Multipl Skleroz Nedir?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
507 kelime 201 kel/dk

Özet: Animasyon, multipl sklerozda miyelin saldırısını bozulan sinir sinyalleri ve çeşitli belirtilerle ilişkilendirir; araştırma ile toplumsal farkındalığı da ele alır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. in part because of — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Birkaç nedenden yalnızca birini belirtir ve bilimsel iddiayı ölçülü tutar. 2. acute ve chronic — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Ani veya atak biçimindeki belirtileri uzun süren durumlardan ayırır; acute her zaman “çok şiddetli” değildir. 3. would be so grateful if you could — Konuşma edimbilimi ve tutum: Önceden minnet bildirmek ve koşullu biçim ricayı yumuşatır, böylece yardım isteği doğrudan emir gibi duyulmaz.

Bu derste

This month, many countries around the world will be spreading awareness on multiple sclerosis or MS,

0:00

Bu ay dünyanın birçok ülkesinde multipl skleroz, yani MS hakkında farkındalık oluşturulacak.

a disease that affects millions of people worldwide.

0:05

MS, dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen bir hastalıktır.

But what exactly is multiple sclerosis? Anlatım akışı

0:08

Peki multipl skleroz tam olarak nedir?

Anlatım akışı

But what exactly is ...? ile tanıma geçmek

But what exactly is ...? bir konudan söz etme aşamasından o konunun kesin tanımını sorma aşamasına geçer. Buradaki exactly, birazdan daha belirli bir açıklama geleceğini gösterir. But, temel soruya geçişi işaretleyerek sunumu düzenler; önceki ifadeye karşı çıkmaz. Yeniden kullanılabilen kalıplar But what exactly is + isim öbeği? ve But what exactly is it? şeklindedir.

Alıştırma

Hangi soru, karanlık maddeyi tanıtmaktan onu kesin olarak tanımlamaya en doğal biçimde geçer?

  1. But dark matter is exactly what?
  2. But why is dark matter a problem?
  3. But what exactly is dark matter?
Cevabı göster

But what exactly is dark matter?

MS primarily affects the central nervous system,

0:10

MS öncelikle merkezî sinir sistemini etkiler.

which consists of the brain, spinal cord, and optic nerve. Kalıp ifadeler

0:13

Bu sistem beyin, omurilik ve optik sinirden oluşur.

Kalıp ifadeler

consists of: bir bütünün parçalarını belirtmek

Consists of bir bütünün bileşimini anlatır: özne bütünü, of sözcüğünden sonraki isim öbeği ise onun parçalarını belirtir. Cümlede the central nervous system bütündür; the brain, spinal cord ve optic nerve ise onun bileşenleri olarak sıralanır. Kalıp bütün + consists of + parçalar şeklindedir. Consist bu kullanımda geçişsiz bir fiildir; bu nedenle standart İngilizcede is consisted of denmez.

Alıştırma

Cümleyi «-den oluşur» anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The emergency kit ____ a flashlight, water, and bandages.

Cevabı göster

consists of

Just about everything you do depends on this system functioning properly, Notlar

0:16

Yaptığınız hemen her şey bu sistemin düzgün çalışmasına bağlıdır;

Kalıp ifadeler

Just about everything: just about ifadesinin neredeyse anlamı

Just about everything ifadesinde just about, “neredeyse” ya da “hemen hemen” anlamına gelir. everything sözcüğünü niteler; dolayısıyla tüm ifade “neredeyse her şey” demektir, “yalnızca her şey hakkında” değil. Bu tür bir yaklaşıklaştırma, kapsamlı bir iddiayı biraz daha az kesin hâle getirir: konuşan kişi yaptığınız şeylerin neredeyse tamamının sisteme bağlı olduğunu söylerken olası istisnalara da yer bırakır.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki “neredeyse” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The repairs are ____ finished; only one small task remains.

Cevabı göster

just about

Dilbilgisi

depends on this system functioning: depend on + isim + -ing yapısı

Cümlenin temel fiili depends'tir. on'dan sonra gelen this system, functioning fiilinin anlamca öznesidir; functioning properly ise sistemin yapması gereken eylemi anlatır. Yapının tamamı, sonucun sistemin düzgün çalışması koşuluna bağlı olduğunu belirtir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp depend on + isim/zamir + -ing şeklindedir. Bir sonuç, belirli bir kişi veya şeyin bir eylemi gerçekleştirmesine bağlı olduğunda kullanılır.

Alıştırma

the engineers ve complete fiilinin -ing biçimini kullanarak cümleyi depend on + isim + -ing kalıbıyla tamamlayın: The launch depends on ____ the final checks tonight.

Cevabı göster

the engineers completing

from breathing to moving and even watching YouTube videos.

0:19

nefes almaktan hareket etmeye, hatta YouTube videoları izlemeye kadar.

And these actions are all facilitated by neurons throughout your body,

0:22

Tüm bunlar, vücudunuzun her yanına yayılmış nöronlar sayesinde gerçekleşir.

cells which we've talked about many times in our previous videos.

0:25

Bunlar, önceki videolarımızda birçok kez sözünü ettiğimiz hücrelerdir.

These neurons are able to send signals all throughout the body at incredible speeds,

0:28

Bu nöronlar, vücudun her yanına inanılmaz hızlarda sinyal gönderebilir.

in part because of the fatty coating that surrounds them, Kalıp ifadeler

0:32

Bunu yapabilmelerinin bir nedeni, etraflarını saran yağlı tabakadır.

Kalıp ifadeler

in part because of: Kısmi bir nedeni belirtmek

In part because of bir neden sunarken bu nedenin önemini bilinçli olarak sınırlar: yağlı kaplama, nöronların hızına katkıda bulunan nedenlerden biridir; ancak açıklamanın tamamı olmak zorunda değildir. Kalıp in part because of + isim öbeği şeklindedir. Bir sonucun birden fazla nedeni olduğunda veya konuşan kişi kesin bir neden-sonuç iddiasında bulunmak istemediğinde kullanışlıdır.

Alıştırma

“The event was delayed in part because of the rain” ne anlama gelir?

  1. Yağmur, gecikmeye katkıda bulunan nedenlerden biriydi.
  2. Etkinliğin fiziksel olarak yalnızca bir bölümü yağmur yüzünden gecikti.
  3. Gecikmenin tek nedeni kesinlikle yağmurdu.
Cevabı göster

Yağmur, gecikmeye katkıda bulunan nedenlerden biriydi.

something called myelin or the myelin sheath.

0:34

Bu tabakaya miyelin veya miyelin kılıfı denir.

This myelin insulates the impulses and allows the nerve signals to reach their destination. Dilbilgisi

0:37

Miyelin, elektriksel uyarıları yalıtır ve sinir sinyallerinin hedeflerine ulaşmasını sağlar.

Dilbilgisi

allow + nesne + to-infinitive: allows the nerve signals to reach

Allows the nerve signals to reach, allow + nesne + to-infinitive kalıbını izler. Nesne olan the nerve signals, reach eylemini gerçekleştirir; allows ise miyelinin hedefe ulaşmayı mümkün kılan koşulu oluşturduğu anlamına gelir. Bir özellik, koşul veya eylem başka bir kişinin ya da şeyin bir eylemi gerçekleştirmesini mümkün kıldığında aktarılabilir X allows Y to do Z kalıbını kullanın.

Alıştırma

Allow + nesne yapısından sonra gereken cross biçimiyle cümleyi tamamlayın: The new bridge allows emergency vehicles ____ the river safely.

Cevabı göster

to cross

However, in the case of MS, Kalıp ifadeler

0:41

Ancak MS söz konusu olduğunda,

this is where the issues occur.

0:43

sorunlar tam da burada başlar.

Kalıp ifadeler

in the case of: konuyu belirli bir duruma daraltma

“In the case of” ifadesinden sonra bir isim öbeği gelir ve ifade “özellikle o kişiye, şeye veya duruma odaklandığımızda” anlamına gelir. Bu cümlede genel açıklamanın kapsamını MS’de olanlara indirger; buradaki case “durum” demektir, bir kap veya mutlaka hukuki bir dava anlamına gelmez. Bu ifade bir kapsam işaretidir: Dinleyiciye, ardından gelen ifadenin evrensel bir iddia değil, adı verilen durum için geçerli olduğunu bildirir.

Alıştırma

in the case of ifadesinin genel bir tartışmayı belirli bir konuya daralttığı cümleyi seçin.

  1. Take an umbrella in case it rains.
  2. In the case of electric cars, battery cost is still a major concern.
  3. In case of fire, use the stairs.
Cevabı göster

In the case of electric cars, battery cost is still a major concern.

The immune system is designed to fight off disease from viruses, bacteria, parasites, or other agents, Notlar

0:44

Bağışıklık sistemi virüs, bakteri, parazit veya başka etkenlerin yol açtığı hastalıklarla savaşmak üzere tasarlanmıştır.

Dilbilgisi

is designed to + fiilin yalın hâli: amaç veya işlev belirtme

“Is designed to”, be designed to + fiilin yalın hâli kalıbını izler ve öznenin amaçlanan kullanımını veya normal işlevini belirtir. Bu cümlede fight off, bağışıklık sisteminin normalde ne yaptığını anlatır. Biyolojik veya doğal sistemlerden söz ederken designed, bunları bir insan tasarımcının yaptığı anlamına gelmek zorunda değildir. İşlevsel bir anlatım olabilir: “bunu yapmasını sağlayacak şekilde yapılandırılmıştır veya çalışır”. Kalıp genel bir rolü anlatır; bu rolün her seferinde başarıyla gerçekleştiğini kanıtlamaz.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve “amaçlanan işlevi budur” anlamına gelen üç sözcüklü edilgen ifadeyle tamamlayın: This safety barrier ____ prevent visitors from entering the work area.

Cevabı göster

is designed to

Öbek fiiller

Bir tehdidi savuşturmak için fight off kullanmak

Fight off, zararlı bir şeye direnip onu uzaklaştırmak veya başarılı olmasını engellemek anlamına gelen bir öbek fiildir. Burada bağışıklık sistemi fight off disease yapar; yani hastalığa yol açan etkenlerin sağlıklı dokuya zarar vermesini önler. Off, yer bildiren bir sözcük değil, öbek fiilin bir parçasıdır. Bu ifade çoğu zaman tehdidin başarıyla savuşturulduğunu veya uzakta tutulduğunu anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle Maya’nın saldırganı savuşturduğunu açıkça söylüyor?

  1. Maya fought off the attacker.
  2. Maya fought the attacker.
  3. Maya fought against the attacker.
Cevabı göster

Maya fought off the attacker.

and does so by distinguishing these things from healthy tissue. Notlar

0:49

Bunu da bu etkenleri sağlıklı dokulardan ayırt ederek yapar.

Dilbilgisi

does so by + -ing: önceki eyleme gönderme yapıp yöntemi belirtmek

Does so, az önce belirtilen bir eylemin yerine geçer. Bu cümlede does so, fights off disease anlamındadır; böylece tüm fiil öbeği tekrarlanmaz. Does, özneye ve zamana göre değişir; so önceki eylemi taşır ve bu nedenle anlamına gelmez. Ardından by + -ing yöntemi açıklar. Distinguishing healthy tissue from harmful agents, bağışıklık sisteminin önceki eylemi nasıl gerçekleştirdiğini gösterir. Yeniden kullanılabilir kalıp subject + do/does/did so + by + -ing şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi solves the puzzle ifadesinin yerine geçen ve yöntemi tanıtan üç sözcüklü kalıpla tamamlayın: Nina solves the puzzle, and ____ checking each clue twice.

Cevabı göster

does so by

Kalıp ifadeler

distinguish A from B: A'yı B'den ayırt etmek

Distinguish A from B, A ile B'nin farklı olduğunu anlayıp değerlendirme veya sınıflandırma sırasında onları ayrı tutmak demektir. from edatı, karşılaştırma noktası olan B'yi tanıtır. Bu cümlede A these things, B ise healthy tissue ifadesidir. Yapı, zararlı şeyleri tanırken sağlıklı dokuyu aynı tür hedef olarak görmemeyi anlatır.

Alıştırma

distinguish A from B kalıbındaki eksik edatı tamamlayın: Doctors must distinguish a harmless skin reaction ____ a serious infection.

Cevabı göster

from

But in the case of MS,

0:52

Ancak MS söz konusu olduğunda,

the immune system ends up attacking the myelin Öbek fiiller

0:53

bağışıklık sistemi sonunda miyeline saldırır

Öbek fiiller

end up doing: sonunda, çoğu zaman beklenmedik biçimde, bir şey yapmak

End up doing, bir süreç veya olaylar dizisinin sonucunda en sonunda bir şey yapmak anlamına gelir. Çoğu zaman sonucun planlanmadığını veya beklenmediğini düşündürür. -ing biçimi son eylemi belirtir: end up attacking. Burada attacking sonuçtur; up fiziksel bir yön bildirmez.

Alıştırma

Cümleyi end up ifadesinin doğru geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: We took the wrong trail and ____ walking three extra miles.

Cevabı göster

ended up

in what is classified as an autoimmune disorder. Notlar

0:56

ve bu yüzden MS otoimmün bir hastalık olarak sınıflandırılır.

Kalıp ifadeler

be classified as + kategori

classify X as Y yapısında Y, X'e atanan kategoriyi belirtir. Cümlede edilgen X is classified as Y kalıbı kullanıldığı için vurgu, sınıflandırmayı kimin yaptığına değil, duruma ve onun tıbbi kategorisine verilir. Buradaki what, bağışıklık sisteminin miyeline saldırması durumunu ifade eder. İfade, bu sürecin otoimmün bir bozukluk olarak sınıflandırıldığı anlamına gelir; as bir nedeni değil, kategoriyi tanıtır.

Alıştırma

İngilizce cümleyi classify ... as yapısının edilgen biçimiyle tamamlayın: Based on its architectural importance, the building ____ a historic landmark.

Cevabı göster

is classified as

Kelime

autoimmune disorder: bağışıklığın vücudun kendisini hedef alması

Otoimmün bozukluk, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücudun kendi sağlıklı hücrelerini veya dokularını hedef aldığı bir durumdur. Bu cümlede hedef, sinirleri koruyan miyelindir. auto- ön eki kendi veya öz anlamına gelir; dolayısıyla autoimmune, kişinin kendi vücuduna yönelmiş bir bağışıklık yanıtını anlatır. Otomatik bağışıklık veya olağanüstü güçlü bağışıklık anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi açıklama autoimmune disorder ifadesine en iyi uyar?

  1. Bağışıklık sistemi yanlışlıkla vücudun kendi sağlıklı dokusuna saldırır.
  2. Bağışıklık sistemi vücudu etkili biçimde savunamayacak kadar zayıftır.
  3. Vücut her enfeksiyona karşı otomatik olarak bağışıklık kazanır.
Cevabı göster

Bağışıklık sistemi yanlışlıkla vücudun kendi sağlıklı dokusuna saldırır.

This process of demyelination can lead to a buildup of scar tissue, Kalıp ifadeler

0:59

Demiyelinizasyon adı verilen bu süreç, yara dokusunun birikmesine yol açabilir.

hence the word sclerosis. Anlatım akışı

1:02

“Skleroz” sözcüğü de buradan gelir.

Kalıp ifadeler

lead to a buildup of scar tissue (yara dokusu birikmesine yol açmak)

Bu cümlede lead to, demiyelinizasyonun olası bir sonucunu tanıtır: yara dokusunun oluşup birikmesi. Cümlede can kullanıldığı için her zaman olmak zorunda olan değil, olası bir sonuç anlatılır. A buildup of, bir şeyin zamanla birikmesi demektir. lead to + ad öbeği yapısı, bir sürecin daha sonraki bir sonucu nasıl doğurduğunu göstermek için kullanılır; burada sonucu belirten ad öbeği a buildup of scar tissue ifadesidir.

Alıştırma

Bir sürecin zamanla birikme sonucu doğurduğunu gösteren hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Poor drainage can ____ standing water around the house.

Cevabı göster

lead to a buildup of

Anlatım akışı

hence the word: bir açıklamayı terime bağlamak

Burada hence, önceki açıklamaya gönderme yapar ve sclerosis adını bu açıklamanın sonucu olarak sunar. Kısaltılmış hence the word sclerosis ifadesi, 'that is why the word sclerosis is used', yani “sclerosis sözcüğünün kullanılma nedeni budur” anlamına gelir. Bu, bilgiyi düzenleyen bir kalıptır: önce açıklama gelir, ardından hence + ortaya çıkan terimi veya adı belirten bir ad öbeği kullanılır. Sclerosis sözcüğünün sertleşme veya yara oluşumuyla ilişkili olduğunu bilmek, buradaki bağlantıyı görmek için yeterlidir.

Alıştırma

Bir açıklamayı bir ada bağlayan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The material stretches and returns to its original shape, ____ elastic.

Cevabı göster

hence the word

The CNS then becomes unable to send and receive signals properly.

1:04

Bunun sonucunda merkezî sinir sistemi sinyalleri düzgün biçimde gönderip alamaz.

Messages traveling along the neurons may be slowed down, Dilbilgisi

1:08

Nöronlar boyunca ilerleyen mesajlar yavaşlayabilir,

distorted, or stopped altogether. Kelime

1:11

bozulabilir veya tamamen durabilir.

Dilbilgisi

may be slowed down, distorted, or stopped: eşgüdümlü modal edilgen

Burada may izin değil, olasılık bildirir. may be + past participle yapısı modal edilgen oluşturur: messages etkileri yaşayan taraftır; bu etkilere kimin ya da neyin neden olduğu belirtilmez. Tek bir may be, eşgüdümlü üç past participle olan slowed down, distorted ve stopped için geçerlidir. Bu kısa yapı, bilimsel metinlerde may be ifadesini tekrarlamadan birden fazla olası sonucu sıralamayı sağlar.

Alıştırma

Bilimsel cümleyi may + be + past participle ile tamamlayın: During transmission, the data ____, corrupted, or lost.

Cevabı göster

may be delayed

Kelime

stopped altogether ifadesindeki altogether

stopped altogether ifadesinde altogether, tamamen veya bütünüyle anlamına gelen tek sözcüklü bir zarftır. stopped sözcüğünü niteler; dolayısıyla en ağır olası sonuç, iletilerin yalnızca yavaşlaması ya da bozulması değil, tamamen kesilmesidir. Bu kullanım, kısmi bir yorumu dışlamak için bitme, kaçınma veya kaybolma bildiren fiillerden sonra sıkça gelir: stop altogether, tamamen durmak demektir.

Alıştırma

altogether sözcüğünün tamamen anlamına geldiği cümleyi seçin.

  1. The engine stopped briefly.
  2. The engine stopped altogether.
  3. The runners stopped all together at the finish line.
Cevabı göster

The engine stopped altogether.

Because of the varying locations and nature of demyelination,

1:13

Demiyelinizasyonun yeri ve niteliği değişken olduğu için,

the symptoms of MS are incredibly diverse.

1:16

MS belirtileri son derece çeşitlidir.

They can range from muscle weakness to decreased coordination, Dilbilgisi

1:18

Kas güçsüzlüğü ve koordinasyon kaybı görülebileceği gibi,

fatigue, vision problems, numbness, or even paralysis.

1:21

yorgunluk, görme sorunları, uyuşma, hatta felç de ortaya çıkabilir.

Dilbilgisi

range from A to B: A'dan B'ye kadar değişmek

Birlikte kullanılan from ve to edatları bir aralığın sınırlarını gösterir. Burada range from muscle weakness to decreased coordination, bir durumun başka bir duruma dönüşmesini değil, olası farklı belirtileri anlatır. Ardından gelen belirtiler olasılıklar kümesini genişletir ve liste mutlaka en hafiften en şiddetliye giden kesin bir ölçek oluşturmaz.

Alıştırma

İngilizce cümleyi sabit from ... to yapısıyla tamamlayın: Room prices ____ ninety dollars ____ two hundred and fifty dollars per night.

Cevabı göster

range from · to

Though an MRI scan of the brain to look for lesions or scarring is integral to diagnosis. Kelime

1:24

Bununla birlikte, beyindeki lezyonları veya yara izlerini görmek için yapılan MR taraması tanının vazgeçilmez bir parçasıdır.

Kelime

integral to diagnosis: teşhis için vazgeçilmez

Integral to, bir şeyin başka bir şey için vazgeçilmez veya onun gerekli bir parçası olduğu anlamına gelir. Bu cümlede MR taraması yalnızca ek bir yardımcı olarak değil, teşhisin temel bir parçası olarak sunulur. Yaygın yapı be integral to + isim veya -ing biçimidir. integral to diagnosis ifadesinde to, bir şeyin vazgeçilmez olduğu süreci ya da sonucu tanıtan bir edattır.

Alıştırma

İngilizce cümleyi essential to anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Accurate records are ____ a fair investigation.

Cevabı göster

integral to

For some, the symptoms come as acute episodes, Kelime

1:29

Bazı kişilerde belirtiler akut ataklar hâlinde ortaya çıkarken,

while others experience more chronic and permanent symptoms which worsen over time. Kalıp ifadeler

1:31

bazıları zamanla kötüleşen daha kronik ve kalıcı belirtiler yaşar.

Kelime

Acute ve chronic belirtiler

Tıbbi açıklamalarda acute genellikle aniden başlayan veya nispeten kısa süren belirtileri ifade eder. Chronic ise uzun süre devam eden ya da tekrarlayan belirtileri ifade eder. Bu cümlede acute episodes ile chronic and permanent symptoms karşılaştırılarak hastalar belirtilerinin zamansal örüntüsüne göre gruplandırılır. Bu terimler öncelikle başlangıcı ve süreyi anlatır, şiddeti değil: akut bir belirti mutlaka şiddetli değildir ve kronik bir belirti her an aynı şiddette olmak zorunda değildir.

Alıştırma

Bir durum aniden başlıyor ve kısa sürüyor. Zamansal örüntüsünü en iyi hangi sözcük anlatır?

  1. severe
  2. acute
  3. chronic
Cevabı göster

acute

Kalıp ifadeler

Worsen over time

Worsen, daha kötü hâle gelmek anlamına gelir. Over time, olumsuz değişimin tek bir anda gerçekleşmek yerine bir dönem boyunca aşamalı olarak geliştiğini belirtir. Buradaki which, chronic and permanent symptoms ifadesine gönderme yapar; dolayısıyla ifade, bu belirtilerin zaman geçtikçe kötüleşme eğilimini anlatır. Yeniden kullanılabilen yapı subject + worsen + over time biçimindedir.

Alıştırma

Cümleyi aşamalı olarak daha kötü hâle gelmek anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: If the leak is ignored, the water damage will ____.

Cevabı göster

worsen over time

At this point, no true cause or cure is known. Anlatım akışı

1:35

Şu anda ne kesin nedeni biliniyor ne de hastalığı tamamen iyileştiren bir tedavi var.

Anlatım akışı

Mevcut aşamayla sınırlama yapan“At this point”

“At this point”, “şu anki duruma göre” veya “şu anda bilinenlere dayanarak” anlamına gelen bir zaman ve aşama belirtecidir. Fiziksel bir noktayı ya da yeri anlatmaz. Konuşan kişi bu ifadeyi başa getirerek ardından gelen iddiayı mevcut aşamayla sınırlar. Böylece bilgi geçici bir durum güncellemesi olarak düzenlenir ve ileride yapılacak araştırmaların sonucu değiştirebileceği ihtimali açık bırakılır.

Alıştırma

“At this point” bu cümlede ne yapıyor?

  1. İfadeyi mevcut aşamada bilinenlerle sınırlar.
  2. Durumun asla değişemeyeceğini söyler.
  3. Araştırmanın yapıldığı fiziksel yeri belirtir.
Cevabı göster

İfadeyi mevcut aşamada bilinenlerle sınırlar.

While potential links to environmental factors, viral infections, and genetics have been found,

1:38

Çevresel etkenler, viral enfeksiyonlar ve genetik faktörlerle olası bağlantılar bulunmuş olsa da,

studies are ongoing and not yet conclusive. Kelime

1:43

araştırmalar sürüyor ve henüz kesin bir sonuca ulaşılmış değil.

Kelime

Henüz kesin yanıt sağlamayan kanıtlar için“Not yet conclusive”

“Not yet conclusive”, mevcut kanıtların kesin bir sonucu destekleyecek kadar güçlü veya eksiksiz olmadığı anlamına gelir. “Conclusive”, kanıtın ya da araştırmanın bir soruyu kesin biçimde çözüp çözemediğini anlatır; yalnızca “bitmiş” demek değildir. “Yet” zaman bakışı ekler: sonuç şu anda kesin değildir, ancak sonraki araştırmalar yeterli kanıt sağlayabilir. Bu cümlede olası bağlantılar bulunmuştur fakat tek başına bağlantılar, bu faktörlerin rahatsızlığa neden olduğunu kanıtlamaz.

Alıştırma

Araştırmacılar veri toplamayı bitirdi, ancak sonuçlar hâlâ soruyu çözmüyor. Bunu hangi cümle doğru ifade eder?

  1. The study is not yet concluded, so the results prove the cause.
  2. The study is conclusive, but the results are not yet complete.
  3. The study is complete, but the results are not yet conclusive.
Cevabı göster

The study is complete, but the results are not yet conclusive.

And while there has been a lot of work towards not only alleviating some of the symptoms, Dilbilgisi

1:46

Yalnızca bazı belirtileri hafifletmek için değil,

but slowing the progression,

1:49

hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için de çok çalışılmış olsa da,

sadly, these treatments do not work for all MS sufferers. Kelime

1:51

ne yazık ki bu tedaviler MS hastalarının hepsinde işe yaramıyor.

Dilbilgisi

not only alleviating ... but slowing: paralel yapıda iki ek bilgi

not only alleviating ... but slowing ifadesinde not only ... but ... kalıbı iki amacı birbirine bağlar: bazı belirtileri hafifletmek ve MS'in ilerleme hızını azaltmak. İkinci amaç eklenirken vurgulanır; but ilk amacı geçersiz kılmaz veya onunla çelişmez. towards her iki eylemi de yönettiği için alleviating ve slowing aynı -ing biçimindedir. Bu kalıbı başka bir cümlede kullanırken not only ve but sonrasındaki ögeleri dil bilgisi bakımından paralel tut.

Alıştırma

Cümleyi not only ... but also ... ile save ve reduce fiillerinin -ing biçimlerini kullanarak tamamla: The new plan aims at ____ money ____ waste.

Cevabı göster

not only saving · but also reducing

Kelime

work for all: herkes için etkili olmak

Burada work, “bir işte çalışmak” değil, “amaçlanan sonucu vermek” anlamındadır. Özne treatments olduğu için do not work for all, tedavilerin MS hastası olan herkes için etkili olmadığını belirtir. For all olumsuz ifadenin kapsamındadır: not ... for all, “herkes için değil” demektir; “hiç kimse için değil” demek değildir. Bazı insanlar fayda görebilirken başkaları görmeyebilir.

Alıştırma

Bir antrenör, “This training plan doesn't work for all players.” diyor. Bu cümle ne anlama gelir?

  1. Her oyuncu için etkili veya uygun değildir.
  2. Hiçbir oyuncu için etkili değildir.
  3. Her oyuncunun bu plan kapsamında bir işi vardır.
Cevabı göster

Her oyuncu için etkili veya uygun değildir.

Kelime

MS sufferers: anlaşılır ancak daha az kişi odaklı

MS, multiple sclerosis yani multipl sklerozun kısaltmasıdır. Bu cümlede MS sufferers, MS hastalığı olan kişiler anlamına gelir. Burada sufferer, kişiyi tıbbi bir durum üzerinden etiketler. Kişinin her an acı çektiği anlamına gelmek zorunda değildir; ancak modern sağlık iletişiminde kişiyi tanıdan önce konumlandıran people with MS veya people living with MS ifadeleri çoğu zaman tercih edilir.

Alıştırma

Resmî bir hasta destek sayfasını düzenliyorsunuz. Hangi cümle kişi odaklı anlatımı en iyi kullanıyor?

  1. We provide support for MS sufferers.
  2. We provide support for the MS.
  3. We provide support for people with MS.
Cevabı göster

We provide support for people with MS.

Ultimately, bringing light to this issue in an effort to support and fund research Notlar

1:54

Nihayetinde araştırmaları desteklemek ve finanse etmek amacıyla bu konuya dikkat çekmek,

is an incredibly important step to erasing MS.

1:58

MS hastalığını ortadan kaldırma yolunda son derece önemli bir adımdır.

Deyimler

bringing light to this issue: farkındalık, açıklama mı yoksa ifşa mı?

Burada light, kamuoyunda görünürlük için kullanılan bir benzetmedir. Bağlam araştırmanın desteklenmesi ve finanse edilmesi çağrısını içerdiği için bringing light to this issue, konuyu daha görünür hâle getirerek dikkat çekmesini sağlamak anlamına gelir. Bu ifade, light ve attention ile kurulan birkaç bilinen ifadeyi harmanlar. Bu nedenle okurlar niyeti çıkarabilir; ancak bu tam birleşim İngilizcede yerleşik ve standart bir deyim değildir.

Alıştırma

Bir farkındalık kampanyası, yeterince fonlanmayan bir konuyu açıklamak veya bir sırrı açığa çıkarmak yerine daha fazla insanın fark etmesini istiyor. Cümleyi tamamlayın: The campaign hopes to ____.

Cevabı göster

bring attention to the issue

Kalıp ifadeler

in an effort to: bilinçli girişimi vurgulayan amaç ifadesi

In an effort to + fiilin yalın hâli, bir eylemi hedefe ulaşmaya yönelik bilinçli bir girişim olarak sunar. Bu cümlede konuya dikkat çekmenin amacı, araştırmaların desteklenmesine ve finanse edilmesine yardımcı olmaktır. İfade hem amacı hem de aktif çabayı vurgular; ancak hedefe zaten ulaşıldığını veya kesinlikle ulaşılacağını söylemez.

Alıştırma

Bilinçli bir girişimi vurgulayan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The city added more bike lanes ____ reduce traffic.

Cevabı göster

in an effort to

And though many of us will never truly understand the challenges of living with MS, Kelime

2:01

Birçoğumuz MS ile yaşamanın zorluklarını hiçbir zaman tam olarak anlayamayacak olsak da,

we can work together to raise awareness. Kalıp ifadeler

2:04

farkındalığı artırmak için birlikte çalışabiliriz.

Kelime

living with MS: uzun süreli bir sağlık durumuyla yaşam deneyimi

Living with MS, multipl skleroza sahipken ve bu hastalığı yönetirken günlük yaşamı, hastalığın süren zorluklarıyla birlikte deneyimlemek demektir. Hastalıkla aynı evde yaşamak anlamına gelmez. living with + hastalık yapısı kişi merkezlidir: teşhisi kişinin bütün kimliğine dönüştürmek yerine kişiyi ve yaşamını görünür tutar. Hastalığın iyileştiğini ya da kişinin her zorluğu pasif biçimde kabullendiğini de ima etmez.

Alıştırma

Süren bir sağlık deneyimini doğal ve saygılı biçimde anlatmak için living with + condition yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The program supports teenagers living epilepsy.
  2. The program supports teenagers living beside epilepsy.
  3. The program supports teenagers living with epilepsy.
Cevabı göster

The program supports teenagers living with epilepsy.

Kalıp ifadeler

raise awareness: farkındalığı artırmak

Raise awareness, daha fazla insanın bir konuyu fark etmesine, anlamasına veya önemsemesine yardımcı olmak demektir. Bu cümlede fiziksel olarak bir şeyi kaldırmak değil, MS konusunda toplumun anlayışını artırmak anlatılır. Bu eşdizimde standart fiil raise sözcüğüdür. Başka bağlamlara aktarılabilen kalıp raise awareness of/about + konu şeklindedir; konu zaten belliyse raise awareness tek başına da kullanılabilir.

Alıştırma

“Daha fazla insanın bir sorunu fark etmesine yardımcı olmak” anlamındaki notta yer alan ifadeyle cümleyi tamamlayın: The charity uses short videos to ____ of the dangers of distracted driving.

Cevabı göster

raise awareness

We would be so grateful if you could take a moment and pass this video on to your family and friends Notlar

2:06

Bir dakikanızı ayırıp bu videoyu aileniz ve arkadaşlarınızla paylaşır

and join in the effort to end MS.

2:11

ve MS hastalığını sona erdirme çabasına katılırsanız çok minnettar oluruz.

Ton ve niyet

would be so grateful if you could ...: kibar bir rica

Would be so grateful if you could ... kalıbı, istenen eylemi söylemeden önce konuşanın duyacağı minnettarlığı belirterek bir rica oluşturur. Would ve could, ricayı daha az buyurgan hâle getirir; buradaki could esas olarak karşı tarafın bunu yapabilecek durumda olup olmadığını sormaz. Vurgulanan bölümde özne yer almaz, ancak cümlenin öznesi We sözcüğüdür: We would be so grateful if you could + fiilin yalın hâli. So, grateful sözcüğünü güçlendirerek özellikle yoğun bir minnettarlık ifade eder.

Alıştırma

Kibar ricayı nottaki ifadeyle tamamlayın: We ____ review the attached schedule today.

Cevabı göster

would be so grateful if you could

Öbek fiiller

pass something on to someone: bir şeyi birine iletmek

Burada pass this video on to your family and friends, “videoyu ailenizin ve arkadaşlarınızın alması için paylaşmak veya iletmek” anlamına gelir. Pass on ayrılabilen bir öbek fiildir; to ise alıcıyı belirtir. Nesne bir isim olduğunda pass + nesne + on + to + alıcı yapısı kullanılabilir. Nesne zamiri normalde pass ile on arasına gelmelidir: pass it on to them denir, pass on it to them denmez.

Alıştırma

Cümleyi pass something on to someone yapısının ayrılmış biçimiyle tamamlayın: Please ____ the updated schedule ____ everyone on the team.

Cevabı göster

pass · on to

This episode of AsapSCIENCE is supported by 23andMe. Kültür

2:13

AsapSCIENCE'ın bu bölümü 23andMe'nin desteğiyle hazırlanmıştır.

Kültür

supported by 23andMe: sponsorluk bildirimi

Burada is supported by 23andMe, şirketin bu bölüm için finansman, kaynak veya başka bir ticari destek sağladığını belirtir. Video ya da podcast jeneriklerinde bu ifade bir sponsorluk bildirimi işlevi görür; markanın yalnızca duygusal teşvik sunduğu anlamına gelmez. Yapı be supported by + sponsor şeklindedir. Hemen ardından sponsorun hizmetinin veya internet sitesinin tanıtılması ticari yorumu güçlendirir; ancak supported by farklı bağlamlarda başka anlamlara gelebilir.

Alıştırma

Bir podcast'in başında sunucu “This episode is supported by GreenLeaf,” diyor ve ardından GreenLeaf'in internet sitesini veriyor. Supported by büyük olasılıkla neyi belirtir?

  1. Bu bölüm GreenLeaf'in iddialarının doğru olduğunu kanıtlıyor.
  2. GreenLeaf bölüm için sponsorluk veya ticari destek sağladı.
  3. GreenLeaf sunucuyu duygusal olarak teşvik etti.
Cevabı göster

GreenLeaf bölüm için sponsorluk veya ticari destek sağladı.

23andMe is a DNA analysis service that allows you to explore your own genes.

2:17

23andMe, kendi genlerinizi keşfetmenizi sağlayan bir DNA analiz hizmetidir.

Whether you're interested in discovering your global origins or understanding your health and your risk for disease, Dilbilgisi

2:21

İster dünyanın hangi bölgelerinden geldiğinizi öğrenmekle ister sağlığınızı ve hastalık riskinizi anlamakla ilgilenin,

be sure to check out 23andMe.com/asap. Öbek fiiller

2:25

23andMe.com/asap adresine mutlaka göz atın.

Dilbilgisi

Whether ... or ... ile be sure to kullanımı

Whether iki olası ilgi alanını tanıtır: küresel kökenlerinizi keşfetmekle ilgilenmek ve sağlığınızı ve hastalık riskinizi anlamakla ilgilenmek. Or seçenekleri bağlarken ana cümle aynı öneriyi her iki duruma da uygular; evet ya da hayır cevabı istenmez. interested in ifadesinden sonra iki seçenekte de -ing biçimleri olan discovering ve understanding kullanılarak paralel yapı korunur. Yeniden kullanılabilen tam kalıp Whether + seçenek A + or + seçenek B, + ana cümle şeklindedir; burada be sure to + fiilin yalın biçimi güçlü bir öneri verir.

Alıştırma

Cümleyi Whether ... or ... ve be sure to ile tamamlayın: ____ you're traveling for work ____ visiting family, ____ save a copy of your ticket.

Cevabı göster

Whether · or · be sure to

Öbek fiiller

Ziyaret etmek, bakmak veya incelemek anlamındaki check out

Bu cümlede check out, web sitesini ziyaret edip sunduklarına bakmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Nesnenin bir web adresi olması, ifadenin otelden ayrılmak değil, “incelemek veya daha fazla bilgi edinmek” anlamında kullanıldığını gösterir. Check out bir web sitesini, ürünü, yeri veya içeriği nesne olarak alabilir. Nesne bir isimse hem check out the site hem de check the site out kullanılabilir; zamirse check it out denir.

Alıştırma

Arkadaşınız ücretsiz bir çevrimiçi harita öneriyor. Cümleyi “ziyaret edip incelemek” anlamındaki iki kelimelik öbek fiille tamamlayın: Before your trip, ____ this interactive map.

Cevabı göster

check out

With the help of their DNA kits, connect to your past, Anlatım akışı

2:29

23andMe'nin DNA kitleriyle geçmişinizle bağ kurun,

learn about your present health and potentially be part of future genetic research

2:31

bugünkü sağlığınız hakkında bilgi edinin ve gelecekteki genetik araştırmalara katılma fırsatı yakalayın;

all at 23andMe.com/asap.

2:34

hepsi 23andMe.com/asap adresinde.

Anlatım akışı

your past, your present health ... future genetic research: geçmiş-şimdi-gelecek ilerleyişi

Cümle üç faydayı açık bir zaman sırasına göre düzenler: your past soy geçmişini, your present health şu anki sağlık bilgilerini, future genetic research ise ileride araştırmalara katılma olasılığını gösterir. Aynı zaman çerçevesinin tekrarlanması, uzun bir listenin izlenmesini ve hatırlanmasını kolaylaştırır. Bu, geçmiş-şimdi-gelecek ilerleyişidir. Reklamlarda, konuşmalarda veya sunumlarda bu yapı ayrı fikirleri birbirine bağlayarak tek ve eksiksiz bir yolculuk gibi gösterebilir. Buradaki connect to your past mecazidir: Geçmişteki insanlarla iletişim kurmak değil, kendi kökeninizi öğrenmek anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümle üç fikri geçmiş-şimdi-gelecek ilerleyişiyle en açık biçimde düzenliyor?

  1. Prepare for future challenges, review past projects, and improve your current workflow.
  2. Review your past projects, improve your current workflow, and prepare for future challenges.
  3. Review your projects, improve your workflow, and prepare for challenges.
Cevabı göster

Review your past projects, improve your current workflow, and prepare for future challenges.

And subscribe for more weekly science videos.

2:38

Ayrıca her hafta yayımlanan yeni bilim videoları için abone olun.