Virgülün hikayesi - Terisa Folaron: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
636 kelime 168 kel/dk

Video açıklaması: Ders; bağlaçları, yan cümle bağlayıcılarını ve yardımsever bir virgülü karakterleştirip ağırlık dengeleme benzetmesinden yararlanarak bu sözcüklerle bağlanan cümleciklerde virgülün ne zaman gerekli olduğunu ve ne zaman kullanılmaması gerektiğini açıklar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. dependent and independent clauses. — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: Cümlenin başka bir bölümüne bağlı olan yan cümlecikle tek başına durabilen bağımsız cümleciği ayırt edin. Bu ayrım, yan cümle bağlayıcılarının eşit olmayan cümlecikleri nasıl birleştirdiğini açıklar ve virgülün nereye geleceğine karar vermek için gereken dil bilgisi temelini sağlar. 2. When subordinates begin sentences, — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Başlangıç cümleciğinden sonra virgül kullanma kuralını devreye sokan koşulu tanıyın. Bir yan cümle bağlayıcısı ana cümleden önce bağımlı bir düşünceyi getiriyorsa, ana ifadenin nerede başladığını açıkça göstermek için virgülü bu giriş düşüncesinin sonuna yerleştirin. 3. a complete sentence and a fragment sentence. — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: Bir eş görevli bağlaç iki unsuru birleştirirken tam cümle ile eksik cümle parçasını birbirinden ayırın. Böylece iki tam cümleciğin bağlaçtan önce genellikle virgül gerektirdiğini, tam bir cümlecik yalnızca bir parçayla eşleştirildiğinde ise virgül gerekmediğini belirleyebilirsiniz.

Bu derste

Commas are tricky things, especially when subordinates and conjunctions are involved. Kalıp ifadeler

0:18

Virgüller zor şeylerdir, özellikle de yan tümce bağlaçları ve eşgüdüm bağlaçları işin içine girdiğinde.

Kalıp ifadeler

especially when ... are involved: özellikle…… işin içindeyken

Especially when, önceki ifadenin özellikle doğru olduğu durumu belirtir. Burada virgüller, bağımlı yapılar ve bağlaçlar işin içine girdiğinde özellikle zorlaşır. When ... are involved, belirli kişi veya şeylerin durumun ya da sorunun bir parçası olduğu anlamına gelir. Buradaki involved, meşgul anlamına gelmez. Bu kalıp, bir şeyi daha zor veya daha önemli hâle getiren etkeni belirtmek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Hedef kalıbı tamamlayın: Building a robot can get complicated, ____ several motors ____.

Cevabı göster

especially when · are involved

If you can remember a few basic rules, Dilbilgisi

0:23

Eğer birkaç temel kuralı,

a simple law of physics,

0:25

basit bir fizik yasasını,

and some common scenarios,

0:26

ve bazı yaygın senaryoları aklınızda tutabilirseniz,

you will be able to use commas correctly.

0:28

virgülleri doğru kullanabileceksiniz.

Dilbilgisi

If you can ... you will be able to ...: koşul ve gelecekteki beceri

If you can remember ... gerçekleşmesi mümkün bir koşul sunar. You will be able to ... ise beklenen sonucu verir: kişi, bu koşul yerine geldikten sonra bir şeyi yapma becerisine sahip olacaktır. Geleceğe yönelik bu koşul kalıbında if yan cümlesi will yerine can kullanır; sonuç bildiren ana cümle ise will be able to + fiilin yalın biçimini kullanır. Bu yapı, kişinin şimdi atabileceği bir adımla daha sonra kazanabileceği bir beceriyi birbirine bağlar.

Alıştırma

Gelecekteki koşul ve beceri kalıbını tamamlayın: If you can follow the map, you ____ find the library.

Cevabı göster

will be able to

I like to think of the different parts of our sentence as characters. Kalıp ifadeler

0:31

Cümlemizin farklı bölümlerini karakterler olarak düşünmeyi seviyorum.

Kalıp ifadeler

think of A as B: A'yı B olarak düşünmek

think of A as B kalıbı, A'yı B rolünde anlamak ya da hayal etmek demektir. Bu kalıp bir benzetme kurar; A'nın gerçekten B olduğunu söylemez. Burada cümlenin bölümleri, görevlerini açıklamayı kolaylaştırmak için karakterler gibi ele alınır. I like to think of ifadesi de bunun konuşmacının seçtiği yararlı bir bakış açısı olduğunu gösterir.

Alıştırma

think of A as B kalıbını tamamlayın: Think ____ this map ____ a picture of the neighborhood.

Cevabı göster

of · as

Let's meet a few of them. Anlatım akışı

0:35

Gelin onlardan birkaçıyla tanışalım.

Anlatım akışı

Let's meet a few of them: sıradaki tanıtıma sıcak bir geçiş

Let's meet a few of them, açıklamanın bir sonraki bölümünü başlatan bir geçiş ifadesidir. Let's dinleyiciyi konuşmaya dahil eder; a few of them ise daha önce sözü edilen bir grubun yalnızca bazı üyelerinin tanıtılacağını gösterir. Buradaki meet mecazidir: yüz yüze bir buluşma ayarlamak değil, tanıtım yoluyla grubu tanımak anlamına gelir. Böylece sonraki konuya geçiş sıcak ve canlı olur.

Alıştırma

Az önce “This story has several important characters.” dediniz. Bu karakterlerden bazılarını tanıtmaya sıcak bir geçiş yapan cümle hangisidir?

  1. Let's draw a few of them.
  2. Let's meet a few of them.
  3. Let's count all of them.
Cevabı göster

Let's meet a few of them.

The tiny conjunctions,

0:37

Küçük eşgüdüm bağlaçları,

the mighty subordinates,

0:39

güçlü yan tümce bağlaçları,

and the clever comma.

0:41

ve zeki virgül.

Conjunctions are small and nimble.

0:43

Eşgüdüm bağlaçları küçük ve çeviktir.

They are words that connect clauses, Kelime

0:46

Onlar yantümceleri,

words,

0:48

kelimeleri,

and phrases.

0:49

ve ifadeleri birbirine bağlayan sözcüklerdir.

Kelime

Yan tümceleri, sözcükleri ve sözcük öbeklerini bağlayan sözcükler

Bu cümlede words that connect clauses, words, and phrases ifadesi conjunctions terimini yaptığı işe göre tanımlar: bağlaçlar dil birimlerini birbirine bağlar. that connect clauses, words, and phrases bölümü bunların ne tür words olduğunu açıklar. Adı geçen üç birim farklı dil bilgisi düzeylerindedir. Word tek bir söz varlığı birimidir; phrase, tek bir birim gibi çalışan ancak kendine ait eksiksiz bir özne-fiil yapısı bulunmayan sözcük grubudur; clause ise bir özne ve fiil etrafında kurulur. Bağlaçlar bu düzeylerin herhangi birindeki birimleri bağlayabilir.

Alıştırma

We waited because the rain stopped cümlesinde because the rain stopped ne tür bir birimdir?

  1. a single word
  2. a clause
  3. a phrase
Cevabı göster

a clause

You can easily remember the conjunctions by remembering the acronym FANBOYS. Kültür

0:50

Eşgüdüm bağlaçlarını FANBOYS kısaltmasını aklınızda tutarak kolayca hatırlayabilirsiniz.

Kültür

Yedi eş görevli bağlaç için FANBOYS akronimi

FANBOYS, İngilizce derslerinde kullanılan bir akronimdir: F = for, A = and, N = nor, B = but, O = or, Y = yet ve S = so. Bunlar geleneksel listedeki yedi eş görevli bağlaçtır. Burada acronym FANBOYS, bu grubu hatırlamaya yardımcı olan bir yöntemin adıdır. Hayranlar veya bir grup erkek çocuk anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi tamamlayın: The acronym formed from the first letters of for, and, nor, but, or, yet, and so is ____.

Cevabı göster

FANBOYS

The conjunctions are

0:55

Eşgüdüm bağlaçları şunlardır:

for,

0:57

for,

and,

0:58

and,

nor,

0:59

nor,

but,

1:00

but,

or,

1:01

or,

yet,

1:03

yet,

so.

1:04

so.

Because they're so small, Dilbilgisi

1:05

O kadar küçük oldukları için,

more often than not, Deyimler

1:07

çoğu zaman,

they require the help of a comma,

1:08

bir virgülün yardımına ihtiyaç duyarlar,

Dilbilgisi

Because they're so small, ...: nedeni önce vermek

"Because they're so small", ana cümleden önce gelen bağımlı bir neden yan cümlesidir. Okuyucuya sonraki ifadenin neden doğru olduğunu önceden açıklar. "more often than not, they require the help of a comma" ana cümlesi düşünceyi tamamlar. Cümle başındaki because yan cümlesinden sonra, ana cümleden önce normalde virgül kullanılır.

Alıştırma

Standart yazılı İngilizcede cümle başındaki because yan cümlesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Because the room was cold.
  2. Because the room was cold, so we closed the window.
  3. Because the room was cold, we closed the window.
Cevabı göster

Because the room was cold, we closed the window.

Deyimler

more often than not: genellikle, ancak istisnalar olabilir

More often than not, genellikle veya çoğu durumda anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Sözcük sözcük bir karşılaştırma olarak değil, tek bir ifade olarak anlaşılmalıdır. İstisnalara yer bırakırken genel bir eğilimi anlatır. Burada her zaman değil, genellikle virgüle ihtiyaç duyduklarını söyler.

Alıştırma

“More often than not, our dog sleeps by the door.” cümlesi ne anlama gelir?

  1. Köpeğimiz kapının yanında hiç uyumaz.
  2. Köpeğimiz her seferinde mutlaka kapının yanında uyur.
  3. Köpeğimiz genellikle kapının yanında uyur ama her zaman değil.
Cevabı göster

Köpeğimiz genellikle kapının yanında uyur ama her zaman değil.

but not always. Anlatım akışı

1:10

ama her zaman değil.

Anlatım akışı

but not always: genel bir ifadeyi sınırlamak

but not always önceki ifadeye dönerek ona bir sınır ekler: ifade çoğu zaman doğrudur, ancak istisnalar vardır. Kısa bir çekince olarak bir kuralın veya genellemenin kesinmiş gibi duyulmasını önler. Önceki ifadeyi geçersiz kılmak yerine onun kapsamını sınırlar.

Alıştırma

İstisnalar olduğunu göstermek için cümleyi but ile başlayan üç sözcüklük bir çekinceyle tamamlayın: The school bus arrives early, ____.

Cevabı göster

but not always

Subordinates,

1:12

Yan tümce bağlaçları ise,

on the other hand, Anlatım akışı

1:13

öte yandan,

are the WWE heavyweight champions of sentences. Kültür

1:13

cümlelerin WWE ağır sıklet şampiyonlarıdır.

Anlatım akışı

on the other hand: karşıt tarafa geçmek

On the other hand, bir karşılaştırmanın bir tarafından karşıt olan diğer tarafa geçiş yapan bir söylem belirtecidir. Burada bağımlı bağlaçların daha önce ele alınan grupla karşılaştırılarak anlatılacağını gösterir. İfadenin tamamını bir bağlayıcı olarak düşünün; hand sözcüğünü gerçek anlamıyla el olarak yorumlamayın. Dinleyenin iki kategori, seçenek veya bakış açısı arasındaki farkları takip etmesine yardımcı olur.

Alıştırma

Karşıtlığın ikinci tarafını tanıtan dört sözcüklük belirteçle cümleyi tamamlayın: The red backpack is lighter. ____, the blue one is stronger.

Cevabı göster

On the other hand

Kültür

WWE heavyweight champions of sentences: bir güreş metaforu

WWE bir profesyonel güreş eğlence markasıdır; heavyweight champion ise en iyi ve güçlü yarışmacılarla ilişkilendirilen bir şampiyonluk unvanıdır. Bu ifade, yan cümle bağlaçlarını cümlenin son derece güçlü parçaları olarak mizahi biçimde canlandırır. WWE heavyweight champions of sentences resmî bir dil bilgisi terimi değildir. Ağırlık ve güç imgesi, daha sonra gelen ağırlık kaldırma ve yardıma ihtiyaç duyma anlatımına da zemin hazırlar.

Alıştırma

WWE heavyweight champions of sentences ifadesinin buradaki temel amacı nedir?

  1. Resmî bir dil bilgisi tanımı verir.
  2. Yan cümle bağlaçlarını güçlü göstermek için bir güreş metaforu kullanır.
  3. Cümlenin gerçek bir güreş karşılaşmasını anlattığını söyler.
Cevabı göster

Yan cümle bağlaçlarını güçlü göstermek için bir güreş metaforu kullanır.

They are words that connect two unequal things,

1:18

Onlar iki eşit olmayan şeyi birbirine bağlayan sözcüklerdir,

dependent and independent clauses. Kelime

1:20

bağımlı ve bağımsız yantümceleri.

Kelime

dependent and independent clauses: tek başlarına cümle olabilirler mi?

Bir dependent clause, yani bağımlı yan cümlecik, tek başına tam bir cümle olamaz; iletiyi tamamlamak için bağımsız bir cümleye ihtiyaç duyar. Bir independent clause, yani bağımsız cümle, tam bir düşünce ifade eder ve tek başına cümle olabilir. Buradaki unequal, cümleciklerin uzunluklarının veya önemlerinin değil, dil bilgisel bağımsızlık düzeylerinin farklı olduğunu belirtir.

Alıştırma

Hangi seçenek tek başına tam bir cümle olabilen bir independent clause'dur?

  1. When the sun came out
  2. Because the rain stopped
  3. We played outside
Cevabı göster

We played outside

Subordinates make it very clear what is being prioritized in a sentence. Dilbilgisi

1:23

Yan tümce bağlaçları bir cümlede neye öncelik verildiğini çok net bir şekilde ortaya koyar.

Dilbilgisi

make it very clear what ...: İçerik yan cümlesinden önce yer tutucu it kullanımı

Kalıp make + it + sıfat + soru sözcüklü yan cümle biçimindedir. Buradaki it, make fiilinden sonra nesne yerini dolduran bir yer tutucudur; belirli bir şeyi göstermez. Ardından gelen what is being prioritized yan cümlesi, neyin açık hâle geldiğini belirtir. Very, clear sözcüğünün derecesini güçlendirir. is being prioritized ise edilgen yapıdadır ve “en önemli şey olarak ele alınıyor” demektir. Bir şey bir cevabı, seçimi veya ilişkiyi ortaya koyduğunda make it clear + soru sözcüklü yan cümle kalıbını kullanabilirsin.

Alıştırma

Cümleyi make it clear what kalıbıyla tamamla: The map ____ the blue line represents.

Cevabı göster

makes it clear what

Commonly used subordinates are

1:28

Sık kullanılan yan tümce bağlaçları şunlardır:

although,

1:30

although,

because,

1:31

because,

before,

1:32

before,

however,

1:33

however,

unless,

1:34

unless,

and even though.

1:36

ve even though.

Because subordinates are all about power, Kalıp ifadeler

1:38

Yan tümce bağlaçları tamamen güçle ilgili olduğundan,

they can do a lot of heavy lifting by themselves. Deyimler

1:40

ağır kaldırma işlerinin çoğunu kendi başlarına halledebilirler.

Kalıp ifadeler

be all about: Ana odağı belirtmek

Be all about + isim veya -ing biçimi, “bir şeyi ana odak, amaç ya da en önemli özellik olarak görmek” anlamına gelir. Bu cümlede all about power, power kavramının bağımlılık bildiren bağlaçları anlamanın anahtarı olduğunu belirtir. All odağı güçlendirir; power hakkındaki bütün olası bilgiler anlamına gelmez. Bu ifade bir dersin konusunu, bir etkinliğin temel noktasını veya birinin çok önem verdiği şeyi belirtebilir. Her sözcüğü ayrı ayrı çevirmek yerine “asıl olarak ... ile ilgili olmak” diye anlamak gerekir.

Alıştırma

“Birlikte çalışmayı ana odak olarak görmek” anlamındaki bu iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamla: Our school play is ____ working together.

Cevabı göster

all about

Deyimler

do a lot of heavy lifting: önemli işin büyük bölümünü üstlenmek

Bu cümlede do a lot of heavy lifting mecaz anlamda kullanılmıştır. Gerçekten ağır nesneler taşımak değil, “önemli veya zor işin büyük bir bölümünü üstlenmek” anlamına gelir. Sözcükler fiziksel ağırlık görüntüsünü koruduğu için bu bağlamda eğlenceli bir çift anlam oluşur. Daha genel olarak bir kişi, araç, örnek veya açıklamanın bir bölümü işin ya da etkinin çoğunu sağladığında onun do the heavy lifting yaptığı söylenebilir.

Alıştırma

“The small battery does a lot of heavy lifting in this device,” cümlesindeki ifade ne anlama gelir?

  1. Çok sayıda ağır nesneyi taşır.
  2. Önemli veya zor işin büyük bir bölümünü üstlenir.
  3. Herhangi bir iş yapmaktan kaçınır.
Cevabı göster

Önemli veya zor işin büyük bir bölümünü üstlenir.

But,

1:42

Ancak,

of course,

1:43

elbette,

sometimes even the strongest among us needs some help from our clever friends.

1:43

bazen aramızdaki en güçlüler bile zeki dostlarımızın yardımına ihtiyaç duyar.

Because our clever comma is so nice,

1:48

Zeki virgülümüz o kadar naziktir ki,

she often roams her neighborhood looking for some community service to do.

1:50

sık sık mahallesi civarında dolaşıp yapacak bazı kamu hizmetleri arar.

Today,

1:55

Bugün,

as soon as she leaves her house, Dilbilgisi

1:55

evinden çıkar çıkmaz,

Dilbilgisi

as soon as: bir olayın hemen ardından diğeri gerçekleşir

As soon as, “olur olmaz” veya “hemen ardından” anlamına gelen üç sözcüklü bir zaman bağlayıcısıdır. as soon as she leaves her house örneğindeki gibi bir zaman yan cümlesi başlatır. Bu yan cümle, ana cümledeki olayın ne zaman gerçekleştiğini belirtir. Gelecekten söz ederken as soon as yan cümlesinde geniş zaman kullanılır: As soon as she arrives, we will start denir; As soon as she will arrive denmez.

Alıştırma

“Olur olmaz” anlamını vermek için bu nottaki üç sözcüklü bağlayıcıyı kullanın: Please wash your hands ____ you come inside.

Cevabı göster

as soon as

she sees a subordinate lifting the weight of two complete sentences,

1:57

iki tam cümlenin ağırlığını kaldıran bir yan tümce bağlacı görüyor,

one on each arm.

2:02

her kolunda bir tane.

Bartheleme loves engaging in political debate, Kalıp ifadeler

2:05

Bartheleme siyasi tartışmalara katılmayı çok sever,

Kalıp ifadeler

loves engaging in political ...: love + -ing ve engage in

loves engaging in political debate ifadesinde love fiilinden sonra -ing biçimindeki engaging gelir ve Bartheleme’in sevdiği bir etkinliği belirtir. engage in “katılmak” anlamına gelir; in, engage ile political debate etkinliğini birbirine bağlar. Bu yapı love + -ing ve engage in + etkinlik şeklinde başka durumlara aktarılabilir; loves engaging in discussion buna bir örnektir. Buradaki engage “nişanlanmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi engage in ifadesinin -ing biçimiyle tamamlayın: Maya loves ____ classroom debates.

Cevabı göster

engaging in

even though he usually loses. Dilbilgisi

2:08

genellikle kaybetse bile.

Dilbilgisi

even though ile gerçek bir karşıtlık kurmak

Even though, şaşırtıcı bir karşıtlık bildirir; buna ödünleme denir. Ana cümlenin doğru olmayacağını düşündürebilecek bir gerçeği verir, fakat ana cümle yine de doğrudur. Burada çoğu tartışmayı kaybetmek birinin tartışmalardan hoşlanmamasına yol açabilir, ancak Bartheleme katılmayı sever. Even though ifadesinden sonra tam bir yan cümle gelir; burada bu cümle he usually loses şeklindedir. Bu yan cümle ana cümleden önce veya sonra gelebilir.

Alıştırma

Konuşan kişi şu anda yağmur yağdığını biliyor. Hangi cümle yağmuru bir gerçek olarak sunup oyunun devam etmesiyle karşılaştırır?

  1. The game continues even though it is raining.
  2. The game continues even if it rains.
  3. The game continues because it is raining.
Cevabı göster

The game continues even though it is raining.

The comma asks the subordinate if he needs help. Dilbilgisi

2:12

Virgül, yan tümce bağlacına yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorar.

Dilbilgisi

asks the subordinate if he needs: ask someone if... yapısı

asks the subordinate if he needs ifadesinde the subordinate sorunun yöneltildiği taraftır; if ise evet ya da hayırla cevaplanan bir soruyu dolaylı biçimde aktarır. Burada if, koşul bildiren “eğer” değil, whether gibi “olup olmadığını” anlamındadır. if sonrasında düz cümle söz dizimi kullanılır: he needs. Bu dolaylı sorunun içinde does he need biçiminde devrik soru düzeni kullanılmaz. Yeniden kullanılabilecek kalıp ask + kişi + if/whether + özne + fiildir.

Alıştırma

Dolaylı soruyu tamamlamak için if, he, needs ve help sözcüklerini doğru sıraya koyun: The nurse asks Ben ____.

Cevabı göster

if he needs help

Well,

2:15

Eh,

we know that subordinates are the WWE heavyweight champions of sentences.

2:16

yan tümce bağlaçlarının cümlelerin WWE ağır sıklet şampiyonları olduğunu biliyoruz.

They can easily hold the weight of these two complete sentences

2:21

Bu iki tam cümlenin ağırlığını kolayca taşıyabilirler

because they are distributed evenly on both arms. Kalıp ifadeler

2:24

çünkü her iki kola da eşit olarak dağıtılmışlardır.

Kalıp ifadeler

distributed evenly: dengeli biçimde dağıtılmış

Distributed evenly, hiçbir tarafın, yerin, grubun veya dönemin diğerinden çok daha fazlasını almayacağı şekilde yayılmış ya da paylaştırılmış demektir. Bu cümlede evenly, yükün iki kol arasında dengeli olduğunu gösterir; “düz bir yüzeyin üzerinde” anlamına gelmez. Dil bilgisi açısından are distributed edilgendir: dağıtılan şeyler eyleme maruz kalır. Evenly, distributed sözcüğünü niteleyen bir zarftır. Aynı birleşim ağırlık, zaman, iş, kaynak veya risk için kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve dengeli biçimde dağıtılmış anlamına gelen iki sözcüklük ifadeyle tamamlayın: The supplies were ____ among the four tables.

Cevabı göster

distributed evenly

So,

2:28

Bu yüzden,

when the comma asks if it can help,

2:28

virgül yardım edip edemeyeceğini sorduğunda,

the subordinate is appalled at the idea of needing assistance. Kelime

2:30

yan tümce bağlacı yardıma ihtiyaç duyma fikri karşısında dehşete düşer.

Kelime

appalled at the idea of needing: ihtiyaç duyma fikri karşısında dehşete düşmek

Appalled, yalnızca şaşırmış olmayı değil, son derece sarsılmış ve güçlü biçimde karşı olmayı anlatır. Burada bağımlı öge, yardıma ihtiyaç duyabileceği düşüncesini kabul edilemez bulur. be appalled at the idea of + -ing yapısında at tepkinin nedenini gösterir ve of sözcüğünden sonra -ing biçimi gelir. Yapı, olası bir eylem ya da duruma verilen güçlü tepkiye odaklanır.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle eksiksiz tamamlayın: She was ____ cheating on the test.

Cevabı göster

appalled at the idea of

No, Ton ve niyet

2:34

Hayır,

thanks.

2:34

teşekkürler.

Maybe next time.

2:35

Belki bir dahaki sefere.

Ton ve niyet

No, thanks. Maybe next time.: nazikçe reddetme ve yanıtı yumuşatma

No, thanks. bir teklifi, daveti veya öneriyi açıkça reddederken thanks yanıtın dostça kalmasını sağlar. Maybe next time. yanıtın sonunu yumuşatır. Gelecekte bir olasılık bulunduğunu düşündürür, ancak günlük konuşmada yalnızca nazik bir kapanış olabilir ve daha sonra kesinlikle evet deneceğini garanti etmez.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: Bu yanıtta Maybe next time, konuşanın daha sonra kesinlikle kabul edeceği anlamına gelir.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

So,

2:38

Böylece,

the comma continues on.

2:38

virgül yoluna devam eder.

Soon,

2:40

Çok geçmeden,

she sees a couple of subordinates attempting to lift the weight of sentences

2:40

cümlelerin ağırlığını kaldırmaya çalışan birkaç yan tümce bağlacı görür

directly in front of themselves.

2:44

doğrudan kendi önlerinde.

Even though Bartheleme loves to sing, Dilbilgisi

2:46

Bartheleme şarkı söylemeyi çok sevse de,

he never sings in front of others.

2:49

asla başkalarının önünde şarkı söylemez.

Dilbilgisi

Even though ...: başa getirilen ödünleme yan cümlesi

Even though bir ödünleme yan cümlesi başlatır: önce, normalde farklı bir sonuç bekletmesi gereken gerçek bir durumu verir. Bu cümlede Bartheleme'in şarkı söylemeyi sevmesi, onun başkalarının yanında şarkı söyleyeceği beklentisini yaratır. Virgülden sonraki ana cümle beklenmeyen sonucu verir: Başkalarının önünde hiç şarkı söylemez. Baştaki Even though yan cümlesi ana cümleyle birlikte anlaşılır; tek başına tam bir cümle değildir.

Alıştırma

'... gerçeğine rağmen' anlamındaki vurgulanan iki sözcüklü bağlacı yazarak cümleyi tamamlayın: ____ Leo was nervous, he spoke to the whole class.

Cevabı göster

Even though

The comma asks the subordinates if they need help.

2:52

Virgül, yan tümce bağlaçlarına yardıma ihtiyaçları olup olmadığını sorar.

They might not want to admit it, Ton ve niyet

2:55

Bunu itiraf etmek istemeyebilirler,

Ton ve niyet

might not want to admit it: isteksizlik hakkında temkinli bir tahmin

might not want to admit it ifadesi, konuşmada zaten bilinen bir şeyi kabul etmek istemiyor olabileceklerini temkinli biçimde söyler. admit, bir şeyin doğru olduğunu kabul etmek veya söylemek demektir; it ise o gerçek ya da duruma gönderme yapar. might, bunun kesin bir iddia değil, konuşanın tahmini olduğunu gösterir. Ayrıca ifadeyi They don't want to admit it cümlesine göre daha dolaylı ve daha az suçlayıcı yapar.

Alıştırma

might not want to admit it ifadesini en doğru açıklayan seçenek hangisidir?

  1. refuses to admit it: bilinçli reddediş hakkında güçlü bir iddia
  2. doesn't want to admit it: isteksizlik hakkında doğrudan bir iddia
  3. might not want to admit it: isteksizlik hakkında temkinli bir tahmin
Cevabı göster

might not want to admit it: isteksizlik hakkında temkinli bir tahmin

but this time the subordinates do need help. Dilbilgisi

2:57

ancak bu sefer yan tümce bağlaçlarının yardıma gerçekten ihtiyacı vardır.

Dilbilgisi

do need: Olumlu cümlede vurgu yapan do

do need ifadesindeki do, olumlu need fiilini vurgulayan bir yardımcı fiildir. ‘Gerçekten ihtiyaç duymak’ anlamı verir; buradaki do, ‘yapmak’ anlamındaki ana fiil değildir. but this time, önceki ya da beklenen durumla karşıtlık kurar. Vurgulu do olumlu iddiayı güçlendirir ve çoğu zaman bir şüpheyi, inkârı veya farklı beklentiyi düzeltmek için kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi need fiilinin vurgulu biçimiyle tamamlayın: The plants look healthy, but they ____ more water.

Cevabı göster

do need

Complete sentences weigh quite a bit. Kalıp ifadeler

3:00

Tam cümleler oldukça ağırdır.

Kalıp ifadeler

weigh quite a ...: weigh quite a bit ifadesinin başlangıcı

Vurgulanan bölüm weigh quite a bit ifadesinin başlangıcıdır. Burada weigh, belirli bir ağırlığa sahip olmak; quite a bit ise oldukça büyük bir miktar demektir. Bu nedenle weighs quite a bit denilen bir şey oldukça ağırdır. İfade quite a ile tamamlanmaz; ardından bit gelmelidir. İçinde bit sözcüğü olsa da quite a bit, ‘yalnızca biraz’ anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi ‘oldukça ağır’ anlamındaki ifadeyle tamamlayın: This old suitcase weighs ____.

Cevabı göster

quite a bit

Simple physics tells us that it's easier to balance heavy objects Dilbilgisi

3:04

Basit fizik bize ağır nesneleri dengelemenin daha kolay olduğunu söyler

if the weight is evenly distributed. Kalıp ifadeler

3:07

eğer ağırlık eşit olarak dağıtılmışsa.

Dilbilgisi

it's easier to balance ... if ...: bir koşul altında daha kolay olduğunu anlatma

it's easier to balance heavy objects ifadesinde it, belirli bir şeyi göstermeyen biçimsel öznedir. Asıl eylem to balance heavy objects olduğundan temel kalıp it is easier to + fiil şeklindedir. if yan cümlesi, eylemi kolaylaştıran koşulu verir. It is easier to do X if Y kalıbının tamamı, Y doğru olduğunda X'i yapmanın daha az çaba gerektirdiğini anlatır.

Alıştırma

Cümleyi koşulu başlatan sözcükle tamamlayın: It is easier to carry the box ____ two people lift it together.

Cevabı göster

if

Kalıp ifadeler

evenly distributed: dengeli miktarlarda yayılmış veya paylaştırılmış

Evenly distributed, hiçbir yerin, kişinin veya bölümün diğerinden çok daha fazlasına sahip olmayacağı biçimde yayılmış ya da paylaştırılmış demektir. Cümlede ağırlık bir tarafta toplanmak yerine nesnenin geneline yayılmıştır. Distributed, is sözcüğünden sonra ağırlığın durumunu anlatan geçmiş zaman ortacıdır. Evenly ise nasıl dağıtıldığını gösteren bir zarftır; burada hikâyedeki basit geçmiş zaman eylemini anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi “dengeli miktarlarda yayılmış” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The shelf is safer when the weight is ____.

Cevabı göster

evenly distributed

So,

3:10

Bu yüzden,

while the subordinates are quite capable of balancing two complete sentences Kalıp ifadeler

3:10

yan tümce bağlaçları iki tam cümleyi dengeleme konusunda oldukça yetenekliyken

when carrying the weight on both sides,

3:13

ağırlığı her iki tarafta taşıdıklarında,

Kalıp ifadeler

quite capable of + isim veya -ing biçimi

Be quite capable of, “bir şeyi yapabildiği açıkça belli olmak” anlamına gelir. Bu cümlede bağımlı ögelerin iki tam cümleyi dengeleyebildiği değerlendiriliyor. Capable sözcüğünden sonra isimden veya -ing biçiminden önce of kullanılır: capable of balancing. Quite, capable anlamını güçlendirir; yani yetenek şüpheli değil, belirgin görünür.

Alıştırma

Eksik edatla cümleyi tamamlayın: The young climber is quite capable ____ reaching the top safely.

Cevabı göster

of

they're having trouble picking just one up. Dilbilgisi

3:15

sadece bir tanesini havaya kaldırmakta sorun yaşıyorlar.

Dilbilgisi

having trouble picking ... up

Have trouble doing something, bir eylemi yapmanın zor olduğu anlamına gelir. Burada tek bir tam cümleyi kaldırmak bile zordur. Trouble sözcüğünden sonra -ing biçimi gelir; bu yüzden to pick değil, picking kullanılır. Pick up ayrılabilen bir öbek fiildir. Burada one, “one complete sentence” ifadesinin yerini alır ve pick ile up arasına gelir: picking one up. Just, “yalnızca” anlamına gelir ve bir tanesinin bile zorluk çıkardığını vurgular.

Alıştırma

Cümleyi pick fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The toy is heavy, so Mia is having trouble ____ it up.

Cevabı göster

picking

The comma rushes over to help the struggling subordinates,

3:19

Virgül, zorlanan yan tümce bağlaçlarına yardım etmek için koşar,

But how will she help? Anlatım akışı

3:22

Fakat nasıl yardım edecek?

Anlatım akışı

But how will she help?: geçiş sorusu olarak kullanım

Bu açıklamada But how will she help? retorik bir sorudur: konuşmacı, dinleyicilerden cevap beklemeden bu soruyu sorar. Soru, onun nasıl yardım edeceğine dair merak uyandırır. Bu soru aynı zamanda bir geçiş görevi görür. İlerideki bölümü işaret eder ve bir sonraki kısmın onun nasıl yardım edeceğini açıklayacağını bildirir.

Alıştırma

Bu açıklamada But how will she help? sorusunun temel görevi nedir?

  1. Ardından gelecek açıklamayı tanıtmak.
  2. Konuşmacının hiçbir planı olmadığını göstermek.
  3. İzleyicilerden konuşmacıya cevap vermelerini istemek.
Cevabı göster

Ardından gelecek açıklamayı tanıtmak.

When subordinates begin sentences, Dilbilgisi

3:24

Yan tümce bağlaçları cümlelere başladığında,

the comma will place herself directly after the first thought or complete sentence. Kalıp ifadeler

3:26

virgül kendini doğrudan ilk düşünceden veya tam cümleden sonraya yerleştirecektir.

Dilbilgisi

When subordinates begin sentences,: When ile kural koşulu belirtme

Burada When subordinates begin sentences, bir noktalama kuralının geçerli olduğu koşulu belirtir. When, “tam olarak ne zaman?” değil, “bu durum her gerçekleştiğinde” anlamındadır. Baştaki When yan cümlesi koşulu kurar; ana cümle ise sonucu, yani virgülün nereye geldiğini açıklar. Bu yapı genel bir kuralı düzenlemeye yardımcı olur.

Alıştırma

Özgün cümlede When ne görev yapar?

  1. Bir olayın tam olarak ne zaman gerçekleştiğini sorar.
  2. Kuralın hiçbir koşulu olmadığını gösterir.
  3. Kuralın geçerli olduğu koşulu belirtir.
Cevabı göster

Kuralın geçerli olduğu koşulu belirtir.

Kalıp ifadeler

directly after ...: konumda hemen arkasından

Directly after, konum veya sırada “hemen ardından” demektir. Burada virgülün ilk düşüncenin ya da tamamlanmış cümlenin hemen arkasına, araya başka hiçbir şey girmeden yerleştiğini anlatır. Bu derste first thought, tamamlanmış anlam taşıyan ilk birimi ifade eder. Directly, after sözcüğünü güçlendirir; virgülün nasıl hareket ettiğini anlatmaz.

Alıştırma

"Put the comma directly after the first thought." cümlesinde virgül nereye gelmelidir?

  1. Paragrafın daha sonraki bir yerine
  2. İlk düşüncenin önüne
  3. İlk düşüncenin hemen arkasına
Cevabı göster

İlk düşüncenin hemen arkasına

After helping the subordinates, Dilbilgisi

3:32

Yan tümce bağlaçlarına yardım ettikten sonra,

Dilbilgisi

After helping ...: Eylem sırası için After + fiil-ing

After helping the subordinates ifadesi, After + fiil-ing kalıbını kullanır. Yardım etme eyleminin önce, başka bir eylemin ise sonra gerçekleştiğini anlatır. Bu başlangıç ifadesi tek başına tam bir cümle değildir. Sonra ne olduğunu söyleyen bir ana cümleyle devam etmelidir.

Alıştırma

Cümleyi help fiiliyle tamamlayın: After ____ his brother with the puzzle, Noah put the pieces away.

Cevabı göster

helping

our comma heroine continues on and spots a conjunction

3:34

virgül kahramanımız yoluna devam eder ve bir eşgüdüm bağlacı fark eder

holding the weight of two complete sentences.

3:37

iki tam cümlenin ağırlığını taşıyan.

Bartheleme was accepted into the University of Chicago, Kalıp ifadeler

3:40

Bartheleme Chicago Üniversitesi'ne kabul edildi,

Kalıp ifadeler

be accepted into a university: bir üniversiteye kabul edilmek

was accepted into the University of Chicago, Chicago Üniversitesinin Bartheleme'ye öğrenci olarak bir yer verdiği anlamına gelir. Yeniden kullanılabilen kalıp be accepted into + okul, program veya kuruluştur. Bu edilgen bir yapıdır: Kararı alan taraf Bartheleme'dir. Cümle, kararı veren kişi ya da kuruldan çok onun kabul edilmesi sonucuna odaklanır.

Alıştırma

Cümleyi be accepted into kalıbının geçmiş zaman edilgen biçimiyle tamamlayın: After a competitive audition, Maya ____ the youth orchestra.

Cevabı göster

was accepted into

and he is on the waitlist for Stanford University. Kelime

3:43

ve Stanford Üniversitesi için bekleme listesinde.

Kelime

be on the waitlist for a university: bir üniversitenin bekleme listesinde olmak

is on the waitlist for Stanford University, Stanford'ın ona şu anda bir yer teklif etmediği ancak daha sonra boş yer açılırsa teklif edebileceği anlamına gelir. waitlist sıradan bir kuyruk değil, resmî bir yedek listesidir. Yeniden kullanılabilen kalıp be on the waitlist for + okul, program, ders veya etkinliktir. Bu durum kabul edilmiş olmakla aynı değildir.

Alıştırma

Cümleyi, daha sonra açılabilecek bir yer için resmî olarak listede bulunmak anlamına gelen tam ifadeyle tamamlayın: No seat is open yet, so Luis ____ the photography class.

Cevabı göster

is on the waitlist for

The comma asks the conjunction if he needs help.

3:47

Virgül, eşgüdüm bağlacına yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorar.

Of course,

3:50

Elbette,

he does. Dilbilgisi

3:50

ihtiyacı var.

Dilbilgisi

he does: does, needs help ifadesinin yerini tutar

he does ifadesinde does, daha önce geçen needs help fiil öbeğinin yerini tutar. Böylece he needs help tekrarlanmaz; does burada yeni bir “yapmak” eylemi anlatmaz. İngilizcede fiil öbeğinin geri kalanı bağlamdan belliyse yalnızca yardımcı fiil kullanılabilir. Yardımcı fiil yine özneye ve zamana uyar: geniş zamanda he ile does kullanılır.

Alıştırma

need a pencil ifadesinin yerini tutan yardımcı fiille kısa cevabı tamamlayın: Does Maya need a pencil? Yes, she ____.

Cevabı göster

does

Hurry.

3:51

Acele et.

The comma rushes and places itself before the conjunction. Dilbilgisi

3:52

Virgül koşar ve kendini eşgüdüm bağlacının önüne yerleştirir.

Dilbilgisi

places itself before the conjunction: yazılı sıradaki konum

Places itself, virgülü kendi kendine bir konuma hareket ediyormuş gibi anlatır. Dönüşlü zamir itself, the comma ifadesine geri gönderme yapar ve noktalama işaretine insana benzer bir hareket verir. Before the conjunction, yazıdaki konumu anlatır: virgül, cümlenin yazılı sıralamasında bağlaçtan önce gelir. Buradaki before, zaman bakımından daha erken anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümlede places itself before the conjunction ne anlama gelir?

  1. Virgül, zaman bakımından bağlaçtan daha erken hareket eder.
  2. Virgül, yazılı sırada bağlacın önündeki konuma hareket eder.
  3. Bağlaç, virgülün önündeki konuma hareket eder.
Cevabı göster

Virgül, yazılı sırada bağlacın önündeki konuma hareket eder.

FANBOYS aren't as militant as subordinates. Dilbilgisi

3:56

FANBOYS yan tümce bağlaçları kadar militan değildir.

Dilbilgisi

aren't as militant as: not as ... as karşılaştırması

not as + sıfat + as kalıbı, bir özelliğin derecesini karşılaştırır. İlk kişi veya şeyin bu özelliğe karşılaştırılan öğeden daha düşük derecede sahip olduğunu belirtir. Burada aren't as militant as, FANBOYS'un yan cümle bağlaçlarından daha az sert veya katı olduğu anlamına gelir. Buradaki militant, gerçek bir çatışmadan söz etmez; mizahi bir kişileştirmedir. İki as de karşılaştırmanın parçasıdır. İkinci as, karşılaştırılan öğe olan subordinates sözcüğünü getirir.

Alıştırma

not as ... as karşılaştırmasını tamamlayın: The new rules are not ____ strict ____ the old rules.

Cevabı göster

as · as

For this reason, Anlatım akışı

3:59

Bu nedenle,

Anlatım akışı

For this reason: belirtilen bir nedeni sonucuna bağlamak

For this reason, daha önce belirtilmiş bir neden veya açıklamaya gönderme yapar ve sonraki düşüncenin bunun sonucu ya da çıkarımı olduğunu belirtir. Bilgiyi önce neden, sonra sonuç sırasıyla düzenler. Cümlenin başında kullanıldığında bu ifadeden sonra genellikle virgül gelir. this sözcüğü, nedeni önceki anlatımda aramanız gerektiğini gösterir.

Alıştırma

Bağlantıyı For this reason ile tamamlayın: The battery is empty. ____, the toy will not turn on.

Cevabı göster

For this reason

the commas don't have to fall in line behind the FANBOYS. Notlar

4:00

virgüllerin FANBOYS'un arkasında sıraya girmesi gerekmez.

Dilbilgisi

don't have to: zorunluluk yoktur, yasak değildir

Don't have to, “zorunlu değil” veya “gerekli değil” demektir. Bu cümlede virgüllerin o konumda bulunması zorunlu değildir. Olumsuzluk yükümlülüğü kaldırır: have to gereklilik bildirirken don't have to eylemin isteğe bağlı olduğunu söyler. Eylemin yasak olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle şimdi bitirmenin isteğe bağlı olduğunu, yasak olmadığını ifade eder?

  1. You don't have to finish it now.
  2. You must not finish it now.
  3. You can't finish it now.
Cevabı göster

You don't have to finish it now.

Deyimler

fall in line behind the FANBOYS ifadesinin mecaz kullanımı

Fall in line, sıraya girmek veya mecazen beklenen bir düzene ya da kurala uymak demektir. Behind eklendiğinde bu düzende neyin önde olduğu belirtilir. Burada virgüller, FANBOYS'un arkasında sıraya giren insanlar gibi düşünülür. Cümle, virgüllerin FANBOYS'tan sonra gelmek zorunda olmadığını söyler; fall burada “takılıp düşmek” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümlede fall in line behind the FANBOYS nasıl bir görüntü oluşturur?

  1. Virgüller FANBOYS'tan sonra sıraya girer.
  2. Virgüller FANBOYS'un içinden geçen bir çizgi çizer.
  3. Virgüller FANBOYS'un yakınında takılıp düşer.
Cevabı göster

Virgüller FANBOYS'tan sonra sıraya girer.

FANBOYS are courteous creatures.

4:03

FANBOYS nazik yaratıklardır.

They allow the comma to go ahead of them. Dilbilgisi

4:05

Virgülün kendi önlerinden gitmesine izin verirler.

Dilbilgisi

allow the comma to go ahead of them: allow + nesne + to do yapısı

allow + nesne + to + fiilin yalın hâli yapısı; bir kişinin, kuralın veya şeyin nesneye bir eylem için izin verdiğini ya da o eylemi mümkün kıldığını anlatır. Burada the comma nesnedir; to go ahead of them ise ne yapmasına izin verildiğini gösterir. Bu cümle FANBOYS bağlaçlarına insan özelliği yükler. Anlamı, bu noktalama düzeninde virgülün o bağlaçlardan önce gelebilmesidir. Nesneyi allow ile to do arasına yerleştirin: allow someone or something to do something.

Alıştırma

allow + nesne + to do yapısını tamamlayın: The game ____ each player ____ choose a color.

Cevabı göster

allows · to

Helping others is hard work. Dilbilgisi

4:08

Başkalarına yardım etmek zor bir iştir.

Dilbilgisi

Helping others is hard: -ing ifadesinin özne olması

Helping others, özne olarak kullanılan bir -ing ifadesidir. Başka insanlara yardım etme eyleminin tamamını adlandırır; bu nedenle helping sözcüğünden önce eksik bir özne yoktur. Is hard ise bu etkinliği değerlendiren yüklemdir. Bir eylemi genel bir etkinlik olarak anlatmak istediğinizde -ing ifadesini özne olarak kullanabilirsiniz. İfadenin tamamı genellikle tekil kabul edilir; bu yüzden cümlede is kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi read fiilinin özne görevindeki -ing biçimiyle tamamlayın: ____ every day helps you learn.

Cevabı göster

Reading

On her way home, Kalıp ifadeler

4:11

Eve dönerken,

Kalıp ifadeler

On her way home: olayı eve dönüş yolculuğuna yerleştirmek

On her way home, “o eve doğru giderken” anlamına gelir. Cümlenin başında kullanıldığında, sonraki olayın ne zaman ve hangi yolculuk sırasında gerçekleştiğini belirtir. Buradaki on, “üstünde” anlamına gelmez. On someone’s way kalıbında kişinin bir yolculuğun ortasında olduğunu gösterir.

Alıştırma

Eve giderken annemi aradığımı doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. In my way home, I called Mom.
  2. On my way to home, I called Mom.
  3. On my way home, I called Mom.
Cevabı göster

On my way home, I called Mom.

our comma sees a conjunction holding up the weight of a complete sentence Notlar

4:12

virgülümüz tam bir cümlenin ağırlığını kaldıran bir eşgüdüm bağlacı görür

and a fragment sentence.

4:15

ve bir cümle parçasının.

Öbek fiiller

holding up: ağırlığı desteklemek

Holding up the weight ifadesindeki holding up, “ağırlığı desteklemek ve düşmesini önlemek” anlamına gelir. Cümle, bağlacı iki cümle parçasının ağırlığını taşıyormuş gibi gösterir. Hold up, direklerin bir tabelayı taşıması gibi gerçek bir desteği anlatabilir. Bu cümlede hold up, “geciktirmek” anlamında değildir.

Alıştırma

“The beams are holding up the roof” cümlesinde holding up ne anlama gelir?

  1. çatıyı daha yüksek bir konuma taşımak
  2. çatıyı düşmemesi için desteklemek
  3. çatıdaki çalışmayı geciktirmek
Cevabı göster

çatıyı düşmemesi için desteklemek

Kelime

a complete sentence ve a fragment sentence: tam cümle ve cümle parçası

Bu ifade iki tür sözcük grubunu karşılaştırır. Complete sentence, yani tam cümle, bağımsız bir tümce içerdiği ve düşünceyi tamamladığı için tek başına kullanılabilir. Buradaki fragment sentence, daha yaygın dil bilgisi terimi olan sentence fragment anlamındadır: tam bir cümle olarak tek başına kullanılamayan sözlerdir. Bir bağlacın çevresindeki noktalama işaretlerini kontrol ederken bu fark önemlidir. Virgül ve eş görevli bağlaç, iki tam bağımsız tümceyi birbirine bağlayabilir; taraflardan biri yalnızca cümle parçasıysa bu iki tümce kuralı uygulanmaz.

Alıştırma

Hangi seçenek cümle parçası değil, tam bir cümledir?

  1. The dog barked.
  2. After the game.
  3. Because it rained.
Cevabı göster

The dog barked.

Bartheleme is going to major in molecular biology, Kalıp ifadeler

4:18

Bartheleme moleküler biyoloji alanında uzmanlaşacak,

Kalıp ifadeler

is going to major in: bir alanda ana dal yapmayı planlamak

is going to geleceğe yönelik bir planı veya niyeti belirtir. major in, üniversitede bir alanı ana eğitim alanı olarak okumak anlamına gelir. Birlikte is going to major in, kişinin o alanı temel öğrenim alanı olarak seçmeyi planladığını belirtir. Kalıp subject + be + going to + major in + field şeklindedir. Burada major, going to sonrasında kullanılan yalın hâldeki bir fiildir; önemli veya büyük anlamındaki major sıfatı değildir.

Alıştırma

Müziğin Mia'nın üniversitedeki ana alanı olacağını göstermek için cümleyi major fiiliyle tamamlayın: Mia is going to ____ music at college.

Cevabı göster

major in

or interpretive dance.

4:21

veya yorumlayıcı dans.

The now-exhausted comma asks the conjunction

4:24

Artık bitkin düşmüş virgül, eşgüdüm bağlacına sorar

if he needs help lifting the items. Dilbilgisi

4:27

eşyaları kaldırmak için yardıma ihtiyacı olup olmadığını.

Dilbilgisi

if he needs help lifting the items içindeki need help + -ing

if he needs help lifting the items ifadesinde needs help lifting, eşyaları kaldırırken başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği anlamına gelir. if yan cümlesi bunu bir koşul olarak sunar; dolayısıyla kesinlikle yardıma ihtiyacı olduğunu söylemez. Tekrar kullanılabilen yapı need help + fiilin -ing biçimidir. -ing ifadesi, yardım gereken eylemi belirtir: need help lifting, need help carrying veya need help finding.

Alıştırma

need help ve move fiilinin -ing biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: The box is too heavy for Leo to move alone. Leo needs help ____ it.

Cevabı göster

moving

This is one of the rare occassions where a conjunction doesn't need the help of a comma. Kalıp ifadeler

4:29

Bu, bir eşgüdüm bağlacının bir virgülün yardımına ihtiyaç duymadığı nadir durumlardan biridir.

Kalıp ifadeler

This is one of the rare occassions where...: nadir bir istisnayı tanıtmak

Tekrar kullanılabilen This is one of the rare occasions where... yapısı, yalnızca az sayıda durumda gerçekleşen bir durumu tanıtır ve çoğu zaman genel bir kuralın istisnasını belirtir. one of, bunun küçük bir grubun üyelerinden biri olduğunu ve tek istisna olmak zorunda olmadığını gösterir. Buradaki where fiziksel bir yeri değil, bir durumu veya vakayı belirtir ve o durumda ne olduğunu açıklar.

Alıştırma

Nadir bir istisnayı belirtmek için dersteki hedef yapının tam biçimiyle cümleyi tamamlayın: This is ____ the usual rule does not apply.

Cevabı göster

one of the rare occasions where

The conjunction assures the comma that help isn't needed, Kalıp ifadeler

4:34

Eşgüdüm bağlacı virgüle yardıma gerek olmadığı konusunda güvence verir,

Kalıp ifadeler

assure someone that...: bir kişiye güvence verip onu rahatlatmak

Kalıp assure + kişi + that yan cümlesi şeklindedir. Kişi assure fiilinden hemen sonra gelir; that yan cümlesi ise rahatlatan mesajı verir. Assure yalnızca bilgi aktarmaktan fazlasını yapar. Bir şeyin kesinlikle doğru olduğunu söyleyerek dinleyenin kaygısını azaltır. Burada bağlaç, virgüle bu güvenceyi verir.

Alıştırma

Cümleyi assure + us + that yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The coach ____ everyone was ready.

Cevabı göster

assured us that

which is good for the comma, Dilbilgisi

4:37

ki bu virgül için iyidir,

Dilbilgisi

which is good for...: önceki durumun tamamı hakkında yorum yapmak

Burada which, önceki durumun tamamına, yani yardıma ihtiyaç olmamasına gönderme yapar. is good for the comma sözleri, bu durumun virgül için neden yararlı olduğuna dair bir yorum ekler. Virgülden sonra gelen bir which yan cümlesi, tamamlanmış bir düşünce hakkında yorum yapabilir. Her zaman en yakındaki ismi açıklamaz.

Alıştırma

“The bus arrived on time, which was a relief,” cümlesinde which neye gönderme yapar?

  1. bir rahatlama hissine
  2. otobüse
  3. otobüsün zamanında gelmiş olması gerçeğine
Cevabı göster

otobüsün zamanında gelmiş olması gerçeğine

because by now all it wants to do is go home Dilbilgisi

4:38

çünkü şu ana kadar tek yapmak istediği eve gitmek

Dilbilgisi

all ... wants to do is ...: istenen tek eylem

All it wants to do is go, şu anda yapmak istediği tek şeyin gitmek olduğunu anlatır. Buradaki all bir grup ya da miktar değil, “tek şey” anlamındadır. Kalıp all + özne + want(s) to do + is + fiilin yalın hâli şeklindedir. is'ten önceki bölüm isteğin tamamını, is'ten sonraki fiil ise eylemi belirtir: go.

Alıştırma

Cümleyi all ... want to do ... kalıbıyla tamamlayın: After the long walk, ____ is rest.

Cevabı göster

all I want to do

and rest up for another day of vigilant sentence constructing. Öbek fiiller

4:40

ve dikkatli cümle kurma işiyle geçecek başka bir gün için dinlenmektir.

Öbek fiiller

rest up for: sıradaki şeyden önce güç toplamak

Rest up for, daha sonra gerçekleşecek bir şeye hazır olmak için yeterince dinlenip güç toplamak anlamına gelir. Up, rest up öbek fiilinin bir parçasıdır ve toparlanmaya yetecek kadar dinlenme anlamını ekler. Bu cümlede for, sıradaki yorucu dönemi tanıtır: dikkatle cümle kurulacak bir gün daha.

Alıştırma

“Bir şeyden önce iyice dinlenmek” anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: The team has a big game tomorrow, so the players need to ____ it tonight.

Cevabı göster

rest up for