Peppa Pig Masalları 🤡 Peppa Ailesine ve Arkadaşlarına Şakalar Yapıyor 🌈 Çocuk Videoları ve Çizgi Filmler 💗: İngilizce çalışma notları

Peppa Pig - Official Channel

Öğrenme zorluğu
246 kelime 120 kel/dk

Video özeti: Peppa ile ailesi, 1 Nisan Şaka Günü’nde kasabanın farklı yerlerinde çeşitli şakalar yapar. Birkaç arkadaşını kandıran Peppa da sonunda Babası artık çamurlu su birikintilerine atlayamayacağını söylüyormuş gibi yapınca şakaya kanar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. April Fools' Day — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: 1 Nisan’da zararsız şakalar yapma geleneğini anlamak, bütün hikâyenin dayandığı kültürel çerçeveyi kavramayı sağlar. Ayrıca tekrarlanan April Fools! sözünün sıradan bir bayram kutlaması değil, birinin az önce şakaya kandığını açıklayan kalıplaşmış bir ünlem olduğu anlaşılır. 2. Gotcha. — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bu son derece samimi ifadenin, bir şakanın tuttuğunu veya birinin yakalandığını eğlenceli biçimde duyurmak için kullanıldığını fark edebilirsiniz. Başka bağlamlarda konuşanın birini gerçekten yakaladığını ya da söyleneni anladığını da belirtebildiği için anlamını ton ve durum üzerinden ayırt etmek gerekir. 3. Sorry, Peppa, but / I'm afraid. — Konuşma edimbilimi ve tutum: İngilizce konuşanların hoş olmayan bir kuralı, reddi veya kötü haberi yumuşatıcı ifadelerle nasıl çevrelediğini öğrenebilirsiniz. Bu yapı, birinin istediği şeyin mümkün olmadığını kaba veya fazla doğrudan görünmeden, karşı tarafı gözeterek söylemenize yardımcı olur.

Bu derste

Peppa Pig Tales.

0:00

Peppa Pig Masalları.

Whoa!

0:07

Vay canına!

April Fools.

0:09

1 Nisan Şakası.

Today is April Fools' Day and Peppa is playing some jokes. Notlar

0:11

Bugün 1 Nisan ve Peppa bazı şakalar yapıyor.

Kültür

April Fools' Day: 1 Nisan'da zararsız şakalar

April Fools' Day, insanların geleneksel olarak eğlenmek için zararsız şakalar yaptığı veya uydurma hikâyeler anlattığı 1 Nisan günüdür. Bu cümlede günün anlamı, Peppa'nın neden şakalar yaptığını açıklar ve daha sonra söylenen April Fools! sözünün, yapılan şeyin bir şaka olduğunu açıklama anı olduğunu anlamaya yardımcı olur. Fools' bu günün sabit adının bir parçasıdır. Belirli bir kişiye yöneltilmiş bir hakaret değildir.

Alıştırma

Bu cümlede April Fools' Day ifadesini en iyi hangi açıklama karşılar?

  1. Peppa'nın oynadığı bir oyunun adıdır.
  2. Peppa'nın bir grup aptala hakaret ettiği anlamına gelir.
  3. 1 Nisan'da zararsız şakalar yapma geleneğidir.
Cevabı göster

1 Nisan'da zararsız şakalar yapma geleneğidir.

Kalıp ifadeler

playing some jokes: eğlenceli şakalar yapmak

playing some jokes ifadesinde play, jokes ile birleşerek birini kısa süreliğine kandırabilecek eğlenceli şakalar yapmak anlamına gelir. Oyun oynamak veya bir fıkrayı sesli anlatmak anlamına gelmez. Şakanın yapıldığı kişi belirtilirken play a joke on someone kullanılır. Buradaki çoğul playing some jokes, birkaç şaka veya bir dizi eğlenceli oyun yapıldığını anlatır.

Alıştırma

Cümleyi play a joke on ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: At lunch, Noah ____ his best friend by hiding a toy under the napkin.

Cevabı göster

played a joke on

Well done, Peppa. Ton ve niyet

0:18

Aferin, Peppa.

Ton ve niyet

Kısa bir övgü ifadesi olarak Well done

Well done, birini bir şeyi başarıyla yaptığı için övmek amacıyla kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Burada Peppa'nın başarılı şakasına karşılık verilir; işi bitirip bitirmediği sorulmaz. Bir başarıdan, tamamlanan bir hareketten veya iyi bir performanstan sonra kısa ve olumlu bir tepki olarak kullanılır.

Alıştırma

Cevabı övgü bildiren iki kelimelik kalıp ifadeyle tamamlayın: “I finished the puzzle!” “____!”

Cevabı göster

Well done

You gave me a jolly good fright. Kalıp ifadeler

0:20

Beni fena korkuttun.

Kalıp ifadeler

gave me a jolly good fright: “beni çok korkuttun” demenin şakacı Britanya İngilizcesi biçimi

Temel yapı give someone a fright ifadesidir ve “birinin aniden korkmasına yol açmak” anlamına gelir. Gave, give fiilinin geçmiş zaman biçimidir; me ise korkan kişiyi belirtir. Burada jolly good, şakacı bir güçlendiricidir: a jolly good fright çok büyük bir korku veya irkilme anlamına gelir. Good, korkunun yararlı olduğu anlamına gelmez; konuşan kişi şakanın kendisini gerçekten ürküttüğünü mizahi biçimde kabul eder.

Alıştırma

Cümleyi “beni çok korkuttun” anlamındaki hedef Britanya İngilizcesi geçmiş zaman ifadesiyle tamamlayın: When you jumped out from behind the curtain, you ____.

Cevabı göster

gave me a jolly good fright

Would you like to play some jokes with me, Daddy? Ton ve niyet

0:23

Benimle şaka yapmak ister misin, Baba Domuz?

Ton ve niyet

Would you like to ...? ile kibar davet

Would you like to + fiilin yalın hâli, birini bir şey yapmaya kibarca davet etmenin bir yoludur. Bu cümlede “Benimle birkaç şaka yapmak ister misin?” anlamına gelir; babanın genel olarak şakaları sevip sevmediğini sormaz. Bu yapı, etkinliği bir seçenek olarak sunar ve karşıdaki kişiye kabul ya da ret alanı bırakır.

Alıştırma

Kibar daveti hedef ifadeyle tamamlayın: ____ build a sandcastle with us?

Cevabı göster

Would you like to

Yes, please. Ton ve niyet

0:26

Evet, lütfen.

Ton ve niyet

Yes, please. ile kibarca kabul etme

Yes, please. bir teklifi ya da daveti kabul etmek için kullanılan kalıplaşmış ve kibar bir yanıttır. Buradaki please yeni bir istekte bulunmaz; yes yanıtını daha nazik ve tamamlanmış hâle getirir. Bu yanıt, konuşanın sunulan şeyi istediğini ya da katılmayı kabul ettiğini gösterir.

Alıştırma

Birisi “Would you like some juice?” diye soruyor. Kibarca kabul etmek istiyorsunuz. En iyi yanıt hangisidir?

  1. Yes, I am.
  2. No, thank you.
  3. Yes, please.
Cevabı göster

Yes, please.

I love playing jokes. Dilbilgisi

0:27

Şaka yapmaya bayılırım.

Dilbilgisi

love playing: love + fiil-ing

Love + fiil-ing, birinin yapmaktan hoşlandığı bir etkinliği belirtir. love playing ifadesinde playing, playing jokes etkinlik öbeğini başlatan -ing biçimidir. Bu kalıp genellikle etkinliği yalnızca şu anda gerçekleşen bir şey olarak değil, genel bir sevgi veya tercih olarak sunar.

Alıştırma

Cümleyi read fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: I love ____ before bed.

Cevabı göster

reading

We can all play jokes.

0:30

Hepimiz şaka yapabiliriz.

Peppa and her family are going to play some jokes around the town. Dilbilgisi

0:33

Peppa ve ailesi kasabada şakalar yapmaya gidiyor.

Dilbilgisi

are going to + fiilin yalın hâli: gelecek planı

Are going to, be going to + fiilin yalın hâli yapısının bir parçasıdır. Burada are going to play, şaka yapmayı ailenin planı veya daha sonra gerçekleşecek olay olarak sunar. Going bu yapıda hareket bildirmez. Planlanan eylemi taşıyan fiil play'dir ve are, çoğul özne Peppa and her family ile uyumludur.

Alıştırma

Gelecek planını anlatan cümleyi be going to yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: Nora and Ben ____ build a birdhouse this weekend.

Cevabı göster

are going to

Mr. Bull and his team are hard at work. Kalıp ifadeler

0:38

Bay Boğa ve ekibi sıkı çalışıyor.

Kalıp ifadeler

hard at work: yoğun ve gayretli biçimde çalışmak

are hard at work içinde kullanılan be hard at work kalıbı, “yoğun biçimde ve sürekli çaba göstererek çalışıyor olmak” anlamına gelir. Hard burada enerji ve odaklanma anlamı katar; işin zor olduğunu anlatmaz. Bu ifade, çalışmanın zaten devam ettiğini gösterir ve kişileri nötr be working ifadesine göre daha fazla işe odaklanmış gösterir.

Alıştırma

Cümleyi “yoğun ve odaklanmış biçimde çalışmak” anlamındaki kalıpla tamamlayın: The deadline is tomorrow, and the whole team is ____ finishing the report.

Cevabı göster

hard at work

Ah!

0:44

Ah!

Ooh!

0:46

Ooh!

All right, lads. Ton ve niyet

0:47

Pekala, beyler.

Ton ve niyet

All right, lads: bir grubun dikkatini samimi biçimde çekmek

All right, konuşma sırasını başlatır: grubun dikkatini çeker ve konuşanın konuya geçmek veya talimat vermek üzere olduğunu gösterir. Burada herkesin iyi olup olmadığını sormaz. Lads, Britanya İngilizcesinde erkek çocuklardan veya erkeklerden oluşan bir gruba yönelik samimi bir hitaptır; arkadaşlar, takım üyeleri veya tanıdık erkek iş arkadaşları için kullanılabilir. Burada tüm ifade rahat ve tanıdık bir tınıya sahiptir.

Alıştırma

“All right, lads.” için en doğal durum hangisidir?

  1. Bir avukat, farklı cinsiyetlerden oluşan bir müşteri grubuna resmî biçimde hitap ediyor.
  2. Bir doktor, tek bir hastaya kendini iyi hissedip hissetmediğini soruyor.
  3. Bir antrenör, talimat vermeden önce bir grup erkek oyuncunun dikkatini samimi bir biçimde çekiyor.
Cevabı göster

Bir antrenör, talimat vermeden önce bir grup erkek oyuncunun dikkatini samimi bir biçimde çekiyor.

Who wants a slice of cake, huh? Ton ve niyet

0:48

Kim bir dilim pasta ister, ha?

Ton ve niyet

Bir gruba samimi teklifte Who wants ...? ve cümle sonundaki huh

Who wants + isim? bir gruba bir şey sunmanın veya gönüllü istemenin doğrudan bir yoludur. Who cümlenin öznesidir; bu nedenle fiil üçüncü tekil şahıs biçimi olan wants ile kullanılır: Who wants a slice? Sondaki huh, karşılık bekleyen samimi bir konuşma ekidir. Bu dostça teklifte birinin cevap vermesini isteyen hafif ve şakacı bir dürtü katar; öfkeli bir meydan okuma değildir.

Alıştırma

Bu neşeli arkadaş teklifini dersteki soru kalıbı ve cümle sonu ekiyle tamamlayın: ____ some popcorn, ____?

Cevabı göster

Who wants · huh

Mmm!

0:52

Mmm!

Nothing better than a yummy, gooey, chocolaty... Kalıp ifadeler

0:53

Lezzetli, yapışkan, çikolatalı bir şeyden daha iyisi yoktur...

Kalıp ifadeler

Coşkulu ve kısaltılmış bir kalıp olarak Nothing better than ...

Nothing better than ... ifadesi, There is nothing better than ... yapısının konuşma dilindeki kısaltılmış hâlidir. Konuşanın sonrasında gelen şeyi özellikle keyifli veya tatmin edici bulduğunu anlatır; çoğu zaman gerçek bir sıralamadan çok coşkulu bir abartıdır. Than, en sevilen şeyi veya etkinliği başlatır ve ardından genellikle bir isim öbeği ya da -ing biçimi gelir. Buradaki üç nokta, konuşanın betimlemeye başladığını fakat düşüncesini tamamlamadığını gösterir.

Alıştırma

Bu coşkulu konuşma cümlesini dersteki başlangıcın aynısıyla tamamlayın: ____ a quiet walk after dinner.

Cevabı göster

Nothing better than

Oh!

0:59

Oh!

The cake was really a balloon covered in icing. Kalıp ifadeler

0:59

Pasta aslında krema ile kaplanmış bir balondu.

Kalıp ifadeler

covered in icing: yüzeyin şekerli kremayla kaplanması

Covered in icing, şekerli kremanın balonun dış yüzeyinde bir katman oluşturduğu anlamına gelir. Buradaki in, yüzeye yayılmış olan maddeyi anlatır; balonun kremanın içinde olduğu anlamına gelmez. a balloon covered in icing ifadesinde covered in icing, a balloon that was covered in icing ilgi cümleciğinin kısaltılmış hâlidir. covered in + madde yapısını, bir yüzeyin büyük ölçüde o maddeyle kaplı olduğunu anlatmak için kullanabilirsin.

Alıştırma

Çamurun botların dışını kapladığını göstermek için cümleyi hangi ifade doğru tamamlar? After the hike, the boots were ... mud.

  1. covered in
  2. made of
  3. filled with
Cevabı göster

covered in

A balloon in my cake?

1:03

Pastamda bir balon mu?

April Fools! Ton ve niyet

1:08

1 Nisan Şakası!

Ton ve niyet

April Fools!: bir şakayı ortaya çıkarma

April Fools!, 1 Nisan şakası ortaya çıkarılırken kullanılan kalıplaşmış bir ünlemdir. Burada “Bu bir şakaydı, sen de kandın!” anlamına gelir ve dinleyicinin az önce olanları yeniden yorumlamasını sağlar. Bu ifade yalnızca günün adı veya resmî bir bayram tebriği değildir. Buradaki Fools, kalıplaşmış ünlemin bir parçasıdır; dinleyicinin gerçekten aptal olduğunu söyleyen ciddi bir ifade değildir.

Alıştırma

Bir arkadaş zararsız bir 1 Nisan şakasını açıkladıktan sonra April Fools! ne işe yarar?

  1. Dinleyiciye doğrudan aptal der.
  2. Herkesin bayramını resmî olarak kutlar.
  3. Önceki olayın bir şaka olduğunu açıklar.
Cevabı göster

Önceki olayın bir şaka olduğunu açıklar.

Oh!

1:11

Oh!

Good one, Peppa. Ton ve niyet

1:13

Güzeldi, Peppa.

Ton ve niyet

Good one: az önceki şaka, fikir veya davranışı övmek

Good one, az önce yapılan bir şakanın, sunulan bir fikrin, verilen bir cevabın veya gerçekleştirilen bir hareketin zekice ya da eğlenceli olduğunu söylemenin samimi bir yoludur. Bu cümlede one, Peppa'nın şakasının yerini tutar; 1 sayısı anlamına gelmez. one, durumdan zaten anlaşılan bir şeyin yerine geçtiği için ifade yalnızca şakalara tepki vermek için kullanılmaz. Dinleyen kişi, one'ın neyi gösterdiğini hemen önceki söz veya hareketten anlar.

Alıştırma

Maya az önce zekice bir çözüm önerdiyse “Good one, Maya,” cümlesindeki one en doğal olarak neyi gösterir?

  1. 1 sayısı
  2. Maya'nın zekice çözümü
  3. Henüz söz edilmemiş başka bir fikir
Cevabı göster

Maya'nın zekice çözümü

Thank you, Mr. Bull.

1:15

Teşekkürler, Bay Boğa.

Bye.

1:16

Güle güle.

Now, where's my real cake gone? Dilbilgisi

1:19

Şimdi, gerçek pastam nereye gitti?

Dilbilgisi

Where's ... gone?: Where has ... gone? anlamı

Where's my real cake gone? cümlesinde where's, where is değil where has ifadesinin kısaltmasıdır. Sorunun açık hâli Where has my real cake gone? şeklindedir. Geçmiş zaman ortacı gone, present perfect yapısını oluşturmak için has ile kullanılır. Bir kişi veya nesnenin orada olması beklenirken artık görünmediği durumlarda Where has ... gone? kullanılır. Soru, gidilen yeri veya yeni konumu sorarken mevcut olma durumundan kaybolma durumuna geçişi vurgular.

Alıştırma

Bu samimi Britanya İngilizcesi sorusunu where has anlamına gelen kısaltmayla tamamlayın: ____ my red scarf gone?

Cevabı göster

Where's

Dr. Hamster is shining Tiddles the tortoise's shell.

1:22

Doktor Hamster, kaplumbağa Tiddles'ın kabuğunu parlatıyor.

Hmm.

1:27

Hmm.

Now, where did I leave my shell polish? Kelime

1:28

Şimdi, kabuk cilamı nerede bıraktım?

Kelime

leave my shell polish?: bir eşyayı bir yerde bırakmak

leave my shell polish ifadesinde leave, “cilayı bir yere koyup sonra yerini hatırlamamak” anlamındadır; “ciladan uzaklaşmak” anlamında değildir. my shell polish nesnesi, eşyanın nerede kaldığının sorulduğunu gösterir. Where did I leave + nesne? kalıbı, bulamadığınız bir şeyi en son nereye koyduğunuzu hatırlamaya çalışırken kullanılan yaygın bir sorudur.

Alıştırma

“Where did I leave my shell polish?” cümlesinde leave ne anlama gelir?

  1. bir yere koyup nerede olduğunu hatırlamamak
  2. onu kullanmayı kalıcı olarak bırakmak
  3. ondan uzaklaşmak
Cevabı göster

bir yere koyup nerede olduğunu hatırlamamak

April Fools!

1:39

1 Nisan Şakası!

That's a very good joke.

1:43

Bu çok iyi bir şakaydı.

But, where did the teeth go?

1:46

Ama dişler nereye gitti?

Tiddles likes his new teeth.

1:51

Tiddles yeni dişlerini sevdi.

Gasp!

1:58

Hah!

A Brussels sprout in need of rescue. Kalıp ifadeler

1:59

Kurtarılması gereken bir Brüksel lahanası.

Kalıp ifadeler

in need of rescue: in need of + isim

In need of rescue, “kurtarılmaya ihtiyacı olan” veya “kurtarılması gereken” anlamındadır. in need of + isim yapısı, bir kişinin ya da şeyin of sözcüğünden sonra belirtilen yardıma, bakıma, onarıma veya kaynağa ihtiyaç duyduğunu anlatır. Burada rescue, of sözcüğünden sonra gelen bir isimdir. in need of rescue ifadesi A Brussels sprout sözünü niteler; dolayısıyla bu parça “kurtarılması gereken bir Brüksel lahanası” demektir. Biraz resmî olan ifade, söze dramatik ve kahramanca bir hava katar.

Alıştırma

in need of + isim kalıbını tamamlayın: The old library is ____ repair.

Cevabı göster

in need of

Have no fear, little guy. Ton ve niyet

2:01

Korkma, ufaklık.

Ton ve niyet

Have no fear: dramatik bir güven verme sözü

Have no fear, “Korkma” anlamına gelen kalıplaşmış bir güven verme ifadesidir. Bu cümlede küçük karakteri rahatlatır; have kalıbın bir parçasıdır ve karşı tarafa korkuya “sahip olmasını” söylemez. Bu ifade genellikle tiyatral veya kahramanca duyulur. Konuşanı yardım etmeye kendinden emin biçimde gelen biri gibi gösterir; bu yüzden sıradan bir teselli sözünden daha eğlenceli ve dramatik bir tonu vardır.

Alıştırma

Cümleyi kalıplaşmış kahramanca güven verme sözüyle tamamlayın: ____! I'll help you out of the cave.

Cevabı göster

Have no fear

I'm here to

2:03

Ben buradayım

Now, I'm here to

2:05

Şimdi, ben buradayım

Not quite. Ton ve niyet

2:08

Pek sayılmaz.

Ton ve niyet

Not quite: nazik bir düzeltme

Not quite, “tam olarak değil” veya “tamamen değil” anlamına gelen yumuşak bir olumsuz yanıttır. Burada tamamen başarılı olmayan bir denemeyi No kadar sert olmadan düzeltir. Bu yanıtta quite, “tamamen” anlamındadır. İfade çoğu zaman kısmi başarıya yer bırakır: kişi sonuca yaklaşmış olabilir, ancak hâlâ yanlış veya tamamlanmamış bir şey vardır.

Alıştırma

Birisi toplantının 8:00'de olduğunu tahmin ediyor, ancak toplantı aslında 9:00'da başlıyor. Hangi yanıt tahmini nazikçe düzeltir?

  1. Exactly. The meeting starts at nine.
  2. No. That is completely wrong.
  3. Not quite. The meeting starts at nine.
Cevabı göster

Not quite. The meeting starts at nine.

Silly Super Potato.

2:11

Şapşal Süper Patates.

Gotcha. Ton ve niyet

2:14

Yakaladım.

Ton ve niyet

Gotcha!: bir şakayı açıklarken kullanılan gündelik ifade

Bu sahnede Gotcha. “Şakama kandın!” anlamına gelir. Konuşan kişi, zararsız bir şakayı açıkladığı anda bunu söyler; burada “Anladım” demek değildir. Gotcha, got you ile bağlantılı, çok gündelik bir biçimdir. Anlamı duruma göre belirlenir: birinin yakalandığını veya kandırıldığını gösterebilir; başka bir konuşmada ise “Anladım” anlamına da gelebilir.

Alıştırma

Bir arkadaşınız canavar fotoğrafının sahte olduğunu açıklayıp “Gotcha!” diyor. Gotcha! burada ne anlama gelir?

  1. Şakaya kandın.
  2. Senin için bir şey aldım.
  3. Talimatlarını anlıyorum.
Cevabı göster

Şakaya kandın.

You're safe now.

2:15

Artık güvendesin.

Gasp!

2:17

Hah!

April Fools!

2:18

1 Nisan Şakası!

Oh!

2:20

Oh!

What a super joke, Peppa. Dilbilgisi

2:22

Ne süper bir şaka, Peppa.

Dilbilgisi

What a super joke: What a + sıfat + tekil isim yapısı

What a super joke, bir sorudan çok bir ünlem cümlesidir. Konuşan kişi güçlü bir değerlendirme yapmak için What a + sıfat + tekil sayılabilen isim yapısını kullanır: şaka çok iyidir. Bu yapıda what ünlemi başlatır, a ise tekil sayılabilen joke ismiyle birlikte kullanılır. Aynı yapı What a great idea! ve What a lovely day! cümlelerinde de görülür.

Alıştırma

Ünlemi What a + sıfat + tekil isim yapısıyla tamamlayın: ____ great idea!

Cevabı göster

What a

And what a super sprout.

2:27

Ve ne süper bir lahana.

Peppa's had lots of fun playing jokes, but now it's time to go home. Kalıp ifadeler

2:30

Peppa şaka yaparken çok eğlendi ama artık eve gitme zamanı.

Kalıp ifadeler

had lots of fun playing jokes: have fun doing something yapısı

Have lots of fun doing something, bir etkinliği yaparken çok eğlenmek anlamına gelir. -ing'li ifade eğlenceyi sağlayan etkinliği belirtir; burada bu etkinlik playing jokes ifadesidir. Tam cümlede Peppa's had, Peppa has had ifadesinin kısalmış hâlidir. Anlatıcı o ana kadar yaşanan eğlenceyi değerlendirir; lots of, yalnızca had fun demeye göre eğlencenin derecesini daha güçlü vurgular.

Alıştırma

Cümleyi build fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: We had lots of fun ____ a treehouse.

Cevabı göster

building

Kalıp ifadeler

it's time to go home: It's time to + fiilin yalın hâli

It's time to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapmak için doğru veya beklenen zamanın geldiğini belirtir. Bu nedenle it's time to go home, artık eve gitmek gerektiğini hatırlatır. Bu yapı yalnızca saati belirtmez. Bu cümlede but now, eğlenme aşamasından sonraki eyleme geçişi gösterir.

Alıştırma

Cümleyi leave fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: It's time ____ for school.

Cevabı göster

to leave

That was lots and lots of fun.

2:36

Çok ama çok eğlenceliydi.

Come on, George. Ton ve niyet

2:39

Hadi, George.

Ton ve niyet

Come on: birini harekete geçmeye çağırmak

Buradaki Come on, George'u harekete geçmeye ve konuşan kişiyi izlemeye çağıran samimi bir ifadedir. Yalnızca “bana doğru gel” değil, “hadi” veya “acele et” gibi bir anlam taşır. Anlamı duruma ve ses tonuna bağlıdır. Bu cümlede George'u takip etmeye yönlendirerek ortak etkinliği ilerletir.

Alıştırma

“Come on, George,” cümlesinde Come on ne işe yarıyor?

  1. George'un zaten geldiğini söylemek.
  2. George'u bir toplantıya resmî olarak davet etmek.
  3. George'u eyleme katılmaya teşvik etmek.
Cevabı göster

George'u eyleme katılmaya teşvik etmek.

Let's jump in that muddy puddle. Dilbilgisi

2:40

Şu çamurlu su birikintisine atlayalım.

Dilbilgisi

Let's jump: Let's + fiilin yalın hâli

Let's jump, “birlikte atlamamızı öneriyorum” anlamına gelir. Let's + fiilin yalın hâli yapısı, konuşan kişiyle dinleyenin birlikte yapacağı bir etkinliği önerir. Let's, let us ifadesinden gelir; ancak günlük konuşmada bu yapı genellikle ortak bir öneri işlevi görür. Fiilin yalın hâlini doğrudan Let's ifadesinden sonra kullanın: Let's jump doğrudur, Let's to jump değildir.

Alıştırma

Ortak öneriyi tamamlamak için read fiilini kullanın: Let's ____ this book together.

Cevabı göster

read

Stop!

2:43

Durun!

Sorry, Peppa, but you can't jump in muddy puddles anymore, I'm afraid. Notlar

2:45

Üzgünüm Peppa ama korkarım artık çamurlu su birikintilerinde zıplayamazsın.

Ton ve niyet

Sorry, Peppa, but ... I'm afraid: istenmeyen bir haberi yumuşatmak

Sorry, Peppa, but önce üzüntü belirterek dinleyeni bir kısıtlamaya hazırlar. Cümlenin sonundaki I'm afraid, kötü haberi bir kez daha yumuşatır ve kısıtlamanın daha az sert duyulmasını sağlar. Burada I'm afraid, konuşanın korktuğu anlamına değil, 'ne yazık ki' veya 'üzülerek söylüyorum' anlamına gelir. Bu nazik çerçeve tonu değiştirir, ancak you can't ... mesajı gerçek bir kısıtlama olarak kalır.

Alıştırma

Bu cümlede Sorry, ... but ve I'm afraid ne işe yarıyor?

  1. Konuşan, Peppa'nın korkutucu olduğunu söyler.
  2. Konuşan, Peppa'ya devam etme izni verir.
  3. Konuşan, kısıtlamayı nazik ve üzgün bir tonda söyler.
Cevabı göster

Konuşan, kısıtlamayı nazik ve üzgün bir tonda söyler.

Dilbilgisi

can't jump ... anymore: geçmişteki bir olasılığın sona ermesi

can't jump in muddy puddles anymore, can't + fiil + ... + anymore yapısını izler. Bu yapı, eylemin önceden mümkün veya izin verilen bir şey olduğunu, ancak artık olmadığını söyler. Burada anymore, olumsuz can't ile birlikte 'artık değil' anlamına gelir. 'Daha fazla' anlamına gelmez; önce ile şimdi arasında bir karşıtlık ekler.

Alıştırma

Cümleyi can't ... anymore ve swim fiiliyle tamamlayın: The pool has closed, so we ____ there ____.

Cevabı göster

can't swim · anymore

Too dangerous.

2:50

Çok tehlikeli.

But jumping in muddy puddles is my favorite. Dilbilgisi

2:52

Ama çamurlu su birikintilerinde zıplamak benim en sevdiğim şey.

Dilbilgisi

jumping in muddy puddles is my favorite: özne olarak kullanılan -ing öbeği

Burada jumping in muddy puddles bir etkinliğin adını verir. -ing öbeğinin tamamı öznedir; bu yüzden jumping, eylemin şu anda gerçekleştiği anlamına gelmez. Etkinlik tek bir şey olarak görülür, bu nedenle tekil fiil is kullanılır. Bu kalıp, bir eylemi özne konumuna getirip onun hakkında ne düşündüğünü ya da hissettiğini söylemeni sağlar: Doing something is ...

Alıştırma

'make paper planes' etkinliğini -ing biçiminde özneye dönüştürerek cümleyi tamamlayın: ____ my favorite rainy-day activity.

Cevabı göster

Making paper planes is

Only joking. Ton ve niyet

2:55

Sadece şaka yapıyordum.

Ton ve niyet

Only joking: söylenenin şaka olduğunu açıklamak

Only joking, az önce söylediğinin doğru ya da ciddi olmadığını belirtmenin kısa ve konuşma diline özgü bir yoludur. Önceki sözün şaka olduğunu açıklar ve dinleyenin onu gerçek anlamıyla değerlendirmemesini sağlar. Burada only, 'yalnızca' anlamına gelir. Tam biçim I'm only joking olabilir; ancak bu kısa ek açıklamada konuşanlar çoğu zaman I'm kısmını çıkarır.

Alıştırma

Az önce zararsız bir şaka yaptınız, ancak arkadaşınız ciddi olduğunuzu düşündü. Yanlış anlamayı gidermek için ne söyleyebilirsiniz?

  1. I mean every word.
  2. Only joking.
  3. That's a fact.
Cevabı göster

Only joking.

April Fools!

2:57

1 Nisan Şakası!