İngilizcede nasıl daha doğal konuşulur? - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video özeti: BC-Bot, dünyayı keşfetmeye çıkmadan önce daha insansı konuşmak istiyor. Eğlenceli bir diyalog üzerinden ders, günlük İngilizcede seslerin samimi konuşma sırasında nasıl kısaldığını açıklıyor ve ardından bu düzeni to, me ve of içeren ifadelere uyguluyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. eliminate the to / replace it with a schwa sound. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Gonna, wanna ve hafta gibi gündelik biçimlerin arkasındaki genel ses sürecini anlayacaksınız: konuşanlar to sözcüğünü zayıflatabilir veya atabilir ve yerine vurgusuz schwa ünlüsünü kullanabilir. Böylece bunları birbirinden kopuk yeni sözcükler yerine samimi konuşmanın sistemli değişimleri olarak tanıyabilir, ayrıca her resmî bağlama uygun olmadıklarını hatırlayabilirsiniz. 2. give me, / gimme. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Gündelik konuşma biçimi gimme. ile give me, arasındaki bağlantıyı kuracak ve rahat isteklerde bu biçimi hızla tanıyacaksınız. Ayrıca kullanım düzeyini değerlendirerek onu samimi konuşmalarda anlayabilecek veya kullanabilecek, fakat telaffuza dayalı yazılışını resmî metinlerin standart seçeneği saymayacaksınız. 3. kind of, / kinda — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Kinda biçimini kind of ifadesinin gündelik sözlü kısaltması olarak tanıyacak; bir dereceyi, görüşü veya tutumu yumuşatmak için sıkça kullanıldığını anlayacaksınız. Böylece doğal konuşmalardaki kasıtlı olarak ölçülü tepkileri kavrayabilir ve daha özenli ya da resmî bir ortamda tam biçimi seçebilirsiniz.
Bu derste
What's wrong?: ilgi gösteren bir soru
What's wrong? bir şeyin birini üzüp üzmediğini, canının yanıp yanmadığını veya bir sorun olup olmadığını sormanın yaygın bir yoludur. Burada BC-Bot'ın durumu için duyulan ilgiyi gösterir. Bu soru bir kişiye yöneltildiğinde genellikle Ne oldu? veya İyi misin? anlamına gelir. Hangi şeyin yanlış olduğunu sormaz.
Alıştırma
Bu cümlede What's wrong en doğal olarak ne anlama gelir?
- Hangi nesne bozuk?
- Bir şey seni rahatsız ediyor gibi. İyi misin?
- Hangi cevap yanlış?
Cevabı göster
Bir şey seni rahatsız ediyor gibi. İyi misin?
look so down: çok üzgün görünmek
look so down ifadesinde look, görünmek anlamına gelen bir bağ fiilidir. Down üzgün veya morali bozuk bir ruh hâlini anlatan bir sıfattır; so ise bu duygunun derecesini artırır. Bu ifade, birinin duygusal olarak nasıl göründüğünü anlatır. Kişinin gözlerini yere çevirdiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede down üzgün bir ruh hâlini anlatıyor?
- Leo looks down from the top of the ladder.
- Leo looks so down because his best friend moved away.
- Leo looks down at his shoes while he ties the laces.
Cevabı göster
Leo looks so down because his best friend moved away.
Amaç anlatan so I can
so + özne + can yapısı, konuşanın ulaşmayı umduğu amacı ya da sonucu belirtir. Bu cümlede daha çok insana benzemek araç, dünyayı gezmek ise hedeftir. Buradaki so, “yapabilmek için” veya “böylece yapabileyim” anlamında düşünülebilir. Because gibi, zaten var olan bir nedeni belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi, konuşanın amacını belirten bu dersteki üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: I wear glasses ____ see the board clearly.
Cevabı göster
so I can
What would you do? ile varsayımsal tavsiye istemek
What would you do? dinleyiciden kendisini aynı durumda hayal etmesini ve hangi eylemi seçeceğini söylemesini ister. Bu bağlamda verilen cevap konuşana yol gösterebilir; bu yüzden soru doğal bir tavsiye isteme biçimidir. Buradaki would varsayımsal bir bakış açısı kurar; eylemi geçmiş zamana yerleştirmez.
Alıştırma
Bir arkadaşınız zor bir seçimden söz ediyor ve sizin de aynı durumda olduğunuzu hayal etmenizi istiyor. Hangi soru doğal bir tavsiye isteme biçimidir?
- What did you do?
- What would you do?
- What do you do?
Cevabı göster
What would you do?
doesn't sound fair: temkinli bir değerlendirme
doesn't sound fair ifadesinde sound, ardından fair sıfatı gelen bir bağ fiildir. “Ses çıkarmak” değil, “duyduklarıma göre adil görünmek” anlamındadır. doesn't eklenince, bir şeyin adil görünmediği değerlendirmesi oluşur. That doesn't sound fair, That isn't fair kadar kesin değildir. Konuşanın duyduğu bilgilere göre değerlendirme yaptığını ve bütün gerçekleri bilmiyor olabileceğini gösterir.
Alıştırma
Bir hikâyenin yalnızca bir bölümünü duydunuz. Hangi yanıt durumun adaletsiz olabileceğini temkinli biçimde belirtir?
- That is definitely unfair.
- That makes an unfair sound.
- That doesn't sound fair.
Cevabı göster
That doesn't sound fair.
So one way you can sound more natural and less robotic is by using informal contractions. Notlar
0:19Kulağa daha doğal ve daha az robot gibi gelmenin bir yolu da günlük dildeki kısaltmaları kullanmaktır.
sound more natural and less robotic: daha doğal ve daha az robotik duyulmak
Burada sound, ardından more natural ve less robotic karşılaştırmalı sıfat grupları gelen bir bağ fiildir. Bu ifadeler konuşmanın dinleyicide bıraktığı izlenimi anlatır: sıradan insan konuşmasına daha yakın, daha az katı veya mekanik. Burada robotic mecaz anlamdadır. Konuşanın robot olduğu anlamına gelmez; konuşma biçiminin fazla düzenli bir ritme, az ifadeye veya aşırı mekanik hissettiren sözcüklere sahip olabileceğini belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle bir yanıtı değerlendirmek için sound + sıfat yapısını doğru kullanır?
- Her reply is sound more natural and less robotic.
- Her reply sounds more naturally and less robotically.
- Her reply sounds more natural and less robotic.
Cevabı göster
Her reply sounds more natural and less robotic.
informal contractions: doğal ama resmî olmayan kısaltmalar
informal contractions, gonna, wanna, gimme ve lemme gibi kısaltılmış konuşma biçimleridir. Sık kullanılan sözcük gruplarının rahat konuşmada nasıl söylendiğini gösterir ve konuşmanın daha akıcı, daha az katı duyulmasını sağlar. Burada informal sözcüğü bu biçimlerin uygun olduğu durumu anlatır; yanlış oldukları anlamına gelmez. Bir biçim günlük konuşmada doğal olabilir ama resmî yazıda yine de uygun olmayabilir.
Alıştırma
Bu ifadeyi değerlendirin: Informal contractions, resmî olmadıkları için yanlış İngilizcedir.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
Often fluent speakers of English eliminate the to and replace it with a schwa sound. Kelime
0:26İngilizceyi akıcı konuşanlar genellikle 'to' kelimesini atar ve onu bir 'schwa' sesiyle değiştirirler.
eliminate the to ... replace it with a schwa sound: to sesinin zayıflaması ve birleşmesi
Vurgulanan iki bölüm, bağlantılı tek bir değişimi anlatır. Yaygın bazı gündelik biçimlerde konuşanlar to sözcüğünü ayrı ve net bir /tuː/ olarak söylemez. To zayıflar ya da önceki sözcükle birleşir ve going to ifadesinin gonna, want to ifadesinin de wanna olması gibi, sonda çoğu zaman vurgusuz bir /ə/ kalır. Eliminate, bu biçimlerde artık ayrı bir sözcük olarak duyulmayan şeyi anlatır. Bu, İngilizce dil bilgisinin to sözcüğünü herhangi bir cümleden çıkarmaya izin verdiği anlamına gelmez; bu ses değişimi rahat konuşmadaki belirli yaygın ifadelerle sınırlıdır.
Alıştırma
İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuz cümleyi seçin. going to ifadesinin gonna biçimine kısalıp kısalmadığına odaklanın.
- I'm going to call her after lunch.
- I'm gonna call her after lunch.
Cevabı göster
I'm gonna call her after lunch.
Well, it's one of the most common sounds in English
0:32Şöyle ki, İngilizcedeki en yaygın seslerden biridir
a schwa ... pronounced uh: zayıf ünlü /ə/
Schwa, İngilizcede çok yaygın olan zayıf ünlü sesi /ə/ sesidir. Genellikle vurgusuz bir hecede görülür; bu yüzden kısa, hafif ve rahattır. Bu cümlede uh, sesin nasıl olduğuna dair yalnızca yaklaşık bir fikir verir. Dinlerken sesi tanımaya yarayan bir ipucudur, yazım kuralı değildir: birçok farklı ünlü harf schwa sesini gösterebilir.
Alıştırma
Schwa hakkında hangi ifade doğrudur?
- Her İngilizce kelimedeki u harfidir.
- Vurgusuz hecelerde sıkça duyulan kısa ve rahat bir ünlü sesidir.
- Her zaman bir kelimedeki en güçlü sestir.
Cevabı göster
Vurgusuz hecelerde sıkça duyulan kısa ve rahat bir ünlü sesidir.
we can get rid of the to and replace it with a schwa, gonna.
0:37'to' kelimesini atıp yerine schwa koyarak 'gonna' diyebiliriz.
going to ... gonna: gündelik konuşmadaki kısaltma
Gonna, going to bir fiilden önce gelip plan, niyet veya tahmin anlattığında kullanılan çok gündelik konuşma biçimidir. Altyazıda tam biçim ile kısaltılmış biçim eşleştiriliyor. Gonna duyduğunuzda bunu going to olarak anlayın ve ardından fiilin yalın biçiminin gelmesini bekleyin: I'm gonna leave. Bu kısaltma gündelik konuşmada sesi ve yazımı değiştirir, temel gelecek anlamını değiştirmez.
Alıştırma
Going to ifadesinin gündelik konuşma biçimini yazın: We're ____ play outside after lunch.
Cevabı göster
gonna
Gündelik konuşmada want to ... wanna
Wanna, want to ifadesinin çok samimi ve resmî olmayan konuşma biçimidir. Bir şeyi yapmayı isteme anlamını korur ve wanna play örneğinde olduğu gibi ardından fiilin yalın hâli gelir. Bu cümlede wanna, want a değil, want to anlamındadır. Sonraki sözcük yapıları ayırt etmenize yardımcı olur: want to ifadesinden sonra fiil, want a ifadesinden sonra ise bir isim öbeği gelir.
Alıştırma
Cümleyi want to ifadesinin resmî olmayan konuşma biçimiyle tamamlayın: Do you ____ sit with us?
Cevabı göster
wanna
Gündelik konuşmada have to ... hafta
Hafta, have to ifadesinin telaffuza dayalı, çok samimi ve resmî olmayan yazılı biçimidir. Yine de gereklilik veya zorunluluk belirtir ve hafta leave örneğinde olduğu gibi ardından fiilin yalın hâli gelir. Bu yazım, hızlı konuşmada have to ifadesinin nasıl duyulabileceğini gösterir. Yeni bir anlam oluşturmaz ve standart, özenli yazıda yine have to kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi have to ifadesinin resmî olmayan konuşma biçimiyle tamamlayın: I ____ finish this before dinner.
Cevabı göster
hafta
give that a go: denemek
Give that a go, “şunu dene” anlamına gelir. Buradaki that, az önce sözü edilen alıştırmayı gösterir. Give something a go kalıbında go, “bir deneme” anlamındaki isimdir; “gitmek” veya “hareket etmek” anlamındaki fiil değildir. Kalıp give + denenecek şey + a go şeklindedir.
Alıştırma
“Onu denemek” anlamındaki go içeren ifadeyle cümleyi tamamlayın: This game looks fun. Let's ____.
Cevabı göster
give it a go
Well, not if you still sound so robotic. Ton ve niyet
0:57Eğer kulağa hala robot gibi gelirsen olmaz.
not if ...: bir koşula bağlı olarak reddetmek
Not if + koşul, “bu koşul doğruysa cevap hayırdır” anlamına gelen kısa bir yanıttır. Önceki konuşmada belirtilen bir isteği veya olasılığı reddeder ya da sınırlar. Buradaki koşul, hâlâ robotik biçimde konuşmaktır. Önceki düşünce zaten açık olduğu için olumsuz yanıtın tamamı söylenmez. Not, önceki düşünceyi reddeder; if sözcüğünü olumsuz yapmaz.
Alıştırma
“Bu koşul doğruysa cevap hayırdır” anlamındaki iki sözcüklü koşullu ret ifadesiyle yanıtı tamamlayın: “Can I use the ladder?” “____ it is damaged.”
Cevabı göster
Not if
we can combine both those words and say gimme.
1:03bu iki kelimeyi birleştirip 'gimme' diyebiliriz.
give me ... gimme: çok samimi bir konuşma biçimi
Gimme, give me ifadesinin çok samimi bir konuşma biçimi ve yazımıdır. Bu cümlede iki sözcüğün temel anlam değişmeden hızlıca tek bir birim gibi söylenebileceğini gösterir. Ardından istenen şey veya miktar gelir; örneğin Gimme a minute. Gimme duyduğunuzda onu zihninizde give me olarak açın.
Alıştırma
Cümleyi give me ifadesinin çok samimi konuşma biçimiyle tamamlayın: ____ a minute to finish this game.
Cevabı göster
Gimme
let me ... lemme: samimi bir konuşma biçimi
Lemme, let me ifadesinin samimi konuşma biçimi ve yazımıdır. Konuşanın yapmak istediği bir eylemi başlatır ve ardından fiilin yalın biçimi gelir: Lemme check. Duruma göre yardım teklif edebilir, konuşanın sırada ne yapacağını söyleyebilir veya bir şeyi yapmak için samimi biçimde istekte bulunabilir. Lemme duyduğunuzda onu let me olarak açın.
Alıştırma
Yardım teklifini let me ifadesinin samimi konuşma biçimiyle tamamlayın: ____ carry that bag for you.
Cevabı göster
Lemme
kind of like: beğeninin gücünü yumuşatmak
Bu cümlede kind of, like sözcüğünün gücünü azaltır. Konuşanın tutumu olumludur, ancak duygu güçlü veya kesin değil; hafif ya da biraz kararsızdır. Burada kind of, konuşmada dereceyi yumuşatan bir ifadedir. “Bir tür” anlamına gelmez; kategori anlamı a kind of animal gibi yapılarda görülür.
Alıştırma
Hangi cümle güçlü bir beğeni yerine hafif ve biraz kararsız bir beğeni ifade eder?
- The new game is a kind of puzzle.
- I kind of like the new game.
- I really love the new game.
Cevabı göster
I kind of like the new game.
Before you go exploring: bir eylemi önceye koymak
Before you go exploring bir zaman yan cümlesidir. Before, keşfetmenin daha sonra gerçekleşecek eylem olduğunu gösterir; bu nedenle ana cümledeki talimat veya olay önce gerçekleşmelidir. Virgül, baştaki bu yan cümleden sonra başka bir cümlenin beklendiğini gösterir. go exploring yapısında go + -ing biçimindeki etkinlik, go swimming örneğinde olduğu gibi “gidip o etkinliği yapmak” anlamına gelir. Burada exploring etkinliğin adıdır.
Alıştırma
Güneş kremi sürmenin önce gerçekleştiğini gösteren sözcükle cümleyi tamamlayın: ____ you go swimming, put on sunscreen.
Cevabı göster
Before
let me tell you about one more type of contraction. Anlatım akışı
1:18sana bir tür kısaltmadan daha bahsedeyim.
let me tell you about: yeni bir konuya giriş yapmak
Let me tell you about ... konuşmacının açıklayacağı yeni bir konuya geçtiğini gösterir. Burada başka bir kısaltma türünü tanıtır ve dinleyiciyi önceki noktadan sonraki noktaya yönlendirir. Bu kullanımda let me gerçek bir izin isteği değildir. İfadenin tamamı samimi bir sözlü geçiş işareti gibi çalışır: about sonrasındaki sözler yeni konuyu belirtir.
Alıştırma
Bir sunum yapan kişi samimi bir şekilde yeni konuya geçmek istiyor. Hangi cümle doğaldır?
- I let tell you about the next step.
- Let me tell you about the next step.
- Let me to tell you about the next step.
Cevabı göster
Let me tell you about the next step.
we can get rid of the of and replace it with a schwa sound from earlier. Kalıp ifadeler
1:24'of' kelimesini atıp yerine az önceki schwa sesini koyabiliriz.
get rid of: istenmeyen bir şeyi kaldırmak
get rid of, “kaldırmak, atmak veya istenmeyen bir şeyi ortadan kaldırmak” anlamına gelen üç sözcüklü kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede kaldırılan öğe ikinci of sözcüğüdür: konuşan kişi bu sözcüğü kaldırıp sesini başka bir sesle değiştirmeyi öneriyor. get rid of ifadesini tek bir bütün olarak öğrenin ve arkasından kaldırılan şeyi ya da sorunu getirin: get rid of + isim. İfadenin kendi içindeki of kalır; kaldırılan sözcük o değildir.
Alıştırma
“Kaldırmak” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: We should ____ this broken chair.
Cevabı göster
get rid of
kind of ... kinda: konuşma dilinde resmî olmayan indirgeme
Kinda, kind of ifadesinin resmî olmayan konuşma dilindeki biçimidir. I kinda like it gibi ifadelerde yaklaşık olarak biraz anlamına gelir ve bir görüşün ya da duygunun gücünü yumuşatır. Kind of ifadesinin sonu schwa benzeri bir -a sesine indirgenir ve resmî olmayan kinda yazımı bu telaffuzu gösterir. Kind of ifadesinin anlamı ve yumuşatma işlevi korunur; yazım esas olarak gündelik konuşmayı belirtir.
Alıştırma
Cümleyi kind of ifadesinin resmî olmayan konuşma biçimiyle tamamlayın: I'm ____ nervous about tomorrow.
Cevabı göster
kinda
full of ... fulla: çok rahat konuşma kısaltması
Fulla, full of ifadesinin çok rahat ve bağlantılı konuşmada nasıl duyulabileceğini gösteren resmî olmayan bir telaffuz yazımıdır. Kısa of sözcüğü büyük ölçüde zayıflar ve iki sözcük tek bir sözcük gibi duyulabilir. Anlam ve dil bilgisi değişmez: fulla hâlâ full of ifadesini temsil eder ve fulla books örneğinde olduğu gibi, bir şeyin içeriği arkasından gelir. Diyaloglarda veya altyazılarda fulla gördüğünüzde onu zihninizde full of biçimine açın.
Alıştırma
Karar verin: Resmî bir okul raporunda “The library is fulla useful books.” yazmak uygundur.
- Uygun
- Uygun değil
Cevabı göster
Uygun değil
What do you think about this?: fikir sormak
“What do you think about this?” dinleyiciden görüşünü, tepkisini veya geri bildirimini söylemesini ister. Buradaki this, az önce açıklanan kısaltılmış söyleyişe gönderme yapar; bu yüzden konuşan kişi nesnel bir açıklama değil, değerlendirme bekler. Başka durumlara aktarılabilen kalıp What do you think about + konu? şeklindedir. Bir şeyi gösterdikten, önerdikten veya açıkladıktan sonra başka birinin görüşünü öğrenmek istediğinizde kullanın.
Alıştırma
Konuşan kişi “What do you think about this?” diye sorarak ne yapıyor?
- Dinleyiciyi görüş bildirmeye davet etmek
- Dinleyiciden bir nesneyi tanımlamasını istemek
- Dinleyiciye bir değişiklik yapmasını söylemek
Cevabı göster
Dinleyiciyi görüş bildirmeye davet etmek
fulla life: full of life ifadesinin gündelik konuşma biçimi
“I'm fulla life” cümlesindeki fulla, full of ifadesinin çok gündelik bir söylenişini gösterir. Tam ifade olan full of life; enerjik, canlı ve hevesli olmak anlamına gelir. Buradaki life, fiziksel olarak bir kabı dolduran bir şey değildir. Standart yazıda “I'm full of life.” yazılır. Fulla biçimini tanımak, kısalmış konuşma biçimini yazılı full of sözcükleriyle eşleştirmenize yardımcı olur.
Alıştırma
“I'm fulla life.” cümlesinin standart yazılı biçimini tamamlayın: I'm ____ life.
Cevabı göster
full of
Before I go make sure BC-Bot doesn't get into any trouble, Kalıp ifadeler
1:39Ben gidip BC-Bot'un başını belaya sokmadığından emin olmadan önce,
make sure + yan cümle: kontrol etmek veya güvenceye almak
Make sure, bir şeyin doğru olduğunu kontrol etmek veya öyle olmasını sağlamak için harekete geçmek demektir. Bu cümlede güvenceye alınması gereken durumu tanıtır: BC-Bot doesn't get into any trouble. Yaygın kalıp make sure + yan cümledir. Örneğin Make sure the door is closed. denir. Make sure sonrasındaki sözler, kontrol edilecek veya güvenceye alınacak sonucu belirtir; ifade kelimesi kelimesine kesinlik yaratmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Hatırlatmayı hedef ifadeyle tamamlayın: Please ____ the door is locked before we leave.
Cevabı göster
make sure
get into any trouble: başını herhangi bir derde sokmak
Get into trouble, genellikle kişinin yaptıkları yüzünden sorunlara karışmak veya ceza görme riskiyle karşılaşmak anlamına gelen kalıplaşmış ve mecazlı bir ifadedir. Fiziksel olarak bir yere girmeyi anlatmaz. doesn't get into any trouble ifadesinde any, olumsuzluk bildiren doesn't sonrasında doğal biçimde kullanılır ve anlamı hiçbir sorun olmayacak şekilde genişletir.
Alıştırma
Bu cümlede get into trouble ne anlama gelir: If you keep breaking the rules, you'll get into trouble?
- Sorunlara karışmak veya ceza riskiyle karşılaşmak
- Beklenmedik şekilde yardım almak
- Trouble adlı bir yere yürüyerek girmek
Cevabı göster
Sorunlara karışmak veya ceza riskiyle karşılaşmak
you guys: gayriresmî çoğul you
Bu soruda you guys izleyici grubuna hitap eder ve çoğul you, yani “siz” anlamına gelir. Kimden cevap istendiğini gösterir. guy tek başına kullanıldığında çoğunlukla bir erkeği belirtse de you guys gündelik konuşmada farklı cinsiyetlerden oluşan bir gruba hitap edebilir. Ayrıca soruyu samimi ve doğrudan gösterir.
Alıştırma
İfadeyi değerlendirin: “Are you guys ready?” cümlesinde you guys mutlaka yalnızca erkekleri belirtir.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
figured it out: anlamı ve zamirin yeri
Figure out, bir şeyi düşündükten sonra anlamak veya çözmek demektir. Burada figured it out, izleyicinin önceki kısaltma alıştırmasını çözdüğünü anlatır ve it bu alıştırmayı belirtir. Figure out ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne it veya them gibi kısa bir zamirse zamiri fiil ile out arasına koyun: figure it out; figure out it demeyin.
Alıştırma
Cümleyi figure out ve “the puzzle” ifadesinin yerine geçen zamirle tamamlayın: The puzzle is difficult, but I think I can ____.
Cevabı göster
figure it out
let me know in the comments: izleyicileri yorum yapmaya davet etmek
Let me know, “bana bildir” veya “cevabını söyle” anlamına gelir. In the comments ise izleyicilerin nerede yanıt vermesi gerektiğini belirtir: videonun ya da gönderinin altındaki herkese açık yorum bölümünde. Burada bu ifade, kapanışı etkileşime katılma davetine dönüştürür. if ile başlayan yan cümle koşulu verir: izleyiciler cevabı bulduktan sonra yorumlarda paylaşabilir.
Alıştırma
Bir videoda let me know in the comments ifadesi izleyicilerden ne yapmalarını ister?
- Cevabı bir arkadaşına özel olarak söylemek.
- Cevabı gizli tutmak.
- Cevaplarını videonun altına yazmak.
Cevabı göster
Cevaplarını videonun altına yazmak.
you're ready to + fiil: sonraki eyleme hazır olmak
Be ready to + fiilin yalın hâli, sonraki eylemi yapmaya hazırlanmış ve hazır durumda olmak anlamına gelir. you're ready to explore ifadesinde you're, you are kısaltmasıdır; explore ise to sonrasında kullanılan fiilin yalın hâlidir. Sıradaki fikir bir eylem olduğunda bu yapıyı kullan. Yapı, hazır olma durumunu anlatır ve dikkati bir sonraki eyleme yöneltir.
Alıştırma
“Sonraki eylemi yapmaya hazır olmak” anlamındaki iki kelimelik yapıyla cümleyi tamamla: Mia is ____ start the race.
Cevabı göster
ready to
Let's get going: başlamak veya yola çıkmak
Let's get going, bir grubun hareket etmeye başlamasını, yola çıkmasını veya bir etkinliğe başlamasını önermek için kullanılan yaygın bir konuşma ifadesidir. Bu cümlede duruma göre “Şimdi başlayalım” veya “Şimdi yola çıkalım” anlamına gelir. Let's, let us ifadesinin kısaltmasıdır ve hem konuşanı hem de dinleyeni kapsar. Burada get going bir bütün olarak işlev görür; “yürür hâle gelmek” anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir aile evden çıkmaya hazır. 'Let's get going.' ne anlama gelir?
- Şimdi yola çıkmalıyız.
- Beklemeye devam etmeliyiz.
- Yürümeyi öğrenmeliyiz.
Cevabı göster
Şimdi yola çıkmalıyız.