Dünya Üzerindeki Yaşamın Evrimi: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Video, 3,8 milyar yılı tek güne sıkıştırarak ilk hücrelerden hayvanlara, memelilere ve insanlara uzanıyor. Başlıca İngilizce noktaları: 1. “are destined to” - Dilbilgisi ve Cümle Kalıpları: be destined to + fiil sonucu bir plan değil, beklenen veya kaçınılmaz durum olarak sunar. 2. “erupt in an explosion of inventiveness.” - Deyimler ve Mecazlı İfadeler: erupt ve explosion gerçek volkanı değil, hayvan biçimlerindeki ani çeşitlenmeyi betimler. 3. “And so begins the age of mammals.” - Söylem, Hikaye Anlatımı ve Retorik: And so sonuç geçişi kurar; fiilin özneden önce gelmesi yeni çağı dramatik biçimde duyurur.
Bu derste
Life, with an estimated 3.8 billion years of existence and evolution on Earth, Dilbilgisi
0:00Dünya'da yaklaşık 3,8 milyar yıldır var olan ve evrimleşen yaşam,
an estimated + miktar
an estimated 3.8 billion years ifadesinde estimated, miktardan önce sıfat görevinde kullanılan bir geçmiş zaman ortacıdır. an estimated + sayı + birim yapısı, sayının tamamının kesin bir ölçüm değil, hesaplanmış yaklaşık bir değer olduğunu gösterir. Bu kalıp, bir sayıyı verirken belirsizliği açıkça belirtmeyi sağlar. an tanımlığı estimated sözcüğünden önce gelir; years tahmin etme eylemini gerçekleştirmez.
Alıştırma
Hangi cümlede miktardan önce hesaplanmış ancak kesin olmayan anlamındaki sözcük doğru biçimde kullanılmıştır?
- The museum received an estimated 200,000 visitors last year.
- The museum received estimated an 200,000 visitors last year.
- The museum received an approximately 200,000 visitors last year.
Cevabı göster
The museum received an estimated 200,000 visitors last year.
Geçiş ifadesi olarak So how did we get here?
Burada So, soruyu girişteki olguya bağlar; How did we get here? ise dinleyicinin dikkatini mevcut sonuçtan bu sonucu doğuran sürece yöneltir. Here, fiziksel bir yeri değil, uzun evrimin ardından yaşamın mevcut durumunu ifade eder. Bir söylem hamlesi olarak bu kısa soru merak uyandırır ve aşamalar, nedenler veya geçmiş hakkında bir açıklamanın geleceğini haber verir. Konuşmacı dinleyicilere yol sormaz; soru, sıradaki içeriği düzenler.
Alıştırma
Bir sunumcu projenin mevcut durumunu göstermiş ve şimdi bu durumu oluşturan kararlar dizisini açıklamak istemektedir. Hangi geçiş en uygundur?
- So how did we get here?
- So why are we here?
- So where are we?
Cevabı göster
So how did we get here?
And what would the Earth's 4.5 billion year timeline Dilbilgisi
0:07Ya Dünya'nın 4,5 milyar yıllık zaman çizelgesi
look like compressed into a normal day of 24 hours?
0:1024 saatlik sıradan bir güne sıkıştırılsaydı nasıl görünürdü?
What would ... look like compressed into ...? ile hayalî ölçek değiştirmeyi sormak
What would X look like ...? dinleyiciden mevcut bir gerçeği anlatmak yerine X'i belirli bir koşul altında hayal etmesini ister. Buradaki would geçmiş zamanı değil, varsayımsal bir düşünce deneyini belirtir. look like compressed into Y, X'in ölçeği Y'ye sığacak şekilde küçültüldükten sonra nasıl bir biçim veya görünüm alacağını sorar. compressed, X'i bu varsayımsal durumda niteleyen bir geçmiş zaman ortacıdır.
Alıştırma
Hayalî ölçek değiştirme sorusunu dersteki kalıbın aynısıyla tamamlayın: '____ the history of the universe ____ one calendar year?'
Cevabı göster
What would · look like compressed into
The story begins early in the morning around 4:00 a.m. Anlatım akışı
0:14Hikâye sabahın erken saatlerinde, 04.00 civarında,
with the rise of the first simple single-celled organisms.
0:17ilk basit tek hücreli canlıların ortaya çıkmasıyla başlıyor.
The story begins ... with the rise of ... ile zaman çizelgesini başlatmak
The story begins bilimsel bir zaman çizelgesini anlatı biçiminde sunar ve başlangıç noktasının tanıtıldığını dinleyiciye bildirir. Bu ifade bilgiyi düzenler; bilimin kurmaca olduğunu ileri sürmez. with the rise of ilk önemli dönüm noktasını belirtir. Burada rise yukarı doğru hareketi değil, basit organizmaların ortaya çıkışını ve ilk gelişimini anlatır; with ise anlatının başlangıcını bu olaya bağlar.
Alıştırma
Cümleyi dersteki zaman çizelgesi açılış kalıbıyla tamamlayın: 'The story ____ commercial aviation in the early twentieth century.'
Cevabı göster
begins with the rise of
However, these organisms are destined to spend quite some time alone. Notlar
0:20Ancak bu canlılar uzunca bir süre yalnız kalmaya mahkûm.
are destined to + fiil: gerçekleşmesi kesin görünen bir sonuç
Be destined to + fiilin yalın hâli, daha sonra gerçekleşen bir olayı kaderin ya da koşulların belirlemiş gibi göründüğü bir sonuç olarak sunar. Buradaki are destined to spend, tarih ilerledikçe bu organizmaların uzun bir süre yalnız kalacağını anlatır. Bu ifade, olaylara sonradan bakıldığında her şeyin böyle sonuçlanmak zorundaymış gibi görünmesini sağlar. Doğaüstü bir kadere gerçekten inanıldığını göstermez. Organizmaların planını veya seçimini değil, geleceğe dair güçlü bir gidişatı anlatır.
Alıştırma
Cümleyi be destined to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Looking back, that simple invention ____ transform daily life.
Cevabı göster
was destined to
quite some time: oldukça uzun bir süre
Quite some time, oldukça uzun bir süre anlamına gelen kalıplaşmış bir süre ifadesidir. Bu cümlede yalnız geçirilen dönemin kısa olmadığını vurgular. İfadenin tamamı zaman bildiren bir ad öbeği gibi kullanılır: spend quite some time, take quite some time veya for quite some time. Buradaki some az miktar anlamına gelmez; quite, sürenin tamamını güçlendirir.
Alıştırma
Hangi cümle toplantının oldukça uzun sürdüğünü açıkça vurgular?
- The meeting happened several times.
- The meeting lasted quite some time.
- The meeting lasted some time.
Cevabı göster
The meeting lasted quite some time.
At 1:00 p.m. a simple cell engulfs another,
0:24Saat 13.00'te basit bir hücre başka bir hücreyi yutar;
and the first eukaryotic cells or cells with internal organs. Anlatım akışı
0:28ve ilk ökaryotik hücreler, yani iç organellere sahip hücreler oluşur.
creating a symbiotic relationship: sonuç bildiren bir -ing yan tümcesi
Virgülle ayrılan creating a symbiotic relationship ifadesi, çekimsiz bir -ing yan tümcesidir. Yeni ve bağımsız bir cümle başlatmaz; a simple cell engulfs another bölümünde anlatılan olaya bağlanır. Burada -ing yan tümcesi, önceki olayın tamamının sonucu olarak yorumlanır: Bir hücre başka bir hücreyi içine alır. Simbiyotik ilişkiyi bu olayın sonucu olarak sunar. main clause, + -ing clause kalıbı, bir eylem ile sonucunu aynı cümlede kısa ve bağlantılı biçimde ifade edebilir.
Alıştırma
Hangi cümle, önceki olayın sonucunu virgül + -ing yan tümcesiyle sunuyor?
- The storm knocked down a power line, leaving the neighborhood in darkness.
- The storm knocked down a power line because the neighborhood was in darkness.
- The neighborhood was in darkness before the storm knocked down a power line.
Cevabı göster
The storm knocked down a power line, leaving the neighborhood in darkness.
Sade dille yeniden anlatım yapan or: eukaryotic cells or cells with internal organs
Bu cümlede or iki alternatif sunmaz. cells with internal organs ifadesini, teknik terim olan eukaryotic cells için hemen verilen ve daha kolay anlaşılır bir yeniden anlatım olarak tanıtır. Bu terim + or + açıklama kalıbı, cümleyi kesmeden dinleyicilerin uzmanlık bilgilerini anlamasına yardımcı olur. İkinci ifade, mevcut ders bağlamına yönelik basitleştirilmiş bir açıklamadır; eksiksiz bir bilimsel tanım değildir.
Alıştırma
"The device uses photovoltaic cells, or cells that turn light into electricity," cümlesinde or ne görev yapıyor?
- İki farklı hücre türü arasında seçim sunar.
- photovoltaic cells için sade dille bir açıklama sunar.
- Konuşanın hangi hücrelerin kullanıldığından emin olmadığını gösterir.
Cevabı göster
photovoltaic cells için sade dille bir açıklama sunar.
At 6:30 p.m. these cells begin to form colonies
0:32Saat 18.30'da bu hücreler koloniler oluşturmaya başlar
and thus the first multicellular life develops. Anlatım akışı
0:35ve böylece ilk çok hücreli yaşam gelişir.
Sonuç bildiren and thus
Burada and thus iki yan cümleyi birbirine bağlar ve ikinci olayı birinci olayın sonucu olarak sunar: Hücreler koloniler oluşturur ve bunun sonucunda çok hücreli yaşam gelişir. Thus yalnızca “sonra” değil, “bunun sonucunda” anlamına gelir. Bu bağlayıcı, dinleyenin nedenden sonuca giden adımı izlemesine yardımcı olur. And yeni yan cümleyi öncekine bağlarken thus onun mantıksal görevini belirtir.
Alıştırma
Sonuç bildiren, dersteki iki sözcüklü resmî bağlayıcıyla cümleyi tamamlayın: The temperature fell below freezing, ____ the pond began to freeze.
Cevabı göster
and thus
But it isn't until 8:30 p.m. that sea plants appear Dilbilgisi
0:38Ancak deniz bitkileri saat 20.30'a kadar ortaya çıkmaz
Geç gerçekleşen bir olay için It isn't until X that Y
It isn't until X that Y yapısı, Y'nin X'ten önce gerçekleşmediğini; X anında ya da X'e ulaşıldığında gerçekleştiğini anlatır. Bu cümlede deniz bitkileri gerçekten ortaya çıkar, ancak saat 20.30'dan önce değil. Baştaki olumsuzluk, bekleme süresini veya geç ulaşılan noktayı vurgular. Zamanı ya da koşulu until bölümüne, olayı ise that yan cümlesine yerleştirin.
Alıştırma
Eksik sözcükleri yazarak vurgu yapısını tamamlayın: ____ midnight ____ the last train arrives.
Cevabı göster
It isn't until · that
erupt in an explosion of inventiveness: yaratıcılık patlamasıyla ortaya çıkmak
Burada erupt ve explosion, ani ve çarpıcı bir artışı anlatan genişletilmiş bir metafor oluşturur. Hayvan yaşamı gerçekten yarılıp patlamaz; evrim tarihinin görece kısa bir bölümünde birçok yeni tür ve vücut biçimi ortaya çıkar. Inventiveness, evrimin sonuçlarını kişileştirir. Hayvanların bilinçli olarak icat yapmasını değil, biyolojik biçimlerdeki dikkat çekici yeniliği ve çeşitliliği ifade eder.
Alıştırma
Bu cümlede “erupt in an explosion of inventiveness” ne anlama geliyor?
- Hayvan yaşamı aniden çeşitlenerek birçok yeni biçime ayrıldı.
- İlk hayvanları yanardağlar yarattı.
- Hayvanlar fiziksel bir patlamadan sonra bilinçli olarak aletler icat etti.
Cevabı göster
Hayvan yaşamı aniden çeşitlenerek birçok yeni biçime ayrıldı.
Incredible diversification begins to take place. Kalıp ifadeler
0:49İnanılmaz bir çeşitlenme başlar.
take place: gerçekleşmek veya meydana gelmek
Take place, gerçekleşmek veya meydana gelmek anlamına gelen sabit ve geçişsiz bir ifadedir. Gerçekleşen olay ya da süreç cümlenin öznesidir; bu nedenle diversification takes place, çeşitlenmenin gerçekleşmesi demektir. begins to take place ifadesinde begins, sürecin başlangıcını belirtir. Take ve place burada olağan ayrı anlamlarını korumaz; place de bir konumu anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi “gerçekleşmek” anlamındaki sabit ifadeyle tamamlayın: The final interview will ____ at the company's main office tomorrow.
Cevabı göster
take place
Zaman çizelgesindeki sonraki ögeyi gösteren “followed by”
Bu cümlede followed by, zaman çizelgesindeki bir sonraki unsuru tanıtır. Önce kara bitkileri, daha sonra kara memelileri ortaya çıkar. Burada anlatılan şey zamansal sıradır; memelilerin fiziksel olarak bitkilerin arkasından yürümesi değildir. Bu ifade, kısaltılmış bir edilgen bağlantıdır. Tam yapı “plants appear on land and are followed by land mammals” biçiminde düşünülebilir. Bir cümlecik ya da liste ögesinden sonra “followed by + isim öbeği” kullanmak, anlatımı özlü biçimde sıradaki şeye taşır.
Alıştırma
Fabrika turunun sırada geldiğini belirten iki sözcüklü İngilizce bağlayıcıyla zaman çizelgesini tamamlayın: “The briefing ended, ____ a tour of the factory.”
Cevabı göster
followed by
By 10:24 the Earth is covered in Carboniferous forests Notlar
0:57Saat 22.24'e gelindiğinde Dünya, Karbonifer ormanlarıyla kaplanır
Kesin başlangıç zamanı değil, son nokta bildiren “By 10:24”
By 10:24, 10.24'ü bir son nokta olarak belirler. Cümle, sıkıştırılmış zaman çizelgesinde bu noktaya gelindiğinde Dünya'nın zaten Karbonifer ormanlarıyla kaplı olduğunu söyler; bu örtü daha önce gelişmeye başlamış olabilir. Bir sonucun, durumun ya da miktarın bir referans zamanından en geç o zamana kadar gerçekleştiğini anlatırken “by + zaman” kullanılır. Bu yapı, değişimin tam o anda başladığı ya da gerçekleştiği anlamına gelmez.
Alıştırma
“By 10:24, the Earth is covered in forests” cümlesinde “By 10:24” bize ne anlatır?
- Durum tam olarak 10.24'te başlar.
- Bu son noktaya gelindiğinde durum zaten geçerlidir ve daha önce başlamış olabilir.
- Durum yalnızca 10.24'e kadar devam eder.
Cevabı göster
Bu son noktaya gelindiğinde durum zaten geçerlidir ve daha önce başlamış olabilir.
Carboniferous forests: bir jeolojik dönemin ormanları
Carboniferous forests, insanların ortaya çıkmasından çok önceki bir jeolojik dönem olan Karbonifer Dönemi'nde yaygın olarak bulunan ormanlardır. Burada Carboniferous dönemin adıdır; yalnızca “karbon içeren” anlamına gelmez. Bu ormanların çoğu bataklıktı ve gömülü bitki kalıntıları büyük kömür yataklarının oluşmasına katkıda bulundu. Dönemin adını tanımak, bilimsel metinlerdeki zaman çizelgelerini takip etmeyi kolaylaştırır.
Alıştırma
Bilimsel bir yazıda Carboniferous forests ne anlama gelir?
- Karbonifer Dönemi'nde var olan ormanlar
- Çok miktarda karbon içeren modern ormanlar
- Kömürden oluşan ormanlar
Cevabı göster
Karbonifer Dönemi'nde var olan ormanlar
Many reptiles dominate the land with less than an hour left,
1:03Bir saatten az zaman kala birçok sürüngen karaya hükmeder,
but a mass extinction event allows dinosaurs to storm the scene Notlar
1:06ancak kitlesel bir yok oluş, dinozorların sahneye hızla çıkmasına olanak tanır
allows dinosaurs to storm içinde allow + nesne + to + fiil
allows dinosaurs to storm ifadesinde allows fiilini dinosaurs nesnesi ve ardından to'lu mastar to storm izler: allow + nesne + to + fiil. Sonraki eylemi yapan, nesnedir. Burada allows, birinin izin vermesi anlamına gelmez. Bir olayın başka bir sonuç için fırsat veya gerekli koşulları oluşturduğunu anlatır. Storm the scene, aniden ortaya çıkıp kısa sürede önemli veya baskın hâle gelmeyi canlı biçimde anlatan bir ifadedir.
Alıştırma
Bir koşulun eylemi mümkün kıldığını göstermek için allow + object + to + verb yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The clear path makes hikers to reach the lake safely.
- The clear path allows hikers reach the lake safely.
- The clear path allows hikers to reach the lake safely.
Cevabı göster
The clear path allows hikers to reach the lake safely.
Canlı bir mecaz olarak storm the scene
Burada storm, güçlü bir hareket fiili olarak mecazi biçimde kullanılır: Dinozorlar hava olayına ait bir fırtına yaratmaz; ekolojik alana hızlı ve güçlü biçimde girer. The scene, sıkıştırılmış tarihin o noktasında yaşamın etkin sahnesini veya ön planını anlatır. Bu ifade, dinozorların yükselişini aniden ve dramatik biçimde gerçekleşmiş gibi gösterir; sanki anlatının ilgi odağını ele geçirirler. Bu, öğrencilerin kelimesi kelimesine tekrar etmesi gereken kalıplaşmış bir deyim değil, yaratıcı bir birleşimdir.
Alıştırma
Örnekte storm the scene ne anlama gelir?
- Gerçek bir fırtına dinozorları oradan ayrılmaya zorlar.
- Dinozorlar hızla yükselir ve baskın ilgi odağı olur.
- Dinozorlar dünya çapında hızla popülerlik kazanır.
Cevabı göster
Dinozorlar hızla yükselir ve baskın ilgi odağı olur.
remain until X, when Y zaman yapısı
Remain until X, bir durumun X ile belirtilen zamana kadar sürdüğünü anlatır. Burada dinozorlar, sıkıştırılmış zaman çizelgesinde gece 11.41’e kadar varlıklarını sürdürür. Ardından gelen virgül ve when Y, bu bitiş noktasında ne olduğunu belirtir: Gece 11.41’de aniden yok olurlar. Bu nedenle when yan cümlesi until ile sunulan bitiş noktasına bağlıdır ve bu kısa yapı hem sürenin uzunluğunu hem de durumu sona erdiren olayı ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi remain until X, when Y kalıbıyla tamamlayın: The library will remain open ____ 8:00 p.m., ____ the doors will lock automatically.
Cevabı göster
until · when
And so begins ...: dramatik anlatı devrikliği
And so, yeni ifadeyi az önce olanlara bağlar: önceki baskın dönem sona erdiği için şimdi bir sonraki dönem başlar. Hem sonuç bildirir hem de anlatıda geçiş sağlar. Normal sözcük dizilişi the age of mammals begins olurdu. begins fiilini özneden önce kullanmak, belirgin bir fiil-özne devrikliği oluşturur. Böylece yeni çağın adı geciktirilip vurgulanır ve geçiş kısa ama dramatik duyulur.
Alıştırma
"And so begins the age of mammals" cümlesinde begins fiilinin dil bilgisel öznesi hangi ifadedir?
- so
- the age of mammals
- And
Cevabı göster
the age of mammals
In the last few minutes apes split from the Old World monkeys Kültür
1:16Son birkaç dakika içinde insansı maymunlar Eski Dünya maymunlarından ayrılır
Old World monkeys: coğrafi bir zooloji etiketi
Old World monkeys, Afrika ve Asya'ya özgü bir maymun grubunun standart zoolojik adıdır. Old World bu bölgeler için kullanılan coğrafi bir etikettir; hayvanların yaşlı olduğu anlamına gelmez. apes split from the Old World monkeys gibi evrimsel ifadelerde split from, dallanma tarihini kısaca anlatır: insansı maymunlar ile Eski Dünya maymunları ortak bir ata popülasyonuna dayanır. Bu, günümüzdeki Eski Dünya maymunlarının doğrudan insansı maymunlara dönüştüğü anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir zooloji metninde Old World monkeys ne anlama gelir?
- Afrika ve Asya ile bağlantılı, tanınmış bir maymun grubu
- Antik dünyada yaşamış bütün primatlar
- Özellikle yaşlı olan maymunlar
Cevabı göster
Afrika ve Asya ile bağlantılı, tanınmış bir maymun grubu
and with only 1 minute and 17 seconds left before midnight Dilbilgisi
1:20ve gece yarısına yalnızca 1 dakika 17 saniye kala
with only ... left before ...: kalan zamanı belirtmek
With, ana cümle olan humans emerge için arka plan oluşturan bir zaman durumu ekler. with + süre + left before + bitiş noktası kalıbı, o noktaya kadar ne kadar zaman kaldığını belirtir. Bu cümledeki sıkıştırılmış zaman çizelgesinde bitiş noktası midnight sözcüğüdür. Only, kalan zamanın çok az olduğunu vurgular ve aciliyet hissi yaratır. Buradaki left, “kalan” anlamındadır; “ayrıldı” ya da “sol” anlamına gelmez.
Alıştırma
Saat 5:50 ve müze 6:00’da kapanıyor. Cümleyi only, ten minutes ve left kullanarak tamamlayın: With ____ before the museum closes, we need to hurry.
Cevabı göster
only ten minutes left
All of the recorded human history fits within a few seconds. Kalıp ifadeler
1:24Kayıtlı insanlık tarihinin tamamı birkaç saniyeye sığar.
fit within: bir sınırın içinde kalmak
Fit within, “bir sınırı aşmadan onun içinde kalmak” anlamına gelir. Bu sınır zaman, alan, uzunluk, kapasite veya başka bir kısıtlama olabilir; fit yalnızca fiziksel boyutla ilgili değildir. Bu cümlede kayıtlı insanlık tarihinin tamamı, zaman çizelgesindeki yalnızca birkaç saniyelik bir aralığa sıkıştırılır. Within dış sınırı belirtir; daha sonraki bir zamanı belirtmez.
Alıştırma
Bu derste geçen ve “bir sınırın içinde kalmak” anlamına gelen ifadeyle cümleyi tamamlayın: The presentation is short enough to ____ the two-minute limit.
Cevabı göster
fit within
All a culmination of 3.8 billion years of life. Kalıp ifadeler
1:30Tüm bunlar, 3,8 milyar yıllık yaşamın doruk noktasıdır.
a culmination of: uzun bir sürecin sonucu
Bu cümlede a culmination of, söz konusu şeyi son derece uzun bir sürecin birleşerek ortaya çıkardığı bir sonuç olarak sunar. Culmination bir bitiş noktasını, en önemli sonucu veya zirveyi çağrıştırır; bu nedenle yalnızca result demekten daha güçlü ve daha retoriktir. Bu söz, bağ fiilinin düşürüldüğü sıkıştırılmış bir özet parçasıdır; “It is all a culmination of 3.8 billion years of life.” denmiş gibi anlaşılabilir. Uzun tarihi bugüne götüren arka plan olarak düzenler; evrimin belirli bir son noktaya ulaşmasının önceden belirlenmiş olduğunu bilimsel olarak iddia etmez.
Alıştırma
Hangi ifade, sergiyi yıllar süren çalışmanın nihai sonucu olarak anlatır? The exhibition is _____ years of research and community collaboration.
- the beginning of
- unrelated to
- a culmination of
Cevabı göster
a culmination of
This ASAP Science video was made possible by the support of audible.com. Kalıp ifadeler
1:35Bu ASAP Science videosu, audible.com'un desteği sayesinde hazırlandı.
made possible by: sonucu mümkün kılan desteğe pay vermek
Be made possible by, “bir şey tarafından mümkün kılınmak” veya “bir şeyin sağladığı yardım, finansman ya da koşullar sayesinde gerçekleşmek” anlamına gelen kalıplaşmış bir edilgen yapıdır. Burada özne tamamlanmış videodur ve by, desteğin kaynağı olan audible.com'u tanıtır. Bu ifade destek verene pay verir, ancak destekçinin videoyu doğrudan oluşturduğunu söylemez.
Alıştırma
Teşekkür cümlesini “bir şey sayesinde mümkün kılınmak” anlamındaki kalıpla tamamlayın: The neighborhood festival was ____ donations from local businesses.
Cevabı göster
made possible by
With their help, we're able to continue making fun science videos
1:39Onların yardımıyla eğlenceli bilim videoları hazırlamaya devam edebiliyoruz
and they want to give you a free audiobook.
1:42ve size ücretsiz bir sesli kitap vermek istiyorlar.
Audible is the internet's leading provider of audiobooks
1:44Audible, internetin önde gelen sesli kitap sağlayıcısıdır
including fiction, non-fiction, and periodicals.
1:51bunlara kurgu, kurgu dışı eserler ve süreli yayınlar da dahildir.
Just go to audible.com/asap to get a free audiobook of your choice. Kalıp ifadeler
1:54Seçtiğiniz bir sesli kitabı ücretsiz almak için audible.com/asap adresine gitmeniz yeterli.
İsimden sonra of your choice
an audiobook of your choice ifadesinde of your choice, audiobook sözcüğünden sonra gelir ve onu özgürce seçebileceğiniz anlamına gelir. Seçimi yapan sizsiniz; dolayısıyla teklif, başka birinin sizin için seçtiği tek bir kitapla sınırlı değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp isim + of + iyelik belirleyicisi + choice şeklindedir; a song of her choice veya a topic of their choice örneklerinde olduğu gibi. Bu kalıp, öğeyi kimin seçebileceğini kısa ve net biçimde gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “sizin seçtiğiniz” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: You may borrow one book ____.
Cevabı göster
of your choice
Today's episode was inspired by the book A Short History of Nearly Everything, Kalıp ifadeler
1:59Bugünkü bölüm, Hemen Her Şeyin Kısa Tarihi adlı kitaptan esinlendi;
was inspired by: fikir kaynağını belirtmek
Bu cümlede was inspired by, kitabın bölüme fikir verdiğini veya bölümün yaklaşımını etkilediğini anlatır. Yaratıcı ya da düşünsel etkinin kaynağını belirtir; bölümün kitabı yeniden ürettiğini iddia etmez. Yapı özne + be + inspired by + kaynak şeklindedir. Be, zaman ve özne uyumuna göre değişir: is inspired by, was inspired by veya were inspired by.
Alıştırma
Cümleyi, bir kaynaktan fikir veya etki almayı anlatan ifadeyle tamamlayın: The stage design ____ the shapes of seashells.
Cevabı göster
was inspired by
in which Bill Bryson explores the neatest bits of science. Notlar
2:03Bill Bryson bu kitapta bilimin en ilginç yanlarını inceliyor.
in which: bir kitabı sınırlayıcı olmayan ilgi cümleciğine bağlamak
Burada in which, kitap hakkında ek bilgi veren sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciğini başlatır. Which kitabı işaret eder; in ise bir içerik taşıyıcısı olan kitapla Bill Bryson'ın incelemesi arasındaki ilişkiyi ifade eder: bu konuları kitabın içinde inceler. Virgül, cümleciğin hangi kitaptan söz edildiğini belirlemek yerine ek bilgi sunduğunu gösterir. Edat + which kalıbı, edat gerekli ilişkiyi ifade ettiğinde daha önce anılan bir şeyi, yeri, ortamı veya durumu ek bir açıklamaya bağlayabilir.
Alıştırma
Cümleyi resmî edat + ilgi zamiri yapısıyla tamamlayın: She published a report ____ the results are explained in detail.
Cevabı göster
in which
the neatest bits of science: gayriresmî coşku
Bu ifadede neatest, neat sözcüğünün “en ilginç, etkileyici veya keyifli” anlamındaki gayriresmî kullanımının en üstünlük derecesidir; “en düzenli” anlamına gelmez. Bits ise fiziksel parçacıkları değil, seçilmiş kısımları veya örnekleri ifade eder. Sözcükler birlikte, özellikle ilgi çekici bilim konularından oluşan bir seçkiyi sıcak ve heyecanlı bir biçimde sunar. Hem neatest hem de bits kesin bir sıralama yapmak yerine hafif ve konuşma diline yakın bir ton oluşturur.
Alıştırma
Bu cümlede the neatest bits of science ne anlama gelir?
- En dikkatli biçimde düzenlenmiş bilimsel ekipman parçaları
- Bilimde kullanılan en küçük fiziksel parçacıklar
- Bilimin en ilginç veya etkileyici kısımları
Cevabı göster
Bilimin en ilginç veya etkileyici kısımları
Again, just head over to audible.com/asap to download it for free Öbek fiiller
2:08Tekrar söyleyelim: audible.com/asap adresine gidip bu kitabı ücretsiz indirin
head over to: günlük dilde bir yönlendirme veya davet
Bu cümlede head over to, “gitmek” veya “yönelmek” anlamına gelir. Head burada vücuttaki baş değil, hareket bildiren bir fiildir; over ise gerçekten bir şeyin üzerinden geçmeyi gerektirmez. Hedef, fiziksel bir yer olabileceği gibi dijital bir yer de olabilir. Head over to audible.com/asap, bir internet sitesini ziyaret etmeyi bir yere gitmek gibi anlatır ve eylem çağrısına rahat, konuşma diline özgü bir ton verir.
Alıştırma
“Gitmek” anlamındaki, bu derste öğrenilen üç sözcüklü ifadeyle günlük dildeki yönlendirmeyi tamamlayın: When you arrive, ____ the reception desk and ask for Mia.
Cevabı göster
head over to
And subscribe for more weekly science videos.
2:14Her hafta daha fazla bilim videosu için abone olun.