Hapisten Kaçış | Bir Yazılımcı Gibi Düşün, 1. Bölüm: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
722 kelime 164 kel/dk

Video açıklaması: Hafızasını kaybetmiş hâlde hapishanede uyanan Ethic, kesin talimatlar ve programlama döngüleri kullanarak Hedge’le birlikte kaçar. İki kilidi açtıktan sonra robotların dünyayı ele geçirdiğini ve düzeni yeniden kurmak için üç eserin gerektiğini öğrenir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Upon emerging — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Upon sözcüğünden sonra gelen -ing biçiminin, başka bir olay gerçekleştiği anda ya da hemen sonrasında olan bir durumu anlattığını kavrayabilirsiniz. Olayları sıralarken veya bir hikâyeye başlarken bunu after yerine daha özlü ve resmî bir seçenek olarak kullanabilirsiniz. 2. Why write more than 100 lines of code when you can do the same thing with just three? — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Why...when... kalıbının gerçek bir bilgi sorusu değil, retorik soru olarak kullanıldığını ayırt edebilirsiniz. Verimsiz bir yöntemi açıkça daha iyi bir seçenekle karşılaştırmak ve açıklamanın gerekçesini daha ikna edici kılmak için bu yapıyı kullanabilirsiniz. 3. what has she gotten herself into? — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Sorunun kişinin fiziksel olarak nereye girdiğini değil, kendisini nasıl zor, riskli veya karmaşık bir duruma soktuğunu anlattığını anlayabilirsiniz. Bu ifade, hikâyenin dönüm noktasında kaygı aktarmaya ve sonraki gelişme için merak yaratmaya yarar.

Bu derste

Upon emerging from stasis, Ethic is the unfortunate recipient of three surprises. Notlar

0:29

Durağanlık halinden çıkan Ethic, üç sürprizle karşılaşan şanssız kişi olur.

Dilbilgisi

Upon emerging: resmî upon + V-ing zaman yapısı

Upon + -ing biçimi, bir eylemi ana cümlenin zamanını başlatan olay olarak sunar. Burada Upon emerging, “Ethic çıktığında veya çıktıktan hemen sonra” demektir; yer bildirmez. -ing eyleminin örtük öznesi normalde ana cümlenin öznesiyle aynıdır. Hem stazdan çıkan hem de sürprizleri yaşayan kişi Ethic’tir.

Alıştırma

upon ve arrive fiilinin -ing biçimini kullanarak resmî cümleyi tamamlayın: ____ at the station, Leo called home.

Cevabı göster

Upon arriving

Kalıp ifadeler

the unfortunate recipient of three: resmî recipient of + isim yapısı

Recipient of + bir isim, o şeyi alan ya da ona maruz kalan kişiyi adlandırır; yalnızca posta alan kişiyi anlatmaz. Burada ifade, Ethic’i üç sürprizi yaşayan kişi olarak sunar. Unfortunate, bu sürprizlerin istenmeyen şeyler olduğunu gösterir. İsme dayalı bu anlatım, doğrudan Ethic gets three surprises demekten daha resmîdir ve hafif, kuru bir mizah taşır.

Alıştırma

Bu cümlede vurgulanan tanıma en uygun başka anlatım hangisidir?

  1. Ethic ne yazık ki üç sürpriz yaşar.
  2. Ethic diğer insanlara üç sürpriz gönderir.
  3. Ethic bir şey alan üç kişiyi belirler.
Cevabı göster

Ethic ne yazık ki üç sürpriz yaşar.

The first, a prison cell. Anlatım akışı

0:37

Birincisi, bir hapishane hücresi.

The second, complete amnesia.

0:40

İkincisi, tam bir hafıza kaybı.

And the third, a mysterious stranger has gotten stuck squeezing through the bars on her window. Kalıp ifadeler

0:43

Ve üçüncüsü, gizemli bir yabancı, penceresindeki parmaklıkların arasından sıkışıp kalmıştır.

Anlatım akışı

The first ... The second ... And the third ile üç bölümlü sıralama

The first, The second ve And the third, üç bölümlü bir listenin işaretleri olarak kullanılır. Her öğenin nerede başladığını gösterir ve hızlı bir açılışın kolayca takip edilmesini sağlar. İfade kısaltılmıştır: konuşmacı her seferinde The first surprise was... gibi tam bir kalıbı tekrarlamaz. Üçüncü öğeden önceki and listenin sona geldiğini bildirir; daha uzun olan son öğe de fazladan vurgu kazanır.

Alıştırma

Bu parçada The first, The second ve And the third ne işe yarıyor?

  1. Üç olayın da tam olarak aynı anda gerçekleştiğini gösterirler.
  2. Üç öğeyi açık bir sıraya koyarlar.
  3. Üçüncü öğeyi en önemsiz öğe olarak sıralarlar.
Cevabı göster

Üç öğeyi açık bir sıraya koyarlar.

Kalıp ifadeler

has gotten stuck squeezing: bir eylem sırasında sıkışıp kalmak

has gotten stuck squeezing ifadesinde get stuck, hareketin engellendiği bir duruma geçmeyi anlatır. Yabancı, parmaklıkların arasından geçmeye başlamış fakat devam edememiştir; özne etkilenen ve sıkışan kişidir, başka birini bilerek sıkıştıran kişi değildir. Squeezing, sıkışma gerçekleştiğinde devam eden eylemi adlandıran -ing biçimidir. Has gotten ise present perfect yapısındadır; bu nedenle daha önce gerçekleşen değişim şimdiki durumu açıklar. Yani kişi anlatım anında hâlâ sıkışmıştır.

Alıştırma

get stuck doing yapısını Amerikan İngilizcesindeki present perfect biçiminde ve squeeze fiiliyle kullanarak cümleyi tamamlayın: The puppy ____ through the narrow opening.

Cevabı göster

has gotten stuck squeezing

His name is Hedge,

0:50

Adı Hedge,

and he has come to help Ethic save the world. Dilbilgisi

0:52

ve Ethic'in dünyayı kurtarmasına yardım etmeye geldi.

Dilbilgisi

come to help Ethic save: yardım etme amacıyla gelmek

Burada to help, gelme amacını belirtir ve onun neden geldiği sorusunu yanıtlar. Yardımın daha sonraki bir zamanda gerçekleşeceği anlamına gelmez. Has come, onun gelmiş olduğunu; devamındaki bölüm ise amacının Ethic'e yardım etmek olduğunu gösterir. Help Ethic save yapısında Ethic yardım alan kişidir ve save, to almayan fiilin yalın biçimidir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp come to help + kişi + fiilin yalın biçimi şeklindedir: biri, başka bir kişinin bir işi yapmasına yardım etmek amacıyla gelir.

Alıştırma

Hangi cümle, birinin neden geldiğini açıklamak için come to help + kişi + fiilin yalın biçimi yapısını kullanıyor?

  1. Leo helped his sister after he came home.
  2. Leo came to help his sister build the model.
  3. Leo came home after his sister built the model.
Cevabı göster

Leo came to help his sister build the model.

But first, they have to break out of jail. Notlar

0:56

Ama önce hapishaneden kaçmaları gerekiyor.

Anlatım akışı

But first, önce yapılması gereken bir adımı belirtir

But first, daha büyük planı kısa süreliğine durduran ve ondan önce gerçekleşmesi gereken bir şeyi gösteren bir geçiş ifadesidir. Bu cümlede dikkati sonraki hedeften, hemen yapılması gereken hapisten kaçma işine çevirir. But, dinleyicinin sırada duymayı beklediği şeyden bir dönüş olduğunu gösterirken first yeni adımı sıralamada daha öne yerleştirir. Bu ifade hikâyeleri, yönergeleri ve günlük planları düzenlemeye yardımcı olur.

Alıştırma

Bir ders başlamak üzere, ancak başlamadan önce herkesin telefonunu kaldırması gerekiyor. Önce yapılması gereken bu adımı hangi cümle belirtir?

  1. At last, please put away your phones.
  2. But first, please put away your phones.
  3. For example, please put away your phones.
Cevabı göster

But first, please put away your phones.

Öbek fiiller

break out of: bir yerden kaçmak

Break out of + yer, o yerin içinden kaçmak anlamına gelir. Bu cümlede break out of jail, hapishaneye zarar vermek değil hapisten kaçmak demektir. out of, kaçılan yeri belirtir; bu yüzden break out of tek bir bütün olarak anlaşılmalıdır.

Alıştırma

Kaçmak anlamındaki ifadeyi tamamlayın: The fox tried to break ____ the cage.

Cevabı göster

out of

Hedge turns his hand into a lockpick Kalıp ifadeler

1:00

Hedge elini bir maymuncuğa dönüştürür

Kalıp ifadeler

turns his hand into a lockpick: turn A into B, A'yı B'ye dönüştürmek

Turn A into B, A'yı B'ye dönüştürmek anlamına gelir. Burada his hand değişimden önceki A, a lockpick ise sonuç olan B'dir. Özne olan Hedge değişime neden olur. Bu yapı biçim, kullanım amacı veya durum değişikliğini anlatabilir.

Alıştırma

Sonucu belirten kelimeyle turn A into B yapısını tamamlayın: She turned the old bus ____ a library.

Cevabı göster

into

and outlines the challenge ahead. Kalıp ifadeler

1:02

ve önlerindeki zorluğu ana hatlarıyla anlatır.

Kalıp ifadeler

outlines the challenge ahead: ilerideki zorluğun ana noktalarını sunmak

Burada outlines, tüm ayrıntıları vermeden “ana noktalarını sunar” anlamına gelen bir fiildir. Nesnesi the challenge olduğu için bir şeklin dış çizgisini çizmek anlamına gelmez. The challenge ahead, bundan sonra yüzleşilmesi gereken zorluk demektir. outline + plan, problem, challenge veya adımlar yapısı, ardından gelecekleri düzenli biçimde önceden özetlemek için kullanılabilir.

Alıştırma

“The coach outlines the challenge ahead,” cümlesinde outlines ne anlama gelir?

  1. zorluğu tamamen çözer
  2. zorluğun ana noktalarını sunar
  3. zorluğun çevresine bir çizgi çizer
Cevabı göster

zorluğun ana noktalarını sunar

Each lock in the prison works in the same unusual way.

1:06

Hapishanedeki her kilit aynı alışılmadık şekilde çalışmaktadır.

Inside the keyhole is a red dial Dilbilgisi

1:10

Anahtar deliğinin içinde kırmızı bir kadran vardır

Dilbilgisi

Inside the keyhole is: yerin önce geldiği devrik yapı

Inside the keyhole is a red dial, “yer ifadesi + be + isim öbeği” yapısını izler. Yer ifadesi önce gelir ve is, dilbilgisel özne olan a red dial ifadesinden önce yer alır; dolayısıyla özne-fiil devrikliği vardır. Bu sıra, dinleyenin önce yeri gözünde canlandırmasını, ardından yeni nesneyi keşfetmesini sağlar. Özellikle nesne ilk kez tanıtılırken sahne betimlemelerini düzenlemek için kullanılabilir.

Alıştırma

Bir odayı betimlerken dinleyenin önce yeri fark etmesini, sonra yeni bir nesneyi keşfetmesini istiyorsunuz. Bu bilgi sırasını en iyi hangi cümle kullanır?

  1. Beside the window is a small wooden desk.
  2. Beside the window a small wooden desk is.
  3. A small wooden desk is beside the window.
Cevabı göster

Beside the window is a small wooden desk.

that can be rotated to one of 100 positions, Dilbilgisi

1:13

ve bu, 100 konumdan birine döndürülebilir,

Dilbilgisi

can be rotated to one: can + edilgen yapı + hedef konum

can be rotated, can + be + geçmiş zaman ortacı biçimindeki kiplik edilgen yapıdır. Anlatılan nesne birisi tarafından döndürülebilir; bu yüzden cümle, nesneyi kullanan kişiye değil nesnenin kendisine odaklanır. to edatı, döndürme sonucunda ulaşılan konumu gösterir. one of 100 positions içindeki one, bu 100 konumdan herhangi birini ifade eder. Bu yapı, bir cihazın nasıl ayarlanabildiğini anlatmak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi rotate fiilini can + edilgen yapıda kullanarak ve hedef konumu gösteren edatı ekleyerek tamamlayın: The dial ____ one of five settings.

Cevabı göster

can be rotated to

numbered 1 through 100. Kalıp ifadeler

1:17

bunlar 1'den 100'e kadar numaralandırılmıştır.

Kalıp ifadeler

numbered 1 through 100: Her iki ucu da içeren sayı aralığı

numbered 1 through 100, öğelerin 1, 2, 3 diye devam ederek 100'e kadar numaralandırıldığı anlamına gelir. Numbered, öğelerin nasıl etiketlendiğini açıklayan bir geçmiş zaman ortacıdır. Burada through, bir aralığın iki ucunu bağlar. Amerikan İngilizcesinde 1 through 100 normalde hem 1'i hem de 100'ü içerir.

Alıştırma

numbered 1 through 100 ifadesinde through ne anlatır?

  1. Yalnızca 1 ile 100 arasındaki sayılar kullanılır; 1 ve 100 dışarıda kalır.
  2. Sayılar fiziksel olarak 100'ün içinden geçer.
  3. Aralık 1'den 100'e kadar uzanır ve iki ucu da içerir.
Cevabı göster

Aralık 1'den 100'e kadar uzanır ve iki ucu da içerir.

The key for a given cell spins the dial to the right position, Notlar

1:19

Belirli bir hücrenin anahtarı, kadranı doğru konuma döndürür,

Kelime

for a given cell: belirli bir hücre

for a given cell ifadesinde given, “belirli” veya “ele alınmakta olan” anlamında bir sıfattır. İfade, “üzerinde konuşulan belirli bir hücre için” demektir. Birinin hücreyi verdiği anlamına gelmez. for a given + tekil isim yapısı, bir gruptan belirli bir üye seçilip ayrı olarak ele alındığında bir kuralın nasıl geçerli olduğunu gösterir.

Alıştırma

“For a given input, the program returns one result,” cümlesinde given ne anlama gelir?

  1. belirli veya şu anda ele alınmakta olan
  2. birine hediye olarak verilen
  3. doğru olduğu önceden kanıtlanmış
Cevabı göster

belirli veya şu anda ele alınmakta olan

Kalıp ifadeler

spins the dial to the right position: doğru konuma ulaşmak

spins the dial to the right position ifadesinin tamamında spins geçişli bir fiildir: the dial döndürülen nesnedir, to the right position ise ulaşılan hedefi gösterir. Yapı, fiil + nesne + to + hedef şeklindedir ve hareketin sonucunu anlatır. Burada right, position sözcüğünü niteler ve “doğru” anlamına gelir. Ardından position geldiği için yön belirten to the right ifadesini oluşturmaz.

Alıştırma

“spins the dial to the right position” ifadesinde right bize neyi anlatır?

  1. Konum doğrudur.
  2. Kadran dönmeyi bırakmıştır.
  3. Kadran sağ tarafa doğru hareket eder.
Cevabı göster

Konum doğrudur.

which when stopped there, Dilbilgisi

1:24

orada durduğunda,

makes it turn green and unlocks the door. Dilbilgisi

1:25

yeşile dönmesini sağlar ve kapının kilidini açar.

Dilbilgisi

which when stopped there: araya giren kısaltılmış koşul cümleciği

Bu ilgi cümleciğinde which, daha önce sözü edilen kırmızı kadranı gösterir. Ana yapı which ... makes it turn green and unlocks the door şeklindedir. When stopped there, kısaltılmış edilgen bir cümleciktir ve when it is stopped in that position biçiminde açılabilir. Kadranın bu etkiyi hangi koşulda oluşturduğunu belirtir; kadranın orada dinlenmek için durduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede 'which when stopped there,' ifadesine en uygun açılmış biçim hangisidir?

  1. which, when it is stopped in that position,
  2. which, when it stops to rest in that position,
  3. which stops in that position and rests,
Cevabı göster

which, when it is stopped in that position,

Dilbilgisi

makes it turn green: make + nesne + fiilin yalın hâli

Makes it turn green, make + nesne + fiilin yalın hâli kalıbını kullanır. Burada it nesnedir ve turn, to almadan yalın hâldedir. Bu yapı bir şeyin nesnede değişikliğe yol açtığını anlatır. Turn + renk sıfatı bir durum değişimini anlatır; bu nedenle turn green, yeşile dönmek demektir. Makes it turn green ifadesinin tamamı ise onu yeşile döndürür anlamına gelir.

Alıştırma

make + nesne + turn + renk kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: The sensor makes the warning light ____ red.

Cevabı göster

turn

It would be out of the question to steal keys from a guard. Deyimler

1:29

Bir gardiyandan anahtar çalmak söz konusu bile olamaz.

Deyimler

would be out of the question: bir seçeneği tamamen elemek

Be out of the question, bir seçeneğin tamamen imkânsız, kabul edilemez veya değerlendirme dışı olduğunu anlatan kalıplaşmış bir deyimdir. Kelimesi kelimesine bir “soru”dan söz etmez. It would be out of the question to + fiil yapısı, olası bir eylemi değerlendirir. It biçimsel öznedir ve to ile başlayan mastar, elenen eylemi belirtir; would ise değerlendirmenin varsayımsal olduğunu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi would ve “tamamen imkânsız” anlamındaki deyimle tamamlayın: With the bridge closed, driving directly across the river ____.

Cevabı göster

would be out of the question

But Hedge has a better idea.

1:33

Ancak Hedge'in daha iyi bir fikri var.

Hedge can carry out Ethic's commands. Öbek fiiller

1:36

Hedge, Ethic'in emirlerini yerine getirebilir.

Öbek fiiller

carry out Ethic's commands: talimatları yerine getirmek

Carry out + command, komutun yapılmasını istediği şeyi gerçekleştirmek demektir. carry out Ethic's commands ifadesinde Ethic's commands bütün öbek fiilin nesnesidir ve carry out “yerine getirmek” anlamına gelir; herhangi bir nesne fiziksel olarak dışarı taşınmaz. Carry out sık sık orders, instructions, plans, tasks, checks ve experiments gibi nesnelerle kullanılır. Talimatların veya planların eyleme dönüştürülmesini vurgular.

Alıştırma

Cümleyi “gerçekleştirmek” anlamındaki hedef öbek fiille tamamlayın: The technicians will ____ the safety checks before launch.

Cevabı göster

carry out

If Ethic tells him to walk five steps forward, Dilbilgisi

1:39

Eğer Ethic ona beş adım öne gitmesini,

turn right,

1:42

sağa dönmesini,

then walk another five steps,

1:44

ve sonra beş adım daha yürümesini söylerse,

that's exactly what he'll do.

1:46

tam olarak yapacağı şey budur.

Dilbilgisi

If Ethic tells him to ... then ... that's exactly what he'll do: koşul, adımlar ve sonuç

“If Ethic tells him to...” koşulu açar: ele alınan durum, onun bu talimatı almasıdır. tell someone to do something yapısında him, komutu alan kişidir; ardından gelen fiiller de yapması söylenen eylemleri sıralar. Buradaki then, eylem listesinin bir parçasıdır ve “sonra” anlamına gelir; walk ve turn eylemlerinden sonraki son adımı başlatır. Ana cümle olan “that's exactly what he'll do”, sonucu verir ve onun talimatları hiç değiştirmeden aynen uygulayacağını vurgular. Bu kalıp koşulu, sıralı adımları ve bunlarla tam olarak eşleşen sonucu düzenler.

Alıştırma

Cümledeki bilgiler nasıl düzenlenmiştir?

  1. Ana cümle onun son adımı görmezden geleceğini söyler.
  2. If yan cümlesi talimatı ve adımların sırasını verir; ana cümle onun talimatı aynen uygulayacağını söyler.
  3. If yan cümlesi, aralarından seçim yapılabilecek birbiriyle ilgisiz üç öneri verir.
Cevabı göster

If yan cümlesi talimatı ve adımların sırasını verir; ana cümle onun talimatı aynen uygulayacağını söyler.

Hedge needs specific instructions, Kalıp ifadeler

1:49

Hedge'in kesin talimatlara ihtiyacı var,

Kalıp ifadeler

needs specific instructions: açık ve kesin talimatlara ihtiyaç duymak

Needs specific instructions, “beklenen eylemi açık ve kesin biçimde söyleyen talimatlara ihtiyaç duyar” demektir. Specific, instructions sözcüğünü niteler: talimatlar yalnızca geniş veya belirsiz bir hedef sunmamalı, uygulamaya geçmeye yetecek kadar kesin olmalıdır. Burada specific, “özel” ya da “alışılmadık” değil, “açık ve net” anlamındadır. Instructions, bir görevin nasıl yapılacağını anlatan yönlendirmeler söz konusu olduğunda genellikle çoğul kullanılır. Bu ifade, açık ayrıntılar olmadan güvenilir biçimde ilerleyemeyen bir kişiyi, makineyi veya süreci anlatabilir.

Alıştırma

Bir odayı düzenlemek için verilen seçeneklerden hangisi açık ve kesin bir talimattır?

  1. Move the blue box onto the second shelf.
  2. Do something with those things.
  3. Make the room better somehow.
Cevabı göster

Move the blue box onto the second shelf.

though.

1:51

ancak.

If Ethic says pick the lock or try every combination,

1:52

Eğer Ethic "kilidi aç" veya "her kombinasyonu dene" derse,

that would be too vague. Kelime

1:57

bu çok belirsiz olur.

Kelime

that would be too vague: harekete geçmek için yeterince açık değil

Bu cümlede that, “pick the lock” veya “try every combination” gibi genel bir talimatı ifade eder. That would be too vague demek, talimatın güvenilir biçimde uygulanabilmesi için yeterince somut bilgi içermeyeceği anlamına gelir. too + sıfat kalıbı, bir niteliğin kabul edilebilir veya yararlı düzeyi aştığını belirtir. Would be, daha önce olmuş bir gerçeği değil, if koşuluyla hayal edilen sonuç hakkındaki değerlendirmeyi anlatır.

Alıştırma

Bu cümlede “that would be too vague” ne anlama gelir?

  1. Birçok ayrıntılı adım verir.
  2. Harekete geçmek için yeterince somut bilgi vermez.
  3. Görevin fiziksel olarak zor olduğunu anlatır.
Cevabı göster

Harekete geçmek için yeterince somut bilgi vermez.

But spin the dial five positions forward would work. Kalıp ifadeler

1:59

Ancak "kadranı beş konum ileri çevir" işe yarar.

Kalıp ifadeler

spin the dial five positions forward: eylem + nesne + miktar + yön

Spin eylem fiilidir, the dial ise eylemin nesnesidir. Five positions ne kadar hareket ettirileceğini, forward ise hangi yönde hareket ettirileceğini söyler. İfade, fiil + nesne + miktar + yön biçimindeki kullanışlı talimat kalıbını izler. Doğrudan bir talimat fiilin yalın biçimiyle başlar, bu nedenle you öznesi söylenmeden anlaşılır. Hem miktarı hem de yönü belirtmek, genel bir komutu uygulanabilir bir adıma dönüştürür.

Alıştırma

Talimatı tamamlamak için parantez içindeki miktarı ve yönü aynen kullanın: Move the token ____ spaces ____. (three; forward)

Cevabı göster

three · forward

Once out of the cell, Dilbilgisi

2:03

Hücreden çıktıktan sonra,

Dilbilgisi

Once out of the ...: kısaltılmış bir once zaman yan cümlesi

Once out of the cell, once they are out of the cell ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Bağlamdan anlaşılan özne ve be fiilinin biçimi atılır; once sözcüğünden sonra durumu belirten bir ifade kalır. Burada once, “o duruma ulaşılır ulaşılmaz” anlamına gelir. Bu ifade sonraki eylemin zamanını belirlediği için ardından bir ana cümle gelmelidir; tek başına tam bir cümle değildir.

Alıştırma

“Once you are out of” ifadesinin kısaltılmış biçimini tamamlayın: ____ the building, call me.

Cevabı göster

Once out of

they will only have a few moments to crack the lock for the outer prison door too Notlar

2:05

dış hapishane kapısının kilidini de kırmak için yalnızca birkaç saniyeleri olacak,

Kalıp ifadeler

will only have a few moments: çok sınırlı zaman

Will only have a few moments, gelecekte kullanılabilecek sürenin çok kısa olacağı anlamına gelir. Only, sınırın sıkı olduğunu vurgular; burada moments kesin bir saniye sayısını değil, kısa bir süreyi ifade eder. have a few moments to + fiilin yalın hâli yapısı, bu kısa süre içinde ne yapılması gerektiğini veya yapılabileceğini belirtir. Cümlede to crack the lock yapılacak işi gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle ekibin karar vermek için çok az zamanı olacağı anlamına gelir?

  1. The team will have plenty of time to decide.
  2. The team will only have a few moments to decide.
  3. The team will decide a few moments later.
Cevabı göster

The team will only have a few moments to decide.

Kelime

to crack the lock: kilit mekanizmasını çözmek

Burada to crack the lock, kapının açılabilmesi için kilit mekanizmasının nasıl aşılacağını bulmak anlamına gelir. Crack, kilidin malzemesini çatlatmak anlamına gelmez. Crack sözcüğünün bu kullanımı, kilidi çözülmesi gereken zor bir problem olarak gösterir. Aynı düşünce crack a code veya crack a puzzle ifadelerinde de vardır: beceri ya da kavrayış başarılı bir çözüme ulaştırır.

Alıştırma

Bu cümlede to crack the lock ne anlama gelir?

  1. Kilitten keskin bir ses çıkarmak
  2. Kilit mekanizmasını aşıp kilidi açmak
  3. Kilidin malzemesini çatlatmak
Cevabı göster

Kilit mekanizmasını aşıp kilidi açmak

before the guards catch them. Dilbilgisi

2:10

gardiyanlar onları yakalamadan önce.

Dilbilgisi

before the guards catch them: son tarih belirlemek

Before the guards catch them, gardiyanların eylemini bir son tarih olarak belirler. Gereken eylem daha önce gerçekleşmelidir; aksi hâlde yakalanma tehlikesi gerçek olur. Before sonrasında gelecekteki bir zamanı anlatan yan cümlede İngilizce normalde geniş zaman kullanır: before the guards catch them denir, will catch them denmez. Gelecek anlamı cümlenin genel bağlamından gelir.

Alıştırma

Bilgisayarın kapanmasını son tarih yapan sözcükle cümleyi tamamlayın: Save your work ____ the computer shuts down.

Cevabı göster

before

So what instructions will allow Hedge to efficiently open any door? Dilbilgisi

2:12

Peki hangi talimatlar Hedge'in herhangi bir kapıyı verimli bir şekilde açmasını sağlar?

Dilbilgisi

will allow Hedge to efficiently open any: allow + nesne + to-infinitive

will allow Hedge to efficiently open any door ifadesinde allow + nesne + to-infinitive yapısı kullanılır. Hedge, allow fiilinin nesnesi ve open fiilinin örtük öznesidir: kapıları açacak olan Hedge’dir. Burada allow, izin vermek değil, “mümkün kılmak” veya “yapabilmesini sağlamak” anlamındadır. efficiently, open fiilini niteler; yani talimatların Hedge’in fazla zaman ya da çaba harcamadan kapıları açmasını sağlaması gerekir.

Alıştırma

Cümleyi allow + nesne + to-infinitive yapısıyla tamamlayın: The new ramp will ____ wheelchair users ____ enter the building more easily.

Cevabı göster

allow · to

Pause now to figure it out for yourself. Öbek fiiller

2:20

Kendiniz bulmak için şimdi duraklatın.

Öbek fiiller

figure it out for yourself: bir şeyi kendi başına çözmek

Figure it out, bir şeyi düşünerek anlamak veya çözmek demektir. figure out ayrılabilen bir öbek fiildir ve nesne bir zamirse ortaya gelir: figure it out denir, figure out it denmez. For yourself, başka biri cevabı söylemeden kendi başına yapmak anlamına gelir. Burada konuşan kişi izleyiciden videoyu duraklatıp cevabı bağımsız olarak bulmasını istiyor.

Alıştırma

Cümleyi figure it out ve bağımsız eylemi belirten uygun ifadeyle tamamlayın: You have enough clues, so try to ____ before reading the explanation.

Cevabı göster

figure it out for yourself

Before we explain the solution, Anlatım akışı

2:25

Çözümü açıklamadan önce,

here's a hint.

2:28

işte bir ipucu.

Anlatım akışı

Before we explain the solution: çözümden önce ipucu vermek

Before we explain the solution, before ile kurulan ve bilginin sırasını düzenleyen bir yan cümledir: çözümün tamamı daha sonra açıklanacak, şimdi ise önce bir ipucu verilecektir. Derslerde ve açıklamalarda bu tür bir başlangıç dikkati yönlendirir ve cevap açıklanmadan önce düşünme zamanı bırakır. Başka durumlarda da kullanılabilen Before we + eylem, ... kalıbı, önce başka bir adımın geleceğini gösterir.

Alıştırma

Bu cümlede Before we explain the solution ne işe yarıyor?

  1. Önce bir ipucu verilecek, çözümün tamamı daha sonra açıklanacak.
  2. Konuşan kişi çözümü açıklamayı reddetmektedir.
  3. Çözüm zaten tamamen açıklanmıştır.
Cevabı göster

Önce bir ipucu verilecek, çözümün tamamı daha sonra açıklanacak.

A key programming concept that can help unlock the door Kalıp ifadeler

2:30

Kapıyı açmaya yardımcı olabilecek önemli bir programlama konseptine

is called a loop. Kültür

2:35

döngü (loop) denir.

Kalıp ifadeler

key programming concept: key özellikle önemli demektir

key programming concept ifadesinde key, “özellikle önemli” veya “merkezî” anlamına gelen bir sıfattır. programming concept ifadesini niteler; burada fiziksel bir anahtardan söz edilmez. Başka durumlarda da kullanılabilen key + isim kalıbı, bir kişinin, şeyin veya fikrin bir konu ya da sonuç için özellikle önemli olduğunu gösterir. key idea, key factor ve key step buna örnektir.

Alıştırma

key programming concept ifadesinde key ne anlama geliyor?

  1. Bir kilidi açmak için kullanılan araç
  2. Bilgisayar klavyesindeki bir tuş
  3. Özellikle önemli veya merkezî
Cevabı göster

Özellikle önemli veya merkezî

Kültür

is called a loop: bir terimi tanıtma

be called + ad yapısı, bir şeyin veya kavramın adını belirtir. Burada özne temel bir programlama kavramıdır ve a loop yeni tanıtılan terimdir. Edilgen yapı, adı kimin seçtiğine değil kavrama ve onun adına odaklanır. Programlamada loop, bir veya daha fazla komutu tekrarlayan bir yapıdır.

Alıştırma

Cümleyi be called yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: This repeated process ____ a loop.

Cevabı göster

is called

This can be one or more instructions

2:37

Bu, Hedge'in belirli bir sayıda tekrarlayacağı veya yineleyeceği

that Hedge will iterate or repeat a specified number of times. Kültür

2:40

bir veya birden fazla talimat olabilir.

Kültür

iterate or repeat a specified number of times: belirlenmiş sayıda yinelemek

Will, Hedge'in komutlarla ne yapacağını belirtir. Iterate or repeat, aynı komutu veya komut grubunu döngüler hâlinde yeniden uygulamak demektir; burada iterate, yalnızca aynı sözleri tekrar söylemek değil, teknik bir süreci yürütmek anlamındadır. A specified number of times, tekrar sayısının üç veya on gibi önceden açıkça belirlenmiş olduğu anlamına gelir. Dolayısıyla döngünün sabit bir sayısı vardır ve belirlenmiş bir sınır olmadan sürmez.

Alıştırma

Bu programlama açıklamasında vurgulanan bölüm ne anlama geliyor?

  1. Komutlar belirlenen sayıda uygulanır.
  2. Komutlar belirlenmiş bir sayı olmadan sonsuza kadar tekrarlanır.
  3. Komutlar bir kez açıklanır ama hiç uygulanmaz.
Cevabı göster

Komutlar belirlenen sayıda uygulanır.

Like jump up and down 100 times.

2:46

100 kez yukarı ve aşağı zıplamak gibi.

Or an instruction that Hedge will repeat until a condition is met, Dilbilgisi

2:50

Veya bir koşul karşılanana kadar Hedge'in tekrarlayacağı bir talimat,

Dilbilgisi

repeat until a condition is met: bir koşul karşılanana kadar tekrarlamak

will repeat until a condition is met ifadesinde will repeat bir eylemin tekrar tekrar gerçekleşeceğini, until ise bu tekrarı sona erdiren koşulu belirtir. Koşul karşılanmadan önce eylem sürer; koşul karşılanınca döngü durabilir veya sonraki adıma geçebilir. a condition is met edilgen bir yapıdır; bir gerekliliğin doğru hâle geldiği veya karşılandığı anlamına gelir. Bu ifade yönergelerde, kurallarda ve süreç açıklamalarında yaygındır.

Alıştırma

Hangi yönerge, kontrolün geçerli bir sonuç ortaya çıkana kadar sürüp sonra durduğu anlamına gelir?

  1. Repeat the check until a valid result appears.
  2. Repeat the check after a valid result appears.
  3. Repeat the check whenever a valid result appears.
Cevabı göster

Repeat the check until a valid result appears.

such as keep jumping up and down until it's 7:00. Dilbilgisi

2:55

saat 7:00 olana kadar yukarı ve aşağı zıplamaya devam etmek gibi.

Dilbilgisi

keep jumping up and down until it's 7:00: saat 7.00'ye kadar aşağı yukarı zıplamak

keep jumping up and down until it's 7:00 ifadesinde keep + fiilin -ing biçimi, eylemi sürdürmek anlamına gelir. Jumping up and down, zıplamayı devam eden veya tekrarlanan bir aşağı-yukarı hareket olarak gösterir. Until it's 7:00 bitiş noktasını verir: zıplama saat 7.00'den önce devam eder ve o saatte durur. Until eylemin başladığı zamanı değil, bittiği zamanı gösterir.

Alıştırma

Yönergeyi tamamlamak için wait fiilinin doğru biçimini kullanın: Keep ____ until your name is called.

Cevabı göster

waiting

The first thing that's clear Anlatım akışı

3:06

Açık olan ilk şey,

is that you need to find a way for Hedge to try every combination Dilbilgisi

3:07

Hedge'in her kombinasyonu denemesi için bir yol bulmanız gerektiğidir,

until one works.

3:12

ta ki biri işe yarayana kadar.

Anlatım akışı

The first thing that's clear is that...: ilk kesin sonucu sunmak

The first thing that's clear is that... çerçevesi, bir sonucu akıl yürütme zincirindeki ilk kesin nokta olarak sunar. Daha sonraki adımlar ya da ayrıntılar ele alınmadan önce dinleyiciye hangi fikri aklında tutması gerektiğini gösterir. Burada that yan cümlesindeki sonuç you need to find a way ifadesidir. Bu çerçeve açıklamayı düzenler; diğer her şeyin de zaten açık olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

The first thing that's clear is that... bir açıklamada temel olarak ne yapar?

  1. Problemin her bölümünün zaten çözüldüğünü söyler.
  2. Akıl yürütme sürecindeki ilk kesin sonucu sunar.
  3. Konuyu ilgisiz bir olaya çevirir.
Cevabı göster

Akıl yürütme sürecindeki ilk kesin sonucu sunar.

Dilbilgisi

way for Hedge to try... until one works: eylemi yapan ve durma koşulu

a way for + kişi/şey + to + fiil kalıbı bir yöntem belirtir ve eylemi kimin ya da neyin yaptığını açıkça gösterir. Bu cümlede try eylemini yapan Hedge'dir. until yan cümlesi durma koşulunu verir: deneme, bir kombinasyon işe yarayana kadar sürer. One, one combination yerine kullanılır; works ise amaçlanan sonucu vermek demektir.

Alıştırma

Cümleyi a way for X to do something ve until kullanarak tamamla. X olarak the program, fiil olarak try kullan: We need ____ every code ____ one works.

Cevabı göster

a way for the program to try · until

What takes a little more effort Dilbilgisi

3:14

Biraz daha fazla çaba gerektiren şey ise,

is how exactly you do so.

3:16

bunu tam olarak nasıl yapacağınızdır.

Dilbilgisi

What takes ... is ...: gerçekten çaba gerektiren kısmı vurgulamak

What takes a little more effort yan cümlesi özne görevindedir ve “biraz daha fazla çaba gerektiren şey” anlamına gelir. is sonrasındaki how exactly you do so sözleri bu şeyin ne olduğunu belirtir. Bu bir açıklama cümlesidir, what ile kurulan bir soru değildir. What ... is ... kalıbı önce bir zorluk olduğunu bildirir, sonra o zorluğu tanımlar. Burada genel eylem zaten bilinmektedir; ek çaba, kesin yöntemi bulmak için gerekir. Do so daha önce belirtilen eylemin yerine geçerek tekrarı önler.

Alıştırma

Cümle, hangi kısmın ek çaba gerektirdiğini belirtiyor?

  1. Eylemi ilk kimin önerdiğini hatırlamayı
  2. Herhangi bir eylemin gerekli olup olmadığına karar vermeyi
  3. Eylemi gerçekleştirmenin kesin yolunu bulmayı
Cevabı göster

Eylemi gerçekleştirmenin kesin yolunu bulmayı

One solution would be to instruct Hedge to try every combination in succession. Notlar

3:18

Bir çözüm, Hedge'e her kombinasyonu sırayla denemesini emretmek olabilir.

Anlatım akışı

One solution would be to instruct: olası bir çözüm sunmak

One solution olası bir yanıt sunar ve başka yanıtların da bulunabileceğini gösterir. Would be to sonraki eylemi temkinli bir öneri olarak sunar; burada would geçmiş zamana gönderme yapmaz. Instruct fiili instruct + kişi + to-infinitive kalıbını kullanır. Talimatı alan kişi Hedge’dir; to try every combination in succession ise yapılacak eylemi belirtir. Böylece cümle önce çözümü verir, ardından bunun nasıl uygulanacağını açıklar.

Alıştırma

Temkinli öneriyi hedef kalıpla tamamlayın: We need a safer way to cross the river. ____ build a temporary footbridge.

Cevabı göster

One solution would be to

Kelime

in succession: art arda

In succession, birkaç eylemin veya olayın belirli bir sıra içinde art arda gerçekleştiğini belirtir. Burada tüm kombinasyonlar aynı anda değil, her deneme bir öncekini takip edecek şekilde tek tek denenir. Bu ifade, eylemlerin sırası hakkında bilgi verir. Denemelerin başarılı olduğunu söylemez.

Alıştırma

Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve art arda anlamına gelen resmî ifadeyle tamamlayın: The bell rang three times ____.

Cevabı göster

in succession

Try one and check the light.

3:23

Biri dene ve ışığı kontrol et.

If it turns green, Dilbilgisi

3:26

Eğer yeşile dönerse,

open the door.

3:27

kapıyı aç.

And if not,

3:29

Eğer dönmezse,

Dilbilgisi

If it turns green ... And if not: koşulun iki dalı

If it turns green bir koşul belirtir; open the door ise bu koşul doğru olduğunda yapılacak eylemi verir. Gelecekte gerçekleşmesi olası bir olayla ilgili yönergelerde İngilizce, if sonrasında normalde will turn değil, geniş zaman biçimi turns kullanır. And if not diğer dalı başlatır. Not, if it does not turn green şeklindeki olumsuz koşulun tamamının yerini aldığı için tekrarlanan sözcükler atılabilir. And yalnızca bu dalı ilk dala bağlar ve o da kullanılmayabilir.

Alıştırma

Yönergeyi derste öğrendiğiniz kısa olumsuz koşulla tamamlayın: If the link opens, continue. And ____, try another browser.

Cevabı göster

if not

try two.

3:30

ikiyi dene.

If that doesn't work, Kalıp ifadeler

3:32

Eğer o da işe yaramazsa,

Kalıp ifadeler

If that doesn't work: yedek bir adıma geçiş

If that doesn't work, yedek bir adıma geçmenin koşulunu belirtir. That, az önce sözü edilen yönteme gönderme yapar; work ise burada “çalışmak” değil, “işe yaramak” veya “istenen etkiyi göstermek” anlamındadır. If yan cümlesi normalde alternatif eylemden önce gelir: önce ilk yöntem denenir, yalnızca başarısız olursa sonraki adıma geçilir.

Alıştırma

Az önce sözü edilen yöntem başarısız olabilecekse hangi başlangıç yedek bir adımı doğal biçimde sunar?

  1. If that doesn't work,
  2. Because that doesn't work,
  3. If that works,
Cevabı göster

If that doesn't work,

try three.

3:33

üçü dene.

All the way up to 100. Kalıp ifadeler

3:35

100'e kadar böyle devam eder.

Kalıp ifadeler

All the way up to 100: üst sınıra ulaşmak

All the way up to 100, bir aralığın, ölçeğin veya dizinin üst sınır olarak 100’e ulaştığını anlatır. Up to 100 sınırı verir; all the way ise aralığın bu sınıra kadar tam olarak uzandığını vurgular. Bu ifade aralığın ne kadar ileri ulaştığını öne çıkarır. Tek başına “tam olarak 100” anlamına gelmez ve yalnızca 100 sayısını ayrı bir nokta olarak anlatmaz.

Alıştırma

Üst sınıra kadar olan tam aralığı vurgulayan dört sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The thermometer's scale goes ____ 120 degrees.

Cevabı göster

all the way up to

But it would be tedious to lay that out in its entirety. Öbek fiiller

3:38

Ancak bunu tamamen ortaya dökmek sıkıcı olurdu.

Öbek fiiller

lay that out: bilgiyi eksiksiz biçimde açıklamak

Burada lay that out, “o bilgiyi düzenli ve ayrıntılı biçimde sunmak veya açıklamak” anlamına gelir. That, konuşulan içeriği gösterir; dolayısıyla lay out fiziksel bir nesneyi düz biçimde koymayı değil, bilgiyi açıklamayı anlatır. It would be tedious to... olası işi uzun, tekrarlı ve sıkıcı olarak değerlendirir. In its entirety, “her bölümü dâhil ederek” anlamını ekler; yani konuşmacı eksiksiz bir açıklama yapmanın gereğinden fazla tekdüze emek isteyeceğini söylüyor.

Alıştırma

“The report lays out the reasons for the change.” cümlesinde lays out ne anlama gelir?

  1. Raporu bir yüzeye düz biçimde koyar.
  2. Gerekçeleri açık ve düzenli biçimde sunar.
  3. Gerekçeleri rapordan çıkarır.
Cevabı göster

Gerekçeleri açık ve düzenli biçimde sunar.

Why write more than 100 lines of code Anlatım akışı

3:41

Sadece üç satırla aynı şeyi yapabilecekken

when you can do the same thing with just three?

3:44

neden 100 satırdan fazla kod yazasınız ki?

Anlatım akışı

Why...when you can...: seçenekleri karşılaştıran retorik soru

Why X when you can Y? kalıbı genellikle retoriktir; gerçekten bir neden sormaz. Önce daha verimsiz veya daha az çekici olan X seçeneğini verir, ardından when ile mevcut ve daha iyi olan Y seçeneğini tanıtır. Burada when, “hangi zamanda” değil, yaklaşık olarak “madem” veya “-ebiliyorken” anlamındadır. Karşılaştırma, üç satırla aynı sonuca ulaşılabildiği için 100 satırdan fazla yazmanın gereksiz olduğunu ima eder.

Alıştırma

Konuşmacı asıl soruda temel olarak neyi ima ediyor?

  1. Bir seçim yapılmadan önce iki sürüm de yazılmalıdır.
  2. Konuşmacı kodun ne zaman yazıldığını soruyor.
  3. Üç satır aynı işi yapabildiği için 100 satırdan fazla yazmak gereksizdir.
Cevabı göster

Üç satır aynı işi yapabildiği için 100 satırdan fazla yazmak gereksizdir.

This is where a loop comes in. Öbek fiiller

3:48

İşte bir döngü burada devreye girer.

Öbek fiiller

İşte burada bir döngü devreye girer

Bu cümlede This is where a loop comes in, döngünün bu noktada yararlı veya gerekli hâle geldiği anlamına gelir. Come in burada fiziksel olarak bir yere girmeyi anlatmaz; bir şeyin sorunun çözümünde rol oynaması anlamındadır. Where mutlaka bir yeri değil, az önce anlatılan durumu veya aşamayı belirtir. This is where X comes in kalıbı önce bir ihtiyete gönderme yapar, ardından X’i yararlı çözüm olarak tanıtır.

Alıştırma

Cümleyi come in ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: We need to repeat the same steps many times. This is where a loop ____.

Cevabı göster

comes in

There are a few ways to go about this. Öbek fiiller

3:50

Bunu yapmanın birkaç yolu var.

Öbek fiiller

bunu ele almanın yolları

Ways to go about this, daha önce konuşulan göreve yaklaşma veya onu ele alma yöntemleri anlamına gelir. Go about something yapısında go about, bir şeyi belirli bir şekilde ele almak demektir. Bu cümle, konuşanın birazdan birkaç olası yöntem sunacağını belirtir. Sözü bir görevi tanımlamaktan o görevin nasıl yapılacağını açıklamaya geçirir.

Alıştırma

Cümleyi öğrendiğiniz iki sözcüklü fiille tamamlayın: There are several ways to ____ this task.

Cevabı göster

go about

The lock has 100 positions,

3:53

Kilidin 100 konumu var,

so Ethic could say

3:56

bu yüzden Ethic şöyle diyebilir:

check the dial's color,

3:58

kadranın rengini kontrol et,

then spin the dial forward once for 100 repetitions. Kalıp ifadeler

4:00

sonra kadranı 100 tekrar için birer kez ileri çevir.

Kalıp ifadeler

for + sayı + repetitions: tekrar sayısını belirtmek

for 100 repetitions ifadesinde for, eylemin kaç kez yapıldığını belirtir. Bu ifade, bir kez çevirme hareketinin 100 defa tekrarlandığı anlamına gelir; buradaki for amaç bildirmez. Kullanılabilir kalıp for + sayı + repetitions şeklindedir. Repetition sayılabilen bir isimdir; bu yüzden one sonrasında repetition, diğer sayılardan sonra repetitions kullanılır.

Alıştırma

Antrenör hareketin tam olarak on iki kez yapılmasını istiyor. Talimatı for + number + repetitions kullanarak tamamlayın: Perform the squat ____.

Cevabı göster

for twelve repetitions

Remember where the dial turns green, Dilbilgisi

4:06

Kadranın yeşile döndüğü yeri hatırla,

then have Hedge set it back to that number. Öbek fiiller

4:08

sonra Hedge'den onu o sayıya geri getirmesini iste.

Dilbilgisi

Remember where..., then have someone... yapısı

Bu cümle iki komutu sıraya koyar. Remember where the dial turns green, dinleyene gözlemlenen konumu hatırlamasını söyler; then sonraki komutu başlatır ve that number kaydedilen konuma gönderme yapar. Where the dial turns green, remember fiilinin nesnesi görevindeki gömülü bir wh yan cümlesidir. Düz cümle sırasını kullanır: where + özne + fiil. have Hedge set it back yapısında have + kişi + fiilin yalın hâli, o kişinin eylemi gerçekleştirmesini sağlamak ya da ondan bunu istemek anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi talimat önce bir konumu hatırlamayı, ardından Mia’dan göstergeyi oraya geri getirmesini istemeyi doğru biçimde anlatır?

  1. Remember where does the pointer stop, then have Mia set it back there.
  2. Remember that the pointer stops, then have Mia set it back there.
  3. Remember where the pointer stops, then have Mia set it back there.
Cevabı göster

Remember where the pointer stops, then have Mia set it back there.

Öbek fiiller

set it back to + bir değer

set + nesne + back to + hedef yapısı, bir şeyi önceki bir değere, konuma veya ayara dönecek biçimde ayarlamak anlamına gelir. Bu cümlede it ayarlanan şeyi, that number ise hedef değeri gösterir. Nesne set ile back arasına gelir; to ise hedefi tanıtır: set it back to that number.

Alıştırma

Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve önceki ayara dönmek anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The volume was originally at three. After the sound check, set the volume ____ three.

Cevabı göster

back to

A loop like this,

4:13

Bunun gibi,

where you specify the number of times it repeats, Dilbilgisi

4:14

tekrar sayısını belirttiğiniz bir döngü,

is called a for loop. Kültür

4:17

for döngüsü olarak adlandırılır.

Dilbilgisi

where you specify the number of times it repeats: açıklama ekleyen bir where yan cümlesi

where you specify the number of times it repeats yan cümlesi, a loop like this hakkında ek bilgi verir. Buradaki where, in which anlamındadır: bu tür bir döngüde kaç tekrar yapılacağını siz seçersiniz. Fiziksel bir yeri göstermez. Yan cümle virgüllerin arasında olduğu için ek açıklama niteliğindedir. Cümlenin ana yapısı A loop like this ... is called a for loop şeklindedir. where + yan cümle kalıbı bir sistemin, etkinliğin veya durumun nasıl işlediğini açıklamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Örnekteki where you specify the number of times it repeats ifadesinin görevi nedir?

  1. Döngünün ne zaman oluşturulduğunu söyler.
  2. Döngünün nerede olduğunu sorar.
  3. Bu tür bir döngünün özelliğini ekler.
Cevabı göster

Bu tür bir döngünün özelliğini ekler.

Kültür

a for loop: belirli sayıda tekrar eden döngü

for loop, komutları belirlenmiş bir sayıya göre tekrarlayan bir programlama yapısıdır. Bu cümledeki ana fikir, döngünün kaç kez tekrarlanacağını sizin belirtmenizdir. for sözcüğü programlama teriminin bir parçasıdır. Burada gündelik İngilizcedeki amaç bildiren anlamını taşımaz.

Alıştırma

İngilizce cümleyi derste öğrendiğiniz programlama terimiyle tamamlayın: A loop that repeats a set number of times is ____.

Cevabı göster

a for loop

But an even more efficient loop

4:20

Ancak çok daha verimli bir döngü,

would have Hedge spin the dial one position at a time Kalıp ifadeler

4:22

Hedge'in yeşile dönene kadar kadranı

until it turns green. Dilbilgisi

4:25

her seferinde bir konum çevirmesini sağlamak olurdu.

Kalıp ifadeler

one position at a time: adım adım ilerlemek

one position at a time, bir sonraki harekete geçmeden önce kadranın yalnızca bir konum ilerletilmesi anlamına gelir. Tek harekette birkaç konum ilerlemek yerine adım adım ilerleyen bir süreci anlatır. Yeniden kullanılabilen kalıp one + tekil sayılabilen isim + at a time biçimindedir. one page at a time örneğinde olduğu gibi, her adımda yalnızca bir birimin ele alındığını vurgular.

Alıştırma

İngilizce cümleyi one ... at a time kalıbıyla tamamlayın: Read ____.

Cevabı göster

one page at a time

Dilbilgisi

until it turns green: bir eylemin bitiş noktası

Until, sürmekte olan bir eylemin bitiş noktasını belirtir. Burada kadran her seferinde bir konum çevrilir ve bu tekrarlanan eylem kadran yeşile dönene kadar sürer. Gelecekteki bir sonucu anlatan yönergelerde until'den sonraki yan cümlede genellikle geniş zaman kullanılır: until it turns green denir, until it will turn green denmez.

Alıştırma

Hangi yönerge, bir eylemi sürdürüp ışık yeşile döndüğünde durmak anlamına gelir?

  1. Keep turning the knob until the light turns green.
  2. Stop turning the knob before the light changes.
  3. Turn the knob when the light is already green.
Cevabı göster

Keep turning the knob until the light turns green.

And as soon as that happens, Dilbilgisi

4:27

Ve bu olur olmaz,

Dilbilgisi

And as soon as that ...: hemen gelen sonraki adım

Vurgulanan sözcükler as soon as that happens zaman yan cümlesini başlatır ve “o olay gerçekleştiği anda” anlamına gelir. That, az önce sözü edilen koşula veya olaya gönderme yapar; ardından gelen ana cümle ise sonraki eylemi belirtir. As soon as, bilinçli bir gecikme olmadığını vurgular. Baştaki And, bu hızlı tepkiyi sıradaki önceki adıma bağlar.

Alıştırma

Hangi cümle, sonuç göründükten sonra hiç beklemeden arama yapılmasını ister?

  1. Call me as soon as the result appears.
  2. Call me sometime after the result appears.
  3. Call me before the result appears.
Cevabı göster

Call me as soon as the result appears.

have him stop and open the door. Dilbilgisi

4:29

onu durdurup kapıyı açmasını sağlamak.

Dilbilgisi

have him stop and open: have + nesne + fiilin yalın hâli

Burada have ettirgen bir yapıda kullanılır: have + kişi + fiilin yalın hâli, o kişinin bir işi yapmasını ayarlamak, ona talimat vermek veya işi ona yaptırmak anlamına gelir. him nesnedir, stop ise fiilin yalın hâlidir. stop ve open aynı nesneden sonra and ile bağlandığı için ikisi de yalın hâlde kalır: have him stop and open. İki fiilden önce de to kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi have + him + stop ve open fiillerinin yalın hâlleriyle tamamlayın: The guard will ____ the gate.

Cevabı göster

have him stop and open

That way, Anlatım akışı

4:31

Bu şekilde,

if the door unlocks on one,

4:32

eğer kapı bir numarada açılırsa,

he doesn't need to cycle through all the rest of the numbers. Öbek fiiller

4:35

geriye kalan tüm sayılarda gezinmesine gerek kalmaz.

Anlatım akışı

That way, if... doesn't need to...: bir planın yararını gösterme

That way az önce sözü edilen bir yönteme gönderme yapar ve bu yöntem sayesinde neyin mümkün ya da daha kolay hâle geldiğini açıklar. Sonraki bilgiyi yeni bir konu olarak başlatmak yerine planın sonucu veya yararı olarak plana bağlar. Burada if yan cümlesi olası bir başarı koşulu verirken he doesn't need to... kaçınılan ek çabayı belirtir. Bilgi sırası şöyledir: yöntem, olası koşul ve ardından kaçınılan iş.

Alıştırma

Hangi cümle çifti, ilk eylemin sağladığı pratik yararı That way ile gösteriyor?

  1. Back up the file first. I bought the laptop three years ago.
  2. Back up the file first. By the way, my laptop is three years old.
  3. Back up the file first. That way, if the laptop fails, you won't lose your work.
Cevabı göster

Back up the file first. That way, if the laptop fails, you won't lose your work.

Öbek fiiller

cycle through: bir gruptaki öğeleri sırayla gözden geçirmek veya değiştirmek

Cycle through, sıralı bir grupta bir öğeden sonrakine geçerek öğeleri tek tek kontrol etmek, denemek veya görüntülemek demektir. Burada, aksi hâlde kalan sayıları sırayla denemek zorunda kalacağı anlatılıyor. Through parçacığı, grubu eylemin izlediği yol olarak gösterir. Cycle bu kullanımda bisiklete binmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi yukarıda öğretilen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Press the arrow key to ____ the menu options.

Cevabı göster

cycle through

This is an until loop. Kültür

4:39

Bu bir until döngüsüdür.

Because it involves doing an action

4:42

Çünkü bir eylemi

until a condition is met.

4:44

bir koşul karşılanana kadar yapmayı içerir.

Kültür

This is an until loop: koşulla denetlenen bir döngüyü adlandırmak

Bir until loop, tekrarı sona erdiren koşula göre adlandırılır. Bu koşul henüz karşılanmadığı sürece eylem tekrarlanır ve koşul karşılandığında döngü durur. This is ... daha önce anlatılan sürece bir ad verir. Ardından gelen Because cümlesi bu adın nedenini açıklar: eylem, bir koşul karşılanana kadar devam eder.

Alıştırma

Altyazıda kullanılan until loop hangi açıklamaya karşılık gelir?

  1. Koşulları yok sayıp eylemi tam olarak bir kez çalıştırmak.
  2. Bir durma koşulunu sınamadan eylemi önceden belirlenmiş sayıda tekrarlamak.
  3. Koşul karşılanana kadar eylemi tekrarlamak.
Cevabı göster

Koşul karşılanana kadar eylemi tekrarlamak.

A similar alternate approach Kalıp ifadeler

4:47

Benzer bir alternatif yaklaşım,

would be to turn the dial while it's still red, Dilbilgisi

4:49

kadranı hala kırmızıyken çevirmek,

then stop.

4:52

sonra durmak olabilir.

Dilbilgisi

while it's still red: süren bir koşul altında hareket etmek

to turn the dial while it's still red ifadesinde while, eylem sürerken geçerli olan durumu tanıtır. Still, kırmızı durumun daha önce başlayıp devam ettiğini gösterir: kadran, kırmızı kaldığı süre boyunca çevrilir. Yönergelerde while, süren bir durumu eylemi kontrol eden koşul yapabilir: koşul doğru olduğu sürece eyleme devam edin, yanlış olduğunda durun. Burada while “... olduğu süre boyunca” anlamındadır; karşıtlık bildiren “oysa” anlamında değildir.

Alıştırma

Hangi cümle, süren bir durumu eylemin koşulu yapmak için while kullanıyor?

  1. Turn the dial once before checking the light.
  2. Start turning the dial after the light stops being red.
  3. Keep turning the dial while the light is still red.
Cevabı göster

Keep turning the dial while the light is still red.

That's called a while loop. Kültür

4:54

Buna da while döngüsü denir.

Kalıp ifadeler

Benzer bir alternatif yaklaşım

Burada A similar alternate approach, az önce ele alınan yönteme benzeyen başka bir olası yöntemi tanıtır. Approach, bir şeyi yapma veya çözme yolu; alternate ise yerine kullanılabilecek bir seçenek demektir. Daha geniş A ... approach would be to + fiil yapısında ilk bölüm seçeneği adlandırır, to + fiil ise bu seçeneğin ne içerdiğini açıklar. Böylece açıklama bir yöntemden ona benzer başka bir seçeneğe geçer.

Alıştırma

Bu cümlede A similar alternate approach ne anlama geliyor?

  1. İnsanların sırayla uygulamak zorunda olduğu bir yöntem
  2. Önceki yönteme benzeyen başka bir kullanılabilir yöntem
  3. Önceki yöntemle hiç ilgisi olmayan bir yöntem
Cevabı göster

Önceki yönteme benzeyen başka bir kullanılabilir yöntem

Kültür

That's called a while loop: bir programlama kavramını adlandırma

That's called + ad kalıbı, az önce gösterilen veya açıklanan bir şeye ad verir. Burada that, daha önce açıklanan tekrarlı kodlama sürecini gösterir; a while loop ise bu programlama yapısının adıdır. Bir while döngüsü, koşul doğru olduğu sürece kodu tekrarlar. Bu cümlede called, “adlandırılır” anlamındadır; “telefonla arandı” anlamında değildir.

Alıştırma

Adlandırma cümlesini dersteki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The program repeats these steps while the condition is true. ____ a while loop.

Cevabı göster

That's called

Back to the adventure. Anlatım akışı

4:58

Maceraya geri dönelim.

Anlatım akışı

Back to the adventure: ana öyküye geri dönme

Back to + konu, dinleyicinin dikkatini daha önce ele alınan bir şeye geri yönlendiren kısa bir geçiş ifadesidir. Burada kısa programlama açıklamasını bitirir ve macera öyküsünün devam ettiğini bildirir. Bu eksiltili bir ifadedir: tam cümle Let's go back to the adventure olabilir, ancak geçiş açık olduğu için anlatıcılar ve konuşmacılar Let's go bölümünü sık sık söylemez.

Alıştırma

Bir sunucu “That answers the side question. Back to our main topic.” diyor. Back to our main topic neyi belirtir?

  1. Sunucu önceki konuya geri dönüyor.
  2. Sunucu ilgisiz bir konuya başlıyor.
  3. Sunucu herkesin geriye doğru hareket etmesini istiyor.
Cevabı göster

Sunucu önceki konuya geri dönüyor.

Hedge loops through the combinations, Öbek fiiller

4:59

Hedge kombinasyonlar arasında döngü yapar

and the cell opens at 41.

5:02

ve hücre 41'de açılır.

Öbek fiiller

loops through the combinations: olasılıkları tek tek işler

Loop through a set, bir kümedeki öğeleri genellikle aynı işlemi tekrarlayarak sırayla incelemek, işlemek veya denemek anlamına gelir. Burada Hedge rastgele tek bir tahminde bulunmak yerine kombinasyonları sistemli biçimde dener. Bu ifade, bir programın listedeki öğeleri sırayla işlediği bilgisayar alanında yaygındır. Bir kişinin bir dizi öğeyi tekrarlı ve düzenli biçimde ele almasını da anlatabilir.

Alıştırma

loop through ifadesinin doğru biçimini kullanın: The script ____ every file and checks its size.

Cevabı göster

loops through

Ethic and Hedge wait until the perfect moment in the guards' rotation Kalıp ifadeler

5:07

Ethic ve Hedge, gardiyanların devriyesindeki mükemmel anı beklerler

Kalıp ifadeler

wait until the perfect moment in the guards' rotation: muhafızların devriyesindeki en uygun anı beklemek

Wait until, bir bekleme süresinin bitiş noktasını belirtir: eylem ancak belirtilen zaman geldiğinde veya koşul gerçekleştiğinde yapılır. The perfect moment, harekete geçmek için en uygun an demektir. In the guards' rotation, bu anı tekrarlanan bir muhafız nöbeti veya devriye düzeninin içine yerleştirir. Karakterler yalnızca belirli bir süre beklemek yerine düzeni izleyip en güvenli boşluğu bekler.

Alıştırma

wait until the perfect moment ifadesini geçmiş zamanda kullanın: During yesterday's game, Leo ____ to pass the ball.

Cevabı göster

waited until the perfect moment

and make a break for it. Deyimler

5:11

ve kaçmaya başlarlar.

Deyimler

make a break for it: aniden kaçmaya çalışmak

Make a break for it, genellikle bir fırsat çıktığında aniden koşarak uzaklaşmak veya kaçmaya çalışmak anlamına gelen kalıplaşmış bir deyimdir. Bu cümlede and, bu kaçış girişimini önceki eyleme bağlar. İfadeyi bir bütün olarak anlamak gerekir: break burada ‘mola’ anlamına gelmez, it de belirli bir nesneyi göstermez. Deyim ani kaçış girişimine odaklanır; kaçışın başarılı olup olmadığını belirtmez.

Alıştırma

Break içeren ve ‘aniden kaçmaya çalışmak’ anlamına gelen kalıplaşmış deyimi tamamlayın: When the gate opened, the trapped fox ____.

Cevabı göster

made a break for it

Soon,

5:14

Kısa süre sonra,

Ethic faces a choice. Kalıp ifadeler

5:15

Ethic bir seçimle karşı karşıya kalır.

Hide inside a mysterious crystal

5:17

Gizemli bir kristalin içine saklanmak

or try to crack the outer door and make a run for it. Deyimler

5:19

veya dış kapıyı kırmaya çalışıp kaçmak.

Kalıp ifadeler

Ethic faces a ...: face a choice ile «bir seçimle karşı karşıya kalmak»

Ethic faces a choice ifadesinde faces, ‘karşı karşıya kalır’ veya ‘başa çıkmak zorundadır’ anlamına gelen bir fiildir. a choice, Ethic'in ele alması gereken durumu belirtir; Ethic tekil bir özne olduğu için faces kullanılır. Yeniden kullanılabilen kalıp face + a choice/problem/challenge biçimindedir. Geniş zamanda he, she, it veya tek bir kişinin adından sonra faces kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle Maya'nın zor bir kararla ilgilenmek zorunda olduğunu, ancak henüz mutlaka karar vermediğini anlatır?

  1. Maya avoids every choice.
  2. Maya faces a difficult choice.
  3. Maya makes a difficult choice.
Cevabı göster

Maya faces a difficult choice.

Deyimler

make a run for it: hızla kaçmak

Make a run for it, bir fırsat ortaya çıktığında hızla kaçmak veya güvenli bir yere koşmak anlamına gelen bir deyimdir. Bu cümlede, dış kapıyı açtıktan sonra oradan kaçmayı anlatır. Buradaki it belirli bir nesneye gönderme yapmaz; kalıplaşmış ifadenin bir parçasıdır. İfade make a break for it ile yakın anlamlıdır, ancak run hızlı fiziksel hareketi daha doğrudan canlandırır.

Alıştırma

Cümleyi make a run for it ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When the gate opened, the trapped dog ____.

Cevabı göster

made a run for it

Ethic chooses to run.

5:23

Ethic kaçmayı seçer.

The second door takes Hedge longer,

5:28

İkinci kapı Hedge'in daha fazla zamanını alır,

requiring him to spin all the way to 93. Kalıp ifadeler

5:30

93'e kadar çevirmesini gerektirir.

Kalıp ifadeler

all the way to: son noktaya ulaşmayı vurgulamak

All the way to + son nokta, o noktaya ulaşmak için gereken tüm mesafeyi, aralığı veya ilerlemeyi vurgular. Burada hareket 93'e ulaşılıncaya kadar devam eder ve ifade ne kadar çevirmek gerektiğini öne çıkarır. Son nokta bir yer, sayı, saat veya aşama olabilir. Yalnızca to kullanmaya kıyasla all the way to, hareketin veya ilerlemenin kapsamını daha güçlü biçimde vurgular.

Alıştırma

Cümleyi bir noktaya kadar tüm mesafeyi ifade eden hedef yapıyla tamamlayın: We followed the trail ____ the waterfall.

Cevabı göster

all the way to

But he gets it open. Dilbilgisi

5:34

Ama onu açmayı başarır.

Dilbilgisi

he gets it open: get + nesne + sıfat

gets it open ifadesinde get + nesne + sıfat, nesnenin bir sonuç durumuna gelmesini sağlamayı anlatır: nesne açık hâle gelir. Burada gets, he ile kullanılan geniş zaman biçimidir. Bu yapı, özellikle iş zorsa, sonuca ulaşmayı başarma anlamını sıkça taşır. Buradaki get “onu almak” anlamına gelmez; open sıfatı son durumu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi get + nesne + sıfat yapısının geçmiş zamanıyla tamamlayın: The lid was stuck, but Maya finally ____.

Cevabı göster

got it open

And takes the opportunity Kalıp ifadeler

5:43

Ve fırsattan istifade ederek

to explain why he's rescued Ethic.

5:45

Ethic'i neden kurtardığını açıklar.

Kalıp ifadeler

take the opportunity to explain: uygun bir anı değerlendirmek

Take the opportunity to + fiilin yalın hâli, bir şey yapmak için uygun bir anı veya durumu değerlendirmek anlamına gelir. Bu cümlede explain eylemi, why ile başlayan bölüm ise neyin açıklandığını belirtir. Bu ifade, eylemi yalnızca alınmış bir karar olarak değil, ortaya çıkan bir fırsata verilen karşılık olarak sunar.

Alıştırma

Cümleyi “uygun bir anı değerlendirmek” anlamındaki geçmiş zaman ifadesiyle tamamlayın: At the end of the meeting, Lena ____ thank the volunteers.

Cevabı göster

took the opportunity to

The world is in turmoil. Kelime

5:48

Dünya kargaşa içinde.

Kelime

be in turmoil: ciddi bir kargaşa içinde olmak

Be in turmoil, ciddi bir karışıklık, düzensizlik veya istikrarsızlık içinde olmak demektir. Bu cümlede is, the world ifadesini bu duruma bağlar; in turmoil ise onun durumunu açıklayan bir edat öbeğidir. Bu ifade, sıradan bir dağınıklıktan daha ciddi bir durumu anlatır. Olayların, kurumların veya duyguların istikrarsız ve kontrol edilmesi zor olduğunu çoğu zaman ima eder.

Alıştırma

"The world is in turmoil." cümlesindeki in turmoil ne anlama gelir?

  1. Tamamen huzurlu ve öngörülebilir
  2. Ciddi bir düzensizlik veya istikrarsızlık içinde
  3. Fiziksel olarak dünyayı dolaşıyor
Cevabı göster

Ciddi bir düzensizlik veya istikrarsızlık içinde

Robots have taken over, Öbek fiiller

5:50

Robotlar yönetimi ele geçirdi

Öbek fiiller

have taken over: kontrolü ele geçirip sürdürmek

Take over, kontrolü, yetkiyi veya sorumluluğu başka bir kişi ya da şeyden devralmak demektir. Burada nesne söylenmemiştir: Robots have taken over, robotların durumun veya dünyanın kontrolünü ele geçirdiği anlamına gelir. Have taken over present perfect yapısındadır. Kontrol değişiminin tamamlanmış olduğunu ve sonucu olan robotların kontrolünün şu anda hâlâ önemli olduğunu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi take over ifadesinin present perfect biçimiyle tamamlayın: The new owners ____, so they control the company now.

Cevabı göster

have taken over

and only Ethic can set things right. Deyimler

5:51

ve işleri sadece Ethic yoluna koyabilir.

Deyimler

only Ethic can set things right: durumu düzeltmek

only Ethic can set things right ifadesinde only, Ethic’i öne çıkarır: sorunu çözebilecek başka hiç kimse yokmuş gibi sunulur. Set things right, yanlış olanı düzeltmek ve durumu normal ya da adil bir hâle getirmek anlamına gelen bir deyimdir. Things fiziksel nesneleri değil genel durumu anlatır; right ise düzeltilmiş hâli belirtir.

Alıştırma

Cümleyi, sorunu düzeltmek ve adil bir sonucu yeniden sağlamak anlamına gelen ders ifadesiyle tamamlayın: The organizers admitted the result was wrong and promised to ____.

Cevabı göster

set things right

In order to do so, Anlatım akışı

5:54

Bunu yapmak için,

Anlatım akışı

In order to do so: bir hedefi sonraki adıma bağlamak

In order to do so, daha önce belirtilmiş bir eyleme veya hedefe gönderme yapar. Burada do so, set things right ifadesinin yerini alarak bu sözlerin tekrarlanmasını önler. Sonraki cümlenin başında kullanıldığında, ardından gelen ana cümlenin o hedefe ulaşmak için bir yöntem, gereklilik veya adım açıklayacağını gösterir. Bilgiyi önce hedef, sonra araç sırasıyla düzenler.

Alıştırma

Şu kısa İngilizce metni okuyun: Maya wants to save water. In order to do so, she takes shorter showers. Metinde In order to do so nasıl bir işlev görüyor?

  1. Daha kısa duş almayı zaten tamamlanmış bir eylem olarak gösterir.
  2. Su tasarrufuyla ilgisiz yeni bir hedef sunar.
  3. Su tasarrufu yapma hedefine gönderme yapar ve yöntemi açıklar.
Cevabı göster

Su tasarrufu yapma hedefine gönderme yapar ve yöntemi açıklar.

they'll need to collect three powerful artifacts

5:55

tüm ülkede kötü amaçlarla kullanılan

that are being used for nefarious purposes across the land. Notlar

5:58

üç güçlü eseri toplamaları gerekecek.

Dilbilgisi

are being used for nefarious purposes: şimdiki zamanın edilgen yapısı

are being used, şimdiki zamanın edilgen yapısıdır: am/is/are + being + past participle. Eserler eylemi yapan değil, eylemden etkilenen ögedir; onları kullanan kişiler belirtilmez. Bu yapı, kullanımın şu anda devam ettiğini veya içinde bulunulan dönemde geçici olduğunu gösterir. for nefarious purposes, neden kullanıldıklarını belirtir.

Alıştırma

Cümleyi use fiilinin doğru şimdiki zaman edilgen biçimi ve for edatıyla tamamlayın: Right now, the computers ____ an online exam.

Cevabı göster

are being used for

Kelime

nefarious purposes across the land: güçlü ve resmî bir olumsuz değerlendirme

Nefarious, çok kötü niyetli veya suç niteliğinde demektir. Bu nedenle nefarious purposes, gerçek bir zarara yol açma ya da kötülük yapma niyetlerini anlatır. Basitçe bad demekten çok daha güçlü ve resmîdir. Across the land, ülkenin veya bölgenin birçok yerinde demektir. Macera ya da fantastik anlatılarda land çoğunlukla hikâyenin geçtiği ülkeyi veya bölgeyi ifade eder.

Alıştırma

Hangi cümlede nefarious doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The hackers stole medical records for nefarious purposes.
  2. I picked a nefarious sandwich for lunch.
  3. The meeting began at a nefarious three o'clock.
Cevabı göster

The hackers stole medical records for nefarious purposes.

Only then can Ethic return to the world machine, Dilbilgisi

6:01

Ancak o zaman Ethic dünya makinesine,

that giant crystal,

6:04

o dev kristale geri dönebilir,

to set things right.

6:06

işleri düzeltmek için.

Dilbilgisi

Only then can Ethic: only then sonrasında devrik yapı

Only then, “o zamana ya da o koşula ulaşılmadan önce olmaz” anlamına gelir. Cümlenin başına gelince, önceki koşulun mutlaka önce gerçekleşmesi gerektiğini vurgular. Only then başa alındığı için özne–yardımcı fiil devrikliği yapılır: can, Ethic’ten önce gelir; return ise yalın hâlde kalır. Kalıp Only then + yardımcı veya modal fiil + özne + ana fiildir.

Alıştırma

Cümleyi can ve you kullanarak tamamlayın: First, finish the safety check. Only then ____ turn on the machine.

Cevabı göster

can you

Ethic may have escaped the prison, Dilbilgisi

6:19

Ethic hapishaneden kaçmış olabilir,

but what has she gotten herself into? Deyimler

6:22

ama acaba neye bulaşmıştı?

Dilbilgisi

may have escaped ..., but ...: karşıt dönüşten önce kabul etme

May have + geçmiş zaman ortacı genellikle geçmişteki bir olayla ilgili olasılık bildirir. Ancak burada ardından gelen but, yapıya ödünleyici bir işlev verir: anlatıcı Ethic’in kaçtığını kabul eder, fakat bunu sorunun sonu saymaz. Başka durumlara aktarılabilen X may have happened, but Y kalıbı, “X kabul edilebilir, ancak daha önemli karşıt nokta Y’dir” anlamına gelir. Sık sık bir uyarı, düzeltme ya da merak uyandıran bir dönüş başlatır.

Alıştırma

“She may have solved the first problem, but a harder one is waiting,” cümlesinde bu kalıp ne yapar?

  1. İlk sorunu daha sonra çözeceğini tahmin eder.
  2. İlk başarıyı kabul eder ve ardından yeni bir sorunu vurgular.
  3. Hiçbir sorunun çözülmediğini söyler.
Cevabı göster

İlk başarıyı kabul eder ve ardından yeni bir sorunu vurgular.

Deyimler

What has she gotten herself into?: başını belaya sokmak

get oneself into something kalıbı, kişinin kendi seçimleri ya da eylemleri nedeniyle bir duruma karışması anlamına gelir. Bu soruda what bilinmeyen durumun yerini tutar; has gotten ise onun şu anda karşı karşıya olduğu sonucu gösterir. Dönüşlü zamir herself, bu duruma kendi eylemlerinin yol açtığını vurgular; into gerçek anlamda bir yerin içine girmeyi anlatmaz. Soru, durumun sıkıntılı, riskli ya da beklenenden daha karmaşık olabileceğini düşündürür. Burada endişe ifade eder ve onun karşılaşabileceği sonuçlar hakkında merak ve gerilim yaratır.

Alıştırma

Bu bağlamda What has she gotten herself into? sorusuna en uygun anlam hangisidir?

  1. Fiziksel olarak bilmediği bir yere girdi.
  2. Sıkıntılı veya zor bir duruma karıştı.
  3. Kendisi için seçtiği bir hediyeyi aldı.
Cevabı göster

Sıkıntılı veya zor bir duruma karıştı.

Continue the adventure in the next episode of Think Like a Coder,

6:36

Think Like a Coder'ın bir sonraki bölümünde maceraya devam edin,

and don't forget to subscribe.

6:40

ve abone olmayı unutmayın.