İngilizcede 't' Harfi Ne Zaman Okunmaz? / Sessiz T Harfi İçin Kelimeler ve Kurallar: İngilizce çalışma notları

Pronunciation with Emma

Öğrenme zorluğu
624 kelime 189 kel/dk

Video özeti: Emma, İngilizcede yazıda bulunan T harfinin neden bazen sessiz kaldığını açıklıyor, tekrarlanan yazım kalıplarını gruplandırıyor ve gerçek telaffuzun yalnızca harflere bakılarak her zaman tahmin edilemeyeceğini gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. the silent T. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Yazımda yer aldığı hâlde söylenmeyen bir T’yi anlatan yerleşik terimi öğrenin ve İngilizce yazımla ses arasındaki ilişkiyi doğru biçimde açıklamak için kullanın. 2. you can say often or often. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: often sözcüğünün T sesiyle veya T sesi olmadan söylenen iki kabul edilmiş telaffuzu bulunduğunu fark edin; böylece ikisini de anlayabilir ve birini yanlış saymadan istediğiniz biçimi seçebilirsiniz. 3. mortgage. — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Fransızca kökenli bu yaygın sözcüğü, yazılı T’nin sözcük sonunda olmamasına rağmen okunmadığı önemli bir istisna olarak öğrenin; onu basit bir son ek kuralına zorla uydurmaya çalışmayın.

Bu derste

Hi everyone,

0:03

Herkese merhaba,

welcome back to pronunciation with Emma. Kalıp ifadeler

0:04

Emma ile telaffuza tekrar hoş geldiniz.

Kalıp ifadeler

welcome back to + devam eden bir program veya etkinlik

Welcome back to + bir ad, yer veya etkinlik, daha önce katıldıkları bir şeye geri dönen insanları karşılamak için kullanılır. Burada back geri dönmeyi anlatır; yani konuşmacı Emma ile Telaffuz adlı devam eden serinin yeni bir dersini açmaktadır. İfadenin tamamını açılış kalıbı olarak kullanın: welcome + back + to + dönülen yer veya etkinlik. Yalnızca selam vermez; dinleyicilerin geri döndüğünü de belirtir.

Alıştırma

Geri dönen dinleyicileri karşılayan ders ifadesiyle açılışı tamamlayın: ____ our English club.

Cevabı göster

Welcome back to

In today's video,

0:06

Bugünkü videomuzda,

we're going to have a look at words that contain the silent T. Notlar

0:07

sessiz T içeren kelimelere bir göz atacağız.

Kalıp ifadeler

we're going to have a look at + sıradaki konu

We're going to have a look at + bir isim öbeği, konuşmacının sırada neyi inceleyeceğini bildirir. We're going to planı sunar; have a look at ise “kısaca bakmak veya ele almak” anlamına gelen tek bir kalıplaşmış ifade olarak çalışır. Bu kalıp, bir ders veya videoda dinleyicileri sıradaki konuya yumuşak biçimde yönlendirir. we will examine demekten daha hafif ve konuşma diline yakın gelir.

Alıştırma

Dersteki ifadeyi kullanarak video girişini tamamlayın: First, we're going to ____ the parts of a bicycle.

Cevabı göster

have a look at

Kelime

the silent T: yazıda bulunan ama /t/ sesi vermeyen T

The silent T, bir kelimenin yazımında t harfi bulunduğu hâlde o kelimede /t/ olarak okunmadığını belirten bir telaffuz terimidir. Burada silent, “sessiz” değil, “okunmayan” anlamına gelir. Bu terim yazımı sesten ayırır: sayfada t görmek, /t/ sesini mutlaka duyacağınız anlamına gelmez. Aynı silent + harf adı kalıbı, okunmayan başka harfleri de anlatabilir.

Alıştırma

Bir kelimeyi anlatırken silent T ne anlama gelir?

  1. Kelime t harfi olmadan yazılır.
  2. t harfi kelimede yazılıdır ama /t/ olarak okunmaz.
  3. t harfi normalden daha hafif söylenir.
Cevabı göster

t harfi kelimede yazılıdır ama /t/ olarak okunmaz.

Now, I do have a video already Dilbilgisi

0:10

Şimdi, benim zaten bir videom var

that does talk about when we can remove the letter T,

0:12

T harfini ne zaman çıkarabileceğimizden bahseden,

Dilbilgisi

I do have ... that does talk: vurgu için do ve does

Olumlu bir cümlede do veya does, vurgu eklemek için fiilin yalın hâlinden önce gelebilir. I do have, konuşanın bir şeye kesinlikle sahip olduğunu; that does talk ise videonun konudan gerçekten söz ettiğini belirtir. I ile do kullanılır. That, tekil olan video sözcüğünü gösterdiği için does kullanılır. Özne uyumunu do veya does taşıdığından sonraki fiiller yalın hâlde kalır: has veya talks değil, have ve talk kullanılır.

Alıştırma

Vurgulu olumlu cümleyi doğru yardımcı fiillerle tamamlayın: I ____ want to help, and Mia ____ know the answer.

Cevabı göster

do · does

but this is in very specific cases. Kalıp ifadeler

0:15

ancak bu çok özel durumlarda geçerli.

Kalıp ifadeler

in very specific cases: bir kuralın ne zaman geçerli olduğunu sınırlamak

in very specific cases ifadesi, bir yargının hangi durumlarda doğru olduğunu gösterir. Biraz önce söylenen şeyi koşulları açıkça belirlenmiş durumlarla sınırlar; yani bu genel bir kural değildir. Specific, «açıkça belirlenmiş» veya «sınırları net çizilmiş» demektir. Tek başına garip ya da son derece nadir anlamına gelmez; very bu sınırlamayı güçlendirir.

Alıştırma

“This rule changes in very specific cases.” cümlesinde in very specific cases ne anlama gelir?

  1. Kural yalnızca durumlar garip veya şaşırtıcı olduğunda değişir.
  2. Kural her durumda değişir.
  3. Kural yalnızca açıkça belirlenmiş koşullarda değişir.
Cevabı göster

Kural yalnızca açıkça belirlenmiş koşullarda değişir.

I will link that video down in the description Kalıp ifadeler

0:18

O videonun bağlantısını aşağıda açıklama kısmına

and also in the card above.

0:20

ve ayrıca yukarıdaki karta ekleyeceğim.

Kalıp ifadeler

link that video down in the description: izleyicilere bir kaynağın yerini göstermek

Burada link bir fiildir: link that video, o videoya tıklanabilir bir bağlantı sağlamak demektir. In the description, içerik üreticilerinin ek kaynakları sıkça yerleştirdiği video sayfasındaki açıklama bölümünü belirtir. Down, bu bölümün sayfada videonun altında olduğunu gösterir. Bu yalnızca bir konum ipucudur ve link fiilinin zorunlu bir parçası değildir; link that video in the description ifadesi de doğaldır.

Alıştırma

Video platformunda kullanılan cümleyi «tıklanabilir bir bağlantı sağlamak» anlamındaki fiille tamamlayın: I'll ____ the worksheet in the description.

Cevabı göster

link

I also talk about when we remove the D sound as well in words.

0:22

O videoda kelimelerdeki D sesini ne zaman çıkaracağımızdan da bahsediyorum.

But in this video,

0:26

Ama bu videoda,

I'm just going to focus on words that always have a silent T. Kalıp ifadeler

0:27

sadece her zaman sessiz bir T'ye sahip olan kelimelere odaklanacağım.

Kalıp ifadeler

focus on: dikkati bir konuya yöneltmek

Bu cümlede focus on, dikkati tek bir ana konuya vermek anlamına gelir. Açıklamanın kapsamını sınırlar: konuşmacı yalnızca T harfinin her zaman sessiz olduğu kelimeleri ele alacaktır. Dikkat verilen konu veya görevden önce focus on kullanılır. Ardından bir isim grubu, zamir ya da -ing biçimi gelebilir: focus on pronunciation, focus on this veya focus on improving.

Alıştırma

Cümleyi sabit focus on ifadesiyle tamamlayın: During the meeting, let's focus ____ the budget.

Cevabı göster

on

Okay?

0:31

Tamam mı?

No special rules

0:31

O diğer videoda bahsettiğim

that I talk about in that other video.

0:32

özel kurallar yok.

So, words that have a silent T.

0:34

Yani, sessiz T'si olan kelimeler.

I'll talk about a number of different rules Kalıp ifadeler

0:37

Bir dizi farklı kuraldan bahsedeceğim

in this video.

0:39

bu videoda.

Kalıp ifadeler

a number of different + sayılabilen çoğul isim

Burada a number of different, hepsi aynı türden olmayan birkaç şeyi belirtir. A number of, sayının birden fazla olduğunu ancak kesin toplamı vermediğini gösterir; different ise kurallar arasındaki çeşitliliği vurgular. Bu ifadeden sonra sayılabilen çoğul bir isim kullanın: a number of different rules. İfadenin tamamı özne olduğunda çoğul fiil kullanılır: A number of different rules apply.

Alıştırma

Birkaç farklı yöntemi anlatmak için a number of different ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The team tested a number of different method.
  2. The team tested a number different methods.
  3. The team tested a number of different methods.
Cevabı göster

The team tested a number of different methods.

I'll give you plenty of examples Kalıp ifadeler

0:39

Dinleme ve telaffuz pratiğiniz için

for your listening and pronunciation practice.

0:41

size bolca örnek vereceğim.

Kalıp ifadeler

give you plenty of examples: yeterince çok örnek vermek

“give you plenty of examples” ifadesinde give + kişi + şey kalıbı kullanılır: you alan kişidir, plenty of examples ise verilen şeydir. “Plenty of”, sayının çok olduğunu ve aynı zamanda amaç için yeterli olacağını anlatır. Burada konuşan kişi, yararlı bir alıştırma için yeterince örnek vereceğine söz verir.

Alıştırma

Cümleyi, bu derste geçen ve “amaç için yeterli olan çok sayıda” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The workbook gives you ____ examples to practise with.

Cevabı göster

plenty of

And at the end of the video, Anlatım akışı

0:43

Ve videonun sonunda,

I will include a word that doesn't fit any of these rules Kalıp ifadeler

0:44

bu kuralların hiçbirine uymayan bir kelime ekleyeceğim

Anlatım akışı

at the end of the video: içerik yapısını gösteren bir yönlendirme ifadesi

“At the end of the video”, konuşan kişinin orada ne olacağını açıklamasından önce videonun yapısındaki belirli bir sonraki konumu gösteren bir yönlendirme ifadesidir. Bu ifadeyi cümlenin başına koymak, dinleyenlere içeriğin basit bir yol haritasını verir ve dikkatlerini son bir ek noktaya çeker. Başka durumlara da uygulanabilen at the end of + etkinlik veya içerik kalıbı, “onun son bölümünde” anlamına gelir.

Alıştırma

Yeni cümleyi, vurgulanan ifadede geçen ve konum belirten dört İngilizce sözcüklük kalıpla tamamlayın: We will do a short quiz ____ the lesson.

Cevabı göster

at the end of

that I'm going to talk about,

0:47

bahsedeceğim kuralların hiçbirine uymayan,

Kalıp ifadeler

doesn't fit any of these rules: mevcut sınıflandırmanın dışında kalmak

Burada fit, “eşleşmek” veya “kapsamına girmek” anlamındadır; “bedenine uymak” anlamında değildir. Kelime, bu kuralların hiçbiriyle eşleşmez. Doesn't ve any birlikte kullanıldığında tek bir kuralın bile geçerli olmadığı anlatılır. Bu ifade, kelimeyi bir istisna veya mevcut grupların dışında kalan bir şey olarak gösterir.

Alıştırma

Örnekte doesn't fit any of these rules ne anlama geliyor?

  1. Kuralların hiçbiri kelime için geçerli değildir.
  2. Kelimenin fiziksel boyutu kurallara tam uyar.
  3. Kelime bütün kuralları değiştirir.
Cevabı göster

Kuralların hiçbiri kelime için geçerli değildir.

but it's a really important one that you must know.

0:48

ama kesinlikle bilmeniz gereken gerçekten önemli bir kelime.

So, the first rule, Anlatım akışı

0:51

Öyleyse, ilk kural,

Anlatım akışı

So, the first rule: sıralı bir açıklamaya başlama

So, dinleyiciyi giriş bölümünden ana listeye geçirir. The first rule ilk maddeyi belirtir ve ardından başka kuralların gelebileceğini düşündürür. Konuşan kişi bu ifadeden sonra duraklayıp ardından kuralı söyleyebilir. the next rule ve the final rule gibi işaretler de dinleyicinin sırayı takip etmesine yardımcı olur.

Alıştırma

Bir açıklamada So, the first rule esas olarak ne yapar?

  1. Sıralı bir listenin ilk maddesini başlatır.
  2. Yeni bir yasanın kabul edildiğini söyler.
  3. Açıklamanın tamamının bittiğini duyurur.
Cevabı göster

Sıralı bir listenin ilk maddesini başlatır.

normally if we have the ending s-t-e-n, Kelime

0:52

normalde eğer s-t-e-n son ekine sahipsek,

Kelime

the ending s-t-e-n: sözcük sonundaki yazım dizisini belirtme

Burada the ending, bir sözcüğün son bölümünü ifade eder. s-t-e-n, yazıdaki s, t, e ve n harflerini bu sırayla belirtir. Kısa çizgiler, sten sözcükmüş gibi okunmadığını, harf adlarının tek tek söylendiğini gösterir. the ending + tek tek söylenen harfler kalıbı, bir sözcüğün nasıl yazıldığını anlatmak için kullanılabilir.

Alıştırma

the ending s-t-e-n neyi anlatır?

  1. Hepsinin mutlaka duyulması gereken dört ses.
  2. Bir sözcüğün son dört harfi: s, t, e, n.
  3. sten diye telaffuz edilen bir sözcük.
Cevabı göster

Bir sözcüğün son dört harfi: s, t, e, n.

we normally don't pronounce the T. Kelime

0:56

normalde T'yi telaffuz etmeyiz.

Kelime

normally don't pronounce the T: T harfinin genellikle sessiz olduğunu anlatma

Normally don't pronounce the T, yazımda t harfinin bulunduğunu ancak bu konumda genellikle /t/ sesinin çıkarılmadığını anlatır. Normally bunun olağan kalıp olduğunu gösterir ve başka bir sözcüğün ya da aksanın farklı olabileceğine yer bırakır. don't pronounce + bir harf yapısı, yazılan bir harfin sessiz olduğunu açıklamak için kullanılabilir.

Alıştırma

Sessiz K ile ilgili cümleyi dersteki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: We normally ____ the K in the word knife.

Cevabı göster

don't pronounce

So, we just pronounce it /sən/.

1:00

Bu yüzden onu sadece /sən/ diye okuruz.

/sn/.

1:02

/sn/.

For example,

1:03

Örneğin,

Fasten,

1:05

Fasten,

or fasten.

1:07

veya fasten.

Glisten.

1:10

Glisten.

Listen.

1:12

Listen.

Moisten.

1:15

Moisten.

The next rule is when we have the spelling s-t-l-e. Kelime

1:17

Sıradaki kural, s-t-l-e hecelemesine sahip olduğumuz zamandır.

Kelime

the spelling s-t-l-e: yazılı bir harf dizisini belirtme

the spelling s-t-l-e ifadesinde spelling, harflerin yazılı biçimini anlatır. Kısa çizgilerle ayrılan dizi S, T, L ve E harflerini bu sırayla belirtir; dizinin bir kelimenin içinde nasıl seslendirildiğini söylemez. Önce yazılı biçimi gösterip ardından telaffuzda ne olduğunu açıklamak istediğinizde the spelling + harf dizisi yapısını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

"the spelling s-t-l-e" ifadesi neyi belirtir?

  1. Dört harfin adından oluşturulmuş tek bir sözlü kelimeyi.
  2. S, T, L ve E harflerinin hepsinin ayrı ayrı telaffuz edileceğinin garantisini.
  3. Bu sırayla yazılmış S, T, L, E harflerini.
Cevabı göster

Bu sırayla yazılmış S, T, L, E harflerini.

/səl/ /səl/

1:21

/səl/ /səl/

So we don't pronounce the T.

1:23

Yani T'yi telaffuz etmiyoruz.

Usually, we don't pronounce the T.

1:25

Genellikle T'yi telaffuz etmeyiz.

For example,

1:27

Örneğin,

Nestle.

1:28

Nestle.

Thistle.

1:30

Thistle.

Castle,

1:32

Castle,

or castle.

1:35

veya castle.

Wrestle.

1:37

Wrestle.

The next one is when we have the ending Kelime

1:40

Bir sonraki, son ekimizin

f-t-e-n.

1:41

f-t-e-n olduğu zaman.

Kelime

the ending f-t-e-n: kelimenin sonundaki harfleri belirtme

the ending f-t-e-n ifadesinde ending bir kelimenin son bölümünü, f-t-e-n ise yazılı F, T, E ve N harflerini bu sırayla belirtir. Bu ifade hem harfleri hem de onların sonda bulunduğunu anlatır. Bu bir yazım etiketidir, telaffuz kılavuzu değildir: gerçek bir kelimede bu son harf dizisindeki bir harf sessiz olabilir.

Alıştırma

Hangi ifade "the ending f-t-e-n" sözünü doğru açıklar?

  1. Bir metnin son cümlesinin bu harfleri içerdiği anlamına gelir.
  2. F, T, E ve N harflerinin hepsinin ayrı sesleri olması gerektiğini söyler.
  3. Bir kelimenin sonundaki yazılı F, T, E, N harflerini belirtir.
Cevabı göster

Bir kelimenin sonundaki yazılı F, T, E, N harflerini belirtir.

We normally just pronounce this as /fən/. Kelime

1:43

Bunu normalde sadece /fən/ olarak telaffuz ederiz.

Kelime

normally just pronounce this as /fən/: pronounce X as Y kalıbı

Pronounce X as Y, “X’i Y sesiyle telaffuz etmek” demektir. Burada this, daha önce geçen f-t-e-n son kalıbını gösterir; as sözcüğünden sonra gelen /fən/ ise belirtilen telaffuzdur. Normally just, bunun alışılmış ve basit okunuş olduğunu sakin bir şekilde belirtir. Bu kalıp, bir yazımı, sözcüğü ya da harfi gerçek sesiyle ilişkilendirmek için kullanılabilir.

Alıştırma

pronounce X as Y kalıbını tamamlayın: We pronounce this ____ /fən/.

Cevabı göster

as

So, the T completely silent again.

1:45

Yani T yine tamamen sessiz.

For example,

1:48

Örneğin,

Soften.

1:50

Soften.

Now, this one is quite a controversial one. Kelime

1:52

Şimdi, bu oldukça tartışmalı bir kelime.

Kelime

quite a controversial one: yanlışlık değil, görüş ayrılığı

Quite a controversial one ifadesinde one, bağlamdan zaten anlaşılan bir şeyin yerine geçer. Eksik bırakılan isim tekil ve sayılabilir olmalıdır. Burada often sözcüğünün telaffuzuyla ilgili sorunu gösterir; böylece isim tekrarlanmaz. Controversial, insanların konu hakkında farklı düşündüğü veya tartıştığı anlamına gelir. Bir telaffuzun kesinlikle yanlış olduğu anlamına gelmez; kullanımda birden fazla biçim bulunabilir.

Alıştırma

Quite a controversial one burada ne anlama geliyor?

  1. İnsanların hakkında farklı düşündüğü bir şey
  2. Kimsenin fark etmediği bir şey
  3. Kesinlikle yanlış olan bir şey
Cevabı göster

İnsanların hakkında farklı düşündüğü bir şey

It's so controversial, in fact, Anlatım akışı

1:54

O kadar tartışmalı ki, aslında,

Anlatım akışı

in fact: bir iddiayı güçlendirip kanıta bağlamak

Burada in fact, konunun çok tartışmalı olduğu iddiasını güçlendirir. Konuşanın bu iddiayı destekleyen daha somut bir bilgi veya kanıt eklemek üzere olduğunu gösterir. İddiayı ardından gelen bilgiye bağlayarak anlatımı düzenler; ilgisiz yeni bir konu başlatmaz.

Alıştırma

Bu cümlede in fact ne işe yarıyor?

  1. İddiayı zayıflatıp daha belirsiz hâle getirir.
  2. İlgisiz bir konuya geçer.
  3. İddiayı güçlendirir ve destekleyici bir ayrıntıya hazırlar.
Cevabı göster

İddiayı güçlendirir ve destekleyici bir ayrıntıya hazırlar.

I made a full video about it about a year or two ago.

1:56

bir veya iki yıl önce bu konuda tam bir video yapmıştım.

This one,

1:59

Bunu,

you can say often or often. Kelime

2:00

often veya often olarak söyleyebilirsiniz.

Kelime

you can say often or often: kabul edilen iki telaffuz

you can say X or Y yapısında can, “bunu kullanmak uygundur” anlamına gelir; “bunu söyleyebilme yeteneğiniz var” anlamına gelmez. Bu yapı, iki seçeneğin de kabul edildiğini belirtir. Yazıda iki often aynı görünür, ancak iki ayrı telaffuzu temsil eder: /t/ olmadan /ˈɒfən/ ve /t/ ile /ˈɒftən/. Her iki telaffuz da Britanya İngilizcesinde kullanılır.

Alıştırma

you can say often or often cümlesi burada ne anlama geliyor?

  1. Burada often kelimesinin iki telaffuzu da kabul edilir.
  2. Yalnızca /t/ içeren telaffuz kabul edilir.
  3. Konuşanın often kelimesini söylemeye yetecek becerisi vardır.
Cevabı göster

Burada often kelimesinin iki telaffuzu da kabul edilir.

It really doesn't matter which one you use. Ton ve niyet

2:04

Hangisini kullandığınızın gerçekten bir önemi yok.

Ton ve niyet

really doesn't matter which one you use: hangisini kullandığının gerçekten önemi yok

Really doesn't matter, dinleyeni iki seçeneğin de kabul edilebilir olduğu konusunda rahatlatır. Burada really bu rahatlatmayı güçlendirir: birini değil diğerini seçmen, insanların seni anlamasını engellemez. Which one you use, sonucu değiştirmeyen seçimi belirtir. Cümle “konuyu görmezden gel” anlamına gelmez; iki seçeneğin de bu amaç için işe yaradığını anlatır.

Alıştırma

İki keçeli kalem aynı renkte yazıyor. Hangisini kullanırsa kullansın sorun olmadığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. It really doesn't matter which one you use.
  2. It really doesn't matter because you cannot use either one.
  3. It really matters which one you use.
Cevabı göster

It really doesn't matter which one you use.

You will be understood

2:06

Anlaşılacaksınız

whether you use one or the other. Dilbilgisi

2:07

birini de kullansanız, diğerini de kullansanız.

Dilbilgisi

whether you use one or the other: birini ya da diğerini kullansan da

Whether iki seçenekli durumun tamamını tanıtır; one or the other, “ikisinden biri” demektir. Ana cümle her iki seçenekte de aynı sonucu verir: hangisini seçersen seç insanlar seni anlayacaktır. Burada whether bir soru başlatmaz. “İkisinden hangisini kullanırsan kullan” anlamında bir seçim yan cümlesi kurar. İki alternatif de aynı sonuca götürdüğünde kullanışlıdır.

Alıştırma

İki dokunmatik kalem de bir tabletle uyumludur. Tablet bilgisayarın ikisinden biriyle de çalışacağını en açık şekilde söyleyen cümle hangisidir?

  1. Both styluses are compatible, so the tablet will work whether you use one or the other.
  2. Use the first stylus because the second one does not work with the tablet.
  3. The tablet will work if you use the first stylus, but the other one is incompatible.
Cevabı göster

Both styluses are compatible, so the tablet will work whether you use one or the other.

So, you choose.

2:09

O yüzden, siz seçin.

I personally,

2:11

Ben şahsen,

I say often by pronouncing with the T.

2:12

T'yi telaffuz ederek often diyorum.

One is not more correct Dilbilgisi

2:14

Biri diğerinden daha doğru

or incorrect than the other.

2:16

veya daha yanlış değildir.

Dilbilgisi

One is not more correct or incorrect than the other: iki seçenekten birini daha doğru saymamak

Bu cümlede not, more ... than ile kurulan karşılaştırmayı olumsuzlar. Konuşan kişi bir telaffuzu diğerinden daha doğru ya da daha yanlış olarak seçmez. One ve the other iki seçeneği belirtir. İki şeyden ilkinin bir niteliğe daha yüksek derecede sahip olduğu iddiasını reddetmek için one is not more + adjective + than the other kalıbını kullanabilirsiniz. Bu kalıp tek başına iki şeyde de o niteliğin bulunmadığı anlamına gelmez.

Alıştırma

One is not more correct or incorrect than the other. cümlesini en iyi hangi seçenek açıklar?

  1. İlk seçenek ikincisinden daha doğrudur.
  2. İki seçenek de yanlıştır.
  3. Seçeneklerden hiçbiri diğerinden daha doğru ya da daha yanlış sayılmıyor.
Cevabı göster

Seçeneklerden hiçbiri diğerinden daha doğru ya da daha yanlış sayılmıyor.

They're both fine.

2:18

İkisi de gayet iyi.

They're both in the dictionary. Kelime

2:19

İkisi de sözlükte var.

Kelime

in the dictionary: sözlükte kayıtlı olmak

Burada be in the dictionary, bir kelimenin, telaffuzun, yazımın veya kullanımın sözlükte kaydedilmiş olduğu anlamına gelir. They're both, konuşulan iki telaffuzun da listelendiğini belirtir. Bir sözlük maddesi, bir biçimin belgelendiğini gösterir. Ancak tek başına o biçimin en yaygın, her yerde aynı ölçüde yaygın veya tek doğru seçenek olduğunu göstermez.

Alıştırma

Doğru mu, yanlış mı? İki telaffuzun in the dictionary olduğu söyleniyorsa bu, ikisinin de kaydedildiğini gösterir; ancak herkesin bunları aynı sıklıkta kullandığını kanıtlamaz.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Doğru

You choose which one you prefer.

2:20

Hangisini tercih edeceğinizi siz seçin.

Often or often.

2:22

Often veya often.

Actually, you know what?

2:24

Aslında, biliyor musunuz?

Let me know in the comments. Ton ve niyet

2:25

Yorumlarda bana bildirin.

Ton ve niyet

Let me know in the comments: yorumlarda bana bildirin

“Let me know”, “bana söyle” veya “bilgiyi bana ilet” anlamına gelen samimi bir ricadır. Buradaki “in the comments”, izleyicilerin nerede yanıt vermesi gerektiğini, yani videonun altındaki yorum bölümünü gösterir. Buradaki “let”, normalde taşıdığı “izin vermek” anlamında değildir. “Let me know” ifadesini cevap, seçim, güncel bilgi veya görüş istemek için kullanılan kalıp bir söz olarak öğrenin.

Alıştırma

Çevrim içi daveti dersteki üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: ____ in the comments.

Cevabı göster

Let me know

Do you pronounce often

2:26

Often kelimesini

with a T or no T?

2:28

T ile mi yoksa T'siz mi telaffuz ediyorsunuz?

Are you team T Deyimler

2:30

T takımında mısınız

or not team T?

2:31

yoksa T takımında değil misiniz?

Deyimler

team T ... not team T: T'yi söyleyen taraf ve söylemeyen taraf

“Team” + bir seçim veya etiket, şakacı bir biçimde “o seçeneği destekleyen ya da tercih eden kişiler” anlamına gelebilir. Bu cümlede “team T”, “often” kelimesindeki t'yi söyleyenleri; “not team T” ise söylemeyenleri anlatır. Bunlar resmî takımlar değildir. Soru, bir telaffuz seçimini eğlenceli bir grup etiketine dönüştürür ve izleyicileri bir taraf seçmeye çağırır.

Alıştırma

Hangi cümle “team” + bir seçeneği eğlenceli bir tercih etiketi olarak doğal biçimde kullanır?

  1. I'm a team tea—I drink it every morning.
  2. I joined the tea sports team because I drink it every morning.
  3. I'm team tea—I drink it every morning.
Cevabı göster

I'm team tea—I drink it every morning.

Let me know in the comments.

2:32

Yorumlarda bana bildirin.

The next one I want to talk about

2:34

Bahsetmek istediğim bir sonraki şey

is typically with French words Kültür

2:36

tipik olarak İngilizceye aldığımız ve kullandığımız

that we have taken and we use in English.

2:38

Fransızca kelimelerle ilgili.

Kültür

French words that we have taken and we use in English: İngilizcenin alıp kullandığı Fransızca sözcükler

Bu ifade, İngilizcenin Fransızcadan alıp artık kullandığı sözcükleri anlatır. Taken burada gerçek anlamda değildir: İngilizce konuşanlar bu sözcükleri kullanmaya başlamıştır; fiziksel olarak hiçbir şeyi alıp götürmemişlerdir. Bunlara Fransızcadan alınmış ödünç sözcükler denir. Fransızca köken, bir sözcüğün yazımının veya telaffuzunun bilinen İngilizce kalıplardan neden farklı olduğunu açıklamaya yardımcı olabilir. Ancak ödünç bir sözcük İngilizceye girdikten sonra değişebilir; bu nedenle Fransızcadakiyle her zaman tamamen aynı duyulmaz.

Alıştırma

Cümlede French words that we have taken ne anlama geliyor?

  1. İngilizcenin ödünç alıp artık kullandığı Fransızca sözcükler
  2. Fransa'dan fiziksel olarak alınıp götürülen Fransızca sözcükler
  3. İngilizce konuşanların değiştirmesine izin verilmeyen Fransızca sözcükler
Cevabı göster

İngilizcenin ödünç alıp artık kullandığı Fransızca sözcükler

So, if they end with a T, Kelime

2:41

Eğer T ile bitiyorlarsa,

we normally don't pronounce it.

2:43

normalde onu telaffuz etmeyiz.

Kelime

end with a T ... don't pronounce it: T ile bitip T'yi söylememek

if they end with a T ifadesinde end with + harf yapısı, bir sözcüğün yazımdaki son harfini anlatır. They, konuşulan Fransızca kökenli sözcükleri; it ise sondaki T'yi ifade eder. if yan cümlesi yazım koşulunu, ana cümle de telaffuz sonucunu verir: bu gruptaki sözcüklerde sonda yazılan T genellikle söylenmez.

Alıştırma

Yazımda sonunda T bulunan ama bu T'nin söylenmediği bir sözcüğü hangi cümle doğru anlatır?

  1. The whole word is not pronounced because it ends with T.
  2. The word ends with the letter T, but it does not end with a /t/ sound.
  3. The word ends with a /t/ sound, so the final T is silent.
Cevabı göster

The word ends with the letter T, but it does not end with a /t/ sound.

For example,

2:45

Örneğin,

Ballet. Kültür

2:47

Ballet.

Gourmet.

2:49

Gourmet.

Buffet,

2:51

Buffet,

or buffet.

2:52

veya buffet.

Rapport.

2:54

Rapport.

Ricochet.

2:56

Ricochet.

Kültür

Ballet ... ricochet: Fransızcadan alınan sözcüklerin telaffuzu

Bu İngilizce sözcükler Fransızcadan alınmıştır veya Fransızca yazım ve telaffuzun güçlü etkisini taşır. Burada gösterilen yaygın telaffuzlarda ballet, gourmet, rapport ve ricochet sözcüklerinin sonundaki T okunmaz; T’den önceki harfler de her zaman İngilizcenin en yaygın ses kurallarını izlemez. Buffet sözcüğünü okurken anlamına da bakmak gerekir: açık büfe yemeğini belirten isim Britanya İngilizcesinde genellikle /ˈbʊfeɪ/ olarak, T okunmadan söylenir; “art arda vurmak” anlamındaki fiil ise /ˈbʌfɪt/ olarak, T okunarak söylenir. Bunu bütün Fransızca kökenli veya T ile biten sözcükler için bir kural değil, alıntı sözcüklerdeki yararlı bir örüntü olarak görün.

Alıştırma

İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuzu seçin. Anahtar sözcüğün /eɪ/ ile mi yoksa /ət/ ile mi bittiğine odaklanın.

  1. We talked about the ballet after lunch.
  2. We talked about the ballot after lunch.
Cevabı göster

We talked about the ballet after lunch.

And this one here,

2:59

Ve buradaki bu kelime,

I know it's not at the end,

3:00

biliyorum sonda değil,

but it's a still French word,

3:01

ama yine de Fransızca bir kelime,

mortgage. Kültür

3:03

mortgage.

Kültür

Mortgage: sözcüğün içindeki okunmayan T

Mortgage, bir mülkün teminat gösterildiği krediyi, özellikle konut kredisini belirten yaygın bir isimdir. Sözcük İngilizceye Fransızca yoluyla girmiştir. Burada yer almasının nedeni, T harfinin sonda değil sözcüğün içinde olmasına rağmen okunmamasıdır. Sözcüğün geçmişi bu sıra dışı yazımı açıklamaya yardımcı olur, ancak okunuş bu sözcüğe özgüdür: mortgage sözcüğünü mort ve gage diye bölmeden bir bütün olarak öğrenin. Fransızca kökenli olmak, sözcük içindeki her T’nin okunmayacağı anlamına gelmez.

Alıştırma

Mortgage sözcüğünün standart Britanya telaffuzunu doğru anlatan ifade hangisidir?

  1. T okunmaz ve mortgage iki hecelidir.
  2. T, birinci ve ikinci hece arasında açıkça okunur.
  3. Mortgage normalde üç heceli söylenir.
Cevabı göster

T okunmaz ve mortgage iki hecelidir.

So, the last one we have,

3:05

İşte elimizdeki son kelime,

it doesn't quite fit in with any of the other rules Öbek fiiller

3:06

bahsettiğim diğer kuralların hiçbirine

that I've mentioned,

3:08

tam olarak uymuyor,

Öbek fiiller

doesn't quite fit in with any of the other rules: diğer kurallara tam olarak uymuyor

Fit in with, bir kurala, plana, sisteme veya gruba uymak ya da onunla tutarlı olmak anlamına gelir. Burada örneğin diğer kurallarla düzgün biçimde açıklanamadığını söyler; bir şeyi fiziksel olarak bir yere sığdırmak anlamında değildir. Doesn't quite ifadeyi yumuşatır. Tam olarak değil veya pek değil anlamı verir; böylece uyumsuzluk daha az kesin ve sert bir şekilde aktarılır.

Alıştırma

Cümleyi fit in with ile tamamlayın: This exception doesn't quite ____ the usual rule.

Cevabı göster

fit in with

but I just wanted to squeeze it in there Öbek fiiller

3:09

ama bunu araya sıkıştırmak istedim

Öbek fiiller

squeeze it in: kısıtlı zaman veya yere bir şeyi eklemek

Squeeze it in, plan zaten dolu olsa bile bir şeyi eklemek için az miktardaki zaman veya yeri kullanmak anlamına gelir. Burada videoya bir nokta daha eklemekten söz edilir; bir nesneyi fiziksel olarak sıkıştırmak kastedilmez. Nesne bir zamir olduğunda squeeze ile in arasına gelir: squeeze it in. Bu ifade, ekleme yapmanın biraz çaba veya yeniden düzenleme gerektirdiğini düşündürür.

Alıştırma

Cümleyi squeeze it in ile tamamlayın: The game is short, and we have a few minutes before lunch, so we can ____.

Cevabı göster

squeeze it in

because it's quite an important word.

3:11

çünkü oldukça önemli bir kelime.

It's also getting closer.

3:13

Ayrıca giderek yaklaşıyor.

So, here we have Christmas. Kelime

3:15

Yani, burada Christmas var.

Kelime

Christmas: okunmayan T

Christmas sözcüğünün yazımında t vardır, ancak bu t okunmaz: yazıda görünür fakat olağan telaffuzda duyulmaz. Bu nedenle sözcük, harf harf okunduğunda beklenenden daha kısa duyulabilir. Christmas sözcüğünün tam yazımını olağan telaffuzu /ˈkrɪsməs/ ile birlikte öğrenin. Ortasına belirgin bir /t/ sesi eklemeyin.

Alıştırma

İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuzu seçin. Christmas ile Chris must arasındaki farka odaklanın.

  1. Christmas arrives early in this story.
  2. Chris must arrive early in this story.
Cevabı göster

Christmas arrives early in this story.

So, that's it for this video. Anlatım akışı

3:18

Evet, bu videoluk bu kadar.

Anlatım akışı

that's it for this video: bir içeriği bitirme

That's it for this video, videonun ana içeriğinin artık bittiğini bildiren bir kapanış kalıbıdır. Burada that's it bir nesneyi göstermez; konuşmacının az önce anlattıklarını toparlayıp kapatır. That's it for + içerik veya etkinlik kalıbı, today's lesson ya da the demo örneklerinde olduğu gibi, neyin bittiğini söyleyerek kapanışı düzenler.

Alıştırma

Bu doğal kapanış cümlesini tek bir sözcükle tamamlayın: That's it ____ today's lesson.

Cevabı göster

for

I hope you've enjoyed it

3:20

Umarım videoyu beğenmişsinizdir

and you've learned something new.

3:20

ve yeni bir şeyler öğrenmişsinizdir.

If you know any other words that have a silent T,

3:22

Eğer sessiz T harfi olan başka kelimeler biliyorsanız,

let me know down in the comments

3:24

aşağıda yorumlarda bana bildirin

and then people can learn some more words.

3:26

böylece insanlar birkaç kelime daha öğrenebilir.

Also,

3:28

Ayrıca,

don't forget to tell me

3:28

bana söylemeyi unutmayın

whether you say often or often.

3:29

often mi yoksa often mi diyorsunuz.

Are you team T

3:32

T takımında mısınız

or are you not team T?

3:33

yoksa T takımında değil misiniz?

Which one are you?

3:35

Siz hangisisiniz?

I'm team T.

3:36

Ben T takımıyım.

If you've enjoyed this video and learned something new,

3:38

Eğer bu videodan keyif aldıysanız ve yeni bir şeyler öğrendiyseniz,

then remember to hit the like button. Kalıp ifadeler

3:40

o zaman beğen butonuna basmayı unutmayın.

Kalıp ifadeler

hit the like button: hit, tıklamak anlamında

hit the like button ifadesinde hit, ekrandaki bir denetimi tıklamak veya ona basmak anlamına gelir. Düğmeye vurmak anlamına gelmez. Bu, izleyicilerden videoyla etkileşime geçmelerini istemenin enerjik bir yoludur. hit + button veya key kalıbı, başka denetimleri etkinleştirmeyi anlatmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Bir videoda hit the like button ne anlama gelir?

  1. Beğen düğmesini aramak anlamına gelir.
  2. Ekrana elle vurmak anlamına gelir.
  3. Beğen düğmesine tıklamak anlamına gelir.
Cevabı göster

Beğen düğmesine tıklamak anlamına gelir.

That's a nice free way to help me out. Öbek fiiller

3:42

Bu, bana yardım etmenin güzel ve ücretsiz bir yolu.

Öbek fiiller

help me out: pratik destek

Help someone out, birine ihtiyaç duyduğu anda pratik yardım veya destek vermek anlamına gelir. Burada help me out, izleyicinin ücretsiz olarak yaptığı eylemin konuşan kişiye destek olduğunu anlatır. Out, help out deyimsel fiilinin bir parçasıdır; “dışarı” anlamına gelmez. Nesne bir zamirse onu help ile out arasına koyun: help me out veya help her out.

Alıştırma

Bu istekte help someone out ifadesini tamamlayın: Could you help me ____ with these boxes?

Cevabı göster

out

And if you haven't already Dilbilgisi

3:44

Ve eğer henüz yapmadıysanız

Dilbilgisi

if you haven't already: bağlamdan anlaşılan eylemin söylenmemesi

if you haven't already ifadesinde haven't sözcüğünden sonraki eylem söylenmez. Dil bilgisi açısından geçmiş zaman ortacı atılır. Eksik eylem bağlamdan tamamlanır; burada ifade “henüz abone olmadıysan” anlamına gelir. Bu, kısaltılmış bir koşuldur. Already, eylemin şu andan önce tamamlanıp tamamlanmadığını sorar; “geç” anlamına gelmez. İfade eylemi tekrar etmeyi önler ve onu zaten yapmış kişileri çağrının dışında bırakır.

Alıştırma

if you haven't already ifadesinde haven't sözcüğünden sonra ne söylenmeden bırakılır?

  1. Bağlamın açıkça gösterdiği bir eylem
  2. Geç olduğu bir zaman
  3. Konuşanın yakınındaki bir yer
Cevabı göster

Bağlamın açıkça gösterdiği bir eylem

and you're new around here, Kalıp ifadeler

3:45

ve buralarda yeniyseniz,

Kalıp ifadeler

you're new around here: bir yere veya gruba yeni katılmış olmak

You're new around here, söz konusu yere, iş ortamına, kanala veya topluluğa kısa süre önce geldiğiniz ya da katıldığınız ve bu yüzden henüz orayı iyi tanımadığınız anlamına gelir. Around here esnektir: fiziksel bir bölgeyi de sosyal veya çevrim içi bir ortamı da anlatabilir. you're new here ile karşılaştırıldığında bu ifade genellikle daha konuşma diline özgü duyulur ve daha geniş çevreye veya gruba yabancı olmayı daha çok vurgular.

Alıştırma

Dersin tam ifadesini kullanarak cümleyi tamamlayın: Don't worry if ____; we'll show you how things work.

Cevabı göster

you're new around here

then press the subscribe button as well Kalıp ifadeler

3:46

o zaman abone ol butonuna da basın

Kalıp ifadeler

press the subscribe button: abone ol düğmesine basmak

Press the subscribe button, ekranda Subscribe yazan düğmeyi etkinleştirmeyi söyleyen bir yönergedir. Burada press bir kontrolü seçmek veya ona basmak, subscribe ise kanalın gelecekteki içeriklerini kolayca bulmak için kanalı takip etmeye başlamak anlamına gelir. Tekrar kullanılabilen yapı press + a/the + düğme adıdır. Web siteleri, uygulamalar, oyunlar ve cihazlarla ilgili sözlü yönergelerde yaygındır.

Alıştırma

Hangi yönerge izleyiciye Subscribe kontrolünü etkinleştirmesini doğal biçimde söyler?

  1. Press to the subscribe button.
  2. Subscribe the button.
  3. Press the subscribe button.
Cevabı göster

Press the subscribe button.

and the little bell icon next to it. Kültür

3:49

ve yanındaki küçük zil simgesine de.

Kültür

the little bell icon next to it: yanındaki küçük zil simgesi

The little bell icon, arayüzdeki küçük ve zil biçimindeki bir simgedir. Video platformlarında bu simge genellikle bildirim ayarları için kullanılır; gerçek bir zil değildir. Next to it, simgeyi hemen önce sözü edilen abone ol düğmesinin yanına yerleştirir. It zamiri o düğmeye geri gönderme yapar; böylece ifade, dinleyenin ekrandaki doğru simgeyi bulmasına yardımcı olur.

Alıştırma

Oku: Press the subscribe button and the little bell icon next to it. Next to it ifadesindeki it neyi gösterir?

  1. a real bell
  2. the subscribe button
  3. the whole video
Cevabı göster

the subscribe button

It will notify you every single time Kalıp ifadeler

3:51

Her seferinde size bildirim gönderecektir

Kalıp ifadeler

every single time: single ile güçlü vurgu

Every single time, “her seferinde, istisnasız” anlamına gelir. Single burada every sözcüğünü güçlendirir; “bekâr” anlamına gelmez ve tek bir ayrı olayı göstermez. Every time ile karşılaştırıldığında bu kullanım daha güçlü bir vurgu ekler. Konuşan kişi bildirimin her durumda geleceğini vurgular.

Alıştırma

“The gate opens every single time the bus arrives.” cümlesinde every single time neyi vurgular?

  1. Kapı daha sonra açılabilir.
  2. Otobüs her geldiğinde kapı istisnasız açılır.
  3. Kapı bir kez açılır.
Cevabı göster

Otobüs her geldiğinde kapı istisnasız açılır.

I post a new video or I go live. Kelime

3:53

yeni bir video yayınladığımda veya canlı yayına geçtiğimde.

Kelime

go live: canlı yayına başlamak

Video ve sosyal medya platformlarında go live, “canlı yayına başlamak” anlamına gelir. Burada go yeni bir duruma geçişi gösterir; bu nedenle ifade, yayının başladığı ana odaklanır. Live, bir içeriğin gerçek zamanlı yayımlandığını anlatır. “İkamet etmek” anlamındaki live fiili değildir.

Alıştırma

Cümleyi “canlı yayına başlamak” anlamına gelen iki sözcüklü platform ifadesiyle tamamlayın: The host is ready to ____ at six.

Cevabı göster

go live

If you'd like to learn more about silent letters, Kelime

3:55

Sessiz harfler hakkında daha fazla şey öğrenmek isterseniz,

Kelime

silent letters: yazılıp okunmayan harfler

Silent letters, bir sözcüğün yazımında bulunan ancak o sözcüğün olağan telaffuzunda ayrı bir sesi olmayan harflerdir. Örneğin knife sözcüğündeki k yazılır ama okunmaz. Bu ifade, yazım ve telaffuzla ilgili bir olguyu adlandırır. Buradaki letters sözcüğü mektupları değil, alfabe harflerini belirtir; bu nedenle silent letters “sessiz mektuplar” anlamına gelmez.

Alıştırma

Yazıldığı hâlde okunmayan harfleri belirten vurgulanmış terimle cümleyi tamamlayın: Some English words contain ____.

Cevabı göster

silent letters

I have put all of these videos in this series

3:57

bu serideki tüm videoları

in a playlist Kültür

4:00

bir oynatma listesine koydum

Kültür

in a playlist: kaydedilmiş bir medya listesinde gruplandırılmış

In a playlist, videoların bir medya platformunda kaydedilmiş tek bir koleksiyonda gruplandığını gösterir. Bir playlist yalnızca şarkıları değil videoları da içerebilir ve içerikler genellikle bir konuya ya da seçilmiş bir sıraya göre düzenlenir. Burada bu ifade, izleyicilerin ilgili videoları birlikte bulabilmesi veya izleyebilmesi için serinin nasıl düzenlendiğini açıklar. Videoların müziğe dönüştürüldüğü anlamına gelmez.

Alıştırma

Vurgulanan ifadeyle cümleyi tamamlayın: To keep the tutorial videos together, I put them ____.

Cevabı göster

in a playlist

that I will link down below for you. Kalıp ifadeler

4:01

bağlantısını aşağıya bırakacağım.

Kalıp ifadeler

will link ... down below for you: bağlantıyı sizin için aşağıya bırakmak

Burada link bir fiildir ve bir kaynağa çevrim içi bağlantı eklemek veya sağlamak anlamına gelir. Vurgulanan bölümden önceki that, bu kaynağı ifade eder ve link fiilinin nesnesi görevindedir. down below, video sayfasının daha altındaki bir alanı, genellikle açıklama veya başka bir bilgi bölümünü gösterir. for you, içerik üreticisinin izleyiciye kolaylık sağlamak için bağlantıyı oraya koyduğunu belirtir.

Alıştırma

Bir içerik üreticisi “I'll link the guide down below for you.” diyor. Ne yapacağına söz veriyor?

  1. Rehberin bağlantısını sayfanın daha alt kısmına koymak.
  2. İzleyiciden bir bağlantı oluşturmasını istemek.
  3. Rehberi alt kata taşımak.
Cevabı göster

Rehberin bağlantısını sayfanın daha alt kısmına koymak.

Go and check those out Öbek fiiller

4:03

Gidin ve onlara bir göz atın

Öbek fiiller

check those out: gidip onlara göz atmak

Bu öneride check those out, o şeylere bakıp onlar hakkında daha fazla bilgi edinmek anlamına gelir. those, daha önce sözü edilen videolar veya oynatma listeleri gibi kaynakları ifade eder. Bağlam, check out ifadesinin otelden ayrılmak ya da mağazada ödeme yapmak anlamına gelmediğini gösterir. check out ayrılabilen bir öbek fiildir. Bu cümlede işaret zamiri those, check ile out arasına gelir. Kişi zamirleri de aynı düzeni izler: check it out ve check them out denir; check out it veya check out them denmez.

Alıştırma

Öneriyi check out ve them zamiriyle tamamlayın: I found two fun science videos. Go and ____.

Cevabı göster

check them out

and I hope they are helpful.

4:04

umarım faydalı olurlar.

Have a fantastic week Ton ve niyet

4:07

Harika bir hafta geçirin

Ton ve niyet

Have a fantastic week: samimi bir vedalaşma dileği

Have a fantastic week samimi bir iyi dilektir: konuşan kişi, karşısındakinin yaklaşan haftayı güzel geçirmesini umar. Buradaki have, sahip olmak değil, bir süreyi yaşamak veya geçirmek anlamındadır. Tekrar kullanılabilen kalıp Have a/an + sıfat + zaman dilimi veya deneyim şeklindedir. Bu kalıp, a fantastic week gibi bir ifadeyi özellikle vedalaşırken kullanılan tam bir iyi dileğe dönüştürür.

Alıştırma

Pazartesi günü bir öğretmen dersi bitiriyor. fantastic kullanarak bütün haftaya yönelik bu samimi dileği tamamlayın: ____.

Cevabı göster

Have a fantastic week

and I will see you next lesson. Ton ve niyet

4:08

ve bir sonraki derste görüşürüz.

Ton ve niyet

see you next lesson: ders sonunda vedalaşma

See you next lesson, konuşan kişinin dinleyiciyle bir sonraki derste yeniden karşılaşmayı beklediğini anlatan samimi bir ders vedasıdır. See you kalıplaşmış bir veda ifadesidir; yalnızca yüz yüze buluşmalar için değil, çevrim içi dersler veya kaydedilmiş ders serileri için de kullanılabilir. Beklenen sonraki görüşmenin zamanını veya etkinliğini belirtmek için See you + zaman veya etkinlik kalıbını kullanın: See you tomorrow, See you next time veya See you next class. Bu zaman ifadesinde next lesson, araya edat girmeden doğrudan see you ifadesinden sonra gelir.

Alıştırma

Bir öğretmen çevrim içi dersi bitiriyor ve herkesin yeniden ne zaman görüşeceğini söylüyor. Vurgulanan iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: I will see you ____.

Cevabı göster

next lesson

Bye-bye.

4:10

Hoşça kalın.