Vücut Geliştiren Bir Goril Bench Press'te Ne Kadar Kaldırabilir?: İngilizce çalışma notları
The Infographics Show
Video özeti: Anlatım, hayvan gücü ve insan rekorlarından bir gorilin bench press kapasitesini tahmin ediyor, sonra varsayımı hicve dönüştürüyor. Başlıca İngilizce noktaları: 1. pound for pound — Deyimler ve mecazi ifadeler: vücut ağırlığına göre ayarlanan gücü anlayıp göreli güç ile toplam kuvveti karıştırmayın. 2. going toe-to-toe with — Deyimler ve mecazi ifadeler: güçlü bir rakiple doğrudan karşılaşmayı anlatan canlı ifadeyi dövüşte veya başka rekabette tanıyın. 3. few, if any, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: sayının çok az, hatta sıfır olabileceğini kısa bir çekinceyle belirterek eleştiriyi kesin bir iddiaya dönüştürmeden ifade edin.
Bu derste
The bench press is considered a hallmark of all powerlifters and a true test of your raw physical strength. Kalıp ifadeler
0:00Bench press, tüm haltercilerin ayırt edici özelliği ve ham fiziksel gücünüzün gerçek bir testi olarak kabul edilir.
a hallmark of: tanımlayıcı ve temsil edici bir özellik
Bu cümlede a hallmark of, “bir şeyin tanımlayıcı ve temsil edici özelliği” anlamına gelir. Bench pressin a hallmark of powerlifters olarak adlandırılması, onun yalnızca olası bir işaret değil, sporla güçlü biçimde ilişkilendirilen ve sporu karakterize eden bir unsur olduğunu gösterir. Kalıp a hallmark of + isim veya isim öbeği şeklindedir. Bir özellik bir kişiyi, tarzı, dönemi, mesleği veya olguyu güvenilir biçimde temsil ettiğinde kullanılabilir.
Alıştırma
“Bir şeyin tanımlayıcı ve temsil edici özelliği” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: Careful use of natural light is ____ her photography.
Cevabı göster
a hallmark of
With some light training, pretty much any human is able to bench press their own weight. Kalıp ifadeler
0:06Hafif bir antrenmanla, hemen hemen her insan kendi ağırlığını bench press yapabilir.
pretty much: geniş bir genellemeyi yumuşatmak
Pretty much, “neredeyse”, “hemen hemen” veya “büyük ölçüde” anlamına gelen gündelik bir zarf ifadesidir. Burada any human ifadesini yumuşatır: Konuşan kişi çok geniş bir genelleme yaparken az sayıda istisnaya da yer bırakır. Pretty much ifadesini tek bir kalıp olarak değerlendirin. Burada pretty, “güzel” anlamına gelmez; iki sözcük birlikte görünüşü değil, yaklaşık olma durumunu ifade eder.
Alıştırma
“Neredeyse tamamen” anlamına gelen iki sözcüklü gündelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: We have ____ finished packing; only one box is left.
Cevabı göster
pretty much
But what about a full-grown male silverback gorilla?
0:10Peki ya tam yetişkin bir erkek gümüş sırtlı goril?
How much would a wild gorilla really bench if they were trained to do so?
0:13Vahşi bir goril bunu yapmak için eğitilseydi bench'te gerçekten ne kadar kaldırırdı?
Mountain gorillas are pound for pound one of the strongest animals in the world. Deyimler
0:17Dağ gorilleri, kiloya oranla dünyadaki en güçlü hayvanlardan biridir.
“Pound for pound”: vücut ağırlığına göre güç
“Pound for pound”, “vücut ağırlığı hesaba katıldığında” anlamına gelir. Gücü vücut büyüklüğüne oranla karşılaştırır; yani bir hayvanın birim ağırlık başına ne kadar güçlü olduğuna bakar. Buradaki ifade, dağ gorillerinin en büyük toplam kuvveti ürettiği anlamına gelmez. Farklı büyüklükteki hayvanlar aynı vücut ağırlığı temelinde karşılaştırıldığında en güçlüler arasında olduklarını anlatır.
Alıştırma
“Vücut ağırlığına oranla” anlamındaki deyimle cümleyi tamamlayın: “____, the smaller dog is stronger.”
Cevabı göster
Pound for pound
a ranking looking at animal strength versus body weight found that the top four strongest animals in the world were, in order, Kalıp ifadeler
0:22hayvanların gücünü vücut ağırlığına göre inceleyen bir sıralama, dünyadaki en güçlü ilk dört hayvanın sırasıyla şunlar olduğunu buldu:
“In fact,”: destekleyici kanıt sunmak
“In fact,”, önceki genel iddiayı ardından gelen daha somut sıralama kanıtına bağlayan bir söylem belirtecidir. Dinleyiciye sıradaki gerçeğin iddiayı doğruladığını ve güçlendirdiğini bildirir. Burada karşıtlık göstermez. Yararlı okuma düzeni şöyledir: önce genel bir ifade, ardından “In fact,” ile somut destek veya daha kesin bir gerçek gelir.
Alıştırma
İki cümleyi okuyun. İkinci cümlenin yalnızca örnek veya karşıtlık sunmak yerine ilk cümleye güçlü bir kanıt sağladığını en iyi hangi bağlaç gösterir? “The cave stays cold all year. ___, ice remains inside even in summer.”
- In fact
- For example
- However
Cevabı göster
In fact
in order: öğeleri sıralama derecesine göre sunmak
Burada in order, sıradaki dört hayvanın nasıl sunulacağını belirtir: sıralamadaki yerlerine göre, bir numaradan başlayıp liste boyunca devam ederek. were sözcüğünden sonra virgüller arasına gelen bu ifade, hayvanların kendisini değil, ardından gelecek listenin sırasını açıklar.
Alıştırma
Hangi cümlede in order, dereceye göre sıralanmış bir listeyi sunmak için kullanılmıştır?
- Please put the books in order by size.
- The three fastest runners were, in order, Ana, Ben, and Cole.
- We left early in order to catch the bus.
Cevabı göster
The three fastest runners were, in order, Ana, Ben, and Cole.
which can lift weight up to 1,000 times its own body weight. Dilbilgisi
0:30kendi vücut ağırlığının 1.000 katına kadar ağırlık kaldırabilir.
up to 1,000 times its own body weight: üst sınır ve karşılaştırma temeli
Bu cümlede up to, belirtilen yeteneğin üst sınırını gösterir. Hayvan daha azını kaldırabilir; ifade, her zaman kendi ağırlığının 1.000 katına ulaştığını söylemez. 1,000 times its own body weight çarpanı, kaldırılan ağırlığı aynı hayvanın vücut ağırlığıyla karşılaştırır. Hayvan 1 gram ağırlığındaysa belirtilen üst sınır 1.000 gram olur.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için up to, five times ve its own ifadelerini kullanın: This material can absorb ____ weight in water.
Cevabı göster
up to five times its own
That would be the equivalent of the average human picking up a small building and chucking it over their shoulder. Kalıp ifadeler
0:33Bu, ortalama bir insanın küçük bir binayı alıp omzunun üzerinden atmasına eşdeğer olacaktır.
the equivalent of: tanıdık bir ölçekte karşılaştırma
Bu cümlede the equivalent of, böceğin gücünü insan ölçeğindeki bir karşılaştırmaya dönüştürür. Vücut ağırlığına oranla, hayal edilen insan hareketinin ölçek bakımından böceğin başarısıyla eşleşeceğini anlatır; insan ile böceğin ya da bina ile böceğin taşıdığı yükün kelimenin tam anlamıyla aynı olduğunu söylemez. be the equivalent of + isim, miktar veya -ing yan cümlesi kalıbı; sezgisel olarak anlaşılması zor bir miktarı, değeri veya etkiyi tanıdık bir referansla açıklar.
Alıştırma
Cümleyi eşit değer karşılaştırması başlatan üç kelimelik isim öbeğiyle tamamlayın: The repair will cost ____ two months' rent.
Cevabı göster
the equivalent of
At number two is the rhinoceros beetle that can grow to 6 in and carry weight up to 850 times its own body weight. Dilbilgisi
0:38İki numarada 6 inçe kadar büyüyebilen ve kendi vücut ağırlığının 850 katına kadar ağırlık taşıyabilen gergedan böceği var.
At number two is ...: sıralamadaki bir öğeyi açıklama
At number two sıralamadaki konumu cümlenin başına getirir ve is, gerçek özne olan the rhinoceros beetle ifadesinden önce gelir. Bu nedenle yapı, iki gergedan böceği bulunduğunu değil, gergedan böceğinin ikinci sırada olduğunu anlatır. At number + sıra + be + öğe sunum kalıbı, konuşmacının listedeki öğeleri sıra sıra açıklamasını sağlar. Sıra bilgisini başa almak, yalnızca öğeyi değil, geri sayımı veya sıralamayı bilginin düzenleyici odağı yapar.
Alıştırma
İkinci sırayı başa getiren dört kelimelik kalıpla sıralama duyurusunu tamamlayın: ____ Jordan Lee, with 92 points.
Cevabı göster
At number two is
That would be the equivalent of a human carrying a train passenger car.
0:46Bu, bir tren vagonu taşıyan bir insana eşdeğerdir.
which can carry the weight up to 50 times its own body weight,
0:51bu da kendi vücut ağırlığının 50 katına kadar ağırlık taşıyabilen,
or the equivalent of a human carrying a not-quite-adult hippopotamus.
0:54veya bir insanın tam olarak yetişkin olmayan bir su aygırı taşımasına eşdeğerdir.
capable of carrying objects up to 10 times their own body weight. Kalıp ifadeler
1:00kendi vücut ağırlıklarının 10 katına kadar nesneleri taşıyabilme kapasitesine sahip.
capable of carrying: capable of + -ing yapısı
Capable of carrying, “taşıma yeteneğine sahip olmak” anlamına gelir. Virgülden sonraki bu ifade, gorilin ne yapabildiğini açıklar. capable of + isim veya -ing biçimi kullanılır. of sonrasında bir eylem geliyorsa -ing biçimi gerekir: capable of carrying doğrudur; capable of carry değildir.
Alıştırma
Cümleyi capable of ve carry fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: This small robot is ____ loads that weigh twice as much as it does.
Cevabı göster
capable of carrying
Gorillas need all this strength in order to defend their group of younger males, females, Dilbilgisi
1:04Goriller tüm bu güce, genç erkeklerden, dişilerden,
and babies from wandering predators or other males looking to take over a group for themselves. Öbek fiiller
1:08ve bebeklerden oluşan gruplarını, dolaşan yırtıcılardan veya bir grubu kendi başlarına ele geçirmek isteyen diğer erkeklerden korumak için ihtiyaç duyarlar.
in order to: amaç belirtme
In order to bir eylemin amacını belirtir. Burada gorillerin güce ihtiyaç duymasının amacı gruplarını savunmaktır. Yapı in order to + fiilin yalın hâlidir. Buradaki fiil defend sözcüğüdür. Bu ifade amacı özellikle açık hâle getirir; yalnızca to kullanmak da çoğu zaman aynı amacı anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi amacı açıkça belirten üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Maya set an alarm ____ wake up on time.
Cevabı göster
in order to
“Kontrolü üstlenmek” anlamında take over
Bu cümlede take over, bir grubun kontrolünü ele geçirmek ve yönetimini üstlenmek anlamına gelir. Diğer erkekler mevcut lideri yerinden eder veya ona meydan okur; böylece grup onların yönettiği bir grup hâline gelir. Take over bir öbek fiildir: take ve over tek bir anlam birimi olarak birlikte çalışır. Bu nedenle bir şeyi fiziksel olarak daha yüksek bir konuma götürmek anlamına gelmez. Aynı yapı bir şirketin, takımın, görevin, bölgenin veya başka bir örgütlü grubun kontrolünün el değiştirmesini de anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi “kontrolü üstlenmek” anlamındaki öbek fiille tamamlayın: After the director retired, Priya was asked to ____ the department.
Cevabı göster
take over
fights between big silverbacks are vicious and often end in the death or severe injury to one or both of the animals. Kalıp ifadeler
1:14büyük gümüş sırtlılar arasındaki kavgalar şiddetlidir ve çoğu zaman hayvanlardan birinin veya her ikisinin ölümü veya ağır yaralanmasıyla sonuçlanır.
Ödünleme girişi olarak “While rare, ...”
While rare, although such fights are rare anlamına gelen kısaltılmış bir ödünleme yan tümcesidir. Rare, ardından gelen ad öbeğinde belirtilen kavgaları niteler; örtük tam biçim while fights between big silverbacks are rare şeklindedir. Bu giriş önce sınırlayıcı bir gerçeği kabul eder, ardından onu gelen daha önemli iddiayla karşılaştırır: Kavgalar yaygın olmasa da acımasız ve tehlikelidir. Burada while, during the time that değil, although anlamındadır.
Alıştırma
Örnekteki While rare ne anlama geliyor?
- Kavgaların acımasız olmasının nedeni olarak seyrekliği gösterir.
- Seyrek görülen bir kavga sırasında neler olduğunu söyler.
- Bu kavgaların seyrek olduğunu kabul eder.
Cevabı göster
Bu kavgaların seyrek olduğunu kabul eder.
end in + bir sonuç
Bu cümlede end in, bir sürecin nihai sonucunu belirtir: kavgalar ölüm veya ağır yaralanmayla bitebilir. in’den sonraki isim öbeği sonucu adlandırır. Bir olay dizisinin sonunda neye yol açtığına odaklanırken end in + isim öbeği kullanılır. Özellikle istenmeyen sonuçlarda yaygındır, ancak sonuç nötr veya olumlu da olabilir.
Alıştırma
Cümleyi end in ifadesinin doğru geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Months of failed negotiations ____ a lawsuit.
Cevabı göster
ended in
it's perhaps surprising then to discover that gorillas actually prefer not to fight and actively engage in threatening displays and false charges to scare away competitors. Notlar
1:22gorillerin aslında savaşmamayı tercih ettiklerini ve rakiplerini korkutup kaçırmak için aktif olarak tehditkar gösteriler ve sahte saldırılar yaptıklarını keşfetmek şaşırtıcı olabilir.
prefer not to + fiil
Bu cümlede prefer not to fight, dövüşmekten kaçınmanın daha çok istenen seçenek olduğu anlamına gelir. Not, to fight mastarını olumsuz yapar; dolayısıyla tercih, eylemi yapmamaktır. Aktarılabilir kalıp prefer not to + fiilin yalın hâlidir. Bir eylemden kaçınma eğilimini veya seçimini doğal biçimde anlatır; konuşanın hiçbir tercihi olmadığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi prefer not to ve drive fiiliyle tamamlayın: Because the mountain road is difficult after dark, I ____ at night.
Cevabı göster
prefer not to drive
engage in threatening displays: engage in + etkinlik
Engage in + bir isim öbeği, bir etkinliğe ya da davranış türüne katılmak veya onu yapmak anlamına gelir. Buradaki etkinlik threatening displays ifadesidir: goriller karşı tarafı yıldıran hareketleri veya duruşları bilinçli olarak sergiler. Bu ifade, evlenmek üzere nişanlanmak ya da yalnızca dikkat çekmek anlamına gelmez. Engage in kalıbını, ardından yapılan etkinliğin geldiği bir bütün olarak okuyun.
Alıştırma
Cümleyi engage in ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Last week, the class ____ a recycling project.
Cevabı göster
engaged in
scare away: korkutup uzaklaştırmak
Scare away, bir insanı veya hayvanı korkutarak uzaklaştırmak anlamına gelir. Away bir sonuç ekler: hedef yalnızca korkmaz, aynı zamanda gider veya mesafesini korur. Bu öbek fiil ayrılabilir: scare away the birds ve scare the birds away kullanımlarının ikisi de doğaldır. Nesne bir zamirse ortada olmalıdır: scare them away.
Alıştırma
Cümleyi scare away ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: A loud clap frightened the pigeons, and they flew off the balcony. The clap ____ the pigeons.
Cevabı göster
scared away
even if you were a big bad silverback in charge, Dilbilgisi
1:32sorumlu büyük, kötü bir gümüş sırtlı olsanız bile,
you probably would rather find a more diplomatic solution to a problem than going toe-to-toe with another gorilla that has almost as much strength as you. Deyimler
1:35muhtemelen bir soruna, sizin kadar gücü olan başka bir gorille burun buruna gelmekten daha diplomatik bir çözüm bulmayı tercih edersiniz.
Destekleyici bir gerekçe sunan After all
“After all”, az önce söylenen bir fikre dönüp ona inanmayı destekleyen bir gerekçe ekler. Burada, neredeyse aynı güçteki bir gorille dövüşmenin tehlikesi, bir liderin barışçıl bir çözümü tercih edeceği düşüncesini destekler. Bu bir söylem belirtecidir: Bu cümlenin önceki mesajı nasıl desteklediğini gösterir. “Finally” anlamına gelmez ve zaman bakımından son olayı anlatmaz.
Alıştırma
Bu cümlenin başındaki “After all” ne işe yarıyor?
- Önceki fikri destekleyen bir gerekçe sunar.
- Bunun zaman bakımından en son gerçekleştiğini gösterir.
- Bir olay dizisinin nihai sonucunu gösterir.
Cevabı göster
Önceki fikri destekleyen bir gerekçe sunar.
Sonucun değişmediğini gösteren Even if
“Even if”, aşırı veya hayalî bir koşul sunar ve ana sonucun yine aynı kaldığını belirtir. Koşul doğru da olabilir yanlış da; sonucu değiştirmez. Burada “even if you were ...”, dinleyiciden kendisini güçlü bir gümüş sırtlı lider olarak hayal etmesini ister. Gerçek dışı “were” biçimi varsayımsal anlamı güçlendirirken diplomatik çözüm tercihi değişmeden kalır.
Alıştırma
Cümle, Mia’nın gerilip gerilmeyeceğini söylemiyor. Planının değişmeyeceğini gösteren iki kelimelik bağlaçla cümleyi tamamlayın: ____ Mia feels nervous, she will still sing in the show.
Cevabı göster
Even if
go toe-to-toe with: bir rakiple doğrudan karşı karşıya gelmek
Burada going toe-to-toe with another gorilla, çatışmadan kaçınmak yerine başka bir gorille doğrudan karşı karşıya gelmek demektir. Bu bir deyimdir; kimsenin gerçekten ayak parmaklarını karşı karşıya getirmesi gerekmez. Yeniden kullanılabilecek temel biçim go toe-to-toe with + rakip şeklindedir. Fiziksel bir dövüşü ya da spor, iş dünyası veya siyasetteki doğrudan bir mücadeleyi anlatabilir. Bu cümlede going, than ile sunulan diğer seçeneği bir eylem olarak adlandırır; sözlük biçimi genellikle go toe-to-toe with şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki “doğrudan rekabet etmek” anlamına gelen deyimle tamamlayın: Our small team is ready to ____ the league champions.
Cevabı göster
go toe-to-toe with
With Great Power Comes Great Responsibility: Spider-Man göndermesi
With great power comes great responsibility, daha büyük yeteneğin, yetkinin veya etkinin onu dikkatli kullanma konusunda daha büyük bir görev getirdiği anlamına gelir. Akılda kalıcı With X comes Y yapısı önce X'i sunar, ardından onunla birlikte gelen Y'yi söyler. Günümüzde bu söz, benzer düşünceler daha eski olsa da Spider-Man ile güçlü biçimde ilişkilendirilir. Sözü alıntılamak çoğu zaman bu göndermeyi işaret eder ve konu geçişini eğlenceli ya da dramatik gösterebilir. Burada bir gorilin insanlara özgü ahlaki bir görevi gerçekten kabul ettiği söylenmez; bilinen söz kullanılarak güçten, gücün gerektirdiklerine geçilir.
Alıştırma
Bir sınıf arkadaşı bir takıma liderlik etmek üzere seçiliyor ve biri 'With great power comes great responsibility.' sözünü alıntılıyor. Ana mesaj nedir?
- Sorumluluk yalnızca süper kahraman hikâyelerinde önemlidir.
- Daha fazla yetki, onu dikkatli kullanma görevini getirir.
- Güçlü olmak, hiçbir zaman yardıma ihtiyaç duymamak demektir.
Cevabı göster
Daha fazla yetki, onu dikkatli kullanma görevini getirir.
but also an extremely high risk of death or injury,
1:46aynı zamanda ölüm veya yaralanma riski de son derece yüksektir,
and gorillas simply rather not risk it most of the time.
1:49ve goriller çoğu zaman bu riske girmemeyi tercih ederler.
gorillas are amongst some of the most peaceful primates next to bonobos,
1:52goriller, bonobolardan sonra en barışçıl primatlardan bazılarıdır,
though they have suffered a maligned reputation around the world thanks to their fearsome displays and massive size. Kalıp ifadeler
1:56korkunç gösterileri ve muazzam boyutları sayesinde dünya çapında kötü bir üne sahip olsalar da.
Olumsuz sonuçla kullanılan thanks to
Bu cümlede thanks to, gorillerin kötü ününün nedenini, yani korkutucu gösterilerini ve devasa boyutlarını tanıtır. Sonuç olumsuz olduğu için ifade gerçek bir minnettarlık değil, “yüzünden” veya “sonucunda” anlamına gelir. Olumlu gibi görünen bu ifade, ironik bir hava yaratır. Genel olarak thanks to yararlı bir nedeni, zararlı bir nedeni veya alaycı biçimde değerlendirilen bir nedeni tanıtabilir; konuşanın tutumu sonuçtan ve bağlamdan anlaşılır.
Alıştırma
Cümlede thanks to ne anlatıyor?
- İnsanlar gorillerin kötü bir üne sahip olmasına minnettardır.
- Gösteriler, ün zaten düzeldikten sonra gerçekleşti.
- Gösteriler ve boyut kötü üne neden oldu; ifadede ironik veya suçlayıcı bir ton var.
Cevabı göster
Gösteriler ve boyut kötü üne neden oldu; ifadede ironik veya suçlayıcı bir ton var.
a wild gorilla would prefer to avoid a confrontation with you,
2:02vahşi bir goril sizinle yüzleşmekten kaçınmayı tercih ederdi,
it's almost certainly going to be a false charge meant to scare you away. Dilbilgisi
2:06neredeyse kesinlikle sizi korkutup kaçırmayı amaçlayan sahte bir saldırı olacaktır.
meant to scare you away: amaçlanan işlev
Burada meant to scare you away, a false charge ifadesini açıklar ve amacını belirtir. that is meant to scare you away yapısının kısaltılmış hâlidir: saldırının amacı kişinin uzaklaşmasını sağlamaktır. Tekrar kullanılabilen be meant to + fiilin yalın hâli yapısı, bir nesnenin, kuralın, mesajın veya eylemin amaçlanan işlevini açıklar. Bu kullanımda meant; “anlamına geldi”, “yapması bekleniyordu” veya “kaderinde vardı” demek değildir.
Alıştırma
Dersin amaç bildiren be meant to ifadesiyle cümleyi tamamlayın: This alarm is ____ warn everyone about smoke.
Cevabı göster
meant to
Outside of zoos where animals can be extremely depressed or stressed by their living situation,
2:10Hayvanların yaşam durumlarından dolayı aşırı derecede depresyona girebildiği veya strese girebildiği hayvanat bahçeleri dışında,
wild gorillas have only ever been recorded attacking humans who were actively hunting them
2:15vahşi gorillerin sadece onları aktif olarak avlayan insanlara saldırdığı kaydedilmiştir
let's say that we wanted to train a gorilla to go for the world record in bench pressing. Notlar
2:22diyelim ki bir gorili bench press'te dünya rekorunu kırması için eğitmek istedik.
Let's say that: varsayımsal bir durum sunmak
“Let's say that”, dinleyiciyi ardından gelen durumu geçici ve hayalî bir başlangıç noktası olarak kabul etmeye davet eder. Böylece konuşan kişi, durumun gerçekten gerçekleşeceğini iddia etmeden sonucu inceleyebilir veya hesaplama yapabilir. Buradaki “say”, “bu sözleri sesli olarak söylemek” anlamına gelmez. Kalıbın tamamı “şimdilik … olduğunu varsayalım” anlamındadır.
Alıştırma
“Let's say that the train is an hour late” cümlesinde “let's say that” dinleyiciden ne yapmasını ister?
- Üzerinde düşünebilmek için durumu geçici olarak kabul etmek
- Cümlenin geri kalanını sesli olarak tekrarlamak
- Gecikmenin kesinlikle gerçekleşeceğine inanmak
Cevabı göster
Üzerinde düşünebilmek için durumu geçici olarak kabul etmek
Go for the world record in bench pressing: dünya rekorunu hedeflemek
Bu cümlede “go for the world record”, dünya rekoruna ulaşmak veya onu kırmak için ciddi biçimde denemek anlamına gelir. “Go” bir yere gitmeyi anlatmaz ve başarı garanti değildir. “In bench pressing” sözleri, rekorun ait olduğu branşı belirtir. Aynı yapı yüzme, koşu veya başka bir branştaki rekor için de kullanılabilir.
Alıştırma
Noah yarın bir rekoru deneyecek, ancak başarılı olup olmayacağını kimse bilmiyor. Hangi cümle bu anlama uyar?
- Noah is going for the world record in the long jump.
- Noah holds the world record in the long jump.
- Noah has broken the world record in the long jump.
Cevabı göster
Noah is going for the world record in the long jump.
actually a gorilla would be easily able to beat the world record even without training. Kalıp ifadeler
2:27aslında bir goril eğitim almadan bile dünya rekorunu kolayca kırabilir.
Beat the world record: mevcut en iyi sonucu aşmak
Beat the world record ifadesinde beat, mevcut en iyi sonuçtan daha iyi bir sonuç elde etmek demektir. Nesnesi fiziksel olarak yenilen bir kişi değil, aşılan rekor veya hedeftir. Bu kalıp, ölçülebilir performansları karşılaştırırken yaygın olarak kullanılır. Bir insan, hayvan, takım veya makine daha hızlı bir süre, daha ağır bir kaldırış, daha yüksek bir puan ya da başka bir üstün sonuç elde ederek beat a record yapabilir.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın mevcut dünya rekorundan daha iyi bir sonuç elde ettiğini ifade eder?
- Maya won the 100-meter sprint.
- Maya beat the world record in the 100-meter sprint.
- Maya beat the defending champion in the 100-meter sprint.
Cevabı göster
Maya beat the world record in the 100-meter sprint.
let's say we wanted to figure out what the maximum power of a gorilla would be Öbek fiiller
2:33diyelim ki bir gorilin maksimum gücünün ne olacağını bulmak istedik,
Figure out: akıl yürüterek bir cevaba ulaşmak
Figure out, düşünerek, araştırarak veya hesaplayarak bir anlayışa ya da cevaba ulaşmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Burada wanted to figure out, konuşmacıların çözmeyi amaçladığı sorunu, yani bir gorilin azami gücünü tahmin etmeyi sunar. Out öbek fiilin bir parçası olduğu için figure burada kişi, şekil veya sayı anlamına gelen bir isim değildir. Ardından figure out the cause örneğindeki gibi bir şey ya da figure out how it works örneğindeki gibi soru sözcüğüyle başlayan bir yan cümle gelebilir.
Alıştırma
Cümleyi figure out öbek fiilinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After checking each step, we finally ____ why the calculation was wrong.
Cevabı göster
figured out
because they use their arms for walking around, Dilbilgisi
2:36çünkü etrafta dolaşmak için kollarını kullanıyorlar,
and pulling down thick tree branches so they can munch on leaves and fruits. Notlar
2:41ve yaprak ve meyveleri yiyebilmek için kalın ağaç dallarını aşağı çekmek için.
use their arms for walking around: use ... for doing yapısı
Use something for doing something, bir nesnenin veya vücut bölümünün bir etkinliği yapmak için kullanıldığını anlatır. Burada their arms kullanılan vücut bölümleridir; walking around ise sıralanan kullanım amaçlarının ilkidir. for sözcüğünden sonra -ing biçimi kullanılır: for walking doğrudur, for walk değildir. Bu yapı birden fazla kullanım amacı da sıralayabilir: use X for doing A, doing B, and doing C.
Alıştırma
Cümleyi clean fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: We use this brush for ____ our shoes.
Cevabı göster
cleaning
pulling down: daha alçak bir konuma hareket
Bu cümlede pulling down, kalın dalları güç kullanarak daha yüksek bir konumdan daha alçak bir konuma taşımak anlamına gelir. down sözcüğü hareketin sonucunu gösterir; bu yüzden ifade tek başına pull sözcüğünden daha belirgindir. Pull down, bir ismin iki yanına ayrılabilir: pull down the branch veya pull the branch down. Nesne bir zamirse ortada yer alır: pull it down.
Alıştırma
Perdenin üzerinde parlak ışık alan bir pencere var. Hangi yönerge pencere perdesini daha alçak bir konuma getirmek anlamına gelir?
- Please pull the shade toward you before the movie starts.
- Please pull down the shade before the movie starts.
- Please push up the shade before the movie starts.
Cevabı göster
Please pull down the shade before the movie starts.
munch on: sürekli çiğneyerek yemek
Bu cümlede munch on, yaprakları ve meyveleri sürekli ve fark edilir biçimde çiğneyerek yemek anlamına gelir. on, fiil öbeğinin bir parçasıdır; hayvanın fiziksel olarak yiyeceğin üstünde olduğunu göstermez. Munch on, eat fiilinden daha canlı ve daha gündeliktir. Bir süre boyunca tekrarlanan ısırma ve çiğneme hareketlerini gözünüzde canlandırır.
Alıştırma
Hangi cümle sürekli ve fark edilir bir çiğneme görüntüsünü en açık biçimde verir?
- The rabbit looked at a carrot.
- The rabbit carried a carrot.
- The rabbit munched on a carrot.
Cevabı göster
The rabbit munched on a carrot.
Gorillas have seriously more developed arms than humans do.
2:45Goriller, insanlardan çok daha gelişmiş kollara sahiptir.
Their upper body strength is around six times greater than the average human. Dilbilgisi
2:48Üst vücut güçleri ortalama bir insandan yaklaşık altı kat daha fazladır.
six times greater than the average human: ortalama bir insanın yaklaşık altı katı
Bu karşılaştırmada six times, greater than yapısını niteler; the average human ise karşılaştırma ölçütüdür. Günlük konuşmada cümle, üst vücut güçlerinin ortalama bir insanınkinin yaklaşık altı katı olduğunu anlatmak ister. Kesin matematikte bu ifade belirsiz olabilir: six times greater than, özgün miktara onun altı katının eklenmesi, yani toplamın yedi kat olması şeklinde de okunabilir. 6:1 oranını açıkça belirtmek için six times as great as veya six times the strength of yazın.
Alıştırma
Günlük konuşmada bu cümleyle genellikle ne anlatılmak istenir? The new hall's capacity is six times greater than the old hall's.
- Yeni salon eski salondan altı kişi daha fazla alır.
- Yeni salon eski salonun yaklaşık altı katı kadar insan alır.
- Yeni salon eski salonun tam yedi katı kadar insan alır.
Cevabı göster
Yeni salon eski salonun yaklaşık altı katı kadar insan alır.
breaking that record is no problem for even the weakest gorilla. Kalıp ifadeler
2:52o rekoru kırmak en zayıf goril için bile hiç sorun değil.
o rekoru kırmak
breaking that record mevcut rekoru geçmek anlamına gelir; fiziksel bir nesneyi kırmak anlamına gelmez. Burada breaking, break fiilinin -ing biçimidir ve breaking that record bütünü bir isim-fiil öbeği olarak is no problem cümlesinin öznesi görevindedir. Break a record, kaydedilmiş en iyi sonucu geçmek için kullanılan doğal ve yaygın bir kalıptır. That record, bağlamda zaten bilinen belirli bir rekora gönderme yapar; bu yüzden cümle, en zayıf bir goril için bile bu rekoru geçmenin kolay olduğunu söyler.
Alıştırma
Bu cümlede breaking that record ne anlama geliyor?
- rekorun kendisine zarar vermek
- rekoru unutmak
- mevcut rekoru geçmek
- rekoru yazmak
Cevabı göster
mevcut rekoru geçmek
what would be the maximum a gorilla could be able to lift?
2:57bir gorilin kaldırabileceği maksimum ağırlık ne olurdu?
raw kategorisinde bench press
Raw bench press, powerlifting alanında kullanılan bir terimdir ve raw kategorisinde yapılan bench press'i ifade eder; genellikle bench shirt gibi destekleyici ekipman kullanılmaz. Buradaki raw, performansın bu tür yardımı dışlayan kurallara göre sınıflandırıldığını gösterir. Hareketin dikkatsizce yapıldığı veya bütün aksesuarların yasak olduğu anlamına gelmez. Cümlede for a raw bench press, rekorun kategorisini ve karşılaştırma standardını belirtir. 739,6 poundluk sonuç, ekipmanlı bench press rekoru olarak değil, raw kategorisindeki en iyi performans olarak sunulmaktadır.
Alıştırma
Raw bench press ifadesinde raw neyi gösterir?
- kaldırışın hiçbir yarışma kuralının olmaması
- kaldırışta hiçbir tür ekipman kullanılamaması
- kaldırışın genellikle destekleyici bir bench shirt'ü dışlayan bir kategoriye ait olması
- kaldırışta destekleyici bir bench shirt kullanılması
Cevabı göster
kaldırışın genellikle destekleyici bir bench shirt'ü dışlayan bir kategoriye ait olması
Amerikalı Julius Maddox tarafından belirlenen
set by American Julius Maddox ifadesi, dünya rekoruna kimin imza attığını ekleyen kısaltılmış bir edilgen açıklamadır. Tam biçimi which was set by American Julius Maddox olurdu; ilgi cümlesi geçmiş zaman ortacı yapısına kısaltılmıştır. Burada set edilen şey record, yani rekordur; American Julius Maddox ise rekoru belirleyen kişidir. Rekorlardan söz ederken set, “bir rekor belirlemek” anlamına gelir; “bir şeyi bir yere koymak” anlamına gelmez.
Alıştırma
Rekoru kimin belirlediğini gösteren ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: The school record for the 100-meter dash was ____ Maya Chen.
Cevabı göster
set by
This isn't the greatest weight ever bench pressed,
3:07Bu, bugüne kadar bench press'te kaldırılan en büyük ağırlık değil,
as those numbers were accomplished with the help of a bench shirt. Kalıp ifadeler
3:09çünkü bu rakamlara bir bench gömleği yardımıyla ulaşıldı.
yardımıyla
With the help of, bir eylemi destekleyen veya bir sonucu mümkün kılan kişiyi, aracı, kaynağı ya da koşulu tanıtır. Yardım eden şeyin insan olması gerekmez. Bu cümlede bench shirt, daha büyük sayıların elde edilmesine yardımcı olan ekipman olarak sunulur. Bu ifade yardım veya desteği öne çıkarır, ancak ana eylem hâlâ sporcunun yaptığı eylemdir. Desteğin tek neden olduğunu söylemeden sonuca nasıl ulaşıldığını açıklar.
Alıştırma
Kontrol listesini yöntemin kendisi veya övülen bir neden olarak değil, destek olarak gösteren tarafsız ifadeyi seçin: The team finished the inspection ____.
- thanks to a checklist
- with the help of a checklist
- by following a checklist
Cevabı göster
with the help of a checklist
bench shirt: powerlifting için özel destek ekipmanı
Burada bench shirt, ekipmanlı powerliftingde kullanılan, vücuda çok sıkı oturan özel bir giysidir. Son derece sert ve esnemeye dirençli malzemesi, bench press sırasında sporcunun mekanik açıdan avantajlı konumlarda kalmasına yardımcı olur ve böylece daha ağır kaldırmaya katkıda bulunabilir. Bu destekle yapılan kaldırış equipped lift olarak kabul edilir, raw lift değildir. Rekorları yorumlarken bu ayrım önemlidir: bench shirt ile ve onsuz elde edilen dereceler doğrudan karşılaştırılamaz.
Alıştırma
Bir powerlifting haberinde bench shirt neyi ifade eder?
- Bench presse mekanik olarak yardımcı olabilen sert ve destekleyici bir giysi
- Yalnızca sporcuyu serin tutmak için giyilen bol bir tişört
- Üzerinde bench press resmi bulunan sıradan bir tişört
Cevabı göster
Bench presse mekanik olarak yardımcı olabilen sert ve destekleyici bir giysi
allowing for more lifting potential: sonuç bildiren -ing öbeği
Bu cümlede allowing for more lifting potential, önceki durumun sonucunu ekleyen bir şimdiki zaman ortaç öbeğidir. Anlamca öznesi önceki düşüncenin tamamıdır: sert malzeme bazı kasları daha iyi konumlara taşır ve bunun sonucu daha fazla ağırlık kaldırma olasılığıdır. Burada allow for + isim öbeği, “bir sonucu mümkün kılmak” veya “ona alan açmak” anlamına gelir; “izin vermek” anlamında değildir. -ing öbeği, açıklayıcı bir metinde yeni bir tam yan cümle başlatmadan bu sonucu kısa ve yoğun biçimde eklemeyi sağlar.
Alıştırma
Sonucu eklemek için allow for yapısının -ing biçimini kullanın: The redesigned entrance is wider, ____ easier wheelchair access.
Cevabı göster
allowing for
a lot of those record holders for non-raw presses were never drug tested,
3:26donanımlı kaldırma rekoru sahiplerinin birçoğu hiçbir zaman ilaç testinden geçmedi,
we're not going to let our gorilla cheat his way to glory. Dilbilgisi
3:31gorilimizin zafere giden yolda hile yapmasına izin vermeyeceğiz.
cheat his way to glory: hile yaparak şana ulaşmak
cheat his way to glory, bir hedefe belirli bir eylemi araç olarak kullanarak ulaşmayı anlatan fiil + one's way + sonuç yapısını kullanır. Burada cheat hile yapmak anlamındadır; bütün ifade şana hile yaparak ulaşmak demektir. His way gerçek bir yolu anlatmaz. Bu yapıda fiil yöntemi, way sözcüğünden sonra gelen bölüm ise hedefi veya sonucu gösterir. Bu nedenle yapı farklı fiillerle başka durumlara da aktarılabilir.
Alıştırma
Bu cümlede cheat his way to glory ne anlama geliyor?
- Hile yaparak şana ulaşmak
- Glory adlı bir yere giden yolda yürümek
- Dürüstçe çalışarak şana ulaşmak
- Başka birinin ünlü olmasına yardım etmek
Cevabı göster
Hile yaparak şana ulaşmak
latest weigh-ins: en son yapılan resmî tartımlar
weigh-in, genellikle bir dövüşten veya başka bir müsabakadan önce yarışmacının tartıldığı resmî etkinliği anlatan bir isimdir. Tire, weigh-in ifadesinin isim olduğunu gösterir. one of the latest weigh-ins ifadesinde latest en son yapılan anlamına gelir; çoğul weigh-ins ise yakın zamanda yapılan birkaç tartımı belirtir. Bu ifade yalnızca tartıya çıkma gibi sıradan bir eylemi değil, resmî olarak kayda geçirilen bir ölçümü anlatır. One, en son yapılan tartımlar grubundan tek bir etkinliği seçer.
Alıştırma
Bu cümlede resmî etkinliği doğru adlandıran seçenek hangisidir? Before the tournament, every fighter had to attend an official ____.
- weighs in
- weigh-in
- weigh in
- weight-in
Cevabı göster
weigh-in
a whopping + sayı: şaşırtıcı derecede büyük bir değer
a whopping 449 lb ifadesinde whopping, konuşanın tutumunu ekler: 449 libre alışılmadık derecede büyük ve dikkat çekici bir değer olarak sunulur. Gerçek sayı tam olarak 449'dur; whopping ölçümü değiştirmez. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp a whopping + sayı veya miktar şeklindedir. Whopping, değerden önce onu vurgulayarak öne çıkarır.
Alıştırma
Bu cümlede a whopping 449 lb ne anlatıyor?
- Cümle, birinin Julius'a 449 kez vurduğunu söyler.
- Ağırlık tam olarak 449 lb'dir ve konuşan bunu şaşırtıcı derecede büyük gösterir.
- Ağırlık 449 lb'den düşük bir tahmindir.
Cevabı göster
Ağırlık tam olarak 449 lb'dir ve konuşan bunu şaşırtıcı derecede büyük gösterir.
meaning that he was able to bench press 164% of his body weight. Anlatım akışı
3:37bu da kendi vücut ağırlığının %164'ünü bench press yapabildiği anlamına geliyordu.
meaning that: önceki bilgiden çıkan sonucu sunmak
Virgülden sonra gelen meaning that, biraz önce verilen gerçeğe veya sayılara gönderme yapar ve bunlardan çıkarılan açıklamayı ya da sonucu sunar. Burada %164 ifadesinin önceki sayıların gösterdiği sonuç olduğunu belirtir. Kalıp statement, meaning that + clause şeklindedir. Bu kullanımda which means that ifadesine yakındır; hemen önündeki kelimenin tanımını vermez.
Alıştırma
İkinci düşüncenin ilk gerçeğin sonucu olduğunu gösteren bu dersteki iki kelimelik bağlayıcıyla cümleyi tamamlayın: The library is closed today, ____ we must return tomorrow.
Cevabı göster
meaning that
a gorilla could match the level of fitness Julius has,
3:43bir gorilin Julius'un sahip olduğu kondisyon seviyesine ulaşabileceğini varsayarsak,
would be able to bench press a whopping 4,242 lb.
3:49tamı tamına 4.242 lbs bench press yapabilecektir.
Assuming that: sonuçtan önce bir varsayımı belirtmek
Assuming that, konuşanın üzerinden akıl yürütmek için geçici olarak kabul ettiği bir koşulu belirtir. Burada gorilin Julius'ın göreli fiziksel güç düzeyine ulaşması bir varsayımdır; kanıtlanmış bir sonuç değildir. Ana cümle bu varsayımın sonucunu verir. Bu yapı, belirsiz bir öncülü ona dayanan hesaplama veya sonuçtan ayırır: Assuming that X, Y.
Alıştırma
Hangi cümle cuma günkü teslimatı plan yapmak için kullanılan, henüz doğrulanmamış bir öncül olarak açıkça sunuyor?
- The supplier delivered on Friday, but we launched on Monday.
- The supplier definitely delivers on Friday, so we can launch on Monday.
- Assuming that the supplier delivers on Friday, we can launch on Monday.
Cevabı göster
Assuming that the supplier delivers on Friday, we can launch on Monday.
The largest gorilla on record was an animal shot in 1938 who weighed in at 483 lb, Notlar
3:53Kayıtlara geçen en büyük goril, 1938'de vurulan ve 483 lb ağırlığında olan bir hayvandı.
on record: en üstünlük ifadesini belgelenmiş durumlarla sınırlamak
On record, “resmî olarak veya güvenilir biçimde belgelenmiş bilgiler kapsamında” anlamına gelir. Cümlede largest, mevcut kayıtlarda bulunan gorillerle sınırlıdır. Bu ifade, uç bir iddiayı daha dikkatli hâle getirir. Daha büyük bir gorilin hiçbir zaman yaşamadığını değil, kayıtlarda daha büyüğünün bilinmediğini söyler.
Alıştırma
Raporu, bu derste öğrendiğiniz ve “belgelenmiş ölçümler kapsamında” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Last July was the hottest month ____ in the region.
Cevabı göster
on record
weighed in at + ölçülen bir değer
Burada weighed in at, “kaydedilen ağırlığı ... idi” anlamına gelir. Tartımın sonucuna odaklanır ve at sözcüğünden sonra değer gelir: 483 lb. Bu ifade, özellikle nesnel ve haber tarzı anlatımda maliyet ya da boyut gibi nihai veya dikkat çekici bir toplamı bildirmek için de kullanılabilir.
Alıştırma
Haberi tamamlamak için dersteki üç sözcüklü ifadeyi aynen kullanın: At the clinic, the rescue dog ____ 92 pounds.
Cevabı göster
weighed in at
and if he had been trained to powerlift instead of being shot by idiots, Dilbilgisi
3:59ve eğer aptallar tarafından vurulmak yerine powerlifting yapmak üzere eğitilmiş olsaydı,
he would have been able to lift an incredible 4,753 lb.
4:02inanılmaz bir şekilde 4.753 lbs kaldırabilecekti.
if he had been trained ... he would have been able to lift: gerçek dışı bir geçmiş sonuç
if yan cümlesi olan if he had been trained to powerlift, geçmişte tamamlanmış edilgen yapıyı kullanır. Eğitimi hayal edilen kaldırma eyleminden önceye yerleştirir ve bu eğitimin gerçekleşmediğini gösterir. Sonuç cümlesi he would have been able to lift, gerçek dışı koşul altında var olabilecek bir yeteneği anlatır. Bu bir tahmindir, gerçek bir kaldırma rekoru değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp if + özne + had (been) + geçmiş zaman ortacı, ... would have been able to + fiilin yalın hâlidir.
Alıştırma
Dersteki edilgen koşul ve gerçek dışı yetenek biçimlerini aynen kullanın: If Nora ____ by a certified instructor, she ____ operate the machine safely.
Cevabı göster
had been trained · would have been able to
That is a serious amount of lifting potential,
4:07Bu ciddi bir kaldırma potansiyeli anlamına geliyor,
and a trained powerlifter gorilla would be able to come in handy when moving day comes around. Notlar
4:10ve eğitimli bir powerlifter goril, taşınma günü geldiğinde işe yarayabilir.
come in handy: gerektiğinde işe yaramak
Burada come in handy, “gerektiğinde işe yaramak” demektir. Goril, gücü sayesinde taşınma günü ağır eşyaların kaldırılmasına yardım edebileceği için yararlı olurdu. Yapı genellikle özne + come in handy şeklindedir ve ardından bir zaman ya da durum gelebilir. Öznenin o anda yararlı olduğunu anlatır; bir şeyin gerçek anlamda “ele gelmesi” demek değildir.
Alıştırma
Cümleyi “gerektiğinde işe yaramak” anlamındaki üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: A spare key may ____ if you lock yourself out.
Cevabı göster
come in handy
moving day comes around: taşınma günü gelir
Moving day comes around ifadesinde comes around, “gelir” veya “beklenen zamanına ulaşır” anlamındadır. Özne bir olay ya da tarih olduğu için burada fiziksel hareket değil, zaman anlatılır. Doğum günü, yaz mevsimi, sınav haftası veya planlanmış bir taşınma günü gibi tekrar eden ya da beklenen bir durum için olay veya zaman + come around yapısını kullanın. Bu yapı, söz konusu zamanın takvimdeki sırasının sonunda gelmesini anlatır.
Alıştırma
"When exam week comes around, the library gets busy," cümlesinde comes around ne anlama gelir?
- fikrini değiştirir
- beklenen zamanına ulaşır
- birinin evini ziyaret eder
Cevabı göster
beklenen zamanına ulaşır
A Stalin-era scientist once dreamt of creating an army of genetically engineered human-gorilla hybrid soldiers Notlar
4:14Stalin dönemi bir bilim adamı, genetiği değiştirilmiş insan-goril melezi askerlerden oluşan bir ordu yaratmayı hayal etmişti
dreamt of creating: dream of + -ing yapısı
dreamt of creating ifadesinde dreamt, dream fiilinin basit geçmiş zaman biçimidir ve of sonrasında creating ulaç biçimi gelir. Aktarılabilir kalıp dream of + -ing şeklindedir; dream fiilinin biçimini zamana ve özneye göre değiştirin. Burada dream, mutlaka uykuda bir şey görmek değil, iddialı bir olasılığı hayal etmek veya güçlü biçimde istemek anlamına gelir. İfade, orduyu bir gerçek olarak değil, bilim insanının hayal ettiği bir plan olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi create fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: As a student, Leo dreamt of ____ a safer battery.
Cevabı göster
creating
who would have the strength of a gorilla and the intelligence of a man.
4:20bir gorilin gücüne ve bir insanın zekasına sahip olacak.
genetically engineered human-gorilla hybrid soldiers: temel ismi bulma
Temel isim soldiers sözcüğüdür. İfadeyi sondan okuyun: hybrid, bunların ne tür soldiers olduğunu söyler; human-gorilla, melezde birleştirilen iki kaynağı belirtir; genetically engineered ise ortaya çıkan human-gorilla hybrid soldiers grubunu genetik yoluyla bilinçli olarak değiştirilmiş biçiminde tanımlar. soldiers öncesindeki bütün sözcükler, hayalî bir kategori için katmanlı tek bir tanım oluşturur. Bu dilbilgisel adlandırma bilim insanının önerisinin parçasıdır; tek başına böyle askerlerin var olduğuna kanıt oluşturmaz.
Alıştırma
a solar-powered emergency water pump ifadesinde hangi çözümleme doğrudur?
- solar-powered temel isimdir; nesnenin adını verir
- pump temel isimdir; önceki sözcükler ne tür bir pump olduğunu belirtir
- water temel isimdir; ifade bir tür emergency water tanımlar
- emergency temel isimdir; makinenin adını verir
Cevabı göster
pump temel isimdir; önceki sözcükler ne tür bir pump olduğunu belirtir
we think the scientist was in the wrong business Deyimler
4:24bilim adamının yanlış işte olduğunu düşünüyoruz
be in the wrong business: yanlış mesleği seçmiş olmak
Burada be in the wrong business, kişinin yeteneklerini yanlış meslekte veya alanda kullanması anlamına gelir. Bir işletmenin başarısız ya da yasa dışı olduğu anlamına gelmez. Cümlede ifade mizahi biçimde kullanılıyor: bilim insanının yarattığı şey başka bir iş türünde daha yararlı görünüyor. Daha genel olarak bu ifade, birinin yeteneklerinin başka bir mesleğe daha uygun olduğunu çoğu zaman şakayla karışık söylemek için kullanılır.
Alıştırma
Başka bir kariyerin daha uygun olacağını mizahi biçimde anlatan, dersteki dört sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: Her cakes look professional, so as an office clerk she may be ____.
Cevabı göster
in the wrong business
because if we used the power of genetic engineering for evil,
4:27çünkü eğer genetik mühendisliğinin gücünü kötülük için kullanırsak,
we would definitely create a moving company made up of hybrid human-gorillas Öbek fiiller
4:30insan-goril melezlerinden oluşan bir nakliye şirketi kesinlikle kurardık.
who could effortlessly lift furniture over their head.
4:34zahmetsizce mobilyaları başlarının üzerine kaldırabilecek.
Made up of: bir bütünün bileşenlerini belirtmek
Made up of, “-den oluşan” veya “-den meydana gelen” anlamına gelir. Cümlede nakliye şirketini oluşturacak üyeleri tanıtır. Made up of sözleri, company sözcüğünden sonra kısaltılmış bir edilgen niteleyici oluşturur: a company made up of ... ile a company that is made up of ... aynı anlama gelir. Made up ifadesinden sonra of geldiği için burada yapı bir bileşimi anlatır; made up, “uydurulmuş” anlamında değildir.
Alıştırma
Bir bütünün üyelerini tanıtan, dersteki üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The volunteer committee is ____ students, teachers, and local residents.
Cevabı göster
made up of
Be a snap: “çok kolay” demenin gündelik bir yolu
be a snap ifadesindeki a snap, “yapması çok kolay” anlamına gelen gündelik bir deyimdir. Burada konuşan kişi taşınmanın çok az çaba gerektireceğini öngörüyor; snap parmak şıklatma sesini, bir şeyin kırılmasını ya da fotoğrafı anlatmıyor. Yapı özne + be + a snap şeklindedir: Moving would be a snap. Bir işin ne kadar kolay olduğunu değerlendirmek için kullanılır.
Alıştırma
“Moving would be a snap” burada ne anlama geliyor?
- Taşınmak çok kolay olurdu.
- Taşınırken bir çatlama sesi çıkardı.
- Taşınma çok ani gerçekleşirdi.
Cevabı göster
Taşınmak çok kolay olurdu.
deny them health insurance or benefits of any sort
4:42onlara sağlık sigortası veya herhangi bir yan hak vermeyin
While literally paying them bananas: son şakayı eklemek
While + -ing, ana eylemle aynı anda gerçekleşen başka bir eylem ekler. Paying fiilinin anlaşılmış öznesi you olduğu için yan cümle “while you are paying them bananas” anlamına gelir ve önceki yan hakları vermeme düşüncesine bağlanır. Literally, bananas sözcüğünün gerçek meyveyi anlattığını belirtir. Böylece son kısım şakaya dönüşür: Meyve, ücret gibi kullanılır. Bu saçma görüntü aynı zamanda işçilere yapılan haksız muameleyi eleştirir.
Alıştırma
“while literally paying them bananas” sonu cümleye ne ekliyor?
- Bananas sözcüğünün yüksek maaş için kullanılan sıradan bir İngilizce terim olduğunu söyler.
- Gerçek muzların ödeme olarak kullanıldığı eş zamanlı bir eylem ekleyerek alaycı şakayı oluşturur.
- Ödemenin yan haklar verildikten sonra yapıldığını söyleyerek cümleyi düzeltir.
Cevabı göster
Gerçek muzların ödeme olarak kullanıldığı eş zamanlı bir eylem ekleyerek alaycı şakayı oluşturur.
Do you think we could ever train a gorilla to be a powerlifter?
4:46Sizce bir gorili halterci olması için eğitebilir miyiz?
How much do you think a hulked-out gorilla would be able to lift? Kültür
4:49İri kıyım bir gorilin ne kadar kaldırabileceğini düşünüyorsunuz?
hulked-out: Hulk benzeri kas ve güç
Hulk, devasa, son derece kaslı ve inanılmaz güçlü bir varlığa dönüşmesiyle tanınan bir çizgi roman ve film karakteridir. Kısa çizgili hulked-out sıfatı, “Hulk’a benzeyecek şekilde değişmiş veya dönüştürülmüş” anlamına gelir. Burada gorilla sözcüğünü niteler ve onun gerçek dışı biçimde çok daha güçlü bir hâlini hayal ettirir. İfadeye eğlenceli bir abartı katar; biyolojik bir tanım değildir ve yalnızca “öfkeli” anlamına gelmez.
Alıştırma
“How much do you think a hulked-out gorilla would be able to lift?” cümlesinde hulked-out temel olarak neyi düşündürür?
- Bilimsel olarak kesin biçimde tanımlanmış bir goril türü
- Fiziksel güce ilişkin hiçbir çağrışım olmadan yalnızca öfkeli
- Hulk gibi son derece kaslı ve güçlü
Cevabı göster
Hulk gibi son derece kaslı ve güçlü
moral scruples looking for an exciting business opportunity? Notlar
4:54ahlaki kaygınız olmadan heyecan verici bir iş fırsatı mı arıyorsunuz?
few, if any: çok az, belki hiç
few, if any, moral scruples ifadesinde few “çok az” anlamına gelir; araya eklenen if any ise gerçek sayının sıfır olabileceğini belirtir. Virgüller, if any bölümünün normal bir koşul değil, parantez niteliğinde bir ihtiyat payı olduğunu gösterir. Bu ifade no moral scruples şeklindeki kesin iddiadan kaçınır, ancak yine de neredeyse hiç olmadığını güçlü biçimde düşündürür. Aynı yapı çoğul sayılabilen isimlerle kullanılabilir: few, if any, mistakes.
Alıştırma
Cümleyi “neredeyse hiç” anlamındaki tam ve ihtiyatlı ifadeyle tamamlayın: The careful reviewer found ____, ____, errors in the final draft.
Cevabı göster
few · if any
Moral scruples: yanlış davranışlara karşı vicdani çekinceler
Moral scruples ifadesindeki scruples, birini yanlış olduğuna inandığı bir şeyi yapmaktan alıkoyabilecek vicdani çekincelerdir. İfade özellikle etik bir kısıtlamayı anlatır; sıradan bir kararsızlığı veya pratik bir engeli değil. Burada few, if any, büyük olasılıkla hiç yok veya en fazla çok az var demektir. Bu nedenle sahte iş ilanı üslubu, ideal adayın neredeyse hiçbir etik sınırı olmadığını alaycı biçimde ima eder.
Alıştırma
Örnekte few, if any, moral scruples genetikçi hakkında ne ima ediyor?
- Muhtemelen kuşkulu bir işi yapmaya karşı neredeyse hiç etik itirazı yoktur.
- İşin teknik eğitimine uygun olup olmadığından emin değildir.
- Yalnızca birkaç iş fırsatı vardır.
Cevabı göster
Muhtemelen kuşkulu bir işi yapmaya karşı neredeyse hiç etik itirazı yoktur.
Kısaltılmış ilgi yan tümcesi olarak looking for ...
looking for an exciting business opportunity ifadesi, geneticist sözcüğünden sonra gelen bir şimdiki zaman ortaç yan tümcesidir. who is looking for an exciting business opportunity ifadesinin kısaltılmış biçimidir ve sorunun ne tür bir genetikçiye yöneltildiğini belirtir. looking sözcüğünün örtük öznesi, anlatılan kişi olan you/an unemployed geneticist ifadesidir. Daha yakındaki moral scruples isim öbeğine bağlanmaz. Bu bağlantıyı fark etmek, sorunun ana yapısını ortaya çıkarır: Are you an unemployed geneticist?
Alıştırma
Are you a designer who is looking for freelance work? tam ilgi yan tümcesini daha kısa biçimde yazın. İngilizce cümleyi tamamlayın: Are you a designer ____ for freelance work?
Cevabı göster
looking