Bir Kara Kuvvetleri Süvari İzcisi'nin 72 Saatlik Çantasındaki Tüm Teçhizatlar | Loadout | Business Insider: İngilizce çalışma notları
Business Insider
Video özeti: ABD'li bir Süvari Keşif Eri, 72 saatlik görev çantasını; kumanyadan seyir araçlarına, telsizden giysi ve silahlara kadar anlatıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. eyes and ears — Deyimler ve mecazlı ifadeler: savaş alanını gözleyip bilgi aktaran keşif personelini anlatır; gerçek organlarla ilgili değildir. 2. call for fire. — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: dolaylı ateş desteği için askerî talebi tanıyın, call in artillery ile ilişkilendirin ve fire sözcüğünü yalnızca alev olarak okumayın. 3. do have to — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: bir adımın zorunlu olduğunu vurgulamak için have to önünde do kullanın ve bunu nötr bir zorunluluk bildiriminden ayırın.
Bu derste
go over: Bir konuyu gözden geçirmek veya açıklamak
Burada go over, bir şeyin önemli kısımlarını ele alarak onu dikkatle gözden geçirmek veya açıklamak anlamına gelir. Konuşmacı sırada anlatacağı konuyu tanıtıyor; çantanın üzerinden geçme hareketini tarif etmiyor. I'm going to go over... yapısında going to geleceğe yönelik niyeti, go over ise ana fiil öbeğini oluşturur. Bu kalıp gündem, talimat, plan veya başka bir içeriği tanıtmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi “gözden geçirmek veya açıklamak” anlamındaki iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: Before the safety demonstration, let's ____ the emergency procedures.
Cevabı göster
go over
loadout bag: Göreve özel ekipman çantası
Loadout, belirli bir görev, iş veya etkinlik için seçilip hazırlanan ekipman takımı ya da düzenidir. Loadout bag ise göreve özel bu takımı taşımak için kullanılan çantadır. Bu cümlede konuşmacı, operasyonel ihtiyaçlara göre düzenlenmiş bir çantayı adlandırıyor. İfade, sıradan seyahat eşyalarını veya çantayı doldurma eylemini değil, planlanmış bir ekipman düzenini vurgular.
Alıştırma
Hangi eşyaya en doğal biçimde loadout bag denir?
- Plaj tatili için kıyafet ve kişisel bakım malzemeleri içeren bavul.
- Bir sahra sağlık görevlisinin üç günlük bir görev için seçtiği ekipmanlarla hazırlanmış çanta.
- Market alışverişini eve taşımak için kullanılan yeniden kullanılabilir çanta.
Cevabı göster
Bir sahra sağlık görevlisinin üç günlük bir görev için seçtiği ekipmanlarla hazırlanmış çanta.
also known as + alternatif bir ad
Also known as, aynı kişi, yer, nesne veya kavram için başka bir ad sunar. Burada the 72-hour bag, daha önce söz edilen çantanın alternatif adıdır. Tekrar kullanılabilen kalıp X, also known as Y şeklindedir. as sonrasındaki isim öbeği X'in adını verir; bir benzetme veya rol anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi “başka bir adla anılan” anlamındaki sabit ifadeyle tamamlayın: This emergency pack is ____ a go-bag.
Cevabı göster
also known as
Army Cavalry Scout is the eyes and ears of the battlefield, Deyimler
0:07Süvari keşifçisi, savaş alanının gözü ve kulağıdır.
the eyes and ears of + bir kişi veya grup
Eyes and ears; gözlem yapan, dinleyen, bilgi toplayan ve bunu başka birine aktaran kişi ya da grup için kullanılan bir mecazdır. Bu cümlede gözcü, gerçek anlamda vücut organları değil, savaş alanına ilişkin durumsal farkındalık sağlar. Yaygın kalıp be the eyes and ears of/for someone or an organization şeklindedir. Bilgi toplama rolünü vurgular ve çoğu zaman kişinin, diğerinin bulunamadığı bir yerde bulunduğunu ima eder.
Alıştırma
Sabit mecazı tamamlayın: The field agents report everything they observe; they are the department's ____.
Cevabı göster
eyes and ears
behind enemy lines: düşman hatlarının gerisinde
Behind enemy lines, düşmanın kontrol ettiği bir bölgede, genellikle konuşanın bulunduğu taraftan bakıldığında ana cephenin ötesinde bulunmak anlamına gelen kalıplaşmış bir askerî ifadedir. Buradaki lines, bir yüzeye çizilmiş çizgileri değil, karşıt kuvvetleri ayıran sınırı veya mevzileri belirtir. Destek almak ya da kaçmak zor olabileceği için ifade, yalnızlığı ve tehlikeyi vurgular.
Alıştırma
Cümleyi kalıplaşmış askerî ifadeyle tamamlayın: The rescue team had to operate ____ to reach the captured pilot.
Cevabı göster
behind enemy lines
Amaç bildiren so that
So that, kendisinden önceki eylemin amacını belirtir. Gözcüler, kara komutanının en iyi kararı verebilmesini sağlamak amacıyla bilgi bildirir. Yaygın bir kalıp şöyledir: eylem + so that + özne + can/could/will/would + fiil. Kiplik fiili, ilk eylemin sağlamayı amaçladığı yetiyi veya sonucu gösterir; burada can make, sağlanmak istenen bu yetiyi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi iki kelimelik amaç bağlacıyla tamamlayın: Maya saved the file online ____ she could open it at home.
Cevabı göster
so that
MREs: Meals Ready-to-Eat, yemeye hazır saha tayınları
MRE, Meal, Ready-to-Eat adının kısaltmasıdır ve normal yemek pişirme ya da yeme olanakları bulunmadığında kullanılan, mühürlü bireysel saha tayınını ifade eder. MREs sonundaki s, İngilizcede bu kısaltmayı çoğul yapar. Altyazıdaki meals ready to eat, MREs için kullanılan resmî olmayan çoğul bir açıklamadır. Çevresindeki ifade akıcı değildir; öğrenilmesi gereken ilişki yalnızca “MREs, also known as meals ready to eat” biçimidir, konuşmanın tamamı örnek bir kalıp değildir.
Alıştırma
Açılımı oluşturan kelimeleri tamamlayın: “MRE stands for ____.”
Cevabı göster
Meal Ready-to-Eat
Askerî harita planlamasında draw out the graphics
Burada draw out, bilgiyi çizerek veya düzenleyerek bir yüzeye aktarmak anlamına gelir; graphics ise askerî bir haritadaki taktik sembolleri ve görev ayrıntılarını ifade eder. Konum, rota ve sınır gibi bilgileri kapsar; bilgisayarda üretilmiş görsel tasarımlar anlamında değildir. Bir bütün olarak draw out the graphics, görevin operasyonel bölümünü görselleştirmek için gereken harita işaretlerini oluşturmak demektir. Bu anlam planlama bağlamından gelir; draw out başka bağlamlarda başka anlamlara sahiptir.
Alıştırma
Cümlede “draw out the graphics” ne anlama geliyor?
- Görevin daha uzun sürmesini sağlamak
- Bir cihazdan bilgisayar görüntülerini kaldırmak
- Taktik sembolleri ve görev ayrıntılarını haritaya yerleştirmek
Cevabı göster
Taktik sembolleri ve görev ayrıntılarını haritaya yerleştirmek
if I ever forget: belirsiz bir gelecek olasılığı
if I ever forget ifadesindeki ever, “olası herhangi bir zamanda” anlamına gelir. Koşulu, konuşanın unutabileceği, gerçekleşme ihtimali düşük bir gelecek anını bile kapsayacak şekilde genişletir; burada “geçmişte bir zaman” anlamına gelmez. if + özne + ever + fiilin geniş zaman biçimi kalıbı, yedek bir çözümü veya önlemi açıklarken kullanışlıdır. Ana cümle, bu olası durum gerçekleşirse neyin yardımcı olacağını belirtir.
Alıştırma
Gelecekteki herhangi bir olası zamanı vurgulayan kalıpla cümleyi tamamlayın: I saved the address, so ____ it, I can check my notes.
Cevabı göster
if I ever forget
doesn't get destroyed: olumsuz get edilgeni
doesn't get destroyed ifadesinde get + geçmiş zaman ortacı, get ile edilgen yapı oluşturur. Bu, nesnenin zarar verici olaya maruz kalmadığı anlamına gelir; get burada alışılmış “almak” anlamını taşımaz. Get ile edilgen yapı, konuşmada özellikle bir değişime veya sonuca, çoğu zaman da kazara gerçekleşen ya da istenmeyen bir sonuca odaklanırken yaygındır. Burada doesn't bu sonucu olumsuz yapar: poşet, nesnenin nemden mahvolmasını önler.
Alıştırma
Cümleyi doesn't, get ve destroy fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: Store the backup away from water so it ____ by moisture.
Cevabı göster
doesn't get destroyed
So this right here is what a basic map would look like Dilbilgisi
1:10Temel bir harita işte böyle görünür,
what a basic map would look like: öngörülen görünüm
what a basic map would look like yan cümlesi, temel bir haritanın sahip olacağı görünümü ifade eder. What, cümle içine yerleşmiş bir isim yan cümlesi başlatır; look like ise görünüşü anlatır. Yan cümlenin tamamı is fiilinin tamamlayıcısıdır ve gösterilen görünümü belirtir. Would, haritayı açıklayıcı veya beklenen bir örnek olarak sunar: temel bir harita bu tür bir görünüme sahip olabilir. Geçmişte tekrarlanan bir alışkanlığı anlatmaz.
Alıştırma
Mimar, planlanan sonucu açıklamak için bir 3D model kullanıyor. Cümleyi hangi ifade doğru tamamlar? The model shows us ____.
- what the lobby would like
- what the lobby would look like
- how the lobby would look like
- what would the lobby look like
Cevabı göster
what the lobby would look like
NAIs: belirlenmiş ilgi alanları
NAIs, named area of interest ifadesinin kısaltması olan NAI'nin çoğuludur. Keşif ve istihbarat planlamasında NAI, oradaki faaliyetlerin bir istihbarat sorusunu yanıtlamaya yardımcı olabilmesi nedeniyle gözlem için özel olarak belirlenmiş bir yerdir. Bu haritada NAI'ler; düşman mevzileri, rotalar ve sınırlarla birlikte işaretlenmiş bilgi türlerinden biridir. Kendiliğinden düşman mevzisi anlamına gelmez ve yalnızca ilginç görünen yerleri ifade etmez.
Alıştırma
Bir keşif haritasında NAIs neyi ifade eder?
- Yalnızca doğrulanmış düşman mevzileri
- İlginç görünen herhangi bir yer
- Haritadaki tüm rotalar ve sınırlar
- Gerekli bilgiyi elde etmek için gözlem amacıyla özel olarak belirlenen alanlar
Cevabı göster
Gerekli bilgiyi elde etmek için gözlem amacıyla özel olarak belirlenen alanlar
grade of the slope: eğim anlamındaki grade
Buradaki grade isim olarak bir yolun, patikanın veya arazinin ne kadar dik olduğunu, yani eğim derecesini ifade eder. Genellikle yüzdeyle belirtilir: grade yükseldikçe eğim dikleşir. grade of the slope ifadesinde slope eğimli araziyi, grade ise hesaplanan özelliği belirtir. Sözcük burada okul notu veya sınıf anlamında değil, mühendislik ve topografya anlamında kullanılır.
Alıştırma
Bir yol levhasında “8 percent grade” sürücülere neyi bildirir?
- Yolun hangi okul sınıfına ait olduğu
- Yolun ne kadar dik olduğu
- Yolun hangi notu aldığı
Cevabı göster
Yolun ne kadar dik olduğu
This right here will allow us to rapidly get the correct answer. Dilbilgisi
1:36Bununla doğru sonuca hızla ulaşabiliriz.
allow us to + fiil: bir eylemi mümkün kılmayı ifade etmek
Allow + nesne + to'lu mastar yapısı, bir kişinin, aracın veya koşulun birinin bir şey yapmasını mümkün kıldığını belirtir. allow us to get ifadesinde us nesnedir, to get ise mümkün hâle gelen eylemdir. Burada allow izin vermeyi değil, bir eylemi mümkün kılmayı anlatır: araç, konuşanların doğru cevabı hızla bulmasına yardımcı olur. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp allow someone to do something şeklindedir; fiilden önceki to korunmalıdır.
Alıştırma
Cümleyi allow fiilinin doğru biçimi ve mastar işaretiyle tamamlayın: The screen reader ____ users ____ navigate the site without a mouse.
Cevabı göster
allows · to
copy down: bilgiyi notlara yazmak
Burada copy down, duyduğunuz ya da gördüğünüz bilgiyi notlarınıza yazmak demektir. Odak noktası yazılı bir kayıt oluşturmaktır; dijital bir dosyayı çoğaltmak ya da bir şeyi taklit etmek değildir. Copy fiildir, down ise parçacıktır. Nesne bir isimse copy down the reports veya copy the reports down denebilir; nesne bir zamirse araya gelmelidir: copy them down.
Alıştırma
copy down reports ifadesinde copy down burada ne anlama gelir?
- Rapor verirken başka birinin davranışını taklit etmek
- Raporlardaki bilgileri notlara yazmak
- Rapor dosyalarının kopyalarını oluşturmak
Cevabı göster
Raporlardaki bilgileri notlara yazmak
comes through the radio: bilginin telsizden gelmesi
Bu cümlede comes through the radio, bilginin telsizle gönderilip dinleyiciye ulaştığı anlamına gelir. Özne information olduğu için comes through, başarılı bir iletim veya alımı anlatır. Through iletişim kanalını belirtir. Bilginin fiziksel olarak telsiz cihazının içinden geçtiği anlamına gelmez.
Alıştırma
The instructions came through the headset cümlesinde ne oldu?
- Fiziksel olarak kulaklığın içinden geçtiler.
- Yazılı bir rapora kopyalandılar.
- Kulaklık üzerinden iletilip dinleyiciye ulaştılar.
Cevabı göster
Kulaklık üzerinden iletilip dinleyiciye ulaştılar.
with red lens. You have to use red lens at night
1:51kırmızı lensli. Geceleri kırmızı lens kullanmalısınız,
you got to move undetected behind enemy lines.
2:00düşman hatları gerisinde fark edilmeden ilerlemelisiniz.
Sonuç belirtmek için “That way” kullanımı
Burada “That way”, “az önce anlatılanı yaparak” veya “o yöntemi kullanırsan” anlamına gelir. Önceki eylemi tekrar etmeden ona gönderme yapar. Yeni bir cümlenin veya yan cümlenin önünde kullanıldığında, bu eylemin yararlı sonucunu sunar: yöntemi kullanmak fark edilmemeyi sağlar. Bilgiyi önce yöntem, ardından sonuç veya fayda gelecek şekilde düzenler; burada fiziksel bir yön belirtmez.
Alıştırma
Önceki tavsiyeye gönderme yapan ve faydasını belirten iki kelimelik bağlayıcıyla cümleyi tamamlayın: Write down the confirmation number. ____, you can find the booking quickly if you need help.
Cevabı göster
That way
Temel ihtiyaçları sürdürmek için “sustain yourself”
Bu bağlamda sustain yourself, belirli bir süre boyunca işlevini sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğun şeyleri kendine sağlaman anlamına gelir. 72 saatlik bir çanta için buna yiyecek, su ve diğer temel malzemeler gibi ihtiyaçlar dahildir. Dönüşlü zamir yourself, gerekli imkânları sağlayan kişiyle bu imkânlarla idame ettirilen kişinin aynı olduğunu gösterir. İfade, mevcut para veya kaynaklarla yaşamak gibi dayanıklılık ya da kendi kendini idame ettirme içeren başka durumlara da aktarılabilir; “kendinle aynı fikirde olmak” veya yalnızca “kendine destek vermek” anlamına gelmez.
Alıştırma
İki günlük bir doğa yürüyüşüne hazırlanıyorsun. Malzemelerin seni beslemesi, susuz bırakmaması ve yoluna devam etmeni sağlaması gerektiğini en doğru biçimde hangi cümle ifade eder?
- You need enough supplies to sustain yourself for two days.
- You need enough supplies to survive yourself for two days.
- You need enough supplies to support yourself for two days.
Cevabı göster
You need enough supplies to sustain yourself for two days.
Pusulada açı birimi olarak mils
Bu pusula bağlamında mils, mil sözcüğünün çoğuludur. Mil, bir açıyı veya yönü ölçmek için kullanılan ve Türkçede milyem de denilen bir birimdir. Pusula aynı kerterizi iki ölçekte gösterebilir: derece ve mil. Buradaki mil, millimeter yani milimetre anlamına gelmez ve million sözcüğünün kısaltması değildir. Yaygın bir askerî 6.400 mil sisteminde tam bir daire 6.400 mildir; bu nedenle yönler hassas biçimde belirtilebilir.
Alıştırma
Bu pusula bağlamında mils nedir?
- Yönler için kullanılan bir açı birimi
- Milyonlar için kullanılan bir kısaltma
- Milimetreyle ölçülen bir uzunluk
Cevabı göster
Yönler için kullanılan bir açı birimi
heading to + bir varış noktası
Burada heading, head fiilinin -ing biçimidir. Head to + yer, o yere gitmek veya o yere doğru ilerlemek anlamına gelir. Bu nedenle heading to that tree ifadesinde ağaç, konuşanın varış noktasıdır. Bu ifade harekete ve yöne odaklanır. Be + heading to, şu anda gerçekleşen bir hareketi veya daha önce kararlaştırılmış bir planı anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi head to ifadesinin şimdiki zamana uygun biçimiyle tamamlayın: We are ____ the airport now.
Cevabı göster
heading to
E-tool: entrenching tool ifadesinin kısaltması
Burada E-tool, entrenching tool ifadesinin kısaltmasıdır. Konuşmacı kısaltmanın hemen ardından tam terimi yeniden söyler; dolayısıyla ikinci ad öbeği birincisini açıklar. E, electronic değil entrenching anlamına gelir. Entrenching tool, askerlerin mevzi hazırlamak gibi kazı işlerinde kullandığı, küçük ve genellikle katlanabilir bir kürektir. Bilinmeyen bir jargon teriminin ardından duraklama ya da virgülle daha açık bir ad gelirse, terimi bu yeniden ifadeden anlayabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi E-tool olarak kısaltılan tam askerî terimle tamamlayın: Before digging, the soldier unfolded the ____.
Cevabı göster
entrenching tool
Askerî bir terim olarak fighting positions
Bu askerî bağlamda fighting positions, askerlerin gözlem yapabileceği, korunabileceği ve savaşabileceği şekilde hazırlanmış taktik mevzilerdir. Toprağa kazılarak yapılabildikleri için dig my fighting positions, çatışmanın yaşandığı yerlere gitmek değil, bu korunaklı mevzileri inşa etmek anlamına gelir. Burada position, fiziksel bir taktik mevziyi belirtir. İş pozisyonu veya görüş anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi askerlerin korunup savaşabileceği hazırlanmış yerleri belirten askerî terimle tamamlayın: During the exercise, each team had to dig ____ before sunset.
Cevabı göster
fighting positions
tighten down: bir parçayı sağlam biçimde sabitlemek
Bu talimatta tighten down, aletin hareketli parçası yerine sıkıca kilitlenene kadar sapı çevirmek veya ayarlamak anlamına gelir. Buradaki down, tamamlanmış ve güvenli sabitleme sonucunu vurgular; aşağı yönde bir hareketi anlatmaz. Bu öbek fiil geçişlidir: tighten down a handle, bolt, clamp ya da benzer bir bağlantı elemanı denebilir. Nesne bir zamirse ortaya yerleştirilir: tighten it down.
Alıştırma
Hangi talimatta tighten down “yerine sağlam biçimde sabitlemek” anlamında kullanılmıştır?
- Push the clamp down until it touches the floor.
- Loosen the clamp so it can move freely.
- Tighten down the clamp once it is in position.
Cevabı göster
Tighten down the clamp once it is in position.
Could that also be used as a last resort weapon? Deyimler
3:28Son çare olarak silah niyetine de kullanılabilir mi?
last resort: diğer seçenekler başarısız olduğunda son çare
Last resort, daha iyi, daha güvenli veya daha kabul edilebilir seçenekler kullanılamadığında ya da başarısız olduğunda başvurulan son eylem yoludur. Buradaki resort, bir tatil yeri değil, yardım veya eylem aracı anlamındadır. Bu soruda last resort, aleti silah olarak kullanmayı normal amacı olarak değil, acil bir durumda başvurulacak son seçenek olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi, tüm daha iyi alternatifler başarısız olduktan sonra kullanılan bir seçenek anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: If negotiations break down, legal action will be our ____.
Cevabı göster
last resort
in some sense: temkinli bir eveti sınırlandırmak
Bu yanıtta in some sense, could ifadesinin geçerli olduğu kapsamı sınırlar. Konuşmacı, iddianın belirli bir bakış açısından veya sınırlı bir yorumla doğru olduğunu; bütünüyle ya da olağan anlamda doğru olmadığını belirtir. Bu ifadeyi temkinli bir onay vermek için kullanın: evet demek için bir dayanak bulunduğunu kabul ederken başka bakış açılarına veya koşullara yer bırakır.
Alıştırma
Bir iş arkadaşınız “Deney başarılı oldu mu?” diye soruyor. Deneyin yararlı bir örüntü ortaya çıkardığını ancak ana amacına ulaşamadığını düşünüyorsunuz. Hangi yanıt belirli bir bakış açısından sınırlı bir onay verir?
- In some sense, yes—it revealed a useful pattern.
- Absolutely—it succeeded in every way.
- No—there was nothing useful in the result.
Cevabı göster
In some sense, yes—it revealed a useful pattern.
if need be: yalnızca gerekli olursa
If need be, “gerekirse” veya “durum bunu gerektirirse” anlamına gelen kalıplaşmış ve kısaltılmış bir koşul ifadesidir. Bu cümlede nesneyi silah olarak kullanmak normal veya tercih edilen kullanım değil, yedek bir önlem olarak sunulur. Sözcük dizimi sabittir: need ifadenin içinde işlev görür ve be korunur. Üç sözcüğün tamamını tek bir kalıp olarak öğrenin.
Alıştırma
Cümleyi “gerekli hâle gelirse” anlamındaki üç sözcüklü kalıpla tamamlayın: We can postpone the launch for one day ____.
Cevabı göster
if need be
binos: binoculars sözcüğünün gayriresmî kısaltması
Burada binos, gösterilmekte olan M22 dürbününü, yani binoculars sözcüğünü ifade eder. Ayrı bir ekipman türünün adı değil, gayriresmî ve çoğul bir kısaltmadır. Kısa ekipman anlatımlarında binos duyduğunuzda, anlamını zihninizde binoculars olarak açabilirsiniz.
Alıştırma
Bir kuş gözlem rehberi, açık hava jargonunu bilmeyen ziyaretçiler için resmî bir broşür yazıyor. En uygun cümle hangisidir?
- Please bring binoculars for viewing distant birds.
- Please bring binos for viewing distant birds.
- Binos is a separate class of optical equipment.
Cevabı göster
Please bring binoculars for viewing distant birds.
call for fire: dolaylı ateş desteği için askerî talep
Bu cümlede a call for fire, topçu ateşi gibi dolaylı ateş desteğine yönelik resmî askerî talebi ifade eder. Buradaki fire alev değil silah ateşi anlamındadır ve ifade, yalnızca ateş emri bağırmak yerine hedef bilgilerini içeren yapılandırılmış bir haberleşmeyi belirtir. Sonraki cümle olan This is where you call in artillery, operasyonel sonucu açıklar: keşif eri hedefi gözlemler ve bir topçu biriminden destek ister.
Alıştırma
Bir askerî raporda hangi cümle dolaylı ateş desteğine yönelik resmî talebi açıkça ifade eder?
- The artillery unit opened fire after the order.
- The hikers called for a fire because the night was cold.
- The observer transmitted a call for fire with the target coordinates.
Cevabı göster
The observer transmitted a call for fire with the target coordinates.
Mesleki bir mecaz olarak primary weapon
Bu cümlede primary weapon, saldırmak için kullanılan bir nesnenin adı değildir. Konuşmacı telsizi, keşif erinin en önemli operasyon aracı olarak mecazen yeniden adlandırır. Bu mecaz, söz konusu görevde iletişimi doğrudan ateş gücünden daha önemli bir konuma yerleştirir: telsiz olmadan keşif erleri gözlemlediklerini bildiremez veya başkalarıyla koordinasyon kuramaz. Daha genel olarak, bir araç ya da beceriyi birinin primary weapon'ı olarak adlandırmak, onun işi etkili biçimde yapmak için merkezi önemde olduğunu vurgular.
Alıştırma
Bu cümlede primary weapon ne anlama geliyor?
- Telsiz ancak diğer tüm ekipmanlardan sonra verilir.
- Telsiz, keşif erinin görevini yerine getirmesi için en önemli araçtır.
- Telsiz, bir düşmana doğrudan saldırmak için kullanılabilir.
Cevabı göster
Telsiz, keşif erinin görevini yerine getirmesi için en önemli araçtır.
Communication is key as a Cavalry Scout. Kalıp ifadeler
4:12Bir süvari keşifçisi için iletişim kilit önemdedir.
Communication is key: X is key kalıbı
Communication is key, X is key kalıbını kullanır; burada key, gerekli veya kritik anlamına gelen yüklem sıfatı işlevindedir. Kilit açan nesneyi belirten isim değildir. Bu kısa kalıp, başarı açısından son derece önemli bir koşulu öne çıkarır: X is key. Belirli bir sonucu söylemeden bir dersi özetlemek veya bir önceliği vurgulamak için sıkça kullanılır.
Alıştırma
İletişimin gerekli olduğunu vurgulayan kısa X is key kalıbını tamamlayın: Communication ____.
Cevabı göster
is key
This allows me to talk into the radio and listen.
4:15Bununla telsizden konuşup gelen sesi dinlerim.
whip antenna: eylem değil, şekil
Whip antenna ifadesinde whip şekli anlatır: bükülebilen veya esneyebilen uzun, ince bir çubuk. Bu birleşik ifade bir anten türünü adlandırır; bir şeyi kamçılamak eylemini anlatmaz. Burada whip, antenna sözcüğünü sınıflandırmak için başka bir ismin önünde kullanılan bir isimdir. Ekipman terimlerinde böyle bir niteleyici çoğu zaman cihazın şeklini veya yapısını belirtir.
Alıştırma
Bir telsiz kılavuzunda whip antenna ne anlama gelir?
- Bir şeye vurmak veya kamçılamak için kullanılan anten
- Telsizi şarj eden bir kablo
- Esneyebilen uzun, ince bir çubuk anten
Cevabı göster
Esneyebilen uzun, ince bir çubuk anten
This allows the radio to get the signal required.
4:20Bu, telsizin gerekli sinyali almasını sağlar.
the first thing you do is: ilk adımı belirtmek
the first thing you do is ... kalıbı, bir eylemi yapılması gereken başlangıç noktası olarak işaretler ve dikkati o eyleme yöneltir. Bu cümlede söz konusu eylem, telsizde batarya olduğunu kontrol etmektir. Açık ve yeniden kullanılabilir kalıp the first thing you do is + yalın fiil öbeğidir: The first thing you do is check the battery. Altyazıdaki ek you need to, konuşurken doğal biçimde yeniden başlamadır; kalıbın gerekli bir parçası değildir.
Alıştırma
Yukarıda öğretilen, The first ile başlayıp is ile biten altı sözcüklü hedef kalıpla talimatı tamamlayın: "____ check that the power is off."
Cevabı göster
The first thing you do is
Cihaz ayarları: on high ... on low
Burada on high ve on low, yüksek güce ayarlı ve düşük güce ayarlı anlamına gelir. Konuşmada telsizin farklı iletim gücü seviyelerindeki pil ömrü zaten ele alındığı için power setting isim öbeği söylenmemiştir. Bu, cihaz ayarlarında yaygın bir kalıptır: be, run, leave veya keep ile bir cihaz için on + high/low kullanılır. Sıfatlar, bağlamdan anlaşılan bir ayar ölçeğindeki seviyeleri belirtir; fiziksel yüksekliği ya da ruh hâlini anlatmaz.
Alıştırma
Örnekte on high ve on low neyi anlatıyor?
- Telsizin yüksek ve düşük güç ayarlarını belirtirler.
- Birinin ne kadar yüksek sesle konuştuğunu anlatırlar.
- Telsizin fiziksel yüksekliğini anlatırlar.
Cevabı göster
Telsizin yüksek ve düşük güç ayarlarını belirtirler.
Oran ifadesi 12 hours a battery
12 hours a battery ifadesinde a, per veya for each anlamına gelir: bir pil yaklaşık on iki saat kullanım sağlar. A battery, oranı hesaplamak için kullanılan birimdir; hours sözcüğünden sonra gelen başka bir nesne değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp miktar + a + tekil sayılabilir isim şeklindedir; thirty dollars a session veya twice a week buna örnektir. Özellikle konuşmada ve yaygın ifadelerde oranı kısa biçimde anlatır.
Alıştırma
Cümleyi miktar + a + tekil birim kalıbıyla tamamlayın: This scooter can travel about forty miles ____ charge.
Cevabı göster
a
do have to: gerçek bir zorunluluğu vurgulama
Bu olumlu cümlede do, have to ifadesini vurgular. Konuşmacı ikinci bir eylemden söz etmez; do zorunluluğu güçlendirir ve parçayı önce ıslatmanın gerçekten gerekli olduğunu belirtir. Yapı do/does/did + fiilin yalın hâlidir. Burada vurgu do üzerindedir ve have yalın hâlde kalır. Bu nedenle do have to bir hatırlatmayı güçlendirmek, bir varsayımı düzeltmek veya atlanmaması gereken bir adımı belirtmek için kullanılabilir.
Alıştırma
Gerçekten zorunlu olma anlamı veren üç sözcüklü vurgulu ifadeyle talimatı tamamlayın: You ____ show ID before entering the lab.
Cevabı göster
do have to
locks in: bir parçanın takılıp sabit kalması
Burada locks in, konektör itilip döndürüldükten sonraki sonucu anlatır: konektör soketin mekanizmasına geçer ve güvenli biçimde yerinde kalır. in parçacığı, parçanın amaçlanan kilitli konuma girdiğini düşündürür. Bu kullanımda lock in geçişsiz olabilir ve özne parçanın kendisidir: it locks in. Çevredeki mekanik eylemler, burada birini hapsetme ya da fiyatı veya seçimi sabitleme anlamını değil, fiziksel sabitlenme anlamını seçer.
Alıştırma
Takılıp sabit kalmak anlamındaki öbek fiille talimatı tamamlayın: Push the filter down and turn it clockwise; it ____.
Cevabı göster
locks in
The wet weather bag prevents all my uniform pieces Dilbilgisi
5:33Su geçirmez torba, tüm üniforma parçalarımın
prevents ... from getting: istenmeyen bir sonucu engellemek
prevent + nesne + from + -ing yapısında nesne, bir eylemden veya değişimden korunan kişi ya da şeyi belirtir. Bu cümlede all my uniform pieces nesnedir; from getting wet ise çantanın engellediği istenmeyen sonucu belirtir. Bu yapı, koruyucu bir önlemi veya neden-sonuç ilişkisini açıklamak için kullanılır: bir şey, bir kişinin ya da nesnenin bir eylemi yapmasını, bir şey yaşamasını veya belirli bir duruma girmesini önler. from sonrasında to mastarı değil, -ing biçimi kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi from ve step fiilinin -ing biçimini kullanarak tamamlayın: The safety rail prevents visitors ____ into the restricted area.
Cevabı göster
from stepping
depending on the temperature: kararı değiştiren bir etken
Depending on + isim öbeği, ana cümledeki seçimi veya sonucu değiştirebilecek bir etkeni belirtir. Bu cümlede hangi mevsimlik ekipmanın getirileceğine karar verirken kullanılan koşul sıcaklıktır. Baştaki -ing öbeği, ardından gelen kararın tamamını etkiler. Sıcaklığa göre veya sıcaklığın belirlediği şekilde anlamına gelir; bir kişinin sıcaklığa duygusal, fiziksel ya da ekonomik olarak bağımlı olduğunu anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi depending on ve parantez içindeki etkenle tamamlayın: ____, we'll hold the picnic outside or in the hall. (the weather)
Cevabı göster
Depending on the weather
“waffle tops and bottoms” ile “thermals”
Bu giyim bağlamında waffle tops and bottoms, kabartılı kare dokusu ısıyı korumaya yardımcı olan waffle örgülü üst ve alt vücut giysileridir. Tops üst vücut giysilerini, bottoms ise alt vücut giysilerini ifade eder. Thermals, bu sıcak tutan içlik veya temel katman takımının daha genel ve gündelik adıdır. Konuşmacı önce ekipmana özgü tanımı verir, ardından çoğu dinleyicinin bildiği bir terimle yeniden ifade eder.
Alıştırma
Bir yürüyüşçü “I packed my thermals.” diyor. Büyük olasılıkla yanına ne almıştır?
- Yemek için bir kutu waffle
- Üst veya alt vücut ya da her ikisi için sıcak tutan temel katman giysileri
- Yalnızca su geçirmez bir dış ceket
Cevabı göster
Üst veya alt vücut ya da her ikisi için sıcak tutan temel katman giysileri
“19 Delta Cavalry Scout” ifadesinin anlamı
19 Delta, ABD Kara Kuvvetlerindeki 19D meslek kodunun sözlü biçimidir. NATO fonetik alfabesinde Delta, D harfini temsil eder; bu nedenle 19D yüksek sesle nineteen Delta diye okunur. Burada Cavalry Scout, bu kodla bağlantılı mesleğin adıdır. İfade konuşmacının askerî meslek uzmanlığını belirtir; bir rütbe, Delta adlı bir birlik veya Delta Force'a gönderme değildir.
Alıştırma
Bir ABD Kara Kuvvetleri personel formunda biri uzmanlığının “nineteen Delta” olduğunu söylüyor. Bu ifadede Delta ne işlev görüyor?
- 19D meslek kodundaki D harfinin sözlü biçimini verir.
- Kişinin Delta Force'ta görev yaptığını söyler.
- Kişinin askerî rütbesini belirtir.
Cevabı göster
19D meslek kodundaki D harfinin sözlü biçimini verir.
in case: olası bir soruna hazırlanmak
In case, gelecekte gerçekleşmesi mümkün olan ve şu anda önlem alınmasına neden olan bir durumu anlatır. Bu cümlede M4, düşman gerçekten yaklaşmadan önce yedek silah olarak hazır tutulur; söz konusu olasılık, doğrulanmış bir olayı değil, önceden yapılan hazırlığı açıklar. Yaygın yapı eylem veya hazırlık + in case + yan cümledir. Geleceğe yönelik olasılıklarda in case yan cümlesinde genellikle in case the enemy gets too close örneğindeki gibi geniş zaman kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi, bir olasılığa karşı önlem olarak anlamındaki iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: I'll save an offline copy ____ the internet goes down.
Cevabı göster
in case
magazine-fed ... shoulder-fired weapon öbeğini çözümlemek
Temel isim weapon sözcüğüdür. Önceki sözcükler sıkıştırılmış bir teknik özellik açıklaması oluşturur: magazine-fed mühimmatın nasıl beslendiğini; gas-operated mekanizmanın çevrimini neyin çalıştırdığını; semi-automatic or fully automatic ateşleme modlarını; handheld ve shoulder-fired ise silahın nasıl tutulup ateşlendiğini anlatır. Uzun bir teknik isim öbeğini çözümlemek için sondaki temel ismi bulun ve ardından niteleyicileri işlevlerine göre gruplandırın. Bu ifade, tek ve uzun bir özel ad değil, birbirinden ayrı açıklamaların üst üste sıralanmasıdır.
Alıştırma
Vurgulanan teknik isim öbeğinin nasıl düzenlendiğini hangi çözümleme doğru gösterir?
- magazine temel isimdir ve weapon yalnızca magazine sözcüğünü niteler.
- weapon temel isimdir; önceki gruplar besleme biçimini, çalışma mekanizmasını, ateşleme modlarını ve kullanım şeklini ayrı ayrı açıklar.
- gas operated benzinle çalışan anlamına gelir ve shoulder fired mühimmatı açıklar.
- Dizinin tamamı bölünmemesi gereken tek bir özel addır.
Cevabı göster
weapon temel isimdir; önceki gruplar besleme biçimini, çalışma mekanizmasını, ateşleme modlarını ve kullanım şeklini ayrı ayrı açıklar.
When all this is packed back in the operation configuration,
6:30Bunların hepsi operasyon düzeninde yeniden paketlendiğinde
bare minimum: fazladan hiçbir şey içermeyen kabul edilebilir en düşük miktar
Bu cümlede bare minimum, stuff sözcüğünü niteler ve konuşmacının gerekli gördüğü en küçük temel ekipman setini ifade eder. Bare, minimum sözcüğünü güçlendirir: çantada yalnızca gerekli malzemeler vardır ve fazladan pay yoktur. Burada bare, “çıplak” anlamında değildir. “Ek olan her şeyden arındırılmış” anlamına gelir. Bu ifade para, çaba, ekipman veya gerekliliklerin kabul edilebilir en düşük miktarını anlatabilir.
Alıştırma
Dersteki, “fazladan hiçbir şey olmadan kabul edilebilir en düşük miktar” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: For this overnight trip, food, water, and a map are the ____.
Cevabı göster
bare minimum