Kurtarmaya! | S1 B01 | Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi - Çocuk Şarkıları ve Çizgi Filmler: İngilizce çalışma notları
Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons
Video özeti: Pinkfong ve arkadaşları Süper Kurtarma Ekibi’nin merkezine girerek acil durum araçlarının kasabayı nasıl koruduğunu öğreniyor, ardından artık ne olmak istediklerini anlatıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. I wonder what this place is. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: I wonder ifadesinden sonra düz cümle söz dizimine sahip dolaylı bir soru kullanarak merakınızı belirtmeyi öğrenin. Böylece I wonder sonrasında what is this place biçimini kullanma hatasından kaçınabilir; bilmediğiniz yerler, kişiler veya durumlar hakkında doğal biçimde merak belirtebilirsiniz. 2. breaks out. — Phrasal verbs: break out ifadesinin bir şeyi gerçekten kırmak değil; yangın, savaş veya hastalığın aniden başlaması anlamına geldiğini kavrayın. İfadeyi haberlerde ve acil durum bildirimlerinde tanıyabilir, itfaiyenin ya da başka kurtarma ekiplerinin neden çağrıldığını anlatırken kullanabilirsiniz. 3. changed my mind. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: change one’s mind ile önceki bir kararın, tercihin veya hayalin değiştiğini söyleyin. Bir karakterin çocukluk hayalinden vazgeçip yeni bir kurtarma rolü seçmesinde olduğu gibi, plan ve seçim değişikliklerini gündelik konuşmada doğal biçimde açıklayabilirsiniz.
Bu derste
to the rescue: tam zamanında yardıma gelmek
To the rescue, birinin bir sorun veya tehlike karşısında yardıma geldiğini ya da devreye girdiğini anlatan kalıplaşmış bir ifadedir. Buradaki to, rescue adlı bir yere yönelmeyi belirtmez. Super Rescue Team to the rescue örneğindeki gibi bir kişi veya grup adından sonra geldiğinde heyecanlı bir giriş duyurusu işlevi görür: Yardım edecek kişiler geldi ve harekete geçiyor.
Alıştırma
Tam zamanında yardıma gelen birini anlatan kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: When the printer jammed, Ava came ____.
Cevabı göster
to the rescue
I wonder what this place is: dolaylı soruda sözcük dizilişi
I wonder, dolaylı yani başka bir cümlenin içine yerleşmiş bir soru yapısını başlatır. Merak ifade eder ve çoğu zaman soruyu doğrudan sormaktan daha yumuşak gelir. what this place is içinde düz cümle dizilişi kullanılır: soru sözcüğü what + özne this place + fiil is. Soru, I wonder sonrasında başka bir yapının içine yerleştiği için what is this place biçimine çevrilmez.
Alıştırma
Dolaylı soruyu tamamlamak için what, this, place ve is sözcüklerini birer kez kullanın: I wonder ____.
Cevabı göster
what this place is
Let's go in: birlikte hareket etmeyi önermek
Let's + fiilin yalın hâli, konuşan kişinin dinleyiciyle veya başka kişilerle birlikte bir şey yapmayı önermesini sağlar. Burada Let's go in, konuşan kişinin kendisi de dâhil olmak üzere herkesin içeri girmesini önerdiği anlamına gelir. go in ifadesindeki in, dışarıdan içeriye doğru hareketi gösterir. Girilecek yer durumdan zaten belliyse ardından bir nesne gelmesi gerekmez.
Alıştırma
Let's go in ifadesinde konuşan kişi, dinleyiciyle birlikte içeri girmeyi önerir. Bu yorum doğru mu?
- Hayır.
- Evet.
Cevabı göster
Evet.
I got the alert and went straight to town. Kalıp ifadeler
0:37Alarmı aldım ve doğruca şehre gittim.
got the alert: bir uyarı veya bildirim almak
got the alert ifadesindeki got, get fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve almak anlamına gelir. Konuşan kişinin fiziksel bir nesneyi eline aldığı anlamına gelmez. the alert, önemli bir duruma, çoğu zaman acil bir olaya dikkat çeken belirli bir uyarı veya bildirimi anlatır.
Alıştırma
Cümleyi get fiilinin geçmiş biçimi + the alert ile tamamlayın: The guard ____ on his phone and called for help.
Cevabı göster
got the alert
went straight to town: doğrudan bir hedefe gitmek
Burada went straight to town, konuşmacının önce başka bir yere uğramadan veya başka bir iş yapmadan doğrudan kasabaya gittiğini belirtir. Straight, yolun fiziksel şeklini değil, izlenen rotayı veya eylemlerin sırasını anlatır. Yeniden kullanılabilen yapı go/went straight to + hedef şeklindedir. Başlangıç ile varış arasında başka bir eylem olmadığı için çoğu zaman hızlı bir tepkiyi düşündürür; ancak kelimenin gerçek anlamıyla yüksek hızda hareket etmek demek değildir.
Alıştırma
Cümleyi straight ve gerekli edatla tamamlayın: After the alarm, Maya went ____ the front desk without stopping.
Cevabı göster
straight to
looked very suspicious: look + sıfat
looked very suspicious ifadesinde looked, bir şeyin görünüşüne bakıldığında öyle göründüğünü belirten bağlayıcı bir fiildir. Suspicious özneyi tanımlayan bir sıfattır; very ise bu tanımı güçlendirir. Görünüşten edinilen bir izlenimi anlatmak için look tired veya look strange örneklerindeki gibi look + sıfat kullanılır. Burada özne tanımlanır; özne bir şeye bakma eylemini gerçekleştirmez.
Alıştırma
Hangi cümlede look, görünüşe göre bir durumda görünmek anlamında bağlayıcı fiil olarak kullanılmıştır?
- They looked for shelter.
- The sky looked dark.
- Leo looked at the sky.
Cevabı göster
The sky looked dark.
Vroom Vroom Zoom Zoom: motor sesi ve hız
Vroom, hızlanan bir araç motorunun çıkardığı sesi taklit eder. Zoom ise çok hızlı hareketi çağrıştırır. Burada tekrarlanan sözcükler, özel bir ad ya da sıradan bir gerçek anlamlı cümle değil, eğlenceli bir ses ve hareket sözü oluşturur. Bu tarz, çizgi film, şarkı veya oyuncak oyunlarında yalnızca birkaç sözcükle ses, hareket ve heyecan yaratır.
Alıştırma
“Vroom Vroom Zoom Zoom” bu replikte ne yapıyor?
- Motoru ve hızlı hareketi eğlenceli biçimde taklit ediyor
- Bir araca hemen durmasını emrediyor
- Bir kurtarma ekibinin resmî adını söylüyor
Cevabı göster
Motoru ve hızlı hareketi eğlenceli biçimde taklit ediyor
Headquarters: ana üs veya komuta merkezi
Headquarters, bir kuruluşun yönetildiği ana ofis, üs veya komuta merkezi demektir. Bu cümlede Super Rescue ekibinin merkez üssünü adlandırır. Headquarters sözcüğü s ile bitse de tek bir yeri ifade edebilir. This is, konuşanın tek bir genel merkezi gösterdiğini belirtir; aynı isim biçimi birden fazla merkezi de ifade edebilir.
Alıştırma
“This is the Super Rescue Headquarters” cümlesinde headquarters hangi yeri adlandırıyor?
- Kurtarma ekibinin liderini
- Kurtarma ekibinin kullandığı bir aracı
- Kurtarma ekibinin ana üssünü veya komuta merkezini
Cevabı göster
Kurtarma ekibinin ana üssünü veya komuta merkezini
prepare for dispatch: resmî bir görevlendirmeye hazır olmak
prepare for dispatch ifadesinde dispatch, bir ekibin veya aracın verilmiş bir görevi yerine getirmesi için resmî olarak gönderilmesi demektir. İfade, emir geldiğinde harekete gönderilmeye hazırlanmayı anlatır. Temel fikir yalnızca ayrılmaya karar vermek değil, görevin düzenli bir sistem içinde verilmesidir. Cümlede for dispatch, ekibin hangi olay için hazırlandığını belirtir.
Alıştırma
Düzenli bir acil durum hizmetinde prepare for dispatch ne anlama gelir?
- Herhangi bir kişisel nedenle ayrılmaya hazırlanmak
- Verilmiş bir göreve resmî olarak gönderilmeye hazırlanmak
- Günün eğitimini bitirmeye hazırlanmak
Cevabı göster
Verilmiş bir göreve resmî olarak gönderilmeye hazırlanmak
keep the whole town safe: keep + nesne + sıfat
keep + nesne + sıfat kalıbı, nesnenin sıfatın belirttiği durumda kalmasını sağlamak veya bu durumu korumasına yardımcı olmak demektir. keep the whole town safe ifadesinde the whole town nesnedir, safe ise korunan durumdur. safe nesneden sonra geldiği için nesne tamamlayıcısı olarak görev yapar. Aynı kalıp keep everyone calm veya keep the room clean örneklerinde olduğu gibi birçok durumun korunmasını anlatabilir.
Alıştırma
Parantez içindeki sözcükleri doğru sırayla boşluğa yerleştirin: These lights ____. (keep / the street / safe)
Cevabı göster
keep the street safe
off we go: neşeyle yola çıkmayı bildirmek
Off we go, bir grubun hareket etmeye veya bir etkinliğe tam başlarken kullandığı kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir. Burada cümleye neşeli bir “şimdi başlıyoruz” anlamı katar. Bu ifadede off, bulunulan yerden ayrılmayı veya harekete geçmeyi anlatır. “Kapatılmış” anlamına gelmez ve sözcük dizilişi bu kalıbın bir parçasıdır.
Alıştırma
Cümleyi off we go kalıbıyla tamamlayın: Everyone has a seat belt on. ____!
Cevabı göster
Off we go
Call for us: gelmemiz için bizi çağırmak
Call for us loudly cümlesindeki call for us, yardım etmeye gelmemiz için bağırmak veya seslenmek anlamına gelir. Loudly zarfı, kastedilenin telefon etmek değil, sesle çağırmak olduğunu gösterir. Call for + kişi, o kişiyi istemek veya gelmesi için çağırmak anlamına gelebilir. Çağırma yönteminin ne olduğu bağlamdan anlaşılır; ifade tek başına her zaman bağırmak anlamına gelmez.
Alıştırma
“If you get lost, call for a park ranger,” cümlesinde call for a park ranger ne anlama gelir?
- Bir park görevlisinin gürültülü olduğunu söylemek.
- Bir park görevlisi adına başka birine telefon etmek.
- Bir park görevlisinin gelmesini istemek veya onu çağırmak.
Cevabı göster
Bir park görevlisinin gelmesini istemek veya onu çağırmak.
Call when you need any help: emir cümlesi + when yan cümlesi
Call bir emir ifadesidir ve dinleyene hangi eylemi yapacağını doğrudan söyler. when you need any help yan cümlesi ise bu eylemi başlatan durumu belirtir. Buradaki when belirli bir saati sormaz. “O durum gerçekleştiğinde” veya “her gerçekleştiğinde” anlamına gelir ve bir durumu ardından yapılması gereken eyleme bağlar.
Alıştırma
Hangi cümle birine vardığı zaman aramasını doğal biçimde söyler?
- Call me when will you arrive?
- Call me when you will arrive.
- Call me when you arrive.
Cevabı göster
Call me when you arrive.
you're hurt: yaralı olma durumunu anlatan sıfat hurt
you're hurt ifadesinde you're, you are anlamına gelir. Hurt, be fiilinden sonra gelir ve durumunuzu anlatır: yaralısınız. Burada “acıya veya yaralanmaya neden olmak” anlamındaki etken fiil değildir. Bu kullanımda normalde eylemi yapan bir özne ve çoğu zaman You hurt someone örneğindeki gibi bir nesne bulunur.
Alıştırma
Burada "You're hurt." ne anlama geliyor?
- Yaralısınız.
- Birine acı veriyor veya onu yaralıyorsunuz.
- Bir şey duyabiliyorsunuz.
Cevabı göster
Yaralısınız.
breaks out: bir yangının aniden başlaması
Break out, özellikle tehlikeli veya kontrol edilemeyen bir olayın “aniden başlaması” anlamına gelen bir phrasal verb’dür. Bu cümlede a fire breaks out, yangın çıktığı anlamına gelir; ateşin bir nesneyi kırdığı anlamına gelmez. Özne A fire olduğu için fiilin geniş zaman biçimi breaks out olur. Başlayan şey olayın kendisidir; break out genellikle geçişsizdir ve doğrudan nesne almaz.
Alıştırma
Cümleyi break out ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamla: A fire ____ in the empty warehouse last night.
Cevabı göster
broke out
Super duper: şakacı ve abartılı vurgu
Super duper, “son derece” veya “gerçekten harika” anlamına gelen şakacı ve çok gündelik bir ifadedir. Bu slogan benzeri ifadede super power sözünü daha da etkileyici gösterir ve cümleye hareketli, çocuklara yönelik bir hava katar. Burada super duper, kafiyeli ve kalıplaşmış bir ifade olarak anlaşılmalıdır. Duper sözcüğünün tek tek çevrilmesi gereken ayrı bir anlamı yoktur.
Alıştırma
Resmî bir güvenlik raporunda “The alarm is super duper loud.” yazıyor. Super duper bu ciddi bağlam için uygun mudur?
- Uygun değil
- Uygun
Cevabı göster
Uygun değil
Power up: gücü etkinleştirmek veya artırmak
Power up, iki sözcüğün tek bir fiil gibi çalıştığı bir öbek fiildir. Bu kahramanca komutta “gücünü etkinleştir” veya “enerji dolu ve daha güçlü bir duruma geç” anlamına gelir; yalnızca “elektrik al” demek değildir. Anlam, kimden ya da neden söz edildiğine göre değişir. Bir karakter için power up güçlenmeyi, bir cihaz içinse elektrik alarak çalışmaya başlamayı anlatır. İki sözcüğü tek bir ifade olarak anlayın.
Alıştırma
Bir süper kahraman sahnesinde “Power up!” büyük olasılıkla kahramana ne yapmasını söyler?
- Bir makineyi kapatmak.
- Gücünü etkinleştirmek veya artırmak.
- Daha sessiz konuşmak.
Cevabı göster
Gücünü etkinleştirmek veya artırmak.
When we are all together ... Everything's possible: durum ve sonuç
Baştaki When we are all together sözleri durumu belirler: herkes birliktedir. Bu bir when yan cümlesidir ve tek başına mesajı tamamlamaz. Ana cümle Everything's possible, bu durumda geçerli olan sonucu veya düşünceyi verir. All together, iki bölümün arasına yerleştirilmiş ritmik bir tekrardır. Şarkı, ritim için bölümleri ayırır; ancak vurgulanan sözleri tek bir tam yapı olarak anlayın: When we are all together, everything's possible.
Alıştırma
Hangi cümle başta bir when yan cümlesi kullanıp ardından tam bir sonuç verir?
- When the whole team helps, the work gets easier.
- When the whole team helps.
- The work gets easier because the whole team helps.
Cevabı göster
When the whole team helps, the work gets easier.
Now, do you see what the Super Rescue Team does? Dilbilgisi
2:37Şimdi, Süper Kurtarma Ekibi'nin ne yaptığını gördünüz mü?
Do you see what ... does? ile anlayıp anlamadığını kontrol etmek
Bu cümlede see yalnızca gözle görmek değil, anlamak demektir. Do you see ...? dinleyenin ekibin görevini artık anlayıp anlamadığını kontrol eder. What the Super Rescue Team does, see fiilinden sonra gelen dolaylı sorudur. Dolaylı sorularda düz cümle dizilişi kullanılır: what + özne + fiil. Buradaki does, yapmak anlamındaki ana fiildir ve bu yüzden özneden sonra gelir; What does the team do? cümlesindeki soru yardımcı fiili değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede see fiilinden sonra dolaylı soru doğru kullanılmıştır?
- Do you see what the robot do?
- Do you see what the robot does?
- Do you see what does the robot do?
Cevabı göster
Do you see what the robot does?
Wanted to be ile geçmişteki bir hayali anlatmak
Wanted to be + bir rol veya kimlik, birinin geçmişte ne olmak istediğini anlatır. Bu cümlede konuşan kişi eski bir hayalini hatırlıyor. Geçmiş zaman biçimi wanted, isteği geçmişe yerleştirir; bu isteğin şimdi de devam ettiğini söylemez. Şimdiki bir istek için want to be kullanılır.
Alıştırma
Bu çocukluk hayalini tamamlamak için want to be kalıbını geçmiş zamana çevirin: When I was seven, I ____ a pilot.
Cevabı göster
wanted to be
grew up: büyüyüp yetişkin olmak
Grow up, çocukluktan yetişkinliğe geçmek anlamına gelir. Grew up bunun düzensiz geçmiş zaman biçimidir. When I grew up içinde “yetişkin olduğumda” anlamındadır; “yukarı doğru büyüdüğümde” anlamına gelmez. Wanted ve grew geçmiş zaman biçimleri, hayalin geçmişteki bir bakış açısından anlatıldığını gösterir. Bir çocuk şu anda geleceğinden söz ediyorsa genellikle When I grow up, I want to ... der.
Alıştırma
Cümleyi grow up ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: As a child, Leo wanted to be a chef when he ____.
Cevabı göster
grew up
changed my mind: önceki kararı değiştirmek
Change one's mind, daha önceki bir kararı, planı veya görüşü farklı bir kararla değiştirmek anlamına gelir. Changed my mind içinde changed değişikliğin geçmişte tamamlandığını, my ise konuşanın kendi kararının değiştiğini gösterir. But, önceki düşünceyle bir karşıtlık olduğunu belirtir: konuşan kişi artık aynı şeyi istemiyordur. Buradaki mind, fiziksel beyin değil, düşünce veya karar anlamındadır.
Alıştırma
Kalıplaşmış ifadeyi geçmiş zamanda tamamlayın: I planned to order tea, but I ____ and ordered coffee.
Cevabı göster
changed my mind
What do you want to be now? ile rol veya kimlik sorma
What do you want to be?, birinin hangi kimliğe, mesleğe veya role sahip olmak istediğini sorar. Bu kalıpta be sözcüğünden sonra a doctor, the captain veya a dragon gibi bir kimlik ya da rol ifadesi gelir. Cümlenin sonundaki now, kişinin şu anki seçimini sorar. Bu seçim, kişinin daha önce istediği şeyle karşılaştırılabilir.
Alıştırma
Kimlik veya rolden önce kullanılan fiille soruyu tamamlayın: What do you want to ____ when you grow up?
Cevabı göster
be
Telsiz tarzı bir onay ifadesi olarak Roger.
Roger. “Mesajını aldım” anlamına gelen kısa bir teyit ifadesidir. Burada koordineli bir eylem sırasında verilen cevaptır; Roger adlı bir kişiden söz edilmez. İletinin alındığını doğrular ve birçok film veya oyun sahnesinde “anlaşıldı” anlamını da iletir. Tek başına görevin tamamlandığını ya da kişinin mutlaka aynı fikirde olduğunu göstermez.
Alıştırma
Telsiz tarzı bir görev konuşmasında tek başına söylenen Roger. temel olarak ne anlama gelir?
- Konuşan kişinin adının Roger olduğunu söyler.
- Mesajın alındığını doğrular.
- Görevin zaten tamamlandığını bildirir.
Cevabı göster
Mesajın alındığını doğrular.
Are you ready? ... I'm ready: hazır olma durumunu kontrol etme
“Are you ready?” ifadesi, birinin başlayabilecek durumda olup olmadığını sorar. “Yes, I'm ready.” yanıtı, konuşanın şimdi başlayabileceğini doğrular. Ready burada bir sıfattır, bu yüzden be fiilinin bir biçimiyle kullanılır: Are you ready? ve I'm ready. “Bir şeyi hazırlamak” anlamına gelen bir fiil değildir.
Alıştırma
Yanıtı I am ifadesinin kısaltılmış biçimi ve ready sözcüğüyle tamamlayın. Are you ready? Yes, ____.
Cevabı göster
I'm ready