir eylem eklemez.
Alıştırma
Fail fiilini tekrarlamayı önleyen ikame fiili kullanın: Some batteries fail early. When they ____, replace them safely.
Cevabı göster
do
taken up: hücreler veya malzemeler tarafından emilmek
Bu cümlede are taken up, bir şeyin emildiği veya başka hücrelerin içine alındığı anlamına gelir. are + taken up edilgen yapısı, emilen maddeyi özne konumuna getirir; emen tarafın belirtilmesi gerekmez. Bilimsel bağlamlarda take up, hücrelerin, köklerin, dokuların veya malzemelerin bir maddeyi içine almasını sıkça anlatır. Burada bu anlamı biyolojik bağlam belirler; bir etkinliğe başlamak veya yer kaplamak anlamları geçerli değildir.
Alıştırma
The material is taken up by the cells bilimsel cümlesinde taken up ne anlama gelir?
- yeni bir hobiye başlamak
- hücreler tarafından emilmek veya içeri alınmak
- bir alanı kaplamak
Cevabı göster
hücreler tarafından emilmek veya içeri alınmak
ink and all: mürekkep de dahil
ink and all ifadesindeki and all, adı geçen şeyin diğer her şeyle birlikte dahil edildiğini belirtir. Bu ifade, mürekkebin ayrılmadığını veya geride bırakılmadığını vurgular. Yeniden kullanılabilen kalıp isim öbeği + and all şeklindedir. İlgili, şaşırtıcı, rahatsız edici veya gözden kaçması kolay bir ayrıntının da dahil olduğunu vurgulamak için genellikle ana cümlenin arkasına eklenir.
Alıştırma
Kabloların da dahil olduğunu söylemek için isim öbeği + and all kalıbını kullan: He packed the whole computer setup, ____.
Cevabı göster
cables and all
stays where it is: aynı yerde kalmak
stays where it is ifadesinde stays “kalır”, where it is ise “şu anda bulunduğu yerde” anlamına gelir. Burada it, ink sözcüğünü gösterir; dolayısıyla tüm ifade mürekkebin konumundan uzaklaşmadığını anlatır. Where it is, where + özne + fiil biçimindeki bildirme cümlesi sırasını kullanan gömülü bir yer yan cümlesidir. stays sonrasında konumu belirtir; soru sormaz.
Alıştırma
Cümleyi “şu anki yerinde kalır” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The package is in the right spot, so make sure it ____.
Cevabı göster
stays where it is
But with time, tattoos do fade naturally Dilbilgisi
2:59Ancak vücut yabancı pigment parçacıklarına tepki verdikçe,
do fade: olumlu cümlede vurgulayıcı do
do fade yapısında do, vurgu yapan bir yardımcı fiildir. Tattoos fade naturally temel cümlesi zaten dilbilgisel olarak doğrudur; do eklemek gerçeği güçlendirir: dövmeler gerçekten solar. But ile gösterilen karşıtlıktan sonra bu vurgu, dövmelerin hiç değişmediği yönündeki olası beklentiyi düzeltir. do/does/did + fiilin yalın hâli kalıbı da olumlu bir ifadenin gerçekten doğru olduğunu vurgulayabilir.
Alıştırma
İlacın gerçekten yardımcı olduğunu vurgulamak için bir yardımcı fiil kullanarak cümleyi tamamlayın: The medicine tastes strange, but it ____ me sleep.
Cevabı göster
does help
as the body reacts to the alien pigment particles, Kelime
3:02onları bağışıklık sisteminin makrofajları tarafından taşınmaları için
alien pigment particles: vücuda yabancı anlamında alien
alien pigment particles ifadesinde alien, vücuda yabancı demektir: vücut bu parçacıkları kendisine ait olmayan bir madde olarak görür. Parçacıkların uzaydan geldiği anlamına gelmez. alien sıfatı, belirli bir vücudun, sistemin, yerin veya deneyimin parçası olmayan bir şeyi anlatabilir. Burada hangi anlamın kastedildiğini bilimsel bağlam gösterir.
Alıştırma
Bu bilimsel cümlede alien, pigment parçacıkları hakkında neyi belirtir?
- Alışılmadık bir renktedirler.
- Vücut onları yabancı madde olarak görür.
- Uzaydan gelirler.
Cevabı göster
Vücut onları yabancı madde olarak görür.
breaking them down to: parçalamak ve zamiri ortaya yerleştirmek
breaking them down ifadesinde break down, pigment parçacıklarını daha küçük veya daha basit parçalara ayırmak demektir. Them, pigment parçacıklarına gönderme yapar; down ise öbek fiilin bir parçasıdır ve aşağı yönde hareket bildirmez. Break down ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesnesi zamir olduğunda zamir break ile down arasına gelir: break them down denir, break down them denmez. Ardından gelen to be carried off, hedeflenen sonraki adımı gösterir: parçacıklar parçalandıktan sonra uzaklaştırılabilir.
Alıştırma
break down kullanın ve it zamirini doğru yere koyun: The job feels too big, so let's ____ into smaller steps.
Cevabı göster
break it down
carried off: bulunduğu yerden götürülmek
Carried off ifadesinde carry ‘taşımak veya götürmek’, off ise ilk konumdan uzaklaşmak anlamı katar. Burada parçalanmış tanecikler ortamdan uzaklaştırılır; off bir şeyin kapatıldığı anlamına gelmez. Edilgen be carried off kalıbı, dikkati taşınan taneciklerde tutar. Bu cümlede onları götürenler makrofajlardır. Bu ifade, bir kişinin, doğa gücünün veya vücuttaki bir sürecin bir maddeyi bulunduğu yerden uzaklaştırmasını anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi ‘bulunduğu yerden götürülmüş’ anlamındaki vurgulanan ifadeyle tamamlayın: After the storm, the broken branches were ____ by the floodwater.
Cevabı göster
carried off
Ultraviolet radiation can also contribute Kalıp ifadeler
3:10Ultraviyole radyasyon da bu pigmentin parçalanmasına
also contribute to this pigment breakdown: süreçteki başka bir etken olmak
Contribute to this pigment breakdown, ‘bu parçalanma sürecinin oluşmasına yardımcı olmak’ anlamına gelir. Contribute to, istenmeyen bir sonuç da dâhil olmak üzere, bir sonuçta payı olan etkeni anlatabilir; burada bağış yapmak anlamına gelmez. Also, ultraviyole ışınımı başka bir etken olarak eklerken can bu etkinin kesin değil, olası olduğunu gösterir. Bu ifade, ultraviyole ışınımın tek neden olduğunu söylemez.
Alıştırma
Hangi cümle, kötü drenajın sorunun bir etkeni olduğunu ancak mutlaka tek nedeni olmadığını söyler?
- Poor drainage is the only possible cause of the flooding.
- Poor drainage contributes to the flooding.
- Poor drainage is unrelated to the flooding.
Cevabı göster
Poor drainage contributes to the flooding.
though it can be mitigated: ödünleme bilgisi eklemek
Though bir ödünleme ilişkisi kurar: morötesi ışığın pigment bozulmasına yol açtığına ilişkin önceki bilgiyi kabul eder, ardından etkiyi sınırlayan bir bilgi ekler — bu etki daha az ciddi hâle getirilebilir. Bu yapı bilgileri dengeler: sorun gerçektir, ancak bir şey etkisini azaltabilir. Burada it, morötesi ışığın neden olduğu pigment bozulmasını ifade eder.
Alıştırma
Though it can be mitigated burada bilgiler arasında nasıl bir ilişki kuruyor?
- Etkileri azaltılabildiği için sorunun var olduğunu açıklar.
- Sorunun varlığını kabul ederken etkilerinin azaltılabileceğini ekler.
- Azaltmanın sorun başlamadan önce gerçekleştiğini söyler.
Cevabı göster
Sorunun varlığını kabul ederken etkilerinin azaltılabileceğini ekler.
be mitigated by the use of sunblock: bir önlemle etkiyi azaltmak
Be mitigated, mitigate fiilinin edilgen biçimidir ve “daha az ciddi hâle getirilmek” anlamına gelir. by ile başlayan bölüm, etkiyi azaltan önlemi belirtir: the use of sunblock. Mitigate, sorunun tamamen önlendiği veya ortadan kaldırıldığı anlamına gelmez. By the use of resmî ve isim ağırlıklı bir yapıdır; by using sunblock günlük İngilizcede aynı yöntemi daha doğrudan ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi mitigate fiilinin edilgen biçimi ve doğru edatla tamamlayın: The damage can ____ early action.
Cevabı göster
be mitigated by
But since the dermal cells are relatively stable, Anlatım akışı
3:17Ancak dermal hücreler nispeten kararlı olduklarından,
But since ... are relatively stable: since bir neden verir
Burada since, because gibi “çünkü” veya “-dığı için” anlamındadır. Dermal hücrelerin nispeten kararlı olmasını neden olarak sunar ve bu neden daha sonra belirtilen sonucu destekler. But önceki düşünceden farklı bir yöne geçildiğini gösterirken since bu nedeni gelecek sonuca bağlar. Başka cümlelere aktarılabilecek bilgi düzeni But since + neden, sonuç şeklindedir.
Alıştırma
But since the dermal cells are relatively stable ifadesinde since ne yapar?
- “O zamandan itibaren” gibi bir başlangıç zamanı belirtir.
- because gibi bir neden sunar.
- although gibi bir karşıtlık sunar.
Cevabı göster
because gibi bir neden sunar.
for a person's whole life: yaşam boyu sürenin tamamını belirtmek
for a person's whole life ifadesi bir süre belirtir ve mürekkebin ne kadar süre kalacağı sorusunu yanıtlar. Yapı for + zaman süresi şeklindedir. Whole, söz konusu olan yaşamın tamamını vurgular. Burada mürekkebin kişinin hayatının geri kalanı boyunca kalabileceği anlamına gelir; bir tarih veya başlangıç noktası belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi for + her whole life kullanarak tamamlayın: She may need this medicine ____.
Cevabı göster
for her whole life
But if tattoos are embedded in your skin for life,
3:24Ancak dövmeler cildinize ömür boyu gömülü kalıyorsa,
Is there any way to...?: Bir yöntem olup olmadığını sormak
Is there any way to + fiilin yalın biçimi...? bir hedefe ulaşmak için bir yöntem olup olmadığını sorar. Burada way “yöntem” anlamındadır ve to erase them ulaşılmak istenen hedefi belirtir. Bu kalıp yalnızca yeteneği sormak yerine olası bir yol veya çözüm bulmaya odaklanır. Genellikle sonucun mümkün olup olmadığı belirsizken kullanılır.
Alıştırma
Soruyu any + way kullanarak tamamlayın: Is there ____ to recover the deleted file?
Cevabı göster
any way
Technically, yes: Koşullu bir olumlu yanıt
Technically, yes sözcüğünün kapsamını daraltır: katı bir tanıma göre veya yalnızca teknik olarak mümkün olana bakıldığında cevap evettir. Burada, dövme silmenin ilke olarak mümkün olduğu anlamına gelir. Bu ifade çoğu zaman bir karşıtlığa zemin hazırlar: ardından gerçek maliyetler, zorluklar, riskler veya istisnalar gelebilir. Bu, koşullu bir evettir; işin kolay ya da tavsiye edilir olduğunu garanti etmez.
Alıştırma
Yargı: “Technically, yes.” genellikle önemli hiçbir sınırlama içermeyen coşkulu bir evet anlamına gelir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
a laser is used to penetrate: amaç bildiren be used to + fiil
a laser is used to penetrate ifadesinde is used edilgen yapıdadır: kullanılan şey lazerdir. to penetrate mastarı, aracın hangi amaçla kullanıldığını belirtir. Önce bir nesneyi, yöntemi veya malzemeyi tanıtıp ardından amacını açıklamak istediğinizde be used to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın. Burada odak, lazeri kullanan kişi değil lazerin işlevidir.
Alıştırma
Cümleyi tekil bir araç için gereken tam be used to biçimiyle tamamlayın: This scanner ____ detect cracks inside the pipe.
Cevabı göster
is used to
and blast apart underlying pigment colors Öbek fiiller
3:33ve çeşitli dalga boylarındaki alt pigment renklerini
blast apart: bir şeyi güçlü biçimde parçalara ayırmak
Blast apart, bir şeyi güçlü ve ani bir kuvvetle kırmak, parçalamak veya dağıtmak anlamına gelir. Blast eylemin gücünü, apart ise sonucu gösterir: malzeme artık bir arada değildir. Bu cümlede ifade, lazerin yüzeyin altındaki pigment üzerindeki etkisini anlatır. Yalnızca change veya separate demekten çok daha güçlü ve canlıdır.
Alıştırma
“The impact could blast apart the brittle shell,” cümlesinde blast apart ne anlama gelir?
- Onu güçlü bir kuvvetle ayrı parçalara ayırmak
- Yüzeyini yeni bir renge boyamak
- Onu tek parça hâlinde sıkıca tutmak
Cevabı göster
Onu güçlü bir kuvvetle ayrı parçalara ayırmak
black being the easiest to target: ek bilgi veren bağımsız ortaç yapısı
black being the easiest to target kısa bir ek bilgi verir: az önce söz edilen mürekkep renkleri arasında lazerle hedeflenmesi en kolay olan siyah mürekkeptir. Burada black, siyah mürekkep veya pigment anlamındadır. Kalıp isim + being + tümleç şeklindedir. Being, çekimsiz bir ortaçtır; yeni bir cümlenin temel fiili değildir. İfadenin tamamı önceki yan cümleye bağlıdır ve and black is the easiest to target şeklinde açılabilir.
Alıştırma
black being the easiest to target cümlede hangi görevi görür?
- Siyah mürekkebin var olmaya başladığı anlamına gelir.
- Siyah mürekkebin lazerle hedeflenmesi en kolay olduğu bilgisini ekler.
- Being temel fiil olacak şekilde yeni ve tam bir cümle kurar.
Cevabı göster
Siyah mürekkebin lazerle hedeflenmesi en kolay olduğu bilgisini ekler.
The laser beam breaks the ink globules Kalıp ifadeler
3:40Lazer ışını, mürekkep küreciklerini daha küçük parçacıklara ayırır,
into smaller particles that can then be cleared away Öbek fiiller
3:42bunlar daha sonra makrofajlar tarafından
breaks the ink globules into smaller particles: break A into B
breaks the ink globules into smaller particles ifadesinde break A into B kullanılır: bir işlem A'yı böler veya parçalar, B ise ortaya çıkan parçaları belirtir. Burada the ink globules A, smaller particles ise B'dir. Into, bir hedefe doğru hareketi değil, değişimin sonucunu gösterir. Bu kalıp, bir görev gibi soyut bir bütünü daha küçük parçalara ayırmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Eksik edatı yazarak break A into B kalıbını tamamlayın: The machine breaks old glass ____ tiny pieces.
Cevabı göster
into
be cleared away içindeki be cleared
Be cleared edilgen bir fiil öbeğidir: daha küçük parçacıklar eylemi yapmaz, eylemden etkilenir. can ile kullanıldığında yapı can + be + geçmiş zaman ortacı şeklindedir: can be cleared. Tam ifade olan be cleared away içinde away, bir şeyin bulunduğu yerden veya bir sistemden uzaklaştırılması anlamını ekler. Burada by, eylemi yapan makrofajları belirtirken parçacıklar vücuttan temizlenir.
Alıştırma
Cümleyi clear away ifadesinin edilgen biçimiyle tamamlayın: The broken glass must be ____ before anyone enters.
Cevabı göster
cleared away
But some color inks are harder to remove than others, Dilbilgisi
3:47Ancak bazı renkli mürekkeplerin çıkarılması diğerlerinden daha zordur
are harder to remove than others: zorluğu karşılaştırma
be + karşılaştırma sıfatı + to + fiil + than yapısı, bir eylemin ne kadar zor olduğunu karşılaştırır: bazı mürekkepleri çıkarmak diğer mürekkepleri çıkarmaktan daha zordur. Harder, çıkarma işleminin zorluğunu anlatır; mürekkeplerin fiziksel olarak daha sert olduğu anlamına gelmez. Others, tekrarı önlemek için other color inks yerine kullanılan bir zamirdir. Karşılaştırma farklı renkli mürekkepler arasındadır, farklı dövmeler arasında değildir.
Alıştırma
Karşılaştırmayı tamamlamak için hard ve remember sözcüklerinin doğru biçimlerini than ile birlikte kullanın: Some passwords are ____ others.
Cevabı göster
harder to remember than
there could be complications: olası bir tıbbi riski temkinli biçimde belirtme
There could be, komplikasyonların kesin değil, olası olduğunu anlatır. Could uyarıyı temkinli hâle getirir ve belirsizliğe yer bırakır; will çok daha kesin duyulurdu. Tıbbi veya tedaviyle ilgili bir bağlamda complications, bir işlem nedeniyle ya da iyileşme sırasında gelişebilecek ek sağlık sorunları, yani komplikasyonlar anlamına gelir. Baştaki and, bu riski az önce verilen bilgilere ekler.
Alıştırma
Doğru mu, yanlış mı? There could be complications, komplikasyonların kesinlikle gerçekleşeceğini söyler.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
For this reason: daha önce verilen nedeni sonucuna bağlama
For this reason, neden ile sonucu birbirine bağlayan bir ifadedir. This, daha önce verilmiş bir nedene veya nedenler grubuna gönderme yapar; ardından gelen sözler sonucu, kararı ya da varılan yargıyı belirtir. Bilgiyi şu sırayla düzenler: önce kanıt veya neden, sonra For this reason, ardından sonuç. Burada bir sonraki ifadenin daha önce sözü edilen silme zorluğu ve olası komplikasyonlardan kaynaklandığını gösterir.
Alıştırma
Örnekte For this reason ne işe yarar?
- Daha önceki nedenlere gönderme yapar ve bunların sonucunu açıklar.
- Neden belirtmeden yalnızca bir olayın diğerinden önce olduğunu gösterir.
- İlgisiz yeni bir konuya geçer.
Cevabı göster
Daha önceki nedenlere gönderme yapar ve bunların sonucunu açıklar.
more difficult than getting one: iki eylemin zorluğunu karşılaştırmak
More difficult than, zorluk derecesini karşılaştırmak için more + adjective + than kalıbını kullanır. İlk eylemin than'den sonraki eylemden daha zor olduğunu belirtir. Burada getting, ikinci eylemi adlandıran -ing biçimidir; one ise a tattoo yerine geçer. Bu yüzden getting one, belirsiz bir nesneyi almak değil, «dövme yaptırmak» demektir.
Alıştırma
Cümleyi difficult sözcüğünün karşılaştırma biçimiyle tamamlayın: Designing a poster is ____ printing one.
Cevabı göster
more difficult than
not impossible: olasılığı temkinli biçimde açık bırakmak
Not impossible, kelime anlamıyla impossible sözcüğünü olumsuzlar. Bu cümlede, eylemin zor olduğu düşüncesini korurken yine de yapılabileceğini temkinli biçimde belirtir. Kolay, olası veya kesin anlamına gelmez. Yalnızca bu sonucun tamamen dışlanamayacağını söyler.
Alıştırma
Yargılayın: Şu cümleyi okuyun: 'The task is difficult, but not impossible.' Konuşan kişi görevin kolay olacağını söylüyor.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
So a single tattoo may not truly last forever. Dilbilgisi
3:58Bu yüzden tek bir dövme gerçekten sonsuza kadar sürmeyebilir.
may not truly last forever: kalıcılığı temkinli biçimde sorgulamak
Burada may not, bir şeyin gerçekleşmeme veya doğru olmama ihtimalini belirtir; kesin bir tahmin değildir. Truly, last forever şeklindeki mutlak iddiayı sınırlar. Bu nedenle ifade, bir şeyin kalıcı olup olmadığını temkinli biçimde sorgular. Şüphe etmek için bir neden olduğunda ancak kesin konuşmaya yetecek kadar kanıt bulunmadığında may not ile bir fiil kullanılabilir. Olumsuz sonuç kesin değil, olası olarak sunulur.
Alıştırma
“The protection may not truly last forever” cümlesine en yakın anlam hangisidir?
- Korumanın kalıcı olmama ihtimali vardır.
- Korumanın kalıcı olacağı garanti edilmiştir.
- Koruma kesinlikle hemen işlevini yitirecektir.
Cevabı göster
Korumanın kalıcı olmama ihtimali vardır.
But tattoos have been around longer Kalıp ifadeler
4:01Ancak dövmeler var olan herhangi bir kültürden
have been around longer than any: bir şeyin var olduğu süreyi karşılaştırmak
Have been around ifadesinde around, fiziksel bir konumu değil “var olmayı” belirtir. Have been, geçmişteki bir başlangıcı günümüzde devam eden varoluşa bağlayan present perfect yapısıdır. Longer than any ... süreyi karşılaştırır: Dövmeler, karşılaştırma grubundaki her bir üyeden daha uzun süredir vardır. Farklı şeylerin ne kadar uzun süredir var olduğunu karşılaştırmak için have veya has been around longer than ... kullanın.
Alıştırma
Cümleyi be around yapısının present perfect biçimi ve longer than ile tamamlayın: This radio station ____ any other station in the region.
Cevabı göster
has been around longer than
that the art of tattooing is here to stay. Notlar
4:06dövme sanatının kalıcı olduğunu göstermektedir.
their continuing popularity means that: kanıttan sonuca
Bu cümlede their continuing popularity gözlemlenen gerçektir. means that, bu gerçeğin ne gösterdiğini veya bu gerçekten hangi sonucun çıkarılabileceğini açıklar. “İsim öbeği + means that + yan cümle” kalıbı, kanıtı onun gösterdiği anlamla birleştirir. Buradaki mean, “göstermek, anlamına gelmek” demektir; “niyet etmek” değildir.
Alıştırma
Bu cümlede means that ne işe yarıyor: The empty shelves mean that the store has sold out?
- Rafların bir şey yapmaya niyetli olduğunu söyler.
- Rafların sahibinin kim olduğunu belirtir.
- Gözlemlenen kanıtı bir sonuca bağlar.
Cevabı göster
Gözlemlenen kanıtı bir sonuca bağlar.
the art of tattooing: beceri gerektiren bir sanat olarak dövme
The art of tattooing, dövmeyi yalnızca tek bir dövme veya resim olarak değil, sanatsal bir zanaat ve beceri gerektiren bir uygulama olarak sunar. “the art of + isim veya -ing biçimi” kalıbı, bir etkinliğin gerektirdiği beceriyi, yaratıcılığı, bilgiyi veya geleneği vurgular. Çoğu zaman etkinliği daha saygın veya değerli bir çerçevede sunar.
Alıştırma
the art of tattooing ifadesinde art en çok neyi vurgular?
- Resimle ilgili bir okul dersi.
- Beceri ve yaratıcılık gerektiren bir uygulama olarak dövme.
- Bir sanatçının sahip olduğu tek bir dövme.
Cevabı göster
Beceri ve yaratıcılık gerektiren bir uygulama olarak dövme.
is here to stay: uzun süre kalıcı olmak
Is here to stay, be here to stay deyiminin bir biçimidir. Bir şeyin uzun süre var olmaya veya önemini korumaya devam etmesinin beklendiğini anlatır; here fiziksel bir yeri göstermez. Bu cümlede ifade, dövmenin geçici bir moda olmadığını kesin bir dille belirtir. Özne + be + here to stay kalıbını kullanın ve be fiilini özneye ve zamana göre değiştirin.
Alıştırma
Cümleyi be here to stay ifadesinin geniş zaman biçimiyle tamamlayın: This technology ____.
Cevabı göster
is here to stay