Kaliforniya'nın Su Problemi: İngilizce çalışma notları

neo

Öğrenme zorluğu
1.240 kelime 158 kel/dk

Video özeti: California kar, nehir, su kemeri ve yeraltı suyuna dayanır; bunlar kentlerle tarımı beslerken ekolojik ve toplumsal maliyetler de doğurur. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “with Greater Los Angeles being the second largest urban region in the country.” Dil Bilgisi ve Cümle Kalıplarında, yeni bir cümle kurmadan arka plan ekleyen with yapısıdır. 2. “tap water from” Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyidir: tap burada tap water ad öbeği değil, kaynaktan su çekmek fiilidir. 3. “on one hand,” ile “on the other,” Söylem, Anlatı ve Retorik işaretleridir; arzı artırma ile tüketimi azaltmayı dengeli biçimde karşılaştırır.

Bu derste

With a population of 39 million people,

0:03

39 milyonluk nüfusuyla,

California is by far the most populous state in the US, Dilbilgisi

0:06

Kaliforniya açık ara ABD'nin en kalabalık eyaletidir,

Dilbilgisi

Üstünlük ifadesinden önce by far

By far, the most populous üstünlük ifadesini güçlendirir. Kaliforniya'nın diğer eyaletlerden sadece biraz değil, çok büyük bir farkla önde olduğunu anlatır. Buradaki far, farkın büyüklüğüyle ilgilidir. İfade “şimdiye kadar” anlamına gelmez ve fiziksel uzaklık belirtmez.

Alıştırma

Çok büyük bir farkı vurgulayan iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: Of all the runners, Mia was ____ the fastest, finishing ten seconds ahead.

Cevabı göster

by far

with Greater Los Angeles being the second largest urban region in the country. Dilbilgisi

0:09

Büyük Los Angeles ise ülkedeki en büyük ikinci kentsel bölgedir.

Dilbilgisi

with + isim + being + tümleç

Kalıp with + isim öbeği + being + tümleç şeklindedir. Burada with, Greater Los Angeles ifadesini tanıtır; being ise onu the second largest urban region in the country tümlecine bağlar. With öbeğinin tamamı yeni ve bağımsız bir cümle kurmak yerine önceki ana cümleye destekleyici bir bilgi ekler. Being, devam eden zaman yapısı değil, bilgiyi kısa biçimde arka plana yerleştiren bu yapının parçasıdır.

Alıştırma

Cümleyi with + isim + being kalıbıyla tamamlayın: The team won the quiz, ____ Maya ____ the top scorer.

Cevabı göster

with · being

And the water needs are high,

0:15

Ve su ihtiyaçları yüksektir,

as California has a strong economy

0:17

çünkü Kaliforniya güçlü bir ekonomiye sahiptir

with a gross state product of $3.2 trillion USD in 2019.

0:19

2019'da 3,2 trilyon Amerikan doları tutarında bir eyalet gayrisafi hasılası ile.

To better illustrate this figure, Anlatım akışı

0:26

Bu rakamı daha iyi açıklamak için,

Anlatım akışı

Geçiş ifadesi olarak To better illustrate this figure

To better illustrate this figure, cümlenin başında kullanılan ve amaç bildiren bir ifadedir. Burada figure daha önce sözü edilen sayısal değeri, illustrate ise yalnızca resim çizmeyi değil, bilgiyi daha kolay anlaşılır hâle getirmeyi ifade eder. Virgülden önce kullanılan bu ifade, sonraki ana cümlenin ne yapacağını haber verir: büyük sayının ölçeğini daha anlaşılır kılmak için onu ülkelerle karşılaştırır. Yeniden kullanılabilecek kalıp To better illustrate + bilgi, + örnek veya karşılaştırma içeren ana cümle biçimindedir.

Alıştırma

Bu metindeki giriş ifadesinin görevi nedir? The town uses 5 billion liters of water each year. To better illustrate this figure, the report compares that amount with the volume of 2,000 swimming pools.

  1. Sayıdaki bir hatayı düzeltir.
  2. Sayıyı daha kolay anlaşılır kılacak bir karşılaştırmayı haber verir.
  3. Sayının bir resimde yer aldığını söyler.
Cevabı göster

Sayıyı daha kolay anlaşılır kılacak bir karşılaştırmayı haber verir.

it is worth comparing it to entire nations. Dilbilgisi

0:28

onu bütün ülkelerle karşılaştırmakta fayda var.

Dilbilgisi

be worth + -ing yapısı: is worth comparing

it is worth comparing it ifadesinde ilk it, bir değerlendirme sunmak için kullanılan biçimsel öznedir. İkinci it ise daha önce sözü edilen sayısal değeri gösterir. Kalıp It is worth + -ing biçimi + nesne şeklindedir. Is worth comparing, karşılaştırmayı yapmanın yararlı veya bilgi verici olacağı anlamına gelir. worth sonrasında to compare değil, comparing kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için be worth + compare yapısını doğru biçimde kullanın: The lower-cost plan ____ with the premium plan.

Cevabı göster

is worth comparing

California alone would be the fifth largest economy in the world,

0:31

Kaliforniya tek başına dünyanın beşinci büyük ekonomisi olurdu,

just ahead of India.

0:35

Hindistan'ın hemen önünde.

And the economic activities extend across all sectors,

0:36

Ve ekonomik faaliyetler tüm sektörlere yayılmaktadır,

industry and finances,

0:40

sanayi ve finans,

media and film,

0:42

medya ve sinema,

the information industry in the Silicon Valley,

0:44

Silikon Vadisi'ndeki bilgi endüstrisi,

trade, as well as agriculture.

0:47

ticaretin yanı sıra tarım.

All these factors lead to an enormous demand for water. Kalıp ifadeler

0:49

Tüm bu faktörler suya olan muazzam bir talebe yol açmaktadır.

Kalıp ifadeler

lead to: bir nedeni sonucuna bağlamak

Bu cümlede lead to, bir şeye neden olmak veya onu sonuç olarak ortaya çıkarmak anlamındadır. All these factors neden, an enormous demand for water ise sonuçtur. Yapı neden + lead to + sonuç biçimindedir. Buradaki to bir edattır; bu yüzden sonuç bölümü genellikle bir isim öbeği veya -ing biçimi olur.

Alıştırma

Cümleyi, ders kapsamında öğrenilen ve sonuç olarak bir şeye neden olmak anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Several days of heavy rain can ____ flooding.

Cevabı göster

lead to

In total numbers, California is the largest consumer of water in the United States.

0:53

Toplam rakamlara bakıldığında Kaliforniya, ABD'deki en büyük su tüketicisidir.

In this video, we want to understand

0:59

Bu videoda şunu anlamak istiyoruz:

how this supply is maintained and what some future challenges might be. Dilbilgisi

1:00

Bu tedarikin nasıl sürdürüldüğünü ve gelecekteki bazı zorlukların neler olabileceğini.

Dilbilgisi

how this supply is maintained ... what some future challenges might be yapısında dolaylı soru dizilişi

understand fiilinden sonra how ve what iki dolaylı soru yan cümlesi başlatır. Her iki yan cümle de understand fiilinin nesnesidir: ilki arzın hangi yolla sürdürüldüğünü, ikincisi ise gelecekte hangi zorlukların ortaya çıkabileceğini sorar. Dolaylı sorular, doğrudan sorulardaki devrik diziliş yerine bildirme cümlesi sözcük dizimini kullanır: how + this supply + is maintained ve what + some future challenges + might be. And, aynı düzeydeki iki yan cümleyi bağlar.

Alıştırma

Hangi cümle want to understand ifadesinden sonra iki paralel dolaylı soruyu doğru biçimde kullanır?

  1. We want to understand how does the system work and what are the main risks.
  2. We want to understand how the system works and what the main risks are.
  3. We want to understand how the system works and what are the main risks.
Cevabı göster

We want to understand how the system works and what the main risks are.

First, let's take a look at California's geography. Kalıp ifadeler

1:24

Öncelikle Kaliforniya'nın coğrafyasına bir göz atalım.

Kalıp ifadeler

take a look at: bir şeye göz atmak

take a look at, incelemek veya hakkında konuşmak için dikkati bir şeye yöneltmek demektir. Konuşmacı burada bu ifadeyi ilk konuya, yani Kaliforniya’nın coğrafyasına geçmek için kullanıyor. Kalıp take a look at + isim veya isim öbeği şeklindedir. Genellikle dostça bir davet ya da konu geçişi işlevi görür; take burada bir şeyi taşımak şeklindeki gerçek anlamında değildir.

Alıştırma

Cümleyi take ile başlayan ve “dikkatimizi bir şeye yöneltmek” anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Let's ____ the map together.

Cevabı göster

take a look at

Note that this is a map with extremely exaggerated topography. Anlatım akışı

1:27

Bunun topografyası son derece abartılmış bir harita olduğuna dikkat edin.

Anlatım akışı

Note that + yan cümle

“Note that” önemli bir gerçeği öne çıkarır ve dinleyiciden bunu aklında tutmasını ister. Burada haritanın bir sınırlamasını belirtir: topoğrafya son derece abartılmıştır, bu nedenle izleyiciler yükseltiyi gerçek ölçeğinde gösterilmiş gibi değerlendirmemelidir. note that + yan cümle kalıbı, yorumu etkileyen bir koşulu, uyarıyı veya istisnayı işaretleyerek bilgiyi düzenler. Buradaki note, “fark et ve hatırla” anlamındadır; bir şeyi yazma isteği değildir.

Alıştırma

“Note that this is a map with extremely exaggerated topography,” cümlesinde “Note that” ne işe yarar?

  1. Haritayı yorumlamak için önemli olan bir koşulu işaretler.
  2. Haritanın tamamen gerçek ölçeğinde olduğunu bildirir.
  3. Dinleyicilerden cümleyi notlarına kopyalamalarını ister.
Cevabı göster

Haritayı yorumlamak için önemli olan bir koşulu işaretler.

There are several significant mountain ranges across the state.

1:33

Eyalet boyunca birkaç önemli dağ silsilesi vardır.

Northern California has the Klamath Mountains.

1:37

Kuzey Kaliforniya'da Klamath Dağları bulunur.

Along the Pacific Ocean,

1:42

Pasifik Okyanusu boyunca,

there are the Northern and Southern Coast Ranges.

1:43

Kuzey ve Güney Sahil Dağları yer alır.

And to the south,

1:48

Ve güneye doğru,

we find the Transverse Ranges

1:49

Enine Dağları (Transverse Ranges)

and the Peninsular Ranges.

1:51

ve Yarımada Dağları'nı (Peninsular Ranges) buluruz.

To the east is Sierra Nevada,

1:55

Doğuda Sierra Nevada vardır,

the highest mountain range in the state.

1:58

eyaletteki en yüksek dağ silsilesi.

This mountainous landscape contrasts with the large flat area Kalıp ifadeler

2:02

Bu dağlık manzara, geniş ve düzlük alanla tezat oluşturur

Kalıp ifadeler

contrasts with: belirgin bir fark göstermek

Bu cümlede contrasts with, “belirgin biçimde farklıdır” anlamına gelir. Dağlık manzara ile geniş düz alan yan yana sunularak aralarındaki fark öne çıkarılır. Bir özellik, fikir, sayı veya tasarım başka bir şeyden belirgin biçimde farklı olduğunda contrast with kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi contrast with ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The bright yellow door ____ the gray walls.

Cevabı göster

contrasts with

that characterizes the interior of the state,

2:06

eyaletin iç kısımlarını karakterize eden,

the Central Valley.

2:09

Merkez Vadi (Central Valley) ile.

At the same time,

2:12

Aynı zamanda,

there is the Colorado Desert,

2:13

Colorado Çölü vardır,

as well as the driest desert in North America,

2:15

ayrıca Kuzey Amerika'nın en kurak çölü olan,

the Mojave Desert.

2:18

Mojave Çölü de bulunur.

So, geographically,

2:21

Yani, coğrafi olarak,

California is a very diverse state.

2:23

Kaliforniya çok çeşitli bir eyalettir.

It is home to both the highest point of the contiguous United States, Kalıp ifadeler

2:26

Bitişik Amerika Birleşik Devletleri'nin en yüksek noktasına,

Kalıp ifadeler

is home to: bir yerde nelerin bulunduğunu belirtmek

Bu cümlede is home to, “içerir” veya “bir şeyin bulunduğu yerdir” anlamına gelir. İfadede söz konusu yer, önemli bir coğrafi özelliğin bulunduğu yer olarak anlatılır; bir kişinin evi kastedilmez. Yapı şöyledir: yer + be home to + şey, insanlar, tür, kuruluş veya özellik.

Alıştırma

Bir yeri, bir şeyin yerleşik olarak bulunduğu konum şeklinde anlatan ifadeyle cümleyi tamamlayın: This island ____ several rare bird species.

Cevabı göster

is home to

Mount Whitney,

2:29

Whitney Dağı'na,

and the lowest point, Death Valley.

2:31

ve en alçak noktası olan Ölüm Vadisi'ne ev sahipliği yapar.

And the many mountain ranges are crucial to water supply, Kalıp ifadeler

2:34

Ve birçok dağ silsilesi su temini için çok önemlidir,

Kalıp ifadeler

crucial to + isim veya -ing biçimi

Crucial to, bir şeyin başka bir şey için “son derece önemli veya gerekli” olduğunu belirtir. Burada sıradağlar su kaynağının devam etmesinde vazgeçilmez bir rol oynar. Bu kalıpta to bir edattır. Ardından bir isim veya -ing biçimi gelebilir: crucial to the plan; crucial to protecting wildlife.

Alıştırma

Hangi cümlede crucial to, “bir şey için vazgeçilmez” anlamında doğru kullanılmıştır?

  1. Regular practice is crucial to building confidence.
  2. Regular practice is crucial at building confidence.
  3. Regular practice is crucial from building confidence.
Cevabı göster

Regular practice is crucial to building confidence.

as about 30% of California's water comes from snowpack. Kelime

2:38

çünkü Kaliforniya suyunun yaklaşık %30'u kar paketinden gelir.

Kelime

snowpack: yerde birikmiş kar tabakası

Snowpack, özellikle dağlarda, yerde birikmiş ve kalmış kar tabakasını veya toplam kar miktarını ifade eder. Birçok fırtına boyunca birikebilir ve haftalarca ya da aylarca kalabilir. Bu cümlede snowpack daha sonra eriyerek su sağlar. Sözcük, kar yağması olayına değil, yerde depolanmış kara odaklanır.

Alıştırma

Bir dağ raporunda karın bütün kış boyunca biriktiği ve daha sonra eriyerek baraj göllerine akacağı söyleniyor. Bu depolanmış karı hangi sözcük adlandırır?

  1. rainfall
  2. snowpack
  3. snowfall
Cevabı göster

snowpack

For example,

2:43

Örneğin,

the snowfall in Sierra Nevada

2:43

Sierra Nevada'daki kar yağışı

supplies large parts of the Central Valley with water.

2:45

Merkez Vadi'nin büyük bölümlerine su sağlar.

The Central Valley consists of the Sacramento Valley and the San Joaquin Valley, Kalıp ifadeler

2:50

Merkez Vadi, Sacramento Vadisi ve San Joaquin Vadisi'nden oluşur,

Kalıp ifadeler

consists of ...: bir bütünü oluşturan parçaları açıklamak

Consists of, öznenin of ifadesinden sonra sıralanan parçalardan oluşan bir bütün olduğunu gösteren fiil öbeğidir. Burada Central Valley bütündür; Sacramento Valley ve San Joaquin Valley ise onun parçalarıdır. Bu ifade bilgiyi bütünden parçalara doğru düzenler. Yalnızca parçaların aynı yerde bulunduğunu değil, bütünün nelerden oluştuğunu anlatır.

Alıştırma

Kursun nelerden oluştuğunu gösteren ifadeyi ekleyerek İngilizce cümleyi tamamlayın: The course ____ six short units.

Cevabı göster

consists of

named after these two important rivers in the state, Öbek fiiller

2:54

adlarını eyaletteki bu iki önemli nehirden alırlar,

Öbek fiiller

named after ...: Bir adın kaynağını açıklama

Named after edilgen bir yapıdır; bir kişi ya da şeyin başka bir kişi ya da şeyden adını aldığı veya onun onuruna adlandırıldığı anlamına gelir. Bu altyazıda belirtilmeyen özne the two valleys'tir ve bu vadilerin adları iki nehirden gelir. Bu ifade adın kökenini açıklar; güncel konumu veya bir göreve atanmayı anlatmaz. Adın kaynağı after'dan sonra gelir.

Alıştırma

Bursun Dr. Chen'in adını aldığını anlatan ifadeyi seçin: The scholarship ____ Dr. Chen.

  1. was created by
  2. was chosen by
  3. was named after
  4. was awarded to
Cevabı göster

was named after

with the Sacramento River being the larger source of fresh water,

2:57

Sacramento Nehri daha büyük tatlı su kaynağıdır,

as it receives approximately two-thirds of Northern California's precipitation.

3:01

Kuzey Kaliforniya'nın yağışının yaklaşık üçte ikisini aldığı için.

These rivers eventually join

3:05

Bu nehirler sonunda birleşir

and flow through the Carquinez Strait Dilbilgisi

3:07

ve Carquinez Boğazı'ndan geçerek

into the Bay of San Pablo and San Francisco.

3:09

San Pablo ve San Francisco Körfezi'ne dökülür.

Dilbilgisi

flow through ... into ...: ... içinden geçip ... içine girmek

Flow through, hareket eden bir şeyin içinden geçip ilerlediği yeri veya bölgeyi belirtir. Into ise o şeyin girdiği varış noktasını belirtir. Flow through X into Y birlikte kullanıldığında rotayı sırayla verir: önce X'ten geçmek, ardından Y'ye girmek. Aynı kalıp trafik, hava, para veya bilgi hareketini de anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki rota kalıbıyla tamamlayın. Kanyon ara geçiş noktası, göl ise varış noktasıdır: The river flows ____ the canyon ____ the lake.

Cevabı göster

through · into

The river's delta is an important source of fresh water withdrawal Kelime

3:13

Nehrin deltası, tatlı su çekimi için önemli bir kaynaktır

Kelime

fresh water withdrawal: tatlı su çekimi

Fresh water withdrawal ifadesinde withdrawal, insanların kullanması için bir nehirden, gölden, rezervuardan veya yer altı kaynağından su almak anlamına gelir. Fresh water, alınan suyun türünü belirtir. Bu ifade su alma eylemini veya alınan su miktarını belirtebilir. Buradaki withdrawal, bankadan para çekmek veya suyun doğal olarak kaybolması anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir çiftlik nehirden 1.000 litre tatlı su alıyor ve daha sonra 700 litresini geri veriyor. Kaynaktan alınan 1.000 litrenin tamamını hangi terim belirtir?

  1. fresh water withdrawal
  2. fresh water consumption
  3. natural water loss
Cevabı göster

fresh water withdrawal

in the state.

3:17

eyalette.

The Central Valley Project uses a series of dams and artificial canals

3:21

Merkez Vadi Projesi bir dizi baraj ve yapay kanal kullanır

to divert both rivers to supply the entire Central Valley.

3:25

her iki nehri yönlendirerek tüm Merkez Vadi'yi beslemek için.

These canals are essentially artificial rivers that help distribute the water.

3:30

Bu kanallar temelde suyun dağıtılmasına yardımcı olan yapay nehirlerdir.

This allows better water management,

3:35

Bu, daha iyi su yönetimine,

prevention of floods and droughts,

3:37

sel ve kuraklıkların önlenmesine,

and renewable power generation.

3:39

ve yenilenebilir enerji üretimine olanak tanır.

It even enables a more effective use of land,

3:42

Hatta arazinin daha etkili kullanılmasına bile olanak sağlar,

as dams allow large cities to grow close to river valleys

3:45

çünkü barajlar büyük şehirlerin nehir vadilerine yakın büyümesine izin verir

without the risk of flood during spring.

3:49

ilkbaharda sel riski olmadan.

And thanks to the canals that distribute fresh water Kalıp ifadeler

3:55

Ve tatlı suyu dağıtan kanallar sayesinde

for agricultural irrigation in the valley,

3:57

vadideki tarımsal sulama için,

the dry environment of the San Joaquin Valley,

4:00

San Joaquin Vadisi'nin kurak çevresi,

located a little further south,

4:03

biraz daha güneyde bulunan,

has been transformed into arable land. Kalıp ifadeler

4:04

ekilebilir araziye dönüştürülmüştür.

Kalıp ifadeler

thanks to: yararlı bir nedeni olumlu biçimde belirtmek

thanks to bir sonucun nedenini tanıtır ve çoğu zaman konuşanın bu sonucu yararlı, başarılı veya olumlu gördüğünü belirtir. Bu cümlede, kurak bir bölgede verimli tarımı mümkün kıldığı için kanallara pay verilir. Bu ifadenin ardından bir isim öbeği gelir: thanks to + the canals. Bir yan cümlenin başında veya sonunda bulunabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, olumlu bir sonucu yararlı bir nedene bağlamak için thanks to ifadesini doğal biçimde kullanır?

  1. Thanks to we had a clear map, we found the museum easily.
  2. Thanks to the traffic jam, we missed the opening.
  3. Thanks to the clear map, we found the museum easily.
Cevabı göster

Thanks to the clear map, we found the museum easily.

Kalıp ifadeler

transformed into arable land: büyük bir durum değişikliği

transformed into arable land, kuru zeminin tarım yapılabilen bir araziye dönüşmesi gibi büyük bir değişimi anlatır. transform X into Y kalıbında X başlangıçtaki şeyi, Y ise onun yeni durumunu veya işlevini belirtir. has been transformed burada edilgen present perfect yapısındadır. Değişikliği yapan insanlardan çok araziye ve tamamlanmış sonuca odaklanır. Arable land yalnızca açık bir alanı değil, özellikle ürün yetiştirmeye uygun araziyi ifade eder.

Alıştırma

Hangi cümle büyük bir değişimi anlatmak için transform X into Y yapısını doğru kullanır?

  1. The city transformed the old station into a library.
  2. The city transformed into the old station a library.
  3. The city transformed the old station from a library.
Cevabı göster

The city transformed the old station into a library.

But water isn't just distributed within the Central Valley.

4:08

Ancak su sadece Merkez Vadi içinde dağıtılmaz.

After all,

4:12

Sonuçta,

the supply in the Los Angeles area and San Diego

4:13

Los Angeles bölgesi ve San Diego'daki su temini

is a particularly big challenge.

4:16

özellikle büyük bir zorluktur.

And nowadays,

4:19

Ve günümüzde,

it's only possible thanks to enormous efforts.

4:19

sadece devasa çabalar sayesinde mümkün olabilmektedir.

When it comes to supplying LA with surface water, Anlatım akışı

4:23

Söz konusu LA'e yüzey suyu sağlamak olduğunda,

Anlatım akışı

When it comes to + isim veya -ing biçimi

When it comes to, konuşmacının ele almak üzere olduğu konuyu ya da yönü tanıtır. Burada konuşmayı Los Angeles'a yüzey suyu sağlama konusuyla sınırlar; bir şeyin ne zaman geleceğini sormaz. Kalıp when it comes to + isim, zamir veya -ing biçimidir. when it comes to supplying ifadesinde supplying, to edatından sonra bir etkinliği adlandırır.

Alıştırma

Cümleyi “konusuna gelince” anlamındaki dört sözcüklü konu açma ifadesiyle tamamlayın: ____ choosing a laptop, battery life matters most to me.

Cevabı göster

When it comes to

three projects in particular stand out. Öbek fiiller

4:26

özellikle üç proje öne çıkmaktadır.

Öbek fiiller

Stand out: özellikle dikkat çekmek

Stand out, bir kişinin veya şeyin alışılmadık ölçüde önemli, güçlü, farklı ya da belirgin olduğu için kolayca fark edilmesi anlamına gelen geçişsiz bir öbek fiildir. Bu cümlede üç proje, daha büyük bir grup içinde özellikle dikkat çeker. Burada dışarıda ayakta durmak anlamına gelmez. Fark edilen şey özne olur: three projects stand out. Karşılaştırılan grup stand out among veya stand out from ile belirtilebilir.

Alıştırma

Cümleyi doğru tamamlayan ifadeyi seçin: In a box of black pens, the single red pen really ____.

  1. stands out
  2. points out
  3. stands up
Cevabı göster

stands out

The Los Angeles Aqueduct consists of two separate canals

4:29

Los Angeles Su Kemeri iki ayrı kanaldan oluşur

that tap water from the Owens River and its tributaries Kelime

4:33

Owens Nehri ve onun kollarından su alan

Kelime

tap water from: fiil + nesne + kaynak

Bu cümlede tap, “bir kaynağa erişip ondan bir şey almak” anlamında bir fiildir. Water doğrudan nesnesidir; from the Owens River and its tributaries ise kaynağı belirtir. Başka durumlara aktarılabilen yapı tap + kaynak + from + alınan yer şeklindedir. Buradaki tap water ifadesini musluktan sağlanan su anlamındaki isim öbeği olarak yorumlamayın.

Alıştırma

“The canals tap water from the river,” cümlesinde tap ne anlama gelir?

  1. Evdeki bir musluktan su sağlamak
  2. Suya hafifçe dokunmak
  3. Bir su kaynağına erişip oradan su almak
Cevabı göster

Bir su kaynağına erişip oradan su almak

in the Owens Valley and then transports it to Los Angeles.

4:36

Owens Vadisi'nde ve ardından onu Los Angeles'a taşır.

But diverting this water caused environmental damage.

4:42

Ancak bu suyu başka yöne çevirmek çevresel hasara yol açtı.

The Owens Lake was deprived of its tributaries, Kalıp ifadeler

4:47

Owens Gölü kollarından mahrum kaldı,

Kalıp ifadeler

be deprived of: dış bir neden yüzünden bir şeyden yoksun kalmak

Was deprived of, deprive someone or something of something yapısının edilgen biçimidir. Burada gölün bağlı olduğu kollardan gelen suyu dışarıdan bir eylem yüzünden kaybettiğini anlatır; kaybın kendiliğinden gerçekleştiğini söylemez. Yapı be + deprived of + kaybedilen şey biçimindedir. Genellikle alınan şeyin gerekli, beklenen veya normalde erişilebilir olduğunu ima eder.

Alıştırma

Bu kullanımı değerlendirin: “After the policy change, the village was deprived of access to its only clinic.”

  1. Doğal: Dışarıdan bir eylemin neden olduğu ciddi bir kaybı anlatıyor.
  2. Doğal değil: be deprived of yalnızca fiziksel nesneleri anlatabilir.
Cevabı göster

Doğal: Dışarıdan bir eylemin neden olduğu ciddi bir kaybı anlatıyor.

which led to the lake drying up. Notlar

4:50

bu da gölün kurumasına yol açtı.

Dilbilgisi

led to the lake drying up: lead to + isim + -ing

led to the lake drying up ifadesinde led to, “neden oldu” ya da “sonuçlandı” anlamına gelir. to'dan sonraki tamamlayıcı yalnızca the lake adı değil, the lake drying up olayının tamamıdır. Burada the lake, drying up yapısının mantıksal öznesidir; kuruyan göldür. lead to + isim + -ing kalıbı, bir nedeni o ismin yer aldığı sonuç olayıyla bağlar.

Alıştırma

the tank ifadesini overflowing eyleminin mantıksal öznesi yaparak lead to kalıbını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The blocked pipe led the tank overflowing.
  2. The blocked pipe led to the tank overflowed.
  3. The blocked pipe led to the tank overflowing.
Cevabı göster

The blocked pipe led to the tank overflowing.

Öbek fiiller

drying up: tüm suyun veya kaynağın tükenmesi

Bu cümlede drying up, suyun yavaş yavaş kaybolarak gölde çok az su kalması veya hiç su kalmaması anlamına gelir. Dry up; göller, nehirler, kuyular ve benzer su kaynakları için kullanılır. Aynı öbek fiil, funding dried up örneğinde olduğu gibi, artık mevcut olmayan bir tedariki veya kaynağı da anlatabilir. Islak bir yüzeyi bezle kurulamak anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir kaynakta hiç su kalmadığını anlatmak için dry up kullanan cümle hangisidir?

  1. Leave the wet towels outside so they can dry out.
  2. After months without rain, the village well dried up.
  3. She used a towel to dry off the wet table.
Cevabı göster

After months without rain, the village well dried up.

And at times, Kalıp ifadeler

4:54

Ve zaman zaman,

Kalıp ifadeler

at times: bir iddiayı dikkatle sınırlamak

At times, “bazen” veya “bazı zamanlarda” anlamına gelir. Bu cümlede and, ifadeyi önceki düşünceye bağlarken baştaki ifade de ardından gelecek bilginin zaman çerçevesini belirler. Sonraki iddiayı daha az kesin hâle getirir: durum her zaman değil, belirli dönemlerde geçerlidir. Ara sıra ortaya çıkan bir sorunu veya değişimi anlatırken kullanışlıdır.

Alıştırma

Konuşan kişi “bazen” demek istiyorsa cümleyi hangi ifade doğru tamamlar? “____, the path is closed after heavy rain.”

  1. In time
  2. At times
  3. On time
Cevabı göster

At times

increased withdrawal and additional canals

4:55

artan su çekimi ve ek kanallar

also threatened water levels at Mono Lake,

4:57

kuş göçleri için önemli bir nokta olan

an important spot for bird migration.

5:00

Mono Gölü'ndeki su seviyelerini de tehdit etti.

Another large source of water is the Colorado River.

5:04

Bir diğer büyük su kaynağı da Colorado Nehri'dir.

Water is transported to cities in Southern California

5:07

Su Güney Kaliforniya'daki şehirlere taşınır

using a series of partly above-ground and partly underground canals. Dilbilgisi

5:10

kısmen yer üstünde ve kısmen yeraltında olan bir dizi kanal kullanılarak.

Dilbilgisi

partly above-ground and partly underground: paralel bir yapı

Tekrarlanan partly A and partly B kalıbı, tek bir sistemi iki farklı özellik arasında bölünmüş olarak sunar. Burada A above-ground, B ise underground olduğundan kanalın bazı bölümleri açıkta, diğerleri de yüzeyin altındadır. partly sözcüğünün tekrarlanması iki kısmı paralel ve karşılaştırması kolay hâle getirir. Partly, “bir ölçüde” veya “belirli bir kısmı” anlamına gelir; iki kısmın eşit olduğunu söylemez.

Alıştırma

Dengeli partly A and partly B yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: “The course is ____ online and ____ in person.”

Cevabı göster

partly · partly

In certain parts,

5:16

Belirli bölümlerde,

the water has to be pumped over higher mountain passages Dilbilgisi

5:17

suyun daha yüksek dağ geçitlerinden pompalanması gerekir

Dilbilgisi

has to be pumped: edilgen yapıda gereklilik

Has to gereklilik bildirir: suyu dağların üzerinden taşımak için pompalamak gerekir. Be pumped edilgen yapıdadır; bu nedenle özne olan the water eylemi yapmak yerine eylemden etkilenir. Kullanılabilir kalıp subject + has/have to be + past participle şeklindedir. Tekil veya sayılamayan öznelerle has, çoğul öznelerle have kullanılır: The water has to be pumped; the pipes have to be checked.

Alıştırma

Cümleyi test fiilini has to ile edilgen yapıda kullanarak tamamlayın: Every bicycle helmet ____ before it is sold.

Cevabı göster

has to be tested

using pumping stations.

5:20

pompa istasyonları kullanılarak.

But the longest such canal project is the California Aqueduct.

5:23

Ancak bu tür kanal projelerinin en uzunu Kaliforniya Su Kemeri'dir.

It transports water from Clifton Court Forebay

5:27

Clifton Court Forebay'den su taşır

in the San Joaquin River Delta

5:31

San Joaquin Nehri Deltası'ndaki

all the way to the southern part of the state. Kalıp ifadeler

5:32

eyaletin güney kısmına kadar.

Kalıp ifadeler

all the way to: son noktaya kadar olan tüm mesafeyi vurgulama

All the way to, belirtilen bir son noktaya “kadar” gitmek anlamına gelir ve vurgu katar. Burada eyaletin güney kesimini yalnızca bir varış noktası olarak değil, uzun bir güzergâhın uzaktaki sonu olarak gösterir. Kullanılabilir kalıp all the way to + place or endpoint şeklindedir. Uzun bir fiziksel mesafeyi ya da hareketin veya bir sürecin son noktaya kadar devam ettiğini vurgulayabilir.

Alıştırma

Cümleyi son noktaya kadar olan uzun mesafenin tamamını vurgulayan ifadeyle tamamlayın: The hikers walked ____ the coast in one day.

Cevabı göster

all the way to

Along the way,

5:36

Yol boyunca,

there are considerable differences in altitude,

5:36

rakımda önemli farklılıklar vardır,

and the water has to be pumped from many places using a lot of energy,

5:39

ve suyun birçok yerden çok fazla enerji kullanılarak pompalanması gerekir,

especially over the Tehachapi Mountains that must be crossed on this route.

5:43

özellikle bu rotada aşılması gereken Tehachapi Dağları üzerinden.

At the Edmonston Pumping Plant,

5:48

Edmonston Pompa İstasyonu'nda,

the water is raised an entire 587 m or 1,926 ft.

5:50

su tam 587 m veya 1.926 ft yukarı çıkarılır.

At other places,

5:57

Diğer yerlerde,

the water drops abruptly.

5:58

su aniden düşer.

Here,

6:00

Burada,

hydropower stations are used to recapture as much energy as possible. Dilbilgisi

6:00

mümkün olduğunca fazla enerjiyi geri kazanmak için hidroelektrik santralleri kullanılır.

Dilbilgisi

as much energy as possible: mümkün olduğunca fazla enerji

as much + sayılamayan isim + as possible kalıbı, “ulaşılabilecek en büyük miktar” anlamına gelir. Burada santrallerin geri kazanabildikleri en yüksek miktarda enerjiyi geri kazanmaya çalıştığını belirtir. much, energy, water veya time gibi sayılamayan isimlerle kullanılır. as much ve as possible bölümleri tek bir yapıya aittir: as much energy as possible.

Alıştırma

Cümleyi “ulaşılabilecek en büyük miktar” anlamındaki tam kalıpla tamamlayın: The new design saves ____.

Cevabı göster

as much energy as possible

But it becomes clear that enormous efforts and costs are necessary Anlatım akışı

6:05

Ancak devasa çaba ve maliyetlerin gerekli olduğu açıkça görülmektedir

Anlatım akışı

it becomes clear that: giderek anlaşılır ki

it becomes clear that, kanıtlar ya da açıklama geliştikçe ortaya çıkan bir sonucu tanıtır. Dinleyiciyi daha önce verilen bilgilerden artık anlaşılabilecek sonuca yönlendirir. it biçimsel öznedir; asıl sonucu that yan tümcesi taşır. becomes zaman içinde bir değişim ekler: sonuç başlangıçta mutlaka açık değildir.

Alıştırma

Daha fazla kanıt değerlendirildikçe bir sonucun ortaya çıktığını en iyi hangi cümle gösterir?

  1. Before we review any results, we know the first estimate is too low.
  2. We review the results because the first estimate is too low.
  3. As we review the results, it becomes clear that the first estimate was too low.
Cevabı göster

As we review the results, it becomes clear that the first estimate was too low.

to provide for the densely populated cities in Southern California. Öbek fiiller

6:09

Güney Kaliforniya'daki yoğun nüfuslu şehirleri beslemek için.

Öbek fiiller

Provide for: bir kişinin veya grubun ihtiyaçlarını karşılamak

Burada provide for the densely populated cities, bu şehirlerin işleyebilmesi için ihtiyaç duydukları şeylere—bu bağlamda özellikle suya—ulaşmasını sağlamak demektir. for'dan sonra gelen öğe, sağlanan şey değil, ihtiyaçları karşılanan taraftır. Yeniden kullanılabilen kalıp provide for + kişi, aile, topluluk veya başka bir gruptur. Genellikle tek bir nesne vermekten çok sürekli destek sağlamayı ya da temel ihtiyaçları karşılamayı anlatır.

Alıştırma

Hangi cümlede provide for, “bir kişinin veya grubun ihtiyaçlarını karşılamak” anlamında kullanılmıştır?

  1. The city provided clean water for the shelter.
  2. The nurse provided the patient with medicine.
  3. The community fund helps provide for families after a flood.
Cevabı göster

The community fund helps provide for families after a flood.

So, it can be said, Anlatım akışı

6:14

Bu nedenle, şu söylenebilir ki,

Anlatım akışı

It can be said that ...: ihtiyatlı bir sonuç sunmak

It can be said, sonucu kimin dile getirdiğini belirtmeden tanıtan kişisiz bir edilgen kalıptır. Tam yapı it can be said that + yan cümledir ve asıl önemli bilgi arkadan gelen yan cümlede yer alır. Can sonucu daha az kesin hâle getirir: Kanıtlar bunu söylemeyi destekler, ancak yazar iddiayı tartışmasız bir gerçek olarak sunmaz. Bu kalıp, kanıtlardan ölçülü bir özete geçmeye yardımcı olur.

Alıştırma

Cümleyi dersteki kişisiz edilgen kalıpla tamamlayın: After reviewing both reports, ____ that the plan is workable.

Cevabı göster

it can be said

water from the Sacramento and San Joaquin River

6:15

Sacramento ve San Joaquin Nehri'nden gelen su

is essential to the state's water supply. Kalıp ifadeler

6:18

eyaletin su temini için vazgeçilmezdir.

Kalıp ifadeler

essential to: bir şeyin sistem için vazgeçilmez olduğunu belirtmek

Bu cümlede essential to, “bir şeyin düzgün işlemesi için gerekli” anlamına gelir. Eyaletin su tedariki bu nehirlerin suyu olmadan devam edemez. Yapı be essential to + isim veya isim öbeğidir. Buradaki to bir edattır. Ardından bir eylem geldiğinde essential to keeping a system running örneğindeki gibi -ing biçimi kullanılır.

Alıştırma

Bu nottaki ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: Reliable electricity is ____ the hospital's daily operations.

Cevabı göster

essential to

And their potential for providing water across the state

6:21

Ve eyalet geneline su sağlama potansiyelleri

is increased by enormous infrastructure,

6:23

muazzam altyapı ile artırılmıştır,

for example,

6:26

örneğin,

in the Central Valley Project, for enabling agriculture,

6:27

Merkez Vadi Projesi'nde, tarımı mümkün kılmak için,

or in the California State Water Project,

6:31

veya Kaliforniya Eyalet Su Projesi'nde,

for the drinking water supply in Southern California.

6:33

Güney Kaliforniya'daki içme suyu temini için.

Water for this region is taken from the river delta

6:37

Bu bölge için su, nehir deltasından alınır

between the Sacramento River and the San Joaquin,

6:39

Sacramento Nehri ve San Joaquin arasında yer alan,

which is also used for the supply in San Francisco and the Silicon Valley.

6:42

ki bu aynı zamanda San Francisco ve Silikon Vadisi'ndeki tedarik için de kullanılır.

In total,

6:48

Toplamda,

this river delta supplies around 25 million people,

6:48

bu nehir deltası yaklaşık 25 milyon kişiye kaynak sağlar,

two-thirds of California's population,

6:52

Kaliforniya nüfusunun üçte ikisine,

with drinking water.

6:55

içme suyu ile.

Of this,

6:56

Bunun,

67% is exported for use in the Central Valley Project,

6:57

%67'si Merkez Vadi Projesi'nde kullanılmak üzere ihraç edilir,

and 26% goes to the State Water Project.

7:01

ve %26'sı Eyalet Su Projesi'ne gider.

However,

7:07

Ancak,

it is important that the withdrawal is strictly monitored.

7:07

su çekiminin sıkı bir şekilde izlenmesi önemlidir.

If not enough water flows through the delta into the bay,

7:11

Eğer deltadan körfeze yeterli su akmazsa,

salty water from the Pacific Ocean threatens to intrude the delta

7:15

Pasifik Okyanusu'ndan gelen tuzlu su deltaya girme tehdidi oluşturur

and reduce water quality.

7:18

ve su kalitesini düşürür.

Even in normal years,

7:21

Normal yıllarda bile,

the water supply in the state is already strained,

7:23

eyaletteki su temini halihazırda zorlanmaktadır,

and during droughts, the situation gets extremely difficult.

7:26

ve kuraklık dönemlerinde durum son derece zorlaşır.

Another important source of water is groundwater,

7:30

Bir diğer önemli su kaynağı da yeraltı suyudur,

which usually accounts for about 30% of the supply in a normal year. Öbek fiiller

7:32

bu genellikle normal bir yılda arzın yaklaşık %30'unu oluşturur.

Öbek fiiller

accounts for: toplam içindeki payı belirtmek

Burada accounts for, bir toplamın bir bölümünü “oluşturur” veya “meydana getirir” anlamındadır. İlgi zamiri which, groundwater sözcüğünü gösterir; dolayısıyla cümle yer altı suyunun normalde toplam tedarikin yaklaşık %30'unu sağladığını söyler. Bir parçanın toplamın ne kadarını oluşturduğunu anlatmak için account for + sayı, yüzde, kesir veya pay kullanılır. Fiil özneyle uyumlu olmalıdır: groundwater accounts for, ancak several sources account for.

Alıştırma

Bu cümlede accounts for ne anlama gelir? "Weekend orders account for 40% of our sales."

  1. toplamın bir bölümünü oluşturur
  2. satışların neden gerçekleştiğini açıklar
  3. her satışı kaydeder
Cevabı göster

toplamın bir bölümünü oluşturur

But in years of intense drought,

7:37

Ancak yoğun kuraklık yıllarında,

this percentage can rise up to 60% or more,

7:39

bu oran %60'a veya daha fazlasına çıkabilir,

a level of depletion that is not considered sustainable. Kelime

7:43

sürdürülebilir kabul edilmeyen bir tükenme seviyesi.

Kelime

considered sustainable: uzun vadede sürdürülebilen tükenme düzeyi

Bu cümlede sustainable, kaynağı kabul edilemez bir hızla tüketmeden bir durumun uzun süre devam edebilmesi anlamına gelir. Burada sözcük, bir etkinliğin yalnızca çevre dostu olup olmadığını değil, yeraltı suyundaki tükenme düzeyini anlatır. considered sustainable, bu tükenme düzeyinin uzun vadede sürdürülebileceğinin değerlendirildiğini gösterir. Kaynağın hiç azalmadığı ya da sınırsız olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir kasaba, su kaynağının zamanla toparlanabilmesi için yeraltı suyunu daha az çekmek istiyor. Hangi cümle sustainable sözcüğünü doğru kullanıyor?

  1. The town chose a renewable pumping level because it never uses water.
  2. The town chose a sustainable pumping level, so no water is being used.
  3. The town chose a sustainable pumping level that can continue without exhausting the supply.
Cevabı göster

The town chose a sustainable pumping level that can continue without exhausting the supply.

Due to climate change,

7:47

İklim değişikliği nedeniyle,

more extreme weather events are to be expected, Dilbilgisi

7:48

daha aşırı hava olaylarının yaşanması beklenmektedir,

Dilbilgisi

are to be expected: olası olaylar için resmî tahmin

Bu cümlede are to be expected, bir şeyin muhtemelen gerçekleşeceğini veya makul biçimde öngörülebileceğini söyleyen edilgen ve oldukça resmî bir yapıdır. Özne olan more extreme weather events, beklenen şeydir; bir plan yapmıyordur. Bu cümlede yapı, tahmini iklim değişikliğiyle bağlantılı resmî bir öngörü olarak sunar. Bu kalıpta be to bir takvimi, emri veya zorunluluğu ifade etmez.

Alıştırma

Bir rapor, şiddetli bir sıcak hava dalgası sırasında elektrik kesintilerinin muhtemel olacağı konusunda okuyucuları uyarıyor. Hangi cümle hedef yapıyı doğru kullanıyor?

  1. Power cuts are scheduled during a severe heatwave.
  2. Power cuts are to be expected during a severe heatwave.
  3. Power cuts are expected to increase during a severe heatwave.
Cevabı göster

Power cuts are to be expected during a severe heatwave.

such as more frequent droughts,

7:51

daha sık kuraklıklar gibi,

as well as extreme precipitation events,

7:53

aynı zamanda aşırı yağış olayları,

which in turn can lead to floods. Anlatım akışı

7:55

ki bunlar da sellere yol açabilir.

Anlatım akışı

in turn can lead to: neden-sonuç zincirindeki sonraki adımı belirtmek

Bu cümlede which, extreme precipitation events ifadesine gönderme yapar. In turn, bu olayların listedeki başka bir paralel unsur olmadığını, bir sonraki sonuç olan sellerin nedeni hâline geldiğini gösterir. Zincir şöyledir: iklim değişikliği → daha fazla aşırı yağış → olası seller. Burada in turn, “bir sonraki sonuç olarak” anlamındadır; “sırayla” anlamında değildir. X, which in turn can lead to Y kalıbı, çok aşamalı bir neden-sonuç zincirini düzenler. Can, Y’nin kesin değil olası bir sonuç olduğunu gösterir; lead to ise ortaya çıkan isim veya olayı tanıtır.

Alıştırma

Zinciri “bir sonraki sonuç olarak neden olabilir” anlamındaki tam beş kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: Heavy rain can saturate the soil, which ____ landslides.

Cevabı göster

in turn can lead to

The 2012 to 2016 drought is considered one of the most extreme ones in California's history Dilbilgisi

7:58

2012-2016 kuraklığı Kaliforniya tarihindeki en aşırı kuraklıklardan biri olarak kabul edilir

and has brought many farms into crisis. Kalıp ifadeler

8:05

ve birçok çiftliği krize sürüklemiştir.

Dilbilgisi

one of the most extreme ones in California's history: “Kaliforniya tarihindeki en aşırılardan biri”

one of the most + sıfat + çoğul sayılabilen isim yapısı, “o özelliğin en yüksek derecesine sahip grubun bir üyesi” anlamına gelir. 2012-2016 kuraklığını Kaliforniya’nın en aşırı kuraklıkları arasına yerleştirir, ancak onun tek başına en aşırı kuraklık olduğunu söylemek zorunda değildir. Burada ones, cümlede zaten açık olan droughts kelimesinin yerini tutan çoğul bir sözcüktür. one of sonrasındaki isim düşüncesi ones veya droughts gibi çoğul olmalıdır. Ancak anlatılan kuraklık tek bir olay olduğu için cümlenin tekil öznesi has brought ile uyumludur.

Alıştırma

Bölgedeki birkaç köprü çok eskidir. Hangi cümle, Oak Bridge’in tek başına en eski köprü olduğunu iddia etmeden onu en eskiler arasına yerleştirir?

  1. Oak Bridge is one of the older bridges in the region.
  2. Oak Bridge is the oldest one in the region.
  3. Oak Bridge is one of the oldest ones in the region.
Cevabı göster

Oak Bridge is one of the oldest ones in the region.

Kalıp ifadeler

birçok çiftlik işletmesini krize sürükledi

Bu cümlede brought many farms into crisis, kuraklığın birçok tarım işletmesini ciddi mali veya operasyonel sorunların yaşandığı bir döneme soktuğu anlamına gelir. Buradaki farms yalnızca araziyi değil, çiftlik işletmelerini ve onları yöneten kişileri ifade eder. bring + kişi veya şey + into crisis kalıbı, bir olayı krizin nedeni olarak gösterir. Bring burada ettirgen anlamdadır; bir şeyi fiziksel olarak taşımayı anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi bring + nesne + into crisis kalıbının geçmiş zamanıyla tamamlayın: The sudden loss of funding ____ the museum ____.

Cevabı göster

brought · into crisis

Water supply in modern California is only possible

8:09

Modern Kaliforniya'da su temini ancak mümkündür

due to enormous efforts and large achievements.

8:13

büyük çabalar ve büyük başarılar sayesinde.

While there have been many successes, Anlatım akışı

8:16

Pek çok başarı elde edilmiş olsa da,

these projects also cause damage

8:18

bu projeler aynı zamanda zarar da veriyor

to complex ecosystems and habitats.

8:20

karmaşık ekosistemlere ve habitatlara.

Anlatım akışı

pek çok başarı olsa da... zarar da verir

Burada While bir ödünleme ilişkisi kurar: önce projelerin birçok başarı elde ettiğini kabul eder. Ardından ana cümle, projelerin verdiği zarar gibi olumsuz bir sonuca geçer. Bu kalıp dengeli bir değerlendirme oluşturur: While + olumlu nokta, ardından karşıt bir ana cümle. Also, başarıları silmek veya inkâr etmek yerine zararın da başarılarla birlikte var olduğunu gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede while önce olumlu bir noktayı kabul edip sonra olumsuz bir noktayı sunmak için kullanılmıştır?

  1. While the chef cooked dinner, the children set the table.
  2. Because the plan saved money, it created longer wait times.
  3. While the plan saved money, it also created longer wait times.
Cevabı göster

While the plan saved money, it also created longer wait times.

And they create water conflicts between communities,

8:23

Ve topluluklar arasında su çatışmaları yaratıyorlar,

as well as between cities and farmers.

8:26

aynı zamanda şehirler ve çiftçiler arasında da.

In addition,

8:29

Buna ek olarak,

many Native American tribal lands have been flooded Kültür

8:30

birçok Kızılderili kabile arazisi sular altında kaldı

in the past in favor of dam projects. Kalıp ifadeler

8:33

geçmişte baraj projeleri lehine.

Kültür

Native American tribal lands: Amerikan Yerlisi kabile toprakları

Native American tribal lands, bugün Amerika Birleşik Devletleri olan yerdeki Yerli ulus veya topluluklar olan Amerikan Yerlisi kabileleriyle bağlantılı toprakları ifade eder. Buradaki tribal, bu halkların toprakla olan ortak, tarihsel veya yönetime ilişkin bağını belirtir; sıradan bir kulüp ya da küçük grup anlamına gelmez. Bu cümlede ifade, sular altında kalan alanların sıradan özel mülklerden ibaret olmadığını gösterir. Baraj yapımının Yerli topluluklar için tarihsel ve siyasi öneme sahip toprakları etkilediğini vurgular.

Alıştırma

Bu cümlede Native American tribal lands ne anlama geliyor?

  1. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki özel mülkiyete ait tüm kırsal topraklar
  2. Amerikan Yerlisi kabile topluluklarıyla ve onların tarihi veya yönetimiyle bağlantılı topraklar
  3. Herhangi bir küçük sosyal grubun kullandığı topraklar
Cevabı göster

Amerikan Yerlisi kabile topluluklarıyla ve onların tarihi veya yönetimiyle bağlantılı topraklar

Kalıp ifadeler

in favor of: bir seçeneğe diğerinden daha çok öncelik vermek

Bu cümlede in favor of bir öncelik seçimini belirtir: baraj projeleri desteklenmiş veya öncelikli tutulmuş, Amerikan Yerlisi kabile toprakları ise bunun bedelini ödemiştir. İfade, bir seçeneğin diğerine tercih edildiğini gösterebilir. Yararlı bir kalıp leave, reject, cancel, or sacrifice X in favor of Y şeklindedir. Y tercih edilen seçenektir; X ise vazgeçilen veya zarara uğrayan seçenektir.

Alıştırma

İlk seçenek yerine ikinci seçeneğin seçildiğini anlatan üç sözcüklü İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: The committee dropped the costly proposal ____ a simpler plan.

Cevabı göster

in favor of

Many measures are being taken in order to use the limited amount of precipitation Notlar

8:37

Sınırlı miktardaki yağıştan yararlanmak için birçok önlem alınmaktadır

in the state as efficiently as possible. Dilbilgisi

8:41

eyalette mümkün olduğunca verimli bir şekilde.

Kalıp ifadeler

measures are being taken: devam eden resmî eylem

Measures are being taken, insanların veya kurumların bir durumla başa çıkmak için şu anda eyleme geçtiği anlamına gelir. Take measures, “önlem almak” veya “harekete geçmek” anlamındaki kalıplaşmış ve resmî bir eş dizimdir; önlemleri fiziksel olarak götürmek anlamına gelmez. Edilgen şimdiki zaman yapısı are being taken, odağı önlemlere ve bunların devam eden uygulanma sürecine verir. Eylemi yapan kişi veya kurum bilinmediği, zaten belli olduğu ya da eylem kadar önemli olmadığı için belirtilmez.

Alıştırma

Cümleyi, eylemin şu anda devam ettiğini gösteren resmî edilgen ifadeyle tamamlayın: Several measures ____ to protect the data while the problem is investigated.

Cevabı göster

are being taken

Dilbilgisi

in order to + fiilin yalın hâli: amacı açıkça belirtmek

In order to, bir eylemin amacını belirtir ve “Neden?” sorusuna cevap verir. Bu cümlede önlemler, sınırlı yağışı verimli kullanmak amacıyla alınmaktadır. Yapı, in order to + fiilin yalın hâlidir; in order to use buna bir örnektir. Bu edilgen cümlede, önlemleri alan ancak belirtilmeyen kişi veya makamların amaçlanan kullanımı da gerçekleştireceği anlaşılır. Tek başına to ile karşılaştırıldığında in order to, özellikle resmî açıklamalarda amaç ilişkisini daha açık hâle getirir.

Alıştırma

Cümleyi burada öğretilen açık amaç bağlacıyla tamamlayın: The museum added signs ____ help visitors find the exit.

Cevabı göster

in order to

Dilbilgisi

as efficiently as possible: mümkün olduğunca verimli bir şekilde

as + zarf + as possible kalıbı, gerçekçi olarak ulaşılabilecek en yüksek dereceyi ifade eder. Burada as efficiently as possible, sınırlı yağış miktarının nasıl kullanılması gerektiğini belirtir. Efficiently bir zarftır ve bu nedenle use eylemini niteler. Bu kalıp, bir şeyi mümkün olduğunca hızlı, güvenli veya doğru yapma hedefini de anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi, gerçekçi olarak ulaşılabilecek en yüksek verimliliği anlatan dört sözcüklü as ... as possible ifadesiyle tamamlayın: We need to pack these boxes ____.

Cevabı göster

as efficiently as possible

This includes dams,

8:44

Buna barajlar,

canals,

8:45

kanallar,

and increased use of seawater desalination

8:46

ve deniz suyu arıtmasının artan kullanımı dahildir

on one hand, Anlatım akışı

8:49

bir yanda,

and measures to reduce water consumption on the other,

8:50

ve diğer yanda su tüketimini azaltmaya yönelik önlemler,

Anlatım akışı

on one hand ... on the other: bir yandan… diğer yandan

on one hand ... on the other çifti, bir açıklamayı birbiriyle açıkça bağlantılı iki yöne ayırır. İlk ifade bir bilgi grubunu sunar; ikinci ifade de buna karşılık gelen diğer grubu gösterir. Bu cümlede iki yön birbiriyle çelişmez, birbirini tamamlar: biri su arzını artırırken diğeri talebi azaltır. Daha eksiksiz standart kalıp on the one hand ... on the other hand biçimindedir; altyazıda kısaltılmış biçim kullanılmıştır.

Alıştırma

İki yön sunmak için kullanılan standart on ... hand çiftiyle cümleyi tamamlayın: ____, working from home saves travel time; ____, it can feel isolating.

Cevabı göster

on the one hand · on the other hand

such as water meters in every home,

8:54

her evde su sayacı bulunması,

restrictions on private withdrawal,

8:57

özel su çekimine yönelik kısıtlamalar,

water recycling,

8:59

su geri dönüşümü,

and modern irrigation methods.

9:00

ve modern sulama yöntemleri gibi.

However,

9:03

Bununla birlikte,

further improvements in all of these areas will be necessary

9:03

tüm bu alanlarda daha fazla iyileştirme gerekecektir

to achieve a sustainable water supply in the state. Kalıp ifadeler

9:07

eyalette sürdürülebilir bir su temini sağlamak için.

Kalıp ifadeler

Sürdürülebilir bir su arzına ulaşmak: achieve a sustainable water supply

Burada achieve, “planlanmış bir sonuca başarıyla ulaşmak” anlamına gelir. Nesne olan a sustainable water supply, kaynakları tüketmeden veya kabul edilemez zararlara yol açmadan uzun vadede yeterli su sağlamaya devam edebilen bir sistemi ifade eder. Bu ifade, güvenilir ve uzun vadeli su erişimini iyileştirmeler sonucunda ulaşılan bir hedef olarak sunar. Yalnızca bir kez su sağlamak anlamına gelmez; achieve, istenen sonuca ulaşmaya ve bu sonucu sürdürmeye odaklanır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki hedef bildiren ifadenin tam hâliyle tamamlayın: Better storage and lower waste are needed to ____.

Cevabı göster

achieve a sustainable water supply

Thank you so much for watching.

9:14

İzlediğiniz için çok teşekkür ederim.

If you want to support more videos like this,

9:15

Bunun gibi daha fazla videoyu desteklemek istiyorsanız,

make sure to subscribe.

9:18

abone olmayı unutmayın.

Also,

9:19

Ayrıca,

if you want to see more maps and updates on future videos,

9:20

daha fazla harita ve gelecekteki videolarla ilgili güncellemeler görmek isterseniz,

the links to my social media accounts are in the video description.

9:23

sosyal medya hesaplarımın bağlantıları video açıklamasında yer almaktadır.