İngilizce Konuşma Öğrenme | Seviye 1 | Karlı Günüm | Dinleme ve Pratik: İngilizce çalışma notları

PodEnglish

Öğrenme zorluğu
462 kelime 162 kel/dk

Video özeti: Karın seyrek yağdığı bir bölgede anlatıcı, gece yağan karla uyanıyor; kızakla kayıyor, kardan adam yapıyor ve arkadaşlarıyla kartopu oynuyor. Ardından ısınmak için eve dönüyor ve hikâyedeki önemli cümleleri sesli olarak çalışıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. was blanketed in white snow — Deyimler ve Mecazlı İfadeler. Bu edilgen imgenin, yeri örten karı bir battaniyeye benzeterek sıradan ve gerçek anlamlı bir anlatımdan daha canlı bir kış manzarası oluşturduğunu anlayacaksınız. Bu betimleme biçimini tanıyabilir; sis, yaprak, çiçek veya ışıkla kaplanmış manzaraları anlatırken aynı kalıbı uyarlayabilirsiniz. 2. After sledding for a while, — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları. After sözcüğünden sonra -ing biçiminde bir etkinlik getirmenin hikâyeyi bir sonraki olaya taşıdığını, for a while ifadesinin ise belirsiz bir süre eklediğini öğreneceksiniz. Tam bir zaman yan cümlesinde özneyi yinelemeden, bir etkinliğin bir süre devam edip ardından başka bir etkinliğin başladığını kısa ve doğal biçimde anlatabilirsiniz. 3. removed my damp clothing. — Sözcük Anlamı ve Dil Düzeyi. removed, damp ve clothing sözcüklerinin, konuşma dilindeki took off my wet clothes ifadesinden daha resmî ve özenli bir anlatım oluşturduğunu fark edeceksiniz. İki dil düzeyini ayırt ederek rahat konuşmalarda gündelik ifadeleri, yazı ve anlatılarda ise daha tarafsız ve resmî kelimeleri seçebilirsiniz.

Bu derste

Hi everyone and welcome to my channel. Anlatım akışı

0:00

Herkese merhaba, kanalıma hoş geldiniz.

Anlatım akışı

Herkese merhaba, kanalıma hoş geldiniz

Bu açılış iki işi birleştirir: “Hi everyone” tüm izleyicileri selamlar, “welcome to my channel” ise kanalı içeriğin sunulduğu ortam olarak gösterir. Buradaki “welcome to”, medyada kullanılan bir karşılama ifadesidir; fiziksel bir yere girmeye yönelik gerçek bir davet değildir.

Alıştırma

Tüm sınıfa yapılan bir sunum için en doğal açılış cümlesi hangisidir?

  1. I watched a presentation yesterday.
  2. Goodbye everyone, my presentation is over.
  3. Hi everyone, and welcome to my presentation.
Cevabı göster

Hi everyone, and welcome to my presentation.

Today, Anlatım akışı

0:03

Bugün,

I am going to tell you about my snowy day.

0:04

Size karlı günümden bahsedeceğim.

Anlatım akışı

Bugün size ... anlatacağım

“Today”, bu bölümün konusunun başladığını gösterir. “I am going to tell you about”, konuşmacının birazdan ne anlatacağını önceden bildirir; böylece dinleyiciler ayrıntılardan önce konuyu öğrenir. Kalıp “be going to tell someone about something” şeklindedir. Bu cümlede “you” dinleyicileri, “my snowy day” ise konuyu belirtir.

Alıştırma

Aynı kalıpla konu tanıtımını tamamlayın: Today, I ____ our school trip.

Cevabı göster

am going to tell you about

I live in a region where snowfall is infrequent. Dilbilgisi

0:07

Kar yağışının nadir görüldüğü bir bölgede yaşıyorum.

Dilbilgisi

Bir yeri anlatmak için where + yan cümle

where snowfall is infrequent ifadesinde where, region sözcüğünü açıklayan bir ilgi cümleciği başlatır. Buradaki where, “o bölgede” anlamına gelir; bir yer sorusu sormaz. place + where + subject + verb kalıbı, bir yerde ne olduğunu veya o yer için neyin geçerli olduğunu anlatır. snowfall is infrequent cümleciğinde normal bildirme cümlesi söz dizimi kullanılır.

Alıştırma

Bir yeri anlatmak için where sözcüğünü doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. This is a park where can children play safely.
  2. This is a park where children can play safely.
  3. This is a park where is safe for children.
Cevabı göster

This is a park where children can play safely.

So when it does happen, Dilbilgisi

0:10

Bu yüzden kar yağdığında,

it becomes a truly special event. Kalıp ifadeler

0:12

Gerçekten çok özel bir olay oluyor.

Dilbilgisi

when it does happen içinde vurgu için does + fiilin yalın hâli

when it does happen ifadesindeki it, daha önce sözü edilen kar yağışını belirtir. Does, olumlu cümledeki happen fiilini vurgular ve “gerçekten olduğunda” anlamını verir. Olayın seyrek ama gerçek olduğunu öne çıkarır; bu bir soru değildir. Şimdiki zamandaki bir durumu vurgulamak için do/does + fiilin yalın hâli kullanılır: I do remember; she does remember. does sonrasında happens değil, happen kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi vurgulu do/does ile tamamlayın: Snow is rare here, but when it ____ happen, everyone goes outside.

Cevabı göster

does

Kalıp ifadeler

a truly special event: gerçekten özel bir olay

Bu cümlede a truly special event, sıradan olmayan, anlamlı ve hatırlanmaya değer bir şeyi anlatır. Truly, special sözcüğünün anlamını güçlendirir ve burada “gerçekten” demektir. Sözcük sırası a + zarf + sıfat + isim şeklindedir: a truly special event. Event, planlanmış bir etkinliği ifade edebilir; burada ise daha genel olarak dikkate değer bir olayı anlatır.

Alıştırma

Hangi cümlede a truly special event doğru sözcük sırasıyla kullanılmıştır?

  1. The class picnic became an event truly special.
  2. The class picnic became a true specially event.
  3. The class picnic became a truly special event.
Cevabı göster

The class picnic became a truly special event.

I woke up this morning and looked out my window. Notlar

0:15

Bu sabah uyandım ve penceremden dışarı baktım.

Öbek fiiller

woke up: wake up ifadesinin geçmiş biçimi

Woke up, wake up ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. “Uyumayı bırakıp uyanmak” anlamına gelir ve cümlede bu sabah tamamlanan bir eylemi anlatır. Wake düzensiz bir fiildir; geçmiş biçimi waked değil, woke olur. Up fiille birlikte kalır, bu yüzden geçmiş zamandaki tam ifade woke up şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi wake up ifadesinin geçmiş biçimiyle tamamlayın: Mia was asleep, but the alarm rang and she ____.

Cevabı göster

woke up

Kalıp ifadeler

looked out my window: pencereden dışarı bakmak

Bu cümlede looked out my window, kişinin bakışını kendi penceresinden dışarı yöneltmesi demektir. Pencere, bakışın geçtiği açıklıktır; out ise içeriden dışarıya olan yönü gösterir. Yeniden kullanılabilen yapı, look out + window içeren bir ifadedir: look out my window veya look out the window. Look out of my window da doğaldır; of kullanılmayan biçim özellikle Kuzey Amerika İngilizcesinde yaygındır. Buradaki look out dışarı bakmayı anlatır; uyarı olan Look out! değildir.

Alıştırma

Hangi cümle, bakışını pencereden dışarı yönelttiği anlamına gelir?

  1. She looked at the window and noticed a crack.
  2. She looked out the window and saw a rainbow.
  3. She shouted, “Look out!” when the ball came toward us.
Cevabı göster

She looked out the window and saw a rainbow.

I was so excited to see that it had snowed overnight. Dilbilgisi

0:18

Gece kar yağdığını görünce çok heyecanlandım.

Dilbilgisi

so excited to see that: bir duygunun nedenini belirtmek

so excited to see that ifadesinde so, excited sözcüğünü güçlendirir; to see that ise heyecana neden olan gerçeği tanıtır. Buradaki see yalnızca gözle görmek değil, bir durumu fark etmek veya keşfetmek anlamına gelir. Yeniden kullanılabilen yapı be + duygu sıfatı + to see that + tam cümleciktir. Sıfat duyguyu belirtir, mastar ifadesi ise bu duyguyu neyin tetiklediğini açıklar: I was happy to see that everyone was safe.

Alıştırma

Hangi cümle duygu sıfatı + to see that + tam cümlecik yapısını doğru kullanır?

  1. I happy to see that everyone was safe.
  2. I was happy to see that everyone was safe.
  3. I was happy to see that everyone safe.
Cevabı göster

I was happy to see that everyone was safe.

Dilbilgisi

it had snowed overnight: başka bir geçmiş andan önce gerçekleşen olay

it had snowed overnight cümlesinde had snowed, had + snowed geçmiş ortaç biçiminden oluşan past perfect yapısıdır. Kar yağışının, konuşanın karlı manzarayı gördüğü başka bir geçmiş andan önce gerçekleştiğini gösterir. overnight “gece boyunca” veya “bir gecede” anlamına gelir. Bu ifade, sonucu daha sonra görülen ve zaten tamamlanmış bir olayı anlatır; o sonraki anda kar yağmaya devam ettiği anlamına gelmez.

Alıştırma

snow fiilinin past perfect biçimini yazın: By morning, it ____ overnight.

Cevabı göster

had snowed

The entire ground was blanketed in white snow Deyimler

0:22

Bütün yer beyaz bir kar örtüsüyle kaplanmıştı

Deyimler

was blanketed in white snow: zemin beyaz karla battaniye gibi örtülmüş

was blanketed in white snow, zemini yüzeyine serilmiş bir battaniye gibi kalın bir kar tabakasıyla kaplı gösteren, edilgen ve görsel bir anlatımdır. Buradaki blanketed mecazidir; gerçekten birinin yere battaniye sermesi anlamına gelmez. Bu ifade karın geniş, neredeyse tamamen bir alana yayılmasını ve ortaya çıkan görüntüyü vurgular. Yere battaniye serme eylemini değil, zeminin kaplanmış durumunu anlatır.

Alıştırma

Canlı bir kaplanma ifadesi kullanarak cümleyi tamamlayın: The field ____ fresh snow.

Cevabı göster

was blanketed in

and the trees were glistening. Kelime

0:25

Ve ağaçlar parıldıyordu.

Kelime

were glistening: küçük yansıyan ışıklarla parlıyordu

Glisten, çoğu zaman ıslak, buzlu veya pürüzsüz bir yüzeyde küçük yansıyan ışık noktalarıyla parlamak demektir. Buradaki were glistening, ağaçların parlaklığını ayrıntılı ve canlı bir şekilde gösterir. were + glistening geçmişte devam eden bir yapıdır. Parıltının geçmişteki o anda sahnenin devam eden bir parçası olduğunu gösterir.

Alıştırma

Bir örümcek ağındaki suyun küçük yansımalarını en doğru fiille anlatan cümle hangisidir?

  1. The raindrops shine on the spiderweb.
  2. The raindrops glisten on the spiderweb.
  3. The raindrops glow on the spiderweb.
Cevabı göster

The raindrops glisten on the spiderweb.

I quickly dressed and went outside.

0:27

Hızla giyindim ve dışarı çıktım.

I put on my hat, gloves, and boots, Öbek fiiller

0:30

Şapkamı, eldivenlerimi ve botlarımı giydim,

Öbek fiiller

put on: bir şeyi giyme veya takma eylemi

Put on, bir giysiyi, ayakkabıyı veya aksesuarı vücuda yerleştirmek demektir. Eşyanın zaten üzerinizde olduğu durumu değil, giyinme veya takma eylemini anlatır. Bu ifade bir listeden önce yalnızca bir kez kullanılabilir: I put on my hat, gloves, and boots. Buradaki put geçmiş zamandadır ve yazılışı şimdiki zaman biçimiyle aynıdır.

Alıştırma

Cümleyi put on ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: It was cold, so I ____ my coat.

Cevabı göster

put on

and then I grabbed my sled. Kelime

0:33

Ve sonra kızağımı aldım.

Kelime

grabbed my sled: kızağı hızlı ve doğrudan almak

Burada grabbed my sled, kızağı hızlı ve doğrudan almak ya da kavramak anlamına gelir. Grab, eylemi nötr take fiiline göre daha hızlı ve enerjik gösterir; ancak hareketin mutlaka sert olduğu anlamına gelmez. Bu fiil hikâyenin hızlı ilerlemesini sağlar: kişi eşyayı alır ve sonraki harekete hazır olur.

Alıştırma

Mia'nın dışarı koşmadan önce montunu hızlıca aldığını en iyi hangi fiil anlatır? Mia ___ her coat and ran outside.

  1. carried
  2. grabbed
  3. took
Cevabı göster

grabbed

I was so excited to go sledding. Kalıp ifadeler

0:36

Kızakla kaymak için çok heyecanlıydım.

Kalıp ifadeler

to go sledding: go + -ing etkinlik yapısı

Go sledding, kızak kayma etkinliğine katılmak demektir. İngilizcede dinlenme, spor veya dışarıda yapılan etkinlikler için sıkça go + -ing biçimindeki etkinlik sözcüğü kullanılır; go swimming, go shopping ve go skiing buna örnektir. I was so excited to go sledding cümlesinde to, konuşmacının yapacağı için heyecanlandığı eylemi tanıtır. Yeniden kullanılabilen daha geniş yapı excited to + fiilin yalın hâlidir; burada bu fiil go sözcüğüdür ve go sledding ifadesini başlatır.

Alıştırma

Kayak etkinliği için go + -ing yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: We are excited to ____ tomorrow.

Cevabı göster

go skiing

I walked down the street to the park, Kalıp ifadeler

0:39

Sokaktan aşağı parka doğru yürüdüm,

Kalıp ifadeler

walked down the street to the park: cadde boyunca parka yürüdü

walked down the street, kişinin cadde boyunca yürüdüğünü anlatır. to the park varış yerini ekler; bu nedenle tüm ifade hem izlenen yolu hem de ulaşılan yeri gösterir. Buradaki down mutlaka “aşağı” ya da “yokuş aşağı” anlamına gelmez. Güzergâh anlatırken çoğu zaman “cadde boyunca ilerlemek” anlamındadır. Hem güzergâhı hem de varış yerini söylemek istediğinizde walked + down/along the street + to + yer kalıbını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Kişinin bir cadde boyunca yürüyüp parka ulaştığını anlatan cümle hangisidir?

  1. I walked to the park.
  2. I walked down the street to the park.
  3. I drove down the street to the park.
Cevabı göster

I walked down the street to the park.

and there were already many people playing in the snow. Dilbilgisi

0:41

Ve şimdiden karda oynayan birçok insan vardı.

Dilbilgisi

there were already many people playing: sahnedeki insanları ve arka plan etkinliğini tanıtmak

There were, sahnede zaten bulunan insanları tanıtır; burada yalnızca bir yere gönderme yapan basit bir yapı değildir. many people çoğul grubu, playing ise bu insanların ne yaptığını gösterir. Already, konuşanın o anından veya örneğin varış anından önce bu durumun zaten var olduğunu ya da devam ettiğini belirtir. Sahneyi kurmak ve arka plan etkinliği eklemek için there were + çoğul isim + -ing öbeği kalıbını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Sahne açıklamasını tamamlayın: “Ben vardığımda dışarıda zaten birkaç çocuk bekliyordu”: When I arrived, there ____ already several children waiting outside.

Cevabı göster

were

I saw children sledding, building snowmen, Dilbilgisi

0:44

Kızakla kayan, kardan adam yapan,

and having snowball fights.

0:47

Ve kartopu savaşı yapan çocuklar gördüm.

Dilbilgisi

children sledding, building snowmen, and having snowball fights: paralel -ing etkinlik listesi

I saw children ... cümlesinde -ing alan üç ifade, çocukların o sırada yaptığı etkinlikleri sıralar: kızakla kaymak, kardan adam yapmak ve kartopu oynamak. Temel yapı see veya saw + kişi + -ing alan fiildir; bu yapı birinin bir işi yaparken görüldüğü sahneyi anlatır. Liste paraleldir çünkü her madde aynı -ing biçimini kullanır. Virgüller maddeleri ayırır ve son etkinlikten önce and kullanılır; böylece saw children ifadesini tekrarlamadan birkaç hareket anlatılır.

Alıştırma

saw + kişi ifadesinden sonra üç etkinliği de aynı -ing biçimiyle doğru şekilde sıralayan cümle hangisidir?

  1. I saw children to run, jumping, and laugh.
  2. I saw children running, jumped, and laughing.
  3. I saw children running, jumping, and laughing.
Cevabı göster

I saw children running, jumping, and laughing.

I went to the top of the hill and sat down on my sled. Öbek fiiller

0:50

Tepenin zirvesine çıktım ve kızağıma oturdum.

Öbek fiiller

sat down on my ...: oturma pozisyonuna geçme hareketi

Sat down, sit down fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Ayakta durma veya başka bir pozisyondan oturma pozisyonuna geçişi anlatır; yalnızca zaten oturuyor olma durumunu anlatmaz. sat down on my sled ifadesinde on my'dan sonra sled ismi gelir. Kızak, konuşan kişinin bedenini destekleyen yüzey veya nesnedir. Bu nedenle bütün ifade kızağın üzerine oturmak anlamına gelir. Burada on my tek başına tamamlanmaz; ardından gelen sled ile birlikte anlaşılır.

Alıştırma

Kızağın üzerine oturma hareketini açıkça vurgulayan cümle hangisidir?

  1. I sat on my sled before pushing off.
  2. I sat down on my sled before pushing off.
  3. I stood on my sled before pushing off.
Cevabı göster

I sat down on my sled before pushing off.

I took a deep breath and pushed myself off. Notlar

0:54

Derin bir nefes aldım ve kendimi aşağı ittim.

Kalıp ifadeler

took a deep breath: take a deep breath kalıp ifadesi

Take a deep breath, derin bir şekilde nefes almayı anlatan standart ifadedir. Cümlede take fiilinin geçmiş biçimi olan took kullanılır; çünkü bu eylem bir sonraki eylemden önce gerçekleşmiştir. Bu ifade çoğu zaman birinin hazırlandığını, sakinleştiğini veya cesaretini topladığını gösterir. Fiili kelime kelime çevirmek yerine take/took a deep breath kalıbını bir bütün olarak öğrenin.

Alıştırma

Yarıştan önce yavaş ve derin bir nefes almayı anlatan kalıbı tamamlayın: Before the race, Maya ____.

Cevabı göster

took a deep breath

Öbek fiiller

pushed myself off: kendi gücüyle destek noktasından uzaklaşmak

Push oneself off, elleri, ayakları veya bedeni bir destek yüzeyine dayayıp kuvvet uygulayarak aynı kişinin o yüzeyden uzaklaşması anlamına gelir. Kuvveti uygulayan ve hareket eden kişi I olduğu için myself dönüşlü zamirdir; off ise başlangıç noktasından ayrılmayı gösterir. Destek noktası off the wall veya off the dock örneklerinde olduğu gibi off sözcüğünden sonra belirtilebilir ya da bağlamdan anlaşılabilir.

Alıştırma

Bir patenci kendi bedenini duvardan uzaklaştırmak için duvardan destek alıyor. Bu hareketi hangi cümle anlatır?

  1. She pushed herself off the wall and started skating.
  2. She pushed her off the wall and started skating.
  3. She pushed herself the wall and started skating.
Cevabı göster

She pushed herself off the wall and started skating.

I went down the hill so fast. Kalıp ifadeler

0:58

Tepeden aşağı o kadar hızlı indim ki.

Kalıp ifadeler

went down the hill so fast: yokuştan çok hızlı inmek

went down the hill, tepenin veya yokuşun daha yüksek bir yerinden daha alçak bir yerine hareket etmek demektir. Buradaki down, gerçekten aşağı yönü gösterir. so fast hızı güçlü biçimde vurgular: hareket çok hızlı gerçekleşmiştir. Bu sözler birlikte hareketi hızlı ve heyecanlı gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle Leo'nun bir tepenin yüksek kısmından aşağıya doğru çok hızlı hareket ettiğini anlatır?

  1. Leo ran around the hill so fast.
  2. Leo walked up the hill slowly.
  3. Leo ran down the hill so fast.
Cevabı göster

Leo ran down the hill so fast.

The wind was in my hair,

1:00

Rüzgar saçlarımda esiyordu,

and the snow was swirling all around me. Kelime

1:02

Ve kar etrafımda girdap gibi dönüyordu.

Kelime

was swirling all around: her yanda dönerek savruluyordu

was swirling, geçmişte sürmekte olan bir hareketi anlatır: kar o anda dönüyor ve kıvrımlı yollar izleyerek hareket ediyordu. all around, bu hareketin konuşan kişinin her yanında gerçekleştiğini gösterir. Bu ifade, yakındaki havada dönen karı gözümüzde canlandırır.

Alıştırma

Cümleyi swirl fiilinin geçmişte devam eden biçimi ve all around ifadesiyle tamamlayın: During the windstorm, dry leaves ____ us.

Cevabı göster

were swirling all around

It was so much fun. Kalıp ifadeler

1:05

Çok eğlenceliydi.

Kalıp ifadeler

so much fun: çok keyifli bir deneyim

So much fun, “çok eğlenceli” ya da “çok fazla keyif veren” demektir. It was so much fun cümlesinde fun, was'ten sonra isim olarak kullanılır ve so much olumlu değerlendirmeyi güçlendirir. Çok sevdiğiniz bir etkinliği veya deneyimi sonradan anlatırken bu kalıbı kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Hangi cümle okul gezisinin insanları güldürdüğünü değil, çok keyifli olduğunu söyler?

  1. We had no fun on the field trip.
  2. The field trip was very funny.
  3. The field trip was so much fun.
Cevabı göster

The field trip was so much fun.

After sledding for a while, Dilbilgisi

1:07

Bir süre kızakla kaydıktan sonra,

I decided to build a snowman. Dilbilgisi

1:08

Kardan adam yapmaya karar verdim.

Dilbilgisi

After sledding for a while: After + V-ing zaman yapısı

After sledding for a while, cümlenin başında kullanılan bir zaman ifadesidir. After sözcüğünden sonra, önceki etkinliği belirtmek için -ing biçimi olan sledding gelir; for a while ise etkinliğin bir süre devam ettiğini söyler. Ana cümle daha sonra ne olduğunu anlatır; böylece ifade olayları zaman sırasına koymaya yardımcı olur.

Alıştırma

Cümleyi play fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: After ____ for a while, Amir drank some water.

Cevabı göster

playing

Dilbilgisi

decided to build: decide to + fiilin yalın hâli

Decided, decide fiilinin geçmiş zaman biçimidir. decided to build içindeki decide + to + fiilin yalın hâli, bir kişinin bir eylemi yapmaya karar verdiğini anlatır. Build, to sonrasında yalın hâlde kalır. decided to yapısını koruyup eylemi değiştirebilirsiniz: decided to leave, decided to try veya decided to help.

Alıştırma

Cümleyi, decided sonrasında leave fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: We decided ____ before dark.

Cevabı göster

to leave

I found three large snowballs and stacked them on top of each other. Kalıp ifadeler

1:11

Üç büyük kartopu yaptım ve onları üst üste koydum.

Kalıp ifadeler

stacked them on top of each other: onları üst üste yığdı

Stacked, stack fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Stacked them, konuşan kişinin üç kartopunu biri diğerinin üstünde olacak şekilde bir yığın hâline getirdiğini anlatır. Them, önceki three large snowballs ifadesine gönderme yapar. On top of each other, kartoplarının nasıl düzenlendiğini gösterir: aynı dikey yığında biri diğerinin üzerindedir.

Alıştırma

Hangi cümle kutuların tek bir dikey yığın hâlinde yerleştirildiğini anlatır?

  1. They spread the boxes around the room.
  2. They stacked the boxes on top of each other.
  3. They placed the boxes beside each other.
Cevabı göster

They stacked the boxes on top of each other.

Then I found some sticks for the arms and a rock for the nose. Dilbilgisi

1:16

Sonra kollar için biraz dal ve burun için bir taş buldum.

Dilbilgisi

for the arms ... for the nose: for ile kullanım amacını belirtme

Burada for, her nesneyi yapılması amaçlanan bölümle ilişkilendirir. Çubuklar kardan adamın kolları, taş da burnu olarak kullanılacaktır. Aktarılabilir kalıp, malzeme veya nesne + for + amaç veya bölüm biçimindedir. Bu kalıp, to use as gibi daha uzun bir ifadeyi tekrarlamadan nesnenin ne için kullanılacağını gösterir.

Alıştırma

Kâğıttan bir kukla yapıyorsun ve iki düğmeyi göz olarak kullanacaksın. Bu amacı hangi cümle ifade eder?

  1. I found two buttons for the eyes.
  2. I found two buttons beside the eyes.
  3. I found two buttons under the eyes.
Cevabı göster

I found two buttons for the eyes.

I even found an old hat to put on his head.

1:20

Kafasına takmak için eski bir şapka bile buldum.

My snowman was perfect.

1:24

Kardan adamım mükemmeldi.

After I finished building my snowman, Dilbilgisi

1:26

Kardan adamımı yapmayı bitirdikten sonra,

Dilbilgisi

After I finished building my snowman: after yan cümlesi ve finish + -ing

After bir zaman yan cümlesi başlatır ve kardan adamı bitirme eyleminin ana cümledeki sonraki olaydan önce gerçekleştiğini gösterir. Tam kalıp After + özne + fiil, ana cümle şeklindedir. Finish sözcüğünden sonra bir eylem gelirse fiilin -ing biçimi kullanılır: finished building. Bir eylemi tamamlamayı anlatırken finish to build standart kalıp değildir.

Alıştırma

Cümleyi After ve pack fiilinin doğru biçimiyle tamamla: ____ Noah finished ____ his bag, he left for school.

Cevabı göster

After · packing

I had a snowball fight with some of my friends. Kalıp ifadeler

1:29

Birkaç arkadaşımla kartopu savaşı yaptım.

Kalıp ifadeler

had a snowball fight: kartopu savaşı yapmak

Had a snowball fight, have a snowball fight ifadesinin geçmiş zaman hâlidir ve kartopu atma oyununa katılmak anlamında kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Buradaki had, “sahipti” anlamına gelmez; etkinliği yapmak veya etkinliğe katılmak anlamındadır. Bu bağlamda fight ciddi bir kavga değil, eğlenceli bir yarışmadır. have + etkinlik adı yapısı have a party ve have a game gibi ifadelerde de görülür. Olay geçmişte ve tamamlanmış olduğu için have fiilinin düzensiz geçmiş biçimi olan had kullanılır.

Alıştırma

Kartopu atma oyununa katılmayı anlatan geçmiş zaman etkinlik ifadesini kullanarak cümleyi tamamlayın: Yesterday, we ____ in the park.

Cevabı göster

had a snowball fight

We threw snowballs at each other and laughed until our sides hurt. Notlar

1:32

Birbirimize kartopu attık ve karnımız ağrıyana kadar güldük.

Kalıp ifadeler

threw snowballs at each other: birbirlerine kartopu attılar

Threw snowballs at each other, birden fazla kişinin kartoplarını birbirini hedef alarak attığını anlatır. Threw, throw fiilinin geçmiş zamanıdır; at atışın hedefini gösterir ve each other “birbirlerine” anlamıyla eylemin karşılıklı olduğunu belirtir. Bu cümlede bağlam bir kartopu oyunu olduğu için eylem eğlencelidir: herkes kartoplarını diğerlerine doğru atmıştır; yalnızca tek yönlü bir atış söz konusu değildir.

Alıştırma

Çocukların birbirlerini atışların hedefi olarak kullandığını anlatan cümle hangisidir?

  1. The children passed paper balls to each other.
  2. The children threw paper balls at each other.
  3. The children threw paper balls to each other.
Cevabı göster

The children threw paper balls at each other.

Deyimler

laughed until our sides hurt: yanlarımız ağrıyana kadar gülmek

Laughed until our sides hurt, çok şiddetli ve çoğu zaman uzun süre gülmek anlamına gelir. Canlı bir abartıdır: Karnın iki yanındaki kaslar gülmekten ağrıyabilir, ancak bu ifade genellikle bir yaralanmayı anlatmaz. until ile başlayan bölüm, gülmenin ulaştığı sonucu veya bitiş noktasını gösterir. Daha genel olarak do something until + result, bir eylemin o sonuç gerçekleşene kadar sürdüğünü anlatır.

Alıştırma

Burada 'We laughed until our sides hurt' ne anlama geliyor?

  1. Gülmeden önce ağrının geçmesini bekledik.
  2. Çok şiddetli güldük.
  3. Gülerken ciddi biçimde yaralandık.
Cevabı göster

Çok şiddetli güldük.

After a while,

1:37

Bir süre sonra,

I started to feel cold. Dilbilgisi

1:38

Üşümeye başladım.

Dilbilgisi

started to feel cold: üşümeye başlamak

Started to feel cold bir değişimi gösterir: Konuşan kişi başlangıçta üşümüyordu, ardından soğukluk hissi başladı. Yapı started to + fiilin yalın hâlidir; bu nedenle feel yalın hâlde kalır. Feel cold yalnızca dışarıdaki sıcaklığı değil, konuşanın soğuğu nasıl hissettiğini anlatır.

Alıştırma

Hissin başladığını göstermek için cümleyi started to feel ile tamamlayın: After ten minutes outside, I ____ cold.

Cevabı göster

started to feel

I went back inside and took off my wet clothes. Öbek fiiller

1:40

İçeri geri döndüm ve ıslak kıyafetlerimi çıkardım.

Öbek fiiller

went back inside: yeniden içeri dönmek

went back inside ifadesinde went, go fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Back, daha önce bulunulan yere ya da gelinen yöne dönüşü; inside ise hedefin kapalı bir alan olduğunu belirtir. İfade bir bütün olarak konuşanın dışarıdayken yeniden içeri döndüğünü anlatır. go/went back + yer veya yön kalıbı başka durumlarda da kullanılabilir.

Alıştırma

Noah bahçede oynuyordu. Yağmur başlayınca eve geri döndü. Duruma hangi cümle uyuyor?

  1. He went outside.
  2. He stayed inside.
  3. He went back inside.
Cevabı göster

He went back inside.

Öbek fiiller

took off my wet clothes: üzerindeki ıslak kıyafetleri çıkarmak

took off my wet clothes ifadesinde took, take fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Take off, giyilmiş veya takılmış bir şeyi çıkarmak demektir; my wet clothes ise konuşanın çıkardığı şeyi belirtir. Nesne bir isimse hem took off my wet clothes hem de took my wet clothes off kullanılabilir. Nesne bir zamirse ortada yer alır: took them off denir, took off them denmez.

Alıştırma

Cümleyi take off ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After the hike, Mia ____ her muddy boots.

Cevabı göster

took off

I made myself a cup of hot chocolate Dilbilgisi

1:44

Kendime bir fincan sıcak çikolata yaptım

Dilbilgisi

made myself a cup of hot chocolate: make + kişi + şey

made myself a cup of hot chocolate ifadesinde make, make + kişi + şey kalıbını izler. Bu kişi, hazırlanan şeyi alır veya ondan yararlanır. Myself, özne olan I sözcüğüne döner; yani içeceği hazırlayan ve alan kişi aynıdır. Aynı kalıp, she made herself lunch örneğinde olduğu gibi özneyle uyumlu diğer dönüşlülük zamirleriyle de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi make fiilinin geçmiş zamanı + özneyle uyumlu dönüşlülük zamiri + a cup of tea kullanarak tamamlayın: Emma ____ before bed.

Cevabı göster

made herself a cup of tea

and sat by the fire to warm up. Notlar

1:47

Ve ısınmak için ateşin yanına oturdum.

Kalıp ifadeler

sat by the fire: by sözcüğünün yanında anlamı

Sat, sit fiilinin geçmiş zamanıdır. sat by the fire ifadesinde by, yanında veya yakınında anlamına gelir. Bu nedenle kişi ateşin içinde değil, sıcaklığını hissedecek kadar yakınındadır. Aktarılabilir kalıp sit/sat by + yer veya nesne şeklindedir. Buradaki fire, bir şömineyi veya ısınmak için yakılan kontrollü bir ateşi ifade edebilir.

Alıştırma

Hangi cümle pencerenin yanında oturduğumuz anlamına gelir?

  1. We sat by the window.
  2. We sat through the window.
  3. We sat in the window.
Cevabı göster

We sat by the window.

Öbek fiiller

to warm up: yeniden ısınmak için

Bu cümlede warm up, üşüdükten sonra “yeniden ısınmak” anlamındadır. Ateşin yanında oturmak kişinin daha sıcak hissetmesini sağlar. to warm up yapısı, ateşin yanında oturmanın amacını gösterir: kişi ısınmak için oraya oturmuştur.

Alıştırma

Cümleyi “ısınmak için” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: After playing outside in the cold, Maya sat by the heater ____.

Cevabı göster

to warm up

I had such a great time playing in the snow today. Kalıp ifadeler

1:49

Bugün karda oynarken harika vakit geçirdim.

Kalıp ifadeler

had such a great time playing: -ing biçimindeki bir etkinlikten çok keyif almak

had such a great time, “çok güzel vakit geçirdi” demektir. Had, have fiilinin geçmiş biçimidir; such ise a great time ifadesini güçlendirir. Keyif alınan etkinliği belirtmek için have a great time + fiilin -ing biçimi kullanılır: had such a great time playing. -ing biçimi, kişinin hangi etkinliği yapmaktan hoşlandığını gösterir.

Alıştırma

Eğlenme yapısını tamamlamak için dance fiilinin -ing biçimini kullanın: They had a great time ____ at the party.

Cevabı göster

dancing

It was a perfect winter day.

1:53

Mükemmel bir kış günüydü.

Sentences from the text to practice pronunciation.

1:55

Telaffuz pratiği yapmak için metinden cümleler.

Repeat after me. Ton ve niyet

2:00

Benden sonra tekrar edin.

Ton ve niyet

Sınıfta tekrar ettirmek için Repeat after me

Repeat after me. “Önce benim örneğimi dinle, sonra aynı sözleri söyle” anlamında doğrudan bir yönergedir. Emir cümlesi olduğu için you öznesi söylenmez. Buradaki after me “daha sonra” değil, “benim örneğimi izleyerek” demektir. Konuşan önce söyler, dinleyen de aynısını tekrar eder.

Alıştırma

Derste öğrenilen üç kelimelik ifadeyle yaygın sınıf yönergesini tamamlayın: ____: Good morning.

Cevabı göster

Repeat after me

I woke up this morning and looked out of my window.

2:01

Bu sabah uyandım ve penceremden dışarı baktım.

I woke up this morning and looked out of my window.

2:09

Bu sabah uyandım ve penceremden dışarı baktım.

The entire ground was covered in a blanket of white snow.

2:12

Bütün yer beyaz bir kar örtüsüyle kaplanmıştı.

The entire ground was covered in a blanket of white snow.

2:21

Bütün yer beyaz bir kar örtüsüyle kaplanmıştı.

I put on my hat, gloves, and boots.

2:25

Şapkamı, eldivenlerimi ve botlarımı giydim.

I put on my hat, gloves, and boots.

2:32

Şapkamı, eldivenlerimi ve botlarımı giydim.

I grabbed my sled.

2:36

Kızağımı aldım.

I grabbed my sled.

2:40

Kızağımı aldım.

I went down the hill so fast.

2:42

Tepeden aşağı o kadar hızlı indim ki.

I went down the hill so fast.

2:47

Tepeden aşağı o kadar hızlı indim ki.

I built a snowman.

2:49

Bir kardan adam yaptım.

I built a snowman.

2:54

Bir kardan adam yaptım.

I had a snowball fight with some of my friends.

2:56

Birkaç arkadaşımla kartopu savaşı yaptım.

I had a snowball fight with some of my friends.

3:03

Birkaç arkadaşımla kartopu savaşı yaptım.

I removed my damp clothing. Kelime

3:07

Nemli kıyafetlerimi çıkardım.

Kelime

removed my damp clothing: nemli giysileri çıkarmanın resmî ifadesi

removed my damp clothing ifadesinde removed, kişinin üzerinde bulunan giysileri çıkardığı anlamına gelir. Geçmiş zamandaki fiilden sonra nesnesi olan my damp clothing gelir; kişinin giysileri yalnızca başka bir yere taşıdığı anlamına gelmez. Damp “biraz ıslak veya nemli” demektir. Clothing ise insanların giydiği şeyleri topluca anlatan sayılamayan bir addır. Removed ve clothing birlikte kullanıldığında ifade, took off my damp clothes ifadesinden daha resmî veya yazılı görünür.

Alıştırma

Hangi cümle, biraz ıslak giysilerin çıkarılmasını isteyen resmî bir güvenlik yönergesine en çok benzer?

  1. Take off your wet clothes before you put on dry layers.
  2. Move the damp clothes aside before you put on dry layers.
  3. Remove any damp clothing before you put on dry layers.
Cevabı göster

Remove any damp clothing before you put on dry layers.

I removed my damp clothing.

3:12

Nemli kıyafetlerimi çıkardım.

I made myself a cup of hot chocolate.

3:14

Kendime bir fincan sıcak çikolata yaptım.

I made myself a cup of hot chocolate.

3:21

Kendime bir fincan sıcak çikolata yaptım.

I sat by the fire to warm up.

3:24

Isınmak için ateşin yanına oturdum.

I sat by the fire to warm up.

3:29

Isınmak için ateşin yanına oturdum.

I had such a great time playing in the snow.

3:32

Karda oynarken harika vakit geçirdim.

I had such a great time playing in the snow.

3:38

Karda oynarken harika vakit geçirdim.

It was a perfect winter day.

3:42

Mükemmel bir kış günüydü.

It was a perfect winter day.

3:46

Mükemmel bir kış günüydü.

I hope you enjoyed hearing about my snowy day. Ton ve niyet

3:49

Karlı günüm hakkında anlattıklarımı umarım beğenmişsinizdir.

Ton ve niyet

I hope you enjoyed hearing about... ile samimi bir kapanış yapma

Bir hikâyenin, sunumun veya videonun sonunda I hope you enjoyed hearing about... ifadesi, paylaşılan konuyu dinleyicilerin beğenmiş olmasını umduğunuzu nazikçe belirtir. Paylaşımı samimi biçimde bitirir ve dinleyicinin deneyimini önemsediğinizi gösterir. Yapı I hope + yan cümledir. Bu yan cümlede enjoy fiilinden sonra -ing biçimi gelir; bu nedenle enjoyed hearing doğrudur. hearing about ifadesinden sonra anlatılan konu gelir.

Alıştırma

Nazik kapanışı hear fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: I hope you enjoyed ____ about our class garden.

Cevabı göster

hearing

If you live in a place where it snows, Dilbilgisi

3:52

Eğer kar yağan bir yerde yaşıyorsanız,

Dilbilgisi

If you live in a place where...: koşul ile yer bildiren yan cümleyi birleştirme

If you live... bir koşul başlatır. Ardından gelen ana cümle, bu koşul gerçekleştiğinde neyin geçerli olduğunu veya ne yapılması gerektiğini söyler. Bu altyazı virgülle bittiği için tam bir cümlenin yalnızca başlangıç bölümüdür. Koşulun içinde where it snows, a place ifadesini açıklar. Buradaki where “o yerde” anlamına gelir ve place ile öznesi ve fiili bulunan it snows cümleciğini bağlar. Yeniden kullanılabilecek kalıp If you live in a place where + tam cümlecik, + ana cümledir.

Alıştırma

Cümleyi hedef If... a place where... kalıbıyla tamamlayın: ____ you live in a place ____ it rains often, keep an umbrella nearby.

Cevabı göster

If · where

I hope you get to experience a snowy day soon as well. Kelime

3:55

Umarım siz de yakında karlı bir gün yaşama fırsatı bulursunuz.

Kelime

get to experience ... as well: fırsat ve “de/da” anlamı

Get to experience a snowy day, karlı bir günü bizzat deneyimleme fırsatına sahip olmak demektir. get to + fiilin yalın hâli yapısında get to, yalnızca olaya değil fırsata odaklanır ve çoğu zaman olayı güzel veya özel bir şey olarak gösterir; burada bir yere varmak anlamına gelmez. As well, de/da veya ayrıca anlamına gelir. Cümlenin sonunda, bu istenen deneyimi konuşmada daha önce sözü geçen ilgili bir kişiye ya da deneyime ekler.

Alıştırma

Dilek cümlesini get to + visit ve cümle sonunda as well kullanarak tamamlayın: I hope you ____ the planetarium soon ____.

Cevabı göster

get to visit · as well