Kirli Bir Ekranda Kaç Kalori Vardır?: İngilizce çalışma notları
Vsauce
Video özeti: Michael parmak izlerinin oluşumunu, dokunma işlevini ve adli eşleştirmenin sınırlarını anlatıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. `the naked eye.`: Deyimler ve Mecazlı İfadelerde bunun optik araç olmadan görmek olduğunu, kelimesi kelimesine çıplak göz olmadığını anlayın. 2. `the horny layer,`: Sözcük Anlamı ve Dil Düzeyinde en dış deri tabakasını tanıyın, horny sözcüğünün modern cinsel anlamından ayırın ve kelime oyununu yakalayın. 3. `Even though no two fingerprints are exactly the same,`: Dilbilgisi ve Cümle Kalıplarında, parmak izlerinin benzersizliğini kabul edip uyumlu bir sınır ekleyin: eşleştirme yöntemleri yine de kusurlu olabilir.
Bu derste
home for the holidays: tatil için aile evine dönmek
Bu cümlede home for the holidays, konuşanın ev olarak gördüğü yere, çoğu zaman ailesinin yaşadığı yere dönüp tatil dönemini orada geçirmesi demektir. Bu yerin kişinin şu anda yaşadığı kendi evi olması gerekmez ve tatilin her gününü orada geçireceği anlamına gelmez. Burada home, am sözcüğünden sonra zarf olarak kullanılır: I am home. Önüne to getirilmez. for the holidays, durumu veya zaman dönemini belirtir.
Alıştırma
Maya'nın tatil dönemi için ailesinin evine döndüğünü anlatan yaygın ifadeyle cümleyi tamamlayın: Maya is ____.
Cevabı göster
home for the holidays
I'm in my parents' basement using a different camera than usual. Dilbilgisi
0:05Ailemin evinin bodrumundayım ve her zamankinden farklı bir kamera kullanıyorum.
different camera than usual: normal seçimle karşılaştırma
Bu cümlede a different camera than usual, şu anda kullanılan kameranın konuşanın normalde kullandığı kamera olmadığı anlamına gelir. Than usual kısaltılmış bir karşılaştırmadır; daha açık hâli than the camera I usually use olur. different + isim + than usual kalıbı, mevcut bir seçimi veya durumu normal olanla karşılaştırır. Usual, konuşanın alışkanlığını anlatır; kameranın kendisinin garip veya bozuk olduğunu belirtmez.
Alıştırma
Hangi cümle bugün normalde kullandığımız kameradan farklı bir kamera kullandığımız anlamına gelir?
- We are using an unusual camera today.
- We are using the usual camera differently today.
- We are using a different camera than usual today.
Cevabı göster
We are using a different camera than usual today.
The palms of our hands and the soles of our feet are weird.
0:16Avuç içlerimiz ve ayak tabanlarımız tuhaftır.
which act like the design of a stamp that stamps everything you touch. Anlatım akışı
0:22bunlar, dokunduğunuz her şeye iz basan bir damganın deseni gibi iş görür.
“friction ridges”: izlerin temelini oluşturan kabarık deri çizgileri
“Friction ridges”, el parmaklarında, avuç içlerinde, ayak parmaklarında ve ayak tabanlarında bulunan kabarık deri çizgileridir. Bu cümlede ifade, dizilişleri iz bırakabilen bir desen oluşturan fiziksel yapıları adlandırır. Friction sözcüğü bu kabartıların derinin yüzeyleri kavramasına yardımcı olduğunu belirtir; ridges burada kabarık çizgiler anlamına gelir. İki sözcük birlikte sosyal çatışmayı veya dağ sırtlarını değil, anatomik bir terimi ifade eder.
Alıştırma
Bir adli bilim makalesinde friction ridges neyi ifade eder?
- İki kişinin anlaşamamasından kaynaklanan çatışma
- Dar dağ zirvelerinden oluşan bir sıra
- Yalnızca mürekkepli ofis damgalarıyla yapılan izler
- El parmaklarında, avuç içlerinde, ayak parmaklarında ve ayak tabanlarında bulunan kabarık deri çizgileri
Cevabı göster
El parmaklarında, avuç içlerinde, ayak parmaklarında ve ayak tabanlarında bulunan kabarık deri çizgileri
“act like the design of a stamp”: işlevsel bir benzetme
Burada act like, işlev bakımından bir karşılaştırma başlatır. Sürtünme kabartıları bir damganın desenine benzer biçimde çalışır; çünkü ikisi de bir yüzeyde ayırt edici bir desen bırakabilir. Cümle, kabartıların gerçek anlamda bir damga olduğunu söylemez. Yapı act like + isim öbeğidir. Tanıdık olmayan bir mekanizmanın rolünü veya etkisini tanıdık bir şeyle karşılaştırarak açıklar. Ardından gelen that yan cümlesi damganın ilgili hareketini ekleyerek benzetmeyi tamamlar.
Alıştırma
Bir öğretmen, “The diagram acts like a map, guiding readers through the process.” diyor. Acts like neyi ifade eder?
- Şema bütün haritalarla tamamen aynı fiziksel görünüme sahiptir.
- Şema, haritaya benzer bir işlev görür.
- Şema tam anlamıyla bir haritaya dönüşmüştür.
- Şema bir insanmış gibi davranmaktadır.
Cevabı göster
Şema, haritaya benzer bir işlev görür.
Plastic or patent prints are visible to the naked eye. Deyimler
0:27Plastik ya da görünür izler çıplak gözle görülebilir.
Visible to the naked eye: çıplak gözle görülebilen
The naked eye, mikroskop, büyüteç, kamera yakınlaştırması veya benzer bir yardımcı olmadan normal insan görüşünü ifade eder. Visible to the naked eye içinde, izlerin doğrudan görülebildiğini belirtir. Buradaki naked sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmaz. İfade, gözün açıkta olmasını değil, cihaz yardımı olmadan bakmayı anlatır.
Alıştırma
'Büyütme aracı olmadan' anlamındaki kalıp ifadeyle cümleyi tamamlayın: The small mark is visible to ____.
Cevabı göster
the naked eye
But even with seemingly clean hands on a seemingly clean surface, Dilbilgisi
0:31Ama görünüşte temiz ellerle, görünüşte temiz bir yüzeye dokunsanız bile
Beklenmedik bir sonuç için even with + isim öbeği
Even with + isim öbeği, bir koşulun mevcut olduğunu fakat beklenen sonucu doğurmadığını belirtir. Bu, kısa bir ödünleme yapısıdır. Burada eller ve yüzey temiz görünse de parmak izi kalması engellenmez. Seemingly, 'kesinlikle öyle olmak' yerine 'öyle görünmek' anlamına gelir. Tekrarlanması, hem ellerin hem de yüzeyin yalnızca temiz göründüğünü gösterir.
Alıştırma
Cümleyi even ve bir isim öbeğini başlatan edatla tamamlayın: ____ an umbrella, Noah got wet in the storm.
Cevabı göster
Even with
latent fingerprint: tespit edilmesi gereken gizli parmak izi
Latent fingerprint, normalde çıplak gözle görülemeyen gizli bir parmak izidir. Çok küçük miktarlardaki ter ve cilt yağları tarafından bırakılır; toz, kimyasallar veya özel ışık gibi yöntemlerle görünür hâle getirilmesi ya da tespit edilmesi gerekir. Burada latent, “gizli” veya “henüz görünmeyen” anlamına gelir. İz yüzeyde zaten oluşmuştur; latent, parmak izinin kendisinin henüz oluşmadığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir kişi temiz görünen bir bardağa dokunuyor. Hiçbir iz görünmüyor, ancak daha sonra kullanılan toz, parmak izi çizgilerini ortaya çıkarıyor. Ne bırakılmıştır?
- A patent fingerprint
- A latent fingerprint
- A plastic fingerprint
Cevabı göster
A latent fingerprint
a lot of it is produced to keep your skin healthy,
0:51bunların büyük bir kısmı cildinizi sağlıklı,
But touch a surface enough and the gunk can build up. Öbek fiiller
0:56Ama bir yüzeye yeterince dokunursanız bu kir birikebilir.
build up: yavaş yavaş birikmek
Burada build up, “yavaş yavaş birikmek” anlamına gelir. Tekrarlanan dokunuşlar az miktarda kir bırakır ve bu miktar zaman içinde artar. Bu anlamda biriken şey öznedir: gunk can build up. Toz, trafik, baskı veya borç azar azar arttığında aynı kalıp kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “yavaş yavaş birikmek” anlamına gelen öbek fiille tamamlayın: If you never clean the filter, dust will ____ over time.
Cevabı göster
build up
It's what causes smudges on computer screens and mobile devices.
1:00Bilgisayar ekranlarında ve mobil cihazlarda lekelere yol açan şey budur.
and the surface area of the iPhone 5 is 4,400 square millimeters,
1:13ve iPhone 5'in yüzey alanının 4.400 milimetrekare olduğunu düşünürsek,
completely licking clean a smudgy iPhone 5 screen
1:19lekeli bir iPhone 5 ekranını yalayarak tamamen temizlemek
gonna: going to ifadesinin günlük biçimi
Buradaki gonna, going to ifadesinin resmî olmayan konuşma biçimidir. is gonna give içinde beklenen bir sonucu bildirir: öznenin size yaklaşık iki kalori vermesi beklenmektedir. gonna sonrasında gonna give örneğindeki gibi fiilin yalın hâli kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi going to ifadesinin tek sözcüklük günlük biçimiyle tamamlayın: This rain is ____ ruin our picnic.
Cevabı göster
gonna
If you were to lick clean 245 smudgy iPhone 5s, Dilbilgisi
1:26Lekeli 245 iPhone 5'i yalayarak temizleseydiniz,
If you were to ... would be the same as ...: varsayım ve eşdeğerlik
If + özne + were to + fiilin yalın hâli yapısı, hayal edilen ve çoğu zaman gerçekleşmesi düşük bir durumu ortaya koyar. Buradaki were, eylemin geçmişte olduğunu göstermez. Sonuç cümleciğinde would + fiilin yalın hâli kullanılır. Would be the same as eşdeğerlik bildirir. as sonrasında, karşılaştırılan şeyi veya etkinliği bir isim ya da -ing biçimi gösterebilir; burada eating bu görevi görür. Yapının tamamı sıra dışı bir fikri ölçülebilir bir karşılaştırmaya dönüştürür; gerçek bir tavsiye vermez.
Alıştırma
Cümleyi were to ... would be the same as yapısıyla tamamlayın: If you ____ read ten pages a day for three days, that ____ reading thirty pages.
Cevabı göster
were to · would be the same as
But before you run off and get all of your nutrition from smudgy phones, Öbek fiiller
1:35Ama tüm besininizi lekeli telefonlardan almaya kalkmadan önce
run off: bir şey yapmak için hızla ayrılmak
run off and get... ifadesinde run off, “hızla ayrılmak” veya “hemen çekip gitmek” anlamına gelir. Burada asıl vurgu gerçekten koşma hareketinde değildir. run off and + fiil yapısı, hızlıca ayrılmayı ardından gelen eyleme bağlar. Burada şakacı bir uyarı işlevi görür: o saçma fikri uygulamak için hemen koşturup gitme.
Alıştırma
Videodaki cümlede run off and get... ne anlama gelir?
- Bir şeyin kopyasını yazdırmak
- Hızla ayrılıp hemen bir şeyi almaya gitmek
- Bir şey taşırken koşuya çıkmak
Cevabı göster
Hızla ayrılıp hemen bir şeyi almaya gitmek
you should know that us humans need a bit more variety than that. Dilbilgisi
1:40biz insanların bundan biraz daha fazla çeşitliliğe ihtiyaç duyduğunu bilmelisiniz.
gayriresmî özne olarak us humans
us humans sözleri burada özne görevindedir; daha fazla çeşitliliğe kimin ihtiyaç duyduğunu belirtir. Standart İngilizcede özne biçimi olarak we kullanılır, bu nedenle özenli ve resmî İngilizcede we humans denir. us humans rahat konuşmalarda bazen özne olarak duyulur. Bu cümlede konuşma diline ait ve standart dışı gelir. Bu, her öznede we yerine us kullanılabileceği anlamına gelmez.
Alıştırma
Resmî bir okul raporu için en uygun cümle hangisidir?
- Us need clean water to live.
- Us humans need clean water to live.
- We humans need clean water to live.
Cevabı göster
We humans need clean water to live.
I've always found it interesting that cats and dogs can grow up and live great lives
1:44Kedi ve köpeklerin büyüyüp harika hayatlar yaşayabilmelerini hep ilginç bulmuşumdur,
What can we eat every day without ever changing it up and be fine? Öbek fiiller
1:53Her gün hiç değiştirmeden ne yiyip gayet iyi yaşayabiliriz?
changing it up: bir rutine çeşitlilik katmak
Change something up, bir şeyi yapma biçimini değiştirerek çeşitlilik katmak demektir. Genellikle her şeyi değiştirmek yerine bir rutinin bazı bölümleri değiştirilir. Buradaki it, her gün tekrarlanan yeme biçimini belirtir. Without ever changing it up, bu günlük düzene hiç çeşitlilik katmamak anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi change it up ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: We cook the same meals every week, so let's ____ tonight.
Cevabı göster
change it up
It turns out that: sonradan keşfedilen bir sonucu açıklamak
It turns out that, bir soru, tahmin veya önceki beklentiden sonra öğrenilen bir sonucu açıklar. Çoğu zaman cevabın yeni ya da biraz şaşırtıcı olduğunu belirtir. Buradaki it, biçimsel bir öznedir ve belirli bir şeyi adlandırmaz. Asıl bilgi that sonrasındaki yan cümlede bulunur. Bu cümlede ifade, önceki sorudan cevaba geçiş sağlar.
Alıştırma
Önceki beklentiden farklı olan doğrulanmış bir sonucu doğal biçimde hangi cümle açıklar?
- It seems that the museum may be open on Mondays.
- I hope that the museum is open on Mondays.
- It turns out that the museum is open on Mondays.
Cevabı göster
It turns out that the museum is open on Mondays.
that you could eat every day for the rest of your life Kalıp ifadeler
2:02ömrünüzün sonuna kadar her gün onu yiyebilir
for the rest of your life: şimdiden yaşamın sonuna kadar
Burada for the rest of your life, şu anki veya hayal edilen bir noktada başlayıp kişinin yaşamının sonuna kadar süren bir dönemi belirtir. Cümlede, aynı yiyeceği her gün yemenin ne kadar devam edeceğini gösterir. Bu ifadede rest, dinlenme değil, geriye kalan bölüm anlamındadır. İyelik biçimi kişiye göre değişebilir: for the rest of my life, for the rest of her life veya for the rest of our lives.
Alıştırma
Cümleyi hedef for the rest of ... kalıbıyla tamamlayın: After retiring there, Maya plans to live by the sea ____.
Cevabı göster
for the rest of her life
and be fine without ever having something different.
2:06ve hiç farklı bir şey yemeden gayet iyi yaşayabilirsiniz.
Whether your ridges loop or arch or whorl is largely genetic, Dilbilgisi
2:16Parmak izinizdeki çıkıntıların halka, kemer ya da sarmal biçiminde olması büyük ölçüde genetiktir,
Whether A or B or C is ... özne yan cümlesi olarak
Whether, birkaç seçeneği içeren tek bir yan cümle başlatır: sırtlar ilmek, kemer veya sarmal biçimi oluşturabilir. Whether ile başlayan bu yan cümlenin tamamı is largely genetic ifadesinin öznesidir ve olası sonuçların tümünü tek bir bütün olarak adlandırır. Yan cümlenin tamamı tek bir özne sayıldığı için, içinde birden fazla seçenek olsa da is largely genetic gibi tekil bir yüklem doğaldır. Aktarılabilir kalıp Whether A or B (or C) + tekil yüklem biçimindedir.
Alıştırma
İki seçeneği özne yapan yan cümle başlatıcısıyla cümleyi tamamlayın: ____ the team wins or loses depends on how well they work together.
Cevabı göster
Whether
but the tiny minutiae of your prints formed while you were developing inside your mother. Kelime
2:21ama izlerinizdeki küçücük ayrıntılar, siz annenizin karnında gelişirken oluşmuştur.
Parmak izi özellikleri anlamındaki minutiae
Burada minutiae, parmak izi sırtlarının uçları ve bir sırtın ikiye ayrıldığı noktalar gibi çok küçük özellikleri ifade eder. Uzmanlar bir parmak izini diğerinden ayırmaya yardımcı olması için bu özellikleri karşılaştırır. Minutiae, minutia sözcüğünün çoğuludur. Cümle, ayrı ayrı oluşan bu küçük özellikleri parmak izinin daha büyük genel deseninden ayırır.
Alıştırma
Bu cümlede minutiae ne anlama geliyor?
- Uçlar ve ayrılma noktaları gibi küçük sırt özellikleri
- Daha sonra parmakları oluşturan deri hücreleri
- Bir parmak izinin genel ilmek, kemer veya girdap deseni
Cevabı göster
Uçlar ve ayrılma noktaları gibi küçük sırt özellikleri
tells a story about: kanıtın bilgi ortaya çıkarması
Bu cümlede tells a story about bir mecazdır. Parmak izi kanıtı gerçekten konuşmaz veya olay örgüsü olan bir hikâye anlatmaz; deri oluşurken var olan koşullar hakkında ipuçları verir. Bu kalıp açıklamalarda yaygındır: Bir kanıt bir şey hakkında tells a story about denildiğinde, o kanıttan anlaşılabilecek bilgileri ortaya çıkarır veya düşündürür. Bu, kanıtın her olayı ya da ayrıntıyı gösterebildiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “hakkında bilgi ortaya çıkarır” anlamındaki vurgulanan mecazla tamamlayın: Each layer of ice ____ the air and climate of its time.
Cevabı göster
tells a story about
even identical twins who pretty much share the exact same DNA
2:37neredeyse tamamen aynı DNA'yı paylaşan tek yumurta ikizlerinin bile
for that reason: önceki nedeni sonucuna bağlamak
For that reason, daha önce verilmiş bir neden ya da açıklamaya geri gönderme yapar ve sonraki yan cümleyi bunun sonucu olarak sunar. Burada önceki fikir, gelişim sırasındaki koşulların parmak izi ayrıntılarını biçimlendirmesidir; farklı parmak izleri de bunun sonucu olarak sunulur. Bir yan cümlenin başında kullanıldığında okuyucunun neden-sonuç akışını izlemesine yardımcı olur. Virgül, bu bağlayıcı ifadeyi tanıttığı sonuçtan ayırır.
Alıştırma
Cümlede for that reason ne işe yarıyor?
- Sonraki yan cümleyi daha önceki bir nedenin sonucu olarak sunar.
- Yalnızca zaman bakımından daha sonra ne olduğunu gösterir.
- Konuyla ilgisiz bir örnek sunar.
Cevabı göster
Sonraki yan cümleyi daha önceki bir nedenin sonucu olarak sunar.
wind up with: sonunda belirli bir sonuçla kalmak
Wind up with, “bir sürecin sonucunda sonunda bir şeye sahip olmak ya da bir durumla kalmak” anlamına gelir ve çoğu zaman sonuç şaşırtıcı, istenmeden ortaya çıkmış veya vurgulanmaya değer olduğunda kullanılır. Bu cümlede ikizler neredeyse aynı DNA'yı paylaşmalarına rağmen sonunda farklı parmak izlerine sahip olur. Kalıp wind up with + isim öbeği biçimindedir: wind up with different fingerprints. Bir şeyi gerçekten sarmak ya da çevirmek eylemini değil, nihai sonucu anlatır.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “sonuç olarak sonunda bir şeye sahip olmak” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: If we ignore the leak, we may ____ serious water damage.
Cevabı göster
wind up with
and every one of those clones would have a unique set of fingerprints.
2:47ve o klonların her birinin kendine özgü parmak izleri olurdu.
Epidermis ve dermis: dış ve alt cilt katmanları
Epidermis, cildin dış katmanıdır. Dermis ise doğrudan onun altındaki katmandır. Bu iki sözcük farklı ana katmanları adlandırır; cildin tamamı için kullanılan iki farklı ad değildir. Bu cümlede “on the outside” epidermisi, “below” ise dermisi konumlandırır. İki terimi ayırmak için bu konum ipucunu kullanabilirsin.
Alıştırma
Bir şemada cildin dış katmanı ile doğrudan altındaki katman etiketleniyor. Bu sıraya göre hangi etiketler doğrudur?
- iki katman için de dermis
- önce epidermis, sonra dermis
- önce dermis, sonra epidermis
Cevabı göster
önce epidermis, sonra dermis
The basal layer of your epidermis creates new skin cells,
3:00Epidermisinizin bazal tabakası yeni cilt hücreleri üretir,
which migrate up towards the outside world where they die and flatten out, Öbek fiiller
3:04bu hücreler dış dünyaya doğru ilerlerken ölür ve yassılaşır,
Flatten out: düzleşmek
Burada flatten out fiziksel bir değişimi anlatır: cilt hücreleri yukarı doğru ilerlerken giderek daha yassı hâle gelir. Flatten “düzleşmek” anlamına gelir; out ise daha düz ve eşit bir biçime ulaşmayı vurgular. Bu ifade hamur, yüzey veya eğri gibi başka şeylerin şekil değiştirmesini ya da daha az dik hâle gelmesini de anlatabilir. Hangi tür düzleşmenin kastedildiğini çevredeki sözcükler belirler.
Alıştırma
Cümleyi iki sözcüklü flatten out ifadesiyle tamamla: As air slowly escaped, the soft bag began to ____.
Cevabı göster
flatten out
forming the protective outermost part of your skin,
3:09böylece cildinizin en dıştaki koruyucu kısmını,
you are covered with and showing off to the entire world
3:16tüm bedeninizin kaplı olduğu ve tüm dünyaya sergilediğiniz şeyin
Eski bir anatomi terimi olarak “the horny layer”
Bu cümlede “the horny layer”, derinin en dış tabakası anlamına gelir ve bugün genellikle stratum corneum olarak adlandırılır. Buradaki horny, horn sözcüğünden gelir ve sertleşmiş, keratin bakımından zengin dokuyu ifade eder; cinsel uyarılmayı anlatmaz. Konuşmacı, horny sözcüğünün modern gündelik İngilizcedeki cinsel anlamından yararlanır. Teknik terimi “showing off” ile birleştirerek sıradan bir anatomi bilgisinin muzip ve kişisel duyulduğu kasıtlı bir çift anlam oluşturur.
Alıştırma
Bu cümlede “the horny layer” ne anlama geliyor?
- Derinin en dış tabakası
- Kişinin cinsel olarak uyarıldığını gösteren bir işaret
- Bazal tabakanın altında bulunan bir tabaka
Cevabı göster
Derinin en dış tabakası
because their shape is determined by the shape of the basal layer down below. Kalıp ifadeler
3:30çünkü biçimleri, alttaki bazal tabakanın biçimiyle belirlenir.
Nesnel neden-sonuç açıklamalarında “is determined by”
“Their shape is determined by the shape of the basal layer” ifadesinde is determined by, be + determined + by + etken biçiminde bir edilgen yapıdır. Bir etkenin sonucu kontrol ettiği, belirlediği veya açıkladığı anlamına gelir. Bu yapı önce sonuç olan “their shape” ifadesini, ardından by sonrasında belirleyici etkeni verir. Kararı kimin verdiğinden çok ilişkinin önemli olduğu nesnel açıklamalarda kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “tarafından kontrol edilir” anlamına gelen üç sözcüklük tam ifadeyle tamamlayın: The plant's growth ____ the amount of light it receives.
Cevabı göster
is determined by
This is why you can superficially and temporarily sandpaper or cut off your fingerprints,
3:36Bu yüzden parmak izlerinizi yüzeysel ve geçici olarak zımparalayıp aşındırabilir ya da kesip çıkarabilirsiniz,
but they'll still grow back the way they were before. Öbek fiiller
3:42ama yine de eskisi gibi yeniden çıkarlar.
Grow back: kesildikten veya aşındıktan sonra yeniden büyümek
Bu cümlede grow back, kesilen, aşınan veya kaybolan bir şeyin yeniden büyümesi ya da oluşması demektir. Derinin daha derinindeki desen hâlâ durduğu için yüzeydeki parmak izleri geri gelir. Back, önceki bir duruma dönüşü gösterir. Geriye doğru büyümek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, kesildikten sonra yeniden büyümek anlamına gelen öbek fiille tamamlayın: I cut my hair very short, but it will ____.
Cevabı göster
grow back
But why do we have fingerprints in the first place? Kalıp ifadeler
3:47Peki en başta neden parmak izlerimiz var?
In the first place: asıl nedeni sormak
Bu soruda in the first place, en başta veya en temel düzeyde anlamına gelir. Dikkati parmak izlerinin nasıl geri geldiğinden, insanların neden parmak izlerine sahip olduğu şeklindeki asıl soruya taşır. Bu ifade genel olarak bir şeyin neden başladığını, var olduğunu veya yapıldığını sormak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle eylemin gerçekleşmesinin asıl nedenini soruyor?
- Where did you first open the old box?
- Was the old box difficult to open at first?
- Why did you open the old box in the first place?
Cevabı göster
Why did you open the old box in the first place?
to make it more difficult for us humans to get away with crimes? Öbek fiiller
3:57Biz insanların suç işleyip paçayı kurtarmasını zorlaştırmak için mi?
get away with crimes: suç işleyip cezasız kurtulmak
Burada get away with crimes, suç işlediği hâlde yakalanmamak veya cezalandırılmamak anlamına gelir. Get away with bir öbek fiildir ve ardından kişinin sonuçlarından kaçtığı eylem veya şey gelir. get away with + isim, zamir veya -ing yapısında, with sonrasındaki bölüm yanlış davranışı belirtir. Odak, beklenen sonuçtan kurtulmaktır; bir yerden ayrılmak değildir.
Alıştırma
“Yakalanmaktan veya cezalandırılmaktan kurtulmak” anlamındaki öbek fiille cümleyi tamamlayın: Ava took the last cookie without asking and thought she could ____ it.
Cevabı göster
get away with
it has been shown that friction ridges allow us to sense subtle textures Kalıp ifadeler
4:06sürtünme çıkıntılarının ince yüzey dokularını algılamamızı sağladığı gösterilmiştir;
100 times better than if we didn't have them. Dilbilgisi
4:10hem de onlar olmasaydı yapabileceğimizden 100 kat daha iyi.
it has been shown that: kanıtlarla gösterilmiştir ki...
It has been shown that, kanıtı kişileri öne çıkarmadan bildiren bir yapıdır. It, önceki bir isme gönderme yapmayan biçimsel öznedir. Asıl bulgu that ile başlayan yan cümlede yer alır. Has been shown, present perfect edilgen yapıdadır. Sonucu, daha önceki araştırma veya kanıtlarla desteklenmiş biçimde sunarken bunu kanıtlayan kişileri adlandırmaz. İfade kanıt bulunduğunu gösterir, ancak bu kanıtın ne kadar güçlü veya güvenilir olduğunu tek başına söylemez.
Alıştırma
Araştırmacıları adlandırmayan kanıt bildirme yapısıyla resmî rapor cümlesini tamamlayın: ____ this filter removes more dust than the old one.
Cevabı göster
It has been shown that
100 times better than if we didn't have them: onlar olmasaydı olduğundan 100 kat daha iyi
Number + times better than kalıbı, kat sayısıyla yapılan bir karşılaştırmayı ifade eder. Burada 100 times, better sözcüğünü niteler; böylece konuşmacı, sürtünme sırtları varken doku algısının karşılaştırma koşulundakinin yüz katı kadar etkili olduğunu söyler. Than if yan cümlesi bu karşılaştırma koşulunu verir: sırtlara sahip olmadığımızı düşünmemiz istenir. Them, friction ridges ifadesine gönderme yapar. Bu kalıp, gerçek bir sonucu belirli bir koşulun olmadığı varsayımsal bir sonuçla karşılaştırabilir.
Alıştırma
Cümleyi “eski lens koşuluna göre on katlık bir düzeyde” anlamına gelen kat sayılı karşılaştırmayla tamamlayın: The new microscope reveals fine details ____ if it used the old lens.
Cevabı göster
ten times better than
And because fingerprints loop and arch and swirl in different directions,
4:14Ayrıca parmak izleri farklı yönlerde halkalar, kemerler ve sarmallar oluşturduğu için
all it takes is one simple touch for us to detect a subtle texture moving in any direction. Dilbilgisi
4:17tek bir dokunuşla, hangi yönde hareket ederse etsin ince bir yüzey dokusunu algılayabiliriz.
all it takes is X for Y to Z: Y'nin Z yapması için gereken tek şey X'tir
All it takes is X for Y to Z, Y'nin Z'yi gerçekleştirmesi için gereken tek veya en az şeyin X olduğu anlamına gelir. Sonucun kolayca ortaya çıkabildiğini ya da çok az çaba gerektirdiğini güçlü biçimde vurgular. Burada X one simple touch, Y us ve Z detect a subtle texture ifadesidir. Bu, sabit bir vurgu kalıbıdır: all it takes “gereken tek şey” anlamına gelir ve is bu gereksinimi tanıtır. It genel bir yer tutucudur; önceki cümledeki bir nesneye gönderme yapmaz. Yeni bir durumda yeterli olan en küçük koşulu anlatmak için X, Y ve Z değiştirilebilir.
Alıştırma
Cümleyi, yalnızca tek bir açık mesajın gerektiği anlamına gelen vurgu kalıbıyla tamamlayın: ____ one clear message for the team to understand the change.
Cevabı göster
All it takes is
It's also been shown that having friction ridges allows mammals like us primates, koalas,
4:24Sürtünme çıkıntılarının biz primatlar ve koalalar gibi memelilere,
to better climb and grasp wet stuff.
4:31ıslak şeylere daha iyi tırmanıp onları kavrama olanağı verdiği de gösterilmiştir.
Hayvan adı olarak “the North American fisher”
Bu hayvan listesinde the North American fisher, sansargiller ailesinden orta büyüklükte bir memelinin yaygın adıdır. Balık tutan bir insan anlamına gelmez. Bu ad yanıltıcı olabilir: bu hayvanlar Kuzey Amerika ormanlarında yaşar ve iyi tırmanır, ancak balık tutmak onları tanımlayan bir davranış değildir. Burada ifade, primatlar ve koalalarla birlikte bir hayvan örneğini adlandırır.
Alıştırma
Bu hayvan listesinde the North American fisher neyi ifade eder?
- Sansargiller ailesinden bir Kuzey Amerika memelisi
- Bir koala türü
- Yalnızca Kuzey Amerika’da bulunan bir balık
- Kuzey Amerika’da geçimini balık tutarak sağlayan biri
Cevabı göster
Sansargiller ailesinden bir Kuzey Amerika memelisi
Even though no two fingerprints are exactly the same, Dilbilgisi
4:35İki parmak izi birbirinin tamamen aynısı olmasa da
the methods we have for matching fingerprints aren't always perfect.
4:39parmak izlerini eşleştirmek için kullandığımız yöntemler her zaman kusursuz değildir.
Ödünleme için Even though + yan cümle
Even though bir ödünleme yan cümlesi başlatır: ana cümlenin şaşırtıcı görünmesine yol açabilecek bir gerçeği sunar. Burada önce her parmak izinin benzersiz olduğu kabul edilir, ardından ana cümle ayrı bir sınırlama ekler: eşleştirme yöntemleri yine de hata yapabilir. İki iddia birbiriyle çelişmez. Biri parmak izlerinin kendisiyle, diğeri ise onları karşılaştırmak için kullanılan yöntemlerin güvenilirliğiyle ilgilidir. Kalıp Even though + yan cümle, ana cümle şeklindedir.
Alıştırma
Hangi cümle bir gerçeği kabul ederken ona rağmen geçerli kalan bir sonucu doğru biçimde sunar?
- The road was icy before the bus arrived on time.
- The road was icy, so the bus arrived on time.
- Because the road was icy, the bus arrived on time.
- Even though the road was icy, the bus arrived on time.
Cevabı göster
Even though the road was icy, the bus arrived on time.
There are plenty of different ways to model fingerprints
4:43Parmak izlerini modellemenin pek çok farklı yolu vardır
and each one is calculated a different probability of a false match. Kelime
4:46ve her biri için farklı bir yanlış eşleşme olasılığı hesaplanır.
False match: yanlış bir olumlu eşleşme
False match, bir sistemin iki farklı örnek veya kaydın aynı kişi ya da öğeye ait olduğuna yanlışlıkla karar vermesidir. Bu cümlede, farklı kaynaklardan gelen parmak izlerinin aslında aynı olmadığı hâlde eşleşmiş sayılmasını ifade eder. Bu ifade, sınıflandırma hatasının belirli bir yönünü adlandırır: doğru sonuç eşleşmeme olması gerekirken sistem eşleşme bildirir. A probability of a false match, bu hatanın ortaya çıkma olasılığıdır.
Alıştırma
Cümleyi yanlış bir olumlu eşleşmenin teknik terimiyle tamamlayın: “The two fingerprints came from different people, so the system produced a ____.”
Cevabı göster
false match
How about hiring someone with adermatoglyphia? Ton ve niyet
4:55Adermatoglifisi olan birini tutmaya ne dersiniz?
How about hiring: bir eylem önermek
How about + fiilin -ing biçimi, başkalarının değerlendirmesi için bir eylem önermek amacıyla kullanılır. How about hiring someone...? yaklaşık olarak “What if we hired someone...?” anlamına gelir ve emir vermek yerine karşı taraftan yanıt bekler. Bu yapıda about sözcüğünden sonra isim-fiil gelir; bu nedenle hire, hiring olur. Burada önerilen eylem bilinçli olarak abartılmıştır ve bu da şakanın sürmesini sağlar.
Alıştırma
Öneriyi tamamlamak için How about ve book fiilinin -ing biçimini kullanın: “____ a table online before the restaurant gets busy?”
Cevabı göster
How about booking
A few skin conditions can cause the disappearance of fingerprints,
5:00Bazı cilt rahatsızlıkları parmak izlerinin kaybolmasına yol açabilir,
but adermatoglyphia is a genetic one that has no other side effects. Kelime
5:05ama adermatoglifi, başka hiçbir yan etkisi olmayan genetik bir durumdur.
adermatoglyphia: parmak izi kabartılarının genetik olarak yokluğu
Burada adermatoglyphia, parmak izi kabartılarının oluşmadığı ve bu nedenle kişinin normal parmak izlerine sahip olmadığı nadir bir kalıtsal durumu adlandırır. Terim, is a genetic one yapısının öznesidir; one, skin condition ifadesinin yerine geçer. Cümle, kalıtsal bir durumu parmak izlerini yok edebilen diğer cilt rahatsızlıklarından ayırır. Başka yan etkisi olmadığı ifadesi videodaki kısa bir açıklamadır; her vaka için geçerli eksiksiz bir tıbbi sonuç değildir.
Alıştırma
Bu cümlede adermatoglyphia neyi ifade ediyor?
- Parmak izinin rengini geçici olarak değiştiren bir cilt enfeksiyonu
- Parmak izi kabartılarının bulunmadığı genetik bir durum
- Parmak izlerini kaydetmek için kullanılan bir test
Cevabı göster
Parmak izi kabartılarının bulunmadığı genetik bir durum
Only four extended families on Earth are known to have the condition.
5:12Dünya'da bu durumun görüldüğü bilinen yalnızca dört geniş aile vardır.
just find someone who hasn't gone through puberty yet. Kalıp ifadeler
5:24henüz ergenlikten geçmemiş birini bulmanız yeterli.
gone through puberty: fiziksel gelişim evresini yaşamak
gone through puberty ifadesinde go through, bir yerin içinden geçmek değil, “bir süreci yaşamak” anlamına gelir. Puberty, bir çocuğun bedeninin fiziksel olgunluğa doğru geliştiği evredir. Hasn't gone through ... yet, geçmişten şimdiye kadar olan döneme bakmak için present perfect kullanır. Kişinin bu evreyi şimdiye kadar yaşamadığını belirtir; yet ise bunun daha sonra beklendiğini gösterir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi dersteki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Leo hasn't ____ yet.
Cevabı göster
gone through puberty
but they carry far less heavy waxy oil on their skin. Dilbilgisi
5:32ama ciltlerinde ağır, mumsu yağ çok daha azdır.
far less: çok daha büyük bir farkı göstermek
Burada far, karşılaştırma sözcüğü less’i güçlendiren bir derece belirtecidir. Far less, “çok daha az” ya da “miktar olarak çok daha az” demektir; yani fark küçük değil, büyüktür. far less heavy waxy oil ifadesinde less yağın miktarını, far ise karşılaştırmanın derecesini belirtir. Buradaki far fiziksel uzaklık anlamına gelmez.
Alıştırma
“This bottle contains far less oil than that one,” cümlesinde far less oil ne anlama gelir?
- biraz daha az yağ
- daha uzakta olan yağ
- çok daha az yağ
Cevabı göster
çok daha az yağ
A child's fingerprints can evaporate in only a few hours.
5:45Bir çocuğun parmak izleri yalnızca birkaç saat içinde buharlaşabilir.
use kids to commit your crimes: kara ironi olarak kullanılan bir emir
Yüzeyde bu bir emir cümlesidir: Birine suç işlemek için çocukları kullanmasını doğrudan söyler. Ancak konuşan kişi gerçek bir tavsiye vermemektedir. Bu söz, çocukların parmak izlerinin hızla kaybolması gerçeğini alıp saçma ve açıkça yanlış bir sonuca götürür. Ciddi emir biçimi kara mizah ve ironi yaratır; bu nedenle dinleyen kişi sözcüklerin gerçek anlamıyla konuşanın asıl tutumunu birbirinden ayırmalıdır.
Alıştırma
Konuşan kişi, çocukların parmak izlerinin hızla kaybolduğunu açıkladıktan sonra “Use kids to commit your crimes” diyor. Bu söz samimi bir tavsiye midir?
- Evet, samimi bir tavsiyedir.
- Hayır, gerçek bir tavsiye değil, kara mizah içeren bir ironidir.
Cevabı göster
Hayır, gerçek bir tavsiye değil, kara mizah içeren bir ironidir.