Üç tanrı bilmecesini çözebilir misin? - Alex Gendler: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Kaza sonucu mahsur kalan ekip, biri doğru söyleyen, biri yalan söyleyen, biri de rastgele yanıt veren üç uzaylı hükümdarın kimliğini, Ozo’nun evet mi hayır mı olduğunu bilmeden belirlemelidir. Çözüm, hem yalanı hem bilinmeyen anlamı etkisizleştiren iç içe sorular kullanır; ancak finalde son bir dilsel belirsizlik kalır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. "If I asked you whether 2 + 2 is 4, would you answer Ozo?" — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Varsayımsal bir sorunun koşul cümlesine nasıl yerleştirildiğini anlayın ve If I asked you whether..., would you answer...? kalıbıyla hayali bir durumda birinin ne cevap vereceğini sormayı öğrenin. Bu yapı, doğru söyleyenle yalancının neden yorumlanabilir yanıtlar verdiğini izlemek için de gereklidir. 2. regardless of what each word actually means. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: regardless of ifadesinden sonra gelen dolaylı soru yan cümlesinin, bir değişkeni akıl yürütmenin dışında bırakmanın özlü bir yolu olduğunu fark edin. Bu kalıpla bir anlam, olgu ya da koşul bilinmese bile sonucun geçerli kaldığını belirtebilirsiniz. 3. Too bad — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bu kısa üzüntü ifadesini ve taşıyabileceği şakacı ya da ironik tonu tanıyın. Burada son espriyi vurgular: ekip Tee’nin yanıtını alır, ancak Ozo’nun evet mi hayır mı olduğunu hâlâ bilmez; günlük konuşmada da talihsiz bir sonucu uzun açıklama yapmadan belirtir.
Bu derste
Created by logician Raymond Smullyan, and popularized by his colleague George Boolos, Dilbilgisi
0:06Mantıkçı Raymond Smullyan tarafından yaratılan ve meslektaşı George Boolos tarafından popülerleştirilen,
Cümle başındaki Created by ... and popularized by ... ortaç öbekleri
Created by ... ve popularized by ..., birbirine bağlanmış iki geçmiş zaman ortaç öbeğidir. İkisi de ana cümlede daha sonra gelen this riddle öznesini niteler: biri onu kimin oluşturduğunu, diğeri ise kimin yaygın biçimde tanınmasını sağladığını belirtir. Bu öbekler, it was created by ... ve it was popularized by ... biçimindeki edilgen düşünceleri kısaltır. Tek başlarına tam birer cümlecik değildirler; bu nedenle virgülden sonra ana öznenin ve çekimli fiilin gelmesi beklenir.
Alıştırma
Cümle başındaki iki edilgen ortaç öbeğini create ve popularize kullanarak tamamlayın: ____ a local engineer and ____ teachers, the app soon became popular.
Cevabı göster
Created by · popularized by
this riddle has been called the hardest logic puzzle ever. Dilbilgisi
0:12bu bilmece şimdiye kadarki en zor mantık bulmacası olarak adlandırılmıştır.
has been called: edilgen present perfect
Has been called, present perfect yapısının edilgen biçimidir: has + been + geçmiş zaman ortacı called. Özne olan this riddle, başka insanların verdiği bir ad veya değerlendirmeyi alır; adlandırma eylemini kendisi yapmaz. Burada bu yapı geçmişteki tanımlamaları bugüne bağlar. İnsanların the hardest logic puzzle ever ifadesini bugüne kadar kullandığını ve bu ifadenin hâlâ geçerli olduğunu anlatır. Ancak tek başına herkesin bu değerlendirmeye katıldığını kanıtlamaz.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için call fiilini edilgen present perfect biçiminde kullanın: For decades, this puzzle ____ one of the world's hardest riddles.
Cevabı göster
has been called
gelmiş geçmiş en zor mantık bulmacası
Burada the hardest logic puzzle, üstünlük derecesinde bir isim öbeğidir: hard → harder → hardest; hardest sözcüğünden önce normalde the kullanılır. Ever, karşılaştırmanın kapsamını bugüne kadarki ilgili tüm zamana genişletir. Böylece ifade, karşılaştırılan mantık bulmacaları arasında hiçbirinin daha zor olmadığını güçlü biçimde öne sürer.
Alıştırma
Bugüne kadar hiçbir hikâyenin bundan daha tuhaf olmadığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- This is the strangest story ever.
- This is the strange story ever.
- This is a stranger story ever.
Cevabı göster
This is the strangest story ever.
You and your team have crash-landed on an ancient planet. Kalıp ifadeler
0:17Siz ve ekibiniz eski bir gezegene zorunlu iniş yaptınız.
have crash-landed on: üzerine zorunlu iniş yapmış olmak
Crash-land, bir uçağı veya uzay aracını acil bir durumda, çoğu zaman sert biçimde ve olası hasarla yere indirmek demektir. Rutin bir iniş değildir. On, ulaşılan yüzeyi veya yeri belirtir. Have crash-landed, present perfect yapısındadır. İniş daha önce gerçekleşmiştir, ancak sonucu şu anki durumu oluşturur: ekip o acil iniş nedeniyle şimdi gezegendedir.
Alıştırma
Bir uçağın motorunda sorun çıktı ve uçak şimdi bir tarlada. Durumu en doğru anlatan cümle hangisidir?
- The plane has flown over a field.
- The plane has crash-landed on a field.
- The plane has landed normally on a field.
Cevabı göster
The plane has crash-landed on a field.
The only way off is to appease its three alien overlords, Notlar
0:21Kurtulmanın tek yolu, gezegenin üç uzaylı efendisini,
The only way off is to: ayrılmanın tek yolunu ifade etmek
The only way off is to ... yapısında off, konuşanın bulunduğu yerden, yüzeyden veya araçtan ayrılmak anlamına gelir. Burada kapalı anlamına gelmez; mevcut konumdan uzaklaşmayı anlatır. The only way off is to + fiilin yalın hâli yapısı, bir eylemi oradan ayrılmanın tek mümkün yolu olarak sunar. Yer bağlamdan belliyse söylenmeyebilir; değilse The only way off the island is to take a boat örneğindeki gibi yer belirtilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlayın: The only way off the island ____ take a boat.
Cevabı göster
is to
appease its three alien overlords: sorun çıkmasını önlemek için güçlü tarafı yatıştırmak
Appease, öfkeli, talepkâr veya güçlü bir kişiyi ya da grubu, istediğini vererek veya taviz vererek yatıştırmak ya da memnun etmek demektir. Sözcük yalnızca birini mutlu etmeyi değil, genellikle sorun, ceza veya daha fazla çatışmadan kaçınmayı anlatır. appease its three alien overlords ifadesinde konuşan kişi, bu yöneticileri memnun etmeyi oradan ayrılmanın gerekli koşulu olarak sunar. Overlords onların kontrol sahibi olduğunu gösterir; bu nedenle appease, güç dengesizliğini ve eylemin arkasındaki baskıyı vurgular.
Alıştırma
Hangi durum appease sözcüğüne en iyi uyar?
- Sakin bir arkadaşını eğlendirmek için şaka anlatırsın.
- Sessiz bir oda için daha parlak bir renk seçersin.
- Öfkeli bir hükümdarı yatıştırmak için uzlaşma önerirsin.
Cevabı göster
Öfkeli bir hükümdarı yatıştırmak için uzlaşma önerirsin.
by giving them ...: yöntemi gösteren by + -ing yapısı
by + fiilin -ing biçimi, bir sonucun hangi yöntemle elde edildiğini gösterir. Burada by giving them the correct artifacts, yöntem olarak kullanılan eylemi belirtir. Bu yapıda by bir edattır, bu yüzden ardından gelen fiil -ing biçimini alır: by give değil, by giving. Bu yapıyı sonuç + by + -ing biçiminde eylem olarak başka cümlelerde de kullanabilirsin.
Alıştırma
Cümleyi by + check fiilinin -ing biçimiyle tamamla: Maya avoided mistakes ____ her work twice.
Cevabı göster
by checking
you learn that you may ask three yes or no questions, Kalıp ifadeler
0:35her biri herhangi bir efendiye yöneltilecek şekilde,
each addressed to any one lord. Dilbilgisi
0:39üç adet evet veya hayır sorusu sorabileceğinizi öğreniyorsunuz.
From an inscription, you learn that ...: bilgiden önce kaynağı belirtmek
Baştaki From an inscription ifadesi bilgi kaynağını belirtir. Ardından you learn that, bu kaynaktan öğrenilen kuralı sunar. Kaynağı başa koymak mesajı düzenler: önce kanıt, sonra bilgi gelir. Buradaki from, bir yerden uzaklaşmayı değil, “içindeki bilgiyi kullanarak veya ona dayanarak” anlamını taşır.
Alıştırma
Hangi cümle önce bilgi kaynağını belirtip ardından öğrenilen bilgiyi verir?
- We learn that the library closes at six.
- From the notice, we learn that the library closes at six.
- The library closes at six, according to the notice.
Cevabı göster
From the notice, we learn that the library closes at six.
three yes or no questions: üç evet-hayır sorusu
“Yes-or-no questions”, olası cevapları yes veya no ile sınırlı olan sorulardır. “three yes or no questions” ifadesinde three soru sayısını, yes or no ise soruların türünü belirtir. Düzenlenmiş yazılı metinlerde bu birleşik niteleyici bir isimden önce geldiğinde genellikle kısa çizgilerle yazılır: “three yes-or-no questions”. Altyazıda veya konuşma dökümünde kısa çizgi olmaması anlamı değiştirmez.
Alıştırma
Kuralı, yes veya no ile cevaplanan sorular için kullanılan standart terimle tamamlayın: You may ask three ____.
Cevabı göster
yes-or-no questions
each addressed to any one lord: her biri seçilen bir lorda yöneltilmiş
Each, önceki cümleciktekiquestions sözcüğüne gönderme yapar. Addressed to any one lord, her soruyu tanımlayan geçmiş zaman ortacı öbeğidir: soru bir lorda yöneltilir ya da sorulur. Yapı “with each question being addressed to any one lord.” biçiminde genişletilebilir. Bu kısaeach + geçmiş zaman ortacı kalıbı, bir gruptaki her ögeye ayrı bir koşul ekler. Buradaany one lord, her sorunun muhatabı olarak tek bir lordun seçilebileceği anlamına gelir. Her soru için ayrı seçim yapılabilir; ifade bütün lordlara aynı anda soru sormak anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede eklenen öbek ne anlama geliyor? Mia packed three boxes, each labeled with a number.
- Yalnızca üçüncü kutunun üzerinde bir sayı etiketi vardı.
- Kutular sayıları kendileri etiketledi.
- Her kutunun üzerinde bir sayı etiketi vardı.
Cevabı göster
Her kutunun üzerinde bir sayı etiketi vardı.
Tee's answers are always ... Eff's are always false: answers sözcüğünün eksiltilmesi
İlk bölümde Tee's answers karşılaştırılan şeyi açıkça adlandırır. İkinci bölümde Eff's, Eff's answers anlamına gelir: çoğul answers ismi daha önce geçtiği ve paralellikten anlaşıldığı için tekrarlanmaz. Buradaki Eff's iyelik biçimidir; are de zihinde tamamlanan çoğul isimle uyumludur. Bu paralel eksiltme karşılaştırmayı daha kısa ve dengeli yapar. İkinci bölümü zihinde Eff's answers are always false olarak tamamlayabilirsin. Buradaki Eff's “Eff'in” demektir; Eff is kısaltması değildir.
Alıştırma
“Tee's answers are always true, Eff's are always false” cümlesinde Eff's ne anlama gelir?
- Eff is
- Eff's answers
- Eff's question
Cevabı göster
Eff's answers
and Arr's answer is random each time. Kalıp ifadeler
0:46ve Arr'ın cevabı ise her seferinde rastgeledir.
answer is random each time: her seferinde rastgele bir cevap
Arr's answer is random each time ifadesi, Arr'in cevap verdiği her ayrı olayın sonucunu anlatır. each time “her seferinde” veya “her bir olayda” demektir; bu yüzden yeni bir cevap önceki cevaptan farklı olabilir. Bu ifade Arr'in kişiliğinin rastgele olduğunu söylemez. Cevaplarının sabit bir doğru-yanlış kuralına bağlı olmadığını ve Arr her cevap verdiğinde değişebileceğini anlatır.
Alıştırma
Her çevirmede yeni ve rastgele bir sonuç belirlendiğini hangi cümle anlatır?
- The result is random each time you spin.
- The result was random once.
- The result is random all the time, even when no one spins.
Cevabı göster
The result is random each time you spin.
But there's a problem: bir engeli haber vermek
But, az önce söylenenden farklı bir yöne geçildiğini gösterir. Bu cümlede there's a problem, bir engelin durumu değiştirdiğini haber verir. Tek başına kullanılan kısa bir cümle olarak ayrıntıları biraz erteler ve dikkati bir sonraki açıklamaya yöneltir. Bu, bir açıklamayı düzenlemenin veya hafif bir merak yaratmanın yaygın bir yoludur.
Alıştırma
Bu açıklamada ikinci cümle ne yapıyor? The route looks quick. But there's a problem: the bridge is closed.
- Planda hiçbir zorluk olmadığını doğrular.
- Güzergâhla ilgisiz bir ayrıntı ekler.
- Durumu değiştiren bir engeli haber verir.
Cevabı göster
Durumu değiştiren bir engeli haber verir.
You've deciphered the language enough to ask any question, Notlar
0:51Dili, herhangi bir soruyu sorabilecek kadar çözdünüz,
deciphered the language: bilinmeyen bir sistemi çözmek
To decipher a language, daha önce okunamayan veya gizemli olan bir yazı ya da simge sisteminin anlamını analiz ederek çözmek demektir. Burada You've deciphered the language, analiz sayesinde bilinmeyen dilin yeterli bir bölümünün anlaşılır ve kullanılabilir hâle geldiğini belirtir. You've deciphered biçimindeki present perfect, bunu şu ana kadar ulaşılmış bir başarı olarak sunar. Decipher, zor bir şeyi çözme fikrini de taşır; tanıdık bir dili yalnızca anlamaktan daha özeldir.
Alıştırma
Hangi durum decipher fiiline en uygundur?
- Bir turist, zaten konuşabildiği bir dilde öğle yemeği sipariş etti.
- Bir okur, bildiği bir çocuk öyküsünü özetledi.
- Araştırmacılar bilinmeyen bir simge sisteminin anlamını çözdüler.
Cevabı göster
Araştırmacılar bilinmeyen bir simge sisteminin anlamını çözdüler.
enough to ask any: gerekli düzeye ulaşmak
Burada enough to ask, dilin bir sonraki eylem için gereken düzeye kadar çözüldüğünü gösterir: herhangi bir türde soru sorabilmek. Yeterli bir eşiğe ulaşıldığını belirtir; dilin tamamen anlaşıldığı anlamına gelmez. Aktarılabilir yapı X + enough + to + fiilin yalın hâlidir. Bir eylemin, niteliğin veya koşulun başka bir eylem için gereken düzeye ulaştığını anlatır. Bu cümlede X, deciphered the language fiil grubudur; sonraki eylem ise ask eylemidir.
Alıştırma
Lena'nın gücünün gereken düzeye ulaştığını gösteren iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: Lena is strong ____ lift the box.
Cevabı göster
enough to
which ... means yes and which means no: iki seçeneği eşleştirmek
Vurgulanan bölüm, don't know ifadesinden sonra and ile bağlanan iki gömülü wh yan cümle içerir: which ... means yes ve which means no. Bu iki yan cümle, iki sözcüğün iki anlamla nasıl eşleştiğini sorar: sözcüklerden biri yes, diğeri no anlamındadır. Her yan cümlede which, means fiilinin öznesidir; bu yüzden fiilden önce do/does kullanılmaz. İkinci which, tekrarlanan of the two words Ozo and Ulu ifadesini düşürür. Her which tek bir sözcüğü seçtiği için tekil fiil means kullanılır.
Alıştırma
İki anahtarı iki kapıyla eşleştirmek için iki paralel gömülü which yan cümlesini doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- I don't know which key does it open the front door and which does it open the back door.
- I don't know which key opens the front door and which opens the back door.
- I don't know which key open the front door and which open the back door.
Cevabı göster
I don't know which key opens the front door and which opens the back door.
How can you still figure out which alien is which? Notlar
1:01Peki hangi uzaylının kim olduğunu nasıl anlayabilirsiniz?
still figure out: zorluğa rağmen cevaba ulaşmak
Figure out, düşünerek, ipuçlarını inceleyerek veya farklı olasılıkları deneyerek bir şeyi anlamak ya da bir cevap bulmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Burada uzaylıları doğru biçimde ayırt etmek anlamındadır; figure tek başınayken taşıdığı olağan anlamlarla yorumlanmaz. Still, durumda sözü edilen veya ima edilen bir zorluğa rağmen bunun hâlâ mümkün olduğu anlamını ekler. Bu nedenle still figure out, o zorluk varken bile düşünerek cevaba ulaşmak demektir.
Alıştırma
Cümleyi still figure out ile tamamlayın: Even without the map, we can ____ how to get home.
Cevabı göster
still figure out
which alien is which? Her uzaylıyı doğru kimlikle eşleştirmek
which + tekil isim + is which kalıbı, birbirine benzeyen birkaç kişi veya nesneyi adları, rolleri, etiketleri ya da işlevleriyle eşleştirmek gerektiğinde kullanılır. which alien is which ifadesinde ilk which gruptan bir uzaylıyı seçer, ikinci which ise olası kimliklerden birini temsil eder. Tam cümlede which alien is which, anlaşılması gereken bilgidir. Yalnızca Which alien? diye bir uzaylıyı sormaz; her uzaylının doğru kimlikle eşleştirilmesini ister.
Alıştırma
Cümleyi which ... is which eşleştirme kalıbıyla tamamlayın: The twins look alike, so I can't tell ____.
Cevabı göster
which twin is which
sadece zor değil, düpedüz imkânsız görünüyor
Not just A, but B kalıbı bir değerlendirmeden daha güçlü bir değerlendirmeye geçer. Burada hard ilk değerlendirmedir; downright impossible ise daha güçlü sonuçtur. Seems fiili iki betimlemeyi de kapsar. Downright, güçlü bir değerlendirmede tamamen veya düpedüz anlamı veren bir pekiştirme zarfıdır. Impossible sözcüğünü güçlendirir; yön bildirmez.
Alıştırma
Not just ... but ... kalıbını tam olarak tamamlayın: The storm was ____ loud, ____ downright frightening.
Cevabı göster
not just · but
Soru sormanın ne faydası var?
What good is + isim veya ulaç? yapısında good, fayda veya işe yarama anlamına gelir. Soru çoğu zaman retoriktir: Konuşan kişi, söz konusu şeyin ya da eylemin herhangi bir değeri olduğundan zaten şüphe eder. Burada asking a question, değerlendirilen ulaç grubudur. Beklenen cevap çoğu zaman hiçbir faydası yok olduğundan bu yapı, tarafsız bir bilgi isteğinden çok hayal kırıklığı, kuşku veya karşı çıkma ifade edebilir.
Alıştırma
Bir arkadaş What good is buying a map if we never look at it? diyor. Büyük olasılıkla ne demek istiyor?
- Arkadaş, haritaların her zaman zararlı olduğunu düşünüyor.
- Haritaya bakmazsak onu satın almak muhtemelen faydasızdır.
- Arkadaş, haritaların bütün faydalarının tarafsız bir listesini istiyor.
Cevabı göster
Haritaya bakmazsak onu satın almak muhtemelen faydasızdır.
can neither understand... nor know...: iki eylemi de olumsuz yapma
neither...nor... kalıbı iki seçeneği birbirine bağlar ve ikisini de olumsuz yapar. Burada understand the answer ile know if it's true ifadelerini bağladığı için kişi iki eylemi de yapamaz. can kip belirteci, paralel durumdaki iki fiilin yalın biçimi için de geçerlidir: can neither understand... nor know.... İki bölümü aynı dilbilgisi yapısında tutmak cümleyi açık ve özlü yapar.
Alıştırma
Cümleyi neither...nor... ile tamamlayın: The old scanner can ____ copy in color ____ send files by email.
Cevabı göster
neither · nor
can be done: bir işin yapılabilir olduğunu gösterme
Can be done, kip belirteci can + be + geçmiş zaman ortacı done yapısına sahiptir. İşi kimin tamamlayacağını belirtmeden o işin tamamlanmasının mümkün olduğunu anlatır. Cümlenin başındaki But, daha önce belirtilen bir zorluk veya kuşkuyla karşıtlık kurar: o soruna rağmen işi tamamlamak hâlâ mümkündür.
Alıştırma
Hangi cümle, zor bir işin onu kimin tamamlayacağını belirtmeden mümkün olduğunu anlatır?
- We can do it.
- It can be done.
- It can do.
Cevabı göster
It can be done.
The key is to carefully formulate our questions Notlar
1:24İşin sırrı, sorularımızı dikkatli bir şekilde,
The key is to ...: temel stratejiyi belirtmek
The key is to ... ifadesi, dinleyene sıradaki eylemin ana çözüm veya en önemli strateji olduğunu gösterir. Buradaki key fiziksel bir anahtar değildir; merkezi nokta anlamındadır. Bu cümlede to sözcüğünden sonra fiilin yalın hâli olan formulate gelir. Bu yapı, açıklamayı bir sorundan veya hedeften en önemli eyleme doğru düzenler.
Alıştırma
Merkezî eylemi tanıtmak için The key is to... ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- The key is to check the map before we choose a route.
- The key is checking the map before we choose a route.
- The key to check the map before we choose a route.
Cevabı göster
The key is to check the map before we choose a route.
carefully formulate our questions: sorularımızı dikkatle tasarlamak
formulate a question yalnızca soru sormak anlamına gelmez. Yararlı bilgiler elde etmek için sorunun içeriğini ve ifade biçimini bilinçli olarak şekillendirmek anlamına gelir. Carefully, bu ifade biçiminin planlandığını ve kontrol edildiğini gösterir. Bu cümlede our questions, konuşanların soracağı soruları belirtir. Bütün ifade, soruları doğru biçimde tasarlamayı temel strateji olarak sunar.
Alıştırma
Bir araştırma ekibi bir anketin tam içeriğini ve ifade biçimini planlıyor. Cümleyi hangi ifade tamamlar? We need to ______ before the survey begins.
- carefully formulate our questions
- carefully ask our questions
- carefully answer our questions
Cevabı göster
carefully formulate our questions
so that any answer yields useful information. Dilbilgisi
1:27herhangi bir cevabın faydalı bilgi vereceği biçimde kurgulamaktır.
so that any answer yields useful: hedeflenen sonucu ifade etme
Burada so that, önceki bir eylemin amacını veya hedeflenen sonucunu belirtir: eylem, olası her yanıtın yararlı bilgi sağlaması için düzenlenir. Yeniden kullanılabilen kalıp action + so that + subject + verb şeklindedir. any answer yields useful information ifadesinde any, hangi yanıt verilirse verilsin anlamına gelir; yields ise üretir veya sağlar demektir. Bu kesitte useful, useful information ad öbeğinin başlangıcıdır.
Alıştırma
Cümleyi burada öğretilen iki kelimelik amaç bağlacıyla tamamlayın: We moved the sign closer ____ everyone could read it.
Cevabı göster
so that
First of all: ilk noktayı belirtme
First of all, dinleyiciye ilk noktanın, nedenin veya adımın geleceğini bildiren bir söylem belirtecidir. Yalnızca hangi olayın zaman bakımından önce gerçekleştiğini söylemek yerine bilgiyi düzenler. İlk öğeden önce, genellikle cümlenin başında ve ardından virgül gelecek şekilde kullanılır. Sonraki öğeler next, second veya another point gibi ifadelerle başlatılabilir.
Alıştırma
Birinci adımı belirtmek için burada öğretilen kalıplaşmış başlangıç ifadesiyle tamamlayın: ____, wash the vegetables. Next, cut them into small pieces.
Cevabı göster
First of all
we can get around to not knowing what Ozo and Ulu mean Öbek fiiller
1:32Ozo ve Ulu'nun ne anlama geldiğini bilmeme engelini,
can get around to not knowing: bilmeme engelini aşmak
Burada anlatılmak istenen, konuşanın bu iki adın ne anlama geldiğini bilmeme engelini aşabileceğidir. Bu kullanımda get around, bir zorluğu aşmak veya bertaraf etmek anlamındadır; not knowing ise aşılacak zorluğu adlandıran bir -ing yapısıdır. Standart İngilizcede bu anlam için get around + isim veya -ing yapısı kullanılır; örneğin get around not knowing what the words mean. Farklı yapı olan get around to + -ing ise bir işi sonunda yapmaya zaman bulmak demektir; bir engeli aşmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede get around + -ing yapısı bir engeli aşmak anlamında kullanılmıştır?
- We can get around not having a printer by sending the form online.
- We can get around to sending the form online after dinner.
- We can work around not having a printer by sending the form online.
Cevabı göster
We can get around not having a printer by sending the form online.
by including the words themselves in the questions. Dilbilgisi
1:35kelimelerin kendilerini soruların içine dahil ederek aşabiliriz.
the words themselves: kelimelerin kendisini vurgulamak
the words themselves ifadesinde themselves, vurgu yapan bir dönüşlülük zamiridir. Gerçek kelimeler anlamına gelir ve odağı çeviriye, açıklamaya veya tanıma değil kelimelerin kendisine koyar. Kelimelerin kendi üzerlerinde bir eylem yaptığı anlamına gelmez. Vurgu zamiri, vurguladığı isimden sonra gelir ve themselves çoğul words ismiyle uyumludur. Bu yapı, işe yarayan malzemenin özgün terimlerin kendisi olduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi vurgulu bir dönüşlülük zamiriyle tamamlayın: We don't need a translation; we can use the words ____.
Cevabı göster
themselves
if we load each question with a hypothetical condition, Kalıp ifadeler
1:40eğer her bir soruyu hipotetik bir koşulla yüklerseniz,
And secondly, ile ikinci noktayı sunmak
And secondly, konuşmacının sıralı bir açıklamadaki ikinci maddeye geçtiğini gösterir. secondly listedeki konumu belirtirken and bu maddeyi önceki söylenenlere akıcı biçimde bağlar. Bu tür bir geçiş, dinleyici için bilgiyi düzenler: yeni fikrin ilk noktanın bir ayrıntısı değil, başka bir ana nokta olduğunu gösterir.
Alıştırma
İlk nedeni sunduktan sonra ikinci ana nedeni açıkça hangi geçiş ifadesi tanıtır?
- In conclusion,
- And secondly,
- For example,
Cevabı göster
And secondly,
if we load each question with a hypothetical condition: her soruya bir koşul eklemek
load X with Y yapısında X bir kap, Y ise içine konan içerik gibi ele alınır. Burada each question, a hypothetical condition ile mecaz anlamda yüklenir; bu, gerçek olarak sunulmayan, hayalî bir koşuldur. Koşul, sorunun bir parçası hâline gelir. Baştaki if, yan cümlenin tamamını bir koşula dönüştürür. Konuşmacının sonucunu daha sonra açıklayabilmesi için bu olası soru tasarımını ortaya koyar.
Alıştırma
Cümleyi load X with Y yapısının geçmiş zamanıyla tamamlayın: The editor ____ the article ____ technical details.
Cevabı göster
loaded · with
whether ... or not: … olup olmadığı
Whether ... or not, evet ya da hayır diye yanıtlanabilecek bir durumu sunar ve iki olasılığı da açıkça kapsar. Bu cümlede whether an alien is lying or not bir isim yan cümleciğidir ve won't actually matter ifadesinin öznesi olarak görev yapar. Bu yapı kendi başına X’in doğru olabileceğini veya olmayabileceğini belirtir. İki olasılığın da sonucu değiştirmediği anlamı ana cümledeki won't actually matter ifadesinden gelir.
Alıştırma
Hem olumlu hem olumsuz olasılığı kapsayan iki parçalı yapıyı tamamlayın: ____ the team wins ____, we will celebrate its effort.
Cevabı göster
Whether · or not
won't actually matter: aslında önemli olmayacak
Matter burada önemli olmak veya sonucu etkilemek anlamına gelen bir fiildir. Won't actually matter, söz konusu etkenin anlamlı bir fark yaratmayacağını belirtir. Actually bir beklentiyi düzeltir: Etken ilk başta ilgili görünebilir, ancak gerçekte sonucu etkilemeyecektir.
Alıştırma
Sonucu gerçekten etkilemeyecek anlamına gelen tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: The starting order ____ because every runner gets a separate time.
Cevabı göster
won't actually matter
To see how that could work: bir fikirden örneğe geçmek
To see how that could work, amaç bildiren bir mastar öbeğidir. Bir açıklamanın başında kullanıldığında, sıradaki örneğin veya gösterimin neden verildiğini anlatır: az önce sözü edilen fikrin nasıl işleyebileceğini anlamak için. That önceki fikre gönderme yapar; could ise fikrin kesinlikle işe yaradığını peşinen söylemek yerine olasılığı araştıran bir ton verir.
Alıştırma
Geçişi bu dersteki ifadeyle tamamlayın: ____, let's test the plan with a simple example.
Cevabı göster
To see how that could work
imagine our question is whether 2 + 2 is 4. Ton ve niyet
1:49sorumuzun 2 + 2'nin 4 edip etmediği olduğunu hayal edin.
Imagine our question is whether ...: varsayımsal bir evet-hayır konusu kurmak
Buradaki Imagine, dinleyiciyi kurmaca bir durumu geçici olarak kabul edip ona göre düşünmeye çağırır. Bir görüntüyü zihinde canlandırmaya yönelik kesin bir emir değildir. Our question is whether ... karara bağlanacak konuyu belirtir. Whether, evet veya hayırla yanıtlanabilecek bir olasılığı başlatır ve ardından gelen yan cümle düz cümle sırasını korur: whether 2 + 2 is 4 denir, whether is 2 + 2 4 denmez.
Alıştırma
Yedek bataryayla ilgili varsayımsal bir evet-hayır sorusunu hangi cümle doğal biçimde kurar?
- Imagine our question is whether is the backup battery fully charged.
- Imagine is our question whether the backup battery is fully charged.
- Imagine our question is whether the backup battery is fully charged.
Cevabı göster
Imagine our question is whether the backup battery is fully charged.
Instead of posing it directly: bir eylemin yerine başkasını seçmek
Instead of + -ing biçimi, seçilmeyen eylemi belirtir ve başka bir eyleme geçileceğini gösterir. Burada posing it directly, daha önce sözü edilen soruyu doğrudan sormak demektir; it de bu soruya gönderme yapar. Pose a question, ask a question ifadesinin daha resmî bir biçimidir. Bu ifade virgülle bittiği için ardından gelecek alternatif yönteme hazırlık yapar.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için give fiilini instead of + -ing kalıbında kullanın: ____ the answer directly, he explained the method.
Cevabı göster
Instead of giving
"If I asked you whether 2 + 2 is 4, Dilbilgisi
1:56"Eğer sana 2 + 2'nin 4 edip etmediğini sorsaydım,
If I asked you whether..., would you answer...?: iç içe varsayımsal soru
Dış çerçeve olan If I asked you ..., would you answer ...?, olası bir soruyu varsayar ve dinleyicinin nasıl yanıt vereceğini sorar. Burada asked ile would, geçmişteki bir olayı değil, varsayımsal bir durumu belirtmek için birlikte kullanılır. Varsayılan soru whether sözcüğünden sonra iç içe yerleştirilir: whether 2 + 2 is 4. İç içe evet-hayır soruları düz cümle dizilimini kullanır; bu yüzden özne is sözcüğünden önce gelir. Aritmetik gerçek zamandan bağımsız olduğu için şimdiki zaman biçimi is doğaldır. Cümlenin tamamı doğrudan dinleyicinin Ozo yanıtını verip vermeyeceğini sorar.
Alıştırma
Aynı iç içe varsayımsal soru yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- If I asked you whether he was ready, would you answer yes?
- If I asked you was he ready, would you answer yes?
- If I asked you whether was he ready, would you answer yes?
Cevabı göster
If I asked you whether he was ready, would you answer yes?
Ama Eff'e sorsak ne olur? — başka bir olasılığı sınamak
But what if...? daha önceki bir fikri sınayabilecek, değiştirebilecek veya ona yeni bir sınır getirebilecek bir olasılığı ortaya koyar. What if, özünde “Böyle olursa ne olur?” diye sormaktır. Bir olasılık sunar; bunun kesinlikle gerçekleşeceğini söylemez. Burada But, Eff'e sorma fikrini önceki tartışmaya yeni bir deneme durumu olarak bağlar. Konuşan kişi aynı kuralın veya cevabın Eff için de geçerli olup olmadığını kontrol eder. But bir itirazı ya da yeni bir dalı gösterebilir, ancak mutlaka önceki sonuca karşı çıkmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir planı yeni bir olasılıkla sınamak için But what if...? kalıbını tam olarak kullanan cümle hangisidir?
- But if the power fails?
- How if the power fails?
- But what if the power fails?
- What if the power fails?
Cevabı göster
But what if the power fails?
it would answer Ulu or no to the embedded question. Kelime
2:09gömülü olan soruya Ulu veya hayır cevabını verirdi.
to the embedded question: gömülü soruyu belirtmek
Embedded question, daha büyük bir cümlenin veya yan cümlenin içine yerleştirilmiş soru demektir. Bu terim, soruyu içeren bütün cümleyi değil, onun içindeki soruyu belirtir. Bu cümlede to the embedded question, cevabın neye yöneldiğini gösterir: daha geniş konuşmanın içindeki soruya. Embedded, sorunun yapı içindeki konumunu anlatır; sorunun gizli veya zor olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
"Do you know whether the library is open?" cümlesinde embedded question hangi kelimelerden oluşur?
- whether the library is open
- the library
- Do you know
Cevabı göster
whether the library is open
So it lies and replies Ozo instead. Anlatım akışı
2:13Bu yüzden yalan söyler ve bunun yerine Ozo diye yanıtlar.
So ... instead: sonuç ve yerine geçme
So, tüm ifadeyi önceki akıl yürütme adımının sonucu olarak sunar. Dinleyiciye “buradan çıkan sonuç budur” mesajını verir. Sondaki instead, Ozo yanıtının doğruyu söyleseydi vereceği yanıtın yerini aldığını gösterir. so ve instead birlikte iki ilişkiyi düzenler: önceki akıl yürütmeden çıkan sonuç ve karşıt yanıta geçiş.
Alıştırma
Örnek cümlede so ve instead ne işe yarıyor?
- so bir koşul sunar, instead ise eşit derecede geçerli ikinci bir yanıt ekler.
- so bir karşıtlık belirtir, instead ise yalanın nedenini verir.
- so bir sonucu, instead ise beklenen doğru yanıtın yerine başka bir yanıtın geçtiğini belirtir.
Cevabı göster
so bir sonucu, instead ise beklenen doğru yanıtın yerine başka bir yanıtın geçtiğini belirtir.
then the answer to our embedded question is Ulu, Kalıp ifadeler
2:20o zaman gömülü sorumuzun cevabı Ulu olur,
if Ozo actually means no, then: koşul ve sonuç
if yan tümcesi, Ozo'nun olası anlamlarından biriyle yeni bir akıl yürütme dalı açar: gerçekten hayır anlamına geldiğini varsayarız. then, yalnızca bu akıl yürütme dalında geçerli olan sonucu belirtir. Baştaki And, bu yeni dalı önceki dala bağlar. actually, önceki varsayımı sürdürmek yerine gerçek anlamın sınandığını vurgular.
Alıştırma
Cümleyi açık if...then... koşul-sonuç yapısıyla tamamlayın: ____ the switch is on, ____ the green light should appear.
Cevabı göster
If · then
the answer to our embedded question: answer to + isim kalıbı
Burada answer bir isimdir. the answer to a question kalıbı, bir soruyu çözen yanıtı veya sonucu ifade eder. to edatı, yanıtı ilgili soruya bağlar; bu ilişki için of değil to kullanılır. the answer to our embedded question is Ulu yan cümlesi answer to + question + be + answer yapısını izler. Ulu'yu iç içe geçmiş sorunun sonucu olarak belirtir.
Alıştırma
İsim kalıbını doğru edatla tamamlayın: The answer ____ this question is simple.
Cevabı göster
to
and both Tee and Eff still reply Ozo, Dilbilgisi
2:23ve hem Tee hem de Eff hala Ozo yanıtını verir,
both Tee and Eff: both A and B eşli yapısı
Eşli yapı both A and B, tam olarak iki kişiyi veya şeyi birbirine bağlar ve aynı ifadenin her ikisi için de geçerli olduğunu belirtir. Burada Tee ve Eff iki öznedir ve her biri Ozo diye yanıt verir. both A and B özne olduğunda normalde çoğul fiil alır. Bu nedenle cümlede replies değil reply kullanılır.
Alıştırma
İki kişinin aynı eylemi yaptığını belirten eşli yapıyı tamamlayın: ____ Leo ____ Maya chose the blue door.
Cevabı göster
Both · and
each for their own reasons: aynı sonuç, ayrı nedenler
each for their own reasons genellikle birkaç kişinin aynı sonuca ulaştığını anlatan bir cümlenin ardından gelir. Each “tek tek her biri” anlamını verir; their own reasons ise her kişinin kendine ait, ayrı bir motivasyonu olduğunu gösterir. Bu ifade ortak bir sonucu farklı nedenlerle karşılaştırır. Own, nedenlerin kişilere ait olduğunu vurgular; herkesin aynı ortak nedene sahip olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Ortak bir sonucu, ayrı kişisel nedenlerle anlatan tam ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: They all chose the same plan, ____.
Cevabı göster
each for their own reasons
If you're confused about why this works, Ton ve niyet
2:28Bunun neden işe yaradığı konusunda kafanız karıştıysa,
If you're confused about why this works: açıklamaya nazikçe giriş
If you're confused about why this works, yardım etmeden önce dinleyenin bir şeyi anlamakta zorlanabileceğini kabul eden, dinleyene odaklı bir koşul ifadesidir. Dinleyenin gerçekten kafasının karışık olduğunu ilan etmez; if ifadeyi daha temkinli ve düşünceli yapar. Be confused about, kafa karışıklığının konusunu tanıtır; why this works ise gömülü bir sorudur. about’tan sonra yer aldığı için doğrudan soru düzeni olan why does this work yerine, bildirme cümlesi düzenindeki this works kullanılır.
Alıştırma
Olası kafa karışıklığını nazikçe kabul eden tam girişi kullanarak cümleyi tamamlayın: ____, I'll show the key step.
Cevabı göster
If you're confused about why this works
the reason involves logical structure: ana etkeni gösterme
Bu cümle, açıklamanın nereden başlayacağını dinleyiciye bildirir: incelenecek ana etken logical structure’dır. Konuşmacı belirli kuralı vermeden önce bir yönlendirme işlevi görür. Burada involves, “önemli bir parça olarak içerir veya ilgilidir” anlamına gelir. the reason involves X kalıbı, X’in tek neden olduğunu söylemek zorunda kalmadan temel bir etkeni adlandırır.
Alıştırma
Bir konuşmacı, bir sayı numarasının neden işe yaradığını açıklamak üzere. Ayrıntılara geçmeden önce ana etkeni en iyi hangi cümle gösterir?
- The reason involves a pattern in the last digits.
- The reason is sitting next to the numbers.
- The reason lists every step in full.
Cevabı göster
The reason involves a pattern in the last digits.
A double positive and a double negative: mantıksal kutupluluk
Bu cümlede positive ve negative, iyi veya kötü duyguları değil, mantıksal kutupluluğu anlatır. A double positive, iki olumlu veya değeri koruyan adım; a double negative ise iki olumsuz veya değeri tersine çeviren adım demektir. Konuşmacı bu adımları birleşimler olarak ele alır: iki kez korumak sonucu olumlu tutar, iki kez tersine çevirmek ise tersine çevirmeyi iptal eder ve yine olumlu sonuç verir. both sözcüğü, iki birleşimin aynı sonuca ulaştığını özetler.
Alıştırma
Bu mantıksal bağlamda a double negative ne anlama gelir?
- İki olumsuzlama veya tersine çevirme işlemi
- Aralarında ilişki olmayan iki olumsuz öğe
- Çok karamsar bir tutum
Cevabı göster
İki olumsuzlama veya tersine çevirme işlemi
both result in a positive.: result in ile sonuç belirtmek
both result in a positive ifadesinde result in bir neden-sonuç fiil öbeğidir: daha önce sözü edilen iki şey, ardından gelen sonuca yol açar. in edatı nedeni değil, sonucu tanıtır. Buradaki a positive, “pozitif bir sonuç” ya da “olumlu bir cevap” anlamına gelen kısaltılmış bir isim öbeğidir. Sonucun tam türü bağlama bağlıdır; cümle, iki seçeneğin de aynı sonucu ürettiğini söyler.
Alıştırma
Doğru edatı ekleyin: A missing number can result ____ the wrong answer.
Cevabı göster
in
Now, we can be sure that asking either Tee or Eff a question put this way Dilbilgisi
2:38Artık, Tee veya Eff'e bu şekilde bir soru sormanın,
a question put this way: isimden sonra gelen geçmiş zaman ortacı öbeği
a question put this way ifadesinde put this way, question isminden sonra gelen bir geçmiş zaman ortacı öbeğidir. “Bu şekilde ifade edilmiş veya sunulmuş bir soru” anlamına gelir; question eylemden etkilenen ögedir. Bu nedenle put burada edilgen bir anlam taşır ve kelimesi kelimesine “koymak” demek değildir. Bu yapı, a question that is put this way ifadesinin kısaltılmış biçimi olarak anlaşılabilir. Açıklamayı question isminden sonra vermek ifadeyi daha kısa hâle getirir; bu kullanım özellikle açıklamalarda ve özenli ya da resmî yazılarda yaygındır.
Alıştırma
a question put this way ifadesini anlamını değiştirmeden en iyi şekilde açan seçenek hangisidir?
- a question that puts this way
- a question that is put this way
- a question that is putting this way
Cevabı göster
a question that is put this way
will yield Ozo: yield ile “sonuç üretmek”
will yield Ozo ifadesinde yield, “bir sonuç üretmek veya vermek” anlamına gelen geçişli bir fiildir. Ozo, daha önce belirtilen süreç veya kuralın ürettiği çıktıdır. Bu anlam mantık, matematik, deney ve işlem açıklamalarında yaygındır. Yield sözcüğünün hemen ardından bir cevap, değer veya sonuç geliyorsa sözcüğü “boyun eğmek” değil, “üretmek” olarak anlayın.
Alıştırma
“This method will yield a number” cümlesinde yield ne anlama gelir?
- birinin geçmesine izin vermek
- boyun eğmek veya teslim olmak
- bir sonuç üretmek
Cevabı göster
bir sonuç üretmek
if ... true and Ulu if ... false: paralel koşullarda eksiltme
Önceki will yield Ozo sözleriyle birlikte bu bölüm iki paralel koşullu sonucu bağlar: [will yield] Ozo if the hypothetical question is true ve [will yield] Ulu if it is false. İkinci bölümde will yield, ilk bölümden zaten açık olduğu için söylenmez. Cümleyi yorumlarken ortak sözleri geri getirebilirsiniz: will yield Ulu if it's false. Bu paralel eksiltme, iki seçeneği anlamlarını değiştirmeden kısa biçimde sunar.
Alıştırma
“The screen shows blue if the answer is correct and gray if it's wrong” cümlesinde gray sözcüğünden önce hangi sözler anlaşılır?
- Gray means
- The answer is
- The screen shows
Cevabı göster
The screen shows
regardless of what each word actually means. Dilbilgisi
2:49her bir kelimenin gerçekte ne anlama geldiğine bakılmaksızın.
regardless of what ... means: ... ne anlama gelirse gelsin
regardless of ifadesi, ardından gelen unsurun sonucu veya söylenen düşünceyi etkilemediğini gösterir. Burada fark yaratmayan unsur what each word actually means kısmıdır. regardless of what each word actually means yapısında, what ile başlayan yan cümlenin tamamı of edatından sonra gelir. Bir seçimin, gerçeğin, zamanın veya sonucun ana düşünceyi değiştirmediğini belirtmek için regardless of + wh yan cümlesi yapısını yeniden kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Standart yapıyı bir sözcükle tamamlayın: The rule stays the same regardless ____ which player goes first.
Cevabı göster
of
But don't worry: çözümden önce güven verme
But don't worry, bir zorluk veya sınırlamadan söz edildikten sonra dinleyeni rahatlatır. But, sorundan başka bir yöne geçildiğini gösterir; don't worry ise bir çözümün, açıklamanın veya uygulanabilir bir sonraki adımın geleceğini düşündürür. don't worry dil bilgisi açısından emir cümlesi biçimindedir, ancak burada katı bir emir değil, dostça bir güven verme ifadesi olarak kullanılır.
Alıştırma
Bir rehber az önce bir yöntemin işe yaramayacağını söyledi. Hangi cümle dinleyeni en doğal biçimde rahatlatır ve çözüme yönelir?
- That method won't work, so let's stop here.
- But don't worry, there's another way.
- You shouldn't have tried that method.
Cevabı göster
But don't worry, there's another way.
to identify one alien lord that definitely isn't Arr.
2:59kesinlikle Arr olmayan bir uzaylı efendiyi belirleyebiliriz.
we can use our first question to...: use X to do Y yapısı
use X to do Y yapısı bir araç veya yöntem ile onun amacını gösterir. X yardımcı olan şeyi, to + fiilin yalın biçimi ise hedefi belirtir. Burada our first question araç, identify one alien lord ise hedeftir. Bir nesnenin, ipucunun, sorunun veya adımın ne işe yaradığını açıklarken bu yapıyı kullanabilirsin.
Alıştırma
use X to do Y yapısını tamamla: We can use this clue ____ identify the correct door.
Cevabı göster
to
to find out whether it's Tee or Eff. Öbek fiiller
3:05onun Tee mi yoksa Eff mi olduğunu öğrenebiliriz.
find out whether it's Tee or Eff: Tee mi Eff mi olduğunu öğrenmek
Find out, kontrol ederek, sorarak veya akıl yürüterek daha önce bilinmeyen bir bilgiyi öğrenmek anlamına gelir. Bu cümlede whether it's Tee or Eff, öğrenilmesi gereken gerçektir. Whether A or B iki olasılık sunar. Daha büyük bir cümlenin parçası olduğu için düz cümle söz dizimi kullanılır: whether is it Tee değil, whether it's Tee denir.
Alıştırma
Hangi cümle anahtarın yerinin bilinmediğini ve iki yerden hangisinde olduğunun öğrenilmesi gerektiğini anlatır?
- We already know whether the key is in the bag or on the desk.
- We need to find the key in the bag or on the desk.
- We need to find out whether the key is in the bag or on the desk.
Cevabı göster
We need to find out whether the key is in the bag or on the desk.
we can ask it to identify one of the others.
3:09ondan diğerlerinden birini tespit etmesini isteyebiliriz.
And once we know that: koşul gerçekleşince sonraki adıma geçmek
Bu cümlede once, “olur olmaz” ya da “-dikten sonra” anlamındadır. once we know that yan cümlesi, sonraki soruyu sorabilmemiz için önce tamamlanması gereken koşulu verir. That, daha önce belirlenmiş bilgiye gönderme yapar. once + koşul, sonuç kalıbı adımlar arasındaki bağı gösterir: önce bilgi netleştirilir, sonra bir sonraki eylem yapılır.
Alıştırma
İlk adımın bir sonrakinden önce tamamlanması gerektiğini gösteren, örnekteki bağlaçla cümleyi tamamlayın: ____ we know the code, we can open the door.
Cevabı göster
Once
"If I asked you whether the overlord on my left is Arr,
3:16"Eğer sana solumdaki efendinin Arr olup olmadığını sorsaydım,
there are two possibilities: iki analiz dalını tanıtmak
There are two possibilities, dinleyiciye mevcut bilginin iki farklı duruma izin verdiğini bildirir. Tek başına yanıtı vermek yerine, analizin iki bölüme ayrılacağını haber verir. Bu ifade önce dalların sayısını açıklayarak bilgiyi düzenler. Ardından konuşmacı her olasılığı sırayla açıklayabilir.
Alıştırma
İki olası nedeni inceleyecek bir açıklamayı başlatmak için en uygun cümle hangisidir?
- There is one certain answer.
- There are two possibilities.
- Neither explanation is possible.
Cevabı göster
There are two possibilities.
could already be talking: devam ediyor olabilecek bir durum
Could be + fiil-ing, bir durumun şu anda devam ediyor olabileceğini anlatır. Burada konuşan kişi, karşısındakinin kesinlikle Arr ile konuştuğunu iddia etmez; Arr ile konuşuyor olmak, mevcut konuşmaya ilişkin olası açıklamalardan biridir. Already, bu durumun şimdiki andan veya akıl yürütmedeki sonraki adımdan önce başlamış ya da geçerli hâle gelmiş olabileceği anlamını ekler. Yeniden kullanılabilir yapı özne + could + already + be + fiil-ing şeklindedir.
Alıştırma
Şu anda yanlış haritaya bakıyor olmanızın mümkün olduğunu en doğru biçimde hangi cümle anlatır?
- You could look at the wrong map tomorrow.
- You are definitely looking at the wrong map.
- You could be looking at the wrong map.
Cevabı göster
You could be looking at the wrong map.
in which case: bir olasılığı sonucuna bağlamak
In which case, “durum buysa” veya “bu durumda” anlamına gelir. Which, tek bir isme değil, az önce belirtilen olasılığın tamamına gönderme yapar. Bu ifade virgülden sonra gelerek söz konusu olasılığı onun sonucuna aynı cümle içinde bağlar. Buradaki sonuç, önceki olasılık doğruysa cevabın akıl yürütme açısından yararlı bir anlam taşımamasıdır.
Alıştırma
Önceki olasılığın tamamına gönderme yapan ve sonucunu açıklayan bağlayıcı ifadeyle cümleyi tamamlayın: The road may be flooded, ____ we should turn back.
Cevabı göster
in which case
But otherwise: geriye kalan duruma geçmek
Burada otherwise, “az önce sözü edilen durum geçerli değilse” anlamına gelir. Konuşmacı bir olasılığı zaten ele almıştır; But otherwise ise kişinin Tee ya da Eff ile konuştuğu kalan dala geçer. Bu ifade, koşulun tamamını tekrarlamadan iki olasılıklı bir açıklamayı düzenler. Harekete geçmemenin yol açtığı bir sonucu anlatmaz; yalnızca dikkati diğer duruma yöneltir.
Alıştırma
“The signal comes from sensor A. Otherwise, it comes from sensor B,” şeklindeki dallara ayrılmış incelemede otherwise neyi belirtir?
- Önceki durum geçerli değil, dolayısıyla bu geriye kalan daldır.
- İki durum da aynı anda doğrudur.
- Şimdi kimse harekete geçmezse kötü bir sonuç ortaya çıkacaktır.
Cevabı göster
Önceki durum geçerli değil, dolayısıyla bu geriye kalan daldır.
And as we know: önceden ortaya konmuş bir noktayı hatırlatmak
As we know, dinleyicilerin zaten paylaştığı veya daha önce ortaya konmuş ya da kanıtlanmış bir bilgiye geri döner. Ardından gelen ifadenin yeni bilgi olarak sunulmadığını, daha önceki bilginin hatırlatıldığını gösterir. Burada dinleyiciden Ozo almanın ne anlama geldiğine dair bilinen kuralı yeniden kullanması istenir. Baştaki And, hatırlatılan bu kuralı açıklamanın şu anki adımına bağlar.
Alıştırma
Bir konuşmacı önceki adımda kanıtlanan bir kuralı hatırlatmak istiyor. Hangi cümle bu bilgiyi en iyi şekilde düzenler?
- Here is a new rule that has not been discussed before.
- As we know, this rule applies to both cases.
- Perhaps this rule applies, but we have not proved it.
Cevabı göster
As we know, this rule applies to both cases.
means fiilinin öznesi olarak getting Ozo from either one
getting Ozo from either one ifadesi, -ing biçimindeki getting ile başlar; ancak bütün öbek bir olayı adlandırır: ikisinden herhangi birinden “Ozo” yanıtını almak. Bu gerund öbeğinin tamamı means fiilinin öznesidir; means ana fiildir. Doing X means (that) Y kalıbı, bir eylemi veya sonucu bir çıkarımın kanıtı olarak sunar. Burada “Ozo” yanıtını alma sonucu, means fiilinden sonraki yan cümledeki çıkarımı destekler.
Alıştırma
“Getting a reply means the message was delivered,” cümlesinde özneyi hangi sözcükler oluşturur?
- means
- the message
- Getting a reply
Cevabı göster
Getting a reply
and the left overlord is indeed Arr.
3:41ve soldaki efendinin gerçekten de Arr olduğu anlamına gelir.
you can be sure the alien on the right is not Arr.
3:45sağdaki uzaylının Arr olmadığından emin olabilirsiniz.
Either way: iki olasılıktan tek bir sonuca
Either way, daha önce belirtilen iki seçeneğe veya olasılığa gönderme yapar ve ardından gelen sonucun her iki durumda da geçerli olduğunu bildirir. Bu cümlede önceki akıl yürütmenin iki kolu vardır, ancak ikisi de sağdaki uzaylıyla ilgili sonucu değiştirmez. Genellikle ortak sonucun başında yer alır ve ardından virgül gelir. İki kolu kapatıp ortak sonuca geçerek bilgiyi düzenler.
Alıştırma
Sonucun iki seçenek için de aynı olduğunu gösteren bağlayıcı ifadeyle cümleyi tamamlayın: We can walk or take the bus. ____, we'll arrive before noon.
Cevabı göster
Either way
then you know the alien on the left can't be Arr. Dilbilgisi
3:52o zaman soldaki uzaylının Arr olamayacağını anlarsınız.
Similarly, if the answer is Ulu, then: paralel koşullu akıl yürütme
Similarly, dinleyene bunun paralel bir durum olduğunu gösterir: aynı akıl yürütme yöntemi farklı bir cevaba uygulanır. Yepyeni bir kural başlatmaz. if the answer is Ulu, then ... yapısı bilgiyi bir koşul ve ardından gelen sonuç olarak düzenler. Sonuç, bu koşuldan çıkarılan sonuç olarak sunulur.
Alıştırma
İkinci durumun birinci durumla paralel biçimde açıklandığını en iyi hangi kelime gösterir?
- Instead
- Similarly
- However
Cevabı göster
Similarly
left can't be Arr.: mantıksal imkânsızlığı ifade etmek
Burada can't be, ipuçlarına göre Arr olmanın mantıksal olarak imkânsız olduğu anlamına gelir. Konuşan kişi Arr'ı uzaylının kimliği olma ihtimali olarak elemiştir; bu, uzaylının Arr olma yeteneğine sahip olmadığı anlamına gelmez. Modal fiil can't, yeteneğin yanı sıra olasılığı da anlatabilir. Bir akıl yürütme cümlesinde can't be ifadesinden sonra bir isim veya ad gelerek kanıtlarla uyuşmayan kimlik ya da durum elenir.
Alıştırma
Hangi cümlede can't be kanıta dayanarak bir olasılığı eliyor?
- The key may be in the bag; I haven't checked it.
- The key can't be in the bag; I just checked it.
- The key mustn't be in the bag; the label says not to put it there.
Cevabı göster
The key can't be in the bag; I just checked it.
Now go to the overlord you've determined isn't Arr Notlar
3:55Şimdi Arr olmadığını tespit ettiğiniz efendiye gidin
the overlord you've determined isn't Arr: ilgi cümleciğinde atılan that
you've determined isn't Arr sözleri the overlord ifadesini açıklar ve hangi hükümdarın kastedildiğini belirtir. Dil bilgisi açısından bu bölüm bir ilgi cümleciğidir. Daha açık biçimi the overlord that you've determined isn't Arr şeklindedir. Önce You've determined that the overlord isn't Arr. düşüncesinden başlayın. the overlord ana isim olarak başa alındığında, isn't önündeki asıl yeri boş kalır. Bu, isn't Arr bölümünün hükümdar hakkında vardığınız sonucu anlattığını ve determined ile eş görevli ikinci bir eylem olmadığını gösterir.
Alıştırma
“the candidate you've determined is ready” ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- the candidate who determined that you are ready
- the candidate who is ready to make a decision
- the candidate that you've determined is ready
Cevabı göster
the candidate that you've determined is ready
Now go to ...: yönergede bir sonraki adıma geçmek
Bu yönergede Now bir geçişi gösterir: önceki karar tamamlanmıştır ve dinleyen kişi bir sonraki eylemi gerçekleştirmelidir. Yalnızca zaman bakımından “şimdi” değil, “işlemin bu noktasında” veya “sırada” anlamına gelir. Now sözcüğünün ardından emir cümlesi gelmesi, gösterimlerde ve adım adım yönergelerde yaygındır. Burada Now, go to ... bölümünü yeni yönerge olarak sunar; ifadenin geri kalanı ise nereye gidileceğini belirtir.
Alıştırma
Adım adım yönergelerde “Now go to the desk you selected” cümlesindeki Now ne işe yarar?
- Önceki yönergeyi iptal eder.
- Eylemin uzun zaman önce gerçekleştiğini söyler.
- Dinleyeni bir sonraki eyleme geçirir.
Cevabı göster
Dinleyeni bir sonraki eyleme geçirir.
Since you don't have to worry about the random possibility, Kalıp ifadeler
4:04Artık rastgelelik ihtimali için endişelenmenize gerek kalmadığından,
Since you don't have to worry about...: endişelenmeye gerek yok
Don't have to worry about, bir şey hakkında endişelenmeye veya onu bir sorun olarak değerlendirmeye devam etmeye gerek olmadığını anlatır. Burada don't have to, zorunluluk olmadığını belirtir; endişelenmenin yasak olduğu anlamına gelmez. Since, ardından gelen düşüncenin nedenini açıklar: rastgele olma ihtimalini artık hesaba katmak gerekmediği için sonraki sonuca ulaşılabilir.
Alıştırma
Cümleyi "endişelenmeye gerek yok" anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: The map is saved offline, so you ____ losing the signal.
Cevabı göster
don't have to worry about
either answer will establish its identity. Kelime
4:07vereceği herhangi bir yanıt onun kimliğini belirleyecektir.
either answer will establish its identity: iki cevaptan herhangi biri kimliğini belirleyecek
Establish its identity ifadesinde establish, bir şeyi kanıt veya akıl yürütme yoluyla belirlemek ya da doğrulamak anlamına gelir. Kimlik zaten vardır; burada yaratılmaz, ortaya çıkarılır. Either answer, mümkün olan iki cevaptan herhangi biri demektir. Hangi cevap verilirse verilsin, kimliği belirlemeye yetecek bilgi sağlayacaktır.
Alıştırma
Şu cümleyi okuyun: The serial number helped establish the device's identity. Burada establish ne anlama gelir?
- Başkalarından gizlemek
- Kanıt yoluyla belirlemek veya doğrulamak
- İlk kez yaratmak
Cevabı göster
Kanıt yoluyla belirlemek veya doğrulamak
Now that you know whether its answers are true or false, Dilbilgisi
4:11Artık yanıtlarının doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu bildiğinize göre,
Now that: gerçekleşmiş bir durumdan sonraki adıma geçmek
Now that, zaten doğru olan veya artık bilinen bir durumu tanıtır. Bu durumu, ardından gelen şeyin nedeni ya da başlangıç noktası olarak sunar. Bu cümlede cevapların doğru mu yanlış mı olduğunu öğrenme adımı tamamlanmıştır. Yaygın yapı Now that + yan cümledir; ardından bir sonuç, karar veya sonraki eylem gelir.
Alıştırma
Gerçekleşmiş bir durumu tanıtan bağlayıcı ifadeyi tamamlayın: Now ____ everyone is here, we can start the game.
Cevabı göster
that
ask the same alien whether the center overlord is Arr.
4:14aynı uzaylıya ortadaki efendinin Arr olup olmadığını sorun.
The process of elimination will identify the remaining one. Kelime
4:19Eleme yöntemi kalan kişiyi tespit edecektir.
The process of elimination: imkânsız seçenekleri elemek
The process of elimination, doğru olamayacak seçenekleri eleyerek cevap bulma yöntemidir. Sonunda geriye kalan seçenek cevap ya da en güçlü olasılık olur. Burada bu yöntem geriye kalan seçeneği belirleyecektir. Rastgele tahmin etmek yerine nedenlere veya kanıtlara dayanır.
Alıştırma
İmkânsız seçenekleri eleme yöntemini anlatan kalıp ifadeyi tamamlayın: We solved the puzzle by using the process of ____.
Cevabı göster
elimination
The satisfied overlords help you repair your ship
4:23Memnun kalan efendiler geminizi tamir etmenize yardım eder
prepare for takeoff: prepare for + isim
Prepare for + isim, bir olaya veya duruma hazırlanmak anlamına gelir. Bu cümlede takeoff, bir hava aracının yerden ayrıldığı anı belirten isimdir; bu yüzden you prepare for takeoff, hava aracı kalkmadan önce hazırlandığınız anlamına gelir. Aynı yapı başka isim öbekleriyle de kullanılabilir: prepare for the exam, prepare for winter ve prepare for a meeting.
Alıştırma
prepare for + isim yapısını tamamlayın: The crew is preparing ____ takeoff.
Cevabı göster
for
Allowed one final question: indirgenmiş edilgen yan cümle
Allowed one final question, indirgenmiş bir edilgen yan cümledir. Being allowed one final question biçiminde açılabilir; bir ana cümleye bağlandığında ise When someone was allowed one final question olarak anlaşılabilir. Allowed, kişinin başkasına izin verdiğini değil, izin aldığını gösterir. Eksik özne, yakındaki ana cümleden veya anlatının bağlamından anlaşılır. Allowed one final question, Lena asked about the key. gibi tam bir cümlede soru sormasına izin verilen kişi Lena'dır.
Alıştırma
Allowed one final question, Lena asked about the missing key. cümlesindeki başlangıç yan cümlesi ne anlama gelir?
- Lena son soruyu zaten yanıtlamıştı.
- Lena son bir soru sormak için izin aldı.
- Lena başka bir kişiye son bir soru sorması için izin verdi.
Cevabı göster
Lena son bir soru sormak için izin aldı.
You ask Tee if it's a long way to Earth,
4:30Tee'ye Dünya'ya giden yolun uzak olup olmadığını sorarsınız,
Too bad you still don't know what that means. Ton ve niyet
4:36Ne yazık ki bunun ne anlama geldiğini hala bilmiyorsunuz.
Too bad: hafif alaycı bir üzüntü ifadesi
Too bad, “Ne yazık” veya “Çok yazık” anlamına gelir. Too bad you still don't know what that means cümlesinde, üzücü bulunan durumu açıklayan yan cümlenin önünde yer alır: karşıdaki kişi cevabı hâlâ yorumlayamamaktadır. Buradaki üzüntüde hafif bir takılma ve ironi vardır. Sonunda bir cevap verilmiştir, ancak karşıdaki kişi bunun yes mi no mu demek olduğunu hâlâ bilmediği için sorun çözülmez. Too bad ifadesinin anlayışlı mı yoksa şakacı bir alay gibi mi duyulacağını ton ve bağlam belirler.
Alıştırma
Too bad hangi durumda zalimce duyulmadan hafif bir takılma olarak kullanılabilir?
- Arkadaşın yakın bir aile ferdini yeni kaybetti. Too bad!
- Bulmacayı çözdün ama cevabı yanlış kutuya yazdın. Too bad!
- Birisi bir kazada ağır yaralandı. Too bad!
Cevabı göster
Bulmacayı çözdün ama cevabı yanlış kutuya yazdın. Too bad!