GERÇEK Dinozor Dişleri Alın! ... ve dahası! LÜT #20: İngilizce çalışma notları
Vsauce
Video özeti: Tanıtım sıra dışı aygıtları, oyunlardan esinlenen takıları ve bir veri sitesini gösterip Space Camp'teki çekimlere geçiyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Soup up - Öbek fiiller: Bu gündelik fiil çorba eklemek değil, bir cihazı değiştirip güçlendirmek demektir; telefon, bilgisayar ve otomobiller için kullanılır. 2. without getting you wet? - Dil bilgisi ve cümle kalıpları: without + -ing kaçınılan sonucu, get + nesne + sıfat ise birini belirli duruma sokmayı anlatır. 3. shooting stuff - Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: shoot çekim yapmak, stuff ise gündelik ve belirsiz bir addır; söz konusu olan ateş etmek değil, video üretimidir.
Bu derste
An R2-D2 pepper mill and cologne that makes you smell like Play-Doh.
0:00Bir R2-D2 karabiber değirmeni ve sizi Play-Doh gibi kokutan bir kolonya.
This wallet looks like a wad of hundreds, Kelime
0:09Bu cüzdan yüz dolarlık banknotlardan oluşan bir tomar gibi görünüyor,
wad of hundreds: bir tomar yüzlük banknot
Bu cümlede wad, sıkıca bir araya getirilmiş banknotlardan oluşan yoğun bir tomar veya yığın anlamındadır. Bu nedenle a wad of hundreds, yalnızca çoğul sayı olan hundreds değil, her biri 100 değerinde olan bir banknot tomarını anlatır. İfade, cüzdanın şeklini katlanmış, sarılmış veya sıkıca toplanmış paraya benzetir. Aktarılabilir a wad of + isim kalıbı genellikle cash, bills, papers gibi tek bir yumru hâlinde toplanmış şeyleri anlatır.
Alıştırma
Kalın, sıkı ve biraz düzensiz bir banknot tomarını en iyi hangi ifade anlatır?
- a wad of bills
- a stack of bills
- a roll of bills
Cevabı göster
a wad of bills
and these bars of soap from ThinkGeek contain caffeine.
0:12ThinkGeek'in bu sabun kalıplarıysa kafein içeriyor.
Really, each shower you take delivers the same as a cup of coffee
0:15Gerçekten de aldığınız her duş bir fincan kahveyle aynı miktarda kafein sağlıyor,
because caffeine can be absorbed through your skin. Dilbilgisi
0:19çünkü kafein cildinizden emilebiliyor.
can be absorbed: kiplik fiilli edilgen yapı
Can be absorbed, can + be + geçmiş zaman ortacı biçimindeki kiplik fiilli edilgen yapıdır. Caffeine eylemden etkilenen öğedir; dolayısıyla cümle, emme işini yapan kişi ya da şey yerine vücuda girebilecek maddeye odaklanır. Burada can, belirtilen koşullarda olasılık veya kapasite ifade eder; emilimin her zaman gerçekleşeceğini garanti etmez. Through your skin yolu belirtir. Özne + can be + geçmiş zaman ortacı şeklindeki aktarılabilir kalıp, neyin mümkün olduğunu nesnel biçimde anlatmak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi absorb fiilinin kiplik fiilli edilgen biçimiyle tamamlayın: This medicine ____ through the lining of the mouth.
Cevabı göster
can be absorbed
Soup up your phone's camera with wide angle, telephoto, and fish eye lenses, Notlar
0:22Telefonunuzun kamerasını geniş açılı, telefoto ve balık gözü lenslerle güçlendirin,
Ekipmanı geliştirmek için Soup up
“Soup up”, bir şeyi daha iyi çalışacak veya ek özellikler kazanacak şekilde değiştirmek ya da geliştirmek anlamına gelen, gayriresmî bir öbek fiildir. Burada özel lensler eklemek telefon kamerasının yapabileceklerini artırır. Bu öbek fiil ayrılabilir: “soup the camera up” denebilir; zamir kullanıldığında doğal sıralama “soup it up” şeklindedir.
Alıştırma
Bu cümlede “Soup up” ne anlama geliyor?
- Performansını artırmak için kamerayı geliştirmek
- Kameranın üzerine çorba dökmek
- Kamera lensini temizlemek
Cevabı göster
Performansını artırmak için kamerayı geliştirmek
Wide-angle, telephoto ve fisheye lens türleri
Wide-angle, telephoto ve fisheye, lens kategorilerini adlandıran terimlerdir. Bu cümlede üçü de ortak lenses ismini niteler; liste açıldığında wide-angle lenses, telephoto lenses ve fisheye lenses olur. Liste, sahneleri farklı biçimlerde kadraja alan üç lens türünü adlandırır; kameranın yaptığı üç eylemi anlatmaz.
Alıştırma
Uzaktaki bir kuşun kadrajın daha büyük bir bölümünü doldurmasını istiyorsunuz. En iyi lens türü hangisidir?
- A fisheye lens
- A telephoto lens
- A wide-angle lens
Cevabı göster
A telephoto lens
all in one: birkaç işlevin tek bir aygıtta birleşmesi
Burada all in one, daha önce sıralanan işlevlerin ayrı ayrı değil, tek bir aygıtta birleştirildiğini anlatır. All bu işlevlere gönderme yapar; in one contraption ise bunların nerede bir araya getirildiğini gösterir. Aynı yapı, birçok şeyi bir araya getiren araçları, makineleri, yazılımları veya hizmetleri anlatabilir.
Alıştırma
Üç işlevin tek bir makinede birleştiğini anlatan, dersteki üç kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: This machine is a printer, scanner, and copier ____.
Cevabı göster
all in one
via USB: bağlantı yöntemini belirtme
Bu yönergede via, “kullanarak” veya “üzerinden” anlamına gelir. Via USB ifadesi, telefonu şarj etmek için kullanılan bağlantı yönteminin USB olduğunu gösterir. Başka durumlara aktarılabilen yapı via + yöntem, kanal veya güzergâhtır. Örneğin via email, via an app veya via the main road denebilir.
Alıştırma
USB'nin bağlantı yöntemi olduğunu göstermek için via sözcüğünü doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- A technician charged the speaker.
- Charge the speaker via USB.
- Charge the speaker after lunch.
Cevabı göster
Charge the speaker via USB.
like that little touch you add to your outfit by wearing a tie that says
0:36tıpkı üzerinde şu yazılardan biri bulunan bir kravat takarak kıyafetinize kattığınız küçük dokunuş gibi:
your touch ve that little touch: touch sözcüğünün iki anlamı
responds to your touch ifadesinde touch fiziksel temas anlamına gelir: bir kişi dokunduğunda arka kaplama tepki verir. that little touch you add to your outfit ifadesindeki a touch ise görünümü güzelleştiren veya kişiselleştiren küçük bir ayrıntıdır. touch sözcüğünün iki farklı anlamda tekrarlanması hafif bir kelime oyunu yaratır ve ürün özelliğini kıyafet stiline bağlar.
Alıştırma
Örnekte that little touch neyi ifade ediyor?
- Kıyafeti güzelleştiren veya kişiselleştiren küçük bir ayrıntı
- Isıya duyarlı arka kaplamaya yapılan başka bir fiziksel dokunuş
- Birinin elinin ürettiği sıcaklık
Cevabı göster
Kıyafeti güzelleştiren veya kişiselleştiren küçük bir ayrıntı
joystick, Pong, Guitar Hero, Tetris, or Duck Hunt.
0:39joystick, Pong, Guitar Hero, Tetris veya Duck Hunt.
Your kids can stamp animal footprints with these sandals,
0:44Çocuklarınız bu sandaletlerle hayvan ayak izleri basabilir,
and this stamp allows you to print over 2,000 different Japanese emoticons.
0:47bu damga ise 2.000'den fazla farklı Japon emotikonu basmanızı sağlar.
a home planetarium that projects 10,000 of the stars and galaxies seen in the Northern Hemisphere Dilbilgisi
0:54Kuzey Yarımküre'de görülen 10.000 yıldız ve galaksiyi gösteren ev tipi bir planetaryum da var;
stars and galaxies seen in the Northern Hemisphere ifadesindeki indirgenmiş edilgen yapı
seen in the Northern Hemisphere geçmiş zaman ortacı öbeği stars and galaxies ifadesini niteler. Bu, stars and galaxies that are seen in the Northern Hemisphere ile eşdeğer olan indirgenmiş edilgen bir ilgi cümleciğidir. seen edilgen olduğu için yıldızlar ve galaksiler o bölgeden gözlemlenen varlıklardır; görme eylemini yapan onlar değildir. Tam cümlenin ana fiili projects iken seen isim öbeğinin içinde kalır.
Alıştırma
seen in the Northern Hemisphere ifadesini hangi tam ilgi cümleciği doğru biçimde genişletir?
- stars and galaxies saw in the Northern Hemisphere
- stars and galaxies that are seen in the Northern Hemisphere
- stars and galaxies that see the Northern Hemisphere
Cevabı göster
stars and galaxies that are seen in the Northern Hemisphere
Python, JavaScript, Ruby ve PHP ile yazılmış bir eggnog tarifi
Eggnog, tatil dönemlerinde sık içilen bir içecektir. Python, JavaScript, Ruby ve PHP programlama dilleridir; insanların normalde konuştuğu diller değildir. Buradaki “in Python, JavaScript, Ruby, and PHP”, tarifin bu diller kullanılarak kod biçiminde yazıldığı anlamına gelir. Şaka, sıradan bir yemek tarifini web geliştiricilerine uygun bir biçime dönüştürür.
Alıştırma
Burada “in Python, JavaScript, Ruby, and PHP” ne anlama geliyor?
- Tarif konuşulan dört dile çevrilmiştir.
- Eggnog dört çeşit meyve içerir.
- Eggnog tarifi dört programlama dilinde yazılmıştır.
Cevabı göster
Eggnog tarifi dört programlama dilinde yazılmıştır.
and make important life decisions with this Magic 8 Ball pen. Kültür
1:10ve bu Magic 8 Ball kalemiyle hayattaki önemli kararlarınızı verin.
Magic 8 Ball
Magic 8 Ball, bilardoda kullanılan siyah 8 numaralı topa benzeyen bir oyuncaktır. Ona evet ya da hayırla yanıtlanabilecek bir soru sorar, sallar veya çevirirsiniz; küçük bir pencerede “Yes” ya da “Ask again later” gibi kısa ve rastgele bir yanıt görünür. Bu ürün, aynı fikri bir kaleme dönüştürür. Onunla “hayattaki önemli kararların” verilebileceğini söylemek bir şakadır: yanıtlar şansa bağlıdır, bu yüzden ciddi bir tavsiye kaynağı değildir.
Alıştırma
“make important life decisions with this Magic 8 Ball pen” neden komiktir?
- Çünkü kalem yalnızca tatiller hakkında yazabilir.
- Çünkü 8 numaralı top zamanı ölçmek için kullanılır.
- Çünkü rastgele kısa yanıtlar veren bir oyuncak ciddi bir karar verme aracı değildir.
Cevabı göster
Çünkü rastgele kısa yanıtlar veren bir oyuncak ciddi bir karar verme aracı değildir.
or sit on the toilet next to your dragon toilet paper tyrant,
1:16ya da ejderha biçimindeki tuvalet kâğıdı tiranınızın yanındaki klozete oturun,
rest your head on: başını bir şeye yaslamak
Burada rest, “vücudun bir bölümünü rahat ve destekli bir konumda tutmak” anlamına gelen bir fiildir. Yapı rest + your head + on + destek olan nesne şeklindedir. Baş bir şeye nazikçe yaslanıp destek aldığında rest your head on kullanılır. Kişinin mutlaka uyuması gerekmez.
Alıştırma
“Başın destekli bir konumda olmasını sağlamak” anlamındaki üç kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: On the long train ride, ____ the folded jacket.
Cevabı göster
rest your head on
that makes you look like you're on the cover of a magazine.
1:21Sizi bir derginin kapağındaymış gibi gösteriyor.
grab yourself a: kendine bir tane al
Bu cümlede grab yourself a, “kendin için bir tane edin ya da satın al” demenin samimi bir yoludur. Grab her zaman bir şeyi elle ve kuvvetlice yakalamayı anlatmaz. Emir yapısındaki grab yourself a + tekil sayılabilen isim, öneriyi canlı ve kişisel gösterir. Yourself, nesnenin dinleyen kişinin kendisi için olduğunu vurgular.
Alıştırma
Bir arkadaşınız “It's hot—grab yourself a cold drink.” diyor. Rahat bir dille ne öneriyor?
- Soğuk içeceğini bir arkadaşına vermek.
- Kendin için soğuk bir içecek edinmek.
- Arkadaşını iki elle yakalamak.
Cevabı göster
Kendin için soğuk bir içecek edinmek.
And how about this LED faucet that tells you the temperature of water without getting you wet? Dilbilgisi
1:29Peki ya ıslanmadan suyun sıcaklığını gösteren bu LED musluk?
without getting you wet: without + -ing ve get + nesne + sıfat
without getting you wet ifadesinde without, musluğun ana işini yaparken kaçındığı bir eylemi veya sonucu tanıtır. without sonrasında get fiilinin yalın hâli değil, getting gibi -ing biçimi kullanılır. get + nesne + sıfat yapısı, nesnenin belirli bir duruma gelmesine neden olmayı anlatır; getting you wet, sizi ıslatmak demektir. Burada get, elde etmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi get fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: This nozzle rinses the cup without ____ your hands wet.
Cevabı göster
getting
anatomically correct: doğru vücut yapısını belirtme
Anatomically correct, vücut yapıları gerçek anatomiyle uyuşan bir model, resim, oyuncak veya tasarım için kullanılan kalıplaşmış bir sıfat ifadesidir. Burada correct, ahlaken doğru değil, yapısal olarak doğru anlamına gelir. Cümlede bu ifade, kalp biçimindeki nesnenin neden gerçek bir kalbe benzediğini kesin biçimde açıklar. Yapı, be fiilinden sonra veya an anatomically correct model örneğindeki gibi bir isimden önce kullanılabilir.
Alıştırma
İngilizce açıklamayı okuyup en kesin ifadeyi seçin: The model's body structures match those of a real human.
- grammatically correct
- anatomically correct
- morally correct
Cevabı göster
anatomically correct
Cool down with some ice cream scooped into stackable cylinders, Öbek fiiller
1:41Üst üste dizilebilen silindirler hâlinde servis edilmiş dondurmayla serinleyin,
Cool down: vücudu serinletmek
Burada cool down, vücudu daha az sıcak hâle getirmek veya vücudun serinlemesine izin vermek demektir. Daha önce sıcaktan tekrar tekrar söz edildikten sonra dondurma, bunu yapmanın doğal bir yolu olarak sunulur. Serinleyen kişi veya şey özne olabilir; We cooled down buna örnektir. Bir kişi veya şey başka bir nesneyi de serinletebilir; The fan cooled the room down buna örnektir. Altyazıda anlaşılması gereken özne you sözcüğüdür: (You) cool down.
Alıştırma
Sıcak bir günde futbol oynadıktan sonra “Let's sit under the tree and ...” İngilizce cümlesini en iyi hangi ifade tamamlar?
- warm up
- cool down
- calm down
Cevabı göster
cool down
and decorate your body thanks to Etsy user Project Pinup,
1:44ve Etsy kullanıcısı Project Pinup'ın tasarımlarıyla bedeninizi süsleyin;
who makes Diablo health and mana potion earrings. Kültür
1:47kendisi Diablo'daki sağlık ve mana iksirleri şeklinde küpeler yapıyor.
Diablo can ve mana iksiri küpeleri
Diablo, fantastik bir aksiyon rol yapma oyunu serisidir. Oyunun dünyasında health, bir karakterin kalan canını temsil eder; mana ise büyülü yetenekler için kullanılan bir kaynaktır. İksirler bu kaynakları yenileyebilir. İfade, Diablo'daki kolayca tanınan can ve mana iksirlerine benzeyecek şekilde yapılmış küpeleri anlatır. Health ve mana, takının temsil ettiği oyun nesnelerini adlandırır; küpelerin takan kişiye gerçek sağlık veya büyülü güç kazandırdığını iddia etmez.
Alıştırma
Altyazıdaki Diablo health and mana potion earrings ifadesi büyük olasılıkla ne demektir?
- Alıcının fiziksel sağlığını ve enerjisini artırmak için satılan içecekler
- Takana gerçek anlamda can ve büyülü güç veren küpeler
- Diablo'da can ve manayı yenileyen iksirler şeklindeki takılar
Cevabı göster
Diablo'da can ve manayı yenileyen iksirler şeklindeki takılar
But that's not all: daha fazlasının geleceğini bildirmek
But that's not all, önceki bilgiyi reddetmez. Dinleyiciye, konuşanın bilgi eklemeyi henüz bitirmediğini bildirir. Önce olası bir bitiş noktası hissi yaratıp ardından listeyi yeniden açan bu ifade, mesajı düzenler ve genellikle ilgi çekici olan bir sonraki ayrıntı için beklenti oluşturur.
Alıştırma
Bir sunumcu bir avantajdan söz etti ve şimdi başka bir avantajı duyurmak istiyor. Listenin devam ettiğini en iyi hangi cümle belirtir?
- That's all for today.
- But that isn't true.
- But that's not all.
Cevabı göster
But that's not all.
She also makes amazingly creepy cameos. Kelime
1:51İnanılmaz derecede ürpertici kame takılar da yapıyor.
cameos: kabartma desenli küçük süs eşyaları
Bu takı ve el sanatı bağlamında cameos, üzerinde kabartma olarak oyulmuş ya da kalıplanmış bir figür veya desen bulunan küçük süs parçalarıdır. Broşlarda, kolyelerde ve başka takılarda kullanılabilirler. Yakındaki makes ve creepy sözcükleri yapılmış nesneleri betimler; bu nedenle cameos burada oyuncuların veya ünlü kişilerin kısa süreli görünmesini değil, fiziksel süs eşyalarını adlandırır.
Alıştırma
Cümleyi okuyun: The artisan displayed three shell cameos beside the necklaces. cameos ne anlama geliyor?
- Reklamlarda kullanılan fotoğraflar
- Oyuncuların kısa süreli görünümleri
- Kabartma oyma desenli küçük süs eşyaları
Cevabı göster
Kabartma oyma desenli küçük süs eşyaları
Remember the brain I used in the deja vu episode?
1:54Déjà vu bölümünde kullandığım beyni hatırlıyor musunuz?
a store in Manhattan that also has an online store Dilbilgisi
1:59Evolution, Manhattan'da bulunan ve internet mağazası da olan bir dükkân.
store where you can buy: bir yerden sonra where kullanımı
“where you can buy actual dinosaur teeth” yan cümlesi, hemen önündeki “an online store” isim öbeğini açıklar. Burada where, “o mağazada ya da o mağaza aracılığıyla” demektir. Manhattan’a değil online store’a gönderme yapar ve soru sormaz. Bir yerde veya hizmette ne olduğunu anlatmak için yer bildiren isim + where + özne + fiil yapısını kullanabilirsiniz. Örneğin: a website where people share photos.
Alıştırma
İnsanların bir internet sitesinde ne yapabileceğini isim + where + özne + fiil yapısıyla anlatan cümle hangisidir?
- This is the website that families order museum tickets from.
- This is a website where families can order museum tickets.
- This is a website that offers museum tickets.
Cevabı göster
This is a website where families can order museum tickets.
Today's free thing is more of a DONG- Gapminder,
2:07Bugünün ücretsiz şeyi aslında daha çok bir DONG: Gapminder,
a really cool site that allows you to chart global data
2:10küresel verileri grafiğe dökmenizi sağlayan gerçekten harika bir site.
like life expectancy versus income per person by country, Kelime
2:13Örneğin ülkelere göre beklenen yaşam süresiyle kişi başına düşen geliri karşılaştırabilirsiniz,
veri karşılaştırmalarında life expectancy versus income per person
Bir grafikte life expectancy, bir nüfustaki insanların ortalama kaç yıl yaşamasının beklendiğini gösterir. Income per person, kişi başına belirtilen ortalama gelir miktarıdır. Versus, karşılaştırma yapmak için iki ölçümü yan yana getirir. Burada mücadele veya karşılaşma anlamına gelmez. İfade, verilerin genellikle ülkeler arasında beklenen yaşam süresi ile kişi başına geliri karşılaştırdığını anlatır.
Alıştırma
Bir grafik başlığında “life expectancy versus income per person” ne anlama gelir?
- Daha uzun yaşayanlarla daha çok kazananlar arasındaki bir yarış
- Bir kişinin yaşamı boyunca elde ettiği gelir
- Beklenen ortalama yaşam süresi ile kişi başına ortalama gelirin karşılaştırılması
Cevabı göster
Beklenen ortalama yaşam süresi ile kişi başına ortalama gelirin karşılaştırılması
and even play it through time to see how things have changed. Dilbilgisi
2:17hatta grafiği zaman içinde oynatıp değişimi görebilirsiniz.
to see how things have changed: amaç ve dolaylı soru dizilişi
Bu cümlede to see, veriyi zaman içinde oynatmanın amacını belirtir: eylem, sonucu gözlemlemek için yapılır. How things have changed, see fiilinden sonra gelen dolaylı soru yan cümlesidir. Soru dizilişi yerine things have changed şeklindeki düz cümle dizilişini kullanır. Have changed present perfect yapıdadır; önceki değişikliklere bakar ve bunları şu anda görülen sonuçla ilişkilendirir.
Alıştırma
Amaç bildiren to see ifadesini ve dolaylı soruyu doğru kullanan cümleyi seçin.
- We compared the old and new photos to see how has the town changed.
- We compared the old and new photos to see how did the town change.
- We compared the old and new photos to see how the town has changed.
Cevabı göster
We compared the old and new photos to see how the town has changed.
Because I'm here at Space Camp with Brad and Liam from World of the Orange.
2:24Çünkü şu anda World of the Orange'dan Brad ve Liam'la birlikte Space Camp'teyim.
Why? Because: kendi kendine soru-cevap geçişi
Why?, önceki ifadenin nedenini kısaca sorar. Konuşan kişi daha sonra Because I'm here... diyerek kendi sorusunu yanıtlar; böylece neden, sıradaki bilgi hâline gelir. Bu, konuşan kişinin bilerek kendi kendine soru sorup cevap vermesidir ve canlı konuşmalarda ya da sunumlarda yaygındır. Buradaki Because yanlışlıkla yarım kalmış bir cümle değildir; ayrı söylenen Why? sorusunu doğrudan yanıtlar.
Alıştırma
Hangi seçenek, bir ifadeyi açık bir kendi kendine soru-cevap geçişine dönüştürmek için Why? Because yapısını kullanır?
- I am leaving early. Because? Why I have a dentist appointment.
- I am leaving early. Why? Because I have a dentist appointment.
- I am leaving early. Why because I have a dentist appointment?
Cevabı göster
I am leaving early. Why? Because I have a dentist appointment.
We're shooting stuff for youtube.com/spacelab. Kelime
2:28youtube.com/spacelab için çekim yapıyoruz.
shooting stuff: belirtilmeyen materyalleri gündelik bir dille çekmek
Bu yapım bağlamında shooting, silahla ateş etmek değil video çekmek anlamına gelir. İfade, konuşanın YouTube kanalı için materyal ürettiğini anlatır. stuff, konuşanın tek tek saymasına gerek olmayan şeyleri veya materyalleri ifade eden, gündelik ve bilerek belirsiz bırakılmış bir isimdir. shooting stuff birlikte kullanıldığında “çeşitli materyaller çekmek” gibi rahat bir ton verir.
Alıştırma
“We're shooting stuff for youtube.com/spacelab,” cümlesinde shooting stuff ne anlama gelir?
- silahla nesnelere ateş etmek
- ne olduğu belirtilmeyen çeşitli materyaller çekmek
- tamamlanmış videoları yüklemek
Cevabı göster
ne olduğu belirtilmeyen çeşitli materyaller çekmek
The only cool thing I've seen so far is this pin they gave me, Dilbilgisi
2:31Şimdiye kadar gördüğüm tek havalı şey bana verdikleri şu rozet,
The only ... I've seen so far is ...: şu ana kadarki tek öğeyi öne çıkarmak
The only + isim öbeği + I've seen so far + is ... kalıbı, konuşanın şu ana kadarki deneyimleri içinde koşula uyan tek öğeyi öne çıkarır. Burada only, seen veya so far sözcüklerini değil cool thing öbeğini niteler. I've seen biçimindeki present perfect, geçmiş deneyimleri mevcut değerlendirmeye bağlar. so far “bu ana kadar” anlamına gelir ve değerlendirmenin daha sonra değişebilme ihtimalini açık bırakır; etkinliğin bitmiş olması gerekmez.
Alıştırma
Ay taşının şu ana kadar gördüğünüz tek ilginç şey olduğunu söylemek için cümleyi only ve so far kullanarak tamamlayın: “The ____ I've seen ____ is the moon rock.”
Cevabı göster
only interesting thing · so far
“Just kidding.”: Şaka yapıyorum
“Just kidding.” tek başına kullanılabilen gündelik bir ifadedir; önceki sözün şaka veya takılma olduğunu belirtir. Dinleyene söyleneni kelimesi kelimesine anlamaması gerektiğini bildirir ve konuşmayı hızla ciddi tondan daha hafif bir tona taşır. Buradaki just “az önce” anlamına gelmez. Düzeltmeyi kısa ve konuşma diline özgü gösterir; kidding “şaka yapmak” anlamındadır. İfade abartılı ya da kışkırtıcı bir sözü yumuşatabilir, ancak kırıcı bir sözün etkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Alıştırma
Arkadaşınız şakanızı ciddi sandı. Yanlış anlamayı dersteki iki kelimelik ifadeyle düzeltin: ____.
Cevabı göster
Just kidding