Steroid Aldığınızda Ne Olur?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
727 kelime 180 kel/dk

Video özeti: Anabolik steroidler kas gelişimini hızlandırır; davranış, cinsel sağlık, hormonlar, cilt ve kalp-damar riskini de etkiler. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. bulk up — Öbek fiil: yalnızca kilo almayı değil, belirgin biçimde kaslanmayı anlatan gündelik ifadeyi öğrenin. 2. continue to take them, and your behavior may start to change. — Dil bilgisi: ilk bölümü 'kullanmaya devam edersen' koşulu, and sonrasını olası sonuç olarak okuyun. 3. may not translate to — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: translate to bir avantajın sonuca dönüşmesini anlatır; may not kesin bir iddiayı önler.

Bu derste

This episode is supported by Hims.

0:00

Bu bölüm Hims'in desteğiyle hazırlanmıştır.

With over 3 million Americans having used steroids, Dilbilgisi

0:02

Üç milyondan fazla Amerikalının steroid kullandığı düşünüldüğünde,

the desire to bulk up is strong. Öbek fiiller

0:05

kaslanma isteğinin ne kadar güçlü olduğu açık.

Dilbilgisi

Önceden oluşan arka plan için With + isim öbeği + having done

With over 3 million Americans having used steroids, with + isim öbeği + having + geçmiş zaman ortacı kalıbıyla kurulan ve cümlenin başına getirilen bir with bağımsız yapısıdır. Americans isim öbeği, having used ifadesinin mantıksal öznesidir; ana cümlenin öznesi değildir. Tamamlanmışlık bildiren having used, steroid kullanımını ana durumdan önce gerçekleşmiş bir olay olarak sunar. Tüm öbek, bu olguyu istek hakkındaki iddiayı çerçeveleyen bir arka plan olarak sıkıştırır; burada with, “…… ile birlikte” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi review fiilinin tamamlanmışlık ortacı biçimiyle tamamlayın: With the committee ____ the evidence already, the chair moved to a vote.

Cevabı göster

having reviewed

Öbek fiiller

bulk up: daha kaslı hâle gelmek

Bulk up, genellikle antrenman ve beslenme yoluyla gözle görülür biçimde daha iri ve kaslı hâle gelmek anlamındaki geçişsiz bir öbek fiildir. Bu cümledeki istek özellikle kas hacmini artırmaya yöneliktir. get bigger ifadesinden daha belirgindir ve yalnızca kilo almak anlamına gelmez. Kilo; yağ, sıvı veya kas nedeniyle artabilirken bulk up daha iri ve kaslı bir vücut yapısını öne çıkarır.

Alıştırma

Cümleyi “gözle görülür biçimde daha kaslı hâle gelmek” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: Leo has started lifting heavier weights because he wants to ____.

Cevabı göster

bulk up

But what even happens to your body when you take steroids, Ton ve niyet

0:08

Peki steroid aldığınızda vücudunuzda tam olarak neler olur,

and are there major risks to performance-enhancing drugs? Kelime

0:11

ve performans artırıcı ilaçların ciddi riskleri var mıdır?

Ton ve niyet

what even happens: soruyu güçlendiren even

what even happens ifadesinde even, soru sözcüklü sorunun tamamını güçlendiren bir odak zarfıdır. Şaşkınlık, inanmama veya hayal kırıklığı içeren bir merak katar; bu nedenle anlamı “gerçekte ne olur?” ya da “tam olarak ne oluyor?” gibidir. Burada even, “beklenmedik bir durumu da kapsayarak” anlamına gelmez ve çift sayılarla ilgisi yoktur. Benzer sorularda even genellikle ana fiilden önce veya yardımcı fiilden sonra gelir; Who even knows? ve How does that even work? buna örnektir.

Alıştırma

“What even happens if I reset it?” sorusunda even temel olarak ne katar?

  1. Başka bir şaşırtıcı olayın da gerçekleştiği anlamı
  2. Olayın çift sayıda gerçekleştiğini belirten bir ifade
  3. Sorunun tamamına yönelik şaşkınlık, inanmama veya güçlü merak
Cevabı göster

Sorunun tamamına yönelik şaşkınlık, inanmama veya güçlü merak

Kelime

performance-enhancing drugs: daha geniş bir resmî terim

Performance-enhancing drugs; güç, hız, dayanıklılık veya toparlanma gibi atletik performansı geliştirmek için kullanılan maddelere yönelik resmî bir üst terimdir. Performance-enhancing, drugs sözcüğünü niteleyen, kısa çizgili bir birleşik sıfattır; yani bunlar performansı artırmayı amaçlayan ilaçlardır. Bu kategori anabolic steroids teriminden daha geniştir. Anabolic steroids bir performance-enhancing drug türü olabilir, ancak başka maddeler de bu terimin kapsamına girebilir. Spor ve haber metinlerinde PEDs kısaltması yaygındır.

Alıştırma

Hangi ifade performance-enhancing drugs ile anabolic steroids arasındaki ilişkiyi doğru açıklar?

  1. Terimlerden biri yalnızca yasal ilaçları anlattığı için bu iki terim ilişkisizdir.
  2. Her performance-enhancing drug bir anabolic steroid türüdür.
  3. Anabolic steroids bir performance-enhancing drug türü olabilir.
Cevabı göster

Anabolic steroids bir performance-enhancing drug türü olabilir.

Every time you pump a weight at the gym, Dilbilgisi

0:14

Spor salonunda her ağırlık kaldırdığınızda,

your muscles experience damage,

0:16

kaslarınız hasar görür,

but the body recovers by forming new muscle protein strands to repair the muscle fibers. Dilbilgisi

0:18

ancak vücut, kas liflerini onarmak için yeni kas proteini zincirleri oluşturarak toparlanır.

Dilbilgisi

Tekrarlanan bir tetikleyiciyi anlatan Every time

Every time, olayı tekrar eden bir zaman yan cümlesi başlatır ve “her ... olduğunda” anlamına gelir. Bu nedenle Every time you pump a weight at the gym tekrar eden bir tetikleyici oluşturur; ana cümle de her seferinde ne olduğunu açıklar. Yeniden kullanılabilen kalıp Every time + subject + verb, main clause biçimindedir. Durumu tek ve belirli bir olay olarak değil, tekrarlanan bir süreç olarak sunar.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için every sözcüğünün ardından tekil time adını kullanın: ____ I restart the router, the connection returns for a few minutes.

Cevabı göster

Every time

Dilbilgisi

by forming new muscle protein strands: yöntemi gösteren by + -ing

by forming new muscle protein strands ifadesinde by, toparlanmayı sağlayan araç veya mekanizmayı belirtir. Gerund yapısı “Vücut nasıl toparlanır?” sorusunu yanıtlar; “Ne zaman?” veya “Nerede?” sorularını değil. Yeniden kullanılabilen kalıp subject + verb/result + by + verb-ing biçimindedir. Burada yeni zincirler oluşturmak yöntemdir; ardından gelen to repair the muscle fibers ise bu zincirlerin hangi amaçla oluşturulduğunu belirtir.

Alıştırma

Yöntemi göstermek için by ve compress fiilinin -ing biçimini kullanın: The team reduced loading times ____ the images.

Cevabı göster

by compressing

Over time, Anlatım akışı

0:23

Zamanla,

these strands increase in thickness and number,

0:23

bu zincirlerin kalınlığı ve sayısı artar

and ultimately,

0:26

ve sonuçta,

if muscle protein synthesis is greater than muscle protein breakdown, Dilbilgisi

0:27

kas proteini sentezi, kas proteini yıkımını aşıyorsa,

your muscles will grow.

0:31

kaslarınız büyür.

Anlatım akışı

Over time ... ultimately: kademeli değişimden nihai sonuca

Over time, artışı uzun bir zaman dilimine yerleştirerek açıklamayı başlatır; böylece değişimin hemen değil, kademeli olduğu anlaşılır. Ultimately, dinleyiciyi gelişmekte olan süreçten onun nihai sonucuna taşır. İki işaretleyici birlikte, zaman geçtikçe neyin değiştiğinden sürecin sonunda neye yol açtığına uzanan açık bir ilerleme kurar.

Alıştırma

Önce kademeli gelişimi, ardından nihai sonucu göstermek için cümleyi dersteki iki işaretleyiciyle tamamlayın: ____, repeated storms weaken the cliff, and ____, part of it may collapse.

Cevabı göster

Over time · ultimately

Dilbilgisi

if muscle protein synthesis is greater than muscle protein breakdown: göreli düzeylere dayalı bir koşul

if yan tümcesi, gerçekleşmesi gereken koşulu kurar: kas proteini sentezinin düzeyi veya hızı, kas proteini yıkımının düzeyini ya da hızını aşar. Burada is greater than, ölçülebilir miktarları veya hızları karşılaştırır; fiziksel boyutu anlatmaz ve bir sürecin daha hayranlık uyandırıcı olduğunu söylemez. Ana tümce daha sonra bu koşul altında beklenen sonucu verir. Aktarılabilir kalıp If A is greater than B, C will happen biçimindedir ve eşikleri, dengeleri ve neden-sonuç ilişkilerini açıklamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki karşılaştırma yapısıyla tamamlayın: If demand ____ supply, prices may rise.

Cevabı göster

is greater than

The degree of growth is largely regulated by testosterone, Dilbilgisi

0:32

Kasların ne kadar büyüyeceğini büyük ölçüde testosteron belirler,

which increases protein synthesis.

0:35

çünkü testosteron protein sentezini artırır.

Dilbilgisi

is largely regulated by: büyük ölçüde kontrol edilir, tamamen değil

“Is regulated by” edilgen bir yapıdır: özne düzenlemeye maruz kalır ve “by” sözcüğünden sonraki isim düzenleyici etkeni belirtir. Burada büyümenin derecesi, testosteronun kontrol etmeye yardımcı olduğu unsurdur. “Largely”, “esas olarak” veya “büyük ölçüde” demektir; “tamamen” anlamına gelmez. Testosteronu önemli bir etken olarak sunarken başka etkilere de yer bırakır. Bu bağlamda “regulated”, yasa veya kurallarla denetlenmek değil, biyolojik olarak düzenlenmek anlamındadır.

Alıştırma

Cümleyi “esas olarak kontrol edilir, ancak tamamen kontrol edilmez” anlamındaki hedef edilgen ifadeyle tamamlayın: The timing of the migration ____ seasonal changes in daylight.

Cevabı göster

is largely regulated by

It's why, generally,

0:37

İşte bu yüzden, genel olarak,

men have larger muscle mass than women,

0:39

erkeklerin kas kütlesi kadınlarınkinden daha fazladır,

as they have higher levels of testosterone.

0:41

çünkü erkeklerde testosteron seviyesi daha yüksektir.

Now,

0:43

Şimdi,

steroids are any compound with a specific four-carbon ring structure.

0:43

dört karbon halkasından oluşan belirli bir yapıya sahip her bileşiğe steroid denir.

So the term steroid actually includes some chemicals that can be used to treat fever and headaches, Kelime

0:48

Dolayısıyla steroid terimi aslında ateş ve baş ağrılarını tedavi etmekte kullanılabilen bazı kimyasalları

and even sex hormones like estrogen and testosterone.

0:52

ve hatta östrojen ile testosteron gibi cinsiyet hormonlarını da kapsar.

Kelime

the term steroid: bir etikete ve kapsamına gönderme

“The term steroid”, “steroid sözcüğü veya etiketi” anlamına gelir. Bu ifade belirli bir maddeyi değil, sözcüğün kendisini konu hâline getirir; böylece konuşmacı kategoriyi tanımlayıp neleri kapsadığını açıklayabilir. Bu bölümde “steroid”, tıbbi amaçlarla kullanılan bileşikleri ve östrojen ile testosteron gibi cinsiyet hormonlarını da kapsayan geniş bir kimyasal sınıflandırma olarak kullanılır. Bu nedenle ifade, steroid sözcüğünün her kullanımının özellikle performans artırıcı anabolik bir ilacı anlattığını varsaymamamız gerektiğini gösterir.

Alıştırma

Bu bölümde “the term steroid” neyi gösteriyor?

  1. Konuşmacı bütün steroidlerin yasa dışı performans artırıcı ilaçlar olduğunu söylüyor.
  2. Konuşmacı belirli bir steroid bileşiğini adlandırıyor.
  3. Konuşmacı steroid etiketinin anlamını ve kapsamını ele alıyor.
Cevabı göster

Konuşmacı steroid etiketinin anlamını ve kapsamını ele alıyor.

But the type of steroid we'll be looking at actually mimic natural testosterone Öbek fiiller

0:56

Ancak burada ele alacağımız steroid türü, aslında doğal testosteronu taklit eder;

Öbek fiiller

Konuyu önceden bildiren “we'll be looking at”

Burada “we'll be looking at”, “inceleyeceğiz veya ele alacağız” anlamına gelir. Esas olarak gözle bakma eylemini anlatmaz. “the type of steroid we'll be looking at” ifadesinde bu sözcükler bir ilgi cümleciği oluşturur: “steroid”den sonra “that” düşürülmüştür ve at, önceki “the type of steroid” ifadesine bağlanır. Bu kalıp, konuşmacının birazdan odaklanacağı konuyu dinleyiciye bildirir.

Alıştırma

Bir sunumda “Next, we'll be looking at the costs” ne anlama gelir?

  1. Maliyetleri konuşmadan yalnızca gözümüzü onlara çevireceğiz.
  2. Kaybolmuş maliyetleri bulmaya çalışıyoruz.
  3. Sırada maliyetleri inceleyecek veya ele alacağız.
Cevabı göster

Sırada maliyetleri inceleyecek veya ele alacağız.

with the intention to enhance performance

1:00

amacı performansı artırmaktır

and are used by more than 15% of gym-goers.

1:02

ve spor salonuna gidenlerin %15'inden fazlası tarafından kullanılır.

Within a single day of taking steroids, Dilbilgisi

1:05

Steroid almaya başladıktan yalnızca bir gün içinde,

the expression of your genes will begin to change.

1:07

genlerinizin ifade edilme biçimi değişmeye başlar.

Dilbilgisi

Üst zaman sınırı olarak “Within a single day of taking steroids”

“Within a single day of taking steroids”, değişimin steroidlerin alınmasından sonra en geç bir tam gün içinde başladığı anlamına gelir. Within bir üst zaman sınırı koyar; tam olarak bir gün sonra demek değildir. Kalıp within + zaman aralığı + of + olay veya -ing biçimidir; within minutes of arriving buna bir örnektir. Burada begin yalnızca değişimin başlangıcını belirtir, değişimin o gün içinde tamamlandığını belirtmez.

Alıştırma

“Olaydan sonra en geç 48 saat içinde” anlamındaki standart edatla cümleyi tamamlayın: The clinic usually sends test results ____ 48 hours of receiving the sample.

Cevabı göster

within

Steroids easily enter your cells and bind to the androgen receptor. Kalıp ifadeler

1:10

Steroidler hücrelerinize kolayca girer ve androjen reseptörlerine bağlanır.

Kalıp ifadeler

bind to the androgen receptor: androjen reseptörüne bağlanmak

Burada bind to, “belirli bir biyolojik hedefe bağlanıp onunla etkileşime girmek” anlamına gelir. Bağlanmayı gerçekleştiren maddeler steroidlerdir; to ile belirtilen hedef ise androgen receptor ifadesidir. Bilimsel mekanizma açıklamalarında yeniden kullanılabilen kalıp substance + bind(s) to + receptor/protein/site şeklindedir. Bu, nesneleri bağlamayı veya sayfaları ciltlemeyi değil, moleküler bir etkileşimi anlatır.

Alıştırma

Standart molekül-hedef eşdizimini bind fiilinin doğru biçimi ve edatıyla tamamlayın: The drug molecules reach the cell and ____ receptors on its surface.

Cevabı göster

bind to

At this point,

1:14

Bu noktada,

they can move into the nucleus and attach to your DNA,

1:14

hücre çekirdeğine geçip DNA'nıza tutunabilirler;

which activates hundreds of genes to increase protein synthesis while slowing protein breakdown. Dilbilgisi

1:17

bu da yüzlerce geni etkinleştirerek protein sentezini artırır ve protein yıkımını yavaşlatır.

Dilbilgisi

increase protein synthesis while slowing protein breakdown: protein sentezini artırırken protein yıkımını yavaşlatmak

Bu cümlede increase protein synthesis ilk etkiyi verir; while slowing protein breakdown ise aynı anda gerçekleşen fakat ters yönde ilerleyen ikinci bir etki ekler. While bilgiyi bağlantılı iki süreç olarak düzenler: daha fazla sentez ve daha az yıkım. Yeniden kullanılabilen kalıp verb + object + while + -ing verb + object şeklindedir. -ing yan cümlesi, anlaşılan neden veya etkeni tekrar etmeyi önler; bu nedenle ilk eylemle bağlantısı açık olduğunda en iyi şekilde çalışır. Burada while, “karşıtlık oluşturarak aynı anda” anlamına gelir; “-e rağmen” anlamına gelmez ve belirli bir süreyi ifade etmez.

Alıştırma

Cümleyi while ve reduce fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The redesign increases storage capacity ____ energy use.

Cevabı göster

while reducing

In the end,

1:22

Sonuçta,

people who take steroids can have three to five times more nuclei in some muscle cells. Dilbilgisi

1:23

steroid kullanan kişilerin bazı kas hücrelerinde üç ila beş kat daha fazla çekirdek bulunabilir.

Dilbilgisi

three to five times more nuclei: aralıkla kat karşılaştırması

“three to five times more nuclei” ifadesinde three to five tek bir kesin sayı değil, yaklaşık bir alt ve üst sınır verir. Bu ifade bazı kas hücrelerindeki çekirdek sayısını, steroid kullanılmayan hücreler gibi bağlamdan anlaşılan bir temel değerle karşılaştırır ve miktarın temel değerin yaklaşık üç ila beş katı olduğunu söyler. “More” karşılaştırmayı gösterir; “nuclei” ise ölçülen çoğul sayılabilir isimdir. Karşılaştırmanın temeli bu alıntıda belirtilmemiştir. Bu nedenle ifade, tek başına bir sayı olarak değil, göreli bir sonuç olarak anlaşılmalıdır. Bilimsel veya veri ağırlıklı anlatımlarda hangi grubun temel alındığını genellikle bağlam gösterir.

Alıştırma

Bir laboratuvar raporunda “The treated cells contain three to five times more markers than the untreated cells.” deniyor. Bu neyi gösterir?

  1. İşlenmiş hücrelerde tam olarak üç işaretleyici daha vardır.
  2. Rapor tek bir kesin işaretleyici sayısı verir ve karşılaştırma yapmaz.
  3. İşlenmiş hücrelerde üç ila beş işaretleyici daha az vardır.
  4. İşlenmiş hücrelerdeki işaretleyici sayısı yaklaşık üç ila beş kat fazladır.
Cevabı göster

İşlenmiş hücrelerdeki işaretleyici sayısı yaklaşık üç ila beş kat fazladır.

Steroids can also stop the differentiation of fat stem cells

1:28

Steroidler ayrıca yağ kök hücrelerinin farklılaşmasını durdurabilir

and decrease a person's body fat.

1:32

ve kişinin vücudundaki yağ miktarını azaltabilir.

Days in, Anlatım akışı

1:34

Birkaç gün içinde,

and you're quickly increasing muscle size and strength,

1:35

kaslarınızın hacmi ve gücü hızla artar,

Anlatım akışı

Days in,: geçen zamanı belirten ifade

Days in, sürecin başlamasından sonra birkaç gün geçtiğini anlatan, eliptik bir zaman ifadesidir. Eksik olan zaman miktarı bağlamdan anlaşılır; bu nedenle konuşan kişi kesin bir gün söylemeden zaman çizelgesini ilerletir. Burada açıklamanın yeni bir aşamasını işaret eder: ilk günden sonra etkiler sonraki birkaç gün içinde zaten gelişmektedir. “Days in, and you're quickly increasing...” ifadesinde virgül ve ardından gelen and, bu zaman işaretini sonraki sonuca bağlar.

Alıştırma

“Two weeks in, the team had finished the first prototype” cümlesinde “Two weeks in” ne anlama gelir?

  1. Şu andan iki hafta sonra, proje başlamadan önce
  2. Proje başlamadan tam iki hafta önce
  3. Two Weeks adlı bir yerin içinde
  4. Proje başladıktan sonra iki haftanın geçmiş olması
Cevabı göster

Proje başladıktan sonra iki haftanın geçmiş olması

while also protecting muscle fibers against damage, Kalıp ifadeler

1:38

aynı zamanda kas lifleriniz hasara karşı korunur;

Kalıp ifadeler

protecting muscle fibers against damage: protect A against B yapısı

protecting muscle fibers against damage ifadesindeki yapı protect A against B şeklindedir: A güvende tutulan kişi veya şey, B ise zarar, tehdit ya da istenmeyen etkidir. Bu cümlede muscle fibers A, damage ise B'dir. Against, neye karşı koruma sağlandığını gösterir; burada bir kişiye, plana veya görüşe karşı çıkma anlamında değildir. -ing biçimindeki protecting, increasing ile paraleldir ve aynı açıklamaya başka bir etki ekler.

Alıştırma

Cümleyi protect A against B yapısının gerektirdiği edatla tamamlayın: This coating helps protect the steel ____ corrosion.

Cevabı göster

against

making steroids ideal for exercise tolerance and recovery as well. Dilbilgisi

1:40

bu da steroidleri egzersiz dayanıklılığı ve toparlanma açısından ideal hâle getirir.

Dilbilgisi

making steroids ideal for exercise tolerance and recovery: sonuç yan cümlesi

Virgül + making yan cümlesi, önceki bilgilerin sonucunu sunar. Önceki etkilerin, ardından gelen değerlendirmeye yol açtığı anlaşılır; making bunlarla aynı anda yapılan ayrı bir eylem değildir. Yapı make + nesne + tümleç şeklindedir: steroids isim olarak nesnedir, ideal ise ortaya çıkan değerlendirmeyi açıklayan sıfat tümlecidir. Ideal for + isim, bir şeyin hangi amaç veya durum için son derece uygun görüldüğünü belirtir; burada bu alanlar exercise tolerance ve recovery'dir.

Alıştırma

Sonuç yan cümlesini virgül + making yapısında kullanılan tam biçimle tamamlayın: The update removed several delays, ____ the application process much faster.

Cevabı göster

making

But continue to take them, Dilbilgisi

1:44

Ancak steroid kullanmayı sürdürürseniz,

and your behavior may start to change.

1:46

davranışlarınız değişmeye başlayabilir.

Dilbilgisi

Koşul ve sonuç anlatan Continue to ..., and ... yapısı

“continue to take them, and ...” ifadesinde continue, öznesi söylenmeyen bir yan cümleyi başlatır; bu özne you'dur. Burada ifade, “if you continue to take them” anlamında bir koşul görevi görür. Ardından istenmeyen bir sonuç geldiği için başlangıç kısmı, steroidleri almaya devam etme yönünde gerçek bir emir değildir. and sonrasındaki yan cümle sonucu verir. May, davranış değişikliğinin kesin değil, olası olduğunu gösterir. “Yalın fiil öbeği + and + sonuç” biçimindeki kısa yapı, uyarıları ve tahminleri genellikle daha doğrudan ve hızlı hale getirir.

Alıştırma

Vurgulanan yapının anlamını en iyi koruyan yorum hangisidir?

  1. Kişinin davranışının steroid almadan önce değiştiğini söyler.
  2. Kişi steroidleri almaya devam ederse davranış değişikliğinin mümkün olduğu anlamına gelir.
  3. Davranışının kesinlikle değişmesi için kişiye steroid almasını emreder.
Cevabı göster

Kişi steroidleri almaya devam ederse davranış değişikliğinin mümkün olduğu anlamına gelir.

Because steroid receptors are found in parts of our central nervous system like the forebrain,

1:48

Steroid reseptörleri merkezî sinir sistemimizin bazı bölgelerinde, örneğin ön beyinde,

hypothalamus,

1:53

hipotalamusta

and pituitary gland,

1:53

ve hipofiz bezinde bulunduğu için,

steroids can lead to the classic 'roid rage. Kelime

1:55

steroidler klasik “steroid öfkesi”ne yol açabilir.

Kelime

Gayriresmî 'roid rage terimi

'Roid, steroid sözcüğünün gayriresmî bir kısaltmasıdır; kesme işareti sözcüğün başının atıldığını gösterir. 'Roid rage, gündelik konuşmalarda veya medyada anabolik steroid kullanımıyla ilişkilendirilen yoğun öfke ya da saldırgan davranış için kullanılan bir etikettir. Her türlü öfkenin genel adı değildir. Bu cümlede classic, ifadeyi bilinen bir etiket olarak sunar; can lead to ise bunun her steroid kullanıcısının yaşayacağı bir durum değil, olası bir etki olduğunu gösterir. Terimi belirli bir kişi hakkındaki kanıt olarak değil, bir etiket olarak değerlendirin.

Alıştırma

İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuzu seçin. Rage sözcüğünden önceki kelimenin ünlü sesine odaklanın.

  1. The headline used the term road rage.
  2. The headline used the term 'roid rage.
Cevabı göster

The headline used the term 'roid rage.

A study of athletes taking steroids

1:58

Steroid kullanan sporcular üzerinde yapılan bir araştırma,

showed 20% developed higher manic and depressive scores than non-users.

2:00

sporcuların %20'sinin, kullanmayanlara göre daha yüksek mani ve depresyon puanları aldığını gösterdi.

Mice given steroids over 10 weeks Dilbilgisi

2:04

10 hafta boyunca steroid verilen fareler de

also become more aggressive towards other mice put in the same cages.

2:06

aynı kafese konan diğer farelere karşı daha saldırgan hâle geldi.

Dilbilgisi

Mice given steroids over 10 weeks: kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği

Bu isim öbeğinde given steroids over 10 weeks, Mice sözcüğünü niteleyen bir geçmiş zaman ortacı yan cümleciğidir. mice that were given steroids over a ten-week period anlamına gelir. Steroidleri alan farelerdir; onları veren fareler değildir. Bu, kısaltılmış bir edilgen ilgi cümleciğidir: ilgi zamiri ve be fiili, yani that were, çıkarılmıştır. Ana fiil become olduğundan given ana fiil değildir. Bu kısa yapı, araştırma ve haber metinlerinde katılımcıları, örnekleri veya nesneleri tanımlarken yaygındır.

Alıştırma

Tam edilgen ilgi cümleciğini kısaltılmış biçimde yeniden yazın: The samples that were stored at low temperatures remained stable. The samples ____ at low temperatures remained stable.

Cevabı göster

stored

Male mice also become more dominant

2:10

Erkek fareler ayrıca daha baskın hâle geldi

and are more willing to compete for sex with female mice.

2:11

ve dişi farelerle çiftleşmek için rekabet etmeye daha istekli oldu.

But that sex drive may not translate to better sex. Kelime

2:14

Ancak bu cinsel istek, daha iyi seks anlamına gelmeyebilir.

Kelime

may not translate to: belirsiz bir pratik sonuç

Burada translate to mecazi anlamdadır: pratik bir sonuç üretmek, o sonuca yol açmak veya o sonuç olarak ortaya çıkmak anlamına gelir. Cümle, daha güçlü bir cinsel dürtünün mutlaka daha iyi bir cinsel deneyime yol açmadığını belirtir. May not ifadeyi temkinli hâle getirir. Sonucun ortaya çıkmamasını bir kesinlik olarak değil, bir olasılık olarak sunar. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp X may not translate to Y şeklindedir ve umut vadeden bir özellik, sayı veya avantaj beklenen sonucu yaratmayabileceğinde sıkça kullanılır.

Alıştırma

'A high test score may not translate to success at work,' cümlesinde may not translate to ne anlama gelir?

  1. O sonuca yol açmayabilir.
  2. Başka bir dile çevrilmesi gerekir.
  3. O sonucu kesinlikle engeller.
Cevabı göster

O sonuca yol açmayabilir.

For female users,

2:18

Kadın kullanıcılarda,

steroids can interfere with the estrus cycle Kalıp ifadeler

2:19

steroidler östrus döngüsünü bozabilir

and may decrease sexual drive.

2:22

ve cinsel isteği azaltabilir.

Kalıp ifadeler

interfere with + bir süreç veya sistem

Interfere with + isim, bir şeyin normal işleyişini, gelişimini veya ilerleyişini bozmak demektir. Bu cümlede steroidler östrus döngüsünü bozabilir. with sonrasındaki nesne, etkilenen süreci, sistemi veya etkinliği belirtir. Bu ifade genellikle zararlı bir etkiyi anlatır ancak sürecin tamamen durduğunu söylemez.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki hedef sözcük öbeğiyle tamamlayın: Background noise can ____ your concentration.

Cevabı göster

interfere with

Masculinization can occur as well,

2:24

Erkekleşme de görülebilir;

with female users gaining deeper voices

2:25

kadın kullanıcıların sesleri kalınlaşabilir

and starting to grow more body and facial hair.

2:28

ve hem vücutlarında hem de yüzlerinde daha fazla kıl çıkmaya başlayabilir.

Male users may experience sperm cell abnormalities

2:30

Erkek kullanıcılarda sperm hücresi bozuklukları

and decreased sperm count.

2:33

ve sperm sayısında azalma görülebilir.

Steroids also decrease natural production of hormones that are necessary for maintaining testicular size,

2:35

Steroidler ayrıca testislerin boyutunu korumak için gerekli hormonların doğal üretimini azaltır;

meaning your balls will shrink. Kelime

2:41

yani testisleriniz küçülür.

Kelime

testicles anlamındaki balls

Bu cümlede balls, testicles anlamına gelen gündelik bir argo sözcüktür. Hormonlar ve testicular size hakkındaki çevre sözcükler, oyunlarda kullanılan yuvarlak nesnelerin değil, anatomik anlamın kastedildiğini açıkça gösterir. Resmî sıfat testicular ifadesinden balls sözcüğüne geçiş, uyarının daha sert ve konuşma diline yakın duyulmasını sağlar. Ayrıca şakacı veya kaba bir ton katabilir.

Alıştırma

Bir doktor resmî tıbbi kayda “The patient reports pain in his balls” yazıyor. Balls bu bağlamda uygun mudur?

  1. Uygun
  2. Uygun değil
Cevabı göster

Uygun değil

And since most steroid users follow a cycle of on and off dosing periods, Kelime

2:43

Üstelik çoğu steroid kullanıcısı, steroid aldığı ve ara verdiği dönemlerden oluşan bir döngü uyguladığı için,

natural levels of testosterone can be quite low at times,

2:47

vücuttaki doğal testosteron seviyesi zaman zaman oldukça düşebilir;

causing erectile dysfunction and decreased libido in males.

2:51

bu da erkeklerde sertleşme bozukluğuna ve cinsel isteğin azalmasına yol açar.

Kelime

doz alınan ve alınmayan dönemlerin tekrarlı döngüsü

Bu cümlede a cycle of on and off dosing periods, steroid alınan dönemlerle alınmadığı dönemleri dönüşümlü hâle getiren bir doz programıdır. On ve off, dosing periods ifadesini niteler; bir düğmenin açılıp kapanmasını anlatmaz. Cycle, bu dönüşümün planlı ve tekrarlı olduğu fikrini de ekler. Bu nedenle tıbbi konularda veya madde kullanımına ilişkin konuşmalarda ifade, yalnızca ara sıra kullanımı değil, aralıklı bir uygulama düzenini belirtir.

Alıştırma

İlacın alınmasıyla ara verilmesini dönüşümlü olarak tekrarlayan bir programı anlatan ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The plan uses a ____ rather than continuous daily treatment.

Cevabı göster

cycle of on and off dosing periods

40% of male users also developed enlarged breast tissue

2:55

Erkek kullanıcıların %40'ında da meme dokusu büyümesi görüldü;

as steroids break down into estradiol, Öbek fiiller

2:59

çünkü steroidler vücutta parçalanarak estradiole dönüşür;

which stimulates the growth of mammary tissue.

3:01

estradiol de meme dokusunun büyümesini tetikler.

Öbek fiiller

break down into: bir sürecin sonucunu belirtmek

Bu cümlede break down into, steroidlerin kimyasal veya biyolojik olarak dönüşerek estradiol üretmesi anlamına gelir. Kalıp X breaks down into Y şeklindedir ve Y, sürecin sonucunu belirtir. Bu anlam maddelerden, sindirimden veya malzemelerden söz ederken yaygındır. Bir kişinin duygusal olarak çökmesi ya da bir makinenin bozulması anlamına gelmez; into ile başlayan bölüm neyin oluştuğunu gösterir.

Alıştırma

“Heat makes the coating break down into harmless compounds.” cümlesinde break down into ne anlama gelir?

  1. adı belirtilen maddelere dönüşür veya parçalanır
  2. bir kişi tarafından kategorilere ayrılır
  3. birinin duygusal kontrolünü kaybetmesine neden olur
  4. çalışmayı durdurur ve hiçbir sonuç belirtilmez
Cevabı göster

adı belirtilen maddelere dönüşür veya parçalanır

Finally,

3:04

Son olarak,

steroids can cause a high level of acne in almost half of users

3:04

steroidler kullanıcıların neredeyse yarısında ciddi akne sorununa yol açabilir

and increase the risk of heart disease and stroke. Kalıp ifadeler

3:08

ve kalp hastalığı ile inme riskini artırabilir.

Kalıp ifadeler

increase the risk of heart disease and stroke: kalp hastalığı ve felç riskini artırmak

Bu cümlede increase the risk of, gerçekleşme olasılığı yükselen zararlı sonuçları, yani kalp hastalığı ve felci tanıtır. Kalıp increase the risk of + isim veya isim öbeği şeklindedir. Increase the risk, sonucun kesin olduğunu veya bir etkenin onu doğrudan ortaya çıkardığını söylemez. Olasılığın yükseldiğini belirtir; bu nedenle sağlık tartışmalarında, tıbbi haberlerde ve araştırma özetlerinde kullanışlıdır.

Alıştırma

increase, risk ve of sözcüklerini doğru sıraya koyarak cümleyi tamamlayın: Regular smoking can ____ lung disease.

Cevabı göster

increase the risk of

So,

3:11

Yani,

yes,

3:12

evet,

steroids will make you bulk up faster and improve your athletic ability,

3:12

steroidler daha hızlı kaslanmanızı sağlar ve atletik performansınızı artırır;

but as with most things,

3:16

ancak çoğu şeyde olduğu gibi,

comes with a set of risks and side effects that you'll likely experience as well.

3:17

muhtemelen sizin de yaşayacağınız bir dizi risk ve yan etkiyi beraberinde getirir.

We want to send a big thank you to Hims for sponsoring today's video.

3:22

Bugünkü videomuza sponsor olduğu için Hims'e çok teşekkür etmek istiyoruz.

Hims is a company that makes it easier for men to deal with issues that can sometimes feel embarrassing, Notlar

3:25

Hims, erkeklerin bazen utandırıcı bulabileceği sorunlarla başa çıkmasını kolaylaştıran bir şirkettir:

Dilbilgisi

makes it easier for men to deal with issues: erkeklerin sorunlarla ilgilenmesini kolaylaştırır

makes it easier for men to deal with issues yapısında it biçimsel nesnedir; belirli bir şeyi göstermez. easier sıfatı, daha sonra to mastarıyla belirtilen eylemi, yani to deal with issues ifadesini değerlendirir. Yeniden kullanılabilir kalıp make it + sıfat + for someone + to do something şeklindedir. for öbeği eylemi kimin gerçekleştirdiğini belirtirken make, bir ürünün, politikanın veya koşulun bu eylemi kolaylaştıran bir durum yarattığını anlatır.

Alıştırma

Cümleyi make it + easier + for someone + to do kalıbıyla tamamlayın: The new online form ____ residents ____ apply for permits.

Cevabı göster

makes it easier for · to

Öbek fiiller

deal with an issue: bir sorunu ele almak

deal with issues ifadesindeki deal with, sorunları ele almak, çözmeye çalışmak veya onlara karşılık vermek anlamına gelir. Cümle, şirketin erkeklerin utandırıcı gelebilecek sağlık sorunları konusunda harekete geçmesini kolaylaştırdığını söyler; onlar için ticari bir anlaşma düzenlediğini değil. Aktarılabilir kalıp deal with + bir sorun, görev, durum veya duygudur. with sonrasındaki nesne neyin ele alındığını belirtir.

Alıştırma

'Ele almak' anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: We need to ____ this problem before Friday.

Cevabı göster

deal with

like hair loss,

3:30

örneğin saç dökülmesi,

erectile dysfunction,

3:31

sertleşme bozukluğu

or skin issues.

3:32

veya cilt sorunları.

Hims offers personalized recommendations and advice from doctors online,

3:33

Hims, çevrim içi doktorlar aracılığıyla kişiye özel öneri ve tavsiyeler sunar;

and everything is confidential

3:37

üstelik her şey gizli tutulur

and all the treatments are scientifically validated. Kelime

3:39

ve tüm tedaveler bilimsel olarak doğrulanmıştır.

Kelime

scientifically validated: bilimsel olarak doğrulanmış

scientifically validated ifadesinde scientifically, tedavilerin nasıl doğrulandığını belirtir: geçerlilikleri bilimsel yöntemler ve kanıtlarla değerlendirilmiştir. Bu ifade sponsorun beyanına resmî ve kanıt odaklı bir ton verir. Bu, mutlak bir garanti değildir. İfade tek başına bir tedavinin herkes için işe yaradığını, yan etkisinin bulunmadığını veya risksiz olduğunu söylemez; iddianın gücü neyin, nasıl incelendiğine bağlıdır.

Alıştırma

Cümledeki scientifically validated ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Tedavilerin herkes için risksiz biçimde işe yarayacağı garanti edilmiştir.
  2. Bir doktor tüm tedavileri kişisel olarak beğenmektedir.
  3. Tedaviler bilimsel yöntemlerle değerlendirilmiş ve kanıtlarla desteklenmiştir.
Cevabı göster

Tedaviler bilimsel yöntemlerle değerlendirilmiş ve kanıtlarla desteklenmiştir.

On top of this, Anlatım akışı

3:41

Dahası,

their products are way cheaper because they use generic versions instead of brand names, Notlar

3:42

markalı ürünler yerine jenerik versiyonlar kullandıkları için ürünleri çok daha ucuzdur

Anlatım akışı

On top of this: başka bir destekleyici nokta eklemek

On top of this, daha önce geliştirilmeye başlanmış bir görüşü güçlendiren ek bir nokta sunar. Burada, daha önce sıralanan birkaç avantajdan sonra düşük fiyatların bir avantaj daha olduğunu belirtir. Cümle başında On top of this, + yan cümle yapısıyla bağlayıcı olarak kullanılır. Yeni bilgiyi karşıtlık veya sonuç olarak değil, aynı yönde biriken destek olarak düzenler. Burada mekânsal bir anlam taşımaz.

Alıştırma

İkinci bir destekleyici nokta eklemek için dersteki ifadeyi kullanın: The apartment is close to the station. ____, the rent includes utilities.

Cevabı göster

On top of this

Kelime

Way cheaper: güçlü ve gündelik bir karşılaştırma

way cheaper ifadesinde way, karşılaştırma sıfatı cheaper sözcüğünü niteleyen gündelik bir derece zarfıdır. much cheaper, yani çok daha ucuz anlamına gelir; yalnızca biraz daha ucuz demek değildir. Karşılaştırma ölçütü çoğu zaman doğrudan söylenmek yerine bağlamdan anlaşılır. Burada dinleyenler ürünlerin ilgili markalı veya geleneksel alternatiflerden daha ucuz olduğunu çıkarır.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için way ve cheap sözcüğünün karşılaştırma biçimini kullanın: This refurbished laptop is ____ than the new one.

Cevabı göster

way cheaper

Kültür

Markalı ürünler yerine jenerik sürümler

Burada generic versions, özgün ticari marka adı olmadan satılan alternatifleri ifade eder. Brand names ise ürünlerin üzerinde yazan adların kendisini değil, brand-name products ifadesinin kısaltılmış biçimini anlatır. Instead of bir ürünün diğerinin yerine kullanılmasını belirtir: markalı sürümler yerine jenerik alternatifler kullanılır. Konuşmacı daha düşük fiyatı bu seçime bağlar; ancak bu cümle tek başına belirli bir ürünün içeriğini, kalitesini veya düzenleyici durumunu göstermez.

Alıştırma

Cümlede 'generic versions instead of brand names' ne anlama geliyor?

  1. Ürünlere daha akılda kalıcı marka adları verilir.
  2. Özgün marka adı olmadan satılan alternatifler, markalı ürünlerin yerine kullanılır.
  3. Sıradan görünümlü ambalajlar tüm ürün etiketlerinin yerini alır.
Cevabı göster

Özgün marka adı olmadan satılan alternatifler, markalı ürünlerin yerine kullanılır.

and it's delivered right to your door.

3:46

ve doğrudan kapınıza teslim edilir.

You can show support for our show by visiting forhims.com/asaphair to get a comprehensive hair kit for only $5,

3:48

Programımıza destek olmak için forhims.com/asaphair adresini ziyaret ederek yalnızca 5 dolara kapsamlı bir saç bakım seti alabilirsiniz;

which is an amazing deal.

3:55

bu gerçekten harika bir fırsat.

As we and our friends get older, Dilbilgisi

3:56

Hem biz hem de arkadaşlarımız yaş aldıkça,

there's lots of conversations that come up about hair loss. Öbek fiiller

3:58

saç dökülmesi hakkında daha çok konuşmaya başlıyoruz.

Dilbilgisi

As we and our friends get older: biz ve arkadaşlarımız yaşlandıkça

As we and our friends get older ifadesindeki as, değişen bir zaman arka planı sunar. “Yaşlanma süreciyle birlikte” veya “yaşlandıkça” anlamına gelir; yani yaş giderek artarken aynı dönemde saç dökülmesiyle ilgili konuşmalar da daha yaygın hâle gelir. As + özne + değişim, ana cümle yapısı, gelişmekte olan bir sürecin başka bir sürece eşlik ettiğini göstermek için kullanılır. İlk değişimi zaman arka planı olarak düzenler, ancak bunun tek neden olduğunu zorunlu olarak ileri sürmez.

Alıştırma

İki kademeli değişimi birlikte gelişen süreçler olarak sunan bu dersteki bağlaçla cümleyi tamamlayın: ____ the sky grows darker, the streetlights become more noticeable.

Cevabı göster

As

Öbek fiiller

Bir konu ortaya çıktığında kullanılan come up

Bu ifadede come up, “ortaya çıkmak” veya “konu edilmek” anlamına gelir: saç dökülmesi hakkındaki konuşmalar tartışma konusu olarak ortaya çıkar. Fiziksel olarak yukarı doğru hareket etmeyi anlatmaz. Conversations, geçişsiz come up öbek fiilinin öznesidir; dolayısıyla konuyu kimin açtığı belirtilmez. Bir konunun ortaya çıkması, onu kimin gündeme getirdiğinden daha önemli olduğunda bu yapıyı kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Cümleyi come up ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: A question about delivery dates ____ during the call, even though nobody had planned to discuss it.

Cevabı göster

came up

And so,

4:00

Bu yüzden,

something like this comprehensive kit is a perfect way to get started.

4:01

bunun gibi kapsamlı bir set, başlamak için mükemmel bir seçenek.

Get started.

4:04

Başlayın.

So,

4:05

Yani,

dudes, Kelime

4:05

beyler,

let's take care of ourselves. Ton ve niyet

4:06

kendimize iyi bakalım.

Kelime

Çok samimi bir çoğul hitap olarak dudes,

Bu cümlede dudes, dinleyicilere doğrudan hitap eder ve virgül bu hitabın ardından gelen yan cümleden ayrı olduğunu gösterir. Konuşmacı, dostça ve eşitler arası bir ton oluşturmak için bu sözü let’s take care of ourselves ifadesinden önce kullanır. Geleneksel olarak dude bir erkeği belirtir ve dudes çoğunlukla erkek arkadaşlara hitap eder. Bazı gruplar bunu daha geniş anlamda kullansa da bu kapsayıcı kullanım evrensel değildir.

Alıştırma

Kullanımı değerlendirin: Bu ifade, tanımadığınız yöneticilere gönderilen resmî bir e-posta için uygun bir başlangıç mıdır? Dudes, please submit the quarterly compliance report by 5 p.m.

  1. Evet. Yeterince resmîdir.
  2. Hayır. Fazla samimidir ve bazı cinsiyetleri dışlıyor gibi duyulabilir.
Cevabı göster

Hayır. Fazla samimidir ve bazı cinsiyetleri dışlıyor gibi duyulabilir.

Ton ve niyet

Let's take care of ourselves ile kapsayıcı öneri

Let's, let us ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Hem konuşanı hem de dinleyenleri içeren bir öneri başlatır; böylece eylem yalnızca başkalarına yöneltilen bir emir değil, ortak bir sorumluluk olarak sunulur. Burada take care of ourselves, grup olarak kendi sağlığımıza ve esenliğimize özen göstermek anlamına gelir. Ourselves, let's içindeki kapsayıcı us ifadesine gönderme yapar; bu kullanım, tek başına vedalaşırken söylenen Take care! değildir.

Alıştırma

Cümleyi take care of ve konuşanı da içeren dönüşlülük zamiriyle tamamlayın: After a stressful month, let's ____.

Cevabı göster

take care of ourselves

And you can start by visiting forhims.com/asaphair.

4:07

Siz de forhims.com/asaphair adresini ziyaret ederek başlayabilirsiniz.

Make sure you're subscribed,

4:11

Abone olmayı unutmayın;

and we'll see you next week.

4:12

gelecek hafta görüşürüz.

Peace.

4:13

Hoşça kalın.