Steroid Aldığınızda Ne Olur?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Anabolik steroidler kas gelişimini hızlandırır; davranış, cinsel sağlık, hormonlar, cilt ve kalp-damar riskini de etkiler. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. bulk up — Öbek fiil: yalnızca kilo almayı değil, belirgin biçimde kaslanmayı anlatan gündelik ifadeyi öğrenin. 2. continue to take them, and your behavior may start to change. — Dil bilgisi: ilk bölümü 'kullanmaya devam edersen' koşulu, and sonrasını olası sonuç olarak okuyun. 3. may not translate to — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: translate to bir avantajın sonuca dönüşmesini anlatır; may not kesin bir iddiayı önler.
Bu derste
With over 3 million Americans having used steroids, Dilbilgisi
0:02Üç milyondan fazla Amerikalının steroid kullandığı düşünüldüğünde,
Önceden oluşan arka plan için With + isim öbeği + having done
With over 3 million Americans having used steroids, with + isim öbeği + having + geçmiş zaman ortacı kalıbıyla kurulan ve cümlenin başına getirilen bir with bağımsız yapısıdır. Americans isim öbeği, having used ifadesinin mantıksal öznesidir; ana cümlenin öznesi değildir. Tamamlanmışlık bildiren having used, steroid kullanımını ana durumdan önce gerçekleşmiş bir olay olarak sunar. Tüm öbek, bu olguyu istek hakkındaki iddiayı çerçeveleyen bir arka plan olarak sıkıştırır; burada with, “…… ile birlikte” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi review fiilinin tamamlanmışlık ortacı biçimiyle tamamlayın: With the committee ____ the evidence already, the chair moved to a vote.
Cevabı göster
having reviewed
bulk up: daha kaslı hâle gelmek
Bulk up, genellikle antrenman ve beslenme yoluyla gözle görülür biçimde daha iri ve kaslı hâle gelmek anlamındaki geçişsiz bir öbek fiildir. Bu cümledeki istek özellikle kas hacmini artırmaya yöneliktir. get bigger ifadesinden daha belirgindir ve yalnızca kilo almak anlamına gelmez. Kilo; yağ, sıvı veya kas nedeniyle artabilirken bulk up daha iri ve kaslı bir vücut yapısını öne çıkarır.
Alıştırma
Cümleyi “gözle görülür biçimde daha kaslı hâle gelmek” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: Leo has started lifting heavier weights because he wants to ____.
Cevabı göster
bulk up
But what even happens to your body when you take steroids, Ton ve niyet
0:08Peki steroid aldığınızda vücudunuzda tam olarak neler olur,
and are there major risks to performance-enhancing drugs? Kelime
0:11ve performans artırıcı ilaçların ciddi riskleri var mıdır?
what even happens: soruyu güçlendiren even
what even happens ifadesinde even, soru sözcüklü sorunun tamamını güçlendiren bir odak zarfıdır. Şaşkınlık, inanmama veya hayal kırıklığı içeren bir merak katar; bu nedenle anlamı “gerçekte ne olur?” ya da “tam olarak ne oluyor?” gibidir. Burada even, “beklenmedik bir durumu da kapsayarak” anlamına gelmez ve çift sayılarla ilgisi yoktur. Benzer sorularda even genellikle ana fiilden önce veya yardımcı fiilden sonra gelir; Who even knows? ve How does that even work? buna örnektir.
Alıştırma
“What even happens if I reset it?” sorusunda even temel olarak ne katar?
- Başka bir şaşırtıcı olayın da gerçekleştiği anlamı
- Olayın çift sayıda gerçekleştiğini belirten bir ifade
- Sorunun tamamına yönelik şaşkınlık, inanmama veya güçlü merak
Cevabı göster
Sorunun tamamına yönelik şaşkınlık, inanmama veya güçlü merak
performance-enhancing drugs: daha geniş bir resmî terim
Performance-enhancing drugs; güç, hız, dayanıklılık veya toparlanma gibi atletik performansı geliştirmek için kullanılan maddelere yönelik resmî bir üst terimdir. Performance-enhancing, drugs sözcüğünü niteleyen, kısa çizgili bir birleşik sıfattır; yani bunlar performansı artırmayı amaçlayan ilaçlardır. Bu kategori anabolic steroids teriminden daha geniştir. Anabolic steroids bir performance-enhancing drug türü olabilir, ancak başka maddeler de bu terimin kapsamına girebilir. Spor ve haber metinlerinde PEDs kısaltması yaygındır.
Alıştırma
Hangi ifade performance-enhancing drugs ile anabolic steroids arasındaki ilişkiyi doğru açıklar?
- Terimlerden biri yalnızca yasal ilaçları anlattığı için bu iki terim ilişkisizdir.
- Her performance-enhancing drug bir anabolic steroid türüdür.
- Anabolic steroids bir performance-enhancing drug türü olabilir.
Cevabı göster
Anabolic steroids bir performance-enhancing drug türü olabilir.
Every time you pump a weight at the gym, Dilbilgisi
0:14Spor salonunda her ağırlık kaldırdığınızda,
but the body recovers by forming new muscle protein strands to repair the muscle fibers. Dilbilgisi
0:18ancak vücut, kas liflerini onarmak için yeni kas proteini zincirleri oluşturarak toparlanır.
Tekrarlanan bir tetikleyiciyi anlatan Every time
Every time, olayı tekrar eden bir zaman yan cümlesi başlatır ve “her ... olduğunda” anlamına gelir. Bu nedenle Every time you pump a weight at the gym tekrar eden bir tetikleyici oluşturur; ana cümle de her seferinde ne olduğunu açıklar. Yeniden kullanılabilen kalıp Every time + subject + verb, main clause biçimindedir. Durumu tek ve belirli bir olay olarak değil, tekrarlanan bir süreç olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için every sözcüğünün ardından tekil time adını kullanın: ____ I restart the router, the connection returns for a few minutes.
Cevabı göster
Every time
by forming new muscle protein strands: yöntemi gösteren by + -ing
by forming new muscle protein strands ifadesinde by, toparlanmayı sağlayan araç veya mekanizmayı belirtir. Gerund yapısı “Vücut nasıl toparlanır?” sorusunu yanıtlar; “Ne zaman?” veya “Nerede?” sorularını değil. Yeniden kullanılabilen kalıp subject + verb/result + by + verb-ing biçimindedir. Burada yeni zincirler oluşturmak yöntemdir; ardından gelen to repair the muscle fibers ise bu zincirlerin hangi amaçla oluşturulduğunu belirtir.
Alıştırma
Yöntemi göstermek için by ve compress fiilinin -ing biçimini kullanın: The team reduced loading times ____ the images.
Cevabı göster
by compressing
if muscle protein synthesis is greater than muscle protein breakdown, Dilbilgisi
0:27kas proteini sentezi, kas proteini yıkımını aşıyorsa,
Over time ... ultimately: kademeli değişimden nihai sonuca
Over time, artışı uzun bir zaman dilimine yerleştirerek açıklamayı başlatır; böylece değişimin hemen değil, kademeli olduğu anlaşılır. Ultimately, dinleyiciyi gelişmekte olan süreçten onun nihai sonucuna taşır. İki işaretleyici birlikte, zaman geçtikçe neyin değiştiğinden sürecin sonunda neye yol açtığına uzanan açık bir ilerleme kurar.
Alıştırma
Önce kademeli gelişimi, ardından nihai sonucu göstermek için cümleyi dersteki iki işaretleyiciyle tamamlayın: ____, repeated storms weaken the cliff, and ____, part of it may collapse.
Cevabı göster
Over time · ultimately
if muscle protein synthesis is greater than muscle protein breakdown: göreli düzeylere dayalı bir koşul
if yan tümcesi, gerçekleşmesi gereken koşulu kurar: kas proteini sentezinin düzeyi veya hızı, kas proteini yıkımının düzeyini ya da hızını aşar. Burada is greater than, ölçülebilir miktarları veya hızları karşılaştırır; fiziksel boyutu anlatmaz ve bir sürecin daha hayranlık uyandırıcı olduğunu söylemez. Ana tümce daha sonra bu koşul altında beklenen sonucu verir. Aktarılabilir kalıp If A is greater than B, C will happen biçimindedir ve eşikleri, dengeleri ve neden-sonuç ilişkilerini açıklamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi dersteki karşılaştırma yapısıyla tamamlayın: If demand ____ supply, prices may rise.
Cevabı göster
is greater than
The degree of growth is largely regulated by testosterone, Dilbilgisi
0:32Kasların ne kadar büyüyeceğini büyük ölçüde testosteron belirler,
is largely regulated by: büyük ölçüde kontrol edilir, tamamen değil
“Is regulated by” edilgen bir yapıdır: özne düzenlemeye maruz kalır ve “by” sözcüğünden sonraki isim düzenleyici etkeni belirtir. Burada büyümenin derecesi, testosteronun kontrol etmeye yardımcı olduğu unsurdur. “Largely”, “esas olarak” veya “büyük ölçüde” demektir; “tamamen” anlamına gelmez. Testosteronu önemli bir etken olarak sunarken başka etkilere de yer bırakır. Bu bağlamda “regulated”, yasa veya kurallarla denetlenmek değil, biyolojik olarak düzenlenmek anlamındadır.
Alıştırma
Cümleyi “esas olarak kontrol edilir, ancak tamamen kontrol edilmez” anlamındaki hedef edilgen ifadeyle tamamlayın: The timing of the migration ____ seasonal changes in daylight.
Cevabı göster
is largely regulated by
as they have higher levels of testosterone.
0:41çünkü erkeklerde testosteron seviyesi daha yüksektir.
steroids are any compound with a specific four-carbon ring structure.
0:43dört karbon halkasından oluşan belirli bir yapıya sahip her bileşiğe steroid denir.
and even sex hormones like estrogen and testosterone.
0:52ve hatta östrojen ile testosteron gibi cinsiyet hormonlarını da kapsar.
the term steroid: bir etikete ve kapsamına gönderme
“The term steroid”, “steroid sözcüğü veya etiketi” anlamına gelir. Bu ifade belirli bir maddeyi değil, sözcüğün kendisini konu hâline getirir; böylece konuşmacı kategoriyi tanımlayıp neleri kapsadığını açıklayabilir. Bu bölümde “steroid”, tıbbi amaçlarla kullanılan bileşikleri ve östrojen ile testosteron gibi cinsiyet hormonlarını da kapsayan geniş bir kimyasal sınıflandırma olarak kullanılır. Bu nedenle ifade, steroid sözcüğünün her kullanımının özellikle performans artırıcı anabolik bir ilacı anlattığını varsaymamamız gerektiğini gösterir.
Alıştırma
Bu bölümde “the term steroid” neyi gösteriyor?
- Konuşmacı bütün steroidlerin yasa dışı performans artırıcı ilaçlar olduğunu söylüyor.
- Konuşmacı belirli bir steroid bileşiğini adlandırıyor.
- Konuşmacı steroid etiketinin anlamını ve kapsamını ele alıyor.
Cevabı göster
Konuşmacı steroid etiketinin anlamını ve kapsamını ele alıyor.
But the type of steroid we'll be looking at actually mimic natural testosterone Öbek fiiller
0:56Ancak burada ele alacağımız steroid türü, aslında doğal testosteronu taklit eder;
Konuyu önceden bildiren “we'll be looking at”
Burada “we'll be looking at”, “inceleyeceğiz veya ele alacağız” anlamına gelir. Esas olarak gözle bakma eylemini anlatmaz. “the type of steroid we'll be looking at” ifadesinde bu sözcükler bir ilgi cümleciği oluşturur: “steroid”den sonra “that” düşürülmüştür ve at, önceki “the type of steroid” ifadesine bağlanır. Bu kalıp, konuşmacının birazdan odaklanacağı konuyu dinleyiciye bildirir.
Alıştırma
Bir sunumda “Next, we'll be looking at the costs” ne anlama gelir?
- Maliyetleri konuşmadan yalnızca gözümüzü onlara çevireceğiz.
- Kaybolmuş maliyetleri bulmaya çalışıyoruz.
- Sırada maliyetleri inceleyecek veya ele alacağız.
Cevabı göster
Sırada maliyetleri inceleyecek veya ele alacağız.
and are used by more than 15% of gym-goers.
1:02ve spor salonuna gidenlerin %15'inden fazlası tarafından kullanılır.
Within a single day of taking steroids, Dilbilgisi
1:05Steroid almaya başladıktan yalnızca bir gün içinde,
the expression of your genes will begin to change.
1:07genlerinizin ifade edilme biçimi değişmeye başlar.
Üst zaman sınırı olarak “Within a single day of taking steroids”
“Within a single day of taking steroids”, değişimin steroidlerin alınmasından sonra en geç bir tam gün içinde başladığı anlamına gelir. Within bir üst zaman sınırı koyar; tam olarak bir gün sonra demek değildir. Kalıp within + zaman aralığı + of + olay veya -ing biçimidir; within minutes of arriving buna bir örnektir. Burada begin yalnızca değişimin başlangıcını belirtir, değişimin o gün içinde tamamlandığını belirtmez.
Alıştırma
“Olaydan sonra en geç 48 saat içinde” anlamındaki standart edatla cümleyi tamamlayın: The clinic usually sends test results ____ 48 hours of receiving the sample.
Cevabı göster
within
Steroids easily enter your cells and bind to the androgen receptor. Kalıp ifadeler
1:10Steroidler hücrelerinize kolayca girer ve androjen reseptörlerine bağlanır.
bind to the androgen receptor: androjen reseptörüne bağlanmak
Burada bind to, “belirli bir biyolojik hedefe bağlanıp onunla etkileşime girmek” anlamına gelir. Bağlanmayı gerçekleştiren maddeler steroidlerdir; to ile belirtilen hedef ise androgen receptor ifadesidir. Bilimsel mekanizma açıklamalarında yeniden kullanılabilen kalıp substance + bind(s) to + receptor/protein/site şeklindedir. Bu, nesneleri bağlamayı veya sayfaları ciltlemeyi değil, moleküler bir etkileşimi anlatır.
Alıştırma
Standart molekül-hedef eşdizimini bind fiilinin doğru biçimi ve edatıyla tamamlayın: The drug molecules reach the cell and ____ receptors on its surface.
Cevabı göster
bind to
they can move into the nucleus and attach to your DNA,
1:14hücre çekirdeğine geçip DNA'nıza tutunabilirler;
which activates hundreds of genes to increase protein synthesis while slowing protein breakdown. Dilbilgisi
1:17bu da yüzlerce geni etkinleştirerek protein sentezini artırır ve protein yıkımını yavaşlatır.
increase protein synthesis while slowing protein breakdown: protein sentezini artırırken protein yıkımını yavaşlatmak
Bu cümlede increase protein synthesis ilk etkiyi verir; while slowing protein breakdown ise aynı anda gerçekleşen fakat ters yönde ilerleyen ikinci bir etki ekler. While bilgiyi bağlantılı iki süreç olarak düzenler: daha fazla sentez ve daha az yıkım. Yeniden kullanılabilen kalıp verb + object + while + -ing verb + object şeklindedir. -ing yan cümlesi, anlaşılan neden veya etkeni tekrar etmeyi önler; bu nedenle ilk eylemle bağlantısı açık olduğunda en iyi şekilde çalışır. Burada while, “karşıtlık oluşturarak aynı anda” anlamına gelir; “-e rağmen” anlamına gelmez ve belirli bir süreyi ifade etmez.
Alıştırma
Cümleyi while ve reduce fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The redesign increases storage capacity ____ energy use.
Cevabı göster
while reducing
people who take steroids can have three to five times more nuclei in some muscle cells. Dilbilgisi
1:23steroid kullanan kişilerin bazı kas hücrelerinde üç ila beş kat daha fazla çekirdek bulunabilir.
three to five times more nuclei: aralıkla kat karşılaştırması
“three to five times more nuclei” ifadesinde three to five tek bir kesin sayı değil, yaklaşık bir alt ve üst sınır verir. Bu ifade bazı kas hücrelerindeki çekirdek sayısını, steroid kullanılmayan hücreler gibi bağlamdan anlaşılan bir temel değerle karşılaştırır ve miktarın temel değerin yaklaşık üç ila beş katı olduğunu söyler. “More” karşılaştırmayı gösterir; “nuclei” ise ölçülen çoğul sayılabilir isimdir. Karşılaştırmanın temeli bu alıntıda belirtilmemiştir. Bu nedenle ifade, tek başına bir sayı olarak değil, göreli bir sonuç olarak anlaşılmalıdır. Bilimsel veya veri ağırlıklı anlatımlarda hangi grubun temel alındığını genellikle bağlam gösterir.
Alıştırma
Bir laboratuvar raporunda “The treated cells contain three to five times more markers than the untreated cells.” deniyor. Bu neyi gösterir?
- İşlenmiş hücrelerde tam olarak üç işaretleyici daha vardır.
- Rapor tek bir kesin işaretleyici sayısı verir ve karşılaştırma yapmaz.
- İşlenmiş hücrelerde üç ila beş işaretleyici daha az vardır.
- İşlenmiş hücrelerdeki işaretleyici sayısı yaklaşık üç ila beş kat fazladır.
Cevabı göster
İşlenmiş hücrelerdeki işaretleyici sayısı yaklaşık üç ila beş kat fazladır.
Steroids can also stop the differentiation of fat stem cells
1:28Steroidler ayrıca yağ kök hücrelerinin farklılaşmasını durdurabilir
and you're quickly increasing muscle size and strength,
1:35kaslarınızın hacmi ve gücü hızla artar,
Days in,: geçen zamanı belirten ifade
Days in, sürecin başlamasından sonra birkaç gün geçtiğini anlatan, eliptik bir zaman ifadesidir. Eksik olan zaman miktarı bağlamdan anlaşılır; bu nedenle konuşan kişi kesin bir gün söylemeden zaman çizelgesini ilerletir. Burada açıklamanın yeni bir aşamasını işaret eder: ilk günden sonra etkiler sonraki birkaç gün içinde zaten gelişmektedir. “Days in, and you're quickly increasing...” ifadesinde virgül ve ardından gelen and, bu zaman işaretini sonraki sonuca bağlar.
Alıştırma
“Two weeks in, the team had finished the first prototype” cümlesinde “Two weeks in” ne anlama gelir?
- Şu andan iki hafta sonra, proje başlamadan önce
- Proje başlamadan tam iki hafta önce
- Two Weeks adlı bir yerin içinde
- Proje başladıktan sonra iki haftanın geçmiş olması
Cevabı göster
Proje başladıktan sonra iki haftanın geçmiş olması
while also protecting muscle fibers against damage, Kalıp ifadeler
1:38aynı zamanda kas lifleriniz hasara karşı korunur;
protecting muscle fibers against damage: protect A against B yapısı
protecting muscle fibers against damage ifadesindeki yapı protect A against B şeklindedir: A güvende tutulan kişi veya şey, B ise zarar, tehdit ya da istenmeyen etkidir. Bu cümlede muscle fibers A, damage ise B'dir. Against, neye karşı koruma sağlandığını gösterir; burada bir kişiye, plana veya görüşe karşı çıkma anlamında değildir. -ing biçimindeki protecting, increasing ile paraleldir ve aynı açıklamaya başka bir etki ekler.
Alıştırma
Cümleyi protect A against B yapısının gerektirdiği edatla tamamlayın: This coating helps protect the steel ____ corrosion.
Cevabı göster
against
making steroids ideal for exercise tolerance and recovery as well. Dilbilgisi
1:40bu da steroidleri egzersiz dayanıklılığı ve toparlanma açısından ideal hâle getirir.
making steroids ideal for exercise tolerance and recovery: sonuç yan cümlesi
Virgül + making yan cümlesi, önceki bilgilerin sonucunu sunar. Önceki etkilerin, ardından gelen değerlendirmeye yol açtığı anlaşılır; making bunlarla aynı anda yapılan ayrı bir eylem değildir. Yapı make + nesne + tümleç şeklindedir: steroids isim olarak nesnedir, ideal ise ortaya çıkan değerlendirmeyi açıklayan sıfat tümlecidir. Ideal for + isim, bir şeyin hangi amaç veya durum için son derece uygun görüldüğünü belirtir; burada bu alanlar exercise tolerance ve recovery'dir.
Alıştırma
Sonuç yan cümlesini virgül + making yapısında kullanılan tam biçimle tamamlayın: The update removed several delays, ____ the application process much faster.
Cevabı göster
making
Koşul ve sonuç anlatan Continue to ..., and ... yapısı
“continue to take them, and ...” ifadesinde continue, öznesi söylenmeyen bir yan cümleyi başlatır; bu özne you'dur. Burada ifade, “if you continue to take them” anlamında bir koşul görevi görür. Ardından istenmeyen bir sonuç geldiği için başlangıç kısmı, steroidleri almaya devam etme yönünde gerçek bir emir değildir. and sonrasındaki yan cümle sonucu verir. May, davranış değişikliğinin kesin değil, olası olduğunu gösterir. “Yalın fiil öbeği + and + sonuç” biçimindeki kısa yapı, uyarıları ve tahminleri genellikle daha doğrudan ve hızlı hale getirir.
Alıştırma
Vurgulanan yapının anlamını en iyi koruyan yorum hangisidir?
- Kişinin davranışının steroid almadan önce değiştiğini söyler.
- Kişi steroidleri almaya devam ederse davranış değişikliğinin mümkün olduğu anlamına gelir.
- Davranışının kesinlikle değişmesi için kişiye steroid almasını emreder.
Cevabı göster
Kişi steroidleri almaya devam ederse davranış değişikliğinin mümkün olduğu anlamına gelir.
Because steroid receptors are found in parts of our central nervous system like the forebrain,
1:48Steroid reseptörleri merkezî sinir sistemimizin bazı bölgelerinde, örneğin ön beyinde,
steroids can lead to the classic 'roid rage. Kelime
1:55steroidler klasik “steroid öfkesi”ne yol açabilir.
Gayriresmî 'roid rage terimi
'Roid, steroid sözcüğünün gayriresmî bir kısaltmasıdır; kesme işareti sözcüğün başının atıldığını gösterir. 'Roid rage, gündelik konuşmalarda veya medyada anabolik steroid kullanımıyla ilişkilendirilen yoğun öfke ya da saldırgan davranış için kullanılan bir etikettir. Her türlü öfkenin genel adı değildir. Bu cümlede classic, ifadeyi bilinen bir etiket olarak sunar; can lead to ise bunun her steroid kullanıcısının yaşayacağı bir durum değil, olası bir etki olduğunu gösterir. Terimi belirli bir kişi hakkındaki kanıt olarak değil, bir etiket olarak değerlendirin.
Alıştırma
İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuzu seçin. Rage sözcüğünden önceki kelimenin ünlü sesine odaklanın.
- The headline used the term road rage.
- The headline used the term 'roid rage.
Cevabı göster
The headline used the term 'roid rage.
showed 20% developed higher manic and depressive scores than non-users.
2:00sporcuların %20'sinin, kullanmayanlara göre daha yüksek mani ve depresyon puanları aldığını gösterdi.
also become more aggressive towards other mice put in the same cages.
2:06aynı kafese konan diğer farelere karşı daha saldırgan hâle geldi.
Mice given steroids over 10 weeks: kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği
Bu isim öbeğinde given steroids over 10 weeks, Mice sözcüğünü niteleyen bir geçmiş zaman ortacı yan cümleciğidir. mice that were given steroids over a ten-week period anlamına gelir. Steroidleri alan farelerdir; onları veren fareler değildir. Bu, kısaltılmış bir edilgen ilgi cümleciğidir: ilgi zamiri ve be fiili, yani that were, çıkarılmıştır. Ana fiil become olduğundan given ana fiil değildir. Bu kısa yapı, araştırma ve haber metinlerinde katılımcıları, örnekleri veya nesneleri tanımlarken yaygındır.
Alıştırma
Tam edilgen ilgi cümleciğini kısaltılmış biçimde yeniden yazın: The samples that were stored at low temperatures remained stable. The samples ____ at low temperatures remained stable.
Cevabı göster
stored
and are more willing to compete for sex with female mice.
2:11ve dişi farelerle çiftleşmek için rekabet etmeye daha istekli oldu.
But that sex drive may not translate to better sex. Kelime
2:14Ancak bu cinsel istek, daha iyi seks anlamına gelmeyebilir.
may not translate to: belirsiz bir pratik sonuç
Burada translate to mecazi anlamdadır: pratik bir sonuç üretmek, o sonuca yol açmak veya o sonuç olarak ortaya çıkmak anlamına gelir. Cümle, daha güçlü bir cinsel dürtünün mutlaka daha iyi bir cinsel deneyime yol açmadığını belirtir. May not ifadeyi temkinli hâle getirir. Sonucun ortaya çıkmamasını bir kesinlik olarak değil, bir olasılık olarak sunar. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp X may not translate to Y şeklindedir ve umut vadeden bir özellik, sayı veya avantaj beklenen sonucu yaratmayabileceğinde sıkça kullanılır.
Alıştırma
'A high test score may not translate to success at work,' cümlesinde may not translate to ne anlama gelir?
- O sonuca yol açmayabilir.
- Başka bir dile çevrilmesi gerekir.
- O sonucu kesinlikle engeller.
Cevabı göster
O sonuca yol açmayabilir.
steroids can interfere with the estrus cycle Kalıp ifadeler
2:19steroidler östrus döngüsünü bozabilir
interfere with + bir süreç veya sistem
Interfere with + isim, bir şeyin normal işleyişini, gelişimini veya ilerleyişini bozmak demektir. Bu cümlede steroidler östrus döngüsünü bozabilir. with sonrasındaki nesne, etkilenen süreci, sistemi veya etkinliği belirtir. Bu ifade genellikle zararlı bir etkiyi anlatır ancak sürecin tamamen durduğunu söylemez.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki hedef sözcük öbeğiyle tamamlayın: Background noise can ____ your concentration.
Cevabı göster
interfere with
and starting to grow more body and facial hair.
2:28ve hem vücutlarında hem de yüzlerinde daha fazla kıl çıkmaya başlayabilir.
Male users may experience sperm cell abnormalities
2:30Erkek kullanıcılarda sperm hücresi bozuklukları
Steroids also decrease natural production of hormones that are necessary for maintaining testicular size,
2:35Steroidler ayrıca testislerin boyutunu korumak için gerekli hormonların doğal üretimini azaltır;
testicles anlamındaki balls
Bu cümlede balls, testicles anlamına gelen gündelik bir argo sözcüktür. Hormonlar ve testicular size hakkındaki çevre sözcükler, oyunlarda kullanılan yuvarlak nesnelerin değil, anatomik anlamın kastedildiğini açıkça gösterir. Resmî sıfat testicular ifadesinden balls sözcüğüne geçiş, uyarının daha sert ve konuşma diline yakın duyulmasını sağlar. Ayrıca şakacı veya kaba bir ton katabilir.
Alıştırma
Bir doktor resmî tıbbi kayda “The patient reports pain in his balls” yazıyor. Balls bu bağlamda uygun mudur?
- Uygun
- Uygun değil
Cevabı göster
Uygun değil
natural levels of testosterone can be quite low at times,
2:47vücuttaki doğal testosteron seviyesi zaman zaman oldukça düşebilir;
causing erectile dysfunction and decreased libido in males.
2:51bu da erkeklerde sertleşme bozukluğuna ve cinsel isteğin azalmasına yol açar.
doz alınan ve alınmayan dönemlerin tekrarlı döngüsü
Bu cümlede a cycle of on and off dosing periods, steroid alınan dönemlerle alınmadığı dönemleri dönüşümlü hâle getiren bir doz programıdır. On ve off, dosing periods ifadesini niteler; bir düğmenin açılıp kapanmasını anlatmaz. Cycle, bu dönüşümün planlı ve tekrarlı olduğu fikrini de ekler. Bu nedenle tıbbi konularda veya madde kullanımına ilişkin konuşmalarda ifade, yalnızca ara sıra kullanımı değil, aralıklı bir uygulama düzenini belirtir.
Alıştırma
İlacın alınmasıyla ara verilmesini dönüşümlü olarak tekrarlayan bir programı anlatan ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The plan uses a ____ rather than continuous daily treatment.
Cevabı göster
cycle of on and off dosing periods
40% of male users also developed enlarged breast tissue
2:55Erkek kullanıcıların %40'ında da meme dokusu büyümesi görüldü;
as steroids break down into estradiol, Öbek fiiller
2:59çünkü steroidler vücutta parçalanarak estradiole dönüşür;
which stimulates the growth of mammary tissue.
3:01estradiol de meme dokusunun büyümesini tetikler.
break down into: bir sürecin sonucunu belirtmek
Bu cümlede break down into, steroidlerin kimyasal veya biyolojik olarak dönüşerek estradiol üretmesi anlamına gelir. Kalıp X breaks down into Y şeklindedir ve Y, sürecin sonucunu belirtir. Bu anlam maddelerden, sindirimden veya malzemelerden söz ederken yaygındır. Bir kişinin duygusal olarak çökmesi ya da bir makinenin bozulması anlamına gelmez; into ile başlayan bölüm neyin oluştuğunu gösterir.
Alıştırma
“Heat makes the coating break down into harmless compounds.” cümlesinde break down into ne anlama gelir?
- adı belirtilen maddelere dönüşür veya parçalanır
- bir kişi tarafından kategorilere ayrılır
- birinin duygusal kontrolünü kaybetmesine neden olur
- çalışmayı durdurur ve hiçbir sonuç belirtilmez
Cevabı göster
adı belirtilen maddelere dönüşür veya parçalanır
steroids can cause a high level of acne in almost half of users
3:04steroidler kullanıcıların neredeyse yarısında ciddi akne sorununa yol açabilir
and increase the risk of heart disease and stroke. Kalıp ifadeler
3:08ve kalp hastalığı ile inme riskini artırabilir.
increase the risk of heart disease and stroke: kalp hastalığı ve felç riskini artırmak
Bu cümlede increase the risk of, gerçekleşme olasılığı yükselen zararlı sonuçları, yani kalp hastalığı ve felci tanıtır. Kalıp increase the risk of + isim veya isim öbeği şeklindedir. Increase the risk, sonucun kesin olduğunu veya bir etkenin onu doğrudan ortaya çıkardığını söylemez. Olasılığın yükseldiğini belirtir; bu nedenle sağlık tartışmalarında, tıbbi haberlerde ve araştırma özetlerinde kullanışlıdır.
Alıştırma
increase, risk ve of sözcüklerini doğru sıraya koyarak cümleyi tamamlayın: Regular smoking can ____ lung disease.
Cevabı göster
increase the risk of
steroids will make you bulk up faster and improve your athletic ability,
3:12steroidler daha hızlı kaslanmanızı sağlar ve atletik performansınızı artırır;
comes with a set of risks and side effects that you'll likely experience as well.
3:17muhtemelen sizin de yaşayacağınız bir dizi risk ve yan etkiyi beraberinde getirir.
We want to send a big thank you to Hims for sponsoring today's video.
3:22Bugünkü videomuza sponsor olduğu için Hims'e çok teşekkür etmek istiyoruz.
Hims is a company that makes it easier for men to deal with issues that can sometimes feel embarrassing, Notlar
3:25Hims, erkeklerin bazen utandırıcı bulabileceği sorunlarla başa çıkmasını kolaylaştıran bir şirkettir:
makes it easier for men to deal with issues: erkeklerin sorunlarla ilgilenmesini kolaylaştırır
makes it easier for men to deal with issues yapısında it biçimsel nesnedir; belirli bir şeyi göstermez. easier sıfatı, daha sonra to mastarıyla belirtilen eylemi, yani to deal with issues ifadesini değerlendirir. Yeniden kullanılabilir kalıp make it + sıfat + for someone + to do something şeklindedir. for öbeği eylemi kimin gerçekleştirdiğini belirtirken make, bir ürünün, politikanın veya koşulun bu eylemi kolaylaştıran bir durum yarattığını anlatır.
Alıştırma
Cümleyi make it + easier + for someone + to do kalıbıyla tamamlayın: The new online form ____ residents ____ apply for permits.
Cevabı göster
makes it easier for · to
deal with an issue: bir sorunu ele almak
deal with issues ifadesindeki deal with, sorunları ele almak, çözmeye çalışmak veya onlara karşılık vermek anlamına gelir. Cümle, şirketin erkeklerin utandırıcı gelebilecek sağlık sorunları konusunda harekete geçmesini kolaylaştırdığını söyler; onlar için ticari bir anlaşma düzenlediğini değil. Aktarılabilir kalıp deal with + bir sorun, görev, durum veya duygudur. with sonrasındaki nesne neyin ele alındığını belirtir.
Alıştırma
'Ele almak' anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: We need to ____ this problem before Friday.
Cevabı göster
deal with
Hims offers personalized recommendations and advice from doctors online,
3:33Hims, çevrim içi doktorlar aracılığıyla kişiye özel öneri ve tavsiyeler sunar;
and all the treatments are scientifically validated. Kelime
3:39ve tüm tedaveler bilimsel olarak doğrulanmıştır.
scientifically validated: bilimsel olarak doğrulanmış
scientifically validated ifadesinde scientifically, tedavilerin nasıl doğrulandığını belirtir: geçerlilikleri bilimsel yöntemler ve kanıtlarla değerlendirilmiştir. Bu ifade sponsorun beyanına resmî ve kanıt odaklı bir ton verir. Bu, mutlak bir garanti değildir. İfade tek başına bir tedavinin herkes için işe yaradığını, yan etkisinin bulunmadığını veya risksiz olduğunu söylemez; iddianın gücü neyin, nasıl incelendiğine bağlıdır.
Alıştırma
Cümledeki scientifically validated ifadesine en uygun yorum hangisidir?
- Tedavilerin herkes için risksiz biçimde işe yarayacağı garanti edilmiştir.
- Bir doktor tüm tedavileri kişisel olarak beğenmektedir.
- Tedaviler bilimsel yöntemlerle değerlendirilmiş ve kanıtlarla desteklenmiştir.
Cevabı göster
Tedaviler bilimsel yöntemlerle değerlendirilmiş ve kanıtlarla desteklenmiştir.
their products are way cheaper because they use generic versions instead of brand names, Notlar
3:42markalı ürünler yerine jenerik versiyonlar kullandıkları için ürünleri çok daha ucuzdur
On top of this: başka bir destekleyici nokta eklemek
On top of this, daha önce geliştirilmeye başlanmış bir görüşü güçlendiren ek bir nokta sunar. Burada, daha önce sıralanan birkaç avantajdan sonra düşük fiyatların bir avantaj daha olduğunu belirtir. Cümle başında On top of this, + yan cümle yapısıyla bağlayıcı olarak kullanılır. Yeni bilgiyi karşıtlık veya sonuç olarak değil, aynı yönde biriken destek olarak düzenler. Burada mekânsal bir anlam taşımaz.
Alıştırma
İkinci bir destekleyici nokta eklemek için dersteki ifadeyi kullanın: The apartment is close to the station. ____, the rent includes utilities.
Cevabı göster
On top of this
Way cheaper: güçlü ve gündelik bir karşılaştırma
way cheaper ifadesinde way, karşılaştırma sıfatı cheaper sözcüğünü niteleyen gündelik bir derece zarfıdır. much cheaper, yani çok daha ucuz anlamına gelir; yalnızca biraz daha ucuz demek değildir. Karşılaştırma ölçütü çoğu zaman doğrudan söylenmek yerine bağlamdan anlaşılır. Burada dinleyenler ürünlerin ilgili markalı veya geleneksel alternatiflerden daha ucuz olduğunu çıkarır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için way ve cheap sözcüğünün karşılaştırma biçimini kullanın: This refurbished laptop is ____ than the new one.
Cevabı göster
way cheaper
Markalı ürünler yerine jenerik sürümler
Burada generic versions, özgün ticari marka adı olmadan satılan alternatifleri ifade eder. Brand names ise ürünlerin üzerinde yazan adların kendisini değil, brand-name products ifadesinin kısaltılmış biçimini anlatır. Instead of bir ürünün diğerinin yerine kullanılmasını belirtir: markalı sürümler yerine jenerik alternatifler kullanılır. Konuşmacı daha düşük fiyatı bu seçime bağlar; ancak bu cümle tek başına belirli bir ürünün içeriğini, kalitesini veya düzenleyici durumunu göstermez.
Alıştırma
Cümlede 'generic versions instead of brand names' ne anlama geliyor?
- Ürünlere daha akılda kalıcı marka adları verilir.
- Özgün marka adı olmadan satılan alternatifler, markalı ürünlerin yerine kullanılır.
- Sıradan görünümlü ambalajlar tüm ürün etiketlerinin yerini alır.
Cevabı göster
Özgün marka adı olmadan satılan alternatifler, markalı ürünlerin yerine kullanılır.
You can show support for our show by visiting forhims.com/asaphair to get a comprehensive hair kit for only $5,
3:48Programımıza destek olmak için forhims.com/asaphair adresini ziyaret ederek yalnızca 5 dolara kapsamlı bir saç bakım seti alabilirsiniz;
there's lots of conversations that come up about hair loss. Öbek fiiller
3:58saç dökülmesi hakkında daha çok konuşmaya başlıyoruz.
As we and our friends get older: biz ve arkadaşlarımız yaşlandıkça
As we and our friends get older ifadesindeki as, değişen bir zaman arka planı sunar. “Yaşlanma süreciyle birlikte” veya “yaşlandıkça” anlamına gelir; yani yaş giderek artarken aynı dönemde saç dökülmesiyle ilgili konuşmalar da daha yaygın hâle gelir. As + özne + değişim, ana cümle yapısı, gelişmekte olan bir sürecin başka bir sürece eşlik ettiğini göstermek için kullanılır. İlk değişimi zaman arka planı olarak düzenler, ancak bunun tek neden olduğunu zorunlu olarak ileri sürmez.
Alıştırma
İki kademeli değişimi birlikte gelişen süreçler olarak sunan bu dersteki bağlaçla cümleyi tamamlayın: ____ the sky grows darker, the streetlights become more noticeable.
Cevabı göster
As
Bir konu ortaya çıktığında kullanılan come up
Bu ifadede come up, “ortaya çıkmak” veya “konu edilmek” anlamına gelir: saç dökülmesi hakkındaki konuşmalar tartışma konusu olarak ortaya çıkar. Fiziksel olarak yukarı doğru hareket etmeyi anlatmaz. Conversations, geçişsiz come up öbek fiilinin öznesidir; dolayısıyla konuyu kimin açtığı belirtilmez. Bir konunun ortaya çıkması, onu kimin gündeme getirdiğinden daha önemli olduğunda bu yapıyı kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi come up ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: A question about delivery dates ____ during the call, even though nobody had planned to discuss it.
Cevabı göster
came up
something like this comprehensive kit is a perfect way to get started.
4:01bunun gibi kapsamlı bir set, başlamak için mükemmel bir seçenek.
Çok samimi bir çoğul hitap olarak dudes,
Bu cümlede dudes, dinleyicilere doğrudan hitap eder ve virgül bu hitabın ardından gelen yan cümleden ayrı olduğunu gösterir. Konuşmacı, dostça ve eşitler arası bir ton oluşturmak için bu sözü let’s take care of ourselves ifadesinden önce kullanır. Geleneksel olarak dude bir erkeği belirtir ve dudes çoğunlukla erkek arkadaşlara hitap eder. Bazı gruplar bunu daha geniş anlamda kullansa da bu kapsayıcı kullanım evrensel değildir.
Alıştırma
Kullanımı değerlendirin: Bu ifade, tanımadığınız yöneticilere gönderilen resmî bir e-posta için uygun bir başlangıç mıdır? Dudes, please submit the quarterly compliance report by 5 p.m.
- Evet. Yeterince resmîdir.
- Hayır. Fazla samimidir ve bazı cinsiyetleri dışlıyor gibi duyulabilir.
Cevabı göster
Hayır. Fazla samimidir ve bazı cinsiyetleri dışlıyor gibi duyulabilir.
Let's take care of ourselves ile kapsayıcı öneri
Let's, let us ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Hem konuşanı hem de dinleyenleri içeren bir öneri başlatır; böylece eylem yalnızca başkalarına yöneltilen bir emir değil, ortak bir sorumluluk olarak sunulur. Burada take care of ourselves, grup olarak kendi sağlığımıza ve esenliğimize özen göstermek anlamına gelir. Ourselves, let's içindeki kapsayıcı us ifadesine gönderme yapar; bu kullanım, tek başına vedalaşırken söylenen Take care! değildir.
Alıştırma
Cümleyi take care of ve konuşanı da içeren dönüşlülük zamiriyle tamamlayın: After a stressful month, let's ____.
Cevabı göster
take care of ourselves
And you can start by visiting forhims.com/asaphair.
4:07Siz de forhims.com/asaphair adresini ziyaret ederek başlayabilirsiniz.