Chattermax Çay Partisi | Saklambaç | Bluey: İngilizce çalışma notları
Bluey - Official Channel
Video özeti: Bir çocuk gürültülü Chattermax’le ilgilenirken asıl yaptığı işi unutur, hayali bir çay partisine geçer ve oyuncağı susturmaya çalışır. Ailesinden hiç kimsenin cevap vermediğini fark edince herkesin nereye gittiğini araştırmaya karar verir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. what was I doing again? — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: Bunun sıradan bir bilgi sorusu değil, unutulan bir işi hatırlamak için kişinin kendi kendine sorduğu bir soru olduğunu anlayın. Dikkatiniz dağıldıktan sonra az önce ne yaptığınızı hatırlamaya ve düşüncelerinizi yeniden düzenlemeye çalışırken bu ifadeyi kullanabilirsiniz. 2. Keep it down. — Deyimler ve Mecazi İfadeler: Bu kalıplaşmış ifadeyi, gürültünün azaltılması için doğrudan yapılan bir rica ya da verilen bir emir olarak tanıyın. down sözcüğünü gerçek bir yön gibi yorumlamadan birinden daha sessiz konuşmasını veya davranmasını isteyebilirsiniz. 3. figure this out. — Öbeksi Fiiller: Bu ifadenin kafa karıştırıcı bir durumu düşünerek anlamak ya da bir çözüm bulmak anlamına geldiğini öğrenin. Belirsizlikten araştırmaya veya sorun çözmeye geçerken kullanabilir, figure sözcüğünü yalnızca isim anlamıyla değerlendirme hatasından kaçınabilirsiniz.
Bu derste
what was I doing again? ile kopan düşünceyi yeniden yakalamak
What was I doing again?, bir kesinti ya da kısa bir dalgınlıktan sonra kişinin kendine sorduğu bir sorudur. Konuşan kişi, devam etmekte olan işi hatırlamaya çalışır ve başka birinden yanıt beklemiyor olabilir. Geçmişte devam eden yapıyı gösteren was I doing, önceki anda sürmekte olan bir eyleme işaret eder. Sondaki again burada “hatırlatsana” ya da “neydi?” gibi çalışır; eylemin tekrar tekrar yapıldığı anlamına gelmez.
Alıştırma
“What was I doing again?” hangi durumda en doğal olur?
- Her gün hangi işi yaptığınızı soruyorsunuz.
- Birinin aynı işi birçok kez yapmasını istiyorsunuz.
- Sözünüz ya da işiniz bölündü ve ne yaptığınızı hatırlamıyorsunuz.
Cevabı göster
Sözünüz ya da işiniz bölündü ve ne yaptığınızı hatırlamıyorsunuz.
Oh, Chattermax is gonna need help to wash his hands. Dilbilgisi
0:04Oh, Chattermax'in ellerini yıkamak için yardıma ihtiyacı olacak.
is gonna need help to + fiilin yalın hâli
Özne + am/is/are gonna need help to + fiilin yalın hâli yapısında gonna, going to ifadesinin samimi konuşma biçimidir. Bu yapı, öznenin to’dan sonraki eylemi yapmak için başka birinin yardımına ihtiyaç duyacağını belirtir. Burada Chattermax öznedir, is özneyle uyumludur ve wash, to’dan sonra gelen fiilin yalın hâlidir. Cümle, Chattermax’in ellerini yıkamak için yardıma ihtiyaç duyacağı anlamına gelir.
Alıştırma
“Yapmak için yardıma ihtiyacı olacak” anlamındaki belirtilen samimi yapıyla cümleyi tamamlayın: The puppy ____ climb the steps.
Cevabı göster
is gonna need help to
filthy: dirty sözcüğünden çok daha güçlü
Filthy, rahatsız edici veya tiksindirici olacak kadar çok kirli demektir. Dirty sözcüğünden çok daha güçlüdür. Burada konuşan kişi, oyun sahnesindeki duş hakkında güçlü ve belki de abartılı bir değerlendirme yapıyor. Başka durumlarda dirty yeterince güçlü kalmadığında filthy kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle bir odanın aşırı kirli ve rahatsız edici olduğunu en iyi şekilde ifade eder?
- The room is untidy.
- The room is dirty.
- The room is filthy.
Cevabı göster
The room is filthy.
that's very interesting: içten ilgi veya nazik bir karşılık
That's very interesting, sözcük anlamıyla bir şeyi ilginç olarak değerlendirir. Bu rol yapma konuşmasında ise temel olarak nazik bir karşılık işlevi görür: konuşan kişi dinlediğini gösterir ve sohbetin sürmesini sağlar. Gerçek bir konuşmada aynı sözler içten bir ilgi gösterebilir veya yalnızca nazikçe uyum sağlamak için söylenebilir. Ses tonu ve ardından gelen sözler, özellikle belirli bir devam sorusu, niyeti anlamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Doğru mu, yanlış mı? Gündelik bir konuşmada That's very interesting. demek, konuşan kişinin her zaman güçlü ve içten bir ilgi duyduğunu kanıtlar.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
Bir şeyi verirken veya küçük bir işi bitirirken There you go
There you go, birine bir şey verirken ya da onun için küçük bir işi tamamladığınızda kullanılan yaygın bir konuşma kalıbıdır. Bağlama göre “buyurun” veya “tamamdır” anlamına gelir. Bu cümlede konuşan kişi bir bakım işini yeni bitirmiştir; bu nedenle ifade, eylemin tamamlandığını belirtir. Buradaki there bir yeri göstermez ve go da hareket etme talimatı değildir.
Alıştırma
Bir arkadaşınıza istediği telefonu uzatıyorsunuz. En doğal ifade hangisidir?
- There you go.
- That's where you go.
- Please go over there.
Cevabı göster
There you go.
go back to: önceki bir etkinliğe veya konuya dönmek
go back to, daha önceki bir şeye dönmek anlamına gelir. to'dan sonra bir yer gelebilir; ancak bir görev, etkinlik, konu veya durum da gelebilir. Buradaki um, konuşan kişinin eksik kalan ismi veya etkinliği ararken duraksadığını gösterir. Bu nedenle tamamlanmamış cümle, mutlaka bir yere geri gitmek değil, “yaptığım şeye geri dönmem gerekiyor” anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümlede go back to bir yere dönmek yerine önceki bir etkinliği sürdürmeye dönmek anlamındadır?
- At three, I'll go back to the office.
- After the call, I'll go back to writing my report.
- If it rains, we'll go back to the hotel.
Cevabı göster
After the call, I'll go back to writing my report.
I forgot what I was doing: gömülü soruda sözcük sırası
I forgot what I was doing cümlesinde what I was doing yan cümleciği forgot fiilinin nesnesidir; konuşanın artık hatırlayamadığı bilgiyi belirtir. Konuşan doğrudan bir soru sormuyor, neyi unuttuğunu ifade ediyor. What ile başlayan bölüm daha büyük bir bildirme cümlesinin içine gömülü olduğu için what + özne + fiil biçimindeki düz cümle sırasını kullanır. Bu nedenle I, was sözcüğünden önce gelir. know, remember ve wonder gibi fiillerden sonra gelen dolaylı soru cümleciklerinde de aynı sıra kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümlede forgot sonrasındaki gömülü sorunun sözcük sırası doğrudur?
- I forgot what was I doing.
- I forgot what I was doing.
- I forgot what did I do.
Cevabı göster
I forgot what I was doing.
Oh well: küçük bir aksiliği kabullenip devam etmek
Oh well, küçük bir hayal kırıklığı, hata veya aksilikten sonra kullanılan bir konuşma belirtecidir. Konuşanın durum için kaygılanmayı sürdürmek yerine onu kabullendiğini gösterir. Ayrıca konuşmayı düzenler: önceki sorunu kapatır ve bir sonraki düşünceye ya da eyleme geçileceğini belirtir. Burada yaklaşık olarak “Üzücü ama devam edeceğim” anlamındadır; selamlaşma veya şaşkınlık ünlemi değildir.
Alıştırma
Küçük bir aksiliği kabullenip devam etmek için kullanılan ve burada öğretilen iki sözcüklü sabit konuşma belirtecini yazın: ____, we can try again tomorrow.
Cevabı göster
Oh well
Yerine geçen bir seçimi belirten cümle sonundaki instead
Instead, önceki eylemin planlanan, beklenen ya da az önce sözü edilen başka bir eylemin yerini aldığını gösterir. Burada önceki plandan vazgeçilince diğer kişiyle oynamak yeni seçim olur. Cümlenin veya yan cümlenin sonunda kullanılan instead, değişimi açıkça gösterir: eski seçenek değil, bu seçenek. Simply ya da also anlamına gelmez.
Alıştırma
Yeni planın eskisinin yerini aldığını belirten sözcükle cümleyi tamamlayın: The cafe is full, so let's eat outside ____.
Cevabı göster
instead
Oh, it's so nice to see you again, Polly. Kalıp ifadeler
0:34Oh, seni tekrar görmek ne güzel, Polly.
Yeniden buluşma selamı olarak It's so nice to see you again
It's (so) nice to see you again kalıbı, daha önce tanıştığınız biriyle yeniden karşılaştığınızda kullanılan doğal bir selamlaşmadır. Yeniden buluşmaktan mutlu olduğunuzu belirtir. Nice, kişinin görünüşünü veya ona bakma eylemini değil, buluşmanın verdiği güzel duyguyu anlatır. Again, daha önce karşılaştığınız anlamını taşırken so selamı daha sıcak yapar. Bu sahnede konuşan kişi, hayalî bir oyun sırasında yetişkinlere özgü nazik bir selamlaşmayı taklit eder.
Alıştırma
Bir yıldır görmediğiniz ve daha önceden tanıdığınız bir arkadaşınızı selamlıyorsunuz. En doğal cümle hangisidir?
- It's so nice to watch you again.
- It's so nice to meet you.
- It's so nice to see you again.
Cevabı göster
It's so nice to see you again.
I want to hear all about your holiday to Egypt. Notlar
0:41Mısır tatilindeki her şeyi duymak istiyorum.
hear all about: birini bütün hikâyeyi anlatmaya davet etmek
Burada hear all about, “birinin bütün hikâyeyi ve ayrıntıları anlatmasını dinlemek” anlamına gelir. Karşıdaki kişiyi uzun uzun konuşmaya sıcak bir şekilde davet eder; konuşanın yalnızca bir haber duyduğu anlamına gelmez. Yaygın kalıp hear all about + isim öbeği şeklindedir; örneğin hear all about your trip. Hear all about what happened örneğindeki gibi arkasından bir yan cümle de gelebilir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız geziden yeni döndü. Tüm ayrıntıları anlatmaya davet eden ifadeyle cümleyi tamamlayın: I want to ____ your trip.
Cevabı göster
hear all about
holiday to Egypt: holiday sözcüğünün Britanya İngilizcesindeki gezi anlamı
Burada holiday, bir festival veya resmî tatil değil, dinlenmek ve eğlenmek için yapılan bir geziyi ya da evden uzakta geçirilen tatil dönemini ifade eder. Bu kullanım Britanya ve Avustralya İngilizcesinde yaygındır ve Amerikan İngilizcesindeki vacation sözcüğüne yakındır. Bu nedenle your holiday to Egypt, “Mısır'a yaptığın tatil gezisi” anlamına gelir. holiday to + yer yapısında to, yeri gezinin varış noktası olarak gösterir. Holiday in + yer de yaygındır ancak tatilin geçirildiği yere daha fazla odaklanır.
Alıştırma
Örnekte holiday to Egypt ne anlama geliyor?
- Mısır'ın millî bayramları hakkında bir rapor
- yalnızca Mısır'da kutlanan bir resmî tatil
- varış noktası Mısır olan bir tatil gezisi
Cevabı göster
varış noktası Mısır olan bir tatil gezisi
Would you like ...? ile kibarca ikramda bulunmak
Would you like + isim? bir şeyi kibarca sunmanın veya birinin onu isteyip istemediğini sormanın yaygın bir yoludur. Burada ev sahibi konuğa süt ikram ediyor. Bu kalıpta would soruyu geçmiş zamana taşımaz. Soruyu yumuşatır ve teklifi daha az doğrudan yapar.
Alıştırma
Ev sahibinin teklifini örnekteki üç sözcüklü kibar kalıpla tamamlayın: ____ some cake?
Cevabı göster
Would you like
milk with your tea: içeceğe ek için with
milk with your tea ifadesinde with, sütü çayın nasıl servis edildiğiyle ilişkilendirir. Bu çay daveti bağlamında ev sahibi, konuğun çaya süt eklenmesini veya çayın yanında süt verilmesini isteyip istemediğini sorar; birbiriyle ilgisiz iki içecek sunmaz. Çayın yanında süt sunmak, Britanya ve Avustralya'daki birçok çay ortamında bilinen bir misafirperverlik uygulamasıdır. Daha genel olarak with, yiyecek ve içeceklerin ekini veya eşlikçisini gösterebilir.
Alıştırma
"Would you like cream with your coffee?" cümlesinde with büyük olasılıkla neyi gösterir?
- krema kahvenin yerini alır
- krema ve kahve birbiriyle ilgisiz siparişlerdir
- krema kahveye eklenen veya kahvenin yanında sunulan bir şeydir
Cevabı göster
krema kahveye eklenen veya kahvenin yanında sunulan bir şeydir
what about you: aynı soruyu başka birine yöneltmek
What about you? az önce konuşulan soruyu, seçimi veya konuyu, sorunun tamamını tekrarlamadan başka bir kişiye yöneltir. Burada konuşmacı, başka bir konuğa sorduktan sonra Gerald’dan çay partisiyle ilgili aynı soruyu yanıtlamasını ister. Anlamını bağlamdan alır; “Peki senin cevabın?” ya da “Peki ya sen?” demektir. Genel bir “Nasılsın?” sorusu değildir.
Alıştırma
Mia az önce hangi atıştırmalığı istediğini söyledi. Hangi cümle Gerald’ın aynı soruyu yanıtlamasını doğal biçimde ister?
- What about you, Gerald?
- What around you, Gerald?
- What are you, Gerald?
Cevabı göster
What about you, Gerald?
This is A, not B: durumla ilgili yanlış anlamayı düzeltmek
This is A, not B önce doğru durumu A olarak belirtir, ardından yanlış alternatif olan B’yi reddeder. Cümlede tea party A, dancing party ise B’dir. Konuşmacı aynı zamanda bir sınır koyar: dans etmek bu etkinliğin kurallarına uymaz. Aynı kalıp bir yeri, amacı, kimliği veya beklenen davranışı düzeltmek için de kullanılabilir.
Alıştırma
Düzeltmeyi tam olarak This is A, not B kalıbıyla tamamlayın: This ____ a reading room, ____ a dance floor.
Cevabı göster
is · not
Keep it down: daha sessiz olmasını istemek
Keep it down, “daha az gürültü yap” veya “sesi azalt” anlamına gelen kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir. Buradaki it belirli bir nesneye değil, genel olarak ses düzeyine gönderme yapar. Bu kısa emir, karşıdaki kişiden daha sessiz olmasını ve sessiz kalmasını ister.
Alıştırma
Bir bebek uyurken arkadaşlarınız yüksek sesle konuşuyor. Daha sessiz olmalarını istemek için ne söylemelisiniz?
- Put it down, please.
- Keep it down, please.
- Keep it up, please.
Cevabı göster
Keep it down, please.
I'm so sorry about ...: özrün nedenini belirtmek
Bu cümlede I'm so sorry about + isim öbeği, bir sorun veya utandırıcı bir durum için özür dilemekte kullanılır. about özrün neyle ilgili olduğunu belirtir; so ise özrü güçlendirir. Buradaki my husband, bir çocuk oyunundaki roldür ve gerçek bir aile bilgisi değildir. Konuşan kişi, o karakterle bağlantılı gürültü veya davranış için özür dilemektedir; kişinin varlığı için özür dilemiyordur.
Alıştırma
Hangi cümle gürültü için doğal biçimde özür diler?
- I'm so sorry about the noise.
- I'm so pleased about the noise.
- I'm so curious about the noise.
Cevabı göster
I'm so sorry about the noise.
He always does this: tekrarlanan bir davranıştan yakınma
he always does this ifadesinde does this, az önce olanlardan veya konuşmadan anlaşılan davranışın yerini tutar. Always bu davranışı tekrarlanan bir alışkanlık gibi sunar. Burada konuşan kişi yeni bir eylemden söz etmiyor ve bunun istisnasız her seferinde gerçekleştiğini de mutlaka iddia etmiyor. Cümlenin bütünü, onun bu tür sinir bozucu şeyleri tekrar tekrar yaptığı anlamına gelir; bu yüzden genellikle bıkkınlık veya bezgin bir aşinalık ifade eder.
Alıştırma
Maya, erkek kardeşinin ıslak havlusunu yine yerde bıraktığını görür. Bunun tekrarlanan bir alışkanlık olmasından duyduğu rahatsızlığı hangi cümle doğal biçimde ifade eder?
- He is doing this for the first time.
- He does this once a year.
- He always does this.
Cevabı göster
He always does this.
Impossible to play with: birinin birlikte oynamayı son derece zorlaştırdığını söylemek
You're impossible to play with cümlesinde impossible, karşıdaki kişinin o kadar zor veya iş birliğine kapalı olduğunu ve birlikte oynamanın neredeyse yürütülemez hâle geldiğini güçlü biçimde anlatır. Bu ifade, oyunun mantıken kesinlikle imkânsız olduğu iddiasını değil, hayal kırıklığını gösterir. Kalıp özne + be + impossible + to + fiildir. Burada özne, anlam bakımından with edatının nesnesidir: play with you, you are impossible to play with biçimine dönüşür. Başka birinin kiminle oynamaya çalıştığını gösterdiği için with korunur.
Alıştırma
Leo kuralları sürekli değiştiriyor ve arkadaşı onunla birlikte oynamayı son derece zor buluyor. Bu şikâyeti en iyi hangi cümle ifade eder?
- It is impossible to play without Leo.
- Leo is impossible to play with.
- Leo finds it impossible to play.
Cevabı göster
Leo is impossible to play with.
switch you off: switch off içinde zamirin yeri
Bu cümlede switch you off, bir cihazı kapatır gibi 'seni kapatmak' demektir. You, doğrudan konuşulan konuşan oyuncağı gösterir; dolayısıyla konuşan kişi bir insanın duygularından değil, oyuncağın çalışmasını durdurmaktan söz eder. Switch off ayrılabilen bir phrasal verb'dür. Nesne it veya you gibi bir zamirse switch ile off arasına gelmelidir: switch it off ve switch you off. Nesne bir isimse hem switch the radio off hem de switch off the radio kullanılabilir.
Alıştırma
Switch off ifadesini kullanın ve zamiri doğru yere koyun: The lamp is still on. Please ____ before you leave.
Cevabı göster
switch it off
for a bit: kısa ve geçici bir süre
For a bit, kısa bir süreliğine demektir. Buradaki bit, bir şeyin küçük parçasını değil, az miktarda zamanı belirtir. For a bit eylemden sonra geldiğinde eylemin geçici olduğunu gösterir. Kesin bir süre belirtmese de bir kararı veya ricayı daha az kesin ve daha yumuşak gösterebilir.
Alıştırma
Bu cümlede for a bit ne anlama gelir: 'I'll stay here for a bit, then head home'?
- kısa bir süreliğine
- kalıcı olarak
- küçük parçalar hâlinde
Cevabı göster
kısa bir süreliğine
There's no + isim: bir şeyin olmadığını söylemek
There's no, there is no ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Ardından tekil bir isim gelerek bir şeyin bulunmadığını, kullanılamadığını ya da bulunamadığını belirtir. Burada cihazı kapatacak bir düğme olmadığını söyler. Bu, olumsuz bir varlık yapısıdır: there burada bir yeri göstermez, no da tek başına verilen bir cevap değildir. Neyin eksik olduğunu belirtmek için There's no + tekil veya sayılamayan isim yapısını kullanın.
Alıştırma
Odada pencere olmadığını söylemek için cümleyi tamamlayın: There's ____ window in this room.
Cevabı göster
no
off button: cihazı kapatmaya yarayan düğme
off button ifadesinde off, düğmenin işlevini açıklamak için button kelimesinden önce gelir: bu düğmeye basmak cihazı kapatır veya çalışmasını durdurur. Altyazıda, oyuncağı kapatmaya yarayan bir kumandayı belirtir. Burada off, isim grubunun içinde button kelimesini niteleyen bir sözcüktür. Düğmenin yerinden çıktığı anlamına gelmez; bu anlam için The button fell off. gibi bir fiil grubu gerekir.
Alıştırma
Hangi cümlede off button, cihazı durduran bir kumanda anlamında kullanılmıştır?
- Press the off button to make the fan spin faster.
- The button fell off the fan.
- Press the off button to stop the fan.
Cevabı göster
Press the off button to stop the fan.
Mum, can you take out Chattermax's batteries? Notlar
1:20Anne, Chattermax'in pillerini çıkarabilir misin?
can you take out: Can you...? ile rica etmek
Can you + fiilin yalın hâli...? birinin bir şeyi yapabilme becerisini sorabilir, ancak burada rica işlevi görür. Çocuk, annesinin bunu yapıp yapamayacağını sınamıyor; ondan bir eylemi yapmasını istiyor. can you take out içinde can you, take out eylemini dinleyiciden beklenen yardım olarak sunar. Bu yapıyı birinden bir şey yapmasını istemek için kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Can you kullanarak bir rica oluşturun: ____ open the window, please?
Cevabı göster
Can you
take out Chattermax's batteries: bir şeyi içinden çıkarmak
Burada take out, bir şeyi kap veya cihazın içinden çıkarmak anlamına gelir. Nesne Chattermax's batteries olduğu için istenen şey, birini bir yere götürmek değil, pilleri oyuncağın içinden çıkarmaktır. Bu fiil öbeği ayrılabilir. İsim nesneyle hem take out the batteries hem de take the batteries out doğaldır. Zamir kullanıldığında zamiri ortaya yerleştirin: take them out denir, take out them denmez.
Alıştırma
Piller bitmiş. take out yapısını them zamiriyle kullanın: Please ____.
Cevabı göster
take them out
“where are you?”: birini ararken seslenme
Burada where are you? yalnızca konum sormaktan fazlasını yapar. Tekrarlanan Mum, Mum seslenişinden sonra geldiği için, konuşanın bulamadığı ve cevap vermesini istediği birine yöneltilmiş çağrıdır. Aynı sözler sakin bir konum sorusu olarak da kullanılabilir. Tekrar ve bağlam, ifadeye aciliyet ve “lütfen cevap ver” şeklinde örtük bir mesaj katar.
Alıştırma
Bu bağlamdaki anlamı değerlendirin: “Mum, Mum, where are you?” cümlesinde “Mum” sözünün tekrarlanması, soruyu yalnızca sakin bir konum sorusu değil, cevap bekleyen bir çağrı hâline getirir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Doğru
“Why isn't anyone ...?”: neden kimsenin harekete geçmediğini sormak
Why isn't anyone ...? yapısı why sözcüğünü, is not olumsuzluğunu ve anyone belirsiz zamirini birleştirir. Bu cümlede anyone, cevap verebilecek herhangi bir kişiyi kapsar; dolayısıyla isn't anyone answering me, hiç kimsenin cevap vermediği anlamına gelir. -ing biçimi, o anda gerçekleşmesi beklenen bir eylemi gösterir. Soru, belirli bir kişiyi sormaktan çok, hiç cevap gelmemesi karşısındaki şaşkınlığı veya rahatsızlığı ifade eder.
Alıştırma
Bir grubun tamamından yardım istediniz ama kimse karşılık vermedi. Hiç kimsenin neden yardım etmediğini doğal biçimde soran cümle hangisidir?
- Why isn't anyone helping me?
- Why is anyone helping me?
- Why isn't everyone helping me?
Cevabı göster
Why isn't anyone helping me?
that's enough!: durmak için kesin bir uyarı
Bu cümlede that's enough!, “Hemen dur; artık fazla ileri gittin” anlamına gelir. Bir miktarın yeterli olduğunu söylemek yerine bir sınır koyar. Ünlem, konuşanın sabrının tükendiğini gösterir ve cümleyi son bir uyarı gibi duyurur. Başka bağlamlarda That's enough gerçekten bir miktarın yeterli olduğu anlamına gelebilir; bu nedenle anlamı durumdan ve ses tonundan ayırt etmek gerekir.
Alıştırma
Yargılayın: Ev sahibi daha fazla çay isteyip istemediğinizi soruyor ve siz kibarca reddetmek istiyorsunuz. Sert bir sesle That's enough! demek doğal ve kibar bir seçimdir.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
Where could they all be?: şaşkın bir tahmin bildiren could
Where could they all be? cümlesindeki could, konuşanın belirleyemediği olası bir cevabı gösterir: konuşan herkesin şu anda nerede olduğunu merak edip tahmin yürütmektedir. Soru çoğu zaman “Acaba neredeler?” gibi bir şaşkınlık taşır. Buradaki could, geçmişte bir şeyi yapabilme anlamına gelmez. Where could + isim veya zamir + be? kalıbı, cevap bilinmediğinde olası bir konumu sormak için kullanılabilir. All, gruptaki herkes anlamına gelir.
Alıştırma
Where could they all be? cümlesinde could ne işlev görür?
- Şu anki konumları hakkında şaşkınlıkla tahmin yürütüldüğünü gösterir.
- Bir yere gitmek için izin ister.
- Geçmişteki yeteneklerini anlatır.
Cevabı göster
Şu anki konumları hakkında şaşkınlıkla tahmin yürütüldüğünü gösterir.
figure this out: sorunu anlayıp çözmek
Burada figure this out, genellikle düşünerek, kontrol ederek veya araştırarak “neler olduğunu anlamak ve bir cevap bulmak” demektir. Figure burada fiildir; “sayı, biçim veya kişi” anlamındaki isim değildir. Figure out ayrılabilen bir öbek fiildir. This onun nesnesidir ve figure ile out arasına gelir. Nesne bir zamir olduğunda figure it out denir; figure out it denmez.
Alıştırma
Figure out ifadesini it zamiriyle kullanarak cümleyi tamamlayın: I don't understand the error yet, but I'll ____.
Cevabı göster
figure it out