Transgender Olmanın Bilimi ft. Gigi Gorgeous: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Anlatım kromozom, beyin ve genetiği biyolojik cinsiyet-cinsiyet kimliği ayrımına, araştırma sınırlarına ve reddedilme risklerine bağlıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. break down — Deyimsel fiiller: “karmaşık konuyu açık parçalara ayırıp anlatmak” anlamını öğrenin; “zarar vermek” sanmayın ve analize girişte kullanın. 2. assigned male at birth, — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: doğumda atanan cinsiyeti anlatan saygılı terimi tanıyın ve cinsiyet kimliğinden ayırın. 3. Even though ... still ... — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: bilimsel doğrulama ile süren depresyon veya kaygı arasındaki ödünlemeyi izleyin; karşıt koşula rağmen geçerli sonucu anlatın.
Bu derste
There's a lot of misinformation out there about what it means to be transgender, Notlar
0:00Transgender olmanın ne anlama geldiği konusunda ortalıkta pek çok yanlış bilgi var,
“Daha geniş dünyada” anlamındaki out there
Buradaki out there, görülebilen belirli bir yeri göstermez. “Daha geniş dünyada” veya “kamuoyunda” anlamına gelir; yani yanlış bilgi dolaşıyor ya da birçok kişinin erişebileceği durumda bulunuyor. Bu anlamı söylenti, fırsat veya risk gibi içinde bulunulan ortamın ötesinde var olan ya da yayılan şeyler için kullanabilirsiniz.
Alıştırma
“There are many rumors out there about the new rule,” cümlesinde out there ne anlama gelir?
- Konuşmacıdan uzaktaki belirli bir yerde bulunan
- Kamuoyunda dolaşan veya var olan
- Belirli bir binanın dışında bulunan
Cevabı göster
Kamuoyunda dolaşan veya var olan
Gömülü soru yapısı what it means to be
what it means to be transgender, about sözcüğünden sonra gelen gömülü bir wh yan cümlesidir. Sadece sözlük tanımını değil, transgender olmanın gerçek anlamı veya deneyimi olan tartışma konusunu belirtir. Gömülü bir soruda İngilizce, what + it + means + to be şeklindeki düz cümle dizilişini kullanır. Buraya does eklenmez. Doğrudan soru biçimi What does it mean to be transgender? şeklindedir.
Alıştırma
Gömülü soruyu doğal biçimde kullanan cümleyi seçin.
- We talked about what does it mean to be a responsible leader.
- We talked about what means it to be a responsible leader.
- We talked about what it means to be a responsible leader.
Cevabı göster
We talked about what it means to be a responsible leader.
but recently scientists have begun to look more closely into the neurology, Öbek fiiller
0:04ama bilim insanları son zamanlarda bunun ardındaki nörolojiyi,
physiology, and psychology behind it.
0:08fizyolojiyi ve psikolojiyi daha yakından incelemeye başladı.
look more closely into: daha ayrıntılı araştırmak
Burada look into, fiziksel olarak bir şeyin içine bakmak değil, “araştırmak veya incelemek” anlamına gelir. Bilim insanları konuyla bağlantılı nörolojiyi, fizyolojiyi ve psikolojiyi inceliyor. more closely araştırmanın nasıl yapıldığını niteler ve daha ayrıntılı inceleme anlamı verir. Buradaki gibi look ile into arasına gelebilir; look into the issue more closely sıralaması da doğaldır.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “daha ayrıntılı araştırmak” anlamına gelen dört kelimelik ifadeyle tamamlayın: After finding conflicting results, the researchers decided to ____ the original data.
Cevabı göster
look more closely into
So today, we're going to break down what science does know in a respectful and educational way. Öbek fiiller
0:11Bu yüzden bugün, bilimin bu konuda bildiklerini saygılı ve eğitici bir şekilde ele alacağız.
break down: karmaşık bir konuyu parçalara ayırarak açıklamak
Burada break down geçişli kullanılır ve what science does know yan cümlesini nesne olarak alır. Bu karmaşık bilgi bütününü açıklanabilmesi için daha küçük ve anlaşılır parçalara ayırmak anlamına gelir. Bu açıklama anlamı derslerde, sunumlarda ve analizlerde yaygındır. Bu cümlede bir şeyin çalışmayı bırakması anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “parçalara ayırıp açıklamak” anlamına gelen iki kelimelik phrasal verb ile tamamlayın: The trainer will ____ the safety procedure into four simple stages.
Cevabı göster
break down
and today I'm here with AsapSCIENCE to break down the science of being transgender.
0:17ve bugün AsapSCIENCE ile birlikte trans olmanın bilimsel yönünü ele almak için buradayım.
Get Too Deep Into: şu anda gerekenden fazla ayrıntı
Burada get too deep into, bir konuyu o aşamada yararlı olandan daha fazla ayrıntı veya karmaşıklıkla incelemeye başlamak demektir. Deep mecazidir ve too aşırılık bildirir; fiziksel bir derinlikten söz edilmez. Baştaki Before we... yapısı, temel bilgilerin önce gelebilmesi için ayrıntılı tartışmayı erteler. Get too deep into ifadesinden sonra bir konu veya ayrıntılar gelir; bu yapı, bir konunun ne kadar derin ve ne zaman ele alınacağını kontrol etmeye yardımcı olur.
Alıştırma
Tasarım ayrıntılarının bu aşamada grubun ihtiyacından fazla olacağını gösteren ifadeyi seçin: Before we _____ the design options, let's decide what the product must do.
- get into
- get too deep into
- get out of
- get deep into
Cevabı göster
get too deep into
we have to look at your genetic sex or the chromosomes you have.
0:24genetik cinsiyetinize, yani sahip olduğunuz kromozomlara bakmamız gerekiyor.
Fused With: başka bir şeyle tek bir bütün hâlinde birleşmek
Burada fused with, öznenin başka bir hücre veya malzemeyle birleşerek tek bir bütün hâline gelmesi demektir. Bu kalıpta fuse geçişsizdir ve with birleşilen diğer tarafı belirtir. Yeniden kullanılabilir kalıp A fuses with B şeklindedir; tamamlanmış geçmiş bir olay için fused kullanılır. Özne, birleşen şeylerden biridir; iki nesne üzerinde işlem yapan dışarıdan bir etken değildir.
Alıştırma
Cümleyi fuse fiilinin geçmiş zaman biçimi ve birleşilen tarafı belirten edatla tamamlayın: Under intense heat, the coating ____ the steel surface and formed one solid layer.
Cevabı göster
fused with
which carries an X chromosome.
0:36X kromozomu taşıyan yumurta hücresiyle birleşmesiyle belirlenir.
But until six or seven weeks after fertilization,
0:38Ancak döllenmeden altı ya da yedi hafta sonrasına kadar,
both XY and XX embryos have identical gonads.
0:41hem XY hem de XX embriyolarının gonadları aynıdır.
the male sex organs start to develop because of a gene on the Y chromosome called SRY.
0:46SRY adı verilen Y kromozomundaki bir gen sayesinde erkek cinsel organları gelişmeye başlar.
It causes cells to become more specialized,
0:52Bu gen, hücrelerin daha özelleşmiş hâle gelmesini sağlar,
which in turn triggers the development of structures like the penis and scrotum, Anlatım akışı
0:56bu da penis ve skrotum gibi yapıların gelişimini tetikler,
which in turn triggers: nedensel zinciri ilerletmek
which in turn triggers ... ilgi cümleciği, hemen önce açıklanan sonucu bir sonraki sonucun nedeni hâline getirir. Burada which, önceki sonucu, yani hücrelerin testosteron üretmesini ifade eder; triggers ise bunun etkisini, penis ve skrotum gibi yapıların gelişimini tanıtır. in turn, “nedensel zincirin bir sonraki halkası olarak” anlamına gelir. Bilimsel bir açıklamanın her aşamayı birbirinden kopuk bir ifade olarak sunmadan A, B’ye neden olur noktasından B, C’ye neden olur noktasına ilerlemesini sağlar. İnsanların veya nesnelerin sırayla bir şey yapması anlamına gelmez.
Alıştırma
İlk sonucu bir sonraki sonucun nedeni hâline getirerek nedensel zinciri bu dersteki hedef ifadeyle tamamlayın: Heavy rain saturates the soil, ____ landslides.
Cevabı göster
which in turn triggers
while other cells block female development by degenerating the female ducts. Dilbilgisi
1:00diğer hücreler ise dişi üreme kanallarını körelterek dişi gelişimini engeller.
while: eş zamanlı ve karşıt süreçleri bağlamak
Burada while, daha önce açıklanan süreçle aynı anda gerçekleşen başka bir süreci tanıtırken iki gelişim yolunu da karşılaştırır: Bir hücre grubu erkek gelişimini desteklerken diğer hücreler dişi gelişimini engeller. Bu nedenle bağlaç, paralel iki bilgiyi düzenler ve bunların zıt rollerini belirtir. while yalnızca “... olduğu sırada” anlamına gelebilse de bu cümlede hem eş zamanlılık hem karşıtlık gerekir. Onu yalnızca zaman belirteci olarak okumak, konuşmacının neden bir hücre grubundan ve onun gelişim üzerindeki etkisinden başka bir gruba ve başka bir etkiye geçtiğini gözden kaçırır.
Alıştırma
Eş zamanlı ancak birbiriyle karşıt iki işlevi sunan bağlacı seçin: The front wheels steer, ____ the rear wheels provide stability.
- because
- when
- while
Cevabı göster
while
because there is no Y chromosome with the SRY gene,
1:06SRY genini taşıyan bir Y kromozomu olmadığı için,
these ducts stay intact and become the uterus, cervix, upper vagina,
1:10bu kanallar bozulmadan kalır ve rahme, rahim ağzına, vajinanın üst kısmına
and the oviduct with the help of estrogen and chemicals secreted by the early kidney. Kalıp ifadeler
1:14ve yumurta kanalına dönüşür; bu süreçte östrojen ile erken dönem böbreğin salgıladığı kimyasallar rol oynar.
with the help of: yardımcı bir etkeni tanıtmak
Bu cümlede with the help of, östrojeni ve erken dönem böbrekten gelen kimyasalları gelişim sonucuna yardımcı olan etkenler olarak tanıtır. Buradaki help, yardım edenin insan olmasını gerektirmez. with the help of + isim öbeği kalıbı, bir şeyin sonucu mümkün kıldığını veya sonuca katkıda bulunduğunu belirtir. Bu kalıp tek başına adı geçen etkenin tek neden olduğunu söylemez.
Alıştırma
Yazılımı yardımcı bir etken olarak sunan ifadeyle cümleyi tamamlayın: We analyzed the data ____ specialized software.
Cevabı göster
with the help of
it's not always that simple: bir genellemeyi sınırlandırmak
Burada that, simple sözcüğünü niteleyen bir derece sözcüğüdür: az önce verilen açıklamanın gösterdiği kadar basit anlamına gelir. Fiziksel bir nesneyi adlandırmak yerine önceki açıklamaya gönderme yapar. Not always düzeltmenin kapsamını sınırlar: açıklama tipik durumlarda geçerli olabilir, ancak istisnalar veya ek etkenler vardır. Cümle, bütün açıklamayı reddetmek yerine genellemeden bu karmaşıklıklara yumuşak bir geçiş yapar.
Alıştırma
Bir konuşmacı şöyle diyor: The rule usually works, but it's not always that simple. Konuşmacı ne yapıyor?
- Kuralın tamamını yanlış diye reddetmek.
- Genellemeyi sınırlandırmak ve istisnalara geçiş hazırlamak.
- Her durumun aynı ölçüde basit olduğunu iddia etmek.
Cevabı göster
Genellemeyi sınırlandırmak ve istisnalara geçiş hazırlamak.
There are sometimes even rare combinations like XXY, XXX, XXYY, etc.
1:21Bazen XXY, XXX, XXYY vb. nadir kombinasyonlar bile görülür;
and even people with XX chromosomes that develop male genitals and characteristics
1:28hatta XX kromozomlarına sahip olup erkek cinsel organları ve erkeklere özgü özellikler geliştiren insanlar da vardır.
due to a piece of the Y chromosome breaking off and switching places to an X chromosome. Öbek fiiller
1:33Bunun nedeni, Y kromozomunun bir parçasının koparak X kromozomuna geçmesidir.
breaking off: daha büyük bir yapıdan kopup ayrılmak
Bu cümlede breaking off, parçanın ait olduğu kromozomdan kopup ayrılması anlamına gelir. off parçacığı ayrılma anlamını ekler; dolayısıyla parça artık Y kromozomuna bağlı kalmaz. Break off, "The handle broke off." örneğindeki gibi bir parçanın kendiliğinden ayrılmasını veya "She broke off a piece." örneğindeki gibi birinin bir parçayı ayırmasını anlatabilir. Görüşmeleri ya da iletişimi aniden kesmek anlamına da gelebilir; ancak burada dinlenmek için ara vermek değil, fiziksel ayrılma kastedilir.
Alıştırma
Hangi cümle bir parçanın daha büyük bir bütünden ayrıldığını belirtir?
- The branch bent in the wind.
- The branch grew in the wind.
- The branch broke off in the wind.
Cevabı göster
The branch broke off in the wind.
But sexual differentiation in the brain actually happens much later than gonadal differentiation. Dilbilgisi
1:38Fakat beyindeki cinsel farklılaşma, gonadların farklılaşmasından çok daha sonra gerçekleşir.
much later than: büyük bir zaman farkını vurgulamak
Bu cümlede much later than, iki sürecin gerçekleşme zamanını karşılaştırır. Later than, beyin farklılaşmasının gonadal farklılaşmadan sonra gerçekleştiğini; much ise aradaki zaman farkının büyük olduğunu gösterir. Yeniden kullanılabilen yapı much + comparative + than biçimindedir; much faster than ve much colder than buna örnektir. Much, bir şeyin kaç kez gerçekleştiğini değil, farkın büyüklüğünü belirtir. Karşılaştırma biçiminden hemen önce very kullanmayın: very later than değil, much later than deyin.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için bu dersteki üç sözcüklü karşılaştırmayı kullanın: The second bus arrived ____ the first.
Cevabı göster
much later than
male and female brains have structural and functional differences between each other.
1:46erkek ve kadın beyinleri arasında yapısal ve işlevsel farklılıklar vardır.
Ödünleyici bir giriş olarak although controversial,
Burada although controversial, eksiltili bir ödünleme girişidir. Yaklaşık olarak although this claim or idea is controversial anlamına gelir. Bağlamdan anlaşılabildiği için özne ve be fiilinin bir biçimi açıkça söylenmez. Ana cümleden önce gelerek önce görüş ayrılığını kabul eder, ardından temel iddiayı sunar. Konuşanın temkinli tutumunu gösterir; iddianın doğru olduğunu kanıtlamaz.
Alıştırma
Cümlenin başındaki although controversial, ne işe yarar?
- İddianın bilimsel olarak doğru olduğunu kanıtlar.
- İddiayı yalnızca erkek konuşmacılarla sınırlar.
- İddiayı sunmadan önce iddianın tartışmalı olduğunu kabul eder.
Cevabı göster
İddiayı sunmadan önce iddianın tartışmalı olduğunu kabul eder.
Studies have found that males generally have a larger cerebrum, cerebellum, and hippocampus, Anlatım akışı
1:51Araştırmalar, erkeklerde genel olarak serebrum, beyincik ve hipokampusun daha büyük olduğunu,
while females have higher density left frontal lobes and larger volumes in the right frontal lobes.
1:56kadınlarda ise sol frontal lob yoğunluğunun daha yüksek, sağ frontal lob hacminin de daha büyük olduğunu ortaya koymuştur.
Kanıt aktarma çerçevesi olarak Studies have found that
Studies have found that, ardından gelen that yan cümlesini araştırmaların bildirdiği bir bulgu olarak sunar. Present perfect yapıdaki have found, bu bulguları konuşanın kişisel gözlemi olarak değil, güncel tartışmayla bağlantılı sonuçlar olarak gösterir. Bu çerçevenin kapsamı yalnızca that sonrasındaki iddiadır. generally gibi sözcükler kapsamı daha da sınırlar; dolayısıyla cümle her bireyin bu kalıba uyduğunu değil, genel bir eğilimi bildirir.
Alıştırma
Cümleyi burada öğretilen dört sözcüklük kanıt aktarma çerçevesiyle tam olarak tamamlayın: ____ short walks can improve mood.
Cevabı göster
Studies have found that
So what exactly do we see when we look at the brain of a transgender person? Anlatım akışı
2:02Peki trans bir bireyin beynine baktığımızda tam olarak ne görüyoruz?
So what exactly do we see...? ile odağı daraltıp açıklamayı bağlama
So, bu soruyu hemen önceki açıklamaya bağlar. Konuşmacı ilgisiz bir konuya geçmez; genel arka plandan sonraki bölümde ele alınacak belirli bir soruna yönelir. Exactly odağı daraltır. Dinleyiciye gözlemlenebilen şeyler hakkında kesin bir açıklama beklemesi gerektiğini bildirir ve ardından gelecek kanıtların cevaplayacağı soruyu açıkça ortaya koyar.
Alıştırma
Bir sunumda “So what exactly do we see?” sorusunun temel işlevi nedir?
- Konuşmacının zaten kesin bir sonuca vardığını söyler.
- Konuyu daraltır ve kesin bir cevap ya da kanıtın geleceğini bildirir.
- Konuyu ilgisiz bir kişisel hikâyeye çevirir.
Cevabı göster
Konuyu daraltır ve kesin bir cevap ya da kanıtın geleceğini bildirir.
Several studies have shown that transgender brains are both structurally and functionally more similar to their experienced gender identity than their biological sex. Dilbilgisi
2:06Birçok araştırma, trans bireylerin beyinlerinin hem yapısal hem de işlevsel olarak biyolojik cinsiyetlerinden çok deneyimledikleri cinsiyet kimliğine benzediğini göstermiştir.
more similar to X than Y: iki referans noktasına göre benzerliği karşılaştırma
A is more similar to X than Y kalıbı, aynı A öznesini iki referans noktasıyla karşılaştırır. A’nın Y’ye benzediğinden daha fazla X’e benzediğini ifade eder. Bu cümlede structurally ve functionally, karşılaştırmanın iki boyutunu belirtir. Similar sözcüğünden sonra to gelir; than ise ikinci referans noktasını tanıtır: more similar to X than Y. Yapı benzerlik derecelerini karşılaştırır; X ve Y’nin değerini sıralamaz veya X’in Y’ye benzediğini söylemez.
Alıştırma
Cümleyi more similar to X than Y kalıbının eksik iki parçasıyla tamamlayın: The new layout is ____ the mobile app ____ it is to the old website.
Cevabı göster
more similar to · than
had a smaller female-sized structure in the hypothalamus.
2:20hipotalamuslarında kadınlardakine benzer boyutta, daha küçük bir yapı bulunduğunu ortaya koydu.
despite being + -ing yapısı: kısa bir karşıtlık
Despite being, karşıtlığı kısa ve yoğun bir biçimde ifade eder. Bu cümlede ifade, trans kadınların doğumda erkek olarak atanmış olması olgusunu, hipotalamustaki daha küçük ve kadınlara özgü boyuttaki bir yapı bulgusuyla karşılaştırır. Despite sözcüğünden sonra bir isim öbeği veya -ing biçimi gelir; doğrudan özne ve çekimli fiilden oluşan tam bir yan cümle gelmez. Buradaki being, be fiilinin -ing biçimidir ve gizli öznesi trans women'dır; progressive tense değildir.
Alıştırma
Kısa despite + -ing yapısını koruyarak cümleyi tamamlayan ifadeyi seçin. _____ nervous, Priya gave the presentation clearly.
- Despite being
- Although she was
- Because she was
Cevabı göster
Despite being
assigned male at birth: doğumda erkek olarak atanmış
Assigned male at birth, bir kişinin doğduğu sırada yapılan bir sınıflandırmayı anlatan edilgen bir ifadedir; bu sınıflandırma genellikle gözlemlenen fiziksel özelliklere dayanır. Assigned, tıbbi veya idari görevlilerin kaydettiği sınıflandırmayı anlatır; kişinin bu sınıflandırmayı seçtiği anlamına gelmez. Bu cümlede ifade, trans kadınlar hakkında arka plan bilgisi verirken cinsiyet kimliklerini doğumdaki bu sınıflandırmadan ayrı tutar. Kişinin kayıt geçmişini açıklar; bugün kim olduğunu tanımlamaz.
Alıştırma
assigned male at birth ifadesini doğru ve saygılı biçimde kullanan cümle hangisidir?
- Assigned male at birth means the person chose to be male as a baby.
- The form lets people state their gender identity separately from whether they were assigned male at birth.
- The form asks people which sex they chose at birth.
Cevabı göster
The form lets people state their gender identity separately from whether they were assigned male at birth.
MRI scans also show the brain structures of trans people to be more similar in thickness to their experienced gender and not their sex. Dilbilgisi
2:23MR taramaları da trans bireylerin beyin yapılarının kalınlık bakımından biyolojik cinsiyetlerine değil, deneyimledikleri cinsiyete daha çok benzediğini gösteriyor.
show + nesne + to be + tümleç
Bu cümlede show, the brain structures of trans people ifadesini nesne olarak alır; ardından to be ve more similar in thickness tümleci gelir. Yapı, kanıtların nesnenin tümleçte belirtilen özelliğe sahip olduğunu gösterdiğini anlatır. Bu, show + nesne + to be + tümleç biçimindeki nesne-artı-mastar yapısıdır. Buradaki mastar amaç bildirmez. Araştırma dilinde bir bulguyu kısa ve yoğun biçimde verir; temel iddia değişmeden çoğu zaman show that + yan cümle biçimine açılabilir.
Alıştırma
show + object + to be yapısını kullanarak bu şimdiki zaman rapor cümlesini tamamlayın: “The lab results ____ the sample ____ free of contamination.”
Cevabı göster
show · to be
the pheromone androstadienone causes different hypothalamic responses in male and female brains.
2:31androstadienon feromonu, erkek ve kadın beyinlerinin hipotalamuslarında farklı tepkilere yol açar.
And when individuals with gender dysphoria were exposed to it, Kalıp ifadeler
2:36Cinsiyet disforisi yaşayan bireyler bu feromona maruz bırakıldığında,
the hypothalamic response matched their perceived gender rather than their sex. Kalıp ifadeler
2:39hipotalamus tepkileri biyolojik cinsiyetlerinden ziyade algıladıkları cinsiyetle örtüşmüştür.
be exposed to + uyaran veya etken
Burada were exposed to, bireylerin deneyin bir parçası olarak daha önce sözü edilen maddeyle temas ettirildiği anlamına gelir. Edilgen yapının öznesi maruz kalmayı yaşayan kişi ya da şeydir; to ise uyaranı veya etkeni tanıtır. Kalıp be + exposed + to + isim biçimindedir. Buradaki gibi maruz kalma kontrollü ve nötr olabilir; ifade tek başına temasın kazara ya da zararlı olduğunu söylemez.
Alıştırma
Cümleyi expose fiilinin geçmiş zaman edilgen biçimi ve doğru edatla tamamlayın: “During the study, participants ____ a series of short tones.”
Cevabı göster
were exposed to
rather than: ikinciyle değil, ilk etkenle eşleşmek
Bu cümlede rather than, tepkinin eşleşebileceği iki şeyi bağlar: kişilerin algıladığı toplumsal cinsiyet ve biyolojik cinsiyet. Tepkinin ikinciyle değil, birinciyle eşleştiğini belirtir. Aynı matched fiili iki taraf için de geçerlidir. Bir iddianın Y yerine X'e uyduğunu söylemek için X rather than Y kullanılır; bu ifade iki seçeneği karşılaştırır ancak zaman sırası veya değer üstünlüğü bildirmez.
Alıştırma
Örüntünün ikinci etkenle değil, birinci etkenle eşleştiğini söyleyen cümle hangisidir?
- The pattern matched the reported symptoms rather than the test date.
- The pattern matched both the reported symptoms and the test date.
- The pattern matched the reported symptoms after the test date.
Cevabı göster
The pattern matched the reported symptoms rather than the test date.
These studies help to highlight how masculinization or feminization of the gonads is not always the same as the brain,
2:44Bu çalışmalar, gonadların erkeksileşmesi ya da dişileşmesinin beyinde her zaman aynı şekilde gerçekleşmediğini
and that there's a difference between your sex or your anatomy Dilbilgisi
2:50ve biyolojik cinsiyetiniz, yani anatominiz
and your gender or how we perceive our own bodies.
2:53ile cinsiyet kimliğiniz, yani kendi bedeninizi nasıl algıladığınız arasında fark bulunduğunu vurguluyor.
there's a difference between X and Y: X ile Y arasında fark vardır
There's a difference between X and Y kalıbı, iki fikir veya kategorinin aynı olmadığını belirtir. Burada X biyolojik cinsiyet veya anatomi, Y ise toplumsal cinsiyet ya da insanların kendi bedenlerini algılama biçimidir. Between iki karşılaştırma konumu açar ve and ikinci konumu tanıtır: between X and Y. Her konumun içindeki or, aynı tarafı başka bir şekilde adlandırır veya açıklar; iki tarafı bağlayan and sözcüğünün yerini almaz.
Alıştırma
There's a difference between X and Y kalıbını eksiksiz tamamlayın: ____ planning a trip ____ taking one.
Cevabı göster
There's a difference between · and
There also seems to be a genetic component to transgender identity. Anlatım akışı
2:56Trans kimliğin genetik bir bileşeni de var gibi görünüyor.
Kanıta dayalı bir çekince olarak “seems to be”
Bu cümlede seems to be, genetik bileşeni kanıtlanmış bir olgu olarak değil, mevcut kanıtların işaret ettiği bir sonuç olarak sunar. Yapı there seems to be + isim öbeğidir ve there dil bilgisel özne görevindedir. Bu temkinli ifade, konuşanın iddiaya bağlılık derecesini düşürür. Bileşenin yalnızca genetikmiş gibi göründüğü ya da konuşanın kanıtlara güvenmediği anlamına gelmez; sonucun ne kadar güçlü olduğu konusundaki belirsizliği belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle, iddiayı kanıtlanmış gibi sunmadan ön bulguları en iyi şekilde aktarır?
- There is definitely a link between sleep and memory.
- There cannot be a link between sleep and memory.
- There seems to be a link between sleep and memory.
Cevabı göster
There seems to be a link between sleep and memory.
Ailede tekrarlanan özellikler için “run in the family”
Run in the family, bir özelliğin, eğilimin, yeteneğin ya da durumun aynı ailenin birden fazla üyesinde görüldüğünü anlatan bir deyimdir. Buradaki run fiziksel hareket olan “koşmak” anlamında değildir. Bu cümlede ailede görülen örüntü, cinsiyet kimliği uyumsuzluğunun kalıtsal olabileceğine dair kanıt olarak sunulur. Deyim kendi başına yalnızca aile içi kümelenmeyi gösterir; sebebin genler olduğunu kanıtlamaz.
Alıştırma
Durumun birkaç akrabada görüldüğünü anlatan deyimle cümleyi tamamlayın: Migraine seems to ____.
Cevabı göster
run in the family
which controls the body's level of sex hormones,
3:08vücuttaki cinsiyet hormonlarının düzeyini kontrol eder
has a changed allele that is expressed frequently in trans men.
3:11ve bu genin değişime uğramış bir aleli trans erkeklerde sıkça görülür.
scientists are currently looking at over 3 million DNA markers for transgender identity
3:16bilim insanları şu anda trans kimlikle ilişkili 3 milyondan fazla DNA belirtecini inceliyor
to investigate any genetic link for being trans.
3:21ve trans olmakla genetik faktörler arasında bir bağlantı olup olmadığını araştırıyorlar.
Although more research could be done, ile bir sınırlamayı temkinli biçimde kabul etmek
Although more research could be done, ödünleme bildiren bir giriştir. Önce bir sınırlamayı kabul eder: Kanıtlar henüz tamamlanmamıştır. Ardından ana cümle, hâlihazırda yürütülen çalışmayı sunar. Bu bilgi sırası, mevcut araştırmayı geçersiz saymadan iddiayı temkinli hâle getirir; could be done daha fazla araştırmanın yararlı olacağı anlamına gelir, şu anda araştırma yapmanın imkânsız olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Daha fazla kanıtın yararlı olacağını kabul ederken ana ifadenin geçerliliğini koruyan en uygun giriş hangisidir?
- Because research cannot be done,
- Although more research could be done,
- After all research has been completed,
Cevabı göster
Although more research could be done,
Even though scientific studies validate the experience of transgender people, Dilbilgisi
3:24Bilimsel çalışmalar trans bireylerin deneyimlerini doğrulasa da,
they're still suffering from more depression and anxiety than the general public. Kalıp ifadeler
3:28trans bireyler hâlâ genel nüfusa kıyasla daha fazla depresyon ve kaygı yaşıyor.
Even though ... still ... ile devam eden bir sonucu göstermek
Even though, farklı bir sonuç beklemenize yol açabilecek bir gerçeği sunar. Bu cümlede bilimsel çalışmaların deneyimleri doğrulaması, yaşanan sıkıntının azalacağı beklentisini oluşturur. Still ise bu gerçeğe rağmen karşıt sonucun devam ettiğini gösterir. Even though X, Y still Z kalıbı, X’in doğru olduğunu ancak Z’yi engellemediğini ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi Even though ... still ... kalıbıyla tamamlayın: ____ the road was icy, the bus ____ arrived on time.
Cevabı göster
Even though · still
suffering from + bir durum veya süregelen sorun
suffer from + isim öbeği yapısında from, bir kişiyi olumsuz etkileyen hastalığı, belirtiyi veya süregelen sorunu belirtir. Burada suffering from depression and anxiety, yalnızca kısa süreli üzgün ya da endişeli hissetmek değil, depresyon ve kaygının zararlı etkilerini yaşamak anlamına gelir. Başka durumlara aktarılabilen yapı suffer from + durum veya sorun biçimindedir. Fiil, zaman ya da görünüşe göre suffers from, suffered from ve is suffering from gibi biçim değiştirir.
Alıştırma
Bir sağlık sorununun bir kişiyi olumsuz etkilediğini belirten sabit fiil-edat kalıbıyla cümleyi tamamlayın: For years, she has been ____ chronic migraines.
Cevabı göster
suffering from
The risk of suicide is more prominent in transgender people who have been rejected by their family,
3:32İntihar riski, aileleri tarafından reddedilmiş,
or in healthcare.
3:40ya da sağlık hizmetlerinde ayrımcılık görmüş trans bireylerde daha yüksektir.
discriminated in the workplace: anlamı ve standart biçimi
Burada discriminated, bir kişinin kimliği veya bir gruba mensubiyeti nedeniyle haksız muamele görmesi anlamına gelir. In the workplace, bu eşitsiz muamelenin gerçekleştiği ortamı belirtir. discriminated sıfat-fiili, ortak who have been yapısı altında rejected ile eş görevli kullanılmıştır; daha sonra gelen or in healthcare kısmında discriminated yeniden anlaşılır ancak yazılmaz. Özenli modern İngilizcede muameleyi gören kişi için normal edilgen yapı be discriminated against biçimindedir; bu nedenle discriminated against in the workplace daha açık standart biçimdir.
Alıştırma
Bu cümlede discriminated in the workplace ne anlama geliyor?
- iş yeriyle ilgili iki seçenek arasında dikkatle ayrım yapması istenmek
- kimlik veya grup mensubiyeti nedeniyle işte haksız muamele görmek
- herhangi bir nedenle bir iş arkadaşı tarafından kişisel olarak sevilmemek
Cevabı göster
kimlik veya grup mensubiyeti nedeniyle işte haksız muamele görmek
Suicide risks seem to decrease after gender transitioning,
3:41Cinsiyet uyum sürecinden sonra intihar riskinin azaldığı görülüyor;
suggesting that gender dysphoria can cause an extreme amount of emotional pain, Anlatım akışı
3:45bu da cinsiyet disforisinin son derece yoğun bir duygusal acıya yol açabileceğini,
suggesting that: kanıtı temkinli bir çıkarıma bağlamak
Bu cümlede suggesting that, cinsiyet geçişinden sonra intihar risklerinin azalıyor gibi göründüğüne ilişkin önceki gözleme gönderme yapan bir şimdiki zaman ortacı tamamlayıcısıdır. Ardından gelen bilgiyi bu gözlemin desteklediği bir yorum olarak sunar: Cinsiyet disforisi ağır duygusal acıya neden olabilir. Bilgiyi düzenleyen bir bağlantı olarak gözlem veya sonuç + suggesting that + yorum yapısı, kanıttan temkinli bir çıkarıma geçmeyi sağlar. Suggesting destek bulunduğunu belirtir, kanıtlanmışlık bildirmez; tek başına nedensellik kurmaz.
Alıştırma
İkinci yan cümleyi kanıtlanmış bir gerçek yerine temkinli bir çıkarım olarak sunan bağlayıcıyı seçin: Error rates fell after the instructions were simplified, ______ users understood the process better.
- showing that
- proving that
- suggesting that
Cevabı göster
suggesting that
even to the point of suicide. Kalıp ifadeler
3:50hatta kişiyi intihara sürükleyebileceğini düşündürüyor.
even to the point of + isim/-ing: uç bir sonuca ulaşmak
Even to the point of, betimlemeyi olağanüstü derecede uç bir seviyeye veya sonuca taşır. Burada duygusal acının intiharın mümkün hâle gelebileceği kadar ağırlaşabileceğini söyler; even bu son noktanın ne kadar uç olduğunu vurgular. Kalıp even to the point of + isim veya -ing biçimidir. Bir durum çarpıcı bir sonuca ulaşacak kadar şiddetlendiğinde kullanışlıdır; ancak o durumdaki herkesin bu sonuca ulaşacağı anlamına gelmez.
Alıştırma
Uç bir sonucu belirtmek için cümleyi vurgulanan ifadeyle tamamlayın: The disagreement escalated, ____ ending the partnership.
Cevabı göster
even to the point of
or a friend is suffering from gender dysphoria,
3:52ya da bir arkadaşınız cinsiyet disforisi yaşıyorsa,
there are a few links in the description for more information.
3:55daha fazla bilgi için açıklama kısmında birkaç bağlantı bulabilirsiniz.
Thank you so much Gigi for being part of this video. Ton ve niyet
3:58Bu videoda yer aldığın için çok teşekkürler, Gigi.
Thank you so much ... for being part of ile eksiksiz teşekkür etme
Thank you so much güçlü ve içten bir teşekkür ifade eder; so much katılım miktarını değil, teşekkürün derecesini artırır. for being part of teşekkürün nedenini belirtir. for edatından sonra being bir ulaç görevindedir. Yeniden kullanılabilir kalıp Thank you (so much), [person], for + isim veya -ing biçimidir. Burada Gigi'ye videoya katıldığı için teşekkür ediliyor.
Alıştırma
Amir panele konuk olarak katıldı. Sunucunun teşekkürünü hedef ifadeyle tamamlayın: Thank you so much, Amir, ____ our panel.
Cevabı göster
for being part of
and we're happy that you're here to do this with us.
4:00ve bunu bizimle birlikte yapmak için burada olmandan mutluluk duyuyoruz.
It means so much: duygusal önemi ifade etme
It, diğer kişinin katılımına veya destekleyici davranışına gönderme yapar. means so much, bu davranışın konuşan kişi için duygusal açıdan çok önemli olduğunu belirtir; sözlerin birçok tanımı olduğu anlamına gelmez. Anlamlı yardım, destek, varlık veya iyiliğe karşı kullanılabilen bir yanıttır. Bu önemi kimin hissettiği açık değilse to me ya da to us eklenebilir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız sizin için önemli bir etkinliğe katılıyor. It means so much to me that you came cümlesindeki It means so much to me neyi ifade eder?
- Gelmiş olman benim için duygusal açıdan çok önemli.
- Neden geldiğini anlamıyorum.
- Birçok kez geldin.
Cevabı göster
Gelmiş olman benim için duygusal açıdan çok önemli.
validating transgender experiences with science,
4:06trans bireylerin deneyimlerini bilimle doğrulamak için kullandığınızdan dolayı size teşekkür ederim;
which just brings us closer to equality. Deyimler
4:09bu da bizi eşitliğe biraz daha yaklaştırıyor.
brings us closer to: soyut bir hedefe doğru ilerleme
Bu cümlede brings us closer to, fiziksel mesafeyi ilerleme için bir mecaz olarak kullanır. Burada which, trans deneyimlerini bilimle doğrulama eylemine gönderme yapar. Bu eylem toplumun eşitlik yolunda ilerlemesine yardımcı olur; us belirli kişilerin fiziksel olarak hareket ettirilmesini değil, genel anlamda insanları veya toplumu ifade eder. bring + someone + closer to + an abstract goal kalıbı, “birinin o hedefe doğru ilerlemesine yardımcı olmak” anlamına gelir. Tamamlanmayı değil ilerlemeyi bildirir: eylem eşitliğe katkıda bulunur, ancak eşitliğin zaten sağlandığını iddia etmez.
Alıştırma
Cümleyi bring ve us içeren hedef ifadeyle tamamlayın: Each honest conversation ____ an agreement.
Cevabı göster
brings us closer to
we'll put links in the description or on the screen somewhere.
4:13bağlantıları açıklama kısmına veya ekranda bir yere koyacağız.
Otherwise, you can subscribe for more science here every week,
4:15Bunun dışında, her hafta daha fazla bilim içeriği için buradan kanalımıza abone olabilirsiniz,