İnekler orman yangınlarını önleyebilir mi? ⏲️ 6 Minute English: İngilizce çalışma notları
BBC Learning English
Video özeti: Bu bölüm, otlayan hayvanların azalmasının İspanya’daki ormanları nasıl yanıcı bitkilerle dolu hâle getirdiğini ve yeniden bölgeye getirilen tauros sürülerinin bitkileri yiyip ezerek yangın riskini nasıl azalttığını açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. It might sound strange, but — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bu girişin, bir fikrin ilk anda şaşırtıcı gelebileceğini kabul ettikten sonra dinleyiciyi inandırıcı bir açıklamaya nasıl hazırladığını öğrenin. Böylece alışılmadık bir gerçeği, apaçıkmış gibi sunmadan veya inanılmaz göstermeden doğal biçimde aktarabilirsiniz. 2. a person is grazing — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: graze fiilinin, hayvanların ot yemesinden insanların sürekli atıştırması ya da küçük miktarlarda yiyecek tüketmesi anlamına nasıl genişlediğini anlayın. Bu günlük mecaz, devamlı bir şeyler atıştırmak ile tam bir öğün yemek arasındaki farkı kavramanıza yardımcı olur. 3. it's that trampling that — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Ormanı açan asıl etken olarak ezme eylemini özellikle vurgulayan it-cleft yapısını tanıyın. Bir açıklamada sonucu gerçekten ortaya çıkaran eylemi, nedeni veya ayrıntıyı belirginleştirmek için aynı kalıbı kullanabilirsiniz.
Bu derste
this is 6 Minute English from BBC Learning English.
0:08BBC Learning English'ten 6 Minute English programındasınız.
do you remember the children's television show Lassie? Kültür
0:13Lassie adlı çocuk televizyon programını hatırlıyor musun?
çocuk televizyon programı Lassie: tanınmış bir hayvan kahraman
Burada Lassie, sıradan bir köpeğin adı olmanın ötesinde, kahraman bir köpeği anlatan tanınmış bir çocuk televizyon programının adıdır. Programın bilinen hikâyelerinde Lassie tehlikedeki insanlara yardım eder veya onları kurtarır. Konuşmacı “do you remember...?” diye sorarak izleyicileri birçok kişinin bildiği bir televizyon karakterini ve hikâyesini hatırlamaya davet eder. Bu, hayvanların insanlara yardım etmesi fikrini ortaya çıkarır ve izleyiciyi sonraki bölüme hazırlar.
Alıştırma
Bu cümlede Lassie esas olarak neyi ifade ediyor?
- Kahraman bir köpeği konu alan bir televizyon programı
- Bir çocuk televizyon kanalının adı
- Her yavru köpek için kullanılan sıradan bir kelime
Cevabı göster
Kahraman bir köpeği konu alan bir televizyon programı
and Lassie went round helping people in trouble. Kalıp ifadeler
0:20ve Lassie etrafta dolaşıp başı dertte olan insanlara yardım ederdi.
went round helping: go round + -ing kalıbı
went round helping ifadesinde went, go fiilinin geçmiş zaman biçimidir; round ise around, yani bir yerden başka bir yere gitmek anlamı taşır. İfadenin bütünü, Lassie’nin farklı kişiler ya da durumlar arasında dolaşırken yardım ettiğini söyler; daire çizerek hareket etmeyi anlatmaz. Kalıp go round + -ing şeklindedir. -ing biçimi, kişi dolaşırken yaptığı etkinliği adlandırır ve çoğu zaman aynı eylemin farklı yerlerde ya da farklı kişiler için tekrarlandığı hissini verir.
Alıştırma
Cümleyi go round ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Before bedtime, the nurse ____ checking on each patient.
Cevabı göster
went round
in trouble: zor durumda olup yardıma ihtiyaç duymak
“In trouble”, birinin zor, tehlikeli veya endişe verici bir durumda olduğunu anlatır. Buradaki “people in trouble”, yardıma veya kurtarılmaya ihtiyaç duyan insanlar demektir. Bu ifade tek bir anlam birimi olarak kullanılır: fiziksel bir yeri değil, kişinin içinde bulunduğu durumu anlatır.
Alıştırma
“Zor durumda olup yardıma ihtiyaç duymak” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyi yazın: The climbers called for help because they were ____.
Cevabı göster
in trouble
you might also remember the TV shows Flipper the Dolphin and Skippy the Kangaroo.
0:26Yunus Flipper ve Kanguru Skippy adlı TV programlarını da hatırlayabilirsin.
if you watched ... as a child, you might ...: geçmiş deneyimle şimdiki anı arasında temkinli bağlantı kurmak
If yan cümlesi olası bir geçmiş deneyimi, yani çocukken Lassie izlemiş olmayı belirtir. Ana cümlede might kullanılarak bu deneyimden temkinli bir sonuç çıkarılır: dinleyici diğer programları da hatırlıyor olabilir. Burada might geçmiş zamanı değil, belirsizliği ifade eder. If you + geçmiş deneyim, you might + fiilin yalın hâli kalıbı, paylaşılmış olabilecek bir deneyimi şimdiki bir anı veya düşünceyle nazikçe ilişkilendirir.
Alıştırma
Hangi cümle olası bir çocukluk deneyimiyle şimdiki bir anı arasında doğal ve temkinli bir bağlantı kurar?
- If you watch the series as a child, you remembered its theme song.
- If you watched the series as a child, you might remember its theme song.
- If you watched the series as a child, you must remember its theme song.
Cevabı göster
If you watched the series as a child, you might remember its theme song.
The stars of these shows were animals who would also come to the rescue of humans in trouble. Notlar
0:32Bu programların yıldızları da başı dertte olan insanların yardımına koşan hayvanlardı.
The stars of these shows: programların başrol oyuncuları veya ana karakterleri
Burada stars, uzaydaki yıldızlar değil, programların başrol oyuncuları veya öne çıkan ana karakterleri anlamına gelir. The stars of these shows isim öbeğinin tamamı, hayvanların programların merkezindeki kişiler olduğunu belirtir. the star(s) of + program, film veya oyun kalıbı, en önemli roldeki kişiyi, hayvanı ya da karakteri gösterir. Gerçek bir oyuncuyu veya yapımın ana ilgi odağı olarak sunulan bir karakteri anlatabilir.
Alıştırma
“The stars of the new series are three young detectives.” cümlesinde stars ne anlama gelir?
- Gece gökyüzünde görülen parlak gök cisimleri
- İzleyicilerin verdiği puanlar
- Başrol oyuncuları veya öne çıkan karakterler
Cevabı göster
Başrol oyuncuları veya öne çıkan karakterler
come to the rescue: tam zamanında yardıma koşmak
Come to the rescue, biri tehlikede veya zor durumdayken gerekli yardımı sağlamak için gelmek ya da devreye girmek anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Cümlede hayvanlar yalnızca ortaya çıkmaz; başı dertteki insanları kurtarmak için harekete geçer. Yardım edilen kişiyi belirtmeden come to the rescue denebilir. Hedefi belirtmek için come to the rescue of someone or something kullanılır. come to someone's rescue da yaygın bir alternatiftir.
Alıştırma
Cümleyi “yardım etmek için tam zamanında geldi” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: When our canoe began to leak, a nearby guide ____.
Cevabı göster
came to the rescue
we'll be discussing some real-life animals helping people in trouble. Kelime
0:38başı dertte olan insanlara yardım eden bazı gerçek hayat hayvanlarını tartışacağız.
real-life animals: gerçek, kurgusal olmayan hayvanlar
Real-life, bir şeyin kurgusal bir hikâyeye veya televizyon programına değil, gerçek dünyaya ait olduğunu belirtir. Real-life animals ifadesi burada konunun hayvanların yer aldığı gerçek olaylara geçtiğini gösterir. Real-life, isimden önce kullanıldığında birleşik bir sıfattır ve real-life animals örneğinde olduğu gibi normalde kısa çizgiyle yazılır.
Alıştırma
Kurgusal hikâyelerdeki değil, gerçek olaylardaki hayvanları en iyi hangi ifade anlatır?
- real-life animals
- live animals
- animal characters
Cevabı göster
real-life animals
but we'll be hearing how cows are helping to stop fires in Spain.
0:43ancak İspanya'da ineklerin yangınları durdurmaya nasıl yardımcı olduğunu duyacağız.
It might sound strange, but ...: şaşkınlığı kabul edip ana noktayı sunmak
It might sound strange, but başlangıcı, sıradaki fikrin dinleyiciyi şaşırtabileceğini önce kabul eder. Ardından but sonrasındaki bölüm, konuşmacının tanıtmak istediği ana bilgiyi verir. Bu kalıp gerçeğin kendisinden şüphe edildiğini göstermez. Might, yorumu daha yumuşak hâle getirir: fikir ilk başta alışılmadık gelebilir ve konuşmacı onu açıklamak üzeredir.
Alıştırma
Hangi cümle şaşırtıcı bir gerçeği doğal biçimde tanıtır ve konuşmacının ana noktaya devam edeceğini gösterir?
- I heard a strange sound, but some plants eat insects.
- Some plants eat insects, so the idea might sound strange.
- It might sound strange, but some plants eat insects.
Cevabı göster
It might sound strange, but some plants eat insects.
now I have a picture in my head of a cow wearing a fireman's helmet. Deyimler
0:47şimdi kafamda itfaiyeci kaskı takan bir inek resmi canlandı.
have a picture in my head: zihinde bir görüntü canlandırmak
Have a picture in my head, bir sahnenin hayalinizde netleştiğini söylemenin mecazlı bir yoludur. Kafanızın içinde gerçek bir resim olduğu anlamına gelmez. have a picture in my head of + sahne yapısı, gözünüzde neyi canlandırdığınızı belirtir. Burada sözler, itfaiyeci kaskı takan bir ineğin komik görüntüsünü zihinde canlandırıyor.
Alıştırma
Sahneyi net biçimde hayal edebildiğinizi anlatan ifadeyle cümleyi tamamlayın: Now I ____ our dog wearing a crown.
Cevabı göster
have a picture in my head of
that's not what you mean: kendi yorumunu düzeltmek
That's not what you mean, konuşanın yorumunun diğer kişinin anlatmak istediği fikirden muhtemelen farklı olduğunu belirtir. what you mean içindeki what, “şey veya fikir” anlamını taşır. Burada konuşan kişi kendi şakacı yorumunu düzeltiyor. But I guess düzeltmeyi daha ihtiyatlı hâle getirir; böylece diğer kişiyi suçlamak yerine açıklama yapmaya davet eder.
Alıştırma
'that's' ile başlayan ve diğer kişinin kastının farklı olduğunu belirten ifadeyle öz düzeltmeyi tamamlayın: I thought you wanted me to cancel the whole trip, but I guess ____.
Cevabı göster
that's not what you mean
to be exact: önceki ifadeyi daha kesin hâle getirmek
To be exact, kişinin az önce söylediğini düzeltip netleştirdiğini gösteren bir ifadedir. Dinleyiciye, yeni eklenen sözlerin önceki genel açıklamanın daha kesin bir biçimi olduğunu bildirir. Burada wildfires, genel fires kavramını daha belirgin hâle getirir. Bu ifade “tamamen haklıyım” anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp şöyledir: genel ifade + daha belirli ayrıntı + to be exact. İfadenin önünde çoğu zaman kısa bir duraklama olur.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için to, be ve exact sözcüklerini doğru sıraya koyun: The walk takes about an hour—fifty-two minutes, ____.
Cevabı göster
to be exact
Wildfires are unplanned fires in areas like forests or grasslands,
0:59Orman yangınları, ormanlar veya otlaklar gibi alanlarda planlanmayan,
spread out of control: kontrolden çıkarak yayılmak
Burada spread ana fiildir; out of control ise yangın yayılırken ulaşılan durumu anlatır. Yangının daha fazla alana yayılarak insanların artık onu kontrol edemediği anlamına gelir. Yapıyı spread + out of control biçiminde okuyun. Out of control bir yer değil, durum bildiren bir ifadedir; spread out da burada “geniş bir alana yayılmak” anlamındaki öbek fiil olarak kullanılmaz. Aynı yapı, kontrolsüz biçimde yayılmaya devam eden hastalık, panik, şiddet veya bilgi için de kullanılabilir.
Alıştırma
“The rumour spread out of control overnight,” cümlesinde spread out of control ne anlama gelir?
- Söylenti artık kontrol edilemeyene kadar yayılmaya devam etti.
- Birisi düzelttikten sonra söylenti yayılmayı bıraktı.
- Söylenti geniş bir alana düzenli biçimde yerleştirildi.
Cevabı göster
Söylenti artık kontrol edilemeyene kadar yayılmaya devam etti.
We'll be finding out and learning some useful new vocabulary as well. Öbek fiiller
1:10Bunu öğreneceğiz ve aynı zamanda bazı faydalı yeni kelimeler de öğreneceğiz.
finding out: daha önce bilinmeyen bir bilgiyi öğrenmek
Find out, daha önce bilinmeyen bir bilgiyi genellikle sorarak, kontrol ederek ya da bir açıklama dinleyerek öğrenmek veya ortaya çıkarmak anlamına gelen öbeksi bir fiildir. Bu cümlede finding out, programın birazdan bir cevabı açıklayacağını haber verir. We'll be finding out ifadesinde finding, will be sonrasında kullanılan -ing biçimidir. Out, öbeksi fiilin anlamının bir parçasıdır; find tek başına genellikle bir kişiyi ya da nesneyi bulmak demektir.
Alıştırma
Cümleyi “cevabı öğrenmek” anlamındaki iki sözcüklü öbeksi fiille tamamlayın: We'll ____ whether school is closed tomorrow.
Cevabı göster
find out
if you like to read along as you listen to the program,
1:16eğer programı dinlerken bir yandan da okumak isterseniz,
but most are the result of human activity. Kalıp ifadeler
1:28ancak çoğu insan faaliyetlerinin sonucudur.
are the result of human activity: bir sonucu ve nedenini belirtmek
A is the result of B yapısı A'yı sonuç, B'yi ise onun nedeni veya kaynağı olarak sunar. Burada most, most wildfires ifadesine gönderme yapar; dolayısıyla cümle, orman yangınlarının çoğuna insan faaliyetlerinin neden olduğunu söyler. Human activity, insanların grup olarak yaptığı eylemleri genel ve geniş biçimde anlatır; belirli bir kişinin tek bir eylemi olmak zorunda değildir.
Alıştırma
Cümleyi bu derste geçen ve “nedeni olmak” anlamını veren isim öbeğiyle tamamlayın: The power cut was ____ damage to a cable.
Cevabı göster
the result of
according to the Natural History Museum of Utah, Kalıp ifadeler
1:31Utah Doğa Tarihi Müzesi'ne göre,
what proportion of wildfires is caused by people? Kalıp ifadeler
1:34orman yangınlarının ne kadarı insanlar tarafından çıkarılmaktadır?
according to: bilgi kaynağını belirtmek
According to bilginin kaynağını tanıtır. Bu soruda kaynak Utah Doğa Tarihi Müzesidir; dolayısıyla soru, bu kurumun verdiği bilgilere dayanan bir yanıt istemektedir. Bu ifade “…… tarafından belirtildiğine veya bildirildiğine göre” anlamına gelir; “…… ile aynı fikirde olmak” anlamına gelmez. Bir iddianın nereden geldiğini göstermek için according to ifadesini bir kişi, kurum, rapor veya araştırmadan önce kullanabilirsin.
Alıştırma
Cümleyi according ve doğru edatla tamamla: ____ the report, the town's population grew last year.
Cevabı göster
According to
what proportion of: bütün içindeki payı sormak
What proportion of, bir bölümün bütün gruba kıyasla ne kadar büyük olduğunu sorar. Burada bütün grup orman yangınlarıdır ve soru yangın sayısını değil, bunların insanlar tarafından çıkarılan bölümünü sorar. Yanıtlar genellikle yüzde, kesir veya three out of five gibi ifadeler olur. Kalıp, what proportion of + grup + koşul şeklindedir.
Alıştırma
Hangi soru çalışanların sayısını değil, yüzdesini soruyor?
- How many employees work remotely?
- What proportion of the employees work remotely?
- Which employees work remotely?
Cevabı göster
What proportion of the employees work remotely?
I'm going to guess ... I think: belirsiz bir yanıtı yumuşatmak
“I'm going to guess”, dinleyiciye verilen yanıtın konuşmacının kesin olarak bildiği bir gerçek değil, yalnızca bir tahmin olduğunu gösterir. Burada “going to”, konuşmacının birazdan yapacağı şeyi, yani bir tahminde bulunmayı anlatır. Cümle sonundaki “I think”, yanıttan sonra belirsizliği bir kez daha artırır. Bu iki ifade “three out of every five” sözünü iki taraftan çerçeveleyerek bunun geçici bir tahmin olduğunu gösterir ve konuşmacının kesinlik düzeyini düşürür.
Alıştırma
Doğru mu, yanlış mı? “I'm going to guess the box contains twelve cards, I think,” cümlesinde konuşmacı twelve sayısını kesin bir yanıt olarak sunar.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
Thanks to increasing temperatures caused by climate change, Dilbilgisi
1:51İklim değişikliğinin neden olduğu artan sıcaklıklar yüzünden,
the wildfires happening today are more intense and more destructive than ever before. Dilbilgisi
1:55günümüzde meydana gelen orman yangınları her zamankinden daha şiddetli ve daha yıkıcı.
Thanks to + isim öbeği: bir nedeni belirtmek
“Thanks to”, ardından bir isim öbeği gelen bir edat öbeğidir. Nedeni önce verir ve ana cümledeki sonuçla ilişkilendirir. Burada iklim değişikliğinin yol açtığı sıcaklık artışı neden, orman yangınlarının daha şiddetli ve yıkıcı olması ise sonuçtur. İçinde “thanks” bulunsa da “thanks to” her zaman minnettarlık ifade etmez. Bu cümlede olduğu gibi zararlı bir nedeni belirtebilir ve bu durumda “because of” veya “due to” anlamına gelir.
Alıştırma
thanks sözcüğünü içeren ve zararlı bir nedeni belirten iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ a power cut, the show ended early.
Cevabı göster
Thanks to
more intense and more destructive than ever before: geçmişte hiç olmadığı kadar şiddetli ve yıkıcı
More intense ve more destructive, yan yana bağlanmış iki karşılaştırmalı sıfat grubudur. İkisi de günümüzdeki orman yangınlarını geçmişteki yangınlarla karşılaştırır. Than ever before karşılaştırmanın kapsamını çok geniş tutar: yalnızca geçmişteki belirli bir zamandan değil, geçmişteki herhangi bir zamandan daha fazla anlamına gelir. İki özelliğin de yeni bir en yüksek düzeye ulaştığını ifade eder.
Alıştırma
Hangi cümle tehlikenin şu anda geçmişteki her zamandan daha büyük olduğunu ifade eder?
- It was more dangerous once before.
- It is as dangerous as before.
- It is more dangerous than ever before.
Cevabı göster
It is more dangerous than ever before.
Craig Langran reporter for BBC World Service program People Fixing the World
2:00BBC Dünya Servisi'nin People Fixing the World programı muhabiri Craig Langran
discusses the problem with Pablo Schapira of Rewilding Spain,
2:05Rewilding Spain'den Pablo Schapira ile sorunu tartışıyor,
an organisation combating wildfires in Central Spain. Kelime
2:09ki bu kuruluş Orta İspanya'da orman yangınlarıyla mücadele ediyor.
combating wildfires: orman yangınlarıyla mücadele etmek
Buradaki combating, ciddi bir soruna karşı güçlü ve etkin adımlar atmak anlamına gelir. Combating wildfires, yangınları önlemeyi, kontrol altına almayı ve yol açtıkları zararı azaltmayı içerebilir; combat burada yalnızca askerî anlamda kullanılmamıştır. -ing grubu combating wildfires, organisation sözcüğünü niteler. an organisation that combats wildfires ifadesinin daha kısa bir biçimidir.
Alıştırma
Cümleyi combating wildfires ifadesindeki resmî fiille tamamlayın: The new programme aims to ____ the spread of disease.
Cevabı göster
combat
One of the reasons for this is that the forests have been left to grow unchecked, Notlar
2:13Bunun nedenlerinden biri ormanların kontrolsüz bir şekilde büyümeye terk edilmiş olmasıdır,
One of the reasons for this is that: nedenlerden birini belirtme
One of the reasons for this is that + yan cümle, bir durumun nedenlerinden birini açıklar. One of başka nedenlerin de olabileceğini gösterir; that'ten sonraki yan cümle ise belirli nedeni belirtir. Buradaki this, daha önce sözü edilen orman yangınlarının daha ciddi hâle gelmesi sorununa gönderme yapar. For this, nedenleri bu duruma bağlar; “bu amaçla” anlamına gelmez.
Alıştırma
Vurgulanan kalıpla cümleyi tamamlayın: The school fair started late. ____ the rain damaged the outdoor tables.
Cevabı göster
One of the reasons for this is that
have been left to grow unchecked: kontrolsüz büyümeye bırakılmak
have been left to grow, ormanların büyümesini durdurmak veya sınırlamak için kimsenin müdahale etmediğini anlatır. Have been left, leave fiilinin present perfect edilgen biçimidir ve mevcut duruma kadar geçen bir dönem boyunca müdahale edilmediğini gösterir. uncecked, “kontrol edilmeden veya sınırlandırılmadan” demektir. grow unchecked içinde büyümenin hiçbir sınır olmadan devam ettiğini anlatır. Yalnızca “incelenmemiş” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle bir sorunun kontrol edilmeden giderek kötüleşmesine izin verildiğini doğal biçimde anlatır?
- The problem was left to grow unchecked.
- The problem was left to grow unnoticed.
- The problem was left to grow unexamined.
Cevabı göster
The problem was left to grow unchecked.
as there simply aren't enough animals to feed on all the trees, Öbek fiiller
2:17çünkü tüm o ağaçlarla beslenecek yeterli sayıda hayvan yok,
feed on: besin kaynağını anlatmak
feed on yapısında özne, yiyen hayvan ya da canlıdır; on sözcüğünden sonra gelen isim ise onun besin kaynağıdır. Burada ağaçları, çalıları ve otları yiyen taraf hayvanlardır. Bu ifade, bir canlının düzenli olarak ya da kendine özgü biçimde ne yediğini anlatır ve genellikle ekolojik ilişkilerden söz ederken kullanılır. On, bütün ifadenin bir parçasıdır; fiziksel bir konumu göstermez.
Alıştırma
Cümleyi feed on ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: This bird ____ small insects.
Cevabı göster
feeds on
the more likely it is to catch fire. Kalıp ifadeler
2:23alev alma olasılığı da o kadar yüksek olur.
the more dense ..., the more likely ...: iki değişimi bağlamak
the + karşılaştırma ..., the + karşılaştırma ... kalıbı iki değişimi birbirine bağlar: ilk derecede değişim olduğunda ikincisi de onunla birlikte değişir. Bu cümlede bitki örtüsünün daha yoğun olması, alev alma olasılığının daha yüksek olması demektir. İki the de sıradan belirli tanımlıklar değil, bu kalıbın sabit parçalarıdır. Her iki tarafta da more dense, more likely, better veya less expensive gibi bir karşılaştırma anlamı bulunmalıdır.
Alıştırma
Daha fazla alıştırmanın görevi kolaylaştırdığını göstermek için eşleşen karşılaştırma yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The more you practice, the easier the task becomes.
- More you practice, easier the task becomes.
- The most you practice, the easiest the task becomes.
Cevabı göster
The more you practice, the easier the task becomes.
catch fire: yanmaya başlamak
Catch fire, yanmaya başlamak veya alev almak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Burada catch, yakalamak anlamına gelmez; ifadenin bütünü bir şeyin yanmıyorken yanmaya başladığı anı anlatır. Cümlede bitki örtüsü yoğunlaştıkça catch fire olasılığı artar. Catch fire ifadesinin öznesi, yanmaya başlayan şeydir.
Alıştırma
Uyarıyı yanmaya başlamak anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: A towel left next to a heater could ____.
Cevabı göster
catch fire
When we had the forest in our ecosystems here in Europe,
2:26Burada, Avrupa'daki ekosistemlerimizde ormanlar varken,
and now they are gone from the ecosystem because of extinction,
2:34ve şimdi nesli tükenme nedeniyle ekosistemden yok oldular,
Many European forests have grown unchecked.
2:38Birçok Avrupa ormanı kontrolsüz bir şekilde büyüdü.
nobody controls it or prevents it from increasing. Dilbilgisi
2:44kimse onu kontrol etmez veya artmasını engellemez.
prevents it from increasing: prevent + nesne + from + -ing
Prevents it from increasing, prevent + nesne + from + -ing biçimi kalıbını izler. Birinin onun artmasını engellediği anlamına gelir. Burada it nesnedir; increasing ise from sonrasında kullanılan -ing biçimidir. Bu kalıpta from bir edattır, bu nedenle sonrasında fiilin yalın hâli değil -ing biçimi gelir: prevent it from increasing denir, prevent it from increase denmez.
Alıştırma
Cümleyi from ve spread fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The fire door helps prevent smoke ____ into the hallway.
Cevabı göster
from spreading
animals known as grazers would simply have eaten this vegetation up. Notlar
2:55otlayan hayvanlar olarak bilinen canlılar bu bitki örtüsünü kolayca yer bitirirdi.
animals known as grazers: isim + known as + ad
animals known as grazers ifadesinde known as, “... diye adlandırılan” veya “... olarak anılan” demektir. known as grazers bölümü animals sözcüğünden sonra gelir ve bu hayvanlara verilen yerleşik adı belirtir. Burada grazers, ot ve diğer bitkilerle beslenen hayvanlardır. İsim + known as + ad veya kimlik kalıbı, isim + that is/are known as + ad veya kimlik yapısının kısalmış biçimidir. Yaygın bir adı, unvanı, kimliği ya da terimi tanıtmayı sağlar.
Alıştırma
“the clouded leopard” hayvanın adıysa cümleyi hangi ifade doğru tamamlar? This animal is ___ the clouded leopard.
- known for
- known as
- known by
Cevabı göster
known as
have eaten this vegetation up: eat something up ile tamamen yiyip bitirmek
Eat something up, bir şeyi tamamen tüketip geride bırakmamak demektir. have eaten this vegetation up ifadesindeki up, sonucu belirten bir parçacıktır: yukarı yönünü değil, yeme eyleminden sonra bir şey kalmamasını vurgular. Eat up ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne isimse eat the food up veya eat up the food denebilir. Nesne zamirse zamir mutlaka ortaya gelir: eat it up.
Alıştırma
Cümleyi eat up fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: By noon, the goats had ____ all the weeds, and none were left.
Cevabı göster
eaten up
To graze means to eat grass and other wild plants, Kelime
2:59Otlamak (graze), çimenleri ve diğer yabani bitkileri yemek anlamına gelir,
graze: hayvanların ot ve yabani bitki yemesi
Burada graze, bir hayvanın yerde yetişen otları veya diğer yabani bitkileri yemesi anlamına gelir. Genellikle inek, koyun, geyik ve benzeri hayvanlar için kullanılır. Eat fiilinden daha özeldir: graze, bir tarlada veya açık arazide yetişen bitkilerle doğrudan beslenmeyi anlatır. Yenen şeyi belirtmek için Cows graze on grass. örneğindeki gibi graze on kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi hangi fiil doğru şekilde tamamlar? Every morning, the sheep ____ on grass in the field.
- gaze
- grow
- graze
Cevabı göster
graze
you can also say a person is grazing if they continually eat snacks or little bites of food. Kelime
3:08eğer bir kişi sürekli atıştırmalıklar veya ufak tefek yiyecekler yiyorsa onun için de 'grazing' (otluyor) diyebilirsiniz.
a person is grazing: birinin tekrar tekrar az miktarda yemesi
Burada a person is grazing ifadesinde graze mecaz anlamda kullanılır. Bir kişinin belirli bir süre boyunca atıştırmalıklar veya küçük lokmalar gibi az miktarda yiyeceği tekrar tekrar yemesi anlamına gelir; tek seferde çok miktarda yemek anlamına gelmez. Bu fikir, hayvanların azar azar beslenmesinden gelir. Yenen yiyecek belirtildiğinde She was grazing on crackers. örneğindeki gibi graze on yaygın olarak kullanılır.
Alıştırma
Bu cümlede grazing ne anlama gelir? Maya skipped lunch and spent the afternoon grazing on crackers and fruit.
- Bir tarlada yemek yiyen hayvanları izlemek
- Tekrar tekrar az miktarda yemek
- Büyük bir öğünü çok hızlı yemek
Cevabı göster
Tekrar tekrar az miktarda yemek
numbers of grazing animals have declined sharply because of extinction, Notlar
3:16otlayan hayvanların sayısı nesli tükenme yüzünden keskin bir şekilde azaldı,
declined sharply: büyük bir düşüş
Declined sharply, bir şeyin çoğu zaman görece kısa bir süre içinde büyük ölçüde azaldığını belirtir. Declined aşağı yönlü değişimi, sharply ise değişimin şiddetini gösterir. Burada ifade, otlayan hayvanların sayısındaki büyük azalmayı bildiriyor. Bu kalıp, açık ve ölçülebilir bir düşüş eğilimini anlatmak için kullanılabilir.
Alıştırma
'Büyük ölçüde düştü' anlamındaki hedef ifadeyi aynen kullanarak cümleyi tamamlayın: Ticket sales ____ after the price increase.
Cevabı göster
declined sharply
extinction: bir türün yok oluşunu belirten isim
Extinction, bir türün tümüyle ortadan kalkmasını ve o türe ait hiçbir canlının hayatta kalmamasını anlatan bir isimdir. Bu cümlede otlayan hayvanların sayısındaki azalmanın bir nedenini belirtir ve ardından dinozor örneğiyle basitçe açıklanır. because of extinction yapısında because of ifadesinden sonra bir isim kullanılır. Daha genel olarak extinction, bir hayvanı doğrudan tanımlamak yerine yok oluş olayını veya durumunu adlandırır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlayan doğru sözcüğü seçin: The species is at risk of ____.
- extinct
- extinguish
- extinction
Cevabı göster
extinction
when wild animals are controlled by humans to work or for food.
3:26ki bu da vahşi hayvanların çalışmak veya yiyecek için insanlar tarafından kontrol edilmesidir.
domestication: yabani bir türü insan denetimi altına alma süreci
Domestication, insanların yabani bir hayvan türünü uzun süre boyunca denetim altına alıp çalışma, yiyecek veya insanlara arkadaşlık etme gibi amaçlara uyarlaması sürecini anlatan bir isimdir. Bu cümlede, otlayan yabani hayvanların doğal ekosistemlerinden kaybolabilmesinin nedenlerinden birini belirtir. Burada domestic yalnızca “evle ilgili” anlamına gelmez. Hayvanlar, tarım ve tarih bağlamlarında domestication; yönetim ve seçici yetiştirme gibi yöntemlerle yabani bir türü insanlarla yaşamaya veya insanlar tarafından kullanılmaya uygun hâle getirmek demektir.
Alıştırma
Hangi açıklama domestication anlamına en uygundur?
- Tek bir hayvana yeni bir hareket öğretmek
- İnsanların kullanmak üzere yabani bir türü uzun süre yetiştirip yönettiği süreç
- Yabani hayvanları kısa bir süreliğine bir aile evine taşımak
Cevabı göster
İnsanların kullanmak üzere yabani bir türü uzun süre yetiştirip yönettiği süreç
And as numbers of grazing wild animals decrease,
3:31Ve otlayan yabani hayvanların sayısı azaldıkça,
forest and grasslands continue to grow unchecked,
3:35ormanlar ve otlaklar kontrolsüz bir şekilde büyümeye devam ederek,
leading to the large wildfires which now regularly happen in Spain. Dilbilgisi
3:38şu anda İspanya'da düzenli olarak meydana gelen büyük orman yangınlarına yol açıyor.
leading to + isim: sonuç eklemek
Leading to, az önce açıklanan durumun sonucunu belirtir. Bu -ing yan cümlesi önceki düşünceye dönüp bakar: Ormanlar ve otlaklar kontrolsüz büyür ve bunun sonucu büyük orman yangınlarıdır. Buradaki to bir edattır. Bu nedenle ardından leading to delays veya leading to people leaving örneklerinde olduğu gibi bir isim öbeği ya da -ing biçimi gelir. Birini fiziksel olarak bir yere götürmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede leading to sonuç eklemek için doğru kullanılmıştır?
- The power cut stopped the trains, leading to passengers waited.
- The power cut stopped the trains, leading to delay the journey.
- The power cut stopped the trains, leading to long delays.
Cevabı göster
The power cut stopped the trains, leading to long delays.
our four-legged friends: inekler için sıcak bir adlandırma
our four-legged friends ifadesinde four-legged hayvanların dört ayağı olduğunu anlatırken friends ifadeye sıcak ve hafif şakacı bir ton katar. Hemen ardından gelen the cows, konuşanın hangi hayvanları kastettiğini açıklar. Bu, dostça bir kişileştirmedir: inekler yardım eden yoldaşlar gibi sunulur; insan arkadaşlar ya da dört ayaklı hayvanların tümü kastedilmez.
Alıştırma
Bu cümlede our four-legged friends ne anlama geliyor?
- Sıcak ve şakacı bir biçimde anlatılan inekler.
- Dört ayağı olan bütün hayvanlar.
- Emekleyen insan arkadaşlar.
Cevabı göster
Sıcak ve şakacı bir biçimde anlatılan inekler.
now extinct wild aurochs: evcil sığırın atası
Aurochs, günümüzde nesli tükenmiş yabani bir sığır türüydü. Modern evcil sığırların yabani atasıydı; bu nedenle aurochs burada bugün yaşayan herhangi bir ineğin genel adı değildir. The ancestor of the modern domestic cow şeklindeki açıklayıcı ara ifade, bu hayvanın anlatımda neden önemli olduğunu gösterir: tanıtılan sığır türü, günümüzde yaşayan modern bir ırkla değil, eski bir yabani modelle karşılaştırılır.
Alıştırma
Bu cümlede aurochs neyi ifade ediyor?
- Modern evcil sığırların nesli tükenmiş yabani atası.
- Bir çiftçi olmadan yaşayan herhangi bir inek.
- Modern bir evcil sığır ırkı.
Cevabı göster
Modern evcil sığırların nesli tükenmiş yabani atası.
has reintroduced herds of tauros: reintroduce fiilinin ekolojik anlamı
Doğa koruma bağlamında has reintroduced, “ekolojik restorasyonun bir parçası olarak bir türü veya hayvan popülasyonunu yeniden bir yaşam alanına yerleştirmiştir” anlamına gelir. Nesne herds of tauros, into the forests of Central Spain ise varış yerini belirtir. Present perfect yapıdaki has reintroduced, eylemin gerçekleştiğini ve günümüzdeki koruma projesiyle bağlantılı olduğunu gösterir. Burada bir kişiyi veya şeyi bir topluluğa yeniden tanıtmak şeklindeki gündelik anlam kullanılmaz.
Alıştırma
“Bir türü yaşam alanına geri getirmek” anlamına gelen fiille doğa koruma cümlesini tamamlayın: The wildlife team hopes to ____ otters into the river.
Cevabı göster
reintroduce
Here's reporter Craig Langran again for BBC World Service program People Fixing the World.
4:02İşte BBC Dünya Servisi'nin People Fixing the World programı için muhabir Craig Langran yeniden karşınızda.
and it's that trampling that helps to open up the forest, Notlar
4:12ve ormanın açılmasına yardımcı olan şey de bu çiğnemeleridir,
cows' voracious appetite: son derece güçlü bir iştah
Voracious appetite, yemek için son derece güçlü bir istek anlamına gelir ve çok fazla yemeyi düşündürür. İneklerin yalnızca hungry olduğunu söylemekten daha güçlü ve canlıdır. cows kelimesinden sonraki kesme işareti, iştahın birden fazla ineğe ait olduğunu gösterir. Voracious, yiyecekle ilgisi olmayan bir şeye yönelik yoğun isteği de anlatabilir; a voracious appetite for knowledge veya a voracious reader buna örnektir. Bu cümlede anlam gerçek anlamdır: inekler çok miktarda bitki tüketir.
Alıştırma
Cümleyi cows' voracious appetite içindeki, yemek için son derece güçlü bir isteği anlatan iki kelimelik kalıpla tamamlayın: After the long hike, I had a ____.
Cevabı göster
voracious appetite
it's that trampling that: it-cleft yapısıyla nedeni vurgulama
It is/was + odaklanan öge + that + yan cümle kalıbı bir it-cleft vurgu yapısıdır. Burada odaklanan öge that trampling olduğundan cümle, ormanın daha açık hâle gelmesine yardım eden şeyin özellikle bu çiğneme hareketi olduğunu vurgular. İlk that belirli bir çiğneme hareketini gösterir ve trampling ismini niteler. İkinci that ise odaklanan ögeyi mesajın geri kalanına bağlar. Vurgusuz biçim That trampling helps to open up the forest. olur. It-cleft yapısı nedene ek vurgu kazandırır.
Alıştırma
her patience ifadesini vurgulayan geçmiş zamanlı it-cleft yapısını tamamlayın: ____ her patience ____ made the plan work.
Cevabı göster
It was · that
open up the forest: ormanı daha seyrek ve açık hâle getirmek
Open up the forest, ormanı daha seyrek hâle getirmek ve içinde daha fazla açık alan oluşturmak demektir. Orman, kapı gibi açılan bir nesne değildir. open up + nesne yapısında up, kapalı, kalabalık veya kısıtlı bir durumdan daha açık ya da erişilebilir bir duruma geçişi anlatmaya yardımcı olur. Burada yukarı doğru hareket anlamına gelmez.
Alıştırma
Öğrendiğiniz öbeksi fiille cümleyi tamamlayın: Cutting back the bushes will ____ the narrow path.
Cevabı göster
open up
so it's not so densely packed full of flammable vegetation. Kalıp ifadeler
4:15böylece orman yanıcı bitki örtüsüyle bu kadar sıkı bir şekilde dolup taşmıyor.
densely packed full of flammable vegetation: yanıcı bitki örtüsüyle sıkışık biçimde dolu
Densely packed full of, bir yerde ögelerin arasında çok az boşluk kalacak şekilde çok miktarda bir şey bulunduğu anlamına gelir. Burada packed, “bavula konmuş” değil, “sıkıca doldurulmuş” demektir; densely ise ögelerin birbirine yakın olduğunu vurgular. Tam cümlede not so bu yoğunluk derecesini azaltır: bölgede kolayca tutuşabilecek bitkiler daha seyrek büyür.
Alıştırma
Bu cümlede densely packed full of ne anlama gelir? The hillside was densely packed full of dry grass.
- Kuru otlar yolculuk için paketlenmişti.
- Kuru otlar tamamen kaldırılmıştı.
- Yalnızca birkaç parça kuru ot büyüyordu.
- Yamaç kuru otlarla sık bir şekilde kaplıydı.
Cevabı göster
Yamaç kuru otlarla sık bir şekilde kaplıydı.
Tauros eat everything from grass and leaves to tree branches and bark. Dilbilgisi
4:18Tauroslar çimen ve yapraklardan ağaç dallarına ve kabuklarına kadar her şeyi yerler.
everything from A to B: A’dan B’ye kadar her şey
Everything from A to B yapısı, A ve B’yi bir aralığın iki ucu olarak kullanır. Bu aralıktaki birçok farklı şeyin dâhil olduğunu belirtir; bir yerden başka bir yere hareketi anlatmaz. Burada her uçta bir çift vardır: grass and leaves A’yı, tree branches and bark ise B’yi oluşturur. Böylece tüm olası yiyecekler tek tek sayılmadan hayvanların çok çeşitli bitkisel maddeler yediği gösterilir.
Alıştırma
Everything from A to B aralık kalıbını tamamlayın: The museum displays everything ____ ancient coins ____ modern paintings.
Cevabı göster
from · to
Craig says the cows are voracious,
4:24Craig, ineklerin doymak bilmez (voracious) olduğunu söylüyor,
What's more: başka bir nokta eklemek
What's more, “buna ek olarak” anlamına gelen bir söylem belirtecidir. Dinleyiciye, önceki bilgiyi destekleyen başka bir nokta, neden veya yararın geleceğini bildirir. Burada açıklamayı daha önce sözü edilen etkilerden hayvanların serbestçe hareket etmesinin başka bir etkisine taşır. Neyin “daha fazla” olduğunu soran bir soru değildir.
Alıştırma
Örnekte What's more ne işe yarıyor?
- Karşıt bir fikir sunar.
- Önceki noktayı düzeltir.
- Daha büyük bir miktarı sorar.
- Önceki bilgiyi destekleyen başka bir nokta ekler.
Cevabı göster
Önceki bilgiyi destekleyen başka bir nokta ekler.
trample down: bir şeyi ezerek devirmek veya düzleştirmek
Trample down, bir şeyin üzerine güçlü biçimde basıp onu devirmek, ezmek ya da düzleştirmek demektir. Bu cümlede ölü ağaçlar hayvanların ayakları altında devrilmiş hâle gelir. Burada down sonuç bildiren bir parçacıktır: Ezme eyleminin oluşturduğu durumu vurgular. Hayvanların aşağı doğru hareket ettiğini anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi trample down ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The crowd ____ the tall grass, leaving it flat.
Cevabı göster
trampled down
by wandering freely around the forest: yöntem bildiren by + -ing
by + fiil-ing kalıbı, bir sonucu ortaya çıkaran yöntemi veya süreci anlatır. Burada by wandering freely around the forest, hayvanların ölü ağaçları nasıl ezip devirdiğini açıklar: etrafta dolaşmak sonuca götüren araçtır. Buradaki by bir edat olduğu için sonraki fiil -ing biçimini alır. by sözcüğünün bu kullanımı, edilgen bir eylemi yapan kişiyi veya şeyi belirtmez.
Alıştırma
Yöntem bildiren by + -ing kalıbını tamamlayın: Noah learned new words ____ reading a short article every day.
Cevabı göster
by
reducing the amount of: bir eylemin sonucunu eklemek
Reducing the amount of ..., önceki eylemin sonucunu ekleyen bir şimdiki zaman ortaç öbeğidir. Burada ölü ağaçların ezilip devrilmesi, yanıcı bitki örtüsünün azalmasına yol açar. Reducing bu cümlede ayrı bir çekimli fiil değildir. Virgülden sonraki -ing öbeği, “bunu yaparak … miktarını azaltırlar” anlamını kısa ve yoğun biçimde verir. The amount of ifadesinden sonra genellikle vegetation, waste veya water gibi sayılamayan bir isim ya da bir bütün olarak miktarı düşünülen bir şey gelir.
Alıştırma
Cümleyi reducing the amount of ile tamamlayın: The shop switched to reusable bags, ____ plastic waste.
Cevabı göster
reducing the amount of
flammable, yani ‘kolayca yanan’
Flammable, kolayca tutuşup yanabilen anlamında bir sıfattır. Burada vegetation sözcüğünü niteler. Virgüllerle ayrılan meaning easily burnt ifadesi, flammable sözcüğünü hemen açıklayan kısa bir tanımdır. Teknik sözcüğün anında anlaşılmasını sağlar; flammable, ateşe karşı korumalı demek değildir.
Alıştırma
Bir güvenlik etiketinde Flammable liquid yazıyor. Bu uyarı ne anlama gelir?
- Sıvı daha önce yanmıştır.
- Sıvı kolayca tutuşabilir.
- Sıvıyı açık alevin yanında tutmak güvenlidir.
- Sıvı yanamaz.
Cevabı göster
Sıvı kolayca tutuşabilir.
but these four-legged fire-fighting friends are really coming to the rescue in Spain. Deyimler
4:41ama bu dört ayaklı itfaiyeci dostlar İspanya'da gerçekten yardıma koşuyorlar.
these four-legged fire-fighting friends: bu dört ayaklı ‘yangınla mücadele dostları’
these four-legged fire-fighting friends, neşeli ve esprili bir isim öbeğidir. These hayvanları işaret eder; tireli bileşik sıfatlar four-legged ve fire-fighting ise friends sözcüğünü niteler. Hayvanlara friends denmesi kişileştirmedir ve haberi sıcak, akılda kalıcı hâle getirir. Bu hayvanlar gerçek anlamda itfaiyeci değildir. Fire-fighting, otlamalarının ve bitkileri ezmelerinin etkisini anlatır: yanabilecek bitki örtüsünü azaltarak yangın riskinin düşmesine yardımcı olurlar.
Alıştırma
Yargı: these four-legged fire-fighting friends ifadesi, hayvanları doğrudan alev söndüren resmî itfaiyeciler olarak gerçek anlamıyla tanımlar.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
Isn't it time to reveal the answer to your question? Ton ve niyet
4:47Sorunun cevabını açıklamanın zamanı gelmedi mi?
Isn't it time to + fiil...?: artık harekete geçmeyi önermek
Isn't it time to + fiilin yalın hâli...? yapısı, bir eylemin artık yapılması gerektiğini önermek için kullanılan olumsuz bir sorudur. Saati sormaktan çok, konuşmayı veya etkinliği bir sonraki aşamaya taşır. Burada to reveal sıradaki eylemi belirtir. Konuşan kişi, diğer kişiyi cevabı vermesi için nazikçe yönlendirir.
Alıştırma
Öğretmenin nazik yönlendirmesini hedef yapıyla tamamlayın: We have discussed every option. ____ make a decision?
Cevabı göster
Isn't it time to
I asked you what proportion of wildfires are caused by people.
4:50sana orman yangınlarının ne kadarının insanlar tarafından çıkarıldığını sormuştum.
I'm afraid + cümle: kötü haberi nazikçe yumuşatmak
I'm afraid + cümle yapısında I'm afraid; bir düzeltme, ret veya hoş karşılanmayabilecek başka bir mesajı sunan nazik bir yumuşatma ifadesidir. Bu kullanımda genellikle konuşan kişinin korktuğu anlamına gelmez. Cümle yine you're wrong demektedir, ancak bu yumuşatma ifadesi düzeltmeyi tek başına söylenen You're wrong ifadesinden daha az sert hâle getirir.
Alıştırma
Mağaza görevlisinin nazik kötü haber cümlesini hedef iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____ we don't have your size today.
Cevabı göster
I'm afraid
four out of every five wildfires are manmade. Notlar
5:04her beş orman yangınından dördü insan kaynaklıdır.
four out of every five: oran belirtme
Four out of every five, beş ögeden oluşan her grubun dört ögesi demektir; dolayısıyla oran 4/5, yani %80'dir. Burada out of, sayılan kısım olan four ile toplam olan five arasında bağ kurar. Every, gruplamayı açık hâle getirir: Beşer vakalık her grubu düşünüp bunların dördünü sayın. Bu ifade, every five minutes gibi bir zaman aralığını değil, vaka sayısını anlatır.
Alıştırma
İstatistiği four out of every five kalıbını aynen kullanarak tamamlayın: Four ____ five homes in the survey had internet access.
Cevabı göster
out of every
manmade: insanlar tarafından yapılan veya insan kaynaklı
Bu cümlede manmade, doğal bir nedenden değil insan faaliyetinden kaynaklanan demektir. İfade, orman yangınlarını neyin başlattığından söz eder; yangınları kadınların değil erkeklerin çıkardığı anlamına gelmez. Nesneler veya yerler için manmade, a manmade lake örneğinde olduğu gibi insanlar tarafından yapılmış ya da inşa edilmiş anlamına da gelebilir. Başka durumlara aktarılabilecek fikir, doğal köken yerine insan kökenidir.
Alıştırma
Manmade wildfires ifadesinde manmade ne anlama gelir?
- insan faaliyetinden kaynaklanan
- yalnızca erkekler tarafından yapılan
- doğal olarak oluşan
- el işi olarak elle yapılan
Cevabı göster
insan faaliyetinden kaynaklanan
let's recap the vocabulary we've learned from this program, Anlatım akışı
5:07bu programda öğrendiğimiz kelimeleri baştan gözden geçirelim,
Let's recap the vocabulary: tekrar bölümüne geçiş
Örnekte Let's recap the vocabulary, ana anlatımın sona erdiğini ve kısa bir tekrarın başladığını gösterir. Let's, dinleyiciyi konuşmacıyla birlikte bu eyleme katılmaya çağırır; recap ise daha önce ele alınan önemli bilgileri kısaca özetlemek demektir. Neyin tekrar edileceğini belirtmek için Let's recap + isim öbeği yapısını kullanabilir veya yalnızca Let's recap diyebilirsin. Bu ifade bilgiyi düzenler ve özete geçildiğini açıkça gösterir.
Alıştırma
Bir toplantı sona eriyor. Hangi cümle grubu doğal biçimde kısa bir tekrara geçirir?
- Let's introduce the main decisions before we leave.
- Let's postpone the main decisions before we leave.
- Let's recap the main decisions before we leave.
Cevabı göster
Let's recap the main decisions before we leave.
nobody controls it or prevents it from growing.
5:15kimse onu kontrol etmez veya büyümesini engellemez.
To graze means to eat grass and vegetation.
5:18Otlamak (graze), çimenleri ve bitki örtüsünü yemek demektir.
Grazers are animals like cows which do this.
5:22Otlayan hayvanlar (grazers), bunu yapan inekler gibi hayvanlardır.
And a person who grazes continually eats little bites of food.
5:25Sürekli ufak tefek yiyecekler yiyen bir kişi de otluyor (grazes) demektir.
Extinction is when an animal species no longer exists.
5:29Nesil tükenmesi (extinction), bir hayvan türünün artık var olmaması durumudur.
The dinosaurs and the wild aurochs are two examples of extinct animals.
5:32Dinozorlar ve yaban öküzleri nesli tükenmiş hayvanların iki örneğidir.
Domestication is when wild animals become controlled by humans for work,
5:37Evcilleştirme (domestication), vahşi hayvanların çalışmak,
The adjective voracious means very eager for something,
5:44Doymak bilmez (voracious) sıfatı, bir şey için,
why not check out the accompanying worksheet and quiz, Ton ve niyet
5:58neden beraberindeki çalışma kağıdına ve kısa sınava göz atmıyorsunuz,
both available at bbclearningenglish.com.
6:01her ikisi de bbclearningenglish.com adresinde mevcut.
Why not check out ...?: samimi bir öneri
Why not + fiilin yalın hâli, soru biçimini bir öneriye dönüştürür. Genellikle gerçekten bir neden sormaz; burada izleyiciyi ek bir öğrenme kaynağını denemeye nazikçe davet eder. Check out + bir şey, ona göz atmak, onu incelemek veya onun hakkında daha fazla bilgi edinmek demektir. Bu cümlede worksheet ve quiz nesneleri bu anlamı açık hâle getirir.
Alıştırma
Bir arkadaşın daha fazla pratik yapmak istiyor. Hangi cümle çevrim içi bir kaynağı incelemesi için samimi ve baskısız bir öneri yapar?
- Why not check out the free exercises online?
- You must complete the free exercises online.
- Why do you check out the free exercises online?
Cevabı göster
Why not check out the free exercises online?