Bayan Tavşan'ın İzin Günü 💤 | Peppa Pig Resmi Klip: İngilizce çalışma notları
Peppa Pig - Official Channel
Video özeti: Bayan Tavşan hastalanınca diğer karakterler süpermarket kasası, dondurma tezgâhı ve otobüs gibi yerlerdeki birçok işini üstlenir. Yaşadıkları zorluklar ve yaptıkları hatalar bu görevlerin ne kadar zahmetli olduğunu gösterirken Bayan Tavşan da ailesine bakmanın kolay olmadığını fark eder. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Have you ever worked — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Present perfect ile ever birlikteliğinin, bir kişinin şimdiye kadarki herhangi bir zamanda belirli bir deneyim yaşayıp yaşamadığını nasıl sorduğunu anlayın. Bu doğal kalıbı iş geçmişi, eğitim veya yabancı olunan görevler hakkında konuşurken kullanabilir ve onu yalnızca simple past ile kurulmuş bir soru gibi yorumlamaktan kaçınabilirsiniz. 2. Driving a bus is / Selling ice cream is / Running a supermarket checkout is — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Cümlede özne görevi gören ulaç gruplarını tanıyın ve bir etkinliği bütünüyle değerlendirmek için etkinlik + is quite hard yapısını kullanın. Paralel tekrar sayesinde farklı deneyimleri karşılaştırabilir ve sözlü bir anlatının sonucunu kısa, anlaşılır biçimde özetleyebilirsiniz. 3. You will be back to work tomorrow, won't you? — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Olumlu bir ifadenin ardından gelen olumsuz won't you? soru eklentisinin varsayımı nasıl onay isteğine dönüştürdüğünü anlayın. Bu yapıyla beklentinizi belirtip karşı tarafı onaylamaya davet edebilir; bağlam ve tonlamanın beklentiyi oldukça kararlı gösterebileceğini de ayırt edebilirsiniz.
Bu derste
Have you ever worked: bugüne kadarki deneyimi sormak
Have you ever worked, Have + özne + ever + geçmiş zaman ortacı biçimindeki present perfect soru yapısını kullanır. Kişinin şu ana kadarki herhangi bir zamanda bu deneyimi yaşayıp yaşamadığını sorar; worked, work fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Soru, deneyimin ne zaman yaşandığına değil, böyle bir deneyimin olup olmadığına odaklanır. Burada ever şu ana kadar herhangi bir zamanda anlamına gelir; before ise önceki deneyim fikrini pekiştirir.
Alıştırma
Deneyim sorusunu ever ve use fiilinin present perfect biçimiyle tamamlayın: ____ this kind of cash register before?
Cevabı göster
Have you ever used
worked a checkout: kasayı kullanmak veya kasada görev yapmak
worked a checkout ifadesinde work geçişli bir fiildir ve nesnesi a checkout'tur. Burada a checkout, müşterilerin ödeme yaptığı ve bir çalışanın görev yaptığı mağaza kasasıdır. Bu nedenle ifade, kasayı kullanmak veya o kasada görev yapmak anlamına gelir. work fiilinin bu kullanımı, görev noktasını veya ekipmanı kişinin işi gereği kullandığı bir nesne olarak gösterir. Kişinin kendi alışverişinin ödemesini tamamladığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümleyi okuyun: Sam worked a checkout during the lunch rush. Sam ne yaptı?
- Sam çevrim içi bir ödeme sayfasını onardı.
- Sam kendi alışverişinin ödemesini yapıp ayrıldı.
- Sam bir kasayı kullandı ve kasada görev yaptı.
Cevabı göster
Sam bir kasayı kullandı ve kasada görev yaptı.
I've got: şu an sahip olmayı ifade etme
I've got, I have got ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Burada have got şu an sahip olmayı anlatır; dolayısıyla I've got a voucher, konuşanın şu anda bir kuponu olduğu anlamına gelir. Bu cümlede got, bir şeyi geçmişte alma eylemini anlatmaz. Have got yapısını, şimdiki zamanda kullanılan ve yaklaşık olarak have ile aynı anlama gelen tek bir bütün olarak düşünün.
Alıştırma
Cümleyi, I have anlamına gelen kısaltılmış have got biçimiyle tamamlayın: ____ a voucher.
Cevabı göster
I've got
Do you take ...?: bir ödeme biçiminin kabul edilip edilmediğini sorma
Burada Do you take, bir işletmenin belirli bir ödeme yöntemini veya kuponu kabul edip etmediğini sorar. Book tokens, kitap satın almak için kullanılan çeklerdir; bu nedenle soru, “Kitap çeklerini ödeme olarak kabul ediyor musunuz?” anlamına gelir. Bir mağaza, restoran veya hizmet sağlayıcıyla konuşurken take + ödeme yöntemi, para birimi veya kupon, onu ödeme olarak kabul etmek anlamına gelebilir. You, bir şeyi fiziksel olarak alıp götüren tek bir kişiyi değil, işletmeyi veya çalışanlarını ifade eder.
Alıştırma
Bir kafenin nakit kabul edip etmediğini sormak istiyorsunuz. Hangi soru doğaldır?
- Do you catch cash?
- Do you carry cash?
- Do you take cash?
Cevabı göster
Do you take cash?
book tokens: Britanya'da kullanılan kitap hediye çekleri
Buradaki book tokens, belirli bir değere sahip olan ve kitaplarla değiştirilebilen hediye çekleri veya kartlarıdır. Müşteri, kasanın bunları ödeme aracı olarak kabul edip etmediğini soruyor. Bu, Britanya'da perakende alışveriş ve hediye verme bağlamında kullanılan bir terimdir. Buradaki token, bozdurulabilir bir çek anlamına gelir; sembol veya dijital güvenlik belirteci değildir.
Alıştırma
Kasada sorulan bu soruda book tokens nedir?
- Bir internet sitesine girişte kullanılan kodlar
- Kitapların içine basılmış semboller
- Kitap almak için kullanılabilen hediye çekleri
Cevabı göster
Kitap almak için kullanılabilen hediye çekleri
Can I pay with a card?: ödeme yöntemini sormak
Can I pay with a card? kartla ödemenin kabul edilip edilmediğini kibar ve tarafsız bir biçimde sormanın yoludur. Burada can, konuşanın fiziksel yeteneğini değil, izin verilip verilmediğini veya işletmenin sunduğu ödeme yöntemlerini sorar. Can I pay with + ödeme yöntemi? kalıbı cash, my phone veya a gift card ile de kullanılabilir. With, ödemede kullanılan yöntemi veya aracı tanıtır.
Alıştırma
Hangi soru kartla ödemenin kabul edilip edilmediğini doğal biçimde sorar?
- Can I pay with a card?
- Can I pay for a card?
- Can I pay a card?
Cevabı göster
Can I pay with a card?
Suzy Sheep is dressed up in her nurse's costume. Öbek fiiller
0:12Suzy Sheep hemşire kostümü giymiş.
be dressed up in + giysi
be dressed up in + giysi yapısı, birinin genellikle oyun, parti, festival veya gösteri için özel kıyafetler giydiğini anlatır. Bu cümlede nurse's costume, Suzy’nin hemşire rolü yaptığını gösterir; hemşireliğin onun mesleği olduğu anlamına gelmez. Burada dressed, onun içinde bulunduğu giyinmiş durumu anlatır. Up, bilinçli veya özel biçimde giyinme anlamı katar; in ise giyilen kıyafeti ya da kostümü tanıtır.
Alıştırma
be dressed up in yapısını doğru biçime getirerek boşluğu doldurun: At the party, Maya ____ a dragon costume.
Cevabı göster
is dressed up in
only a pretend nurse: pretend + isim
pretend nurse ifadesinde pretend, isimden önce gelir ve onu “hayali” ya da “bir oyunun parçası olarak canlandırılan” anlamında niteler. Konuşan kişi hemşire rolünü üstlenmektedir; eğitimli bir hemşire olduğunu iddia etmemektedir. Only, rolün önemini azaltarak dinleyeni rahatlatır: “Sadece oyun oynuyorum.” Bu hayali oyun bağlamında pretend, aldatıcı değil, hafif ve eğlenceli bir ifadedir.
Alıştırma
Çocuklar hastanecilik oynuyor. Hangi ifade doğal biçimde “oyundaki doktor, gerçek doktor değil” anlamına gelir?
- a trained doctor
- a fake doctor
- a pretend doctor
Cevabı göster
a pretend doctor
Stick your tongue out: dili dışarı çıkarmak
Stick your tongue out, “dilini ağzının dışına çıkana kadar ileri uzat” anlamına gelen bir yönergedir. Yeniden kullanılabilen yapı stick + iyelik belirleyicisi + vücut bölümü + out şeklindedir. Burada stick, “yapıştırmak” değil, “uzatmak veya dışarı çıkarmak” anlamındadır. Out, hareketin dışarı yönünü ve sonucunu belirttiği için gereklidir.
Alıştırma
“Dili ağzın dışına çıkarmak” anlamındaki yönergeyi tamamlayın: Stick your tongue ____.
Cevabı göster
out
Who's speaking, please? ile arayan kişinin kimliğini sormak
Telefonda Who's speaking, please?, karşıdaki kişiden kendisini nazikçe tanıtmasını ister. Konuşmadaki anlamı Who is this? şeklindedir; o anda hangi kişinin konuştuğunu kelimesi kelimesine soran bir soru değildir. Who's, who is ifadesinin kısaltılmış biçimidir ve please soruyu yumuşatır. Birlikte, telefon görüşmelerinde kullanılan kalıplaşmış bir soru oluştururlar.
Alıştırma
Telefonu açıyorsunuz ancak arayan kişiyi tanımıyorsunuz. Hangi soru en nazik ve doğal seçenektir?
- Who are you?
- What are you speaking?
- Who's speaking, please?
Cevabı göster
Who's speaking, please?
Good, because this job is going to take me all day. Notlar
0:34Güzel, çünkü bu iş bütün günümü alacak.
because ...: önce tepkiyi, sonra nedeni söylemek
because ile başlayan yan cümle, önceki Good tepkisinin nedenini açıklar. Konuşan kişi önce tepkisini verir, ardından işin bütün günü gerektireceği nedenini ekler. Bu, ayrı ve ilgisiz bir bilgi değildir. Konuşmada kısa bir tepki veya sonuç, because + neden yapısından önce gelebilir. Bu sıralama, dinleyenin önce ana tepkiyi duymasını, sonra da onu destekleyen nedeni anlamasını sağlar.
Alıştırma
“Good, because this job is going to take me all day.” cümlesinde because yan cümlesi ne yapar?
- Konuşan kişinin neden “Good” dediğini açıklar.
- “Good” kelimesini düzeltir.
- Tamamen ilgisiz yeni bir konu başlatır.
Cevabı göster
Konuşan kişinin neden “Good” dediğini açıklar.
take me all day: bir şeyin ne kadar zaman gerektirdiğini anlatmak
Burada is going to take me all day, işin konuşan kişinin bütün gününü gerektireceği anlamına gelir. Zaman süresi kalıbı şey veya etkinlik + take + kişi + süre şeklindedir: This task takes me an hour. Bu kalıpta take, “zaman gerektirmek veya kullanmak” anlamındadır; “götürmek ya da taşımak” anlamında değildir. is going to, bu uzun süreyi gelecekte beklenen bir sonuç olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi take fiilini zaman gerektirme anlamında kullanarak tamamlayın: This repair will ____ me all morning.
Cevabı göster
take
What about ...? ile unutulan bir konuyu gündeme getirmek
What about + isim? henüz düşünülmemiş bağlantılı bir kişiyi veya konuyu gündeme getirir. Bu cümlede Bayan Tavşan'ın diğer işlerinin nasıl halledileceği soruluyor; ifade kelimesi kelimesine ne hakkında anlamına gelmiyor. Bu kalıp, konuşmayı gözden kaçan bir konuya yöneltebilir. Bunun ne olacağı mı yoksa bunun da düşünülüp düşünülmediği mi soruluyor, bağlamdan anlaşılır.
Alıştırma
Yemekleri konuştunuz ama içecekleri kimse planlamadı. Unutulan konuyu hangi soru doğal biçimde gündeme getirir?
- What about the drinks?
- Where are the drinks?
- What are the drinks?
Cevabı göster
What about the drinks?
ice cream stall: dondurma satan küçük bir tezgâh
ice cream stall ifadesinde temel isim stall'dır ve ürünlerin satıldığı küçük bir yer veya tezgâh anlamına gelir. Ice cream, bu tezgahta ne satıldığını belirtir. Stalls pazar, fuar ve açık hava etkinliklerinde yaygındır; çoğunlukla dükkânlardan daha küçük veya daha az kalıcıdır. Buradaki stall satış yeri anlamındaki isimdir; bir hayvan bölmesini veya durmak ya da geciktirmek anlamındaki fiili ifade etmez.
Alıştırma
Bu cümlede ice cream stall ne anlama gelir?
- bir at için kapalı bir bölme
- dondurma satılan küçük bir yer
- dondurma servisinde gecikme
Cevabı göster
dondurma satılan küçük bir yer
was on the way to ... when I thought ...: geçmişteki arka plandan yeni bir düşünceye
I was on the way to the gym bölümü, geçmişte sürmekte olan bir arka plan kurar: konuşan kişi spor salonuna doğru gitmektedir ve vardığını söylemez. When I thought ise bu yolculuk sırasında aklına gelen düşünceyi anlatır. Bu, hikâye anlatırken kullanışlı bir kalıptır: was/were + on the way to + yer + when + geçmiş zamandaki olay veya düşünce. Burada when yalnızca zamanı belirtmez; anlatıyı arka plandan yeni düşünceye taşır.
Alıştırma
on the way ... when anlatı kalıbını tamamlayın: I ____ the station ____ I remembered that my ticket was still at home.
Cevabı göster
was on the way to · when
You've got to: konuşmada güçlü zorunluluk
Burada You've got to, You have to anlamına gelir: dinleyicinin bugün dondurma satması gerekmektedir. Kalıp have/has got to + fiilin yalın hâlidir; bu nedenle sell yalın hâlde kalır. Bu kalıpta got, have got to yapısının bir parçasıdır; birinin bir şey elde ettiği veya bir yere vardığı anlamına gelmez. Aynı kalıp bir görev vermek ya da güçlü bir gereklilik belirtmek için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi have got to yapısının kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: Your shift starts in ten minutes. ____ leave now.
Cevabı göster
You've got to
I'm an expert at ...: uygulamalı bir etkinlikte uzmanlığı belirtmek
Be an expert at + etkinlik, bir etkinliği yapmakta çok becerikli olmak anlamına gelir. at sözcüğünden sonra çoğunlukla -ing biçimi veya bir etkinliği ya da beceriyi açıkça belirten bir isim gelir. I'm an expert at ice cream. cümlesindeki ice cream tek başına tam bir beceri belirtmez. Bağlam, dinleyicinin dondurmayla ilgili bir etkinliği zihninde tamamlamasını sağlar. Bu yüzden kısaltılmış ifade kesin bir meslek tanımından çok, övüngen ve komik duyulur.
Alıştırma
Vurgulanan yapıyla övgü cümlesini tamamlayın: Nina is ____ solving difficult puzzles.
Cevabı göster
an expert at
Can I have ...?: hizmet ortamında nazikçe istekte bulunmak
Can I have + isim öbeği? hizmet alınan bir durumda sipariş vermenin veya bir şey istemenin yaygın bir yoludur. Buradaki have, sahip olmak değil, almak veya servis edilmek anlamına gelir. Dil bilgisi bakımından izin sorusu gibi görünse de konuşmadaki görevi nazik bir istekte bulunmaktır. Genellikle doğrudan I want + ürün demekten daha yumuşak duyulur.
Alıştırma
Vurgulanan istek kalıbıyla kafe siparişini tamamlayın: ____ a cheese sandwich, please?
Cevabı göster
Can I have
With ..., please. ile siparişe ayrıntı eklemek
With pistachio and strawberry, please. sipariş verirken kullanılan doğal bir kısaltılmış istektir. Ana ürün ve fiil, daha önce belli oldukları için söylenmez; with ise ürünle birlikte istenen tatları veya ek malzemeleri belirtir. Aktarılabilir kalıp With + seçenek, please. biçimidir. Can I have ...? gibi tam bir isteği tekrarlamadan ek bir ayrıntı belirtmenizi sağlar.
Alıştırma
Zaten bir burger sipariş ettiniz. İsteği tamamlamak için With + seçenek kalıbını ve cheese ipucunu kullanın: ____, please.
Cevabı göster
With cheese
How about ... instead? ile alternatif önermek
How about + isim öbeği + instead? daha önceki bir seçeneğin veya planın yerine başka bir şey önerir. Bu, yalnızca bilgi istemek değil, öneride bulunmaktır. Burada ice cream soup, erimiş dondurmaya takılan eğlenceli bir addır. instead, bu yeni adın veya seçeneğin öncekini değiştirdiğini gösterir.
Alıştırma
Kafede kahve yok. Öneriyi tamamlamak için How about ... instead? kalıbını ve tea ipucunu kullanın: ____?
Cevabı göster
How about tea instead
breakdown service: araç arızalandığında yardım
Britanya İngilizcesinde breakdown service, bir araç çalışmayı bıraktığında yol kenarında yardım sağlayan hizmeti ifade eder. Burada breakdown, service sözcüğünün önünde kullanılan bir isimdir; dolayısıyla ifade bir araç yardım hizmeti türünü adlandırır. Bu ulaşım bağlamında duygusal çöküş yaşayanlara yönelik bir hizmet ya da bir şeyi analiz eden hizmet anlamına gelmez. breakdown service ifadesini tek bir bütün olarak anlayın.
Alıştırma
Bir ulaşım bağlamında breakdown service en doğal olarak ne anlama gelir?
- duygusal danışmanlık sağlayan hizmet
- bir araç çalışmayı bıraktığında yardım sağlayan hizmet
- bilgileri adım adım analiz eden hizmet
Cevabı göster
bir araç çalışmayı bıraktığında yardım sağlayan hizmet
All aboard: kalkıştan önce binme çağrısı
All aboard!, tren, tekne, otobüs veya benzer bir ulaşım aracı kalkmak üzereyken herkese binmesini söyleyen kalıplaşmış bir çağrıdır. Aboard yalnızca tekneler için kullanılmaz. Konuşan kişi bir sürücü ya da görevli gibi davranır. İfade, herkesin zaten araçta olduğunu belirten gerçek bir cümle değil, bir duyuru veya davettir.
Alıştırma
Tren kalkmadan önce görevlinin kullandığı kalıplaşmış İngilizce çağrıyı tamamlayın: ____!
Cevabı göster
All aboard
has broken down: bir aracın çalışmayı durdurması
Bu cümlede has broken down, arabanın çalışmayı durdurduğu anlamına gelir. Break down iki sözcüklü bir öbek fiildir; bir araç için kullanıldığında aracın parçalara ayrılmasını değil, mekanik bir arızayı anlatır. Has broken down, break down fiilinin present perfect biçimidir. Arızanın daha önce gerçekleştiğini ve sonucunun hâlâ önemli olduğunu gösterir: araba yoluna devam edemez.
Alıştırma
Cümleyi break down fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The bus has ____, so we cannot continue the trip.
Cevabı göster
broken down
Can you ..., please? ile nazik istekte bulunmak
Can you + fiilin yalın hâli ...? çoğu zaman birinden bir şey yapmasını istemek için kullanılır. Burada konuşan kişi kurtarılmayı istiyor; can esas olarak dinleyenin bunu yapabilecek yeteneğe sahip olup olmadığını sınamaz. Can sözcüğünden sonra fiilin yalın hâlini kullanın: Can you rescue ...? Sondaki please isteği daha nazik yapar ve yazıda önüne genellikle virgül konur.
Alıştırma
Nazik isteği Can ve please ile tamamlayın: ____ you close the window, ____?
Cevabı göster
Can · please
I'll be straight there: hemen oraya gitmek
Burada straight, doğrudan veya hiç gecikmeden anlamına gelir. Düz ya da eğri olmayan anlamındaki sıfat değil, zarf olarak kullanılmıştır. I'll be straight there. cümlesi, konuşanın bağlamdan anlaşılan yere hemen gideceğini belirtir. Bu, hemen harekete geçme sözüdür. Konuşan yalnızca nerede olacağını söylemez; şimdi geldiğini bildirerek dinleyeni de rahatlatır.
Alıştırma
Bir arkadaşınız acil yardım istemek için arıyor. Hangi yanıt, onun bulunduğu yere hemen gideceğinizi ifade eder?
- I'll be straight there.
- I'll go straight ahead.
- I'll be there later.
Cevabı göster
I'll be straight there.
We would like to apologize: resmî hizmet özrü
We would like to apologize, bir kurumun veya hizmet sağlayıcının kullandığı standart ve resmî bir özür başlangıcıdır. Burada would like to, özrü nazik ve resmî hâle getirir; yalnızca bir şeyi yapmak istemeye ilişkin gündelik bir ifade değildir. Üç noktayla gösterilen duraklama dil bilgisi yapısını değiştirmez. To hâlâ apologize ile bağlantılıdır ve would like to apologize yapısını oluşturur; ardından gelen for öbeği sorunu veya aksaklığı belirtir.
Alıştırma
Bu resmî hizmet duyurusunu dersteki özür başlangıcıyla tamamlayın: ____ for the delay.
Cevabı göster
We would like to apologize
apologize for any inconvenience: resmî bir hizmet özrü
Apologize for any inconvenience, bir hizmet sağlayıcının sıkıntı veya aksaklık için resmî biçimde özür dilemek amacıyla kullandığı standart bir ifadedir. Örnekte, durumun yolcunun seyahatini etkileyebileceği nazikçe kabul edilir. Özrün nedenini belirtmek için apologize for + isim veya -ing biçimi kullanılır. Any inconvenience, ortaya çıkabilecek sorunları tek tek saymadan hepsini kapsar.
Alıştırma
Resmî kalıbı doğru edatla tamamlayın: We apologize ____ any inconvenience this delay may cause.
Cevabı göster
for
Driving ... is / Selling ... is / Running ... is: özne olan -ing grupları
Driving a bus, Selling ice cream ve Running a supermarket checkout, etkinliklerin tamamını adlandıran -ing gruplarıdır. Her grup cümlenin başında özne olur ve cümlenin geri kalanı o etkinlik hakkında bir değerlendirme yapar. Buradaki -ing biçimleri eylemin şu anda gerçekleştiği anlamına gelmez. Her etkinlik tek bir fikir olarak ele alındığı için tekil is fiilini alır: Doing something is quite hard.
Alıştırma
drive a bus ifadesini özne görevindeki bir -ing grubuna dönüştürün: ____ is difficult.
Cevabı göster
Driving a bus
Can I get up?: kalkmak için izin istemek
Get up, yatma, dinlenme veya oturma pozisyonundan kalkmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Bu cümlede konuşanın dinlendiği yerden kalkmasını anlatır; get ve up birlikte tek bir anlam birimi oluşturur. Can I ...? izin istemek için kullanılır. Bu yüzden Can I get up now? şimdi kalkmanın uygun olup olmadığını sorar.
Alıştırma
Bir hasta muayene masasında yatıyor ve kalkmak için izin istemek istiyor. Hangi soru uygundur?
- Can I wake up now?
- Can I get up now?
- Can I lie down now?
Cevabı göster
Can I get up now?
lie very still: hareket etmeden yatar pozisyonda kalmak
Lie very still, vücudu hareket ettirmeden yatar pozisyonda kalmak demektir. Burada still “hareketsiz” anlamındadır ve very bu anlamı güçlendirir; still, “şimdi bile” şeklindeki zaman anlamında kullanılmamıştır. Must, sıradan bir öneri yerine kesin bir gereklilik bildirir. Konuşan kişi, hareketsiz kalmanın gerekli olduğunu söylüyor.
Alıştırma
“You must lie very still” talimatında still ne anlama gelir?
- şimdi bile
- hareket etmeden
- yeniden
Cevabı göster
hareket etmeden
please keep breathing: keep + -ing yapısı
Keep + fiilin -ing biçimi, “bir eylemi yapmaya devam etmek” anlamına gelir. Burada keep breathing, hastaya nefes almayı bırakmamasını söyler; keep bir şeyi “saklamak” veya “elde tutmak” anlamında değildir. Emir cümlesinde bu yapı bir hatırlatma ya da teşvik için kullanılabilir. Please, emri daha nazik hâle getirir. Bu sahnede son derece açık olan bu güvenlik hatırlatması, ciddi bir bakım talimatına çocuksu bir mizah katar.
Alıştırma
Teşvik cümlesini tamamlamak için try fiilinin doğru biçimini kullanın: The game is hard, but keep ____.
Cevabı göster
trying
Are you feeling any better, Miss Rabbit? Ton ve niyet
2:36Biraz daha iyi hissediyor musun, Miss Rabbit?
Are you feeling any better?: iyileşme olup olmadığını sormak
Are you feeling any better? birinin durumunun iyileşip iyileşmediğini ilgili bir şekilde sormanın yoludur. Any better, az miktarda bile olsa “herhangi bir ölçüde daha iyi” anlamına gelir; “herhangi bir tür daha iyi” anlamına gelmez. Are you feeling biçimindeki şimdiki zaman, kişinin şu anki durumuna odaklanır. Soru, kişinin daha önce hasta, yaralı, yorgun veya rahatsız olduğunu varsayar.
Alıştırma
Arkadaşınızın dün hasta olduğunu biliyorsunuz. Hangi soru durumunun iyileşip iyileşmediğini en açık biçimde sorar?
- Are you ready to go today?
- How are you feeling today?
- Are you feeling any better today?
Cevabı göster
Are you feeling any better today?
It's not easy doing ...: bir etkinliğin zor olduğunu söylemek
It's not easy doing ... yapısında it bir değerlendirme başlatır, ardından gelen -ing ifadesi ise değerlendirilen etkinliği belirtir. Burada doing all your jobs, bütün işleri yapmanın zor olduğu anlamına gelir. -ing biçimi etkinliğin kendisini belirtir; doing sözcüğünün şimdiki zaman yapısının bir parçası olduğu anlamına gelmez. Bir etkinliğin zor olduğunu söylemek için It's not easy + -ing ifadesi kalıbını kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi cook fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: It's not easy ____ for ten people.
Cevabı göster
cooking
It's not easy looking after your little bunnies. Öbek fiiller
2:41Küçük tavşanlarına bakmak hiç kolay değil.
looking after: birinin veya bir şeyin bakımını üstlenmek
Look after, birinin veya bir şeyin bakımını üstlenmek ve ihtiyaçlarından sorumlu olmak anlamına gelen bir fiil öbeğidir. looking after your little bunnies ifadesinde tüm etkinlik It's not easy yapısından sonra geldiği için looking, -ing biçimindedir. Burada look after ifadesini tek bir birim olarak düşünün. Bu ifade arkaya bakmak anlamına gelmez. Bakımı üstlenilen kişi, hayvan veya eşya bu fiil öbeğinden sonra gelir.
Alıştırma
Hangi cümle, sahibi uzaktayken Maya'nın köpeğin bakımını üstleneceği anlamına gelir?
- Maya will look at the dog while its owner is away.
- Maya will look after the dog while its owner is away.
- Maya will look for the dog while its owner is away.
Cevabı göster
Maya will look after the dog while its owner is away.
You will ..., won't you?: beklenen bir şeyi doğrulatma
Cümle, olumlu bir ifade olan You will be ... ile başlar ve ardından olumsuz soru eki won't you? gelir. Bu kısa ek, yardımcı fiil will'i olumsuz biçimde tekrarlar ve özne olarak you'yu korur. Buradaki won't you?, konuşanın zaten doğru olmasını beklediği veya doğru olmasını umduğu bir şeyi doğrulatır. Yaklaşık olarak “Bu olacak, değil mi?” anlamına gelir; ifadeyi kişinin dönmeyeceği anlamına çevirmemektedir.
Alıştırma
Soru ekini tamamlayın: You will be back tomorrow, ____?
Cevabı göster
won't you
And you'll ..., won't you?: karşılık veren paralel bir ifade
Bu yanıtın başındaki And, cümleyi diğer kişinin beklentisine bağlar. Konuşan daha sonra aynı olumlu ifade ve olumsuz soru eki kalıbını tekrarlar: you'll ... won't you? Bu paralel yapı, beklentiyi diğer kişiye geri yöneltir: sen benim dönmemi bekliyorsun, ben de senin dönmeni bekliyorum. Kibar ve şakacı duyulabilir ama yine de açık bir hatırlatmadır.
Alıştırma
Bir iş arkadaşınız az önce kendi bölümünüzü bitirmenizi hatırlattı. Hangi yanıt, ilgili bir beklentiyi kibarca ona geri yöneltir?
- And you'll finish your part too, won't you?
- But you won't finish your part, will you?
- Will you finish your part too?
Cevabı göster
And you'll finish your part too, won't you?