Dövmeleri kalıcı yapan nedir? - Claudia Aguirre: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
617 kelime 159 kel/dk

Video özeti: Video, cilt sürekli yenilendiği hâlde dövme mürekkebinin neden görünür kaldığını açıklıyor. Pigmentin dermise ilerleyişini, deri ve bağışıklık hücrelerinin onu nasıl tuttuğunu ya da zamanla uzaklaştırdığını izliyor; lazerle silmenin neden mümkün fakat zor olduğunu anlatıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. dating back to 6000 BCE. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bir nesnenin, geleneğin veya buluntunun kökenini belirli bir döneme dayandırmayı öğrenin. Bu yapı özellikle tarih, arkeoloji ve biyografi anlatılarında zaman ve köken belirtmek için kullanışlıdır. 2. Every time — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: “Her ... olduğunda” anlamındaki zaman yan cümlesini tanıyıp kullanarak tekrarlanan bir tetikleyiciyi düzenli sonucuna bağlayın; biyolojik mekanizmaları, rutinleri ve yinelenen süreçleri açıklarken yararlanın. 3. Technically, yes. — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bir şey katı tanıma göre mümkün olsa da önemli sınırlamalar taşıdığında koşullu bir evet kullanın; burada dövme silinebilir, ancak bazı renkler daha zordur ve komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

Bu derste

Tattoos have often been presented in popular media Dilbilgisi

0:06

Dövmeler popüler medyada genellikle

as either marks of the dangerous and deviant Kelime

0:09

ya tehlikeli ve sapkın olanın işaretleri olarak

or trendy youth fads.

0:12

ya da popüler gençlik hevesleri olarak sunulmuştur.

Dilbilgisi

have often been presented ... as: oluşturulmuş bir imgeyi anlatmak

have often been presented ... as yapısında have been presented, present perfect yapısının edilgen biçimidir: özne betimlenen taraftır ve often bu çerçevelemenin zaman içinde tekrarlandığını gösterir. As, özneye yüklenen imgeyi, rolü veya yorumu tanıtır. Burada presented as yalnızca “gösterilmiş” değil, “... olarak betimlenmiş, resmedilmiş veya çerçevelenmiş” anlamına gelir. be presented as + isim veya sıfat kalıbı, medya ya da başka konuşmacıların bir betimlemenin nesnel olarak doğru olduğunu ileri sürmeden izleyicinin bakışını nasıl şekillendirdiğini anlatmaya yardımcı olur.

Alıştırma

Cümleyi have often been presented as hedef ifadesinin tamamıyla tamamlayın: Online classes ____ an easy answer to every learning problem, but that image is misleading.

Cevabı göster

have often been presented as

Kelime

marks of the dangerous and deviant: olumsuz bir toplumsal etiket

marks of ... ifadesi, dövmeleri belirli bir insan türüyle ilişkilendirilen işaretler olarak ele alır. the dangerous and deviant içindeki the + adjective yapısı, bu özelliklere sahip olduğu söylenen insanları topluca ifade eder; burada insanlar dangerous ve deviant etiketleri altında gruplanır. Deviant, kabul edilen toplumsal normlardan sapmak anlamına gelir ve olumsuz bir yargı taşır. different sözcüğünün tarafsız bir eş anlamlısı değildir. Cümle bir medya stereotipini aktarmakta, bu etiketi gerçek olarak onaylamamaktadır.

Alıştırma

Bu cümlede marks of the dangerous and deviant ne anlatıyor?

  1. Dövmeleri tehlikeli ve toplumsal normların dışında görülen kişilerle ilişkilendiren olumsuz bir stereotip.
  2. Yaratıcı insanlara yönelik tarafsız bir övgü.
  3. Dövmelerin fiziksel olarak tehlikeli nesneler olduğu iddiası.
Cevabı göster

Dövmeleri tehlikeli ve toplumsal normların dışında görülen kişilerle ilişkilendiren olumsuz bir stereotip.

But while tattoo styles come and go Deyimler

0:14

Ancak dövme stilleri gelip geçerken

Deyimler

styles come and go: geçici eğilimler

Buradaki styles come and go, tarzların ortaya çıktığını, bir süre popüler olduğunu ve sonra gözden düştüğünü ya da yerini başka tarzlara bıraktığını anlatır. Tarzlar fiziksel olarak hareket etmediği için come and go mecaz anlamdadır. Bu ifade, tarzları geçici veya değişken şeyler olarak gösterir. Genellikle kısa süreli bir eğilim ile daha kalıcı bir şeyi karşılaştırmak için kullanılır.

Alıştırma

Eğilimlerin popüler olup sonra kaybolduğunu belirten ifadeyle cümleyi tamamlayın: Fashion trends ____, but comfort always matters.

Cevabı göster

come and go

and their meaning has differed greatly across cultures, Kalıp ifadeler

0:17

ve anlamları kültürler arasında büyük farklılıklar gösterirken,

Kalıp ifadeler

has differed greatly across cultures: kültürler arasında büyük farklılık göstermiştir

has differed greatly across cultures ifadesinde differ, şeylerin aynı olmadığını; greatly ise aradaki farkın büyük olduğunu gösterir. Across cultures karşılaştırmanın kapsamını, yani birçok kültürü belirtir; kültürlerin içinden fiziksel olarak geçmek anlamına gelmez. Has differed, present perfect yapıdadır. Geçmişten bugüne kadar olan dönemi kapsar; çoğul özneyle have differed kullanılır.

Alıştırma

Anlamların farklı kültürlerde çok farklı olduğunu belirtmek için vurgulanan yapıyla cümleyi tamamlayın: The meanings have ____.

Cevabı göster

differed greatly across cultures

the practice is as old as civilization itself. Dilbilgisi

0:19

bu uygulama medeniyetin kendisi kadar eskidir.

Dilbilgisi

as old as civilization itself: son derece eski olmayı vurgulama

as + adjective + as kalıbı, iki şeyin bir özellik bakımından aynı derecede olduğunu belirtir. Burada as old as civilization itself, bu uygulamanın son derece uzun zamandır, neredeyse uygarlığın başlangıcından beri var olduğunu vurgular. itself sözcüğü civilization ifadesine geri döner ve karşılaştırma ölçütünü, yani “uygarlığın kendisini” güçlendirir; başka bir nesne anlatmaz. civilization çok büyük bir ölçüt olduğu için bu karşılaştırma kesin bir tarih vermekten çok güçlü bir retorik vurgu oluşturur.

Alıştırma

Cümleyi hedef karşılaştırma kalıbıyla tamamlayın: This question is ____ science itself.

Cevabı göster

as old as

Decorative skin markings have been discovered

0:23

Dünyanın dört bir yanındaki insan kalıntılarında

in human remains all over the world

0:26

dekoratif cilt işaretleri keşfedilmiş olup,

with the oldest found on a Peruvian mummy

0:28

en eskisi MÖ 6000 yılına kadar uzanan

dating back to 6000 BCE. Kalıp ifadeler

0:31

Perulu bir mumyada bulunmuştur.

Kalıp ifadeler

dating back to 6000 BCE: tarihsel yaşı belirtme

dating back to 6000 BCE, bir şeyin yaşının veya kökeninin MÖ 6000'e kadar uzandığını belirten bir şimdiki zaman ortacı grubudur. Burada hemen önündeki Peruvian mummy ifadesinin yaşı hakkında bilgi verir; dating romantik bir buluşma anlamına gelmez. Temel ifade date back to + başlangıç zamanıdır. BCE, Before Common Era anlamına gelir ve Miladi Dönem'den önceki yılları gösterir.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadenin doğru biçimiyle tamamlayın: The stone bridge ____ the eighteenth century.

Cevabı göster

dates back to

But have you ever wondered Anlatım akışı

0:35

Ancak hiç merak ettiniz mi

how tattooing really works?

0:36

dövme yapmak gerçekten nasıl çalışır?

Anlatım akışı

But have you ever wondered how ... really works?: ana konuya geçiş

Cümlenin başındaki But, önceki arka plan bilgisinden ana soruya geçildiğini gösterir. Have you ever wondered ...? doğrudan izleyiciye seslenerek merak uyandırır; böylece açıklama, izleyicinin de aklına gelebilecek bir sorunun cevabı gibi sunulur. how tattooing really works bölümü, sıradaki kısmın açıklayacağı işleyişi belirtir. Burada works, “bir işte çalışmak” değil, “işlemek” veya “çalışmak” anlamındadır. Bu kalıp, konuşmacının girişten asıl açıklamaya geçtiğini fark etmeye yardımcı olur.

Alıştırma

Açıklayıcı bir içerikte “But have you ever wondered how tattooing really works?” cümlesinin temel işlevi nedir?

  1. Başka bir tarihî bilgi ekler.
  2. Arka plan bilgisinden açıklanacak işleyişe geçer.
  3. Son cevabı verir.
Cevabı göster

Arka plan bilgisinden açıklanacak işleyişe geçer.

You may know that we shed our skin, Kelime

0:38

Derimizi döktüğümüzü biliyor olabilirsiniz,

Kelime

shed our skin: deri hücrelerinin doğal olarak dökülmesi

we shed our skin ifadesinde shed, “vücut yüzeyindeki bir maddenin doğal olarak kaybedilmesi” anlamına gelir. İnsanlar sürekli olarak çok küçük ölü deri hücreleri kaybeder; cümle, derinin tamamının tek parça hâlinde bir anda çıktığı anlamına gelmez. Shed fiilinin ardından doğrudan kaybedilen şey gelir: shed skin, shed hair, shed fur veya shed feathers. Bu biyolojik kullanımda geniş zaman, normal ve tekrarlanan bir süreci anlatır.

Alıştırma

Hangi cümlede shed, we shed our skin ifadesindekiyle aynı doğal dökülme anlamında kullanılmıştır?

  1. Many birds shed old feathers after the breeding season.
  2. She peeled the label off the jar.
  3. He threw away his old coat.
Cevabı göster

Many birds shed old feathers after the breeding season.

losing about 30 to 40,000 skin cells per hour.

0:40

saatte yaklaşık 30 ila 40.000 cilt hücresi kaybederiz.

That's about a million per day.

0:44

Bu da günde yaklaşık bir milyon eder.

So how come the tattoo doesn't gradually flake off Notlar

0:47

Peki nasıl oluyor da dövme, yavaş yavaş onlarla birlikte

along with them?

0:49

dökülüp gitmiyor?

Kalıp ifadeler

how come + düz cümle dizilişi

How come, “neden” diye sormanın günlük ve samimi bir yoludur. Bu cümlede dövmenin dökülen deriyle birlikte neden kaybolmadığını sorar ve merak ya da hafif şaşkınlık ifade eder. How come sonrasında düz cümle dizilişi, yani özne + fiil kullanılır. How come the tattoo doesn't ...? denir; How come doesn't the tattoo ...? denmez.

Alıştırma

Hangi cümlede how come sonrasında olağan sözcük dizilişi kullanılmıştır?

  1. How come the colors stay bright?
  2. How come do the colors stay bright?
Cevabı göster

How come the colors stay bright?

Öbek fiiller

gradually flake ... off: yavaş yavaş pul pul dökülmek

gradually flake off ifadesinde flake off, bir yüzeyden küçük ve ince parçalar hâlinde ayrılmak anlamına gelen bir öbek fiildir. off, yüzeyden ayrılma anlamını tamamlar; bu nedenle vurgulanan gradually flake bölümü daha sonra gelen off ile birlikte anlaşılmalıdır. Gradually, değişimin bir anda değil, yavaş yavaş gerçekleştiğini gösterir.

Alıştırma

Cümleyi flake ile kurulan hedef öbek fiille tamamlayın: The dry paint broke into small pieces and began to ____ the wall.

Cevabı göster

flake off

Kalıp ifadeler

off along with them?: along with ifadesinin eşlik anlamını kavrama

Burada off, önceki flake ile birlikte flake off öbek fiilini oluşturur; bu fiil “küçük parçalar hâlinde dökülmek” demektir. Along with them, “onlarla birlikte” anlamına gelir; them, daha önce sözü edilen deri hücrelerini gösterir. Bu ifade aynı anda gerçekleşmesi düşünülen iki süreci bağlar: hücrelerin dökülmesi ve dövmenin de onlarla birlikte çıkması. Buradaki along with eşlik bildirir; bir yol boyunca hareket etmeyi anlatmaz.

Alıştırma

Eşlik bildirmek için along with kullanarak cümleyi tamamlayın: The charger was packed ____ the laptop.

Cevabı göster

along with

The simple answer is that tattooing involves Notlar

0:51

Basit cevap şudur: Dövme işlemi,

Anlatım akışı

The simple answer is that: kısa ve öz bir açıklamayı başlatmak

The simple answer is that bir yönlendirme ifadesidir: dinleyiciye kısa ve öz bir açıklamanın geleceğini bildirir. Asıl cevap that’ten sonraki yan cümlede yer alır. Simple, konunun kendisini değil, açıklamanın sadeleştirilmiş biçimini niteler. Konuşan kişi, anlaşılması kolay bu ilk cevaptan sonra daha fazla ayrıntı verebilir.

Alıştırma

Kısa ve öz bir açıklamaya başlamak için dersteki kalıbı kullanın: ____ the filter is clogged.

Cevabı göster

The simple answer is that

getting pigment deeper into the skin Dilbilgisi

0:53

pigmenti dökülen en dış katmandan

Dilbilgisi

involves getting pigment: involve + gerund

involves getting ifadesinde involve + gerund (-ing biçimi) yapısı kullanılır. getting pigment deeper into the skin gerund öbeği, dövme sürecinin parçası olan bir eylemi belirtir. Bir etkinliğin, sürecin veya sorumluluğun hangi eylemi içerdiğini açıklamak için involve + -ing kullanılır.

Alıştırma

Parantez içindeki fiilin doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: The science project involves ____ the temperature every hour. (record)

Cevabı göster

recording

than the outermost layer that gets shed.

0:56

daha derinlere yerleştirmeyi içerir.

Dilbilgisi

deeper into the skin than: derinlik karşılaştırması

deeper into the skin than ... iki konumu derinlik bakımından karşılaştırır. deeper, deep sözcüğünün karşılaştırma biçimidir; into içe doğru yönü gösterir; than ise karşılaştırma noktası olan the outermost layer that gets shed ifadesini getirir. Pigment, bu dış katmandan daha içeride bir konuma yerleştirilir. Bu, hangi olayın önce gerçekleştiğiyle ilgili değil, mekânsal bir karşılaştırmadır.

Alıştırma

Hangi cümle iki kök grubunun toprağın içinde ne kadar derine büyüdüğünü doğru biçimde karşılaştırır?

  1. The tree roots grow deeper into the soil than the grass roots.
  2. The tree roots grow deep into the soil than the grass roots.
  3. The tree roots grow deeper into the soil then the grass roots.
Cevabı göster

The tree roots grow deeper into the soil than the grass roots.

Throughout history, Anlatım akışı

0:59

Tarih boyunca,

different cultures have used various methods Kalıp ifadeler

1:00

farklı kültürler bunu başarmak için

to accomplish this.

1:02

çeşitli yöntemler kullanmışlardır.

Anlatım akışı

Geniş bir tarihsel zaman çerçevesi olarak Throughout history

Throughout history, ifadenin tamamını geçmişin birçok dönemini kapsayan geniş bir zaman çerçevesine yerleştirir. Cümlenin başında kullanıldığında, anlatılanın belirli bir tarihteki olay değil, tarihsel bir genel bakış olarak anlaşılması gerektiğini gösterir. Throughout tüm zaman aralığı boyunca anlamını taşır. Ancak bu tür bir genelleme, aynı şeyin her an gerçekleştiğini ileri sürmez. Söz konusu örüntünün tarih boyunca farklı dönemlerde tekrar tekrar görüldüğünü belirtir.

Alıştırma

Cümleyi “geçmişin birçok dönemi boyunca” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: ____, people have shared stories in many different ways.

Cevabı göster

Throughout history

Kalıp ifadeler

various methods to accomplish this: bir hedefe ulaşmanın çeşitli yolları

Various birkaç farklı anlamına gelir; bu nedenle various methods birden fazla yol olduğunu gösterir. to accomplish this mastar öbeği yöntemlerin amacını belirtir: Bunlar, daha önce sözü edilen sonucu elde etmeye yönelik yöntemlerdir. Buradaki this, pigmentin derinin daha derin kısmına yerleştirilmesini ifade eder. Accomplish geçişli bir fiildir; bu yüzden accomplish this veya accomplish a task örneklerinde olduğu gibi hedefi doğrudan nesne olarak alır. do this ifadesine göre hedefe ulaşmayı daha çok vurgular ve biraz daha resmîdir.

Alıştırma

Hangi cümle ekibin hedefine ulaşmak için birkaç yolu denediğini doğru biçimde ifade eder?

  1. The team tested various methods to accomplish to this goal.
  2. The team tested various methods for accomplish this goal.
  3. The team tested various methods to accomplish this goal.
Cevabı göster

The team tested various methods to accomplish this goal.

But the first modern tattooing machine

1:03

Ancak ilk modern dövme makinesi,

was modeled after Thomas Edison's engraving machine Kalıp ifadeler

1:06

Thomas Edison'un gravür makinesinden modellenmiş

Kalıp ifadeler

was modeled after: daha eski bir tasarımı model aldı

was modeled after ifadesinde be modeled after, bir şeyin başka bir şey örnek alınarak tasarlanması anlamına gelir. Özne daha yeni olan tasarımdır; after'dan sonraki isim ise daha eski modeli belirtir. Burada ifade, dövme makinesinin tasarımının kaynağını açıklar. Model, tasarıma biçim vermekle ilgili bir fiildir; manken olarak çalışmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Antik bir tapınağın müzenin tasarımına model olduğunu doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The museum modeled after an ancient temple.
  2. The museum was modeled after an ancient temple.
  3. The museum was modeled on after an ancient temple.
Cevabı göster

The museum was modeled after an ancient temple.

and ran on electricity. Kalıp ifadeler

1:09

ve elektrikle çalışıyordu.

Kalıp ifadeler

ran on electricity: enerji kaynağı olarak elektrik kullanıyordu

ran on electricity ifadesinde run, 'çalışmak' anlamına gelir; run on ise bir makineye veya sisteme güç sağlayan enerji kaynağını belirtir. Bu ifade, makinenin elektrik kullanarak çalıştığını söyler. Burada run, 'koşmak' anlamına gelmez. Ran, run fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Günümüzde geçerli bir özellik için The device runs on electricity örneğindeki gibi runs on kullanılır. Baştaki and, bu bilgiyi önceki açıklamaya bağlar.

Alıştırma

Enerji kaynağını belirten standart run on yapısını tamamlayın: The backup generator uses diesel as fuel. It runs ____ diesel.

Cevabı göster

on

Tattooing machines used today

1:11

Bugün kullanılan dövme makineleri,

insert tiny needles loaded with dye into the skin Kalıp ifadeler

1:13

boya yüklü küçük iğneleri cilde

Kalıp ifadeler

loaded with dye ... into the skin: niteleyici ve yön

Bu cümlede loaded with dye, tiny needles ifadesini açıklar. İğnelerin boya taşıdığı veya boyayla dolu olduğu anlamına gelir; loaded burada yazılım yüklemeyi değil, fiziksel bir maddeyi anlatır. Yapı insert [tiny needles loaded with dye] [into the skin] şeklindedir. Into the skin, insert ... into ... yapısını tamamlar ve iğnelerin nereye girdiğini gösterir. Loaded with dye into tek bir kalıplaşmış ifade değildir.

Alıştırma

“The scientist placed a pipette loaded with liquid into the holder.” cümlesinin doğru yorumu hangisidir?

  1. Tutucu pipetlerle dolduruldu.
  2. Pipetin içinde sıvı vardı ve pipet tutucuya yerleştirildi.
  3. Sıvı tutucunun içine dolduruldu.
Cevabı göster

Pipetin içinde sıvı vardı ve pipet tutucuya yerleştirildi.

at a frequency of 50 to 3,000 times per minute. Kelime

1:17

dakikada 50 ila 3.000 kez gibi bir frekansta batırır.

Kelime

at a frequency of + zaman birimi başına tekrar sayısı

At a frequency of, teknik veya kesin açıklamalarda ölçülmüş bir tekrarlama sıklığını tanıtır. Ardından 50 to 3,000 times per minute örneğindeki gibi bir sayı ya da aralık ve birim gelir. Burada frequency, makinenin hareketinin bir zaman birimi içinde kaç kez tekrarlandığını anlatır. Bağlam bir radyo kanalı veya istasyon frekansı hakkında değildir.

Alıştırma

“The sensor records data at a frequency of 20 times per second” ne anlama gelir?

  1. Yirmi farklı radyo kanalı kullanır.
  2. Her saniye yirmi kez veri kaydeder.
  3. Toplam yirmi saniye boyunca veri kaydeder.
Cevabı göster

Her saniye yirmi kez veri kaydeder.

The needles punch through the epidermis, Öbek fiiller

1:21

İğneler epidermisi delerek,

Öbek fiiller

punch through: bir katmanı kuvvetle delip geçmek

Bu cümlede punch through, bir katmanı kuvvetle delip ötesine geçmek anlamına gelir. İğneler epidermise yalnızca dokunmaz; onu delip geçer. Through, bir yüzeyi veya engeli aşan hareketi tamamlar. Punch güçlü bir darbe hissi kattığı için bu ifade; iğnelerin, aletlerin veya başka nesnelerin bir malzemeyi delip geçmesini canlı biçimde anlatır.

Alıştırma

Bir aletin yüzeyi kuvvetle delip geçtiğini en açık biçimde hangi cümle anlatır?

  1. The drill rested against the metal panel.
  2. The drill moved beside the metal panel.
  3. The drill punched through the metal panel.
Cevabı göster

The drill punched through the metal panel.

allowing ink to seep deep into the dermis, Dilbilgisi

1:23

mürekkebin dermisin derinliklerine sızmasını sağlar;

Dilbilgisi

allowing ink to seep: -ing yan cümlesiyle sonuç eklemek

Allowing ink to seep, önceki eylemin sonucunu ekleyen bir -ing yan cümlesidir: iğneler dış katmandan geçtiği için mürekkep yavaşça daha derine sızabilir. Burada allow, izin vermek değil, mümkün kılmak anlamındadır. Kalıp allowing + nesne + to mastarı şeklindedir: allowing + ink + to seep. Bu kısa yapı, bir eylemin nasıl sonuca yol açtığını açıklarken yaygın olarak kullanılır.

Alıştırma

"The gate opened, allowing the crowd to enter," cümlesinde "allowing the crowd to enter" ne işe yarar?

  1. Kapının açılmasıyla mümkün hâle gelen bir sonucu ekler.
  2. Bir kişinin kalabalığa izin verdiğini söyler.
  3. Kapının açılmasıyla ilgisiz bir olayı başlatır.
Cevabı göster

Kapının açılmasıyla mümkün hâle gelen bir sonucu ekler.

which is composed of collagen fibers, Kalıp ifadeler

1:26

bu katman kolajen lifleri,

Kalıp ifadeler

is composed of: bir bütünü parçalarıyla açıklamak

is composed of yapısında özne bütünü, of sözcüğünden sonraki isim ise o bütünü oluşturan maddeyi, parçaları veya üyeleri belirtir. Kalıp be + composed + of şeklindedir; bu nedenle be özneye göre is composed of veya are composed of olur. Burada which bir ilgi cümleciğinin öznesidir ve is composed of collagen fibers ifadesi bu bütünü neyin oluşturduğunu açıklar. Bu ifade bilimsel ve resmî açıklamalarda yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi compose fiilinin üç sözcüklü edilgen biçimiyle tamamlayın: The model ____ three sections.

Cevabı göster

is composed of

nerves, glands, blood vessels, and more.

1:29

sinirler, bezler, kan damarları ve daha fazlasından oluşur.

Every time a needle penetrates, Dilbilgisi

1:33

Bir iğnenin her nüfuz edişi,

Dilbilgisi

Every time ...: tekrarlanan bir olayı sonucuna bağlamak

Every time ifadesinden sonra bir cümlecik geldiğinde, “her gerçekleştiğinde” anlamı verir. Every time + özne + fiil kalıbıyla tekrarlanan olayı tanıtır. Bu zaman cümleciği önce geldiğinde, ardından gelen ana cümle her seferinde ne olduğunu belirtir. Bu yapı düzenli bir tetiklenme ve sonuç ilişkisi gösterebilir, ancak ilk olayın ikinci olaya neden olduğunu tek başına kanıtlamaz.

Alıştırma

Hangi cümle, olay her tekrarlandığında aynı sonucun geldiğini göstermek için Every time kullanır?

  1. One time the timer beeped, and the players changed places.
  2. Every time the timer beeps, the players change places.
  3. The timer beeps only once before the players change places.
Cevabı göster

Every time the timer beeps, the players change places.

it causes a wound that alerts the body Kalıp ifadeler

1:35

vücudu iltihaplanma sürecini başlatması için

to begin the inflammatory process, Kelime

1:37

uyaran bir yaraya neden olur

Kalıp ifadeler

wound that alerts the body to begin: alert + nesne + to'lu mastar

wound that alerts the body to begin ifadesinde that, wound sözcüğünü açıklayan bir ilgi cümleciği başlatır. Yara bir sinyal görevi görür; alert + nesne + to'lu mastar yapısı, bir durumun nesne tarafından fark edilmesini ve bir eylemin başlamasını ifade eder. Buradaki alert, ses veya gerçek bir alarm gerektirmez. Tıbbi ve teknik bağlamlarda bir değişiklik ya da sinyal; vücudu, sistemi veya kişiyi tepki vermesi için uyarabilir.

Alıştırma

Cümleyi alert fiilinin geçmiş biçimiyle tamamlayın: The warning light ____ the driver to check the engine.

Cevabı göster

alerted

Kelime

inflammatory process: resmî bir tıp terimi

Inflammatory process, vücudun yaralanma, enfeksiyon veya tahriş sonrasında başlattığı bir dizi tepkiyi ifade eden resmî bir tıp ve biyoloji terimidir. Process, bu tepkinin tek bir olay olmadığını, birbiriyle bağlantılı birkaç aşamada geliştiğini vurgular. Bu cümlede inflammatory, iltihaplanmayla ilgili anlamındadır. Tıp dışındaki bağlamlarda görülen kışkırtıcı veya öfke uyandıran anlamına gelmez.

Alıştırma

Tıbbi bir açıklamada inflammatory process ne anlama gelir?

  1. Vücudun yaralanma veya tahrişe verdiği bir dizi tepki.
  2. İnsanları öfkelendirmek için hazırlanmış bir konuşma.
  3. Cilde renk ekleme yöntemi.
Cevabı göster

Vücudun yaralanma veya tahrişe verdiği bir dizi tepki.

calling immune system cells to the wound site Kelime

1:39

ve bağışıklık sistemi hücrelerini yara bölgesine çağırarak

to begin repairing the skin.

1:42

cildi onarmaya başlamasını sağlar.

Kelime

cells to the wound site: hücrelerin yara bölgesine yönelmesi

calling immune system cells to the wound site ifadesinde immune system, cells sözcüğünün; wound ise site sözcüğünün ne tür olduğunu açıklar. wound site, vücutta yaranın bulunduğu yerdir. call + someone or something + to + place kalıbı, hücrelerin o hedefe çağrıldığını gösterir. Tıbbi ve bilimsel İngilizcede site çoğu zaman bir web sitesi değil, belirli bir fiziksel konum anlamına gelir.

Alıştırma

“calling immune system cells to the wound site” ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?

  1. Bağışıklık hücrelerini vücuttaki yaralı bölgeye çağırmak
  2. Bağışıklık hücrelerini yaralarla ilgili bir web sitesine göndermek
  3. Yaraya yeni bir bilimsel ad vermek
Cevabı göster

Bağışıklık hücrelerini vücuttaki yaralı bölgeye çağırmak

And it is this very process Dilbilgisi

1:44

Ve dövmeleri kalıcı yapan şey

that makes tattoos permanent.

1:46

tam olarak bu süreçtir.

Dilbilgisi

it is this very process that: vurgulu bir cleft yapısı

it is this very process that sözleri vurgulu bir cleft yapısı oluşturur: It is + odaklanan öğe + that + cümlenin geri kalanı. Bu yapı this very process ifadesini odağa alır ve dövmelerin kalıcı olmasının kesin nedeni olarak gösterir. Burada very, ‘son derece’ değil, ‘tam olarak bu’ veya ‘az önce sözü edilen’ anlamına gelir. Cleft yapısı dinleyicinin dikkatini temel açıklamaya yöneltir ve nedenin başka bir şey olduğu düşüncesini düzeltebilir.

Alıştırma

this small detail ifadesini vurgulayacak şekilde şimdiki zamandaki It is ... that cleft cümlesini tamamlayın: ____ prevents the door from closing.

Cevabı göster

It is this small detail that

First, specialized cells called macrophages Kelime

1:48

İlk olarak, makrofaj adı verilen özelleşmiş hücreler,

Kelime

specialized cells called macrophages: called ile adlandırma

specialized cells called macrophages ifadesinde called macrophages, that are called macrophages anlamındadır. cells sözcüğünden sonra gelir ve bu hücrelerin adını verir. Aktarılabilir kalıp isim + called + ad şeklindedir. Bilimsel açıklamalarda genellikle önce bir şeyin türü anlatılır, ardından teknik adı called ile tanıtılır.

Alıştırma

specialized cells called macrophages ifadesinde called ne işe yarar?

  1. called, macrophages sözcüğünü cümlenin öznesi yapar.
  2. called, hücreler için macrophages adını tanıtır.
  3. called, hücrelerin telefon görüşmesi yaptığı anlamına gelir.
Cevabı göster

called, hücreler için macrophages adını tanıtır.

eat the invading material in an attempt

1:52

iltihabi karmaşayı temizlemek amacıyla

to clean up the inflammatory mess. Notlar

1:54

istilacı materyali yerler.

Kalıp ifadeler

to clean up the ...: bir girişimin amacını belirtme

in an attempt to clean up the inflammatory mess ifadesinde to clean up, yapılmaya çalışılan eylemi belirtir. İstilacı maddeyi yemenin amacını açıklar; ikinci bir ana eylem değildir. Clean up, bir dağınıklığı ortadan kaldırmak veya bir sorunu düzeltmek demektir. Burada mess mecazidir: dağınık bir odayı değil, iltihabın yol açtığı karmaşayı anlatır.

Alıştırma

Cümlede to clean up the inflammatory mess ne işe yarar?

  1. İstilacı maddeyi yemenin amacını belirtir.
  2. Bir istilacı madde türüne ad verir.
  3. Temizliğin başarılı olduğunu garanti eder.
Cevabı göster

İstilacı maddeyi yemenin amacını belirtir.

Öbek fiiller

inflammatory mess: iltihabın etkilerini anlatan canlı bir karmaşa benzetmesi

Bu cümlede inflammatory, “iltihabın neden olduğu veya iltihapla bağlantılı” anlamındadır; mess ise gerçek kiri değil, ele alınması gereken karmaşık bir durumu anlatır. Clean up fiili bu görüntüyü genişletir: bağışıklık hücreleri, dağınık bir yeri temizliyormuş gibi betimlenir. Böylece karmaşık bir biyolojik süreci gözde canlandırmak kolaylaşır.

Alıştırma

Bu cümlede inflammatory mess ne anlama geliyor?

  1. Yerde duran gerçek çöpler
  2. İltihabı önleyen bir ilaç
  3. İltihabın neden olduğu ve ele alınması gereken karmaşık bir durum
Cevabı göster

İltihabın neden olduğu ve ele alınması gereken karmaşık bir durum

As these cells travel through the lymphatic system,

1:56

Bu hücreler lenfatik sistemden geçerken,

some of them are carried back

1:59

bazıları boyayla dolu bir karınla

with a belly full of dye into the lymph nodes, Deyimler

2:01

lenf düğümlerine geri taşınırken,

Deyimler

with a belly full of: içinde çok şey bulunan bir nesne için eğlenceli kişileştirme

Burada a belly full of dye gerçek bir mideyi anlatmaz. Hücreler, sanki bir şey yemişler gibi kişileştirilir ve ifade, içlerinde çok miktarda boya bulunduğu anlamına gelir. with + isim öbeği yapısı, hücrelerin geri taşınırken içinde bulunduğu durumu ekler: hücreler, boya içlerinde olduğu hâlde geri gider.

Alıştırma

Doğru mu yanlış mı? Hücreler with a belly full of dye durumunda geri taşınıyor diye anlatıldığında belly, hücrenin bir bölümünün gerçek anatomik adıdır.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

while others remain in the dermis.

2:03

diğerleri dermiste kalır.

With no way to dispose of the pigment, Dilbilgisi

2:06

Pigmenti atmanın hiçbir yolu olmadığından,

the dyes inside them remain visible Kalıp ifadeler

2:08

içlerindeki boyalar deri yoluyla

through the skin.

2:10

görünür halde kalır.

Dilbilgisi

With no way to dispose of... ifadesiyle bir koşulu arka plan olarak sunmak

With no way to + fiilin yalın hâli, bir seçeneğin bulunmamasını ana cümledeki sonucun arka plan koşulu olarak sunar. Burada no way to dispose of the pigment, pigmenti kaldırmanın veya ondan kurtulmanın mümkün olmadığı anlamına gelir; bu yüzden boyalar görünmeye devam eder. Bu cümle başlangıcı, Because there is no way to ile başlayan tam bir neden yan cümlesinin daha kısa bir alternatifidir. Dispose of burada eksiksiz fiil öbeğidir ve bir şeyi ele almak, ortadan kaldırmak veya ondan kurtulmak anlamına gelir; onu düzenlemek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi hedef yapı With no way to ile tamamlayın: ____ reach the cabin by road, we continued on foot.

Cevabı göster

With no way to

Kalıp ifadeler

remain visible through the skin: görünür durumun devamı

Remain + sıfat, “o durumda kalmaya devam etmek” anlamına gelir. Burada remain visible, boyaların görünmez hâle gelmediğini ve görünmeye devam ettiğini söyler. Through the skin, bunların nasıl görülebildiğini açıklar: gözlemci onları derinin ardından görebilir. Bu ifade, boyaların derinin bir tarafından diğer tarafına hareket ettiğini söylemez.

Alıştırma

Hangi cümle izin bir malzemenin ardından görünmeye devam ettiğini söylüyor?

  1. The mark became visible after the paint dried.
  2. The mark remained visible through the thin paint.
  3. The mark moved through the wet paint.
Cevabı göster

The mark remained visible through the thin paint.

Some of the ink particles are also suspended

2:12

Mürekkep parçacıklarının bazıları da dermisin

in the gel-like matrix of the dermis, Kelime

2:14

jel benzeri matrisinde asılı kalırken,

Kelime

matrix of: dokudaki destekleyici temel madde

Bu bilimsel ifadede matrix, bir dokuyu çevreleyen veya destekleyen temel maddeyi anlatır. of edatı bu matriksi dermisle ilişkilendirir; dolayısıyla matrix of the dermis, dermisin temel madde ortamı demektir, matematiksel bir matris veya film adı değildir. Gel-like bu matriksin dokusunu anlatır. Bir isme -like eklemek “ona benzer” anlamı verir; bu nedenle gel-like, jele benzer demektir, mutlaka jelden yapıldığı veya jelle tamamen aynı olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Burada gel-like matrix of the dermis ne anlama geliyor?

  1. Cildi ölçmek için kullanılan matematiksel bir tablo
  2. Saf jelle tamamen aynı olan bir madde
  3. Dermiste bulunan ve dokusu jele benzeyen destekleyici bir madde
Cevabı göster

Dermiste bulunan ve dokusu jele benzeyen destekleyici bir madde

while others are engulfed by dermal cells Kelime

2:17

diğerleri fibroblast adı verilen

called fibroblasts.

2:20

dermal hücreler tarafından yutulur.

Kelime

engulfed by: bir hücre tarafından çevrelenip içeri alınmak

Engulfed by edilgen bir fiil öbeğidir. by sözcüğünden sonraki isim eylemi gerçekleştirir. Hücre biyolojisinde bir hücrenin bir şeyi çevreleyip içine alması anlamına gelir; bu nedenle burada eylemi yapan dermal hücrelerdir. Engulf, bilimsel bir açıklamada eat sözcüğünden daha resmî ve daha kesindir. Biyoloji dışında duman, alev veya sel suyuyla tamamen çevrelenmek ya da kaplanmak anlamına da gelebilir; bu cümlede hücresel anlam kullanılır.

Alıştırma

Bu nottaki “çevrelenip içeri alınmak” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The bacterium was ____ a white blood cell.

Cevabı göster

engulfed by

Initially, ink is deposited

2:21

Başlangıçta mürekkep

into the epidermis as well.

2:23

epidermise de birikir.

But as the skin heals, Dilbilgisi

2:25

Ancak cilt iyileştikçe,

Dilbilgisi

as the skin heals: değişen bir zaman arka planı

as the skin heals ifadesinde as bir zaman yan cümlesi başlatır. “Cilt iyileşirken” veya “iyileşme ilerledikçe” anlamına gelir; böylece bu yan cümle ana olay için değişen bir zaman arka planı oluşturur. Baştaki but, bu zaman arka planını önceki düşünceyle bir karşıtlığa bağlar. Buradaki as, as a doctor örneğindeki gibi “... olarak” anlamına gelmez.

Alıştırma

Birlikte ilerleyen iki kademeli değişimi göstermek için as kullanın: ____ the afternoon grew warmer, the snow softened.

Cevabı göster

As

the damaged epidermal cells are shed Dilbilgisi

2:27

hasar gören epidermal hücreler dökülür

and replaced by new dye-free cells

2:29

ve yerini yeni boyasız hücrelere bırakırken,

Dilbilgisi

are shed and replaced by: are yardımcı fiilini paylaşan iki edilgen eylem

are shed and replaced by iki edilgen eylemi bağlar. the damaged epidermal cells öznesi hem shed hem de replaced ile anlaşılır ve are yardımcı fiili ikisine de hizmet eder: are shed and are replaced by. Buradaki shed, hücrelerin doğal olarak dökülmesi anlamına gelir. replaced by new dye-free cells ifadesinde by, eski hücrelerin yerini alan yeni hücreleri tanıtır. Bu kısa eşgüdümlü yapı, süreç açıklamalarında yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümle iki edilgen eylemi tek bir yardımcı fiille doğru biçimde bağlar?

  1. Old filters are removed and replaced by clean ones.
  2. Old filters are removed and replace by clean ones.
  3. Old filters remove and are replaced by clean ones.
Cevabı göster

Old filters are removed and replaced by clean ones.

with the topmost layer peeling off Öbek fiiller

2:32

en üst katman iyileşen bir güneş yanığı gibi

like a healing sunburn. Anlatım akışı

2:33

soyulur.

Öbek fiiller

peeling off: bir yüzeyden soyulup ayrılmak

Burada peeling off, en üst katmanın altındaki yüzeyden yavaş yavaş ayrılması anlamına gelir. Peel, ince bir dış katmanın kalkmasını veya çıkarılmasını anlatır. Off parçacığı çok önemlidir: yüzeyden uzaklaşıp ayrılmayı gösterir. Aynı phrasal verb; deri, boya, etiket veya çıkartmaların yüzeyden ayrılmasını anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi peel off ifadesinin present continuous biçimiyle tamamlayın: The old label is ____ the jar.

Cevabı göster

peeling off

Anlatım akışı

like a healing sunburn: soyulmayı gözde canlandırmayı kolaylaştıran bir benzetme

like a healing sunburn ifadesi, en üst katmanın soyulmasını tanıdık bir deneyimle karşılaştırarak açıklamayı düzenler: güneş yanığı iyileşirken deri pul pul dökülebilir veya soyulabilir. Böylece hayal edilmesi zor bir süreç somut bir görüntüye dönüşür. Like sınırlı bir benzetme kurar. Soyulmanın bu açıdan benzediğini söyler; alttaki sürecin kelimenin tam anlamıyla güneş yanığı olduğunu veya ikisinin aynı olduğunu söylemez.

Alıştırma

'like a healing sunburn' cümlede ne işe yarar?

  1. Soyulmaya güneş ışığının neden olduğunu açıklar.
  2. Soyulma sürecini tanıdık bir iyileşme deneyimiyle karşılaştırır.
  3. Sürecin tıbben güneş yanığıyla tamamen aynı olduğunu söyler.
Cevabı göster

Soyulma sürecini tanıdık bir iyileşme deneyimiyle karşılaştırır.

Blistering or crusting is not typically seen Kalıp ifadeler

2:35

Profesyonel dövmelerde

with professional tattoos

2:38

genellikle kabarma veya kabuklanma görülmez

Kalıp ifadeler

is not typically seen: genellikle gözlemlenmez

Is not typically seen, bir durumun veya olayın genellikle gözlemlenmediği anlamına gelir. Buradaki seen, yalnızca gözle bakmak değil, gerçek vakalarda rastlamak veya fark etmek demektir. Typically olağan durumu anlatır; bu nedenle ifade, nadir istisnalara hâlâ izin verir. Bu, durumun asla yaşanmadığını söyleyen kesin bir iddia değil, temkinli bir genellemedir.

Alıştırma

is not typically seen ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Genellikle gözlemlenmez, ancak istisnalar olabilir.
  2. İmkânsızdır ve hiçbir zaman yaşanmamıştır.
  3. Neredeyse her vakada gözlemlenir.
Cevabı göster

Genellikle gözlemlenmez, ancak istisnalar olabilir.

and complete epidermal regeneration Kalıp ifadeler

2:39

ve tam epidermal yenilenme

requires 2 to 4 weeks

2:41

2 ila 4 hafta gerektirir;

Kalıp ifadeler

regeneration requires 2 to 4 weeks: require + süre

Regeneration requires 2 to 4 weeks ifadesinde regeneration öznedir ve requires, sürecin bu kadar zamana ihtiyaç duyduğu anlamına gelir. Bir kişinin iki ila dört haftalık süre talep ettiği anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp process or task + require + duration şeklindedir. Tamamlanmak için gereken süreyi belirtir ve resmî açıklamalarda yaygındır. Günlük İngilizcede yapı değiştirilerek take de sıkça kullanılabilir: Complete regeneration takes 2 to 4 weeks.

Alıştırma

Bu genel ifadeyi require fiilinin doğru geniş zaman biçimi ve three to six months süresiyle tamamlayın: Full recovery ____.

Cevabı göster

requires three to six months

during which excess sun exposure and swimming Dilbilgisi

2:43

solmayı önlemek için bu süre zarfında aşırı güneşe maruz kalmaktan ve yüzmekten

should be avoided to prevent fading. Dilbilgisi

2:46

kaçınılmalıdır.

Dilbilgisi

during which: daha önce belirtilen döneme gönderme

During which, daha önce belirtilen bir dönem hakkında bilgi veren ilgi cümleciğini başlatır. Burada which, daha önce sözü edilen iki ila dört haftalık dönemi gösterir; during ise tavsiyenin bu süre içinde geçerli olduğunu belirtir. Which, sun exposure ifadesini göstermez. “Zaman dilimi + during which + cümlecik” yapısı, o dönemde gerçekleşen, izin verilen veya yapılması gereken bir şeyi tek ve kısa bir cümlede eklemeyi sağlar.

Alıştırma

Resmî cümleyi during + bir ilgi zamiriyle tamamlayın: The warranty lasts one year, ____ repairs are free.

Cevabı göster

during which

Dilbilgisi

should be avoided to prevent...: edilgen tavsiye ve amaç

Should be avoided, “should + be + geçmiş zaman ortacı” yapısında edilgen bir tavsiyedir. Tavsiyeyi alan kişi yerine kaçınılması gereken etkinliklere odaklandığı için talimata daha nesnel bir ton verir. To prevent fading amaç bildiren bir mastardır. Tavsiyeye uymanın amacını gösterir: bu etkinliklerden kaçınmak solmayı durdurmayı veya azaltmayı hedefler; solmanın zaten gerçekleştiğini söylemez.

Alıştırma

Bakım talimatını avoid fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Direct contact with the sample should be ____ to prevent contamination.

Cevabı göster

avoided

Dermal cells, however, remain in place Kalıp ifadeler

2:49

Dermal hücreler ise ölene kadar

Kalıp ifadeler

remain in place: aynı konumda kalmaya devam etmek

Remain in place, aynı konumda kalmaya devam etmek demektir. Bu cümlede dermal hücreler yerlerinden ayrılmaz veya ortadan kaldırılmaz; zaten bulundukları yerde kalırlar. Place mutlaka adı olan belirli bir yer anlamına gelmez. Bu ifade, mevcut bir konumun veya durumun değişmeden sürmesini de anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi “ilk konumunda kalmaya devam etmek” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The protective cover must ____ while the machine is running.

Cevabı göster

remain in place

until they die.

2:51

yerlerinde kalırlar.

When they do, Dilbilgisi

2:52

Öldüklerinde ise

Dilbilgisi

When they do: do önceki bir fiilin yerini tutar

When they do ifadesinde do, hemen önce sözü edilen fiil anlamının yerini tutan bir ikame fiildir. Önceki fiil die olduğundan bu ifade when they die anlamına gelir. Do kullanmak aynı fiili tekrarlamayı önler. Anlamak için do sözcüğünün hangi önceki eylem veya olayın yerini tuttuğuna bakın; burada do, bir şey yapmak anlamında yeni bir eylem eklemez.

Alıştırma

Fail fiilini tekrarlamayı önleyen ikame fiili kullanın: Some batteries fail early. When they ____, replace them safely.

Cevabı göster

do

they are taken up, ink and all, Notlar

2:53

yakındaki daha genç hücreler tarafından

Öbek fiiller

taken up: hücreler veya malzemeler tarafından emilmek

Bu cümlede are taken up, bir şeyin emildiği veya başka hücrelerin içine alındığı anlamına gelir. are + taken up edilgen yapısı, emilen maddeyi özne konumuna getirir; emen tarafın belirtilmesi gerekmez. Bilimsel bağlamlarda take up, hücrelerin, köklerin, dokuların veya malzemelerin bir maddeyi içine almasını sıkça anlatır. Burada bu anlamı biyolojik bağlam belirler; bir etkinliğe başlamak veya yer kaplamak anlamları geçerli değildir.

Alıştırma

The material is taken up by the cells bilimsel cümlesinde taken up ne anlama gelir?

  1. yeni bir hobiye başlamak
  2. hücreler tarafından emilmek veya içeri alınmak
  3. bir alanı kaplamak
Cevabı göster

hücreler tarafından emilmek veya içeri alınmak

Deyimler

ink and all: mürekkep de dahil

ink and all ifadesindeki and all, adı geçen şeyin diğer her şeyle birlikte dahil edildiğini belirtir. Bu ifade, mürekkebin ayrılmadığını veya geride bırakılmadığını vurgular. Yeniden kullanılabilen kalıp isim öbeği + and all şeklindedir. İlgili, şaşırtıcı, rahatsız edici veya gözden kaçması kolay bir ayrıntının da dahil olduğunu vurgulamak için genellikle ana cümlenin arkasına eklenir.

Alıştırma

Kabloların da dahil olduğunu söylemek için isim öbeği + and all kalıbını kullan: He packed the whole computer setup, ____.

Cevabı göster

cables and all

by younger cells nearby,

2:55

mürekkeple birlikte alınırlar,

so the ink stays where it is. Kalıp ifadeler

2:57

böylece mürekkep olduğu yerde kalır.

Kalıp ifadeler

stays where it is: aynı yerde kalmak

stays where it is ifadesinde stays “kalır”, where it is ise “şu anda bulunduğu yerde” anlamına gelir. Burada it, ink sözcüğünü gösterir; dolayısıyla tüm ifade mürekkebin konumundan uzaklaşmadığını anlatır. Where it is, where + özne + fiil biçimindeki bildirme cümlesi sırasını kullanan gömülü bir yer yan cümlesidir. stays sonrasında konumu belirtir; soru sormaz.

Alıştırma

Cümleyi “şu anki yerinde kalır” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The package is in the right spot, so make sure it ____.

Cevabı göster

stays where it is

But with time, tattoos do fade naturally Dilbilgisi

2:59

Ancak vücut yabancı pigment parçacıklarına tepki verdikçe,

Dilbilgisi

do fade: olumlu cümlede vurgulayıcı do

do fade yapısında do, vurgu yapan bir yardımcı fiildir. Tattoos fade naturally temel cümlesi zaten dilbilgisel olarak doğrudur; do eklemek gerçeği güçlendirir: dövmeler gerçekten solar. But ile gösterilen karşıtlıktan sonra bu vurgu, dövmelerin hiç değişmediği yönündeki olası beklentiyi düzeltir. do/does/did + fiilin yalın hâli kalıbı da olumlu bir ifadenin gerçekten doğru olduğunu vurgulayabilir.

Alıştırma

İlacın gerçekten yardımcı olduğunu vurgulamak için bir yardımcı fiil kullanarak cümleyi tamamlayın: The medicine tastes strange, but it ____ me sleep.

Cevabı göster

does help

as the body reacts to the alien pigment particles, Kelime

3:02

onları bağışıklık sisteminin makrofajları tarafından taşınmaları için

Kelime

alien pigment particles: vücuda yabancı anlamında alien

alien pigment particles ifadesinde alien, vücuda yabancı demektir: vücut bu parçacıkları kendisine ait olmayan bir madde olarak görür. Parçacıkların uzaydan geldiği anlamına gelmez. alien sıfatı, belirli bir vücudun, sistemin, yerin veya deneyimin parçası olmayan bir şeyi anlatabilir. Burada hangi anlamın kastedildiğini bilimsel bağlam gösterir.

Alıştırma

Bu bilimsel cümlede alien, pigment parçacıkları hakkında neyi belirtir?

  1. Alışılmadık bir renktedirler.
  2. Vücut onları yabancı madde olarak görür.
  3. Uzaydan gelirler.
Cevabı göster

Vücut onları yabancı madde olarak görür.

slowly breaking them down to be carried off Öbek fiiller

3:05

yavaşça parçaladığından,

Öbek fiiller

breaking them down to: parçalamak ve zamiri ortaya yerleştirmek

breaking them down ifadesinde break down, pigment parçacıklarını daha küçük veya daha basit parçalara ayırmak demektir. Them, pigment parçacıklarına gönderme yapar; down ise öbek fiilin bir parçasıdır ve aşağı yönde hareket bildirmez. Break down ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesnesi zamir olduğunda zamir break ile down arasına gelir: break them down denir, break down them denmez. Ardından gelen to be carried off, hedeflenen sonraki adımı gösterir: parçacıklar parçalandıktan sonra uzaklaştırılabilir.

Alıştırma

break down kullanın ve it zamirini doğru yere koyun: The job feels too big, so let's ____ into smaller steps.

Cevabı göster

break it down

by the immune system's macrophages.

3:07

zamanla dövmeler doğal olarak solar.

Öbek fiiller

carried off: bulunduğu yerden götürülmek

Carried off ifadesinde carry ‘taşımak veya götürmek’, off ise ilk konumdan uzaklaşmak anlamı katar. Burada parçalanmış tanecikler ortamdan uzaklaştırılır; off bir şeyin kapatıldığı anlamına gelmez. Edilgen be carried off kalıbı, dikkati taşınan taneciklerde tutar. Bu cümlede onları götürenler makrofajlardır. Bu ifade, bir kişinin, doğa gücünün veya vücuttaki bir sürecin bir maddeyi bulunduğu yerden uzaklaştırmasını anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi ‘bulunduğu yerden götürülmüş’ anlamındaki vurgulanan ifadeyle tamamlayın: After the storm, the broken branches were ____ by the floodwater.

Cevabı göster

carried off

Ultraviolet radiation can also contribute Kalıp ifadeler

3:10

Ultraviyole radyasyon da bu pigmentin parçalanmasına

to this pigment breakdown,

3:12

katkıda bulunabilir,

Kalıp ifadeler

also contribute to this pigment breakdown: süreçteki başka bir etken olmak

Contribute to this pigment breakdown, ‘bu parçalanma sürecinin oluşmasına yardımcı olmak’ anlamına gelir. Contribute to, istenmeyen bir sonuç da dâhil olmak üzere, bir sonuçta payı olan etkeni anlatabilir; burada bağış yapmak anlamına gelmez. Also, ultraviyole ışınımı başka bir etken olarak eklerken can bu etkinin kesin değil, olası olduğunu gösterir. Bu ifade, ultraviyole ışınımın tek neden olduğunu söylemez.

Alıştırma

Hangi cümle, kötü drenajın sorunun bir etkeni olduğunu ancak mutlaka tek nedeni olmadığını söyler?

  1. Poor drainage is the only possible cause of the flooding.
  2. Poor drainage contributes to the flooding.
  3. Poor drainage is unrelated to the flooding.
Cevabı göster

Poor drainage contributes to the flooding.

though it can be mitigated Notlar

3:14

ancak bu etki güneş kremi kullanımı ile

Anlatım akışı

though it can be mitigated: ödünleme bilgisi eklemek

Though bir ödünleme ilişkisi kurar: morötesi ışığın pigment bozulmasına yol açtığına ilişkin önceki bilgiyi kabul eder, ardından etkiyi sınırlayan bir bilgi ekler — bu etki daha az ciddi hâle getirilebilir. Bu yapı bilgileri dengeler: sorun gerçektir, ancak bir şey etkisini azaltabilir. Burada it, morötesi ışığın neden olduğu pigment bozulmasını ifade eder.

Alıştırma

Though it can be mitigated burada bilgiler arasında nasıl bir ilişki kuruyor?

  1. Etkileri azaltılabildiği için sorunun var olduğunu açıklar.
  2. Sorunun varlığını kabul ederken etkilerinin azaltılabileceğini ekler.
  3. Azaltmanın sorun başlamadan önce gerçekleştiğini söyler.
Cevabı göster

Sorunun varlığını kabul ederken etkilerinin azaltılabileceğini ekler.

by the use of sunblock.

3:15

azaltılabilir.

Kelime

be mitigated by the use of sunblock: bir önlemle etkiyi azaltmak

Be mitigated, mitigate fiilinin edilgen biçimidir ve “daha az ciddi hâle getirilmek” anlamına gelir. by ile başlayan bölüm, etkiyi azaltan önlemi belirtir: the use of sunblock. Mitigate, sorunun tamamen önlendiği veya ortadan kaldırıldığı anlamına gelmez. By the use of resmî ve isim ağırlıklı bir yapıdır; by using sunblock günlük İngilizcede aynı yöntemi daha doğrudan ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi mitigate fiilinin edilgen biçimi ve doğru edatla tamamlayın: The damage can ____ early action.

Cevabı göster

be mitigated by

But since the dermal cells are relatively stable, Anlatım akışı

3:17

Ancak dermal hücreler nispeten kararlı olduklarından,

Anlatım akışı

But since ... are relatively stable: since bir neden verir

Burada since, because gibi “çünkü” veya “-dığı için” anlamındadır. Dermal hücrelerin nispeten kararlı olmasını neden olarak sunar ve bu neden daha sonra belirtilen sonucu destekler. But önceki düşünceden farklı bir yöne geçildiğini gösterirken since bu nedeni gelecek sonuca bağlar. Başka cümlelere aktarılabilecek bilgi düzeni But since + neden, sonuç şeklindedir.

Alıştırma

But since the dermal cells are relatively stable ifadesinde since ne yapar?

  1. “O zamandan itibaren” gibi bir başlangıç zamanı belirtir.
  2. because gibi bir neden sunar.
  3. although gibi bir karşıtlık sunar.
Cevabı göster

because gibi bir neden sunar.

much of the ink will remain deep in the skin

3:19

mürekkebin çoğu bir kişinin tüm yaşamı boyunca

for a person's whole life. Kalıp ifadeler

3:21

derinin derinliklerinde kalacaktır.

Kalıp ifadeler

for a person's whole life: yaşam boyu sürenin tamamını belirtmek

for a person's whole life ifadesi bir süre belirtir ve mürekkebin ne kadar süre kalacağı sorusunu yanıtlar. Yapı for + zaman süresi şeklindedir. Whole, söz konusu olan yaşamın tamamını vurgular. Burada mürekkebin kişinin hayatının geri kalanı boyunca kalabileceği anlamına gelir; bir tarih veya başlangıç noktası belirtmez.

Alıştırma

Cümleyi for + her whole life kullanarak tamamlayın: She may need this medicine ____.

Cevabı göster

for her whole life

But if tattoos are embedded in your skin for life,

3:24

Ancak dövmeler cildinize ömür boyu gömülü kalıyorsa,

is there any way to erase them? Kalıp ifadeler

3:26

onları silmenin herhangi bir yolu var mı?

Kalıp ifadeler

Is there any way to...?: Bir yöntem olup olmadığını sormak

Is there any way to + fiilin yalın biçimi...? bir hedefe ulaşmak için bir yöntem olup olmadığını sorar. Burada way “yöntem” anlamındadır ve to erase them ulaşılmak istenen hedefi belirtir. Bu kalıp yalnızca yeteneği sormak yerine olası bir yol veya çözüm bulmaya odaklanır. Genellikle sonucun mümkün olup olmadığı belirsizken kullanılır.

Alıştırma

Soruyu any + way kullanarak tamamlayın: Is there ____ to recover the deleted file?

Cevabı göster

any way

Technically, yes. Ton ve niyet

3:28

Teknik olarak, evet.

Ton ve niyet

Technically, yes: Koşullu bir olumlu yanıt

Technically, yes sözcüğünün kapsamını daraltır: katı bir tanıma göre veya yalnızca teknik olarak mümkün olana bakıldığında cevap evettir. Burada, dövme silmenin ilke olarak mümkün olduğu anlamına gelir. Bu ifade çoğu zaman bir karşıtlığa zemin hazırlar: ardından gerçek maliyetler, zorluklar, riskler veya istisnalar gelebilir. Bu, koşullu bir evettir; işin kolay ya da tavsiye edilir olduğunu garanti etmez.

Alıştırma

Yargı: “Technically, yes.” genellikle önemli hiçbir sınırlama içermeyen coşkulu bir evet anlamına gelir.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

Today, a laser is used to penetrate the epidermis Dilbilgisi

3:30

Bugün epidermise nüfuz etmek

Dilbilgisi

a laser is used to penetrate: amaç bildiren be used to + fiil

a laser is used to penetrate ifadesinde is used edilgen yapıdadır: kullanılan şey lazerdir. to penetrate mastarı, aracın hangi amaçla kullanıldığını belirtir. Önce bir nesneyi, yöntemi veya malzemeyi tanıtıp ardından amacını açıklamak istediğinizde be used to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın. Burada odak, lazeri kullanan kişi değil lazerin işlevidir.

Alıştırma

Cümleyi tekil bir araç için gereken tam be used to biçimiyle tamamlayın: This scanner ____ detect cracks inside the pipe.

Cevabı göster

is used to

and blast apart underlying pigment colors Öbek fiiller

3:33

ve çeşitli dalga boylarındaki alt pigment renklerini

Öbek fiiller

blast apart: bir şeyi güçlü biçimde parçalara ayırmak

Blast apart, bir şeyi güçlü ve ani bir kuvvetle kırmak, parçalamak veya dağıtmak anlamına gelir. Blast eylemin gücünü, apart ise sonucu gösterir: malzeme artık bir arada değildir. Bu cümlede ifade, lazerin yüzeyin altındaki pigment üzerindeki etkisini anlatır. Yalnızca change veya separate demekten çok daha güçlü ve canlıdır.

Alıştırma

“The impact could blast apart the brittle shell,” cümlesinde blast apart ne anlama gelir?

  1. Onu güçlü bir kuvvetle ayrı parçalara ayırmak
  2. Yüzeyini yeni bir renge boyamak
  3. Onu tek parça hâlinde sıkıca tutmak
Cevabı göster

Onu güçlü bir kuvvetle ayrı parçalara ayırmak

of various wavelengths,

3:36

parçalamak için bir lazer kullanılmaktadır,

black being the easiest to target. Dilbilgisi

3:38

en kolay hedeflenen ise siyahtır.

Dilbilgisi

black being the easiest to target: ek bilgi veren bağımsız ortaç yapısı

black being the easiest to target kısa bir ek bilgi verir: az önce söz edilen mürekkep renkleri arasında lazerle hedeflenmesi en kolay olan siyah mürekkeptir. Burada black, siyah mürekkep veya pigment anlamındadır. Kalıp isim + being + tümleç şeklindedir. Being, çekimsiz bir ortaçtır; yeni bir cümlenin temel fiili değildir. İfadenin tamamı önceki yan cümleye bağlıdır ve and black is the easiest to target şeklinde açılabilir.

Alıştırma

black being the easiest to target cümlede hangi görevi görür?

  1. Siyah mürekkebin var olmaya başladığı anlamına gelir.
  2. Siyah mürekkebin lazerle hedeflenmesi en kolay olduğu bilgisini ekler.
  3. Being temel fiil olacak şekilde yeni ve tam bir cümle kurar.
Cevabı göster

Siyah mürekkebin lazerle hedeflenmesi en kolay olduğu bilgisini ekler.

The laser beam breaks the ink globules Kalıp ifadeler

3:40

Lazer ışını, mürekkep küreciklerini daha küçük parçacıklara ayırır,

into smaller particles that can then be cleared away Öbek fiiller

3:42

bunlar daha sonra makrofajlar tarafından

Kalıp ifadeler

breaks the ink globules into smaller particles: break A into B

breaks the ink globules into smaller particles ifadesinde break A into B kullanılır: bir işlem A'yı böler veya parçalar, B ise ortaya çıkan parçaları belirtir. Burada the ink globules A, smaller particles ise B'dir. Into, bir hedefe doğru hareketi değil, değişimin sonucunu gösterir. Bu kalıp, bir görev gibi soyut bir bütünü daha küçük parçalara ayırmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Eksik edatı yazarak break A into B kalıbını tamamlayın: The machine breaks old glass ____ tiny pieces.

Cevabı göster

into

by the macrophages.

3:45

temizlenebilir.

Öbek fiiller

be cleared away içindeki be cleared

Be cleared edilgen bir fiil öbeğidir: daha küçük parçacıklar eylemi yapmaz, eylemden etkilenir. can ile kullanıldığında yapı can + be + geçmiş zaman ortacı şeklindedir: can be cleared. Tam ifade olan be cleared away içinde away, bir şeyin bulunduğu yerden veya bir sistemden uzaklaştırılması anlamını ekler. Burada by, eylemi yapan makrofajları belirtirken parçacıklar vücuttan temizlenir.

Alıştırma

Cümleyi clear away ifadesinin edilgen biçimiyle tamamlayın: The broken glass must be ____ before anyone enters.

Cevabı göster

cleared away

But some color inks are harder to remove than others, Dilbilgisi

3:47

Ancak bazı renkli mürekkeplerin çıkarılması diğerlerinden daha zordur

Dilbilgisi

are harder to remove than others: zorluğu karşılaştırma

be + karşılaştırma sıfatı + to + fiil + than yapısı, bir eylemin ne kadar zor olduğunu karşılaştırır: bazı mürekkepleri çıkarmak diğer mürekkepleri çıkarmaktan daha zordur. Harder, çıkarma işleminin zorluğunu anlatır; mürekkeplerin fiziksel olarak daha sert olduğu anlamına gelmez. Others, tekrarı önlemek için other color inks yerine kullanılan bir zamirdir. Karşılaştırma farklı renkli mürekkepler arasındadır, farklı dövmeler arasında değildir.

Alıştırma

Karşılaştırmayı tamamlamak için hard ve remember sözcüklerinin doğru biçimlerini than ile birlikte kullanın: Some passwords are ____ others.

Cevabı göster

harder to remember than

and there could be complications. Kalıp ifadeler

3:50

ve komplikasyonlar olabilir.

Kalıp ifadeler

there could be complications: olası bir tıbbi riski temkinli biçimde belirtme

There could be, komplikasyonların kesin değil, olası olduğunu anlatır. Could uyarıyı temkinli hâle getirir ve belirsizliğe yer bırakır; will çok daha kesin duyulurdu. Tıbbi veya tedaviyle ilgili bir bağlamda complications, bir işlem nedeniyle ya da iyileşme sırasında gelişebilecek ek sağlık sorunları, yani komplikasyonlar anlamına gelir. Baştaki and, bu riski az önce verilen bilgilere ekler.

Alıştırma

Doğru mu, yanlış mı? There could be complications, komplikasyonların kesinlikle gerçekleşeceğini söyler.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

For this reason, removing a tattoo Anlatım akışı

3:52

Bu nedenle dövme sildirmek

Anlatım akışı

For this reason: daha önce verilen nedeni sonucuna bağlama

For this reason, neden ile sonucu birbirine bağlayan bir ifadedir. This, daha önce verilmiş bir nedene veya nedenler grubuna gönderme yapar; ardından gelen sözler sonucu, kararı ya da varılan yargıyı belirtir. Bilgiyi şu sırayla düzenler: önce kanıt veya neden, sonra For this reason, ardından sonuç. Burada bir sonraki ifadenin daha önce sözü edilen silme zorluğu ve olası komplikasyonlardan kaynaklandığını gösterir.

Alıştırma

Örnekte For this reason ne işe yarar?

  1. Daha önceki nedenlere gönderme yapar ve bunların sonucunu açıklar.
  2. Neden belirtmeden yalnızca bir olayın diğerinden önce olduğunu gösterir.
  3. İlgisiz yeni bir konuya geçer.
Cevabı göster

Daha önceki nedenlere gönderme yapar ve bunların sonucunu açıklar.

is still more difficult than getting one, Dilbilgisi

3:54

yaptırmaktan hala daha zordur,

Dilbilgisi

more difficult than getting one: iki eylemin zorluğunu karşılaştırmak

More difficult than, zorluk derecesini karşılaştırmak için more + adjective + than kalıbını kullanır. İlk eylemin than'den sonraki eylemden daha zor olduğunu belirtir. Burada getting, ikinci eylemi adlandıran -ing biçimidir; one ise a tattoo yerine geçer. Bu yüzden getting one, belirsiz bir nesneyi almak değil, «dövme yaptırmak» demektir.

Alıştırma

Cümleyi difficult sözcüğünün karşılaştırma biçimiyle tamamlayın: Designing a poster is ____ printing one.

Cevabı göster

more difficult than

but not impossible. Ton ve niyet

3:56

ancak imkansız değildir.

Ton ve niyet

not impossible: olasılığı temkinli biçimde açık bırakmak

Not impossible, kelime anlamıyla impossible sözcüğünü olumsuzlar. Bu cümlede, eylemin zor olduğu düşüncesini korurken yine de yapılabileceğini temkinli biçimde belirtir. Kolay, olası veya kesin anlamına gelmez. Yalnızca bu sonucun tamamen dışlanamayacağını söyler.

Alıştırma

Yargılayın: Şu cümleyi okuyun: 'The task is difficult, but not impossible.' Konuşan kişi görevin kolay olacağını söylüyor.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

So a single tattoo may not truly last forever. Dilbilgisi

3:58

Bu yüzden tek bir dövme gerçekten sonsuza kadar sürmeyebilir.

Dilbilgisi

may not truly last forever: kalıcılığı temkinli biçimde sorgulamak

Burada may not, bir şeyin gerçekleşmeme veya doğru olmama ihtimalini belirtir; kesin bir tahmin değildir. Truly, last forever şeklindeki mutlak iddiayı sınırlar. Bu nedenle ifade, bir şeyin kalıcı olup olmadığını temkinli biçimde sorgular. Şüphe etmek için bir neden olduğunda ancak kesin konuşmaya yetecek kadar kanıt bulunmadığında may not ile bir fiil kullanılabilir. Olumsuz sonuç kesin değil, olası olarak sunulur.

Alıştırma

“The protection may not truly last forever” cümlesine en yakın anlam hangisidir?

  1. Korumanın kalıcı olmama ihtimali vardır.
  2. Korumanın kalıcı olacağı garanti edilmiştir.
  3. Koruma kesinlikle hemen işlevini yitirecektir.
Cevabı göster

Korumanın kalıcı olmama ihtimali vardır.

But tattoos have been around longer Kalıp ifadeler

4:01

Ancak dövmeler var olan herhangi bir kültürden

than any existing culture,

4:03

daha uzun süredir varlığını sürdürmektedir

Kalıp ifadeler

have been around longer than any: bir şeyin var olduğu süreyi karşılaştırmak

Have been around ifadesinde around, fiziksel bir konumu değil “var olmayı” belirtir. Have been, geçmişteki bir başlangıcı günümüzde devam eden varoluşa bağlayan present perfect yapısıdır. Longer than any ... süreyi karşılaştırır: Dövmeler, karşılaştırma grubundaki her bir üyeden daha uzun süredir vardır. Farklı şeylerin ne kadar uzun süredir var olduğunu karşılaştırmak için have veya has been around longer than ... kullanın.

Alıştırma

Cümleyi be around yapısının present perfect biçimi ve longer than ile tamamlayın: This radio station ____ any other station in the region.

Cevabı göster

has been around longer than

and their continuing popularity means Dilbilgisi

4:05

ve devam eden popülerlikleri,

that the art of tattooing is here to stay. Notlar

4:06

dövme sanatının kalıcı olduğunu göstermektedir.

Dilbilgisi

their continuing popularity means that: kanıttan sonuca

Bu cümlede their continuing popularity gözlemlenen gerçektir. means that, bu gerçeğin ne gösterdiğini veya bu gerçekten hangi sonucun çıkarılabileceğini açıklar. “İsim öbeği + means that + yan cümle” kalıbı, kanıtı onun gösterdiği anlamla birleştirir. Buradaki mean, “göstermek, anlamına gelmek” demektir; “niyet etmek” değildir.

Alıştırma

Bu cümlede means that ne işe yarıyor: The empty shelves mean that the store has sold out?

  1. Rafların bir şey yapmaya niyetli olduğunu söyler.
  2. Rafların sahibinin kim olduğunu belirtir.
  3. Gözlemlenen kanıtı bir sonuca bağlar.
Cevabı göster

Gözlemlenen kanıtı bir sonuca bağlar.

Kelime

the art of tattooing: beceri gerektiren bir sanat olarak dövme

The art of tattooing, dövmeyi yalnızca tek bir dövme veya resim olarak değil, sanatsal bir zanaat ve beceri gerektiren bir uygulama olarak sunar. “the art of + isim veya -ing biçimi” kalıbı, bir etkinliğin gerektirdiği beceriyi, yaratıcılığı, bilgiyi veya geleneği vurgular. Çoğu zaman etkinliği daha saygın veya değerli bir çerçevede sunar.

Alıştırma

the art of tattooing ifadesinde art en çok neyi vurgular?

  1. Resimle ilgili bir okul dersi.
  2. Beceri ve yaratıcılık gerektiren bir uygulama olarak dövme.
  3. Bir sanatçının sahip olduğu tek bir dövme.
Cevabı göster

Beceri ve yaratıcılık gerektiren bir uygulama olarak dövme.

Deyimler

is here to stay: uzun süre kalıcı olmak

Is here to stay, be here to stay deyiminin bir biçimidir. Bir şeyin uzun süre var olmaya veya önemini korumaya devam etmesinin beklendiğini anlatır; here fiziksel bir yeri göstermez. Bu cümlede ifade, dövmenin geçici bir moda olmadığını kesin bir dille belirtir. Özne + be + here to stay kalıbını kullanın ve be fiilini özneye ve zamana göre değiştirin.

Alıştırma

Cümleyi be here to stay ifadesinin geniş zaman biçimiyle tamamlayın: This technology ____.

Cevabı göster

is here to stay