Bu Video 13.728,89 Dolar Değerinde: İngilizce çalışma notları
CGP Grey
Video özeti: YouTube botları videoları ve izleyicileri sınıflandırır, reklamları oynatma öncesinde açık artırır ve değişken geliri paylaşır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “endless waterfall of random content” - Deyimler ve mecazlı ifadeler: şelale benzetmesi devasa ve öngörülemez içerik akışını ve otomatik sıralama gereğini anlatır. 2. “only pays if their ad is clicked or watched.” - Dil bilgisi ve cümle kalıpları: only ... if ile edilgen yapı, ödeme için gerekli koşulu kesin biçimde belirtir. 3. “prized demographics” - Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: prized ticari olarak değerli, demographics ise izleyici grupları demektir ve reklam değeri farklarını açıklar.
Bu derste
you probably watched an ad and/or one will appear right about now. Kalıp ifadeler
0:01muhtemelen bir reklam izlediniz ve/veya tam şu an bir tane belirecek.
right about now: tam da şu an civarında
“Right about now”, “tam da şu an civarında” demektir. “Right” şimdiki ana vurgu ve yakınlık katar; “about” ise zamanın tam değil, yaklaşık olduğunu gösterir. Bu cümlede konuşmacı, reklamın konuştuğu ana çok yakın bir zamanda görüneceğini tahmin ediyor. Bu ifade, bir şeyin şu anda gerçekleştiğini ya da neredeyse hemen başlayacağını tahmin ederken kullanılabilir.
Alıştırma
“Tam da şu an civarında” anlamına gelen üç sözcüklük ifadeyle cümleyi tamamlayın: The software update should be finishing ____.
Cevabı göster
right about now
plays matchmaker: iki tarafı bir araya getirmek
“Play matchmaker” ifadesinde “play”, “bir rolü üstlenmek” anlamına gelir; matchmaker ise iki tarafı bir araya getiren kişidir. Buradaki kullanım mecazidir: YouTube bir videoyu uygun bir reklamla eşleştirir; romantik bir ilişki ayarlamaz. Bu ifade, bir şirketi veya aracı iş yapan bir kişi gibi göstererek kişileştirir. Kalıplaşmış “play matchmaker” ifadesinde “matchmaker”dan önce artikel kullanılmaz.
Alıştırma
“Eşleşme düzenleme rolünü üstlenir” anlamına gelen iki sözcüklük ifadeyle cümleyi tamamlayın: The volunteer coordinator ____ by connecting new helpers with suitable projects.
Cevabı göster
plays matchmaker
where a dude in a room could place ads on predictable known content
0:22bir odadaki adamın reklamları öngörülebilir bilinen içeriklere
65 years worth of videos are uploaded to YouTube Dilbilgisi
0:35YouTube'a 65 yıllık süreye denk videolar yükleniyor
65 years' worth of videos: toplam süresi 65 yıla eşit videolar
Burada 65 years' worth of videos, toplam oynatma süresi yaklaşık 65 yıla ulaşan miktarda video demektir. Yüklenen miktar toplam süreyle ölçülür; videoların 65 yaşında olduğu anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp, miktar + iyelik biçimindeki zaman birimi + worth of + isim şeklindedir: one year's worth of food, two days' worth of work. Zaman birimi çoğul olduğunda standart yazımda kesme işareti -s'den sonra gelir. Bu nedenle altyazıdaki 65 years worth normalde 65 years' worth olarak yazılır.
Alıştırma
Cümleyi worth kullanan standart yazım biçimiyle tamamlayın: The shelter has two ____ of food in storage.
Cevabı göster
months' worth
endless waterfall of random content: rastgele içeriklerden oluşan sonsuz bir şelale
An endless waterfall of random content bir mecazdır. Yeni videoları durmadan akan dev bir su akışı gibi gösterir. Endless, akışın hiç bitmeyecekmiş gibi görünmesini; random ise içeriğin özenle seçilmiş değil, karışık ve öngörülemez olmasını anlatır. Bu görüntü, miktarın bunaltıcı derecede büyük ve düzenlenmesinin zor olduğu hissini verir. Ardından gelen that just keeps growing sözleri, bu akışın büyümeyi sürdürdüğü düşüncesini güçlendirir.
Alıştırma
Bu cümlede an endless waterfall of random content ne anlama geliyor?
- Şelaleler hakkındaki doğa videolarından oluşan bir koleksiyon
- Özenle sıralanmış ve artık büyümeyen bir içerik grubu
- Çeşitli ve öngörülemez içeriklerin dev ve kesintisiz akışı
Cevabı göster
Çeşitli ve öngörülemez içeriklerin dev ve kesintisiz akışı
and match ads to them would be impossible.
0:49ve onlara reklam eşleştirecek kadar insanı işe almak imkansız olurdu.
Anında gerçekleşmeyi anlatan The moment + yan cümle
Burada The moment, The moment each new video is uploaded zaman yan cümlesini başlatır. “Olur olmaz” veya “olduğu anda” anlamına gelir ve sonraki ana cümledeki eylemin kayda değer bir gecikme olmadan başladığını gösterir. Yeniden kullanılabilen kalıp the moment + özne + fiil şeklindedir ve ardından ana cümle gelir. Bu cümle tekrarlanan bir süreci anlattığı için zaman yan cümlesinde geniş zaman biçimi is uploaded kullanılır.
Alıştırma
“Olur olmaz” anlamındaki, derste geçen iki kelimelik bağlayıcıyı aynen kullanın: ____ the doors open, the crowd moves forward.
Cevabı göster
The moment
YouTube's bots get to work looking at the title, Kalıp ifadeler
0:55YouTube'un botları başlığa bakarak işe koyulur,
get to work: çalışmaya başlamak
get to work ifadesinde work, “çalışmaya başlamak” veya “harekete geçmek” anlamındaki kalıplaşmış ifadenin bir parçasıdır. Get, hazır olma ya da bekleme durumundan işi gerçekten yapmaya geçişi vurgular. Burada looking at the title, botların yapmaya başladığı etkinliği açıklar. Kullanışlı bir kalıp get to work + -ing yan cümlesidir; get to work on + isim ise belirli bir görevin adını verir.
Alıştırma
Derste geçen ve “çalışmaya başlamak” anlamına gelen üç kelimelik ifadeyi aynen kullanın: We have finished planning, so let's ____.
Cevabı göster
get to work
make their best guess: en makul tahmini yapmak
Make their best guess, eldeki bilgileri kullanarak en olası görünen cevabı seçmek anlamına gelir. Buradaki their, tahmini yapan kişileri veya sistemleri belirtir. Best, girişimin olabildiğince iyi olduğunu anlatır; sonucun kesin olduğunu göstermez. Tahmin yine de yanlış çıkabilir.
Alıştırma
“Mümkün olan en makul tahmini yapmak” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: We don't know the exact number, so we'll ____.
Cevabı göster
make our best guess
as to what + dolaylı soru
As to what, bir tahminin, sorunun veya belirsizliğin hangi konuyla ilgili olduğunu belirten dolaylı soru yan tümcesini başlatır. Bu cümlede tahmin edilen şeyi, yani öğenin hangi kategoriye ait olduğunu açıklar. What'tan sonra gömülü yan tümcede bildirme cümlesi dizilişi kullanılır: what category it belongs in; what category does it belong in kullanılmaz.
Alıştırma
Cümleyi resmî as to what ifadesiyle tamamlayın: The email gave no clue ____ time the meeting would end.
Cevabı göster
as to what
Meanwhile, advertisers tell their own bots what category of videos
1:04Bu arada reklamverenler de kendi botlarına hangi video kategorilerinde
Reklamcılıkta run against
Reklamcılık ve medya satın alma bağlamında an ad runs against a video, reklamın aynı içerik yerleşiminde videoyla birlikte veya onunla bağlantılı olarak gösterildiği anlamına gelir. Bu ifade, reklam için seçilen içerik ortamını anlatır. Buradaki against karşı çıkma veya rekabet anlamı taşımaz. Reklamverenler, reklamlarının birlikte görünebileceği kategorileri ve kaçınmak istedikleri kategorileri seçmektedir.
Alıştırma
Medya satın alma bağlamında “The ad ran against a cooking video” ne anlama gelir?
- Reklam yemek videosuyla yarıştı
- Reklam yemek videosuyla birlikte veya onunla bağlantılı olarak gösterildi
- Reklam yemek videosunu eleştirdi
Cevabı göster
Reklam yemek videosuyla birlikte veya onunla bağlantılı olarak gösterildi
And here is where YouTube earns their money. Anlatım akışı
1:12Ve işte YouTube parasını tam burada kazanıyor.
Temel aşamayı tanıtmak için here is where
Here is where + yan cümle, bir yerin, sürecin veya açıklamanın önemli bir şeyin gerçekleştiği bölümünü gösterir. Where, where YouTube earns their money örneğindeki gibi tam bir yan cümle başlatır. Bu cümlede here mutlaka fiziksel bir yeri değil, açıklamanın şu anki aşamasını belirtir. İfade, dinleyiciyi hazırlık bölümünden temel sonuca taşır: para bu aşamada kazanılır.
Alıştırma
“The form reaches a manager, and here is where the final decision is made,” cümlesinde here neyi gösterir?
- Yalnızca yöneticinin bulunduğu fiziksel yer
- Süreçteki o aşama
- Kararın nedeni
Cevabı göster
Süreçteki o aşama
Between when you click on a video and when it plays, Dilbilgisi
1:14Bir videoya tıkladığınız an ile videonun oynamaya başladığı an arasında,
İki olay sınırı için Between when ... and when ...
Between when you click on a video and when it plays, between X and Y kalıbını kullanır. İki when yan cümlesinin her biri bir olayı sınır olarak gösterir: tıklama başlangıç, videonun oynamaya başlaması ise bitiş sınırıdır. İfadenin tamamı ana cümlenin gerçekleştiği zaman aralığını belirler. İki sınır arasında and bulunmalıdır: between when A and when B.
Alıştırma
Cümleyi hedef iki sınır yapısıyla tamamlayın: ____ the alarm rings ____ the lesson starts, I check my notes.
Cevabı göster
Between when · and when
YouTube bot holds an auction: otomatik reklam açık artırması
Burada holds an auction, bir teklif verme sürecini düzenlemek ve yürütmek anlamına gelir. İnsanların bir salonda fiziksel bir nesne için teklif verdiği geleneksel bir açık artırmayı anlatmaz. Bu otomatik reklam açık artırmasında yazılım, video başlamadan önce gösterilecek reklamı seçmek için reklamverenlerin tekliflerini ve diğer sinyalleri hızla değerlendirir. Süreci bot yürütür; teklif verenler reklamverenlerdir.
Alıştırma
Bu cümlede 'a YouTube bot holds an auction' ne anlama gelir?
- Bot, reklam alanı için otomatik teklif sürecini hızla yürütür.
- Bot, halka açık bir satıştan fiziksel bir nesne satın alır.
- Bot, her reklamverenden sonra videoyu izler.
Cevabı göster
Bot, reklam alanı için otomatik teklif sürecini hızla yürütür.
announcing the categories it's guessed the video is in,
1:19videonun içinde bulunduğunu tahmin ettiği kategorileri duyurarak,
opening the floor: katılıma davet etmek
Burada opening the floor, daha geniş bir grubun katılmaya başlamasına izin vermek anlamına gelir. Kategoriler açıklandıktan sonra ilgili reklam botları teklif vermeye davet edilir. Floor burada mecazidir; bir odanın zemini değil, ortak katılım fırsatı veya alanıdır. Bu ifade ayrıca etkinliğin organizatörün kontrolünde olduğu aşamadan başkalarının da katılabildiği aşamaya geçildiğini gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “orada bulunan herkesin katılmasına izin vermek” anlamındaki deyimle tamamlayın: After the presentation, the chair said, "Let's ____ to questions from the audience."
Cevabı göster
open the floor
place a bid: resmî olarak fiyat sunmak
place their bids ifadesindeki place, bir şeyi fiziksel bir konuma koymak değil, resmî olarak girmek veya sunmak anlamına gelir. their bids, her reklam botunun ödemeye hazır olduğu fiyatlardır. Farklı durumlarda kullanılabilen kalıp place a bid şeklindedir. Yaygın yapılar arasında place a bid on an item ve place a bid of £50 bulunur. Burada bid isimdir; They bid £50 örneğindeki gibi fiil olarak da kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için standart açık artırma kalıbını kullanan seçenek hangisidir? At the online auction, Maya decided to ___ on the painting before time ran out.
- place a bid
- make a bidding
- place a price
Cevabı göster
place a bid
and the creator the most money at that instant.
1:29en çok parayı kazandırma olasılığı en yüksek olan reklama sahip olandır.
But that's not necessarily the highest bidder. Kalıp ifadeler
1:32Ancak bu, illa ki en yüksek teklifi veren olmak zorunda değildir.
not necessarily: bir sonucu sınırlandırmak
Not necessarily, “bu doğru olabilir ama her durumda doğru değildir” anlamına gelir. Burada kazanan reklamverenin mutlaka en yüksek teklifi veren kişi olması gerektiği düşüncesini sınırlar. not, necessarily sözcüğünün ifade ettiği kesinliği olumsuzlar. Bu yüzden olasılık açık kalır; ifade “kesinlikle değil” anlamına gelmez.
Alıştırma
“that's not necessarily the highest bidder” ifadesinin doğru yorumu hangisidir?
- En yüksek teklifi veren kişi her zaman kazanır.
- En yüksek teklifi veren kişi kesinlikle kazanamaz.
- En yüksek teklifi veren kişi kazanabilir, ancak bunun garantisi yoktur.
Cevabı göster
En yüksek teklifi veren kişi kazanabilir, ancak bunun garantisi yoktur.
as soon as they can: en erken zaman ve düşürülen fiil
As soon as, “bir şeyin mümkün hâle geldiği en erken anda” anlamına gelir. Burada izleyiciler, sistemin izin verdiği ilk anda reklamı atlar. can sözcüğünden sonra tekrarlanan skip fiili düşürülür: they can, they can skip anlamına gelir. Eksik eylem zaten açıksa İngilizcede can gibi bir kiplik fiilden sonraki asıl fiil sıklıkla söylenmez.
Alıştırma
“Lena will leave as soon as she can” cümlesi ne anlama gelir?
- Yalnızca elinden gelenin en iyisini yaparsa ayrılacak.
- Ayrılırken mümkün olduğunca hızlı hareket edecek.
- Ayrılabildiği veya ayrılmasına izin verildiği en erken anda ayrılacak.
Cevabı göster
Ayrılabildiği veya ayrılmasına izin verildiği en erken anda ayrılacak.
The advertiser only pays if their ad is clicked or watched. Dilbilgisi
1:43Reklamveren yalnızca reklamına tıklanırsa veya izlenirse ödeme yapar.
only pays if ... is clicked or watched: yalnızca reklam tıklanır veya izlenirse ödeme yapar
only pays if ... kalıbı ödemeyi, if sonrasındaki koşulun karşılandığı durumlarla kesin biçimde sınırlar: koşul karşılanmazsa ödeme yapılmaz. Burada bir tıklama veya geçerli bir izlenme gerekli koşuldur, ancak cümle bu koşulun tüm ücretlendirme ayrıntılarını açıkladığını söylemez. is clicked or watched bölümünde eylemlere maruz kalan reklamdır. Bu nedenle edilgen yapı, odağı tıklayan veya izleyen kişiden çok reklamın üzerinde tutar. Koşulun ve etkilenen şeyin eylemi yapan kişiden daha önemli olduğu kuralları anlatırken bu yapı kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, şirketin ödeme yapması için reklamın izlenmesinin gerekli olduğunu açıkça söyler?
- The company only pays if the ad is viewed.
- The company pays if the ad is viewed.
- The company pays even if the ad is not viewed.
Cevabı göster
The company only pays if the ad is viewed.
A super high bid means nothing if the ad is super boring.
1:47Reklam aşırı sıkıcıysa çok yüksek bir teklif hiçbir şey ifade etmez.
No clicks equals no dollars for YouTube or the creator. Anlatım akışı
1:50Tıklanma olmaması, YouTube veya içerik üreticisi için sıfır dolar demektir.
No clicks equals no dollars: tıklama yoksa gelir de yok
No clicks equals no dollars mesajı iki paralel parçaya yerleştirir: No X equals no Y. Bu dengeli biçim, daha uzun bir neden-sonuç açıklamasını kısa ve akılda kalıcı bir özete dönüştürür. Buradaki equals matematiksel değil, retorik bir kullanımdır. Konuşulan basitleştirilmiş kurala göre, tıklama olmamasının gelir olmamasına yol açtığını anlatır. Konuşmacı No clicks ifadesini tek bir genel durum olarak ele aldığı için slogan benzeri bu cümlede tekil equals kullanılabilir.
Alıştırma
No X equals no Y kalıbındaki fiili kullanarak slogan benzeri özeti tamamlayın: At the bike park, no helmet ____ no ride.
Cevabı göster
equals
So, there's a bias against boring. Kalıp ifadeler
1:53Bu yüzden, sıkıcı olana karşı bir önyargı vardır.
A bias against boring: sıkıcı olanı sistematik olarak dezavantajlı kılma
Burada a bias against boring, sıkıcı içeriğe sistematik olarak daha kötü davranma eğilimi anlamına gelir. Bu bağlamda seçim sistemi, insanların tıklamayacağını tahmin ettiği reklamları daha az seçer. Bias, bir robotun duyguları olduğunu değil, sistemin hedefinin ortaya çıkardığı sonucu anlatır. Yaygın yapı a bias against + isim veya isim öbeğidir. Burada boring bir kategori adı olarak kullanılır; sıkıcı reklamlar veya sıkıcı içerikler anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi, sistematik bir dezavantajı adlandıran dersteki ifadeyle tamamlayın: The app rarely recommends long videos, so it has a ____ them.
Cevabı göster
bias against
than a higher bid for an ad with a lower click rate.
2:00daha düşük tıklama oranına sahip bir reklamın daha yüksek teklifine tercih edecektir.
In the eye of the beholder: öznel değerlendirme
In the eye of the beholder deyimi, bir özelliğin onu değerlendiren kişiye bağlı olduğu anlamına gelir. Burada boring nesnel bir gerçek olarak görülmez; farklı izleyiciler aynı reklamı farklı değerlendirebilir. Bilinen söz Beauty is in the eye of the beholder şeklindedir. İngilizcede beauty yerine başka bir öznel özellik veya konu kullanılabilir. Beholder, bir şeyi gören ya da değerlendiren kişi demektir; ancak resmî ve edebî bir havası vardır ve çoğunlukla bu kalıplaşmış deyimin içinde duyulur.
Alıştırma
İnsanların aynı tasarımı farklı değerlendirebileceğini göstermek için deyimi tamamlayın: Good style is ____.
Cevabı göster
in the eye of the beholder
So, in addition to YouTube's bots trying to guess what the video is about, Dilbilgisi
2:05Yani, YouTube'un botlarının videonun ne hakkında olduğunu tahmin etmeye çalışmasına ek olarak,
there are bots that try to guess what the viewer is about,
2:08izleyicinin nasıl biri olduğunu tahmin etmeye çalışan botlar da vardır;
in addition to ... there are ...: “X'e ek olarak Y de var” yapısı
In addition to X, there are Y, “X'e ek olarak Y de var” biçiminde bir bilgi çerçevesi kurar. In addition to önce X'i arka plan bilgisi olarak ekler; ardından there are başka bir çoğul grubu, yani Y'yi tanıtır. Burada X videoyu analiz eden botlar, Y ise izleyiciyi analiz eden botlardır. Bu yapı, birbiriyle ilgili iki mekanizmayı ardışık eylemlermiş gibi göstermeden açıklamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Cümleyi dersteki iki parçalı yapıyla tamamlayın: ____ the regular science club, ____ two extra workshops this month.
Cevabı göster
In addition to · there are
try and guess: try to guess ifadesinin gündelik biçimi
Try and guess, try to guess anlamına gelir: kesin olarak bilmeden bir şeyi anlamaya veya tahmin etmeye çalışmak. Bu cümlede kullanıcı verilerine bakmak, botların bu tahmini yapmasına yardımcı olur. Buradaki and genellikle iki ayrı adımı göstermez. Try and + fiilin yalın hâli, ikinci fiilin yapılmaya çalışılan eylemi belirttiği yaygın bir konuşma kalıbıdır.
Alıştırma
"The app will try and guess your location," cümlesinde try and guess en doğal olarak ne anlama gelir?
- Uygulama konumunuzu tahmin etmeye çalışacak.
- Uygulama başka bir yöntem başarısız olduktan sonra tahmin etmeyi olası bir yöntem olarak kullanacak.
- Uygulama önce ayrı bir denemeyi tamamlayacak, ardından bir tahminde bulunacak.
Cevabı göster
Uygulama konumunuzu tahmin etmeye çalışacak.
to only bid to specific demographics in specific locations,
2:22sadece belirli konumlardaki belirli demografik gruplara,
and only up to specific amounts. Kalıp ifadeler
2:26ve yalnızca belirli miktarlara kadar teklif vermeleri talimatını verebilir.
only up to specific amounts: üst sınır belirlemek
Burada only up to specific amounts, her botun teklifi için bir üst sınır belirler. Bot daha düşük teklif verebilir, ancak reklamverenin belirlediği tutarı aşamaz. Değerin garanti edilen veya kesin bir değer değil, bir üst sınır olduğu durumlarda up to + sayı ya da tutar yapısını kullanın. Only bu sınırı daha da vurgular.
Alıştırma
Cümleyi “en fazla” anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: You may upload ____ ten files at once.
Cevabı göster
up to
didn't plan to be there: bir reklamı kişileştirmek
Reklam, plan yapabilen bir insan gibi ele alınıyor. Bu, mizahi bir kişileştirmedir: Bir reklamın herhangi bir yerde görünmeye gerçekten niyet etmesi mümkün değildir. Bu bağlamda didn't plan to be there, reklamın tam olarak bu konuma önceden yerleştirilmediği anlamına gelir; otomatik bir seçme ve teklif süreci reklamı videonun önüne koymuştur. Be there, o reklam alanında görünmek demektir.
Alıştırma
Kişileştirme içeren “The weather app changed its mind again,” cümlesinde konuşan kişi büyük olasılıkla ne demek istiyor?
- Konuşan kişi uygulamayı eliyle onardı.
- Yine farklı bir hava tahmini gösterdi.
- Kelimenin tam anlamıyla yeni bir kişisel görüş oluşturdu.
Cevabı göster
Yine farklı bir hava tahmini gösterdi.
and bot bids for your attention at that exact millisecond. Deyimler
2:36ve tam o milisaniyede dikkatinizi çekmek için verilen bot tekliflerinin sonucuydu.
bot bids for your attention: dikkatiniz için bot teklifleri
Bu cümlede bids, guesses ile paralel olan çoğul bir isimdir: sonuç kısmen botların otomatik olarak verdiği tekliflerden doğar. Bir reklam açık artırmasında bu teklifler, reklam gösterme fırsatı için yapılan gerçek para teklifleri olabilir. for your attention ifadesi ayrıca dikkati, reklamverenlerin kazanmak için yarıştığı kıt bir şey gibi gösterir. Size para teklif edilmiyor; sistemler bakışınızı ya da tıklamanızı yakalama fırsatı için yarışıyor.
Alıştırma
Bu cümlede bot bids for your attention ne anlama gelir?
- Botlar, izlemeniz karşılığında doğrudan size para teklif eder.
- Botlardan hangi videoların ilgiye ihtiyacı olduğunu tahmin etmelerini istersiniz.
- Otomatik teklifler, size bir şey gösterme ve dikkatinizi kazanma fırsatı için yarışır.
Cevabı göster
Otomatik teklifler, size bir şey gösterme ve dikkatinizi kazanma fırsatı için yarışır.
Watch videos from this channel on the device of someone demographically different Dilbilgisi
2:40Bu kanalın videolarını demografik olarak farklı birinin cihazından izleyin
Watch videos ... and you'll see: eylem ve sonuç
Watch videos bir emir cümlesidir. Burada sert bir emir değil, denenebilecek bir eylem sunar. And you'll see beklenen sonucu getirir: o cihazda izlerseniz farklı reklamlar görürsünüz. imperative + and + subject + will kalıbı “A'yı yap, B gerçekleşecek” anlamını ifade eder. if'li bir cümleye göre kısa ve doğrudan bir alternatiftir. Sonuç cümlesi kendi öznesi olan you'yu açıkça belirtir ve you'll kısaltmasında will kullanır.
Alıştırma
Cümleyi emir + and + sonuç kalıbıyla tamamlayın. you will ifadesinin kısaltılmış biçimini kullanın: Take the earlier train, ____ arrive before noon.
Cevabı göster
and you'll
Look, watch this video on a lot of different devices.
2:49Bakın, bu videoyu bir sürü farklı cihazda izleyin.
Anyway, if you want to know how much advertisers pay YouTube and creators,
2:51Her neyse, reklamverenlerin YouTube'a ve içerik üreticilerine ne kadar ödediğini bilmek istiyorsanız,
There isn't one answer: çok etkenli bir açıklamaya giriş yapmak
“There isn't one answer” önce tek, sabit ve her duruma uyan bir cevap olduğu düşüncesini reddeder. Buradaki one, her durumda geçerli olan tek bir cevap anlamındadır; sorunun yanıtlanmasının imkânsız olduğu anlamına gelmez. Bu cümle, söylemi düzenleyerek dinleyiciyi birden çok değişken içeren açıklamaya hazırlar. Sonucu değiştiren koşulları sıralamadan önce bu kalıbı kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Yanıtı çok etkenli bir açıklamaya giriş yapan ifadeyle tamamlayın: Why do delivery times change so much? — ____. Distance, weather, and demand all matter.
Cevabı göster
There isn't one answer
It's all an insta auction and varies wildly by video category, Kalıp ifadeler
2:55Tamamen anlık bir açık artırmadır ve video kategorisine göre büyük ölçüde değişir,
how many auctions are happening at that exact moment,
3:01tam o anda kaç açık artırmanın gerçekleştiğine
Varies wildly by + etken
“varies wildly by video category” ifadesinde varies farklılık gösterir anlamına gelir, wildly farkların çok büyük olduğunu vurgular ve by sonuçları gruplandırmak ya da karşılaştırmak için kullanılan etkeni tanıtır. Yeniden kullanılabilen kalıp “X varies wildly by Y” şeklindedir: X, Y'nin farklı değerleri veya türleri arasında büyük ölçüde değişir. Burada by eylemi yapanı belirtmez; -e göre veya -e bağlı olarak anlamındadır.
Alıştırma
İngilizce cümleyi bir etkene bağlı olarak büyük farklılık göstermek anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Hotel prices ____ season, so check several dates.
Cevabı göster
vary wildly by
It's millions of matches a minute of supply and demand. Kültür
3:05Bu, dakikada gerçekleşen milyonlarca arz ve talep eşleşmesidir.
Piyasa güçleri olarak arz ve talep
Bu cümlede supply and demand, fiyatı etkileyen iki piyasa gücünü ifade eder: supply, satın alınabilecek reklam alanının miktarıdır; demand ise reklamverenlerin bu alanı ne kadar satın almak istediğidir. Bu ifade, birbiriyle ilgisiz iki isimden değil, yerleşik tek bir ekonomi kavramından oluşur. Bu güçlerden biri değiştiğinde açık artırma fiyatı da değişebilir.
Alıştırma
Cümleyi iki piyasa gücünü belirten standart ekonomi ifadesiyle tamamlayın: Ticket prices often change with ____.
Cevabı göster
supply and demand
may earn five times as much per view as other channels. Dilbilgisi
3:10izlenme başına diğer kanallardan beş kat daha fazla kazanabilir.
Reklamcılıkta prized demographics
Burada prized, ödül almış değil, çok değer verilen veya özellikle arzu edilen anlamına gelir. Reklamcılıkta demographics; yaş, gelir veya konum gibi özelliklere göre sınıflandırılan izleyici gruplarını ya da izleyici özelliklerini ifade eder. Bu nedenle prized demographics, reklamverenlerin özellikle ulaşmak istediği izleyici gruplarıdır. Bu izleyicilere sahip kanallar daha çok kazanabilir çünkü reklamverenler onlara ulaşmak için daha yüksek teklif verebilir.
Alıştırma
Reklamcılıkta prized demographics ne anlama gelir?
- Bir ülkede yaşayan toplam insan sayısı
- Ödül kazanmış nüfus rakamları
- Reklamverenlerin özellikle değerli bulduğu izleyici grupları
Cevabı göster
Reklamverenlerin özellikle değerli bulduğu izleyici grupları
five times as much per view as other channels: görüntüleme başına diğer kanalların beş katı
Çarpan + as much + ... + as kalıbı miktarları karşılaştırır. Burada five times as much, kazanılan miktarın karşılaştırma alınan miktarın beş katı olduğu anlamına gelir; much, gelir veya para gibi sayılamayan miktar kavramlarına uyar. Per view, karşılaştırma birimini belirler. Cümle kanalların toplam gelirini değil, her görüntülemeden elde edilen geliri karşılaştırır.
Alıştırma
Cümleyi tam olarak beşe bir oranını anlatacak şekilde as ... as çarpan kalıbıyla tamamlayın: It earns ____ per view ____ a standard slot.
Cevabı göster
five times as much · as
know there's still some kind of average number,
3:16hala bir çeşit ortalama rakam olduğunu bildiğimiz,
use ... as a ballpark: bir sayıyı yaklaşık referans olarak kullanmak
Burada ballpark ismi mecaz anlamdadır: kesin değer bilinmediğinde planlama yapmak için yeterince yakın olan yaklaşık bir sayı veya aralık anlamına gelir. use something as a ballpark yapısında as, sayıya verilen rolü belirtir. Konuşmacı kesin bir sonuç değil, yol gösterici olacak bir ortalama istemektedir.
Alıştırma
Bir ekip arkadaşı “Use 30 minutes as a ballpark for the trip.” diyor. Sizden ne yapmanızı istiyor?
- 30 dakika uzakta olan bir spor sahası seçmek.
- 30 dakikayı planlama için yaklaşık bir tahmin olarak kabul etmek.
- 30 dakikayı kesin ve garantili bir yolculuk süresi olarak kabul etmek.
Cevabı göster
30 dakikayı planlama için yaklaşık bir tahmin olarak kabul etmek.
How many Benjamins?: para için kullanılan Amerikan argosu
Amerikan argosunda a Benjamin, üzerinde Benjamin Franklin'in portresi bulunduğu için 100 dolarlık Amerikan banknotu demektir. Bu yüzden how many Benjamins? sorusu, miktarın kaç tane yüz dolarlık banknota, yani kaç yüz dolara denk geldiğini şakacı bir dille sorar. Konuşan kişi Benjamin adlı insanları saymıyor. Bu kültürel gönderme, sayısal bir tahmini hafif ve samimi bir soruya dönüştürüyor.
Alıştırma
“how many Benjamins?” sorusunda Benjamins ne anlama gelir?
- Benjamin adlı kişiler
- Bir sterlinlik İngiliz madeni paraları
- Yüz dolarlık banknotlar veya yüz dolarlık birimlerle sayılan miktarlar
Cevabı göster
Yüz dolarlık banknotlar veya yüz dolarlık birimlerle sayılan miktarlar
has proved too great a measure of value. Dilbilgisi
3:35bir değer ölçüsü olarak çok büyük kaldığının kanıtlandığı ilk andır.
too great a measure: too + sıfat + a/an + isim yapısı
Too great a measure, too + sıfat + a/an + tekil sayılabilen isim kalıbını izler. Sıfat, tanımlıktan önce gelir: too difficult a task örneğinde olduğu gibi too great a measure. Buradaki too, yararlı ya da uygun sınırın ötesinde demektir. Burada great “mükemmel” değil, “büyük”; measure ise değeri ifade etmek için kullanılan bir birimdir. Söz konusu miktar bir peniden az olduğu için, onu tam belirtmekte bir peni bile fazla büyük bir birimdir.
Alıştırma
Hangi cümle too + sıfat + a + tekil isim kalıbını doğru kullanır?
- That is too a difficult question for a quick answer.
- That is too difficult a question for a quick answer.
Cevabı göster
That is too difficult a question for a quick answer.
So, a better way to think about it is 1,000 views Anlatım akışı
3:38Bunu düşünmenin daha iyi bir yolu, 1.000 görüntülenmenin
generates about $2.50 of advertising dollars.
3:41yaklaşık 2,50 dolarlık reklam geliri yarattığıdır.
a better way to think about it is: aynı bilgiyi yeni bir çerçeveyle sunmak
A better way to think about it is, aynı bilginin sunuluş biçiminin değişeceğini bildirir. Burada tek bir görüntülemenin çok küçük değeri, 1.000 görüntülemenin daha kolay kavranan değerine dönüştürülür. Buradaki better, “daha doğru” değil, “anlaması daha kolay veya daha yararlı” demektir. Konuşmacı is sözcüğünden sonra dinleyicinin kullanmasını istediği yeni çerçeveyi, ölçeği veya açıklamayı verir.
Alıştırma
Cümleyi a better way to think about it is ifadesiyle tamamlayın: The price per byte is tiny, so ____ to look at the cost per gigabyte.
Cevabı göster
a better way to think about it is
YouTube then splits that money between the creator and themselves 55/45, Kalıp ifadeler
3:44Daha sonra YouTube bu parayı içerik üreticisi ve kendisi arasında 55/45 oranında böler,
split something between A and B: bir şeyi A ile B arasında paylaştırmak
split something between A and B yapısında split bir nesne üzerinde işlem yapar: something toplam miktarı, A ve B ise payları alan tarafları belirtir. Burada that money reklam geliridir; iki alıcı da içerik üreticisi ile YouTube'dur. Bu yapı, bir şeyin kendiliğinden parçalanmasını değil, paylaştırılmasını anlatır. Her alıcının payını göstermek için 55/45 gibi bir oran eklenebilir; sayıların sırası alıcıların sırasıyla eşleşmelidir.
Alıştırma
Cümleyi split something between A and B yapısıyla tamamlayın: The club will ____ the prize ____ Mia ____ Leo.
Cevabı göster
split · between · and
every million views is $1,400 for the creator
3:53her bir milyon görüntülenme içerik üreticisi için 1.400 dolar
particular channels might be splitting 50 cents per 1,000
4:01belirli kanallar 1.000 görüntülenme başına 50 senti
It all depends on ...: her şey ...e bağlı
Buradaki it, konuşulan sorunun veya sonucun tamamını ifade eder. all, depends sözcüğünü güçlendirir: açık artırma belirleyici koşul olduğu için tek ve sabit bir cevap yoktur. Yeniden kullanılabilen yapı It all depends on + isim veya yan cümledir. on sonrasındaki bölüm, cevabı veya sonucu kontrol eden etkeni belirtir.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki dört sözcüklük ifadeyle tamamlayın: ____ the weather, so we'll decide tomorrow.
Cevabı göster
It all depends on
A Niagara of content: miktarı anlatan şelale benzetmesi
Niagara, muazzam su akışıyla ünlü Niagara Şelalesi ile ilişkili özel addır. A Niagara of content ifadesinde bu ad, miktarı anlatan yaratıcı bir benzetmeye dönüşür; of content, hayal edilen selin içerikten oluştuğunu gösterir. İfade, çok büyük, sürekli ve neredeyse bunaltıcı bir içerik akışı anlamına gelir. İçeriğin Niagara bölgesinden geldiğini söylemez. Bu imge, tarafsız a huge amount of content ifadesinden daha canlıdır.
Alıştırma
Bu cümlede A Niagara of content ne anlama gelir?
- Niagara Şelalesi yakınında üretilen içerik
- Özenle seçilmiş küçük bir içerik koleksiyonu
- Sürekli akan çok büyük miktarda içerik
Cevabı göster
Sürekli akan çok büyük miktarda içerik
sorted and sold by bots to bots for humans to watch ifadesindeki rol sıralaması
content isminden sonra aynı yapıda iki past participle, sorted ve sold, gelir. Bu, kısaltılmış bir edilgen yapıdır: içeriğin sınıflandırıldığını ve satıldığını anlatır. Tekrarlanan /s/ sesi ve eşleşen dil bilgisi biçimi, iki aşamayı kısa ve akılda kalıcı bir çifte dönüştürür. Üç edat grubu, sistemdeki rolleri sırayla ilerletir. by bots sınıflandırma ve satma eylemlerini yapanları, to bots satılan şeyin alıcılarını ya da ulaştığı tarafı, for humans to watch ise son amacı ve izleyici kitlesini gösterir. Bu ilerleyiş karmaşık bir süreci kısaltır ve otomatik alışveriş ile insanların izlemesi arasındaki karşıtlıkla biter.
Alıştırma
Yeni cümleyi by, to ve for ile tamamlayın: The report was checked ____ editors, sent ____ the director, and prepared ____ the public to read.
Cevabı göster
by · to · for