Zatürre neden bu kadar tehlikelidir? - Eve Gaus ve Vanessa Ruiz: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
664 kelime 167 kel/dk

Video özeti: Video, zatürrenin alveolleri sıvıyla doldurarak oksijen ve karbondioksit alışverişini nasıl bozduğunu ve hızlı solunum ile öksürüğe yol açan bağışıklık tepkilerini nasıl tetiklediğini açıklıyor. Ayrıca enfeksiyon ve tedaviden ağır sistemik komplikasyonlara uzanan süreci, risk etkenlerini ve sağlıklı alışkanlıklar, aşılama ve el yıkamayla korunmayı ele alıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Every time you breathe in, — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Every time ifadesinin, sonucu her defasında düzenli olarak ortaya çıkan tekrarlanan bir koşulu başlattığını anlayabilirsiniz. Bu kalıbı alışkanlıkları, doğal süreçleri ve kuralları açıklarken kullanabilir; bir olayın her seferinde gerçekleştiğini nötr bir when yan cümlesine göre daha güçlü biçimde vurgulayabilirsiniz. 2. let alone the increased volume associated with pneumonia. — Kalıplaşmış İfadeler ve Eşdizimler: let alone ifadesini güçlenen bir karşılaştırma olarak tanıyabilirsiniz: Hasarlı siller normal mukus miktarını bile temizlemekte zorlanıyorsa, zatürreyle artan miktarı temizlemeleri çok daha zordur. Bu yapıyla zaten güç olan bir durumdan daha uç bir duruma doğal biçimde geçebilirsiniz. 3. activating inflammatory pathways throughout the body, not just in the lungs. — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: throughout the body, not just in the lungs bölümünün kapsamı yerel bir enfeksiyondan sistemik krize nasıl genişlettiğini görebilirsiniz. Bu karşıtlığı bilimsel bir açıklamadaki önemli dönüşü işaretlemek ve etkinin beklenen bölgeyle sınırlı olmadığını vurgulamak için tanıyıp kullanabilirsiniz.

Bu derste

Every time you breathe in, Dilbilgisi

0:07

Her nefes aldığınızda,

air travels down the trachea through a series of channels called bronchi Kalıp ifadeler

0:08

hava soluk borusundan aşağıya, bronş adı verilen bir dizi kanaldan geçer

and finally reaches little clusters of air sacs called alveoli. Kültür

0:12

ve sonunda alveol adı verilen küçük hava kesesi kümelerine ulaşır.

Dilbilgisi

Every time you breathe in: her seferinde gerçekleşen zaman koşulu

Every time + yan cümle, her gerçekleştiğinde geçerli olan bir zaman koşulu bildirir. Bu cümlede, her nefes alma eylemi ana cümlede açıklanan süreci başlatır. Every time + geniş zaman, geniş zaman kalıbı alışkanlıkları, kuralları ve tekrarlanan doğal süreçleri anlatmak için kullanışlıdır. Sonucun istisnasız her seferinde gerçekleştiğini vurgular.

Alıştırma

Cümleyi, derste öğrendiğiniz Every ile başlayan ifadeyle tamamlayın: ____ Maya opens the cupboard, her cat comes running.

Cevabı göster

Every time

Kalıp ifadeler

travels down the trachea through a series of channels: bir rotayı adım adım anlatmak

travels down the trachea ifadesinde travel hareket etmek anlamındadır ve down soluk borusu boyunca aşağı yönü gösterir. Ardından gelen through a series of channels ise bu kanalların içinden geçen rotayı belirtir. Bu edat öbeklerini art arda kullanmak hareketi adım adım izlemeyi sağlar: önce bir yol boyunca yön, ardından rotanın başka bir bölümünden geçiş gösterilir. Böylece yalnızca varış noktasını söylemekten daha açık bir rota çizilir.

Alıştırma

Aşağı yönlü hareket için down, bir şeyin içinden geçiş için through kullanarak rotayı tamamlayın: Water travels ____ the pipe ____ a small filter.

Cevabı göster

down · through

Kültür

air sacs called alveoli: teknik bir adı tanıtma

Burada air sacs herkesin anlayabileceği bir tanımdır; alveoli ise teknik addır. called alveoli, air sacs ifadesinden sonra gelir ve “alveoli adı verilen” anlamını taşır. Bu, that are called alveoli ilgi tümceciğinin kısaltılmış biçimidir. Bilimsel açıklamalar genellikle önce kolay bir tanım verir, ardından called ile kesin terimi ekler. “İsim + called + ad” yapısında called sonrasındaki bölüm önceki ismi adlandırır; yeni bir eylem anlatmaz.

Alıştırma

Adlandırma yapısını called ile tamamlayın: The soil contains tiny organisms ____ microbes.

Cevabı göster

called

There are some 600 million alveoli in the lungs, Kelime

0:17

Akciğerlerde yaklaşık 600 milyon alveol vardır,

Kelime

some 600 million: some sözcüğünün “yaklaşık” anlamı

some bir sayıdan önce geldiğinde “yaklaşık” anlamına gelebilir. some 600 million, yaklaşık 600 milyon demektir; dolayısıyla bu sayı kesin bir adet değil, tahmindir. Bu kullanım bilim, gazetecilik ve sunumlarda bildirilen sayıları aktarırken sık görülür. Burada some bütün sayı öbeğini niteler; some alveoli ifadesindeki “belirsiz miktarda” şeklindeki olağan anlamını taşımaz.

Alıştırma

“The museum welcomed some 250,000 visitors last year,” cümlesinde some ne anlama gelir?

  1. yaklaşık
  2. -den fazla
  3. sayısı belirtilmeyen küçük bir grup
Cevabı göster

yaklaşık

adding up to a surface area of roughly 75 square meters, Öbek fiiller

0:20

bunlar yaklaşık 75 metrekarelik bir yüzey alanı oluşturur,

Öbek fiiller

adding up to: birleşik bir toplama ulaşmak

Burada adding up to, “toplamı ... olmak” veya “toplamda ... miktarına ulaşmak” anlamına gelir. Bütün alveollerin yüzey alanları ayrı parçalar olarak ele alınır ve bunların birleşik toplamı yaklaşık 75 metrekaredir. -ing yan cümlesi, önceki bilginin sonucunu ekler. add up to + miktar yapısında to, ulaşılan toplamı belirtir; up yukarı doğru hareket anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki “toplamı ... olmak” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The four monthly payments ____ $1,200.

Cevabı göster

add up to

the size of a tennis court. Anlatım akışı

0:23

bu da bir tenis kortu büyüklüğündedir.

Anlatım akışı

the size of a tennis court: ölçeği anlatan bir karşılaştırma

the size of a tennis court ifadesi, roughly 75 square meters ifadesinden sonra gelir ve önceki ölçüyü eş görevli bir açıklamayla yeniden anlatır. Yeni bir ölçüm eklemez veya orada bir tenis kortu bulunduğu anlamına gelmez; sayıyı tanıdık bir karşılaştırmayla yeniden sunar. “Ölçüm, ardından the size of + tanıdık nesne” biçimindeki bu bilgi düzeni, dinleyicinin ölçeği hızla gözünde canlandırmasına yardımcı olur. Öncesindeki sayı kesin görünse bile karşılaştırma açıklama amaçlıdır ve genellikle yaklaşıktır.

Alıştırma

Cümlede the size of a tennis court ifadesinin temel işlevi nedir?

  1. İlişkisiz ikinci bir ölçüm verir.
  2. Alveollerin bir tenis kortunda bulunduğunu söyler.
  3. Soyut bir alanı tanıdık ve görsel bir karşılaştırmaya dönüştürür.
Cevabı göster

Soyut bir alanı tanıdık ve görsel bir karşılaştırmaya dönüştürür.

These tiny sacs, only one cell thick, Kalıp ifadeler

0:25

Sadece tek bir hücre kalınlığında olan bu küçük keseler,

facilitate a crucial exchange, Kelime

0:27

çok önemli bir değişimi kolaylaştırarak,

Kalıp ifadeler

only one cell thick: sayı + birim + boyut sıfatı

only one cell thick ifadesi keseciklerin kalınlığını anlatır. Sayı + birim + boyut sıfatı düzenini izler: one cell thick. Only, kalınlığın son derece az olduğunu vurgular. Burada virgüllerle ayrılan ifade, bu küçük kesecikler hakkında ek bilgi verir. Aynı düzen bir bağ fiilinden sonra da kullanılabilir: The glass is two millimeters thick.

Alıştırma

'İki milimetre kalınlığında' anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The glass is only ____.

Cevabı göster

two millimeters thick

Kelime

facilitate a crucial exchange: bir süreci kolaylaştırmak

facilitate a crucial exchange ifadesinde facilitate, 'önemli bir değişimin daha kolay veya sorunsuz gerçekleşmesine yardımcı olmak' anlamına gelir. Keseciklerin değişimi üretmesinden değil, süreç için elverişli koşullar sağlamasından söz eder. Facilitate normalde exchange, communication veya learning gibi bir süreç ya da etkinliği adlandıran bir isim veya isim öbeğini nesne olarak alır. Crucial, 'son derece önemli' demektir.

Alıştırma

Hangi cümlede facilitate, 'bir süreci kolaylaştırmak' anlamında doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The clear agenda facilitated to discuss.
  2. The clear agenda facilitated a productive discussion.
  3. The clear agenda facilitated the team discuss.
Cevabı göster

The clear agenda facilitated a productive discussion.

allowing oxygen from the air we breathe into the bloodstream Dilbilgisi

0:29

soluduğumuz havadaki oksijenin kan dolaşımına girmesini sağlar

Dilbilgisi

allowing oxygen ... into the bloodstream: sonuç bildiren -ing yan tümcesi

-ing yapısındaki allowing oxygen from the air we breathe into the bloodstream yan tümcesi önceki tümceye bağlanır ve daha önce anlatılan sürecin neyi mümkün kıldığını belirtir. Ayrı ve ilgisiz bir olay başlatmak yerine bir işlevi veya doğal sonucu ifade eder. Burada allow, mümkün kılmak anlamındadır: soluduğumuz havadaki oksijen kan dolaşımına geçebilir. Kalıp allow + nesne + into + hedef şeklindedir; into hareketin ulaştığı noktayı gösterir.

Alıştırma

Cümlede allowing oxygen from the air we breathe into the bloodstream ne işlev görür?

  1. Bir kişinin oksijene resmî izin verdiğini söyler.
  2. Önceki sürecin sonucunu veya işlevini belirtir.
  3. Önceki süreçle bağlantısı olmayan ayrı bir eylemi anlatır.
Cevabı göster

Önceki sürecin sonucunu veya işlevini belirtir.

and clearing out carbon dioxide. Öbek fiiller

0:32

ve karbondioksiti dışarı atar.

Öbek fiiller

clearing out carbon dioxide ifadesindeki clear out

Clear out, bir şeyi bir yerin veya sistemin içinden çıkarmak anlamına gelen bir öbek fiildir. clearing out carbon dioxide ifadesinde out, bir şeyi yalnızca açık veya görünür hâle getirmekten farklı olarak gazın vücuttan uzaklaştırıldığı anlamını ekler. carbon dioxide nesnesi, clear out öbek fiilinin tamamından sonra gelir. Bu bağlamda clearing out carbon dioxide, gazı dışarı atmak veya uzaklaştırmak anlamındadır.

Alıştırma

“Gazı vücudun içinden uzaklaştırmak” anlamını veren dersteki öbek fiili tamamlayın: During exercise, faster breathing helps clear ____ carbon dioxide from the body.

Cevabı göster

out

Pneumonia wreaks havoc on this exchange. Deyimler

0:35

Zatürre bu değişime büyük zarar verir.

Deyimler

wreaks havoc on this exchange: ciddi aksaklığa yol açmak

Burada wreaks havoc on, “... üzerinde ciddi hasara ya da aksaklığa yol açar” anlamındadır. on'dan sonraki nesne ciddi biçimde etkilenen süreci veya sistemi belirtir; bu cümlede bu unsur this exchange'dir. Aktarılabilir kalıp özne + wreak havoc on + hedef şeklindedir. Küçük veya geçici bir sorundan ziyade geniş çaplı ve ciddi bir etkiyi anlatır.

Alıştırma

“Ciddi aksaklığa yol açtı” anlamındaki güçlü kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: The sudden power surge ____ the factory's control system.

Cevabı göster

wreaked havoc on

Pneumonia is an infection of the alveoli Kültür

0:38

Zatürre, alveollerin bir enfeksiyonudur

that causes them to fill with fluid. Dilbilgisi

0:40

ve içlerinin sıvıyla dolmasına neden olur.

Kültür

an infection of the alveoli: of etkilenen yeri belirtir

an infection of the alveoli ifadesinde infection tıbbi sorunu adlandırır, of the alveoli ise bu sorundan etkilenen vücut bölümünü belirtir. Burada of, rahatsızlığı bulunduğu yerle ilişkilendirir; nedeni veya nasıl yayıldığını anlatmaz. Bu isim kalıbı tıbbi tanımlarda yaygındır: infection, inflammation veya disease + of + vücut bölümü. Böylece tanım hem rahatsızlığın ne olduğunu hem de nerede meydana geldiğini belirtir.

Alıştırma

an infection of the alveoli ifadesinde of the alveoli neyi belirtir?

  1. Enfeksiyonun yayılma biçimi
  2. Enfeksiyona neden olan mikrop
  3. Enfeksiyonun meydana geldiği vücut bölümü
Cevabı göster

Enfeksiyonun meydana geldiği vücut bölümü

Dilbilgisi

causes them to fill with fluid: cause + nesne + to-infinitive

Cause + nesne + to-infinitive kalıbı, bir şeyin başka bir kişi veya nesnede sonuç oluşturduğunu anlatır. causes them to fill with fluid ifadesinde nesne olan them, alveoli sözcüğüne gönderme yapar; to fill with fluid ise sonucu açıklar. Bu kalıp nedeni, etkilenen nesneyi ve ardından gelen değişimi doğrudan birbirine bağlar: cause + etkilenen nesne + to + fiilin yalın hâli.

Alıştırma

Restart fiilinin doğru biçimini kullanarak cause + nesne + to-infinitive kalıbını tamamlayın: The update caused the computer ____ twice.

Cevabı göster

to restart

There are many different kinds of pathogens that can cause pneumonia.

0:42

Zatürreye neden olabilecek birçok farklı patojen türü vardır.

The most common ones are viruses or bacteria.

0:46

En yaygın olanları virüsler veya bakterilerdir.

These microscopic invaders enter the body via droplets Kelime

0:49

Bu mikroskobik işgalciler vücuda damlacıklar yoluyla girer,

Kelime

enter the body via droplets: güzergâh veya araç belirten via

enter the body via droplets ifadesinde via, «aracılığıyla» veya «yoluyla» anlamına gelir. Mikroskobik istilacıların hangi ortam aracılığıyla girdiğini gösterir; droplets ise onları taşıyabilen küçük sıvı damlalarıdır. Aktarılabilir kalıp fiil + via + isim öbeğidir. Özellikle tıbbi ve teknik açıklamalarda güzergâhı, kanalı veya aracı kısa biçimde belirtir.

Alıştırma

Hangi cümlede via bir bulaşma aracını belirtmek için kullanılmıştır?

  1. The infection can spread via contaminated water.
  2. The infection can spread to contaminated water.
  3. The infection can spread for contaminated water.
Cevabı göster

The infection can spread via contaminated water.

either in the air we breathe Dilbilgisi

0:53

soluduğumuz havada bulunabilirler

or when we touch our eyes, noses,

0:54

veya kontamine olmuş bir yüzeye dokunduktan sonra gözlerimize, burnumuza

or mouths after touching a contaminated surface. Kelime

0:56

veya ağzımıza dokunduğumuzda içeri girerler.

Dilbilgisi

either ... or when: farklı biçimlerdeki seçenekleri bağlama

Either ... or ... iki seçenek sunar. Burada either, in the air we breathe bölümünü; or ise when we touch our eyes, noses, or mouths after touching a contaminated surface bölümünü başlatır. İki seçenek farklı dil bilgisi biçimlerine sahiptir—biri ilgeç öbeği, diğeri when yan tümcesidir—ancak daha büyük cümlede aynı görevi görür: Her biri olası bir durumu belirtir. Başka bağlamlara aktarılabilecek kalıp either + seçenek 1 + or + seçenek 2 biçimindedir; when ikinci seçeneğin parçasıdır, either ... or kalıbının parçası değildir.

Alıştırma

Bir zaman öbeğiyle when yan tümcesini birleştiren iki parçalı yapıyı kullanarak cümleyi tamamlayın: The delivery will arrive ____ before noon ____ when the office reopens.

Cevabı göster

either · or

Kelime

a contaminated surface: sıradan kir değil, zararlı madde bulaşması

Bu cümlede a contaminated surface, üzerinde mikrop veya başka bir zararlı madde bulunan ve dokunulabilen bir dış alanı ifade eder. Contaminated, surface sözcüğünü niteleyen geçmiş zaman ortacı biçiminde bir sıfattır ve olası bir sağlık ya da güvenlik riskini belirtir. Kirlenme gözle görülmeyebilir. Bu ifade, yüzeyin ne kadar temiz veya hoş göründüğünü değil, yüzeyin durumunu anlatır.

Alıştırma

Bir laboratuvar testi, temiz görünen bir tezgâhta zararlı bakteriler buluyor. En doğru ifade hangisidir?

  1. a contaminated surface
  2. a dirty surface
  3. a smooth surface
Cevabı göster

a contaminated surface

Then

1:00

Daha sonra

they face the respiratory tract's first line defense, Kelime

1:01

solunum yollarının ilk savunma hattı ile karşılaşırlar,

the mucociliary escalator. Kültür

1:04

mukosiliyer yürüyen merdiven.

Kelime

the respiratory tract's first line defense: solunum yollarının ilk savunma hattı

Bu cümlede the respiratory tract's first line defense, solunan tehditlerin daha sonraki savunmalardan önce karşılaştığı koruyucu mekanizma anlamına gelir. Line burada mecazdır: gerçek bir çizgiyi değil, korumanın sırasını ya da katmanını anlatır. the respiratory tract's iyelik yapısı, bu savunmanın hangi vücut sistemine ait olduğunu gösterir. Virgülden sonraki the mucociliary escalator ifadesi ise bu ilk savunmanın özel adını verir.

Alıştırma

Backups are our first line of defense against data loss cümlesinde first line of defense ne anlama gelir?

  1. Bir arızanın yol açtığı son hasar
  2. Bilgisayarların çevresine çizilmiş gerçek bir çizgi
  3. İlk devreye giren koruyucu önlem
Cevabı göster

İlk devreye giren koruyucu önlem

Kültür

the mucociliary escalator: mukosiliyer yürüyen merdiven

The mucociliary escalator, mukus ve hareket eden küçük sillerin oluşturduğu solunum yolu temizleme mekanizmasıdır. Mukus tozu ve mikroorganizmaları yakalar; sillerin koordineli hareketi de bu mukusu boğaza doğru taşıyarak dışarı atılmasını ya da yutulmasını sağlar. Escalator, sürekli taşıma işlemini gözde canlandıran bir mecazdır. Solunum yollarının içinde gerçek bir yürüyen merdiven bulunduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

the mucociliary escalator solunum yollarında ne yapar?

  1. Oksijeni doğrudan kana pompalar.
  2. Mukusu ve ona takılan maddeleri boğaza doğru taşır.
  3. Ses oluşturmak için ses tellerini açar.
Cevabı göster

Mukusu ve ona takılan maddeleri boğaza doğru taşır.

The mucociliary escalator consists of mucus that traps invaders Kalıp ifadeler

1:06

Mukosiliyer yürüyen merdiven, işgalcileri hapseden mukus

and tiny hairs called cilia that carry the mucus toward the mouth,

1:10

ve mukusu ağza doğru taşıyan, silia adı verilen küçük tüylerden oluşur,

where it can be coughed out. Öbek fiiller

1:13

burada mukus öksürülerek atılabilir.

Kalıp ifadeler

consists of: bir bütünün parçalarını belirtmek

Consists of, bir bütünün “bu parçalardan oluştuğunu” belirtir. Özne bütünü, of’tan sonraki isimler ise bu bütünün bileşenlerini gösterir. Bu cümlede bütün mukosiliyer temizleme mekanizmasıdır; belirtilen iki bileşen ise mukus ve silya adı verilen küçük tüylerdir. A consists of B and C kalıbı, açıklamayı bütünden parçalara doğru düzenler. Bu kalıpta consist etken biçimde kalır; buradaki özne üçüncü tekil kişi olduğu için consists kullanılır.

Alıştırma

“Bu parçalardan oluşur” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The emergency kit ____ a flashlight, water, and bandages.

Cevabı göster

consists of

Öbek fiiller

can be coughed out: cough out ifadesinin edilgen biçimi

Can be coughed out, modal + be + geçmiş zaman ortacı kalıbını izler: can + be + coughed. it zamiri mucus sözcüğünü gösterir. Mukus eylemi yapan değil, eylemden etkilenen olduğu için yan cümle edilgen yapıdadır. Cough out, “bir şeyi öksürerek vücuttan dışarı atmak” anlamına gelir. out parçacığı bu anlamın bir parçasıdır ve edilgen biçimde de coughed sözcüğünden sonra kalır. Genel olarak, modal fiilden sonraki edilgen bir öbek fiil modal + be + geçmiş zaman ortacı + parçacık yapısını izler.

Alıştırma

pump out ifadesini can ile edilgen biçime dönüştürün: The trapped water ____.

Cevabı göster

can be pumped out

But some of these invaders may get past the mucociliary escalator Öbek fiiller

1:15

Ancak bu işgalcilerden bazıları mukosiliyer yürüyen merdiveni geçip

into the lungs,

1:18

akciğerlerin içine girebilir,

where they meet the alveoli.

1:19

ve burada alveollerle buluşurlar.

Öbek fiiller

may get past the mucociliary escalator: mukosiliyer merdiveni aşabilir

Burada get past, bir şeyi durdurması gereken bir engeli veya savunmayı aşıp ötesine geçmek demektir. mucociliary escalator burada söz konusu olan savunmadır; dolayısıyla bazı istilacılar bu temizleme mekanizmasını atlatıp akciğerlere ilerleyebilir. May kesinlik değil olasılık bildirir: bu durum bazı istilacıların başına gelebilir, ancak cümle hepsinin bunu yapacağını söylemez. Başka durumlarda kullanılabilecek kalıp may/can + get past + engel veya savunma şeklindedir.

Alıştırma

"A few messages may get past the filter" cümlesinde get past ne anlama gelir?

  1. bir engeli aşmak veya atlatmak
  2. geçmişteki bir zamana dönmek
  3. bir engelin yanında beklemek
Cevabı göster

bir engeli aşmak veya atlatmak

Because alveoli serve as critical exchange points Kalıp ifadeler

1:21

Alveoller, kan ile dış dünyadan gelen hava arasında

between the blood and air from the outside world,

1:24

kritik değişim noktaları olarak görev yaptığından,

Kalıp ifadeler

serve as critical exchange points: kritik değişim noktaları olarak görev yapmak

Serve as + isim öbeği, «… rolünü üstlenmek» veya «… olarak kullanılmak» demektir. Burada alveollerin rolünü belirtir: alveoller, kan ile dışarıdaki hava arasında değişimin gerçekleştiği yerlerdir. Critical, exchange points ifadesini niteler ve burada «vazgeçilmez» ya da «son derece önemli» anlamındadır; «eleştirel» anlamında değildir. Başka durumlarda kullanılabilecek yapı özne + serve(s) as + rol veya işlev şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi serve as ile tamamlayın: This card can ____ proof of membership.

Cevabı göster

serve as

they have their own specialized types of white blood cells or macrophages, Kültür

1:26

kendilerine özgü özel akyuvarlara, yani makrofajlara sahiptirler,

which defend against foreign organisms Kalıp ifadeler

1:31

bunlar yabancı organizmaları sarıp yutarak

by enveloping and eating them. Dilbilgisi

1:33

vücudu savunurlar.

Kültür

white blood cells or macrophages ifadesindeki açıklayıcı or

Bu ifadede or, macrophages sözcüğünü daha geniş bir tanım olan specialized types of white blood cells için daha özel bir bilimsel ad olarak sunar. İki ayrı seçenek arasında tercih bildirmek yerine “yani” veya “başka bir deyişle” anlamında kullanılır. Bilimsel metinler tanıdık bir kategoriden teknik bir terime geçerken or sözcüğünün bu açıklayıcı kullanımına sıkça başvurur. or sonrasındaki bilgi, önceki kısmı başka bir adla ifade eder veya açıklar.

Alıştırma

white blood cells or macrophages ifadesindeki or sözcüğünün işlevi nedir?

  1. Makrofajların akyuvarlara karşı hareket ettiğini gösterir.
  2. Birbirini dışlayan iki seçenek sunar.
  3. Önceki kategori için daha özel bir ad sunar.
Cevabı göster

Önceki kategori için daha özel bir ad sunar.

Kalıp ifadeler

defend against foreign organisms: yabancı organizmalara karşı savunma yapmak

defend against + tehdit kalıbı, söz konusu tehdide direnerek kendini veya başka bir şeyi ondan korumak anlamına gelir. Burada foreign organisms, hücrelerin karşı koyduğu tehdittir. Against, tehlikenin kaynağını veya türünü gösterir. Bu kalıp hastalıklar, saldırılar, suçlamalar ve zarar verebilecek başka şeylerle de doğal biçimde kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi “bir tehdide karşı koymak” anlamındaki vurgulanan ifadeyle tamamlayın: Good security software helps computers ____ malware.

Cevabı göster

defend against

Dilbilgisi

by enveloping and eating them: yöntemi by + -ing ile gösterme

by + -ing yapısı, bir eylemin nasıl yapıldığını veya hangi yöntemin bir sonuç doğurduğunu açıklar. Burada by enveloping and eating them, bağışıklık hücrelerinin yabancı organizmalara karşı “nasıl” savunma yaptığını belirtir. Enveloping ve eating, and ile bağlanan paralel -ing biçimleridir. Tek bir by iki eylemi de tanıtır; dolayısıyla anlam “A ve B yaparak”tır, birbirinden ayrı iki dil bilgisi yapısı değildir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için trap fiilinin doğru biçimini kullanın: The filter cleans the air by ____ tiny particles.

Cevabı göster

trapping

When pathogens enter the lungs,

1:35

Patojenler akciğerlere girdiğinde,

the macrophages work to destroy them.

1:37

makrofajlar onları yok etmek için çalışır.

The immune system releases additional white blood cells

1:40

Bağışıklık sistemi, yardımcı olması için ek akyuvarları

in the alveoli to help.

1:43

alveollere salgılar.

As these immune cells fight the pathogens, Dilbilgisi

1:45

Bu bağışıklık hücreleri patojenlerle savaşırken,

they generate inflammation and fluid

1:47

iltihap ve bu iltihabın bir yan ürünü olarak

as a byproduct of the inflammation. Kalıp ifadeler

1:49

sıvı üretirler.

Dilbilgisi

As these immune cells fight the pathogens: eş zamanlı süreçler için as

Burada As, zaman ve süreç arka planını tanıtır: bağışıklık hücreleri patojenlerle savaşırken inflamasyon ve sıvı oluşur. İki gelişmeyi aynı anda gerçekleşiyormuş gibi sunar. As, because yani “çünkü” anlamına da gelebilir; ancak buradaki temel yorum bu değildir. Değişen mekanizmaları anlatırken as çoğunlukla “bu gerçekleşirken” veya “süreç geliştikçe” anlamındadır; varsa neden-sonuç bağlantısı arka planda kalır.

Alıştırma

“As the train moved south, the landscape became greener,” cümlesinde As temel olarak ne yapar?

  1. İki değişimin aynı süreç içinde geliştiğini gösterir.
  2. Treni manzarayla karşılaştırır.
  3. Trenin hareketini açık bir neden olarak sunar.
Cevabı göster

İki değişimin aynı süreç içinde geliştiğini gösterir.

Kalıp ifadeler

as a byproduct of ...: ikincil bir sonuç olarak

as a byproduct of + isim yapısı, bir şeyi sürecin ana ürünü veya amaçlanan hedefi olarak değil, ikincil bir sonucu olarak gösterir. Bu cümlede fluid, iltihapla birlikte üretilen bir madde olarak sunulur. Bu ifade, bir sürecin nasıl ek bir sonuca yol açtığını açıklar. Bir byproduct zararlı, yararlı veya nötr olabilir; önemli olan, ulaşılmak istenen birincil sonuç olmamasıdır.

Alıştırma

“Bir şeyin ikincil sonucu olarak” anlamındaki hedef ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: New skills developed ____ the volunteer project.

Cevabı göster

as a byproduct of

When this fluid builds up, Öbek fiiller

1:51

Bu sıvı biriktiğinde,

it makes gas exchange inside the alveoli much more difficult Dilbilgisi

1:53

alveollerin içindeki gaz alışverişini çok daha zorlaştırır,

Öbek fiiller

builds up: zamanla birikmek

Burada builds up, “zamanla birikmek veya artmak” anlamındaki geçişsiz build up öbek fiilidir. this fluid öznesi biriken maddedir; fluid dil bilgisi bakımından tekil olduğu için builds sözcüğü -s alır. Build up genellikle zaman içinde gelişen ve çoğu kez miktar bir etki oluşturmaya başlayana kadar süren bir süreci anlatır. Sıvı veya toz gibi fiziksel maddelerle, basınç veya gerginlik gibi soyut şeyler için kullanılabilir.

Alıştırma

“Zamanla birikmek” anlamındaki hedef öbek fiili kullanarak cümleyi tamamlayın: Dust can ____ inside an unused cabinet.

Cevabı göster

build up

Dilbilgisi

make + nesne + sıfat: gaz alışverişini çok daha zor hâle getirmek

make + nesne + sıfat kalıbı, “nesnenin belirli bir duruma gelmesine veya o durumda olmasına neden olmak” demektir. Burada it, biriken sıvıya gönderme yapar; gas exchange inside the alveoli nesnedir ve much more difficult ortaya çıkan durumu anlatır. Buradaki make, “üretmek” anlamında değildir. İfade sıvının etkisini, yani gaz alışverişini çok daha zor hâle getirmesini açıklar. Much, karşılaştırma biçimi more difficult ifadesini güçlendirir.

Alıştırma

Cümleyi difficult sıfatıyla tamamlayın: Smoke makes breathing ____.

Cevabı göster

difficult

as the level of carbon dioxide in the bloodstream begins to rise, Dilbilgisi

1:56

ve kan dolaşımındaki karbondioksit seviyesi artmaya başladıkça,

the body breathes more quickly

2:00

vücut bunu dışarı atmaya

to try to clear it out Öbek fiiller

2:02

ve daha fazla oksijen almaya çalışmak için

and get more oxygen in.

2:03

daha hızlı nefes alır.

Dilbilgisi

as ... begins to rise: değişen bir süreci arka plan olarak sunmak

Bu cümlede as, ana cümledeki tepkiyle aynı zamanda gelişen bir süreci tanıtır. Karbondioksit seviyesi yükselmeye başlar ve bu değişim ilerledikçe vücut daha hızlı nefes alır. Yeniden kullanılabilecek kalıp As + özne + değişim fiili, ana cümle şeklindedir. Bu kalıp, değişmekte olan iki ölçümü, belirtiyi veya süreci sıkça birbirine bağlar. Buradaki bilimsel ilişki ilk değişimi ikinci tepkinin tetikleyicisi de yapar; ancak as bunu yalnızca bir neden olarak değil, gelişen bir arka plan olarak sunar.

Alıştırma

Cümleyi begin to drop ifadesinin geniş zaman biçimiyle tamamlayın: As the battery level ____, the phone switches to power-saving mode.

Cevabı göster

begins to drop

Öbek fiiller

clear it out ... get more oxygen in: out ve in ile yön belirtme

clear it out ifadesinde out, vücudun içinden dışarıya doğru hareketi gösterir: it ile belirtilen istenmeyen gaz uzaklaştırılır. get more oxygen in ifadesinde in ters yönü gösterir: oksijen vücuda girer. Bu parçacıklar, temel clear ve get fiillerine yön ve sonuç anlamı katar. Bunlar olmadan amaçlanan hareketin yönü daha az belirgin olur.

Alıştırma

out ve in sözcüklerini doğru sırayla yerleştirin: Turn on the exhaust fan to clear the smoke ____ and get fresh air ____.

Cevabı göster

out · in

This rapid breathing is one of the most common symptoms of pneumonia. Dilbilgisi

2:05

Bu hızlı nefes alma, zatürrenin en yaygın belirtilerinden biridir.

Dilbilgisi

one of the most common symptoms: anlamı ve çoğul biçimi

One of the most common symptoms, hızlı solunumun çok sık görülen belirtilerden oluşan bir gruba ait olduğu anlamına gelir. Bunun tek başına en yaygın belirti olduğunu söylemez. Kalıp one of the + üstünlük derecesindeki sıfat + çoğul sayılabilen isim şeklindedir. Bir gruptan tek bir öğe seçildiği için symptom değil, symptoms kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi route sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: This is one of the safest ____ through the mountains.

Cevabı göster

routes

The body also tries to force the fluid out of the alveoli through coughing. Kalıp ifadeler

2:09

Vücut ayrıca öksürerek sıvıyı alveollerden zorla çıkarmaya çalışır.

Kalıp ifadeler

force + nesne + out of + yer

Force + nesne + out of + yer, bir şeyi bir yerin içinden dışarı taşımak için fiziksel güç veya basınç kullanmak anlamına gelir. Burada nesne the fluid, başlangıç yeri ise the alveoli ifadesidir. Force fiili, hareketin çaba ya da basınç gerektirdiği anlamını ekler; yalnızca move demekten daha güçlüdür.

Alıştırma

force + nesne + out of + yer kalıbını eksik olan iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The pump forced the dirty water ____ the tank.

Cevabı göster

out of

Determining the cause of pneumonia can be difficult, Dilbilgisi

2:14

Zatürrenin nedenini belirlemek zor olabilir,

Dilbilgisi

Determining ... can be difficult: özne olarak -ing öbeği

Determining the cause of pneumonia, cümlenin öznesi olarak görev yapan bir -ing öbeğidir. Öbeğin tamamı değerlendirilen görevi adlandırır; can be difficult ise bu görev hakkında bilgi verir. Buradaki determining bir isim-fiildir ve sürekli zaman yapısının parçası değildir. İsim-fiil öbeği, isim gibi özne konumunda bulunurken kendi nesnesi olan the cause of pneumonia ifadesini de alabilir.

Alıştırma

Etkinliği özne yapmak için identify fiilinin -ing biçimini kullanın: ____ the source of the leak can be difficult.

Cevabı göster

Identifying

but once it is established, Dilbilgisi

2:17

ancak bir kez teşhis edildiğinde,

Dilbilgisi

once it is established: bir sonraki adımdan önce doğrulama

Once, bir koşulun yerine getirildiği noktayı belirtir: ilgili gerçek doğrulandıktan sonra bir sonraki eylem gerçekleşebilir. Bu cümlecikte established, “oluşturulmuş” değil, “doğrulanmış veya belirlenmiş” anlamındadır. Is established edilgen yapıdadır. Odağı doğrulanmış sonuca verir ve doğrulamayı yapan kişiyi ya da süreci belirtmez. Sonucun eylemi yapan kişiden daha önemli olduğu durumlarda once + edilgen yapı yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümle, doğrulamayı bir sonraki adımın koşulu yapmak için once + edilgen yapıyı doğal biçimde kullanır?

  1. Once the cause establishes, repairs can begin.
  2. Once establishing the cause, repairs can begin.
  3. Once the cause is established, repairs can begin.
Cevabı göster

Once the cause is established, repairs can begin.

doctors can prescribe antibiotics, Kalıp ifadeler

2:18

doktorlar antibiyotik reçete edebilirler,

which may include either antibacterial or antiviral treatments. Kelime

2:20

bu da antibakteriyel veya antiviral tedavileri içerebilir.

Kalıp ifadeler

prescribe antibiotics: standart tıbbi eşdizim

Prescribe antibiotics, bir doktorun veya reçete yazma yetkisi olan başka bir klinik uzmanın tedavi amacıyla resmî olarak antibiyotik vermesi anlamına gelir. Prescribe fiili normalde doğrudan nesne olarak bir ilaç veya tedavi alır. Bu cümlede can, reçete yazmanın uygulanabilecek bir tıbbi seçenek olduğunu gösterir; bir emir değildir ve her hastanın mutlaka antibiyotik alacağını garanti etmez.

Alıştırma

Cümleyi dersteki iki sözcüklü kalıpla tamamlayın: If the infection is bacterial, the doctor may ____.

Cevabı göster

prescribe antibiotics

Kelime

either antibacterial or antiviral treatments: tedavinin hedefini belirlemek

anti- ön eki “karşı” veya “durdurmak için etki eden” anlamını verir. antibacterial kelimesinde bacterial, hedefin bakteriler olduğunu; antiviral kelimesinde viral, hedefin virüsler olduğunu gösterir. Aynı ön eki taşımaları, bu iki kelimenin birbirinin yerine kullanılabileceği anlamına gelmez. Burada either A or B, iki olası tedavi türü sunar. Hangi türün uygun olabileceğini enfeksiyonun nedeni belirler.

Alıştırma

Bir tedavi özellikle virüslere karşı etki etmek üzere geliştirilmiştir. Bu tedaviyi hangi kelime tanımlar?

  1. antiviral
  2. antibacterial
  3. antifungal
Cevabı göster

antiviral

Treatment with antibiotics helps the body get the infection under control. Kalıp ifadeler

2:25

Antibiyotik tedavisi, vücudun enfeksiyonu kontrol altına almasına yardımcı olur.

Kalıp ifadeler

get the infection under control: bir sorunu yönetilebilir hâle getirmek

get + something + under control kalıbı, bir sorunu yönetilebilir bir duruma getirmek anlamına gelir. Bu cümlede kontrol edilen şey the infection ifadesidir. Get, kontrol edilmeyen durumdan kontrol edilen duruma geçişi vurgular. Under control, enfeksiyonun tamamen yok olduğu anlamına gelmez; yayılmasının veya etkilerinin yönetildiğini gösterir.

Alıştırma

“Sorunu yönetilebilir hâle getirdi” anlamındaki hedef kalıbı tamamlayın: The firefighters finally got the fire ____.

Cevabı göster

under control

As the pathogen is cleared out,

2:29

Patojen temizlendikçe,

the body gradually expels or absorbs fluid and dead cells. Kelime

2:31

vücut sıvıyı ve ölü hücreleri yavaş yavaş atar veya emer.

Kelime

expels or absorbs: bir vücut sürecindeki zıt yönler

Burada expels, bir şeyi vücudun dışına çıkarmak; absorbs ise bir şeyi vücut dokusunun veya sisteminin içine almak anlamına gelir. Bu fiiller, vücudun sıvıyı ve ölü hücreleri işleyebileceği iki zıt yolu, genel remove fiilinden daha kesin biçimde anlatır. Gradually hem expels hem de absorbs fiilini niteler; yani her iki süreç de bir anda değil, azar azar gerçekleşir.

Alıştırma

Her fiili doğru biçimde birer kez kullanarak cümleyi tamamlayın: The body ____ oxygen from the air and ____ carbon dioxide when you breathe out.

Cevabı göster

absorbs · expels

The worst symptoms typically fade out in about a week, Öbek fiiller

2:35

En kötü belirtiler genellikle yaklaşık bir hafta içinde kaybolur,

Öbek fiiller

worst symptoms typically fade out: kademeli ve olağan bir değişim

Fade out, geriye çok az şey kalana veya hiçbir şey kalmayana kadar giderek zayıflamak ya da daha az fark edilir hâle gelmek demektir. Bu cümlede en kötü belirtiler aniden kesilmek yerine zamanla hafifler. Typically bunun genellikle gerçekleştiğini belirtir. Yaygın bir durumu anlatır; herkesin tam olarak aynı takvimde iyileşeceğini vaat etmez.

Alıştırma

“The symptoms typically fade out within a week” cümlesi ne anlama gelir?

  1. Belirtiler her zaman tam bir haftanın sonunda aniden kesilir.
  2. Belirtiler genellikle hafta boyunca giderek ağırlaşır.
  3. Belirtiler genellikle giderek hafifler, ancak bu her vakada tamamen aynı şekilde gerçekleşmeyebilir.
Cevabı göster

Belirtiler genellikle giderek hafifler, ancak bu her vakada tamamen aynı şekilde gerçekleşmeyebilir.

though full recovery may take as long as a month. Dilbilgisi

2:38

ancak tam iyileşme bir aya kadar sürebilir.

Dilbilgisi

as long as a month: mümkün olan en uzun süre olarak bir ay

Burada as long as a month mümkün olan en uzun süreyi belirtir: tamamen iyileşme bir aya kadar sürebilir. May bunun bir olasılık olduğunu gösterir; herkesin tam olarak bir ay sonra iyileşeceği anlamına gelmez. As long as ifadesinden hemen sonra bir süre veya miktar geldiğinde, “en fazla ... kadar” anlamına gelir ve sürenin ya da miktarın beklenenden fazla olabileceğini vurgular.

Alıştırma

The repair may take as long as two weeks. cümlesinde as long as ne anlama gelir?

  1. Onarım iki haftaya kadar sürebilir.
  2. Onarım ancak iki hafta geçerse mümkündür.
  3. Onarım tam olarak iki hafta sürecektir.
Cevabı göster

Onarım iki haftaya kadar sürebilir.

Otherwise healthy adults can often manage pneumonia at home, Kelime

2:42

Başka bir sağlık sorunu olmayan yetişkinler genellikle zatürreyi evde atlatabilirler,

Kelime

Otherwise healthy adults: mevcut hastalık dışında sağlıklı yetişkinler

Otherwise, isim öbeği içinde healthy sözcüğünü niteler. Otherwise healthy adults, şu anda konuşulan hastalık dışında diğer yönlerden sağlıklı olan yetişkinlerdir. Burada otherwise iki sonucu birbirine bağlamaz ve “aksi takdirde” anlamına gelmez. Bu ifade kişinin temel sağlık durumunu açıklar ve başka ilgili sağlık sorunu olmayan kişileri ek hastalıkları veya risk faktörleri bulunan kişilerden ayırmaya yardımcı olur.

Alıştırma

Bu tıbbi cümlede Otherwise healthy adults ne anlama gelir? Otherwise healthy adults can often manage pneumonia at home.

  1. Sağlık durumu bilinmeyen yetişkinler
  2. Konuşulan durum dışında genel olarak sağlıklı yetişkinler
  3. Evde kalırlarsa sağlıklı hâle gelecek yetişkinler
Cevabı göster

Konuşulan durum dışında genel olarak sağlıklı yetişkinler

Kelime

manage pneumonia at home: hastalığı hastane dışında yönetmek

Burada manage, bir hastalıkla ilgilenip onu kontrol altında tutacak şekilde bakım sağlamak anlamına gelir. manage pneumonia at home ifadesi, uygun tıbbi tavsiyelere uyarak kişiye hastane yerine evde bakım vermeyi ve durumunu izlemeyi anlatır. Manage iyileştirmek anlamına gelmez; at home da profesyonel yönlendirme olmadan demek değildir. manage + an illness or symptoms yapısı, bir sağlık durumunu zaman içinde güvenli biçimde yönetmeyi anlatabilir.

Alıştırma

Bu cümlede manage pneumonia at home ne anlama geliyor?

  1. Hastane çalışanlarını evden yönetmek
  2. Hastalığı evde tedavi edip izlemek
  3. Hastalığın tamamen iyileşeceğini garanti etmek
Cevabı göster

Hastalığı evde tedavi edip izlemek

but for some groups, pneumonia can be a lot more severe,

2:45

ancak bazı gruplar için zatürre çok daha şiddetli olabilir,

requiring hospitalization and oxygen, Kültür

2:48

ve hastaneye yatış ve oksijen,

artificial ventilation,

2:51

suni solunum,

or other supportive measures

2:52

veya diğer destekleyici önlemler gerektirebilir,

while the body fights the infection.

2:53

bu sırada vücut enfeksiyonla savaşmaya devam eder.

Kültür

requiring hospitalization ... other supportive measures: ağır zatürre için destek

Bu cümlede requiring, daha ağır zatürrenin gerekli kılabileceği tıbbi bakımı belirtir. Hospitalization hastaneye yatışı; oxygen ek oksijen desteğini; artificial ventilation çoğu zaman ventilatörle sağlanan solunum yardımını; other supportive measures ise hayati vücut işlevlerini korumaya yardımcı olan daha geniş bakım kategorisini anlatır. Supportive yalnızca duygusal veya idari destek anlamına gelmez. Bu önlemler, vücut enfeksiyonla savaşırken onu dengede tutar ve enfeksiyonun kendisini hedefleyen tedaviyle birlikte kullanılabilir.

Alıştırma

Bu cümlede vurgulanan liste bir bütün olarak neyi anlatıyor?

  1. Hastane çalışanlarına yönelik idari hizmetler
  2. Zatürre ağır olduğunda gerekebilecek tıbbi destek
  3. Evde iyileşirken kullanılan sıradan rahatlık eşyaları
Cevabı göster

Zatürre ağır olduğunda gerekebilecek tıbbi destek

Smoking damages the cilia,

2:56

Sigara içmek silialara zarar verir,

making them less able to clear even the normal amount of mucus and secretions, Dilbilgisi

2:58

normal miktardaki mukus ve salgıları bile temizleme yeteneklerini azaltır,

Dilbilgisi

less able to clear: tamamen imkânsız değil, azalmış yeti

less able to clear ifadesinde less, able sözcüğünü niteler; dolayısıyla ifade, clear eylemini gerçekleştirme yetisinin azaldığını belirtir. Burada clear, mukus ve salgıları temizlemek anlamındadır. be/become + less able + to + fiilin yalın hâli ya da make + nesne + less able + to + fiilin yalın hâli yapısı kullanılır. İfade, yetiyi önceki bir durumla veya başka bir ölçütle karşılaştırır; yetinin azaldığını söyler, tamamen ortadan kalktığını değil.

Alıştırma

Hangi cümle filtrenin yetisinin azaldığını, ancak tamamen kaybolmamış olabileceğini belirtir?

  1. A clogged filter is unable to clean the air.
  2. A clogged filter is able to clean the air.
  3. A clogged filter is less able to clean the air.
Cevabı göster

A clogged filter is less able to clean the air.

let alone the increased volume associated with pneumonia. Kalıp ifadeler

3:02

zatürre ile ilişkili artan hacmi söylemeye bile gerek yok.

Kalıp ifadeler

let alone: daha da zor olan ikinci durumu tanıtmak

Let alone, ilkinden daha zor, daha düşük olasılıklı veya daha uç olan ikinci bir unsuru tanıtır. Bu cümlede normal miktarı temizlemek zaten zordur; bu nedenle zatürreyle ilişkili artmış miktarı temizlemek daha da büyük bir güçlük olarak sunulur. İkinci unsur genellikle birinciyle aynı dil bilgisel görevi üstlenir ve tekrarlanan sözcükler bağlamdan anlaşılacak şekilde atılabilir: clear even the normal amount, let alone [clear] the increased volume. Böylece karşılaştırma kısa ve vurgulu olur.

Alıştırma

Let alone ifadesini zor bir görevden daha da zor bir göreve doğru ilerleyerek kullanan cümleyi seçin.

  1. She cannot run one kilometer, let alone finish a marathon.
  2. She cannot finish a marathon, let alone run one kilometer.
  3. She cannot run one kilometer, and she cannot finish a marathon.
Cevabı göster

She cannot run one kilometer, let alone finish a marathon.

Genetic and autoimmune disorders

3:05

Genetik ve otoimmün rahatsızlıklar

can make someone more susceptible to pathogens that can cause pneumonia. Kelime

3:07

birini zatürreye neden olabilecek patojenlere karşı daha duyarlı hale getirebilir.

Kelime

more susceptible to pathogens: patojenlere karşı daha savunmasız

Susceptible to, bir kişinin ya da şeyin bir etkiden zarar görme olasılığının yüksek olduğunu belirtir. Sağlık bağlamında susceptible to pathogens, hastalık yapan mikroorganizmalar tarafından enfekte olma veya hastalanma olasılığının daha yüksek olmasıdır. More karşılaştırmayı güçlendirir: bu bozukluklar, aynı risk etkenine sahip olmayan birine göre savunmasızlığı artırır. Yapı susceptible to + isim şeklindedir; susceptible for kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi susceptible ve doğru edatla tamamlayın: During flu season, people with weakened immune systems are more ____ infection.

Cevabı göster

susceptible to

Young children and the elderly

3:11

Küçük çocukların ve yaşlıların

also have impaired clearance and weaker immune systems. Kelime

3:13

temizleme yetenekleri zayıflamıştır ve bağışıklık sistemleri daha zayıftır.

Kelime

also have impaired clearance and weaker immune systems: uzaklaştırma işlevleri de azalmış ve bağışıklık sistemleri daha zayıf

Tıp dilinde clearance, vücudun bir maddeyi uzaklaştırma sürecini ifade eder. Bu zatürre bağlamında impaired clearance, mukusu veya diğer solunum yolu salgılarını uzaklaştırma becerisinin azalmasıdır. Impaired, sürecin daha az etkili çalıştığını belirtir; tamamen durduğu anlamına gelmez. Cümle and ile iki olumsuz etkeni birleştirir: impaired clearance ve weaker immune systems. Also, her ikisini de küçük çocuklar ve yaşlı yetişkinler için ek risk etkenleri olarak sunar.

Alıştırma

Bu tıbbi cümlede impaired clearance ne anlama gelir?

  1. Bir mağazanın ürünleri daha düşük fiyatla sattığı tasfiye indirimi
  2. Vücudun maddeleri veya salgıları uzaklaştırma becerisinin azalması
  3. Kısıtlı bir alana girmek için verilen resmî izin
Cevabı göster

Vücudun maddeleri veya salgıları uzaklaştırma becerisinin azalması

And if someone has viral pneumonia, Dilbilgisi

3:16

Ve eğer biri viral bir zatürreye sahipse,

their risk of bacterial respiratory infection is higher.

3:18

bakteriyel solunum yolu enfeksiyonu riski daha yüksektir.

Dilbilgisi

If someone has X, their risk of Y is higher: koşul ve artan risk

if someone has viral pneumonia yan cümlesi koşulu verir; ana cümle ise their risk of bacterial respiratory infection is higher sonucunu belirtir. Yeniden kullanılabilir kalıp if + koşul, someone's risk of + isim veya -ing biçimi + is higher şeklindedir. Riskin daha yüksek olması, sonucun daha olası olduğu anlamına gelir; kesinlikle gerçekleşeceği anlamına gelmez. Their, cinsiyet belirtmeden tekil someone'a gönderme yapar.

Alıştırma

Hangi cümle if koşulu + risk of ... is higher kalıbını doğru kullanır?

  1. If a worker ignores safety rules, their risk of injury is higher.
  2. If a worker ignores safety rules, their higher risk of injury.
  3. If a worker ignores safety rules, their risk injury is higher.
Cevabı göster

If a worker ignores safety rules, their risk of injury is higher.

Many of the deaths from pneumonia

3:22

Zatürreden kaynaklanan ölümlerin çoğu

are due to lack of access to healthcare. Kalıp ifadeler

3:23

sağlık hizmetlerine erişim eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Kalıp ifadeler

Are due to lack of access to healthcare: sağlık hizmetlerine erişim eksikliğinden kaynaklanma

are due to ifadesi birçok ölümün nedenini açıklar. be due to + isim öbeği kalıbı, bir şeyin söz konusu nedenden kaynaklandığını belirtir. lack of access to healthcare, çoğunlukla maliyet, mesafe, hizmetlerin bulunabilirliği veya başka engeller nedeniyle gerektiğinde sağlık hizmeti alamamak ya da kullanamamak demektir. Yalnızca sağlık hizmetlerinin hiç var olmadığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi be due to lack of access to kalıbıyla tamamlayın: The missed appointments were ____ reliable transportation.

Cevabı göster

due to lack of access to

But sometimes, even with appropriate care, Kalıp ifadeler

3:26

Ancak bazen, uygun tedaviyle bile,

the body enters a sustained fight against the infection Deyimler

3:28

vücut enfeksiyona karşı kaldıramayacağı

it can't maintain,

3:31

sürekli bir mücadeleye girer,

Kalıp ifadeler

even with appropriate care: even with + isim öbeğiyle ödünleme

Even with + isim öbeği bir ödünleme ilişkisi kurar. Bu cümlede uygun bakımın bulunması olumlu bir koşuldur, ancak ciddi sonucun önleneceğini garanti etmez. Bu ifade ana cümleden önce kullanıldığında şu ilişkiyi kurar: olumlu bir koşul vardır, fakat ardından gelen sonuç yine de gerçekleşebilir.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrenilen iki kelimelik ödünleme ifadesiyle tamamlayın: ____ careful preparation, unexpected problems can still occur.

Cevabı göster

Even with

activating inflammatory pathways throughout the body, Anlatım akışı

3:33

ve sadece akciğerlerde değil,

not just in the lungs.

3:36

tüm vücutta inflamatuar yolları aktive eder.

Deyimler

a sustained fight ... it can't maintain: sürdürülemeyen bağışıklık tepkisi için mücadele benzetmesi

Cümle, bağışıklık tepkisini enfeksiyona karşı bir mücadele olarak sunar. Sustained, tepkinin zaman içinde devam ettiğini; can't maintain ise vücudun bu kadar yorucu bir çabayı sürdüremediğini gösterir. it can't maintain bölümündeki it vücudu belirtir ve maintain fiilinin söylenmeyen nesnesi the fight ifadesidir. Burada gerçek bir kavga anlatılmaz; uzun süren tepkinin vücudun sürdüremeyeceği kadar yorucu hâle geldiği anlatılır.

Alıştırma

Bu cümlede a sustained fight against the infection it can't maintain ne anlama gelir?

  1. Vücut başka biriyle gerçek bir fiziksel kavgaya girer.
  2. Bağışıklık tepkisi, vücudun sürdüremeyeceği kadar yorucu bir çaba olarak devam eder.
  3. Vücut, herhangi bir bağışıklık etkinliği başlamadan önce enfeksiyona tepki vermeyi bırakır.
Cevabı göster

Bağışıklık tepkisi, vücudun sürdüremeyeceği kadar yorucu bir çaba olarak devam eder.

Anlatım akışı

throughout the body, not just in the lungs: kapsamı genişletmek

throughout the body daha geniş kapsamı verir: iltihaplanma etkinliği vücudun her yerinde gerçekleşmektedir. not just in the lungs ise bunun tek bir organla sınırlı olduğu yönündeki dar yorumu reddeder. “Daha geniş kapsam + not just + daha dar kapsam” kalıbı, beklenen bir sınırı düzelterek bilgiyi düzenler. Dinleyiciye yerel bir etkiden daha geniş bir etkiye geçmesi gerektiğini gösterir.

Alıştırma

"The rule applies throughout the school, not just in classrooms." cümlesinde "not just in classrooms" ne işe yarar?

  1. İlgisiz ikinci bir yer sunar.
  2. Kuralı sınıflarla sınırlar.
  3. Dar bir yorumu düzeltir ve daha geniş kapsamı vurgular.
Cevabı göster

Dar bir yorumu düzeltir ve daha geniş kapsamı vurgular.

This is actually a protective mechanism,

3:38

Bu aslında koruyucu bir mekanizmadır,

but after too long in this state, Kalıp ifadeler

3:40

ancak bu durumda çok uzun süre kaldıktan sonra,

organs start shutting down, Öbek fiiller

3:42

organlar iflas etmeye başlar,

Kalıp ifadeler

but after too long in this state: katlanılabilir sınırı aşan süre

after too long in this state, durumun uygun veya katlanılabilir süreden daha uzun devam ettiği anlamına gelir. too long tarafsız değildir; süreyi aşırı uzun olarak değerlendirir ve dinleyiciyi zararlı bir sonuca hazırlar. Burada but, kısa süreli koruyucu bir etkiden uzun sürdüğünde olumsuz sonuçlar doğuran bir duruma geçişi gösterir. İfade, after being in this state for too long yapısının daha kısa bir biçimi olarak anlaşılabilir.

Alıştırma

"After too long in direct sunlight, the paint begins to fade." cümlesinde "too long" ne anlatır?

  1. Sürenin beklenenden kısa olduğunu.
  2. Kesin sürenin bilindiğini.
  3. Sürenin uygun bir sınırı aştığını ve bir soruna yol açabileceğini.
Cevabı göster

Sürenin uygun bir sınırı aştığını ve bir soruna yol açabileceğini.

causing shock and sometimes death.

3:44

bu da şoka ve bazen ölüme neden olur.

Öbek fiiller

organs start shutting down: organlar işlevlerini yitirmeye başlıyor

Burada shut down, “normal biçimde çalışmayı durdurmak” veya işlevini yitirmek anlamına gelir. Özne organs olduğunda ifade, gerçek anlamda bir anahtarın kapatılmasını değil, vücut işlevlerinde ciddi bir kaybı anlatır. start + -ing yapısı, işlev kaybının başladığını ve gelişmekte olduğunu gösterir. Bütün organların aynı anda tamamen durduğu anlamına gelmek zorunda değildir.

Alıştırma

"After the poisoning, his organs started shutting down," cümlesinde started shutting down ne anlama gelir?

  1. Organlar normal çalışma yeteneklerini kaybetmeye başladı.
  2. Organlar daha yavaş çalışmaya başladı ama sağlıklı kaldı.
  3. Birisi organları makine gibi bilerek kapattı.
Cevabı göster

Organlar normal çalışma yeteneklerini kaybetmeye başladı.

So, how can we prevent pneumonia? Anlatım akışı

3:46

Peki, zatürreyi nasıl önleyebiliriz?

Anlatım akışı

So, how can we prevent pneumonia?: önleme konusuna geçiş

Bu cümlede So, az önce açıklanan tehlikeyle bağlantı kurarken soru konuyu önlemeye çevirir. Konuşmacı yalnızca dinleyicilerden bilgi istemez; soru, bir sonraki bölüm için yol gösteren bir işaret görevi görür. Tekrar kullanılabilen So, how can we + verb...? kalıbı açıklamanın bir aşamasını kapatır ve sırada çözümlerin veya yöntemlerin olduğunu bildirir.

Alıştırma

"So, how can we prevent pneumonia?" sorusu açıklamada hangi görevi görür?

  1. Sorunun betimlenmesinden önleme yöntemlerinin tanıtılmasına geçer.
  2. Herhangi bir önleme yöntemi verilmeden tartışmayı bitirir.
  3. Konuyu değiştirmeden önceki açıklamayı tekrarlar.
Cevabı göster

Sorunun betimlenmesinden önleme yöntemlerinin tanıtılmasına geçer.

Eating well and getting enough sleep and exercise Dilbilgisi

3:49

İyi beslenmek, yeterince uyumak ve egzersiz yapmak

helps your body fight off infections. Öbek fiiller

3:51

vücudunuzun enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olur.

Dilbilgisi

Eating well and getting enough sleep and exercise helps: birden fazla eylemi tek bir rutin olarak görmek

Eating well and getting enough sleep and exercise, birbirine bağlanan -ing öbeklerinden oluşan birleşik bir öznedir. Tekil helps fiili, konuşanın bütün bu eylemleri tek bir sağlıklı yaşam rutini olarak sunduğunu gösterir. Fiili yalnızca eylemleri sayarak veya and sözcüğünü görerek seçmeyin. Önce öznenin tamamını bulun, ardından eylemlerin tek bir bütün mü yoksa ayrı etkinlikler mi olarak sunulduğuna karar verin.

Alıştırma

Cümleyi help fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın. Etkinlikleri tek bir rutin olarak düşünün: Planning meals and shopping with a list ____ our family save money.

Cevabı göster

helps

Öbek fiiller

fight off infections: bir tehdide direnip onu geri püskürtmek

fight off infections ifadesinde fight off, bir enfeksiyona direnmek ve onun yerleşmesini ya da sürmesini engellemek anlamına gelir. off parçacığı tehdidi uzağa itme imgesi katar; bu nedenle fight off, genel fight fiiline göre tehdidi geri püskürtmeyi daha çok vurgular. Sağlık bağlamlarında vücut ve bağışıklık sistemi bu ifadenin yaygın özneleridir. Bu cümlede vücudun enfeksiyonlara etkili biçimde direnme yeteneği anlatılır.

Alıştırma

Cümleyi bu derste geçen ve direnip geri püskürtmek anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Rest gives your body time to ____ an infection.

Cevabı göster

fight off

Vaccines can protect against common pneumonia-causing pathogens, Kelime

3:54

Aşılar, yaygın zatürreye neden olan patojenlere karşı koruyabilir,

Kelime

common pneumonia-causing pathogens: -causing bileşik yapısı

pneumonia-causing, pathogens sözcüğünden önce gelen, kısa çizgili bir bileşik sıfattır. “Zatürreye neden olan” demektir; dolayısıyla pneumonia-causing pathogens, zatürreye yol açabilen patojenleri ifade eder. İsim + -causing kalıbı, daha uzun bir ilgi cümleciğini ismin önündeki bir niteleyiciye sıkıştırır. Burada common, patojenleri yaygın bir grup olarak tanımlar; kısa çizgili bileşiğin parçası değildir.

Alıştırma

Kısa çizgili bileşik sıfatı tamamlamak için pollution ve cause sözcüklerini kullanın: The new rule targets ____ emissions.

Cevabı göster

pollution-causing

while washing your hands regularly Anlatım akışı

3:57

düzenli olarak ellerinizi yıkamak ise

helps prevent the spread of these pathogens Dilbilgisi

3:59

bu patojenlerin yayılmasını önlemeye

and protect those most vulnerable to severe pneumonia. Kelime

4:01

ve şiddetli zatürreye karşı en savunmasız olanları korumaya yardımcı olur.

Anlatım akışı

while washing your hands regularly helps: bağlayıcı while

Burada while, “... sırasında” anlamına gelmez. Bu cümleciği aşılarla ilgili önceki ifadeye bağlar ve ikinci bir korunma yöntemini tanıtır: elleri düzenli olarak yıkamak. Bu bağlayıcı kullanımda while, ilişkili iki gerçeği yan yana getirir ve işlevleri arasında hafif bir karşıtlık gösterebilir. washing your hands regularly isim öbeği helps fiilinin öznesidir; yani cümlecik düzenli el yıkamanın yararlı olduğunu söyler.

Alıştırma

Hangi cümlede while, “... sırasında” anlamı yerine ilişkili iki gerçeği karşılaştırmak için kullanılmıştır?

  1. She listened to music while she washed the dishes.
  2. The front entrance has stairs, while the side entrance is wheelchair accessible.
  3. Please wait here while I check the schedule.
Cevabı göster

The front entrance has stairs, while the side entrance is wheelchair accessible.

Dilbilgisi

helps prevent ... and protect ...: help sonrasında paralel fiiller

Burada helps fiilinden sonra yalın hâlde iki paralel fiil gelir: prevent ve protect. İkisi de aynı eylemin etkilerini anlatır: patojenlerin yayılmasını önlemeye ve savunmasız kişileri korumaya yardımcı olur. İkinci fiil olan protect, yeni ve bağımsız bir cümlecik başlatmaz. Yapıyı helps + fiil ... and + fiil ... şeklinde okuyun; iki fiil de helps fiiline bağlıdır.

Alıştırma

Cümleyi prevent ve protect fiillerinin doğru biçimleriyle tamamlayın: A seat belt helps ____ serious injuries and ____ passengers.

Cevabı göster

prevent · protect

Kelime

those most vulnerable to severe pneumonia: yüksek riskli bir grubu resmî biçimde belirtme

those most vulnerable to severe pneumonia ifadesinde those, “o kişiler” anlamına gelen çoğul bir zamirdir. most vulnerable to severe pneumonia sıfat öbeği hangi kişilerin kastedildiğini belirtir; açık hâli people who are most vulnerable to severe pneumonia şeklindedir. Vulnerable to, bir şeyden zarar görme veya etkilenme olasılığının özellikle yüksek olması demektir. Burada kişilerin ağır zatürreye yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu anlatır; zaten ağır zatürre olduklarını belirtmez.

Alıştırma

Bu halk sağlığı cümlesinde those most vulnerable to severe pneumonia kimlerdir?

  1. Zatürreden tamamen iyileşmiş kişiler
  2. Ağır zatürreye yakalanma riski en yüksek kişiler
  3. Ağır zatürreye neden olan patojenler
Cevabı göster

Ağır zatürreye yakalanma riski en yüksek kişiler

When it comes to keeping your hands clean and germ-free, Kalıp ifadeler

4:06

Ellerinizi temiz ve mikroplardan arındırılmış tutmak söz konusu olduğunda,

which works better,

4:09

hangisi daha işe yarar,

soap or hand sanitizer?

4:10

sabun mu yoksa el dezenfektanı mı?

Kalıp ifadeler

When it comes to ...: konunun çerçevesini belirlemek

When it comes to X, 'X dikkate alındığında' veya 'X söz konusu olduğunda' anlamına gelir. X'i öne çıkarır ve ardından gelen yargı ya da soruyu bu konuyla sınırlar. Bu cümlede keeping your hands clean and germ-free konuyu belirler; ardından ana soru sabun ile el dezenfektanını karşılaştırır. Bu kalıbı bir karşılaştırmanın, görüşün veya önerinin geçerli olduğu belirli alanı tanıtmak için yeniden kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Dersteki dört sözcüklü konu çerçeveleme kalıbını kullanın: ____ choosing a laptop, battery life matters most to me.

Cevabı göster

When it comes to

Dig into the science of how these bacteria-fighting agents work Notlar

4:12

Bu videoyla enfeksiyonlardan korunmak için,

to keep you safe from infections with this video. Kalıp ifadeler

4:16

bakteri savaşçısı bu ajanların nasıl çalıştığının bilimine derinlemesine bir dalış yapın.

Anlatım akışı

Dig into the science of how ... work: daha derin keşfe davet etmek

Dig into, bir şeyi ayrıntılı biçimde incelemek veya araştırmak anlamına gelir. Dig into ... emir cümlesinde gizli özne you olduğu için vurgulanan sözler izleyiciyi doğrudan harekete geçmeye çağırır. The science of how X works, yalnızca X hakkındaki temel bilgileri değil, X'i açıklayan işleyiş mekanizmalarını ifade eder. Eğitici içeriğin sonunda bu bölüm, yeni bir olgusal iddia olmaktan çok eylem çağrısı işlevi görür: izleyiciyi daha ayrıntılı bir açıklamayla devam etmeye davet eder. Dig into bu davete enerjik ve keşif odaklı bir ton verir.

Alıştırma

Bir bilim podcast'i, bir mekanizmayı derinlemesine keşfetmek için enerjik bir davet yapmak istiyor. Hangi ifade en uygundur?

  1. Let's look into whether the sleep tracker is broken.
  2. Let's learn about sleep and memory.
  3. Let's dig into the science of how sleep shapes memory.
Cevabı göster

Let's dig into the science of how sleep shapes memory.

Kelime

these bacteria-fighting agents: X-fighting birleşik sıfatı

these bacteria-fighting agents ifadesinde bacteria-fighting, agents sözcüğünden önce gelen birleşik bir sıfattır. “Bakterilerle savaşmak veya onları kontrol etmek üzere tasarlanmış” anlamına gelir. Kısa çizgi, bacteria ile fighting sözcüklerinin tek bir niteleyici olarak birlikte çalıştığını gösterir; bacteria savaşan taraf değil, savaşılan hedeftir. Buradaki agent, bilim ve sağlık bağlamlarında yaygın olan “bir etki oluşturan madde veya etken” anlamındadır. Aktarılabilir X-fighting + noun kalıbı; bir kişiyi, önlemi, maddeyi veya aracı mücadele etmesi amaçlanan soruna göre tanımlar.

Alıştırma

Kısa çizgili birleşik sıfatı fraud ve fighting kullanarak tamamlayın: The bank introduced new ____ tools.

Cevabı göster

fraud-fighting

Kalıp ifadeler

to keep you safe from infections: keep someone safe from something kalıbı

keep + someone/something + safe + from + a danger kalıbı, bir kişinin veya şeyin tehlikeye karşı korunmuş durumda kalmasını sağlamak anlamına gelir. Örnekte you nesnedir ve infections kaçınılan zararı belirtir. to keep you safe from infections mastar öbeği, bu maddelerin koruyucu işlevini açıklar. Bu kalıpta from bir başlangıç noktasını değil, tehlikeyi veya zararın kaynağını belirtir.

Alıştırma

Cümleyi keep + cyclists + safe from kullanarak tamamlayın: A helmet helps ____ head injuries.

Cevabı göster

keep cyclists safe from