A1 İngilizce Dinleme Pratiği Podcast'i | Akıcılığı Artırmak İçin Gölgeleme (Shadowing) Pratiği | Yavaş İngilizce: İngilizce çalışma notları

PodEnglish

Öğrenme zorluğu
575 kelime 116 kel/dk

Video özeti: Bu beş dakikalık shadowing çalışması, küçük ve her gün tekrarlanabilir uygulamaların ara sıra yapılan uzun çalışma maratonlarından neden daha sürdürülebilir olduğunu açıklıyor. Tekrarı konuşmanın otomatikleşmesiyle ilişkilendiriyor ve çekingen bir öğrencinin aşamalı gelişimi üzerinden çok kısa bir rutinin akıcılık ve özgüven oluşturabileceğini gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. snack learning. ve bites of practice — Deyimler ve Mecazi İfadeler: Yiyecek imgelerinin kısa çalışmaları gerçek atıştırmalıklar olarak değil, yönetilebilir küçük porsiyonlar olarak sunduğunu anlayın; soyut bir öğrenme yöntemini somut ve ulaşılabilir kılmak için benzer metaforlar kullanın. 2. may feel small now, but they build big results over time. — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: may...but... yapısının önce bir eylemin önemsiz görünebileceğini kabul edip ardından dikkati birikimli etkisine nasıl yönelttiğini fark edin; uzun vadeli değişim hakkında dengeli bir sav kurarken bu kalıbı kullanın. 3. Small habits change your English. They change your confidence. They change you. — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: change tekrarının dilden özgüvene, oradan kişinin bütününe doğru ilerleyerek nasıl ritim ve kademeli vurgu oluşturduğunu görün; açıklamanızı güçlü ve akılda kalıcı bir sonuçla bitirmek için bu tekniği uygulayın.

Bu derste

Hello,

0:00

Merhaba,

and welcome back to Pod English. Kalıp ifadeler

0:01

ve Pod English'e tekrar hoş geldiniz.

Kalıp ifadeler

Geri dönen bir dinleyici kitlesini karşılayan welcome back to

Welcome back to + yer, program veya etkinlik, tanıdık bir şeye geri dönen kişileri karşılamak için kullanılır. Bu cümlede sunucu, devam eden bir programın yeni bölümünü açıyor. Buradaki back, geriye doğru hareket etmek değil, aynı programa veya etkinliğe yeniden dönmek anlamındadır. İfadenin tamamı samimi bir açılış selamı olarak kullanılır.

Alıştırma

Selamlamayı hedef üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın. Aynı grup başka bir kulüp toplantısı için geri geliyor: ____ our science club!

Cevabı göster

Welcome back to

I'm Kim.

0:04

Ben Kim.

In this episode, Anlatım akışı

0:06

Bu bölümde,

you will practice English with me for 5 minutes. Dilbilgisi

0:08

benimle 5 dakika boyunca İngilizce pratiği yapacaksınız.

Anlatım akışı

Açılış yönlendirmesi olarak In this episode,

In this episode, önce kapsamı belirleyen bir açılış yönlendirmesidir. Ardından gelen bölüm, dinleyicinin mevcut bölümde ne yapacağını veya öğreneceğini anlatır. Böylece ayrıntılar başlamadan önce bilgi düzenlenir. Buradaki episode, yalnızca televizyon dizisinin bir bölümü değil, devam eden bir sesli veya görüntülü serinin bir parçası anlamındadır.

Alıştırma

In this episode, bir programın başında hangi görevi yapar?

  1. Mevcut bölümün ana konusunu tanıtır.
  2. Dinleyicilere konuşmacının nerede durduğunu söyler.
  3. Tüm serinin bittiğini söyler.
Cevabı göster

Mevcut bölümün ana konusunu tanıtır.

Dilbilgisi

for 5 minutes: for + süre

"for 5 minutes" ifadesinde for, etkinliğin ne kadar sürdüğünü belirtir. “Ne kadar süre?” sorusunu yanıtlar: İngilizce pratiği beş dakika sürer. Eylemlerin veya durumların süresini belirtmek için for + süre kullanılır. Örneğin for ten minutes, for two hours veya for a week denebilir.

Alıştırma

Pratiğin beş dakika sürdüğünü gösterecek şekilde cümleyi tamamlayın. for kullanın: You will practice English with me ____.

Cevabı göster

for 5 minutes

It's short.

0:14

Çok kısa.

It's simple.

0:15

Çok basit.

It's perfect for busy people. Kalıp ifadeler

0:17

Meşgul insanlar için harika.

Kalıp ifadeler

perfect for busy people: be perfect for + kişi veya amaç

"perfect for busy people" ifadesindeki perfect for, “çok uygun” anlamına gelir. Konuşan kişi, bu etkinlik az boş zamanı olan insanlara uyduğu için onu güçlü biçimde önerir; burada perfect, mutlaka hiçbir kusuru olmadığı anlamına gelmez. Bir şeyin bir kişinin, grubun, amacın veya durumun ihtiyaçlarına çok iyi uyduğunu söylemek için be perfect for + kişi, grup, amaç veya durum yapısını kullanın.

Alıştırma

perfect ve doğru edatı kullanın: This short lesson is ____ busy parents.

Cevabı göster

perfect for

You don't need much time.

0:21

Fazla zamana ihtiyacınız yok.

This is snack learning. Deyimler

0:23

Bu atıştırmalık öğrenme.

Small and powerful bites of practice

0:27

Küçük ve güçlü pratik lokmaları

you can do anytime.

0:31

ki bunları her zaman yapabilirsiniz.

Deyimler

snack learning ... bites of practice: öğrenme için yiyecek benzetmesi

“Snack learning” ve “bites of practice” yiyeceklerle kurulan benzetmelerdir. Öğrenmeyi küçük lokmalardan oluşan bir atıştırmalığa benzetirler: Her pratik oturumu kısa, kolayca yapılabilir ve başlaması kolaydır. Burada gerçek yiyeceklerden söz edilmez. Bu görüntü, soyut bir öğrenme yöntemini basit ve kullanışlı gösterir; “powerful” ise az miktarda pratiğin bile yararlı bir etkisi olabileceğini anlatır.

Alıştırma

Burada “snack learning” ve “bites of practice” ne anlama geliyor?

  1. Kısa ve kolayca yapılabilen öğrenme parçaları
  2. Atıştırmalık hazırlamayla ilgili dersler
  3. Yalnızca bir şeyler yerken ders çalışmak
Cevabı göster

Kısa ve kolayca yapılabilen öğrenme parçaları

Do it in the morning.

0:34

Sabahları yapın.

Do it while you walk.

0:37

Yürürken yapın.

Do it before you sleep.

0:40

Uyumadan önce yapın.

It's easy to fit into your day. Öbek fiiller

0:44

Gününüze sığdırmak çok kolay.

Öbek fiiller

fit into your day: programda yer bulmak

“Fit into your day” ifadesinde fit into, “programınızda yeterli yer olması” anlamına gelir. Özne olan it, daha önce sözü edilen kısa pratiği gösterir; bu nedenle cümle, bu pratiğin önceden planlanmış bir güne kolayca eklenebileceğini söyler. Bu zaman anlamını day, schedule, routine veya bir zaman dilimiyle kullanın. Kıyafet bedeni ya da fiziksel alan söz konusu değildir.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve “günlük programınıza eklemek” anlamına gelen tam ifadeyle tamamlayın: This five-minute exercise is easy to ____.

Cevabı göster

fit into your day

So, your job is simple.

0:47

Yani, göreviniz çok basit.

Listen to me.

0:51

Beni dinleyin.

Repeat my voice

0:53

Sesimi tekrar edin

and speak with me.

0:56

ve benimle konuşun.

Don't worry about mistakes. Ton ve niyet

0:59

Hatalar için endişelenmeyin.

Ton ve niyet

Don't worry about mistakes: alıştırma sırasında rahatlatma

Don't worry about mistakes, karşıdaki kişinin üzerindeki baskıyı azaltan samimi bir yönergedir. Burada “hata yapma korkusunun denemeni engellemesine izin verme” anlamına gelir. Hataların hiçbir zaman önemli olmadığı veya düzeltilmesi gerekmediği anlamına gelmez. Don't worry about + isim veya -ing biçimi, bir kaygı konusunda birini rahatlatmak için kullanılabilir: Don't worry about the test; Don't worry about making mistakes.

Alıştırma

Derste öğrendiğin ifadeyle teşvik cümlesini tamamla: You are still learning, so ____. Keep trying.

Cevabı göster

don't worry about mistakes

Just listen, speak, and flow with me. Deyimler

1:03

Sadece dinleyin, konuşun ve benimle akışa bırakın.

Deyimler

flow with me: ritmime akıcı biçimde uy

Burada flow with me, dinleme ve konuşma alıştırması sırasında “rahatla, devam et ve ritmime uy” anlamına gelir. Flow genellikle yumuşak ve kesintisiz bir hareketi anlatır. Konuşan kişi bu sözcüğü sudan söz etmek için değil, alıştırmaya doğal ve kesintisiz bir ilerleme hissi vermek için mecaz olarak kullanır.

Alıştırma

Örnekte flow with me ne anlama geliyor?

  1. Konuşan kişiyle birlikte alıştırmada akıcı biçimde ilerlemek.
  2. Dinlemeyi bırakıp farklı bir ritim seçmek.
  3. Konuşan kişi alıştırma yaparken su dökmek.
Cevabı göster

Konuşan kişiyle birlikte alıştırmada akıcı biçimde ilerlemek.

If you enjoy this new series,

1:09

Eğer bu yeni seriden hoşlanıyorsanız,

tell me in the comments. Kültür

1:12

yorumlarda bana bildirin.

Kültür

tell me in the comments: izleyicilerden yorumlarda yanıt istemek

Bir video veya sosyal medya platformunda the comments, içeriğin altında ya da yanında bulunan yorumlar bölümünü ifade eder. Yalnızca başkalarının daha önce yazdığı yorumları değil, izleyicilerin yanıt gönderebildiği yeri anlatır. Tell me in the comments, izleyicileri oraya bir yanıt, fikir veya başka bir geri bildirim bırakmaya çağıran yaygın bir ifadedir. Bu cümlede tell me, yanıtı herkese açık bu etkileşim alanına yazarak iletmek anlamına gelir.

Alıştırma

Bir video içerik üreticisi “Tell me in the comments.” diyor. İzleyicilerin ne yapmasını istiyor?

  1. İçerik üreticisini özel olarak aramalarını.
  2. Videonun altındaki yorumlar bölümünde yanıt vermelerini.
  3. Videodaki altyazıları düzenlemelerini.
Cevabı göster

Videonun altındaki yorumlar bölümünde yanıt vermelerini.

If many people like it,

1:15

Eğer birçok insan beğenirse,

we will make more.

1:17

daha fazlasını yapacağız.

Today's topic is one of my favorites. Kalıp ifadeler

1:20

Bugünkü konu en sevdiklerimden biri.

Kalıp ifadeler

one of my favorites: en sevdiklerimden biri

One of my favorites, en çok sevdiğim kişiler, şeyler veya konular grubunun bir üyesi demektir. Favorites burada çoğul bir isimdir ve bu cümlede kategorinin konu olduğu zaten açık olduğundan favorite topics yerine kullanılır. One of ifadesinden sonra grubu belirten çoğul bir isim kullanılır: favorites, books veya my favorite books. Bu ifade bir şeyi çok sevdiğinizi gösterirken başka favorilerinizin de bulunduğunu belirtir; tek ve eşsiz favoriniz anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle bu kitabın en sevdiğim kitaplar grubunda bulunduğunu doğal biçimde anlatır?

  1. This book is one of my favorites.
  2. This book is my one favorites.
  3. This book is one of my favorite.
Cevabı göster

This book is one of my favorites.

It's called the power of small habits. Anlatım akışı

1:24

Buna küçük alışkanlıkların gücü deniyor.

Anlatım akışı

the power of small habits: bir konunun etkisini öne çıkarma

The power of X, X'i insanları veya durumları önemli ölçüde etkileyebilen ya da değişim yaratabilen bir şey olarak sunar. Buradaki power, fiziksel güç veya elektrik değil, etki ya da değişim yaratma kapasitesidir. Başlığa benzeyen bu isim grubu, small habits ifadesini ana fikir olarak öne çıkarır ve konunun neden önemli olduğunu gösterir. Bu kalıp bir konuşmayı, yazıyı veya ana görüşü tanıtmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Sunum başlığını dersteki çerçeveleme ifadesiyle tamamlayın: "____ daily practice."

Cevabı göster

The power of

Many people believe success comes from big actions.

1:30

Birçok insan başarının büyük eylemlerden geldiğine inanır.

They think they must study for hours.

1:36

Saatlerce çalışmaları gerektiğini düşünürler.

They think they must read many books.

1:40

Birçok kitap okumaları gerektiğini düşünürler.

They think they must change everything at once. Kalıp ifadeler

1:44

Her şeyi aynı anda değiştirmeleri gerektiğini düşünürler.

Kalıp ifadeler

change everything at once ifadesindeki at once

Bu cümlede at once, “hepsi aynı anda” veya “tek bir çabada” anlamına gelir. Everything birçok değişikliği belirttiği için cümle, tüm bu değişikliklerin birlikte gerçekleşmesi gerektiğini düşündüklerini anlatır. At once başka bağlamlarda “hemen” anlamına da gelebilir. Anlamı çevresindeki sözcükler belirler: everything gibi bir grup bildiren sözcük genellikle eş zamanlı eyleme işaret ederken Come here at once gibi bir emir gecikme olmamasını anlatır.

Alıştırma

"You do not have to solve every problem at once," cümlesinde at once ne anlama gelir?

  1. hiç gecikmeden
  2. hepsi aynı denemede veya zamanda
  3. bir sorundan sonra diğeri
Cevabı göster

hepsi aynı denemede veya zamanda

But that's not true. Anlatım akışı

1:50

Ama bu doğru değil.

Anlatım akışı

But that's not true: önceki bir iddiayı reddetmek

But, az önce söylenenden farklı bir yöne dönüldüğünü gösterir. That's not true önceki iddiayı reddeder; böylece cümle, açıklamayı yaygın bir inanıştan konuşmacının farklı görüşüne taşır. Buradaki that, yakındaki tek bir kelimeye veya eyleme değil, az önce anlatılan düşüncenin tamamına ya da düşünceler grubuna gönderme yapar. Bu, bir açıklamayı düzenlemek için başka durumlarda da kullanılabilecek bir yoldur: bir inanışı belirtmek, onu açıkça reddetmek ve ardından daha iyi bir açıklama sunmak.

Alıştırma

Konuşmacı yaygın bir inanışı anlattıktan sonra But that's not true. esas olarak ne yapar?

  1. İnanışı değerlendirmeden yeni bir konu başlatır.
  2. İnanışı destekleyen kanıtlar ekler.
  3. İnanışı reddeder ve farklı bir görüşe geçileceğini gösterir.
Cevabı göster

İnanışı reddeder ve farklı bir görüşe geçileceğini gösterir.

Real change is different.

1:53

Gerçek değişim farklıdır.

It doesn't happen in one big moment. Anlatım akışı

1:56

Tek bir büyük anda gerçekleşmez.

It happens in many small moments.

2:00

Birçok küçük anda gerçekleşir.

Anlatım akışı

It doesn't happen in ... It happens in ...: olumsuzdan olumluya kurulan karşıtlık

İlk cümle, gerçek değişimin tek bir büyük ve belirleyici olayda gerçekleştiği düşüncesini reddeder. İkinci cümle aynı özne olan It’i korur ve bu düşüncenin yerine pek çok küçük anı koyar. Burada moment, yalnızca kısa bir süreyi değil, değişimin bir bölümünün gerçekleştiği fırsatı veya noktayı ifade eder. Bu önce olumsuz, sonra olumlu yapı bilgiyi “X değil, Y” biçiminde düzenler. Happen fiilinin tekrarlanması karşıtlığı izlemeyi kolaylaştırır ve yeni düşünceyi ikinci cümleye yerleştirir.

Alıştırma

Hangi cümle çifti bir düşüncenin yerine daha açık bir düşünce koymak için aynı önce olumsuz, sonra olumlu yapıyı kullanır?

  1. Good habits don't form in one day. They form through many small choices.
  2. One day can be busy, but good habits are important.
  3. Good habits form every day, and small choices are useful.
Cevabı göster

Good habits don't form in one day. They form through many small choices.

Think about brushing your teeth. Anlatım akışı

2:05

Diş fırçalamayı düşünün.

Anlatım akışı

Think about brushing your teeth: bir benzetme sunmak

Think about brushing your teeth burada esas olarak dinleyiciden bu eylemi gerçekten yapmasını istemez. Think about, dinleyicinin dikkatini tanıdık bir alışkanlığa yöneltir; böylece konuşmacı bunu daha genel bir düşünceyi anlatan benzetme olarak kullanabilir. Açıklamalarda Think about + isim veya -ing biçimi bir yönlendirme işareti gibi çalışır: dikkati soyut bir düşünceden somut bir örneğe taşır. Buradaki brushing, etkinliği adlandıran -ing biçimidir.

Alıştırma

Bu açıklamada Think about brushing your teeth ne işe yarıyor?

  1. Açıklamayla bağlantısı olmadan konuyu değiştirir.
  2. Bir düşünceyi açıklamak için tanıdık bir örnek sunar.
  3. Dinleyiciye hemen dişlerini fırçalamasını söyler.
Cevabı göster

Bir düşünceyi açıklamak için tanıdık bir örnek sunar.

You don't brush for 2 hours once a month. Dilbilgisi

2:08

Ayda bir kez 2 saat boyunca dişlerinizi fırçalamazsınız.

You brush for 2 minutes every day.

2:13

Her gün 2 dakika boyunca fırçalarsınız.

Dilbilgisi

once a month ... every day: sıklık karşılaştırması

Once a month “ayda bir kez”, every day ise “her gün” demektir. İkisi de “Ne sıklıkla?” sorusuna cevap veren sıklık ifadeleridir. Cümle, seyrek yapılan uzun bir oturumla her gün tekrarlanan kısa bir eylemi karşılaştırır. Once a month ifadesindeki once “bir kez” anlamındadır; “geçmişte bir zaman” anlamında değildir. once a + zaman birimi kalıbını once a week örneğinde olduğu gibi yeniden kullanabilirsin.

Alıştırma

Leo'nun bahçeyi ayda bir kez kontrol ettiğini ancak fideleri her gün suladığını söyleyen cümle hangisidir?

  1. Leo checks the garden once a month, but he waters the seedlings every day.
  2. Leo checks the garden once a month, but he waters the seedlings everyday.
  3. Leo checks the garden every day, but he waters the seedlings once a month.
Cevabı göster

Leo checks the garden once a month, but he waters the seedlings every day.

That's why your teeth stay healthy. Anlatım akışı

2:18

Dişlerinizin sağlıklı kalmasının nedeni budur.

Anlatım akışı

That's why + sonuç: bir nedeni sonucuna bağlamak

That's why, nedeni hemen önce belirtilmiş bir sonucu anlatır. Bu cümlede daha önce söylenen “her gün diş fırçalama” fikri neden, your teeth stay healthy ise sonuçtur. Bilgi sırası şöyledir: neden. That's why + sonuç. Bu yapıda why nedeni anlatmaz; that daha önce verilen nedeni gösterir.

Alıştırma

Neden-sonuç bağlantısını hedef ifadeyle tamamlayın: Mia practiced every day. ____ she improved quickly.

Cevabı göster

That's why

Learning English is the same. Anlatım akışı

2:22

İngilizce öğrenmek de aynıdır.

Anlatım akışı

Learning English is the same: benzetmeyi ana konuya uygulamak

Learning English is the same, önceki örnekteki düzeni ana konu olan İngilizce öğrenmeye uygular. The same, ortak bir temel düşünceyi veya yöntemi anlatır; İngilizce öğrenme ile diş fırçalamanın tamamen aynı etkinlikler olduğunu söylemez. Bu cümle bir açıklamayı düzenlemeye yardımcı olur: önce tanıdık bir örnek verilir, sonra asıl konuya dönülür. Örneğin ardından kullanılan X is the same, aynı düşüncenin X için de geçerli olduğunu gösterir.

Alıştırma

Konuşmacı, küçük günlük alışkanlıkların sonuç oluşturduğunu açıkladıktan sonra “Learning English is the same.” diyor. Bu cümle ne anlama gelir?

  1. İngilizce öğrenmede de aynı genel düşünce geçerlidir.
  2. İngilizce öğrenmenin önceki örnekle hiçbir bağlantısı yoktur.
  3. İngilizce öğrenme ile önceki etkinlik her ayrıntıda tamamen aynıdır.
Cevabı göster

İngilizce öğrenmede de aynı genel düşünce geçerlidir.

It's not about one big study weekend. Dilbilgisi

2:25

Büyük bir hafta sonu çalışmasıyla ilgili değildir.

It's about small moments every day.

2:30

Her günkü küçük anlarla ilgilidir.

Dilbilgisi

It's not about X. It's about Y.: odağı asıl noktaya kaydırmak

It's not about X. It's about Y. şeklindeki ikili kalıp, dinleyicinin dikkatini X'ten Y'ye yöneltir. X, konuşanın ana nokta olarak görmediği düşünceyi; Y ise gerçekten önemli olanı belirtir. Buradaki about yalnızca «bir konu hakkında» anlamına gelmez; yaklaşık olarak «asıl mesele» demektir. Konuşan, tek bir yoğun çalışma hafta sonunu anahtar olarak görmez ve odağı her günkü kısa anlara taşır.

Alıştırma

Hangi cümle çifti bir odağı reddedip gerçek önceliği belirtmek için bu kalıbı doğru kullanıyor?

  1. It's not having about the fanciest tools. It's using about what you have well.
  2. It's not about having the fanciest tools. It's about using what you have well.
  3. It's not to having the fanciest tools. It's to using what you have well.
Cevabı göster

It's not about having the fanciest tools. It's about using what you have well.

5 minutes of listening, Dilbilgisi

2:35

5 dakika dinleme,

5 minutes of speaking,

2:38

5 dakika konuşma,

5 minutes of shadowing. Kelime

2:41

5 dakika gölgeleme (shadowing).

Dilbilgisi

5 minutes of listening: süre + of + etkinlik

Süre miktarı + of + etkinlik kalıbı, bir etkinliği belirli süresi olan bir bölüme dönüştürür. Five minutes of listening, dinleyerek geçirilen beş dakikalık bir süre anlamına gelir. of sonrasında etkinliği adlandıran bir isim veya -ing biçimi kullanılır. Burada listening, speaking ve shadowing aynı -ing biçimini kullanır. of sonrasında listen fiilinin yalın biçimini kullanmayın.

Alıştırma

Bu süreli etkinliği tamamlamak için listen fiilinin doğru biçimini kullanın: We will do five minutes of ____ before breakfast.

Cevabı göster

listening

Kelime

shadowing: ses kaydıyla birlikte konuşma

Dil öğreniminde shadowing bir konuşma alıştırmasıdır: bir ses kaydını dinler ve konuşmacının hemen arkasından, neredeyse aynı anda tekrar edersiniz. Sesleri, ritmi ve tonlamayı taklit edersiniz. 5 minutes of shadowing ifadesinde shadowing, listening veya speaking gibi sayılamayan bir etkinlik adıdır. Burada gerçek anlamıyla bir gölgeyi ifade etmez.

Alıştırma

Dil öğreniminde shadowing ne anlama gelir?

  1. Bir gölgenin dış çizgisini çizmek
  2. Ses kaydıyla birlikte konuşup konuşmacıyı taklit etmek
  3. Dinlemeden sessizce okumak
Cevabı göster

Ses kaydıyla birlikte konuşup konuşmacıyı taklit etmek

These moments may feel small now, Anlatım akışı

2:45

Bu anlar şimdi küçük hissedilebilir,

but they build big results over time. Kalıp ifadeler

2:49

ama zamanla büyük sonuçlar inşa ederler.

Anlatım akışı

may feel small now, but ... over time: ana noktadan önce bir izlenimi kabul etme

may feel small now ifadesinde may olasılık belirtir: bu anlar şu anda önemsiz görünebilir. İzin anlamına gelmez. may ..., but ... yapısı önce olası bir izlenimi kabul eder, ardından but ile odağı daha güçlü noktaya taşır. Buradaki ana mesaj, şu anda küçük görünmeleri değil, uzun vadeli sonuçtur. Bir şeyin nasıl görünebileceğini veya hissedilebileceğini kabul edip ardından gerçekten önemli olanı vurgulamak için bu yapıyı kullanın.

Alıştırma

Bu cümlede may feel small now, but ... nasıl bir ilişki ifade eder?

  1. Anların küçülmesine izin verir
  2. Şimdiki olası bir izlenimi kabul eder, ardından daha önemli bir uzun vadeli sonucu vurgular
  3. Odak değişmeden iki sonucu sıralar
Cevabı göster

Şimdiki olası bir izlenimi kabul eder, ardından daha önemli bir uzun vadeli sonucu vurgular

Kalıp ifadeler

over time: zaman geçtikçe oluşan aşamalı değişim

Over time, “zaman geçtikçe, yavaş yavaş” anlamına gelir. Bir değişimin veya sonucun bir anda değil, belirli bir süre boyunca geliştiğini gösteren bir zarf öbeğidir. Burada, tekrarlanan küçük eylemlerin büyük sonuçları yavaşça oluşturduğu anlatılır.

Alıştırma

Cümleyi örnekteki hedef ifadeyle tamamlayın: Your balance will improve ____.

Cevabı göster

over time

Now, there is science behind this. Kalıp ifadeler

2:54

Şimdi, bunun arkasında bir bilim var.

Kalıp ifadeler

science behind this: bilimsel dayanak veya açıklama

Science behind this, bilimsel kanıtların veya ilkelerin bu fikri desteklediği ya da açıkladığı anlamına gelir. Behind burada mecazidir; fiziksel bir konumu değil, bir şeyin dayanağını gösterir. Buradaki this, küçük eylemlerin sonuç oluşturmasıyla ilgili önceki iddiayı belirtir. Cümle, tavsiye vermekten bunun neden işe yaradığını açıklamaya geçiş yapar.

Alıştırma

“There is science behind this method” ne anlama gelir?

  1. Bilimsel kanıtlar veya ilkeler yöntemi destekliyor ya da açıklıyor.
  2. Yöntem yalnızca fen dersinden sonra kullanılmalıdır.
  3. Yöntem bir fen sınıfının arkasında bulunuyor.
Cevabı göster

Bilimsel kanıtlar veya ilkeler yöntemi destekliyor ya da açıklıyor.

When you repeat a small action, Dilbilgisi

2:59

Küçük bir eylemi tekrarladığınızda,

your brain changes.

3:02

beyniniz değişir.

Dilbilgisi

When you repeat a small action: when ile düzenli bir sonuç belirtmek

“When you repeat a small action”, when ile başlayan bir yan cümledir. Önce durumu verir; ana cümle olan “your brain changes” ise sonucu belirtir. Buradaki when, zamanı soran bir soru sözcüğü değil, “her ne zaman” veya “her defasında” anlamındadır. İki cümlecikte de geniş zaman kullanılması genel bir düzeni gösterir: eylem her gerçekleştiğinde sonuç da normal olarak onu izler.

Alıştırma

“When you repeat a small action, your brain changes” cümlesinde when ne işe yarar?

  1. Tekrarlanan bir durumu ve normalde ardından gelen sonucu belirtir.
  2. İki düşüncenin birbirine zıt olduğunu gösterir.
  3. Eylemin saat kaçta tekrarlandığını sorar.
Cevabı göster

Tekrarlanan bir durumu ve normalde ardından gelen sonucu belirtir.

It builds a new path, Deyimler

3:05

Yeni bir yol oluşturur,

a new road.

3:07

yeni bir patika.

Deyimler

builds a new path, a new road: öğrenmeyle ilgili bir yol benzetmesi

“builds a new path, a new road” bir benzetmedir. Gerçek bir yol inşa edilmiyor; path ve road, beynin bir eylemi yapması veya hatırlaması için oluşan yeni bir yöntemi yol olarak canlandırır. “A new road”, “a new path” ifadesini başka sözlerle tekrar eder ve görüntüyü güçlendirir. Görünmeyen bir değişimi, takip etmesi giderek kolaylaşan bir yol oluşturmak gibi somut hâle getirir.

Alıştırma

Bu cümlede “builds a new path, a new road” ne anlama gelir?

  1. Eylemi yapmak veya hatırlamak için yeni bir zihinsel yol oluşmasına yardımcı olur.
  2. Beynin içinde gerçek bir yol inşa eder.
  3. Birine başka bir yere gitmesini söyler.
Cevabı göster

Eylemi yapmak veya hatırlamak için yeni bir zihinsel yol oluşmasına yardımcı olur.

Each time you repeat it, Dilbilgisi

3:10

Onu her tekrarladığınızda,

Dilbilgisi

Tekrarlanan bir koşul için Each time + yan cümle

Each time, tekrarlanan bir zaman koşulu başlatır: yan cümledeki eylem her gerçekleştiğinde ana cümledeki sonuç yeniden gerçekleşir. Each time you repeat it ifadesinde you repeat it tekrarlanan eylemi belirtir; it ise daha önce sözü edilen eyleme veya alıştırmaya gönderme yapar. Yeniden kullanılabilecek yapı each time + özne + fiildir; ardından her tekrarda ne olduğu anlatılır.

Alıştırma

Tekrarlanan bir eylemi başlatmak için each time ifadesini doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. Each time I practice the move, it feels easier.
  2. Each time practice the move, it feels easier.
  3. I each time practice the move, it feels easier.
Cevabı göster

Each time I practice the move, it feels easier.

the path becomes stronger.

3:12

yol daha da güçlenir.

The connection becomes stronger.

3:16

Bağlantı daha da güçlenir.

At first, Anlatım akışı

3:20

Başlangıçta,

Anlatım akışı

Değişimden önceki başlangıç aşaması için At first,

At first bir durumun veya sürecin başlangıç aşamasını belirtir. Dinleyiciye işlerin başlangıçta nasıl olduğunu anlatır ve çoğu zaman sonraki aşamanın farklı olacağına zemin hazırlar. Cümle başındaki At first, mesajı başlangıç ve sonraki aşama olarak düzenler. Öğrenme, alışma ya da zaman içindeki herhangi bir değişimi anlatırken kullanışlıdır.

Alıştırma

Boşluk için en uygun ifadeyi seçin: "___, the new game seemed hard, but after a few tries it became easy."

  1. At last
  2. At first
  3. First
Cevabı göster

At first

speaking feels slow.

3:21

konuşmak yavaş hissettirir.

You stop.

3:24

Durursunuz.

You search for words. Kalıp ifadeler

3:26

Kelimeleri ararsınız.

Kalıp ifadeler

search for words: ne söyleyeceğini düşünmeye çalışmak

Bu cümlede search for words, söylemek istediğin kelimeleri düşünmeye çalışmak demektir. Kelimeler kitapta veya internette değil, zihinde aranır. Bu ifade konuşurken duraksamayı veya zorlanmayı anlatır: anlatmak istediğin düşünceyi bilirsin, ancak uygun sözler hemen aklına gelmez.

Alıştırma

Konuşma bağlamındaki You search for words cümlesinde search for words ne anlama gelir?

  1. Söylemek istediğin kelimeleri düşünmeye çalışmak
  2. Bir odada üzerinde yazı olan kartları aramak
  3. Bir internet sitesinde kelime aramak
Cevabı göster

Söylemek istediğin kelimeleri düşünmeye çalışmak

It's not easy.

3:28

Kolay değildir.

But with small daily practice, Dilbilgisi

3:31

Ancak küçük günlük pratiklerle,

it becomes natural. Kalıp ifadeler

3:34

doğal hale gelir.

Dilbilgisi

with small daily practice: sonucu getiren koşulu belirtmek

Burada with, “kullanarak” veya “sahip olduğunda” gibi bir anlam taşır; small daily practice ise sonucun ortaya çıkmasına yardımcı olan koşuldur. Başka biriyle birlikte bir şey yapmak anlamına gelmez. Cümlenin başındaki with + isim öbeği, ana sonucun gerçekleşmesini sağlayan şeyi önceden belirtir: pratik olduğunda, bu doğal hâle gelir. Bu yapı yararlı bir koşulu, kaynağı veya yöntemi sonucuyla ilişkilendirebilir.

Alıştırma

With a little patience, the puzzle becomes easier cümlesinde with a little patience ne işe yarar?

  1. Bulmacanın nerede olduğunu söyler.
  2. Sonucu getiren yararlı koşulu verir.
  3. Bulmacayı seninle yapan bir kişiyi belirtir.
Cevabı göster

Sonucu getiren yararlı koşulu verir.

Kalıp ifadeler

becomes natural: zamanla kolay ve doğal hâle gelmek

Becomes natural, pratik yaptıkça konuşmanın yavaş yavaş kolay ve akıcı hâle gelmesi demektir. Become, zaman içinde bir durum değişikliğini gösterir. Burada natural, “zorlanmış veya yapay olmayan” demektir. “Doğadan gelen” anlamında değildir.

Alıştırma

Burada it becomes natural ne anlama geliyor?

  1. Konuşmak yavaş yavaş kolay ve akıcı hâle gelir.
  2. Konuşmak doğal dünyanın bir parçası olur.
  3. Konuşmak hemen resmî hâle gelir.
Cevabı göster

Konuşmak yavaş yavaş kolay ve akıcı hâle gelir.

Your words come faster. Kelime

3:37

Kelimeleriniz daha hızlı gelir.

Kelime

words come faster: kelimeleri daha hızlı bulmak

Your words come faster ifadesinde come, ihtiyaç duyduğun kelimelerin aklına gelmesi ve söylenmeye hazır olması demektir. Fiziksel bir hareketi anlatmaz. Faster, akıcılığın arttığını gösterir: konuşmadan önce kelime aramak için daha az zaman harcarsın.

Alıştırma

Burada Your words come faster ne anlama geliyor?

  1. Kelimeleri daha hızlı düşünür ve söylersin.
  2. Kelimeler sana doğru daha yüksek hızla hareket eder.
  3. Biri kelimeleri sana daha erken teslim eder.
Cevabı göster

Kelimeleri daha hızlı düşünür ve söylersin.

Your tongue moves more easily.

3:40

Diliniz daha kolay hareket eder.

Speaking becomes automatic.

3:44

Konuşmak otomatik hale gelir.

Small habits are light.

3:48

Küçük alışkanlıklar hafiftir.

They are easy.

3:51

Onlar kolaydır.

You don't need strong motivation.

3:53

Güçlü bir motivasyona ihtiyacınız yoktur.

You just do them.

3:57

Sadece yaparsınız.

And that is when real learning starts. Dilbilgisi

4:00

Ve işte o zaman gerçek öğrenme başlar.

Dilbilgisi

that is when ... starts: bir dönüm noktasını belirtmek

That, hemen önce anlatılan duruma gönderme yapar. That is when, bu durumu bir şeyin başladığı veya değiştiği kilit nokta olarak gösterir. Buradaki when, saat üzerindeki belirli bir zamanı belirtmez. O durumun gerçekleştiği noktayı anlatır; böylece cümle, önceki eylemi gerçek öğrenmenin başladığı dönüm noktası olarak sunar.

Alıştırma

İlk duruma gönderme yapan ve dönüm noktasını belirten tam ifadeyi yazın: You begin testing your ideas instead of only reading about them; ____ real learning starts.

Cevabı göster

that is when

Not in big events, Dilbilgisi

4:04

Büyük olaylarda değil,

but in small daily actions.

4:07

ama küçük günlük eylemlerde.

Dilbilgisi

Not in X, but in Y: eksiltili karşıtlıkla odağı düzeltmek

Not in X, but in Y, dinleyicinin odağını nereye vermesi gerektiğini karşıtlık yoluyla düzeltir: X'i reddeder ve yerine Y'yi koyar. In sözcüğünün tekrarlanması iki bölümü paralel tutar. Bu, eksiltili bir cümledir. Ana düşünce olan real learning starts önceki cümleden anlaşılır; dolayısıyla tam anlam şudur: Real learning starts not in big events, but in small daily actions.

Alıştırma

İlk yeri reddedip yerine ikinciyi koyan iki sözcüğü yazarak cümleyi tamamlayın: Lasting change happens ____ in one dramatic promise, ____ in small actions repeated every day.

Cevabı göster

not · but

And here is a secret. Anlatım akışı

4:11

Ve işte bir sır.

Anlatım akışı

Bir sonraki önemli fikre geçiş yapan here is a secret

Here is a secret, dikkat çekmek için kullanılan bir giriş kalıbıdır: sonraki fikri özel bir şey gibi sunar ve dinleyende merak uyandırır. Buradaki secret, yararlı bir ipucu veya önemli bir fikir demektir; mutlaka gizli tutulması gereken bilgi anlamına gelmez. Bu ifade mesajı da düzenler: sırada önemli bir tavsiye olduğunu bildirir.

Alıştırma

Bu cümlede Here is a secret ifadesinin temel görevi nedir?

  1. Yakında bir nesnenin saklandığını söylemek
  2. Dinleyenden sonraki sözleri gizli tutmasını istemek
  3. Önemli bir ipucundan önce dikkat çekmek
Cevabı göster

Önemli bir ipucundan önce dikkat çekmek

If you want to build a habit, Dilbilgisi

4:14

Eğer bir alışkanlık oluşturmak istiyorsanız,

start small,

4:17

küçük başlayın,

Dilbilgisi

If you want to X, do Y ile hedef ve eylem tavsiyesi vermek

If you want to X, do Y, tavsiye vermek için kullanılan yaygın bir kalıptır. If yan cümlesi dinleyenin hedefini belirtir; emir cümlesi ise bu hedefe ulaşmaya yardımcı olacak bir eylem verir. Bu cümlede build a habit, fiziksel bir şey inşa etmek değil, zamanla bir alışkanlık edinmek demektir. Start small, kolay ve yapılabilir bir adımla başlamak demektir.

Alıştırma

Hangi cümle bir hedefi doğrudan bir eyleme bağlamak için If you want to X, do Y kalıbını kullanır?

  1. If you want to sleep better, turn off your phone before bed.
  2. You want to sleep better because your phone is off.
  3. If you slept better, your phone would be off.
Cevabı göster

If you want to sleep better, turn off your phone before bed.

very small.

4:19

çok küçük.

If you plan 1 hour every day, Dilbilgisi

4:22

Eğer her gün 1 saat planlarsanız,

you might quit.

4:25

bırakabilirsiniz.

But if you plan 5 minutes,

4:28

Ama 5 dakika planlarsanız,

you will do it.

4:31

yaparsınız.

Dilbilgisi

If ... might ... but if ... will: olası sonuçların kesinliğini karşılaştırma

if ile başlayan iki bölüm, iki olası plan ortaya koyar; her cümlenin geri kalanı da bir sonucu tahmin eder. If koşulu belirtir; sonucun zaten gerçekleştiğini söylemez. Might, vazgeçmeyi olası sonuçlardan biri olarak gösterir. Will ise konuşanın eylemin yapılacağına dair daha güçlü beklentisini gösterir, ancak mutlak bir garanti değildir. Bu karşıtlık, daha küçük planın uygulanma ihtimalini daha yüksek gösterir.

Alıştırma

Örnekte might sözcüğünden will sözcüğüne geçilmesi neyi gösterir?

  1. Might geçmişi, will ise şimdiki zamanı anlatır.
  2. Vazgeçmek yalnızca bir olasılıktır; yapmak ise daha güçlü bir tahmin olarak sunulur.
  3. Her iki sonuç da eşit derecede kesin sunulur.
Cevabı göster

Vazgeçmek yalnızca bir olasılıktır; yapmak ise daha güçlü bir tahmin olarak sunulur.

It's too easy, right? Ton ve niyet

4:34

Çok kolay, değil mi?

Ton ve niyet

too easy, right?: right? ile onay isteme

Cümle sonundaki right?, dinleyiciden önceki yargıyı onaylamasını veya paylaşmasını ister. Burada konuşan kişi, dinleyicinin planın neredeyse hiç çaba gerektirmediğine katılmasını bekler. Bu, konuşmada kullanılan kısa bir onay sorusudur; right sözcüğünün yön belirten anlamı değildir. Bir ifadeyi, cevap veya ortak anlayış isteyen bir davete dönüştürür.

Alıştırma

Konuşan kişi It's too easy, right? cümlesinde right? ile ne yapıyor?

  1. Hangi yöne gitmesi gerektiğini soruyor.
  2. Dinleyiciyi bu yargıya katılmaya davet ediyor.
  3. Easy sözcüğünü düzeltiyor.
Cevabı göster

Dinleyiciyi bu yargıya katılmaya davet ediyor.

You can shadow while you make coffee. Dilbilgisi

4:37

Kahve yaparken gölgeleme yapabilirsiniz.

You can shadow while you brush your hair.

4:41

Saçınızı tararken gölgeleme yapabilirsiniz.

You can whisper sentences while you walk.

4:45

Yürürken cümleleri fısıldayabilirsiniz.

Dilbilgisi

while you ... ile aynı anda gerçekleşen iki eylem

Bu cümlelerde while, “bir şey olurken” anlamına gelir. Arka planda gerçekleşen günlük eylemi tanıtır; ana cümle ise aynı anda yapılan İngilizce çalışmasını belirtir. Yapı şöyledir: ana eylem + while + özne + fiil: You can shadow while you make coffee. Burada while zaman bağlacıdır; “oysa” anlamındaki karşıtlık kullanımında değildir.

Alıştırma

İki eylemin aynı anda gerçekleştiğini göstermek için tam bir cümlecikten önce while sözcüğünü doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. You can review new words during you wait for the bus.
  2. You can review new words while the bus stop.
  3. You can review new words while you wait for the bus.
Cevabı göster

You can review new words while you wait for the bus.

Small moments are repeatable. Anlatım akışı

4:50

Küçük anlar tekrarlanabilir.

Repeatable moments grow.

4:53

Tekrarlanabilir anlar büyür.

Anlatım akışı

repeatable ... Repeatable ...: tekrar yoluyla düşünceleri bağlamak

Repeatable sözcüğü ilk cümlenin sonunda yer alır ve ikinci cümlenin başında yeniden kullanılır. Bu bilinçli tekrar, repeatable sözcüğünü bir köprüye dönüştürür: küçük anlar tekrarlanabilirliğe, tekrarlanabilirlik de büyümeye götürür. Burada grow, fiziksel olarak boy atmak değil, zaman içinde artmak veya birikmek anlamındadır. İki kısa cümle, düşünceyi akılda kalıcı ve slogan benzeri bir zincire sıkıştırır.

Alıştırma

“Small moments are repeatable. Repeatable moments grow.” cümlelerindeki tekrarın temel işlevi nedir?

  1. Birbiriyle ilgisiz iki bilgi verir.
  2. İki cümleyi bağlayarak düşünceyi tekrarlanabilirlikten büyümeye taşır.
  3. Anların gerçekten bitkiye dönüştüğünü söyler.
Cevabı göster

İki cümleyi bağlayarak düşünceyi tekrarlanabilirlikten büyümeye taşır.

5 minutes becomes 10.

4:57

5 dakika 10 dakika olur.

10 minutes becomes 20.

5:00

10 dakika 20 dakika olur.

Soon,

5:03

Yakında,

English becomes part of your life. Kalıp ifadeler

5:05

İngilizce hayatınızın bir parçası olur.

Kalıp ifadeler

part of your life: günlük yaşamda kalıcı bir yer edinmek

part of your life, bir şeyin günlük yaşamınızda düzenli ve doğal bir yer edinmesi demektir. Buradaki part, fiziksel bir parça değil, yaşamın bir unsurudur. becomes ile birlikte cümle zaman içindeki bir değişimi gösterir: İngilizce ek bir etkinlik olmaktan çıkıp düzenli olarak kullandığınız bir şeye dönüşür.

Alıştırma

Cümleyi part of my life ifadesiyle tamamlayın: After a few months, evening walks became ____.

Cevabı göster

part of my life

Now,

5:09

Şimdi,

I had a student who was very shy. Dilbilgisi

5:10

çok utangaç bir öğrencim vardı.

Dilbilgisi

who was very shy: bir kişi hakkında bilgi eklemek

who was very shy, a student ifadesini açıklayan bir ilgi cümleciğidir. Who, a student ifadesine geri gönderme yapar ve was fiilinin öznesidir; başka bir kişiyi tanıtmaz. kişi + who + fiil yapısı, kişinin nasıl biri olduğu veya ne yaptığı gibi bilgileri aynı cümle içinde eklemenizi sağlar.

Alıştırma

Hangi cümlede bir kişi hakkında bilgi eklemek için who doğru kullanılmıştır?

  1. I know a girl who loves science.
  2. I know a girl who she loves science.
  3. I know a girl which loves science.
Cevabı göster

I know a girl who loves science.

He was afraid to speak. Kalıp ifadeler

5:14

Konuşmaktan korkuyordu.

Kalıp ifadeler

afraid to speak: be afraid to + fiil

Be afraid to + fiilin yalın biçimi, bir eylemi yapmaktan korkmak ve çoğu zaman korku yüzünden o eylemi yapamamak anlamına gelir. afraid to speak ifadesinde speak, onun yapmaktan korktuğu eylemdir. Buradaki to, afraid sözcüğünden sonra eylemi getirir. Amaç bildiren in order to anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi afraid ve korkulan eylemi getiren sözcükle tamamlayın: Nina was ____ ask a question.

Cevabı göster

afraid to

He started with one small habit. Kalıp ifadeler

5:18

Küçük bir alışkanlıkla başladı.

Kalıp ifadeler

started with one small habit: start with + isim

Start with + isim, bir etkinlik, plan veya süreçteki ilk ögeyi ya da adımı belirtir. started with one small habit ifadesinde bu alışkanlık onun ilk adımıydı. Buradaki with başlangıç noktasını gösterir. Başka biriyle birlikte başladığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi start with kalıbının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The meeting ____ a short welcome.

Cevabı göster

started with

He spoke to himself for 2 minutes every morning. Dilbilgisi

5:22

Her sabah 2 dakika boyunca kendi kendine konuştu.

Dilbilgisi

spoke to himself: himself, he öznesine geri gönderme yapar

spoke to himself ifadesinde he hem konuşan hem de sözleri alan kişidir. Himself bir dönüşlü zamirdir ve he öznesine geri gönderme yapar. Bir kişi sesli düşünürken veya tek başına pratik yaparken olduğu gibi sözlerini kendisine yönelttiğinde speak ya da talk to + dönüşlü zamir kullanılır.

Alıştırma

İngilizce cümleyi The boy ifadesine geri gönderme yapan dönüşlü zamirle tamamlayın: The boy spoke to ____ while practicing alone.

Cevabı göster

himself

At first,

5:27

Başlangıçta,

he said simple things.

5:28

basit şeyler söyledi.

I'm getting ready.

5:31

Hazırlanıyorum.

I'm making coffee.

5:34

Kahve yapıyorum.

I'm going to work.

5:36

İşe gidiyorum.

After a few weeks, Anlatım akışı

5:39

Birkaç hafta sonra,

he said more.

5:41

daha fazlasını söyledi.

After 2 months,

5:44

2 ay sonra,

he told short stories.

5:46

kısa hikayeler anlattı.

After 6 months,

5:49

6 ay sonra,

he joined a speaking club. Kalıp ifadeler

5:50

bir konuşma kulübüne katıldı.

Anlatım akışı

After a few weeks ... After 2 months ... After 6 months: zaman aşamalarını belirtmek

Her cümle After + bir süre ile başlar. Bu başlangıcın tekrarlanması yeni bir aşamayı gösterir: önce birkaç hafta, sonra iki ay ve en sonunda altı ay. Böylece dinleyen kişi ilerlemeyi sırayla takip eder. After içeren zaman ifadesi cümleyi başlatır; tek başına tam bir cümle değildir. O aşamada ne olduğunu anlatan bir ana cümleye ihtiyaç duyar: After 2 months, he told short stories.

Alıştırma

Hangi seçenek ilerlemeyi zaman aşamaları hâlinde en açık biçimde sunuyor?

  1. Maya learned the notes in the music room, and the song was short.
  2. After one week, Maya learned the notes. After one month, she played the whole song.
  3. Maya learned the notes because she played the whole song.
Cevabı göster

After one week, Maya learned the notes. After one month, she played the whole song.

Kalıp ifadeler

join a club: bir kulübe üye olmak

he joined a speaking club cümlesindeki joined, onun kulübün bir üyesi olduğu veya kulübün etkinliklerine katılmaya başladığı anlamına gelir. speaking club, insanların konuşma pratiği yaptığı bir gruptur. İngilizcede join kelimesinden sonra grup adı doğrudan gelir: join a club, join a team veya join an organization. Buradaki join, fiziksel olarak bir odaya girmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle Noah'nın satranç kulübüne üye olduğunu en doğal şekilde ifade eder?

  1. Noah entered the chess club.
  2. Noah joined the chess club.
  3. Noah took part in a chess club activity.
Cevabı göster

Noah joined the chess club.

2 minutes changed everything. Kelime

5:54

2 dakika her şeyi değiştirdi.

It transformed everything.

5:58

Her şeyi dönüştürdü.

Kelime

changed everything ... transformed everything: daha güçlü bir değişim derecesi

Changed everything, sonucun bütün durumu farklı hâle getirdiğini söyler. Transformed everything aynı düşünceyi daha güçlü bir fiille tekrarlar: transform büyük, derin veya tamamen gerçekleşen bir değişimi düşündürür. İkinci cümle birinci cümlenin etkisini artırır. Everything, her küçük ayrıntının kelimenin tam anlamıyla değiştiği anlamına gelmek zorunda değildir; genel etkinin çok büyük olduğunu vurgulayan bir ifadedir.

Alıştırma

Bir program okulu o kadar derinden değiştirdi ki okul tamamen farklı hissettirdi. Hangi cümle büyük ve genel bir değişim duygusunu en güçlü biçimde verir?

  1. The program affected the school.
  2. The program transformed the school.
  3. The program changed the school.
Cevabı göster

The program transformed the school.

So, here is my message. Anlatım akışı

6:01

Yani, mesajım şu.

Anlatım akışı

Here is my message: ana fikri bildiren bir işaret

Here is my message, konuşmacının dinleyicilerin hatırlamasını istediği ana fikri sunar. Buradaki message, telefon veya sohbet mesajı değil, ana fikir ya da akılda tutulması gereken sonuç demektir. Bir hikâye veya örnekten sonra bu ifade, o bölümün bittiğini ve sırada sonuç ya da tavsiye olduğunu gösterir. Dinleyicilere en önemli kısma dikkat etmelerini söyler.

Alıştırma

Konuşmacı So, here is my message. diyor. Dinleyici bundan sonra ne beklemelidir?

  1. Konuşmacı konuyla ilgisiz bir hikâyeye başlayacak.
  2. Konuşmacı ana fikri veya tavsiyeyi söyleyecek.
  3. Konuşmacı yeni aldığı bir telefon mesajını gösterecek.
Cevabı göster

Konuşmacı ana fikri veya tavsiyeyi söyleyecek.

Don't chase big goals. Deyimler

6:04

Büyük hedeflerin peşinden koşmayın.

Deyimler

Don't chase big goals: chase kelimesinin benzetmeli anlamı

chase big goals ifadesinde chase bir benzetmedir. Çok iddialı sonuçların peşinden gitmek veya bu sonuçlara ulaşmak için çalışmayı sürdürmek anlamına gelir. Kimse fiziksel olarak bir hedefin arkasından koşmaz. Don't + fiil kalıbı doğrudan tavsiye verir. Bu bağlamda yalnızca çok büyük sonuçlara bakmamayı öğütler. Herhangi bir hedefe sahip olmanın yanlış olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Konuşmacı Don't chase big goals. diyor. Bu bağlamda cümleye en uygun yorum hangisidir?

  1. Kendiniz için hiçbir hedef belirlemeyin.
  2. Büyük fiziksel nesnelerin arkasından koşmayın.
  3. Yalnızca çok büyük hedeflerin peşinden gitmeye odaklanmayın.
Cevabı göster

Yalnızca çok büyük hedeflerin peşinden gitmeye odaklanmayın.

Build small habits.

6:07

Küçük alışkanlıklar inşa edin.

Small habits change your English. Anlatım akışı

6:10

Küçük alışkanlıklar İngilizcenizi değiştirir.

They change your confidence.

6:15

Onlar özgüveninizi değiştirir.

They change you.

6:18

Onlar sizi değiştirir.

Anlatım akışı

change your English ... change your confidence ... change you: yükselen etki yaratan tekrar

Üç kısa cümlede change tekrarlanır, ancak değişimin kapsamı giderek büyür: önce your English, sonra your confidence ve en sonunda kişinin tamamını anlatan you. Bu tekrar kalıbı, mesajı belirli bir beceriden kişi üzerindeki daha büyük bir etkiye doğru ilerleyen bir yapı hâline getirir. They, Small habits ifadesine dönmektedir. Son cümle en kısa cümledir ama en geniş değişimi anlatır; bu nedenle duygusal kapanışta en güçlü etkiyi yaratır.

Alıştırma

Bu kapanışta change fiilinin tekrarı ne işe yarar?

  1. Her cümlenin farklı bir öznesi olduğunu gösterir.
  2. They zamirinin büyük hedefleri gösterdiği anlamına gelir.
  3. Ritim oluşturur ve etkiyi İngilizceden özgüvene, oradan da kişinin tamamına doğru genişletir.
Cevabı göster

Ritim oluşturur ve etkiyi İngilizceden özgüvene, oradan da kişinin tamamına doğru genişletir.

And this 5-minute podcast is one of those habits.

6:21

Ve bu 5 dakikalık podcast bu alışkanlıklardan biri.

Do it every day.

6:27

Bunu her gün yapın.

Repeat it often.

6:30

Sık sık tekrarlayın.

And you will be surprised by your progress. Kalıp ifadeler

6:32

Ve ilerlemenize şaşıracaksınız.

Kalıp ifadeler

be surprised by your progress: şaşkınlığın nedenini belirtmek

be surprised by your progress ifadesinde surprised tepkini anlatır, by your progress ise bu tepkinin nedenini belirtir. İlerleme, bir eylemi gerçekleştiren kişi değildir. Surprised tek başına nötrdür: bir şeyin beklenmediğini anlatır. Bu teşvik edici bağlamda, beklenmedik ilerleme iyi bir sonuç olarak sunulur.

Alıştırma

You will be surprised by your progress cümlesinde by your progress ne işe yarar?

  1. Şaşırtma eylemini yapan kişiyi belirtir.
  2. İlerlemenin nereye gittiğini belirtir.
  3. Şaşkınlığa neden olan sonucu belirtir.
Cevabı göster

Şaşkınlığa neden olan sonucu belirtir.

If you enjoyed this episode,

6:38

Eğer bu bölümü beğendiyseniz,

please let me know. Kalıp ifadeler

6:40

lütfen bana bildirin.

Kalıp ifadeler

let me know: bilgi veya geri bildirim istemek

Let me know, “bana söyle” veya “bilgiyi ya da geri bildirimi bana ilet” anlamına gelen yaygın bir rica ifadesidir. Bu cümlede konuşan kişi, dinleyiciyi geri bildirim vermeye davet eder. Buradaki let esas olarak “izin vermek” anlamında değildir; sözcükler birlikte kalıplaşmış ve doğal bir rica oluşturur. please eklendiğinde rica daha nazik ve genellikle Tell me ifadesinden daha az sert duyulur. Öğrenmek istediğiniz bilgiyi ekleyebilir veya kişinin ne zaman cevap vermesi gerektiğini belirten bir if/when yan cümlesi kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Cümleyi let me know ifadesiyle tamamlayın: Please ____ if you can come tomorrow.

Cevabı göster

let me know

If you want more,

6:43

Eğer daha fazlasını isterseniz,

tell us in the comments.

6:45

yorumlarda bize söyleyin.

I'm Kim.

6:48

Ben Kim.

Thank you for practicing with me. Kalıp ifadeler

6:49

Benimle pratik yaptığınız için teşekkürler.

Kalıp ifadeler

Thank you for practicing with me: Thank you for + -ing ile teşekkür etmek

Thank you for + -ing yapısı, birine yaptığı bir eylem için teşekkür eder. Bu cümlede practicing etkinliği adlandırır, with me ise konuşan kişiyle dinleyicinin bu etkinliği birlikte yaptığını gösterir. for bir edat olduğu için ardından gelen fiil -ing biçimini alır: Thank you for practicing denir; Thank you for practice veya Thank you for to practice denmez. Thank you for your help örneğinde olduğu gibi, for sonrasında bir isim de gelebilir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için help fiilinin -ing biçimini kullanın: Thank you for ____ me with my homework.

Cevabı göster

helping

Until next time, Kalıp ifadeler

6:52

Bir dahaki sefere kadar,

Kalıp ifadeler

Kapanış vedası olarak Until next time

Until next time, başka bir buluşma ya da bölüm beklendiğinde bir bölümün, dersin veya konuşmanın sonunda kullanılan kalıplaşmış bir vedadır. “Şimdilik hoşça kal; bir dahaki sefere görüşürüz” anlamına gelir. Tam anlamı goodbye until we meet again gibi bir ifadeyle anlaşılır. İngilizcede buluşma veya yeniden görme eylemini ayrıca söylemek gerekmez; bu kısa ifade tek başına eksiksiz ve doğaldır.

Alıştırma

“Bir sonraki fırsatta görüşürüz” anlamındaki kalıplaşmış vedayla bu podcast kapanışını tamamlayın: ____, and thanks for listening.

Cevabı göster

Until next time

keep shadowing, Dilbilgisi

6:54

gölgeleme yapmaya devam edin,

keep learning,

6:56

öğrenmeye devam edin,

and keep believing in yourself.

6:57

ve kendinize inanmaya devam edin.

Dilbilgisi

keep shadowing ... keep learning ... keep believing: keep + -ing biçimi

keep + fiilin -ing biçimi, “o eylemi yapmaya devam etmek” anlamına gelir. Burada keep; shadowing, learning ve believing sözcüklerinden önce gelir, bu yüzden her fiil yalın hâlde değil, -ing biçimindedir. Üç eylemin de önünde keep sözcüğünü tekrarlamak paralel bir yapı ve düzenli, cesaretlendirici bir ritim oluşturur. believe in yourself, kendi yeteneğine ve değerine güvenmek demektir.

Alıştırma

Teşvik cümlesini tamamlayın. read, speak ve try fiillerini keep sonrasında gereken biçime dönüştürün: Keep ____, keep ____, and keep ____.

Cevabı göster

reading · speaking · trying

Bye for now. Kalıp ifadeler

7:00

Şimdilik hoşça kalın.

Kalıp ifadeler

Bye for now: şimdilik vedalaşma

Bye for now, bir konuşmayı veya programı dostça bitirmenin bir yoludur. “Şimdilik hoşça kal” anlamına gelir ve kişilerin daha sonra yeniden konuşabileceğini ya da görüşebileceğini düşündürür. For now, vedalaşmanın geçici olduğunu belirtir: iletişim şimdi biter ama bu, sonsuza dek bittiği anlamına gelmez. Yalnızca Bye demeye göre “şimdilik burada duruyoruz” anlamını daha açık verir.

Alıştırma

for now, Bye for now ifadesine hangi anlamı katar?

  1. Vedalaşmanın yalnızca şimdilik olduğunu.
  2. Vedalaşmanın kalıcı olduğunu.
  3. Konuşanın hemen geri döneceğini.
Cevabı göster

Vedalaşmanın yalnızca şimdilik olduğunu.

Bye.

7:04

Hoşça kalın.