Beyniniz acıya nasıl tepki verir? - Karen D. Davis: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
705 kelime 162 kel/dk

Video açıklaması: Bu video, ağrının beyindeki duyumsama, dikkat ve düzenleme yollarından nasıl doğduğunu, aynı uyaranın farklı kişilerce neden farklı hissedilebildiğini ve sinir devrelerindeki bu farkların hastaya özel tedavileri nasıl desteklediğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Let's say that — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bir soruyu ya da akıl yürütme zincirini geliştirmeden önce varsayımsal bir durumu doğal biçimde sunmayı öğrenin. Bu giriş, koşulu birdenbire belirtmek yerine dinleyiciyi bir problem, örnek veya düşünce deneyine rahatça yönlendirmenizi sağlar. 2. salience network — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Neye dikkat edilmesi gerektiğini belirleyen bağlantılı beyin sistemini ifade eden nörobilim terimini anlayın. Terimi tanımak, tehlike yaratabilecek bir ağrı sinyalinin dikkati neden hemen çektiğini ve kişinin deneyimini nasıl şekillendirdiğini kavramanıza yardım eder. 3. personalized medicine. — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Tedavinin bireysel biyolojik farklılıklara göre seçildiği veya uyarlandığı modern tıp yaklaşımını anlayın. Kavramı beyin yollarının haritalanmasıyla ilişkilendirerek çoğunluğa yarar sağlayan bir tedavinin neden her hastaya uygun olmayabileceğini açıklayabilirsiniz.

Bu derste

Let's say that it would take you 10 minutes to solve this puzzle. Anlatım akışı

0:06

Bu bulmacayı çözmenizin 10 dakika süreceğini varsayalım.

Anlatım akışı

Geçici bir varsayım sunan Let's say that

Let's say that geçici bir varsayım veya örnek sunar. Burada birinden bir şey söylemesini istemek değil, varsayalım ki anlamına gelir. Konuşmacı soru sormadan, karşılaştırma yapmadan veya akıl yürütmeye devam etmeden önce herkese aynı başlangıç koşulunu vererek açıklamayı düzenler. Kalıp Let's say (that) + tam bir yan cümledir.

Alıştırma

Geçici bir varsayım sunmak için Let's say that kullanın: ____ the repair costs fifty dollars.

Cevabı göster

Let's say that

How long would it take if you received constant electric shocks to your hands? Dilbilgisi

0:10

Ellerinize sürekli elektrik şoku verilseydi bu ne kadar sürerdi?

Dilbilgisi

Varsayımsal süreyi soran How long would it take if ...?

How long would it take if ...? hayal edilen bir koşul altında tahmini sürenin ne kadar olduğunu sorar. How long süre miktarını sorar, would it take sonucu varsayımsal olarak sunar ve if koşulu getirir. Yapılan eylemi belirtmek gerektiğinde How long would it take to + fiil if + geçmiş zaman biçimli yan cümle? kalıbını kullanın. Eylem zaten belliyse örnekte olduğu gibi to + fiil bölümü atılabilir.

Alıştırma

Varsayımsal zaman sorusunu tamamlamak için would ve if kullanın: How long ____ to build the model ____ we worked together?

Cevabı göster

would it take · if

Longer, right?

0:15

Daha uzun, değil mi?

Because the pain would distract you from the task. Kalıp ifadeler

0:16

Çünkü acı, dikkatinizi görevden uzaklaştırırdı.

Kalıp ifadeler

distract someone from something: birinin dikkatini bir şeyden uzaklaştırmak

distract someone from something kalıbı, bir kişinin dikkatini odaklandığı şeyden uzaklaştırmak anlamına gelir. Bu cümlede the pain dikkat dağınıklığının nedeni, you etkilenen kişi, the task ise dikkatin uzaklaştığı hedeftir. from’dan sonraki isim öbeği, kişinin dikkatini artık veremediği etkinliği veya nesneyi belirtir; dikkat dağınıklığının nedenini değil.

Alıştırma

Eksik edatla hedef kalıbı tamamlayın: The buzzing phone distracted Leo ____ his reading.

Cevabı göster

from

Well, maybe not.

0:19

Şey, belki de öyle olmazdı.

It depends on how you handle pain. Kalıp ifadeler

0:20

Bu, acıyla nasıl başa çıktığınıza bağlıdır.

Kalıp ifadeler

It depends on how + özne + fiil: sonuç yapılış biçimine bağlıdır

It depends on how ... sonucun sabit olmadığını, bir şeyin yapılma şekline göre değiştiğini anlatır. Burada how you handle pain, sonucu etkileyebilecek ağrıyla başa çıkma biçimini belirtir. on’dan sonra how, yöntemi anlatan bir yan cümle başlatır: how + özne + fiil. Burada doğrudan bir soru sormaz.

Alıştırma

Yöntemin sonucu belirlediğini anlatan vurgulanmış hedef kalıpla yanıtı tamamlayın: Will the soup taste good? ____ you season it.

Cevabı göster

It depends on how

Some people are distracted by pain.

0:23

Bazı insanların dikkati acı yüzünden dağılır.

It takes them longer to complete a task and they do it less well. Dilbilgisi

0:25

Bir görevi tamamlamaları daha uzun sürer ve daha kötü yaparlar.

Dilbilgisi

It takes them longer to complete: bir eylemin daha fazla zaman alması

It takes + kişi + longer + to + fiil kalıbı, bir eylemin o kişi için normalde veya daha önce olduğundan daha fazla zaman gerektirdiğini anlatır. It, kendi başına anlam taşımayan biçimsel öznedir; kişi takes sözcüğünden sonra gelir ve to ile başlayan yapı eylemi belirtir. Bu cümlede them, acı yüzünden dikkati dağılan kişileri ifade eder. longer, ilgili karşılaştırmaya göre bir görevi tamamlamalarının daha fazla zaman aldığını gösterir.

Alıştırma

It takes someone longer to do something kalıbını tamamlayın: It ____ Nora longer ____ solve the puzzle when she is tired.

Cevabı göster

takes · to

Other people use tasks to distract themselves from pain, Dilbilgisi

0:29

Diğer insanlar ise acıdan uzaklaşmak için görevleri kullanırlar,

Dilbilgisi

use tasks to distract themselves from pain: bir amacı gerçekleştirmek için araç kullanmak

use + nesne veya etkinlik + to + fiil kalıbı, nesne ya da etkinliği araç; to ile başlayan eylemi ise amaç olarak gösterir. Burada tasks araçtır; amaç to distract themselves from pain eylemidir. themselves dönüşlülük zamiri other people ifadesine gönderme yapar. distract oneself from something, kişinin kendi dikkatini bir şeyden uzaklaştırması demektir. Bu nedenle odaklanmamaya çalıştıkları şey tasks değil, pain sözcüğünün belirttiği acıdır.

Alıştırma

Araç-amaç kalıbını use fiiliyle tamamlayın: Leo ____ a game ____ distract himself from the long wait.

Cevabı göster

uses · to

and those people actually do the task faster and better when they're in pain than when they're not. Dilbilgisi

0:33

ve bu kişiler aslında acı çekerken görevi acı çekmedikleri zamana kıyasla daha hızlı ve daha iyi yaparlar.

Dilbilgisi

faster and better when ... than when ...: iki koşulu karşılaştırmak

faster and better when X than when Y kalıbı, aynı kişilerin iki koşuldaki performansını karşılaştırır. Faster hızı, better ise sonucun kalitesini karşılaştırır. than when they're not bölümündeki not, not in pain ifadesinin yerini tutar. İkinci when yan cümlesi karşılaştırılan diğer koşulu sunar; zaman bakımından daha sonra gerçekleşen bir olayı anlatmaz.

Alıştırma

Karşılaştırmayı paralel when ... than when ... kalıbıyla tamamlayın: Leo finishes puzzles faster and makes fewer mistakes ____ he is rested ____ he is tired.

Cevabı göster

when · than when

Some people can just send their mind a wandering to distract themselves from pain. Deyimler

0:39

Bazı insanlar dikkatlerini acıdan uzaklaştırmak için zihinlerini başka yerlere yönlendirebilirler.

Deyimler

send their mind a wandering: dikkatin gezinmesine izin vermek

Bu cümlede send their mind a wandering, let their mind wander demenin canlı ve mecazlı bir yoludur: düşüncelerinin ve dikkatlerinin acıdan uzaklaşmasına izin verirler. Burada mind, başka bir yere gönderilen fiziksel bir nesneyi değil, düşünceleri veya dikkati ifade eder. a wandering ifadesi burada, wandering anlamındaki edebî veya eski bir biçim olan a-wandering gibi işlev görür. Başka durumlara aktarılabilecek fikir, mind ve wander birlikteliğini yolculuk olarak değil, dikkatin gezinmesi olarak anlamaktır.

Alıştırma

Cümlede send their mind a wandering ne anlama geliyor?

  1. Acıya daha dikkatli biçimde odaklanmak
  2. Beyinlerini fiziksel olarak başka bir yere göndermek
  3. Düşüncelerinin ve dikkatlerinin gezinmesine izin vermek
Cevabı göster

Düşüncelerinin ve dikkatlerinin gezinmesine izin vermek

How can different people be subjected to the exact same painful stimulus Kelime

0:43

Farklı insanlar nasıl oluyor da tamamen aynı acı verici uyarana maruz kalıp

Kelime

be subjected to: dışarıdan bir etkiye maruz bırakılmayı anlatan resmî yapı

“Be subjected to”, “subject someone or something to” yapısının edilgen biçimidir. Bu cümlede dışarıdan bir gücün farklı insanlara aynı acı verici uyaranı uyguladığı anlamına gelir; insanlar deneyimi kontrol eden değil, yaşayan taraftır. Bu ifade bir test, tedavi, koşul, baskı veya zarara maruz kalmaya odaklanır. Buradaki subject, “birine veya bir şeye bir şey yaşatmak” anlamında bir fiildir; “konu” anlamındaki isim değildir.

Alıştırma

Dersi öğrendiğiniz resmî edilgen ifadeyle cümleyi tamamlayın: During the safety test, the phone ____ extreme heat.

Cevabı göster

was subjected to

and yet experience the pain so differently? Anlatım akışı

0:47

acıyı bu kadar farklı şekilde deneyimleyebiliyorlar?

Anlatım akışı

and yet: şaşırtıcı bir karşıtlığı vurgulamak

“And yet”, uzlaştırılması zor görünen ama ikisi de doğru olan iki bilgiyi birbirine bağlar. Cümle önce bir beklenti oluşturur: uyaran tamamen aynıdır. Ardından insanların acıyı çok farklı yaşadığını söyleyerek bu beklentiyi bozar. Burada and iki bölümü bağlarken yet dinleyicinin çelişkiye dikkat etmesini sağlar. Bu kullanımda yet, “yine de” anlamına gelir; “şimdiye kadar” anlamına gelmez.

Alıştırma

Dersin iki sözcüklü bağlacını kullanarak şaşırtıcı karşıtlığı tamamlayın: The room was small, ____ it felt bright and open.

Cevabı göster

and yet

And why does this matter? Anlatım akışı

0:51

Peki bu neden önemli?

Anlatım akışı

Why does this matter? — Bir gerçekten önemine geçmek

Why does this matter? daha önce belirtilmiş bir fikrin önemini, etkisini veya pratik açıdan neden ilgili olduğunu sorar. Burada this, benzer uyarıcıların neden farklı ağrı deneyimleri oluşturabildiğiyle ilgili önceki soruya gönderme yapar; matter ise “önemli olmak” veya “etkisi olmak” anlamında bir fiildir. Bir konuşmada bu soru bilgiyi düzenleme görevi de görür. Dinleyiciyi konuyu anlamaktan, konunun neden dikkate değer olduğunu düşünmeye yöneltir. Konuşmacı soruyu cevap beklemeden sorup ardından kendisi cevaplayabilir.

Alıştırma

Bir sunumda Why does this matter? sorusu neyin işaretidir?

  1. Konuşmacı fikri daha fazla tartışmadan konuşmayı bitirmektedir.
  2. Konuşmacı bir fikri anlatmaktan onun önemini veya etkisini açıklamaya geçmektedir.
  3. Konuşmacı matter sözcüğünün ne anlama geldiğini sormaktadır.
Cevabı göster

Konuşmacı bir fikri anlatmaktan onun önemini veya etkisini açıklamaya geçmektedir.

First of all, what is pain? Anlatım akışı

0:52

Öncelikle, acı nedir?

Anlatım akışı

First of all — Bir açıklamanın başlangıç noktasını belirtmek

First of all bir açıklamanın, savın veya talimatlar dizisinin başlangıç noktasını belirten bir söylem düzenleyicisidir. Bu cümlede, daha fazla açıklama yapmadan önce ağrıyı tanımlama şeklindeki temel sorunun ele alınacağını gösterir. Mutlaka kesin olarak numaralanmış bir liste geleceğini vaat etmez. Konuşmacı başka noktalarla devam edebilir; ancak temel işlevi dinleyiciye “Buradan başla” demektir.

Alıştırma

Bir dizi talimatın ilk adımını başlatıyorsunuz. En uygun cümle hangisidir?

  1. First of all, check that your name is on the paper.
  2. At first, your name was on the paper.
  3. After all, check that your name is on the paper.
Cevabı göster

First of all, check that your name is on the paper.

Pain is an unpleasant sensory and emotional experience Kelime

0:55

Acı, gerçek veya potansiyel doku hasarıyla ilişkili

associated with actual or potential tissue damage. Kalıp ifadeler

0:58

hoş olmayan duyusal ve duygusal bir deneyimdir.

Kelime

sensory and emotional experience: ağrı deneyiminin iki yönü

sensory and emotional experience ifadesinde sensory ve emotional, experience sözcüğünü aynı düzeyde niteleyen iki sıfattır. Tanım, ağrının hem bedenin algıladığı yönü hem de duygusal olarak hissedilen yönü içerdiğini söyler. Emotional sonradan eklenen bir yorum veya daha sonra ortaya çıkan bir tepki değildir; bir kişinin "aşırı duygusal" olduğu anlamına da gelmez. Tanımlanan deneyimin bir parçasıdır. adjective and adjective + noun kalıbı, tek bir şeyin iki yönünü gösterebilir.

Alıştırma

Tanımdaki sensory and emotional experience ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Deneyim hem bedenin algıladıklarını hem de kişinin duygusal olarak hissettiklerini içerir.
  2. Bu deneyim yalnızca biri aşırı duygusal olduğu için vardır.
  3. Bedensel duyum ağrıdır; duygu ise ilgisiz bir görüştür.
Cevabı göster

Deneyim hem bedenin algıladıklarını hem de kişinin duygusal olarak hissettiklerini içerir.

Kalıp ifadeler

associated with actual or potential tissue damage: bağlantı, kesin neden değil

Associated with, "... ile ilişkili" anlamına gelir. associated with actual or potential tissue damage bölümü, experience sözcüğünü niteleyen kısaltılmış bir sıfat cümleciğidir; an experience that is associated with actual or potential tissue damage biçiminde açılabilir. Actual damage zaten var olan hasardır; potential damage ise meydana gelebilecek veya meydana gelme riski bulunan hasardır. Bu ifade bir ilişki belirtir. Tek başına doku hasarının tek ve doğrudan neden olduğunu söylemez.

Alıştırma

Hangi cümle kesin bir doğrudan neden ileri sürmeden bağlantı belirtir?

  1. Low energy is associated with poor sleep.
  2. Low energy has no connection with poor sleep.
  3. Poor sleep always directly causes low energy.
Cevabı göster

Low energy is associated with poor sleep.

Pain is something we experience,

1:02

Acı deneyimlediğimiz bir şeydir,

so it's best measured by what you say it is. Dilbilgisi

1:04

bu yüzden onu ölçmenin en iyi yolu ne olduğunu söylemenizdir.

Dilbilgisi

it's best measured by what ...: en uygun ölçüm temelini seçmek

it's best measured by what ... ifadesindeki be + best + measured + by edilgen kalıbı, belirli bir kaynağın ya da ölçütün bir şeyi değerlendirmek için en uygun temel olduğunu anlatır. by öbeği birimi değil, “Hangi kanıta göre?” sorusunun cevabını verir. Burada it, pain sözcüğünü; what you say it is ise kişinin bildirdiği ağrı düzeyini veya deneyimini ifade eder. Bu, bir kişinin her türlü gerçeği istediği gibi tanımlayabileceği anlamına gelmez; öznel bir deneyimde kişinin kendi bildiriminin özellikle önemli olduğunu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi hedef edilgen ifade is best measured by ile tamamlayın: A training program's success ____ what participants can do afterward.

Cevabı göster

is best measured by

Pain has an intensity.

1:06

Acının bir yoğunluğu vardır.

You can describe it on a scale from zero, no pain, to 10, the most pain imaginable. Kalıp ifadeler

1:08

Onu sıfır, yani hiç acı yoktan 10'a, yani hayal edilebilecek en büyük acıya kadar bir ölçekte tanımlayabilirsiniz.

Kalıp ifadeler

on a scale from ... to ...: bir değerlendirme aralığı belirtmek

On a scale from ... to ... bir değerlendirme sisteminin alt ve üst sınırlarını verir. From başlangıç değerini, to bitiş değerini tanıtır; on ise açıklamanın bu ölçek içinde yer aldığını gösterir. Cümlede zero ve 10 uç noktalardır. Araya eklenen no pain ve the most pain imaginable ifadeleri bu uçların ne anlama geldiğini açıklar. Buradaki scale, ağırlık ölçen bir araç değil, değerlendirme ölçeğidir.

Alıştırma

Hedef kalıp on a scale from ... to ... ifadesini tamamlayın: Rate your energy on a scale ____ zero ____ ten.

Cevabı göster

from · to

But pain also has a character, like sharp, dull, burning, or aching. Kelime

1:14

Ancak acının keskin, donuk, yanıcı veya sızlayıcı gibi bir karakteri de vardır.

Kelime

pain also has a character: ağrının niteliği anlamındaki character

Bu cümlede character, bir duyumun niteliğini veya türünü anlatır; bir insanın kişiliği ya da bir hikâyedeki karakter anlamına gelmez. Ağrı hem şiddet hem de nitelik bakımından değişebilir. Sharp, dull, burning ve aching ağrının nasıl hissedildiğini belirtir; dolayısıyla ağrının character özelliğini açıklar.

Alıştırma

pain also has a character ifadesinde character ne anlama gelir?

  1. bir hikâyedeki karakter
  2. ağrının nasıl hissedildiği
  3. bir insanın ahlaki özellikleri
Cevabı göster

ağrının nasıl hissedildiği

What exactly creates these perceptions of pain?

1:20

Bu acı algılarını tam olarak ne yaratır?

Well, when you get hurt,

1:23

Siz yaralandığınızda,

special tissue damage-sensing nerve cells, called nociceptors, Kelime

1:25

nosiseptör adı verilen özel doku hasarı algılayıcı sinir hücreleri,

Kelime

tissue damage-sensing nerve cells: birleşik niteleyiciyi okuma

tissue damage-sensing nerve cells ifadesindeki temel isim nerve cells bölümüdür. Önündeki sözcükler bunların ne tür sinir hücreleri olduğunu belirtir. Niteleyiciyi [tissue damage]-sensing şeklinde okuyun: hücreler doku hasarını algılar. Kısa çizgi, nerve cells önünde kullanılan bir niteleyici oluşturmak için damage ile sensing sözcüklerini bağlar; tissue, damage ile birlikte düşünülür. Yani hasar gören dokudur, algılama işini yapan ise hücrelerdir.

Alıştırma

tissue damage-sensing nerve cells ifadesini doğru çözümleyen anlam hangisidir?

  1. sinir hücresi hasarını algılayan doku
  2. doku hasarını algılayan sinir hücreleri
  3. hasar görmüş sinir hücreleri
Cevabı göster

doku hasarını algılayan sinir hücreleri

Kelime

called nociceptors: teknik bir adı tanıtmak

called nociceptors ifadesinde called, “adı verilen” demektir; “çağrılan” ya da “iletişim kurulan” anlamına gelmez. Bu ifade, hemen önce tanımlanan sinir hücrelerinin teknik adını verir. Dil bilgisi açısından nerve cells that are called nociceptors yapısının kısaltılmış biçimidir. Bilimsel anlatımlarda bir şey genellikle önce günlük sözcüklerle açıklanır, ardından called kullanılarak resmî adı verilir.

Alıştırma

called nociceptors ifadesi cümlede ne işe yarar?

  1. Sinir hücrelerinin birini çağırdığını söyler.
  2. Sinir hücrelerinin hasarı algılamayı bıraktığını söyler.
  3. Sinir hücrelerinin teknik adını verir.
Cevabı göster

Sinir hücrelerinin teknik adını verir.

fire and send signals to the spinal cord and then up to the brain. Notlar

1:29

ateşlenerek sinyalleri omuriliğe ve oradan da beyne gönderir.

Kelime

fire: sinirsel bir sinyal üretmek

Fire sinir hücreleriyle birlikte kullanıldığında, bu hücrelerin elektriksel olarak etkinleşip impuls ürettiğini anlatır. Buradaki fire, yanmak veya ateş etmek anlamına gelmez. Yakındaki send signals ifadesi, sözcüğün nörobilim anlamında kullanıldığını doğrular. Bilimsel metinlerde özne ve çevresindeki eylemler, tanıdık bir sözcüğün ne zaman teknik anlam taşıdığını gösterebilir.

Alıştırma

Şu cümlede fire sözcüğünün anlamını seçin: “The neurons fire when they detect heat.”

  1. Nöronlar elektriksel sinyaller üretir.
  2. Nöronlar yanmaya başlar.
  3. Nöronlar bir şeye ateş eder.
Cevabı göster

Nöronlar elektriksel sinyaller üretir.

Kalıp ifadeler

send signals to: bilgiyi bir alıcıya iletmek

Send signals to, “bir alıcıya veya hedefe bilgi iletmek” anlamına gelir. Bu cümlede to, sinir sinyallerinin ilk ulaştığı yer olan omuriliği gösterir. Kalıp send signals to + alıcı veya hedef şeklindedir. Sinirler, sensörler, cihazlar ya da sistemler arasındaki bilgi aktarımını anlatabilir; burada send, fiziksel bir nesneyi postalamak değil, bilgi iletmek demektir.

Alıştırma

“Bir yere bilgi iletir” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The sensor ____ the control unit when the door opens.

Cevabı göster

sends signals to

Processing work gets done by cells called neurons and glia. Dilbilgisi

1:34

İşleme işi nöronlar ve glia adı verilen hücreler tarafından yapılır.

Dilbilgisi

gets done by: konuşma diline yakın bir get edilgeni

Gets done by, get ile kurulan bir edilgen yapıdır: get + geçmiş zaman ortacı + by + eylemi yapan. Processing work öznesi eylemden etkilenir; done işin tamamlanmasını, by ise işi yapan hücreleri gösterir. Bu yapı, işi konu olarak önde tutarken işi yapanın da belirtilmesini sağlar. Nöronların ve glianın işleme görevini yaptığı anlamına gelir; işin tamamlanmış bir nesne aldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi derste gösterilen get edilgeniyle tamamlayın: Most of the setup ____ volunteers before the event.

Cevabı göster

gets done by

This is your gray matter. Kelime

1:38

Bu sizin gri maddenizdir.

Kelime

gray matter: bir sorun değil, sinir sistemi dokusu

Bu cümlede gray matter, beyin ve omurilikteki grimsi dokuyu ifade eden bir sinirbilim terimidir. Bu doku çok sayıda nöron hücre gövdesi ve bağlantı içerir ve bilginin işlenmesine yardımcı olur. Burada matter, bir konu ya da sorun değil, fiziksel madde veya doku anlamındadır. Gray matter ifadesini tek bir terim olarak anlayın.

Alıştırma

Bu cümlede gray matter ne anlama gelir?

  1. Beyinde hareket eden elektriksel bir uyarı
  2. Bir tür sinir sistemi dokusu
  3. Zor veya belirsiz bir sorun
Cevabı göster

Bir tür sinir sistemi dokusu

And brain superhighways carry information as electrical impulses from one area to another. Notlar

1:40

Ve beyin süper otoyolları, bilgiyi elektrik sinyalleri olarak bir bölgeden diğerine taşır.

Deyimler

brain superhighways: hızlı bilgi yolları için bir benzetme

Brain superhighways ifadesi bir benzetmedir. Beyinde sinyal taşıyan yolları, uzaktaki yerleri birbirine bağlayan büyük ve hızlı yollara benzetir. Bu ifade kesin bir anatomik ad değildir ve beynin içinde gerçek yollar bulunduğu anlamına gelmez. Buradaki görüntü, elektriksel uyarıların bir beyin bölgesinden diğerine hareketini gözünüzde canlandırmanıza yardımcı olur.

Alıştırma

Bu cümlede brain superhighways ne anlama gelir?

  1. Beyinde bilgi taşıyan hızlı yolları mecaz yoluyla anlatır.
  2. Otoyol şeklindeki bir beyin bölümünün resmî anatomik adıdır.
  3. Araçların beyinde elektriksel uyarılar taşıdığını söyler.
Cevabı göster

Beyinde bilgi taşıyan hızlı yolları mecaz yoluyla anlatır.

Kelime

electrical impulses: kısa elektrik sinyalleri

Bu cümlede electrical impulses, sinir sistemi boyunca bilgi taşıyan kısa elektrik sinyalleridir. Burada impulse, genel anlamda elektriği değil, kısa bir sinyali veya atımı ifade eder. Bilim dışındaki kullanımlarda impulse, bir şeyi yapmaya yönelik ani bir dürtü anlamına da gelebilir. Burada electrical sözcüğü bilimsel anlamı açık hâle getirir.

Alıştırma

Cümlede electrical impulses ne anlama gelir?

  1. Bilgi taşıyan kısa elektrik sinyalleri
  2. Bir şey satın almaya yönelik ani dürtüler
  3. Bir binanın tamamına sağlanan elektrik
Cevabı göster

Bilgi taşıyan kısa elektrik sinyalleri

This is your white matter.

1:46

Bu sizin beyaz maddenizdir.

The superhighway that carries pain information from the spinal cord to the brain Kalıp ifadeler

1:48

Omurilikten beyne acı bilgisini taşıyan süper otoyol,

is our sensing pathway that ends in the cortex, Kelime

1:53

kortekste sona eren algılama yolumuzdur;

Kalıp ifadeler

carry information from ... to ...: aktarım yönünü gösterme

Vurgulanan bölüm, aktarımı göstermek için carry + information + from A + to B yapısını kullanır. Burada carries, “iletir” anlamındadır; “bir şeyi elde tutup götürür” anlamında değildir. From başlangıç noktasını, yani omuriliği; to ise varış noktasını, yani beyni gösterir. Aynı yapı, yerler veya bir sistemin parçaları arasında hareket eden sinyalleri, verileri, mesajları ya da sesi anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi from ... to ... aktarım yapısıyla tamamlayın: This cable carries data ____ the sensor ____ the monitor.

Cevabı göster

from · to

Kelime

sensing pathway: duyusal sinyaller için işlevsel bir yol

Bu cümlede sensing pathway, sinir sisteminde duyusal bilgiyi taşıyan işlevsel bir yol anlamına gelir. Burada, söz konusu ağrı sinyallerinin izlediği ve beyne doğru ilerleyen yoldur. Sensing yolun ne yaptığını belirtir; pathway ise insanların yürüdüğü bir yol değil, bir sistem içindeki düzenli güzergâhtır. Bilimde pathway, sinyalleri veya kimyasalları taşıyan bir yolu ya da bir sistem içindeki aşamaları birbirine bağlayan süreci anlatabilir.

Alıştırma

Bu cümlede sensing pathway ne anlama gelir?

  1. Beynin bütün sinyalleri durduran bir bölümü
  2. Sinir sisteminde duyusal bilgiyi taşıyan bir yol
  3. İnsanların duyularını geliştirmek için yürüdüğü bir patika
Cevabı göster

Sinir sisteminde duyusal bilgiyi taşıyan bir yol

Kelime

ends in the cortex: bir yolun son noktasını belirtmek

ends in the cortex ifadesinde ends in, duyusal yolun son noktasını belirtir. Yol, beynin dış katmanı olan cortex bölgesinde sona ulaşır; pathway tekil özne olduğu için geniş zamanda end fiili ends biçimini alır. Genel olarak end in + yer, bir güzergâhın nerede bittiğini; end in + sonuç ise bir sürecin nihai sonucunu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi end in ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The tunnel ____ a large underground chamber.

Cevabı göster

ends in

a part of the brain that decides what to do with the pain signal. Kalıp ifadeler

1:56

burası, acı sinyaliyle ne yapılacağına karar veren beynin bir parçasıdır.

Kalıp ifadeler

what to do with + bir şey: onunla ne yapılacağına karar vermek

what to do with + isim yapısında what dolaylı bir soru başlatır, to do ise mastar yapısıdır. İfadenin bütünü, with sonrasında gelen şeyin nasıl ele alınacağını, kullanılacağını veya ona nasıl karşılık verileceğini anlatır. Burada the pain signal ele alınacak nesnedir; bir işi yapmak için kullanılan araç değildir. En iyi eylem hâlâ düşünülürken bu yapı sık sık decide, know veya figure out gibi fiillerden sonra gelir.

Alıştırma

Cümleyi bir şeyin nasıl ele alınacağını belirten ifadeyle tamamlayın: The club must decide ____ the leftover paint.

Cevabı göster

what to do with

Another system of interconnected brain cells called the salience network decides what to pay attention to. Notlar

2:01

Belirginlik ağı (salience network) adı verilen, birbirine bağlı beyin hücrelerinin oluşturduğu diğer bir sistem ise neye dikkat edileceğine karar verir.

Kelime

salience network: neyin dikkati hak ettiğini belirleyen ağ

Salience network, birbirine bağlı beyin bölgelerinden oluşan ve hangi iç ya da dış sinyallerin öne çıkıp dikkati hak ettiğini belirlemeye yardımcı olan bir sistem için kullanılan nörobilim terimidir. Bu cümlede neye dikkat edileceğine karar verir. Buradaki network, sosyal ağ veya bilgisayar ağı değil, birlikte çalışan bir beyin sistemidir.

Alıştırma

Cümlede salience network neyi ifade ediyor?

  1. Hangi sinyallerin dikkati hak ettiğine karar vermeye yardımcı olan bir beyin sistemi
  2. Kimsenin ses çıkarmadığı bir süre
  3. Gönderi paylaşmak için kullanılan çevrim içi bir hizmet
Cevabı göster

Hangi sinyallerin dikkati hak ettiğine karar vermeye yardımcı olan bir beyin sistemi

Kalıp ifadeler

what to pay attention to: neye dikkat edileceği

what to pay attention to, “hangi şeye ya da bilgiye dikkat edilmesi gerektiği” anlamına gelir. Bu soru sözcüklü mastar yan cümlesinin tamamı decides fiilinin nesnesidir: ağ, dikkatin yöneltileceği hedefi seçer. pay attention to sabit bir yapıdır. what, to edatının nesnesini temsil ettiği için to yan cümlenin sonunda kalır.

Alıştırma

Sabit pay attention to yapısını tamamlayın: Before the test, the teacher explained what to pay attention ____.

Cevabı göster

to

Since pain can have serious consequences, Dilbilgisi

2:07

Acı ciddi sonuçlar doğurabileceğinden,

the pain signal immediately activates the salience network.

2:10

acı sinyali anında belirginlik ağını aktive eder.

Dilbilgisi

“çünkü” anlamındaki Since

Burada Since, “çünkü” anlamına gelen bir yan cümle bağlacıdır. Since ile başlayan yan cümle nedeni verir, ana cümle ise sonucu belirtir. Bu kullanım zamanda bir başlangıç noktası göstermez. Yan cümlenin “neden?” sorusunu yanıtlayıp yanıtlamadığına bakın; yanıtlıyorsa Since neden bildirir.

Alıştırma

“Since pain can have serious consequences, the pain signal immediately activates the salience network.” İngilizce cümlesinde Since ne anlama gelir?

  1. -dığı zamandan beri
  2. Çünkü
  3. Her ne kadar
Cevabı göster

Çünkü

Now, you're paying attention. Anlatım akışı

2:14

Artık dikkat kesilmişsinizdir.

Anlatım akışı

Now, you're paying attention: Now ile sonucu belirtmek

Burada Now açıklamayı ileri taşır: az önce anlatılan süreçten sonra ortaya çıkan sonuç, dikkat ediyor olmandır. Sözcük yalnızca eylemin şu anda gerçekleştiğini belirtmez. Bu kısa ikinci şahıs cümlesi, soyut bir mekanizmayı dinleyicinin doğrudan hayal edebileceği bir etkiye dönüştürür. Açıklamalarda Now, bir nedenin belirgin bir sonuca ulaştığı noktayı gösterebilir.

Alıştırma

Örnekte Now sözcüğünün bilgiyi düzenleyen temel görevi nedir?

  1. Dikkat etmeyi, az önce açıklanan sürecin sonucu olarak sunar.
  2. Gelecekteki bir konuya geçileceğini duyurur.
  3. Dikkatin başladığı kesin saati verir.
Cevabı göster

Dikkat etmeyi, az önce açıklanan sürecin sonucu olarak sunar.

The brain also responds to the pain and has to cope with these pain signals. Kalıp ifadeler

2:16

Beyin ayrıca acıya tepki verir ve bu acı sinyalleriyle başa çıkmak zorundadır.

Kalıp ifadeler

cope with: bir zorlukla başa çıkmak

Cope with, zor, stresli veya acı veren bir durum devam ederken onu yönetmek ve işlevini sürdürmek anlamına gelir. Burada beyin, aldığı ağrı sinyallerini yönetmek zorundadır. Yapı cope with + isim, zamir veya -ing biçimidir. Zorluğu iyileştirmek ya da tamamen ortadan kaldırmak anlamına gelmez; zorluğun etkilerini yönetmeye odaklanır.

Alıştırma

“Bir zorluğu yönetmek” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: She learned to ____ exam stress.

Cevabı göster

cope with

So motor pathways are activated to take your hand off a hot stove, for example. Kalıp ifadeler

2:21

Bu nedenle, örneğin elinizi sıcak bir sobadan çekmeniz için motor yollar aktive edilir.

Kalıp ifadeler

take your hand off: eli temas edilen yüzeyden çekmek

take your hand off a hot stove ifadesindeki yapı take + vücut bölümü + off + temas edilen yüzey şeklindedir. Eli hareket ettirip artık ocağa değmemesini sağlamak anlamına gelir. Burada to take your hand off, motor yolların oluşturduğu koruyucu hareketi adlandırır. Off, temas edilen yüzeyden ayrılmayı gösterir; ocağı kapatmak anlamına gelmez.

Alıştırma

‘Elini hareket ettirip artık sıcak tavaya değmemesini sağlamak’ anlamındaki hedef ifadeyle güvenlik talimatını tamamlayın: Please ____ the hot pan.

Cevabı göster

take your hand off

But modulation networks are also activated that deliver endorphins and enkephalins, Kelime

2:26

Ancak aynı zamanda endorfin ve enkefalin salgılayan modülasyon ağları da aktifleşir;

Kelime

modulation networks: sinyalleri ayarlayan ağlar

Modulation, bir sinyalin veya tepkinin gücünü, zamanlamasını ya da etkisini ayarlamak anlamına gelir. Modulation networks, bu tür ayarlamaları yapan birbirine bağlı sinir sistemleridir. Bu cümlede ağlar etkinleşip endorfin ve enkefalin ilettiği için ifade, ağrı işleme sürecini değiştiren sistemleri anlatır. Bir modül topluluğu anlamına gelmez ve modulation sinyalin tamamen durdurulduğunu da belirtmez.

Alıştırma

Bu bağlamda modulation networks ifadesi ne anlama gelir?

  1. Bir bilgisayar ağında düzenlenmiş yazılım bileşenleri
  2. Sinyallerin işlenmesini ayarlayan birbirine bağlı sinir sistemleri
  3. Tüm sinir etkinliğini kalıcı olarak durduran anahtarlar
Cevabı göster

Sinyallerin işlenmesini ayarlayan birbirine bağlı sinir sistemleri

chemicals released when you're in pain or during extreme exercise, creating the runner's high. Kültür

2:32

bunlar acı çekerken veya aşırı egzersiz sırasında salgılanan ve 'koşucu coşkusu' (runner's high) yaratan kimyasallardır.

Kelime

deliver endorphins and enkephalins: biyolojik bir sistemde deliver

deliver endorphins and enkephalins ifadesindeki deliver, bu kimyasalları etki gösterebilecekleri yere taşımak, sağlamak veya orada kullanılabilir hâle getirmek anlamına gelir. Eylemin öznesi biyolojik modülasyon ağlarıdır; bu nedenle burada bir kuryenin eşya getirmesini anlatan günlük anlam değil, deliver fiilinin teknik kullanımı vardır. that deliver... yan cümlesi etkinleşen modülasyon ağlarını açıklar. Bu ağların ne yaptığını, yani vücudun ağrıya ve yoğun egzersize verdiği tepkide rol oynayan kimyasalları taşımaya veya sağlamaya yardımcı olduklarını belirtir.

Alıştırma

deliver endorphins and enkephalins ifadesinde deliver ne anlama gelir?

  1. Kimyasalları paket olarak postalamak
  2. Kimyasalları etki gösterebilecekleri yere taşımak veya sağlamak
  3. Kimyasallar hakkında konuşma yapmak
Cevabı göster

Kimyasalları etki gösterebilecekleri yere taşımak veya sağlamak

Kültür

the runner's high: uzun süreli egzersizle bağlantılı hoş bir his

Runner's high, bazı kişilerin uzun süreli ve yoğun egzersiz sırasında ya da sonrasında yaşadığı geçici haz, sakinlik veya moral yükselmesinin yaygın adıdır. Adında runner's bulunsa da bu kavram başka dayanıklılık egzersizleri konuşulurken de kullanılabilir. Bu cümlede high, fiziksel yükseklik değil, yükselmiş ve hoş bir duygu anlamına gelir. Daha önce sözü edilen kimyasallar bu hissi oluşturmaya yardımcı olan unsurlar olarak sunulur; ifade, her koşucunun bunu yaşadığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede runner's high ne anlama gelir?

  1. Koşan bir kişinin fiziksel boyu
  2. Uzun süreli egzersizle bağlantılı geçici bir hoşluk veya moral yükselmesi
  3. Tehlikeli derecede yüksek koşu hızı
Cevabı göster

Uzun süreli egzersizle bağlantılı geçici bir hoşluk veya moral yükselmesi

These chemical systems help regulate and reduce pain. Kalıp ifadeler

2:37

Bu kimyasal sistemler acıyı düzenlemeye ve azaltmaya yardımcı olur.

Kalıp ifadeler

regulate and reduce: birbirine bağlanan iki etki

help regulate and reduce pain ifadesinde regulate ve reduce, help fiilinden sonra gelen ve birbirine bağlanan iki yalın fiildir; ikisi de pain sözcüğünü nesne olarak alır. Bu kısa yapı, kimyasal sistemlerin iki etkisini anlatır. Regulate, ağrı sürecinin veya tepkisinin nasıl işlediğini kontrol etmek ya da düzenlemek; reduce ise ağrıyı daha az şiddetli hâle getirmek demektir. Sıralamada önce düzenleme, sonra azaltma verilir; ancak bu, iki etkinin mutlaka ayrı aşamalarda gerçekleştiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümledeki regulate and reduce pain ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?

  1. Sistemler ağrıyı tamamen ortadan kaldırır.
  2. Sistemler hem ağrı tepkisini kontrol edebilir hem de ağrının şiddetini azaltabilir.
  3. Sistemler ağrıyı değiştirmeden yalnızca kaydeder.
Cevabı göster

Sistemler hem ağrı tepkisini kontrol edebilir hem de ağrının şiddetini azaltabilir.

All these networks and pathways work together to create your pain experience, Dilbilgisi

2:42

Tüm bu ağlar ve yollar, acı deneyiminizi yaratmak için birlikte çalışır,

to prevent further tissue damage, and help you to cope with pain.

2:46

doku hasarının daha da büyümesini önler ve acıyla başa çıkmanıza yardımcı olur.

Dilbilgisi

work together to create..., to prevent..., and help...: paralel işlevler

Ana cümle All these networks and pathways work together bölümüdür. Ardından aynı özneye ait üç paralel işlev sıralanır: to create your pain experience, to prevent further tissue damage ve (to) help you to cope with pain. Üçüncü işlevde help öncesinde tekrarlanacak dış to kullanılmaz. help you to cope içinde you, help fiilinin nesnesidir; to cope ise yardımın ne yapmanızı sağladığını belirtir. Uzun cümleyi birbiriyle eşleşen üç parçaya ayırmak için create, prevent ve help fiillerini takip edin.

Alıştırma

Cümleyi work together to..., to..., and help... kalıbıyla tamamlayın. Sırasıyla collect, support ve help fiillerini kullanın: The community groups work together ____ food, ____ local families, and ____ the neighborhood to prepare for emergencies.

Cevabı göster

to collect · to support · help

This system is similar for everyone,

2:50

Bu sistem herkes için benzerdir,

but the sensitivity and efficacy of these brain circuits determines how much you feel and cope with pain. Kelime

2:52

ancak bu beyin devrelerinin duyarlılığı ve etkinliği ne kadar acı hissedeceğinizi ve acıyla ne kadar baş edebileceğinizi belirler.

Kelime

sensitivity and efficacy: tepki duyarlılığı ve işlevsel etkililik

Bu cümlede sensitivity, beyin devrelerinin sinyallere veya değişimlere ne kadar kolay tepki verdiğini anlatır. Efficacy ise bu devrelerin ağrının hissedilmesini ve ağrıyla başa çıkmayı şekillendiren süreçlerdeki görevlerini ne kadar iyi yerine getirdiğini anlatır. Yan yana kullanılan bu iki soyut isim, bir sistemin iki ayrı boyutunu gösterir: tepki duyarlılığı ve işlevini başarıyla yerine getirme düzeyi. Bilimsel metinler, birden fazla etkeni kısa ve yoğun biçimde sunmak için bu tür isim çiftlerini sıkça kullanır.

Alıştırma

Cümledeki sensitivity and efficacy ifadesini en doğru açıklayan seçenek hangisidir?

  1. İki sözcük de yalnızca devrelerin fiziksel büyüklüğünü anlatır.
  2. Sensitivity devrelerin ne kadar hızlı hareket ettiğini, efficacy ise ne kadar az enerji kullandıklarını anlatır.
  3. Sensitivity devrelerin ne kadar kolay tepki verdiğini, efficacy ise amaçlanan etkiyi ne kadar iyi ürettiklerini anlatır.
Cevabı göster

Sensitivity devrelerin ne kadar kolay tepki verdiğini, efficacy ise amaçlanan etkiyi ne kadar iyi ürettiklerini anlatır.

This is why some people have greater pain than others Anlatım akışı

2:59

Bu yüzden bazı insanların acısı diğerlerinden daha büyüktür

Anlatım akışı

This is why: önceki bir nedeni sonucuna bağlamak

This is why önceki bilgiye işaret eder: this, daha önce belirtilmiş bir nedeni veya mekanizmayı özetler; why sonrasındaki yan cümle ise bunun sonucunu verir. Burada daha önce anlatılan beyin devresi farklılıkları, ağrıdaki farklılıkların açıklaması olarak sunulur. Bu bir soru değil, bildirme cümlesidir. Bir açıklama veya sunumda dinleyiciyi belirlenmiş bir nedenden bir sonuca ya da gözlemlenen duruma açıkça taşır.

Alıştırma

Cümleyi, nedeni sonuca bağlayan bu dersteki üç sözcüklük hedef ifadeyle eksiksiz tamamlayın: The road was icy. ____ the bus arrived late.

Cevabı göster

This is why

and why some develop chronic pain that does not respond to treatment, Kalıp ifadeler

3:02

ve bazıları tedaviye yanıt vermeyen kronik ağrılar geliştirirken,

Kalıp ifadeler

develop chronic pain: kronik ağrı yaşamaya başlamak

develop chronic pain ifadesindeki develop, “zamanla bir sağlık sorunu yaşamaya başlamak” demektir. Bir sağlık sorununun ortaya çıkışını anlatır; ağrıyı yaratmak veya tasarlamak anlamına gelmez. Chronic pain, uzun süre devam eden ağrıdır. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp develop + hastalık, sağlık durumu veya belirti şeklindedir; develop a fever ve develop symptoms gibi.

Alıştırma

Cümleyi “uzun süren bir ağrıyı yaşamaya başlamak” anlamındaki vurgulanan ifadeyle tamamlayın: Months after the injury, some people ____.

Cevabı göster

develop chronic pain

Kalıp ifadeler

respond to treatment: tedaviden sonra iyileşmek

respond to treatment ifadesindeki respond, bir hastanın, sağlık durumunun veya belirtinin tedaviden sonra umulan yönde değişmesi demektir. Sözlü olarak yanıt vermek anlamına gelmez. does not respond to treatment olumsuz biçimi, tedavinin beklenen iyileşmeyi sağlamadığı anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi “tedaviden sonra iyileşme göstermek” anlamındaki vurgulanan tıbbi ifadeyle tamamlayın: The infection did not ____, so the doctor changed the medicine.

Cevabı göster

respond to treatment

while others respond well.

3:06

diğerleri tedaviye iyi yanıt verir.

Variability in pain sensitivities is not so different than all kinds of variability in responses to other stimuli, Dilbilgisi

3:08

Acı duyarlılığındaki çeşitlilik, diğer uyaranlara verilen tepkilerdeki tüm çeşitlilikten pek de farklı değildir,

Dilbilgisi

not so different than: farkı azaltarak benzerlik kurmak

Not so different than, “……den pek farklı değil” anlamına gelir. Farkın önemini azaltır ve iki şeyi genel olarak benzer gösterir. Burada bu ifade, ağrı hassasiyetindeki değişkenlikle diğer uyaranlara verilen tepkilerdeki değişkenlik arasında bağlantı kurar. İkisinin tamamen aynı olduğunu değil, insanlardaki değişkenlik fikrinin her ikisini de açıklayabileceğini söyler.

Alıştırma

“Pain sensitivity is not so different than sensitivity to other stimuli” ne anlama gelir?

  1. Ağrı hassasiyeti, diğer bütün uyaranlara karşı hassasiyetle tamamen aynıdır.
  2. Ağrı hassasiyeti, diğer uyaranlara karşı hassasiyetten çok daha sıra dışıdır.
  3. Ağrı hassasiyeti, diğer uyaranlara karşı hassasiyetle genel olarak benzerdir.
Cevabı göster

Ağrı hassasiyeti, diğer uyaranlara karşı hassasiyetle genel olarak benzerdir.

like how some people love roller coasters, but other people suffer from terrible motion sickness. Kalıp ifadeler

3:15

tıpkı bazı insanların hız trenlerine bayılırken, bazılarının korkunç bir hareket hastalığı çekmesi gibi.

Kalıp ifadeler

suffer from terrible motion sickness: şiddetli bir rahatsızlık yaşamak

Suffer from + bir rahatsızlık, o rahatsızlığı acı veren veya zararlı bir sorun olarak yaşamak anlamına gelir. Terrible, motion sickness durumunun şiddetli olduğunu vurgular; motion sickness hareketin neden olduğu mide bulantısı, baş dönmesi veya benzer bir rahatsızlıktır. Bu cümlede ifade, hareketli eğlence araçlarına verilen güçlü bir olumsuz tepkiyi anlatır ve bunu lunapark trenlerinden hoşlanmakla karşılaştırır.

Alıştırma

Cümleyi suffer from ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Mia often ____ motion sickness on winding bus rides.

Cevabı göster

suffers from

Why does it matter that there is variability in our pain brain circuits?

3:20

Acı beyin devrelerimizde farklılıkların olması neden önemlidir?

Well, there are many treatments for pain targeting different systems. Dilbilgisi

3:25

Farklı sistemleri hedefleyen pek çok acı tedavisi bulunmaktadır.

Dilbilgisi

targeting different systems: treatments sözcüğünü niteleyen -ing öbeği

Bu cümlede targeting different systems, treatments ismini niteler. Hangi tedavilerden söz edildiğini, yani farklı sistemleri hedefleyen tedavilerin kastedildiğini gösterir. Ana cümle there are many treatments for pain bölümüdür. Buradaki targeting ikinci bir ana fiil değildir; -ing öbeği, nitelediği isimden sonra gelen kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir.

Alıştırma

Treatments sözcüğünden sonraki niteleyiciyi target fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The clinic offers treatments ____ different types of pain.

Cevabı göster

targeting

For mild pain, non-prescription medications can act on cells where the pain signals start. Kelime

3:28

Hafif acılar için reçetesiz satılan ilaçlar acı sinyallerinin başladığı hücreler üzerinde etki gösterebilir.

Kelime

non-prescription medications: reçetesiz alınabilen ilaçlar

Non-prescription medications, yetkili bir sağlık uzmanının reçetesi olmadan satın alınabilen ilaçlardır. Non- “değil” veya “olmadan” anlamına gelir; bu nedenle bu ifade ilacın nasıl satıldığını belirtir. Bu, ürünün etkin madde veya risk içermediği anlamına gelmez. Bu cümlede ifade, hafif ağrı konusunda ele alınan ilaç türünü adlandırır.

Alıştırma

Non-prescription medications ifadesini doğru açıklayan seçenek hangisidir?

  1. Reçetesiz satın alınabilirler, ancak yine de kullanım talimatları ve riskleri vardır.
  2. Her dozda ve herkes için güvenlidirler.
  3. Hiç etkin madde içermezler.
Cevabı göster

Reçetesiz satın alınabilirler, ancak yine de kullanım talimatları ve riskleri vardır.

Kelime

act on cells: etkilenen şeyi belirtmek

act on cells ifadesindeki act on, “etkilemek” veya “üzerinde etki oluşturmak” anlamına gelir. Medications etkiyi oluşturan taraftır; cells ise bu etkinin hedefidir. act on + hedef yapısı, bir ilacın, kimyasalın veya vücuttaki bir maddenin hücreyi, reseptörü, siniri ya da sistemi nasıl etkilediğini açıklarken sık kullanılır. Neyin etkilendiğini belirtir, ancak nasıl bir değişiklik olduğunu tek başına açıklamaz.

Alıştırma

Cümleyi act on ifadesinin doğru geniş zaman biçimiyle tamamlayın: This drug ____ specific receptors in the brain.

Cevabı göster

acts on

Other stronger pain medicines and anesthetics work by reducing the activity in pain-sensing circuits Dilbilgisi

3:34

Diğer daha güçlü ağrı kesiciler ve anestezikler, acı algılayan devrelerdeki aktiviteyi azaltarak

Dilbilgisi

work by reducing: bir mekanizmayı açıklamak

work by reducing ifadesinde work, “bir iş yapmak” değil, “etkili olmak” veya “çalışmak” anlamına gelir. By sözcüğünden sonra -ing biçimindeki reducing gelir ve yöntemi açıklar. Tekrar kullanılabilen yapı özne + work(s) by + -ing biçimindedir. “Nasıl çalışıyor?” sorusunu yanıtlar. Burada ağrıyı algılayan devrelerdeki etkinliği azaltmak, ilaçların ve anesteziklerin etki gösterme yoludur.

Alıştırma

Cümleyi work by + -ing yapısı ve reduce ile tamamlayın: The device works ____ background noise.

Cevabı göster

by reducing

or boosting our coping system or endorphins. Kelime

3:40

veya başa çıkma sistemimizi veya endorfinlerimizi artırarak çalışır.

Kelime

boosting our coping system: bir sistemi daha etkili hâle getirmek

boosting our coping system ifadesinde boost soyut bir anlam taşır: bir sistemin daha iyi çalışmasını sağlamak. coping system, acı veya stresle başa çıkmamıza yardımcı olan fiziksel ve zihinsel süreçlerin bütününü ifade eder; burada hiçbir şey fiziksel olarak yukarı itilmez. -ing biçimindeki boosting, bir etki oluşturmanın olası yollarından birini belirtir. Yeniden kullanılabilecek yapı boost + yetenek, düzey, tepki veya sistem şeklindedir ve “onu daha güçlü ya da etkili hâle getirmek” anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede boost, “bir yeteneği veya işlevi güçlendirmek” anlamında kullanılmıştır?

  1. Good sleep can boost your concentration.
  2. She boosted the box onto the shelf.
  3. He drew a picture of a system.
Cevabı göster

Good sleep can boost your concentration.

Some people can cope with pain using methods that involve distraction,

3:44

Bazı insanlar dikkat dağıtma,

relaxation, meditation, yoga,

3:47

gevşeme, meditasyon, yoga

or strategies that can be taught like cognitive behavioral therapy. Kelime

3:50

veya bilişsel davranışçı terapi gibi öğretilebilen stratejilerle acının üstesinden gelebilir.

Kelime

cognitive behavioral therapy: bir psikoterapinin resmî adı

Cognitive behavioral therapy, genellikle CBT olarak kısaltılan bir psikoterapi türünün İngilizce resmî adıdır. İnsanların düşünceler, duygular ve eylemler arasındaki bağlantıları fark etmelerine ve daha yararlı tepki verme yollarını uygulamalarına yardımcı olur. Bu cümlede ifadenin tamamı, acıyla başa çıkma stratejileri öğretebilen bir yaklaşımı adlandırır. Bu üç sözcüğü, düşünme veya davranış içeren herhangi bir şeyin genel bir açıklaması olarak değil, yerleşik bir tedavi terimi olarak anlayın.

Alıştırma

Cognitive behavioral therapy burada neyi ifade eder?

  1. Beynin çalışma biçimini değiştiren herhangi bir ilaç
  2. Düşünce ve davranış örüntüleri üzerinde çalışan belirli bir psikoterapi
  3. Konsantrasyon gerektiren herhangi bir fiziksel egzersiz
Cevabı göster

Düşünce ve davranış örüntüleri üzerinde çalışan belirli bir psikoterapi

For some people who suffer from severe chronic pain, Kelime

3:55

Şiddetli kronik ağrı,

Kelime

severe chronic pain: şiddet ve süre

Severe chronic pain ifadesinde severe, ağrının ne kadar güçlü veya ciddi olduğunu; chronic ise ne kadar uzun sürdüğünü belirtir. Bu nedenle ifade iki ayrı boyutu birleştirir: ağrı hem ciddidir hem de uzun sürelidir. Chronic tek başına severe anlamına gelmez.

Alıştırma

Severe chronic pain ifadesinde chronic temel olarak neyi belirtir?

  1. Ağrı uzun süre devam eder.
  2. Ağrı bir yaralanmadan sonra aniden başlamıştır.
  3. Ağrı çok yoğundur.
Cevabı göster

Ağrı uzun süre devam eder.

that is pain that doesn't go away months after their injury should have healed, Notlar

3:58

yani iyileşmesi gereken yaralanmadan aylar sonra bile geçmeyen acı çeken bazı insanlar için,

Anlatım akışı

that is: bir tanımı daha açık biçimde yeniden ifade etmek

Burada that is, “başka bir deyişle” veya “daha kesin bir ifadeyle” anlamına gelen bir söylem belirtecidir. Önceki severe chronic pain ifadesini daha açık biçimde anlatan bir açıklama getirir. Bilgiyi genel ad → kesin açıklama düzeninde sunar. Buradaki that is, bir nesneyi işaret edip tanımlayan gösterme yapısı değildir.

Alıştırma

Cümleyi kesin bir açıklama getiren iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The library is open on weekdays, ____, from Monday through Friday.

Cevabı göster

that is

Öbek fiiller

doesn't go away: bir belirtinin geçmemesi

Bu cümlede doesn't go away, “ortadan kaybolmaz veya iyileşmez” anlamına gelir. Özne pain olduğu için go away, bir kişinin bir yerden ayrılmasını değil, bir belirtinin sona ermesini anlatır. something doesn't go away yapısı, bir belirtinin, duygunun veya sorunun devam ettiğini söylemenin yaygın bir yoludur.

Alıştırma

'The pain doesn't go away,' cümlesinde doesn't go away ne anlama gelir?

  1. Ağrının sahibi değişiyor.
  2. Ağrı devam ediyor.
  3. Ağrı başka bir yere taşınıyor.
Cevabı göster

Ağrı devam ediyor.

Dilbilgisi

should have healed: geçmişte tamamlanması beklenen sonuç

Should have healed, should have + past participle yapısındadır. İyileşmenin geçmişteki bir zamana kadar veya şimdiye dek tamamlanmasının beklendiğini söyler. Burada yaralanmanın bundan sonra ne yapması gerektiği konusunda tavsiye verilmez. Beklenen sonuca dönüp bakılır ve gerçek durumla bir uyuşmazlık olduğu anlatılır: yaralanmanın iyileşmiş olması bekleniyordu, ancak ağrı devam etti.

Alıştırma

Cümleyi should have ve heal fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The cut ____ by now, but it is still open.

Cevabı göster

should have healed

none of the regular treatments work. Kelime

4:01

normal tedavilerin hiçbiri işe yaramaz.

Kelime

regular treatments work: work kelimesinin etkili olmak anlamı

regular treatments work ifadesindeki work, “amaçlanan sonucu vermek” veya “etkili olmak” anlamındadır; bir işte çalışmak anlamına gelmez. Regular treatments, genellikle denenen olağan tedavilerdir. İfadenin önünde none of bulunduğunda cümlenin tamamı bu standart tedavilerin hiçbirinin etkili olmadığını söyler. Work bu anlamıyla ilaçları, yöntemleri, planları veya çözümleri de anlatabilir.

Alıştırma

“The new treatment works for many patients,” cümlesinde works ne anlama gelir?

  1. Etkilidir.
  2. Bir işi vardır.
  3. Onarılmaktadır.
Cevabı göster

Etkilidir.

Traditionally, medical science has been about testing treatments on large groups Dilbilgisi

4:04

Geleneksel olarak tıp bilimi, çoğunluğa neyin yardımcı olacağını belirlemek için

Dilbilgisi

has been about testing treatments: uzun süredir devam eden odağı özetlemek

Has been, be fiilinin present perfect biçimidir. Burada geçmişten bugüne uzanan bir döneme bakar ve geleneksel olarak tıp bilimini neyin tanımladığını özetler. Be about + -ing bir şeyin ana konusunu, amacını veya odağını belirtir. Bu nedenle has been about testing treatments, tedavileri test etmenin uzun süredir temel bir odak olduğu anlamına gelir; burada about “yaklaşık” anlamında değildir.

Alıştırma

Has been about ve find fiilinin -ing biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: For the past year, our project ____ safer ways to store energy.

Cevabı göster

has been about finding

to determine what would help a majority of patients. Dilbilgisi

4:08

tedavileri büyük gruplar üzerinde test etmeye odaklanmıştır.

Dilbilgisi

to determine what would help: amaç ve dolaylı soru

to determine mastar grubu amaç bildirir: testin veya karşılaştırmanın neden yapıldığını açıklar. Burada determine, araştırma ya da kanıt yoluyla bir sonuca ulaşmak anlamındadır. what would help, determine fiilinin nesnesi olarak kullanılan dolaylı bir sorudur. What, would help yapısının öznesidir; bu nedenle diziliş what would help şeklindedir. Daha büyük bir bildirme cümlesinin içinde yer aldığı için tüm cümleyi doğrudan soruya dönüştürmez.

Alıştırma

Cümleyi to determine ve neyin yararlı olacağı anlamına gelen dolaylı soruyla tamamlayın: The team compared several study tools ____ beginners.

Cevabı göster

to determine what would help

But this has usually left out some who didn't benefit from the treatment or experienced side effects. Notlar

4:11

Ancak bu, tedaviden yarar görmeyen veya yan etkiler yaşayan bazı kişileri genellikle dışarıda bırakmıştır.

Öbek fiiller

left out: dahil edilmemiş veya dikkate alınmamış

Bu cümlede left out, dahil etmedi veya dikkate almadı anlamındadır. Yaklaşım çoğunluğa neyin yardımcı olduğunu ölçmüş, ancak yarar görmeyen ya da yan etki yaşayan bazı hastalar yeterince temsil edilmemiştir. has left out yapısında left, has fiilinden sonra gelen geçmiş zaman ortacıdır. Özne olan this, eksikliğe yol açan yaklaşımı; some ise bazı hastaları ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi leave out öbek fiilinin geçmiş biçimiyle tamamlayın: The report ____ several important safety concerns.

Cevabı göster

left out

Kalıp ifadeler

benefit from the treatment: yararı alan kişi ve yardımın kaynağı

benefit from the treatment ifadesinde benefit, “yararlı bir etki veya iyileşme elde etmek” anlamına gelen geçişsiz bir fiildir. Yardımı alan kişi özne olur; from ise yardımın kaynağı olan the treatment ifadesini tanıtır. didn't ile kullanıldığında, tedavinin o kişilere yardımcı olmadığı anlamına gelir. Bu kalıp başka yardım kaynaklarıyla da kullanılabilir: bir kişi veya grup bir programdan, yöntemden, deneyimden ya da politikadan benefit from edebilir.

Alıştırma

“Bir şeyden yardım görmek” anlamındaki iki sözcüklü kalıpla cümleyi tamamlayın: Many young readers ____ daily practice.

Cevabı göster

benefit from

Kelime

experienced side effects: istenmeyen bir tepkiyi bildirmek

experienced side effects ifadesinde experience, “bir şeyi yaşamak veya bir duruma sahip olmak” anlamına gelen geçişli bir fiildir. Side effects doğrudan nesne olur; edat gerekmez. Tıbbi yazılarda bu sözcük birleşimi, ilaç ya da tedavinin yol açtığı istenmeyen veya ek etkileri tarafsız biçimde bildirir. Experience yalnızca keyifli etkinlikleri değil; ağrı, baş dönmesi veya belirtiler gibi rahatsız edici durumları da anlatabilir.

Alıştırma

Tıbbi raporu burada öğretilen tam fiil-ad birleşimiyle tamamlayın: Several participants ____ after taking the medicine.

Cevabı göster

experienced side effects

Now, new treatments that directly stimulate or block certain pain-sensing, Kelime

4:16

Şimdi, doğrudan belirli acı algılama,

attention, or modulation networks are being developed Dilbilgisi

4:22

dikkat veya modülasyon ağlarını uyaran veya bloke eden yeni tedaviler geliştiriliyor

Kelime

stimulate or block: etkinlik üzerinde zıt etkiler

Stimulate or block, bir tedavinin bir ağı etkilemesinin birbirine zıt iki yolunu gösterir. Stimulate, etkinliği artırmak veya başlatmak; block ise sinyalleri ya da etkinliği durdurmak, azaltmak veya baskılamak demektir. İki fiil de certain ... networks nesnesini paylaşır. Buradaki block, bir işlevi veya sinyali durdurmayı anlatan bir fiildir; şehirdeki bir bölgeyi anlatan isim değildir.

Alıştırma

Bir tedavi mekanizması açıklamasında stimulate or block neural activity ne anlama gelir?

  1. bir şehir adasının çevresinde dolaşmak
  2. ağları değiştirmeden onlara ad vermek
  3. etkinliği artırmak veya baskılamak
Cevabı göster

etkinliği artırmak veya baskılamak

Dilbilgisi

are being developed: şimdiki zamanın edilgen yapısı

Are being developed, şimdiki zamanın edilgen yapısıdır: are + being + geçmiş zaman ortacı. Geliştirme sürecinin şimdi veya içinde bulunulan dönemde devam ettiğini ve tamamlanmış olarak sunulmadığını anlatır. Tam cümlede çoğul özne new treatments ifadesidir. Networks ise bu tedavilerin neyi etkilediğini açıklayan ilgi cümleciğinin içindedir. Edilgen yapı, geliştirmeyi yapan araştırmacılara değil, tedavilere ve devam eden çalışmaya odaklanır.

Alıştırma

Çalışmanın hâlâ devam ettiğini göstermek için cümleyi develop fiilinin şimdiki zaman edilgen yapısıyla tamamlayın: Several safer batteries ____ right now.

Cevabı göster

are being developed

along with ways to tailor them to individual patients, Kalıp ifadeler

4:25

ve beyin yollarının haritasını çıkarmak için manyetik rezonans görüntüleme (MR) gibi araçlar kullanılarak

Kalıp ifadeler

tailor A to B: A’yı B’ye göre uyarlamak

Bu cümlede tailor them to individual patients, tedavileri her bir hastaya uygun olacak şekilde uyarlamak demektir. them zamiri daha önce sözü edilen tedavilere gönderme yapar. Aktarılabilir kalıp tailor A to B’dir: A değiştirilen şey, B ise onun uygun hâle getirildiği kişi, ihtiyaç veya durumdur. tailor burada fiildir ve giysi dikme anlamında değil, mecazi anlamda kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi hedef kalıp tailor ... to ile tamamlayın: The clinic can ____ the treatment ____ each patient's needs.

Cevabı göster

tailor · to

using tools like magnetic resonance imaging to map brain pathways. Notlar

4:29

bunları bireysel hastalara göre uyarlama yolları da üzerinde çalışılıyor.

Kelime

magnetic resonance imaging: MRI’ın tam adı

Magnetic resonance imaging, MRI’ın tam adıdır. X ışınları kullanmadan vücudun içindeki yapıların görüntülerini üreten bir tıbbi görüntüleme yöntemidir. Bu cümlede beyin yollarını haritalamak için kullanılan bir araç olarak belirtilir. Imaging, görüntü oluşturmak veya kaydetmek anlamına gelir; bir şeyi hayal etmek anlamına gelmez.

Alıştırma

MRI ile magnetic resonance imaging arasındaki ilişkiyi hangi seçenek doğru açıklar?

  1. Magnetic resonance imaging ve MRI farklı tarama yöntemleridir.
  2. MRI, magnetic resonance imaging sırasında kullanılan bir ilaçtır.
  3. MRI, magnetic resonance imaging ifadesinin kısaltmasıdır.
Cevabı göster

MRI, magnetic resonance imaging ifadesinin kısaltmasıdır.

Kalıp ifadeler

map brain pathways: fiil olarak map

map brain pathways ifadesinde map, yolları ve bunların bağlantılarını sistemli biçimde haritalandırmak, belirlemek veya göstermek anlamına gelen geçişli bir fiildir. Önündeki mastar işaretleyicisi to, map sözcüğünün fiilin yalın biçimi olduğunu; brain pathways ifadesinin de onun nesnesi olduğunu gösterir. Bu fiil kullanımı sıradan coğrafi haritalarla sınırlı değildir. Bilim, veri analizi ve planlama alanlarında map çoğu zaman parçaların nerede olduğunu ve birbirleriyle nasıl ilişkili olduklarını göstermek için kanıt veya araç kullanmak anlamına gelir.

Alıştırma

to map brain pathways ifadesinde map ne anlama gelir?

  1. Beyni gösteren basılı bir haritaya bakmak.
  2. Beyindeki yolları silmek.
  3. Yolları ve bağlantılarını sistemli biçimde haritalandırmak veya belirlemek.
Cevabı göster

Yolları ve bağlantılarını sistemli biçimde haritalandırmak veya belirlemek.

Figuring out how your brain responds to pain is the key to finding the best treatment for you. Notlar

4:34

Beyninizin acıya nasıl tepki verdiğini anlamak, sizin için en iyi tedaviyi bulmanın anahtarıdır.

Dilbilgisi

Cümlenin öznesi olarak Figuring out how...

Figuring out, düşünme, gözlem veya araştırma yoluyla bir şeyi anlamaya ulaşmak demektir. how yan cümlesi neyin anlaşılmaya çalışıldığını belirtir: beynin acıya nasıl tepki verdiğini. Bu bölümün tamamı, daha büyük bir cümlenin öznesi olabilen ve görevi tek bir fikir olarak sunan -ing yapılı bir yan cümledir. Figuring tek başına şimdiki zamanın süreklilik biçimindeki ana fiil değildir; bu biçim We are figuring out how it works. örneğindeki gibi bir özne ve be gerektirir.

Alıştırma

Etkinliğin özne olması için cümleyi Figuring out how ile tamamlayın: ____ this device works takes patience.

Cevabı göster

Figuring out how

Kalıp ifadeler

the key to finding: key to + -ing yapısı

The key to finding the best treatment, “en iyi tedaviyi bulmayı sağlayan en önemli etken veya yöntem” anlamına gelir. Bu ifade, bir sonucu neyin mümkün kıldığını gösterir. Burada to, the key to kalıbının parçasıdır ve bir edattır. Bir edattan sonra isim veya -ing biçimi gelebilir: the key to success; the key to finding an answer. Önemli bir koşulu veya yöntemi belirtmek için the key to + isim/-ing biçimini kullanın.

Alıştırma

Cümleyi hedef yapı olan the key to + -ing ile tamamlayın: Daily practice is ____ your pronunciation.

Cevabı göster

the key to improving

That's true personalized medicine. Kültür

4:39

Gerçek kişiselleştirilmiş tıp işte budur.

Kültür

personalized medicine: kişiselleştirilmiş tıp

Personalized medicine; bakımın seçilmesine veya ayarlanmasına yardımcı olmak için biyoloji, klinik durum ya da tedaviye yanıt gibi kişiler arasındaki anlamlı farklılıkları kullanan sağlık hizmetidir. Yalnızca bir kişinin zevkine göre hazırlanmış ilaç anlamına gelmez. Bu cümlede true, kişinin ağrıya verdiği yanıta göre tedavi seçmenin bu tıbbi yaklaşımın gerçek bir örneği olduğunu vurgular.

Alıştırma

Hangi durum personalized medicine için en iyi örnektir?

  1. Bir doktor, hastanın biyolojik özelliklerini ve önceki bakıma verdiği yanıtı kullanarak tedavi seçer.
  2. Her hasta tamamen aynı tedaviyi alır.
  3. Bir eczane, standart bir ilaç şişesine hastanın adını basar.
Cevabı göster

Bir doktor, hastanın biyolojik özelliklerini ve önceki bakıma verdiği yanıtı kullanarak tedavi seçer.