İngilizce konuşma becerilerinizi (kendi başınıza) nasıl geliştirebilirsiniz: İngilizce çalışma notları

PodEnglish

Öğrenme zorluğu
642 kelime 157 kel/dk

Video özeti: Bu video, İngilizceyi tek başına çalışmak, belirli farkları düzeltmek ve tekrar yoluyla doğal dili içselleştirmek için dinleme, tekrarlama, ses kaydetme ve karşılaştırma aşamalarından oluşan LRRC taklit tekniğini anlatıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. what if you don't have someone to talk to in English? — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: what if ifadesinin gerçekçi bir engel ortaya koyarak açıklamayı genel bir ilkeden konuşmacının çözmek üzere olduğu pratik soruna nasıl taşıdığını öğrenin. 2. Play back the original and your recording simultaneously. — Phrasal verb’ler: play back ifadesinin özellikle daha önce kaydedilmiş ses veya görüntüyü oynatmak anlamına geldiğini kavrayın ve özgün modeli kendi kaydınızla karşılaştırma sürecini anlatırken kullanın. 3. Repetition is the key to internalizing phrases and being able to use them without thinking about grammar rules. — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: Bir yöntemi sonucuna bağlamak için the key to + -ing yapısını kullanın; tekrarlı çalışmanın ifadeleri bilinçli biçimde dil bilgisi kuralı incelemeden kendiliğinden kullanılır hâle getirmesini açıklayın.

Bu derste

I think you already know,

0:00

Sanırım zaten biliyorsunuz,

that if you want to improve your English speaking skills, Dilbilgisi

0:02

İngilizce konuşma becerilerinizi geliştirmek istiyorsanız,

you have to practice, right?

0:05

pratik yapmanız gerektiğini, değil mi?

Dilbilgisi

If you want to..., you have to...: bir hedefi gerekli eyleme bağlamak

if yan cümlesi bir hedefi belirtir: if you want to improve your English speaking skills. Ana cümle daha sonra bu hedefe ulaşmak için gerekli görülen eylemi verir: you have to practice. Buradaki have to, başka birinden gelen emir gibi değildir. Hedef daha iyi konuşmaksa pratik yapmanın gerekli bir adım olduğunu anlatır. If you want to + hedef, you have to + eylem kalıbını başka durumlarda da kullanabilirsin.

Alıştırma

Dersteki If you want to..., you have to... kalıbını tamamla: If you want to improve your listening, you ____ practice every day.

Cevabı göster

have to

You have to speak.

0:07

Konuşmanız gerekiyor.

Studying grammar will never improve your speaking skills. Dilbilgisi

0:08

Gramer çalışmak konuşma becerilerinizi asla geliştirmeyecektir.

Dilbilgisi

Studying grammar will never improve...: -ing biçiminde özne ve güçlü olumsuzluk

Studying grammar, özne olarak kullanılan bir -ing öbeğidir. Eylemin kendisini adlandırır. Bu tekil özneden sonra will never improve gelir ve söz konusu eylemin belirtilen sonucu doğurmayacağını güçlü biçimde anlatır. Bu bağlamda reddedilen sonuç, konuşma becerilerinin gelişmesidir. Verilmek istenen mesaj, dil bilgisi çalışmanın konuşma pratiğinin yerini tutamayacağıdır; dil bilgisinin hiçbir amaç için değeri olmadığı değildir.

Alıştırma

Hangi cümle -ing biçimindeki bir eylemi özne olarak ve sonucu güçlü biçimde reddetmek için will never improve yapısını doğru kullanır?

  1. Watch tutorials will never improve your drawing without practice.
  2. Watching tutorials will never improve your drawing without practice.
  3. Watching tutorials will never improves your drawing without practice.
Cevabı göster

Watching tutorials will never improve your drawing without practice.

Listening to English alone will never improve your speaking skills. Kalıp ifadeler

0:12

Sadece İngilizce dinlemek de konuşma becerilerinizi asla geliştirmeyecektir.

Kalıp ifadeler

Listening to English alone: alone başka yöntemler olmadan demektir

Listening to English alone ifadesinde alone tüm etkinliği niteler. Dinlemenin kullanılan tek yöntem olduğunu ve başka tür bir alıştırma eklenmediğini anlatır. alone bir etkinlik ya da yöntemin ardından geldiğinde yalnızca o şeyin kendisi anlamına gelebilir. Burada öğrencinin kendini yalnız hissettiği ya da yakınında başka kimse olmadığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Listening to English alone ifadesinde alone ne anlama gelir?

  1. Dinleyen kişinin yakınında başka kimse yoktur.
  2. Dinleyen kişi kendini yalnız hisseder.
  3. Dinleme, kullanılan tek öğrenme yöntemidir.
Cevabı göster

Dinleme, kullanılan tek öğrenme yöntemidir.

You have to actually speak. Kalıp ifadeler

0:16

Gerçekten konuşmanız gerekiyor.

Kalıp ifadeler

have to actually speak: actually gerçek eylemi vurgular

have to actually speak ifadesinde have to gereklilik bildirir; actually ise speak fiilinden önce gelerek eylemin kendisini vurgular: yalnızca çalışmak, dinlemek, hazırlanmak ya da düşünmek değil, gerçekten konuşmak gerekir. Burada actually eksik bir düşünceyi düzeltir. Cümle başında aslında anlamındaki actually kullanımından çok gerçekten uygulamak anlamına yakındır.

Alıştırma

You have to actually speak cümlesinde actually sözcüğünün temel görevi nedir?

  1. Kişinin konuşma eylemini gerçekten yapması gerektiğini vurgular.
  2. Kişinin doğru ve hatasız konuşması gerektiğini belirtir.
  3. Konuşmayla ilgili ayrı bir gerçeği tanıtır.
Cevabı göster

Kişinin konuşma eylemini gerçekten yapması gerektiğini vurgular.

But what if you don't have someone to talk to in English? Notlar

0:18

Peki ya İngilizce konuşabileceğiniz biri yoksa?

Anlatım akışı

What if...?: Olası bir engeli gündeme getirmek

What if...? olası bir durumu ortaya koyar ve ne olacağını ya da bu durumla nasıl başa çıkılabileceğini sorar. Burada, İngilizce pratik yapacak kimsenin olmaması engelini gündeme getirir. Bu, geçmişteki bir gerçeği soran değil, varsayıma dayalı bir sorudur. Açıklamayı konuşma pratiği yapmaya yönelik genel tavsiyeden, sırada ele alınabilecek gerçek bir soruna taşır.

Alıştırma

Soruyu, olası bir engeli gündeme getiren iki sözcüklük başlangıçla tamamlayın: ____ the bus is late?

Cevabı göster

What if

Dilbilgisi

someone to talk to: Sondaki edatı korumak

someone to talk to ifadesinde to talk to, someone sözcüğünden sonra gelir ve nasıl bir kişinin kastedildiğini açıklar: konuşabileceğiniz bir kişi. Bu, nitelediği sözcükten sonra gelen bir mastar öbeğidir. Sondaki to, talk to someone yapısının bir parçasıdır. someone, kendisini niteleyen öbeğin önünde yer aldığı için edat talk fiilinden sonra kalır. Burada öbeğin to ile bitmesi İngilizcede tamamen doğaldır.

Alıştırma

Cümleyi someone + to talk ve konuşabileceğim bir kişi anlamı için gereken sondaki edatla tamamlayın: After a hard day, I like having ____.

Cevabı göster

someone to talk to

How can you practice then?

0:21

O zaman nasıl pratik yapabilirsiniz?

Well, there's a technique that allows you to learn to speak English by yourself. Notlar

0:23

Kendi başınıza İngilizce konuşmayı öğrenmenizi sağlayan bir teknik var.

Dilbilgisi

that allows you to...: bir işlevi açıklamak

Bu cümlede that, technique sözcüğünü niteleyen bir ilgi yan cümlesini başlatır. Technique ile bu tekniğin neyi mümkün kıldığına ilişkin açıklamayı birbirine bağlar; burada “şu” anlamına gelmez. Yan cümlede allow, allow + kişi + to + fiil kalıbını izler: allows you to learn. Bir aracı, yöntemi veya özelliği işleviyle tanımlamak için isim + that allows... yapısını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Hangi cümle bir özelliğin işlevini açıklamak için ilgi yan cümlesini doğru kullanıyor?

  1. The app has a feature that allows you record your voice.
  2. The app has a feature that lets you to record your voice.
  3. The app has a feature that allows you to record your voice.
Cevabı göster

The app has a feature that allows you to record your voice.

Kelime

by yourself: tek başına veya yardım almadan

By yourself, bir şeyi tek başınıza veya başka birinin yardımı olmadan yaptığınız anlamına gelir. Burada, konuşma pratiği yapacak bir partner olmasa bile kişinin pratik yapabileceğini belirtir. Bu ifadede by, eylemin hangi biçimde yapıldığını gösterir. “Kendi yararınız için” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi derste geçen ve “başka hiç kimse olmadan” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: You can practice this dialogue ____.

Cevabı göster

by yourself

No speaking partner is necessary. Dilbilgisi

0:27

Konuşma partnerine gerek yok.

Dilbilgisi

No speaking partner is necessary: No + ad öbeği + be necessary yapısı

Burada no, speaking partner ad öbeğini niteler ve bu öbeğin tamamı özne görevindedir. Cümle, konuşma pratiği yapacak bir partnere sahip olmanın zorunlu olmadığını söyler. No, tek başına verilmiş tek kelimelik bir cevap değildir. Başka durumlarda da kullanılabilen No + ad öbeği + be necessary yapısı, bir şeyin gerekli olmadığını belirtir. be biçimi, öbeğin baş ismiyle sayı bakımından uyumlu olur: No ticket is necessary, ancak No special tools are necessary.

Alıştırma

Duyuruyu No + ad öbeği + be necessary yapısıyla tamamlayın: ____ special software ____ necessary to join the online class.

Cevabı göster

No · is

This technique can help improve many aspects of your spoken English. Kalıp ifadeler

0:30

Bu teknik, konuşma İngilizcenizin birçok yönünü geliştirmenize yardımcı olabilir.

Kalıp ifadeler

many aspects of your spoken English: konuşma İngilizcenizin birçok yönü

many aspects of your spoken English, İngilizce konuşma becerinizin farklı bölümleri veya boyutları anlamına gelir. of ile başlayan öbek, hangi geniş konunun bölümlerinden söz edildiğini gösterir. Bu ifade, cümle yapısı, dil bilgisi, kelime bilgisi veya akıcılık gibi belirli boyutları sıralamadan önce genel bir düşünceyi sunmaya yardımcı olur. Başka durumlarda kullanılabilecek yapı many aspects of + ad öbeğidir.

Alıştırma

Cümleyi many aspects of + ad öbeği yapısıyla tamamlayın: The workshop improved ____ our teamwork.

Cevabı göster

many aspects of

Your sentence structure,

0:35

Cümle yapınızı,

your grammar,

0:36

gramerinizi,

your vocabulary,

0:38

kelime dağarcığınızı,

and most importantly, Anlatım akışı

0:39

ve en önemlisi,

your ability to effectively express your thoughts and ideas. Kalıp ifadeler

0:41

düşüncelerinizi ve fikirlerinizi etkili bir şekilde ifade etme yeteneğinizi.

Anlatım akışı

and most importantly: en yüksek öncelikli noktayı belirtmek

Burada and most importantly, bir listedeki son ve en yüksek öncelikli öğeyi tanıtır. Önceki öğeler de önemlidir; ancak bu ifade, dinleyiciye sıradaki bilgiye özellikle dikkat etmesini söyler. And öğeyi listeye bağlarken most importantly onu diğerlerinin üstünde sıralar. Böylece yalnızca eşit önemde bir öğe daha eklemek yerine bilgi hiyerarşisini netleştirir.

Alıştırma

Bu cümlede and most importantly neyi belirtir? The camera is light, affordable, and most importantly, easy to use.

  1. Avantajlar zaman sırasına göre sunuluyor.
  2. Daha önce belirtilen avantajların yanlış olduğu söylenerek düzeltiliyor.
  3. Easy to use en yüksek öncelikli avantaj olarak sunuluyor.
Cevabı göster

Easy to use en yüksek öncelikli avantaj olarak sunuluyor.

Kalıp ifadeler

düşüncelerinizi ve fikirlerinizi etkili bir şekilde ifade etme beceriniz

Temel yapı ability to + fiilin yalın hâlidir. Ability sözcüğünden sonra gelen mastar grubu, yeteneğin kapsadığı belirli eylemi adlandırır. Bu nedenle ability to express, bir şeyi ifade etme kapasitesi veya becerisi anlamına gelir. To effectively express yapısında effectively, ability sözcüğünü değil express fiilini niteler. Zarf, to ile fiilin yalın hâli arasına doğal olarak gelebilir; thoughts and ideas ise ifade edilen şeylerdir.

Alıştırma

Cümleyi ability to + fiilin yalın hâli yapısıyla tamamlayın: The course can improve your ____ explain complex ideas clearly.

Cevabı göster

ability to

So what is this technique?

0:45

Peki nedir bu teknik?

Well, here's what it is. Anlatım akışı

0:47

İşte tam olarak şu.

Anlatım akışı

Here's what it is: cevabı sunma

Bu cümlede “here's what it is”, konuşmayı bir sorudan o sorunun cevabına geçirir. Dinleyiciye sırada bir açıklama veya tanım olduğunu bildirir. Bu kullanımda “here” fiziksel bir yeri göstermez. “Here's”, “here is” ifadesinin kısaltılmış biçimidir ve dinleyiciye bilgi sunar; “what it is” ise “What is it?” sorusunun cevabını ifade eder.

Alıştırma

Bu konuşmada “Here's what it is” ne işe yarıyor? “What is the new rule?” “Here's what it is: everyone signs in at the front desk.”

  1. Cevabı veya açıklamayı sunar.
  2. Konuşmacının konuyu bitirdiğini gösterir.
  3. Kuralın fiziksel konumunu gösterir.
Cevabı göster

Cevabı veya açıklamayı sunar.

The technique is simple, but highly effective. Kalıp ifadeler

0:49

Teknik basit ama oldukça etkilidir.

Kalıp ifadeler

simple, but highly effective: but ile karşıtlık

“Simple” ve “highly effective”, aynı tekniği anlatan iki ayrı nitelemedir. “But” bunları birbirine bağlar ve bir karşıtlık kurar: teknik kolay anlaşılır veya kullanılır, ancak güçlü bir sonuç üretir. “Highly effective”ten önceki ikinci “is” anlamdan çıkarıldığı için tekrarlanması gerekmez. “Highly”, “effective” sıfatını güçlendiren bir zarftır. “High effective” değil, “highly effective” denir.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve “çok iyi çalışır” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The safety check is simple, but ____.

Cevabı göster

highly effective

And you can do this from anywhere in the world.

0:51

Üstelik bunu dünyanın her yerinden yapabilirsiniz.

Learning to speak English through imitation. Dilbilgisi

0:54

Taklit yoluyla İngilizce konuşmayı öğrenmek.

Dilbilgisi

Yöntem başlığı olarak Learning to speak English through imitation

Burada Learning to speak English through imitation, bir yöntemi adlandıran gerund öbeğidir. Learning, present progressive yapısının parçası değildir: be fiilinin hiçbir biçimi yoktur ve öbeğin tamamı isim gibi çalışan bir başlık görevi görür. Öbeğin içinde to speak English, learning düşüncesini tamamlar; through imitation ise kullanılan yolu belirtir. Bu yapı, bir etkinliği ve o etkinliğin yapılma yöntemini adlandırabilir.

Alıştırma

Hangi seçenek gerund öbeği ile through + isim yapısından oluşan doğal bir yöntem başlığıdır?

  1. Learning new words are through short stories
  2. Learning new words through short stories
  3. Learning new words through short stories is
Cevabı göster

Learning new words through short stories

When I say imitation, Anlatım akışı

0:57

Taklit derken,

I'm not talking about just repeating after native speakers, Öbek fiiller

0:58

sadece ana dili İngilizce olanların söylediklerini tekrarlamaktan,

Anlatım akışı

When I say..., I'm not talking about... ile tanımın sınırını belirlemek

When I say imitation, konuşmacının tanımladığı sözcüğü tanıtır. Ardından I'm not talking about just repeating after native speakers, konuşmacı asıl anlamı vermeden önce muhtemel fakat eksik bir yorumu dışarıda bırakır. Burada I'm not talking about, konuşmacının konuyu değiştirdiği anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilen When I say X, I'm not talking about Y kalıbı odağı X üzerinde tutarken Y'nin konuşmacının kastettiği şey olmadığını açıklar.

Alıştırma

Dersteki, kısaltma içeren dört sözcüklük sınırlandırma ifadesini aynen kullanın: When I say teamwork, ____ one person doing all the work.

Cevabı göster

I'm not talking about

Öbek fiiller

about just repeating after native speakers: birinin ardından tekrar etmek

talk about yapısından sonra bir etkinlik -ing biçimiyle ifade edilebilir; burada repeat, repeating olur. Just yalnızca anlamına gelir, bu nedenle ifade konuyu tek bir basit etkinlikle sınırlar. Repeat after someone, birini dinleyip aynı sözleri söylemek demektir. Burada after, kimin sözlerinin taklit edildiğini gösterir; zaman bakımından daha sonra anlamına gelmez.

Alıştırma

Benim sözlerimi taklit et anlamına gelen sözcükle sınıf yönergesini tamamlayın: Listen carefully and repeat ____ me.

Cevabı göster

after

using the exact same words to improve your pronunciation.

1:02

telaffuzunuzu geliştirmek için birebir aynı kelimeleri kullanmaktan bahsetmiyorum.

I'm talking about something a little more advanced than that. Kalıp ifadeler

1:05

Bundan biraz daha gelişmiş bir şeyden bahsediyorum.

Kalıp ifadeler

a little more advanced than that: ondan biraz daha ileri düzey

More advanced than that bir karşılaştırma oluşturur. More advanced daha yüksek düzeyde anlamına gelir ve than karşılaştırılan şeyi tanıtır. That daha önce sözü edilen etkinliğe gönderme yapar. A little karşılaştırma biçiminden önce gelir ve farkın küçük olduğunu, yani biraz daha ileri düzeyde olduğunu belirtir. Karşılaştırmayı yumuşatır; much more advanced çok daha büyük bir fark ifade ederdi.

Alıştırma

Karşılaştırmayı doğru sözcükle tamamlayın: This task is a little ____ advanced than the first one.

Cevabı göster

more

Here's how it works. Anlatım akışı

1:09

Şöyle çalışıyor:

Anlatım akışı

Here's how it works: adım adım açıklamaya geçiş

Here's how it works, bir yöntemin, aracın veya sistemin açıklamasının başlamak üzere olduğunu bildirir. Burada how yöntem veya süreci gösterir; works ise bir işi olmak değil, işlemek ya da çalışmak anlamındadır. Bu ifade bir geçiş olarak açıklamayı düzenler: Konuşmacı bir şeyi tanıttıktan sonra, sıradaki bölümde süreci anlatacağını veya adımları sıralayacağını belirtmek için bunu kullanır.

Alıştırma

Bir sunucu yeni bir çalışma yöntemini tanıttı ve şimdi adımlarını sıralayacak. Açıklamayı en iyi düzenleyen geçiş hangisidir?

  1. Here's why it failed.
  2. Here's how it works.
  3. Here's where I work.
Cevabı göster

Here's how it works.

You listen to an English phrase.

1:11

İngilizce bir ifade dinliyorsunuz.

You repeat the phrase.

1:13

İfadeyi tekrar ediyorsunuz.

You record yourself saying the phrase. Dilbilgisi

1:15

Bu ifadeyi söylerken kendinizi kaydediyorsunuz.

Dilbilgisi

record yourself saying...: record + nesne + -ing

record yourself saying the phrase yapısında yourself, kaydedilen kişinin öznenin gösterdiği sen olduğunu belirtir. saying the phrase, kaydın hangi eylemi içerdiğini açıklar. Dil bilgisi açısından yourself, record fiilinin nesnesidir; saying the phrase ise ikinci bir ana fiil değil, -ing yan cümlesidir. Yeniden kullanılabilen kalıp record + kişi + -ing şeklindedir. Bu, kişi eylemi yaparken onun sesini veya görüntüsünü kaydetmek anlamına gelir. record yourself kullanıldığında, record fiilinin öznesi ile kaydedilen kişi aynı kişiyi gösterir.

Alıştırma

Yönergeyi record + dönüşlülük zamiri + read fiilinin -ing biçiminden oluşan üç sözcüklü kalıpla tamamlayın: ____ the sentence, then listen to the recording.

Cevabı göster

Record yourself reading

You compare the two versions and make changes. Kalıp ifadeler

1:18

İki versiyonu karşılaştırıyor ve değişiklikler yapıyorsunuz.

Kalıp ifadeler

compare the two versions and make changes: iki sürümü karşılaştırıp değişiklik yapmak

Bu cümlede the two versions, örnek ses kaydıyla öğrencinin kendi kaydını ifade eder. Compare, aralarındaki farkları kontrol etmek; make changes ise karşılaştırmanın gösterdiklerine göre öğrencinin sürümünü düzeltmek demektir. Fiillerin sırası kullanışlı bir süreci gösterir: önce karşılaştır, sonra geliştir. Aynı kalıp taslaklar, kayıtlar, tasarımlar veya düzeltilebilen başka sürümler için de kullanılabilir.

Alıştırma

Yönergeyi burada öğretilen ifadenin aynısıyla tamamla. İfade, “önce iki biçimi incelemek, sonra düzeltmek” anlamına gelmelidir: ____.

Cevabı göster

Compare the two versions and make changes

You repeat the phrase until you are comfortable with it. Dilbilgisi

1:21

Rahatça söyleyene kadar ifadeyi tekrar ediyorsunuz.

Dilbilgisi

until you are comfortable with it: kendini rahat ve emin hissedene kadar

Bu cümlede until, repeat eyleminin biteceği noktayı gösterir: belirtilen duruma ulaşana kadar tekrar etmeye devam edersin ve o durumda durursun. Bitiş noktası sabit bir tekrar sayısı değil, bir durumdur. Burada be comfortable with it, ifadeye alışmak ve onu kullanırken kendinden emin olmak anlamına gelir. Bedensel rahatlıktan söz etmez.

Alıştırma

Güven duygusunu çalışmanın bitiş noktası yapmak için burada öğretilen ifadenin aynısını kullan: Keep practicing the introduction ____.

Cevabı göster

until you are comfortable with it

Simple, right?

1:24

Basit, değil mi?

I call this the LRRC technique.

1:25

Ben buna LRRC tekniği diyorum.

For the First step,

1:28

İlk adım için,

listen to a short English phrase or sentence spoken by a native speaker.

1:29

ana dili İngilizce olan biri tarafından söylenen kısa bir İngilizce ifadeyi veya cümleyi dinleyin.

Once you've listened, Anlatım akışı

1:34

Dinledikten sonra,

it's time for the repeat part.

1:35

tekrar etme kısmına geldi sıra.

Anlatım akışı

Once you've listened ... it's time for the repeat part: adımları bağlama

Once you've listened, dinleme adımının tamamlandığını gösterir. Buradaki once, bir şeyin kaç kez olduğunu değil, '~dığında' veya '~dıktan sonra' anlamını veren bir zaman bağlacıdır. It's time for the repeat part bir sonraki aşamayı tanıtır. Once + tamamlanmış adım ile it's time for + sonraki aşama birlikte kullanıldığında yönergelerin sırası açıkça görülür. Present perfect biçimindeki you've listened, sonraki adım başlamadan önce ilk adımın bittiğini vurgular.

Alıştırma

Once you've ve it's time for kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ checked your answers, ____ a break.

Cevabı göster

Once you've · it's time for

Say the phrase aloud,

1:37

Duyduğunuzu olabildiğince doğru bir şekilde taklit ederek,

mimicking what you heard as accurately as possible. Kalıp ifadeler

1:39

ifadeyi yüksek sesle söyleyin.

Kalıp ifadeler

as accurately as possible: ulaşılabilir en yüksek doğruluk derecesi

mimicking what you heard as accurately as possible ifadesinde accurately, taklit etme eyleminin nasıl yapılması gerektiğini anlatır. İfadenin anlamı 'başarabileceğiniz en yüksek doğrulukla'dır; 'mümkün bir doğrulukla' değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp as + sıfat veya zarf + as possible biçimindedir. Bir niteliği ya da yapılış biçimini durumun izin verdiği en yüksek düzeye çıkarır. clearly, quickly veya carefully gibi sözcüklerle de kullanılabilir.

Alıştırma

Accurately ile as ... as possible kalıbını kullanın: Please copy the code ____.

Cevabı göster

as accurately as possible

Don't worry about small mistakes for now. Ton ve niyet

1:42

Şimdilik küçük hatalar için endişelenmeyin.

Ton ve niyet

Don't worry about ... for now: şimdilik ... için endişelenme

Don't worry about ... birine bir sorun yüzünden kaygılanmamasını veya o soruna fazla odaklanmamasını söylemenin doğrudan ama rahatlatıcı bir yoludur. Burada küçük hatalar şu anki öncelik değildir. For now, “bu aşamada” veya “şimdilik” anlamına gelir. Tavsiyenin geçici olduğunu gösterir; hatalarla daha sonra ilgilenmek gerekebilir.

Alıştırma

İfadeyi değerlendir: "Don't worry about small mistakes for now," cümlesindeki for now, hatalarla hiçbir zaman ilgilenmek gerekmeyeceği anlamına gelir.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

Next, record yourself on your smartphone or computer saying the phrase.

1:44

Ardından, akıllı telefonunuza veya bilgisayarınıza ifadeyi söylerken kendinizi kaydedin.

You'll use this recording for comparisons later.

1:49

Bu kaydı daha sonra karşılaştırma yapmak için kullanacaksınız.

Now it's time to compare.

1:52

Şimdi karşılaştırma zamanı.

Play back the original and your recording simultaneously. Öbek fiiller

1:54

Orijinalini ve sizin kaydınızı aynı anda çalın.

Öbek fiiller

Play back the original and your recording: orijinal kaydı ve kendi kaydını yeniden oynatmak

Play back, kaydedilmiş bir ses veya videoyu dinlemek ya da izlemek için oynatmak anlamına gelir ve genellikle incelemek amacıyla yeniden oynatma için kullanılır. Burada karşılaştırma yapmak için orijinal ses ile kendi kaydın oynatılır; simultaneously, ikisinin aynı anda oynatıldığını belirtir. Play back ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir isimse play back the recording veya play the recording back diyebilirsin. Nesne bir zamirse onu ortaya koymalısın: play it back denir, play back it denmez.

Alıştırma

Cümleyi “kaydedilmiş içeriği oynatmak” anlamına gelen öbek fiille tamamla: Please ____ the voice message so we can check the address.

Cevabı göster

play back

Analyze differences in areas like individual sounds, Kalıp ifadeler

1:58

Bireysel sesler,

stress, rhythm, and pacing. Kelime

2:02

vurgu, ritim ve hız gibi alanlardaki farklılıkları analiz edin.

Kalıp ifadeler

Analyze differences in areas like ...: …gibi yönlerdeki farklılıkları analiz etmek

Analyze differences in areas like X, şeylerin X gibi belirli yönlerden nasıl farklı olduğunu incelemek demektir. Burada areas, yerleri değil “yönleri” veya “boyutları” ifade eder. Like örnekleri sıralar; bu nedenle listenin bütün olası yönleri içermesi gerekmez. Bu kalıp, genel bir karşılaştırmayı açık kontrol noktalarına ayırır.

Alıştırma

Cümlede areas like individual sounds ne anlama geliyor?

  1. tek tek sesleri kaydetmek için kullanılan odalar
  2. tek tek seslerin yakınındaki coğrafi yerler
  3. tek tek sesler gibi yönler
Cevabı göster

tek tek sesler gibi yönler

Kelime

Konuşmada stress, rhythm ve pacing

Konuşmada stress, bir heceyi veya sözcüğü öne çıkarır. Rhythm, güçlü ve zayıf bölümlerin oluşturduğu tekrarlanan düzendir. Pacing ise birinin ne kadar hızlı ya da yavaş konuştuğunu ve nerelerde durakladığını anlatır. Bu terimler birlikte, tek tek seslerin ötesindeki konuşma akışını tanımlar.

Alıştırma

Şu özelliklerle eşleşen terimlerin sırası hangisidir: anahtar sözcükleri öne çıkarma; güçlü ve zayıf vuruşların düzeni; genel hız ve duraklar?

  1. stress; rhythm; pacing
  2. pacing; stress; rhythm
  3. rhythm; pacing; stress
Cevabı göster

stress; rhythm; pacing

Pinpoint one or two specific things to improve. Kalıp ifadeler

2:04

Geliştirilmesi gereken bir veya iki spesifik şeyi belirleyin.

Kalıp ifadeler

Geliştirilecek bir veya iki somut noktayı tam olarak belirlemek

Burada pinpoint, iğneyle göstermek değil, bir şeyi tam olarak belirlemek anlamına gelir. Bu komut, her şeyi aynı anda düzeltmeye çalışmak yerine yalnızca bir veya iki net hedef seçmeni ister. things to improve ifadesinde to improve, things sözcüğünü açıklar: bunlar geliştirilmesi gereken noktalardır. Kullanışlı bir kalıp pinpoint + belirli bir sorun, neden, alan veya hedef şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümle, birinden az sayıda kesin geliştirme hedefi seçmesini en iyi şekilde ister?

  1. List every possible change you can think of.
  2. Pinpoint one or two specific things to improve.
  3. Choose something interesting to talk about.
Cevabı göster

Pinpoint one or two specific things to improve.

Lastly, repeat this process.

2:08

Son olarak, bu süreci tekrarlayın.

Go back and listen, repeat, record, compare, Anlatım akışı

2:10

Geri dönün ve dinleyin, tekrar edin, kaydedin, karşılaştırın,

and tweak your pronunciation until you have it mastered. Kalıp ifadeler

2:13

ve ustalaşana kadar telaffuzunuzu ayarlayın.

Anlatım akışı

Geri dönüp dinlemek, tekrarlamak, kaydetmek ve karşılaştırmak

Burada Go back, başka bir yere yürüyerek dönmek anlamına gelmez. Dinleyeni alıştırma sürecinin daha önceki bir aşamasına geri götürür. Listen, repeat, record ve compare paralel emir fiilleridir: her biri fiilin yalın biçimini kullanır ve söylenmeyen you öznesini paylaşır. Bunları arka arkaya sıralamak, cümleyi son ayarlamadan önce tekrarlanabilecek kısa bir eylem dizisine dönüştürür.

Alıştırma

Go back and listen, repeat, record, compare cümlede hangi görevi görür?

  1. Dinleyeni daha önceki bir aşamaya döndürür ve tekrarlanacak eylemleri sıralar.
  2. Geçmişte gerçekleşen ilgisiz eylemleri anlatır.
  3. Dinleyene kayıt odasına yürüyerek geri dönmesini söyler.
Cevabı göster

Dinleyeni daha önceki bir aşamaya döndürür ve tekrarlanacak eylemleri sıralar.

Kalıp ifadeler

tweak your pronunciation until you have it mastered: ustalaşana kadar telaffuzu ince ayarlamak

Burada tweak your pronunciation, bir şeyi nasıl telaffuz ettiğinde küçük ve dikkatli ayarlamalar yapmak demektir. Tweak, her şeyi değiştirmek yerine ayrıntıları iyileştirmeyi anlatır. until, ayarlama sürecinin bitebileceği noktayı gösterir. have it mastered, bir şeyi tamamen bilip kontrol edebildiğin bir düzeye ulaşmak demektir. have + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısında ortaç, tamamlanmış sonucu anlatabilir.

Alıştırma

Örnekte tweak your pronunciation ne anlama geliyor?

  1. Telaffuzunda küçük ve dikkatli ayarlamalar yapmak.
  2. Telaffuz çalışmayı bırakmak.
  3. Konuşma biçimini tamamen değiştirmek.
Cevabı göster

Telaffuzunda küçük ve dikkatli ayarlamalar yapmak.

Consistent practice is key to seeing real progress in your fluency. Kalıp ifadeler

2:16

Akıcılığınızda gerçek bir ilerleme görmek için istikrarlı pratik yapmak çok önemlidir.

Kalıp ifadeler

is key to seeing real progress: key to sonrasında -ing biçimi

X is key to Y yapısında key, bir şeyin gerekli veya çok önemli olduğunu anlatır. Cümle, düzenli pratiği akıcılıkta gerçek gelişmeyi mümkün kılan koşul olarak gösterir. Buradaki to, key to ifadesinin parçasıdır ve bir edattır. Sonrasında isim veya -ing biçimi kullanılır: key to progress ya da key to seeing progress denir; key to see progress denmez.

Alıştırma

Cümleyi hedef yapı is key to ile tamamla: Regular review ____ remembering new words.

Cevabı göster

is key to

When you record your own voice,

2:21

Kendi sesinizi kaydettiğinizde,

you can give yourself feedback. Kalıp ifadeler

2:22

kendinize geri bildirim verebilirsiniz.

Kalıp ifadeler

give yourself feedback: kendine geri bildirim vermek

Give yourself feedback, kendi performansını değerlendirmek ve neyi iyi yaptığını ya da neyi geliştirebileceğini fark etmek demektir. Give someone feedback kalıbında yourself geri bildirimi alan kişidir; dolayısıyla geri bildirimi veren ve alan kişi aynıdır. Burada feedback, performansla ilgili yararlı yorum veya bilgi anlamına gelir. Ses ekipmanının çıkarabileceği tiz ötme sesini ifade etmez.

Alıştırma

Cümleyi give + dönüşlülük zamiri + feedback ile tamamla: After you watch your practice video, ____ on your posture.

Cevabı göster

give yourself feedback

You'll notice your own mistakes.

2:24

Kendi hatalarınızı fark edeceksiniz.

Then you can make changes.

2:26

O zaman değişiklikler yapabilirsiniz.

When just imitating,

2:28

Sadece taklit ederken,

you can't do this.

2:29

bunu yapamazsınız.

You're repeating your mistakes over again. Kalıp ifadeler

2:31

Hatalarınızı tekrar tekrar yaparsınız.

Kalıp ifadeler

repeat your mistakes over again ifadesindeki over again

Over again, genellikle aynı eylemi baştan yapma düşüncesiyle, “yeniden” demektir. Burada bir zaman ifadesidir; over “üstünde” ya da “karşıdan karşıya” anlamına gelmez. You're repeating your mistakes over again cümlesinde repeat sözcüğünü vurgular ve aynı hataların düzeltilmek yerine geri geldiğini anlatır. Repeat zaten tekrarı ifade ettiği için over again vurgu katar ve çok özlü bir yazıda gereksiz tekrar gibi duyulabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, yağmur resmi bozduktan sonra Leo'nun resmi baştan yeniden yaptığını anlatır?

  1. Leo drew lines over the chalk picture after the rain.
  2. The rain ruined Leo's chalk picture, so he drew it over again.
  3. The rain ruined Leo's chalk picture, so he drew it over and over.
Cevabı göster

The rain ruined Leo's chalk picture, so he drew it over again.

That's why the LRRC technique is more powerful. Anlatım akışı

2:34

İşte LRRC tekniği bu yüzden daha güçlüdür.

Anlatım akışı

That's why + düz cümle: nedenden sonuca varma

That's why, az önce verilen bilginin desteklediği bir sonucu veya çıkarımı sunar. Burada önceki açıklama nedeni verir ve bu cümle, LRRC tekniğinin daha güçlü olduğu sonucuyla konuyu bağlar. why'dan sonraki yan cümle normal düz cümle sırasını kullanır: the LRRC technique is more powerful. Bu kalıp bir sonucu açıklar; soru sormaz.

Alıştırma

Neden-sonuç bağlantısını That's why ile tamamlayın: The road is icy. ____ we need to drive slowly.

Cevabı göster

That's why

This technique offers many benefits.

2:37

Bu teknik birçok fayda sunuyor.

You have the opportunity to listen and imitate correct English, Kalıp ifadeler

2:40

Doğru İngilizceyi dinleme ve taklit etme fırsatınız olur,

Kalıp ifadeler

have the opportunity to listen and imitate: have the opportunity to + fiilin yalın hâli

have the opportunity to + fiilin yalın hâli, bir durumun birine bir şey yapma fırsatı verdiğini anlatır. Burada teknik, öğrenene dinleme ve taklit etme fırsatı verir. Tek bir to, birbirine bağlanan iki yalın fiili, listen ve imitate fiillerini, birlikte başlatır. İki fiil de bu fırsatın ne yapmaya imkân verdiğini açıklar.

Alıştırma

Cümleyi have the opportunity to kalıbıyla tamamlayın: At this workshop, you ____ practice with a coach.

Cevabı göster

have the opportunity to

which helps you learn to form sentences properly. Dilbilgisi

2:43

bu da düzgün cümleler kurmayı öğrenmenize yardımcı olur.

Dilbilgisi

which helps you learn...: önceki düşüncenin tamamına bir sonuç eklemek

Virgülden sonra gelen which yan cümlesi, önceki düşüncenin tamamına, yani doğru İngilizceyi dinleme ve taklit etme fırsatına, sınırlayıcı olmayan bir ek açıklama getirir. Burada which yalnızca English sözcüğünü göstermez. Bu yan cümle, söz konusu eylemin yararını veya sonucunu ekler. Bu yapı önce bir eylem ya da durumu söyleyip sonra onun neye yol açtığını veya neden önemli olduğunu akıcı biçimde eklemenizi sağlar.

Alıştırma

Bu cümlede which neye gönderme yapıyor? Maya records herself speaking, which helps her notice mistakes.

  1. konuşurken kendini kaydetme eylemi
  2. Maya
  3. hatalar
Cevabı göster

konuşurken kendini kaydetme eylemi

You will learn idioms, expressions,

2:47

Deyimleri, ifadeleri,

and other speaking patterns that are used in everyday conversations. Dilbilgisi

2:49

ve günlük konuşmalarda kullanılan diğer konuşma kalıplarını öğreneceksiniz.

Dilbilgisi

speaking patterns that are used...: edilgen bir ilgi yan cümlesi

speaking patterns that are used in everyday conversations ifadesinde, that are used in everyday conversations, speaking patterns adını niteleyen edilgen bir ilgi yan cümlesidir. Kalıpların nerede kullanıldığını gösterir; conversations, in edatının nesnesidir, are used yapısının öznesi değildir. İsim + that + be + geçmiş zaman ortacı + bağlam yapısı, bir ismi kullanımına veya ortamına göre açıklar. Burada patterns eylemden etkilenir: insanlar bu kalıpları günlük konuşmalarda kullanır.

Alıştırma

Hangi cümlede ifadelerin nerede kullanıldığını anlatmak için edilgen bir ilgi yan cümlesi kullanılmıştır?

  1. The guide explains why these phrases matter in customer-service calls.
  2. The guide lists phrases that are used in customer-service calls.
  3. The guide lists employees who use these phrases in customer-service calls.
Cevabı göster

The guide lists phrases that are used in customer-service calls.

When you imitate other people,

2:53

Başka insanları taklit ettiğinizde,

you are learning grammar through a process called implicit learning. Kelime

2:54

örtük öğrenme adı verilen bir süreç aracılığıyla gramer öğrenirsiniz.

Kelime

örtük öğrenme yoluyla dil bilgisi öğrenmek

Implicit learning, açıkça ifade edilmiş kuralları bilinçli biçimde çalışmak yerine maruz kalma, taklit ve kullanım yoluyla kalıpları edinmek anlamına gelir. Öğrenen kişi bir kalıbı doğru kullanabilir ama kuralı açıklayamayabilir. Bu cümlede başkalarını taklit etmek, dil bilgisini bu yolla edinmenin bir yolu olarak sunulur. through a process called implicit learning ifadesi hem yöntemi hem de adını belirtir: through öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini, called ise sürecin adını gösterir.

Alıştırma

Hangi açıklama implicit learning ile en iyi eşleşir?

  1. Bir kural açıklanmadıkça hiçbir şey öğrenmemek
  2. Kuralları bilinçli olarak çalışmadan maruz kalma ve kullanım yoluyla kalıpları öğrenmek
  3. Herhangi bir örnek kullanmadan önce kuralları ezberlemek
Cevabı göster

Kuralları bilinçli olarak çalışmadan maruz kalma ve kullanım yoluyla kalıpları öğrenmek

This is the process where learning happens without your awareness. Kalıp ifadeler

2:58

Bu, öğrenmenin siz farkında olmadan gerçekleştiği süreçtir.

Kalıp ifadeler

without your awareness: siz farkında olmadan

Without your awareness, bir şeyin siz onu bilinçli olarak fark etmeden gerçekleştiği anlamına gelir. Burada öğrenen kişi öğrenme sürecine dikkat etmese de öğrenme gerçekten gerçekleşir. Without bir edattır; bu yüzden ardından your awareness ad öbeği gelir. Awareness, sahip olduğunuz bilgi miktarını değil, bilinçli fark etmeyi veya algılamayı anlatır.

Alıştırma

Cümleyi “siz bilinçli olarak fark etmeden” anlamına gelen ders ifadesiyle tamamlayın: A habit can develop ____.

Cevabı göster

without your awareness

This is how babies and children learn the grammar rules of their first language.

3:02

Bebekler ve çocuklar da ana dillerinin dilbilgisi kurallarını bu şekilde öğrenirler.

When you imitate,

3:07

Taklit ettiğinizde,

you don't think about grammar.

3:07

gramer hakkında düşünmezsiniz.

You're not trying to understand why the present perfect tense Anlatım akışı

3:09

Present perfect (yakın geçmiş zaman) zamanının

is used in this situation or in that situation.

3:13

neden bu durumda veya şu durumda kullanıldığını anlamaya çalışmazsınız.

Anlatım akışı

You're not trying to understand why ... is used: görevin dışında kalan şeyi belirtmek

You're not trying to understand why... önce mevcut görevin parçası olmayan şeyi belirtir. Burada konuşmacı, present perfect'in her kullanım nedenini analiz etmekten dikkati uzaklaştırır. Bu olumsuz hazırlık gerçek önceliğin belirtilmesi için yer açar; bu öncelik çoğu zaman instead ya da but ile sunulur. understand sözcüğünden sonra why, daha büyük cümlenin içindeki bir soru içeriğini başlatır: why the present perfect tense is used.... Sözcük dizilişi düz cümle düzenindedir ve is used, öznesi the present perfect tense olan fiil bölümüdür. Görevin neyi kapsamadığını açıkça belirtmek için You're not trying to + eylem kalıbını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Bu cümlede You're not trying to understand why ... is used yapısının temel görevi nedir?

  1. Dinleyiciden present perfect'in bütün kullanımlarını açıklamasını ister.
  2. Kural analizini mevcut görevin dışında bırakır ve gerçek odağa hazırlık yapar.
  3. Present perfect'in iki durumda da kullanılamayacağını söyler.
Cevabı göster

Kural analizini mevcut görevin dışında bırakır ve gerçek odağa hazırlık yapar.

Instead, you're focused on communication, Anlatım akışı

3:16

Bunun yerine iletişime odaklanırsınız,

on understanding and expressing ideas.

3:19

fikirleri anlamaya ve ifade etmeye odaklanırsınız.

Anlatım akışı

Instead, you're focused on ...: gerçek önceliğe geçmek

Instead, konuşmacının daha önce dışarıda bıraktığı odağı gerçek odakla değiştirdiğini gösterir. Not A. Instead, ... B kalıbı karşıtlığı takip etmeyi kolaylaştırır. Be focused on önceliğin ne olduğunu belirtir. on sözcüğünden sonra bir isim ya da -ing biçimi gelir: on communication ve on understanding and expressing ideas. İkinci on, communication sözcüğünü daha ayrıntılı açıklar; yeni bir karşıtlık başlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi tam olarak Instead ve focused on hedef ifadeleriyle tamamlayın: We are not checking every small error. ____, we are ____ improving the main idea.

Cevabı göster

Instead · focused on

You are still learning grammar,

3:22

Siz yine gramer öğreniyorsunuz,

but you are not aware that it is happening. Dilbilgisi

3:23

ancak bunun gerçekleştiğinin farkında değilsiniz.

Dilbilgisi

be aware that + yan cümle: bir gerçeğin farkında olmak

Be aware that + yan cümle, bir gerçeğin doğru olduğunu bilmek veya fark etmek anlamına gelir. That'ten sonra it is happening örneğindeki gibi kendi öznesi ve fiili olan tam bir yan cümle gelir. Bu cümlede it, dil bilgisi öğrenme sürecini ifade eder. Öğrenme gerçekten gerçekleşmektedir, ancak kişi bunu bilinçli olarak fark etmez.

Alıştırma

Hangi cümlede tam bir yan cümleden önce aware that doğru kullanılmıştır?

  1. I wasn't aware to the door was locked.
  2. I wasn't aware that the door was locked.
  3. I wasn't aware of the door was locked.
Cevabı göster

I wasn't aware that the door was locked.

This is one of the proper ways to learn grammar.

3:26

Bu, dilbilgisi öğrenmenin doğru yollarından biridir.

Imagine repeating hundreds or even thousands of phrases like this. Kalıp ifadeler

3:29

Bunun gibi yüzlerce hatta binlerce ifadeyi tekrarladığınızı hayal edin.

Kalıp ifadeler

hundreds or even thousands of + çoğul isim

Hundreds of yaklaşık yüzlerce, thousands of ise yaklaşık binlerce anlamına gelir. Or even, ilk büyük miktardan daha büyük ve daha şaşırtıcı olana geçiş yapar; even, thousands sözcüğünü vurgular. Bunlar önlerinde kesin bir sayı bulunmayan yaklaşık miktarlar olduğu için hundreds ve thousands çoğul biçimdedir. Of, miktar ifadesini ardından gelen çoğul isme bağlar. Cümle kesin bir sayıyı değil, çok büyük bir ölçeği vurgular.

Alıştırma

Cümleyi yaklaşık yüzlerden daha büyük olan binlere yükselen hedef ifadeyle tamamlayın: The archive contains ____ old photographs.

Cevabı göster

hundreds or even thousands of

If you do that, Dilbilgisi

3:33

Eğer bunu yaparsanız,

then you're going to make fast progress with your English.

3:34

İngilizcede hızlı bir ilerleme kaydedersiniz.

Dilbilgisi

If you do that, then you're going to make fast progress with your English: koşulu tahmin edilen sonuca bağlamak

If you do that koşulu ortaya koyar. Buradaki that, daha önce sözü edilen eyleme, yani çok sayıda ifadeyi tekrar etmeye gönderme yapar. Then, eylem ile sonuç arasındaki bağı özellikle belirginleştirir; ancak günlük İngilizcede atılabilir. You're going to make fast progress, bu yöntemi uygulamanın olası sonucunu tahmin eder. Be going to bir planı anlatabilir, fakat burada verilen koşula dayanan bir tahmindir: eylem gerçekleşirse hızlı ilerleme beklenir.

Alıştırma

Tavsiyeyi be going to yapısının kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: If you practice these sounds every day, then ____ pronounce them more clearly.

Cevabı göster

you're going to

You're going to learn grammar in a real way. Kalıp ifadeler

3:37

Grameri gerçek bir şekilde öğrenmiş olacaksınız.

Kalıp ifadeler

learn grammar in a real way: dil bilgisini uygulayarak öğrenmek

In a real way, dil bilgisinin nasıl öğrenildiğini açıklar. Burada yalnızca soyut kuralları ezberlemek yerine gerçekten anlayarak ve kullanarak öğrenmek anlamına gelir. Way fiziksel bir yol değil, biçim veya yöntem demektir. Real sözcüğü bilerek geniş bir anlamda kullanılmıştır: bağlam, ifadeleri tekrar etme ve dil bilgisini anlamlı dil içinde deneyimleme fikrini açıklar. Başka bağlamlarda da neyin gerçek veya uygulamalı sayıldığını gösterecek benzer bilgilere ihtiyaç vardır.

Alıştırma

You're going to learn grammar in a real way cümlesinde in a real way ne anlama gelir?

  1. Gerçek bir yolda yolculuk ederken
  2. Uygulamalı olarak anlayıp kullanarak
  3. Yalnızca dil bilgisi terimlerini ezberleyerek
Cevabı göster

Uygulamalı olarak anlayıp kullanarak

Your speaking will improve dramatically,

3:40

Konuşmanız önemli ölçüde gelişecek,

as will your pronunciation. Dilbilgisi

3:43

telaffuzunuz da öyle.

Dilbilgisi

as will your pronunciation: aynı sonucu devrik yapıyla eklemek

as will your pronunciation yan cümlesi, your pronunciation will improve dramatically too anlamına gelir: telaffuz da büyük ölçüde gelişecektir. As, daha önce belirtilen sonucun geçerli olduğu ikinci bir özne ekler; will ise tekrarlanmayan improve dramatically fiil öbeğinin yerini tutar. Sıralama as + yardımcı fiil + özne şeklindedir. will, your pronunciation ifadesinden önce gelse de bu, devrik bir bildirme yapısıdır; soru değildir.

Alıştırma

Dengenin de gelişeceğini belirtmek için cümleyi as + yardımcı fiil devrik yapısıyla tamamlayın: With regular practice, your strength will improve, ____ your balance.

Cevabı göster

as will

And you're going to learn new words and phrases.

3:45

Ve yeni kelimeler ve ifadeler öğreneceksiniz.

Repetition is the key to internalizing phrases Kalıp ifadeler

3:47

Tekrar, ifadeleri içselleştirmenin

and being able to use them without thinking about grammar rules.

3:51

ve dilbilgisi kurallarını düşünmeden kullanabilmenin anahtarıdır.

Kalıp ifadeler

the key to internalizing ... and being able to use ...: paralel -ing biçimleri

X is the key to Y kalıbında the key to, Y'yi başarmak için en önemli şey anlamına gelir. Burada tekrarın birbiriyle bağlantılı iki sonuca yol açtığı anlatılır: internalizing phrases ve being able to use them without consciously thinking about grammar rules. key to içindeki to bir edattır; bu nedenle ardından bir isim veya -ing biçimi gelir. Internalizing ve being paralel -ing biçimleridir. to use ise ikinci öbek olan being able to use içinde yer alan bir mastardır. Them, phrases ifadesine gönderme yapar.

Alıştırma

Hangi cümle the key to yapısını iki paralel sonuçla doğru kullanır?

  1. Regular practice is the key to speaking clearly and being able to answer confidently.
  2. Regular practice is the key to speaking clearly and be able to answer confidently.
  3. Regular practice is the key to speak clearly and being able to answer confidently.
Cevabı göster

Regular practice is the key to speaking clearly and being able to answer confidently.

Don't feel bad if you don't sound like the original version. Ton ve niyet

3:55

Orijinal versiyondaki gibi ses çıkaramıyorsanız kötü hissetmeyin.

Ton ve niyet

Don't feel bad if...: bir sonuç hakkında nazikçe teselli etme

Don't feel bad if... belirli bir olası sonuç konusunda birini nazikçe rahatlatır. if'ten sonraki bölüm kişiyi neyin hayal kırıklığına uğratabileceğini söyler; Don't feel bad ise kendini suçlamamasını veya cesaretini kaybetmemesini anlatır. Bu cümlede sound like the original version, “orijinal kayıt ya da performansa benzer bir sese sahip olmak” anlamına gelir. Sözcüklerin veya içeriğin aynı olup olmadığını değil, iki versiyonun nasıl duyulduğunu karşılaştırır.

Alıştırma

Bir arkadaşınız ilk kil modeli düzgün olmadığı için hayal kırıklığına uğruyor. Hangi yanıt bu belirli sonuç hakkında nazikçe teselli eder?

  1. Your first model is uneven, so you should feel bad.
  2. Don't feel bad if your first model isn't perfect.
  3. Your first model sounds like the original version.
Cevabı göster

Don't feel bad if your first model isn't perfect.

This is good.

3:58

Bu iyi bir şey.

It means that you found a way to improve. Anlatım akışı

3:59

Gelişmek için bir yol bulduğunuz anlamına gelir.

Anlatım akışı

It means that...: önceki bir durumun ne gösterdiğini açıklama

It means that... dinleyiciye az önce sözü edilen bir durumun ne gösterdiğini veya ne anlama geldiğini anlatır. Burada It, tek bir sözcüğü ya da nesneyi değil, orijinal versiyonla arasındaki farkı fark etme durumunun tamamını gösterir. that'ten sonraki bilgi bu durumu yorumlar. Konuşan kişi bu duruma olumlu bir anlam verir: farkı görmek, geliştirilebilecek bir şeyi ortaya çıkarır. Bu kalıbı bir sonucun, işaretin veya olayın bize ne anlattığını açıklamak için kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Bir öğrenci cevap anahtarını kontrol eder ve iki hata bulur. “It means that the student now knows what to review,” cümlesindeki It neyi gösterir?

  1. iki hata bulma durumunun tamamı
  2. fiziksel bir nesne olarak cevap anahtarı
  3. student sözcüğü
Cevabı göster

iki hata bulma durumunun tamamı

Make the changes you need to make to sound more like the original. Dilbilgisi

4:02

Orijinaline daha çok benzemek için yapmanız gereken değişiklikleri yapın.

Dilbilgisi

Make the changes you need to make to...: hedefe ulaşmak için gerekli değişiklikleri yapmak

Ana cümle Make the changes bölümüdür. you need to make sözleri, changes sözcüğünü niteleyen bir ilgi cümleciği oluşturur ve “that you need to make” anlamına gelir. Nesne görevindeki that ilgi zamiri düşürülmüştür; bu hem konuşmada hem yazıda doğaldır. Bu yüzden ikinci make yanlışlıkla yapılmış bir tekrar değil, bu cümlecik için gerekli fiildir. to sound more like the original mastar yapısı değişikliklerin amacını belirtir. Tekrar kullanılabilen kalıp make the changes you need to make to + fiil şeklindedir: bir hedefe ulaşmak için gerekli düzenlemeleri yapmak.

Alıştırma

Bir hedefe ulaşmak için gerekli değişiklikleri yapma kalıbını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Make the changes you need make to improve the poster.
  2. Make the changes you need to make improve the poster.
  3. Make the changes you need to make to improve the poster.
Cevabı göster

Make the changes you need to make to improve the poster.

Record your voice again and make more changes.

4:06

Sesinizi tekrar kaydedin ve daha fazla değişiklik yapın.

Keep doing this until you're happy with your version. Kalıp ifadeler

4:09

Kendi versiyonunuzdan memnun kalana kadar bunu yapmaya devam edin.

Kalıp ifadeler

Keep doing... until you're happy with...: memnun kalana kadar devam etmek

Keep doing this, aynı süreci sürdürmek veya tekrarlamak anlamına gelir. Keep bir etkinliği sürdürmek anlamındaysa ardından -ing biçimi olan doing gelir. Until you're happy with your version durma noktasını belirtir: kendi versiyonun sana yeterince iyi görünene kadar süreci sürdür. Burada happy with, yalnızca neşeli hissetmek değil, bir şeyden memnun olmak anlamına gelir. Tekrar kullanılabilen yapı keep + -ing ... until + istenen sonuç şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümle doğal biçimde “çalışmaya devam et ve sonuçtan memnun olduğunda dur” anlamına gelir?

  1. Keep practice the song until you're happy with it.
  2. Keep practicing the song until you're happy with it.
  3. Keep practicing the song because you're happy with it.
Cevabı göster

Keep practicing the song until you're happy with it.