Hadi Sirkçilik Oynayalım! | Bluey: İngilizce çalışma notları

Bluey - Official Channel

Öğrenme zorluğu
245 kelime 171 kel/dk

Video açıklaması: Çocuklar bir sirk oyunu kurup rolleri paylaşır ve aslanlı bir gösteri sahneler; ancak oyunu kimin yöneteceği konusundaki anlaşmazlıklar, istemediği bir rolü üstlenmesi için hiç kimsenin zorlanamayacağını anlamalarını sağlar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. I'll be a circus lion — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Buradaki I’ll be ifadesinin gelecekteki bir kimliği gerçek anlamıyla öngörmediğini; hayalî bir oyunda rolü veya anlık görev paylaşımında işi gönüllü olarak üstlenmeye yaradığını anlayabilirsiniz. Grup kimin ne yapacağına karar verirken istediğiniz karakteri ya da sorumluluğu seçmek için bu kalıbı kullanabilirsiniz. 2. do as you're told — Kalıplaşmış Söz Öbekleri ve Eşdizimler: Bu kısa konuşma kalıbını, tarafsız bir ricadan daha buyurgan ve otoriter biçimde talimatlara uyulmasını isteyen bir emir olarak tanıyabilirsiniz. Böylece etkinliği kimin kontrol etmeye çalıştığını yorumlayabilir, sert emirlerden söz ederken ifadeyi uygun şekilde anlayıp kullanabilirsiniz. 3. if he doesn't want to, Bluey can't make him. — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: if yan cümlesinin bir kişinin isteksizliğini, başka birinin onu katılmaya zorlayamayacağı sonucuna nasıl bağladığını görebilirsiniz. Ayrıca bağlamdan eksiltilen eylemleri tamamlayabilir ve gündelik İngilizcede rıza, kişisel sınırlar ve başkasının seçimine saygının nasıl ifade edildiğini belirleyebilirsiniz.

Bu derste

Okay, what is everyone? Ton ve niyet

0:00

Tamam, herkes ne oluyor?

Ton ve niyet

Rol dağıtırken kullanılan what is everyone?

Bu rol yapma bağlamında what is everyone?, “Her kişi hangi rolü oynayacak?” anlamına gelir. Ortak durumdan dolayı role sözcüğü söylenmeden anlaşılır; what, kişinin ne tür bir varlık olduğunu değil, oynayacağı karakteri belirtir. Bu kısa soru, herkes rollerin seçildiğini bildiği için anlaşılır. Bu bağlam olmadan belirsiz veya tuhaf duyulabilir.

Alıştırma

Bu oyun bağlamında what is everyone? neyi soruyor?

  1. Herkesin adı ne?
  2. Her kişi ne tür bir yaratık?
  3. Her kişi hangi rolü oynuyor?
Cevabı göster

Her kişi hangi rolü oynuyor?

I'll be a circus lion and I want to run away back to the jungle. Notlar

0:01

Ben sirk aslanı olacağım ve ormana geri kaçmak istiyorum.

Dilbilgisi

Rol seçmek için I'll be a circus lion kullanımı

Burada I'll be a circus lion, “Sirk aslanı rolünü oynamayı seçiyorum” anlamına gelir. I'll be, I will be ifadesinin kısaltmasıdır; ancak bu rol dağıtımında kişinin gerçekten aslana dönüşeceğini söylemez, hızlı bir seçim veya gönüllü olma işlevi görür. Başka durumlarda kullanılabilen kalıp I'll be + rol ya da geçici görev şeklindedir. Bu kalıp, o rol veya görev için gönüllü olmanızı sağlar.

Alıştırma

Cümleyi tamamlayıp rol için gönüllü olmak üzere I will be ifadesinin kısaltmasını kullanın: ____ the narrator.

Cevabı göster

I'll be

Öbek fiiller

run away: bir yerden veya durumdan kaçmak

Run away, bir yerden, bir kişiden veya zor bir durumdan kaçmak ya da uzaklaşmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Away parçacığı, çıkış noktasından veya durumdan uzaklaşma anlamı katar; bu nedenle yalnızca koşmak demek değildir. Bu cümlede aslan sirki terk edip ormana dönmek istiyor. Back to the jungle ayrıldıktan sonraki hedefi belirtirken run away kaçma anlamını taşır.

Alıştırma

Hangi cümle yavru köpeğin bahçeden kaçtığını açıkça belirtir?

  1. The puppy ran back to the yard.
  2. The puppy ran around the yard.
  3. The puppy ran away from the yard.
Cevabı göster

The puppy ran away from the yard.

Yeah.

0:06

Evet.

Then I'll be the lion tamer,

0:07

O zaman ben aslan terbiyecisi olurum,

but I'm really mean and that's why you want to run away. Dilbilgisi

0:08

ama gerçekten çok kötüyüm ve bu yüzden kaçmak istiyorsun.

Dilbilgisi

that's why: bir nedenden sonuç çıkarmak

That's why, daha önce belirtilmiş bir nedene gönderme yapar ve sonucu sunar. That önceki nedeni gösterir; why ise burada soru sormaz. Yaygın yapı neden + and that's why + sonuç şeklindedir. Bu cümlede I'm really mean neden, you want to run away ise sonuçtur.

Alıştırma

Neden-sonuç bağlantısını doğru biçimde tamamlayan ifadeyi seçin: The road is flooded, and ... we're turning back.

  1. that's because
  2. that's why
  3. that's where
Cevabı göster

that's why

Yeah.

0:11

Evet.

I'll be the acrobat and I'm married to the lion tamer. Kalıp ifadeler

0:12

Ben akrobat olacağım ve aslan terbiyecisiyle evliyim.

Kalıp ifadeler

I'm married to: eşin kim olduğunu belirtmek

Be married to someone, o kişinin eşiniz olduğu anlamına gelir. I'm married to the lion tamer cümlesinde am married evlilik ilişkisini anlatır, to ise eşi belirtir. Cümlede hayali roller dağıtılıyor olsa da gerçek ve kurgusal ilişkilerde dil bilgisi aynıdır. Kişiden önce to kullanılmalıdır: She is married to Ben.

Alıştırma

Priya ile Sam'in eş olduğunu belirten kalıp ifadeyle cümleyi tamamlayın: Priya ____ Sam.

Cevabı göster

is married to

Yeah.

0:16

Evet.

Wait, what?

0:17

Bir saniye, ne?

I'll be the audience and this is popcorn.

0:18

Ben seyirci olacağım ve bu da patlamış mısır.

And I'll be the ringmaster. Kültür

0:20

Ben de sirk müdürü olacağım.

I tell everyone what to do.

0:22

Herkese ne yapacağını ben söylerim.

Kültür

the ringmaster: sirk gösterisini yöneten kişi

Ringmaster, gösterileri sunan ve sirk gösterisinin akışını yöneten kişidir. Örnekte sonraki cümle olan I tell everyone what to do, konuşanın bu role başkalarını yönlendirme yetkisi verdiğini gösterir. Burada ring, bir takı olan yüzüğü değil, sirkin gösteri alanını ifade eder. Ringmaster, sirkteki bu özel rolü adlandıran tek bir birleşik kelimedir.

Alıştırma

Bu sirk sahnesinde ringmaster ne anlama gelir?

  1. Tek işi aslan eğitmek olan bir gösterici
  2. Gösterileri tanıtan ve programın ilerlemesini sağlayan kişi
  3. Yüzük yapan veya satan bir çalışan
Cevabı göster

Gösterileri tanıtan ve programın ilerlemesini sağlayan kişi

Yeah, but I'm the audience,

0:24

Evet, ama ben seyirciyim,

so you can't tell me what to do. Ton ve niyet

0:26

o yüzden bana ne yapacağımı söyleyemezsin.

Ton ve niyet

“you can't tell me what to do”: başkasının kontrolünü reddetmek

Bu cümlede you can't tell me what to do, “bana emir vermeye veya beni kontrol etmeye hakkın yok” anlamına gelir. Konuşan kişi seyirci olduğunu söyleyerek karşı tarafın yetkisini reddeder; talimat istemez. tell someone what to do kalıbı, gerekli talimatları vermek anlamında kullanıldığında tarafsız olabilir. Ancak bir tartışmada çoğu zaman birine emir vermeyi veya onu yönetmeye çalışmayı çağrıştırır. Burada kimin yetkili olduğuna ilişkin itiraz, kalıba bu daha güçlü anlamı verir.

Alıştırma

Şu ifadeyi değerlendirin: You can't tell me what to do demek genellikle birinden kibarca tavsiye istemenin yoludur.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

Oh, Yeah.

0:28

Ah, doğru.

Let's start.

0:29

Hadi başlayalım.

Yeah.

0:30

Evet.

Wait, I need more popcorn.

0:31

Bekle, daha fazla patlamış mısıra ihtiyacım var.

Ah, not again. Ton ve niyet

0:32

Ah, yine mi.

Ton ve niyet

“not again”: tekrarlanan bir soruna duyulan rahatsızlık

Not again, istenmeyen veya can sıkıcı bir olay bir kez daha gerçekleştiğinde verilen doğal bir tepkidir. Bu cümlede “Eyvah, bu yine oluyor” gibi bir anlama gelir. Rahatsızlık, hayal kırıklığı veya bezgin bir kabulleniş ifade eder. Sadece again sözcüğünü olumsuzlamaz; tekrarın istenmediğini gösterir.

Alıştırma

Not again. en yaygın olarak hangi duyguyu ifade eder?

  1. Tamamen yeni bir şey karşısında şaşkınlık ve sevinç
  2. İstenmeyen bir olay tekrarlandığı için rahatsızlık veya bezginlik
  3. Keyifli bir etkinliği tekrarlamak için hevesli bir istek
Cevabı göster

İstenmeyen bir olay tekrarlandığı için rahatsızlık veya bezginlik

Hercules,

0:43

Hercules,

can I have a turn as a motorbike yet? Kalıp ifadeler

0:44

artık motosiklet olma sırası bana geldi mi?

Kalıp ifadeler

have a turn as + rol: o rolü bir kez üstlenme fırsatı

Have a turn, “diğer insanlardan önce veya sonra bir kez katılma fırsatı elde etmek” anlamına gelir. Burada turn, bir kişiye ayrılan fırsatı belirten sayılabilir bir isimdir; “yön değiştirmek” anlamındaki fiil değildir. As a motorbike, konuşanın o sırada canlandırmak istediği hayalî rolü belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp have a turn as + rol şeklindedir. Can I have a turn as ...? gibi bir soruda konuşan kişi, rol yapma oyununa veya başka bir ortak etkinliğe o rolde bir kez katılmak ister.

Alıştırma

“Can I have a turn as the pilot?” cümlesinde konuşan kişi ne istiyor?

  1. Oyunu bitirme izni
  2. Aracın hangi yöne döneceğine dair talimat
  3. Pilot rolünü bir kez üstlenme fırsatı
Cevabı göster

Pilot rolünü bir kez üstlenme fırsatı

No.

0:47

Hayır.

You're my jump.

0:48

Sen benim rampamsın.

But being a jump is boring. Dilbilgisi

0:49

Ama rampa olmak çok sıkıcı.

Dilbilgisi

Being a jump is boring: Being ile başlayan yapının özne olması

Bu cümlede Being a jump ifadesinin tamamı öznedir. Oyunda “motosikletin üzerinden atladığı engel olan jump rolünde olmayı” ifade eder. Özne bütünü tekil kabul edildiği için is kullanılır; boring ise bu role ilişkin değerlendirmeyi verir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp Being + isim/sıfat + is + değerlendirme şeklindedir. Bir rolü veya durumu hakkında yorum yapılabilecek bir konuya dönüştürür. Buradaki being, is being gibi bir sürerlik yapısının parçası değildir; isim gibi işlev gören bir gerund-participle yan cümlesini başlatır.

Alıştırma

Hangi cümlede Being + bir rol yapısı, değerlendirmenin öznesi olarak kullanılmıştır?

  1. Being the goalie is hard.
  2. Be the goalie now.
  3. The goalie is being noisy.
Cevabı göster

Being the goalie is hard.

Just do as you're told or you're not playing, Notlar

0:51

Sadece söyleneni yap yoksa oynamazsın,

okay?

0:53

tamam mı?

Kalıp ifadeler

do as you're told: doğrudan bir emre uymak

do as you're told ifadesinde as, “söylendiği şekilde” anlamına gelir; “-iken” ya da “-dığında” gibi bir zaman anlamı taşımaz. İfade, “birinin verdiği talimata uymak” demektir. Burada emir kipi kullanıldığı için konuşan kişi tavsiye vermek yerine itaat talep eder. Edilgen yapıdaki you're told, talimatı kimin verdiğini belirtmez.

Alıştırma

as sözcüğünü “talimat verilen şekilde” anlamında kullanan ifadeyle cümleyi tamamlayın: The supervisor gave a direct order: “Stop arguing and ____.”

Cevabı göster

do as you're told

Ton ve niyet

or you're not playing: or sözcüğünün “yoksa” anlamı

Buradaki or, eşit seçenekler sunan nötr bir “veya” değil, “yoksa” anlamındadır. Önceki emri, reddetmenin sonucuna bağlar: dinleyen kişi itaat etmezse oynamasına izin verilmeyecektir. Emir + or + sonuç kalıbı, basit bir bağlacı uyarıya veya ültimatoma dönüştürür. You're not playing yalnızca bir tahmin değil, konuşan kişinin karşı tarafa dayattığı bir karardır.

Alıştırma

“Put your helmet on, or you can't ride,” cümlesinde or ne işe yarar?

  1. Emre uymamanın sonucunu bildirir.
  2. Eşit derecede kabul edilebilir iki seçenek sunar.
  3. Ayrıca yapılması gereken başka bir eylem ekler.
Cevabı göster

Emre uymamanın sonucunu bildirir.

Okay.

0:53

Tamam.

Ready.

0:58

Hazır.

Okay, ladies and gentlemen, Anlatım akışı

0:59

Pekala, bayanlar ve baylar,

welcome to the circus.

1:01

sirke hoş geldiniz.

Anlatım akışı

Ladies and gentlemen, welcome to... ile resmî açılış

“Ladies and gentlemen” doğrudan dinleyicilere seslenir; ardından “welcome to the circus” onları karşılar ve etkinliğin ne olduğunu belirtir. Dinleyiciye hitap edip ardından hoş geldiniz deme sırası dikkati toplar ve gösterinin başladığını açıkça bildirir. Burada konuşan kişi sirk sunucusuna özgü bir ses kullanır. İfade yalnızca kadınları ve erkekleri saymaz; bir bütün olarak halka açık etkinliklerde kullanılan geleneksel bir açılış ifadesi işlevi görür.

Alıştırma

“Ladies and gentlemen, welcome to the show” sözü en doğal olarak hangi durumda kullanılır?

  1. Halka açık bir gösteriyi başlatan sunucu
  2. Kardeşine çantasının nerede olduğunu sessizce söyleyen biri
  3. Yakın bir arkadaşına ne yiyeceğini soran biri
Cevabı göster

Halka açık bir gösteriyi başlatan sunucu

Our first act today will be Kelime

1:03

Bugünkü ilk gösterimiz

um

1:06

ımm

what should our first act be?

1:07

ilk gösterimiz ne olmalı?

Kelime

First act: programdaki ilk gösteri

Sirk veya sahne gösterisi bağlamında “act”, programdaki bir gösteri ya da gösteri bölümüdür. “Our first act”, birinin yaptığı ilk fiziksel hareketi değil, seyircilerin göreceği ilk gösteriyi ifade eder. Bu kullanımda “act” sayılabilen bir isimdir; dolayısıyla bir gösterinin ilk, sonraki ve son gösteri bölümleri olabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede “act” bir gösteri programındaki performans anlamında kullanılmıştır?

  1. Helping the lost child was an act of kindness.
  2. Please act like a lion.
  3. The dancers are the next act.
Cevabı göster

The dancers are the next act.

I've got an idea. Kalıp ifadeler

1:08

Bir fikrim var.

Kalıp ifadeler

I've got an idea: bir öneriyi doğal biçimde sunma

I've got an idea, “Bir fikrim var” anlamına gelir. Burada have got mevcut bir durumu anlatır: konuşanın o anda bir fikri vardır. Bir şeyi henüz “elde ettiği” anlamına gelmez. Konuşmada cümlenin tamamı söz almak için de kullanılır. Dikkat çeker ve ardından bir öneri geleceğini bildirir.

Alıştırma

Yeni bir fikri duyurmak için burada öğretilen konuşma ifadesini eksiksiz yazın: ____. Let's make the poster blue.

Cevabı göster

I've got an idea

Okay, you say it.

1:10

Tamam, sen söyle.

Our first act will be a lion jumping through this hoop. Kalıp ifadeler

1:11

İlk gösterimiz bu çemberden atlayan bir aslan olacak.

Kalıp ifadeler

jumping through this hoop: bir açıklığın içinden geçen hareket

jumping through this hoop ifadesindeki through, atlayışın izlediği yolu gösterir: aslan çemberin bir tarafındaki açıklıktan girer ve diğer taraftan çıkar. Hareket bir açıklığın ya da kapalı alanın içinden geçtiğinde through kullanılır. Over ise çemberin üzerinden geçen bir hareketi anlatır ve farklı bir yol oluşturur.

Alıştırma

Bir köpek halkanın ortasından girip diğer taraftan çıkıyor. Hangi cümle bu yolu doğru anlatır?

  1. The dog jumped beside the ring.
  2. The dog jumped over the ring.
  3. The dog jumped through the ring.
Cevabı göster

The dog jumped through the ring.

Woo.

1:14

Vuhuu.

Jumpy jump, lion.

1:16

Zıp zıp, aslan.

Come and get your treat. Kalıp ifadeler

1:17

Gel ödülünü al.

Kalıp ifadeler

Come and get your treat: buraya gelip ödülü almak

Come and get your treat, birine konuşmacıya doğru gelip ödülünü almasını doğal ve doğrudan söylemenin veya bunu teklif etmenin bir yoludur. Come and get, gelme ve alma hareketlerini bağlantılı tek bir eylem olarak sunar: buraya gel, sonra al. Burada treat, iyi davranışın ya da bir görevi tamamlamanın ardından verilen, çoğu zaman yiyecek olan küçük bir ödüldür.

Alıştırma

“Buraya gel ve al” anlamındaki üç sözcüklü kalıpla daveti tamamlayın: The cookies are ready. ____ one while they're warm.

Cevabı göster

Come and get

No, you're a mean lion tamer, remember? Ton ve niyet

1:19

Hayır, sen kötü bir aslan terbiyecisisin, hatırladın mı?

Ton ve niyet

Cümle sonundaki remember?: önceden bilinen bir şeyi hatırlatma

Cümle sonundaki remember?, konuşanların daha önce belirlediği bir bilgiye geri döner. Burada dinleyiciye rolünün kötü bir aslan terbiyecisi olduğunu hatırlatır; asıl amaç hafızasını sınamak değildir. Bu kısa ek, ifadeyi bir hatırlatmaya ve hafif bir düzeltmeye dönüştürür. Başka durumlarda “planımız buydu” veya “anlaştığımız şeyi unutma” anlamına gelebilir.

Alıştırma

Bu cümlede remember? ifadesinin temel işlevi nedir: "You are bringing the tickets, remember?"

  1. İlk kez yeni bir plan sunar.
  2. Dinleyicinin genel hafızası hakkında tarafsız bir soru sorar.
  3. Dinleyiciye daha önce kararlaştırılmış bir sorumluluğu hatırlatır.
Cevabı göster

Dinleyiciye daha önce kararlaştırılmış bir sorumluluğu hatırlatır.

Oh, yeah.

1:21

Ah, evet.

I forgot.

1:22

Unutmuşum.

Jump, lazy lion.

1:22

Atla, tembel aslan.

Husband,

1:25

Kocacığım,

be kind to your lion. Kalıp ifadeler

1:25

aslanına nazik davran.

Kalıp ifadeler

be kind to + bir kişi veya hayvan

Be kind to + bir kişi veya hayvan, o kişiye ya da hayvana özenli ve nazik davranmak demektir. Kind, be fiilinden sonra gelen bir sıfattır; to ise bu nazik davranışın yöneldiği kişi veya hayvanı belirtir. Burada be kind to your lion bir emir cümlesidir. Karşıdaki kişiye aslana nasıl davranması gerektiğini söyler. Bu anlamda kalıptaki to korunmalıdır; yerine with kullanılmamalıdır.

Alıştırma

Kind sözcüğünü ve onunla kullanılan yaygın edatı yazarak ifadeyi tamamlayın: Please be ____ your little brother.

Cevabı göster

kind to

I'm not your husband. Ton ve niyet

1:27

Ben senin kocan değilim.

Ton ve niyet

I'm not your husband. ile verilen rolü reddetmek

Bu konuşmada I'm not your husband. yalnızca bir gerçeği inkâr etmekten fazlasını yapar. Diğer kişi konuşana koca rolünü verdiği için bu cevap o rolü reddeder ve bu kurguya göre oynamayı kabul etmez. Başka durumlara aktarılabilecek yapı I'm not + rol veya ilişki bildiren bir sözcüktür. Birisi size kabul etmediğiniz bir etiket ya da rol verdiğinde bu kimliği inkâr etmek, o rolü üstlenmeyeceğiniz anlamına da gelebilir.

Alıştırma

Bir rol oyununda birisi konuşana koca rolünü verir. “I'm not your husband.” cevabının temel amacı nedir?

  1. Diğer kişinin verdiği rolü reddeder.
  2. Diğer kişiden oyunun kurallarını açıklamasını ister.
  3. Konuşanın rolü kabul ettiğini doğrular.
Cevabı göster

Diğer kişinin verdiği rolü reddeder.

Ah.

1:28

Ah.

Ta-da. Ton ve niyet

1:30

Ta-da.

Ton ve niyet

Ta-da: gösterme anı için teatral bir ünlem

Ta-da, bir şeyin gösterildiği, sunulduğu veya tamamlandığı anda kullanılan bir ünlemdir. O anı küçük bir gösteriye dönüştürür ve Bak! ya da İşte burada! demeye benzer bir etki yaratır. Sıradan, sözcüğü sözcüğüne bir anlamı yoktur. Bu cümlede hayalî sirk gösterisinin bittiğini belirtir ve bitişi eğlenceli bir sunuma dönüştürür.

Alıştırma

Bir arkadaş yeni yaptığı modeli göstermek için üzerindeki örtüyü kaldırıyor. Hangi cümle bu ana eğlenceli ve teatral bir hava verir?

  1. Ta-da, I finished the model!
  2. Goodbye, I finished the model!
  3. Because I finished the model!
Cevabı göster

Ta-da, I finished the model!

Yeah.

1:31

Evet.

No treat for you. Ton ve niyet

1:33

Sana ödül falan yok.

Ton ve niyet

No treat for you: No + noun + for you kalıbı

No treat for you ifadesinde no, treat adını doğrudan niteler; evet-hayır sorusuna tek başına verilen bir cevap değildir. Kısa No + noun + for you kalıbı, dinleyicinin o şeyi alamayacağını doğrudan bildirir. İfade get gibi tam bir fiili dışarıda bıraktığı için You won't get a treat cümlesinden daha keskin ve daha dramatik duyulur. Burada ödülün verilmemesi, eğlenceli bir ceza veya ret gibi sunulur.

Alıştırma

screen time ile kısa No + noun + for you kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: You ignored the rule, so ____ tonight.

Cevabı göster

no screen time for you

Bluey, Mackenzie doesn't want to be my husband.

1:37

Bluey, Mackenzie kocam olmak istemiyor.

Mackenzie, can you pretend to be Coco's husband? Kalıp ifadeler

1:40

Mackenzie, Coco'nun kocasıymış gibi davranabilir misin?

Kalıp ifadeler

pretend to be + bir rol: bir roldeymiş gibi yapmak

“Pretend to be + bir rol veya kimlik”, bir oyunda, hikâyede ya da hayalî durumda o kişiymiş gibi davranmak anlamına gelir. Burada Mackenzie'den Coco'nun kocası rolünü oynaması isteniyor; gerçekten onun kocası olması istenmiyor. Pretend fiilinden sonra to-infinitive yapısı gelir. Anlatılmak istenen “bu kimliğe sahip olmak” olduğunda fiil to be olur ve rolü belirten isim be'den sonra gelir: pretend to be a doctor.

Alıştırma

Rol yapma önerisini hedef ifadeyle tamamlayın: Let's ____ explorers.

Cevabı göster

pretend to be

But I don't want to. Dilbilgisi

1:43

Ama ben istemiyorum.

Dilbilgisi

don't want to: bilinen bir eylemi eksiltmek

“I don't want to” cümlesinde to sonda kalır çünkü ondan sonra gelecek eylem önceki sorudan zaten anlaşılır. İfadenin eksiksiz anlamı “I don't want to pretend to be Coco's husband.” şeklindedir. Bu bir eksiltidir: İngilizcede want to yapısından sonra tekrar edilecek mastar fiil öbeği çıkarılabilir, ancak to korunur. Dinleyen kişi eksiltilen eylemi bağlamdan anladığı için cümle tamamlanmış sayılır.

Alıştırma

Bir arkadaşınız “Do you want to join the game?” diye soruyor. Hangi cevap tekrarlanan eylemi doğal biçimde eksiltir?

  1. No, I don't want to.
  2. No, I don't want join.
  3. No, I don't want it.
Cevabı göster

No, I don't want to.

Sorry, Coco.

1:45

Üzgünüm, Coco.

He doesn't want to.

1:46

İstemiyormuş.

Well, can't you make him? Dilbilgisi

1:47

Onu zorlayamaz mısın?

Dilbilgisi

can't you make him? — birine eylem yaptıran make + kişi yapısı

Burada make, yaratmak ya da üretmek değil, birinin bir şey yapmasını sağlamak veya onu zorlamak anlamındadır. Yaygın kalıp make + kişi + fiilin yalın hâlidir; make him pretend buna bir örnektir. Bu soruda him sözcüğünden sonraki eylem söylenmez, çünkü konuşmada zaten bellidir: Coco'nun kocasıymış gibi davranması istenmektedir. Bu nedenle Can't you make him?, “Ona bunu yaptıramaz mısın?” anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede make, bir kişinin bir şey yapmasını sağlamak veya onu buna zorlamak anlamındadır?

  1. They make wooden toys here.
  2. Can you make him a paper hat?
  3. You can't make him join the game.
Cevabı göster

You can't make him join the game.

Oh, no.

1:49

Ah, hayır.

Yeah, if he doesn't want to, Ton ve niyet

1:50

Evet, eğer istemiyorsa,

Bluey can't make him.

1:52

Bluey onu zorlayamaz.

Ton ve niyet

if he doesn't want to, Bluey can't make him — zorlamaya karşı bir sınır

if yan cümlesi koşulu verir: Daha önce konuşulan eylemi yapmak istememektedir. want to ve make him ifadelerinden sonra gelecek fiiller, eylem anlaşıldığı için söylenmez. Buradaki can't make him, esas olarak Bluey'nin becerisini anlatmaz. Bir sınır koyar: O istemediği için Bluey onu rolü kabul etmeye zorlamamalıdır. Bu kalıp, başka birinin seçimiyle kendi davranışımıza koymamız gereken sınırı birbirine bağlar.

Alıştırma

İfadeyi değerlendir: Örnekte can't make him, o istemediğinde Bluey'nin onu zorlamaması gerektiği anlamına gelir.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Doğru

Okay.

1:53

Tamam.

Raw.

1:55

Roar.

Ah.

1:57

Ah.