Vesta Bakireleri kimdi ve görevleri neydi? - Peta Greenfield: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Licinia, çocukken Antik Roma’da bir Vesta rahibesi olarak seçilir. Vesta’nın kutsal ateşini korumayı ve törensel saflığı temsil etmeyi öğrenirken Roma’nın güvenliğinin kendi davranışlarına bağlı sayıldığını, masum olsa bile bir suçlamanın onu ölüme mahkûm edebileceğini anlar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Vestal Virgins, — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Bunun, çocukken seçilip onlarca yıl hizmet eden altı Vesta rahibesinin adı olduğunu öğrenin. Bu bağlam; ateşi korumanın, bakire kalmanın ve ağır cezalara uğramanın neden kişisel tercihler değil, kamusal güvenlik meseleleri sayıldığını anlamanızı sağlar. 2. signaled not only her castitas, / but also her ritual purity. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: not only ... but also ... yapısının bağlantılı iki düşünceyi paralel biçimde vurgulayıp ikinciye eşit veya daha fazla ağırlık verdiğini fark edin. Bu kalıbı tarihsel açıklamalarda, resmî yazılarda veya konuşmalarda bir savı açıkça geliştirmek için kullanabilirsiniz. 3. path was paved by — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Bunu bir neden-sonuç mecazı olarak anlayın: Önceki bir kişi ya da olay, başka birinin sonraki yolculuğuna imkân veren koşulları yaratmıştır. Böylece gerçek bir yolun döşendiğini ima etmeden hayatları ve tarihsel sonuçları birbirine bağlayabilirsiniz.
Bu derste
A lone priestess walks towards an underground chamber. Kelime
0:06Yalnız bir rahibe yeraltı odasına doğru yürüyor.
lone priestess: tek başına, yalnızlık hissi değil
Lone, bir isimden önce kullanıldığında bir kişinin veya şeyin tek başına ya da yanında kimse olmadan bulunduğunu anlatır. Bu cümlede lone priestess, rahibenin tek başına yürüdüğünü gösterir. Lone kısa ve anlatısal bir tona sahiptir; birini sahnenin geri kalanından ayrı ve dikkat çekici gösterebilir. Tek başına bu kişinin üzgün olduğunu veya yalnızlık hissettiğini belirtmez.
Alıştırma
Bu cümlede lone priestess ne anlama geliyor?
- bir törene geç kalan bir rahibe
- arkadaşı olmadığı için üzgün olan bir rahibe
- yanında kimse olmadan yürüyen bir rahibe
Cevabı göster
yanında kimse olmadan yürüyen bir rahibe
People line the streets to watch as she proclaims her innocence. Kalıp ifadeler
0:10İnsanlar o masumiyetini ilan ederken izlemek için sokaklara diziliyor.
line the streets: bir güzergâh boyunca durmak
Line the streets ifadesinde line, bir yerin kenarları boyunca durmak veya yerleşmek anlamına gelen bir fiildir. People line the streets, insanların izleyebilmek için sokakların kenarları boyunca dağılarak durduğunu belirtir. Yapı people veya crowds + line + bir güzergâh ya da geçit şeklindedir. İnsanlar yerin kenarlarını kapladığı için bu yer nesne olur; line burada çizgi çizmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi line the streets ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Yesterday, hundreds of fans ____ to watch the championship parade.
Cevabı göster
lined the streets
proclaims her innocence: resmî ve kamuya açık bir masumiyet iddiası
Proclaims her innocence, kişinin suçlu olmadığını kamuoyu önünde ve resmî bir biçimde bildirmesi demektir. Proclaim, söze sessiz ve özel bir yorumdan farklı olarak bir topluluğa yapılan duyuru gücü kazandırır. Başka durumlara aktarılabilen yapı proclaim + iyelik belirleyicisi + innocence biçimindedir: proclaim my, your, his veya her innocence. Burada innocence, bir suçlama karşısında suçsuzluk ya da masumiyet anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi proclaim one's innocence ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: During the televised statement, the actor ____.
Cevabı göster
proclaimed his innocence
already been judged and found guilty: tamamlanmış bir suçluluk kararı
She's already been judged and found guilty cümlesinde She's, She has anlamındadır. Has + already + been + judged ve found geçmiş zaman ortaçları, present perfect edilgen yapısını oluşturur. Bu yapı iki eylemi de şu andan önce tamamlanmış olarak sunar ve onu yargılayan kişiler yerine kadına ve mevcut sonuca odaklanır. Find someone guilty, bir kişinin suçlu olduğuna resmen karar vermek demektir. Edilgen biçimi someone is found guilty olur. Burada found, bir şeyi bulmak anlamına gelmez; guilty hukuki kararı gösterir.
Alıştırma
Cümleyi judge ve find guilty ifadelerinin present perfect edilgen biçimiyle tamamlayın: The defendant ____ already ____ judged and found guilty.
Cevabı göster
has · been
The sentence?: hukuki ceza anlamındaki sentence
Bu hukuki bağlamda sentence, bir kişi suçlu bulunduktan sonra resmen verilen cezayı ifade eder. Live burial yanıtı bu cezanın ne olduğunu söyler; buradaki sentence dil bilgisindeki “cümle” anlamında değildir. The sentence? eksiltili bir sorudur. What is bölümü söylenmemiştir, ancak tam anlamı What is the sentence? şeklindedir. Durum tam soruyu açıkça gösterdiğinde İngilizcede bazı sözcükler sıkça atılır.
Alıştırma
"The jury returned a guilty verdict, and the judge then announced the sentence," İngilizce cümlesinde sentence ne anlama gelir?
- Dil bilgisel bir sözcük grubu
- Suçluluk hakkındaki karar
- Resmen verilen ceza
Cevabı göster
Resmen verilen ceza
Live burial: canlı anlamındaki live
Live burial, bir kişiyi hâlâ hayattayken gömmek, yani diri diri gömmek demektir. Bir infaz veya öldürme yöntemini adlandıran kısaltılmış bir isim öbeğidir. Burada live, burial sözcüğünden önce sıfat olarak gelir ve “canlı” anlamındadır; “canlı yayımlanan” ya da “yaşamak” anlamında değildir. Bu sıfat kullanımı, gömülen kişinin o sırada hayatta olduğunu belirtir.
Alıştırma
Örnekteki Live burial ifadesini hangi açıklama doğru biçimde karşılar?
- Bir cenaze töreni canlı yayımlanır.
- Bir kişi bir mezarlığın yakınında yaşar.
- Bir kişi hâlâ hayattayken gömülür.
Cevabı göster
Bir kişi hâlâ hayattayken gömülür.
The underground chamber contains a portion of bread, water, milk, and oil.
0:20Yeraltı odasında bir miktar ekmek, su, süt ve yağ bulunuyor.
won't emerge alive: sağ çıkamayacak
Burada won't emerge alive, onun hâlâ hayattayken dışarı çıkamayacağı anlamına gelir. Emerge, kapalı, gizli veya çıkılması zor bir yerden çıkmayı come out ifadesine göre daha resmî ve anlatısal bir şekilde sunar. Alive, hareketin nasıl yapıldığını değil, dışarı çıktığı anda içinde bulunacağı sonucu belirten bir tümleçtir. Bu nedenle cümle, onun dışarı çıkamadan önce öleceğini ima eder.
Alıştırma
Kurtarma haberini emerge alive ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: After three days in the cave, the explorers ____.
Cevabı göster
emerged alive
one last time: son kez olduğunu belirtmek
one last time, bir eylemin son kez gerçekleştiğini belirtir. Genellikle nitelediği eylemden sonra gelir; burada claims her innocence ifadesinden sonra gelerek bunun onun son masumiyet iddiası olduğunu gösterir. Bu ifade bir kapanış veya son fırsat duygusu katar. Bir şey sona ermeden ya da değişmeden önceki son denemeyi, vedayı, kontrolü veya deneyimi anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrendiğiniz ve “son kez” anlamına gelen üç kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: The café was closing forever, so we ordered our favorite dessert ____.
Cevabı göster
one last time
At the threshold: bir giriş ve dönüm noktası
At the threshold öncelikle rahibeyi odanın girişinde, dışarısı ile içerisi arasındaki sınırda konumlandırır. Rahibe içeri girmeden önce durduğu için threshold bu yeri aynı zamanda bir dönüm noktası olarak sunar: yeni ve geri döndürülemez bir duruma geçmek üzeredir. Sözcüğün somut anlamdan simgesel anlama uzanan bu kullanımı, fiziksel bir sınırın büyük bir değişimin başlangıcını düşündürmesini sağlar.
Alıştırma
At the threshold bu sahneye nasıl bir anlam katar?
- Onu girişte konumlandırır ve aynı zamanda bir dönüm noktasını gösterebilir.
- Onun odadan çoktan güvenle çıktığını belirtir.
- Hareketinin hızını anlatır.
Cevabı göster
Onu girişte konumlandırır ve aynı zamanda bir dönüm noktasını gösterebilir.
never to be seen again by the Roman people. Dilbilgisi
0:36ve Roma halkı tarafından bir daha asla görülmüyor.
never to be seen again: sonraki sonucu bildiren edilgen mastar
never to be seen again, never + to be + geçmiş zaman ortacı yapısına sahiptir. Seen edilgendir: onu bundan sonra görmeyecek olanlar Roma halkıdır. Buradaki mastar amaç bildirmez. enters eyleminden sonrasına bakarak daha sonraki sonucu veya kaderi sunar: odaya girdikten sonra bir daha hiç görülmez. Bu kısa yapı anlatıya çoğu zaman kesin ve dramatik bir ton verir.
Alıştırma
Orijinal cümlede never to be seen again nasıl bir işlev görür?
- İçeri girdikten sonraki sonucu veya kaderi sunar.
- Roma halkını yeniden göreceğini söyler.
- Fark edilmekten kaçınmanın içeri girme amacı olduğunu belirtir.
Cevabı göster
İçeri girdikten sonraki sonucu veya kaderi sunar.
The priestess is one of Rome's six Vestal Virgins, Kültür
0:39Bu rahibe, Roma'nın altı Vesta Bakiresinden biridir,
Vestal Virgins: Antik Roma’da Vesta’nın rahibeleri
Vestal Virgins, antik Roma’da ocak tanrıçası Vesta’ya hizmet eden küçük bir rahibe grubunun tarihî adıdır. Vestal sözcüğü Vesta’dan gelir; Virgins ise yalnızca kişisel bekâreti anlatan gündelik bir betimleme değil, bu kurumsal unvanın bir parçasıdır. Bu cümlede terim, resmen tanınan dinî bir görevi belirtir. Bu arka plan, kadınların neden özel görevleri olduğunu ve katı kurallara tabi tutulduklarını anlamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Bu cümlede Vestal Virgins neyi adlandırıyor?
- Antik Roma’da Vesta’ya hizmet eden bir rahibe grubu
- Roma’da yaşayan herhangi bir evlenmemiş kadın grubu
- Roma ordusunun kadın üyeleri
Cevabı göster
Antik Roma’da Vesta’ya hizmet eden bir rahibe grubu
carefully selected as children: çocukluk döneminde özenle seçilmek
carefully selected as children ifadesinde as children, seçimin gerçekleştiği sıradaki yaşlarını veya yaşam evrelerini belirtir: hâlâ çocukken seçilmişlerdi. Carefully, selected sözcüğünü niteler ve seçimin nasıl yapıldığını anlatır. Buradaki as, seçimin sonucundaki rolü belirtmez. Neye seçildiklerini bağlam açıklar; children, seçildikten sonra ne olacaklarını değil, o andaki durumlarını anlatır.
Alıştırma
Şu cümleyi okuyun: "The swimmers were selected as teenagers for an elite program." as teenagers ne anlama geliyor?
- Ergen olmak üzere seçildiler.
- Seçimi ergenler yaptı.
- Ergenlik çağındayken seçildiler.
Cevabı göster
Ergenlik çağındayken seçildiler.
she'd be chosen as the next Vestal Virgin.
0:58sıradaki Vesta Bakiresi olarak seçileceğinden hiç şüphelenmeden.
never suspecting that: öznenin beklemediği durumu eklemek
Never suspecting that, çekimsiz bir -ing yan cümlesi başlatır. Licinia gösteriye tanık olurken onun zihinsel durumunu anlatır: o anda yakında seçileceği hakkında hiçbir fikri yoktur. Çekimli ana fiil witnessed sözcüğüdür. -ing yan cümlesi arka plan bilgisi ekler ve anlatıcının she never suspected that... düşüncesini ayrı bir tam yan cümle kurmadan sıkıştırarak aktarmasını sağlar.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrenilen üç sözcüklü -ing ifadesiyle tamamlayın: Maya entered the contest, ____ she would win first prize.
Cevabı göster
never suspecting that
patrician family lineage: Antik Roma'da seçkin sınıf soyu
Patrician family lineage, patrici bir aileden gelen soyu ifade eder. Antik Roma'da patriciler, seçkin ve kalıtsal bir toplumsal sınıfa aitti; lineage ise bir aile hattı üzerinden gelen soyu belirtir. Bu listedeki ifade, Licinia'nın doğuştan gelen statüsünün seçilmek üzere değerlendirilmesinde etkili olan unsurlardan biri olduğunu gösterir. Yalnızca ailesinin zengin olduğunu söylemez ve akrabalarını listelemez.
Alıştırma
Bu cümlede patrician family lineage, Licinia hakkında ne anlatıyor?
- Ailesi daha yeni zengin olmuştu.
- Antik Roma'nın kalıtsal seçkin sınıfından geliyordu.
- Aynı evde çok sayıda akrabasıyla yaşıyordu.
Cevabı göster
Antik Roma'nın kalıtsal seçkin sınıfından geliyordu.
makes her the best candidate to serve the goddess Vesta Dilbilgisi
1:06onu Vesta tanrıçasına hizmet etmek için en iyi aday yapıyor,
makes her the best candidate to serve: make + nesne + tümleç
Makes fiili, make + nesne + nesne tümleci yapısını kullanır. Her nesnedir; the best candidate ise onun kazandığı konumu ya da rolü belirten bir isim öbeğidir. Burada make, “üretmek” değil, “birinin bir şeye dönüşmesine veya öyle görülmesine yol açmak” anlamındadır. To serve the goddess Vesta, candidate sözcüğünü niteler ve onun hangi görev için en iyi aday olduğunu belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp X makes someone a suitable, ideal, or best candidate to do something biçimindedir.
Alıştırma
Örnekteki makes her the best candidate to serve ifadesine hangi açıklama uyar?
- Make + nesne + to almayan fiil kullanılarak birinin onu hizmet etmeye zorladığı anlatılır.
- Make + nesne + isim tümleci kullanılarak bir şeyin onun en iyi aday olarak görülmesini sağladığı anlatılır.
- Make + isim kullanılarak birinin aday ürettiği anlatılır.
Cevabı göster
Make + nesne + isim tümleci kullanılarak bir şeyin onun en iyi aday olarak görülmesini sağladığı anlatılır.
in the eyes of the Romans: bakış açısını belirtmek
In the eyes of the Romans, “Romalıların gördüğü veya değerlendirdiği biçimde” anlamına gelir. in the eyes of + kişi, grup veya kurum kalıbı, bir değerlendirmenin kimin bakış açısına ait olduğunu gösterir. Burada onun en iyi aday olduğu iddiasını sınırlar: bu, Romalıların değerlendirmesidir ve mutlaka nesnel bir gerçek değildir. Eyes mecaz anlamlıdır; ifade gerçek görmeyle değil, görüş veya itibarla ilgilidir.
Alıştırma
Cümleyi vurgulanan ifadeyle tamamlayın: This plan seems fair ____ the committee.
Cevabı göster
in the eyes of
Her parents are proud that their daughter has been chosen.
1:11Ebeveynleri, kızlarının seçilmesinden gurur duyuyor.
has no choice in the matter: belirli bir kararda söz hakkı olmamak
Bu cümlede has no choice in the matter, Licinia'nın bu belirli durumda ne olacağına karar verme gücünün bulunmadığı anlamına gelir. in the matter sözleri, seçim hakkının olmayışını konuşulan konuyla sınırlar. Bu ifade çoğu zaman koşulların, kuralların veya başka birinin yetkisinin kişiyi bir sonucu kabul etmeye zorladığını anlatır. Kişinin yalnızca seçenekler arasında karar vermekte zorlandığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın belirli bir kararı etkileme gücünün olmadığını söyler?
- Maya has no choice in the matter.
- Maya has several options to consider.
- Maya has not made her choice yet.
Cevabı göster
Maya has no choice in the matter.
She must serve the goddess for at least the next 30 years. Kalıp ifadeler
1:18Tanrıçaya en azından önümüzdeki 30 yıl boyunca hizmet etmeli.
for at least the next 30 years: gelecekte en az 30 yıllık süre
Bu ifade, mevcut referans noktasından başlayan asgari bir süre belirler. for süreyi belirtir, at least 30 yılın asgari süre olduğunu gösterir ve the next 30 years referans noktasının hemen ardından gelen 30 yıllık dönemi tanımlar. Hizmet 30 yıldan uzun sürebilir, ancak daha kısa süremez. Bir hikâyede referans noktası, izleyicinin bugünü değil, hikâyenin “şimdiki zamanı” olabilir.
Alıştırma
Cümleyi for at least the next three months ile tamamlayın: The repairs will continue ____.
Cevabı göster
for at least the next three months
Her most important duty is keeping vigil over the flame of Vesta, Kalıp ifadeler
1:29En önemli görevi Vesta'nın alevinin başında nöbet tutmaktır,
keeping vigil over: uzun süre tetikte kalarak korumak
Bu cümlede keeping vigil over, ciddi bir görev olarak tetikte kalıp Vesta’nın kutsal alevini sürekli korumak anlamına gelir. Vigil sıradan bir “bakma” değildir; çoğu zaman gece boyunca süren uzun bir nöbeti anlatır. Kalıp keep vigil over + kişi veya şey biçimindedir. Burada keeping, görevin nelerden oluştuğunu belirtmek için is sonrasında kullanılan -ing biçimidir.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki “uyanık kalıp sürekli korumak” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The monks spent the night ____ the sacred lamp.
Cevabı göster
keeping vigil over
virgin goddess of the hearth: Vesta’nın tanrısal rolü
Bu ifade Vesta’yı tanrısal göreviyle tanımlar. Goddess of the hearth, ev ateşinin geleneksel olarak yandığı yer olan hearth’ün Vesta’nın koruduğu ve temsil ettiği alan olduğu anlamına gelir. Virgin onun yaşını veya görünüşünü değil, iffetli ve evlenmemiş bir tanrıça olarak statüsünü anlatır. Roma dinî kültüründe hearth yalnızca fiziksel bir şömineyi değil, evi ve topluluğu da temsil edebilirdi. Bu nedenle Vesta’nın alevi sıradan bir ateş olmaktan öte, ev hayatı ve kent topluluğuyla ilgili anlam taşır.
Alıştırma
Vesta’nın bu tanımında hearth sözcüğü anlama ne katar?
- Evin ve topluluk yaşamının simgesi olan ev ateşi
- Yemek pişirmekte kullanılan herhangi bir modern cihaz
- Yalnızca işaret vermek için kullanılan açık hava askerî ateşi
Cevabı göster
Evin ve topluluk yaşamının simgesi olan ev ateşi
Vesta doesn't have a statue like other Roman gods and goddesses.
1:35Vesta'nın diğer Roma tanrı ve tanrıçaları gibi bir heykeli yoktur.
Instead, she's represented by the flame which burns day and night in her temple, Notlar
1:39Bunun yerine, tapınağında gece gündüz yanan alevle temsil edilir,
represented by the flame: alevle simgelenmek
Bu cümlede she's represented by the flame, be represented by + simge şeklindeki edilgen yapıyı kullanır. Gösterilen veya simgelenen kişi tanrıçadır; alev ise onu çağrıştırmak için kullanılan görünür simgedir. Sanat, din ve simgelerle ilgili betimlemelerde represent, soyut veya görünmeyen bir varlığı görünür bir işaretle ilişkilendirebilir. Edilgen yapı önce simgelenen şeye odaklanır, ardından by ile simgeyi belirtir.
Alıştırma
“On this map, the capital is represented by a red star,” cümlesinde represented by ne anlama gelir?
- ile simgelenir
- ile değiştirilir
- adına resmî olarak konuşur
Cevabı göster
ile simgelenir
day and night: gece gündüz süren etkinlik
Day and night, “sürekli” veya “hem gündüz hem gece boyunca” anlamına gelen yaygın bir zarf ifadesidir. Burada alevin günlük olağan bir ara vermeden yanmaya devam ettiğini anlatır. Bu ifade çoğu zaman uzun bir süre devam eden çabayı veya etkinliği vurgular. Normalde belirli bir gün ile belirli bir gecenin toplamını saymaz.
Alıştırma
Hem gündüz hem gece boyunca anlamındaki kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: The repair crews worked day ____ to restore power.
Cevabı göster
and night
located next to the Forum in the center of the city. Kültür
1:44şehrin merkezindeki Forum'un hemen yanındadır.
the Forum: Antik Roma'nın kamusal merkezi
Bu tarihsel bağlamda the Forum, Antik Roma'nın merkezî kamusal alanı olan Roma Forumu anlamına gelir. Siyasi, dinî, hukuki ve ticari yaşamın başlıca mekânıydı; çevrim içi bir tartışma sitesi değildi. Bir yerin next to the Forum diye tanımlanması, onu şehrin kamusal yaşamının kalbine yakın bir konuma yerleştirir. Bu konum, tapınağın ve oradaki görevlerin kamusal ve yurttaşlık açısından önemli olduğunu gösterir.
Alıştırma
Antik Roma'yla ilgili bu cümlede the Forum neyi ifade ediyor?
- çevrim içi bir tartışma panosu
- Antik Roma'nın merkezî kamusal alanı
- bir tapınağın içindeki özel bir oda
Cevabı göster
Antik Roma'nın merkezî kamusal alanı
Licinia spends part of each day on shift, Kelime
1:49Licinia da her günün bir kısmını nöbette geçirir,
on shift: planlanmış görev süresinde çalışmak
On shift, kişiye atanmış bir görev süresi boyunca çalışmak anlamına gelir. Bu cümlede Licinia her günün bir bölümünde kendisine verilen görevden fiilen sorumludur; bu nedenle ifade, görevi gelişigüzel bir etkinlik değil, programlanmış bir iş olarak gösterir. Shift ismi, programlanmış tek bir çalışma süresini ifade edebilir. Be on shift, o görev süresinin içinde bulunmaya odaklanır.
Alıştırma
Cümleyi on shift ile tamamlayın: The pharmacist is ____ until midnight.
Cevabı göster
on shift
tending to the flame: tend to + isim
Burada tending to the flame, alevle ilgilenmek ve güvenli biçimde yanmaya devam etmesi için gerekenleri yapmak anlamına gelir. watching ile paralel bağlandığı için cümle birbiriyle ilişkili iki görevi sunar: alevi gözlemlemek ve onunla etkin biçimde ilgilenmek. Bu kullanımda tend to ifadesinden sonra, bakım veya ilgi gören kişi ya da şeyi belirten bir isim öbeği gelir: the flame.
Alıştırma
Hangi cümlede tend to “ilgilenmek, bakımını yapmak” anlamındadır?
- Volunteers tend to the garden every Saturday.
- Prices tend to rise during holidays.
- People tend to feel tired after a long flight.
Cevabı göster
Volunteers tend to the garden every Saturday.
The flame represents two things: iki noktayı önceden bildirmek
The flame represents two things cümlesinde two things sözleri kaç anlamın açıklanacağını önceden bildirir. Cümle bir bilgi işareti gibi çalışır: konuyu, yani the flame ifadesini verir ve dinleyiciye sonraki bilgileri birbirine paralel iki nokta olarak düzenlemesini söyler. Bu yapı bir simgenin, olayın veya nesnenin neyi temsil ettiğini açıklarken kullanışlıdır. represents two things ifadesinden sonra, çoğu zaman first ve second gibi sözcüklerle işaretlenen, birbiriyle eşleşen iki açıklamayı dinleyin.
Alıştırma
“The symbol represents two things” cümlesini duyduktan sonra dinleyici sırada ne beklemelidir?
- Yalnızca renginin betimlenmesi
- İlgisiz bir konuya geçilmesi
- İki anlamın açıklanması
Cevabı göster
İki anlamın açıklanması
a power in the world: etkili bir siyasi oluşum
a power in the world ifadesinde power, büyük etkiye sahip bir ülke, imparatorluk ya da başka bir siyasi oluşumu belirten sayılabilen bir isimdir. Roma soyut bir kuvvet olarak değil, böyle bir oluşum olarak anlatılır. as a power ifadesi Roma'ya bir rol veya statü verir: Roma'nın dünya meselelerinde etkili bir aktör olarak varlığını sürdürdüğünü anlatır. a artikeli bu anlamı belirleyen önemli bir ipucudur.
Alıştırma
Rome as a power in the world ifadesinde power ne anlama gelir?
- fiziksel güç
- elektrik enerjisi
- etkili bir siyasi oluşum
Cevabı göster
etkili bir siyasi oluşum
if the flame goes out: bir koşul belirtmek
if the flame goes out yan cümlesi bir koşul belirtir: alevin yanmayı bırakması, ana cümledeki sonuca yol açacak olaydır. Burada go out, yanmayı veya ışık vermeyi bırakmak anlamına gelir. Kalıp if + koşul, sonuç şeklindedir. Bu cümlede if yan cümlesi önce gelir ve ardından virgül kullanılır; ana cümle the city's in danger ise sonucu belirtir.
Alıştırma
Koşulu tamamlamak için go out ifadesini doğru biçimde kullanın: If the candle ____, light it again.
Cevabı göster
goes out
The flame also symbolizes the continuing virginity of Vesta's priestesses. Kültür
2:05Alev aynı zamanda Vesta'nın rahibelerinin süregelen bekaretini simgeler.
continuing virginity of Vesta's priestesses: Vesta rahibelerinin sürekli koruması gereken bekâret
continuing virginity ifadesindeki continuing, tek seferlik bir eylemi değil, zaman içinde korunması gereken bir durumu anlatır. İfade, Vesta rahibelerinin cinsel ilişkiden uzak kalmasını gerektiren kurumsal kuralı belirtir. Bu Roma dinî bağlamında, sürekli yanan alev ile rahibelerin kesintisiz iffeti kutsal düzenin işaretleri olarak görülüyordu. Kesintisiz bir durum fikrindeki bu ortaklık, alevin onların bekâretini simgelemesini sağlar.
Alıştırma
Cümlede continuing, rahibelerin bekâretiyle ilgili neyi vurguluyor?
- Alevin giderek daha parlak olduğu anlamına geliyordu.
- Bu, tek seferlik bir törendi.
- Bu durumun zaman içinde korunması gerekiyordu.
Cevabı göster
Bu durumun zaman içinde korunması gerekiyordu.
castitas, or modest spirit and body: Açıklama yapan or
Castitas Latince bir terimdir. Bu cümlede modest spirit and body ifadesi kastedilen anlamı açıklar: hem iç karakterde hem de bedensel davranışta iffet ve ölçülülüğe dayanan bir Roma ideali. İngilizcedeki term, or explanation yapısında or, terimi daha açık sözlerle yeniden ifade eder. Burada or, seçenek sunmak yerine yani veya başka bir deyişle anlamına gelir.
Alıştırma
castitas, or modest spirit and body ifadesindeki or ne işe yarar?
- castitas ile modest spirit and body ifadelerini iki seçenek olarak sunar.
- castitas teriminin yanlış olduğunu gösterir.
- castitas terimini bir açıklamayla yeniden ifade eder.
Cevabı göster
castitas terimini bir açıklamayla yeniden ifade eder.
signaled not only ... but also ...: yalnızca... değil, aynı zamanda... da gösterdi
not only ... but also ... eş yapısı, signaled fiiline bağlı iki paralel anlamı birbirine bağlar. Burada bir Vesta rahibesinin bekâreti her castitas ve her ritual purity anlamlarının ikisini de gösterir; ikinci anlam tali bir ek değil, iddianın tam bir parçasıdır. Eşleştirilen ögeleri dil bilgisi bakımından paralel tutun. Bu cümlede her castitas ve her ritual purity birer isim öbeğidir. Araya giren or modest spirit and body açıklaması castitas sözcüğünü açıklar ve eş yapıyı bozmaz.
Alıştırma
Cümleyi not only ... but also ... ile tamamlayın: The new schedule ____ gives us more time ____ makes our responsibilities clearer.
Cevabı göster
not only · but also
ritual purity: Dinî gerekliliklerle tanımlanan bir durum
Ritual purity, dinî veya törensel kurallarla tanımlanan bir durumdur. Bir kişinin ya da nesnenin kutsal ayinlere katılmaya uygun sayılması anlamına gelir; yalnızca bedensel temizlik ya da iyi karakter hakkında genel bir değerlendirme değildir. Burada ritual, purity sözcüğünün anlamını daraltır. Bir Vesta rahibesinin bedensel durumu, dinî rolü ve ayinleri yerine getirme yeterliliğiyle bağlantılı olduğu için önemliydi.
Alıştırma
ritual purity ifadesinde ritual, purity türü hakkında ne anlatır?
- Dinî veya törensel gerekliliklerle tanımlanan bir saflıktır.
- Yalnızca sıradan fiziksel temizliktir.
- Birinin karakterine yönelik genel bir övgüdür.
Cevabı göster
Dinî veya törensel gerekliliklerle tanımlanan bir saflıktır.
So Licinia knows she must never let the flame go out. Dilbilgisi
2:19Bu yüzden Licinia alevin sönmesine asla izin vermemesi gerektiğini biliyor.
must never let the flame go out: let ile bir sonucu kesin biçimde önlemek
Bu cümlede must never, bir şeyin olmasına izin vermeme konusunda kesin bir yükümlülük bulunduğunu belirtir. Alevin yanmayı bırakmasını kabul edilemez bir sonuç olarak sunar. Yapı let + nesne + fiilin yalın hâlidir: let the flame go out. Let, bir sonucun gerçekleşmesine izin vermeyi veya onu engelleyememeyi anlatır; go out ise burada ‘sönmek’ demektir. Let sonrasında to go değil, go kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle doğru kurulmuş katı bir güvenlik uyarısıdır?
- You must never let a child to handle this chemical alone.
- You must never let a child handling this chemical alone.
- You must never let a child handle this chemical alone.
Cevabı göster
You must never let a child handle this chemical alone.
and the safety of Rome itself depends upon it. Kalıp ifadeler
2:25ve bizzat Roma'nın güvenliği buna bağlıdır.
depends upon it: daha önce belirtilen bir koşula resmî biçimde bağlı olma
Depends upon it, ‘ona dayanır’ veya ‘onun tarafından belirlenir’ anlamına gelir. Buradaki it, alevin sönmesini engelleme durumuna gönderme yapar; böylece bu kişilerin yaşamlarıyla Roma'nın güvenliği o koşula bağlı olarak sunulur. Depend upon içinde upon ifadenin bir parçasıdır; ‘üstünde’ şeklindeki mekânsal anlamı taşımaz. Depend upon ile depend on aynı temel anlama gelir, ancak upon anlatıma biraz daha resmî ve ciddi bir ton verir.
Alıştırma
Bir raporda son güvenlik denetiminden daha önce söz edilmiştir. Hangi cümle fırlatmanın bu denetime bağlı olduğunu doğal ve resmî bir tonla anlatır?
- The launch depends upon it.
- The launch depends above it.
- The launch depends it.
Cevabı göster
The launch depends upon it.
from a nearby fountain to cleanse the temple. Kelime
2:31tapınağı temizlemek için yakındaki bir çeşmeden.
to cleanse the temple: resmî veya törensel arınma
To cleanse the temple, tapınağı saf ve kirden arınmış hâle getirmek demektir. Bu dinî bağlamda cleanse, sıradan bir kir temizliğinden fazlasını ifade eder ve törensel arınmayı içerebilir. to ile kurulan mastar, su toplamanın amacını gösterir. Cleanse başka bağlamlarda istenmeyen bir şeyi tamamen ortadan kaldırmak anlamına da gelebilir; anlamın fiziksel, törensel veya mecaz olması çevredeki sözcüklere bağlıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede cleanse, resmî veya törensel arınma anlamında en doğal biçimde kullanılmıştır?
- Please cleanse the socks in the washing machine.
- The priest used spring water to cleanse the shrine before the ceremony.
- I cleansed my desk after homework.
Cevabı göster
The priest used spring water to cleanse the shrine before the ceremony.
the fasti, the calendar of sacred rituals: açıklayıcı eş görevli ifade
Burada fasti, dinî törenleri ve kamusal tarihleri belirten eski Roma takvimini veya resmî takvim kayıtlarını ifade eder. Onun ne öğrendiğini anlamak için bu kadar arka plan bilgisi yeterlidir. The calendar of sacred rituals, the fasti ifadesini yeniden adlandıran ve açıklayan eş görevli bir ad öbeğidir; öğrenilen ikinci bir şeyi göstermez. Bilinmeyen bir terimin ardından virgül ve daha açık bir ad öbeği gelirse ikinci öbeği doğrudan verilen bir tanım olarak kullanabilirsiniz.
Alıştırma
“Mina checked the rota, the weekly schedule for all staff,” cümlesinde “the weekly schedule for all staff” ne işe yarar?
- Mina'nın kontrol ettiği ikinci bir çalışma programını adlandırır.
- Mina'nın onu ne zaman kontrol ettiğini belirtir.
- rota sözcüğünün ne olduğunu açıklar.
Cevabı göster
rota sözcüğünün ne olduğunu açıklar.
and she watches while the senior priestesses conduct sacrifices. Kalıp ifadeler
2:38ve kıdemli rahibeler kurban keserken izliyor.
senior priestesses conduct sacrifices: bir ayini resmî biçimde gerçekleştirmek
conduct sacrifices ifadesinde conduct, dini bir ayini düzenlemek ve gerçekleştirmek anlamına gelen resmî bir fiildir. Sacrifices doğrudan nesnedir: kıdemli rahibeler ayini gerçekleştirir; bir şeyi bir yerden başka bir yere götürmezler. Bu kullanım conduct an investigation, conduct a test ve conduct a ceremony gibi düzenli ve planlı etkinliklerde de görülür.
Alıştırma
Örnekte conduct sacrifices ne anlama geliyor?
- sunuları başka bir yere götürmek
- kurban ayinlerini resmî biçimde gerçekleştirmek veya yönetmek
- başka birinin ayin hazırlamasını izlemek
Cevabı göster
kurban ayinlerini resmî biçimde gerçekleştirmek veya yönetmek
By the time ... completes ...: bir zaman noktası belirlemek
By the time Licinia completes her training, eğitimin tamamlanmasını bir zaman noktası olarak belirler. Ana cümle o noktada geçerli olan durumu söyler: Licinia 16 yaşındadır. Bir zaman noktasını, o zamana kadar ulaşılan sonuç, yaş veya durumla bağlamak için by the time + yan cümle yapısını kullanın. Bu yapı, dönem boyunca gerçekleşen her şeyi anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi “... noktasına gelindiğinde” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____ Leo finishes the course, he will be ready for the test.
Cevabı göster
By the time
is a reflection of the goddess she serves.
2:50hizmet ettiği tanrıçanın bir yansıması olduğunu anlıyor.
the way ... is a reflection of ...: davranışın neyi gösterdiğini anlatmak
The way she must act, ondan beklenen davranış biçimi anlamına gelen bir isim yan cümlesidir. Bu yan cümlenin tamamı is a reflection of yapısının öznesidir. Burada a reflection of, başka bir şeyi gösteren veya dışa vuran şey anlamındadır. Ondan beklenen davranış, aynadaki gerçek bir görüntü değil, hizmet ettiği tanrıçanın karakterini ve değerlerini gösteren bir unsur olarak sunulur. the way + yan cümle + is a reflection of + isim kalıbı, gözle görülen davranış veya üslubun daha geniş bir kimliği, değeri ya da kültürü nasıl ortaya koyduğunu açıklamak için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve “gösterir” anlamına gelen üç sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: The way the captain treats new players is ____ the team's values.
Cevabı göster
a reflection of
When it's her turn to collect ...: sıranın birine geldiğini belirtmek
When burada bir zaman yan cümlesi başlatır. It's her turn to collect, belirlenmiş bir sıraya veya ortak dönüşüme göre suyu şimdi onun alması gerektiği anlamına gelir. Yeniden kullanılabilen kalıp it's + iyelik sözcüğü veya iyelik biçimindeki kişi adı + turn + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Sırası gelen kişi my, your veya her gibi bir iyelik sözcüğüyle ya da iyelik biçimindeki bir adla gösterilebilir. Burada turn, yön değiştirme eylemini değil, bir kişinin sıradaki yerini veya fırsatını ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve sıranın kimde olduğunu belirten üç sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: It is ____ lead the discussion.
Cevabı göster
your turn to
keeps her eyes lowered to the ground: aşağı indirilmiş bakışı sürdürmek
Keep + nesne + tümleç yapısı, nesnenin belirli bir durumda kalmaya devam ettiğini gösterebilir. Burada her eyes nesnedir; lowered ise gözlerin korunan konumunu anlatan geçmiş zaman ortacı biçiminde bir tümleçtir. Gözleri yeniden aşağı indirme eylemini anlatmaz. Aşağıda tutulan bakış, yalnızca yere baktığı bilgisini değil, devam eden bir duruşu anlatır. Bu bağlamda ölçülülük ve ciddiyet hissi verir; başka bağlamlarda ise alçakgönüllülük veya çekingenlik düşündürebilir.
Alıştırma
Cümleyi keep ve parantez içindeki sözcüklerle tamamlayın: During the storm, please ____. (the window / closed)
Cevabı göster
keep the window closed
focuses intently on: yoğun dikkat göstermek
Focus on, dikkatin yöneltildiği kişiyi veya şeyi belirtir. Intently, focus fiilinin gücünü artıran bir zarftır ve yakın, yoğun bir dikkatle anlamına gelir. Bu cümlede ifade, görevi yerine getirirken tüm dikkatini o işe verdiğini gösterir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp focus intently on + isim veya zamirdir.
Alıştırma
Cümleyi focus fiilinin geçmiş zaman biçimiyle, intently ve on kullanarak tamamlayın: During the final round, Leo ____ every move his opponent made.
Cevabı göster
focused intently on
directs her energy towards being: enerjisini ... olmaya yönlendirmek
Direct one's energy towards, zamanı ve çabayı bilinçli olarak belirli bir hedefe yoğunlaştırmak anlamına gelir. Burada being, hedeflenen kimliği veya durumu tanıtır. Bu ifade yalnızca kişinin çok çalıştığını söylemek yerine çabanın hangi yöne odaklandığını vurgular. Genellikle sürekli ve amaçlı çabayı ya da kişisel gelişimi anlatır.
Alıştırma
Cümleyi directed her energy towards ve learn fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: After changing careers, Maya ____ new technical skills.
Cevabı göster
directed her energy towards learning
the best priestess she can be: olabileceği en iyi rahibe
The best + isim + someone can be yapısı, kişinin o rolde ulaşabileceği en yüksek düzeyi ifade eder. Örnekte kadın, kendi yeteneklerinin ve koşullarının izin verdiği ölçüde iyi bir rahibe olmayı amaçlar. Sondaki özne + can be yan cümlesi isim öbeğini kişinin ulaşabileceği en iyi düzeyle sınırlar: the best priestess (that) she can be. Be, daha önce adı verilen role gönderme yaptığı için sonrasında priestess veya best tekrarlanmaz.
Alıştırma
the best + noun + someone can be yapısını tamamlayın: Jordan wants to be the best coach they ____.
Cevabı göster
can be
She's worried that someday the state will claim her life Deyimler
3:06Bir gün devletin kendi hayatını talep edeceğinden endişelenmektedir,
claim her life: onun ölümüne neden olmak
claim someone's life yapısında claim, “birinin ölümüne neden olmak” anlamına gelir; “bir şeyin doğru olduğunu iddia etmek” anlamına gelmez. İfade, ölümü resmî ve dolaylı bir şekilde anlatır. Burada the state, bir canı alabilecek bir güç gibi sunulur. Böylece dikkat, tek bir katilden çok bir sistem veya kurum olarak devlete yönelir.
Alıştırma
She's worried that someday the state will claim her life cümlesinde claim her life ne anlama gelir?
- Devlet onun hayatta olduğunu söyleyecek.
- Devlet onun mülkünün yasal sahibi olacak.
- Devlet onun ölümüne neden olacak.
Cevabı göster
Devlet onun ölümüne neden olacak.
for its own purposes: kendi hedeflerine hizmet etmek
For its own purposes, “kendi hedeflerine hizmet etmek için” demektir. Burada its, the state ifadesine gönderme yapar; own ise devletin etkilenen kişi için değil, kendisi için hareket ettiğini vurgular. İfade kendiliğinden olumsuz değildir. Ancak bu bağlamda, devletin kendini koruması bir bireyin zarar görmesi pahasına gerçekleşebileceği için eleştirel bir tını taşır.
Alıştırma
“Kurumun kendi hedeflerine hizmet etmek için” anlamına gelen dört sözcüklük ifadeyi kullanın: The agency reused the survey data ____.
Cevabı göster
for its own purposes
accused of incestum: antik Roma'da iffetsizlik suçlaması
Could be accused of, Licinia hakkında bir suçlama ileri sürülebileceğini anlatır. Suçlanmak mahkûm edilmek değildir; dolayısıyla bu ifade onun suçu gerçekten işlediğini söylemez. Incestum, Roma din hukukuna ait tarihsel bir terimdir. Ardından gelen meaning unchastity açıklaması, burada bir iffet yükümlülüğünün ihlalini anlattığını gösterir; modern İngilizcedeki incest sözcüğünün yaygın anlamı olan ensesti anlatmaz.
Alıştırma
Bu cümlede accused of incestum ne anlama gelir?
- Bir kuralı çiğnediğini gönüllü olarak itiraf etmişti.
- Antik Roma'da iffetsizlikle suçlanabilirdi.
- Modern anlamda ensest suçundan suçlu olduğu kanıtlanmıştı.
Cevabı göster
Antik Roma'da iffetsizlikle suçlanabilirdi.
whether she's innocent or guilty: iki olasılıkta da sonuç aynı
Whether ... or ... iki olasılığı ortaya koyar. Buradaki olasılıklar onun masum olması ve suçlu olmasıdır. Bu ifade, iki olasılığın da daha önce belirtilen sonucu değiştirmediğini gösterir: Her iki durumda da kurban edilebilirdi. Genel olarak iki olasılıktan hangisi doğru olursa olsun aynı ifade geçerliyse whether A or B kullanılır.
Alıştırma
Kuralın her iki durumda da geçerli olmasını sağlayan sözcükle cümleyi tamamlayın: The door stays closed ____ he is inside or outside.
Cevabı göster
whether
The priestesses knew that they couldn't keep it a secret. Kalıp ifadeler
3:30Rahibeler bunu sır olarak saklayamayacaklarını biliyordu.
couldn't keep it a secret: bunu sır olarak saklayamadılar
Bu cümlede couldn't keep it a secret, bilginin başkaları tarafından öğrenilmesini engelleyememeleri anlamına gelir. it zamiri, alevin sönmüş olduğu gerçeğini belirtir. Keep + nesne + nesne tümleci yapısı, nesneyi belirli bir durumda tutmayı anlatır. keep it a secret ifadesinde it nesnedir; a secret ise bilinen olayı açıklanmaması gereken bir bilgi olarak gösterir. Gizlenen gerçek daha önce belirtilmişse veya bağlamdan anlaşılıyorsa bu yapı kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi keep + it + a secret ile tamamlayın: Please ____ until the announcement.
Cevabı göster
keep it a secret
he opened an investigation: bir soruşturma başlattı
he opened an investigation ifadesinde opened, bir şeyi fiziksel olarak açmak değil, resmî olarak başlatmak anlamına gelir. Investigation, gerçekleri ortaya çıkarmaya yönelik düzenli bir çalışmadır; dolayısıyla ifade başrahibin resmî bir süreç başlattığını gösterir. Farklı durumlarda kullanılabilecek kalıp open an investigation ifadesidir. Araştırılan konuyu belirtmek için open an investigation into the complaint örneğindeki gibi into + isim öbeği kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi resmî open an investigation ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The regulator ____ into the data leak.
Cevabı göster
opened an investigation
the flame had failed: fail sözcüğünün çalışmayı durdurmak anlamı
Burada fail, “bir şeyin yapması gereken işi artık yapamaması” veya “çalışmayı durdurması” anlamına gelir; “sınavdan kötü not almak” anlamında değildir. Bu alevin yanmaya devam etmesi beklendiği için the flame had failed, alevin söndüğünü ya da yanmaya devam edemediğini anlatır. Bu anlam, çalışmayı durduran cihaz ve sistemler ile beklenen sonucu vermeyen plan veya çabalar için de kullanılır.
Alıştırma
“The backup generator failed during the storm,” cümlesinde failed ne anlama gelir?
- Gerektiği sırada çalışmayı durdurdu.
- Bir sınavdan düşük not aldı.
- Fırtınadan önce denetlendi.
Cevabı göster
Gerektiği sırada çalışmayı durdurdu.
came forward: gönüllü olarak ortaya çıkmak
Come forward, bilgi vermek, bir olayı bildirmek, tanıklık etmek veya bir iddiada bulunmak için gönüllü olarak kimliğini belli etmek anlamına gelen bir phrasal verb'dür. Cümlede bir kişi bilinmez ya da sessiz kalmayı bırakıp kamuoyu önünde konuşmuştur. Geçmiş zaman biçimi came forward şeklindedir. İfade, fiziksel olarak ön tarafa yürümeye değil, açıkça katılım göstermeye odaklanır.
Alıştırma
Cümleyi come forward ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After the public appeal, two witnesses ____ with new information.
Cevabı göster
came forward
that one of the Vestals was no longer a virgin. Kalıp ifadeler
3:43Vesta rahibelerinden biri artık bakire değildi.
was no longer a virgin: önceki bir durumun sona ermesi
Burada was no longer a virgin, daha önceki bakire olma durumunun sona erdiğini belirtir. No longer bir değişimi gösterir: Bir şey önceden doğruydu, ancak anlatılan zamanda artık doğru değildi. Be ile kullanıldığında no longer normalde be biçiminden sonra gelir: was no longer a virgin. Diğer fiillerin çoğunda ise genellikle ana fiilden önce gelir: she no longer works here.
Alıştırma
Cümleyi “önceden burada çalışıyordu, ama artık çalışmıyor” anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: Maya ____ works here.
Cevabı göster
no longer
the beginning of the end: gerilemenin başlangıcı
The beginning of the end, başarısızlığa, çöküşe veya nihai bir sona doğru gidişi başlatan olay ya da aşama için kullanılan bir deyimdir. Son henüz gerçekleşmemiştir; zarar verici süreç başlamıştır. That was, daha önceki bir olaya gönderme yapar ve onu dönüm noktası olarak tanımlar. Hikâye anlatımında bu ifade genellikle kötü bir sonucu önceden sezdirir veya geriye dönüp o sonucun olası hâle geldiği anı gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “gerilemenin başladığı nokta” anlamındaki deyimle tamamlayın: Losing the contract was ____ for the company.
Cevabı göster
the beginning of the end
Eksiksiz bir isim öbeği olarak the accused
Burada the accused, bir suçla itham edilen kişi anlamına gelen eksiksiz bir isim öbeğidir. Accused bir geçmiş zaman ortacıdır ve the sonrasında kişinin hukuki konumunu belirterek onu adlandırır; tek başına isim öbeği olarak işlev görür ve ardından başka bir isim gelmesi gerekmez. Aynı ifade bağlama göre bir kişiyi veya birden fazla kişiyi gösterebilir. Bu cümlede her, tek bir kadından söz edildiğini gösterir.
Alıştırma
'The accused asked to speak to a lawyer,' cümlesinde the accused kimi ifade eder?
- davaya karar veren hâkim
- suçlamayı yapan kişi
- suçlamayla karşı karşıya olan kişi
Cevabı göster
suçlamayla karşı karşıya olan kişi
protested her innocence: suçlu olmadığını güçlü biçimde iddia etti
Protest one's innocence ifadesinde protest, bir suçlamaya karşılık çok güçlü biçimde beyanda bulunmak; innocence ise suçlu olmamak anlamına gelir. Dolayısıyla sanık, suçu işlemediğini ısrarla savunmaktadır. Buradaki protest, halka açık bir protesto gösterisine katılmak anlamında değildir. Yapı protest + iyelik belirleyicisi + innocence şeklindedir; protested her innocence buna örnektir. Güçlü bir iddiayı aktarır, bu iddianın doğru olduğuna dair kanıt sunmaz.
Alıştırma
Cümleyi protest one's innocence ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Last year, during the trial, the woman ____ despite the new evidence.
Cevabı göster
protested her innocence
That Vestal's death was meant to protect the city, Dilbilgisi
3:54O Vesta rahibesinin ölümü şehri korumak içindi,
was meant to protect: amaçlanan amacı ifade etme
Bu cümlede was meant to protect, Vesta rahibesinin ölümünün amaçlanan veya toplumca kabul edilen bir amaca sahip olduğunu gösterir: şehri korumak. Edilgen be meant to + fiilin yalın hâli yapısı, bir eylemin, nesnenin veya kuralın ne yapmak üzere amaçlandığını ya da tasarlandığını açıklayabilir. Bu yapı, ölüme yüklenen amacı belirtir. Rahibeye yalnızca şehri korumasının emredildiği anlamına gelmez ve şehrin gerçekten korunduğunu garanti etmez.
Alıştırma
"The safety rail is meant to protect visitors." cümlesinde "is meant to protect" neyi ifade eder?
- Birisi güvenlik korkuluğuna ziyaretçileri korumasını emretti.
- Her ziyaretçiyi koruyabildiğini zaten kanıtladı.
- Amaçlanan işlevi ziyaretçileri korumaktır.
Cevabı göster
Amaçlanan işlevi ziyaretçileri korumaktır.
what has been lost: kaynaşmış ilgi cümleciği
what has been lost yapısında what, serbest ilgi cümleciği olarak da adlandırılan kaynaşmış bir ilgi cümleciği başlatır. Burada what, the thing or things that anlamına gelir; dolayısıyla cümlecik bir soru sormak yerine daha önce kaybedilmiş şeylere gönderme yapar. Cümleciğin tamamı weeps for what has been lost ifadesindeki for edatının nesnesidir. Bu yapı, açıkça belirtilmemiş bir şeye, deneyime veya değere onu ayrıca adlandırmadan gönderme yapmayı sağlar.
Alıştırma
"The community is restoring what has been lost." cümlesinde "what has been lost" ne anlama gelir?
- Kaybedilmiş şey veya şeyler.
- Hangi şeyin kaybolduğunu soran doğrudan bir soru.
- Bir şeyin kaybedilme nedeni.
Cevabı göster
Kaybedilmiş şey veya şeyler.
Her own path was paved by the death of another, Deyimler
4:02Kendi yolu bir başkasının ölümüyle döşendi,
path was paved by: önceki bir nedenin oluşturduğu yol
Bu cümlede path ve paved bir mecaz oluşturur. Path, bir kişinin yaşam boyunca izlediği yolu temsil eder; was paved by ise bu yol için gerekli koşulları yaratan önceki olayı belirtir. Edilgen someone's path was paved by X yapısı yolu odağa alır ve X'i bu yolun nedeni olarak sunar. Burada başka birinin ölümü, onun için daha sonra mümkün hâle gelen konumu veya geleceği açmıştır; gerçek bir yol yapımından söz edilmez.
Alıştırma
Cümleyi dersteki edilgen yol mecazıyla tamamlayın: Her career path ____ years of patient practice.
Cevabı göster
was paved by
and her life could be taken just as easily Kalıp ifadeler
4:05ve onun hayatı da aynı kolaylıkla alınabilir,
just as easily: eşit kolaylığı karşılaştırmak
Just as easily, “aynı kolaylıkla” anlamına gelir. Önceki olay veya olasılık bağlamdan açıkça anlaşıldığında karşılaştırmanın geri kalanı söylenmeden bırakılabilir. Bu cümlede just, eşitliği güçlendirir: Onun hayatı da başka birinin hayatı kadar kolay alınabilirdi. Bu ifade, aynı sonucun veya riskin tekrar ya da başka bir durumda ortaya çıkabileceği konusunda uyarmak için sıkça kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi derste geçen ve “öncekiyle aynı kolaylıkta” anlamına gelen tam karşılaştırma ifadesiyle tamamlayın: The lock failed once, and it could fail again ____.
Cevabı göster
just as easily
for something as simple as a flame going out. Dilbilgisi
4:08bir alevin sönmesi kadar basit bir şey yüzünden.
something as simple as ...: küçük görünen bir neden
something as simple as a flame going out ifadesinde as + sıfat + as yapısı, bir şeyi ardından gelen örnekle karşılaştırır. Burada a flame going out özellikle basit veya küçük bir olay olarak sunulur. for ile birlikte bu ifade, o küçük olayı bir neden ya da tetikleyici olarak gösterir: “yalnızca bu kadar basit bir şey yüzünden.” Görünüşte küçük bir neden ile ciddi olabilecek bir sonuç arasında karşıtlık vardır; simple sonucu değil, nedeni anlatır.
Alıştırma
Cümleyi simple ile kurulan üç sözcüklü karşılaştırma yapısıyla tamamlayın: The alarm can go off because of something ____ a loose wire.
Cevabı göster
as simple as