Peppa Pig Masalları 🤡 Peppa Ailesine ve Arkadaşlarına Şakalar Yapıyor 🌈 Çocuk Videoları ve Çizgi Filmler 💗: İngilizce çalışma notları
Peppa Pig - Official Channel
Video özeti: Peppa ile ailesi, 1 Nisan Şaka Günü’nde kasabanın farklı yerlerinde çeşitli şakalar yapar. Birkaç arkadaşını kandıran Peppa da sonunda Babası artık çamurlu su birikintilerine atlayamayacağını söylüyormuş gibi yapınca şakaya kanar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. April Fools' Day — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: 1 Nisan’da zararsız şakalar yapma geleneğini anlamak, bütün hikâyenin dayandığı kültürel çerçeveyi kavramayı sağlar. Ayrıca tekrarlanan April Fools! sözünün sıradan bir bayram kutlaması değil, birinin az önce şakaya kandığını açıklayan kalıplaşmış bir ünlem olduğu anlaşılır. 2. Gotcha. — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bu son derece samimi ifadenin, bir şakanın tuttuğunu veya birinin yakalandığını eğlenceli biçimde duyurmak için kullanıldığını fark edebilirsiniz. Başka bağlamlarda konuşanın birini gerçekten yakaladığını ya da söyleneni anladığını da belirtebildiği için anlamını ton ve durum üzerinden ayırt etmek gerekir. 3. Sorry, Peppa, but / I'm afraid. — Konuşma edimbilimi ve tutum: İngilizce konuşanların hoş olmayan bir kuralı, reddi veya kötü haberi yumuşatıcı ifadelerle nasıl çevrelediğini öğrenebilirsiniz. Bu yapı, birinin istediği şeyin mümkün olmadığını kaba veya fazla doğrudan görünmeden, karşı tarafı gözeterek söylemenize yardımcı olur.
Bu derste
Today is April Fools' Day and Peppa is playing some jokes. Notlar
0:11Bugün 1 Nisan ve Peppa bazı şakalar yapıyor.
April Fools' Day: 1 Nisan'da zararsız şakalar
April Fools' Day, insanların geleneksel olarak eğlenmek için zararsız şakalar yaptığı veya uydurma hikâyeler anlattığı 1 Nisan günüdür. Bu cümlede günün anlamı, Peppa'nın neden şakalar yaptığını açıklar ve daha sonra söylenen April Fools! sözünün, yapılan şeyin bir şaka olduğunu açıklama anı olduğunu anlamaya yardımcı olur. Fools' bu günün sabit adının bir parçasıdır. Belirli bir kişiye yöneltilmiş bir hakaret değildir.
Alıştırma
Bu cümlede April Fools' Day ifadesini en iyi hangi açıklama karşılar?
- Peppa'nın oynadığı bir oyunun adıdır.
- Peppa'nın bir grup aptala hakaret ettiği anlamına gelir.
- 1 Nisan'da zararsız şakalar yapma geleneğidir.
Cevabı göster
1 Nisan'da zararsız şakalar yapma geleneğidir.
playing some jokes: eğlenceli şakalar yapmak
playing some jokes ifadesinde play, jokes ile birleşerek birini kısa süreliğine kandırabilecek eğlenceli şakalar yapmak anlamına gelir. Oyun oynamak veya bir fıkrayı sesli anlatmak anlamına gelmez. Şakanın yapıldığı kişi belirtilirken play a joke on someone kullanılır. Buradaki çoğul playing some jokes, birkaç şaka veya bir dizi eğlenceli oyun yapıldığını anlatır.
Alıştırma
Cümleyi play a joke on ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: At lunch, Noah ____ his best friend by hiding a toy under the napkin.
Cevabı göster
played a joke on
Kısa bir övgü ifadesi olarak Well done
Well done, birini bir şeyi başarıyla yaptığı için övmek amacıyla kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Burada Peppa'nın başarılı şakasına karşılık verilir; işi bitirip bitirmediği sorulmaz. Bir başarıdan, tamamlanan bir hareketten veya iyi bir performanstan sonra kısa ve olumlu bir tepki olarak kullanılır.
Alıştırma
Cevabı övgü bildiren iki kelimelik kalıp ifadeyle tamamlayın: “I finished the puzzle!” “____!”
Cevabı göster
Well done
gave me a jolly good fright: “beni çok korkuttun” demenin şakacı Britanya İngilizcesi biçimi
Temel yapı give someone a fright ifadesidir ve “birinin aniden korkmasına yol açmak” anlamına gelir. Gave, give fiilinin geçmiş zaman biçimidir; me ise korkan kişiyi belirtir. Burada jolly good, şakacı bir güçlendiricidir: a jolly good fright çok büyük bir korku veya irkilme anlamına gelir. Good, korkunun yararlı olduğu anlamına gelmez; konuşan kişi şakanın kendisini gerçekten ürküttüğünü mizahi biçimde kabul eder.
Alıştırma
Cümleyi “beni çok korkuttun” anlamındaki hedef Britanya İngilizcesi geçmiş zaman ifadesiyle tamamlayın: When you jumped out from behind the curtain, you ____.
Cevabı göster
gave me a jolly good fright
Would you like to play some jokes with me, Daddy? Ton ve niyet
0:23Benimle şaka yapmak ister misin, Baba Domuz?
Would you like to ...? ile kibar davet
Would you like to + fiilin yalın hâli, birini bir şey yapmaya kibarca davet etmenin bir yoludur. Bu cümlede “Benimle birkaç şaka yapmak ister misin?” anlamına gelir; babanın genel olarak şakaları sevip sevmediğini sormaz. Bu yapı, etkinliği bir seçenek olarak sunar ve karşıdaki kişiye kabul ya da ret alanı bırakır.
Alıştırma
Kibar daveti hedef ifadeyle tamamlayın: ____ build a sandcastle with us?
Cevabı göster
Would you like to
Yes, please. ile kibarca kabul etme
Yes, please. bir teklifi ya da daveti kabul etmek için kullanılan kalıplaşmış ve kibar bir yanıttır. Buradaki please yeni bir istekte bulunmaz; yes yanıtını daha nazik ve tamamlanmış hâle getirir. Bu yanıt, konuşanın sunulan şeyi istediğini ya da katılmayı kabul ettiğini gösterir.
Alıştırma
Birisi “Would you like some juice?” diye soruyor. Kibarca kabul etmek istiyorsunuz. En iyi yanıt hangisidir?
- Yes, I am.
- No, thank you.
- Yes, please.
Cevabı göster
Yes, please.
love playing: love + fiil-ing
Love + fiil-ing, birinin yapmaktan hoşlandığı bir etkinliği belirtir. love playing ifadesinde playing, playing jokes etkinlik öbeğini başlatan -ing biçimidir. Bu kalıp genellikle etkinliği yalnızca şu anda gerçekleşen bir şey olarak değil, genel bir sevgi veya tercih olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi read fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: I love ____ before bed.
Cevabı göster
reading
Peppa and her family are going to play some jokes around the town. Dilbilgisi
0:33Peppa ve ailesi kasabada şakalar yapmaya gidiyor.
are going to + fiilin yalın hâli: gelecek planı
Are going to, be going to + fiilin yalın hâli yapısının bir parçasıdır. Burada are going to play, şaka yapmayı ailenin planı veya daha sonra gerçekleşecek olay olarak sunar. Going bu yapıda hareket bildirmez. Planlanan eylemi taşıyan fiil play'dir ve are, çoğul özne Peppa and her family ile uyumludur.
Alıştırma
Gelecek planını anlatan cümleyi be going to yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: Nora and Ben ____ build a birdhouse this weekend.
Cevabı göster
are going to
hard at work: yoğun ve gayretli biçimde çalışmak
are hard at work içinde kullanılan be hard at work kalıbı, “yoğun biçimde ve sürekli çaba göstererek çalışıyor olmak” anlamına gelir. Hard burada enerji ve odaklanma anlamı katar; işin zor olduğunu anlatmaz. Bu ifade, çalışmanın zaten devam ettiğini gösterir ve kişileri nötr be working ifadesine göre daha fazla işe odaklanmış gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “yoğun ve odaklanmış biçimde çalışmak” anlamındaki kalıpla tamamlayın: The deadline is tomorrow, and the whole team is ____ finishing the report.
Cevabı göster
hard at work
All right, lads: bir grubun dikkatini samimi biçimde çekmek
All right, konuşma sırasını başlatır: grubun dikkatini çeker ve konuşanın konuya geçmek veya talimat vermek üzere olduğunu gösterir. Burada herkesin iyi olup olmadığını sormaz. Lads, Britanya İngilizcesinde erkek çocuklardan veya erkeklerden oluşan bir gruba yönelik samimi bir hitaptır; arkadaşlar, takım üyeleri veya tanıdık erkek iş arkadaşları için kullanılabilir. Burada tüm ifade rahat ve tanıdık bir tınıya sahiptir.
Alıştırma
“All right, lads.” için en doğal durum hangisidir?
- Bir avukat, farklı cinsiyetlerden oluşan bir müşteri grubuna resmî biçimde hitap ediyor.
- Bir doktor, tek bir hastaya kendini iyi hissedip hissetmediğini soruyor.
- Bir antrenör, talimat vermeden önce bir grup erkek oyuncunun dikkatini samimi bir biçimde çekiyor.
Cevabı göster
Bir antrenör, talimat vermeden önce bir grup erkek oyuncunun dikkatini samimi bir biçimde çekiyor.
Bir gruba samimi teklifte Who wants ...? ve cümle sonundaki huh
Who wants + isim? bir gruba bir şey sunmanın veya gönüllü istemenin doğrudan bir yoludur. Who cümlenin öznesidir; bu nedenle fiil üçüncü tekil şahıs biçimi olan wants ile kullanılır: Who wants a slice? Sondaki huh, karşılık bekleyen samimi bir konuşma ekidir. Bu dostça teklifte birinin cevap vermesini isteyen hafif ve şakacı bir dürtü katar; öfkeli bir meydan okuma değildir.
Alıştırma
Bu neşeli arkadaş teklifini dersteki soru kalıbı ve cümle sonu ekiyle tamamlayın: ____ some popcorn, ____?
Cevabı göster
Who wants · huh
Nothing better than a yummy, gooey, chocolaty... Kalıp ifadeler
0:53Lezzetli, yapışkan, çikolatalı bir şeyden daha iyisi yoktur...
Coşkulu ve kısaltılmış bir kalıp olarak Nothing better than ...
Nothing better than ... ifadesi, There is nothing better than ... yapısının konuşma dilindeki kısaltılmış hâlidir. Konuşanın sonrasında gelen şeyi özellikle keyifli veya tatmin edici bulduğunu anlatır; çoğu zaman gerçek bir sıralamadan çok coşkulu bir abartıdır. Than, en sevilen şeyi veya etkinliği başlatır ve ardından genellikle bir isim öbeği ya da -ing biçimi gelir. Buradaki üç nokta, konuşanın betimlemeye başladığını fakat düşüncesini tamamlamadığını gösterir.
Alıştırma
Bu coşkulu konuşma cümlesini dersteki başlangıcın aynısıyla tamamlayın: ____ a quiet walk after dinner.
Cevabı göster
Nothing better than
The cake was really a balloon covered in icing. Kalıp ifadeler
0:59Pasta aslında krema ile kaplanmış bir balondu.
covered in icing: yüzeyin şekerli kremayla kaplanması
Covered in icing, şekerli kremanın balonun dış yüzeyinde bir katman oluşturduğu anlamına gelir. Buradaki in, yüzeye yayılmış olan maddeyi anlatır; balonun kremanın içinde olduğu anlamına gelmez. a balloon covered in icing ifadesinde covered in icing, a balloon that was covered in icing ilgi cümleciğinin kısaltılmış hâlidir. covered in + madde yapısını, bir yüzeyin büyük ölçüde o maddeyle kaplı olduğunu anlatmak için kullanabilirsin.
Alıştırma
Çamurun botların dışını kapladığını göstermek için cümleyi hangi ifade doğru tamamlar? After the hike, the boots were ... mud.
- covered in
- made of
- filled with
Cevabı göster
covered in
April Fools!: bir şakayı ortaya çıkarma
April Fools!, 1 Nisan şakası ortaya çıkarılırken kullanılan kalıplaşmış bir ünlemdir. Burada “Bu bir şakaydı, sen de kandın!” anlamına gelir ve dinleyicinin az önce olanları yeniden yorumlamasını sağlar. Bu ifade yalnızca günün adı veya resmî bir bayram tebriği değildir. Buradaki Fools, kalıplaşmış ünlemin bir parçasıdır; dinleyicinin gerçekten aptal olduğunu söyleyen ciddi bir ifade değildir.
Alıştırma
Bir arkadaş zararsız bir 1 Nisan şakasını açıkladıktan sonra April Fools! ne işe yarar?
- Dinleyiciye doğrudan aptal der.
- Herkesin bayramını resmî olarak kutlar.
- Önceki olayın bir şaka olduğunu açıklar.
Cevabı göster
Önceki olayın bir şaka olduğunu açıklar.
Good one: az önceki şaka, fikir veya davranışı övmek
Good one, az önce yapılan bir şakanın, sunulan bir fikrin, verilen bir cevabın veya gerçekleştirilen bir hareketin zekice ya da eğlenceli olduğunu söylemenin samimi bir yoludur. Bu cümlede one, Peppa'nın şakasının yerini tutar; 1 sayısı anlamına gelmez. one, durumdan zaten anlaşılan bir şeyin yerine geçtiği için ifade yalnızca şakalara tepki vermek için kullanılmaz. Dinleyen kişi, one'ın neyi gösterdiğini hemen önceki söz veya hareketten anlar.
Alıştırma
Maya az önce zekice bir çözüm önerdiyse “Good one, Maya,” cümlesindeki one en doğal olarak neyi gösterir?
- 1 sayısı
- Maya'nın zekice çözümü
- Henüz söz edilmemiş başka bir fikir
Cevabı göster
Maya'nın zekice çözümü
Where's ... gone?: Where has ... gone? anlamı
Where's my real cake gone? cümlesinde where's, where is değil where has ifadesinin kısaltmasıdır. Sorunun açık hâli Where has my real cake gone? şeklindedir. Geçmiş zaman ortacı gone, present perfect yapısını oluşturmak için has ile kullanılır. Bir kişi veya nesnenin orada olması beklenirken artık görünmediği durumlarda Where has ... gone? kullanılır. Soru, gidilen yeri veya yeni konumu sorarken mevcut olma durumundan kaybolma durumuna geçişi vurgular.
Alıştırma
Bu samimi Britanya İngilizcesi sorusunu where has anlamına gelen kısaltmayla tamamlayın: ____ my red scarf gone?
Cevabı göster
Where's
Dr. Hamster is shining Tiddles the tortoise's shell.
1:22Doktor Hamster, kaplumbağa Tiddles'ın kabuğunu parlatıyor.
leave my shell polish?: bir eşyayı bir yerde bırakmak
leave my shell polish ifadesinde leave, “cilayı bir yere koyup sonra yerini hatırlamamak” anlamındadır; “ciladan uzaklaşmak” anlamında değildir. my shell polish nesnesi, eşyanın nerede kaldığının sorulduğunu gösterir. Where did I leave + nesne? kalıbı, bulamadığınız bir şeyi en son nereye koyduğunuzu hatırlamaya çalışırken kullanılan yaygın bir sorudur.
Alıştırma
“Where did I leave my shell polish?” cümlesinde leave ne anlama gelir?
- bir yere koyup nerede olduğunu hatırlamamak
- onu kullanmayı kalıcı olarak bırakmak
- ondan uzaklaşmak
Cevabı göster
bir yere koyup nerede olduğunu hatırlamamak
in need of rescue: in need of + isim
In need of rescue, “kurtarılmaya ihtiyacı olan” veya “kurtarılması gereken” anlamındadır. in need of + isim yapısı, bir kişinin ya da şeyin of sözcüğünden sonra belirtilen yardıma, bakıma, onarıma veya kaynağa ihtiyaç duyduğunu anlatır. Burada rescue, of sözcüğünden sonra gelen bir isimdir. in need of rescue ifadesi A Brussels sprout sözünü niteler; dolayısıyla bu parça “kurtarılması gereken bir Brüksel lahanası” demektir. Biraz resmî olan ifade, söze dramatik ve kahramanca bir hava katar.
Alıştırma
in need of + isim kalıbını tamamlayın: The old library is ____ repair.
Cevabı göster
in need of
Have no fear: dramatik bir güven verme sözü
Have no fear, “Korkma” anlamına gelen kalıplaşmış bir güven verme ifadesidir. Bu cümlede küçük karakteri rahatlatır; have kalıbın bir parçasıdır ve karşı tarafa korkuya “sahip olmasını” söylemez. Bu ifade genellikle tiyatral veya kahramanca duyulur. Konuşanı yardım etmeye kendinden emin biçimde gelen biri gibi gösterir; bu yüzden sıradan bir teselli sözünden daha eğlenceli ve dramatik bir tonu vardır.
Alıştırma
Cümleyi kalıplaşmış kahramanca güven verme sözüyle tamamlayın: ____! I'll help you out of the cave.
Cevabı göster
Have no fear
Not quite: nazik bir düzeltme
Not quite, “tam olarak değil” veya “tamamen değil” anlamına gelen yumuşak bir olumsuz yanıttır. Burada tamamen başarılı olmayan bir denemeyi No kadar sert olmadan düzeltir. Bu yanıtta quite, “tamamen” anlamındadır. İfade çoğu zaman kısmi başarıya yer bırakır: kişi sonuca yaklaşmış olabilir, ancak hâlâ yanlış veya tamamlanmamış bir şey vardır.
Alıştırma
Birisi toplantının 8:00'de olduğunu tahmin ediyor, ancak toplantı aslında 9:00'da başlıyor. Hangi yanıt tahmini nazikçe düzeltir?
- Exactly. The meeting starts at nine.
- No. That is completely wrong.
- Not quite. The meeting starts at nine.
Cevabı göster
Not quite. The meeting starts at nine.
Gotcha!: bir şakayı açıklarken kullanılan gündelik ifade
Bu sahnede Gotcha. “Şakama kandın!” anlamına gelir. Konuşan kişi, zararsız bir şakayı açıkladığı anda bunu söyler; burada “Anladım” demek değildir. Gotcha, got you ile bağlantılı, çok gündelik bir biçimdir. Anlamı duruma göre belirlenir: birinin yakalandığını veya kandırıldığını gösterebilir; başka bir konuşmada ise “Anladım” anlamına da gelebilir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız canavar fotoğrafının sahte olduğunu açıklayıp “Gotcha!” diyor. Gotcha! burada ne anlama gelir?
- Şakaya kandın.
- Senin için bir şey aldım.
- Talimatlarını anlıyorum.
Cevabı göster
Şakaya kandın.
What a super joke: What a + sıfat + tekil isim yapısı
What a super joke, bir sorudan çok bir ünlem cümlesidir. Konuşan kişi güçlü bir değerlendirme yapmak için What a + sıfat + tekil sayılabilen isim yapısını kullanır: şaka çok iyidir. Bu yapıda what ünlemi başlatır, a ise tekil sayılabilen joke ismiyle birlikte kullanılır. Aynı yapı What a great idea! ve What a lovely day! cümlelerinde de görülür.
Alıştırma
Ünlemi What a + sıfat + tekil isim yapısıyla tamamlayın: ____ great idea!
Cevabı göster
What a
Peppa's had lots of fun playing jokes, but now it's time to go home. Kalıp ifadeler
2:30Peppa şaka yaparken çok eğlendi ama artık eve gitme zamanı.
had lots of fun playing jokes: have fun doing something yapısı
Have lots of fun doing something, bir etkinliği yaparken çok eğlenmek anlamına gelir. -ing'li ifade eğlenceyi sağlayan etkinliği belirtir; burada bu etkinlik playing jokes ifadesidir. Tam cümlede Peppa's had, Peppa has had ifadesinin kısalmış hâlidir. Anlatıcı o ana kadar yaşanan eğlenceyi değerlendirir; lots of, yalnızca had fun demeye göre eğlencenin derecesini daha güçlü vurgular.
Alıştırma
Cümleyi build fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: We had lots of fun ____ a treehouse.
Cevabı göster
building
it's time to go home: It's time to + fiilin yalın hâli
It's time to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapmak için doğru veya beklenen zamanın geldiğini belirtir. Bu nedenle it's time to go home, artık eve gitmek gerektiğini hatırlatır. Bu yapı yalnızca saati belirtmez. Bu cümlede but now, eğlenme aşamasından sonraki eyleme geçişi gösterir.
Alıştırma
Cümleyi leave fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: It's time ____ for school.
Cevabı göster
to leave
Come on: birini harekete geçmeye çağırmak
Buradaki Come on, George'u harekete geçmeye ve konuşan kişiyi izlemeye çağıran samimi bir ifadedir. Yalnızca “bana doğru gel” değil, “hadi” veya “acele et” gibi bir anlam taşır. Anlamı duruma ve ses tonuna bağlıdır. Bu cümlede George'u takip etmeye yönlendirerek ortak etkinliği ilerletir.
Alıştırma
“Come on, George,” cümlesinde Come on ne işe yarıyor?
- George'un zaten geldiğini söylemek.
- George'u bir toplantıya resmî olarak davet etmek.
- George'u eyleme katılmaya teşvik etmek.
Cevabı göster
George'u eyleme katılmaya teşvik etmek.
Let's jump: Let's + fiilin yalın hâli
Let's jump, “birlikte atlamamızı öneriyorum” anlamına gelir. Let's + fiilin yalın hâli yapısı, konuşan kişiyle dinleyenin birlikte yapacağı bir etkinliği önerir. Let's, let us ifadesinden gelir; ancak günlük konuşmada bu yapı genellikle ortak bir öneri işlevi görür. Fiilin yalın hâlini doğrudan Let's ifadesinden sonra kullanın: Let's jump doğrudur, Let's to jump değildir.
Alıştırma
Ortak öneriyi tamamlamak için read fiilini kullanın: Let's ____ this book together.
Cevabı göster
read
Sorry, Peppa, but you can't jump in muddy puddles anymore, I'm afraid. Notlar
2:45Üzgünüm Peppa ama korkarım artık çamurlu su birikintilerinde zıplayamazsın.
Sorry, Peppa, but ... I'm afraid: istenmeyen bir haberi yumuşatmak
Sorry, Peppa, but önce üzüntü belirterek dinleyeni bir kısıtlamaya hazırlar. Cümlenin sonundaki I'm afraid, kötü haberi bir kez daha yumuşatır ve kısıtlamanın daha az sert duyulmasını sağlar. Burada I'm afraid, konuşanın korktuğu anlamına değil, 'ne yazık ki' veya 'üzülerek söylüyorum' anlamına gelir. Bu nazik çerçeve tonu değiştirir, ancak you can't ... mesajı gerçek bir kısıtlama olarak kalır.
Alıştırma
Bu cümlede Sorry, ... but ve I'm afraid ne işe yarıyor?
- Konuşan, Peppa'nın korkutucu olduğunu söyler.
- Konuşan, Peppa'ya devam etme izni verir.
- Konuşan, kısıtlamayı nazik ve üzgün bir tonda söyler.
Cevabı göster
Konuşan, kısıtlamayı nazik ve üzgün bir tonda söyler.
can't jump ... anymore: geçmişteki bir olasılığın sona ermesi
can't jump in muddy puddles anymore, can't + fiil + ... + anymore yapısını izler. Bu yapı, eylemin önceden mümkün veya izin verilen bir şey olduğunu, ancak artık olmadığını söyler. Burada anymore, olumsuz can't ile birlikte 'artık değil' anlamına gelir. 'Daha fazla' anlamına gelmez; önce ile şimdi arasında bir karşıtlık ekler.
Alıştırma
Cümleyi can't ... anymore ve swim fiiliyle tamamlayın: The pool has closed, so we ____ there ____.
Cevabı göster
can't swim · anymore
But jumping in muddy puddles is my favorite. Dilbilgisi
2:52Ama çamurlu su birikintilerinde zıplamak benim en sevdiğim şey.
jumping in muddy puddles is my favorite: özne olarak kullanılan -ing öbeği
Burada jumping in muddy puddles bir etkinliğin adını verir. -ing öbeğinin tamamı öznedir; bu yüzden jumping, eylemin şu anda gerçekleştiği anlamına gelmez. Etkinlik tek bir şey olarak görülür, bu nedenle tekil fiil is kullanılır. Bu kalıp, bir eylemi özne konumuna getirip onun hakkında ne düşündüğünü ya da hissettiğini söylemeni sağlar: Doing something is ...
Alıştırma
'make paper planes' etkinliğini -ing biçiminde özneye dönüştürerek cümleyi tamamlayın: ____ my favorite rainy-day activity.
Cevabı göster
Making paper planes is
Only joking: söylenenin şaka olduğunu açıklamak
Only joking, az önce söylediğinin doğru ya da ciddi olmadığını belirtmenin kısa ve konuşma diline özgü bir yoludur. Önceki sözün şaka olduğunu açıklar ve dinleyenin onu gerçek anlamıyla değerlendirmemesini sağlar. Burada only, 'yalnızca' anlamına gelir. Tam biçim I'm only joking olabilir; ancak bu kısa ek açıklamada konuşanlar çoğu zaman I'm kısmını çıkarır.
Alıştırma
Az önce zararsız bir şaka yaptınız, ancak arkadaşınız ciddi olduğunuzu düşündü. Yanlış anlamayı gidermek için ne söyleyebilirsiniz?
- I mean every word.
- Only joking.
- That's a fact.
Cevabı göster
Only joking.