Yalnız Yaşamak Hakkında Size Söylemedikleri Şeyler: İngilizce çalışma notları
Lazy Owl
Video özeti: Video, yalnız yaşamanın yorucu ve insanı çevresinden koparan bir deneyim olmaktan çıkıp daha sakin ve kişinin kendi yönettiği bir hayata dönüşmesini anlatıyor. Pratik beceriler ve kişisel rutinler geliştikçe bağımsızlık hem daha fazla özgürlük hem de kişinin kendisine karşı daha fazla sorumluluk taşımasını sağlıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. drag your tired body — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Kişinin kendi bedenini sürüklemek zorundaymış gibi hareket etmesini anlatan canlı ve abartılı görüntüyü fark etmeyi sağlar. Fiziksel yorgunluğun sıradan bir işi bile zorlaştırdığını öykü içinde göstermek için walk gibi tarafsız bir fiil yerine kullanılabilir. 2. But as time goes on, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bu zaman geçişi, anlatıyı başlangıçtaki rahatsızlıktan yavaş yavaş gerçekleşen uyuma taşır. Kişisel bir deneyimi aktarırken ilk durumu daha uzun bir süre içinde ortaya çıkan değişimlerle karşılaştırarak anlatıyı düzenlemeye yardımcı olur. 3. set aside some time — Phrasal verb’ler: Yalnızca boş vakit bulunmasını değil, belirli bir amaç için bilinçli biçimde zaman ayrılmasını ifade eder. Arkadaşlarla konuşmak, ders çalışmak, dinlenmek veya çalışmak için plan yaparken kullanılabilir ve programın arkasındaki niyeti açıkça gösterir.
Bu derste
no one told me that life was complicated. Anlatım akışı
0:03kimse bana hayatın karmaşık olduğunu söylememişti.
started living alone: devam eden bir durumun başlangıcını anlatan start + V-ing
started living alone ifadesinde started sözcüğünü ulaç olan living izler. start + V-ing kalıbı bir etkinliğin, alışkanlığın veya devam eden durumun başlangıcını gösterir. Burada living alone, kısa bir süre için yalnız kalmayı değil, yalnız yaşamanın yeni bir yaşam durumu hâline gelmesini anlatır. Bir değişiklik başlayıp sonrasında devam ettiğinde bu kalıbı kullanabilirsiniz.
Alıştırma
start fiilinin geçmiş zaman biçimini, live fiilinin -ing biçimini ve alone sözcüğünü kullanarak cümleyi tamamlayın: After years with roommates, Maya ____ when she got her first apartment.
Cevabı göster
started living alone
no one told me that...: beklentiden gerçeğe geçiş sağlayan anlatı kalıbı
No one told me that... bir hikâye anlatma kalıbıdır: that yan cümlesindeki gerçeği, konuşanın önceden uyarılmadığı veya hazırlıklı olmadığı bir şey olarak sunar. Odak noktası belirli bir kişiyi tespit etmek değildir. Bu kalıp önceki beklentilerle sonraki deneyim arasında bir fark yaratır; bu nedenle life was complicated, yalnız yaşamaya başladıktan sonra öğrenilmiş bir ders gibi duyulur.
Alıştırma
Bu cümlede no one told me that kalıbının temel işlevi nedir?
- Tavsiye vermeyi reddeden belirli kişiyi tespit eder.
- Konuşanın ne beklemesi gerektiğini zaten bildiğini gösterir.
- Konuşanın ancak deneyim kazandıktan sonra anladığı bir gerçeği tanıtır.
Cevabı göster
Konuşanın ancak deneyim kazandıktan sonra anladığı bir gerçeği tanıtır.
come home from work: iş gününden sonra eve dönmek
Come home, yaşadığın yere geri dönmek demektir. Burada home yön bildiren bir zarf işlevi görür; bu yüzden come sözcüğünden sonra to kullanılmadan doğrudan gelir. From work, ayrıldığın yerin ya da etkinliğin iş olduğunu belirtir. İfadenin tamamı, iş günü bittikten sonra eve dönme rutinini doğal biçimde anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle birinin iş günü bittikten sonra eve döndüğünü doğal biçimde ifade eder?
- I come to home from work at six.
- I come home to work at six.
- I come home from work at six.
Cevabı göster
I come home from work at six.
there is no hot food waiting for you: beklenen hazır bir şeyin bulunmaması
There is no + isim, bir kişinin ya da şeyin bulunmadığını belirtir. Waiting for you, hot food ifadesini açıklayan bir -ing öbeğidir: vardığında hazır sıcak bir yemek yoktur. Yemek gerçekten beklemeyi seçmez. Waiting for you, varıldığında hazır ya da kullanılabilir olan cansız bir şeyi de anlatabilir; bu nedenle cümle, beklenen rahatlığın veya ilginin bulunmadığını vurgular.
Alıştırma
Hangi cümle, dışarıda bizi bekleyen bir taksi olmadığını söylemek için there is no + isim + -ing yapısını doğal biçimde kullanır?
- There is no taxi waiting for us outside.
- There has no taxi waiting for us outside.
- There is no taxi wait for us outside.
Cevabı göster
There is no taxi waiting for us outside.
You can only open the refrigerator by yourself Kalıp ifadeler
0:11Sadece buzdolabını kendi başınıza açabilir
by yourself: bir şeyi yardım almadan yapmak
By yourself, bir eylemi hiç kimseden yardım almadan yaptığınız anlamına gelir. Bu cümlede buzdolabını açma işini de kendi başınıza yapmanız gerektiğini vurgular. Yapı by + dönüşlülük zamiri şeklindedir. Zamir özneyle uyumlu olmalıdır: I ... by myself, she ... by herself ve they ... by themselves.
Alıştırma
Maya'nın yardım almadığını göstermek için by + doğru dönüşlülük zamirini kullanın: Maya assembled the desk ____.
Cevabı göster
by herself
and drag your tired body to make your own dinner. Notlar
0:14ve yorgun bedeninizi sürükleyerek kendi akşam yemeğinizi yapabilirsiniz.
drag your tired body: büyük bir çabayla hareket etmek
Drag your tired body, aşırı yorgunken bir yere hareket etmeyi canlı ve abartılı biçimde anlatır. Bedenin gerçekten yerde sürüklendiği anlamına gelmez. Walk gibi tarafsız bir fiille karşılaştırıldığında drag; yavaş, ağır ve isteksiz bir çabayı ifade eder. Burada akşam yemeği yapmaya gitmenin ne kadar yorucu hissettirdiğini gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede drag your tired body neyi ifade ediyor?
- Kişi hızlı ve neşeli bir şekilde hareket ediyor.
- Kişi o kadar yorgun ki hareket etmekte zorlanıyor.
- Kişi başka birini yerde sürüklüyor.
Cevabı göster
Kişi o kadar yorgun ki hareket etmekte zorlanıyor.
make your own dinner: akşam yemeğini kendin hazırlamak
make your own dinner ifadesinde make “hazırlamak” veya “pişirmek” anlamındadır; your own ise dinner sözcüğünü niteler. İfadenin tamamı, yemeği başka birinin senin için hazırlaması yerine kendin hazırlaman demektir. Buradaki own, bir akşam yemeğine sahip olmayı değil, yemekle bizzat ilgilenme sorumluluğunu vurgular. Görev ve sorumluluklarla ilgili bağlamlarda “iyelik belirleyicisi + own + isim” kalıbı, bir şeyin özellikle kimin sorumluluğunda olduğunu vurgulayabilir.
Alıştırma
Yemeği hazırlama sorumluluğunun kişiye ait olduğunu vurgulayan sözcükle cümleyi tamamlayın: After moving into my first apartment, I had to make my ____ dinner.
Cevabı göster
own
breaks down: bir cihazın çalışmayı durdurması
Break down burada geçişsiz bir öbek fiildir. The lamp öznedir; bu nedenle breaks üçüncü tekil şahıs eki -s alır. Breaks down, lambanın normal şekilde çalışmayı durdurduğu anlamına gelir. Bu ifade, birinin lambayı fiziksel olarak parçalamasını değil, cihazın arızalanmasını anlatır. Arızalanan şeyin kendisi break down fiilinin öznesidir.
Alıştırma
Hangi cümlede break down, bir ekipmanın arızalanması anlamında en doğal şekilde kullanılmıştır?
- The light broke down because I switched it off.
- The elevator broke down between floors.
- The glass broke down when it hit the floor.
Cevabı göster
The elevator broke down between floors.
whether or not to repair it: dolaylı bir seçimi kısa ve öz ifade etme
Bu cümlede whether or not to repair it, tamir edip etmeme konusunda dolaylı bir evet-hayır seçeneği sunar. to-infinitive yapısı seçimi kısaltır ve ifadenin tamamı neyi düşünüp duracağınızı belirtir. or not iki seçeneği de açıkça gösterir. Çoğu zaman çıkarılabilir: wonder whether to repair it aynı temel kararı ifade eder.
Alıştırma
Hangi cümle can't decide ifadesinden sonra doğru biçimde gelir ve tamir edip etmeme seçimini anlatır?
- I can't decide whether or not to repair it.
- I can't decide if or not to repair it.
- I can't decide whether or not repair it.
Cevabı göster
I can't decide whether or not to repair it.
It seems that you can skip dinner anyway. Kalıp ifadeler
0:27Zaten akşam yemeğini es geçebilecekmişsiniz gibi gelir.
skip dinner: akşam yemeğini atlamak
Burada skip, zıplamak değil, yapılması beklenen bir etkinliği atlamak anlamına gelir. Nesnesi bir öğün olduğunda skip dinner, akşam yemeğini yememek demektir.
Alıştırma
Bu cümlede skip dinner ne anlama gelir?
- Akşam yemeğini normalden daha geç yemek
- Akşam yemeğini hızlıca yemek
- Akşam yemeğini yememek
Cevabı göster
Akşam yemeğini yememek
When you want to talk to someone before you go to bed, Kalıp ifadeler
0:30Uyumadan önce biriyle konuşmak istediğinizde,
want to talk to someone: konuşacak birini istemek
Want to + fiilin yalın hâli bir istek veya ihtiyacı ifade eder. want to talk to someone ifadesinde someone, konuşmaya uygun, kim olduğu belirtilmeyen bir kişiyi anlatır. Bu ifade doğal ve nötrdür. Yalnızlık veya gece geç saatler bağlamında bağ kurma ya da arkadaşlık isteğini ima edebilir; ancak sözcüklerin temel anlamı yalnızca biriyle konuşma isteğidir.
Alıştırma
Hangi cümle, konuşanın sohbet edebileceği birini istediği anlamına gelir?
- I want to talk about someone.
- I want to talk to someone.
- I want someone to talk about me.
Cevabı göster
I want to talk to someone.
you find that you can only contact others by mobile phone, Notlar
0:34başkalarıyla sadece cep telefonuyla iletişim kurabildiğinizi fark edersiniz,
by mobile phone: by + yöntem yapısı
Bu cümlede by mobile phone, iletişimin nasıl gerçekleştiğini belirtir: kullanılan araç cep telefonudur. Buradaki by, bir yeri değil, araç veya yöntemi ifade eder. Yaygın iletişim ve ulaşım yöntemlerinde yapı çoğunlukla by + artikelsiz yöntem adı şeklindedir: by phone, by email, by train. Bir eylemin nasıl yapıldığını anlatmak için bu yapıyı başka durumlara da aktarabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi by + parantez içindeki iletişim yöntemiyle tamamlayın: Please send the signed form ____. (email)
Cevabı göster
by email
but no one can chat with you face-to-face. Kalıp ifadeler
0:38ancak kimse sizinle yüz yüze sohbet edemez.
you find that ...: fark edilen bir gerçeği sunmak
Burada you find that, bir gerçeği keşfetmeniz veya fark etmeniz anlamına gelir. Find fiilinin ardından keşfedilen gerçeği belirten bir that yan cümlesi gelir; fiziksel olarak bir nesneyi bulmak anlamına gelmez. Bilgiyi düzenleyen bir çerçeve olarak you find that, cümleyi başlangıçtaki durumdan deneyimin ortaya çıkardığı gerçeğe taşır. Ardından gelen gerçek çoğu zaman beklenmedik görünür veya umulan şeyle karşıtlık oluşturur. Bu geniş zaman çerçevesinde you kullanılması deneyimi genelleştirir: okuyucu veya dinleyici kendisini o durumda hayal etmeye davet edilir.
Alıştırma
Bu cümlede you find that ne işlev görüyor?
- Okuyucuya kayıp bir telefonu bulmasını söylüyor.
- İletişim kurulan kişiyi tanıtıyor.
- Deneyimin ortaya çıkardığı bir gerçeği sunuyor.
Cevabı göster
Deneyimin ortaya çıkardığı bir gerçeği sunuyor.
chat with you face-to-face: sizinle yüz yüze sohbet etmek
Chat with you ifadesi, sizinle samimi ve resmî olmayan bir konuşma yapmak anlamına gelir. Face-to-face, chat fiilinden sonra zarf işlevi görerek konuşmanın nasıl gerçekleştiğini açıklar: İki kişi telefon veya internet aracılığıyla iletişim kurmak yerine fiziksel olarak aynı yerde bulunur. Bu, yüzlerinin alışılmadık ölçüde yakın olması demek değildir. Başka durumlara aktarılabilecek fikir, uzaktan iletişim yerine yüz yüze etkileşimdir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki zarf işlevli ifadeyle tamamlayın: We have emailed for weeks, so let’s discuss the plan ____.
Cevabı göster
face-to-face
feel a little bored and tired: hafif duyguları anlatmak
Bu cümlede feel, özneyi bored ve tired sıfatlarına bağlar. A little, eş görevli betimlemenin derecesini azaltır; böylece her iki duygu da hafiftir: biraz sıkılmış ve biraz yorgun. Yeniden kullanılabilen kalıp feel + a little + sıfat şeklindedir. Duygusal ya da fiziksel bir durumu güçlü göstermeden anlatır.
Alıştırma
a little bored and tired ifadesinde a little neyi niteler?
- Yalnızca bored sözcüğünü
- Yalnızca tired sözcüğünü
- Hem bored hem tired sözcüğünü
Cevabı göster
Hem bored hem tired sözcüğünü
But as time goes on: zamanla gelişen bir değişimi başlatmak
But, önceki durumdan farklı bir yöne geçildiğini gösterir. As time goes on, “zaman geçtikçe” veya “zamanla” anlamına gelir ve dinleyiciyi daha sonra gelişecek bir değişime hazırlar. Buradaki as, neden değil zaman ilişkisi kurar. İfadenin tamamı, önceki bir durumdan zaman içinde gelişen karşıt bir duruma geçerek anlatıyı düzenlemeye yardımcı olur.
Alıştırma
At first, Leo dislikes his new schedule. Kademeli ve önceki durumla karşıt bir değişimi göstermek için sonraki cümleyi en iyi hangi başlangıç tamamlar: ___, it becomes easier to manage?
- But at one later moment
- But because time goes on
- But as time goes on
Cevabı göster
But as time goes on
you will gradually enjoy your own life. Kalıp ifadeler
0:50kendi hayatınızdan yavaş yavaş zevk alacaksınız.
will gradually enjoy your own life: zamanla kendi hayatından keyif almak
Will, gelecekte gerçekleşmesi beklenen değişimi belirtir; gradually ise bu değişimin yavaş yavaş olduğunu gösterir. Enjoy, yaşadığın hayata yalnızca katlanmak değil, ondan keyif almak demektir. Your own life, kişinin kendine ait düzenini, seçimlerini ve yaşam biçimini vurgular. Bu bağlamda yalnız yaşamak durumun bir parçası olabilir, ancak ifade tek başına yalnız yaşamak anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle, kişinin kendine ait hayattan ve düzenden yavaş yavaş keyif almaya başlayacağını söyler?
- You will gradually improve someone else's life.
- You will gradually enjoy your own life.
- You will immediately enjoy a completely different life.
Cevabı göster
You will gradually enjoy your own life.
The first thing you noticed is it's quiet, Anlatım akışı
0:53Fark ettiğiniz ilk şey sessiz olmasıdır,
The first thing you noticed is ...: ilk gözlemi düzenleyen ifade kalıbı
The first thing you noticed is ... dinleyiciye, konuşanın bir deneyimle ilgili ilk gözlemi vermek üzere olduğunu bildirir. Bu bir bilgi düzenleme kalıbıdır: içeriği önce ilk öğe olarak işaretler, ardından is sonrasındaki sözler gözlemi verir. First, zaman bakımından ilk fark edilen şeyi ya da hemen dikkat çeken şeyi anlatabilir. Konuşan ikinci bir öğe eklemese bile bu kalıp bir betimlemeyi düzenleyebilir.
Alıştırma
Hangi cümle, geçmiş bir deneyimdeki ilk gözlemi bu kalıpla en doğal şekilde tanıtır?
- The first thing I noticed was how calm the room felt.
- I noticed that the room became calmer after a while.
- The room was the first place where I tried to relax.
Cevabı göster
The first thing I noticed was how calm the room felt.
Sonradan eklenen vurgu olarak really quiet
Burada really quiet, önceki it's quiet ifadesine yapılan kısa bir eklemedir. Really, quiet sözcüğünün derecesini güçlendirir; aynı düşüncenin tekrarlanması da sessizliğin derecesini öne çıkarır. Bu parça önceki cümleye bağlıdır; ayrı bir gerçeği veya yeni bir konuyu anlatmaya başlamaz. Konuşanlar, bir izlenimi belirginleştirmek için tamamlanmış bir düşüncenin ardından sık sık kısa bir sıfat grubu ekler.
Alıştırma
really quiet, It's quiet ifadesinden sonra geldiğinde ne yapar?
- Ayrı ve yeni bir gerçek sunar.
- Konuşanın betimlemeden şüphe ettiğini gösterir.
- Önceki cümledeki betimlemeyi güçlendirir.
Cevabı göster
Önceki cümledeki betimlemeyi güçlendirir.
You can go an entire weekend without talking. Dilbilgisi
0:59Bütün bir hafta sonunu hiç konuşmadan geçirebilirsiniz.
go + zaman aralığı + without + -ing
You can go an entire weekend without talking cümlesindeki go, başka bir yere hareket etmek değil, bir süreyi geçirmek veya o süre boyunca devam etmek anlamına gelir. go + zaman aralığı + without + -ing yapısı, söz konusu eylemin o sürenin tamamında gerçekleşmediğini belirtir. An entire weekend, sürenin tamamını vurgular. Without bir edattır; bu nedenle ardından talking gibi -ing biçimi gelir. go fiilini zamana göre değiştirin; örneğin went two days without sleeping.
Alıştırma
Cümleyi go + zaman aralığı + without + -ing yapısının gerektirdiği sözcükle tamamlayın: During the retreat, Maya went two days ____ using her phone.
Cevabı göster
without
Sessizliği ve yalıtılmışlığı anlatan like living in a vacuum benzetmesi
Bu cümlede like living in a vacuum, son derece sessiz ve diğer insanlardan ya da dışarıdaki etkinliklerden kopuk hissettiren bir yerde bulunmayı anlatan bir benzetmedir. Vacuum burada boş ve yalıtılmış bir alan imgesi taşır; elektrikli süpürge anlamına gelmez. Benzetme, bilimsel bir vakumu gerçek anlamıyla anlatmaz; bu görüntünün yarattığı duyguya odaklanır. Daha genel olarak like + -ing, bir deneyimin nasıl hissettirdiğini anlatmak için hayalî bir durum sunabilir.
Alıştırma
Bu cümlede like living in a vacuum neyi düşündürüyor?
- Bilimsel deneylerde kullanılan bir odada yaşamayı
- Olağanüstü sessiz ve dış dünyadan kopuk hissettiren bir yaşamı
- Evi elektrikli süpürgeyle temizlemeyi
Cevabı göster
Olağanüstü sessiz ve dış dünyadan kopuk hissettiren bir yaşamı
just the soft hum of a fan or AC running. Kelime
1:05sadece çalışan bir vantilatörün veya klimanın hafif uğultusu.
the soft hum of a fan or AC running: hafif bir makine arka plan sesi
Hum, alçak, düzenli ve sürekli bir sestir. the soft hum of a fan or AC running, çalışan bir vantilatörün ya da klima sisteminin çıkardığı hafif arka plan sesini anlatır. Burada just, bu sesi duyulabilen tek şeymiş gibi göstererek ortamın ne kadar sessiz olduğunu vurgular. Bu gündelik Amerikan bağlamında AC, air conditioning, yani klima anlamına gelir.
Alıştırma
Burada the soft hum of a fan or AC running neyi anlatıyor?
- Hafif ve düzenli bir makine sesini
- Odadaki insanların yüksek sesle konuşmasını
- Ani ve yüksek bir mekanik çarpma sesini
Cevabı göster
Hafif ve düzenli bir makine sesini
you can rest on the sofa or bed for a while Kalıp ifadeler
1:12bir süre kanepede veya yatakta dinlenebilir
rest on ... for a while: bir şeyin üzerinde bir süre dinlenmek
Rest on the sofa or bed, bu yüzeylerden birine oturarak ya da uzanarak dinlenmek anlamına gelir. Buradaki on, kişinin dinlendiği yeri belirtir. For a while, kısa ve kesin olarak belirtilmemiş bir süre anlamı ekler. rest on + vücudu destekleyen yüzey + for a while kalıbı, tam olarak kaç dakika olduğunu söylemeden kısa bir molayı anlatmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi on ve kısa, kesin olmayan bir süreyi anlatan hedef ifadeyle tamamlayın: After practice, Maya rested ____ the bench ____.
Cevabı göster
on · for a while
and start thinking about what to eat tonight. Dilbilgisi
1:15ve bu gece ne yiyeceğinizi düşünmeye başlayabilirsiniz.
start thinking about what to eat: ne yiyeceğini düşünmeye başlamak
Start thinking about, bir şeyi düşünmeye veya değerlendirmeye başlamak demektir. Burada ardından gelen what to eat tonight, düşünülen seçeneğin ne olduğunu belirtir. What to eat, soru sözcüğü + to-infinitive yapısında bir yan cümledir. about sonrasında isim grubu gibi görev yapar; doğrudan soru olmadığı için doğrudan soru sözcük dizimini kullanmaz. Aynı kalıp where to go, how to begin ve which one to choose ifadelerinde de kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi started thinking about ve soru sözcüğü + to-infinitive yapısını kullanarak tamamlayın: Lena ____ which bus ____ for the trip.
Cevabı göster
started thinking about · to take
Bir sırayı ilerleten At this time ifadesi
Bu bağlamda At this time, anlatılan sıranın yeni ulaştığı aşamayı gösterir. Açıklamayı genel bir durumdan sonra gerçekleşen belirli eyleme taşır. Bu ifade her zaman konuşanın gerçek dünyadaki “şimdi”sini göstermez. Zaman göndermesi hikâyeden veya süreçten gelir; bu nedenle burada “sıranın bu noktasında” anlamındadır.
Alıştırma
Bu bağlamda At this time ifadesinin temel görevi nedir?
- İki görüş arasındaki karşıtlığı göstermek
- Konuşanın saatindeki kesin zamanı bildirmek
- Açıklamayı bir sonraki eylemin gerçekleştiği aşamaya taşımak
Cevabı göster
Açıklamayı bir sonraki eylemin gerçekleştiği aşamaya taşımak
which contains all kinds of food you like. Kalıp ifadeler
1:21içinde sevdiğiniz her türlü yiyecek vardır.
Çeşitlilik bildiren all kinds of + isim yapısı
all kinds of, “birçok farklı türde” anlamına gelir. Her türü tek tek sıralamadan çeşitliliği anlatmayı sağlar. Yapı all kinds of + isim şeklindedir. all kinds of games örneğinde olduğu gibi sayılabilen kategoriler için çoğul isim ya da all kinds of food örneğinde olduğu gibi sayılamayan isim kullanılır. Orijinal cümlede food sayılamayan isimdir ve genel olarak yiyeceği ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi “birçok farklı türde” anlamına gelen hedef ifadeyle tamamlayın: The community center offers ____ classes.
Cevabı göster
all kinds of
Your cooking skills have gradually improved, Kalıp ifadeler
1:24Yemek yapma becerileriniz giderek gelişmiştir
Yemek yapma becerilerin giderek gelişti
Skills improve, bir becerinin daha iyi hâle geldiğini anlatan doğal bir özne-fiil kalıbıdır. Burada Your cooking skills öznedir ve improved geçişsiz kullanılmıştır: Daha iyiye giden, becerilerin kendisidir; bu yüzden fiil nesne almaz. Have gradually improved, present perfect yapıdadır. Gelişmeyi geçmişten şimdiye uzanan yavaş bir değişim olarak sunar; gradually bunun adım adım gerçekleştiğini gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede writing skills, daha iyi hâle gelen şeyin öznesidir?
- My writing skills have gradually improved.
- Regular practice has gradually improved my writing skills.
- I have gradually improved my writing skills.
Cevabı göster
My writing skills have gradually improved.
and you have begun to learn how to make your favorite recipes. Dilbilgisi
1:27ve en sevdiğiniz tarifleri nasıl yapacağınızı öğrenmeye başlamışsınızdır.
nasıl yapılacağını öğrenmeye başlamak
Have begun to learn iki fiil kalıbını birleştirir. Have begun to + fiilin yalın hâli, bir etkinliğin başladığını ve şimdiyle bağlantılı olduğunu anlatır; burada yalın fiil learn sözcüğüdür. Learn how to + fiilin yalın hâli, öğrenilen beceriyi veya yöntemi belirtir. Bu nedenle have begun to learn how to make, kişinin bir şeyi yapma yöntemini öğrenmeye başlamış olduğu anlamına gelir. How to make cümle içine yerleştirilmiş bir mastar yapısıdır, doğrudan soru değildir.
Alıştırma
Cümleyi have begun to + learn how to kullanarak tamamla: She ____ fix the bike herself.
Cevabı göster
has begun to learn how to
know how to repair ... and how to install: nasıl onaracağını ve nasıl takacağını bilmek
Know how to + fiilin yalın hâli, bir şeyin nasıl yapılacağını bilmek anlamına gelir ve çoğu zaman onu gerçekten yapabilme becerisini de ima eder. Burada know, iki paralel how to ifadesini yönetir: how to repair ... ve how to install .... İkinci ifade know sözcüğünü tekrarlamaz; and iki beceriyi aynı fiile bağlar. how to sonrasında tam bir soru cümlesinin söz dizimi değil, fiilin yalın hâli kullanılır.
Alıştırma
reset ve update fiillerini kullanarak paralel iki beceri ifadesini tamamlayın: Maya knows ____ the router and ____ its software.
Cevabı göster
how to reset · how to update
You start to constantly dress up your space Öbek fiiller
1:37Sürekli olarak mekanınızı süslemeye başlar
dress up your space: alanını süslemek
Dress up your space ifadesinde dress up, alanı süslemek veya daha çekici görünmesini sağlayan ayrıntılar eklemek anlamına gelir. Dress up sonrasında bir yer veya nesne geldiğinde, ifade ona kıyafet giydirmeyi değil, görünüşünü iyileştirmeyi anlatabilir. Buradaki space, uzay değil, kullandığınız oda, ev veya başka bir alan anlamındadır.
Alıştırma
Dress up your space ifadesinde dress up ne anlama gelir?
- resmî kıyafetler giymek
- uzaya yolculuk etmek
- alanı süslemek veya daha çekici hâle getirmek
Cevabı göster
alanı süslemek veya daha çekici hâle getirmek
and make your room the most satisfied. Dilbilgisi
1:40ve odanızı en tatmin edici hale getirirsiniz.
make your room the most satisfied: satisfied sözcüğünün doğal olmayan kullanımı
Burada anlatılmak istenen, “odanı tam istediğin hâle gelene kadar düzenle” düşüncesidir. Ancak make your room the most satisfied doğal bir İngilizce ifade değildir. Satisfied genellikle memnuniyet hisseden kişiyi veya başka bir deneyimleyeni niteler; bu nedenle bu ifade odanın duyguları varmış gibi duyulur. make + nesne + sıfat yapısında sıfat, nesnenin ulaştığı son durumu anlatır. comfortable gibi bir odayı doğal biçimde niteleyebilen bir sıfat seçin ya da memnuniyeti hisseden kişiyi özne yapın: be satisfied with your room. Sonucun kendi standardınızı karşıladığını vurgulamak için decorate your room to your satisfaction diyebilirsiniz.
Alıştırma
Hangi cümle, onun odayı sonuçtan memnun kalana kadar düzenlediğini doğal biçimde ifade eder?
- The room was satisfied with her decorating.
- She made the room very satisfied.
- She decorated the room to her satisfaction.
Cevabı göster
She decorated the room to her satisfaction.
All the space around you can be used to reflect your complete mindset. Dilbilgisi
1:43Etrafınızdaki tüm alan, bütün zihniyetinizi yansıtmak için kullanılabilir.
can be used to reflect: amaç bildiren edilgen yapı
Can be used to reflect, “göstermenin veya ifade etmenin bir yolu olarak kullanılabilir” anlamına gelir. Can kiplik fiilidir, be used edilgen yapıdır ve to reflect amacı belirten mastardır. Bu cümlede çevredeki alan, bir kişinin genel düşünce yapısını ifade etmenin aracı olabilir. Burada be used to + fiilin yalın hâli bir amaç veya işlev anlatır. Geçmiş alışkanlığı belirten used to + fiilin yalın hâli yapısı değildir.
Alıştırma
Amaç bildiren be used to do yapısıyla cümleyi tamamlayın: Color choices can ____ a team's identity.
Cevabı göster
be used to reflect
all the time: sürekli veya çok sık
all the time, “sürekli” ya da “çok sık” anlamına gelen bir zaman zarfı öbeğidir. Burada, kendi müziğini istediğin zaman çalmaya devam edebileceğini anlatır. Günlük konuşmada çoğu zaman tekrarlanan bir alışkanlığı veya devam eden bir durumu genel olarak ifade eder; bir şeyin her saniye gerçekleştiğini kesin olarak iddia etmez.
Alıştırma
Maya checks her phone all the time. cümlesinde all the time ne anlama gelir?
- Diğer herkesin zamanını kullanır.
- Telefonunu çok sık kontrol eder.
- Telefonunu yalnızca kesin bir saatte kontrol eder.
Cevabı göster
Telefonunu çok sık kontrol eder.
dance like nobody's watching: kendini özgürce ifade etmek
Dance like nobody's watching motive edici bir ifadedir. Başkalarının ne düşüneceğini önemsemeden özgürce ve kendine güvenerek dans etmek anlamına gelir. Like, kimse izlemiyormuş gibi davranılan hayali bir durum kurar. Bu ifade, ortamda gerçekten kimsenin bulunmadığını ya da kamera olmadığının kontrol edildiğini bildirmez.
Alıştırma
dance like nobody's watching ifadesine en uygun anlam hangisidir?
- Başkalarının fikirlerini dert etmeden eğlenmek.
- Dans etmeden önce kimsenin seni göremediğini dikkatle kontrol etmek.
- Her dans ettiğinde bütün güvenlik kurallarını yok saymak.
Cevabı göster
Başkalarının fikirlerini dert etmeden eğlenmek.
take X to a whole new level: X'i bambaşka bir seviyeye taşımak
Take X to a whole new level, X'i öncekinden çok daha gelişmiş, yoğun veya uç bir duruma getirmek anlamına gelir. Yapı take + X + to a whole new level şeklindedir; burada X, alıntılanan dance like nobody's watching sözüdür. Cümlede mizahi bir abartı kullanılır: yalnız olmak, özgürce dans etme fikrini daha da eksiksiz hissettirir. Level burada mecazidir; gerçek bir katı veya fiziksel yüksekliği anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi take X to a whole new level yapısıyla tamamlayın: The new coach ____ the team's training ____.
Cevabı göster
takes · to a whole new level
are ready to go to bed: be ready to + fiil yapısı
Be ready to + fiilin yalın hâli, bir eylemi yapmaya hazır olmak anlamına gelir. Are ready to go to bed ifadesinde yatmaya hazır olduğunuzu belirtir; are, you öznesine uyar ve to sonrasında fiilin yalın hâli olan go gelir. Bir fiilden önce ready to kullanılır: ready to leave, ready to start. Bir isimden önce ise ready for kullanılır; bu nedenle ready for go standart İngilizce değildir.
Alıştırma
Cümleyi be ready to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: We ____ begin the presentation now.
Cevabı göster
are ready to
you will set aside some time to chat with friends Notlar
2:00arkadaşlarınızla sohbet etmek için biraz zaman ayırır
set aside some time: biraz zaman ayırmak
Set aside some time, belirli bir amaç için bilinçli olarak bir süre ayırmak demektir. Burada set aside bir phrasal verb olarak kullanılır; zaman fiziksel olarak bir kenara taşınmaz. Yaygın yapı set aside time to + fiilin yalın hâlidir. Bu cümlede to chat with friends, ayrılan zamanın amacını belirtir.
Alıştırma
Cümleyi set aside some time ile tamamla: Please ____ to review your notes tonight.
Cevabı göster
set aside some time
chat with friends: arkadaşlarla sohbet etmek
Chat with friends, arkadaşlarla rahat ve samimi bir konuşma yapmak demektir. Chat genellikle resmî veya dikkatle yapılandırılmış bir tartışma yerine dostça bir karşılıklı konuşmayı ifade eder. Konuşulan kişileri belirtmek için chat with + kişi kullanılır. Konuyu belirtmek için chat about + konu kullanılır: We chatted with Maya about the movie.
Alıştırma
Hangi cümle arkadaşlarınla rahat ve gündelik bir konuşma yaptığını özellikle ifade eder?
- I chat with friends after dinner.
- I contact my friends after dinner.
- I discuss the schedule with my friends after dinner.
Cevabı göster
I chat with friends after dinner.
and then make an appointment to come out and get together. Notlar
2:04ve sonra dışarı çıkıp bir araya gelmek için sözleşirsiniz.
make an appointment: resmî randevu ve arkadaşlarla plan
Make an appointment, bir görüşme ya da hizmet için belirli bir saat ayarlamak demektir. Genellikle doktor randevusu, salon hizmeti, danışman görüşmesi veya iş toplantısı gibi planlı ve nispeten resmî bir düzenlemeyi çağrıştırır. Bu cümlede amaç arkadaşlarla rahatça bir araya gelmektir; bu yüzden make an appointment gerekenden daha resmî duyulur. Böyle bir durumda make plans veya arrange to meet genellikle daha doğaldır.
Alıştırma
Cumartesi günü bir arkadaşınızla rahatça görüşmek için plan yapıyorsunuz. En doğal cümle hangisidir?
- Let's make an appointment for Saturday.
- Let's make plans for Saturday.
- Let's book a consultation for Saturday.
Cevabı göster
Let's make plans for Saturday.
get together: sosyal amaçla buluşmak
Get together, başka insanlarla buluşup birlikte zaman geçirmek anlamına gelen bir öbek fiildir ve genellikle rahat sosyal ortamlarda kullanılır. Cümlede and, bu etkinliği come out ifadesine bağlar. Burada ifade sosyal bir anlam taşır; insanları ya da nesneleri fiziksel olarak birbirine yaklaştırma düşüncesi değildir. Aynı ifade arkadaşlar, aile üyeleri veya yakın olunan iş arkadaşlarıyla resmî olmayan zaman geçirmek için de kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “sosyal amaçla buluşmak” anlamına gelen iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: We should ____ for coffee next week.
Cevabı göster
get together
Then you start to arrange your own entertainment activities, Kalıp ifadeler
2:08Ardından kendi eğlence aktivitelerinizi düzenlemeye başlar,
start to arrange your own entertainment activities: kendi eğlence etkinliklerini planlamaya başlamak
Burada arrange, nesneleri sıraya koymak değil, planlamak ve organize etmek anlamındadır. Nesnesi your own entertainment activities olduğu için ifade, hangi boş zaman etkinliklerini ne zaman yapacağına kendin karar verme sorumluluğunu anlatır. start to + fiilin yalın hâli, bir eylemin veya yeni bir alışkanlığın başladığını gösterir. Your own, planları başka birinin değil senin yaptığını vurgular.
Alıştırma
Hangi cümlede arrange, örnektekiyle aynı planlama anlamında kullanılmıştır?
- Jordan canceled every activity during the school break.
- Jordan arranged his study activities for the school break.
- Jordan arranged the books from tallest to shortest.
Cevabı göster
Jordan arranged his study activities for the school break.
do some handicrafts: biraz el işi yapmak
do some handicrafts ifadesinde do, handicrafts sözcüğünü katıldığınız bir etkinlik olarak sunar. Some, etkinliği belirsiz bırakır: belirli bir projenin adını vermeden bu tür el işlerine biraz zaman ayırırsınız. Handicrafts, elle yapılan nesneler veya bunları yapma etkinliği anlamına gelebilir; örneğin dokuma, kâğıt işleri ya da basit ahşap işleri. Sıradan ev işleri anlamına gelmez.
Alıştırma
Etkinliğe katılmayı anlatan öğretilmiş kalıbı tamamlayın: At the community center, we ____ some handicrafts together every Saturday.
Cevabı göster
do
or learn how to play a new instrument. Dilbilgisi
2:15veya yeni bir enstrüman çalmayı öğrenirsiniz.
learn how to play a new instrument: bir becerinin yöntemini öğrenmek
Learn how to + fiilin yalın biçimi, bir şeyi yapmak için gereken bilgiyi veya adımları öğrenmek anlamına gelir. Burada how to play öğrenilen beceriyi belirtir; bu nedenle ifade, çalma yöntemini öğrenmeye odaklanır. Bu yapı pek çok beceriye aktarılabilir: learn how to cook, learn how to swim veya learn how to use a tool.
Alıştırma
Çalma yöntemini öğrenme anlamı vermek için cümleyi tek sözcükle tamamlayın: I want to learn ____ to play the piano.
Cevabı göster
how
Özetleme ifadesi olarak In short,
In short, bir özetin geleceğini bildiren söylem işaretidir. Dinleyiciye veya okuyucuya, sonraki sözlerin önceki ayrıntıları tek bir ana noktada toplayacağını anlatır. Burada short süreyi belirtmez. İfadenin tamamı «kısaca söylemek gerekirse» anlamına gelir ve bir düşünce akışını sonlandırmaya veya özetlemeye yardımcı olur.
Alıştırma
In short, ifadesi dinleyiciye sırada ne beklemesi gerektiğini söyler?
- Önceki noktaların kısaca özetleneceğini.
- Bir sonraki olayın yakında gerçekleşeceğini.
- Ayrıntılı bir örnek sunulacağını.
Cevabı göster
Önceki noktaların kısaca özetleneceğini.
feel a little overwhelmed: kendini biraz bunalmış hissetmek
Bu cümlede feel a little overwhelmed, yeni sorumlulukların rahatça başa çıkabileceğin düzeyi aştığını hissetmek demektir. Overwhelmed yalnızca yapacak çok şey olmasını değil, zihinsel veya duygusal baskıyı anlatır. feel + sıfat yapısı bir durumu anlatır; a little ise yoğunluğu azaltır. Konuşan kişi, başlangıçta tam bir panik değil, başa çıkılabilir ölçüde bir zorlanma yaşanacağını öngörür.
Alıştırma
Hangi cümle, bir kişinin başa çıkabileceğini düşündüğünden daha fazla işi olduğunu en iyi gösterir?
- I feel overwhelmed by all these urgent requests.
- I feel busy, but everything is under control.
- I feel entertained by the new schedule.
Cevabı göster
I feel overwhelmed by all these urgent requests.
fall in love with it: bu yaşam tarzına âşık olmak
Burada fall in love with it mecaz anlamda kullanılmıştır. Tek başına yaşama deneyimini çok sevmeye başlamak demektir; romantik bir partnerden söz edilmez. Fall in love with, güçlü ve olumlu bir duygunun oluşmasına yönelik değişimi vurgular. Gelecek zaman biçimi will fall, bu değişimin daha sonra olacağını öngörür; bu nedenle yalnızca will like it demekten daha güçlü ve dinamiktir.
Alıştırma
Cümleyi fall in love with ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After one week by the sea, Leo ____ the quiet town.
Cevabı göster
fell in love with
and you will be more responsible for yourself. Kalıp ifadeler
2:29ve kendinize karşı daha sorumlu olacaksınız.
will be freer ... will be more responsible for yourself: paralel karşılaştırmalar
İki cümlecik de gelecek zamandaki aynı yapıyı, will be + sıfatın karşılaştırma biçimini, kullanır; and ise iki sonucu yan yana getirir. you will be ifadesinin tekrarlanması iki değişikliği de aynı ölçüde açık hâle getirir. Günlük konuşmada ikinci you will be atılabilir: you will be freer and more responsible for yourself. Karşılaştırma biçimi iki cümlecikte farklı kurulur: free, freer olur; daha uzun bir sıfat olan responsible ise more ile kullanılır. Bu yapı, bir kişinin veya durumun iki yönden nasıl değişmesinin beklendiğini özetlemek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi calm ve confident sıfatlarının karşılaştırma biçimleriyle tamamlayın: With practice, you will be ____ and you will be ____.
Cevabı göster
calmer · more confident
more responsible for yourself: kişinin kendinden sorumlu olması
More responsible for yourself, kendi ihtiyaçlarını, kararlarını ve bunların sonuçlarını yönetme konusunda daha yetkin veya daha istekli olmak demektir. Burada for yourself, sorumluluğunu üstlendiğin kişinin kendin olduğunu belirtir; yalnızca ‘kendi yararın için’ anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı be responsible for + kişi veya şey biçimindedir. More, responsible sözcüğünü niteleyerek önceye göre bir artış olduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki ‘sorumluluğunu üstlenmek’ anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: As you become independent, you need to be ____ yourself.
Cevabı göster
responsible for
you need to learn to live by yourself. Dilbilgisi
4:09kendi başınıza yaşamayı öğrenmeniz gerekecek.
need to learn to + fiil ... by yourself: bir şeyi kendi başına yapmayı zamanla öğrenme gereği
Need to + fiilin yalın hâli, bir şeyin gerekli olduğunu belirtir. Bu cümlede need to sonrasındaki fiil learn'dür; learn to + fiilin yalın hâli ise bir becerinin zamanla kazanılmasını anlatır: need to learn to live. By yourself, bir şeyi bağımsız olarak yapma veya yönetme anlamını ekler. live ile kullanıldığında aynı evde başka kişiler olmadan yaşamak anlamına da gelebilir. Cümle bir bütün olarak bağımsız yaşamayı, kişinin sonunda geliştirmesi gereken bir beceri olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi need to learn to ve handle fiiliyle tamamlayın: At your first job, you ____ simple tasks by yourself.
Cevabı göster
need to learn to handle