Kaliforniya'nın Su Problemi: İngilizce çalışma notları
neo
Video özeti: California kar, nehir, su kemeri ve yeraltı suyuna dayanır; bunlar kentlerle tarımı beslerken ekolojik ve toplumsal maliyetler de doğurur. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “with Greater Los Angeles being the second largest urban region in the country.” Dil Bilgisi ve Cümle Kalıplarında, yeni bir cümle kurmadan arka plan ekleyen with yapısıdır. 2. “tap water from” Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyidir: tap burada tap water ad öbeği değil, kaynaktan su çekmek fiilidir. 3. “on one hand,” ile “on the other,” Söylem, Anlatı ve Retorik işaretleridir; arzı artırma ile tüketimi azaltmayı dengeli biçimde karşılaştırır.
Bu derste
California is by far the most populous state in the US, Dilbilgisi
0:06Kaliforniya açık ara ABD'nin en kalabalık eyaletidir,
Üstünlük ifadesinden önce by far
By far, the most populous üstünlük ifadesini güçlendirir. Kaliforniya'nın diğer eyaletlerden sadece biraz değil, çok büyük bir farkla önde olduğunu anlatır. Buradaki far, farkın büyüklüğüyle ilgilidir. İfade “şimdiye kadar” anlamına gelmez ve fiziksel uzaklık belirtmez.
Alıştırma
Çok büyük bir farkı vurgulayan iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: Of all the runners, Mia was ____ the fastest, finishing ten seconds ahead.
Cevabı göster
by far
with Greater Los Angeles being the second largest urban region in the country. Dilbilgisi
0:09Büyük Los Angeles ise ülkedeki en büyük ikinci kentsel bölgedir.
with + isim + being + tümleç
Kalıp with + isim öbeği + being + tümleç şeklindedir. Burada with, Greater Los Angeles ifadesini tanıtır; being ise onu the second largest urban region in the country tümlecine bağlar. With öbeğinin tamamı yeni ve bağımsız bir cümle kurmak yerine önceki ana cümleye destekleyici bir bilgi ekler. Being, devam eden zaman yapısı değil, bilgiyi kısa biçimde arka plana yerleştiren bu yapının parçasıdır.
Alıştırma
Cümleyi with + isim + being kalıbıyla tamamlayın: The team won the quiz, ____ Maya ____ the top scorer.
Cevabı göster
with · being
with a gross state product of $3.2 trillion USD in 2019.
0:192019'da 3,2 trilyon Amerikan doları tutarında bir eyalet gayrisafi hasılası ile.
Geçiş ifadesi olarak To better illustrate this figure
To better illustrate this figure, cümlenin başında kullanılan ve amaç bildiren bir ifadedir. Burada figure daha önce sözü edilen sayısal değeri, illustrate ise yalnızca resim çizmeyi değil, bilgiyi daha kolay anlaşılır hâle getirmeyi ifade eder. Virgülden önce kullanılan bu ifade, sonraki ana cümlenin ne yapacağını haber verir: büyük sayının ölçeğini daha anlaşılır kılmak için onu ülkelerle karşılaştırır. Yeniden kullanılabilecek kalıp To better illustrate + bilgi, + örnek veya karşılaştırma içeren ana cümle biçimindedir.
Alıştırma
Bu metindeki giriş ifadesinin görevi nedir? The town uses 5 billion liters of water each year. To better illustrate this figure, the report compares that amount with the volume of 2,000 swimming pools.
- Sayıdaki bir hatayı düzeltir.
- Sayıyı daha kolay anlaşılır kılacak bir karşılaştırmayı haber verir.
- Sayının bir resimde yer aldığını söyler.
Cevabı göster
Sayıyı daha kolay anlaşılır kılacak bir karşılaştırmayı haber verir.
it is worth comparing it to entire nations. Dilbilgisi
0:28onu bütün ülkelerle karşılaştırmakta fayda var.
be worth + -ing yapısı: is worth comparing
it is worth comparing it ifadesinde ilk it, bir değerlendirme sunmak için kullanılan biçimsel öznedir. İkinci it ise daha önce sözü edilen sayısal değeri gösterir. Kalıp It is worth + -ing biçimi + nesne şeklindedir. Is worth comparing, karşılaştırmayı yapmanın yararlı veya bilgi verici olacağı anlamına gelir. worth sonrasında to compare değil, comparing kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için be worth + compare yapısını doğru biçimde kullanın: The lower-cost plan ____ with the premium plan.
Cevabı göster
is worth comparing
California alone would be the fifth largest economy in the world,
0:31Kaliforniya tek başına dünyanın beşinci büyük ekonomisi olurdu,
And the economic activities extend across all sectors,
0:36Ve ekonomik faaliyetler tüm sektörlere yayılmaktadır,
All these factors lead to an enormous demand for water. Kalıp ifadeler
0:49Tüm bu faktörler suya olan muazzam bir talebe yol açmaktadır.
lead to: bir nedeni sonucuna bağlamak
Bu cümlede lead to, bir şeye neden olmak veya onu sonuç olarak ortaya çıkarmak anlamındadır. All these factors neden, an enormous demand for water ise sonuçtur. Yapı neden + lead to + sonuç biçimindedir. Buradaki to bir edattır; bu yüzden sonuç bölümü genellikle bir isim öbeği veya -ing biçimi olur.
Alıştırma
Cümleyi, ders kapsamında öğrenilen ve sonuç olarak bir şeye neden olmak anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Several days of heavy rain can ____ flooding.
Cevabı göster
lead to
In total numbers, California is the largest consumer of water in the United States.
0:53Toplam rakamlara bakıldığında Kaliforniya, ABD'deki en büyük su tüketicisidir.
how this supply is maintained and what some future challenges might be. Dilbilgisi
1:00Bu tedarikin nasıl sürdürüldüğünü ve gelecekteki bazı zorlukların neler olabileceğini.
how this supply is maintained ... what some future challenges might be yapısında dolaylı soru dizilişi
understand fiilinden sonra how ve what iki dolaylı soru yan cümlesi başlatır. Her iki yan cümle de understand fiilinin nesnesidir: ilki arzın hangi yolla sürdürüldüğünü, ikincisi ise gelecekte hangi zorlukların ortaya çıkabileceğini sorar. Dolaylı sorular, doğrudan sorulardaki devrik diziliş yerine bildirme cümlesi sözcük dizimini kullanır: how + this supply + is maintained ve what + some future challenges + might be. And, aynı düzeydeki iki yan cümleyi bağlar.
Alıştırma
Hangi cümle want to understand ifadesinden sonra iki paralel dolaylı soruyu doğru biçimde kullanır?
- We want to understand how does the system work and what are the main risks.
- We want to understand how the system works and what the main risks are.
- We want to understand how the system works and what are the main risks.
Cevabı göster
We want to understand how the system works and what the main risks are.
First, let's take a look at California's geography. Kalıp ifadeler
1:24Öncelikle Kaliforniya'nın coğrafyasına bir göz atalım.
take a look at: bir şeye göz atmak
take a look at, incelemek veya hakkında konuşmak için dikkati bir şeye yöneltmek demektir. Konuşmacı burada bu ifadeyi ilk konuya, yani Kaliforniya’nın coğrafyasına geçmek için kullanıyor. Kalıp take a look at + isim veya isim öbeği şeklindedir. Genellikle dostça bir davet ya da konu geçişi işlevi görür; take burada bir şeyi taşımak şeklindeki gerçek anlamında değildir.
Alıştırma
Cümleyi take ile başlayan ve “dikkatimizi bir şeye yöneltmek” anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Let's ____ the map together.
Cevabı göster
take a look at
Note that this is a map with extremely exaggerated topography. Anlatım akışı
1:27Bunun topografyası son derece abartılmış bir harita olduğuna dikkat edin.
Note that + yan cümle
“Note that” önemli bir gerçeği öne çıkarır ve dinleyiciden bunu aklında tutmasını ister. Burada haritanın bir sınırlamasını belirtir: topoğrafya son derece abartılmıştır, bu nedenle izleyiciler yükseltiyi gerçek ölçeğinde gösterilmiş gibi değerlendirmemelidir. note that + yan cümle kalıbı, yorumu etkileyen bir koşulu, uyarıyı veya istisnayı işaretleyerek bilgiyi düzenler. Buradaki note, “fark et ve hatırla” anlamındadır; bir şeyi yazma isteği değildir.
Alıştırma
“Note that this is a map with extremely exaggerated topography,” cümlesinde “Note that” ne işe yarar?
- Haritayı yorumlamak için önemli olan bir koşulu işaretler.
- Haritanın tamamen gerçek ölçeğinde olduğunu bildirir.
- Dinleyicilerden cümleyi notlarına kopyalamalarını ister.
Cevabı göster
Haritayı yorumlamak için önemli olan bir koşulu işaretler.
There are several significant mountain ranges across the state.
1:33Eyalet boyunca birkaç önemli dağ silsilesi vardır.
This mountainous landscape contrasts with the large flat area Kalıp ifadeler
2:02Bu dağlık manzara, geniş ve düzlük alanla tezat oluşturur
contrasts with: belirgin bir fark göstermek
Bu cümlede contrasts with, “belirgin biçimde farklıdır” anlamına gelir. Dağlık manzara ile geniş düz alan yan yana sunularak aralarındaki fark öne çıkarılır. Bir özellik, fikir, sayı veya tasarım başka bir şeyden belirgin biçimde farklı olduğunda contrast with kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi contrast with ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The bright yellow door ____ the gray walls.
Cevabı göster
contrasts with
It is home to both the highest point of the contiguous United States, Kalıp ifadeler
2:26Bitişik Amerika Birleşik Devletleri'nin en yüksek noktasına,
is home to: bir yerde nelerin bulunduğunu belirtmek
Bu cümlede is home to, “içerir” veya “bir şeyin bulunduğu yerdir” anlamına gelir. İfadede söz konusu yer, önemli bir coğrafi özelliğin bulunduğu yer olarak anlatılır; bir kişinin evi kastedilmez. Yapı şöyledir: yer + be home to + şey, insanlar, tür, kuruluş veya özellik.
Alıştırma
Bir yeri, bir şeyin yerleşik olarak bulunduğu konum şeklinde anlatan ifadeyle cümleyi tamamlayın: This island ____ several rare bird species.
Cevabı göster
is home to
and the lowest point, Death Valley.
2:31ve en alçak noktası olan Ölüm Vadisi'ne ev sahipliği yapar.
And the many mountain ranges are crucial to water supply, Kalıp ifadeler
2:34Ve birçok dağ silsilesi su temini için çok önemlidir,
crucial to + isim veya -ing biçimi
Crucial to, bir şeyin başka bir şey için “son derece önemli veya gerekli” olduğunu belirtir. Burada sıradağlar su kaynağının devam etmesinde vazgeçilmez bir rol oynar. Bu kalıpta to bir edattır. Ardından bir isim veya -ing biçimi gelebilir: crucial to the plan; crucial to protecting wildlife.
Alıştırma
Hangi cümlede crucial to, “bir şey için vazgeçilmez” anlamında doğru kullanılmıştır?
- Regular practice is crucial to building confidence.
- Regular practice is crucial at building confidence.
- Regular practice is crucial from building confidence.
Cevabı göster
Regular practice is crucial to building confidence.
as about 30% of California's water comes from snowpack. Kelime
2:38çünkü Kaliforniya suyunun yaklaşık %30'u kar paketinden gelir.
snowpack: yerde birikmiş kar tabakası
Snowpack, özellikle dağlarda, yerde birikmiş ve kalmış kar tabakasını veya toplam kar miktarını ifade eder. Birçok fırtına boyunca birikebilir ve haftalarca ya da aylarca kalabilir. Bu cümlede snowpack daha sonra eriyerek su sağlar. Sözcük, kar yağması olayına değil, yerde depolanmış kara odaklanır.
Alıştırma
Bir dağ raporunda karın bütün kış boyunca biriktiği ve daha sonra eriyerek baraj göllerine akacağı söyleniyor. Bu depolanmış karı hangi sözcük adlandırır?
- rainfall
- snowpack
- snowfall
Cevabı göster
snowpack
supplies large parts of the Central Valley with water.
2:45Merkez Vadi'nin büyük bölümlerine su sağlar.
The Central Valley consists of the Sacramento Valley and the San Joaquin Valley, Kalıp ifadeler
2:50Merkez Vadi, Sacramento Vadisi ve San Joaquin Vadisi'nden oluşur,
consists of ...: bir bütünü oluşturan parçaları açıklamak
Consists of, öznenin of ifadesinden sonra sıralanan parçalardan oluşan bir bütün olduğunu gösteren fiil öbeğidir. Burada Central Valley bütündür; Sacramento Valley ve San Joaquin Valley ise onun parçalarıdır. Bu ifade bilgiyi bütünden parçalara doğru düzenler. Yalnızca parçaların aynı yerde bulunduğunu değil, bütünün nelerden oluştuğunu anlatır.
Alıştırma
Kursun nelerden oluştuğunu gösteren ifadeyi ekleyerek İngilizce cümleyi tamamlayın: The course ____ six short units.
Cevabı göster
consists of
named after these two important rivers in the state, Öbek fiiller
2:54adlarını eyaletteki bu iki önemli nehirden alırlar,
named after ...: Bir adın kaynağını açıklama
Named after edilgen bir yapıdır; bir kişi ya da şeyin başka bir kişi ya da şeyden adını aldığı veya onun onuruna adlandırıldığı anlamına gelir. Bu altyazıda belirtilmeyen özne the two valleys'tir ve bu vadilerin adları iki nehirden gelir. Bu ifade adın kökenini açıklar; güncel konumu veya bir göreve atanmayı anlatmaz. Adın kaynağı after'dan sonra gelir.
Alıştırma
Bursun Dr. Chen'in adını aldığını anlatan ifadeyi seçin: The scholarship ____ Dr. Chen.
- was created by
- was chosen by
- was named after
- was awarded to
Cevabı göster
was named after
with the Sacramento River being the larger source of fresh water,
2:57Sacramento Nehri daha büyük tatlı su kaynağıdır,
as it receives approximately two-thirds of Northern California's precipitation.
3:01Kuzey Kaliforniya'nın yağışının yaklaşık üçte ikisini aldığı için.
flow through ... into ...: ... içinden geçip ... içine girmek
Flow through, hareket eden bir şeyin içinden geçip ilerlediği yeri veya bölgeyi belirtir. Into ise o şeyin girdiği varış noktasını belirtir. Flow through X into Y birlikte kullanıldığında rotayı sırayla verir: önce X'ten geçmek, ardından Y'ye girmek. Aynı kalıp trafik, hava, para veya bilgi hareketini de anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki rota kalıbıyla tamamlayın. Kanyon ara geçiş noktası, göl ise varış noktasıdır: The river flows ____ the canyon ____ the lake.
Cevabı göster
through · into
The river's delta is an important source of fresh water withdrawal Kelime
3:13Nehrin deltası, tatlı su çekimi için önemli bir kaynaktır
fresh water withdrawal: tatlı su çekimi
Fresh water withdrawal ifadesinde withdrawal, insanların kullanması için bir nehirden, gölden, rezervuardan veya yer altı kaynağından su almak anlamına gelir. Fresh water, alınan suyun türünü belirtir. Bu ifade su alma eylemini veya alınan su miktarını belirtebilir. Buradaki withdrawal, bankadan para çekmek veya suyun doğal olarak kaybolması anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir çiftlik nehirden 1.000 litre tatlı su alıyor ve daha sonra 700 litresini geri veriyor. Kaynaktan alınan 1.000 litrenin tamamını hangi terim belirtir?
- fresh water withdrawal
- fresh water consumption
- natural water loss
Cevabı göster
fresh water withdrawal
The Central Valley Project uses a series of dams and artificial canals
3:21Merkez Vadi Projesi bir dizi baraj ve yapay kanal kullanır
to divert both rivers to supply the entire Central Valley.
3:25her iki nehri yönlendirerek tüm Merkez Vadi'yi beslemek için.
These canals are essentially artificial rivers that help distribute the water.
3:30Bu kanallar temelde suyun dağıtılmasına yardımcı olan yapay nehirlerdir.
It even enables a more effective use of land,
3:42Hatta arazinin daha etkili kullanılmasına bile olanak sağlar,
as dams allow large cities to grow close to river valleys
3:45çünkü barajlar büyük şehirlerin nehir vadilerine yakın büyümesine izin verir
And thanks to the canals that distribute fresh water Kalıp ifadeler
3:55Ve tatlı suyu dağıtan kanallar sayesinde
thanks to: yararlı bir nedeni olumlu biçimde belirtmek
thanks to bir sonucun nedenini tanıtır ve çoğu zaman konuşanın bu sonucu yararlı, başarılı veya olumlu gördüğünü belirtir. Bu cümlede, kurak bir bölgede verimli tarımı mümkün kıldığı için kanallara pay verilir. Bu ifadenin ardından bir isim öbeği gelir: thanks to + the canals. Bir yan cümlenin başında veya sonunda bulunabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, olumlu bir sonucu yararlı bir nedene bağlamak için thanks to ifadesini doğal biçimde kullanır?
- Thanks to we had a clear map, we found the museum easily.
- Thanks to the traffic jam, we missed the opening.
- Thanks to the clear map, we found the museum easily.
Cevabı göster
Thanks to the clear map, we found the museum easily.
transformed into arable land: büyük bir durum değişikliği
transformed into arable land, kuru zeminin tarım yapılabilen bir araziye dönüşmesi gibi büyük bir değişimi anlatır. transform X into Y kalıbında X başlangıçtaki şeyi, Y ise onun yeni durumunu veya işlevini belirtir. has been transformed burada edilgen present perfect yapısındadır. Değişikliği yapan insanlardan çok araziye ve tamamlanmış sonuca odaklanır. Arable land yalnızca açık bir alanı değil, özellikle ürün yetiştirmeye uygun araziyi ifade eder.
Alıştırma
Hangi cümle büyük bir değişimi anlatmak için transform X into Y yapısını doğru kullanır?
- The city transformed the old station into a library.
- The city transformed into the old station a library.
- The city transformed the old station from a library.
Cevabı göster
The city transformed the old station into a library.
But water isn't just distributed within the Central Valley.
4:08Ancak su sadece Merkez Vadi içinde dağıtılmaz.
the supply in the Los Angeles area and San Diego
4:13Los Angeles bölgesi ve San Diego'daki su temini
it's only possible thanks to enormous efforts.
4:19sadece devasa çabalar sayesinde mümkün olabilmektedir.
When it comes to supplying LA with surface water, Anlatım akışı
4:23Söz konusu LA'e yüzey suyu sağlamak olduğunda,
When it comes to + isim veya -ing biçimi
When it comes to, konuşmacının ele almak üzere olduğu konuyu ya da yönü tanıtır. Burada konuşmayı Los Angeles'a yüzey suyu sağlama konusuyla sınırlar; bir şeyin ne zaman geleceğini sormaz. Kalıp when it comes to + isim, zamir veya -ing biçimidir. when it comes to supplying ifadesinde supplying, to edatından sonra bir etkinliği adlandırır.
Alıştırma
Cümleyi “konusuna gelince” anlamındaki dört sözcüklü konu açma ifadesiyle tamamlayın: ____ choosing a laptop, battery life matters most to me.
Cevabı göster
When it comes to
Stand out: özellikle dikkat çekmek
Stand out, bir kişinin veya şeyin alışılmadık ölçüde önemli, güçlü, farklı ya da belirgin olduğu için kolayca fark edilmesi anlamına gelen geçişsiz bir öbek fiildir. Bu cümlede üç proje, daha büyük bir grup içinde özellikle dikkat çeker. Burada dışarıda ayakta durmak anlamına gelmez. Fark edilen şey özne olur: three projects stand out. Karşılaştırılan grup stand out among veya stand out from ile belirtilebilir.
Alıştırma
Cümleyi doğru tamamlayan ifadeyi seçin: In a box of black pens, the single red pen really ____.
- stands out
- points out
- stands up
Cevabı göster
stands out
The Los Angeles Aqueduct consists of two separate canals
4:29Los Angeles Su Kemeri iki ayrı kanaldan oluşur
that tap water from the Owens River and its tributaries Kelime
4:33Owens Nehri ve onun kollarından su alan
tap water from: fiil + nesne + kaynak
Bu cümlede tap, “bir kaynağa erişip ondan bir şey almak” anlamında bir fiildir. Water doğrudan nesnesidir; from the Owens River and its tributaries ise kaynağı belirtir. Başka durumlara aktarılabilen yapı tap + kaynak + from + alınan yer şeklindedir. Buradaki tap water ifadesini musluktan sağlanan su anlamındaki isim öbeği olarak yorumlamayın.
Alıştırma
“The canals tap water from the river,” cümlesinde tap ne anlama gelir?
- Evdeki bir musluktan su sağlamak
- Suya hafifçe dokunmak
- Bir su kaynağına erişip oradan su almak
Cevabı göster
Bir su kaynağına erişip oradan su almak
in the Owens Valley and then transports it to Los Angeles.
4:36Owens Vadisi'nde ve ardından onu Los Angeles'a taşır.
But diverting this water caused environmental damage.
4:42Ancak bu suyu başka yöne çevirmek çevresel hasara yol açtı.
The Owens Lake was deprived of its tributaries, Kalıp ifadeler
4:47Owens Gölü kollarından mahrum kaldı,
be deprived of: dış bir neden yüzünden bir şeyden yoksun kalmak
Was deprived of, deprive someone or something of something yapısının edilgen biçimidir. Burada gölün bağlı olduğu kollardan gelen suyu dışarıdan bir eylem yüzünden kaybettiğini anlatır; kaybın kendiliğinden gerçekleştiğini söylemez. Yapı be + deprived of + kaybedilen şey biçimindedir. Genellikle alınan şeyin gerekli, beklenen veya normalde erişilebilir olduğunu ima eder.
Alıştırma
Bu kullanımı değerlendirin: “After the policy change, the village was deprived of access to its only clinic.”
- Doğal: Dışarıdan bir eylemin neden olduğu ciddi bir kaybı anlatıyor.
- Doğal değil: be deprived of yalnızca fiziksel nesneleri anlatabilir.
Cevabı göster
Doğal: Dışarıdan bir eylemin neden olduğu ciddi bir kaybı anlatıyor.
led to the lake drying up: lead to + isim + -ing
led to the lake drying up ifadesinde led to, “neden oldu” ya da “sonuçlandı” anlamına gelir. to'dan sonraki tamamlayıcı yalnızca the lake adı değil, the lake drying up olayının tamamıdır. Burada the lake, drying up yapısının mantıksal öznesidir; kuruyan göldür. lead to + isim + -ing kalıbı, bir nedeni o ismin yer aldığı sonuç olayıyla bağlar.
Alıştırma
the tank ifadesini overflowing eyleminin mantıksal öznesi yaparak lead to kalıbını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The blocked pipe led the tank overflowing.
- The blocked pipe led to the tank overflowed.
- The blocked pipe led to the tank overflowing.
Cevabı göster
The blocked pipe led to the tank overflowing.
drying up: tüm suyun veya kaynağın tükenmesi
Bu cümlede drying up, suyun yavaş yavaş kaybolarak gölde çok az su kalması veya hiç su kalmaması anlamına gelir. Dry up; göller, nehirler, kuyular ve benzer su kaynakları için kullanılır. Aynı öbek fiil, funding dried up örneğinde olduğu gibi, artık mevcut olmayan bir tedariki veya kaynağı da anlatabilir. Islak bir yüzeyi bezle kurulamak anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir kaynakta hiç su kalmadığını anlatmak için dry up kullanan cümle hangisidir?
- Leave the wet towels outside so they can dry out.
- After months without rain, the village well dried up.
- She used a towel to dry off the wet table.
Cevabı göster
After months without rain, the village well dried up.
at times: bir iddiayı dikkatle sınırlamak
At times, “bazen” veya “bazı zamanlarda” anlamına gelir. Bu cümlede and, ifadeyi önceki düşünceye bağlarken baştaki ifade de ardından gelecek bilginin zaman çerçevesini belirler. Sonraki iddiayı daha az kesin hâle getirir: durum her zaman değil, belirli dönemlerde geçerlidir. Ara sıra ortaya çıkan bir sorunu veya değişimi anlatırken kullanışlıdır.
Alıştırma
Konuşan kişi “bazen” demek istiyorsa cümleyi hangi ifade doğru tamamlar? “____, the path is closed after heavy rain.”
- In time
- At times
- On time
Cevabı göster
At times
Another large source of water is the Colorado River.
5:04Bir diğer büyük su kaynağı da Colorado Nehri'dir.
Water is transported to cities in Southern California
5:07Su Güney Kaliforniya'daki şehirlere taşınır
using a series of partly above-ground and partly underground canals. Dilbilgisi
5:10kısmen yer üstünde ve kısmen yeraltında olan bir dizi kanal kullanılarak.
partly above-ground and partly underground: paralel bir yapı
Tekrarlanan partly A and partly B kalıbı, tek bir sistemi iki farklı özellik arasında bölünmüş olarak sunar. Burada A above-ground, B ise underground olduğundan kanalın bazı bölümleri açıkta, diğerleri de yüzeyin altındadır. partly sözcüğünün tekrarlanması iki kısmı paralel ve karşılaştırması kolay hâle getirir. Partly, “bir ölçüde” veya “belirli bir kısmı” anlamına gelir; iki kısmın eşit olduğunu söylemez.
Alıştırma
Dengeli partly A and partly B yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: “The course is ____ online and ____ in person.”
Cevabı göster
partly · partly
the water has to be pumped over higher mountain passages Dilbilgisi
5:17suyun daha yüksek dağ geçitlerinden pompalanması gerekir
has to be pumped: edilgen yapıda gereklilik
Has to gereklilik bildirir: suyu dağların üzerinden taşımak için pompalamak gerekir. Be pumped edilgen yapıdadır; bu nedenle özne olan the water eylemi yapmak yerine eylemden etkilenir. Kullanılabilir kalıp subject + has/have to be + past participle şeklindedir. Tekil veya sayılamayan öznelerle has, çoğul öznelerle have kullanılır: The water has to be pumped; the pipes have to be checked.
Alıştırma
Cümleyi test fiilini has to ile edilgen yapıda kullanarak tamamlayın: Every bicycle helmet ____ before it is sold.
Cevabı göster
has to be tested
But the longest such canal project is the California Aqueduct.
5:23Ancak bu tür kanal projelerinin en uzunu Kaliforniya Su Kemeri'dir.
all the way to: son noktaya kadar olan tüm mesafeyi vurgulama
All the way to, belirtilen bir son noktaya “kadar” gitmek anlamına gelir ve vurgu katar. Burada eyaletin güney kesimini yalnızca bir varış noktası olarak değil, uzun bir güzergâhın uzaktaki sonu olarak gösterir. Kullanılabilir kalıp all the way to + place or endpoint şeklindedir. Uzun bir fiziksel mesafeyi ya da hareketin veya bir sürecin son noktaya kadar devam ettiğini vurgulayabilir.
Alıştırma
Cümleyi son noktaya kadar olan uzun mesafenin tamamını vurgulayan ifadeyle tamamlayın: The hikers walked ____ the coast in one day.
Cevabı göster
all the way to
and the water has to be pumped from many places using a lot of energy,
5:39ve suyun birçok yerden çok fazla enerji kullanılarak pompalanması gerekir,
especially over the Tehachapi Mountains that must be crossed on this route.
5:43özellikle bu rotada aşılması gereken Tehachapi Dağları üzerinden.
hydropower stations are used to recapture as much energy as possible. Dilbilgisi
6:00mümkün olduğunca fazla enerjiyi geri kazanmak için hidroelektrik santralleri kullanılır.
as much energy as possible: mümkün olduğunca fazla enerji
as much + sayılamayan isim + as possible kalıbı, “ulaşılabilecek en büyük miktar” anlamına gelir. Burada santrallerin geri kazanabildikleri en yüksek miktarda enerjiyi geri kazanmaya çalıştığını belirtir. much, energy, water veya time gibi sayılamayan isimlerle kullanılır. as much ve as possible bölümleri tek bir yapıya aittir: as much energy as possible.
Alıştırma
Cümleyi “ulaşılabilecek en büyük miktar” anlamındaki tam kalıpla tamamlayın: The new design saves ____.
Cevabı göster
as much energy as possible
But it becomes clear that enormous efforts and costs are necessary Anlatım akışı
6:05Ancak devasa çaba ve maliyetlerin gerekli olduğu açıkça görülmektedir
it becomes clear that: giderek anlaşılır ki
it becomes clear that, kanıtlar ya da açıklama geliştikçe ortaya çıkan bir sonucu tanıtır. Dinleyiciyi daha önce verilen bilgilerden artık anlaşılabilecek sonuca yönlendirir. it biçimsel öznedir; asıl sonucu that yan tümcesi taşır. becomes zaman içinde bir değişim ekler: sonuç başlangıçta mutlaka açık değildir.
Alıştırma
Daha fazla kanıt değerlendirildikçe bir sonucun ortaya çıktığını en iyi hangi cümle gösterir?
- Before we review any results, we know the first estimate is too low.
- We review the results because the first estimate is too low.
- As we review the results, it becomes clear that the first estimate was too low.
Cevabı göster
As we review the results, it becomes clear that the first estimate was too low.
to provide for the densely populated cities in Southern California. Öbek fiiller
6:09Güney Kaliforniya'daki yoğun nüfuslu şehirleri beslemek için.
Provide for: bir kişinin veya grubun ihtiyaçlarını karşılamak
Burada provide for the densely populated cities, bu şehirlerin işleyebilmesi için ihtiyaç duydukları şeylere—bu bağlamda özellikle suya—ulaşmasını sağlamak demektir. for'dan sonra gelen öğe, sağlanan şey değil, ihtiyaçları karşılanan taraftır. Yeniden kullanılabilen kalıp provide for + kişi, aile, topluluk veya başka bir gruptur. Genellikle tek bir nesne vermekten çok sürekli destek sağlamayı ya da temel ihtiyaçları karşılamayı anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede provide for, “bir kişinin veya grubun ihtiyaçlarını karşılamak” anlamında kullanılmıştır?
- The city provided clean water for the shelter.
- The nurse provided the patient with medicine.
- The community fund helps provide for families after a flood.
Cevabı göster
The community fund helps provide for families after a flood.
It can be said that ...: ihtiyatlı bir sonuç sunmak
It can be said, sonucu kimin dile getirdiğini belirtmeden tanıtan kişisiz bir edilgen kalıptır. Tam yapı it can be said that + yan cümledir ve asıl önemli bilgi arkadan gelen yan cümlede yer alır. Can sonucu daha az kesin hâle getirir: Kanıtlar bunu söylemeyi destekler, ancak yazar iddiayı tartışmasız bir gerçek olarak sunmaz. Bu kalıp, kanıtlardan ölçülü bir özete geçmeye yardımcı olur.
Alıştırma
Cümleyi dersteki kişisiz edilgen kalıpla tamamlayın: After reviewing both reports, ____ that the plan is workable.
Cevabı göster
it can be said
is essential to the state's water supply. Kalıp ifadeler
6:18eyaletin su temini için vazgeçilmezdir.
essential to: bir şeyin sistem için vazgeçilmez olduğunu belirtmek
Bu cümlede essential to, “bir şeyin düzgün işlemesi için gerekli” anlamına gelir. Eyaletin su tedariki bu nehirlerin suyu olmadan devam edemez. Yapı be essential to + isim veya isim öbeğidir. Buradaki to bir edattır. Ardından bir eylem geldiğinde essential to keeping a system running örneğindeki gibi -ing biçimi kullanılır.
Alıştırma
Bu nottaki ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: Reliable electricity is ____ the hospital's daily operations.
Cevabı göster
essential to
And their potential for providing water across the state
6:21Ve eyalet geneline su sağlama potansiyelleri
in the Central Valley Project, for enabling agriculture,
6:27Merkez Vadi Projesi'nde, tarımı mümkün kılmak için,
for the drinking water supply in Southern California.
6:33Güney Kaliforniya'daki içme suyu temini için.
between the Sacramento River and the San Joaquin,
6:39Sacramento Nehri ve San Joaquin arasında yer alan,
which is also used for the supply in San Francisco and the Silicon Valley.
6:42ki bu aynı zamanda San Francisco ve Silikon Vadisi'ndeki tedarik için de kullanılır.
this river delta supplies around 25 million people,
6:48bu nehir deltası yaklaşık 25 milyon kişiye kaynak sağlar,
67% is exported for use in the Central Valley Project,
6:57%67'si Merkez Vadi Projesi'nde kullanılmak üzere ihraç edilir,
it is important that the withdrawal is strictly monitored.
7:07su çekiminin sıkı bir şekilde izlenmesi önemlidir.
If not enough water flows through the delta into the bay,
7:11Eğer deltadan körfeze yeterli su akmazsa,
salty water from the Pacific Ocean threatens to intrude the delta
7:15Pasifik Okyanusu'ndan gelen tuzlu su deltaya girme tehdidi oluşturur
the water supply in the state is already strained,
7:23eyaletteki su temini halihazırda zorlanmaktadır,
and during droughts, the situation gets extremely difficult.
7:26ve kuraklık dönemlerinde durum son derece zorlaşır.
Another important source of water is groundwater,
7:30Bir diğer önemli su kaynağı da yeraltı suyudur,
which usually accounts for about 30% of the supply in a normal year. Öbek fiiller
7:32bu genellikle normal bir yılda arzın yaklaşık %30'unu oluşturur.
accounts for: toplam içindeki payı belirtmek
Burada accounts for, bir toplamın bir bölümünü “oluşturur” veya “meydana getirir” anlamındadır. İlgi zamiri which, groundwater sözcüğünü gösterir; dolayısıyla cümle yer altı suyunun normalde toplam tedarikin yaklaşık %30'unu sağladığını söyler. Bir parçanın toplamın ne kadarını oluşturduğunu anlatmak için account for + sayı, yüzde, kesir veya pay kullanılır. Fiil özneyle uyumlu olmalıdır: groundwater accounts for, ancak several sources account for.
Alıştırma
Bu cümlede accounts for ne anlama gelir? "Weekend orders account for 40% of our sales."
- toplamın bir bölümünü oluşturur
- satışların neden gerçekleştiğini açıklar
- her satışı kaydeder
Cevabı göster
toplamın bir bölümünü oluşturur
a level of depletion that is not considered sustainable. Kelime
7:43sürdürülebilir kabul edilmeyen bir tükenme seviyesi.
considered sustainable: uzun vadede sürdürülebilen tükenme düzeyi
Bu cümlede sustainable, kaynağı kabul edilemez bir hızla tüketmeden bir durumun uzun süre devam edebilmesi anlamına gelir. Burada sözcük, bir etkinliğin yalnızca çevre dostu olup olmadığını değil, yeraltı suyundaki tükenme düzeyini anlatır. considered sustainable, bu tükenme düzeyinin uzun vadede sürdürülebileceğinin değerlendirildiğini gösterir. Kaynağın hiç azalmadığı ya da sınırsız olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir kasaba, su kaynağının zamanla toparlanabilmesi için yeraltı suyunu daha az çekmek istiyor. Hangi cümle sustainable sözcüğünü doğru kullanıyor?
- The town chose a renewable pumping level because it never uses water.
- The town chose a sustainable pumping level, so no water is being used.
- The town chose a sustainable pumping level that can continue without exhausting the supply.
Cevabı göster
The town chose a sustainable pumping level that can continue without exhausting the supply.
more extreme weather events are to be expected, Dilbilgisi
7:48daha aşırı hava olaylarının yaşanması beklenmektedir,
are to be expected: olası olaylar için resmî tahmin
Bu cümlede are to be expected, bir şeyin muhtemelen gerçekleşeceğini veya makul biçimde öngörülebileceğini söyleyen edilgen ve oldukça resmî bir yapıdır. Özne olan more extreme weather events, beklenen şeydir; bir plan yapmıyordur. Bu cümlede yapı, tahmini iklim değişikliğiyle bağlantılı resmî bir öngörü olarak sunar. Bu kalıpta be to bir takvimi, emri veya zorunluluğu ifade etmez.
Alıştırma
Bir rapor, şiddetli bir sıcak hava dalgası sırasında elektrik kesintilerinin muhtemel olacağı konusunda okuyucuları uyarıyor. Hangi cümle hedef yapıyı doğru kullanıyor?
- Power cuts are scheduled during a severe heatwave.
- Power cuts are to be expected during a severe heatwave.
- Power cuts are expected to increase during a severe heatwave.
Cevabı göster
Power cuts are to be expected during a severe heatwave.
in turn can lead to: neden-sonuç zincirindeki sonraki adımı belirtmek
Bu cümlede which, extreme precipitation events ifadesine gönderme yapar. In turn, bu olayların listedeki başka bir paralel unsur olmadığını, bir sonraki sonuç olan sellerin nedeni hâline geldiğini gösterir. Zincir şöyledir: iklim değişikliği → daha fazla aşırı yağış → olası seller. Burada in turn, “bir sonraki sonuç olarak” anlamındadır; “sırayla” anlamında değildir. X, which in turn can lead to Y kalıbı, çok aşamalı bir neden-sonuç zincirini düzenler. Can, Y’nin kesin değil olası bir sonuç olduğunu gösterir; lead to ise ortaya çıkan isim veya olayı tanıtır.
Alıştırma
Zinciri “bir sonraki sonuç olarak neden olabilir” anlamındaki tam beş kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: Heavy rain can saturate the soil, which ____ landslides.
Cevabı göster
in turn can lead to
The 2012 to 2016 drought is considered one of the most extreme ones in California's history Dilbilgisi
7:582012-2016 kuraklığı Kaliforniya tarihindeki en aşırı kuraklıklardan biri olarak kabul edilir
one of the most extreme ones in California's history: “Kaliforniya tarihindeki en aşırılardan biri”
one of the most + sıfat + çoğul sayılabilen isim yapısı, “o özelliğin en yüksek derecesine sahip grubun bir üyesi” anlamına gelir. 2012-2016 kuraklığını Kaliforniya’nın en aşırı kuraklıkları arasına yerleştirir, ancak onun tek başına en aşırı kuraklık olduğunu söylemek zorunda değildir. Burada ones, cümlede zaten açık olan droughts kelimesinin yerini tutan çoğul bir sözcüktür. one of sonrasındaki isim düşüncesi ones veya droughts gibi çoğul olmalıdır. Ancak anlatılan kuraklık tek bir olay olduğu için cümlenin tekil öznesi has brought ile uyumludur.
Alıştırma
Bölgedeki birkaç köprü çok eskidir. Hangi cümle, Oak Bridge’in tek başına en eski köprü olduğunu iddia etmeden onu en eskiler arasına yerleştirir?
- Oak Bridge is one of the older bridges in the region.
- Oak Bridge is the oldest one in the region.
- Oak Bridge is one of the oldest ones in the region.
Cevabı göster
Oak Bridge is one of the oldest ones in the region.
birçok çiftlik işletmesini krize sürükledi
Bu cümlede brought many farms into crisis, kuraklığın birçok tarım işletmesini ciddi mali veya operasyonel sorunların yaşandığı bir döneme soktuğu anlamına gelir. Buradaki farms yalnızca araziyi değil, çiftlik işletmelerini ve onları yöneten kişileri ifade eder. bring + kişi veya şey + into crisis kalıbı, bir olayı krizin nedeni olarak gösterir. Bring burada ettirgen anlamdadır; bir şeyi fiziksel olarak taşımayı anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi bring + nesne + into crisis kalıbının geçmiş zamanıyla tamamlayın: The sudden loss of funding ____ the museum ____.
Cevabı göster
brought · into crisis
Water supply in modern California is only possible
8:09Modern Kaliforniya'da su temini ancak mümkündür
pek çok başarı olsa da... zarar da verir
Burada While bir ödünleme ilişkisi kurar: önce projelerin birçok başarı elde ettiğini kabul eder. Ardından ana cümle, projelerin verdiği zarar gibi olumsuz bir sonuca geçer. Bu kalıp dengeli bir değerlendirme oluşturur: While + olumlu nokta, ardından karşıt bir ana cümle. Also, başarıları silmek veya inkâr etmek yerine zararın da başarılarla birlikte var olduğunu gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede while önce olumlu bir noktayı kabul edip sonra olumsuz bir noktayı sunmak için kullanılmıştır?
- While the chef cooked dinner, the children set the table.
- Because the plan saved money, it created longer wait times.
- While the plan saved money, it also created longer wait times.
Cevabı göster
While the plan saved money, it also created longer wait times.
And they create water conflicts between communities,
8:23Ve topluluklar arasında su çatışmaları yaratıyorlar,
Native American tribal lands: Amerikan Yerlisi kabile toprakları
Native American tribal lands, bugün Amerika Birleşik Devletleri olan yerdeki Yerli ulus veya topluluklar olan Amerikan Yerlisi kabileleriyle bağlantılı toprakları ifade eder. Buradaki tribal, bu halkların toprakla olan ortak, tarihsel veya yönetime ilişkin bağını belirtir; sıradan bir kulüp ya da küçük grup anlamına gelmez. Bu cümlede ifade, sular altında kalan alanların sıradan özel mülklerden ibaret olmadığını gösterir. Baraj yapımının Yerli topluluklar için tarihsel ve siyasi öneme sahip toprakları etkilediğini vurgular.
Alıştırma
Bu cümlede Native American tribal lands ne anlama geliyor?
- Amerika Birleşik Devletleri'ndeki özel mülkiyete ait tüm kırsal topraklar
- Amerikan Yerlisi kabile topluluklarıyla ve onların tarihi veya yönetimiyle bağlantılı topraklar
- Herhangi bir küçük sosyal grubun kullandığı topraklar
Cevabı göster
Amerikan Yerlisi kabile topluluklarıyla ve onların tarihi veya yönetimiyle bağlantılı topraklar
in favor of: bir seçeneğe diğerinden daha çok öncelik vermek
Bu cümlede in favor of bir öncelik seçimini belirtir: baraj projeleri desteklenmiş veya öncelikli tutulmuş, Amerikan Yerlisi kabile toprakları ise bunun bedelini ödemiştir. İfade, bir seçeneğin diğerine tercih edildiğini gösterebilir. Yararlı bir kalıp leave, reject, cancel, or sacrifice X in favor of Y şeklindedir. Y tercih edilen seçenektir; X ise vazgeçilen veya zarara uğrayan seçenektir.
Alıştırma
İlk seçenek yerine ikinci seçeneğin seçildiğini anlatan üç sözcüklü İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: The committee dropped the costly proposal ____ a simpler plan.
Cevabı göster
in favor of
in the state as efficiently as possible. Dilbilgisi
8:41eyalette mümkün olduğunca verimli bir şekilde.
measures are being taken: devam eden resmî eylem
Measures are being taken, insanların veya kurumların bir durumla başa çıkmak için şu anda eyleme geçtiği anlamına gelir. Take measures, “önlem almak” veya “harekete geçmek” anlamındaki kalıplaşmış ve resmî bir eş dizimdir; önlemleri fiziksel olarak götürmek anlamına gelmez. Edilgen şimdiki zaman yapısı are being taken, odağı önlemlere ve bunların devam eden uygulanma sürecine verir. Eylemi yapan kişi veya kurum bilinmediği, zaten belli olduğu ya da eylem kadar önemli olmadığı için belirtilmez.
Alıştırma
Cümleyi, eylemin şu anda devam ettiğini gösteren resmî edilgen ifadeyle tamamlayın: Several measures ____ to protect the data while the problem is investigated.
Cevabı göster
are being taken
in order to + fiilin yalın hâli: amacı açıkça belirtmek
In order to, bir eylemin amacını belirtir ve “Neden?” sorusuna cevap verir. Bu cümlede önlemler, sınırlı yağışı verimli kullanmak amacıyla alınmaktadır. Yapı, in order to + fiilin yalın hâlidir; in order to use buna bir örnektir. Bu edilgen cümlede, önlemleri alan ancak belirtilmeyen kişi veya makamların amaçlanan kullanımı da gerçekleştireceği anlaşılır. Tek başına to ile karşılaştırıldığında in order to, özellikle resmî açıklamalarda amaç ilişkisini daha açık hâle getirir.
Alıştırma
Cümleyi burada öğretilen açık amaç bağlacıyla tamamlayın: The museum added signs ____ help visitors find the exit.
Cevabı göster
in order to
as efficiently as possible: mümkün olduğunca verimli bir şekilde
as + zarf + as possible kalıbı, gerçekçi olarak ulaşılabilecek en yüksek dereceyi ifade eder. Burada as efficiently as possible, sınırlı yağış miktarının nasıl kullanılması gerektiğini belirtir. Efficiently bir zarftır ve bu nedenle use eylemini niteler. Bu kalıp, bir şeyi mümkün olduğunca hızlı, güvenli veya doğru yapma hedefini de anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi, gerçekçi olarak ulaşılabilecek en yüksek verimliliği anlatan dört sözcüklü as ... as possible ifadesiyle tamamlayın: We need to pack these boxes ____.
Cevabı göster
as efficiently as possible
and measures to reduce water consumption on the other,
8:50ve diğer yanda su tüketimini azaltmaya yönelik önlemler,
on one hand ... on the other: bir yandan… diğer yandan
on one hand ... on the other çifti, bir açıklamayı birbiriyle açıkça bağlantılı iki yöne ayırır. İlk ifade bir bilgi grubunu sunar; ikinci ifade de buna karşılık gelen diğer grubu gösterir. Bu cümlede iki yön birbiriyle çelişmez, birbirini tamamlar: biri su arzını artırırken diğeri talebi azaltır. Daha eksiksiz standart kalıp on the one hand ... on the other hand biçimindedir; altyazıda kısaltılmış biçim kullanılmıştır.
Alıştırma
İki yön sunmak için kullanılan standart on ... hand çiftiyle cümleyi tamamlayın: ____, working from home saves travel time; ____, it can feel isolating.
Cevabı göster
on the one hand · on the other hand
further improvements in all of these areas will be necessary
9:03tüm bu alanlarda daha fazla iyileştirme gerekecektir
to achieve a sustainable water supply in the state. Kalıp ifadeler
9:07eyalette sürdürülebilir bir su temini sağlamak için.
Sürdürülebilir bir su arzına ulaşmak: achieve a sustainable water supply
Burada achieve, “planlanmış bir sonuca başarıyla ulaşmak” anlamına gelir. Nesne olan a sustainable water supply, kaynakları tüketmeden veya kabul edilemez zararlara yol açmadan uzun vadede yeterli su sağlamaya devam edebilen bir sistemi ifade eder. Bu ifade, güvenilir ve uzun vadeli su erişimini iyileştirmeler sonucunda ulaşılan bir hedef olarak sunar. Yalnızca bir kez su sağlamak anlamına gelmez; achieve, istenen sonuca ulaşmaya ve bu sonucu sürdürmeye odaklanır.
Alıştırma
Cümleyi dersteki hedef bildiren ifadenin tam hâliyle tamamlayın: Better storage and lower waste are needed to ____.
Cevabı göster
achieve a sustainable water supply
If you want to support more videos like this,
9:15Bunun gibi daha fazla videoyu desteklemek istiyorsanız,
if you want to see more maps and updates on future videos,
9:20daha fazla harita ve gelecekteki videolarla ilgili güncellemeler görmek isterseniz,
the links to my social media accounts are in the video description.
9:23sosyal medya hesaplarımın bağlantıları video açıklamasında yer almaktadır.